Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

619. Dergah Sohbeti – Hidayet Allah’a Aittir, Veli Ziyareti ve Zikir Ehlinin Korunması

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 619. Dergah Sohbeti – Hidayet Allah'a Aittir, Veli…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Ebu Musa’dan rivayet edildiğine göre Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem iki serinlik namazını, sabah ve ikindi namazını kılan kimse cennete girer buyurmuştur. Nevevi, Buhari, Müslüm. Yukarıda Kadı Şerif’e göre bir kimse her ne günah isterse işlesin. Sabah ve ikindi namazlarını kılarsa cennete girer mi? Anlayamadım. Evet girer. Bir kimse beş vakit farz namazlarını kılarsa, otuz Ramazan orucunu tutar ise evinden geldiğince günah kebalerden uzaklaşır ise o kimse cennete girer. Allâh’ın izniyle. Kim iman eder salih amel isterse o kimse Allâh’ın izniyle cennete girer. Daha önce bu durum beni çok üzüyor.

Daha önce size âyet taşıyamadığımı ve Fatiha taşıyınca akıbet yaşadım. Dergahta siz de Fatiha ve âyet taşıma dediniz. On beş gün önce Üftade hazretlerini ziyarete gittim. Ardından ağır öfkeli, ruhi, bunalım yaşadım. Düşününce Emir Sultan’da dahil ne zaman Türbe’ye gitsem ardından ruhi, bunalım, öfke, tartışma özellikle de size hedef alıp öfke ve kin duyuyorum diyeceksiniz sana öyle geliyor. Hayır değil, çok kez bunu yaşayıp sonradan on beş gün önce farkına vardım. Soru, lütfen fıtrat gereği merak ve endişe duyuyorum. Sebebini açıklar mısınız? Allâh yardımcınız olsun. Haleti ruhiye bozuk. Bir kimse veli kabirlerine giderse, veli kabirlerine gittikten sonra o veli kabrini ziyaretten dolayı Cenâb-ı Hak ona bereket verir, lütfeder, ikram eder, ihsan eder.

Bir kimse velileri ziyaret etse, Cenâb-ı Hak ona onu bereketlendirir, ona lütfeder, ona ikram eder, ona ihsan eder. Bir velinin duasını alsa, Cenâb-ı Hak ona merhamet eder, ona ikram eder. O yüzden velileri ve veli kabirlerini ziyaret etmek, ziyaret eden kimseler için lütuftur, ikramdır, ihsandır. Bunun akabinde negatif şeyler o kimsede oluşmaz. O negatif şeyleri oluşmasını bunlara bağlamak, pesikik, psikolojik, rahatsızlık sebebidir. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden normalde siz veli kabirlerine gidin. Onları normalde, onları ziyaret edin, onların başında okuyun, onları vesile edin. Onları vesile edin, bir işiniz için, herhangi bir meseleiniz, bir probleminiz için onları vesile edin. Şeyhim Allâh rahmet eylesin, bir sağ veliyi tanıyorsa, onu ziyaretin vefat etmiş bir veli ziyaretten daha makbul olduğunu, daha âlâ olduğunu, onların asıl duasının alınması gerektiğine dair değişik zamanlarda bize beyanları var.

Normalde bir kimse veli ziyaretlerine gitse kabristanlara, sonra kalksa başka bir veliye, mesela şeyh efendiye saydırsa, o kimsenin Allâh muhafaza eylesin, imansız göçüp gitmesine vesile olur. Her şey yapın, ehli tasavvufun hibaresidir. Bir veliyle cedelleşmeyin. Bu kim olursa olsun, o cedelleşmeden, o cedelleşen kimse zararlı çıkar. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden şeyhimiz de cedelleşen kimselerin abat olduğunu görmedik. Şeyh efendiye Allâh rahmet eylesin, sen haksızsın veya bana burada haksız davrandı, burada doğru davranmadı, burada eksik davrandı, böyle mi yapmalıydı, diyenlerin hepsi de, hepsi de de, hepsi de benim bugüne kadar tespit ettiklerim, ya bir daha bir şeyhin kapısına uğrayamaz oldular, ya da şeyh efendinin sağlığında bir sürü sıkıntılara düştüler, dergahtan da uzaklaştılar ve hepsi de şeyh efendinin sağlığında teker teker dergahtan uzaklaştılar.


2. Bölüm

Uzaklaşmayanlar şu anda yeni bir şeyhe, yeni bir mürşid-i kamile bağlanamadılar. bağlanamayış sebeplerini herkes kendince haklı görür. Ben onlara önceden beri derim, bir veliye sen o esnada bir edepsizlik ettiysen, yola bir edepsizlik ettiysen, senin yolun kesilir. O esnada şeyhefendi Sadr sana merhamet eder, sana lütfeder, seni yolda tutar Allâh’ın izniyle, der ki benim gözümün önünde olmasın bu, perişan olmasın der, vefat ettikten sonra senin tutunacak dalın kalmaz. Bunları bu fakir gördü, o yüzden kimsenin şeyhine laf söylemeyin. Ölçüyü konuşun, ölçü konuşulur, dinin kaideleri belli, Kur’ân belli, Sünnet belli, imamların iştahı belli, sûfîlik yolunun adabı, erkanı belli. Sûfîlik yolunun adabı, erkanı belli.

Bu yol, adab, erkan konuşulur, bunda bir beis yok. Ama X efendi şöyle bu dervişlerin haddi değildir. X efendi şöyle bu dervişlerin haddi değildir. Onu ölçecek kantar var mı ki sende? Kim olursa olsun. bu basit gibi görünür, bir kimse ortadaysa, bugünkü sistemde 13 yıl ceza koltuğunun altında. Hadi çık iki gün sen nezarethanede yat bakayım göreyim. O yüzden herkes haddinin hududunu bilecek. Allâh muhafaza eylesin inşâAllah. Gece tevhid zikri secde halinde sayıyla yapılması şart mı? Bizim kardeşlerimiz bu noktada bizden dersli olan kardeşler hangi ibadetleri hangi sayıyla yapacağı bellidir. O kardeşler o sayılara riayet ederler. O yüzden tevhid zikri secde halinde sayıyla yapılması şart mı? Normalde bir kimse tevhid çekilmesi öngörülmüş.

Bazı hadîs-i şeriflerde 100 tevhid çeken denmiş. O yüzden kardeş de 100 tane çekebilir. Hadîs-i şeriflere tabi olabilir. 70 bin tevhid en fazla gece gündüz kaç gün içinde bitirilmeli? İnsanlar güçülerin yettiğince çekmeye gayret ederler. Günü yok. Reftal olan düzenli 70 bin tevhid zikrimidir. Bizim kardeşlerimiz 70 bin tevhide niyet ederlerse kaç günde bitirirlerse bitirirler. Bizim bu noktadaki sayısal söylediğimiz her şey bizden dersli olan kardeşler içindir. Dersli olmayan kardeşler kendilerince hadîs-i şeriflere tabi olup hadîs-i şeriflerden okuyup oradaki hadîs-i şeriflerdeki sayılara tabi olabilirler. Eşariler Allâh’ı bilmek şeriat ile gereklidir derken maturidiler Allâh’ı bilmek akli bir gerekliliktir demişlerdir.

Bunun hakkında bilgi verir misiniz? Aklı olmayanın Allâh’ı bilmesi mümkün değildir. Akıllı olanın da Allâh’ı normalde bilmemesi mümkün değildir. bir kimse gerçekten akıl sahibi ise o kimseye Kur’ân sünnet olmaksızında Allâh’ı bilebilir. Allâh’ın varlığını kabul edebilir. Ama bir kimse de akıl yok ise o kimse Allâh’ı bilmesi normalde Allâh’ı birlemesi de mümkün değildir. Din bu manada akıl sahiplerindedir. İmam maturidi bu noktada ve hanefiler genel olarak postifaklı çok önemserler. Bayanlara koku veya mis sürmek helal mudur? Bayanlara neden helal olmasın ki? Tabi normalde bana şimdi bayanların kokulanması helal mudur dediğimde ben helaldir derim. Buna normalde haram diyebilecek olan hiç kimse yok.


3. Bölüm

Ama bayanların koku sürünüp de sokağa çıkmaları caiz midir değil midir bu ayrı meseleler. Yemeklerde helal temiz yapan ya da ete dikkat eden lokanta varsa bize söyler misiniz? Vallahi ben genelde Bursa’da bir şey yiyeceğim zaman çok böyle benim lokanta kültürüm fazlaca kalmadı. O yüzden bizim İbrahim burada mı? Bizim İbrahim Mustafa. Bereket pide lahmacun. Allâh razı olsun. Bizim şey var nerede kebapçı bizim Kasım geldi mi? Yok gelmedi mi? Kebapçı Kasım Mustafa. Ondan sonra pide lahmacun cantik yiyeceksen böyle hamur işi bizim İbrahim’e ve hatta öyle bir şey yiyeceksek de öyle ayda yılda bir ne o Kasım ustaya öylece başkaca çok fazla bir bilgim yok bu konuda yardımcı olamayacağım hakkınızı helal edin.

Biraz reklamasyon gibi oldu ama yapacak bir şey yok. Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem teheccüd namazını devamlı kılardı. Teheccüd’e kalktığımızdan sonra sabah namazı kıldığımızda beden olarak ister isteme zayıf düşüyoruz. Bir ibadete devam ettiremiyoruz. Bu konuda ne yapmamızı tavsiye edersiniz. Yatmazdan önce mesela bugün örneğin öğlen namazı biri yirmi gece filan okunuyor çeyrek gece okunuyor. Kaç? On iki gece mi? Biri on iki gece diyelim ki öğlen namazı okunuyor, öğlen ezan okunuyor. Saat biri çeyrek gece örneğin yatmazdan önce gece namazı kılabilirsiniz. Adı gece namazı olur teheccüd olmaz. Veyahut da biri çeyrek gece bir sağ tarafınıza az bir şey yatın bir kaylule yapın. Üç dakika, beş dakika, on dakika.

Ondan sonra kalkın teheccüd’e niyet edin. Yine de teheccüd sevabı alınır. Anadolu coğrafyasında yüzyıllardır istedikleri zaman darbe yaptırıp iktidarı değiştiren Amerika vesaire diğerlerine rağmen S-400’lerin Türkiye’mize gelişini nasıl değerlendiriyorsunuz? Evet. Eğer normalde Türkiye sağ salim S-400’leri çalışır hale getirirse bence iki yüzyılın iki yüzyıldır yapılan en önemli meselelerden birisi olacak. Bunu normalde Amerika’nın İsrail’in Avrupa Birliği’nin ağzına bakıp içeride ve dışarıda beynini satmış, aklını satmış, ruhunu satmış, milli duygularından, milli duygularını terk etmiş, bu noktada milliliği şüphe götürür. Biz birtakım odaklar bunu böyle baside indirmeye, bunu böyle baside almaya çalışıyorlar.

Eğer gerçekten bunlar çalışırsa, çünkü önce dediler ki gelmeyecek, yok başka ülkeye satacaklar, yok ambara koyacaklar, yok depo’ya koyacaklar, geldi ama normalde şimdi de diyorlar ki çalıştırmayacaklar, şunu yapacaklar, bunu yapacaklar, bilmiyoruz tabii. Şu ana kadar olan gelişmeler olumlu. Eğer normalde Türkiye bunları çalıştırırsa, düzgün konuşlandırırsa, tabiri caizse Türkiye’de bir sinek uçsa havada, o uçan sineğin illiyeti, milliyeti, her şeyini çözecek Türkiye’ye. Ve bu noktada bayan kısmı hapırları kapalıymış. Bu sesten imtihan oluyoruz hep. Açtınız mı? Normalde açık. Normalde açık ama oradan kapalıymış. Oradan bayanlardan kapıdan birisi bir işaret versin sesin duyulup duyulmadığına dair.


4. Bölüm

Çocuklar bir sessiz kalın orada. Duyuluyor mu ses? Normalde eğer bunları sağ salim Türkiye çalıştırırsa, bölgesinde hem savunma hem saldırı noktasında çok önemli bir avantaj yakalacak. Bunları böyle küçüksemek, küçük görmek lazım mıydı demek? böyle hafife almak, dalga geçmek. Ne yazık ki bizim ülkemizde muhalefet yapanlar, muhalefeti doğru yapmıyorlar. Bunu darbeci yezidilerden tutun, Kürt yezidilerden tutun, Türk yezidilerden tutun, hepsi de Amerikancısı, İsrailcisi, Avrupa Birlikçisi, KORO halinde bunların hepsi de karşı çıkıyorlar. Abdülhamid’in meşhur bir siyaseti vardı ya, Abdülhamid Han Hazretleri bir şey yapacağı zaman sorarmış, İngiliz Sefirine, Rus’a, Alman’a, şuna buna sorarmış. Böyle bir şey yapacağız, uygun görür müsünüz diye, onlar ittifak halinde itiraz eder, karşı çıkarılarsa bu doğru bir şey deyip yaparmış.

Hiç bir kimsenin kafası çalışmasa, az bir şey okuması yazması olsa, az bir şey de imanı olsa, az bir şey küçücük bir imanı olsa, az bir şey de okuması yazması olsa, dinlesen, Baksan, Amerikan Kongresi karşı, Pentegrin karşı, İsrail karşı, İngiltere karşı, Almanya karşı, Fransa karşı, NATO karşı, Ne bileyim işte, sıralayında Yunanistan karşı, Kuzey Kıbrıs karşı, Mısır karşı, Suid-i Arabistan karşı, bir insan kendi kendine düşünse, birazcık aklı, birazcık imanı olsa, Dese ki bütün gavur ve gavurcuklar karşı, sizin aleyhiniz olan bir şeye bu gavur ve gavurcuklar karşı çıkar mı? Çıkmaz. Sizin lehinize olan şeylere karşı çıkarlar. O içerideki gavurcuklar, dışarıdaki gavurcuklar ve gavurlar karşıysa bir şeye, ya sırf onlarla beraber olmamak için ben de karşı olurum. bir kimse, bir hadîs, Hazreti Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri saçlarını uzattı, o günkü müşrikler de saçlarını uzattı, bu sefer o saçlarını kısalttı.

Ardından müşrikler de saçlarını kısalttı, o ardından bir daha uzattı. Düşünün, saçın uzattığı uzunluğunda ve kısalığında dahi müşriklere muhalefet eden bir peygamber var. Saç ya bildiğimiz saç tıraşı, öyle değil mi? Müşrikler onun gibi uzattı, o kesti. Müşrikler onun gibi kesti, o uzattı. Alcan’ın karşına, Amerika Birleşik Devletleri karşı, NATO’su karşı, Almanya, Fransa, İtalya’nın, İngiliz’i, İsrail’i, bütün gavur ve gavurcuklar karşı. Sen nerede duruyorsun? Senin nerede durduğuna bakacağız. Çok basit bu. Bir kimsenin çok derin strateji bilmesine gerek yok, derin ilim sahibi olmasına gerek yok. Çok derinlemesine bir şey bilmesine gerek yok. Gece rüyalar görmesine gerek yok, zikrullah da haller görmesine gerek yok.

Aç basını, bak. E bunun karşı olanların hepsi de LGBT, LGBT artı bir hepsi de. Nasıl yani? Basmaya bunların hepsi de LGBT artı bir gibi de. Ona bakacak olursan tabii AK Parti de LGBT artı birinde altına imza attı. Türkiye’de onu imzalayan da o. Şimdi baktığın zaman, kimin nerede durduğunu gör. Çok basit bunlar. Bir bakacaksın, elin İngilizce bir kimseyi burada destekliyorsa bil ki onun altında Hinoğlu bir Hinnik var. Elin NATO’su, AB’si, ABD’si bir şey destekliyorsa onun altında Hinnik var ya. Gerçekten Hinnik var. Ben böyle söyleyince şimdi yarın ertesi gün diyecekler ki gene komplo teorisi kurdun. Bunlar bizim üzerimizde hiçbir şey iyi düşünmüyor mu? Cepheleştiriyorsun ortalığı. Ulan bugüne kadar Amerika Böylesi Devletler bizim hayrımıza ne yapmış?


5. Bölüm

Bugüne kadar Avrupa Birliği bizim hayrımıza ne yapmış? Bugüne kadar İngiltere bizim hayrımıza ne yapmış? Bugüne kadar İsrail bozuntusu şerefsizler hayrımıza ne yapmış? Bunların içeride, bunların desteklediği, bunların da desteklediği, içimizde bizden gibi görünen bu puşlar bugüne kadar ne yapmışlar? Gerek yok ki. E böyle konuşma, sert konuşun. O iman edenler ki Müslümanlara karşı yumuşak, şefkatli, merhametli, kafirlere karşı şedittirler. Ve kafir seviciler, siz kafirlere yumuşaksınız. Gavurlara gelince yumuşaksınız, Müslümanlara gelince sertsiniz. Gavurlara gelince yumuşaksınız, dervişlere, sufilere gelince sertsiniz. Gavurlara gelince döndür Allâh döndür, toka gibisiniz her biriniz önlerinde oriental yapıyorsunuz.

Sufilere gelince sert, her şeyimizi eleştiriyorsunuz bizim, her şeyimizi tefe koyuyorsunuz. Kalbiniz bozuk sizin, içiniz bozuk sizin. Sizin gönlünüzü şeytan ifal etmiş. Bevletmiş sizin içinize. Gönlüne şeytanın bevlettikleri Müslüman din ve dindarlara karşı şedittirler. Bizim sarığımızı eleştiriyorsunuz, dilinizi uzata uzata kendi gavurluğunuzu görmüyorsunuz. Bizim zikrullah yapılış şeklimizi eleştiriyorsunuz. Pavyonu bırakmışsınız, meyhaneyi bırakmışsınız, kerhaneyi, her türlü namussuzluğu, şerefsizliği, hayseitsizliği yaşayan ve yaşatan yerleri bırakmışsınız. Allâh’ı zikreden, Allâh’ın zikriyle uğraşan kimselerle ağzınızı doldura doldura konuşuyorsunuz. Ondan sonra ben de size kalkıp da şerefsiz, adi, İngiliz bozması, İsrail yazması, ABD fahşası deyince de yanına sıkılıyor.

Bunlar bu sözlerim size değil tabi. Sizler Allâh’ı zikreden mümin, pimi pak insanlarsınız benim nazarımda. Her biriniz zikrullah’a geldiniz ya benim nazarımda Allâh dostusunuz. Ben biz veli arıyoruz diyenlere diyorum ki gelin Perşembe günü zikrullah’a birini kaldırın götürün o sizin veliniz olsun diyorum ben. Kolay mı her Perşembe zikrullah’a gelmek? Kolay değil. O yüzden bu kardeşlerim bu noktada hayır dedeyim. Bunları şeytan görünce yüz bin sefer kahroluyor. Bu ayrı mesele. Ama öbür gün ne yapıyor? Oturmuş işi gücü tasavvuf ehliyle, sufilerle Allâh’ı zikreden kimselerle uğraşmak. Bir kimse Allâh’ı zikrettiği için ve zikrinden dolayı birisine düşman olsa imansız gider o kimse. Tekrar altını çiziyorum.

Bir kimse Allâh’ı zikrettiğinden ve zikir cemaatine gittiğinden Allâh’ı zikrullah Allâh’ı zikreden ve zikir ehli olduğu için birisi ona düşmanlık yapsa kafir olarak ölür bu dünyada. Tövbe edip geri dönmezse. Onun imanı kurtulmaz Allâh’ın izniyle. O kimsenin dönüp tövbe etmesi lazım. Eğer bireyse şahısa ondan gidecek helallı kalacak. Diyecek ki canım kardeşim ben seni zikrettin diye senin zikrini sevmedim. Seni zikrettin için seni sevmedim. Sana olanca lafı söyledim bana hakkını helal et diyecek. Öyle vay Mustafa’cığım sen misin ya bana hakkını helal et ya. Ne oldu? Ben sana laf söyledim de. Söyle lan şimdi yüzüme. Oğlum söylesene yüzüme sen nasıl delikanlı adamsın bak sakalın da var senin. Sen nasıl yiğitsin?


6. Bölüm

Oğlum bu ne lan? Bana hakkını helal et sen. Etmiyorum. Nasıl yani? Etmiyorum, etmek zorunda mıyım? Etmiyorum. Mahşerde dedim böyle senin gırtlağından yakılacağım silkeleyeceğim dedim mahşerde seni dedim. Ses yok. O yüzden zikir ehline kim dokunduysa yandı keten elva. Allâh’ı zikreden bir kimse ne onu aldat ne onu kandır ne onu üt dikkat et kendine. Kendine dikkat et. O yüzden Allâh’ı zikredenlerin gönlüne şeytan işeyemez. Allâh’ın zikrini bırakan kimsenin gönlüne şeytan işer. Siz Allâh’ı zikreden cemaatleri takip edin. Siz Allâh’ı gerçek manada zikredenleri takip edin. O yüzden gelecek bir kimse soracak bu cemaate. Komple arkadaşlarına soracak burada. Diyecek ki ABD’yi sever miyiz? İngiliz’i sever miyiz?

İsrail’i sever miyiz? Gavurcuklarla beraber, gavurlarla beraber olur muyuz? Olmayız. Basit S400, S500, S300 neyse. Çok basit. O yüzden bak, nerede olduğunu gör. Adamlar normalde memleketin menfaatine olacak olan bir şey yaptıklarında alkışlarız. Alkışlarız. O yüzden bugünkü hükümetin S400 projesini alkışlıyoruz. Doğu ve Kuzey Akdeniz alkışlıyoruz politikasını. Suriye, Irak politikasını alkışlıyoruz. Bildiğiniz alkışlıyoruz. Tam desteğiz. Kıbrıs politikasını alkışlıyoruz, tam desteğiz. Hiç sıkıntı yok. Hiç sıkıntı yok. LGBT artı biri desteklemiyoruz. O İstanbul beyanınamesinden altını Türkiye’nin imzasını çekmesi lazım. Bizi eşcinsellerle, lezbiyenlerle, ahlaksızlıklarla, sapıklıklarla, sapkınlıklarla beraber olmayı kabul etmiyoruz.

Avrupa Birliği’nin dayattığı, Avrupa Birliği’nin bizim önümüze koyduğu LGBT artı biri telin ediyoruz, istemiyoruz. Açık. Bugünkü hükümetin ahlakla alakalı pozisyonunu kabul etmiyoruz. Uyuşturucu, içki, kumarbazlık, had safhaya ulaştık, kabul etmiyoruz. Fuhuş had safhaya ulaştık, kabul etmiyoruz. Bugünkü hükümet haramlarla mücadele etmeli. Haramlarla mücadele etmekte çok zayıflar, kabul etmiyoruz bunları. Bu bizim duruşumuz belli, Allâh bizi affetmesin. Bu bizim duruşumuz belli, Allâh bizi affetsin. Evde kedi beslemek günah mı? Evde fare var ise güldür dolaşıyorsa, besleyebilirsiniz. 28 yaşında bir tanıdığımız Şırnak’ta 6 yıl görev yaptı. Çok arkadaşına şehit verdi. Şu an Bursa’da psikolojikmen çökmüş durumda.

Onlar şehit olmuşken ben nasıl yaşarım diye hayattan kendini kopardı. Ona ne tavsiye edersiniz? Onlar şehit olmuşken ben nasıl yaşarım diye hayattan kendini kopardı. Ona ne tavsiye edersiniz? Hayattan kopmayacak. Onlar şehit olduysa ne güzel Allâh onları kendi katına aldı. Kendisi de normal hayatını yaşamaya devam edecek inşâAllah. 42. hadise gelmişiz. Bir rivayette Allâh’u Teala’nın sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Kasas Suresi âyet 56. Ayeti hakkında Ebu Hureyve şöyle demiştir. Bu âyet Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellemin amcası Ebu Talib’in İslam’a girmesini istemesi üzerine inmiştir. Evet Cenâb-ı Hak âyet-i kerime de sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin diye buyurmuştur.


7. Bölüm

Başka buna benzer birkaç tane de âyet-i kerime vardır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine hidayet edici biziz diye. Hidayet eden Allâh’tır. O yüzden bir Peygamberin Adem’den Hz. Muhammed Mustafa’ya kadar ümmetlerinden herhangi birisinin hidayete erdirmesi mümkün değildir. Hidayete erdiren Allâh’tır. Burada Cenâb-ı Hak en çok sevdiği Peygamberine dair sen hidayet edici değilsin. Sevdiklerine hidayet edemezsin. Hidayet edici Allâh’tır diyerekten onun hidayetle alakalı kapısını kapatmaktadır. Bir kısım ehl-i tasavvuf, şeyhlerine normalinden fazla yük yüklemeye çalışırlar. Eğer şeyhler bu kapıyı ararlarsa Allâh muhafaza eylesin, şeyhler kendi küfürlerini hazırlarlar. Dervişler bu noktada şeyhlerini böyle görmemeleri gerekir.

Görürse de dervişler kendi küfürlerini hazırlar. O yüzden bir şeyh efendi hidayet edici değildir. Bir nakip Nugabba Zakir efendi bir çavuş hidayet edici değildir. Bir hoca, bir âlim hidayet edici değildir. Peygamberler, kitaplar, veliler, müslümanlar, müminler hepsi de bir kimsenin hidayetine vesile olma noktasındadır. Hidayetine vesile olabilir ama hidayet edici değildir. El-Hadi ismi şerifi Cenab-ı Hakk’ındır. Siz bir kimseye günlerce tebliğ eder, günlerce anlatabilirsiniz. O günlerce tebliğ edip anlatırsınız ama onun üzerinde bir tesir oluşmayabilir. O sizin anlattığınızdan tesir oluşturacak olan da Allâh’tır. O yüzden siz vazifenizi yapar tebliğ edersiniz, vazifenizi yapar nasihat edersiniz.

Vazifenizi yapar, dinini kendinizce yaşama ve yaşatma mücadelesi verirsiniz. Bunu tesir edecek olan, tesirli edecek olan Cenâb-ı Hak’tır. O yüzden biz müslümanlara düşen nasihat etmek ve tebliğ etmektir. El-Hadi olan Allâh’tır. O yüzden kardeşler, şeyhlerine hidayet edici gibi görmeleri, şeyhlerine hidayet edici gibi görmeleri Allâh muhafaza eylesin. Onların küfürlerine sebep olur. Bizde genelde böyle bir şey görünmesi mümkün değildir, görünmez ama bu bir ölçü olarak bizim kulağımıza küpe olması gerekir. Hatta ehli tasavvufun bir kısmı kendi şeyhlerini hidayet edici noktada görürse onları nasihat etmek, onları uyarmak, onları bu noktada Kur’ân ve Sünnet çizgisine davet etmek bizim vazifemizdir.

Biz çünkü tasavvufu, sufili, Kur’ân, Sünnet, imamların iştahı perspektifinde anlayıp yaşamaya gayret ederiz. O yüzden Cenâb-ı Hak Peygamberine sen sevdiklerine hidayet edemezsin, hidayet edici Allâh’tır diyorsa ve hidayetin direkt Allâh’a ait olduğunu, kullarının hidayet mekanizmasında ancak sebep olabileceğini beyan ediyorsa ehli sufinin veya ehli cemaatın ve hatta değişik grupların kendi üstadlarını, hoca efendilerini, şey efendilerini sanki hidayet edici imiş gibi görmeleri onların küfürleri olur. Bir kimse ya bilmiyordur cahildir ya da biliyorsa göz göre göre küfre düşmüştür, şirke düşmüştür. O yüzden bir şeyhin üzerine, bir zakirin üzerine, bir nakibin üzerine, bir alimin üzerine, bir velinin üzerine böyle bir şey konması Allâh muhafaza eylesin insanı küfre götürür.

Bunu bir şey efendi, bir âlim, bir zakir, bir derviş, bir mümin bunu bile bile kabullenir seslenmezse o zaman kendisi de küfre düşmüş olur. Cenab-ı Peygambere kapılı olan kapı hiçbir veliye, hiçbir mümine açılmaz. Cenab-ı Peygambere kapılı olan bir yolda hiçbir veli, hiçbir mümin ben yol gidiyorum diyemez. O yüzden yol Muhammed Mustafa’nın geçtiği yoldur. Muhammed Mustafa’nın geçmediği bir yol asla yol değildir. Yol olarak kabul ediliyorsa o şeytanın yoludur. O sapkınlığa düşen sapıkların yoludur ki o bizim yolumuz değildir. Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin korusun inşâAllah. Lâ ilâhe illâllah Fatiha. Fatiha. Âmîn.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Tevhîd, İhsân, Sünnet, Şeyh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı