Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Hadis — Sayfa 4

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Hadis(451) — Sayfa 4/5

Hayali zaman Kozmik zamanın yanında yer alır mı?

Almaz mı? Sufiler için hayal zamanı ve kozmik zaman diye bir zamanlama söz konusu değildir. Sufiler için bu "Zaman Allah’tır" hadis-i kudsisinin içerisine girer. Sufi için bu dünyada yaşarken, bu dünyanın zamanı, insanların arasındaki bu zaman, bunu gözetir mi? Evet. Sufi için bu manada zaman birimi yoktur.

Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti

İslam’ın kapitalizme karşı durumu nedir?

Realistic İslam, yaşadığımız İslam’ı gerçek İslam olarak görmeyin, gerçek İslam kapitalizmin tek düşmanı. Vahşi kapitalizmin tek düşmanı. Her şeyiyle. Biz dini yaşamadığımız halde din orada duruyor ya, bu bile rahatsız ediyor onları o yüzden hadis-i şeriflerin üzerine saldırıyorlar.

Kaynak: Nefes II — 6 Şubat 2016 Sohbeti

Tahallül hadiseleri ile Allah’ı rüyada görmeyi kıyaslar mısınız?

Tahallül Cenâb-ı Hakk’ın bir kimsenin üzerinde sıfatlarının tecelli etmesidir. Allah’ı rüyada görmekte bu tahallülün batıni noktasıdır, rüyada tecelli etmesidir. Bir kimse bu noktada Allah’ı rüyada görebilir mi? Evet. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bu konuda hadis-i şerifleri var mı? Evet. Hadis-i şeriflerde "Cenâb-ı Hakk bana en güzel şekilde göründü. En mükemmel şekilde göründü. Genç delikanlı suretinde göründü." diye hadislerde var mı? Evet. Bu hadislerdeki tecelliyat sıfatsal tecelliyattır, zatsal tecelliyat değildir. Peki, o zaman o kimse rüyasında bunları gördüğünde gördüğünün hak ama tenzih edilmesi gerektiğini anlayacak. Rüyasında bir kimse Cenâb-ı Hakk’ı görebilir mi? Evet. Ona hitap edebilir mi? Ev, ama o gördüğünü tenzih edecek "Bu değildir. O hiçbir şeye benzemez." Gördüğü hakkımı? Evet, hitabı hak mı? Evet, ama "O değildir" diyecek. Neden? Hakikatin de hakikati vardır. Bunu bu noktada tahallül: Bir sufinin yol yürürken, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının ister onda, kendisinin üzerinde zahir olarak görünmesi, isterse Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının onda batın olup kendi kimliğinin zahir olarak görünmesi. Burası tehlikelidir biraz yalnız, hani bizim yolumuzda bir kimsenin kerametini saklaması haktır, üzerinden kerametin zuhurunu yapabildiğince gizlemeye çalışır ya bu o insanların bu tahallül noktasında o şeyhi Allah gibi görme tehlikesinden uzaklaştırmak içindir. O kimse o tecelliyatı şeyhinden görür şeyhinden bilirse kendince haktır ama cahil insanlar için tehlikelidir. Nasıl kendince haktır: Sufi kendince şöyle inanır, bu benim şeyhim Allah’ın dostu onun üzerinden böyle bir keramet tecelli eder mi? Eder. Onun üzerinden böyle bir Allah’ın ilmi tecelli eder mi? Eder. Onun üzerinden Allah’ın böyle bir yardımı gelir mi? Gelir. Onun üzerinden Allah’ın böyle bir hak ve hakikati gelir mi? Gelir. Sufi, onun üzerindeki Cenâbı Hakk’ın sıfatsal tecelliyatını gerçek manada Hakk’tan gördüğü için sufi için burada yanılgı yoktur. Dinini yaşamayan bir kimse üzerinde böyle bir şey tecelli ederse onun için hayret makamıdır, o dinini yaşamasına sebep olur, o üstadın peşine düşer, dininin kemal noktasına ulaşmaya çalışır ama bunu dışarıdan gören bir kısım zavallılar sanki şeyh Allah’mış gibi görüp ona tapınmaya kalkarlarsa tehlikelidir. O yüzden gerçekten Kur’an ve sünnet dairesinde olan veliler kerametini kendi üzerinden zuhur etmelerini istemezler Allah böyle bir şey dilerse yapacak bir şey yoktur. Tehlike, çünkü bu yolu bilmeyen insanlar bu halden uzak olan insanlar onu sanki hâşâ Allah’ın yerine koyabilirler, tehlike budur. Ama orada veli batın oldu da Cenâb-ı Hakk zahir olduysa bu muhteşem bir şeydir. Allah’ın bu noktada zahir olup velinin batın olması muhteşem bir şeydir ama Cenâb-ı Hakk velilerini insanların önünde dininin yaşanmasına sebep olsun, vesile olsun diye velilerini sürer ortaya. Velilerini ortaya sürerekten sıfatsal tecelliyatı onların üzerinden tecelli ettirir ve Hakk orada batın olur şeyh orada zahir olur, veli orada zahir olur velilik sıfatının tecelliyatı hükmünde, aslında belki de veli o zahirliği üzerinden zahir olunmaklığı engelleme noktasında da değildir. Öyle olunca veli taberi caizse piyasaya çıkar, görünen odur arkasından söyleyen Allah’tır, arkasından destekleyen Allah’tır, perdenin gerisinde bütün sıfatlar tezahürüyle tecelli eden Allah’tır ama sen veliyi görürsün. Bu Cenâb-ı Hakk’ın sünnetullahıdır genelde. Nasıl peygamberleri orta yere sürdüyse, nasıl peygamberlerin arkasında durduysa ve peygamberlerin üzerinden dinini tecelli ettirdiyse, nasıl Hazreti Musa’ya, Hazreti İbrahim’e, Hazreti Yakup’a, Hazreti Yusuf’a, Hazreti İsa’ya, Hazreti Muhammed-i Mustafa’ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini orta yere sürüp, gerçek manada kendisi zahir noktasında dururken onları görünen noktasına koyup kendisini batın ettiyse, Allah peygamberlerini yeryüzüne sürdüğünde kendisini batın eder peygamberini zahir eder çünkü Hazreti Peygamber’in üzerinden kelamını indirir, peygamberlerin üzerinden ilmini indirir. Peygamberlerin üzerinden ilmini indirildiğinden Allah batın, peygamberi zahir olmuştur. Cenâb-ı Hakk Musa’ya konuşurken ağacın arkasından konuştu. Ağaç suret oldu, önünde perde oldu ve Cenâb-ı Hakk konuşurken, vahiy indirirken izlediği yollardır. 1- O peygamberin direk kalbine vahyeder, vahyederken, 1- Cebrail aleyhisselam aracılığıyla vahyeder 2- Allah bir suretin arkasından konuşur. Ateşin içinden konuşması gibi, bulutun içinden konuşması gibi, ağacın arkasından konuşması gibi, sufinin kalbinde şeyhinin sesinden konuşması gibi. Seyr-i süluku olmayanlar bunları bilmezler, Allah yolun başlangıcında üstadının sesiyle o sufinin kalbine ilham eder. Üstadı bu noktada perdedir, üstad bu noktada zahir noktasındadır, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatsal tecelliyatı batın noktasındadır. Üstadın üzerinden konuşur, görünen üstad olur, arkasındaki tecelliyat Allah’ın sıfatlarıdır bu böyle yol devam eder. Ondan sonra Hazreti Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dilinden konuşur seyr-i süluktaki o dervişe. Ve o dervişin kalbinde konuşan Muhammed-i Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem. Rüyasında derviş Hazreti şeyhini görür, Hazreti şeyhini gördüğünde Hazreti şeyhinin ilk etapta söylediklerini şeriata vurmak veyahut ta gidip ona danışmak mecburiyetindedir. Ardından Hazreti Muhammed-i Mustafa olur hazret makamında. Onun kalbindeki Hazret makamı Muhammed-i Mustafa’dır. Bu kalbi yoldur. Birinci hal, ilme’l yakindir, o kimse üstadıdır, sağdır, görünüyordur, her an için ona ulaşması mümkünüdür. Asıl üstad burada lâzımdır, asıl yol burada lâzımdır. O üstada gidip, o kimsenin danışıp, görüşüp, konuşması gerekir. O yüzden bir kimse ölü olan üstadın, velinin peşinden gitmez. Gittiği gerçek manada nefsidir. Nefsinin peşinden gidiyordur. "Bizim şeyhimizin kerameti devam ediyor" Git! Onu şeyhi yetmez miydi? Onun şeyhi yetmez miydi? Onun şeyhi yetmez miydi? Onun şeyhuna şeyhuna şeyhuna yetmez miydi? Tasavvufu, tarikatı, sufiliği, kalbi yolu bilmeyenler bu tip ahmaklıklar çıkarırlar orta yere. Allah sünnetullahıdır muhakkak önde bir perde koyar, bu perdede birinci derecede figüranlar peygamberlerdir. O yüzden peygamberler takip edilir, o yüzden peygambere itaat etmek farzdır, o yüzden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini kabul etmek farzdır. Çünkü kalbi manada o kimse dini Muhammed-i Mustafa’nın perdesinden alacaksa onun Sünnet-i Resulullah’ına tabi olması gerekir çünkü dini bir üstadın perdesinden almak vardır, orada figüran üstattır. Onun arkasında Cenâb-ı Hakk’ın sıfatsal tecelliyatı vardır. Hakikatin hakikati vardır, ardından Hazreti Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri perdede görünmeye başlar, O’nun arkasından konuşur Hazreti Allah. O kimse eğer bu seslerin arasında bir fark görürse yanılgıya düşer. Şeyhinin sesiyle Hazreti Muhammed-i Mustafa’nın sesi ile Hazreti Allah’ın sesi aynı paralelliktedir ama önce sufi bunu bilmez. Bunu bilmediğinden dolayı üstadının sesi hak sestir onun için, üstadı söylüyorsa doğru kabul eder ve gider ona müracaat eder, bana böyle dediniz, bana böyle söylediniz, bana böyle yaptınız, bana böyle ettiniz. Sufi için bu böyle muhteşem bir tik taktır. Bir müddet sonra sufi çalışıyorsa rüyasında Hazreti Muhammed-i Mustafa’yı görmeye başlar, halinde Hazreti Muhammed-i Mustafa’yı görmeye başlar sallallahu aleyhi ve sellemi. O güne kadar üstadı ona, böyle sünnetleri işle, böyle şunu yap, bunu böyle yap dediydi, onu Hazreti Muhammed-i Mustafa’ya bağladıydı. Üstad odur ki sufileri Muhammed-i Mustafa’ya bağlar zahir manada, batın manada sufileri Hakk’a bağlar, Allah’a bağlar. İbadetler ve ilim noktasında o sufinin bağlandığı yer Muhammed-i Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem ama hakikat noktasında Allah’ı bilmede ve Allah’ı tanımada zahir boyutunda üstadı ve Hazreti Muhammed-i Mustafa var iken, batın noktasında Allah vardır. O yüzden müminler batın olarak Allah’a bağlıdırlar. Zahirsel ibadetlerinde Muhammed-i Mustafa’ya bağlıdırlar. O yüzden sufinin kalbinde bu üç hal tecelli etmelidir. Üç hal. Bu üç hal ne? O kimse rüyasında veya halinde onun kalbinde üstadının sesiyle, nefesiyle Cenâb-ı Hakk konuşur. İkinci, ayne’l yakin noktasında Hazreti Muhammed-i Mustafa konuşur sallallahu aleyhi ve sellem, üçüncü hakke’l yakin noktasında onun kalbinden konuşan Allah’tır. Bu perdeyi size şöyle anlatayım, bu hitabı alır derviş, bu hitabı alır ama onun için delil üstadı veya Hazreti Muhammed-i Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem. Bu hitap hep Muhammed-i Mustafa’nın üzerinden gider. O’nun üzerinden giderse derviş yanılgıdan uzak durur. Yanılgıdan uzak durur. Onun için hakikatin hakikat penceresi açılmıştır. Onunda hakikati vardır ama bu, artık hakikat perdesi ve penceresidir. Orada şek şüphe yoktur artık. Orada mutmainlik vardır, orada o kimsenin bu manada hiç şekki şüphesi kalmaz. Bu manada sufinin rü’yetullahı da hak olmuş olur. Sufinin ama rüyada Allah’ı görmesi ama halde Allah’ı görmesi. Bu sadece bir rüya ile bağlantılı değildir, rü’yetullah illaki uyuduğunda rüya görmek değildir. Hayır, bu dar bir dairedir. Siz yolda yürürken de Allah’ı görebilirsiniz, sıfatsal açısından, zikrullah esnasında da görebilirsiniz sıfatsal açısından. Bunu darlaştırmak yok. O yüzden tahallül, Allah’ı rüya görmeyi de içinde barındırır.

Kaynak: Nefes II — 16 Ocak 2016 Sohbeti

Mehdi konusunda hadis alimleri ne düşünmüştür?

Münekkid ve hadis alimi Ukayli bu konuda kabul edilebilir senetle gelen hadisler vardır. İmam el-Beyhaki (402/1011) hadisler isnad bakımından sahihtir. Kurtubi’ye göre (767/1277) hadisler sahihtir. İbn Teymiye’ye göre (728/1328) mehdi konusunda gelen hadisler sahihtir. Tirmizi’nin (279/892) Sünen şerhiyle ünlü hadisçi Abdurrahman Mübarekfuri’ye göre bu konudaki hadislerin çoğu zayıftır. Yemenli ünlü fıkıh ve hadis alimi Şevkani de bu konudaki hadislerin elliye ulaştığı ve tevatürden geldiği kanaatindedir.

Kaynak: Nefes II — 2 Ocak 2016 Sohbeti

İnsanlar; hissiyatı ve davranışları ile değil yalnızca tabi olduğu görüşlere göre mi yargılanacak?

Bu hadis ölçeğinde geliştirdiği birtakım izahlarla kimin cennetlik kimin cehennemlik olacağına dair hüküm verme yetkisini kendinde mi görecektir?

Kaynak: Nefes — 10 Ocak 2015 Sohbeti

Bütün insanlar uykudadır, ancak öldüklerinde bu uykudan uyanırlar hadis-i şerifi nedir?

Bütün insanlar uykudadır, ancak öldüklerinde bu uykudan uyanırlar. Bu hadis i şeriften yararlanan Arabî şöyle der; Âlem bir vehimden ibarettir, onun gerçek bir varlığı yoktur. Bu ise hayal ile kastedilen şeydir. Yani sen hayalinde zannettin ki bu âlem kendi başına buyruk, kendi kendine oluşmuş bir gerçektir, hâlbuki hiçte böyle değildir. Bil ki senin kendinde bir hayalsin.

Kaynak: Nefes — 6 Aralık 2014 Sohbeti

Ayeti kerimeye göre ölümler ne demektir?

Ayeti kerime var ya "Onlar derler ki: bizi tekrar yeryüzüne gönder bizi tekrar dünyaya gönder" pişman olanlar için "Biz sana dünyaya döndüğümüzde sen niçin ibadet edicilerden olacağız, senin için seni zikredicilerden olacağız" derler amma "Vakit geçmiştir" der ayeti kerimede. İşte bu, mutlak bütün herkesin görecek olduğu şey bütün insanlar uykudadır öldüklerinde uyanırlar. Bütün insanlar bu noktada gaflettedir mümini, münafığı, kâfiri, mürtedi, ateisti, putperesti, İsevi’si, Musevi’si, İbrahimi’si bütün hepsi de, her ne kadar insan varsa gaflettedir. Öldüklerinde ne olur; uyanırlar ve hakikat âlemini, meselenin hakikatini görürler, eşyanın hakikatini görürler bu bir. İkincisi asıl önemli olanı; sufiliğin içersinde püf noktası, sufiliğin içersinde merkez hükmünde, olmazsa olmaması gereken ve bütün sufilerin bunu yaşamak zorunda olduğu ve bunun için sufilik yaşadığı şey ne; ölmeden önce ölünüz. İşte ölmeden önce ölüm sırrına kavuşan kimse de eşyanın hakikatine ulaşır, eşyanın hakikatine ulaştı mı o kimse artık eşyayı bilir o yüzden onda dünya sevdası ve tamahı kalmaz, o yüzden onun için bu dünyada yaşamakla yaşamamanın bir anlamı kalmaz, onun için bu dünyada bazı şeyler anlam teşkil etmez.

Kaynak: Nefes — 6 Aralık 2014 Sohbeti

İmam-ı Azam ve diğer şeriflerin hadislerinin önemi nedir?

İki yüz yıl önce şeyh efendisi böyle söylemiş onun, ne söylemiş? İki yüz yıl önce şeyh efendisinin minderinin altına para koyuyorlarmış, iki yüz yıldan beri şeyh efendisinin minderinin altında para koyuyorlar, adap buymuş. “Yok sünnette” deyince ben, bana dediler ki “Sen bizim iki yüz yıllık adabımız yok mu görüyorsun?” “He yok görüyorum” dedim, Dondurulmuş din. O şeyh efendinin oğlu tabi şeyh olacak, olmadı damatta olacak. Zaten bakıyorlar geçim geniş, damatta bir tarafta oluyor, onu bir yere koyuyorlar öbürkünü bir yere koyuyor, öbürkünü de bir yere koyuyor, herkesinki mübarek, herkes taşıyor ona, dondurulmuş din. Hadisi şerif net, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki “Kalan yüzde yirmi beşi ahir zamanda yaşanacak” kalan yüzde yirmi beşi ahir zamanda yaşanacak.

Kaynak: Nefes — 20 Eylül 2014 Sohbeti

Allah bilinmezdi, bilinmekliği sevdi, bilinmekliği istedi hadis-i kudsi ne anlama gelir?

Aslında Arabî burada hadis-i kudsiyi şerh ediyor. Arabî gökten farklı bir ilim almıyor, Arabî mevcut olan Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i kudsisini şerh ediyor. Safhalarını anlatıyor bize. Tabi bu soruyu soran kardeş İzutsu’dan okuyor bunu. Arabi’den, direkt Arabî’nin Fusûs’undan veya Fütuhat’ından okusaydı, Arabî hilkatle alakalı şeylerde "Allah bilinmezdi, bilinmekliği istedi" diye hadis-i kudsiyi beyan eder.

Kaynak: Nefes — 9 Şubat 2013 Sohbeti

Allah’ın kalbe bakmasıyla ilgili hadis-i şerif nedir?

Allah sizin hani süsünüze, kalıbınıza değil, malınıza değil kalbinize bakar

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2275-2278. Beyitler Şerhi

Ahir zamanlarda dini dünyalık için kullanan kişilerin özellikleri nelerdir?

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ahir zamanda öyle kimseler türeyecek ki dini, dünyalık için kullanacaklardır. insanlara koyun postu giymiş gibi görünürler. Fakat kalpleri kurt kalbi gibidir. Ashab-ı kiram, “Ya Resulallah, onlar hakkında ne buyursunuz?” diye sordular. Buyurdu ki, “Onlara karşı böyle olun. Onlar size iyilik yaparsa siz de iyilik yapın. Zulmederlerse zulüm yoluna sapmayın. Lakin onların yanında kalmayın. sizi de ifsat ederler.” Demek ki, bu Tirmizi’de geçiyor, Ahmed ibni Hanbel’de geçiyor, Hakim’de geçiyor bu hadis-i şerif ve demek ki ahir zamanda insanlara koyun postu giymiş gibi görünenler olacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2230-2233. Beyitler Şerhi

Peygamberin hadisi ne anlatıyor?

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şerifte şöyle buyurdu: "Her sabah iki melek iner. Birisi şöyle dua eder: ‘Ya Rabbi, malını senin uğrunda harcayana yerine yenisini ver!’ Diğeri de şöyle dua eder: ‘Ya Rabbi, malını vermeyip cimrilik edenin malını helak et!’" (Buhari ve Müslim hadisi)

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2223-2229. Beyitler Şerhi

Demek ki bir kimsenin istediği şey ne olacak?

Hazreti Ömer radıyallahuanh hazretleri: “Allah’ı çok zikreden ve çok ağlayan bir kalp isteyin” der. Allah’ı çok zikreden, Allah’ı çok zikreden ve çok ağlayan bir kalp isteyecek. Bakın, kalbi bir mesele bu burda. Bugün internet ne oluyorsa oluyor, bize her taraftan şey geliyor, defans geliyor. Allah iyi etsin inşallah!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2199-2202. Beyitler Şerhi

Allah’ın zikrini yapmamakla ilgili bir hadis-i şerif anlatılmaktadır mı?

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem sahabesine, sahabesine söylüyor bunu. Diyor ki: “Bana bir şey söyle, bana bir nasihatte bulun, kurtuluşa ereyim onunla” diyor. Sahabe kurtuluş için çırpınıyor. Bizim gibi kat alacağım, yat alacağım, elbise alacağım, şunu şöyle yapacağım, bunu böyle yapacağım diye çırpınmıyor! Son nefesi için çırpınıyor, kurtuluşu için çırpınıyor! Soruyor Hazreti Peygambere sallallahu aleyhi ve sellem e: “Bana öyle bir şey söyle ki ben onunla kurtulayım.” Diyor ki: “Dilin ölürken zikrullah ile ıslak olsun!”

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Tırmızi’den hadis-i şerif ne anlatır?

Tırmızi’den hadisi şerif: ‘Ahir zamanda din vasıtasıyla dünyalık elde etmek isteyen bazı kimseler zuhur edecektir, insanlara yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecekler. Dilleri baldan tatlı ama kalpleri kurt kalbi olacaktır. Allah buyuracaktır ki ‘bana mı güveniyorsunuz yoksa bana karşı cüret mi gösteriyorsunuz? Zatıma yemin ederim ki onlara öyle bir fitne göndereceğim ki içlerinde halim olan kişi bile şaşırıp kalacaktır.’ Siz ilminizi neden dünyalık toplamak için uğraşıyorsunuz. Hem ilahide diyeceksin ki derviş dünya malını neyler hem de çıkacaksın elinde makbuz herkesten para dileneceksin, herkesten pul dileneceksin. Adamın arsasına diyeceksin ki ‘sen arsayı bizim vakfımıza ver, vermezsen başına bela olur. Bak başına ne tür musibet gelecek belli olmaz.’ O saf adamcağız da benim telefonumu bulmuş beni arıyor ‘benim başıma bir bela gelir mi?’ Gelmez kardeşim, dedim. Ne gelsin, dedim. Laf bu, dedim. Sen arsanı istediğin yere tasadduk et, tasadduk etmek istersen. Adamın saflığına bak. Hocam, ben diyor üçte birini size versem, beni beladan korusanız hala daha. Dedim ya sen bu kadar safsın, cahilsin dedim ya. Dedim bizi dedim perişan edeceksin, şeytan mı seni yönlendirdi bize dedim ya. Git kardeşim dedim bana arsa marsa lazım değil. Ben dedim babamdan kalan malları yiyememişim daha dedim. Ne yapayım senin arsanı, paranı, pulunu! Git bak işine. Bu insanları böyle aldatıyorlar, böyle kandırıyorlar. Bunlar alim sözde, bunlar şeyh, bunlar dünyalık avına çıkmışlar! Bunlar yırtıcı hayvan gibi! Bilmiyorlar, Allah bunlardan intikam alacak. intikam alacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2130-2139. Beyitler Şerhi

Peygamber, kıyamet günü insanlar gibi dirilmesi için o ağacı yere gömdü. Bu hadis ne anlatmaktadır?

Malum bir Hannâne ağacı veya Hannâne (çok ağlayan, feryat eden demek) bir hurma kütüğü veya hurma ağacı vardı. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onun üzerine çıkıp hutbe okurdu, insanlar sesimi duysun diye. Sonradan ensardan bir kadın geldi dedi ki: ‘Benim iyi bir marangoz kölem var. Cemaat çoğaldı. Arka tarafın seni görmesi, seni duyması hani zor.’ O yüzden dedi, sana bir kürsü yapalım taberi caizse, böylece işte bazı rivayetlerde üç basamaklı yeni bir kürsü yapıldı. Onun üzerinden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sohbet ediyordu, vaaz nasihat ediyordu, hutbe okuyordu. Ardından işte bu sefer o Hannâne direği ağladı, sızladı, feryat etti. Bu sefer Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri ‘ister misin cennette sen yeniden dirilmek?’ deyince o da onu kabul etti. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de onu gömdü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2120-2123. Beyitler Şerhi

Uyku yarı ölümdür" hadis-i şerifi, uyku manevi bir durum olarak kabul edilmesiyle ilgili bir hadis midir?

Uyku yarı ölümdür" hadis-i şerifi, uyku manevi bir durum olarak kabul edilmesiyle ilgili bir hadistir. Bu hadis, uyku esnasında ruhun vücuttan çekildiğini ve bu durumun ölümün bir türü olduğunu ifade eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2104-2109. Beyitler Şerhi

Hadis-i şeriflerin doğa olayları üzerindeki yorumları hakkında ne söylenmektedir?

Sufiler, genel olarak tabiatta meydana gelen bu doğa olaylarını değişik yorumlamalarla yorumlarlar. Peki, bu değişik yorumlamalara onu götüren hadis-i şeriflerdir ama. Hani bir ara depremle alakalı Cübbeli bir laf söyledi, gitti içerde yattı. Aslında söylediği söz hadis-i şerifti. Ama depremin üzerine konuşunca, bu sefer içerde soluklandı. Oysa hani söylediği şey hadisti. Hadis şu: ‘a-Bu ümmet dört şeyi adet haline getirdiği zaman dört felaketle karşılaşır. Zina mübah sayıldığı zaman depremler meydana gelir.(Cübbeli bunu söylemişti. Yani zinalar çoğaldı, o yüzden deprem oldu.’ dedi. Deprem bir ceza hükmünde söylenince kodesi boyladı.) b-Hükümdarlar zulüm yaptıkları zaman yağmur yağmaz.(Bu sefer hükümdarlar zulüm edince, bu ama islam topraklarında, hükümdarlar zulmedince orda ne oluyormuş? Kıtlık oluyormuş. Yağmur yağması kıtlığı önlemez, bu da ayrı bir meseledir.) c-Zekât, yani sadakalar eda edilmediği zaman mallar helak olur. (Yani bir kimse zekât vermeye muktedir, zekât vermeye muktedir olduğu hâlde zekâtını vermiyor! Müslümansa onun da başına dert, gam, kasavet ve sıkıntılar gelir. Müslüman değilse onlar zaten sorumlu değil zaten.) d-Dördüncüsü zimmilerin, yani gayrimüslim vatandaşların hukuku çiğnendiği zaman, devlet müşriklerin eline geçer diyor. Hadis-i şerif, enteresan, bakın, islam devletinde müşriklerin hakkını ve hukukunu da korumak zorundasınız. Korumazsanız, diyor ki devlet müşriklerin eline geçer. Deylemi’den bu. Yine Müslim’den bir hadis-i şerif: ‘Kıtlık senesi, yağmurun yağmadığı sene değildir. Fakat kıtlık senesinde yağmur yağdırılır; yağdırılır da yeryüzü hiç nebat bitirmez. Asıl kıtlık budur. Yağmur yağar ama o yağmurdan nebatlar bitmez. Yine insanlar üzerine kıldan yapılmış evlerin dışında hiçbir evin akmaksızın engel olamadığı yağmur yağmadan kıyamet kopmaz.’ Demek ki öyle bir yağmur yağacak, kıldan yapılmış evlerin içerisine akmayacak. Yani bütün kıldan yapılmış evlerin içerisine de yağmur yağacak. Demek ki önceden bir tek kıldan yapılmış yani bu keçe evler var ya Türklerin, o evlerin içerisine yağmur girmiyormuş. Demek onların da içine yağmur girecek. Şimdi böyle olunca sufiler deprem olaylarının üzerinde, depremler, doğa felaketleri, doğanın kendi içerisindeki bu çalışmasından kendilerince pay çıkarırlar. işte kasırga, ne bileyim lodos, esiyor ya şimdi, bir doğa olayı diyoruz, öyle değil mi? Bundan sufiler kendilerince farklı pay çıkarırlar, farklı düşünürler. Gündüzün ani kararması…

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2060-2065. Beyitler Şerhi

Hadis-i şerifte “Şam ehli” ifadesi ne ifade eder?

Yine orda diyor ki: “Onlar sebebiyle rızka mazhar olursunuz.” Onlar sebebiyle…O zaman rızka mazhar olmanın bir zâhir tarafı var, bir de bâtın tarafı var. Ben zâhir tarafını aldım, kenara koydum. Benim işim değil orası. Ben işin batın tarafına bakıyorum manevi rızık Allah’ı bilme, Allah’ı tanımadır. O zaman onlar sebebiyle siz Allah’ı tanır Allah’ı bilirsiniz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2060-2065. Beyitler Şerhi

Ebdallarla ilgili hadis-i şerifler nelerdir?

Taberani’de ve El-Heysemi’de geçiyor hadis-i şerif: “Ümmetim arasında her zaman kırk kişi bulunur ki onların kalpleri ibrahim’in kalbi üzeredir. Onlar sayesinde Allah kullarından belaları def eder, yağmuru indirir ve rızık verir.” Yine Taberani’de başka bir hadis-i şerif: “Ebdaller Şam ehli arasındadır. Onlar sebebiyle yardım görürler, onlar sebebiyle rızka mazhar olurlar.” Yine Hazreti Ali Efendimizin rivayeti: “Ebdaller Şam’dadır, onlar kırk erkektir. Bunlardan biri öldü mü Allah yerine birini koyar. Yağmur onlar sebebiyle sular; düşmanlara karşı onlar sebebiyle yardım edilir. Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir.”

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2041-2043. Beyitler Şerhi

Hazreti Ali Efendimizin rivayeti: "Ebdaller Şam’dadır, onlar kırk erkek midir?

Yine Hazreti Ali Efendimizin rivayeti: "Ebdaller Şam’dadır, onlar kırk erkektir. Bunlardan biri öldü mü Allah yerine birini koyar. Yağmur onlar sebebiyle sular; düşmanlara karşı onlar sebebiyle yardım edilir. Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir." Suyuti’ye göre ebdallarla ilgili haberler sahihtir; hatta mütevatir bile denilebilir, der Suyuti ve açıklamayı şöyle yapar: "Çünkü," der, "rivayetler manevi mütevatir haddine ulaşmıştır. Öyle ki ebdallerin varlığına kesinlikle hükmetmek zaruret halini almıştır." Yani birileri çıkıp da "Şimdi bu zamanda veli yok, evliya yok, mürşid-i kamil yok," diyor ya, öyle diyenler de var ya…işte hadis-i şerifler. Ya hadis-i şerifleri inkâr edecekler veya ayet-i kerimeyi ya da kabul edecekler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2041-2043. Beyitler Şerhi

Peygamberin sözlerinin anlaşılmasıyla ilgili bir hadis var mı?

Dikkat edin, sünnetullahtır bu. "Bu konuyu, bu hadisi, bu ayeti anladınız mı?" diye hayatta konuşmamıştır. Birisi "benim konuştuğumu anladınız mı" diyorsa, o sünnet-i resulullah değil.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2000-2004. Beyitler Şerhi

Bir kimsenin kötülüğünü mü söyleyelim, iyiliğini mi söyleyelim?

Yani şimdi hadisi şerifin metni tam aklımda değil, enteresan bir hadis-i şerif var. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir eve ziyarete gidiyor. Bir eve ziyarete gittiğinde ordaki mahalleli toplanıyor oraya, Medine-i Münevvere’de. Orda bir zattan laf açılıyor. Hadis-i şerifin metninde ismi de geçiyor onun. Ordaki insanlar hemen onun işte tabiri caizse böyle onun islam’da gevşek davrandığını, hatta böyle münafıkça davrandığına dair laflar söylemeye çalışıyorlar. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki: “O kardeşiniz la ilahe illallah diyenlerdendir.” Bu bize örnek tabi. Tekrar onlar lafı dönderip dolaştırıyorlar, ben kendi ismimi söyleyeyim, ‘ya Mustafa işte şöyle şöyledir, böyle böyledir’ diyorlar, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tekrar diyor ki: “O, la ilahe illallah diyenlerdendir” diyor. Üçüncüde bir daha söylüyor ordaki insanlar, üçüncüde Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem , tekrar onu söylüyor. O diyor lailaheillallah diyenlerdendir. Bu sefer ashab susuyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1998-1999. Beyitler Şerhi

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini rüyasında gören kimse ne yapmalıdır?

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini rüyasında gören, uyanıkken de görecektir. Uyanıkken de görebilir ve uyanıkken gördüğünde onunla da görüşebilir. Bu, onun üzerinde Allah’ın bir lütfu, bir ikramı, bir ihsanıdır. Bunu reddetmek, sırf sufilere karşı olmak için bu hadisleri reddetmek, ilmi örtmektir. Ya da körler sağırlar birbirlerini ağırlar. Kör, görünmez der. Kör, görünmez dediği şey, görünür veya Hazreti Pir’in beyan ettiği gibi, güneşe gözlerini kapatırsan, güneş yok olmaz der. Güneş, duruyor durduğu yerde ama sen gözlerini kapattın, o yüzden güneşi görmüyorsun. Güneşi görmeyince de sen güneş yoktur diyorsun. B, senin cehaletini gösterir. Bu senin bilmediğini gösterir. O yüzden işte, normalde bir mumdan yanan diğer mumlar da ondan yandıysa, o ilk yanan mumu görmüş gibidir. O ilk mumdan yanmış gibidir. Allah, bizi onlardan eylesin. Şimdi tabi bir de burada bir şey daha belirtmek istiyorum. Allah bizi affetsin. Hani, ne mutlu dedi ya, beni göreni görene, benim yüzümü görene ne mutlu dedi. Malum, Veysel Karani’miz vardır ya. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini zahiren görmemiştir. Rivayet edilir, buna inanırsanız, inanmazsınız ama bu değişik eserlerde geçer. Veysel Karani Hazretleri gelince, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kapısına, kapıyı vurur Hazreti Fatıma annemiz çıkar. Hazreti Fatıma annemiz çıkınca peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sorar. O da der ki, ‘Mescitte’. ‘Annemden buraya kadar izin aldım’ der ya, rivayet edilir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, kızı Fatıma’nın gözlerinden öper. ‘Bu gözlerle onu gördün sen’ diye. ‘Bu gözlerle onu gördün’ diye. Çünkü dostu gören gözü öpülmeye layıktır. Dostu gören göz, öpülmeye layıktır. O yüzden dostu gören göz, öpülür. Allah, bizi onlardan eylesin. Şeytan burda da bir not düşmüşüm buraya, ister peygamber sallallahu ve sellem hazretlerinin sağlığında olsun ister vefat ettikten sonra olsun, onun şekline, şemaline giremez ve daha başka hadisler de var bu konuda, Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerinin alimlerinin de gerçek manada şekline şemaline şeytan giremeyeceğine dair. O zaman peygamber sallallahü ve sellem hazretlerini ister sağlığında görsün, ister öldükten sonra görsün bir kimse, gördüğü sahihtir, peygamberdir veyahut da değişik suretlerde gördü, uyanıkken veya rüyasında yine peygamberdir o sallallahu ve sellem veya eksik gördü, sadece gözlerini gördü yine Peygamber Efendimiz sallallahü ve sellem i gördü. Bu konuda herhangi bir şek şüphe yok. Burda bir tartışma açayım ben şimdi. Peki, peygamber sallallahu ve sellem hazretlerini sağlığında gören sahabe sayıldı. Rüyasında gören sahabe sayılır mı sayılmaz mı? Bu ilk yıllardan itibaren tabiin zamanında bu tartışılmaya başlanmış olan bir konu. Bir kısmı demişler ki, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini rüyasında gören de sahabedir. Bir kısmı demiş ki hayır, biz onları sahabeden sayamayız. Bu bir kısım sahabedir diyenlerin içerisinde sufi temelli olanlar fazla. Sufilerin büyük bir çoğunluğu derler ki peygamber sallallahu ve sellem Hazretlerini rüyasında gören de sahabedendir, sufilerin büyük bir kısmı. Bir kısmı, sufilerin bir kısmı der ki biz bu kadar ileri gitmeyelim, itidalli davranalım. Biz onu normal, onları yaşayan sahabeler gibi hani görmeyelim derler. Deseniz ki, sen nerdesin? Kırkların içindeysen sen sahabe sayılabilirsin. Kırkların içindeysen! Kırkların içinde değilsen, sakin ol, sakin ol. Bu hak senin değil. Allah bizi affetsin. Bu tarzda, o mumdan yakılan çırağdan başka bir çırağ, ondan da diğer bir mum yakılsa ve taaa yüzüncü muma kadar hep o ilk mumun nuru intikal etse, sonuncu mumu görmek hepsinin aslı olan ilk mumu görmektir. ister o nuru son çırağdan al istersen ilk çırağdan, hiç fark yok. O nuru dilersen son gelenlerin mumundan gör dilersen geçmişlerin mumundan. Tövbe 10, ayeti kerime: ‘iki iman eden muhacirler ve ensar ile iyilik yaparak onlara tabi olanlardan Allah razı oldu. Onlar da Allah’tan razı oldular. Allah onlar için altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. işte büyük kurtuluş budur.’ ilk ensar ve muhacir ve onlara tabi olanlar, sahabe ve tabiinden bahsetti burda. Yine bu konuda demek ki silsile olarak Hazreti Peygamber, ashab ve ashabın peşinden giden tabiin. Cenab-ı Hak onları methetti, onları övdü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1945-1950. Beyitler Şerhi

Kim benim veli dostuma düşmanlık ederse ben ona savaş açarım.

Kulum bana kendisine farz kıldığım amellerden daha sevimli bir amelle yaklaşamaz Kulum, nafile amellerle de bana yaklaşmaya devam ederse ben onu severim. onu sevdiğim zaman da onun duyan kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey istediği zaman istediğini veririm. Bana sığındığı zaman kendisini korurum. Mü’min bir kulumun (burası konuyla alakalı) mü’min bir kulumun canını almakta tereddüt ettiğim kadar hiçbir şeyde tereddüt etmiş değilim. o ölümü istemezken ben daha fazla yaşlanarak fena duruma düşmesini arzulamam.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1750-1752. Beyitler Şerhi

Allah için gözyaşı dökmenin ne gibi bir hadis-i şerif vardır?

Hani hadisi kutsi var ya ‘bir kimse bir ameli işlemese dahi işleyenleri severse ben onlardanım derse Allah da onu işlemiş gibi sevap verir’ diyor ya, aynı şekil halamlarla alakalı. Sen haramları seversen, sen eşcinselleri seversen, eşcinsellik yapmana gerek yok, ‘sen kişi sevdiğiyledir’, sen de eşcinsellerle beraber hâlkolacaksın. Neyi seviyorsan o ameli işlemesen dahi onlarla beraber hâlkolacaksın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1712-1714. Beyitler Şerhi

Allah’ın sevgili kullarına dair bir hadisi şerif nerede geçmektedir?

Sahabeden bazıları, ya Resulallah, onlar kim bize haber verir misin, dediler. Allah resulü buyurdu. Onlar aralarında alıp verdikleri bir mal ve akrabalık olmadığı halde sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir. Vallahi onların yüzleri nurdur ve kendileri nur üzerindedirler. Kendileri yüzleri nurdur ve kendileri nur üzerindedirler. insanlar korktuğu zaman onlar korkmaz. insanlar üzüldüğünde onlar üzülmezler’ buyurdu ve ‘haberiniz olsun, Allah’ın sevgili kullarına korku yok. Onlar üzülecek değillerdir’ ayeti olan yunus suresini okudu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1668-1669. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin bir hadisi şerifinde ne anlatılmıştır?

Yer bana dürüldü. Yeryüzünün doğusunu ve batısını da gördüm. Ümmetim, bana dürülerek gösterilen yerlerin hepsine hakim olacaktır. Altın ve gümüş hazineleri bana verildi. Ben Rabbimden ümmetimi genel bir kıtlıkla helak etmemesi ve onlara kendilerinden bir düşman musallat edip de köklerini kazımamasını diledim. Rabbim bana şöyle karşılık verdi: ‘Ey Muhammed, ben bir şeye hükmettim mi burdan artık dönülmez.’

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1661-1667. Beyitler Şerhi

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ne demiştir?

‘Ben bir şey hükmettim mi bundan artık dönülmez. Ben ümmetinin genel bir kıtlıkla helak olmayacağı sözünü sana verdim. Onlara kendi nefislerinden başka köklerini kazıyacak bir düşman musallat etmeyeceğime dair de söz verdim.’ Yani bize nefsimiz yeter! ‘Hatta şayet üzerlerine arzın her tarafından, yahut arzın memleketleri arasındakiler bir araya gelseler dahi ta ki ümmetin birbirlerini helak edip esir alınıncaya kadar.’ Bunlar da yaşandı mı zaman içerisinde? Yaşandı. ‘Ben ümmetim içinde saptırıcı liderlerinden korkuyorum.’ Allah resulünün sözü devam ediyor: ‘Ümmetim içinde bir kere kılıç çekilirse kıyamete kadar artık bir daha indirilmez.’ Kılıç çekildi mi? Evet. Hz. Ali radyallahu anh hazretleri zamanında çekildi mi? Evet. Bir daha indi mi kılıç? inmedi. ‘Ümmetimden bir takım kabileler müşriklere katılmadıkça, ümmetimden birtakım kabileler de putlara tapmadıkça kıyamet kopmaz.’ Bunlar da yaşandı mı? Yaşandı. Bir takım kabileler putlara taptı mı? Evet. Müşriklere katıldı mı? Evet. Hatta ümmetin içindeki büyük bir kısım devlet başkanı müşriklerle yan yana, kol kola mı? Evet. Kâfirleri kendilerine dost tutmuş vaziyetteler mi? Evet. Müşrikleri kendilerine dost tutmuş vaziyette mi? Evet. Ümmetin büyük bir kısmı kâfirlere ve müşriklere benzememek için yarışıyor mu? Evet. ‘Ümmetimin içinde otuz tane yalancı peygamber çıkacaktır.’ Daha ölür ölmez yalancı peygamber çıktı mı? Çıktı. Bunun en önemlisi Müseylemetül Kezzap mıydı? Evet. Ölür ölmez peygamberliğini ilan etti mi? Evet ve ondan sonra peygamber gelmeyecek diye birçok delil olmasına rağmen kendisini peygamber ilan edenler oldu mu? Evet. Var mı? Evet. Bakın var mı? Evet. kendilerini yok işte biz elçiyiz de yok biz ondan sonra nebiyiz de yok şöyleyiz de böyle… Çevir gazı yanmasın, laf döndürüp dolaşıyorlar mı? Evet. O zaman Hz.Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerinin bakın gaybi olan bu tespiti çıkmış mı meydana? Evet. Oysa ‘Ben peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra peygamber gelmeyecektir. Allah’ın emri gelinceye dek ümmetimden bir taife, ümmde bir taife devamlı olarak hakkın yanında yer alıp onu savunacaktır.’

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1661-1667. Beyitler Şerhi

Hz. Pir’in iftira edilmesi ve hadis karıştırılması nedir?

Bunu şimdi biraz hadisleri karıştırdım, elimdeki hadis kaynaklarını, burada Hz. Pir’e iftira. atmak, Hz. Pir’i kerih görmek değil derdim ama bu sohbetleri çok ince dinliyorlar böyle, kimisi eleştirel olarak dinliyor, kimisi de öğrenmek için yeni bir bakış açısı yakalamak için dinliyorlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1602-1608. Beyitler Şerhi

Hz. Pir’in iftira edilmesi ve hadis karıştırılması neden olur?

Eleştirel olarak dinleyenler, mesela işte söyleyecek laf bulamıyorlar. Ben beyitleri şerh ederken varsa o konuda ayet, hadis, ona biraz bir çalışma gerekiyor tabii. Ben o konuyla alakalı, o meseleyle alakalı ayet ve hadislere bakıyorum, araştırıyorum.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1602-1608. Beyitler Şerhi

Allah’ın resulü sallallahu ve selâm hazretleri ne demiştir?

Ne dedi hadisi şerifte Allah resulü sallallahu ve selâm hazretleri? ‘Senin bir şeye aşırı olan sevgin gözünü kör eder, kulağını sağırlaştırır, senin neyi aşırı olarak seviyorsan onun haricinde hiçbir şey görmezsin, duymazsın. Gözün kör olur, kulağın sağır olur. Sen mesela makam sevdasına düşersen makamdan başka bir şey düşünmezsin. Müdür olmak için ne yapılması gerekiyorsa yaparsın. Harammış, helalmiş bakmazsın. Dünya sevgisi seni körleştirir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1598-1601. Beyitler Şerhi

Dayıları dedi ki Sare annemizin pardon kim Safiye annemizin dayıları, Safiye mi?

Sare annemizin dayıları gelmişti. Onlar böyle bir keler, bir böyle kertenkele yemeği getirdiler yanlarında. Sofraya kondu, tam yiyecekti, kadınlardan birisi dedi ki Muhammed(s.a.v)’e yemeğin ne olduğunu söylediniz mi dediler. Dediler ki söylemedik. Söyleyin dedi. Dediler ki ya Resulullah(s.a.v.), bu bir keler yemeği, yani kertenkelenin bir cinsi. Allah Resulü tabağı böyle orta yere sürdü. Ben o hani esir alınmıştı ya, kimdi o? Cüveydiye, evet Cüveydiye annemizin dayıları ve dedi ki orta yere sürdü, dayıları dedi ki haram mı Ey Muhammed? Dedi ki kavmimin yiyeceği değil. Reddetmedi! Bakın reddetmedi. Çünkü helal dairede olan bütün sıfatsal tecelliyat, onun lütfu ve ikramı ve bunu, bunu reddetme, bun, bunu reddetme hakkı hiç kimsede yok. Allah ve Resulü bir şeye hükmetti ise herkes onu kabul etmekle mükellef.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Allah’ı sevmekle ilgili bir hadis-i kutsiye nereden alındı?

Allah’ı sevmekle ilgili bir hadis-i kutsiye, Muhammedi Mustafa(s.a.v.)’nin sevgisinden bahsederek alındı. ‘Allah’ım senin sevgini, seni sevenin sevgisini, seni sevdirenin sevgisini. Bu kim? Birinci derecede Muhammedi Mustafa( s.a.v. ), ben öyle bu hadisi kutsiyi tefsir ediyorum.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1454-1460. Beyitler Şerhi

Hadisleri inkâr edenler neden sapkındır?

Hadisleri inkâr edenler, bakın hadisleri inkâr edenleri not alacaksınız beyninizin bir tarafına. Kafanızın bir tarafına not alacaksınız hadisleri inkâr ediyor, koyacaksınız kenara. Sahabeleri yalancılıkla itham ediyor, koyacaksınız kenara. imam Gazali’ye küfrediyor, koyacaksınız kenara. imam-ı Azam’a hakaret ediyor, koyacaksınız kenara. Kevseriye laf söylüyor, koyacaksınız kenara. Muhyiddin ibni Arabî’ye laf söylüyor koyacaksınız kenara, not alacaksınız. Hz. Mevlana’ya laf söylüyor, not alacaksınız, koyacağınız kenara. Hacı Bayram’a, Yunus Emre’ye, bunlara laf söylüyorlar, koyacaksınız kenara. Bunlara laf söyleyenler sapık, zındık, ingiliz bozması, CIA yosması bunlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1435. Beyit Şerhi

Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, bir hadis-i şerifte: ‘selamı yayınız’ der midir?

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, bir hadis-i şerifte: ‘selamı yayınız’ der. Başka bir hadis-i şerifte de: ‘Tanıdığınız tanımadığınız herkese selam veriniz.’ der.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1427-1433. Beyitler Şerhi

Kâfir yaşadı, mümin öldü hadisi şerifinin anlamı nedir?

‘Kâfir yaşadı, mümin öldü’, hadisi şerif. ‘Mümin yaşadı, kâfir öldü’, hadisi şerif.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1231-1249. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bir hadisi şerifinde ne anlatılmaktadır?

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bir hadisi şerifinde, ayakkabının bağı Allah’ın üzerine düşeceği anlatılmaktadır. Bu hadis, düşüncelerin Allah’ın nurunun içinde yaşıyor olmamızı ve Allah’ın ilmi ilahisine dönmelerini ifade etmektedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1142-1149. Beyitler Şerhi

Hadis-i şerifin anlatımı nedir?

Hani hadisi şerif tecelli ediyor: ‘Ahir zamanda kertenkele deliğine girseler, siz de gireceksiniz’ diyor. Biz o hale geldik. Ne yazık ki bir vücuda benzeyemiyoruz şu anda ve vücudun bir tarafında hastalık var ise bir tarafında ağrı sızı var ise biz artık onu hissetmez hale geldik. Bizim o duygularımız, duyularımız sanki alındı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin hadis i şerifi tecelli etti mi?

Yani Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin hadis i şerifi tecelli etti.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 975-987. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 870-887. Beyitler Şerhi nedir?

Evlatlar bihaber her şeyden. Bakın, bihaber. Bir de çocuklarla konuşuyor. işte telefonunu alıyorum bazen, telefon açıyorum. Yavrum bak, anneniz şöyle, anneniz böyle. Oooooo! Onlar hepsinden fazla haklı. Anlatmaya başlıyorlar. Allahımm diyorum ya! Ne hale gelmiş bu insanlar. Haklı, çok haklı hem bide ve çocuklar anne babalarından çok fazla haklı. Nedense o hale geldi herkes. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 870-887. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 840-845. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşallah. Cenabı Hak cümlemizi, bu cümle Ümmeti Muhammed’i af ve mağfiret eylesin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 840-845. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 790-799. Beyitler Şerhi nedir?

Ben şeyh efendiyi yemeğe götürüyorum yemek hazır diye. Aaa, yemek yok. Bir telaş biz de hani ya dedim ya dedi yaptım buraya koydum yemeği, dedim efendim, hakkınızı helal edin. Mustafa efendi sözü hatırla dedi. Hatırladım efendim dedim. Hah, aferin dedi. Gücü yettiğince hırsız! Ya ordaki yemek yenir mi? Senin mi? Değil. Yer. O terlik senin mi? Değil. Giyer. Oooo, o Türkiye’de ne büyük iş adamıdır bir de. Neler nelerdir!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 790-799. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 759-760. Beyitler Şerhi nedir?

Sorar, kabrin başına gidersin la ilahe illallah la ilahe illallah vurur, ne gördün de sen dur hadi yanında duracaksan. Böyle önde duracaksınız böyle bizim, benim ayaklarım titrerdi, yanındayım ya benim ayaklarım titrerdi. Bir an yanımızdayken o rabıtanı kesemezsin, yanında ya yanındayken dahi rabıta edersin. Olmadık bir soru sorar sana, olmadık bir şey der sana. O esnada Geylani hazretleri gelir. Bir şey söyler, duydun mu der sana. Neyi efendim dediğinde, gittin. Haa, haberin yok yani! Ölünce seviyor herkes şimdi Allah rahmet eylesin. Dirisinde yanında kimse yoktu. Nereye duracak yanında mümkün değil. Kim ona çok yakın görünüyor. X kimse. Kaldırır telefonu, selamünaleyküm aleykümselam. Ben nerdeyim? Arada bunları anlatıyorum. Hiç kimse kendisini derviş oldu diye düşünmesin. Anlatmamın sebebi bu. Herkes dersini alsın, otursun oturduğu yerde. Öyle oldum havasına, uçuyorum havasına düşmesin. Herkes dursun. Hiç farkedemezsin. Oğlum buralarda bir kabir mi var acaba? Sorar sana. Sen taş toprak görürsün orda, bir şey görmezsin. Onu göreceksin yanında dolaşıyorsan. Evet efendim, şurada bir şehit var. Hay maşaallah! Hadi gidelim, okuyalım üstüne. Öyle yok. O yüzden bu nur özeldir. Tecelliyatı da özeldir. Bunun kalpteki tecelliyatı da özeldir. Bu, müminlerin üzerinde, sufilerin üzerindeki tecelliyatı da özeldir. O kimsenin nefis meratibine göre o nur renklenir onda. Nefis meratibine göre kalbinde o nur olur ve kalbinde ilmi ledünden haber veren, maneviyattan haber veren, o nurdur. Konuşur. Bu önce şeyhinin dilinden, şeyhinin sesinden konuşur o kimsenin kalbinde. Bu işte burda hani Rahman’ın iki parmağının arasındadır. isterse şaşırtır dediği, o o esnada şeyhinden konuşuyor ya, her yer karanlık oldu. Konuşma kesildi. Onun şaşırması odur. Onun kalbi haber vermiyor. Onun şaşırması odur. Avamın şaşırması, günahı kebaire girmesidir. Oysa onun şaşırması, kalbinin ona haber vermeyişidir. Kalbi onun haber verecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 759-760. Beyitler Şerhi

Kötülük yapmakla ilgili bir hadis-i şerif var mı?

‘Hiçbir kimse yoktur ki bir günahın pençesinin altına girmemiş olsun. Bu şeyhi de velisi de mürşid-i kamili de dervişi de zakiri de çavuşu da nakibi de nükebbası da hepsi de bu hadisi şeriften payını alır. Sen şeyhini hiç günah işlemeyen bir kimse olarak görme. Öyle de anlatma, yola taş getirme. Sen, bizim şeyhimiz işte şöyle uçar, böyle gider, şöyle yapar, o hiç günah işlemez deme. Bu hadisi şerifi bile bile inkar etmiş olursun. Hadis-i şerifi inkar eden, küfre düşer. Küfre düşen kimseye tecdidi iman, tecdidi nikah gerekli.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 745-746. Beyitler Şerhi

Abdullah Bin Mesud’un anlattığı hadis-i şerifte ne buyuruluyor?

Resulullah bizi Necaşi’ye gönderdi sallallahu aleyhi ve sellem. Bizler seksen kadar kişiydik, gönderilenler içinde ben, Cafer Abdullah Bin Arfede, Osman bin Mez’un ve Ebu Musa da bulunuyorduk. Biz Necaşi’nin yanına vardık. Kureyş müşrikleri de Amr Bin As ve Ammare bin Elverit’i bir takım hediyelerle ona göndermişlerdi. Amr Bin As ve Ammare Necaşi’nin yanına gelince onun önünde secdeye kapandılar. Sonra biri sağına, diğeri soluna geçtiler ve ona şöyle dediler. Amcamız oğullarından bazı insanlar, senin topraklarına geldiler. Bizden ve bizim dinimizden yüz çevirdiler. Necaşi, onlar nerde diye sordu. Onlardan birisi senin topraklarındalar. Adam gönder onları getirsinler dedi. Necaşi, adam gönderip onları getittirdi. Cafer, yani Hz. Ali radıyallahu anh hazretlerinin kardeşi olan Cafer, hani şehit olup da Caferi Tayyar lakabını alan Cafer, hani yetimlerini bırakıp da Allah yolunda Kur’an ve sünnet için şehit olan Cafer. Cafer müslümanlara bugün sizin sözcünüz benim dedi. Müslümanlar da kabul ettiler. Cafer içeri girdi. Selam verdi. Necaşi’ye secde etmedi. Orada bulunanlar sana ne oluyor da krala secde etmiyorsun dediler. Cafer, biz sadece Aziz ve Celil olan Allah’a secde ederiz dedi. Necaşi bu ne demek diye sordu. Cafer, Aziz ve Celil olan Allah bize peygamberini gönderdi. Peygamber ise bize Allah’tan başka herhangi bir şeye secde etmemizi, namaz kılmamızı ve zekat vermemizi emretti dedi. Amr Bin As onlar Meryem oğlu isa hakkında da sana muhalefet ediyorlar dedi. Necaşi, müslümanları siz Meryem oğlu isa ve annesi hakkında ne diyorsunuz dedi. Müslümanlar biz onun hakkında Aziz ve Celil olan Allah’ın söylediğini söylüyoruz. O kendisine hiçbir beşerin dokunmadığı, hiçbir hamilelik belirtisi taşımayan, kendisini Allah’a adamış olan Bakire Meryem’e Allah’ın ulaştırdığı emri ve ruhudur dediler. Abdullah Bin Mesud diyor ki bu konuşmalardan sonra Necaşi yerden bir çubuk aldı ve şöyle dedi. Ey Habeşliler! Ey papazlar ve rahipler! Allah’a yemin olsun ki onların isa hakkında söyledikleri, bizim onun hakkında söylediklerimizden şu kadar bile farklı değildir. Ey müslümanlar! Siz de hoş geldiniz. Onun yanında sizinle beraber gelenler de hoş geldiler. Ben şahadet ederim ki o Allah’ın resulüdür. Çünkü o bizim incil’de bulduğumuzdur ve o Meryem oğlu isa’nın müjdelediğidir. Gidin dilediğiniz yerde kalın. Allah’a yemin olsun ki eğer ben burada yönetici olmasaydım, onun takunyalarını taşıyan ve ona abdest aldıran ben olayım diye onun yanında giderdim. Necaşi müşriklerin getirdikleri hediyelerin geri verilmesini emretti. Hediyeleri geri verildi. Sonra Abdullah Bin Mesud erken döndü. Bedir savaşına katıldı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 722-723. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Hem imam ı Hambel’den hem imam ı Tirmizi’den, hem imam Malik’ten, hem Ebu Nuaym’dan, Kütüb-i Sitte’de bu hadisler mevcut. Neden hadisleri inkar ediyorlar? Çünkü bu hadislerde var. Ebdallar, Aktaplar, kutuplar, hadislerde geçiyor. Bunlar hadislerde geçiyor. O yüzden hadislerin hepsini inkar ediyorlar. O yüzden hadis düşmanlığı var. O yüzden sufi düşmanlığı var. Yaşayamıyor ya! Yaşayamıyor!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 722-723. Beyitler Şerhi

İnsan fiiliyatında Allah’ın yaratma gücüne dair bir örnek verir misiniz?

İnsan fiiliyatında Allah’ın yaratma gücüne dair bir örnek olarak ok atma fiiliyatı verilir. Ok atma fiiliyatı, cüzzi irade ile yaratılır. Ancak bu fiiliyatın gerçekleşmesi, Allah’ın emriyle olur. Oku normalde atma, yaratan Allah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 630-640. Beyitler Şerhi

Hadis ve sünnetin önemi nedir?

O yüzden hadisleri inkâr edenler, sünneti resulullah’ı inkâr edenler, bize kur’an yeter diyenler, Hz. Muhammed i Mustafa’ya sallallahü ve sellem hazretlerine, vahyin ikinci penceresi olan, ikinci perdesi olan sünnet i Resulullah ve hadisleri inkar ettiklerinden küfre düşüyorlar. Her hadis inkarcısı, hadislerin tamamını inkar ediyorsa, küfür ehlidir. Her sünneti Resulullah inkarcısı, sün,neti Resulullah’ın tamamını inkar ediyorsa, küfür ehlidir. Bunların nikahları otomatikman düşer. Bunlar evli olsalar dahi, çocukları veled i zina hükmünde olur. Bunların kestikleri yenmez. Bunların arkasında namaz kılınmaz. Bunların arkasında hacca gidilmez, ümreye gidilmez bunlarla beraber. Bunlara imam olarak tabi olunmaz. Bunlar erkekse, kadının hızla ondan boşanması gerekir. Eğer hadis inkarcısı kadınsa, müşrik noktasına düştüğünden, erkeğin de onu hızla boşaması gerekir. Çünkü müslüman bir erkeğin, müşrik bir kadını nikahında tutması caiz değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 620-629. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 560-568. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Disiplin lazım. işte o yüzden o dedi ki, vezir, halvetten çıkmama izin yok. Bu şeriaten, halveti terk edemezsin. Bir de tarikaten vardır, yani batıni olarak. Batini olarak ne? Bir şey de dışarı çıkmaya, bir şey söylemeye manevi izin gerekir. Dünya kelamı konuşman gerekiyor, manevi izin gerekir. Şeyhim bana dünya kelamı konuşmamı da yasaklamıştı. Evladım dünya kelamı da konuşmayacaksın dedi bana. Ben dünya kelamı da konuşmuyordum. Konuşman gerektiğinde sana mânen izin verirlerse konuşacaksın dedi. Güneşe çıkmayacaksın dedi bana. Sen kendi aklına dersin ki ya güneşle ne alakası var. Emir bu, güneşe çıkmayacaksın. Dışarı abdest almaya çıkarken, başına bir tane örtü örteceksin, Musta Efendi dedi. Güneşi görmeyeceksin hiç dedi. Ben abdest almaya çıkarken kafama bir şey örtüp abdest almaya çıkıyordum. Abdest alıyordum, kafamda kocaman battaniyemsi bir şey, hızla itikaf yerine gidiyordum. Güneşi görmek de yok, dünya kelamı konuşmak yok. Birinci gün üç lokma yedim, ikinci gün iki lokma yedim, üçüncü gün bir lokma ekmek yedim, dördüncü gün yiyecek, içeceğim yoktu. Bir çay vardı, dördüncü gün mahalleden ordan mahalleden birisi burda itikafa giren oruçlu gibisinden, şeyden, akşam ezanından önce, hiç haberim yok bundan, ben akşam ezanından önce çıkıyorum, abdestimi alıyorum, giriyorum içeri. Kimse beni rahatsız etmesin diye. Akşam ezanından önce oraya yemek koymuş. Ne koyduysa gitmiş, yatsıdan önce gelmiş hani boşları alacak, benim hiç haberim yok. Bir bakmış ki içinde irin ve kurt var. Almış yemeğini gitmiş. Adama demiş ki kocasına, herif senin paranda haram var demiş. Ne oldu? Vallahi demiş, itikafa giren birisi varmış orda, akşam demiş oraya yemek götürdüm, kanla irin olmuş, kurt olmuş, aldım geldim, senin paranda haram var demiş. Orda mahallede duyulmuş, kim helal mı haram mı denemek istiyorsa, gidin kapının önüne koyun. Birisi getirmiş bir kap zeytin koymuş. Bunları sonradan duyuyorum ben. Bir kap zeytin kurtlanmış, gitmiş. Vay, zeytin kurtlanır mı? Kurtlandı. Haram var. Hiç haberim yok bunlardan benim. Ben bir Oktay giriyordu içeri, bir Oktay itikaf yerine giriyordu. O da müsaadeli. Konuşmak da yok. O da gelir, zikir yapardı. Öyle değil mi? Tesbih çekerdi. Oktay dervişliğimin ilk başlangıcında, bütün kareler de vardır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 560-568. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 525-529. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Yusuf Aleyhisselam Züleyha’ya bir an gönlü meyledip ona doğru yöneldiğinde Yakup Aleyhisselam’ı delil olarak gözünün önünde gördü. Yakup Aleyhisselam dizlerine vuruyordu ‘Yusufffffff! Kendine gel.’ ve Cenâb-ı Hak ayet-i kerimede, kur’anında buyuruyordu. Eğer Yusuf delilimizi görmeseydi bir anda o da helak olacaktı. Allah, kadir i mutlaktır. Görendir, gösterendir. Cenab ı Hak hadis i kutsisinde vaat etmiş. Kim Allah’ı severse Allah da onu sever. Allah onu sevince gören gözü olur. Gören gözü olur. işte gören gözün o olursa binlerce, yüzbinlerce sayısız alemlerin bir anda gözünün önünde serildiğini görürsün. Ey sufi yolunda olanlar! Bu yola girip bu yolda hizmet etmeye çalışanlar! Önünüzde bunlar. Farzlara sımsıkı sarılın. Haramlar işlemeyin. Haramlara dalmayın. Dilinizi muhafaza edin. Nafilelerle Allah’a yaklaşın. Namazların sünnetlerini es geçmeyin. Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’nın ibadetlerindeki sünnetleri, Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in ibadetlerindeki nafileleri es geçmeyin. Onlarla Allah’a yaklaşılır. Mümkün olduğunca namazların sünnetlerini muhakkak kılmaya gayret edin. Muhakkkak! Kıla biliyorsanız iki rekat da olsa evvabin namazına devam edin. Gece namazına devam etmeye çalışın. iki rekatlık da olsa gece namazı kılın. Gücünüz yetiyorsa Pazartesi Perşembeleri oruca devam edin. Gevşemeyin! Gevşemeyin! Zikirlerinize devam edin, gevşemeyin. Sayısız Allah’ı zikredin. Tevhid çekin, ya Allah deyin. Sayısız salât u selâm getirin. Zikir kalbin cilasıdır. Kalp cilalanacak ki o göz görsün. Dilinize dikkat edin. Boş konuşmayın. Boş konuşmayın! Eğer gözünüzün önünde binlerce alem seyran etmiyorsa bir anda, gidilecek çok yolumuz var daha. Yürünecek çok mesafemiz var daha. Çok mesafemiz var. işte Allah öyle gözüne görüş gücü verirse, gözünde bu alem gibi yüzbinlerce alem bir anda tecelli ediverir. Senin iman ettiğin Allah, böylesine kudretli ve kuvvetli Allah. ‘Sana göre bu dünya pek büyüktür sonsuzdur ama bil ki Allah gücüne karşı bir zerre bile değildir.’ Bu dünya sana çok büyük gelebilir. Bu alem sana çok büyük gelebilir. Samanyolu sana çok büyük gelebilir. Bil ki Allah’ın ilminde zerreden bir farkı yoktur. Allah’ın ilminde zerre bile değildir bu alem. Bu alem ve diğer alemler, bütün alemleri toplasan Allah’ın ilminin önünde bir nokta kadar dahi kıymeti yoktur. Sana çok büyük gelir. ‘Aslında bu dünya sizin canlarınızla bir hapishanedir, haydin o yana gidin orasıdır ovanız sizin.’ Hadis-i şerifte buyurdu ki Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri: ‘Dünya mü’minin zindanıdır.’ Dünya mü’minin zindanıdır! Dünya mü’minin zindanıdır! O zaman bu dünya senin için hapishanedir. Bu dünya mü’minler için bir hapishanedir. O zaman bu hapishaneden kurtulmak gerek. Bu hapishaneden mevcut kurtuluştan önce kurtulmak gerek. Bu nedir? Bu hapishaneden biz kurtulacağız. Ölüm bize gelince, bu hapishaneden biz kurtulacağız ama gel sen özgürlüğünü önceden eline al. ‘Ölmeden önce ölünüz’ sırrına vakıf ol. Ölmeden önce ölünüz hali ile hallen. Bu hal ile hallen ki bu hapishaneden kurtul. Bu hapishaneden yoksa mecburi istikametde ölüm gelip çattığında zaten kurtulacaksın. Bu hapishaneden başka bir hapishaneye düşeyim deme. Bu hapishaneden başka bir hapishaneye gideyim deme. Diğer hapishane ne? Kabir azabı. Be mübarek müslümanlar. Bu dünyada çektiğiniz dünya kabir azabı yetmedi, bir daha ahirette kabir azabı mı çekeceksiniz? Gelin bu dünya ile işinizi bitirin. Ölmeden önce ölün sırrına vakıf olun. Özgürlüğünüzü elinize alın. Özgürlüğünüzü elinize alın. Özgürlüğünüzü elinize alın. Özgürlüğünüzü elinize almanız için sizin dünya ve ahiret meşgalesinden kurtulmanız gerekir. ‘Ey oğul bağı çöz. Ne zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın’. Gümüş bu dünyadır, altın ise cennet hayatıdır. Bağı çöz, sırf Allah için yaşa. Bağı çöz. Bu hayat denilen yaşadığın bu hayatta, kendini kur’an ve sünnete vakfet. Her halini kur’an ve sünnete uygun yaşa ve Allah’ı gözünün gördüğü görmediği her şeyden fazla sev. Onu herşeyden yüce tut. Allahı öylesine sev ki Allah’ın, istemediği herhangi bir hal, senin üzerinde tecelli etmesin. Allah’ı öylesine sev ki Allah seni kıskansın. Sen harama meyletmeye kalktığında Allah seni çepe çevre sarıversin. Seni başıboş bırakmasın. Seni salma deve gibi seni orta yerde ellemesin. Azatlama eşek gibi seni orta yere sürmesin. Senin çilbirinden tutsun, senin geminden tutsun, seni sımsıkı bağlasın kendine. Öylesine sev ki senin gözünde ondan başka birisini göstermesin. Öylesine sev! Sen harama meyledeceğim desen, o haramı gözünün önünden kaldırıversin senin. Yarabbi! Ali’nin döndüğü yere Hakkı döndür. Bu sır ile sırlanasın. Döndüğün yere Hak dönsün. Öylesine sev ki o seni her şeyden kıskansın. O seni kıskansın! Sen öylesine sev, sen öylesine aşık ol, o seni korusun. Hani Cenab ı Hak hadis-i kutside der ya benim öyle kullarım vardır ki beni zikretmekten dolayı benden bir şey isteyemezler. istemeye zamanları yoktur. Ben onlara benden istemedikleri halde ne ihtiyaçları varsa görürüm. Sen Allah’ı öyle zikret, sen öylesine kul ol, senin ihtiyaçlarını senin önüne getirir o. Diğeri koşar ihtiyaçlarını sağlamak için. Sen Allah’ı öylesine seversin, o senin ne ihtiyacın varsa senin önüne getirir. Sen öylesine sev. Bunun yolu farzları yerine getirmek. Bunun yolu, haramlardan uzak durmak. Bunun yolu, nafilelerle ona yaklaşmak. Sen öylesine sev, Cenab ı Hak önünde ardında dolaşsın, meleklerini sıralasın. Sen öylesine sev, seni meleklerin korumasının altında getirsin götürsün. Senin vekilin, senin sahibin olsun. Allah bizi onlardan eylesin inşaallah. Cenab ı Hak cümlesinin evlatlarına çocuklarına yardım etsin, cümlemizi muhafaza eylesin, cümlemizi korusun inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 525-529. Beyitler Şerhi

Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri ile edep ve adap dairesinde sahabe ile ilgili bir hadis var mı?

Namaz saati belliydi, namaz saatinden sonra otururlar Ashab-ı Resullah, Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerine soracaklarını sorarlardı. Onunla alakalı ayet-i kerime indi: ‘Kapıyı çalın, seslenin. Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri ses veriyorsa, içeri girin. Soracağınızı sorun, ses vermiyorsa rahatsız etmeyin.’ dendi. Bitti! Bütün dünya üzerindeki dervişlere sözüm.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi

Kurbanın yapılması ve dağıtımına dair hadis-i şerifler neler söylüyor?

Ümmetin toplandığı yerde toplanmakla mükellefsiniz, hadis i şerif. Ümmetin gittiği yoldan gitmekle mükellefsiniz, hadis i şerif. Ümmetin abdest aldığı gibi alacaksınız. Ümmetin namaz kıldığı gibi kılacaksınız. Ümmetin zekat verdiği gibi vereceksiniz. Ümmetinin hacca gittiği gibi hacca gideceksiniz. Ümmetin kurban kesdiği gibi keseceksiniz. Ümmetin kurbanı paylaştırdığı gibi paylaştıracaksınız. Yol belli. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri, kurbanının başında bekledi. Kurbanının başında bekleyeceksin. Kurbanının başında bekleyeceksin. Hasta değilsen, kötürüm değilsen, elin ayağın tutuyorsa oraya gideceksin, kurbanının başında bekleyeceksin. O kurbanını vekaletle kestirdi ama başında durdu. Hz. Aişe annemize dedi ki ya Aişe, gel kurbanının başında bekle. Bir vakıf hesabı gönder, sabahleyin keyfine bak. Yok öyle islam. Gideceksin, başında bekleyeceksin. Sabah namazını kılacaksın, gideceksin o zorluğu çekeceksin. ibadet çünkü. Kurbanını alacaksın, onu götüreceksin, kestireceksin, başında bekleyeceksin. Ondan sonra kendin poşetlere koyacaksın. Mahallende, apartmanında, etrafında fakir fukarayı göreceksin. Onlara dağıtacaksın. Paranı peşkeş çekmeyeceksin iki tarafa. ibadet ediyorsun. ibadetini edeceksin. Namazın var mı vekaletle kılan senin? Yok. Orucunu vekaletle tutan var mı senin? Yok. Ya kurban nafile ibadet! Bizim için vacip kardeş. Bu vacip, hanefiye göre vacip. Zekat verenler için hanefiye kurban vacip. Var mı vitir namazını vekaletle kıldıran? Hadi vitir namazını da vekaletle kıldırın o zaman. Yatırın banka hesaplarına para. Vitir namazlarınızı kılsınlar, o da vacip. imam ı Azam’a göre vacip. imam Muhammed, imam Yusuf’a göre nafile. Yatırın paralarınızı, millet sizin adınıza da vacip namaz kılsın hadi. Yok, bağırıyoruz burda, dinleyen yok. Allah bizi affetsin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 367-373. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 280-289. Beyitler Şerhi nedir?

O, müminlerin intikamını ortada bırakmaz. O, velilerin intikamını ortada bırakmaz. O, aşıkların intikamını ortada bırakmaz. O, fukara müminlerin sahibidir. Onların hakimidir. Onların koruyucusudur. Allah onlara zarar verenlerin intikamını alır. Allah intikam sahibidir. Dağıtır inlerine girer Cenab ı Hak, inlerinde dağıtır onları. inlerinde dağıtır! Birbirlerine düşürür Cenab ı Hak. Hiçbir şey bırakmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 280-289. Beyitler Şerhi

Hızır ile ilgili hadis ne anlatır?

Hızır ile ilgili hadis, Hızır’ın denizde bir gemiyi deldiğini anlatır. Bu delme işlemi, Hızır’ın zaman, mekân ve vakti hükmedebilmesine neden olur. Ancak, bu delme işlemi, Hızır için önemli değildir. Bu olay, Hızır’ın hikmetlerini ve delmenin içindeki birçok fayda ve hikmeti içerir. Bu hadis, delmenin zararlı olmaması ve hikmetli bir eylem olabileceğini gösterir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 230-240. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 180-185. Beyitler Şerhi nedir?

Senin sözünü doğru kabul ediyorum. Senin beyanının doğru kabul ediyorum. Senin beyanının üzerine şüphe koymuyorum.Beni aldatıyorsan, Allah’ı aldatıyorsun. Hiç kimse Allah’ı aldatamaz. Ben güvenmekle, Allah’a olan imanımı sergiliyorum. Ben güvenmekle Allah’a olan inancımı gösteriyorum. Ve güveniyorum.Ve benim bu güvenime eğer ki güvensizlikle cevap gelyorsa, Allah seni muhakkak helak edecekttir. Bitti!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 180-185. Beyitler Şerhi

Tevazu sahibi olmakla ilgili bir hadis nerede geçmektedir?

Yine İbni Mace’de geçiyor: ‘Kim Allah’ın rızası için Allah’ın kullarına karşı bir derece tevazu gösterirse bu sebeple Allah onu bin derece yükseltir.’ ‘Allah kibirli kimseyi alçaltır, tevazu sahibini yükseltir.’ Taberani’de geçiyor. Hz. Mevlana şöyle buyurmuş: ‘Toprak ol. Toprak ki gül bitsin. Çünkü gülü topraktan başkası göstermez. Taş baharla nasıl yeşerir? Mümkün mü? Toprak ol da renk renk gül bitsin. İşte bizim için sufilik, sufilik, nefsi toprak gibi mütevazi hale getirmektir.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Tevazu Sahibi Olmak

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler nelerdir?

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler şunlardır: ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Bir kimse cömertse Allah’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir, cömertleri sever’, ‘Allah cömert insanı sever’, ‘Allah cömerttir.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Cömertlik

Peygamberlerin dini tebliğ için ücret almadığına dair bir hadis verir misiniz?

Bir hadithi şerhte de başka bir sahab ediyor ki, Ayakkabının bağlı dağıya olsa. Anayakkabının bağlı düştü, onu dağıya istemeliyor İslâm, İslâm, Gerçekman’da Peygamberi Metodun üzerinde, dini tebretmekten, dini çalışmalardan dolayı, ücret istemek yoktur. Bir kimse ücret istiyorsa yapmış olduğu dini tebrilerden, yapmış olduğu dini çalışmalardan ücret istiyorsa ve. Ücret alıyorsa o Peygamberi bir metod üzerinde yürümüyor Peygamberi değil.

Kaynak: (NASİHAT/11) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti -14.12.2023

Dünya hayatına ait olmayan ruhlar neden dünyada yaşamaktadır?

Çünkü bu dünyaya ait değil hiç kimse bu dünyada oluşmadı. Çünkü. Ruhlar aleminden öteden geldi burada yaşadı işte başka bir hadis-i şerifte de gölgelenmek kadar diyor ya gelindi. Buradan da. Göçtü gitti dünya hayatı.

Kaynak: (NASİHAT/26) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 03.10.2024

İman etmekle ilgili bir hadis-i şerif var mı?

Tehlikeli noktada konuşanlar, ama o yüzden oruç tutmak bu manada her Müslüman ın üzerine farz. Eğer sağlığı bir sıkıntılı değil ise. Kimisi. Şeker hastası. Örneğin o tutmaması onun farz sayı tutmayacak, mesela tuttun mu. Geçen. Sene bu sene ne yapacaksın Allah gererim ameliyat oldun. Kaç parmak gitti şimdi iki mi oldu daha se tane var diyorsun Allah hayırlı şifa versin inşâallah. Amin öyle iki olmuş. Daha ardından seiz tane daha var diyor kendince fazla bir sıkıntı. Görmüyor. Rabbim şifalandır inşâallah.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

Hz. Peygamber’in bir hadîsi nelerden bahsetmektedir?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurur: "Sizden biriniz, beni anasından, babasından, eşinden, çocuklarından, ve bütün insanlardan daha fazla sevmedikçe îmânı kemâle ermez." Bir başka hadîs-i şerîfte "Yâ Resûlallâh, öyle bir zaman geldiğinde Müslümanlar çok olmayacaklar mı?" diye sorulduğunda Efendimiz: "Aksine, çok olacaklar; lâkin denizin üzerindeki köpük misâli olacaklar. Bir ağırlıkları olmayacak" buyurmuştur.

Kaynak: 339. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Bu noktada Allah’ın eli, ayağı, gözü, kulağı olmaz; Allah bu tür benzetemelere münezzeh midir?

Bu noktada Allah’ın eli, ayağı, gözü, kulağı olmaz; Allah bu tür benzetemelere münezzehtir. Bunların hepsi mânâdır. Sağ elden kasıt rahmet, bereket, lütuf, ve ikramdır. Bu tür hadîslerin üzerinde zâhirî mânâsıyla çok fazla tefekkür etmeye gerek yoktur; bunlar mânevî olarak bir hal noktasında veya kalbî ilim noktasında işâret yoluyla anlaşılacak beyânlardır.

Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Hadîs-i şerîfte bir kimseye sâlih bir ev, sâlih bir binek, sâlih bir eş — dünyalık olarak yeter, buyurulmuştur?

O zaman bir erkeğin evi varsa, evliliği götürebilecek maddî, ve mânevî gücü varsa, bir de bineği varsa, o kimseye evlenmek farzdır.

Kaynak: 676. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Allah’ın günahlarını sevaba çevirdiği kimseler kimlerdir?

Allah’ın seyyiatın sevaba tebdil ettiği kimselerdir onlar kimlermiş onlar. Allah’ın günahlarını sevaba çevirdiği kimseler mii. Bunlar feryat edecekler mahşerde. Keşke daha fazla günah işey demişsiniz diye sizin geçti bir başka hadis-i şerifte de şöyledir adamın birine kıyamet günü küçük günahları gösterilir, ve hesaba çekilir. Adamcağız büyük günahların da ortaya çıkacak mahvolurum diye düşünürken. Allah şu kulumun işlediği her. Kötülüğe karşı bir. Hasene yazın. Beklenmeyen bu lütuf karşısında adam. Taha kapılacak, ve benim büyük. Günahlarım da vardı onları göremiyorum. Keşke onlar da ortaya çıksa da karşılığını. Hasen eler verilse decek bunu. Peygamber naklederken böyle. Peygamber dişleri görününceye kadar gülmez genel olarak. Ama bunu söylerken. Peygamberin o kadar çok hoşuna gitmiş ki. Tabiri caizse arka dişleri bile görülmüş. Benim az önce olmayan dişlerim görüldüğü gibi bu, çünkü büyük bir müjde büyük bir psikolojik şok tedavi bu bakın psikolojik çok bir tedavi o kimse kendince ümidini kesiyor. Benim günahım affolur mu ben neler karıştırdım neler diyor kendince şimdi. Herkesin günahı kendine büyük gelmeli. Zaten normal bu küçük görmemeli. O kendince böyle ben şunları işledim bunları da yaptım bunları da yaptım derken bu. Hadisi kutsiler bu ayet-i. Kerime bu hadis-i. Şerifler onu şok bir tedaviye geçiriyor dur tövbe edersen senin günahların hayra çevrilir. Sen bir de mahşerde yakınır dövün sün biraz daha günah işlese eydim. Keşke diye.

Kaynak: Allah tövbe eden, inanıp salih amel işleyenlerin kötülüklerini iyiye çevirir

Günahın kalbte siyah nokta bırakması ne anlama gelir?

Tirmizî’de Hz. Ebû Hüreyre’den nakledilen hadîste şöyle buyurulur: ‘Kul bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer tövbe ve istiğfar ederse kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta büyür ve sonunda tüm kalbi kaplar.’

Kaynak: Allah çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever

Neden bazı ruhlar secde etmedi?

Nefis, ve şeytan yok iken Secde edenler ile etmeyenler neye göre, hangi emre göre ettiler, ve etmediler? Bu bir hadis-i şerif. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri eee buyuruyor. Kelime kelime eee aktaramayabilirim. Eee ruhları yaratınca Cenâb-ı Hak onlara secde emri verdi.

Kaynak: Ruhlar aleminde yapılan üç secde

Hadîs: İlminden istifâde edilmeyen âlim nedir?

Kıyâmet günü en şiddetli azâba uğrayacak kimse, ilminden faydalanılmayan âlimdir.

Kaynak: Sohbetlerini parayla verenden, Allah’ın dini parayla satandan daha zalim bir kim

Kim nereye davet ediyor?

Dinleyenler uyanık olacak. Çünkü hadis-i şerifler var. Sizin gibi konuşurlar. Sizin gibi namaz kılarlar.

Kaynak: Zaman, mümin ve münafığı ayırt eder

Zaman mahluk değildir ifadesiyle ilgili hadis-i kutsi nedir?

Siz zamana sövmeyiniz. Hadis-i kutsi. Siz zamana sövmeyiniz. Çünkü zaman Allah’tır.

Kaynak: Zaman mahluk değildir

Zaman mahluk değildir ifadesiyle ilgili bir diğer hadis-i kutsi nedir?

Allah zamana yemin ediyorsa asra yemin olsun. Sonuçta zaman zamana yemin ediyorsa zamanın üzerine yemin ediyorsa kendi üzerine yemin ediyor demektir.

Kaynak: Zaman mahluk değildir

Hz. Peygamber (s.a.v.) ne demiştir sevgi ile ilgili?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Hiçbiriniz, ben ona anasından, babasından, evlâdından, ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça gerçek mü’min olamaz." Bu hadîs, sevginin îmânın şartı olduğunu gösterir.

Kaynak: Benim sevgi anlayışım ütopik 20.10.22

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ne buyurmuştur?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Günahından tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir." Bu hadîs-i şerîf, tövbenin ne denli büyük bir kapı olduğunu göstermektedir. Hiçbir günah, Allah’ın rahmetinden büyük değildir.

Kaynak: Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir, Allah tövbe edenleri sever 09.10.21 #

Hadîs İnkârcıları ve Fitne Kaynaklar nelerdir?

Bunlar kâfirlerin borazanıdır, şeytanın boraz,anıdır. Bütün insanların dinlerini ifsâd ediyorlar. Hadîs-i şerîflerle alay ediyorlar. Bir eşcinsel çıkıp konuşuyor, bunlara destek verenler de büyük bir fitneye ortak oluyorlar.

Kaynak: Allah’ın ne kadar sevmediği, lanet ettiği var ise hepsi de ülkemizde var 30.09.2

Allah’ın Veli Kuluna Savaş Açmanın Akibeti nedir?

Hadîs-i kutsîde Allah Teâlâ buyurur: ‘Kim benim velime düşmanlık ederse ben de ona savaş açarım.’ Bu savaş açmak, veliye karşı gelmek şeklinde olmayabilir; uzaklaşmak, defans yapmak ya da ona karşı bir şer düşünmek de bu kapsamdadır. Sonuç şudur: Allah o kimseyi kenara yazar ve intikamı acı olur — o kimse şeyhsiz kalır.

Kaynak: Kim bilir nerde ne yaptın ki Cenabı Hak sana bir mürşidi kamil göstermemiş

Arabi’ye göre insanın Allah’ın suretinde yaratılmasıyla ilgili hangi hadisler ele alınmaktadır?

Arabi’ye göre insanın Allah’ın suretinde yaratılmasıyla ilgili ele alınan hadisler, Buhari ve Müslim hadisleridir. Bu hadisler, Allah’ın Adem’i kendi suretinde yarattığını ifade etmektedir. Bu hadisler, Allah’ın sıfatlarının tecelli ettiği ve bu sıfatların bir arada bulunduğu bir varlık olarak insanın yaratıldığını göstermektedir.

Kaynak: Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1

Hadîs: "Din nasîhattır" ne anlama gelir?

Hadîs: "Din nasîhattır" — Müslim, Sahîh, "Îmân", 95: "Din nasîhattır." Denildi ki: "Kimin için yâ Resûlallâh?" Buyurdu ki: "Allah için, kitâbı için, Resûlü için, Müslümanların imamları, ve umûmu için.".

Kaynak: "Din nasihattır" Nefsimize, eşimize çocuklarımıza etrafımıza nasihat etmeğe deva

Münkeri değiştirme mertebeleri nelerdir?

Hadîs: Münkeri değiştirme mertebeleri — Müslim, Sahîh, "Îmân", 78: "Sizden biriniz bir münker görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle; ona da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu da îmânın en zayıf mertebesidir.".

Kaynak: "Din nasihattır" Nefsimize, eşimize çocuklarımıza etrafımıza nasihat etmeğe deva

Allah’ın medh edilmesinden ne dersiniz?

Aynı hadis-i şerif şunu da vurgular: Allah, kendisinin medh edilmesinden hoşlanır. Bu, Allah’a herhangi bir katkı değildir; kul, Allah’ı kemal sıfatlarıyla andığında ve tenzih ettiğinde bizzat kendisi sevap kazanır, Allah’ın lütuf ve ikramına mazhar olur.

Kaynak: Allah kıskançtır, medihten Allah kadar hoşlanan bir kimse de yoktur bu sebepten

Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem ne buyurmuştur?

Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Başkasının ayıbını görünceye kadar kendi ayıbını ve kusurunu gören kimseye müjdeler olsun."

Kaynak: Kendi nefsini kusurlu görmüyorsan şeytan senin kalbine oturmuş 27.01.24

Âdem aleyhisselâm bu ilkenin işareti olarak görülmüştür: o mudur?

Hadîs-i şerîfte buyrulur: uykudayken söylenenlerden, delinin söylediklerinden ve unutulanlardan insanlar sorumlu tutulmaz. Hz. Âdem aleyhisselâm bu ilkenin işareti olarak görülmüştür: o, Allah’ın emrini unuttu ve hatayı irtikâb etti; ancak bu unutmanın sorumluluğundan kurtuldu.

Kaynak: Adem a.s edebi terk etmedi hatayı kusuru kendi nefsinden gördü

Salih rüyalar, Peygamber’in 46 cüzünden bir cüz müdür?

Allâh’a böyle sımsıkı sarılanlar, hakkel-yâkîn mertebeşinde Allâh’ın gönüllerine ilham ederip etmediği sorusu gündeme gelmektedir. Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîfleri burada önem kazanır. Salih rüyalar, Peygamber’in 46 cüzünden bir cüzdür.

Kaynak: (NASİHAT/6) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 15.06.2023

İslâm dini "akıl dîni" olarak tanımlanabilir mi?

İslâm dîni "akıl dîni" diye târif edilmeye çalışılıyor. Aklı ilâhlaştırmak Batı’dan gelme bir öğretidir. Bir kimse âyet aklına uyuyorsa kabûl ediyor, uymuyorsa inkâr ediyor; hadîs-i şerîfi aklına vuruyor, kabûl ederse alıyor, etmezse reddediyor. Peki hangi akıl bu?

Kaynak: (NASİHAT/12) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti -04.01.2024

Hadîs-i şerîf: İstemeden gelen hediye hakkında ne anlatılmaktadır?

Hadîs: İstemeden gelen hediye hakkında — Müslim, Sahîh, "Zekât", 99: Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a Resûlullâh’ın buyurduğu hadîs: "Sen istemeden sana bir gelirse, o Allah’ın lütfudur."

Kaynak: (NASİHAT/12) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti -04.01.2024

Adem’in tövbesi ne anlama gelir?

Hadîs: Adem’in tövbesi — Nefsimi uyanlardan oldum, beni affeyle.

Kaynak: (NASİHAT/19) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.03.2024

Hadîs: Ümmetin fitnesi mal sevgisidir ne anlama gelmektedir?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Her ümmet için bir fitne vardır; benim ümmetimin fitnesi de maldır." (Tirmizî).

Kaynak: 673. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Hanzala radıyallâhu anh hadisi ne anlatır?

Hanzala radıyallâhu anh hadisi: "Senin yanından çıkınca dünya, ve şeytan bizi zaptediyor." Resûlullah: "Buradaki hâlinizi korusanız meleklerin size selâma durduğunu görürdünüz. Ey Hanzala, bazen öyle bazen böyle olur." — Müslim.

Kaynak: 674. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Beyhakî’de geçen hadîs-i şerîfte ne buyurulmuştur?

Beyhakî’de geçen hadîs-i şerîfte ‘Allah, kendisini zikretmeyen bir kula gazap eder’ denilmiştir.

Kaynak: 677. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Müsned’ül-Firdevs’te ne rivâyeti yer almaktadır?

Müsned’ül-Firdevs’te ise ‘Kalpler Allah’ı anmadığı zaman kararır’ rivâyeti yer almaktadır.

Kaynak: 677. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Tirmizî’de rivâyet edilen hadîs-i şerîfte ne buyurulmuştur?

Tirmizî’de rivâyet edilen hadîs-i şerîfte ‘Cennette Allah’ı zikredenler için öyle yüksek dereceler vardır ki hiç kimse onların derecesine ulaşamaz’ buyurulmuştur.

Kaynak: 677. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân — Allah, kendisini zikretmeyen bir kula gazap eder konusunda ne anlatılmaktadır?

Hadîs: "Allah, kendisini zikretmeyen bir kula gazap eder."

Kaynak: 677. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Hadîsleri toptan reddedenlerin hükmü nedir?

Daha da ileri giderek hadîs-i şerîfleri toptan reddeden, inkâr eden yeni bir Müslüman türü ortaya çıkmıştır. Onlar da kendilerini "Müslümanız" diye nitelendirmektedir. Bir kimse kendisini Müslüman olarak nitelendirdiği müddetçe bizim ona "sen kâfirsin" deme hakkımız yoktur. Ancak hadîslerin hepsini inkâr ediyorsa, imâmların ictihadları vardır, ve onların küfre girdiğine fetvâ verilmiştir.

Kaynak: Hazreti Peygamberi SAV küçük düşürücü sözler insanı küfre götürür

Teşebbüh yasağı nedir?

Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: "Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o onlardandır." Bu uyarı, yalnızca dış görünüşle sınırlı değildir; yaşam tarzı, değerler sistemi, ve dünya görüşünde de kâfirlere benzemeyi kapsamaktadır.

Kaynak: Allah Resulü kafirlere hiç uymadı 12.1.23

Müslümanlar bugün neden Batı medeniyetini taklit etmektedir?

Bugün müslümanlar, giyim kuşamdan yaşam tarzına kadar pek çok alanda Batı medeniyetini taklit etmektedir. Hâlbuki İslâm, müslümana kendine özgü bir kimlik, ve şahsiyet inşâ etmeyi emretmiştir. Teşebbüh yasağı, müslümanın îmânî şuurunu, ve İslâmî kimliğini korumasının temel şartlarından biridir.

Kaynak: Allah Resulü kafirlere hiç uymadı 12.1.23

Hadis inkârcısı: Hadisleri toptan reddeden küfür ehlidir; cenaze namazı kılınmaz mıdır?

Hadis inkârcısı: Hadisleri toptan reddeden küfür ehlidir; cenaze namazı kılınmaz.

Kaynak: Küfre düşen bir kimse oradan tövbe edip geri dönmüyorsa küfür ehlidir onu kendin

Hadis kitaplarında geçen hadisleri kabul ediyor muuz?

Biz hadis kitaplarında geçen bütün hadisleri kabul ettik. Regip bir sonuç değil. Regip bir yola girişin kapısı. Bugün Regaip Kandili. Biz o yolun kapısındayız. Yani affın, mağfiretin, yani rağbet etmenin, yani güzelliklerin, hoşlukların, yani bizim Allah’a vuslat kapımızdır. Regip.

Kaynak: Hazreti Peygamber Recep ayında oruçlarını, zikrini, şükrünü arttırırdı

Hadis inkarcıları ne demektedir?

Sizinkiner olmasın. Biz hadisleri inkar etmiyoruz. Sahih değilmiş. Biz hadis kitaplarına geçen bütün hadisleri sahih olarak görüyoruz.

Kaynak: Hazreti Peygamber Recep ayında oruçlarını, zikrini, şükrünü arttırırdı

Regip Kandili nedir?

Regip Kandili, bugünün tarihi. Regip bir sonuç değil. Regip bir yola girişin kapısı. Bugün Regaip Kandili. Biz o yolun kapısındayız. Yani affın, mağfiretin, yani rağbet etmenin, yani güzelliklerin, hoşlukların, yani bizim Allah’a vuslat kapımızdır. Regip.

Kaynak: Hazreti Peygamber Recep ayında oruçlarını, zikrini, şükrünü arttırırdı

Hadisleri inkâr edenler peygamberi inkâr etmiş olur; bunu Halit Hoca söylemişti?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in peygamberliğini ilan etmesi öyle bir hadisedir ki: "Biz azimüşşan, öyle bir Peygamber tayin etmekteyiz" — bu böyle yüksek bir derece. Hadisleri inkâr edenler peygamberi inkâr etmiş olur; bunu Halit Hoca söylemişti.

Kaynak: 32. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Hz. Muhyiddîn ibn Arabî’nin "Rabbim, hayretimi artır" sözü nasıl yorumlanmaktadır?

Hz. Pir bu "Rabbim, hayretimi artır" sözünü Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in hadisi olarak almaktadır. Bazı kaynaklarda bu söz Hz. Ali radıyallahu anh hazretlerine de nisbet edilir; ama Hz. Muhyiddîn ibn Arabî hazretleri bunu Nebevî bir söz olarak benimsemiştir. Bu, "benim nasibimi artır, ikramını artır, lütfunu artır" anlamındadır. Sâfiye makamının hâli budur: bu makamda huzur ile hayret iç içedir. Sâfiye makamına ulaşan kimse her daim hayret hâlindedir; çünkü her an yeni bir tecelli açılmaktadır.

Kaynak: 30. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları