Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Reddiye ve Modernizm

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Reddiye ve Modernizm(84)

Velâyet Vahyi ve Bayındır Sohbeti konusunda neden bir sohbet yapılmıştır?

O kimse velîlerden ise yaşlandıkça dünyâ ile bağını kesmesi gerekir. Bu dünyâ ile bağını kesmesi, dünyayı sevmemesi ile alakalıdır. Dünyaya âşık değildir. O aman şurada benim villam olsun, yok Beykoz sırtlarında iyi bir villa almam lazım diye düşünmez. Yok deniz kenarında benim de hakkım değil mi, bir yazlığım olsun benim de diye düşünmez. Ve böyle düşünüyorsa, böyle yaşıyorsa o zaman dikkat etmek lazım. Bunlar Hz. Muhammed Mustafâ’nın ölçüsünün dışında olan şeylerdir. Bir başkası Müslüman kimse. Bir villa sahibi olabilir, biz kimseyi kerih görmüyoruz. Yazlık da olabilir, kerih görmüyoruz. Ama bir kimse mürşid-i kâmil ise onun villada yatacak zamanı yoktur, onun deniz kenarında tat民警.

Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2160. Beyit: Çalgıcı Hitâbı, Velâyet Vahyi ve Bayındır So

Şeytan aile fitnesi nedir?

Şeytan Aile Fitnesi — Gezdirilmeyen Eş ve Bayındır Hayât Direği. Şeytan, aile içinde çatışmaları, kavga etmeyi ve aile üyelerini birbirinden ayırmayı amaçlar.

Kaynak: 2025 Sohbeti : Sahte Önderlerin “Yarın” Sözü ve Hakikat Kapısı — Mesnevî 2280

Hz. Peygamber’in mü’minin ümmetinde yapacakları hadisi nedir?

Hz. Peygamber’in «Mü’minin Ümmetinde Yapacakları» Hadîsi: «el-mü’min yatba’u alâ külli bilâdin gayre’l-hıyâneti ve’l-kizbi» (Mü’min her şeye düşebilir lâkin hâinlik ve yalanı yapamaz) — Beyhakî, Şu’abu’l-Îmân 4/207; Mâlik, Muvatta , Kelâm 19; «mü’minin yalan-hâinlik istisnâsı» — modern uygulamalar — Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe ; «hovardalık-aykırı işler» — modern Karabaş tâbiri — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi (Din-Akıl-Can-Mal-Namûs Emniyetle

Gazâlî’nin eleştirilmesi gerekir mi?

Gazâlî eleştirilecekse de eleştirilmesi gerekir ki ders çıkaralım. Bugün ne ders çıkaralım? Bu konuda ben Gazâlî’yi eleştirenlere reddiye yapma noktasında değilim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Aristo’nun İskender’e Mektubu, Sünnî Fıkıh ve İmâm-ı Gazâlî Tedrî

Vahhabi hareketi Bosna’da nasıl gelişti?

Bosna’da da gördük biz onları. Bunlar Bosna’da da önüne gelene kafir diyorlardı. Adamın babası Bosna’da cihâd etmiş, bu gitmiş, iki sene orada Suudi Arabistan’ın parasını yemiş, olmuş bir vahabi, paçalar dizinin altında önüne gelene kafir diyor.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı

Cuma Namazının Kadınlara Farz Olmaması nedeni nedir?

Cuma Namazının Kadınlara Farz Olmaması — Ebû Dâvûd, Salât 215; İbn Mâce, İkâmet 78 (Târiku b. Şihâb tarîkiyle): «Cumua haqqun vâcibun alâ külli müslimin fî cemâatin illâ erbe’a: abdun memlûkun, ve’mra’etun, ve sabiyyun, ve marîz» (Cuma 4 sınıf hâriç müslümanın cemâatla kılması farz olan haktır: kölesi, kadın, çocuk, hasta); İmâm Muhammed eş-Şeybânî, el-Asl ; İmâm Mâlik, el-Muvatta : kadınların Cuma’ya gelme cevâzı ile farz olmaması farkı; Mustafa Efendi’nin Hz. Peygamber’in Mekke’de bütün mü’minleri topladığı tarihî tahkîki.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Recep Kandili: Yûnus 108 Sohbeti

Miras paylaşımında selektif İslâm hukuku reddiyesi nedir?

«Hiç Namaz Kılmıyorsun ama Miras’ta İslâm’ı Uyguluyorsun» Çelişkisi; Dârülharp İçtihâdı: İslâm Hukukunun Uygulanmadığı Yerde Kişinin Kendi Kendine Hadd Uygulayamaması; Hitâm — Eûzu-Besmele, Tevhid, El-Fâtiha

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

SMA hastaları için yardım toplama neden önemli?

Bir Çok Toplu Ulaşım İstasyonunda Yardım Toplanması; Bazı Arkadaşların Ailelerinde de SMA Var; Bazı Uzmanlar Tedavinin Mümkün Olmadığını, Sadece Hayat Kalitesi-Ömür Uzatma İhtimâli Olduğunu Söylüyor; Trilyonlarca Yardımın Doğru Yere Gidip Gitmediği Belirsiz

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

Mehir hakkı nedir ve imâmın yetkisizliği neden söz konusu?

Kız Kardeşin Mehrini Kestiklerinde Altınlarını Üzerinde İstemesi, İmâmın Kabul Etmemesi, Üç Asker Ücreti Kabul Etmesi, Gönül Rızâsı Olmaması; Mustafa Efendi: «İmâmın Böyle Demeye Hakkı Yok, Mehir Kadının Hakkıdır İstediği Kadar İster»

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

Aşure Günü 200 polisle hedef olma hatırası nedir?

«Cuma Camii’nde 100 Üzeri Resmî, 200 Üzeri Polis-Terörle Mücâdele Hazırlığı»; Vakfın Müntesiplerinin Bakan Yardımcısı-Bakan-AK Parti Genel İdare Kurulu-Vali-Emniyet Müdürü Aramaları; «Bir Hareket Bekliyorlar, Bizi Derde Sokmak İçin» Aşure Günü Vicdânsız Yöneticilere Sitem

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

Hukuk tarihi ne anlama gelir?

Hukuk tarihisinde ne yapılması gerekiyorsa yaparlar. Onlar da akıllarını başlarına devşirirler. Hukukun dışına çıkmazlar. Hukuk tarihisinde ne yapılması gerekiyorsa yaparlar.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

SMA hastaları için yardım toplama nedir?

SMA Hastaları İçin Yardım Toplama Sorusu — Bir Çok Toplu Ulaşım İstasyonunda Yardım Toplanması; Bazı Arkadaşların Ailelerinde de SMA Var; Bazı Uzmanlar Tedavinin Mümkün Olmadığını, Sadece Hayat Kalitesi-Ömür Uzatma İhtimâli Olduğunu Söylüyor; Trilyonlarca Yardımın Doğru Yere Gidip Gitmediği Belirsiz — Mustafa Efendi: «Hükmetmemiz Mümkün Değil»

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

Aşure geleneği nedir?

Aşure Geleneği — Tarihî Boyutu — Hz. Nûh’un (as) gemiden indikten sonra kalan erzaktan yapılan ilk yiyecek (Buhârî Savm 2; Müslim Sıyâm 116); Hz. Mûsâ (as) Firavûn’un Kızıldeniz’de helâkı (Muharrem 10); Hz. Hüseyin’in Kerbelâ Şehâdeti (Muharrem 10, Hicrî 61/680); Anadolu Türk gelenğinde Muharrem’in 10. günü 12 çeşit malzemeyle yapılan tatlı, dergâh-câmî-evlerde dağıtım; Mevlevî, Bektaşî, Halvetî tarîkatlarında özel ritüel.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Karabaş-ı Velî Tekkesi Davasında Danıştay Zaferi: Pazarlık Usulü

İbn-i Rüşd’ün Tehâfutu’t-Tehâfut nedir?

İbn-i Rüşd’ün Tehâfutu’t-Tehâfut — İbn Rüşd (1126-1198), Tehâfutu’t-Tehâfut ; Faslu’l-Makâl ; Bidâyetu’l-Müctehid . Gazali’nin Tehâfutu’l-Felâsife ‘sine reddiye; Aristoteles felsefesini İslâm akîdesiyle uzlaştırma teşebbüsü; Batı (Latin Averroizm) tarafından desteklenmesi. Bu eser, Gazali’nin Tehâfutu’l-Felâsife’sine karşı bir reddiye olarak yazılmıştır. Bu eser, Aristoteles felsefesini İslâm akîdesiyle uzlaştırma teşebbüsü olarak kabul edilir ve Batı tarafından desteklenmiştir.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mâverdî Sohbeti: Akıl-Vahy Münâsebeti, «İslâm’da Yenilenme Geriye

Türkler’de Şamanizm Reddi nedir?

Bayındır’ın yaslandığı bir dağ var ya o gördüğünüz dağın yüzde sekseni dedemin babasının. Bir şey anlatıyor herhalde değil mi? Evet. annemle bir yere gideceğin zaman arabayla dahi gitsen gidemezsin. Aaa Mustafa oğlum şurada yavaşça biraz. Anne ne oldu? Burası 35 dönümde oğlum kırdı bizim burası bizimdi dayın sattı. Burası 20 dönümde oğlum bu tarla bunu Ortancı dayın sattı. Burası şu gıdandı filanca sattı. Burası bu gıdandı şu için satıldı. Burası böyle komple bu zeytinlik var ya oğlum ee burası komple bizimdi bunu filanca zamanda satıldı. Kadının içi gidiyor. Allâh rahmet eylesin. Dedem de böyle bir kimse dünyaya önem vermemiş. Önemi vermemiş. Satmış babasından kalan yerleri. Demirtaşlılar gibi yemiş.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mâverdî Sohbeti: «Din Devletin İkiz Kardeşi mi, Devlet Dini Yönet

İşinde haris olmak ne demektir?

Bir sufi işinde haris olmalıdır. İşinde disiplinli olmalıdır. İşini düzgün yapmalıdır. Sufi ahlakıdır bu. Her sufi işinde maharetli olmalı. Her sufi işini en düzgün şekilde yapmalı. Nerede olursanız olun. Benim hakkımı verdiydi, vermediydi, az aldıydım, çok aldıydım, yok. İşinde haris ol, disiplinli ol. Sabah dükkanın kaçta açılması lazım? Sekiz buçukta. Sen sekizde aç. İşinde haris ol. Müşteriyi iyi karşılay. Kimseyi kırma. Kimseyi üzme. Kimseye tepeden bakma. Her gelen müşteriye hakkın gönderdiğini anla. Hakkı hakkın gönderdiğini anlarsan, onu aldatmazsın, onu incitmezsin, onu kırmazsın, onu üzmezsin. Ona tepeden bakmazsın, onu iteklemeksin.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1598. Beyit: «Canlar Aslen İsâ Nefesidir»; 70 Bin Hicâb P

İnternet şeyhi nedir?

«İnternet Şeyhi» = İnternet Sana Şeyh Olmuş; «Beni Kıskanıyor, Şeyh Olmamamı İstiyor» Diyen Burnunun Ucunu Görmeyen Mürid Hikâyesi

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1598. Beyit: «Canlar Aslen İsâ Nefesidir»; 70 Bin Hicâb P

İnternet şeyhi reddiyesi ne demektir?

İnternet şeyhi reddiyesi, internetten esmâ ihdâs ederse silsile bozulur, manevî feyz kesilir. Tasavvufta esmâ verme yetkisi mürşid-i kâmile aittir.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1598. Beyit: «Canlar Aslen İsâ Nefesidir»; 70 Bin Hicâb P

Programlar Kesildikten Sonra Mahalledeki Mücadele Nasıl Sürer?

Bayındır-Ödemiş-Bursa’da Her Şeyi Sıfırdan Dergâh Çalışmasıyla Kurmak

Kaynak: 2023 Sohbeti — Ramazan’ın Son Gecesi: Nasip-Kader İlişkisi, Uhud-Hudeybiye-Hende

Ahir Zaman Sabır Âdâbı neden önemli?

Gelip beni incelesinler, araştırsınlar. Beni tanısınlar ki sendirumdan kurtulmanın yolunu bulsunlar. Ve sabah akşam bir hap olarak mı verecekler? Bir şırıngada mı verecekler? Bu psikolojiden milletin kurtulması lazım. Bir sendirum halinde. Bakıyorum arkama bir sürü sendirum var. Millet kafayı yemiş. Mustafa Özbah’la yatıyorlar, Mustafa Özbah’la kalkıyorlar. Ya ben fakir garip bir insanım. Bayındır’ın yanık dağlarından kopmuş gelmişim buraya. Benim önümde bir siyasetçi yok, arkamda bir bürokrat yok. Benim önümde, arkamda, sağımda, solumda Allâh var. Ben buna inanıyorum. Ya bu sendirom sizi üzer. Psikiyatrilik olursunuz, bozulursunuz. Kafayı kıracaksınız. Buradan bütün ülkenin psikiyatrileri, profesörler, doçentler toplansınlar.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Aşûrenin İptali, Karabâş Tekkesinin İhale Davası, Ahir Zaman Sabı

Dünya Aldatmasi ve Ahiret Gercegi konusunda ne anlatılmaktadır?

Buna çok içerleniyorum. Buna çok canım yanıyor. Sebebi şu, yeni dağ Cumhuriyet Bayramı kutlandı, öyle mi? işte oralara girmek istemiyorum şimdi. İnsanlar kendilerince, kendi dairelerinde işgalcilere karşı mücadele ettiler. Biz onlara terörist diyebilir miyiz şimdi? Benim anne dedem, anne dedem, arkadaşları ile beraber hepsini silahlandırmış, kuşandırmış, dağa çıkmış. Yunan işgaline karşı çıkmak için. Ve bayındır da dedem, siri bile heyecanlandı Yunan işgalini duyunca. Dedem, arkadaşları ile kızanları ile Yunanlı askerlere hiç rahat vermemişler. Savaşmışlar, mücadele etmişler. Orada savaştıkları, mücadele ettikleri için de, bunlara İstanbul, İzmir’de Yunan bırakıp gidince, bunlar askerlikten muaf tutulmuş, belgelerini alıp gelmişler.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1775. Beyit

Yunan işgaline karşı çıkmak ne demektir?

Benim anne dedem, anne dedem, arkadaşları ile beraber hepsini silahlandırmış, kuşandırmış, dağa çıkmış. Yunan işgaline karşı çıkmak için. Ve bayındır da dedem, siri bile heyecanlandı Yunan işgalini duyunca. Dedem, arkadaşları ile kızanları ile Yunanlı askerlere hiç rahat vermemişler. Savaşmışlar, mücadele etmişler.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1775. Beyit

Bayındır ve Ödemiş arasındaki fark nedir?

Tutturmuşlar burası Bayındır gibi değil. Burası Bayınd,ır gibi değil. Bayındır’da meydandan bir ucundan tut bir ucuna giderken 15 tane meyane var. Bir cadde üzerinde. Hancı sarhoş yolcu sarhoş. Ben anlatıyorum şimdi Bayındır anlatıyorum onlara. Onlar zannediyorlar orada 15-20 tane 30 tane dervişi gördü. Bayındır çok böyle mübarek bir yer. Hoş mübarek bizim Harun Hoca’yla Adem Aleyhisselâm’la ayak izi orada. Bayındır’la Adem Aleyhisselâm. Öyle bizim Harun Hoca öyle bir fetva verdi. Şimdi bir de ara boynundan başka bir yerden de değil. Öbür mahallelerden de değil yani. Ara boyun mahallesinden. Şimdi çalışmıyoruz demiyorlar da. Sufilik olarak da. Dervişler de aynı. Dervişlerin bulunduğu merkezler de aynı.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1815. Beyit: Dünyâ Aldatması ve Hıcr 99

Küfürün tanımı nedir?

Bir profesör, neydi o? Süleymâniye Vakfı’nın başındaki profesör. Abdülazîz Bayındır. Mesela dedi ki, Allah, bunu kulağımla işittim televizyonda. Allah dedi, kulunun ne yapacağını bilmez dedi, kaderi bilmez dedi. Dinlediniz mi bunu? Evet, Cenâb-ı Hak yarattığı varlığın hepsinin üzerinde hakimdir ve hepsinin ne yapacağını ne yapmayacağını bilir. Birisi kalksa Allah bunu bilmez dese o küfür sahibidir. Küfür ehlidir. Onun arkasında namaz kılınmaz, onun kestiği yenmez. Buradan tövbe etmediği müddetçe.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hakîkat Ayıbı Görmemek

Günlük yaşamda meydana gelen bazı sorunlar nelerdir?

Tarhana çorbasını unuttu bütün herkes. Unuttu. Tarhana çorbasını yapmasını bilen kadın kalmadı zaten. Tarhana çorbasını yapmasını bilen kadın kalmadı. Tarhanayı yapacak tarhanayı yapacak kadın kalmadı. Makarnayı kesecek kadın kalmadı. Makarna yapacak, erişte yapacak, erişte diyorlar, Bursalılar. Biz Bayındır’da makarna deriz. Makarna yapacak kadın kalmadı. Hazır her şey. Yarın öbür gün fırınlar çalışmasa ekmek yapacak durumda değil insanlar. Ekmek yapacak durumda değil. Alın size kaos.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Ma’rifet Kapısı Sabır

Muhtasar Kur’ân Tehdîdi ve 35 Yıllık Îbâz hakkında ne söylenmektedir?

Muhtasar Kur’ân Tehdîdi ve 35 Yıllık Îbâz: Âyetleri Kur’ân değildir deme küfrü — Bakura 2/85 (“Bir kısmına inanıp bir kısmına inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların dünyâ hayatında rüsvay olmaşlığı şeydir”); Nisâ 4/150-151 (Allah ve resûllerinin arasını ayırmaya çalışma); Türkçe Kur’ân tasarısı ve “muhtasar Kur’ân” tehlikesi — Süleyman Ateş’in Türkçe Kur’ân polemiği; Cân Dinç, Yaşar Nuri Öztürk gibi modernist kalem erbabı çalışmaları; Buhârî ve Tirmizî’nin klasik muhtasar nüshaları — ez-Zebîdî, Muhtasaru Sahîhi’l-Buhârî ; muhtasar tefsir örnekleri — Elmalılı Hamdi Yazır muhtasarı ve orijinal 9 ciltlik Hak Dîni Kur’ân Dili ; ilâhiyâtçıların faiz fetvâsı tartışması — Bakura 2/275-281; yabancı servisler eliyle Kur’ân tahrîfi plânı — Üstüoğlu Yusuf, İslâm Dünyasına Karşı Oryantalizm ; Edward Said, Orientalism ; dînin para ve makam haline getirilmesi — Tevbe 9/34-35; sivil ve siyâsî kanatta suskunluk ve vurdumduymazlık — İbrâhim 14/46 (“Neredeyse onların hileleri dağları yerinden oynatacaktı”); Mehdîyi bekleyen ve ölü olarak geleceği zannedenlerin zâhid kanadının eleştirisi — Fahruddîn Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb ; “birisi tıkkak senin yerini alır” prensibi — Bakura 2/54 (“Âyetimizi tekrar ettiğimiz o gün, dilerseniz yerinize başkalarını getiririz”); Muhammed 47/38 (“Eğer yüz çevirirseniz yerinize sizden başka bir kavim getirir, onlar sizin gibi olmazlar”); Mâide 5/54 (“Allâh bir kavim getirir ki onları sever, onlar da O’nu sever”); 35 yıllık hizmet uyarısı — Mustafa Özbağ’ın 1987’den beri verdiği sohbet hizmeti biyografisi; kendini koruma ve makamı terketme emri — Abdülkâdir-i Geylânî, Fütûhu’l-Gayb ; Ebû Eyyûb el-Ensârî hicreti ve mescid-i nebevî’nin Ebû Eyyûb’un avlusundan inşâ edilişi — İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ ; İbn-i Hişâm, es-Sîre ; Konstantin kuşatması şehâdeti — İbn-i Kesîr, el-Bidâye 8/69; bayrâm âdâbında cemaatle birleşme, küsleri barıştırma, fakire ıydiyye verme emri — İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn , Kitâbü’l-Edeb fi’l-Îd ve’n-Nezarı ilel-Hilâl; sohbetin Fâtiha maa’s-salavât ile kapanışı — İmâm-ı Âzam’ın meclis âdâbı; “Allâh’a emanet olun” veda klasiği — Buhârî, Cihâd 132; Allâh’ın iki aklın bir araya gelmemesini dilemesi — Tevbe 9/67-68 (münâfıklar için); Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân’ı mü’minler üzerinden koruma — Hicr 15/9 (“Şüphesiz ki Zikr’i Biz indirdik ve elbette onun koruyucuları da Biziz”)

Kaynak: 2022 Sohbeti — Ramazan Bayramı Açılışı

27. Sohbetten çıkarılacak âmelî dersler nelerdir?

Dinde reform bir günde olmaz: Süreç analizi yap, tek olaya takılma. Hadîs inkârcılığı yüzyıllık haçlı projesi: Çocuklarını buna göre yetiştir. Hadîslerin tamâmını inkâr eden kâfirdir. Ehli Sünnet-Şia-Vahhâbî ayrışması Haçlı oyunu. Google’a değil İmâm-ı A’zam’a inan. Zayıf hadîsi bile savun: Provokasyona gardını al. 28 Şubat’ta bile zikre gidenler dîni ayakta tutar. "Bu ülkede Allâh demek bedava değildir."

Kaynak: 27. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — 4 Şubat 1932 Reformu, Hadîs İnkârcılığ

Selefî-Vahhâbî akımı nedir?

Hz. Mevlânâ’ya küfür fetvâsı verenler, Yûnus Emre’ye küfür fetvâsı verenler, Hacı Bektâş-ı Velî hazretlerine küfür fetvâsı verenlerin kökü dışarıdadır. Bosna-Hersek’e gittiğinizde, oradaki dergâhlarda ve tekkelerde Yûnus’un Türkçe ilâhîlerini dinlersiniz ve kendinizi kendi vatanınızda görürsünüz. O Yûnus’a küfür fetvâsı verenler Selefî-Vahhâbîlerdir. Onları da kuran İngilizlerdir.

Kaynak: 7. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Gelibolu Mevlevîhânesi Ana Şeb-i Arûs P

Efendi hazretlerinin 5. sohbet-i şerîfinden çıkarılacak âmelî dersler nelerdir?

Efendi hazretlerinin bu 5. sohbet-i şerîfinden çıkarılacak âmelî dersler şunlardır: Çocuklarını ve gençlerini âile hayâtının içine dâhil et: Onlar olmazsa ümit kesilmiş demektir. Kökü dışarıda hareketlere kapılma: Maddî-manevî desteği dışarıdan olan yapılar mutlaka bir ajandaya hizmet eder. "Gel ne olursan ol gel" — ama Kur’ân-Sünnet yoluna gel: Hevâ-heves, şeytaniyet, nefsâniyet değil. Uhud Okçular Tepesi dersini unutma: Ganimet endîşesi, zafer kazanmış olsan bile seni bozar. Yemen’i ümmet olarak unutma: "İman Yemen’dendir" hadîsi mucibince bizim ciğerpâremizdir. Anadolu’nun dört velîsini ezberle: Mevlânâ, Hacı Bektâş-ı Velî, Yûnus Emre, Muhyiddîn İbn Arabî. Sûfîlik Allâh korkusundan önce Allâh sevgisini öğretir: Korku ile değil, muhabbet ile insanları Allâh’a çağır. IŞİD zihniyeti İslâm’ın damarından değildir: Emperyalist projedir, İslâm’ın sevgi medeniyetinin tam zıddıdır. 1989’dan 2018’e nimete şükret: Câmide lâ ilâhe illallâh demekten karakola götürüldüğü günlerden kapalı spor salonunda Şeb-i Arûs düzenlemeye. 28 Şubat ve 15 Temmuz’u unutma: Gerçek kahramanlar zor zamanda duran kimselerdir. Sûfî elin havada — hem niyâz hem savunma için: Osmanlı tokadı potansiyeli yok sayılmasın. Aç doyur, çıplak giydir, yetim başını okşa: Sûfînin fiilî hizmeti budur. Kimseye ensende tokat attırma: "Vur ensesini al lokmasını" sûfîliği değildir; sonra mukaddes değerlerini de verirsin. Düşmanı bağışla, dost et: Ka’ka radıyallâhu anh kıssasındaki gibi. Her Semâ çarkında "Allâh" de, kaç para değil: Hizmetin karşılığı Allâh’tır. "Bir kez aşk ile Allâh": Günâhlar sonbahar yaprakları gibi dökülür.

Kaynak: 5. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Gemlik Şeb-i Arûs, Semâzen Berat Töreni

Suûd-Vahhâbîlerin Cennetü’l-Bakî’ye saldırısı nedir?

En son Suûd’daki Vahhâbî-Selefî bozuntuları Hz. Muhammed Mustafâ’nın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kabri şerîfini yıkmaya kalkmışlardı. Geldikleri nokta bu oldu. Mescid-i Nebevî’nin karşısında Cennetü’l-Bakî’de bir tâne türbe bırakmadılar. Bir tâne mezar taşı bırakmadılar. Orada komple seyyidlerin, şeriflerin mezarları ve türbeleri vardı — yıktılar. İmâm Mâlik’in türbesi, mezarı vardı yıktılar. Sahâbelerin mezarları-türbeleri vardı hepsini yıktılar.

Kaynak: 12. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sağına Yatma Sünneti, "Tahta Kılıç" 28

Cebrut lâikliği neye dönüştürdü?

Cebrut lâiklik bunu yasaklamıştı. Şimdi başka bir şey ürettiler. Cebrut lâiklik Cebrut Selefî Vahhâbîliği üretti. Cebrut lâiklik geri çekildi — Cebrut Selef, Vahhâbîliği var şimdi.

Kaynak: 12. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sağına Yatma Sünneti, "Tahta Kılıç" 28

Cebrut lâiklik ve Cebrut Selefî Vahhâbîliği arasındaki ilişki nedir?

Cebrut lâiklik bunu yasaklamıştı. Şimdi başka bir şey ürettiler. Cebrut lâiklik Cebrut Selefî Vahhâbîliği üretti. Cebrut lâiklik geri çekildi — Cebrut Selefî Vahhâbîliği var şimdi.

Kaynak: 12. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sağına Yatma Sünneti, "Tahta Kılıç" 28

Medîne-i Münevvere’de türbe ziyâreti yasaklanmıştır mı?

Medîne’ye geldiniz, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kabri şerifinin başında üç ihlâs bir Fâtiha okuyamıyorsun. Sebep — orada Cebrut bir tâne Selefî Vahhâbî var. Senin Hz. Peygamber’in sırtını döndürüyor. Cennetü’l-Bakî’yi istediğiniz nisâbatla ziyâret edemezsiniz. Çok eski bir kroki var — elden ele dolaşan. ‘Burada İmâm Mâlik’in mezarı var, burada seyyidlerin mezarlığı var’ diyor.

Kaynak: 12. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sağına Yatma Sünneti, "Tahta Kılıç" 28

Suûd-Vahhâbî zihniyetinin tarihî vesîkaları yıkışı nedir?

Efendi hazretleri Batı’nın Osmanlı’yı yıkışındaki gerçek hedefin dîni ifsâd etmek olduğunu söyler: "Batı’nın amacı maksat Osmanlıyı yıkmak değildi — koca bir İslâm inancını yıkmak için mücâdele etti. Suûd’da Vahhâbî zihniyeti türetti. Vahhâbî zihniyeti türeterek tarihî ne kadar yapı, belge, mezar taşı varsa hepsini de yıktı. Mezar taşı dahi tarihî vesîkadır. Ama ne yazık ki Batı ve bizim içimizdeki Batı uşakları bizim tarihî vesîkalarımızı yıktılar."

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Hayalin Surete Bürünmesi, İslâm’da Cins

Hoca gece başına 7 milyar alabilir mi?

Bayındır’a gittik, kutlu doğum var. Ne döndür geldi hocanın adı ya? Ömer Döngel oğlu. Benim dilim dönmüyor, Allâh beni affetsin. Muhabbet oldu orada. Zabıta müdürü — bizim elimizde yetişmiş bir arkadaş, fâsık veya münafık değil — bana söyledi: ‘Kaç para alıyor bu gece?’ dedim. ‘7 milyar’ dedi. ‘Ne?’ dedim. ‘7 milyar.’

Kaynak: 33. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Gönüllü Dönüş: İhtiyarî ve Icbârî Rucû, Hay

Hadîs İnkârcılığının Kronolojik Gelişi mi?

Efendi, hadîs inkârcılığının Türkiye’deki kökenlerini Cumhûriyet’in ilk yıllarına götürür: "Cumhûriyet’in ilk yıllarında Türkiye Cumhûriyeti Devleti’nin içerisinde bu milletin Anadolu’daki bu insanların içerisinde bu tohumlar atılmaya başlandı. Cumhûriyet’in ilk dönemlerinde atılmış bu. Cumhûriyet’in ilk dönemlerinde atılırken bunlara karşı çıkacak, bunların tezlerini çürütecek medreseler kapatılmış, tekkeler kapatılmış." Efendi, medreselerin ve tekkelerin kapatılmasının çok kritik bir sonuç doğurduğunu söyler: "Medreseler ve tekkeler kapatılınca bunlara laf söyleyecek bir kimse yok. Bunlara laf söylenirse zâten ipin ucu görünüyor. Ne? İskilipli Âtıf Hoca gibi asılır." İskilipli Âtıf Hoca’nın hâdisesi çok trajiktir: "Şapka devrimi çıkmazdan 10-15 yıl önce fetvâyı kitâbî yayınlamış, ‘bir kimse Franklere benzemek için şapka takmış olsa o kimse küfür üzerine ölür’ demiş. Bu fetvâdan yaklaşık 20 yıl sonra, şapka devriminden sonra İskilipli Âtıf Hoca asılmış." Bu hâdise, Cumhûriyet’in dine ve dindara karşı tutumunun sadece "laiklik" kavramıyla örtüşmediğini, aynı zamanda fizikî olarak da âlimleri susturmaya yönelik olduğunu göstermektedir.

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler

Ise televizyonlarda açıkça "hadîs-i şerîflerin hepsini reddediyorlar mı?

Efendi, hadîs inkârcılığının bir strateji olarak niye Kur’ân değil hadîs üzerinden yürütüldüğünü açıklar: "Kur’ân’ı karşısına alıp savaşabilecek bir kimse yok. Birisi gelse size ‘Kur’ân’ı reddediyorum’ dese hiç dinlemezsiniz. Kimse dinlemez. Ama birisi gelse inceden böyle dokunsa: ‘ya bazı hadîsler var işte zayıf bunlar’ dese — bakın pencereyi kapıyı araladı." Efendi hadîs inkârcılığının kademeli olarak nasıl gerçekleştiğini anlatır: Önce "bazı hadîsler zayıftır" denmiş — bu doğrudur ve klâsik muhaddisler bunu zâten yapmışlardır. Sonra "hadîslerin büyük bir çoğunluğunda problem var" denmiş. Şimdi ise televizyonlarda açıkça "hadîs-i şerîflerin hepsini reddediyorlar. Bunları reddeden kimseler de kendilerince profesör unvanlı. Ama sosyolog, ama felsefeci, ama iktisatçı, ama siyâsetçi."

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler

Efendi’nin bu noktadaki tesbîti çok açık ve somut isimlendirmelerle dolu mudur?

Efendi’nin bu noktadaki tesbîti çok açık ve somut isimlendirmelerle doludur. Türkiye’deki klâsik İslâmî gruplar içerisinde hadîs inkârcısı bulunmadığını şöyle sıralar: Fethullah Gülen Cemâati: "Hadîsleri reddedenler yok." Risâle-i Nûr Grupları: "İster okuyucusu, ister yazıcısı, ister Zehrâ grubu, hangisine giderseniz gidin, ister Yeni Asya grubu. Hadîsleri reddeden yok." Menzil Grubu: "Böyle geniş alana yayılmış olan Menzil grubundan hadîsleri reddeden yok." İsmail Ağa Cemâati: "Hadîsleri reddeden yok." Mahmud Efendi Tarikâtı: "Hadîsleri reddeden yok." İskender Paşa Cemâati: "Hadîsleri reddeden yok." Efendi’nin çok net hükmü şudur: "Ehl-i Tasavvuf’un içerisinde hadîsleri reddeden yok." Buna karşılık, hadîsleri açıkça reddedenleri de isim vererek zikreder: "Felsefeciler, Adnan Oktar, Mustafa İslâmoğlu (kaderi reddediyor), Mustafa İslâmoğlu’nun tedrîsinden geçen profesör lâkaplı kimseler, Taslaman. Bunlar özel sipâriş bunlar. Özel hazırlanmış. Özel tasarım bunlar." Efendi, bu gruba yönelik olarak "Muaviye’nin askerleri" benzetmesini kullanır: "Nasıl Hazret-i Ali radıyallâhu anh Hazretlerine Hâricîler ‘sen Kur’ân’a mı savaş açıyorsun?’ dediler — kim verdi bu fikri? Muaviye’nin yanındaki verdi. Kim? Amr b. el-Âs. Dedi ki Muaviye: ‘sen söyle askerlere, mızraklarının önüne Kur’ân sayfalarını geçirsinler, bize Kur’ân’ın hükmetmesini istiyoruz diye yürüsünler.’ Savaş meydanında ilk Kur’ân’ı böyle kullanan Muaviye’dir. Bunlar Muaviye akıllı. Bunlar fikrî planda Muaviye’nin peşinde." Eleştirilen grupların ortak özelliği, Türkiye’deki bütün Kur’ân ve Sünnet’e tabi olan cemâat ve tarikâtleri "tu kaka" ilân etmeleridir: "Bütün cemâatler, bütün tarîkatler onlar için tu kaka, kendileri temiz. Bize ‘ehl-i tarîkattır, akıllarını bir kimseye verirler’ diyorlar. Aklımı sana vereceğime gider şeyhime veririm. Sen kimsin? Ben aklımı şeyhime verdim, iyi ki ona vermişim, hamdolsun. Sizin gibi hadîs inkârcılarına vermemişim. Allâh beni korumuş, muhafaza etmiş."

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler

Kaçıncı kuşak?

Efendi çok çarpıcı bir mantık hatâsını ortaya koyar: Hadîs inkârcıları televizyonlarda İncîl’den yaptıkları alıntılarla Hristiyanlık bilgilerini sunarken, bu bilgilerin kaynağının Havârîlerin havârilerinin havârisi — yâni Pavlus gibi dördüncü kuşak — olduğunu unuturlar: "Bana Hristiyanlıktan, bana İsâ’yı, bana normalde bir İncîl’den örnek verirken, o İncîl’i yazdıran kim? Havârînin havârîsinin havârîsi Pavlos. Kaçıncı kuşak? Dördüncü kuşak. Sen Hristiyanlık inancının dördüncü kuşak Pavlos’un söylediği şeyi ölçü olarak kabûl edeceksin. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretinin dizinin dibindeki Hazret-i Enes radıyallâhu anh Hazretleri bir şey nakletecek, sen onu reddedeceksin." Efendi’nin bu muhteşem mukayesesi çok keskindir: "Bizde kitap ayakta, meydanda Kur’ân. Onda kitap da yok ayakta. Bunların mantığına göre hadîsleri reddettik, iyi — havârilerin dediklerini de reddettik o zaman. Kalmadı Hristiyan dini. Hadi gel bana, neden televizyonda kalkıp da sen İyi İseviliği’ten örnek verirken havârilerden aktarılan bir sözü bana ölçü olarak söyledin? Kardeş, havârilerden nakledileni, dördüncü-beşinci kuşak nakledileni bana ölçü olarak söylüyor." Efendi’nin zirve cümlesi çok hayâtîdir: "Bin dört yüz yıl daha tap taze, şurası bin dört yüz yıl, şurası yan oda. Sen onu kabul etmiyorsun. İslâm’dan bin yıl önce gelmiş olan bir Peygamberin havârilerinden nakilleri din adına sen kabul ediyorsun, ölçü kabul ediyorsun. Bin dört yüz yıl önce hâlâ da o hadîslerin yazılı olduğu metinlerin saklandığı — sen onu reddediyorsun."

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler

Kimin aklına geliyor?

Efendi, bu sohbetteki en sarsıcı tahlîllerinden birinde Ortadoğu savaşlarının görünmez bir amacını ortaya koyar: "Dikkat edin, bu Ortadoğu Savaşları’nın bir sebebi metinler. Irak’taki kütüphanelerdeki metinler ne oldu, kitaplar ne oldu? Kimin aklına geliyor? Kimin aklına geliyor şimdi Suriye’deki bütün medreselerin yağmalandığı, bombalandığı, nelerin olduğu?" Efendi daha somut örneklere geçer: "PKK Güneydoğu’daki bütün medreseleri yaktı yıktı. Kimin aklına geliyor? Nereye gitti o kitaplar? Diyârbakır’da Sur’un içerisindeki medreseye neden PKK yaktı yıktı? Medresedeki Kürtçe kitaplar, din kitapları ne oldu? Soran var mı?"

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler

Niyazi Berkeş’in "İslâm’ın Toplumsal Ahlâk Vermediği" Tezine Reddiye ne anlama gelmektedir?

Efendi sohbetin son bölümünde, modern Türk sosyoloji literatürünün önemli isimlerinden Niyazi Berkeş’in 1993 tarihli bir tezine reddiye verir. Berkeş şöyle demiştir: "İslâmiyet’in ve semâvî dinlerin devlet ve hukuk sistemi oluşturacak öğretileri yoktur. Bu dinler toplumsal ve siyâsal değil, bireysel ahlâk normları içeren inanç sistemleridir." Efendi bu teze açık bir şekilde karşı çıkar: "Semâvî dinlerin devlet ve hukuk sistemi oluşturacak öğretileri yoktur dediğinizde — bu kimse hiçbir semâvî dini, bilhassa İslâm’ı incelememiş. Hani dört halîfe döneminde üç kıtaya hükmeden bir İslâm devleti var."

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

Niyazi Berkeş’in "İslâm’ın toplumsal ahlâk vermediği" tezi neden çürütülmüştür?

Niyazi Berkeş’in "İslâm’ın toplumsal ahlâk vermediği" tezi ise, "kapının önünde zinâ edin bakayım" diye somutlaştırılan bir reddiye ile çürütülür. İslâm’ın özel alan ile kamusal alanın her ikisinde de müdahil olduğu — evinde içki içene karışılmazken sokakta sarhoş dolaşana karışıldığı — örneklerle gösterilir.

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T

Dini eğitim alan öğrencilerin sınav döneminde ayet ezberleme zorunluluğu hakkında: İmam-ı Malik hazretlerinin fetvası var mıdır?

Dini eğitim alan öğrencilerin sınav döneminde ayet ezberleme zorunluluğu hakkında: İmam-ı Malik hazretlerinin fetvası vardır. Kur’an-ı Kerim ve dini eğitim alan öğrencilerin ve öğretmenlerin, kadınların muayyen günlerinde öğretmenlikle alakalı ayet ezberlemeleri veya ayet okumalarının bir mahsuru ve sakıncası olmadığına dair fetva vermiştir. Bu fetvayı bir çıkış noktası olarak alabilirsiniz. (İmam Malik, Muvatta)

Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A

Sünnete nasıl bağlı kalınmalıdır?

"Size iki şey bıraktım: Kur’an ve sünnettir. Ona sıkı yapışırsanız dalalete düşmezsiniz." (Muvatta, Kitabu’l-Kader) "Sünnetlerimin terk edildiği bir zamanda kim benim sünnetime sımsıkı yapışırsa yüz şehit sevabı verilir." (Taberani, Mu’cemu’l-Kebir) Sünnete sımsıkı yapışın, uyduruk şeylere kanmayın, etrafınızdaki insanları uyarın ve tebliğ edin.

Kaynak: 137. Dergah Sohbeti — Sufi Ahlakı, Ebu Zer el-Gifari, Nefsin Sağdan Girmesi ve Y

İmâm-ı Mâtürîdî’nin eseri nedir?

İmâm-ı Mâtürîdî, Kitâbu’t-Tevhîd — Bozuk akaid sahiplerine reddiye

Kaynak: 230. Dergah Sohbeti – Kulluk Makamı, Dini Nikâh ve Sufi’nin Hüzün Deryası

‘Delirdi, çıldırdı, kafayı yedi’ dediler mi?

‘Kardeş ben yolumu buldum, ben zikrullaha gidiyorum, hakkınızı helal edin’ dedim. Ondan sonra Bayındır’ın en kötü adamı ben oldum. ‘Delirdi, çıldırdı, kafayı yedi’ dediler. Şeyh Efendi için ‘Alevî, Şia’ dediler. ‘Kaç tane hanımı olduğunu bilmiyor, ne kadar parası olduğunu bilmiyor’ dediler. Bunlar klasikleşmiş laflardır.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Zakirlik Hatırası nedir?

Şeyh Efendi hazretleri bana zakirlik veriyor. Tire’de, Tire’nin zakirlik sünnetinde. Daha yeni dervişim. Bayındır’da hiçbir tane derviş arkadaş yok. Tek başıma girip gidiyorum. Şeyh Efendi salona çıkılmasını söyledi. ‘Bayındırlı Mustafa Efendi’ dedi, girdim ben içeri. Yanında Sivaslı Hacer abi var. Koltuğun ucuna geldi ve dedi ki: ‘Mustafa Efendi, sen bundan sonra Bayındır’ın zakirsin.’

Bir kimse üstadının yanında muhafaza edecek kendini. ‘Bayındır’ın zakirsin’ dedi. ‘Al oğlum bunlar da ders kağıtları’ dedi. O esnada birisi ‘Efendim biraz daha gelip gitseydi’ dedi. Ona öyle bir baktı. Bana baktı. Ben dedim ki ‘Efendim ben bir şey bilmiyorum ki.’ ‘Biz mülazim okumadık’ sert bir şekilde. Ardından yine birisi müdahale etti. Sonra dedi: ‘Oğlum sen rüyaları da yorarsın.’ ‘Peki efendim’ dedim. Ders kağıtlarını verdik. İstihare kağıtlarını verdik. ‘Oğl, sen istediğine ders verirsin, istediğin yerde zikir yaptırırsın.’ Bizim bildiğimiz yok, halifelikmiş o.

Kaynak: 338. Dergâh Sohbeti — Zakirlik Hatırası, İhya ve Müceddit Meselesi

347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik konusunu tartışıyor mu?

Bunu ancak yaşayanlar bilir. Rüya, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür. Salih insanlar salih rüyalar görürler. Mübeşşirattan olan rüyalar müjdecidir ahir zamanda. Ümmetin yolunu açar, ümmetin tereddütlerini kaldırır. Zikrullahta görülen haller de rüyanın bir çeşididir. Salih insanlar salih rüyalar, salih haller görürler. Biz bu manada reddiyetçilerden değiliz.

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Deizm eleştirisi nasıl yapılır?

Ben nice ‘Şeyh Efendinin yanındayım’ deyip etrafı aldatan insan gördüm. Evini, çoluğunu çocuğunu perişan eden insan gördüm. Milletin parasını toplayan insan gördüm. Sûfî kıyafeti giymek, dergâhta bir vazife yapmak, kimseyi kurtarmaz. Asıl olan güzel ahlâk, nefis muhâsebesi ve her şeyde kendi kusurumuzu görmektir.

Kaynak: 379. Dergâh Sohbeti — Cibrîl Hadisi, Deizm Eleştirisi ve Nefis Muhâsebesi

Selefi-Vahhabi ayrımı nedir?

Selef alimleri ile bu selefi-vahabiler birbirinden farklidir. Sakin selef alimleriyle selefi vahabiler i ayni gormeyin. Isim ayni olabilir ama selef alimlerinin fetvalariyla hic alakalari yok. Bunlar ummetin icine atilmis bir fitne tohumudur.

Kaynak: 411. Dergah Sohbeti: Anne-Babaya İyilik, Dokuz Büyük Günah ve Savaştan Dönmemek

Hadis inkarcıları ve İslam’ın tahribi nedir?

Hadis-i şerifleri inkar eden bir kimse otomatik olarak küfre düşmüştür; konuşmaya, tartışmaya gerek yoktur. Hadisleri reddedince namazın nasıl kılınacağını bilemezler. "Salattan kasıt yardımlaşmadır" diyecek kadar sapmalar olmuştur. Halbuki Kur’an-ı Kerim’de 300 küsur ayette namaz ve zekat yan yana zikredilmiştir.

Kaynak: 454. Dergah Sohbeti — Güzel Ahlak, Takva, Göz Zinası ve Zikrullahın Fazileti

Hadis-i şeriflerin uydurma demenin tehlikesi nedir?

Hadis-i şeriflerin uydurma demenin tehlikesi, İslam düşmanları tarafından kullanılarak hadislerin sahile alınması ve yanlış yorumlanmasıdır. Bu durum, televizyona çıkan hadis inkârcılarının büyük çoğunluğunun satın alınmasıyla ilişkilidir.

Kaynak: 507. Dergah Sohbeti — Zikir Adabı, Cami Birlikteliği, Ticaret Ahlakı ve Recm Tar

Hegemonik güçlerin dine müdahalesi nedir?

Deccâlistik yapı dine de el atmaktadır. Dindarları birbirinin içerisine kaosa sürüklemektedir. Herkes birbiriyle uğraşmaktadır: bir tarafta Şia, bir tarafta Selefî-Vahhabîler, bir tarafta Sünnîler — Sünnîler kendi içlerinde çatışmaktadır. Tarikatçısı, cemaatçisi, risalecisi dörde beşe bölünmüştür. Bölünmesi lazımdır çünkü küçük küçük oldukça idare etmek daha kolaydır.

Kaynak: 614. Dergah Sohbeti – Uyuşturucu Belası, Kur’ân’ın Fizik-Metafizik Boyutu ve Sûf

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’daki mücadelesi konusunda ne ifade edilmektedir?

İslam dünyasında Vahhabîlerle Şia’nın birbirine savaştırılması projesi uygulanmaktadır. Sünnî kesimin temsilciliğine soyunan Türkiye ise kendi topraklarında kurulmuş terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Doğu ve Güneydoğu’daki senaryo Türkiye’nin yenilmesi, parçalanması ve zayıflaması üzerine kuruluydu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümetiyle, askeriyesiyle, dış işleriyle ve milletiyle beraber bu oyunu bozmuştur. Hendek operasyonlarıyla başlayan süreç, Suriye ve Irak’a kadar genişlemiştir. On beş Temmuz ile birlikte iç temizlik yapılmış ve dış güçlerle iş birliği yapan yapılanma bertaraf edilmiştir.

Kaynak: 616. Dergah Sohbeti – Bosna Seyahati İzlenimleri, Tarihimize Sahip Çıkmak ve Kur

Vahhabîlik ve İslâm Dünyasının Duru mu?

Şu anda İslam dünyasında Kur’ân ve Sünnet dairesinde sağlam duran, Şia ve Vahhabî saplantılarından temiz bir şekilde kalan nadir ülkelerden biri Türkiye’dir. Balkanlar’daki Müslümanlar da bu saplantılardan kurtulmaya çalışmaktadırlar. Hadis inkârcılarının arkasında duran devletler, şirketler ve bürokratlar perişan olacaktır. Cenab-ı Hak buyurmuştur: "Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir kavim getirir de onlar sizin gibi olmazlar." (Muhammed Suresi, 47/38) Bu ayetin bin yıldır Türklerin üzerinde kurulu olduğuna inanıyoruz. Bu ırkçılık değil, tarihi bir olgudur. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yakın korumaları Türklerden oluşmuştur; cengâver, kılıç ustası, çeliğe yön veren, ölüp geri dönmeyen kimselerdir.

Kaynak: 617. Dergah Sohbeti – Duygu ve Hakikat Ayrımı, Hadis İnkârcıları ve Kur’ân-Sünne

Selefilik, Vahhabilik ve DEAŞ gerçeği hakkında ne söylendi?

Yeni Selefilik İngiliz Yapımıdır

İmâm-ı Âzam da selef-i sâlihîndendir, İmam Mâlik de, İmam Ahmed de. Fakat bugünkü Vahhabi-Selefi çizgisi, o eski selef imamların çizgisinin tamamen dışındadır. Bu Suud beslemesi, dolayısıyla İngiliz beslemesi bir sistemdir. İngilizlerin kurduğu bu neo-selefîler, İslâm dünyasının içerisinde herkesin küfrüne fetva vererek fitne ve kargaşaya kucak açarlar.

DEAŞ: CIA, Mossad ve İngiliz Yapımı

DEAŞ’ın ilk başlangıcında dedim ki Mossad-CIA yapımı bir örgüttür. Herkes onu İslâmî cihatçı olarak gördü ama yanılıyorlar. Ortadoğu’da hiçbir zaman gerçek anlamda İslâmî cihatçı bir örgüt olmaz. DEAŞ’ın içerisinde Rusçu kanat vardır, Fransız kanadı vardır, Alman kanadı vardır, Mossad’ın direk elemanları vardır. Parasını, silahını CIA verir. Sonra DEAŞ ile mücadele ediyoruz diye PKK-YPG’yi silahlandırırlar; onlar da asıl Kürt ve Arap sünnilerle mücadele eder.

Kaynak: 650. Dergah Sohbeti — Ehlibeyt Sevgisi, Hadis Meselesi, Keramet ve Deccalist Sis

Bayındır Hatıraları — İlk Zakirlik Günleri nedir?

Ben yeni derviş olduğumda, Şeyh Efendi bana zakirlik verdiğinde, Bayındır’da hiçbir derviş yoktu. Genç arkadaşlarla toplanıyoruz, dedemin evinde — elektrik yok, su yok, gaz lambasında zikrediyoruz. Toprağın üstünde bir kilim, o kadar.

Herkesin ayakları ağrıyor, ben hemen ayağa kaldırdım. Birisi gitmiş başka bir zakirre söylemiş; o da geldi "buna müsaade lazım" dedi. Canım sıkıldı ama sustum. Sonra Şeyh Efendi’yi aradım. Şeyh Efendi dedi: "Sen ayağı da kaldır, oturt da, denizin üstünde, havada, karada — istediğin dersini al, istediğine dersini ver." Hepsini sıraladı. Meğer bunlar ancak bir halîfe edilen şeylermiş — biz dergâhın âdâb ve erkânını öğrendikçe bunu da öğrendik.

Kaynak: 681. Dergâh Sohbeti — Devran Zikri, Ağız Taşı, Veysel Karanî ve Sahabe Fazileti

Bu yolun hâli budur, yeni de değil midir?

Derviş adayları arasında bazıları vardır; gelir, menfaat bakar. Kızını evlendirecek, oğlunu evlendirecek, buradan bir şekilde faydalanacak. Zekât ister, sadaka ister, fitre ister. "Kızım hasta, oğlum hasta, gelinim hasta" der. Bunların hepsi gelir. Bunlar cevap görmezse gider. Bu yolun hâli budur, yeni de değildir. Bayındır’da görmedik bunları; oradaki arkadaşlar hep eski arkadaşlardı. Ödemiş’e göçtük görmeye başladık. Ödemiş’ten sonra Bursa’ya geldik, Burs, da da görmeye başladık. Normal karşılıyoruz artık. Bir kimse istismâr etmediği, sıkıntı yapmadığı müddetçe bunda bir problem yoktur. Câhilliğinden de yapar bunu. Gene onu kovmayız, bir şey demeyiz. Ama o bir menfaat bulamazsa çekip gidiyor zaten. O zaten bağ kurmamış; onun bağı başka bir yere.

Kaynak: 695. Dergah Sohbeti | Ruhların Koklaşması ve Kalbî Bağ

Cemaatle ilgili uyarılar neden veriliyor?

Adam öbürküne diyor geç diye. Yani o ön safa gelmeyecek. Erkekler daha iyi biliyor bu işi. Ön safa gitmek sanki böyle bir cehennem azabı gibi. Oradan çıkmak zor ya. Hemen farzı kılıp çıkacaklar değil mi Harun Hoca? Şöyle yapıyorlar değil mi? Harun hocamız da malum Bayındır’da imam.

Kaynak: Mevlana’yı Anma – Regaib Kandili Sohbeti

Mustafa Bozbe gelmedi mi sohbete?

Mustafa Boz Bey gelmiş. Buyursun gelsin dedim. Biz reddiye yaptık mı? Dediler ki Boz Bey gelmiş.

Terör örgütlerinin İslam’ın siyasi ve toplumsal uygulamalarına nasıl etki ettiği?

Ne yaptılar İslam dünyasında? Ne yaptılar? Yaptıkları şey şu oldu: Mezhepleri inkâr yoluna götürdüler. Şimdi işid, el kaide, taliban, boko haram, gidin selefi vahhabi çizgisindedirler, mezhepleri inkâr ederler. Aynı şeyi Türkiye’de uygulamaya çalışıyorlar şimdi. Türkiye’de de televizyonlarda, yerel halkın içerisinde harıl harıl çalışıyorlar. Ne yapıyorlar? Mezhepleri bizi inkara götürüyorlar. Çünkü kendilerince, kendi siyasi düşüncelerince yeni bir oluşum oluşturmak istiyorlar. Allah muhafaza eylesin. Bunun yanında dünya üzerinde bu tip partiler var mı, cemaatler var mı, tarikatlar var mı, oluşumlar var mı? Evet. Ama bunların neşv-ü nema bulduğu, yetiştiği yerler, dikkat edin, mezheplerin inkâr edildiği, tasavvufun inkâr edildiği yerlerdir. Kendilerine başka zemin bulamazlar çünkü.

Kaynak: Nefes II — 28 Kasım 2015 Sohbeti

Katı akılcılık sistemini kimler benimser?

Katı akılcılık sistemini biz selefi vahhabi çizgisinde görüyoruz bunu. Ayet-i kerimeleri ve hadis-i şerifleri direkt metninden, lafzından alıp bu meselenin manasına bakmadan, böyle bir ayet-i kerime ve hadis-i şerif varsa bu böyledir deyip bunun asla başka bir şeysini düşünmemek. Bunun arkası hariciler İslam dünyasında.

Kaynak: Nefes II — 25 Temmuz 2015 Sohbeti

Velilik tacı ne anlama gelir?

Velilik tacı bazı kalıba bağlı, dinini yenileyememiş, sufiliğini yenileyememiş köhne dervişlerin reddiyesine uğrar, onlar bırakıp gideceklerdir, onlar kördür çünkü.

Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti

Ali Şeriati’nin fikirlerini destekleyen kimseler nerede?

Ali Şeriati’nin hastası bunlar. Ali Şeriati böyle yere göğe sığdıramıyorlar. Ya Ali Şeriati baktığınızda hadis inkarcısı bir kimse, Ali Şeriati’yi yerden yere vurursun fikri olarak, Kur’an sünnet dairesinde baktığımızda. Ama bizim içimizde yer ediniyor ve bunlara baktığımızda bu tip insanlar var olduğu müddetçe bu çatışma devam edecek mi?

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 13 HAzİRAn 2020 Sohbeti

Yalancı peygamberlerin ve mezhep inkarcılarının neden sahte oldukları nedir?

Hadis inkarcılarının hepsi de birer yalancı peygamberdir. Mezhep inkarcılarının hepsi de birer yeni yalancı mezhep imamıdır. Şeyhi olmadığı halde, şeyhi ona bir icazet vermediği halde, şeyhlik yapanların hepsi de yalancı şeyhlik yapar. Bakın bu tarih boyunca değişmemiştir. Tarih boyunca. Şimdi Hazreti Pir de diyor ki muhtaç ve müstak müritlerin muhtaç. Yani bir şeyhe muhtaç ama müstak yani ona müstahak yani o ayırt edememesi de müstahak ona. Ha ordan bu çıkacak. Ya filanca kimse işte öyle bir şeyhe bağlanmış. Müstahak o. Herkes layık olduğu yere gidecek. Onun gözü kör çünkü o yine gözü kör olan bir şeyhe intisap edecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2264-2265. Beyitler Şerhi

Yele vermek ne anlama gelmektedir?

Harç ederek yele vermek çünkü ömrünü boş ve geçici şeylere harcadı. Boşa harcadı ömrünü. Yele vermek demek o, bizim ayıp söylemesi Bayındır tabiri. “Parasını yele verdi.” Yani parasını boşuna harcadı. “Ömrünü yele verdi.” yani ömrünü boşuna harcadı. Veyahut da bir iş var, “Tarlayı yele verdi.” Yani tarlayı sattı, parası gitti. “Evini yele verdi.” Evini sattı, parası gitti veyahut da işte eşini, çoluğunu çocuğunu yele verdi. Yani eşine, çoluğuna, çocuğuna bakmadı. Yele vermek, boş bedavaya harcamak. Allah muhafaza eylesin. O yüzden çalgıcı da diyor ki: “Ben ömrümü yele verdim harç ederek.” Bu ne? Ayet-i kerime, Enam 32: “Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan ibarettir.” O dünya hayatını bu oyun ve oyalanmada yele verdi gitti. Dünya hayatını bedavaya harcadığını söyledi. Bu ne zaman dank etti? O fena halini yaşayınca dank etti. “Asıl,” dedi, “âlem ötedeymiş. Asıl hayat ötedeymiş. Asıl zevk, asıl neşe Allah’la fena olmaktaymış.” dedi. Bu sefer döndü, kendince pişmanlıklarını sıralıyor. O normalde çünkü o pişmanlık, o fena halini yaşayınca insan o güne kadar yaşamış olduğu ömrünü ömürden saymaz. Der ki: “Bugüne kadar yaşamamışım.” Der ki: “Bugüne kadar heva heves içindeymişim.” Der ki: “Bugüne kadar ben kendimi düzgün Müslüman zannediyordum, öyle değilmişim.” Veyahut da bir kimse düşünün, o güne kadar bir mürşitle tanışmamış. O gerçekten mürşidi sevdi. Oturdu. Onun hayatı değişti. ibadet lezzeti değişti. Zikrullah lezzeti değişti. O manaya bakışı değişti. Hatta işte o güne kadar bir sürü laf duyduydu: “Bu mürşitler şöyle, şeyhler böyle, tarikatlar böyle, şunlar şöyle, bunlar böyle.” Bir sürü dedikodu, gıybet, iftira, kulaktan dolma sistem bir taraftan, insanlar bir taraftan, ne bileyim işte arsızlar, hırsızlar, namussuzlar, şerefsizler, din düşmanları, islam düşmanları herkes bir şey söylüyordu ama o esnada o bir yola girdi. Bir baktı ki kalbinde değişik pırıltılar var. Artık onun zikrullahı başka bir tatta, onun namazı başka bir tatta. Dedi ki: “Ya bugüne kadar ben hiçbir şey yaşamamışım!” Bu o kimse dergaha yeni girdi daha, bir şeyhle yeni tanıştı daha, bütün hayatının rengi değişti. Veyahut da bir müddet böyle orada yaşarken hiç böyle bir manevi haller yoktu, bir çarptı manevi hal onu, onu uyandırdı. Dedi ki: “Eyy ben kaç yıldır tarikatın içindeyim, dergahın içindeyim! Asıl hayat şimdiymiş. Ben bugüne kadar çelik çomak oynamışım. Ben bugüne kadar dergahın içerisinde ‘yok ben baba dervişim, yok ben ana dervişim, yok ben eski dervişim, yok biz ne şeyhler gördük, yok bizim kaçıncı mürşidimiz bu, ha öyle değilmiş!” Onu bir an yaşayınca, o zaman o kimse asıl hakikatin kapısını araladı. Hakikatin kapısını araladı. O zaman anladı. O zaman o hali yaşayınca, o güne kadar geçen ömrünü yele vermişim dedi. Bu tarikat hayatı da dahil buna. Bir kimse o hal ile hallenince, fena halini yaşayınca, isterse üstadında yaşasın; üstadında fena hali yaşasa, o güne kadar olan tarikat hayatını hayattan saymaz. Der ki: “Ben bugüne kadar çelik çomak oynamışım. Dervişmiş gibi davranmışım. Seviyormuş gibi görünmüşüm. Bu öyle değilmiş” der. Üstatta fena olsa. Bir çıt üstü: Sonra üstat ona der ki: “Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine gözünü dikeceksin. Her halinde sünnet-i seniyyeye tabi olacaksın. Her halinde! Her adımında, her sözünde.” Bu sefer o Peygamberde fani olacak. O Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de fani olunca bu ne demek, bunun en başlangıcı? Baktığı yerde Hazreti Peygamberimizi görecek sallallahu aleyhi ve sellem i. “Ben yanlış mı görüyorum?” diyecek. Bir daha bakacak başka yere, orada da görüyor. Dağa bakacak, komple dağ Hazreti Peygamber Efendimizin suretinde olacak. Uludağ üzerine geliyormuş gibi zannedecek. Hani diyecek, “ben karıştırıyor muyum acaba?” Yukarı çıkacak güneşe, güneşin rengi solacak. Güneş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin suretine bürünecek. Göğe bakacak, gökte kocaman Hazreti Peygamber sureti. Bakın, bunları kitaplarda okumanız mümkün değil. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde fena olanların yaşadığı haller. Bak, bardağın içerisinde dahi onu görecek, içemeyecek suyu. Fena hali. O zaman o kimse diyecek ki: “Bugüne kadar yaşadığım tarikat hayatı, tarikat hayatı değilmiş.” Hatta öyle olur başlangıcı. Bir şeyhi olur, bir Hazreti Peygamber olur. Şeyhin mürşitliği o zaman belli olur. Geri kalan kumda oynasın. Bir an Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem olur, bir an üstadı olur. Anlar ki o perdede Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Üstat olur noktası hiç bitmez dervişte. Fenafillahta da olur, bekabillahta da olur. Üstat delildir manevi olarak, üstat manevi delildir. O kimsenin o yaşadığı hallerinin şeytani olmadığına delildir. O yüzden Geylani Hazretleri “Üstadı olmayanın, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” demiş. Hadisçiler bunu zayıf hadis demişler. işte bu illa kabul etmezler ya bu tip şeyleri. Yani kabul etmeyecek onu. Hadisçiler bunu zayıf hadis olarak söylerler. Ben böyle zayıftı, kuvvetliydi ayırmak istemem ama Geylani Hazretlerinin sözü de diyen olur. Fena halinde de aynı şeyi yaşar insan. O cemal noktasına yürürken fenada da aynı şeyi yaşar. Üstadıdır delili. O yüzden o çalgıcı o fena halini yaşayınca diyor ki: “Bugüne kadar ömrümü ben yele vermişim. . .

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2190-2198. Beyitler Şerhi

Mustafa Özbağ’ın ilk yemeği neden önemliydi?

Evet, bunu böyle söyleyince benim şeyh efendi ve dervişlere ilk yemeğim, verdiğim ilk yemek aklıma geliyor. Ben Bayındır’dayım o zaman. Fukara-i Sabirin’iz böyle, hiçbir şeyimiz yok. Şeyh efendiye böyle yalvar yakar dedim: "Efendim, böyle beş on kişi gelseniz Bayındır’da," dedim, "bir yemek yesek, orada bir ders olsa?" "Gelirik Mustafa Efendi," dedi. Allah’ım! Dünyalar benim oldu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2163-2172. Beyitler Şerhi

Sarıca arı ve bal arısının farkı nedir?

Sinek bal yapmaz; hakikati o değil çünkü, bal arısı bal yapar, hakikati o. Sarıca arı, evet, neyse, bizim orda da “sarıcarı” diyorlar. Yuvarlamışlar, bizim Bayındır dili böyle; çok fazla uzatmaz. Baştan bir harf, sondan bir harf, ortasını sen çıkar, öyleler. Yani çok sıkıntıya gelmezler, burunları kanar hemen; kestirmeden bir şey yapacaklar. Sarıca, sarıca uzun geliyor; sarcarı. Sarı kanatlı, sarı gövdeli o. O da mesela petek yapar, bal yoktur ama. Biz çocukluğumuzda böyle bakardık, peteğini bozardık onun, içine bakardık, bal yok hiç. O zaten normalde bir başladı mı yumurtlamaya oraya, kocaman petek yaparlar, baş edemezsin. Bir de o bir üç beş tane soktu mu adamı, zehirler, öldürür de.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2050-2055. Beyitler Şerhi

Def çalıp nağme ile şiir söyleyen bir kızcağızın gönderilmesi haram mıdır?

Sizin hiç okumadığınız hadisler bunlar. Size hiç okutulmayan hadisler bunlar. Size öğretilmeyen hadisler bunlar. Bunlar üstü örtülen hadisler bunlar. Tekrar burayı okuyacağım: “Def çalıp (bunu Peygamber söylüyor Sallallahu ve sellem ) nağme ile şiir söyleyecek bir kızcağızı gelinle beraber gönderdiniz mi?” buyurdu. Ha, def çalmak haram değilmiş demek ki. Şiir okumak da, ilahi okumak da haram değilmiş. Nereden çıkardınız be Selefi vahhabiler? Cevap verin buna! Bu hadisi şeriflere cevap verin eğer ilminiz varsa, oturup da klavyenin başında, kafirsin, münafıksın, siz bidat ehlisiniz, bidat ehli hepsi de sadıktır, hepiniz de sapıksınız, deyip toptan hesap görmeyin! Ben diyorum ki yaptığımızın haram olduğuna dair hadisi şeriften, ayet-i kerimeden bir delil getirin diyorum. Ben pılımı pırtımı toplayıp çekileceğim kenara diyorum. Bakın hadisi şerif ne diyor, Hazreti Peygamber diyor: “Def çalıp nağme ile şiir söyleyecek bir kızcağızı gelinle beraber gönderdiniz mi?” buyurdu. Aişe Annemiz cevap verdi: “Hayır,” dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle dedi: “Ensar’ın arasında güzel söyleme adeti vardır. Bari onlara, (Hazreti Peygamber diyor bunu) bari onlara, ‘Size geldik, size geldik, böylece Allah bize de size de hayırlı ömür versin,’ diyerek onları odalarına göndereydiniz ya,” buyurdu. ibn Mace’de geçiyor hadisi şerif.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1985-1987. Beyitler Şerhi

Nalı ateşe koymak ne anlama gelir?

Nalı ateşe koymak bizim orda, Allah affetsin, Anadolu’da da bu tabiri çok kullanırlar, bizim Bayındır’da kullanırlar bunu. Hani böyle hayvancılık yapanlar, böyle binek hayvan filan kullananlar veyahut da onunla ilgilenenler bilirler. Önceden nalbantlar vardı, işte atlara, beygirlere, katırlara, eşeklere. Hayvanın yapacak olduğu işe göre nal çakarlar. Hayvan dağda mı dolaşacak, ovada mı dolaşacak, asfaltta mı dolaşacak, taşlık yerde mi dolaşacak, çift mi sürecek, harman mı dövecek? Hayvana ona göre nal çakarlardı. Demirtaşlılar biliyordur herhalde. Son döneme kadar Demirtaş’ta da vardır ha, vardı değil mi? Evet. Şimdi nal eğer ki sağlamsa onun sağlamlığı ateşe dayanıklılığından belli olur. Nalbant ne yapar? O nalı yaparken, ben metal işlerinde okudum, normalde demir dövülerekten, kızdırılaraktan sağlamlaşır ve çelikleşir. Siz demiri ateşe koyarsınız, kızdırırsınız, sonra ona bir şekil verirsiniz. Sonra onun şekil verilmesi bitince en son ama suya ama yağa batırır çelikleştirirsiniz onu. Kullanılacağı yere göre ona su veya yağ çeliği yaparsınız. Suyu verirken de kullanılacağı yere göre su verir, yağı verirken de, kullanılacağı yere göre yağ verirsiniz. Bazen yumuşak çelik yapmak gerekir, o zaman ona göre az suda hemen daldırır çıkarırsınız veyahut da yağ çeliği daha farklı yerlerde kullanılır. Ona göre daldırır çıkarırsınız. Bak, meslek lisesinde okumamda da hikmet varmış. (Maaşallah, bölüm ne? Maşallah senin bölüm maşallah motor bölüm iyi, yüksek bölüm. Bizimki demircilik, bizimki son. Maşallah, suphanallah, vay maşallah suphanallah çok güzel.) Böyle normalde işte nalı ateşe koymakta bir şeyin sağlamlığını, dayanıklılığını test etmek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1971-1975. Beyitler Şerhi

Hani bir tacir vardı. Hindistan’a ticarete gidiyordu çünkü araya Hz. Pir her zamanki gibi başka bir şeyler, hikayenin ortasına ayrı şeyler söyledi. Ne yaptıydı?

Hatırlamak için söylüyorum, Hindistan’a ticarete gidiyordu. Hindistan’a ticarete giderken bütün o tacir hane halkına ne istediklerini sordu, siparişlerini aldı onların. Hani eski şeydir ya gelenektir bu. Bir insan başka bir şehre gidiyorsa hane halkına sorar ordan bir şey istiyor musunuz, ordan hediye getirir. Bizim zamanımızda öyleydi işte biz Bayındır’da oturuyorduk, izmir’e gidiliyor. izmir’e giderken izmir’den bir hediye getirilir eve, dedemle beraber mal almaya gidiyoruz. işte dedemle beraber mal almaya gidince izmir’den muhakkak izmir’den dedem bir şeyler alıyor ayriyeten, onu kamyona yüklemiyoruz, onu elimizde getiriyoruz. Fuar zamanı, gece saat on ikide otobüs kalkıyor ordan. Gece on ikide otobüse biniyorsun, sabaha karşı geliyorsun Bayındır’a ama hediye var, fuardan hediye alınıyor. Önceden böyleydi. Bir şehre gidince işte Antep’e gitti Antep’ten ne, baklava alınır gelinir eve. Hiç görmüyoruz bizim halıcılardan böyle bir şey ama olsun varsın, arada bir kılçık atalım değil mi Hüseyin aga, evet şimdi böyle bir hediye alınır gelinirdi şeyde.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1691-1704. Beyitler Şerhi

Manevi hastalıklar nelerdir?

Hadis inkar etmektir, fıkıh inkar etmektir manevi hastalıktır bunlar. Ayet inkar etmektir, manevi hastalıktır veyahut da bir ayet i kerimeyi kendi heva hevesinden tevil etmeye kalkmak, tefsir etmeye kalkmaktır veyahut da bir kişinin bir konuda vahiy varken o konuda, o konu üzerinde ayet varken, hadis varken kalkıp da o kimsenin kendi aklını orta yere koyup hani işte aklını delil koyup o konuda bir şey yapmaktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1612-1614. Beyitler Şerhi

Altın şövalye yüzüğü nasıl kullanılır?

Kimisi de altın şövalye yüzük taşıyor kimisi, bilhassa evli olanlar. Onları kayınpederler hediye veriyor damada. Bayındırın şeyi, adeti, gençliğimizde bizim. Kayınpeder damada altın şövalye yüzük takıyor. O altın şövalye yüzük çok kıymetli. Kayınpederinin ona hediyesi. Adam son nokta, son artık gidecek bir kapı yok, altın şövalye yüzüğünü koyuyor rehin olarak. Önemli değil, onun parası, altın şövalye yüzüğü bırakmak, orda namusu bırakmak gibi bir şey. Öyle algılanıyor ve hemen duyulur Bayındır ovasına. Bırak lan şunu! Şövalye yüzüğünü Sayanora’da bırakmış, çıkmış. Eyvah ki eyvah! Bunlar çok önemli bizim orda.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1263-1275. Beyitler Şerhi

Saatler nasıl kullanılır?

Neyse, biz tabii bizim Allah rahmet eylesin Şinasi diye bir arkadaş var bizim, şimdi Bayındırlılar dinliyor, onlar tanırlar, Kemeraltı’nda Saatçi. Haber gönderiyoruz Şinasi’ye bir saat göndersin, Şin, bir saat gönderiyor veya gelip gidiyor veriyor bir saat, Şinasi ile de samimiyiz. O da eski ülkücülerden ama biz böyle biraz çizgi dışıyız. On onbeş gün sonra, yirmi gün sonra Bayındır’da gene böyle bir şey var, fıs fıs fıs fıs, Mustafa Kardeş! Buyur? Bu akşam sohbet var bizde, buyur gel. iyi gelelim. Aynı grup, gittik, yine aynı orda. işte sohbeti yapan kim? Şimdi birisi de üzerine alınacak, kim olsun, elini kaldırsın. Ahmet olsun, Ahmet attı kendini orta yere. Sohbeti yapan Ahmet, senetleri orta yere atan da Ahmet. Sohbeti yaptı, yaptı, yaptı, son fasıl getirin senetleri dedi. Aa aa dedim ben.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1263-1275. Beyitler Şerhi

Lise öğrencilerinin din eğitimi nasıl oluyor?

Lise öğrencisi bir çocuk, hadis inkârcısı oluyor, lise öğrencisi bir çocuk mezhep inkârcısı oluyor. Lise öğrencisi bir çocuk, lise öğrencisi, ayet inkârcısı oluyor! Ayet inkârcısı oluyor. Anneler, babalar, çocuklarını dinlerini öğrensinler diye imam hatiplere gönderiyorlar, çocuklar imam hatiplerden dinsiz çıkıyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Hadis inkârcıları ve ayet inkârcıları neden sapkındır?

Bunların hepsi de deccalist, bunların hepsi de masonist, bunların hepsi sapık, bunların hepsi de kendilerini satmışlar. Heva ve heveslerine ve şeytana kendilerini. Hangi siyasetçi olursa olsun, hangi fikir adamı olursa olsun, hangi âlim olursa olsun, bu zamanda işte bir de bunu çıkarlar şimdi, enflasyon miktarı kadar faiz haram değilmiş, TOKi’nin yaptığı faiz değilmiş, TOKi’nin yaptığı şey faiz değilmiş.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Kader inkârcısının nikâhı gider mi?

Kader inkârcısının nikâhı gider, hadis inkârcısının nikâhı gider, ayet inkârcısının nikâhı gider.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1226-1230. Beyitler Şerhi

Dervişlerin itikâfı nasıl geçiyor?

Bayındır’da bir yaygara koptu, ben bir itikâfa girdim. Birisi yemek getirmiş kapının önüne koymuş. Haberim yok, yemekten de haberim yok, gerçekten haberim yok. Ben içeri bir giriyorum, küçücük bir oda var orda, ben odadan dışarı çıkmıyorum. Şeyh efendi yasakladı; güneşi görmeyeceksin, dünya kelamı konuşmayacaksın, işte telefonda sıraladı, şunu şunu şunu şunu şunu şunu yemeyeceksin… Ben içimden dedim ki bir şey yemeyeceksin o zaman dedim. Ben birinci gün üç lokma, ikinci gün iki lokma, üçüncü gün bir lok, bildiğiniz lokma, bir dilim ekmek, bunlarla iftar ettim. iftar ettim, sahur değil. Üçüncü günden sonra yeme içme yok. Bir tek çay var. Bütün gece çay içiyorum. Benim itikâflar öyleydi. Sizinkilere bir şey diyemem. Ben nerde yemek göreceğiz, içmek göreceğiz biz. Odada duruyorum ben. iftar için, ramazan ya, iftar için kapının önüne bir kimse böyle bir kaç tabak yemek koymuş, sen yatsı namazından önce gelmiş hani boşları almak için bir bakmış tepsi kurtlu, içinde kurtlar cirit atıyor. Utanmış almış tepsiyi eve gitmiş. Adama vermiş veriştirmiş, senin kazancın haram. Ben böyle böyle, itikâfta orda, ondan sonra, işte Macir Hasan’ın oğlu orda itikâfta, ben ona, babamın lakabı Bayındır’da Macir Hasan, böyle böyle, ben ona yemek götürdüm. Bütün mahalleye yaymış. Demiş ki kazancından şüphe eden yemek götürsün, kapının önüne koysun. Bütün Bayındır duydu bunu bir anda. Millet geliyormuş yatsı namazına beni görmek için. Ben çıkmıyorum namaza, ben içerdeyim. Bekliyorlarmış bekliyorlarmış gelen yok, giden yok. Diyorlarmış ki yok kimisi uçtu, kimisi kaçtı, kimisi şu oldu, kimisi bu oldu. Bizim resmi daire, o zaman ben orman işletmesinde kalıyorum. En sonunda dayanamamış müdür, müdür yardımcıları, camiye gelmişler. Müdür demiş ya ben onun müdürüyüm, gireceğim görüşeceğim demiş. Ya ne yapıyor bu adam? Demişler ki giremezsin, görüşemezsin. Demiş ya müdürüyüm ben onun, ben gireceğim. Yok demişler, giremezsin, bizim arkadaşlar katmamışlar içeri. E tabi o da dönmüş. Müdür sonra kendisi anlattı bana. Bayındır’da kalmadı bu, bölgeye komple yayıldı, orda bir tane evliya var diye.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1082-1090. Beyitler Şerhi

Mustafa İslamoğlu’nun şu anki konumu nedir?

Şimdi hadis inkarcısı. Şimdi kadere iman inkarcısı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 975-987. Beyitler Şerhi

Din öğütçüsü kesilmiştir ne anlama gelir?

“O kafir vezir, din öğütçüsü kesilmişti. Düzenle badem helvasına sa- rımsak katmıştı.” işte bu yol kesiciler, din öğütçüsü kesilirler, size dini tebliğ ediyormuş gibi konuşurlar. Size dinden anlatırlar, gerçekten. Sizi Allah’la aldatırlar. Ne döngeldi o Harun hoca? Ömer Döngeloğlu mu? Dönsün bu habire bakalım. Bayındır’da orda duydum, kutlu doğumda getirmişler oraya, orda bir arkadaşa sordum, kim söylediyse, kaç para verdiler dedim buraya gelmesi için? Yarım saatlik konuşma için yedi milyar lira almış. Yarım saat konuştu mu Harun hoca orda? Yoktur bile değil mi? Yedi milyar lira almış. Onu duyduğumdan beri televizyonda onu görünce tak, kanal değiştiriyorum. Aklıma yedi milyarı geliyor. Yedi milyar! O gece iki konuşma yapmış, bir yerde daha varmış konuşma. Yakın bir yerde, şey söyledi bana, ne o, bizim Halil söyledi. Bir yerde daha varmış o gün bir konuşma daha yapmış. Yedi de ordan alsa, yedi yedi ondört lira. Ağla yavrum sen. Dön Allah dön. Dön Allah dön! Yol kesici bunlar. Yol kesici. Bunlara müstehakız. Ne güzel diyor Hz. Mevlana: ‘Bunlar din öğütçüsü kesilmişti.’ Bunlar din öğütçüsü kesiyorlar ve diyor ki ‘badem helvasına sarımsak katmıştı.’ Bunlar güzelim tatlıya sarımsak koyuyorlar. Din, helva gibidir. insana tat verir. Kur’an ve sünnet helva gibidir. insana acı vermez. insana tat verir ama bunlar o tadın içerisine zehir bulaştırırlar. Para için, makam için, mevki için, o tadın içerisine zehir bulaştırırlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 447-448. Beyitler Şerhi

Dut ağacının bahçenin içinde olması neden önemlidir?

Benim anneannemin evinde, onların çocukluğundan kalma bir dut ağacı vardı. Nasıl söyleyeyim, bu tekke kadar, Hacı Mehmet, bu tekke kadar var mıydı dalları, budakları? Vardı. Değil mi, yani çardak onun altındaydı. Dışarıda vardı değil mi bu tekke kadar vardı herhalde değil mi, vardı. Bir dut ağacı düşünün, bu tekkenin yeri kadar dalları, budakları. Altında çardak. Yaz geldi mi dedem çard,akta yatıyor kalkıyor şehrin içerisinde, eski Bayındır’da. Şeyin, yastığın altı, kasatura, bıçak, satır, tabanca, tüfek ne varsa şeyin altında. Ne o? Yastığın altında. Oradan geçecek olan bir kimse, bin bir sefer öksürmesi lazım. Dedem çünkü görmedi, patlatır. Öksürecek, öksürecek, öksürecek, öksürünceye kadar, orada bahçenin duvarının dibinde, köşesinde, duracak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 176-179. Beyitler Şerhi

Nizamü müthür ne demektir?

Hendiğinden, henfikren, hendi siyasetem, büyük bir tehlik olan, batınlaya karşı bir reddiye yaz, evet, nizamü müth, devlet adına pura cevretten tam bir devletçi insanlar. Öyle bir devletçi insanlar ki, alpastan tam bir cihatçı bir kaldır, sultandır. Mizamü müthet tam bir.

Kaynak: Gazali’den Sorular 4 – Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 03.01.2026

Selefi – vahhabi çizgisi eski selefi imamlarının çizgisinin dışında mı?

Selefi – vahhabi çizgisi eski selefi imamlarının çizgisinin dışında, bunlar Suud

Kaynak: Selefi – vahhabi çizgisi eski selefi imamlarının çizgisinin dışında, bunlar Suud

Yeni Selefîlik-Vahhabîliğin gerçek kökeni nedir?

Türkiye’de ve uluslararası düzlemde yaygınlaşan yeni Selefî-Vahhabî çizgi, İngilizler tarafından kurulmuştur. İmâm-ı Âzam da Selefîdir, İmâm Mâlik de, İmâm Ahmed b. Hanbel de; ama bugünkü Neo-Selefî-Vahhabî çizgi bu kadîm imamların yolunun dışındadır; Suudi ve İngil’iz beslemesidir.

Kaynak: Selefi – vahhabi çizgisi eski selefi imamlarının çizgisinin dışında, bunlar Suud

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları