Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

599. Dergâh Sohbeti — Vazifeli Hiyerarşisi, Nüşûz Âyeti, Sosyal Medya Fitnesi, Hz. Ömer’in Perdeli Hâli

Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dergâhta video çekme adâbı ve vazifeli hiyerarşisini, Nisâ 4/34 nüşûz âyetini, sosyal medya fitnesini, 14 Şubat eleştirisini, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını ve Abdullah bin Ubey bin Selûl'ün cenaze namazı üzerinden Hz. Ömer'in sekir-perdeli hâlini anlatıyor.


1. Bölüm

Selamun aleyküm Allâh gecenizi hayırlı eylesin Allâh’a emanet olun Gündüzünüzü hayırlı eylesin Ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah Bayanlar bölümünden Bir kardeş video çekiyordu Uyardık Konuşmalarımız kıyafetlerimiz Uygun değil dedik Silemem dedi İsterseniz gidin mahkemeye Verin dedi Bu uygun mu Bizi size Şikayet etmekle tehdit ediyor Uygun değil Videoyu seysin Bayanların kendi içlerindeki Kendi hallerini Bayanların normalde Onları videoya çekmeleri Onları normalde Kendi içlerinde Bir program yok bir şey yok Orada bir kimse kendi cep telefonu Onları kameraya alıyorsa Onları videoya çekiyorsa Şimdi konuşurum Burada çok üzülürler O yüzden Normalde bir de bunu hiç kimse yapmasın Hiç kimse Bunu yapan kimse Bizim bir korkumuz çekintimiz yok Ama Bu muhakkak kardeşlerden birisidir Biz şimdi öyle de Nitelendirmek istemiyorum CIA mi çalışıyor JTM mi çalışıyor Mitem mi çalışıyor Mossa da mı çalışıyor Bayanların Kendilerine ait kendi bulunduğu yerde Neden kameraya çeker ki bir kimse Kuru şeyler değil oranın görevlisi var Sonuçta orada bir sürü görevli var Birisi çekme kardeş Şimdi derse çekmez Sil bunu dediğinde siler Burada da aynı Arkadaşlar vazifelilere Tabi olurlar Her yerde aynı Arkadaşlar Bayanlar ve erkekler şunu Çok iyi bilin Nerede bir vazifeli varsa Herkes o vazifeliye İtaat etmek zorunda Kur’ân Sünnet dairesine Hatası varsa o kimsenin Kusuru varsa Oradaki kardeşlerin Oradaki dervişlerin Onlarla didişmeye hakkı yok Bakın burada bütün sorular Ben gücümü yettiğince Her bölgeye her beldeye gidiyorum Orayla alakalı bir mesele ise Bekle En az ayda bir gidiyorum oraya O bölgeye Ya soruyu koy önümüze Orada problemi çözelim Yok hayır özel bir mesele ise Aç Telefon veya özel bir mesele ise Gittiğimde ben özel görüşmek istiyorum De görüş Söyle anlat derdini Ben bu mevziyi aşamadım Sizin buradaki vazifelinizde Zakir kardeşleri Biz meseleyi çözelim Uzak bir yerde değiliz ki O yüzden ister Bayanlar ister erkekler Sakın derviş kardeşler böyle ben Bazen Zakirlilere Çavuşlara meseleyi Öğrensinler diye neyi nasıl Yapmaları gerektiğine dair ben Buradan konuşurum Bu sizi aldatmasın Bu hiç kimseye Aldatmasın Bakın bu hiç kimseye Aldatmasın Bir Üstat Zakir’in yanında Soyunur Zakir’in yanında Giyinir Manevi olarak O yüzden sakın Hiç kimse aldanmasın Herkes bir Yerim vazifelisi var O vazifeli Tahin edilmiş oradan Herkes ona uyar Tabi olur Varsa onun Yanlışlığı eksikliği Noksanlığı Her şeyin bir sorumlusu var Gelir o sorumlusuna der Böyle bir sıkıntı var bitti Bitti O yüzden bayanlar tarafındaki O kardeş videoyu Silsin Onu bu noktada uyaran görevli Kardeşlerden de özür dilesin Helallık alsın Bizim işimiz öyle Hiyer arçisi bozuk Anarşinin içerisinde Bir şey değil ki Allâh muhafaza eylesin Bir İslami topluluk Hiyer arşiye uyar Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Hazreti Ebu Bekir Ömer Osman Ali Halid bin Velid O nice komutanların nice Büyük sahabelerinin Olduğu bulunduğu orduya 16-17 yaşında Gencecik bir komutan tayin etti Geri dönmedi oradan Hazret-i Ömer efendimiz gitti Bu Medineliler gittiler dediler Bunu olmaz söyle bunu dediler Hazret-i Ömer efendimiz Hazret-i Ömer efendimiz Dedi ki o olacak Medineliler bir daha gittiler Ben bir daha konuşmam dedi Kadın erkek hiç önemli değil Herkes başındaki vazifeliye Dergahla alakalı meselelerde İtaat edecek Bitti Geri kalan tekrar Bunun altını çiziyorum Kimsenin evlenmesi boşanması İşiymiş aşıymış eşiymiş Sorumlu değildir Ne zakir ne şey Bizi ilgilendirmez Ailevi meseleler Bizi ilgilendirmez O kimsenin ticari meseleleri Bizi ilgilendirmez Gelir bize münacaat ederlerse Elimizden geliyorsa Bir yardımımız olacaksa Yardımımız olur eyvallâh Öbür türlü Bizi ilgilendirmez Biz Evlendirme memuru Evlendirme dairesi değiliz Biz iş ve işçi bulma kurumu Değiliz Biz problemleri işleri Zaten bir kurum kuruluş değiliz Değiliz Biz gücümüzün yettiğince İnsanlara Kur’anı Sünnete anlatmaya Gücümüzün yettiğince İmamların iştahadını anlatmaya Gücümüzün yettiğince Sufili anlatmaya Gücümüzün yettiğince Etrafımıza hayır-hak olmaya gayret ederiz Dürdüğümüz çizgi bu O yüzden Öyle kardeşler Bir kardeş orada Bakın bu tip meselelerde Bir zahir hata yapsa Ben insanların önünde O hata yapmışsa Ne yapma böyle yaptın demem Ben onu çekerim kenarda Ben onu kenarda istersem üstüne tebinirim Ben bütün zahirliler Çavuşlara kendimden fazla güvenirim Dedim ki ben üstünde tepinsem Bunların mutlulukları çıkmaz Orada bir şey söyledi değil mi sana Bunu kaldır buraya koy dedi Kaldır koysan Sana mı sordular eksikliğini yanlışlığını Video çekme demişler Çekme kardeşim Bu Serkeşlik nereden Bu cesaret nereden Allâh’ıma Fazla eylesin Kur’ân-ı Kerim’de Kadını dayak meselesi Hakkında âyetler Vardır siz bunun hakkında Ne düşünüyorsunuz Evet var Normalde Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri hiç dövmemiş Bir müddet yasaklamış Sahabeyi eşlerini Dövmeyi ama Hazret-i Ömer Hazretleri gelmiş Demiş yeter Ya Resulallah artık kadınları Zapturaptu altına alamıyoruz Onların serkeşliğinin önüne Geçemiyoruz Bize müsaade et demiş Dövelim Onun o haline tebessüm etmiş Yine müsaade ettim dememiş Şimdi buradaki Dövmeyle alakalı Mesele serkeşlikle Alakalı Bu serkeşlik Yemeğin tuzu eksik Olmuş yok salçası Fazla olmuş Yok sen şurada şöyle Bu onunla alakalı değil Buradaki serkeşlik Kadının Gözünü başka erkeklere çevirmesi Meyletmesi Çünkü bundan önceki ayeti kerimede Erkeklerin serkeşliğini anlatıyor Diyor ki erkekler Serkeşlik yapar da başka bir kadına Meylederlerse Siz de onlarla Oturun anlaşın o erkek kadına diyor ki Sen otur O adamla anlaş Onunla bu noktada Hukukunu Güzel bir şekilde belli bir noktaya Götür Ben oradan şunu anlıyorum Bu kadının Bu adamın gözü Başka bir kadına gitti Sen otur O adamdan haklarını al Anlaşma bu kadının Adamı dövebileceği Söz konusu değilse Dövemeyeceğini göre O erkekle anlaşacak Aynı noktada Kadınla alakalı serkeşlik meselesinde Diyor ki Onlara nasihat edin Olmadı yatağınızı ayırın Olmadı dövün İmam Şafi hangisi O esnada olması gerekiyorsa O olur diyor, sıralamaya tabi tutulmaz Ebu Hanifet sıralamaya tabi tutmuş Demiş ki anlatılır anlamazsa Yatak ayrılır Yine anlamazsa bu sefer dövülür Buradaki serkeşlik şu Kadına dedin ki Karşı komşuya gitme Gidiyor Son nokta artık bu Dinlemiyor Veya hatta kadına dedin ki Ya böyle önüne gelen adamlarla Cımbıldak bir şekilde selamlaşma Komşu da olabilir, alt kat olur Üst kat olabilir Daha resmi bir şekilde İyi günler, iyi günler Merhaba merhaba, hanımefendiye selam söyleyin Bitti Aynı şey erkekler için de geçerli Adamlar da bir kadını gördüğünde Cımbıldaklaşmaz Hala kakara, kekiri, kokora Eee ama komşum ama Eşin yapsa ne olacak argo Değil mi Yavşamak var ya Adam da kadın da Yavşamaz Adam bir kadını Gördüğünde yavşamaz Hele Sufiler daha dikkatli Olacaklar Herkes dikkatli olacak Bu konular ehemmiyetli Zakire’de çavuk O bizim abimizde, o bizim babamız Yok kardeşim yavşamayın İş kimse birbirine yavşamaz Ya bizim komşumuz Olsun kardeşim ciddiyetini muhafaza eyle Selâmün aleyküm, aleyküm selâm Bitti Ya kadınlar için de Yavşama yavşama Evli barklı kadınsın Dik yürü git Üzerinde şüphe söz konusu olmasın çünkü Birisi dışarıdan görür anında mı yazıyor Komşu oldu Birisi dışarıdan görür anında mı yazıyor Yeğenin oldu Herkes adabını erkanını korur Herkes adabını erkanını korur Kadınlar da erkekler de Bu noktadaki serkeşlik Kadının gözünün başka erkeklere kayması Şimdi bu ne Şimdi bu günümüze uyarlayalım Şimdi bu gün Staç השiğâzı Şimdi bu günümüze uyarlayalım bunu Bunu günümüze uyarlıyoruz şimdi.

E kadınlar şimdi karşı karşıya gevşeyenler de vardır. Adam onu tespit etti, etti, edemedi. Şimdi Facebook’u var. Şimdi Twitter’ı var. Instagram’ı var. Mesajlaşması var. Bunlar serkeşti. Kadını serkeşti. O yüzden diyorum bayan kardeşler, bu Facebook illetini kapatın. Ya da böyle takipçi arttıracağım. Yok millete İslam tebliğ edeceğim. Bırak kardeşim ya. Sen kendi nefsine önce İslam anlat. Dergahın normalde varsa Tasavvuf topluluğunun normalde var mı? Haberleşme araçları var. O zaman sadece onu takip et. Başka hiçbir şey takip etme. Hiçbir şey. Et üstadını takip et. Git Tasavvuf’un resmi sitesini takip et. Bitti. Herkes düşmüş meydana. İslam anlatacak. Biliyor kardeşim herkes İslam’ı. İslam’ı bilmeyen mi var?

Bugün için İslam’ı bilmeyen kimse yok. Yaşamıyor insanlar. Yaşamayan insanı ne anlatacağım ki? Ne söyleyeceğim? Millet yaşamıyor, tartışıyor boyuna. Yaşamıyor, anlatıyor boyuna. Yaşamıyor ama yaşantıyla alakalı bir şey yok. O kadar biliyorki herkes benden fazla biliyor. Herkes benden fazla biliyor. Benim bilmeme gerek yok. O kadar herkes her şeyi tebliğ ediyor ki birbirine. Neler. Yaşayan yok. O yüzden bayan kardeşler, erkek kardeşler yapmayın. Erkekler için de geçerli. Onlar için geçerli değil mi? Onlar için de geçerli. Yapmayın kardeşim. Orada zaman geçirmeyin. Ticaret yapanlar ticaretiyle alakalı vasıf sayfası eyvallâh. Öbür türlü ne yapıyorsun sen? Tamam şimdi herkesin işi gücü fazla, kalabalık ortalık eyvallâh.

Nerede ne programı olduğunu biliyorsun tamam? Normalde toplumun resmi sayfaları var. Onları takip et. E genelde ben paylaşıyorum Twitter’da ne gün nerede olduğunu. Oradan onu takip et. Sen üç bin tane beş bin tane takipçi toplamak zorunda mısın ya? Bırak. E sonra serkeçliğe doğru gidiyor. Önce dost, önce samimi, ortaklaşıyor. Tanımadığı bir kimseye sırlarını anlatıyor. Tanımıyor. Aslında erkek onu tanıyor veya kadın onu tanıyor. Sahte isimler, sahte logolar. Her şey sahte. Senin her şeyini öğreniyor. Çetelleşen, gruplaşanlar var. Çeteleşmiş. Senin her şeyini öğreniyor. Bir bakıyorsun kapının önünde senin. Paranı ütüyor, seni takip ediyor, senin açığını biliyor. Sen sazan gibi atlamışsın. Kaç sefer evlenip boşanmışsın.


2. Bölüm

Kaç sefer nişanlanıp ayrılmışsın. Neyi ne yapmışsın. Sen gece kuşu ya dertleşmişsin onunla. Bana bir fotoğrafını gönder. Yok bana şunu gönder. Seni merak ettim bitti selamünaleyküm. Ondan sonra şeyhim beni kurtar. Ne oldu? Böyle oldu, böyle oldu, böyle oldu. Ya size yapmayın demiyor muyum? Kafa önde. Size kapatın demiyor muyum? Kafa önde. Size konuşmayın, yapmayın, etmeyin, sırlarını bir başkasına anlatmayın demiyor muyum? Kafa önde. E dinlemiyorsun, ne yapayım ben seni? Kendi sazan bende beni de sazan görüyor. Ben de anlamayacağım ya hiçbir şeyi. Bir de öyle var. Allâh muhafaza eylesin. Kendine gel her müşteriye el atma. Iki sevgiliyi sevmek kötüdür mesnevi. Bugün on dört Şubat. Hazreti Pir neyi ifade etmiş?

Ne olmuş on dört Şubat olunca? He? Maaşa bir gün var. O yüzden mi abi? Maaşa bir gün varmış. On dört Şubat o yüzden mi yazdı şimdi on dört Şubatı? Herkes biliyor da susuyor. Ne on dört Şubat? Sevgililer günü hoş geldin 23 Nisan. Değil mi? Batı kafası. Annesini yılda bir gün hatırlar. Babasını yılda bir gün hatırlar. En çok sevdiğini yılda bir gün hatırlar. Eşini yılda bir gün hatırlar. Ne? Eşini hatırladığı gün. Bak. Bir de doğum günleri var. Iki sefer diyorsun. Iki gün çok tehlikeli. MâşâAllah subhanallah. Ahmet sen aklında tutuyorsun o zaman? Biz kendi doğum günümüzü bilmiyoruz biz ya. Eyvah eyvah. Allâh muhafaza eylesin. Iki müşteriye el atma dedi. Dünya sevgisi ve Allâh sevgisidir. Bir kimsenin kalbinde hem dünya sevgisi hem Allâh sevgisi olmaz.

Bunu böyle başka bir yere bağlar insanlar. sadece Allâh’ı sevmek. Kardeşim biz Allâh’ı severiz. Hazreti Peygamberi de severiz. Sahabeleri de severiz. Pir Efendi de severiz. Üstadımız da severiz. Eşimizi de severiz. Arkadaşlarımız da severiz. Kardeşlerimiz çocuklarımız da severiz. Biz severiz. Biz kocaman yüreklilerimiz Sevmeyen düşünsün. Içeriden haber verin. Video silindi mi? Bakın orada kimse Buraya haber verin. Bir kağıt gönderin. Silindi, silinmedi. Ona göre. O kardeş dediğiniz her kimse silmiyorsa onun fotoğrafını çekin. Benim telefonuma gönderin. Geçmiş yıllarda üzerime cevşen takardım. Sonradan fark ettim. Her takıp çıkarınca değişiklik oluyor. Takınca olumsuzluk yaşıyorum. Sohbette Fatih’e takın dediniz.

Altı ay önce taktım. Yine olumsuzluk yaşadım. Üç gün önce yine Fatih’e yazıp taktım. Üstüme yine bir olumsuzluk. Bu bence böyle ne yapacağımı şaşırdım. Takma. Ali Alkari hakkında ne düşünüyorsunuz? İyi bir zat. Sokak köpeklerini beslemeli miyiz? Insanlara bazen saldırıyorlar bizim çevremizde. O yüzden kararsız kalıyorum. Normalde önceden köpekleri sadece bir şey yapma diyorlarsa yapmayacaksınız. Sil diyorlarsa sısılacaksınız. Arkadaşlar kim olursanız olun. Bir yerin vazifelesi geldi size. Bir şey söylüyorsa ona tabi olacaksınız. Bitti. Bayan erkek. Allâh muhafaza eylesin. Topluluklarda davranış biçimi oranın bir adabı erkanı vardır. Gider oturursun. Dersini dinlersin. Zikrullarını yaparsın. Neyse.


3. Bölüm

Sorunu varsa sorunu sorarsın. Yürür gidersin. Şimdi buraya birisi gelse burada ders mi var? Evet. Birisi çıkarsa şimdi elinden bir kamera. Herkesi başlasa tek tek çekmeye. Suç. Suç. Biz yirmi sekiz Şubat’ı yaşamış bir topluluğumuz. Bu tedirginlik değil biliyoruz. Alırdı amcalar ellerine kamerayı. Gelirler çekerlerdi orada. Zikrulları çekiyormuş gibi. Söz de zikrulları çekiyor. Biz zikrulları yapıyoruz. Bilmiyor muyuz? Veya buraya da geliyorlar mesela. Kimisi kamerayla geliyor, kimisi cep telefonuna çekiyor. Görmüyor muyuz? Bunu da söylüyor zaten arkadaşlar. Buranın teni o. Kameraya da çekerler, sesini dalırlar. Biz onlar zahmet etmesinler diye canlı yayın yapıyoruz. Biz devletimize yardımcı oluyoruz.

Al kardeşim canlı yayın. Kimin fotoğrafını çekeceksen çek. Kimin yayını yapacaksan yap. Konuştuklarımız meydanda. Bizim korkumuz, çekintimiz yok. O tarihçi var ya o tarihçi normalde şey olsun onu şikayet ettik hakaretten diye normalde o ne o? Uzlaştırma önce geldi bir tane. Dedi uzlaşın şöyle böyle. Dedim yok uzlaşmayacağız. En sonunda adam bir daha geldi. uzlaşın diye. Yine dedim yok o zaman dedim bir şeyle şartla uzlaştırız. Tüksün dedim. Yine aynı dedim kanalda. Hata yapmışım, hakaret ettim, özür dilerim. Meselenin içini dışını incelemeden böyle bir laf söyledim. Desin biz uzlaşırız dedim. Ardından ne geldi biliyor musunuz? Avukatı ne demiş uzlaştırmacıya? Onun sohbetlerini demiş komple gözden geçiriyoruz.

Biz de onu şikayet edeceğiz demiş. Ben de uzlaştırmacıyı dedim iyi gözden geçirsinler hilayet bulurlar hiç olmazsa dedim. Allâh dedim onlara da dedim ben bir tövbe etme doğruyu görme hakikati görme nasip eder her şerden bir hayır çıkar dedim. İzlesinler, takip etsinler dedim. düşünebiliyor musunuz neyle tehdit ediyorlar? Tehdit ettiği şey bu. Ben uzlaştırmacının bana söylediği. Geldi büroya kadar. Allâh razı olsun o da iyilik düşüncesiyle. Iyi. Ne yapıyorlarmış? Komple sohbetleri gözden geçiriyorlarmış beni. Gözden geçirdiklerinde varsa bir şey Kur’ân’ın sünnet tarihinde değil. Ya. T.D. hukukuna uymayan bir şey var ise onun gidip şikayet edecekler beni. Kim bunu yapacak? Tarihçi. Yapsın bakalım inşâAllah araştırsınlar.

Inşallah Cenâb-ı Hak onlara hidayet kapısını nasip eylesin. Âmîn. Biz kimsenin kötülüğünü istemek şeyimiz yok. Biz isteriz ki bütün Müslümanlar lâ ilâhe illâllah Muhammeden Resûlullâh diyen gerçekten hakiki birer mümin olsunlar. Çünkü mümin o dur ki diğer müminler, diğer Müslümanlar onun elinden, dilinden, canından, malından emin olurlar. E biz emin değiliz onun dilinden. Sokak köpekleri bu normalde sokak köpeklerini beslemeli miyiz? Eğer gerçekten açlıktan bitap düşmüşse ölecek bir noktadaysa yapılabilir. birisi bir geçmiş ümmetlerden bir kimse su içmek için kuyunun başına geldi bir baktı ki bir köpek susuzluktan ölmek üzere indi kuyudan suyu çekti o köpeğe suyu içirdi. Yok Allâh onu cennetlik etti.


4. Bölüm

Eyvallâh. Biz Cenab-ı Hakk’ın yaratmış olduğu hiçbir hayvana insanlara zarar vermediği müddetçe biz onların öldürülmesinden yana değiliz. Ama bir hayvan insanlara zarar veriyorsa o zaman öldürmek hak olur. Akrep gibi, yılan gibi, domuz gibi, kurt gibi normalde çakal gibi yırtıcı vahşi köpek gibi bunlar eğer insanlara zarar veriyorsa evet öldürülür. Dini hukuk bu. Bir kimse akrebi öldürdü diye sorguya çekilmez. Yılanı öldürdü diye sorguya çekilmez. Bir kimse geldi kurt saldırdı. Kurdu öldürdü diye sorguya çekilmez. Köpek havladı. Yolda gidiyorsun sen. Yanında çocuk. O köpeğin öldüz mü olduğunu bilmiyorsun. Saldırıp saldırmayacağını bilmiyorsun. Kendini korumak maksadıyla o köpeğe taş atırsın, sopa atarsın.

Korursun kendini. Çocuğunu korursun. Bunlar caiz. Tabii şimdi böyle bir şey yaparsanız hayvan severler sizi taşa topla tutabilirler. Haklı olduğumuzu düşündüğümüz bir davada galip kazanmak adına etkili olabilecek bir dua söyleyebilir misiniz? Sufiler böyle şeylerle uğraşmazlar. Biz Allâh’ı zikrederiz. Allâh’a dua ederiz. Bizim bu noktada böyle özel ııı tasnif edilmiş vekfiler, özel tasnif edilmiş böyle zikirler, özel tasnif edilmiş dualar. Bize böyle şeyler olmaz. Bunları zannediyorum Cübbeli böyle bir kitap yazdı herhalde. Ondan sonra buradan bakabilirsiniz. Bizim böyle bir maharetimiz yok. Allâh bizi affetsin. Ya da bunlarla uğraşanlar var böyle. Ondan sonra ne o ııı ceza ünne düşmüş olanları çıkartacak dualar.

Yok böyle e gerçekten ciddi ciddi bunlarla uğraşan insanlar var. Bizim böyle bir şeyimiz yok ki. Bankalardan kredi almaksızın aracı firmalar vasıtasıyla Fuzul ev evin evin araç aldık. Giriş bedel olarak küçük bir miktar ödedik. Caiz midir? Bunlarla alakalı olabileceğine dair bunların olabileceğine dair Türkiye’deki hamdi döndüren gibi. Ondan sonra neydi o şey? Hayretin Karaman gibi bu Türkiye’nin böyle ııı hukuk profesörleri bunların olabileceğine dair caiz olduğuna dair şey veriyorlar. Ne o? Fetva veriyorlar. Bir kimse onların fetvasına uyulur diyorsa uyabilir. Böyle şeyler yapabilir. Kur’ân-ı Kerim’de cariyelik nasıl açıklanmıştır? Günümüz insanları bunu nasıl uygulamalıdır? Kur’ân-ı Kerim’de cariyelik normalde sistem olarak açıklanmış bir sistem ya da ben okumadım.

Cariyelik çünkü İslam’ın kurduğu bir sistem değildir. İslam tarafından emredilen bir sistem de değildir. Cariyeli İslam kendi tabirci aise toplumun içerisinde var olan kendisinin tabirci aise kucağında bulduğu bir sistemdir. İslam’ın İslam onu var olan bu sosyal hadiseyi belli bir düzene kattı. Böylelik İslam onu belli bir düzene kattı ve ortadan kaldırdı. O yüzden bu tip şeyler normalde bir sistem olarak yok. Bir birlik kurulması gerekirse Kur’ân birliği mi yoksa İslam birliği mi kurulması gerekir? İyi siz böyle bir İslam birliği dediniz. Söyler misiniz bana hangi ülkelerden birbirliğe gelen olur? Hadi söyleyin. Böyle bir birlik kırdınız. Mısırlılar gelir mi? Mısırlılar gelir diyen elini kaldırsın.


5. Bölüm

Peki Suud’lular Mısırlılar kurarsa gelir. Ha Mısırlılar kurarsa gelir. Evet. Peki Suud’lular gelir mi? Onlar kurarsa gelir. Ateist olan birine Allâh’ı nasıl ilandırırız? Allâh’ın varlığını nasıl kanıtlarız? Bırakın adam ateist kalsın ya. Ne uğraşıyorsunuz? Adam inanmış ateist inanmıştır. Adam inanç sahibi. Bir inanç sahibini yolundan döndürebilir misin sen? Hata yapıyorsunuz. Bir Hristiyan’ı siz yolundan döndürebilir misiniz? Inanmak farklı bir şey canım kardeşlerim. Ellemeyin ateist kalsın adam. Bankadan fon almak uykum mu? Canım kardeşim, fon ne oluyor? Bize bunu söylesin soruyor soran. Bayanlardan herhalde. Ben normalde fonu bilmiyorum çünkü. Ne fonu? Bankalar param da öpmene başladı yoksa ya.

Bankacı var mı aramızda? Vardı bir birkaç tane bankacı arkadaş ya. Gelmediler mi bugün hiç? Soraydık ya. Para istemezdik ya. Kaderin üstünde bir kader vardır sözü. Hangi manadadır? Mutlak kader manasında. Kaderin üstündeki kader mutlak kaderdir. Mutlak kaderin de ne olduğunu kendisi biliyor. Rüyada Allâh’ı görmek hak demiştiniz. Sesini duymak da hak mıdır? Evet. Vahdedi vücut nedir? Bizim bu konuya bakışımız nasıl olmalıdır? Vahdedi vücut bir imdir, bir zevktir. Buna bakışımız bizim nefreti makamından değildir. O hale geldiğimizde Cenâb-ı Hak bize de bunu ama bunu idrak etme kapısını inşâAllah aralar. Türkiye operasyon kozunu elinde tutuyor. Orta Doğu her geçen gün karışıklığa gidiyor. Bu denklemede sizce Türkiye nasıl davranmalıdır?

Ne yaparsa Türkiye’nin yararına olur görüşleriniz. Şu anda Türkiye’nin Orta Doğu’da Suriye, Irak yapılanmasını ben gayet olumlu görüyorum. Bu konuda çok büyük bir hata yapmazsa hata yapacak gibi de görünmüyorlar. Oradaki Türkiye’nin şu anda Suriye, Irak, İran politikası gayet uygun bence. O yüzden Türkiye’nin şu anda Orta Doğu politikası belki de Osmanlı’dan sonraki en doğru politikalardan birisi. Şimdi kızacak bana gene AK Parti’nin ondan sonra muhalifleri Arkadaşlar kim nereye muhalif olursa olsun ben vatanın milletini, Kur’ân’ın sünnetini seven ona bağlı bir vatandaşım bireyim. O yüzden AK Parti’de olsa başka bir parti’de olsa doğru hareketlerine alkışlarım, desteklerim. Yanlış yaptıklarında da eleştiririm.

Burası yanlış oldu. Burayı yapamadınız derim. Bu konuda görüşümü, düşüncemi açık bir şekilde söylerim. Tekrar söylüyorum. Osmanlı’dan sonra Türkiye’nin Orta Doğu politikasının en güçlü, en etkin, en etken olduğu bir zaman yaşıyoruz. Daha önceden hatalar yaptılar, yaptılar. daha önceden girilmesi lazımdı. Daha önceden sınır güvenliğinin alınması lazımdı. gerçek ciddi bir şekilde önceden öngörülüp gerekli yığıntının askeri yığmanın yığınağın yapılması lazımdı. Daha öncesinden içeride temizliğin olması lazımdı. Bunları hep söyledim. Önce içersin, temizleyin diye. Ha bu normalde olamama sebepleri de varmış. Bu son on beş Temmuz’dan sonraki bu NATO’cuların komple tasviye edilmesi bu tasviyenin ardından Suriye sınırında ve Irak’ta ve Güneydoğu’da ve doğuda iç terörle etkin bir mücadele edilmesi ve bunda başarıya ulaşılması bugüne kadar olan başarısızlığın sebebini çıkardı ortaya.


6. Bölüm

Bu NATO’cu yezidiler, NATO’cu yezidi bozuntuları Türkiye’nin doğu ve güneydoğu politikasını ve aynı zamanda Orta Doğu politikasını perişan etmişler. Bunu zaman içerisinde gördük. Biz buradan evleştiriyorduk. Neden olmuyor? Neden yapılmıyor? Neden daha etkin bir mücadele yok diye ama bu NATO’cu darbeci yezidi bozuntuları temizlenince o zaman meselenin ehemmiyeti çıktı ortaya. Gerçeği meydana çıktı. Şimdi doğuda, güneydoğu’da PKK denilen New Dew belirsiz, CIA’nin, Mossad’ın, İngilizlerin, zaman zaman Rusların değişik kliklerin değişik parçalarda emrine girip kurgulandı. O örgüt hiç olmasa içeride etkinliğini kaybetti. Yerle bir oldu. Bu konuda iyi bir mücadele verildi. İyi bir yol çizildi. Eee ardından tabii anında Suriye’deki operasyonlar, Irak’taki operasyonlar bu meselenin ne kadar önemli olduğunu gerçekten içeride bu darbeci, CIA’cı, yezidilerin ne kadar sıkıntıya soktuğu çıktı meydana.

O yüzden normalde şimdi orada güzel işler oluyor. Inşallah bariz hata yapmazlar. Bu noktada daha da ileri götürürler. Inşallah iyi bir çizgideler. Şimdi bölgede kuvvetli olan bölgede çok kuvvetli olan aynı zamanda Rusya, İran, Türkiye üçünün bir araya gelip orada böyle güvenlikle alakalı daha iyi bir yaşamakla alakalı değişik açılımlar yaparlarsa inşâAllah iyi olur. Türkiye’nin orada durması lazım. Sınır güvenliğini sağlaması lazım. Irak’da bu noktada bir operasyon gerekebilir. Hoş kalmadı oradan korktular şimdi çekildiler oradan ama bir operasyon gerekebilir. Bir ülkenin namusudur sınır güvenliği. Bakın namusudur. O namusunu koracak ülke. Devlet niçin var? Niçin bu insanlar ordu besliyorlar, savunma giderlerine katlanıyor bu millet?

Bunun için. E hamdolsun. Tekrar söyleyeceğim bunu. Osmanlı’dan sonraki en etken, en etkin ve en etken. bir yerde etkinsindir ama bir tarafın edilgendir. Bu öyle değil. Gerçekten gurur verici bir noktadalar şu anda. Bu inşâAllah dağda devam eder. Oradaki bu Suriyelilerle alakalı güvenli bölgeler kurulur, güvenli yerler kurulur. İçimizdeki Suriyeli kardeşleri de oraya istihdam edilir. Oturtulur oraya. Böylece Türkiye’nin içerisindeki işsizlik problemi de bir şekilde hallolmuş olur. Onlar çünkü Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşımadıklarından dolayı çalışıyorlar her yerde. Çalışınca ucuza da çalışıyorlar. E böylece Türkiye’de işsizlik fazlaymış gibi görünüyor. Ama Türkiye’nin de ucuz iş gücüne ihtiyacı vardı. bunu da görmüyor insanlar. bunu normalde yanında on taneden fazla arkadaş çalıştıran insanlar bunun eksikliğini daha fazla görür.

Çalışacak insan bulamıyorlar. Bulabiliyor musun İsmail? Kaç kişiye ihtiyacın var? Nasıl bir adama diyorsunuz diye sordum. Gazete ilan çıkıyor. Iki gazetede yerel gazetelerde nasıl bir eleman arıyorsunuz? Ne için eleman? Bak bir ay diyor. Yerel iki gazeteye ilan veriyorum diyor. Nasıl bir eleman arıyorsunuz? Nasıl bir insan arıyorsunuz diye diyor. Kimse diyor. Telefon açıp söylemiyor bile diyor. Geçenlerde her seferinde Fehim bizim geldi mi? Burada mı? Gelmedi mi? Bana mesaj çekmiş. Ehliyetli düzgün şoför arıyorum diye. Bana mesaj çekiyor muhasebeci arıyorum diye. Sana diyor müracaat eden olur diyor. müracaat eden olursa diyor. Bana yönlendir diyor. Böyle giderse ben gideceğim yanına çalışmaya.


7. Bölüm

Ehliyetim var. Olacak mı? Allâh’ın izniyle çalışmak ayıp değil. Geçen hafta okumadık değil mi hadîs? Okumadık. Okuyayım inşâAllah bu hafta. Ibn Ömer anlatıyor. Abdullah bin Ubey bin Selül öldüğünde Abdullah bin Ubey bin Selül biliyorsunuz münafıkların en önemli kimselerinden birisi. Bunun münafık olduğunu hemen hemen bütün sahâbe bilirdi. Bunun münafık olduğunu. Öldüğünde Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem onun namazını kılmak için ayağa kalkınca Hazret-i Ömer de kalktı ve Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellemin elbisesinden tutarsaktan şöyle dedi. Ya Resulallah. Rabbinin namaz kılmanın ehliyettiği kimsenin cenaze namazını mı kılacaksın? Tekrar edeyim. Ya Resulallah. Rabbinin namaz kılmanın ehliyettiği kimsenin cenaze namazını mı kılacaksın?

Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem de ona Allâh beni bu hususta serbest bıraktı diye buyurdu. Buhari Müslümdür’mizi Nesai Allâh bu konuda beni serbest bıraktı diye buyurdu. Şimdi Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bu selülün namazını kılmak için ayağa kalkıyor. Sahâbe münafık olduğunu kendince tespit etmiş. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine tabi Hazret-i Ömer efendimizin yaptığı hareket enteresan. Elbisesinden tutup onu çekmek. Tabi Hazret-i Ömer radiyallahu an hazretleri bu tırnak içerisinde benim kendimce bakış açım. Dine olan burada birisi mi konuşuyor birisiyle? Çocuklar değil de başka birisi konuşuyor da. Bu taraftan hapsizlik karşınızda. Bu taraftan hapsizlik karşınızda.

Hazret-i Ömer radiyallahu an hazretleri Kur’ân’a, Allâh’a, din’e, iştiyaki çok yüksek bir kimse. İslam’a tabiri caizse her şeyiyle tut kulu. Müslümanları çok seven bir kimse. Öyle olunca o sevgisi, o sevgisi Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin önüne geçerekten sen münafıkların mı namazını kılacaksın noktasına getiriyor. Fakat onun o sevgisi Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin gönlüne gelen vahiyden haberdar değil. Perdeli. Eğer o sevgi, o muhabbet perdesiz olmuş olsaydı, Hazreti Muhammed Mustafa’nın gönlüne gelen gaybi varidattan haberdar olacaktı. Onun gaybi varidattan haberdar olmuş olsaydı, Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin elbisesinden tutup çekmeyecekti.

Sufilerde böyle bir hal yaşanır. Sufiler üstadlarına gelen gaybi varidattan haberdar olmadıkları için Üstadın yaptığını anlamazlar, idrak etmezler. Neden buradan gidiyor diye kendi kafasından sorgularlar. Buradan gidilmesi gerekirdi derler. Bu o sufinin perdeli olduğunu gösterir. Sûfî perdeli olduğundan dolayı Üstadın gönlüne düşen varidattan haberi yoktur. Sûfî Üstadı’ndan da Üstadıyla alakalı ilişkisinde de perdeli ki Üstadının gönlüne düşen varidattan haberi yok. Biz tabii bunu Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretleri nasıl böyle bir şey yapmış diyebiliriz. Bu doğru değil. Buna bak siz de ilk etapta öyle baktınız. Öyle değil mi? Hadîs şerif okudum da. Bu doğru değil. Bunu o hale iten, bunu o hale koyan onun İslam’ı olan iştihakından kaynaklanıyor.


8. Bölüm

Müslümanlar olan iştihakından kaynaklanıyor. Kur’ân’a olan iştihakından kaynaklanıyor. Ama perde tam açılmamış. Aynı tam berrak değil. Aynı berrak olmuş olsaydı Hazreti Muhammed Mustafa’nın gönlüne düşen onun da gönlüne düşecekti. Hazreti Muhammed Mustafa’nın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin o meselede muhayyer olduğuna dair ilahi müsaadeden onun da haberi olacaktı. geldi birisi Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri su dağıtıyordu. Üç tane Yahudi geldi. Sordular. Su dağıtan Hazreti Resûlullâh’a sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine, buranın emiri kim dediler? O da dedi ki ümmetine hizmet eden. Ama Hazreti Ebu Bekir radıllahu hazretleri bunu duyacak bir yerde değil, ileride dinleniyor.

Ama kılığı, kıyafeti, görüntüsü bir ümmetin emri gibi. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kılık ve kıyafetinden üstün onun kılık ve kıyafeti. O üç tane Yahudi bakındılar böyle etraflarına. bu meczup dediler. Bu normal değil. Haşa. Hoş normal değil. Hoş meczupluğu da doğru da söylediğim şey. Küçüm seyici noktada baktılar onlar. Dediler ki şu gölgelikte bu ağaca yaslanan kimsedir büyük ihtimalle buranın emiri. Gidelim ona sordular. Soralım dediler. Gittiler ona sordular. Dediler ki buranın emiri kim? Direkt aynı cevabı verdi. Ümmetine hizmet eden dedi. Burada aynı dili, aynı harfleri konuşmaları Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin söylediğinin ve onun gönlüne düşen varidatı çünkü ümmetine hizmet eden sözü habis oldu.

Ümmetenin ne oldu? Ölçü oldu. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine hem fiiliyatı hem de sözleri ümmete ölçü oldu. Ne yapıyordu? Yorulan sahabesine su dağıtıyordu. Yorulan sahabesine su dağıtıyordu. Oysa kendisi de yorgundu. Kendisi de kullanıyor. Kendisi de taş kırmaya çalışıyor. Kendisi de hendek açmaya, hendek kazmaya çalışıyordu. O esnada ama o yorgun olmasına rağmen o ben yorgunum deyip kenara çekilmemişti. O ümmetine su dağıtıyordu orada orta yerde. Ashab onun elinden su içiyordu. Gitti Hazreti Ebu Bekir Hazretlerine o üç tane Yahudi ümmetine hizmet eden dedi. Onlar dediler ki bu da mecnun. Bu da normal değil. Ama dil aynıydı. Dikkat edin. Dili aynı. Neden? Hazreti Ebu Bekir Hazretleri Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin manevi halinden perdeli değildi.

O yüzden aynı kelimeleri kullandılar. Ama Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretlerinin o manevi perdesinden dolayı o bunu anlayamadı. Allâh muhafaza eylesin inşâAllah. Ben bu noktada Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretlerini sekir halinde görüyorum. Sekir hali nedir? Henüz daha fenaya ve bekaya ulaşmamıştır. Bu ama o zamanki hali sakın sonuna kadar böyleydi diye düşünmeyin. Bu onun o zamanki o zamanki hali. Henüz daha tam olarak bu manada seri sülüp noktasında kemale ermedi. Ne zaman erdi? Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri vefat edince kılıcını çektik. Kimse ona ölü demesin dedi. Hazreti Ebu Bekir efendimiz dedi ki dur ya Ömer. Biz hiç ölmeyecek olan, diri olan Allâh’a iman ettik dedi.

O zaman ne oldu? Bekaya geçti. Kendisi de diyor zaten vücudumda ılık bir şeyin dolaştığını hissettim. Allâh cümlemize nasip eylesin inşâAllah. ilah Muhammeden Resûlullâh cemiyenin nirayi ve musalli elhamdülillah Rabbil alemin. el-Fâtiha. Herkesin adı ne? Hocam, ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne? Ne?


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Sünnet, Muhabbet, Dervîş, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı