İtikaf: 73 Fırka Hadisi ve Fırkayı Naciye
‘Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, sadece biri cennete girecek’ hadis-i şerifi ile ‘ümmetim dalalette birleşmez’ hadis-i şerifini birlikte değerlendirmek gerekir. 72 fırka kendince Kur’an ve sünnet dairesinden sapmış, sapıklığa doğru gitmiştir. O bir fırka ise Kur’an ve sünnete tabi olup ümmetin hitabına layık olanlarıdır.
İslam tarihi boyunca bu 72 fırkanın içerisinde kimlerin girip girmediği hep tartışılmıştır. Biz her mezhep olarak ‘la ilahe illallah Muhammeden Resulullah’ diyenleri cehennemlik veya küfür ehli görme noktasında değiliz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de bunu yasaklamıştır.
Fırkayı naciye’yi tanımlamak çok kolaydır. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bize ölçü vermiştir: ‘Kim Kur’an ve sünnetime sımsıkı yapışırsa o fırkayı naciye’dendir.’ Üçüncü bir şık yoktur. 1400 yıldan beri delalette toplanmamışlar, bugün de delalette toplanmıyorlar.
Fikriyat ve Fiiliyat Birlikteliği
İslam fikriyatla muamelatı yan yana götürür. Bir kimsenin düşüncesi İslam olabilir ama fiiliyatına bakmak gerekir. Sadece söylemde kalmak, dini akidede sadece fikir sahibi olup muamelat sahibi olmamak o kimseyi kurtarmaz. Bir kimse ‘la ilahe illallah Muhammeden Resulullah’ deyip orucun farziyetine inanmıyorsa, o söyleyiş açığa düşmüştür.
Bir kimse ‘la ilahe illallah’ derken Allah’ın men ettiği, reddettiği şirk üzerindeyse, nice ‘la ilahe illallah’ diyenler vardır ki şirkin içindedir. Fiiliyat açısından Allah’ın lanetlediği bir iş yapıyorsa, o zaman o kimsenin iman ikrarı açığa düşmüştür. Biz ona imansız diyemeyiz, Allah muhafaza eylesin, ama fiiliyat ve fikriyat bir bütün olmalıdır.
Tarih boyunca fırkayı naciye ve fırkayı dalliye aynı cemaattir. Zaman mefhumu söz konusu değildir. Nasıl Hazreti Ali efendimizi din adına şehit ettilerse, bugün de Ali’leri din adına şehit etmeye çalışırlar. Nasıl firavunun yanında din adamları vardıysa, bugün de firavunların yanında din adamları vardır. Oluklar çifttir; birinden nur akar, diğerinden kir.
İtikaf İbadeti: Dergah Usulü ve Fıkhi Hükümler
Hazreti Peygamber’in İtikaf Sünneti
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Medine’ye hicret ettikten sonra itikafı hiç terk etmemiştir. Her itikafta Cebrail aleyhisselam gelmiş ve Kur’an-ı Kerim’i mukabele etmişlerdir. İtikaf müekked sünnettir ve farz-ı kifayedir; bir beldede hiç kimse itikafa girmezse o beldeye vebal olur.
Dergah Usulüne Göre İtikaf
Dergahımızdaki itikaf usulü şöyledir: Normal günlük dersler yüzer taneden beşer yüze çıkar. Tek dersi olan kimse günlük dersini beş bin olarak çeker. Her gün yetmiş bin tevhid bitirilir. Dünya kelamı konuşulmaz, hayvansal gıda yenmez, güneşe çıkılmaz, insanların yanına çıkılmaz.
Birinci gün bir dilim ekmek, ikinci gün yarım dilim, üçüncü gün çeyrek. Çorba yağsız ve tuzsuz olacaktır. Üç gün içerisinde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini görürse, onunla alakalı bir ses işitirse, sarığını, cübbesini veya herhangi bir eşyasını görürse dördüncü gün on bin salatü selam ve yüz bin lafza-i celal çekilir. Beşinci gün yine tevhide dönülür, altıncı gün lafza-i celal, böylece dönüşümlü olarak on gece tamamlanır.
Kadınların İtikafı
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir Ramazan’da itikafa girdiğinde sabah kalkmış ve birkaç çadır daha kurulmuş görmüştür. Zevcelerinin çadırlarını öğrenince kendi çadırını yıkıp itikafı terk etmiştir. O terk ettiği itikafı Muharrem ayında kaza etmiştir. Buradan kadınların camilerde itikafa girmelerinin caiz olmadığı anlaşılmıştır. Kadınlar itikaflarını evlerinde yapacaklardır; evlerinin bir köşesine seccade koyup derslerini çekerek itikaflarını bitireceklerdir.
Şer’i İtikaf
Fıkıh kitaplarına göre itikaf şöyledir: Camide girilir, hayvansal gıdalardan uzak durma zorunluluğu yoktur, normal yemeğini yer, orucunu tutar, iftarını yapar, gerektiği kadar konuşabilir. On gün, bir gün, iki gün, üç gün, beş gün veya saatlik olarak da itikafa girilebilir. Teravih kılıncaya kadar veya mescitten çıkıncaya kadar niyet edip itikaf edebilir.
Umre Adabı: Medine ve Mekke Ziyareti
Medine-i Münevvere Adabı
Medine’ye giderken salatü selam çeke çeke yola çıkılmalıdır. Kime misafir olunduğu tefekkür edilmelidir. Medine’de bol bol namaz kılınmalı, gündüzler çarşıda geçirilmemeli, boş vakit bırakılmamalıdır. Mümkün olduğunca her namazdan sonra Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kabr-i şerifini ziyaret edilmelidir.
Misafir olduğunuz yer Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin beldesidir. Oranın taşından, toprağından, suyundan, havasından şikayet etmek ev sahibinden şikayet etmek gibidir. Tartışmayın, kavga etmeyin, razı olun.
Mekke-i Mükerreme ve Tavaf
Mekke’de bol bol tavaf edilmelidir. Çarşı dolaşmak, otel gezmek, alışveriş yapmak için oraya gidilmemiştir. Sabah namazından sonra tavaf edin, öğlen namazından önce ve sonra tavaf edin, ikindi namazından önce ve sonra tavaf edin, akşam vaktine kadar tavaf edin. Diliniz konuşamaz hale gelene kadar zikir çekin.
Sıcaktır diye evde kalmayın, hasta hissediyorum diye oturmayın. Git Hacer-i Esved’i öp, ne güzel hastalık orada hastalık. Allah sevimliğini verir hem de nasıl verir. Otel sadece sahur yemek, iftar yemek, iki üç saat uyumak ve abdest almak içindir. Dinlenmeye gidilmemiştir. İftar vaktinde herkes yemeğe gittiğinde tavaf boşalır; o saatlerde bol bol tavaf edin, Beytullah’a baka baka iftar yapın.
Ramazan umresinde mümkün olanlar her gün bir umre yapsınlar. Umre mescidine gidip niyet edip gelin, tavafınızı yapın, sa’yınızı yapın, tıraşınızı olun. Ertesi gün bir umre daha yapın. Hediye olarak bir hurma, bir zemzem yeterlidir; çarşı dolaşmak değil.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- 73 fırka hadisi: ‘Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi ateştedir.’ — Sünen-i Ebu Davud, Kitabü’s-Sünne, Hadis No: 4596; Sünen-i Tirmizi, Kitabü’l-İman, Hadis No: 2640
- ‘Ümmetim dalalette birleşmez.’ — Sünen-i İbn Mace, Kitabü’l-Fiten, Hadis No: 3950; Müsned-i Ahmed bin Hanbel
- Fırkayı naciye tarifi: ‘Benim ve ashabımın yolunda olanlar.’ — Sünen-i Tirmizi, Kitabü’l-İman, Hadis No: 2641
- İtikaf sünneti: Hz. Peygamber Medine’ye hicretten sonra itikafı hiç terk etmemiştir. — Sahih-i Buhari, Kitabü’l-İtikaf, Hadis No: 2025-2026; Sahih-i Müslim, Kitabü’l-İtikaf, Hadis No: 1172
- Hz. Peygamber’in zevcelerinin itikaf çadırı hadisi — Sahih-i Buhari, Kitabü’l-İtikaf, Hadis No: 2033-2034
- Yemen’den Rahman’ın kokusu hadisi — Sahih-i Müslim, Kitabü’l-İman; Müsned-i Ahmed bin Hanbel
Ayet-i Kerime Kaynakları
- ‘Yoksa sizden öncekilerin başına gelenler sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?’ — Bakara Suresi, 2:214
- ‘Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılmayın.’ — Al-i İmran Suresi, 3:103
- Şirkin affedilmezliği: ‘Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını affetmez.’ — Nisa Suresi, 4:48
Fıkıh Kaynakları
- İtikaf hükümleri ve şartları — Merginani, el-Hidaye, Kitabü’s-Savm, Bab-ı İtikaf; Kasani, Bedaiü’s-Sanai, Kitabü’s-Savm
- Kadınların evde itikafı — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabü’s-Savm, Bab-ı İtikaf
- Umre hükümleri ve adabı — Merginani, el-Hidaye, Kitabü’l-Hac, Bab-ı Umre; İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabü’l-Hac
- Oruçluyken ihtilam ve gusül hükmü — Kasani, Bedaiü’s-Sanai, Kitabü’s-Savm, Bab-ı Mufsidat
Kaynak: YouTube — 397. Dergâh Sohbeti
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Sünnet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı