Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Tefsir

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Tefsir(138)

Vahyin dereceleri nelerdir?

Göklerinden vahy etti der. Allâh vahy etti der. Allâh vahy etti der. Allâh Meryem’e vahy etti der. Allâh Musa’nın annesine vahy etti der. Böyle olunca bir sohbet ettik vahy ile alakalı. Bunlar vahyin dereceleri Hz. Muhammed Mustafa’ya yapılan vahy ile. Örnekliyorum Yusuf aleyhisselâm’a yapılan vahyin derecesi aynı değil. Veya Yağkut aleyhi’s-selâm vahiyden sonra veya Yakup aleyhisselâm’a yapılan vahy ile Musa aleyhisselâm’a yapılan vahyin derecesi aynı değil. Veya İsa aleyhisselâm’ın annesine Meryem’e yapılan vahy ile arya yapılan vahy aynı değil. Arya yapılan vahyin derecesi ile göklere yapılan vahyin derecesi aynı değil.

Kaynak: 2025 Sohbeti — Ahzâb 33/23: «Mü’minlerden Öyle Adamlar Vardır» Tahlîli

Vahyin dereceleri neden farklıdır?

Göklere yapılan vahyin derecesi ile yere arza yapılan vahyin derecesi aynı değil. Bunların hepsi de derece derece. Mesela bir zamanın kutbuna gelen vahy ile evliya’ya gelen vahyin derecesi aynı değil. Bir dervişe gelen vahy ile bir mürşid-i kâmile bir veliye gelen vahyin derecesi aynı değil. Bunları temel olarak baktığımızda Kur’ân’ın diliyle hepsi de vahy. Ama ehli sünnet alimlerinin çoğunluğu bu peygamberlere gelen vahiyi ayırmışlar. Yarın öbür gün bir sapkın birisi çıkar bana da vahy geliyor deyip peygamberliğini ilan eder böyle bir sapkınlığa düşer diye peygamberlere gelen vahy ile ümmetlere gelen vahiyi katagorisel olarak teknik olarak ayırmışlar ona ilham demişler. normal bir veliye gelen vahiyi ilham olarak kabul etmişler.

Kaynak: 2025 Sohbeti — Ahzâb 33/23: «Mü’minlerden Öyle Adamlar Vardır» Tahlîli

Cennetteki Hitâb-ı İlâhî nedir?

Biz onu ilham olarak alıyoruz ama o kimse mesela öyle bir hal yaşarsa cennete giriyor cennete girdiği zaman Cenâb-ı Hak ona hitap ediyor. Hitapta bu noktada vahy aslında. Ama peygamberlere verilen veya peygamberlere yaşatılan vahyi gibi değil o. Ama onu da normalde o kimse o hitaba nail olunca bu sefer bütün vücut kulak oluyor. Vahyide de aynı. O kimsenin bütün vücudu kulak olur. Bütün vücudu göz olur. Bütün o zaman normalde vücudu el olur ayak olur. Normalde o hale geldiği zaman o kimse aslında normalde normal gözüyle görmesi değil o. Onun parmağı da görür. Onun normalde iki kürek keminin arkasında manevi bir göz olur. O arkayı da görür. Önünü de görür. Onun görmesi normalde artık aklı da değildir.

Kaynak: 2025 Sohbeti — Ahzâb 33/23: «Mü’minlerden Öyle Adamlar Vardır» Tahlîli

Nefis meraatiplerine göre ilhamın keşifle bağlantısı nedir?

İlhamın keşifle bağlantısı nedir? Aynı o da normalde ilham ise keşif de var. İlhamın içinde o da var. Üftâde Hazretleri Hüdaya Hazretlerine seyrüsülük yolunda nasihatleri verirken diyor ki efendim senin yapacağın binlerce keşiftense nefsinin hilesini keşfetmen daha evladır diyor. Bununla ilgili bize nasıl nasihatiniz ne olur? Sonuçta insan ne halde olursa olsun nefsiyle olan mücadelesi devam edecek.

Kaynak: 2025 Sohbeti — Ahzâb 33/23: «Mü’minlerden Öyle Adamlar Vardır» Tahlîli

Tefsir kitabı olarak hangi kitap tavsiye edilir?

Ben genelde tefsir kitabı olarak birinci derecede bu Taberî tefsîri var. Hemen hemen İslam dünyasının ikinci yazılan tefsiri diyebiliriz. Birincisi Hz. Abbâs’ın oğlu Abdullah’ındır. Enteresan bir şey. Kalın bir cilttir. Onun Arapçası var bende ama henüz daha onun, zannediyorum Türkçesi çıkmadı galiba. Ama ben böyle bir yerden elime geçtiydi öyle. Elime geçti derken satın aldıydım böyle bir şey olarak. İlim kaybolmasın ortadan. böyle bir kıymetli bir kitap olarak onu gördüm. Onu aldıydım. O İslam dünyasının ilk tefsiri denile bilinir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mâ’ide 5/55-56: «Sizin Dostunuz Sadece Allâh, Resûl ve Mü’minler»

Hz. Abbâs’ın oğlu Abdullah’ın tefsirinin önemi nedir?

Hz. Abbâs’ın oğlu Abdullah Radıllahu Han Hazretleri Arap diline çok hakim bir kimsedir. Arap diline hakim olmak şu. hangi kelime, hangi cümlenin içerisinde kullanılırsa ne manaya gelir? Hangi mastar nerede kullanılırsa mana nerede değişir, nerede değişmez? Bu Arap diline hakimiyet önemli. Bu mana da önemli. Zaten şu anda da insanların bocalamalarının sebebi bu. Böyle Arap diline hakim, alim çok az şu anda. bunu Arapça’nın o grammer yapısını çözecek, mastarlarını çözecek, köklerini çözecek. Böyle baya baya bir ilim isteyen bir dal bu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mâ’ide 5/55-56: «Sizin Dostunuz Sadece Allâh, Resûl ve Mü’minler»

Taberî tefsîrinin önemi nedir?

Taberi tefsiri çünkü benim için neden önemli? Herhangi bir siyasi ekonomik askeri bir baskı altında yazılmadan, kalınmadan yazılmış olan tefsiri taberi o yüzden önemli. Benim nazarımda önemli. Bir de şey var, tabi son dönem elmalı var. Evet okunabilir. Tefsir kebir var, fahretlerin razı. Ama geniş bir de fahretlerin razı üzerinde de değişik böyle yorumlar var. bir kimse bunları bilirse onu göre okuyabilir. Ama normalde daha son dönem bir şey okumak istiyorsa Ömer Nasuh bilmeni okuyabilir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mâ’ide 5/55-56: «Sizin Dostunuz Sadece Allâh, Resûl ve Mü’minler»

Tefsir nedir?

Tefsir, Allah’ın her şeyi yaratmış, yaratmış olduğu her şeyi kaderlemiş ve kaderlediği her şeyi meydana getirmiş olduğuna inanmaktır.

Kaynak: 2022 Sohbeti — İmâm-ı Mâtürîdî ve Lâiklik

Mûsâ ve Altın Buzağı konusunda ne anlatılmaktadır?

Mûsâ aleyhisselâm’ın Tûr-i Sînâ’da kırk günlük halveti — Bakara 2/51, A’râf 7/142 ("Mûsâ için otuz geceyi tayin ettik ve ona on gece daha ilâve ettik"); Hârûn’un halîfeliği ve peygamberliği — A’râf 7/142, Tâ-Hâ 20/29-32; Sâmirî’nin altın buzağı yapması — Tâ-Hâ 20/85-88, A’râf 7/148; "Ey kavmim!

Kaynak: 2021 Mesnevî — Kendine Zulmetme ve Gayyâ Kuyusu

İslâm dünyasında bir İslâm devleti nasıl kurulabileceği nedir?

Tepeden İnme İslâm Devleti Tezi Bakın hala da aynı. Ve İslâm dünyasında değişik tepkiler oluşmaya başladı. Değişik tepkiler oluşurken yeniden bir İslâm devleti nasıl kurulurun? Yolunu kendi kendilerini aramaya başladılar. Bir kısmı tepeden inme. Bakın bir kısmı tepeden inme. bunu normalde şey daha fazla kullanır. Mısır’da tefsir yazan neydi adı? Seyyid Kutub bunu daha fazla kullanır. Biraz böyle sosyalist, komünist ağzı kullanarak islami devrim der. Mesela Filistîn Kurtuluş örgütü de bu tip söylemlere yakındır. Veya hatta biz Mısır’daki Müslüman kardeşler Sûriye’de bu İhvani Müslüman olarak ismin değiştirir. Fas’ta, Tunus’ta, Cezâir’de farklı isimler adı altındadır. Böyle bir örgütlenmem vardır. Ama ben o örgütlenmenin arkasında da İngilizlerin olduğunu düşünürüm.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasâl İslâm ve Beş Emniyet

Nefsini bilen Rabbini bilir. Hadîs-i şerefini anlayamıyorum açıklayabilir misiniz?

Bunun ilmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin dereceleri var. Nefsini bilen Rabbini bilir. İlmel yakin noktasında nefsinin kötü arzularını, isteklerini dur diyen bir kimse, evet Allah’ı bilme, Allah’ı tanıma yoluna gitmiştir. harâm isteyen nefsini bu noktada durdurabilirse harika, Allah’ı tanıma yoluna gitmiştir. O yüzden biz önce süt içeceğimiz yerde meyve yemeye kalkmayalım, et yemeye kalkmayalım. Önce biz haramlardan uzak durmanın yolunu arayalım inşallah.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Mirâç, Rüyetullâh ve Karantina

Ne güzel bir karşılıktır.

Sohbeti burada keseceğiz inşallah. Vakti saati gelince iki üç gün öncesinden yayınlarız inşallah. İnşallah o yayınladıktan sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. Devam edeceğimiz yer bizim görüşümüze bedel onun görüşü. Bütün maksatları onun görüşünde bulursundan inşallah devam edeceğiz. Allah’tan bir şey gelmezse 92423922 bende ki kayıt inşallah. Oradan devam edeceğiz Allah izin verirse inşallah. Şimdi sorularınıza bakacağız inşallah. Selamün aleyküm. Selamün aleyküm. Selamün aleyküm. Çocuklarımızı uyuturken tevhîd çekip zikrullâh yapar gibi diğer esmaları da çekiyorum. Diğer esmaları çekmek doğru olur mu yoksa yalnız tevhîd mi çekeyim? Cumanız mübarek olsun demiş kardeş.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (917. Beyit) Kaza-Kader

Cinlerin varlığına dair ayet ve hadisler nelerdir?

Malum size cinni tayfesinin var olduğunu, değişik varlıklarının var olduğuna dair ayet ve hadisleri de size ne yaptım? Allah’ın izniyle sundum. O yüzden bir kimse reddederken de dikkat etmesinde fayda var. Cebib şu, Allah muhafaza eylesin. Gerçekten bu sefer reddettiği şeyler ayet, hadis olur. Onun içinde sıkıntılı bir şey olur. Allah muhafaza eylesin inşallah. 1041. beytten devam edeceğiz Allah izin verse. Konu başlıyor zaten. O yüzden 1041’den Allah izin verse bir dahaki haftaya devam edeceğiz inşallah.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)

Kunağını Kerim’de muhkem ayetler vardır, münteşabih ayetler vardır. Münteşabih ayetler her çağa göre yorumlanması olabilir mi?

Muhkem dediğimiz hukuka ayet, namazdır, oruçtur, haçtır, kısasdır, bu tip ayetler muhkemdir. Bunların yorumlanması söz konusu değildir. Selamünaleyküm, bu yola girmeden önceki hayatımızda yeğen edilmiş haram ve kötü alışkanlıkları bırakabilmemiz konusunda ne önerirsiniz? Vallahi ben ne önerceğim? Kestirin atın diyorum ben. Ne varsa, dünden kalma neyim varsa attım sana geliyorum demiş ya ilâhide. Ne varsa, dünden kalma neyim varsa attım sana geliyorum demiş ya ilâhide. Dünden kalma ne kadar kötü ve haram alışkanlıklar varsa bir anda tövbedip bırakacaksınız. Enkestirme yol bu.

Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap

Veda Hutbesi’nin ırk-üstünlük reddi ve takva ilkesi hangi kaynaklarda yer almaktadır?

Ahmed b. Hanbel, Müsned V/411; Tirmizî, Tefsîr , Hucurât 1; İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye IV/275-279; Hucurât 49/13

Maymuna ve domuza çevrilen kavimler (Meshedilmiş ümmetler) nedir?

Maymuna ve domuza çevrilen kavimler (Meshedilmiş ümmetler): Bakara 2/65 ("künû kıradeten hâsi’în"); Mâide 5/60 ("ve cealehüm kıradete ve hanâzîr"); A’râf 7/166; Taberî, Câmiu’l-Beyân ilgili âyetlerin tefsîri; İbn Kesîr tefsîri

Kaynak: 8. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2019 — Siyasal İslâm: Niyazî Berkes’in <em>Teokrasi ve

Ka’be çevresinde tavaf ve sema bağlantısı nedir?

Bakara 2/125-127; Hac 22/26-29; Annemarie Schimmel, Tasavvufun Boyutları

Kaynak: 7. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2019 — 8. Uluslararası Şeb-i Arûs Açılış Konuşmaları:

Zümerlerin Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri nedir?

Zümerlerin Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri: Zümer 39/53

Kaynak: 69. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Berat Kandili — Fitne Tuzakları, Şaban’

Demek ki yeryüzündeki âlimler, yeryüzündeki veliler, yeryüzündeki kutuplar, yeryüzündeki Allah dostları bunlar nedir?

Yıldızlar batınca rehberlerin yolu şaşırmaları an meselesidir. Ahmet bin Hanbel’den nakletmiş. Gökteki yıldızlar gibidir. Bunlar güneş karanlığa gömüldüğünde, çekildiğinde, dünya karanlığa gömüldüğünde nasıl ki yıld nadır karanlıkta kalan bir kimseye yol gösterici hükmünde ise âlimler, şeyhler bunlar da ümmeti Muhammed’e yol gösterici yıldız hükmündedir. Onlarla yollar aydınlanır, onlarla insanlar yönlerini bulur.

Kaynak: 66. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: İbadette Huşu, Nikâh Kolaylığı, Mesnevî

Kur’ân gecesinde Kur’ân’ın hükmünün sorgulandığına dair ne söylendi?

Son bölümde ‘dayım’ anekdotunu, Kur’ân gecesinde Kur’ân’ın hükmünün sorgulandığını, ‘eski derviş’ kavramının doğru anlamını ve oruç/zekat sorularına verilen fıkhî cevapları aktarmıştır.

Kaynak: 58. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Ümmet Katlediliyor, Derviş Problemleri

Bu âyet-i kerîme neye indirilmiş?

Bu âyet-i kerîme müşriklerle alakalı, Mekke müşrikleriyle alakalı, Mekke’de indirilmiş bir âyet-i kerîme. Mekke! Dini termolojide Mekke. Dini termolojide Mekke. Onlara dini tebliğ ettiğinde onlar derler ki biz atalarımızın dininden mi dönenlerden olacağız? Bu kiminle alakalı bir de biliyor musunuz? Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin akrabalarıyla alakalı. Bakın akrabalarıyla alakalı. Cenab-ı Hak ona emretti akrabalarını topla, önce onlara tebliğ et, önce onlara anlat.

Kaynak: 40. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Zikrullah, Aile İlişkileri, Arı Kovası

İstihare Meselesi nedir?

İstihare Meselesi: Allah’ın Kullarına İlhamı: Arıdan İnsana, Münacaattan Kâinata ah. Kur’ân nasıl avit? Arı’ya ilham ediyor. Arı’ya ilham eden Allah. Allah kendi dostuna, kendi kuluna mı ilham etmez? Sen Ya Rabbi dedin de hayır mı dedi sana? Sen neden Ya Rabbi mi dedin? Bir tokat mı vurdu? Kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikreder. Sen oturduğun Allah Allah Allah Allah Allah dedin de. O buyur kulum demedi mi? O her Allah deyişinde buyur kulum der. Ama sende duyacak kulak, onu anlayacak kalp yok. His kaybı var sende. Nasıl buraya vurduğunda canının acısını hissetmiyorsan his kaybıysa Allah dedin de. Sen onun buyur kulum dediğini veyahut da affettim dediğini. Veyah, da selamete erdirdim dediğini. Veya rahmete bandırdım dediğini. Duymuyorsan o his kaybı sende. O his kaybı sende. Nasıl vücudunda his kaybı varsa? Manende his kaybına uğramışsın. Tez, tövbe et. Onu zikret.

Kaynak: 38. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mesnevî 300. Beyit: Yakîn-Şüphe, Dervi

Zünüvâs’ın Hendek Ateşi ve Burûc Sûresi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Hâni Yahudî bir padişah vardı — Zünüvâs. Şehrin ortasına bir put dikti. Hendekler kazdırdı, hendeklerin içerisine odun-çalı-çırpı toplayıp ateşe verdi. Dedi ki: ‘Kim bu puta secde ederse bu ateşten kurtulur.’ Bu kıssa Burûc sûresi 4-8. âyetlerde geçer: "Ashâbu’l-uhdûd — hendek sâhipleri lânetlendi." Efendi hazretleri Süryânî kaynaklarında bu kişinin putperest olup kendisini Yahudî gibi gösteren Zünüvâs olduğunun yazılı olduğunu belirtmiştir.

Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mesnevî’den Ateşin Konuşturulması, Zün

Âyet-i kerîmesine geçmiştir: "Vellezîne âmenû ve lem yüsâlif bihim — Allâh’a ve Resûlüne itâat edin midir?

Efendi hazretleri bir başka sorunun üzerine Enfâl sûresi 46. âyet-i kerîmesine geçmiştir: "Vellezîne âmenû ve lem yüsâlif bihim — Allâh’a ve Resûlüne itâat edin, birbirinizle çekişmeyin, yoksa başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin; şüphesiz Allâh sabredenlerle beraberdir."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Allây ve Resûlüne itâat ettin — senin doğrun mu, benim doğrum mu kalmadı mı?

Efendi hazretleri şöyle izah etmiştir: "Önce bir şeyi koyar Cenâb-ı Hakk: Allâh ve Resûlüne itâat edin. Allây ve Resûlüne itâat ettin — senin doğrun mu, benim doğrum mu kalmadı. Gruplaşır, taraflara bölünür, ‘benim doğrum doğru, seninki yanlış’ diye çekişirseniz başarısızlığa düşersiniz. Sebep ne? Kuvvetiniz gider."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Müslümanın düşmanlarına karşı güçlü olma vasfıdır — müşriklere, münâfıklara, kâfirlere, zâlimlere karşı mıdır?

Müslümanın düşmanlarına karşı güçlü olma vasfıdır — müşriklere, münâfıklara, kâfirlere, zâlimlere karşı.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Buradaki "sabır" nedir?

Efendi hazretleri âyetin üçüncü emri olan "sabır" üzerinde de çok mühim bir îzâh yapmıştır. Âyet "Sabredin; Allâh sabredenlerle beraberdir" der. Fakat Efendi hazretleri bunu açık bir şekilde tarif etmiştir: "Biz Allâh yolunda mücâdele ederken, müşriklerle, münâfıklarla, kâfirlerle yakapaça olmuşken, onlarla mücâdelede sabrederiz. Zulme, zâlimle mücâdele ederken — mücâdele etmekte — sabredilir. Nöbet tutuyor, sabredecek. PKK’yı gözlüyor, sınırı gözlüyor, sabredecek nöbette. Bu vatan düşmanlarına karşı uyanık olmakta sabredecek."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Sonra bir çok mü’minin düştüğü yanlışlığı îkâz etmiştir?

"Biz bu zâlimin birisi zulm ediyor, biz ona seslenmiyoruz. Mücâdelede sabır değil — onun zulmünün altında inliyoruz. Sabrediyoruz biz. Ne alâkası var? Korkuyorsunuz siz. Korkunun adı sabır olmuş."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Dârü’l-Harp ve Dârü’l-İslâm Meselesi, E

Ondan sonra insânlar ne yapacaklar?

Hz. Âişe annemiz nakleder: "Dedim ki: ‘Ey Allâh’ın Resûlü, ben zannediyorum ki Allâh müşrikler istemese de bütün dinlere galip gelmek üzere Resûlü’nü hidâyet ve gerçek din ile gönderen O’dur (Tevbe 33) âyetini inzâl buyurduktan sonra bu iş artık tamâmlanmıştır diye düşündüm.’ Şöyle buyurdu: ‘Şüphesiz bunda Allâh’ın dilediği olacaktır. Sonra Allâh hoş bir rüzgâr gönderecek; kalbinde hardal tanesi kadar îmânı bulunan herkesi öldürecek. Geride kendilerinde hiçbir hayır bulunmayan insânlar kalacak; ve onlar böylece gerisin geri atalarının dînine dönecekler.’" Efendi hazretleri bu hadîsin üzerine çok önemli bir tespit yapar: "Demek ki kıyâmet Müslümânların üzerine kopmayacak. İnsânlar gönlünde hardal tanesi kadar îmân olanları Cenâb-ı Hak bir gecede hepsinin de nefeslerini alacak. Tekrar eskiye dönecekler." Bu durum modern eschatoloji yani "âhir zaman" öğretilerinin temel mîzânı hâline gelir: Kıyâmetin asıl işâreti Müslümânların yok olması değil, Müslümânların Allâh tarafından mükâfat olarak bir rüzgârla alınması ve dünyânın tamâmen îmânsızlara bırakılmasıdır. Bu tavır aslında her mü’mini rahatlatır: Kıyâmetin en sert günleri "hardal tanesi kadar îmânı olan" kulların kurtuluşuyla başlar, azâb ise sâdece îmânsızlara iner. Efendi hazretleri burada daha derin bir ders de çıkarır: "Laat ve Uzza’ya tapılmadıkça gece ve gündüz kıyâmet kopmaz." Yâni eski putperestliğe geri dönüş — yâni Allâh’tan başkasına tapma — kıyâmetin başlaması için bir şart olarak zikredilmiştir. Bu modern Müslümân’a bir îkâzdır: Allâh’tan başkasına — akla, arzuya, ideolojiye, paraya, ülkeye, örgüte — tapmak yavaş yavaş yayılıyorsa, kıyâmetin ayak sesleri yakındır. Mü’min bu fitnelere karşı îmânını hardal tanesi kadar da olsa sağlam tutmalıdır, zîrâ nihâyetinde o hardal tanesi onu hoş rüzgâr ile Cenâb-ı Hakk’a kavuşturacaktır.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

Câsiye Sûresi 6. Âyet Üzerine Hadîs İnkârcılarının Durumu nedir?

Onlar Allah’ın âyetlerini yalanlıyor, yalanladığı gibi günâha giriyor. Kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğu hâlde büyüklük taslayıp direniyorlar. Kendilerini kâf dağında görüyorlar, hikmet sâhibi, ilim sâhibi görüyorlar. Kendilerini Kur’ân’dan ve Hz. Muhammed Mustafa’dan üstün görüyorlar. Resûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin sünnetine tâbi olmaya karşı büyüklük taslıyorlar — akıllarını ilâhlaştırdıkları için. Akıllarını ilâhlaştırdıklarından âyetlere de kendi kafalarına göre mânâ vermeye çalışıyorlar. İstiyorlar ki Sünneti reddettikleri hâlde Kur’ân’ı kendi akıllarına göre yorumlasınlar, biz de onların yorumunu kabûl edelim. Hz. Muhammed Mustafa’nın aklını, ashâbın aklını, tâbiînin aklını kenara atacağız da bu hadîs inkârcılarının aklına tâbi olacağız!

Kaynak: 7. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılığına Cevap, Anne-Baba Hukûku

Kaynakca konusunda ne anlatildi?

Ayet-i Kerimeler: Isra Suresi 79 — "Gecenin bir kisminda kalkip Kuran oku, sana ozel bir nafile namaz olarak." Muzzemmil Suresi 1-6 — Gece ibadetine davet Sebe Suresi 13 — "Davud hanedanindan! Sukrederek calisin. Kullarimdan sukreden azdir." Bakara Suresi 275 — "Allah alisverisi helal, faizi haram kilmistir." Maide Suresi 90 — "Sarap, kumar, dikili taslar ve fal oklari seytan isi pisliklerdir; bunlardan kacinin." Hadis-i Serifler: "Yedi sinif insan vardir ki Allah onlari hicbir golgenin olmadigi gun arsin golgesinde golgelendirir… Allah icin birbirlerini seven iki kisi." (Buhari, Ezan, 36; Muslim, Zekat, 91) "Mehdi benim ehl-i beytimden, Hz. Hasan’in neslindendir. Mekke’de zuhur eder." (Ebu Davud, Mehdi, 1; Tirmizi, Fiten, 52) "Isa b. Meryem inecek ve Deccal’i Lud kapisinda oldurecektir." (Muslim, Fiten, 110) "Itirci dukkanina giden itir kokar; demirci dukkanina giden is kokar." (Buhari, Buyu’, 38; Muslim, Birr, 146) "Seyhi olmayanin seyhi seytandir." (Bayezid-i Bistami’ye atfedilen meshur soz) "Faiz yiyene, yedirene, sahitlerine ve yazana lanet olunmustur." (Muslim, Musakat, 105-106) Tasavvufi Kaynaklar: Imam Gazali — Ihyau Ulumid-Din, Kitabu Esrari’s-Salat (Gece namazi ve takva ehli) Abdulkadir Geylani — Futuhul-Gayb (Mursid-i kamilin zarureti ve intisap) Imam Rabbani — Mektubat (Kalbin tasfiyesi ve uzuvlardaki tezahuru) Mevlana Celaleddin-i Rumi — Mesnevi-i Serif (Gonul hastaligi ve hekim teması) Fikhi ve Hadis Kaynaklari: Buhari, Muslim, Tirmizi, Ebu Davud, Ibn Mace, Nesai — Kutub-u Sitte (Mehdi ve Deccal hadisleri) Imam Nevevi — Sherh-u Sahihi Muslim (Mehdi-Deccal-Isa Aleyhisselam meselesi) Ravdani — Cemul-Fevaid min Camiil-Usul (Hadis-i seriflerin tertibi) Kettani — Nazmu’l-Mutenasir mine’l-Hadisi’l-Mutevatir (Tevatur derecesindeki hadisler)

Kaynak: 8 Aralık 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Tefekkür Nedir ve Ne İşe Yarar?

Bir ağaç üzerinde tefekkür: 50 yıllık, 500 yıllık, 1000 yıllık çınar — yapraklarını döküyor, yeşeriyor, büyüyor. "Bunu dizayn eden, perdenin arkasında bir güç var, bir gerçek var." Ateist felsefe "tabiat kendi kendisine yapıyor" der; ama tabiata da idare eden bir gücün olduğunu kabul etmez.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (2 Haziran 2012) — Varlığın Hakikati: "Âlem Bir H

Tîn Sûresi’nin başlangıcında yemin var. Bu yeminin amacı nedir?

Cenâb-ı Hak yemîn ederek o sûre-i şerîfe başlıyor. Burada dört yemin edilen nesne var: ‘Ve’t-tîn ve’z-zeytûn, ve Tûr-i Sînâ, ve hâze’l-beled’il-emîn’ — incire, zeytine, Tûr-i Sînâ’ya ve bu emîn beldeye yemin olsun. Bildiğimiz kadarıyla Allah’ın yemine ihtiyacı yoktur. Yemin nedir? Yemin, konuşanın muhâtabını iknâ etmek için yaptığı bir kuvvetlendirmedir — ‘kuvvetlendirmedir’ diyoruz.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Yeminlerin hikmeti nedir?

Niye Cenâb-ı Hak âyetlerde yemin kullanıyor? Meselenin özü şudur: Elbette ki müteketlîm-i ezelî olan Cenâb-ı Hak’ın hiçbir zaman muhâtapları iknâ etmekte bir zaafiyeti hâşâ yoktur. Bu birinci tespit. Ama bir tenezzülât-ı ilâhiyye gerekiyor. Sınıf öğretmeni veya okul öncesi eğitim yapan öğretmenin okul öncesi çocuğun seviyesine inmesi gibi. Buna ‘tenezzülâtü’l-muallimi li’l-müteallim’ denilebilir — öğretmenin öğrencinin seviyesine inmesi. Kur’ân-ı Kerîm baştan sonra tenezzülât-ı ilâhiyyedir. Yani Allah murâd-ı ilâhîyi bize anlatmak için bizim dilimize inmiş, bizim dilimizle konuşmuş. Eğer tenezzülât-ı ilâhiyye göstermese biz onun kelâmına erişemezdik. Yeminler, Cenâb-ı Hakk’ın tenezzülât-ı ilâhiyyesini — insan biçimli dili kullanmasını — en güzel örgütleyen delîllerdir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Lâ ilâhe illallah hadisi ne anlama gelir?

"Lâ İlâhe İllallah" Hadisi — Hz. Ömer ve Ebû Hureyre Kıssası

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir gece yarısı Ebû Hureyre radıyallahu anh’a buyurdu: "Git, gördüğün Müslümanlara söyle: Kim ihlâs ile lâ ilâhe illallah derse Allah onu cehennemden kurtaracak." Ebû Hureyre terliklerini alıp yola çıktı, yolda Hz. Ömer Efendimiz’le karşılaştı.

Hz. Ömer onu geri döndürdü: "Yâ Resûlallah, anam babam sana feda olsun. Ama ümmet bunu duyarsa ibadetleri, İslâm’ın gereklerini terk eder, gevşeklikte bulunur." Allah Resûlü dedi ki: "Cennetin anahtarı tevhiddir. Ama anahtarın üzerindeki gelinti-çıkıntılar imanın ve İslâm’ın şartlarıdır." Yani lâ ilâhe illallah’ın içinde İslâm, iman, ibadet, hukuk, Kur’ân, Sünnet hep vardır.

Kaynak: 74. Dergah Sohbeti — Ricâlü’l-Gayb, Tevhidin Özü ve Dinde Orta Yol

Mâide 54. Âyetin tefsiri nedir?

Ey îman edenler, içinizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah onun yerine, Allah’ın onları sevdiği, onların da O’nu sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı zorlu, Allah yolunda cihâd eden, kınayanın kınamasından korkmayan bir kavim getirir. Bu Allah’ın dilediği kimseye verdiği ihsânıdır.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Dinden dönenlerin Allah’ın sevdikleri olup olmaması nedir?

Kardeşlerinize karşı alçak gönüllü olmak zorundasınız. Eğer kardeşlerinize karşı alçak gönüllü değilseniz, Allah’ın sevdiklerinden değilsiniz. Herhangi bir cemâati, tarikatı topyekûn linç etmek mümin sıfatı değildir. ‘Bırak şu Mevlevîleri, bırak şu Süleymancıları, hepsi de şöyle’ diyenler ya câhildir ya münâfıktır.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Müminlere karşı şefkat ve kâfirlere karşı şiddet nedir?

Müminin dostu ancak Allah, Resûlü ve müminlerdir. Başka dostu yoktur. Seni dinle, imanla, Kur’ân ve Sünnet ile savaşanlarla her alanda mücâdele etmek zorundasınız.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Zikir halkasını nimet bilmek nedir?

Bir zikir halkasında oturmayı gökten gelmiş bir nimet bil. Neyin yüzü suyuna sen o zikir halkasına katıldın bilmiyorsun. O yüzden o hâl ile hâllen, orada zikrullah olmaya gayret et, kendini muhkem tut ve Allah’tan yardım dile: ‘Yâ Rabbî, son nefesime kadar şu zikir halkasında Allah demeyi nasîb et!’

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

İnsanın iç dünyasında dininden dönen nefsi nasıl etkiler?

İnsan kendi içerisinde dininden dönen nefsi vardır, vesvesesi vardır, şeytanın ilham ettiği duygular vardır. Bunlar doğduğunda temizdir ama insan bunları kirletir. İnsan duygularını yeniden ihyâ etsin diye Cenâb-ı Hak ona bir tebliğci nasip eder; hem içeriden hem dışarıdan.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Tarihî örneklerde dinden dönenler nasıl yeniden topluluk oluşturdu?

Once Araplar kavim kavim İslâm’a hizmet ettiler; Abbasîler, Emevîler. Sonra Fârisîler bir müddet hizmet ettiler. Türkler Müslüman olunca gayretle İslâm’a hizmet ettiler ve Osmanlı ile bu devam etti. Ne zaman dini yaşamada gevşeklik gösterdiklerinde hizmetleri inkıtâya uğradı.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Hz. Peygamber’in döneminde dinden dönenler var mıydı?

Hz. Peygamber’in sağlığında da dinden dönenler oldu. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali dönemlerinde de yoldan dönenler oldu. Allah her daim Allah diyenleri yalnız bırakmadı; yeniden bir topluluk dizayn ederek dinini yaşattı.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Kâfirlere karşı şiddet ne demektir?

Toplumda zinâyı, içkiyi, sapkınlıkları hoş göremezsin; şedîd bir şekilde karşısında duracaksın. Allah ve Resûlü’nün dost tutmadıklarını sen de dost tutamazsın; dost tuttuysan onlardansın.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

Müminlere karşı şefkat ne demektir?

Kardeşlerinize karşı alçak gönüllü olmak zorundasınız. Eğer kardeşlerinize karşı alçak gönüllü değilseniz, Allah’ın sevdiklerinden değilsiniz.

Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik

317. Dergah Sohbeti: Cüz’i İrade, Sevginin Korkusu ve Sırrın Hakikati nedir?

Cüz’i İrade, Sevginin Korkusu ve Sırrın Hakikati konularını ele alarak, Allah’ın kalpleri çevirmesi, sevginin korkusu ve sırrın doğasını açıklamaktadır. Bu sohbet, imanın tazelemesi, manevi konuşmaların nasıl gerçekleşmesi, derse devam etmenin önemi, Hucurât Suresi’ndeki korku, fıtrat ve kötü ahlak ayrımı, sırrın doğası gibi konuları içermektedir.

Kaynak: 317. Dergah Sohbeti: Cüz’i İrade, Sevginin Korkusu ve Sırrın Hakikati

Geleneksel tefsir kalıplarının dışına çıkınca ortalık biraz karışıyordu mu?

Ama geleneksel tefsir kalıplarının dışına çıkınca ortalık biraz karışıyordu. Fethullah Hoca Efendi’nin sohbet tarzı farklıydı: İbn-i Hacer’den, Heytebî’den, Gazâlî’den, İmam-ı Rabbânî’den, Mevlânâ’nın Mesnevî’sinden alıntılar yapardı. Ama tipik risale okuyucuları abilerin tefsir ettiği şekilde kalır, dışına çıkmazlardı.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

73 fırka hadisi nedir?

‘Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, sadece biri cennete girecek’ hadis-i şerifi ile ‘ümmetim dalalette birleşmez’ hadis-i şerifini birlikte değerlendirmek gerekir. 72 fırka kendince Kur’an ve sünnet dairesinden sapmış, sapıklığa doğru gitmiştir. O bir fırka ise Kur’an ve sünnete tabi olup ümmetin hitabına layık olanlarıdır.

Kaynak: 397. Dergâh Sohbeti — 73 Fırka Hadisi, İtikaf İbadeti ve Umre Adabı

Fırkayı naciye ne demektir?

Fırkayı naciye’yi tanımlamak çok kolaydır. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bize ölçü vermiştir: ‘Kim Kur’an ve sünnetime sımsıkı yapışırsa o fırkayı naciye’dendir.’ Üçüncü bir şık yoktur. 1400 yıldan beri delalette toplanmamışlar, bugün de delalette toplanmıyorlar.

Kaynak: 397. Dergâh Sohbeti — 73 Fırka Hadisi, İtikaf İbadeti ve Umre Adabı

Afrika’da, Amazon’da yaşayan yeni keşfedilmiş kabilelere de elçiler gönderildi mi?

Evet gönderildi. Cenâb-ı Hak âyet-i kerimede ‘Biz her topluluğa bir elçi gönderdik’ buyurmuştur. Belki o Amazon’ların içerisinde yapayalnız kalanlar, topluluktan ayrılmış sapkın kimseler olabilir. Sürgün cezası yiyince şehirde oturamayan, mezraya giden ve ilimden, dinden, öğretiden uzak kalan câhil kimseler olabilirler.

Kaynak: 502. Dergâh Sohbeti — Hayırlı Eş, Türkçe İbadet, Akâid ve Aile Meseleleri

Nisa Suresi, 4/80 ayeti ne anlama gelir?

Kim Resul’e itaat ederse gerçekte Allah’a itaat etmiş olur.

Kaynak: 511. Dergah Sohbeti — Vesvese ve İman, Tövbe Ahlakı, Güzel Ahlak ve Allah’a Muht

Âl-i İmrân 3:159 âyeti ne anlama gelir?

Âl-i İmrân 3:159 — ‘Onlarla istişâre et; karar verdiğinde de artık Allah’a tevekkül et’

Kaynak: 516. Dergah Sohbeti — Yakînlik Mertebeleri, Sûfîlik Anlayışı ve Sünnete Bağlılık

A’râf 7:179 âyeti ne anlama gelir?

A’râf 7:179 — ‘Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan bazılarını cehennem için yarattık…’

Kaynak: 516. Dergah Sohbeti — Yakînlik Mertebeleri, Sûfîlik Anlayışı ve Sünnete Bağlılık

Allah’ın o kimseyi zikretmesi — onun dostluk yolunu açması, ona dost olması demek midir?

Hadîs-i kudsî: "Kim beni anarsa ben de onu anarım. Kim beni bir mecliste anarsa ben de onu daha yüce, daha hayırlı bir mecliste anarım." Müfessirlerin ortak tefsiri şudur: Allah’ın bir kimseyi zikretmesinin en aşağı hali, onun bütün günahlarını affetmesidir.

Allah’ın o kimseyi zikretmesi — onun dostluk yolunu açması, ona dost olması demektir. Zikrettiği müddetçe o kimse Allah’la dosttur. Bu dostluk perde perde tesbih tanesi gibi birbirine eklenir. Zikrullah bitince dostluk biter.

Zikrullah esnasında duanın kabul olması, bereketlenmesi, harikulâde haller yaşaması, halinin açılması — hep bunlar zikrullahta olur. Namaz kıldığınızda hususi bir dostluk perdesi açılır: "Namaz müminin miracıdır." Oruçlu olduğunuzda: "Oruçlunun nefesi bana misk gibidir." Tövbe ettiğinizde: "Kim tövbe ederse onun tövbesini kabul ederim." Hepsi bir sebebe, bir hale bağlı bir dostluk.

Kaynak: 529. Dergâh Sohbeti — Güzel Ahlâk, Vicdan Azabı, Evlilik ve Zikrullah Dostluğu

Ahirette Allah’ı Görmek: Dolunay Teşbîhi Nedir?

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdular ki dolunayın parladığı zaman: ‘Siz ahirette Allah’ı böyle göreceksiniz.’ Bu bir teşbîhtir. Müteşâbihtir, istediğin tarafa çekmek serbesttir. Gecenin karanlığında dolunayı görürsün ama gündüz olduğunda dolunay kalmaz. Geceyi tekrar beklersin. Ayın dolunay olması geçicidir, mecazdır, kalıcı değildir. Bugün dolunay olur, yarın olmaz, ertesi gün hilal olur. Her insanın Allah’ı görüş açısı, niteliği, tanımlaması farklı olacaktır. Teşbîh böyledir.

Kaynak: 587. Dergâh Sohbeti — Allah’ın Sıfatları, Dua, Şeyhlik ve Dergâh Adâbı

Nüşûz Âyeti nedir?

Nisâ Sûresi 4/34 — Nüşûz (serkeşlik) âyeti, kadınlara karşı muâmele

Kaynak: 599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, H

Tövbe Sûresi 9/117-118 ne anlatır?

"Yemin olsun ki Allah, Peygamber’in ve sıkıntılı zamanda Peygamber’e tâbi olan muhâcirlerle Ensâr’ın tövbelerini kabul etti." (Tövbe 9/117) "Ve savaştan geri kalan o üç kişinin tövbelerini de, bütün genişliğine rağmen yeryüzünün kendilerine dar geldiği, ruhlarının son derece sıkıldığı bir zamanda kabul etti." (Tövbe 9/118)

Kaynak: 600. Dergâh Sohbeti – Tebük Gazvesi, Kabız-Bast Hâli, Helallaşma ve Dergâhta Seb

Rahmân Sûresi 17. ayette ne buyurulur?

Rahmân Sûresi 17. ayette "O iki doğunun ve iki batının Rabbidir" buyurulur. Bu iki doğu ve iki batı nedir? Bunlar müteşâbih ayetlerdir. O yüzden biz "iki doğu şudur" desek, üç-beş yıl sonra başka bir mana çıkar. Müteşâbih ayetlerini olduğu gibi kabul etmek, üzerinde fazla yorum yapmamak hoş bir şeydir.

Kaynak: 612. Dergâh Sohbeti – Kadının Boşanma Hakkı, İtikâf Hükümleri ve İslâm Ekonomi H

Kur’ân’ın müteşâbih ayetlerini nasıl anlayacağız?

Müteşâbih ayetlerin üzerine akletmek, fikir etmek, ictihad etmek lazımdır. Bunun hem fizikî hem de metafizik boyutunu incelemek gerekir. Fizik, görünen dünyevî kurallardır; metafizik, bâtınî kurallardır. Ancak İslam dünyası ne fiziksel olarak ne de metafizik olarak bunları akletmeye çalışmaktadır.

Kaynak: 614. Dergah Sohbeti – Uyuşturucu Belası, Kur’ân’ın Fizik-Metafizik Boyutu ve Sûf

Hidayet Allah’a Aittir: Kasas Suresi 56. Ayet ne anlama gelir?

Ebu Hüreyre (r.a.) şöyle demiştir: "Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğini hidayete erdirir" (Kasas Suresi, 28/56) ayeti, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in amcası Ebu Tâlib’in İslâm’a girmesini istemesi üzerine inmiştir. (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 40; Müslim, Îmân, 41) Cenab-ı Hak en çok sevdiği Peygamberine "Sen hidayet edici değilsin, sevdiklerine hidayet edemezsin, hidayet edici Allah’tır" diyerek hidayetin doğrudan Allah’a ait olduğunu beyan etmiştir. Peygamberler, kitaplar, veliler, Müslümanlar, müminler hepsi bir kimsenin hidayetine vesile olma noktasındadır; ancak hidayet edici değildir. El-Hâdî ismi şerifi Cenab-ı Hakk’ındır.

Kaynak: 619. Dergah Sohbeti – Hidayet Allah’a Aittir, Veli Ziyareti ve Zikir Ehlinin Kor

Âyeti ele alınmaktadır: "Allah’ın gönlünü İslâm’a açtığı ve Rabbinden bir nur üzeri olan kimse, kalbi katılaşmış olan kimse gibi midir?

Zümer Sûresi 22. Kalpleri Allah’ın zikrine karşı katılaşanların vay hâline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler." Cenâb-ı Hak bu âyette iki farklı insan grubunu karşılaştırmaktadır: Kalbi İslâm’a açılanlar ve Allah’ın zikrine karşı kalbi katılaşanlar.

Kaynak: 668. Dergah Sohbeti — Zümer 22: Kalbin Katılaşması, Zikrullaha Düşmanlık ve Kalp

Kalbin İslâm’a Açılması ne anlama gelir?

Sahâbeler Hz. Peygamber (s.a.v.)’e kalbin İslâm’a açılmasının ne anlama geldiğini sorduklarında, İbn Mâce’de geçen rivâyete göre şöyle cevap vermiştir: "İslâm’a yönelen kişinin kalbinde bir huzur ve genişlik olur. O İslâm’a yönelmiş ve Allah’ın nuruna kavuşmuştur." Ahmed bin Hanbel’in naklettiği bir başka hadiste ise: "Allah bir kulun iyiliğini murâd ederse onun kalbini İslâm’a açar ve göğsünü genişletir" buyrulmuştur.

Kaynak: 668. Dergah Sohbeti — Zümer 22: Kalbin Katılaşması, Zikrullaha Düşmanlık ve Kalp

Kelamcılar ve tefsirciler neden bu bataklığa düştüler?

Bütün kelamcıları attı ya kenara, bütün tefsirciler gitti, bütün kelamcılar gitti. Eyvah eyvah. Yani bu kimseler Cenâb-ı Hakk’ın ayetlerine bakarken müteşabih noktadan bakmadılar hiç. Bunlar geçmiş dönemdeki Yahudi ve Hristiyanlar bu bataklığa düştüler. Bizlerde de bu bataklığa düşenler var şimdi.

Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti

Her İki Tür Tecelli Arasındaki Bağıntı Zamana Bağlı Olmakla Birlikte Aynı Zamanda Zamana Bağlı Olmayan VE Hatta Zaman Dışı Bir Yapıya MI Sahiptir?

İbn Arabî’nin bütün felsefesi kısaca bir TECELLİ TEORİSİ’nden ibarettir. Tecelli bizatihi gayb olan Hakk’ın kendini gitgide daha somut suretlerde izhar etmesi sürecidir. Hakk’ın bu ilahi tecellisi ancak özel ve belirli suretlerde kuvveden fiile çıkabildiğinden, tecelli Hakk’ın kendi kendini belirlemesinden ya da kendi kendini sınırlandırmasından başka bir şey değildir. Buna da taayyün denilmektedir.

Kaynak: Nefes II — 24 Ekim 2015 Sohbeti

Kur’an’ın yeniden yorumlanması neden önemlidir?

Böylece Kur’an’ın anlaşılmasını birkaç yorumcu ile sınırlandırmak kutsal kitabın eylem ve etki alanını ciddi biçimde daraltmak olacak ve bu yalnızca onu geçmişte bir döneme uygun, o dönemle ilgili yapacaktır. O yorum gelecek kuşakların hedefi için tatmin edici olmayabilir. Geçmişte Müslümanlar tarafından karşı karşıya kalınan sorunlar ve meydan okumalarla şimdiki kuşakların karşılaştıkları aynı değildir. Böyle olunca Kur’an’dan esinlenmek ve onun rehberliğine sarılmak amacıyla yeni kuşak kendi görüş açılarından yorumlamak gereği duyacaktır.

Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti

Kur’an yorumları neden ortaçağ bilgi sistemlerinin etkisi altında yazılmıştır?

O çağda yazılmış bütün Kur’an yorumları dikkatlice incelenirse orta çağ bilgi sistemlerinin etkisi altında yazılmış oldukları açıkça anlaşılır. Ayrıca da bu tefsirler sadece mutlak değişmezlik kazanmamış aynı zamanda takipçileri tarafından kutsallık, yarı tanrısallık statüsü bile verilmiştir. Bunların günümüze uygunluğu tartışmaya açılamıyordu bile.

Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti

Kur’an ve sünnetin yeniden yorumlanması neden gerekli?

Soru 1: ibadet ile ilgili ayetler yani savm, salat, hac, zekât gibi uygulamalara ait ayetlerin (Asghar Ali’ye göre bu gibi ayetleri reformize etmek eşsizliği, özgünlüğü bozmak onun ruhsal estetiğini yok etmektir.) Sizce? Bu noktada ibadetle ilgili ayetlerin zahirsel ritüellerine dokunmadan, manasal anlamlarının üzerinde yenilenmesi gerekir. Namaz anlayışının yenilenmesi gerekir, oruç anlayışının yenilenmesi gerekir ama “Siz 18 saat oruç tutturuyorsunuz.” bunu değil. Bunu konuşursan meseleyi bayağı noktaya getiriyorsun, bunu konuşma. Neden? Bu ayet ve hadisle orucun ne zaman başlanılacağı ne zaman biteceği belli sen bana yeni bir oruç manası getir. Bana de ki; orucun gerçek manası budur, ben oruçtan bunu anladım de. Bana de ki; namazdan bunu anladım de. Benim namazı Hristiyanlara özenerekten sıralara oturtaraktan namaz kıldırmaya çalışma bana. Bana öyle bir namaz anlat ki ben senin namazı anlatırken namazın senin baş ucunda durduğunu göreyim. Sen öyle bir namaz kıl ki, namaz kılarken namaz senin başucunda Allah’a dua etsin "Yarabbi beni kılanı affet!" desin. Bana bunu anlat ama bana namazı sıralarda kılamaz mıyız? Camilere sıraları koysak herkes sıralara otursa namazı böyle kılsa olmaz mı? Deme bana. Bunu deme işte.

Kaynak: Nefes II — 3 Ekim 2015 Sohbeti

Ölüm esnasında ne olur?

Öldüğünde gözünden perde kalkar, öldüğünde gözünden perde kalkınca nereye gideceğini görür. Ölüm esnasıdır bu, bu nefesin son verme halindedir, artık oradan geri dönüş yoktur. O kimsenin gözünden perde kalkar, gözünden perde kalkınca eşyanın hakikatini görür, eşyanın hakikatini görünce malım, mülküm, karım, çoluğum çocuğum dediği her şeyin aslında bir hayalden ibaret olduğunu görür ve aslında hiçbir şeyin kendisinin de bir hayal olduğunu görür ve aynı zamanda da -bunu da müfessirler tefsir eder şimdi söyleyecek olduğum şeyi- ahirette gidecek olduğu yeri de görür derler, o yüzden geri dönüş yoktur. Bu orda kalmaz, ölüm esnasında o cenneti, cehennemi, arş-ı âlâyı, levh-i mahfuzu, kürsüyü, metafizik olarak ona anlatılan her şeyi bir anda görür ve bir anda gördüğünde eyvah der.

Kaynak: Nefes — 6 Aralık 2014 Sohbeti

Hazreti Muhammed’in ara olma tabiatı, berzahiyesi görülmektedir. nedir?

O Hakk’a karşı kul ve pasif ama aleme karşı efendi ve aktiftir. Açıklar mısınız? Enfal 17 "Ya Muhammed sen atmadın. Attığında ve lakin Allah attı" Bu ayette hem pasiflik hem de aktiflik var. Bu nedir?

Kaynak: Nefes — 20 NİSAN 2013 Sohbeti

İlk yaratılan şey ne yaptı?

Allah’ı tesbih, tenzih ve takdis etti ve işte üç boyut: Tesbih, tenzih ve takdis etme. Bunu neden sıraladım? Bu üç hal varlığın boyutlarıdır. O şey Allah’ı zikredince Cenâb-ı Hakk o zikrinden dolayı hızla yaratmaya başladı. O yaratılanları gördükçe tenzih etti. Yaratılanları gördükçe tenzih etti ve yaratılanları görünce tenzih edince namütenahi o varlıkları ve yaratıkları görünce takdis etti yani büyüklüğünün önünde eğildi. Secde sonra geldi.

Kaynak: Nefes — 20 NİSAN 2013 Sohbeti

İslamcıların tefsir dalında en önemli kimselerden birisi kimdir?

Elmalı söylüyor bunu ve bu noktada İslamcıların tefsir dalında en önemli kimselerden birisi. Bu İslamcıların içerisinde tefsirciler var, hadisçiler var, fıkıhçılar var, siyasetçiler var, paşalar var.

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 7 Mart 2021 Sohbeti

Nisa suresi ayet 59 ve 83’te geçen ulu’l-emr kavramı nasıl yorumlanır?

Ardından İmam-ı Maturidi yönetim ile alakalı Nisa suresi ayet 59’u yo-rumlar. Bakın bu, az önce sizden olan emir sahiplerine itaat edin, ayeti ayrı, bu ayet ayrı. Buradaki ulu’l-emri farklı yorumlar, ayeti kerime şu: “Ey iman edenler; Allah’a itaat edin, Peygamber’e ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz Allah’a ve ahiret gününe inanmış-sanız onun hallini Allah’a ve Resul’üne bırakın. Bu; hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.” burada geçen ulu’l-emr kavramını, Nisa 59’daki bu kavramı yöneticilere ve idarecilere yorumlar ama sonradan gelen Nisa 83’teki ayeti farklı yorumlar. Der ki: “Kendilerine emniyet veya korku hususunda bir ha-ber geldiğinde onu yayarlar. Eğer onu Peygamber’e ve kendilerinden olan emir sahiplerine havale etmiş olsalardı, onlardan hüküm çıkarmaya ka-dir olanlar onun ne olduğunu bilirlerdi. Allah’ın üzerinize olan lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız müstesna şeytana uyardınız.” Nisa 83 bu ayet-i kerime. Nisa 83’teki ulu’l-emr lafzını İmam-ı Maturidi burda fakih-lere yorumlar bunu. Nisa 59’u yöneticilere ve idarecilere yorumlar. O yüz-den derim ben, Kitâbu’t Tevhid’i okuyun diye İmam-ı Maturidi’den. Bura-daki 83’teki ayet-i kerimeyi de fakihlere yorumlar. Yani Kur’an ve sünnetten hüküm çıkaracak, bir şey meydana geldiğinde, bir şey husule geldiğinde, bir problemle Müslümanlar karşı karşıya kaldıklarında o problemi aşacak fakih-lere atfeder buradaki ulu’l-emri. O zaman iki tane ayet-i kerime, Nisa ayet 59: Oradaki ulu’l-emr yöneticilerle alakalı. Nisa ayet 83: Oradaki ulu’l-em-rle, fıkıhçılarla alakalı. Hani bize zaman zaman diyorlar ya; “Ya bu mezhepler nereden çıktı? Sonradan çıktı.” Kardeş mezheplerin çıkış ayet-i kerimesi bu, Nisa ayet 83. Fıkıh çıkaracaklar, içtihad çıkacaklar, o fıkıh ve içtihad meka-nizması çalışacak.

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 8 Şubat 2020 Sohbeti

Tefeci-tüccar sermayesiyle toprak sahipliğinin egemenliğini Allah adına nasıl kutlamıştır?

Yani te-feci-tüccar sermayesiyle toprak sahipliğinin egemenliğini Allah adına kut-samıştı.

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 21 Aralık 2019 Sohbeti

Kur’an ve sünnet-i seniyye ile ilgili bir tefsirin ne olduğu?

Hani bildiğimiz Kur’an tefsirleri gibi değildir ama Kur’an ve sünnet-i seniyyeyi kendisine ölçü ederekten bir insanın dini hayatını, aile hayatını, sosyal hayatını komple dizayn eden muhteşem bir tefsirdir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Yâsîn sûresi âyet 65’te ne anlatılmaktadır?

O gün onların ağızlarını mühürleriz, elleri bize konuşur, ayakları yaptıklarına şahitlik eder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Münafıkların en önemli özellikleri nelerdir?

Münafık bunlar, başka bir şey değil ve bunlar, en önemli, münafıkların en önemli, akaitte münafık bunlar, en önemli özellikleri iki tane; bir ekinleri helak ederler, iki nesli helak ederler. Bunlar hakiki münafıktır. Ekin demek insanların gelirleri, kazanımları. Nesil dediğin insanların fıtratlarını bozuyorlar, nesli bozuyorlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2148-2150. Beyitler Şerhi

Zümer suresi 42’de: "Allah canlıların ruhlarını, ölüm anında alır." Henüz ölmemiş olanların ruhlarını da uyurken alıyor mu?

Zümer suresi 42’de: "Allah canlıların ruhlarını, ölüm anında alır." Henüz ölmemiş olanların ruhlarını da uyurken alıyor. Uyurken aldı, uyandığında tekrar verdi. Bu ölüm değil, hani, "Uyku yarı ölümdür" hadis-i şerifi de buradan kaynaklı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2104-2109. Beyitler Şerhi

Vahiy nerede tecelli eder?

Vahiy nereye tecelli ediyor? O kimsenin gönlüne tecelli ediyor. Meryem’in gönlüne tecelli etti vahiy. ibrahim’in annesinin gönlüne tecelli etti vahiy. Gönüle tecelli etti, vahiy, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin gönlüne tecelli etti.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2080-2089. Beyitler Şerhi

Velilerin gönlüne tecelli eden şey nedir?

Velilerin gönlüne tecelli eder, ilham. O da vahiydir ama o dozajı aşağıda olduğundan biz ona ilham diyoruz, yanlış anlaşılmasın diye. Yoksa o da vahiydir. O normalde tabi denize vahiy ettiği gibi insana vahiy etmez, ayrı mesele. Göklere vahyettiği gibi insana vahyetmez. Her vahyin derecesi vardır kendince.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2080-2089. Beyitler Şerhi

Gayb âleminin tanımı nedir?

Gayb âleminin başka bir bulutu, başka bir yağmuru, başka bir göğü, başka bir güneşi vardır. Fakat o ancak havasa görünür. Normalde buna baktığımızda, Hazreti Pir, tabii bu gayp âlemiyle alakalı. Bu âlemle alakalı bilgileri, bu âlemle alakalı oradan kopup gelen hikmetleri, sıradan insanların bilemeyeceğini, göremeyeceğini söylüyor. Tabii normalde buna baktığımızda, işte Allah’a yakın olan kimseler bunu ancak görür noktasında duruyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2035-2040. Beyitler Şerhi

Nur Suresi 35. ayetinde teşbih nasıl kullanılmıştır?

Nur Suresi, ayet 35: "Allah, göklerin ve yerin nurudur." Şimdi bakın, ayet-i kerimenin başlangıcı: "Allah, göklerin ve yerin nurudur." Göklerin ve yerin nurudur, iyi tamam ama o okuyanın, dinleyenin kafasında bir perde oluşması lazım, seyretmesi lazım o kimsenin. Dinlerken bunu seyretmesi lazım. Bakın, "Onun nurunun misali", onun nurunun misali, teşbih geliyor bak, misal, "Onun nurunun misali, içinde lamba bulunan bir kandile benzer."

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1992-1997. Beyitler Şerhi

Cenab-ı Hakk’ın vahyinin ne olduğu ve sistematiği nasıl çalıştığı hakkında sohbet edildi mi?

Beyitler bunlardı, malum bilgimizin yettiğince söyleyebildiğimiz kadar, dilimizin döndüğünce bu manada vahyin ne olduğu ve Cenab-ı Hakkın vahiy sistematiğini nasıl çalıştırdığıyla alakalı sohbet etmiştik.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1935-1939. Beyitler Şerhi

Talak ayeti kerimesi ne anlama gelir?

Talak, ayet 2: ‘Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir kurtuluş yolu gösterir.’ Bu boşanmayla alakalı, Talak suresi boşanmayla alakalı meseleleri söyler ama bu Talaktaki ikinci ayeti kerimenin sonunda böyle bir müjde var, bakın bu müjde. Bu her ne kadar boşanma meselesinin içerisinde konuşulsa da bu ayeti kerime, buradaki, benim buraya bunu alma sebebim şu yani buradaki kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir kurtuluş yolu gösterir. Yani sen Allah’tan korkup da Kur’an ve sünnet dairesinde durmaya çalışırsın, Kur’an ve sünnet dairesinde hareket edersin, bakın boşanmayla alakalı bir meselenin, surenin içerisinden bu, ‘Allah sana bir kurtulu,ş yolu gösterir’, sen yeter ki bu noktada Allah’ın izinde, Resulullah’ın izinde yürümeye çalış.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1925-1926. Beyitler Şerhi

Zikrullahın kokusu neden önemlidir?

Mesela bir zikrullahın kendine ait bir kokusu vardır, o geceye aittir o. Falemennehu dendi mi, o koku yayılır halakaya, o yüzden önce esmalar, salat u selam, tövbe, temizlendi ortalık. Zikrullahın başlangıcı o yüzden seremonisi öyle başlar. Serenomi öyle başladı, üç tevhit okundu mu ordaki cemaat temizlendi, tertemiz. Burunlar temizlendi, burunlar temizlendi, bitti. Şimdi orda kokunun yayılma zamanı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1900-1909. Beyitler Şerhi

Necm Suresi, Ayet 43: ‘Şüphesiz ki güldüren de ağlatan da odur.’ Bu ayetin anlamı nedir?

Güldürecek olan daha ağlatacak olan da sensin. Yeşertecek olan da kurutacak olan da sensin. Biz hata yapıp, yanlışlık yapıp, eksikliğe ve noksanlığa düşersek, kalbimize ilham edip o eksiklikten, o noksanlıktan kurtaracak olan da sensin. Bizleri kurtar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1870-1879. Beyitler Şerhi

Necm Suresi, Ayet 44: ‘Öldüren de dirilten de odur.’ Bu ayetin anlamı nedir?

Öldüren de dirilten de odur. Biz kendi heva hevesimize uyduk. O ilmü ledününden gelen feraset ilmini boğduk. Biz heva ve hevesimize uyduk. ilmü ledünden gelen zikrullah nurunu boğduk. Biz heva ve hevesimize uyduk. Sen bize lütfettin, ikram ettin, ihsan ettin. Mana perdelerini açtın. Mürşidi kamiline ulaştırdın, pir efendiler ile tanıştırdın, peygamberlerle tanıştırdın. Biz bunlara layık değildik. Sen göğün kapılarını açtın, hazinelerini gösterdin, cennetini gösterdin, cehenneminin vahşetini gösterdin. Sen bize kabri gösterdin, sen bize mahşeri gösterdin, hesabın çetinliğini gösterdin, melekleri gösterdin, melekleri tanıttın, sen gayb aleminin kapılarını açtırdın, levhi mahfuzunu gösterdin, ilmi ilahini gösterdin, ruhlar alemini gösterdin ama biz heva hevesimize uyduk. Biz nefsimize uyduk. Biz ne oldum delisi olduk.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1870-1879. Beyitler Şerhi

Haşr Suresi, Ayet 22-24: ‘O yaratan, yoktan var eden, yarattıklarını şekillendiren Allah’tır. En güzel isimler onundur. Göklerde ve yerde olan her şeyi onu tenzih ve tesbih eder. O her şeye galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.’ Bu ayetin anlamı nedir?

Haşr suresi 22, 23, 24; önemli surelerden birisi biliyorsunuz. Bu konuda hadis-i şerif var. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hani buyuruyor ya: ‘Kim sabahladığında üç kere bu Haşr süresinin bu üç ayetini okursa, kim akşamladığında da bu üç ayeti okursa’ diyor, ‘Onu Cenab-ı Hak yetmiş bin melekle onu korur, kollar. Yetmiş bin melek onun vekili olur’ diyor. Haşr suresinin son üç ayeti, 22, 23, 24, içinde ismi azam barındıran enteresan ayetlerden birisi. işte o böyle her şeyi yoktan var eden ya, bu böyle, bu vakıf binasını yok bilin. Buraya böyle bir vakıf binası yapmaya kalksak, bize önce ne lazım? Önce jeoloji mühendisi lazım. Deprem bölgesi ya Bursa, jeoloji mühendisi lazım. Biz buraya büyük bir yatırım yapacağız, böyle bir bina yapacağız. Burası deprem fay hattında mı, değil mi? Önce ona bakacağız’. Ardından toprağın sağlamlığına bakacağız. Yani, sağlam toprak mı? Yani toprağı sağlamsa zemini sağlamsa buraya bina kurulur. insan da aynıdır. insan sağlamsa zemini, özü sağlamsa onun üzerine bina kurulur. Ondan sonra ne lazım bize? E bir mimari lazımsa, bize bir mimar lazım, öyle değil mi? O mimar gelecek bizden ne istiyorsun, biz diyeceğiz ki böyle, böyle, bunları, bunları istiyoruz. Dışsal bir mimari özellik çizecek, öyle değil mi? Ardından o mimar özelliğine göre ne lazım bize? inşaat mühendisi lazım, değil mi? Yani hesaplayacak, kitaplayacak, nereye ne konacak, onları koyacak. E, statik mühendisi lazım, değil mi? Demirini, butonunu ayarlayacak. Elektrik mühendisi lazım. Nerden ne geçecek elektrikler? Başka? Pis su, temiz su, havalandırma, ısıtma, soğutma, bakın, ne kadar mühendis lazım ya, değil mi? Daha yolun başındayız, ardından binanın kabası bitti, bilmem nesi bitti. E, şuraya şu lazım, buraya bu lazım, iç mimar lazım. E, bir de bakın, burda süsleme sanatları da var, değil mi?

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1870-1879. Beyitler Şerhi

Bakara ayet 194’te ne anlatılmaktadır?

Bakara ayet 194’te ‘kim size saldırırsa siz de tıpkı onun saldırdığı gibi ona saldırın.’ Bu da devlet hukukudur, bu da ümmetin hukukudur. Bir devlet veya bir topluluk ümmete saldırıyorsa ümmetin de ona saldırma hakkı doğar. Bu kaçınılmaz sondur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1310-1324. Beyitler Şerhi

Adaletin eksikliği neden tehlikelidir?

O yüzden adalet terazisi şaşarsa devlet zulmeder, insanlar zulmeder, o zulüm kuyusu aslanın zulüm kuyusundan daha berbat olur. ‘Eğer ceza verecek olursanız size reva görülen o kuvvetin misillemesi ile ceza verin. Sabrederseniz elbette bu sabredenler için daha iyidir.’ Nahl Suresi, ayet 126. Kur’an böylece bize ne yapar? Adaleti öngörür ve kısası önümüze koyar. Demek ki misliyle hareket edilecek, misli ile ceza vereceksin. Misliyle ceza vermezsen sen adaleti sağlayamazsın ve boşuna uğraşmış olursun devamlı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1310-1324. Beyitler Şerhi

Taha 120-121’de Âdem’in neyin üzerine ikisi de ondan yediler?

Taha 120-121’de de: ‘ama şeytan ona vesvese verdi ve ey Âdem sana ebedilik ağacımı ye, yok olmayacak bir mülkü göstereyim mi dedi. Bunun üzerine ikisi de ondan yediler.’

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1231-1249. Beyitler Şerhi

Cenab-ı Hakkın kazası Âdem ve şeytan üzerine nasıl tecelli etmiştir?

Demek ki onlarda böylece ne oldu? Cenab-ı Hakkın kazası onların üzerinde tecelli etti.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1231-1249. Beyitler Şerhi

Kıtmir’in Ashab-ı Keyf’in yanında olaraktan değerlenmesi, kıymetlenmesi neden önemlidir?

Hani böyle bir tefsirlerde geçer, cennetlik olacak on tane hayvan vardır ya bu cennetlik olacak on tane hayvanın bir tanesi de normalde Yunus Aleyhisselam’ın karnında durduğu balıktır. Salih Aleyhisselam’ın devresidir. işte ibrahim Aleyhisselam’ın ineğidir, yani ismail Aleyhisselam’a indirilen koçtur. işte bunun gibi bunların cennetlik olacağına dair tefsirlerde rivayetler vardır. Şimdi birisi de bunların içerisinde Ashab ı Keyftir. Ashab-ı Keyf’in kelpidir, köpeğidir. Aslında adı onun kelptir. Tabi sonradan kelp köpek manasında olduğu söylenir ama belki de eski dilde o köpeğin ismi ile sonradan köpekler kelp olarak bilinmeye başlandı veya öyle isim kondu. Ona da bir şey diyemeyiz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1018-1027. Beyitler Şerhi

Elmalı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili tefsirinde ne anlatılmaktadır?

Bunu Elmalı Hamdi Yazır yazmış. Hak Dini Kur’an Dili, cilt 4, sayfa 318- 319. Bunu evlerinizde Elmalı varsa açıp okuyabilirsiniz. Bakın, Elmalı enteresan bir şey de parlamenter sistemini, parlamenter sistemini, Rablik olarak görüyor, yani bugün bütün dünyada parlamenter sistemi bizim önümüze koyuyorlar ya ve parlamenter sistemi önümüze koyup en güzel sistem bu diyorlar ya kur’an ve sünneti kenara atıp parlamenter sistem en iyi sistem deyip bize yutturmaya çalışıyorlar ya Elmalı diyor ki bu Rabliktir. Sebep? Çünkü parlamentolar, kur’an ve sünnetin emrettiğinin dışında kararlar, emrettiğinin dışında hükümler çıkarıyorlar. Çünkü orda bir milletvekili, kur’an ve sünnetin dışındaki bir hükme evet diyorsa, Allah muhafaza eylesin, dininden oluyor çünkü neden? Allah’ın haram ettiğini helal etti. Allah’ın helal ettiğini de haram etti. Yani bir meclis düşünün, o meclis kur’an’ın hükmünü kabullenmedi. Bir parlamento düşünün, o parlamento kur’an ve sünnetin hükmünü kabul etmedi. Elmalı’ya gören Rablik yaptı yani onlar normalde ruhban sınıfının elinden çıkıp kendi uhdelerini Rab edindiler, kendi heva ve heveslerine.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1016-1017. Beyitler Şerhi

Hz.Pir, bu sebepleri nasıl açıklamış?

‘Ne Hazreti Musa’nın ne de Peygamberimizin mucizeleri sebeplerle değil, Allah’ın yaratması ile olmuştur. Yoklara kabiliyet nereden geliyor? Allah, anlayanlar için bu gök kubbenin altında bir adet koydu, sebepler ve yollar yarattı. Olayların pek çoğu o adete göre olagelir. Fakat bazı da olur ki kudret, o adeti yırtar, kaldırır. Fakat arayan muradına erişsin diye çok defa yaptığı işleri sebeple yapar, sebeple yaratır. ibrahim’i ateş içinde besler, korkuyu ruhun emniyeti selameti yapar. Onun sebeb yakıcılığına hayranım. Onun hayallerinde Sofestai gibiyim. Güzel gözlülerden işve cilve öğrenmişsek, neden gözümüzü sebeplere dikip duruyoruz. Sebeplerin de başka sebepleri var. Sebebe bakma da asıl olana bak. Peygamberler sebepleri gidermek için geldiler. Mucizelerini ta Zuhal yıldızına ulaştırdılar. Sebep ve vesilesiz denizi böldüler. Ekmeksizin buğday yığınını buldular. Çalışmaları yüzünden kum taneleri un olurdu. Keçinin yularını çektiler mi ellerinde ibrişim olurdu. Bütün Kur’an, sebebi gidermeye aittir. Zahiren yoksul olan peygamberin yüceliğini yine zahiren yoksul olan Ebu Leheb’in helakini anlatır durur. Ebabil kuşları iki üç taş attılar mı o koca Habeş ordusunu kırıp geçirdiler. Taa yukarılardan uçan kuşun attığı bir taş, fili delik deşik eder. Öldürülmüş adama kesilmiş öküzün kuyruğu ile vur da hemen dirilsin, kefeniyle kalksın. Kesilmiş boğazı yerinden davransın, kanını dökenlerden kanını istesin.’ denir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 840-845. Beyitler Şerhi

Barnabas incili 72. babında ne yazılıyor?

Barnabas incili, 72. babda. Hz. isa diyor ki ‘ben günah affedemem. Günahları ancak Allah affeder. Ben Allah’ın Resul’ünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul sizden birkaç yıl sonra incil tahrif edilip, hakiki inananların otuz kişi kadar kalacağı bir zamanda gelecektir. O zaman Cenab ı Hak elçisini gönderecektir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O putları kırar. Onun sayesinde insanlar Allah’ı tanır ve ben de hakiki olarak tanırım’ 72. babda.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Barnabas incili 96. babında ne yazılıyor?

Yine aynı inci’lin 96 babı: ‘O Resul güneyden gelecektir. O Resul’ün adı Ahmet’tir.’ Bu da 97. bab.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Yuhanna incili 14. babın 16. ayetinde ne yazılıyor?

Yuhanna incili, 14. babın 16. ayetinde ise isa aleyhisselam, ‘Allah size, sizinle beraber kalacak bir teselli edici gönderecektir’ demektedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Yuhanna incili 14. babın 26. ayetinde ne yazılıyor?

Ayetinde ise bu hakiki tesellici, size her şeyi öğretecek ve size benim öğrettiklerimi de hatırlatacaktır’ demektedir. 16.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Yuhanna incili 14. babın 13. ayetinde ne yazılıyor?

Zira o size kendiliğinden bir şey söylemeyecek fakat Allah’ın söylediklerini size bildirilecektir’ demektedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Hristiyanlar, tesellici kelimesini nasıl tercüme ediyor?

Hristiyanlar, bu tesellici kelimesini, onlar ruh olarak diyorlar. Ruh olarak deyince, hani kendilerince kutsal ruh var ya, baba, oğul, kutsal ruh, üçlü testis inancı. Onlar o ruh olarak adlandırdıkları şey, aslında tesellici. Onların ellerindeki incil’den bunlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

Yuhanna incili 14. babın 30. ayetinde ne yazılıyor?

Yine incil’den, Yuhanna incili bab 14, ayet 30: ‘Mesih şöyle dedi. Artık ben sizinle çok söyleşmem. Çünkü bu alemin reisi geliyor. Bende asla onun nesnesi yoktur.’

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 727-733. Beyitler Şerhi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları