Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdikleri ve Müminlere Şefkat

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Allah’ın: Mâide Sûresi 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler ve Allah’ın Sevdikleri

Allah gecenizi hayırlı eylesin, gününüzünüzü hayırlı eylesin, hayrınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâallah.


Soru-Cevap Bölümü

Okuyarak Kayıp Eşya Bulmak Büyücülük müdür?

Okuyarak kayıp olan bir şeyi, çalınan bir şeyi bulmak vardır. Bunun ortasında bunu reddetmek mümkün değildir. Bir kimsenin okuyarak şifâ bulması, kaybını bulması, adres bulması, kendisine yön tayin etmesi büyücülüğe girmez.

Ruh Uyku Hâlinde Nereye Gider?

Ruhlar Allah’ın emrindedir. Ruh asla insanın kendi emrine verilmiş bir şey değildir. Uyuduğunda ruhların bekletildiği bir yer vardır; o kimsenin mânevî hâline göre değişir. Belli noktaya geldikten sonra o kimselerin ruhlarının böyle bir tasarrufu olabilir; ama o zamana kadar öyle bir şey olmaz.


Mâide 54: Kim Dininden Dönerse…

‘Ey îman edenler, içinizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah onun yerine, Allah’ın onları sevdiği, onların da O’nu sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı zorlu, Allah yolunda cihâd eden, kınayanın kınamasından korkmayan bir kavim getirir. Bu Allah’ın dilediği kimseye verdiği ihsânıdır.’

Küçükten Büyüğe Doğru Uygulama

İnsan kendi içerisinde dininden dönen nefsi vardır, vesvesesi vardır, şeytanın ilham ettiği duygular vardır. Bunlar doğduğunda temizdir ama insan bunları kirletir. İnsan duygularını yeniden ihyâ etsin diye Cenâb-ı Hak ona bir tebliğci nasip eder; hem içeriden hem dışarıdan.

İç dünyanda: mümin sıfatlarından dönersen yerine kâfir sıfatları oturur. Kâfir sıfatlarından dönersen mümin sıfatları oturur. Cimrilikten dönen cömertliğe kavuşur; kötü huydan vazgeçen iyi huyunu bulur; çünkü Allah güzel ahlâklıları sever.

Dergâhın içinde bir kimse giderse Allah onu tesis ettirir başka biriyle. Bir topluluk, bir kavim Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapıştığı müddetçe Allah’ı seven ve Allah’ın sevdiğidir. Ama topyekûn yüz çevirse Allah yeni bir kavim ihyâ ederek dinini yaşatır.


Tarihî Örnekler

Önce Araplar kavim kavim İslâm’a hizmet ettiler; Abbasîler, Emevîler. Sonra Fârisîler bir müddet hizmet ettiler. Türkler Müslüman olunca gayretle İslâm’a hizmet ettiler ve Osmanlı ile bu devam etti. Ne zaman dini yaşamada gevşeklik gösterdiklerinde hizmetleri inkıtâya uğradı.

Hz. Peygamber’in sağlığında da dinden dönenler oldu. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali dönemlerinde de yoldan dönenler oldu. Allah her daim Allah diyenleri yalnız bırakmadı; yeniden bir topluluk dizayn ederek dinini yaşattı.


Sûfî Kendini Her Gün Yenilemeli

Sûfî her gün kendisini yenilemeli, Kur’ân ve Sünnet noktasında koşuşturmaya devam etmeli. Ne zaman ki yaptıklarını yeterli gördün, şeytanın aldatmasına kaldın. İlim beşikten mezara kadardır. Allah’ı tanımanın sonu ve sınırı yoksa yolun da sonu ve sınırı yoktur.

Sûfî her an bu hâlden uzaklaşabilir korkusuyla tövbe etmeli, zikretmeli, sevdâsına sevdâ yüklemeli, koşuşturmasına koşuşturma yüklemeli. Bir anlık gaflet, bir anlık durma, bir anlık muhabbetsizlik onu anında saf dışı bırakabilir. Ve Allah onun yerine kendisini sevecek ve Allah’ı sevecek bir kimseyi istihdam edebilir.


Müminlere Şefkat, Kâfirlere Şiddet

Kardeşlerinize karşı alçak gönüllü olmak zorundasınız. Eğer kardeşlerinize karşı alçak gönüllü değilseniz, Allah’ın sevdiklerinden değilsiniz. Herhangi bir cemâati, tarikatı topyekûn linç etmek mümin sıfatı değildir. ‘Bırak şu Mevlevîleri, bırak şu Süleymancıları, hepsi de şöyle’ diyenler ya câhildir ya münâfıktır.

Kâfirlere karşı şedîd: nefsinden gelen kötü vesveselere şedîd dur. Ailende Kur’ân ve Sünnet dışı bir huy varsa şedîd dur. Toplumda zinâyı, içkiyi, sapkınlıkları hoş göremezsin; şedîd bir şekilde karşısında duracaksın. Allah ve Resûlü’nün dost tutmadıklarını sen de dost tutamazsın; dost tuttuysan onlardansın.

Müminin dostu ancak Allah, Resûlü ve müminlerdir. Başka dostu yoktur. Seni dinle, imanla, Kur’ân ve Sünnet ile savaşanlarla her alanda mücâdele etmek zorundasın.


Zikir Halkasını Nimet Bil

Bir zikir halkasında oturmayı gökten gelmiş bir nimet bil. Neyin yüzü suyuna sen o zikir halkasına katıldın bilmiyorsun. O yüzden o hâl ile hâllen, orada zikrullah olmaya gayret et, kendini muhkem tut ve Allah’tan yardım dile: ‘Yâ Rabbî, son nefesime kadar şu zikir halkasında Allah demeyi nasîb et!’

Dünya üzerinde bundan daha büyük bir lütuf bulamazsın. Allah’ı zikir en büyük iştir. O Padişahlar Padişahı sarayından lütfetmiş, sana el uzatmış: ‘Kim beni zikrederse ben onu zikrederim.’


Kaynakça

  • Mâide Sûresi, 5/54 — ‘Ey îman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah onların yerine öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever’ âyet-i kerîmesi
  • Mâide Sûresi, 5/55 — ‘Sizin velîniz (dostunuz) ancak Allah, Resûlü ve îman edenlerdir’ âyet-i kerîmesi
  • Fetih Sûresi, 48/29 — ‘Müminlere karşı şefkatli, kâfirlere karşı şediddirler’ âyet-i kerîmesi
  • Bakara Sûresi, 2/152 — ‘Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim’ âyet-i kerîmesi
  • Tirmizî, Daavât, 83 — ‘Cennet bahçelerine uğrayınız; onlar zikir halkalarıdır’ hadîs-i şerîfi
  • Beyhakî, Şuabü’l-Îmân — ‘Allah bin kere bin Âdem yaratmıştır; siz o Âdemlerin sonuncususunuz’ rivâyeti (Kitâbü’t-Tevhîd)
  • Buhârî, Enbiyâ, 50 — İlim beşikten mezara kadardır sözü
  • Buhârî, Hudûd, 12 — ‘Kızım Fâtıma da olsa hırsızlık yapsa elini keserdim’ hadîs-i şerîfi
  • İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Muhabbe — Allah sevgisinin şartları ve dereceleri
  • Kuşeyrî, er-Risâle — Sûfînin kendini yenileme zarûreti ve gaflet tehlikesi

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Zikir, Tevhîd, Nefs, Sünnet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı