Dergah Sohbetleri Serisi

243. Dergâh Sohbeti – Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûreti

Adaletli: Adalet: Bireyden Ümmete Kadar Adaletli Davranmanın Zarûreti

Selâmün aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin, Cenâb-ı Hak gününüzü hayırlı eylesin. Hayrınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâallah.


Adaletin Önemi ve Toplumların Çöküşü

Adaletli olmak, adaletli davranmak bütün toplumların en önemli özelliklerinden biridir. Eğer topluluklar adaleti oturtmayı terk ederlerse çöküşe mahkûm olurlar. Tarih boyunca yeryüzünde insanoğlunu çökerten, toplulukları dağıtan, devletleri yıkan en önemli unsurlardan biri adaletsizliktir.

Adalet kavramı aileden başlar. Eğer bir aile kendi içinde adaleti koruyamıyorsa, o ailede çarpıklıklar olacaktır. Bir cemaat, bir tarikat, bir tasavvuf topluluğu kendi içerisinde adaleti sağlayamazsa, o topluluk kendi içinden çökmeye mahkûmdur.


Kime Göre Adalet? Ölçümüz Nedir?

Her zâlim kendi dâiresinde kendisini adaletli görür. Biz de kendi iç dünyamızda nefsimize uyduğumuzda kendimizi adaletli görebiliriz. Peki adalet nasıl tesis edilecek? Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de ‘Adaletli hükmedin, adaletli davranın; Allah adaletli davranmanızı sever’ buyuruyor.

Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Yemen’e vâli gönderirken: ‘Neyle hükmedeceksin?’ dediğinde ‘Kur’ân ile yâ Resûlallah. Bulamazsam sünnetinle. Bulamazsam kıyas ederim’ cevâbına tebessüm etmiştir. Biz adaleti tesis ederken önce Kur’ân’a, Sünnet-i Resûlullah’a ve imamların içtihâdına bakmak zorundayız.


Adaletin Dâireleri: Nefisten Ümmete

Nefste Adalet

Bir kimse birinci derecede kendi nefsine Kur’ân ve Sünnet dâiresinde davranmak zorundadır. Allah’ın haram etmediği bir şeyi kendinize haram etmeyin; bu nefsinize karşı olan borcunuzdur. Helâl olan bir şeyi haram etmek zulümdür; haram olan bir şeyi helâl etmek de öyle.

Ailede Adalet

Ailenin reisi çocuklarının arasında adaletli davranmalı; kendince sevdiğini kayırarak adalet terâzisini kaçırmamalıdır.

Dergâhta Adalet

Dergâhın içerisinde vazife yapan kardeşler adaletlerini düzgün tutmalı; bazı kardeşleri nefislerince kayırmamalıdır. Birisinin çavuş kardeşinin yakını olması, birisinin üstadın bir şeysi olması adaletli davranmayı engellememelidir. Bu dergâhın içerisinde adaletli davranılır ve adaletli hükmedilir.

Ticarette ve Devlette Adalet

Bir iş yerinde çalışanlara adaletli davranılmalıdır. Devlet de kendi içerisinde adaleti tesis edemezse, rüşvet ve kayırmacılık devam ediyorsa, o devlet çökmeye mahkûmdur.


Rüşvetin Hükmü

Hz. Ömer efendimizin oğlu Abdullah der ki: bir hükümde rüşvet varsa o rüşvet küfürdür. Hüküm verilmeden birilerine rüşvet vermeye çalışmak da sahâbenin ittifâkıyla günah-ı kebâirdir. Devlet başkanları olduklarından dolayı gelen hediyeleri kabul etmemişler veya Beytülmâl’e devretmişlerdir.

Met edilmek dahi rüşvettir. Birisinin sevgisini bir şey karşılığında beklemek rüşvettir. Her rüşvet alan kimse günah-ı kebâir işlemiştir; her adaletsiz davranan günah-ı kebâir işlemiştir.


Hediyeleşme Âdâbı

İnsanların birbirine muhabbet edip hediyeleşmelerini engellemek değil mesele. Ama hediyeleşme âdâbını gözetmek gerekir: hediyeye misli ile cevap verilmeli. Misli ile cevap veremeyecek güçteyse kabul etmemeli. Ancak o zaman rüşveti önleyebilir, adaleti tesis edebiliriz.


Dervişlikte Edep ve Adalet

Dervişlik sadece namaz kılıp zikretmek değildir. Dervişlik Allah’ın sıfatlarıyla sıfatlanmaktır. Allah âdildir, adaletlidir, adaletli davrananları sever. O zaman biz de hem kendi nefsimizde hem dışımızda âdil davranmak zorundayız.

İnsanlar gelir geçerler. Şeyhler gelir geçer, dervişler gelir geçer. Hani Bâyezîd-i Bestâmî, hani Eşrefoğlu Rûmî, hani Abdülkâdir Geylânî. Hepsi gelmiş geçmiş bu dünyadan. Ama arkalarından saygıyla anılanlar adaletli davrananlar, hakkı hak bilip hakka kapı açanlar olmuştur.


Kaynakça

  • Nisâ Sûresi, 4/58 — ‘Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adâletle hükmetmenizi emreder’ âyet-i kerîmesi
  • Mâide Sûresi, 5/8 — ‘Adaletli olun; çünkü adâlet takvâya daha yakındır’ âyet-i kerîmesi
  • Mâide Sûresi, 5/44-45-47 — ‘Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar zâlimlerdir/kâfirlerdir/fâsıklardır’ âyet-i kerîmeleri
  • Ebû Dâvûd, Akdiye, 11; Tirmizî, Ahkâm, 3 — Hz. Muâz b. Cebel’in Yemen’e vâli olarak gönderilmesi ve hüküm verme usûlü
  • Buhârî, Hudûd, 12 — ‘Kızım Fâtıma da olsa hırsızlık yapsa elini keserdim’ hadîs-i şerîfi (adâlette kayırmacılık olmaması)
  • Ahmed b. Hanbel, Müsned — Hz. Abdullah b. Ömer’in rüşvetin hükmü hakkındaki sözü
  • Buhârî, Hibe, 11-12 — Hediyeleşme âdâbı ve karşılıklı hediye verme
  • İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Adl — Adâletin bireyden topluma kadar uygulanması
  • Mâverdî, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye — Devlet yönetiminde adâletin zarûreti ve vâlilerin sorumlulukları
  • Kuşeyrî, er-Risâle — Sûfîlerin adâlet ve edep anlayışı

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi