Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Ahirzaman ve Mehdi(499)
Münâfıklar ekinleri bozuyor mu?
Bütün dünya sistemini, bütün dünya sistemini ele aldı. Bütün dünya sistemi o faizcelere, o bozgunculara, o nemrutlara, o kafirlere çalışıyor. Senden ütüyor, tekrar sana satıyor. IMF ile satıyor, Dünya Bankası ile satıyor. Seni borçlandırıyor. Sen hep borçlanıyorsun. Her yıl devlet olarak borcun artıyor senin. Borcun aşağı düşmüyor. Ne yaptı? Seni üttü. Bozguncu münâfık bunlar. Münâfık bunlar. Bunlar sendenmiş gibi görünüyor. Bunlar senin içinden çıkmış gibi görünüyor. Bunlar dünya deccalış sisteminin elemanları oluyorlar. Ne yaptılar? Parayı ellerine tuttular. Ekin dediği ekonomik güç.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2125: Münâfığın Sureti, Kalp Para Altın Sıvası ve Nesli B
Rüşvet alıp verenlerin devletin geleceği için ne anlama gelir?
Bir devlet dairesinde bir belediyede rüşvet normal hale geldiyse o devlet batmaya mahkumdur. Ve insanlar işlerini yürütebilmek için rüşvetle işlerini götürüyorlarsa o devlet batmaya mahkumdur. O belediye batmaya mahkumdur. Oranın halkı rüşveti normal gördüyse ve normal şekilde rüşvet alışverişleri oluyorsa o halk da bozulmuştur orada.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Rüşvet alıp verenlerin toplum üzerindeki etkisi nedir?
Çünkü amirler bozulmayınca alimler bozulmaz alimler bozulmayınca halk bozulmaz. Kimsenin kimseden şikayet edecek hali yok. Belediyeye gittin belediye de rüşvetle iş dönüyor. Resmi daireye gittin resmi daire de rüşvetle iş dönüyor. Halk da bundan memnun. Parayla olsun da işimiz bitsin diyor. Sebep iş bitmiyor çünkü. İş bitmeyince kendince insanlar o tarafa doğru yönleniyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Rüşvet alıp verenlerin toplumda nasıl bir rol oynadığı?
Bunlar bir de kuzu postuna bürünüyor tatlı dilliler. Bunun en acı tarafı şu islami gibi görünen muhafazakar gibi görünen dindar gibi görünen insanların rüşvet alıp almaları ve insanları rüşvete alıştırmaları. Bunlar hak ve hakikati söyleyeceğiz deyip belli bir vazifeye gelip bunlar hak ve hakikati konuşmayanlar hak ve hakikat noktasında hareket etmeyenler.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Rüşvet alıp verenlerin Allâh’a karşı ne anlama gelir?
Bunlar Allâh melekler ve insanların laneti bunların üzerine olacak. Olsun da zaten. Bunlar çünkü islami gelişmenin önünde curuflar bunlar. Bunlar islami gelişmenin önünde münafıklar mürtetler. Bunlar islami gelişmenin önünde şeytanlaşmış insanlar. Bunlar islammış gibi görünüp Ümmet-i Muhammed’in kanını hemen sülükler bunlar. Allâh bunlara lanet eylesin. Çünkü bunlar İslâm için uğraşan, Allâh için uğraşan, Allâh yolunda koşturanların önünde birer engel.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Rüşvet alıp verenlerin toplumda nasıl bir etki yarattığı?
İnsanlar çünkü bunlara bakarak dinden soğuyorlar. Bunlara bakarak islamdan soğuyorlar. Kur’ân’dan sünnetten soğuyorlar. Bunlara bakarak tarikattan hakikatten soğuyorlar. Bunlara bakarak şehlerden soğuyorlar. Bir bakıyorsunuz şehler toplanmış bir yerde cuhuşu huruş ediyorlar.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2269 — Sahte Önderlerin Dünya Sevgisi ve Lokum-Kahve Hâdi
Halkın ululamasının kötülüğü nedir?
Ali’yi biz onlardan saymıyoruz. var ya sanat camiası dediğimiz ülkemizde şöhrete oynayanlar. Ne kadar daha fazla nereni açarsan daha fazla şöhret olursun. Ne kadar daha absürt bir şeyler yaparsan ne kadar fazla şöhret olursun. Bunlar gün geçtikçe ne yapıyorlar? Batıyorlar, bir sürü ahlaksızlığın içine giriyorlar, bir sürü pisliklerin içine giriyorlar, bir sürü necaset dehlizlerinde dolaşıyorlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Halkın Ululamasının Kötülüğü; «Bir Kimsenin Parmakla Gösterilmesi
Kadir Gecesi ne zaman ve ne şekilde geçilir?
E gecesini de zikirle, namazla geçireceğiz, sohbette geçireceğiz. Böylece bin aydan daha hayırlı bir ibadet etmiş olacağız inşâallâh. O gece melekler ve ruh Rabbinin izniyle her türlü iş için inerler dururlar. Cenab-ı Hakk’ın vermiş olduğu vazifeleri bu gece ne yapacaklar? Melekler komple yeryüzüne indirecekler. Tabii Cebrâîl aleyhisselamı ayırmış. Onun vazifesi daha farklı Kadir Gecesi’nde. Onun vazifesi daha farklı olduğu için Cenâb-ı Hak onu bu âyet-i kerîme de ayırmış. Ama melekler ne yapacaklar? Melekler bu gece ta fecre kadar sabaha kadar incekler ve sabaha kadar çünkü âyet-i kerimin devamıyla bütünüyle esenliktir o gece ta şafak atıncaya kadar der. Melekler nerede bu gece ibadet eden var ise nerede zikreden var ise nerede namaz kılan var ise nerede salatu selam eden var ise nerede dua eden var ise onların başına toplanıp onlar için istiğfar edecekler, tövbe edecekler, onlara dua edecekler.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kadir Gecesi: Kur’ân’ın İndirilişi, Sahâbenin Manevî Bağı ve Mü’m
Kadir Gecesi’nin hayırları nelerdir?
Meleklerin bu geceki görevi bu. Ne kadar çok insanlar Allâh’ı zikretti, bu gece dua etti, tövbe etti. Melekler onların etrafında toparlanıp bugün sabaha kadar sabah namazı imsak vaktine kadar onlar bu gece müminlerin etrafında dua edenlerin, zikredenlerin etrafında toplanıp dua edecekler onlara. Cenâb-ı Hak bizi de onlardan eylesin. Evet bu Ramazanın son on gününde Malum Kadir Gecesi bunun içerisinde olarak ittifak halinde söylenmiş. Ama bundan önce Hazret-i Peygamber Salallahu Aleyhi ve Sellem hazretlerinin Ramazanın ilk onunda itikafa giriyor, Kadir Gecesi’ni bulabilmek için. On gün bitiyor, Cebrâîl Aleyhisselâm diyor ki ey Muhammed aradığın önündedir. Bir on gün daha itikafa giriyor. Bir Ramazan’da oluyor bu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kadir Gecesi: Kur’ân’ın İndirilişi, Sahâbenin Manevî Bağı ve Mü’m
Kadir Gecesi’nin ibadet edilmesi neden önemlidir?
Yine o Ramazan’da itikafa devam ederken son onuncu gün Cebrâîl Aleyhisselâm tekrar geliyor. Diyor ki aradığın önündedir. Bu sefer Allâh Resûlü Salallahu Aleyhi ve Sellem hazretleri hutbeye çıkıyor. Diyor ki ben tekrar itikafa giriyorum. Dile en girsin dileme en girmesin diyor. Tabii bütün sahâbeler itikafa yeniden giriyorlar. Ve son onuncu günün içerisinde itikaf bana bildirildi deniliyor. Ve itikafa girerken de oraya şart düşmüşler müfessin eh hadisçiler. Türk çadırında itikafa girdi. Irkçılık olarak algılamayın. Çünkü Türkler öteden beri göçebe bir hayat yaşadıklarından onların çadırları sizin beş yıldızlı otelleriniz gibi. O günün en lüks en iyi donanımlı Türklerin çadırları. Çünkü kıldan yapılma rüzgar geçirmez, yağmur geçirmez, kar fırtına geçirmez. Bir de o çadırlar biçakla kesilmez. Böyle bir suikaste kurban gitmezsiniz. Türk çadırlarının özelliği odur. Havalandırması vardır yukarıda. Güneş alır, güneşten uzak değildir. Böyle bir özellik var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kadir Gecesi: Kur’ân’ın İndirilişi, Sahâbenin Manevî Bağı ve Mü’m
Kadir Gecesi’nin ibadet edilmesiyle ne gibi faydalar vardır?
Allâh Resûlü tabii bir de eee peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin baba taraftan İbrahim, İbrahim’in babası da Türkiye. Şimdi anne tarafı Emine Emine annemiz de bu manada Türk. Dayıları da çünkü eee Hasan ile Hüseyin’in Türk orta Asya’dan hatta Hüseyin efendimiz malum o Kerbela’da Yezidin askerlerine diyor ki müsaade edin ben dayılarımın memleketine göçeyim. Müsaade edin ben dayılarımın memleketine göçeyim diyor. orta Asya’ya doğru göçeyim. Bırakın diyor, müsaade edin. Tabii Yezid ve komutanı, yalakları, salakları, katilleri etrafında ne yazık ki müsaade etmiyorlar. Hepsinde orada kadın, çocuk demeden şehit ediyorlar. Şimdi Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri böyle bir çadırda eee itikafa girdi ve çadırda itikafa girdikten sonra Kadir Gecesi’nin son on günün içerisinde olduğunu söyledi. Yine Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri İbn-i Macide geçiyor, geçiyor hadîs-i şerîf. Bu ay gelip çattığı onun içinde bin aydan hayırlı olan bir gece vardır. Kim onun bu gecenin hayırından mahrum olursa bütün hayırlardan mahrum olmuş olur. Onun bu gecenin hayırından mahrum olan ancak saadetten payı olmayanlardır. Kadir Gecesi’nin hayırından payı yoksa bir kimsenin o saadetten payı yok. kurtuluşa eremeyecek. Saadete eremeyecek. Çünkü Kadir Gecesi’ni ibadette geçiriyorsa bir kimse geçmiş günahlara affolacak.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kadir Gecesi: Kur’ân’ın İndirilişi, Sahâbenin Manevî Bağı ve Mü’m
Mü’minin sosyal tercihi nedir?
22. Nasîhat: Kehf 18/28 — «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Berâber Ol» Âyeti. nasihat, Kehf Sûresi, âyet 28. اَللّٰهُ اَلْعَظِيمِ Âmin. Kehf Sûresi, âyet 28. Ey Muhammed! Rabbinin rızasını ve onun cemâlini dileyerek sabah akşam ona ibadet edenlerle birlikte kendini tut. Sabret! Sakın dünya hayatının ziynetine kapılıp gözünü onlardan ayırma! Kalbini bizi zikretmekten uzaklaştırdığımız arzularına uyan, işi gücü hatti aşmak olan kimseye sakın uyma! Bu âyet-i kerimenin normalde meallerine baktığınızda, meallerde Ömer Dansu Bilmen, Ahmet Fikri Yavuz da Hayrat Neşriyat’ın meallerinde şu anda benim okuduğum meâl gibi okursunuz. Ama genel olarak meallere baktığınızda böyle almamışlar bunu. Enteresan bir şekilde, cemâli mesela almamışlar. Oysa, âyet-i kerimede, وَجْهَيْهُ olarak geçiyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ın zikrini terk edenlerin sonu nedir?
Bu normalde 52. Ayette de aynı şey var. Onda da öyle Rab’lerinin cemalini isteyerek, sabah akşam ona dua edenleri yanından kovayım deme, sana onların hesabından bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki, bir çareleri kovup da zalimlerden olacaksın. Ayeti var bu konuda ayriyetten. Demek ki o zaman o Allâh’ın cemalini isteyen, gece gündüz Cenab-ı Hakk’a dua eden, Allâh’ı zikredenlerden gözünü çevirme, gözünü dünyaya tapmış, dünyayı kendisine ilah edilmiş, heva hevesini kendisine ilah edilmiş, dünyanın içerisinde kendince kendi kendine güç, kuvvet, kudret sahibi gören, zavallılara diyor ki sen onlara uyma, ona bakma, onlara da itaat etme, onlar şöyle olacak, güzel olacak dese dahi, sen onlara itaat etme.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ı zikredenlerin sosyal tercihi nedir?
O yüzden sen dünyaya dalmış, dünyanın sevgisinden sarhoş olmuş, heva hevesini ilah etmiş, bu kimselere sakın ha, yönünü döndürme diyor. Demek ki Allâh’ı daim zikredenler, dünya sevgisini ve dünyanın içindeki sevgileri kenara atıp, Allâh’ı zikredenler, Allâh katında çok makbul. Hadîs-i şerîf Hazret-i Peygamber’in Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyuruyor ki, Sabah namazı vakti güneşin doğuşunda Allâh’ı zikreden bir topluluğun yanında oturmak, benim için üzerine güneş doğan her şeyden daha çok sevimlidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
İkindi namazından güneş batıncaya kadar zikrullâh yapmak ne kadar hayırlıdır?
İkindi namazından güneş batıncaya kadar Allâh’ı zikretmek, benim için İsmail aleyhisselâmın çocuklarından olmak üzere sekiz köle azad etmekten daha hayırlıdır. Demek ki Allâh Resûlü’nün Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri de ne yapıyor? Allâh’ı zikri methediyor ve o zikredenlerle beraber olmayı methediyor. Yine Ahmed bin Hanbel naklediyor. Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri şöyle buyurmuş, Allâh’ın rızasından başka bir şeyi gözetmek ve beklemek sizin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ı çokça zikretmek ne demektir?
Ama bir âyet-i kerîme var, o çok önemli. O Allâh’ı çokça zikredin. Başka bir âyet-i kerimede Allâh’ı sabah akşam zikredin. Sabah akşam deyince birbirini ardı ardına. Başka bir âyet-i kerimede Allâh’ı çokça zikredin. Demek ki az zikredenler içinde ne dediydi, geçen haftalarda sohbet ettirdik. Neydi Allâh’ı az zikretmek? Münafıklık alametiydi. O münafıklar ne yapıyordu? Allâh’ı az zikrediyorlardı. Allâh’ı çokça zikretmek demek ne demek? Ayaktayken, otururken yanlarınızı, âyet-i kerîme öyle. Ayaktayken, otururken yanınızın üzerine yatarken Allâh’ı çokça zikrederler. Müminleri tarif ediyor. Ne diyor o müminler ki? Ayaktayken, otururken yanlarının üzerine yatarlarken Allâh’ı çokça zikrederler.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ı zikredenlerin topluluklara karşı nasıl bir durumu vardır?
Bakın dünya üzerine şu anda herkes oturmuş, işi gücü bırakmış, sufileri eleştireceğim diye uğraşıyor. Allâh’ı zikredenlere laf söyleyeceğim diye uğraşıyor. Dünyayı küfür sarmış, dünyayı küfür sarmış. Dünyayı İslam dışı her şey sarmış. Hele İslam dünyasını, hele ülkemizi, bütün günahı kebaliler sarmış. Günahı kebaliler oluk oluk akarken ve gözümüzün önünde, gözümüzün içine baka baka her türlü günahı kebali işlenirken, Allâh’ı zikredenler adamlara batıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ı zikredenlerin sonunda ne olur?
O kafirler, Allâh’ı zikredenleri sevmiyordu. Kafirler, müşrikler, münafıklar, Allâh’ı zikredenlere hep birer bahane bulmuştur. Hep eleştirmiştir. Bakın, hepsinin de sonu hüsrandır. Gidin kabirleri dolaşın, kabirleri dolaşın. Kabir haliniz açıldığında kabirleri dolaşın. Bu sözüm şatıat biraz ama, Allâh’ı zikreden kabirle, Allâh’ı zikretmeyen kabirin arasındaki farkı işitir ve görürsünüz. Zikrullâh’tan uzak bir vefat eden kabrin sahibiyle, Allâh’ı zikrederekten ölen bir kimsenin kabrini gidin, görün. Aradaki farkı görün. Cenâb-ı Hak bütün kardeşlerimize kabir halini açsın. O hakikati görmelerini isterim.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Allâh’ı zikredenlerin kabirlerinde ne fark vardır?
O hakikati görerekten yaşamalarını isterim. Sebep, o zaman neyin ne olduğunu, zikrullahın kıymetini görürsünüz. sizler onlara ölü demeyiniz diyor ya, onlar ölü değillerdir çünkü. Eğer sen zikrullâh alakasında devam ettin, ömrünün sonuna kadar zikrullâh alakasında kaldıysan, merak etme, öldükten sonra da o zikrullâh alakasında Cenâb-ı Hak seni yeniden var ediyor orada. Seni zikrullâh alakasında bir tamam seni orada hazır ediyor. Ve sen her o gittiğin zikrullâ, h alakasında orada duruyorsun. Bunu anlamak için gören göz lazım. Ve bakarsın ne kadar Allâh’ı zikrederekten, dersli olarak vefat eden kimse var ise, hepsi de orada, bir tamamı oradadır. Hatta daha ilerisini söyleyeyim, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ile, ashab-ı Resûlullâh ile, Pir Efendilerle beraberdir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Kehf 18/28: «Sabah-Akşam Rabb’ini Zikredenlerle Beraber Ol» — Mü’
Ehl-i Zikre İnkâr nedir?
Allâh’ı zikretmeyen ülke, Allâh’ı zikretmeyen topluluk, Allâh’ı zikretmeyen birey dağılmaya mahkumdur. Yenilmeye mahkumdur. Onlar bu noktada ölüler hükmüne girerler manevi olarak ve yenilirler ve dağılırlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Nisâ 4/103: Mü’minin Salât Disiplini, Mağlûbiyetten Çıkış ve Ehl-
Allâh’ı zikretmek neden önemlidir?
Allâh’ı zikretmeyen ülke, Allâh’ı zikretmeyen topluluk, Allâh’ı zikretmeyen birey dağılmaya mahkumdur. Yenilmeye mahkumdur. Onlar bu noktada ölüler hükmüne girerler manevi olarak ve yenilirler ve dağılırlar. Bir düşmanla karşılaştığınızda yenilirsiniz, dağılırsınız, başarıya ulaşamazsınız. İster bunu bireysel planda alın, ister bir topluluk bir cemaat planında alın, isterseniz bunu bir ülke planında alın. Allâh’ı zikretmeyen ülke, Allâh’ı zikretmeyen topluluk, Allâh’ı zikretmeyen birey dağılmaya mahkumdur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Nisâ 4/103: Mü’minin Salât Disiplini, Mağlûbiyetten Çıkış ve Ehl-
Mahşerde mahcûb olmama niyâzı nedir?
Hiçbir kimseye de göstermesin. Mahşerde de hiç kimseye göstermesin. Hiçbir kardeşimiz o mahşer yerinde Allâh’ın huzurunda, peygamberlerin huzurunda, o sahâbelerin, velilerin huzurunda, Rabbim hiçbir kardeşimizi utandırmasın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Perşembe Halaka-i Zikrullah, Hadîs-i Şerîfler ve Mahşerde Mahcûb
Mehdî-i Âl-i Resûl beklemek nedir?
Mehdî-i Âl-i Resûl beklemek, Mehdî hadîslerine göre, Âl-i Resûl’den gelen bir mehdînin gelmesini beklemektir. Bu, İslam’ın son dönemlerinde beklenen bir figürdür.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Hesabı, «Fitne Sensin» Hadîsi ve Mü’minin Mücâdele Mes
Sorun bir güncel durumda bize şuna dikkat edin dediğiniz bir nokta var mı?
Biz kendi dairemizde de bu zamanda şimdi bundan sonra böyle daha daha arttırabilirler bunu. Mehdî çıktı, Mehdî şunu yaptı, Mehdî bunu yaptı. Mehdî yok orada dolaşıyor, yok burada dolaşıyor. Bu Mehdî ile alakalı algı operasyonlarına hiç kimse bakmayacak. Normalde çünkü bunu kullanabilirler, bunu kullanabilirler dediğim için de bu meselede özellikle herkes uyanık olacak. Mehdî zuhur ettiğinde bunu mümin olan herkes bunu görecek, bunu duyacak. O yüzden mümin olanlar bunu tanacak, bunu bilecek. Bununla alakalı kimse bu manada şey olması, aldanmaya gelmesi. Bundan sonra siyasi ortamdan, ekonomik ortamdan, sosyal ortamdan her türlü yaşanan hadiselerden çok fazla iyilik beklemeyin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Yunus 10/12 «Aşırı Gidenler», Çocuk Sünneti Şehâdeti ve Baba
Mehdi’nin çıkacağı zaman ne söylendi?
Ne? 10 yıl sonra Mehdi çıkacak. Ona bağlanacağız. 10 yıl sabredin kardeşler. Geçti 10 yıl. 2003-2023.
Safah namazına kalkmaya neden güç yetiriyor?
Allahım yarabbi bitmiyor o işleri sabah namazına gelince pert herkes bu yeni değil Hazret-i Peyg
Hakiki dini yaşamak ne demektir?
Hakiki dini. Hakiki Kur’ân ve Sünnet’i yaşamak bugün İslam dünyasında ve kafir dünyada ve bütün dünyada yaşamak zordur.
Dini yaşamaktan kastım ne demektir?
Hakiki dini. Hakiki Kur’ân ve Sünnet’i yaşamak bugün İslam dünyasında ve kafir dünyada ve bütün dünyada yaşamak zordur.
Mason Şeyhler ve Deccâlist Ağ İfşâsı nedir?
Abduhu pakette at kenara. Tepeden tırnağa bir İngiliz masonudur. Ve İngiliz kraliyet locasından, mason kraliyet locasından icâzetlidir. Ha diyeceksiniz ki ya çimler değil ki evet var, Osmanlı’dan da mason olan Şeyhülislâmlar var. Böyle gözleriniz açıldı ya. Evet, Osmanlı’nın Şeyhülislâmları var mason. Bazı tarikatların şeyhleri var mason. Osmanlı’dan itibaren öyle yeni değil. Türkiye’deki bazı tarikat ve sûfî yapılanmalarının başındaki insanlar mason.
Mason olan kişilerin ipleri kimin elindedir?
Bunların ipleri deccâliyyetin elinde, yurt dışında. O yüzden sen onu ilahiyatta bir profesör olarak görüyorsun. Diyorsun dinden ben dini ondan daha iyi mi bileceğim ama dinlediğin kimse mason. Onu almışlar zaten içlerine. Onu istedikleri gibi kullanıyorlar. Bir de şakşaklıyorlar onu. Siz aydın insanlarsınız diyorlar.
Ahirzaman ve Mehdi nedir?
Ahirzaman ve Mehdi, Allah’ın her şeyi yaratmış, yaratmış olduğu her şeyi kaderlemiş ve kaderlediği her şeyi meydana getirmiş olduğuna inanmaktır.
Selâmlaşma nedir?
Selâmün aleyküm deyince bir kimse, ben Müslümanım. Ben Müslümanlardanım, ben müminim. Ben bu topluluğa geldim, selam verdim. Benden size zarar gelmeyecek. Benim elimden, dilimden eminsiniz. Ben Müslümanlardanım çünkü. Selâmün aleyküm dedi, öbürkü de ve aleyküm selâm dedi. Öbürkü de dedi ki, evet ben de Müslümanlardanım. Sen de benden, elinden ve dilimden sen de emin ol. Çünkü normalde selam Allâh’ın isimlerinden birisi. O kimse selâmün aleyküm, ve aleyküm selâm derken Allâh’ı zikrediyor aynı zamanda.
Selâmlaşmanın zirvesi nerede?
Selamlaşmanın zirvesi Miraç’tır ve Muhammed ümmetine o Miraç’tan kesit vardır. Ne zaman? Namazda, tahiyyâtta okuduğumuz bizim Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ve Allâh’la ve Cebrâîl aleyhisselâm’ın selamlaşmasını biz her namazın tahiyyatında okuruz. Nereden bize Miraç’tır? Miraçtan. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Miraç’ta çıktığında önce Allah Peygamberine selam verdi. Hoş geldin deyip. Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri de Ettehiyyâtü lillâhi ve’s-salavâtü ve’t-tayyibât dedi. Cevap verdi ona. Her türlü hürmet, dua, bütün iyilikler sendendir dedi. Cenâb-ı Hak’a. misliyle Cenâb-ı Hak’a cevap verdi.
Tahiyyâtta cem nedir?
Tahiyyâtta cem vardır. Sûfîlik olarak görüşeyim. Vahdede erme, birliğe erme vardır tahiyyâtta. Namaz kılan kimse, bakın namaz kılan kimse tahiyyâtta hem Allâh’ın haşa ağzı olur, hem Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ağzı olur, hem Cebrâîl aleyhisselâm’ın ağzı olur. Kulağı hem Allâh’ın kulağı olur, hem Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kulağı olur, aynı zamanda da Cebrâîl aleyhisselâm’ın kulağı olur. Tahiyyâtta o kimsenin kendisi yoktur.
Namaz mü’minin miracı nedir?
Namaz mü’minin miracı. Miraç’ta Allah, Peygamber Cebrâîl aleyhisselâm’ın arasındaki selamlaşma ve muhabbet, bizim tahiyyâtta oturduğumuz o zaman namaz bize ne zaman farz oldu? Mirajdan sonra, miracın hediyesi bize. Ve Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri اَتَّهِيَّاتِ لِللَّهِ وَسَّلَوَاتِ وَتَّعِيَّبَاتُ dedi. her türlü hürmet, salavât, dua, bütün iyilikler sendendir dedi. Allâh’ı övdü ve Cenâb-ı Hak cevap verdi ona. اَسَّلَامُ عَلَنَا وَعَلَى عِبَادِ اللّٰهِ السَّالِحِينَ selam bütün ibadet eden sâlih kulların üzerine olsun dedi. Cenâb-ı Hak. Bakın her namazda biz kendi lisanımız değil, bizim lisanımız değil, Allâh’ın lisanıyla namazda biz Allâh’ın üzerimize olan selamını alırız. Her namazda Muhammed Mustafa’nın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin selamını alırız. Ve Cebrâîl aleyhisselâm da o esnada اَشَّدُوا اَنَّا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهِ وَاَشَّدُوا اَنَّا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ O esnada dedi. şehâdet getirdi. Dedi ki Allâh’tan başka ilah yoktur. Muhammed de Muhammed de onun kulu ve resulüdür. Bakın biz tahiyyâtta oturduğumuzda hem Allah adına selam verdik, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin adına selam aldık verdik Ve Cebrâîl aleyhisselamın kelamıyla biz Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğini ve aynı zamanda Allâh’tan başka ilah olmadığına şehadet getirdik. Namazda cem ettik. Cem ettik cem. Vahdete ulaştık. Birliğe ulaştık namazda. Eğer ki biz bunu idrak edebilirsek. Bakın eğer ki biz bunu idrak edebilirsek o zaman selamlaşmada benim nazarımda en önemli nokta en önemli nokta namazda tahiyyâta oturduğumuz zaman. Bakın tahiyyâta oturmak farzdır. Namazın farzlarındandır. Ve oturduğunuzda siz orada Miraç’ta yaşananı yaşarsınız. Miraçta yaşananı. Namaz mü’minin miracıdır burasıdır. Namaz mü’minin miracıdır burasıdır. Selamlaşma ile alakalı çok hadîs-i şerîf var eyvallah. Ama en önemli nokta burası.
Selâmlaşma ve korku konusunu tartışıyorsunuz mu?
Ve oturduğunuzda siz orada Miraç’ta yaşananı yaşarsınız. Miraçta yaşananı. Namaz mü’minin miracıdır burasıdır. Namaz mü’minin miracıdır burasıdır. Selamlaşma ile alakalı çok hadîs-i şerîf var eyvallah. Ama en önemli nokta burası.
Selamlaşma neden önemlidir?
Kıymetli kardeşler, kıymetli dostlar namazı böyle namaz olarak böyle geçiştirmeyin. Namazın idrakine varın. sen ettahiyyati okuduğunda Cenâb-ı Hakk’ın Hazret-i Peygamber’in salât-ü selâm getirdiğini. Ona medh-ü senâ ettiğini idrak et. Bunu idrak et. Senin dilinden Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem konuşuyor. Senin dilinden. Bu muhteşem bir şey. Sen Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Miraç’ta Cenâb-ı Hakk’a söylemiş olduğu duayı, söylemiş olduğu medh-ü senâyı senin dilinden sen Allâh’a söylüyorsun. Ve Cenâb-ı Hak sana yine senin dilinden cevap veriyor. Ve Cebrâîl aleyhisselâm senin bu alışverişine şehâdet ediyor. Cebrâîl aleyhisselâm bu alışverişe şehâdet ediyor. Bu selamlaşmaya şehâdet ediyor. Belki de selamlaşmanın en zirve hali ettahiyyatı denki selamlaşma. En zirve hali ve cem hali, birlik hali. Ve düşünebiliyor musunuz? O vahdet senin üzerinde oluştu. Sen halifesin çünkü. O cem namaz kılanın üzerinde oluştu. Böyle bize namaz gerek yok. Sen benim kalbime bak.
Selam verirken neler dikkat edilmelidir?
Boş Odaya Selâm ve Cinnî Tâifesi Yok biz öyle sûfîlik yaşıyoruz. Yok şu makamdayız, şu çakradayız. Otur otur din yere. Namazın yoksa dinin bile yok senin. Otur. Boş muhabbet yapma. Beş vakit namaz kılan şuurlu kılıyorsa Allâh’la selamlaştı. Resûlullah’la selamlaştı sallallâhu aleyhi ve sellem’le. Cebrâîl aleyhisselâm’la selamlaştı. Ve cem olduğu için de. O zaman selam verirken de, alırken de şuurunuzu yükseltin. Ferâsetinizi genişletin. Algınızı yükseltin. Ve namazdan çıkarken selam verdin yine. Esselamu aleyküm ve rahmatullah. Sağına selam verdin. Kimlere selam verdin? Hava boşluğuna mı verdin? Sağında bütün peygamberler, Âdem’den Hazret-i Muhammed Mustafâ’ya kadar ismi açıklanmış açıklanmamış. Kitabı olan kitabı olmayan. Rivayetlerde var ya 124 bin veya daha fazla diye.
Selam verirken neden cinnî tâifesine dikkat edilmelidir?
Âdem’den itibaren hangi Ademse, kaçıncı Ademse, hangi perde değilse, alemin hangi tecelliyyâtında perdesindeki peygamber var ise, siz bu alemi sadece dünya, cennet, cehennem olarak sınırlamayın. Ne kadar alem var ise. Ve onca alemlerde ne kadar peyg. Ve o alemlerde o peygamberlerin ümmetleri var ise. Veliler, evliyâlar, sâlihler, şehitler. Bunu sadece dünya hayatıyla sınırlama. Bunu dünya hayatıyla sınırlama. Hepsine birden selamlaştın. Selamın ehemmiyetini var. Ve bir topluluğa girdiğinizde sakın ha. Eğer o topluluğu kâfirse selâmün aleyküm denmez. Kafire de selâmün aleyküm denmez. Onlara merhaba da. Mü’min bir topluluğa girdiğinde selâmün aleyküm denmez. Mü’min bir kimse evine girerken selâmün aleyküm der.
Selam verirken neden ev boş olmamalıdır?
Evinde isterse hiç kimse olmasın. Boş olsun ev. Kapıyı aç. Selâmün aleyküm ve rahmatullahu ve berakatuhu. Ve ve aleyküm selâm de. Selamı kendin al yine. Ev boş olsun ev. Kapıyı aç. Selâmün aleyküm ve rahmatullahu ve berakatuhu. Ve ve aleyküm selâm de. Selamı kendin al yine. Ev boş deme. Bu alemde boş bir yer yok. Bir odadan bir odaya dağ geçsen selam ver. Hatta sesli ver. Sesli ver. Verirsen varsa cinnî tâifesi orada. kâfir olanlardan, cinnîlerden yürür gider. Sesli ver. Selâmün aleyküm ve rahmatullahu ve berakatuhu de. Şedîd ver öyle bir şey varsa. Şedîd ver. Şedîd ver. Şedîd ver. Şedîd ver öyle bir şey varsa. Şüphelendin. Evet mü’min vakarlı olur, mü’min sert olur gerekirse. Gireceksin, varsa orada kâfir cinnî, kendi kendini düşünüyorsan, öyle bir selam vereceksin, titriyecekler.
Cinnî tâifesine karşı nasıl bir tutum olmalı?
Hoş bizim insanımız cinnî tâifesini görse kaçacak yer arar da. Onlar titrer. Öyle korkmayın onlardan. Öyle kendi kendinizi çekinmeyin. Sûfî insan cinnî tâifesini görse kaçacak yer arar da. Onlar titrer. Sûfî insan cinnî tâifesinden mi çekinirmiş? Kim oluyorlarmış? Bir esmalı kişileri vardır. Yaklaşamazlar bile. Ben böyle derim, yaklaş, bir esmam hazır size derim. Yaklaşamazlar bile. Yaklaşamazlar bile. Derim gelin, esmam hazır derim ben. Gelin. Hepsi de toplanırlar, mızraklar, bilmem neler böyle. Anlatıyorum bazen, İzmit’te toplantılar öyle. Askeri alay gibi, kırmızısı, pembesi, mavisi. Orada bir hazine varmış da, o yüzden gelmişler. onu koruyacaklar. Ben dedim yürüyün hazineyle, ne işin var? Gelmişim oraya Allah sohbetine. Dedim yaklaşın, bir esmam size var dedim, hazır. Yaklaşamadılar, yaklaşamazlar. Yaklaşamadılar, yaklaşamazlar.
Şît Peygamber Vasiyeti neden deniz kenarlarına yöneliktir?
Yürüyün hazineyle, ne işin var? Gelmişim oraya Allah sohbetine. Dedim yaklaşın, bir esmam size var dedim, hazır. Yaklaşamadılar, yaklaşamazlar. Yaklaşamadılar, yaklaşamazlar. Sakın ha. Korkmayın onlardan. Bunlar daha da şimdi fazlalaşacak. Bunların tecelliyyâtları yeryüzünde. Bunlar daha da şimdi fazlalaşacak. Tabii. Herkes bu konuda sıkıntıya uğrayacak. Sıkıntıya uğrayacak. Dervişliği gevşek olanlar, Müslümanlığı gevşek olanlar, sıkıntıya uğrayacaklar. Böyle kendi geldisi, annesi, babası, dedesi, ninesi, ninesinin ninesi, üfürükçülük yazmış, muska yapmış, ıvır zıvır yapmış. Onların çocukları, onların torunları, onların ekmeklerini yediyse, onların yemeklerini yediyse, onlardan bir mal falan kaldıysa onlara, onlara sıkıntı olacak hep onlar. Evet. Onlar yeniden yeryüzüne gelmek için mücadele ediyorlar. Onlar yeryüzünde yeniden onlardan sürgünü yediler. Bir kısmı denizlerde yaşıyor, bir kısmı yeryüzünde adalarda yaşıyorlar. O yüzden gidin deniz, hangi deniz kenarına giderseniz gidin, oradaki insanlar gevşektir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin de hadîs-i şerîf var. Der ki siz deniz kenarına gidin, oradaki insanlar gevşektir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hadîs-i şerîf var. Der ki siz deniz kenarlarına yurt edinmeyin. Deniz kenarlarına yurt edinmeyin. Ovaları da yurt edinmeyin der Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri. Âdem aleyhisselâm dağda yaşamıştır. Oğlu katil olan Kâbil ovalara ilk ev kurmuştur, yurt kurmuştur.
Deniz kenarlarında neden sorunlar yaşanabilir?
Ve Âdem aleyhisselâm’ın sonraki oğlu, Peygamber olan Şît vasiyeti vardır. Ovalara ev kurma. Ovalara şehir kurma diye. Ya dağda, yamaşta, ovalara değil, deniz kenarlarına da değil. Sebep, denizde şeytan, cinnîlerin şeytan kısmı ikamet kaheder. Onlar sabah oldu mu ilk vurdukları yer deniz kenarlarıdır. Gidin deniz kenarları, deniz kenarı olan yerler İslâm’dan uzaktır, bozulmuşlardır, karman çormanlardır. Genel olarak. Dünyanın neresine giderseniz gidin. Bakın, dünyanın neresine neresine giderseniz gidin. Sebep, çünkü şeytan otağını denize kurar. Ve her sabah çocuklarını, yavrularını, evlatlarını ne yapar? Salar, der ki hadi git yürüyün, gidin, karaya çıkın, orada ilk Müslümanları aldatın, kandırın der.
Selamlaşma neden mü’minler için önemlidir?
Ve ilk kandırılan kimlerdir? Deniz kenarındakilerdir. Ve mevzuyu toparlayalım. Selamlaşma mü’min içindir. Biz müminlere Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullâh deriz. Müminler de Ve aleyküm selâm der. Demezse bir kimse selamı almazsa biz kendimiz alırız. Ve aleyküm selâm deriz. Kabristana gideriz, Esselamu Aleyküm ya ehl-i kubûr deriz. Kabirdekinlere selam veririz. Eğer senin selamını birisi aldı da sen duyduysan, gördüysen, senin Ve aleyküm selâm, ehl-i dünyâ demene gerek yok. Çünkü birisi senin, onların içlerinden biri, birkaçı, senin selamını aldı. Ya da sana Esselâmü Aleyküm yâ ehle’l-kubûr dedin, mü’min olanların hepsi de tek ağızdan Ve aleyküm selâm dediler. Örneğin. O zaman senin Ve aleyküm selâm, ehl-i dünyâ demene gerek yok. Çünkü, sen selamını ne yaptı? Birileri aldı. Senin selamına mukabele etti. Ve aleyküm selâm dedi birisi. Hatta makamca en üstte olan bir kimse dedi ki, Ve aleyküm selâm, hoş geldin.
Kabir ziyaretinde neden dua edilmelidir?
Bir de dua etti sana. Bu şimdi ağzın bozulacak. Bu kabire ziyarete gidilmez. Bu velî kabirlerine ziyaret edilmez. Onlara selam verilmez. zırt-pırt bozanlara bakmayın siz. Bunların hepsi de sapık ve sapkın. Sapık ve sapkın. İnsanları da saptırıyorlar. Emîr Sultan Hazretlerini ziyaret ettiğinizde, onun kabri başına gittiğinizde, on bir ihlas bir Fâtiha okuduğunuzda ve ona selam verdiğinizde, o selamınızı alır ve size dua eder. Üftâde Hazretlerine gittiğinizde ona selam verip orada okusanız, o da size dua eder. Selamınızı alır. Veya bir Evliyâ kabrine gitsen, orada okusan, selam versen, o selamını alır, sana dua eder. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kabri şerifinin başına gittiğinde, Esselamu aleyke ya Resûlullah dediğinde, o senin selamını alır.
Kabir ziyaretinde neden selam verilmelidir?
Onlar işitir. Onlar görür. Siz onlara ölü demeyiniz. Âyetle sâbit. Sakın ha. Bu şimdiki sapkınların sözüne bakmayın. Evliyâ kabirleri ziyaret edilir. Orada dua edilir. Onlar vesile edilir bir şeye. Sıkıntıya düştüğünüzde, dara düştüğünüzde, probleminiz olduğunda, hadîsle sâbit. Onları vesile edin. Gidin, ziyaret edin. Ve vesile edin. Hadisle sabittir bu. O yüzden boş geçmeyin. Allâh muhâfaza eylesin. Ömer selamını alıp onun yanına çağırdı. Onu teskin etti. Karşısına oturttu. Hazret-i Ömer Efendimiz ferâset ehli. Hazret-i Ömer Efendimiz ağrıyordu, o titredi, korktu, heyecanlandı ya. O Kayser. Hazret-i Ömer Efendimiz onu gördü, onu tanıdı, onu anladı. Dedi ki bu heyecan kasırgasına, bu vec’e gelmiş.
Kayser’in sekr hâli nedir?
Bu vec ehli olmuş. Sekre düşmüş. Sekr hâli onda galip olmuş. Sekr hâli neydi? Kendinden geçme. Mûsâ aleyhisselâm ne dedi? Sohbet ederken, konuşurken Cenâb-ı Hakk’la kendinden geçti. Dedi ki ben seni göremez miyim? Seni görmek istiyorum. Cenâb-ı Hak Mûsâ’ya dedi ki sen buna dayanamazsın. Buna güç yetiremezsin. Ben dedi şu dağa tecellî edeceğim. Oraya bak. Mûsâ aleyhisselâm oraya bak dedi. Oraya bak dedi. Mûs, aleyhisselâm oraya baktığında küt tek bayıldı. Sekir halinin zirve noktasıdır. Bayılmak. Sekir halinin zirve noktasıdır. Bir kimse o zaman vec’e düştüğünde sekr hâline düştüğünde bayılabilir mi? El cevap bayılır. Allah dar atar kendini. Allah dar atar kendini. Kendinde değil. Bu sekir halidir.
Sekr hâli nedir?
Öyle ağzını burnunu kabartmak değiştirmek öyle kendince değişik değişik modurtular çıkarmak sekr hâli değildir. Bunun bir düşüğü ağlamaktır. Sekir halinin bir düşük halidir. Öyle kendi kendine hoplayıp sekr hâli olmaz. Öyle titremekte sekr hâli olmaz. Bir düşüğü o kimse ağlar. Sahabedir örneğimiz. Bir üstü Hz. Mûsâ’dır. Örneğimiz. Bayılır. Sekr hâli budur.
Kayser’in sekr hâli nasıl gerçekleşti?
İşte o Kayser’de böyle bir vec hâli yaşadı. Böyle bir sekr hâli yaşadı. Baktı baktıkça heybet gözünde büyüdü. Kalbinde muhteşem bir heybet oluştu. Kalbinde değişik bir hal oluştu. Ve o sekr hâline girdi. O sekr hâline girince Hazret-i Ömer Radıyallâhu Anh Hazretleri onu anladı. Aynı hali çünkü Ömer de yaşadı. Ömer Radıyallâhu Anh Hazretleri ne zaman yaşadı? Kardeşinden Kur’ân’ı dinlediği zaman yaşadı. Dedi ki bu kelam farklı. Tüyleri diken diken oldu. Titredi Allâh’ın kelamını işittiği zaman. Ve kardeşini dövecekti, dövemedi. Sövecekti, sövemedi. Kur’ân, Kur’ân onun üzerinde öyle bir tecellî etti ki, onu sekr hâline soktu. Hiçbir şey düşünemez hale geldi. Ve geldi Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine geldi. O sekir haliyle onu gördü, kaldı, âşık oldu. Aşk onda tecellî etti. Sekr hâli devam etti. Ve hemen Müslüman oldu. Hemen kelimeyi şehâdet getirdi. Sekr hâli galip dedi ki çıkalım, Mekke’nin altını üstünü getirelim. Sekir halidir bu. Devam ediyor. Çünkü o vec hâli bir kimseye dokunduysa, o ondan makam olarak kaldıysa, o hep sekir halindedir. Hazret-i Ömer radıyallâhu anh Hazretleri sekr hâlindeydi. Ashab sekr hâlindeydi hep. O yüzden tabiindedir ki siz onları görseydiniz, bunlar deli olmuş derdiniz. Onlar sizi görseydi, bunlar dinlerinden dönmüşler, sizleri kılıçtan geçirirdi dedi. Ashab çünkü hep veç halindeydi. Hep sekr hâlindeydi. Onlarda bu manada din, kalbi, akılla gidiyordu onlarda. Onların böyle matematiksel hesabı yoktu.
28 Şubat’tan itibaren İslam dünyasında yaşanan değişimler nelerdir?
28 Şubat’tan itibaren İslam dünyasında yaşanan değişimler arasında, İslam dünyasının kalbi hükmünde olan Anadolu İslâm’ının içinden çürütülmeye başlanması, hadislerin tartışılması yerine ayetlerin tartışılması, imamların iştahatının sona ermesi ve bu durumun dini yaşamın yetersiz kalmasına neden olması yer alıyor. Ayrıca, bu süreçte dini yaşamın bütüncül bir şekilde sürdürülmüş olmaması ve bu yüzden dini ibadetlerin yetersiz kalması da söz konusu.
Hz. Muhammed Mustafâ’nın Nûh’u Muhammed’i olarak tecellî ettiği nedir?
Metin, Hz. Muhammed Mustafâ’nın Nûh’u Muhammed’i olarak tecellî ettiğini ifade ediyor. Bu, Kur’ân ve Sünnet’e göre varlık Nûh’u Muhammed’inin üzerinden yürümekte ve bu Nûh’u Muhammed’i hala da âlemler arasında aktif olarak var olduğuna dikkat çekiyor.
Kıyâmet günü yapılan iyilik ve kötülükler nasıl değerlendirilir?
Kıyâmet günü herkes dünyadayken yaptığı iyilik ve kötülükleri önünde hazır bulacak. Ama kendisiyle günahlar arasında çok uzun bir mesafe olmasını isteyecek. Allah sizi azabından sakındırıyor.
Ahir zamanda sünnet mücadelesi nedir?
Ahir zamanda sünnet mücadelesi konusuna dair açıklamalar, sünnetin (sunnetin) helâl olup olmadığı, sünnetin hukuki ve dini sonuçları, sün,netin hukuki ve dini yasalarla nasıl eleştirildiği, sünnetin hukuki ve dini yasalarla nasıl değerlendirildiği ve bu konulara dair hadislerle açıklanmıştır. Örneğin, "Ümmetim bozulduğu zaman sünnetime sarılana yüz şehîd sevâbı vardır" hadisi ve "Ey înân edenler size dışınızdan fitne gelse de siz siz olun" hadisi bu konuya dair örneklerdir.
Kıble, Aşı ve Gıdâ Terörü nedir?
Dünya Sağlık Örgütü denilen örgüt sağlam bir örgüt değil. Bu bir. İkincisi, Dünya üzerinde sağlıkla alakalı müthiş bir anarşi ve terör var. Sağlıkla alakalı. Bakın Dünya terörü dediğimizde bu kapitalist deccalist sistem. Bir, normal ayrılıkçı terörler dediğimiz silahlı terör eylemleri. Bu kapitalist deccalist sistem bunları uygular. Dünya üzerinde ne kadar terörist örgüt varsa hepsi de kapitalist deccalist sistemin kurduğu örgütlerdir.
Dünya sağlık terörü nedir?
Dünya sağlık terörü yine kapitalist deccalist sistemin elinde asla hiçbir hastayı tedavi etmeme üzerine kuruludur. Habire ilaç satarlar. Bunlar hastalıkları da üreten bunlar. Hastalıklara karşı ilaç tedavisini bulduk deyip ilaçları satan da bunlar. Bakın cerrahlar bunun haricinde. Cerrahlarda da şu durum var. Özel hastanelere gidilince kesilmeyecek olanı bile kesiyorlar. Hemen ameliyat yapmamız lazım. Hemen ameliyat alıyoruz. Hemen. Hemen ameliyat alıyoruz. Hemen. Hemen ameliyat alıyoruz deyince kaç oradan. Kaç. Cerrahlar özel hastanelerde ise durum bu. İşlerinde iyileri vardır. Bir şey demiyorum. Ama Dünya sağlık örgütü değil.
İsâ aleyhisselamı Allah’ın oğlu olarak görmeyenler ehli kitap hükmündedir?
O yüzden deistler, burada deist dediğimiz kimse normalde Allah’ın varlığını kabul ediyor, peygamberi ve peygamberin getirdiği Kur’ân’ı kabul etmiyor.
Siyasal İslâm, Ulu’l-Emr ve Fâiz konusunu neden tartışıyorsunuz?
Bunlar normalde bu noktada kendilerince zorluyorlar. İştahat çıkarıyorlar. Kapitalist sisteme İslâm dünyasını peşkeş çekiyorlar. Allah muhâfaza eylesin. O yüzden toplumun içerisinde hem siyaseten hem siyaseten hem de diyaneten İslâm iki ulu emir kavramı koymuş. Bunu başıboş bırakmamış.
Fâizin helâl olmaması neden İslâm dünyasına zarar verir?
İştahat çıkarıyorlar. Kapitalist sisteme İslâm dünyasını peşkeş çekiyorlar. Allah muhâfaza eylesin. O yüzden toplumun içerisinde hem siyaseten hem siyaseten hem de diyaneten İslâm iki ulu emir kavramı koymuş. Bunu başıboş bırakmamış.
Güneşin doğudan doğması, batıdan batması durumu kıyamet yaklaşında tersi olacak deniliyor. Bu durum mecazi bir durum mudur?
Günümüze yaşanan yanlışların doğruluğunu savunması gibi düşünülebilir mi? Normalde güneşin batıdan doğması Hadîs-i şerîf’te kıyamet helameti olarak verilmiş ama son günü o.
Kıyamete zorlayanlar neden bu son viraja girdi?
Benim kendim zannımca, dünya son viraja girdi gibi, kıyamete zorlayanlar, bu kıyametin bir an önce kopmasını isteyenler, bu son viraj gibi. Deccalın çıkması, mehdinin çıkması, bunlar son viraj gibi geliyor bana.
Korona virüsünün etkileriyle ilgili bir soru nedir?
Kimini de suda boğduk. Onlara Allah zulmetmiyordu. Fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı. O yüzden normalde Allah’ın yeryüzünde elçilerini yalanlayanlar peygamberlerini yalanlayanlar, taşlar savurarak rüzgarlar gönderdik dediği kavmidir. Onlar Hud a.s’a ne yazık ki îmân edip onun getirmiş olduğu Allah’ın dinine itibar etmediler. Onlar yüksek yüksek yerlere evler kurmuşlar villalar kurmuşlardı.
Lût Kavmi’nin azapı nedir?
Bunlar normalde zaman zaman Cenâb-ı Hak’ın Âyet-i Kerime de belirttiği azmış sapmış yollarından dönmüş olan kavimlerin uğramış oldukları belâ ve müsibetlerdi. Malum Lut a.s. kavmi de eşcinsellikte öne çıkmışlardı ve eşcinselliği o kadar öne çıkardılar ki artık kendi kadınlarına yaklaşmıyorlardı. Erkek erkeğe ilişkiye giriyorlar, erkek erkeğe olan ilişkiyi öne çıkarıyorlar. Bu sapkın, bu necis, bu pislik, bu Allah’ın lanet dediği, meleklerin lanet dediği bu fiiliyatı fitursuz bir şekilde işliyorlardı. Şimdiden bu işin ne biliyor musunuz? Böyle fiturs, bir şekilde bunu işleyen o kavim yerin dibine geçirildi. Nasıl yerin dibine geçirildi? Cenâb-ı Hak ona İbrahim a.s. de o zaman için sadı. Cenâb-ı Hak ona üç tane melek gönderdi.
Eşcinsellik yasak mıdır?
Tabiri caizse bütün haramlar ülkede serbest, dünyada serbest ve ne yazık ki bütün haramlar fütursuz bir şekilde teşvik ediliyor. Hollanda’da eşcinsel evlilikler destekleniyor. İtalya’da eşcinsel evlilikler destekleniyor. Veya ne yazık ki İngiltere’de Avrupa’da eşcinsel evlilikler destekleniyor. Bir tek bizim ülkemizde henüz daha eşcinsel evliliklere normalde desteklenme noktasında değil müsaade edilmiyor. Ama çok yakında korkarım, o da müsaade edilir.
Mehdi a.s. ne zaman çıkacak?
Ne zaman tekrar yeryüzüne Mehdi a.s. zamanda çıkacak Allah-u Alem o zaman Mehdi a.s. onu çıkaracak ibretlik olsun diye.
Kur’an ve Sünnet’te itaat edilmesi gereken durumlar nelerdir?
Anne-babaya itaat ederken bir kimse Kur’ân ve Sünnet tarihinde itaat edecek. annesi babası ona Kur’ân ve Sünnet noktasında bir şey söylüyorsa ona itaat eder. Ama anne-babası ona Kur’ân ve Sünnet tarihinde bir şey söylemiyorsa itaat olmaz.
Kaza namazları için kâmet getirmek gerekiyor mu?
Normalde bir tane kâmet getirse yeterli bazı imamlarca. Ama her kaza namazı için kâmet getirirse daha hoş olur.
Sûfî üstadıyla manevi bağını nasıl kuvvetlendirir?
Normalde bu noktada geçmiş sûfîler, üstadlarını severekte, muhabbet besleyerekte manevi bağ kurmuşlar. Ama önemli olan normalde Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışıp sufinin icabı, âdâbı, erkânını riayet etmek, kısaca cevap vermek gerekirse bu yeterli.
Sûfî, Kur’ân-ı Kerim’de geçen peygamber dualarını tespih olarak okuyabilir mi?
Kur’ân-ı Kerim’de geçen bütün tespih duaları bütün ümmet-i Muhammed’e serbesttir. Herkes okuyabilir. Bu noktada bir sıkıntı yok.
Sûfî kalbinde üstadının olduğunu bildiği sürece başka hoca efendilerinin sohbetini dinleyebilir mi?
Normalde bunu yasaklayan bir kısım sûfî topluluklar var. Biz kardeşlerimizi bu noktada yasaklamıyoruz. Bütün müminler kardeştir. Bütün sûfîler de kardeştir.
Hollanda başbakanı Mark Rutte’nin açıklaması nedir?
Hollanda başbakanı Mark Rutte, kendi halkının çoğunun korona virüse yakalanacağını söylemiş. Dünyanın bir bölgesinde olan durumlar ülkemizi er ya da geç etkiliyor.
Korona, Recm ve Mehdî konusunu tartışan metinde hangi konu ele alınmaktadır?
Dünyanın bir bölgesinde olan durumlar ülkemizi er ya da geç etkiliyor. Hollanda başbakanı olası durumu mu ilan ediyor? Yoksa başta kendi halkı ile dünya insanlığını korkuyla yönetmeye, yönlendirmeye çalışıyor. Saygıları Muammer Kay Şener. Normalde sadece Hollanda başbakanı bunu söylemiyor. Bunu aynı zamanda Avrupa’nın başbakanı da söyledi. İtalya başbakanı da söyledi. Avrupa’nın bütün başbakanları bunu söylüyor.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda insan bir Peygamberdir. Şu yaşadığımız süreçte misafir olarak evimize bayan ve erkek kardeşleri çağırarak çay ikramı şeklinde toplamamız uygun olur mu?
Normalde muhakkak ki insanlar bir birileriyle bu noktada sosyal faaliyetlerine devam edecek ama velakin böyle ölçülü olmakta, devletin bu noktada koymuş olduğu çizgilere uymakta fayda var. Devlet bir çizgi koymuş. O yüzden o çizgiye uyaraktan hayatımızı devam ettirirler. Çok fazla bir şey olmayacak. devletin koymuş olduğu bu ölçüler inşallah biz onlara uyarsak, Cenâb-ı Hak inşallah bizi bu melanetten kurtarır.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda merak ettiğim konusu son aylarda ardı ardında yaşanan felaketler için hep kıyamet senaryoları yazılıyor. Bu felaketler küresel olunca elbette ki zararları da bütün dünyaya, insanlara ve canlılara oluyor. Fakat hiç kimse felaketin nedenlerini ve sonuçlarını bireyserleştirmiyor?
Elbette kıyamet kopacak. Ancak her canlının kendi kıyameti zaten var. Yaşananlara bu gözleme bakmalıyız. Ne tavsiye edersiniz? Ben her türlü meselede kendime bakmaya gayret ederim ve arkadaşlara böyle tavsiyelerde bulunurum. Bir yerde bir şey varsa insanlar kendilere bakacaklar. Kendilerine izahat çekecekler, hesaba çekecekler. Ve bu dünya üzerindeki felaketler hiç eksik olmamış ki belki de Hud’un kavmi de kendilerince kıyamet koptu diye düşündüler.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda Allah’ı zikretmek, fazla da zikretseniz zarar etmezseniz merak etmeyin. Uzun silsileğe dayanan nice darbeler görmüş, yönetim değişikliklerinden çekmiş, uzun süre gizli bir şekilde dahi olsa, cemaatle zikrullahı bırakmayan dergahımızın güncel hadise sebebiyle en azından bir süre bu lütuftan uzaklaşmasını nasıl algılamalıyız?
Belki de uzun seneler sonra, bu sene birçok ilki yaşadık dergâh ve millet olarak. Şu an bulunduğumuz durumu nasıl atlatabiliriz? Normalde bu bizim Bayındır’da meşhur bir tabir vardır, elle gelen düğün bayram diye. Normalde bu düğün bayram inşallah bu tip şeyler olacak, yaşanacak. Sonuçta bizim derslerimiz kalabalık oluyor. Bin kişi, bin iki yüz kişi, bin beş kişi olan dersler var.
Devletimizin çizmiş olduğu bu yolda bu önergilere devam edeceğiz inşallah mıdır?
Normalde o hainler hususi bir virüs bulaşmış bir insanı getirip, örneğin zikrullâh yaptığımız yerde buluşturabilirler, orada böyle bir şey yapabilirler, böyle bir şey yaparlarsa bunun altından kalkamayız. O yüzden devletimizin çizmiş olduğu bu yolda bu önergilere devam edeceğiz inşallah. O yüzden biz de kendi kendimize tövbe edelim, biz de kendi kendimize bu noktada hizaya çekelim, biz de nerede hata yaptık, nerede yanlış yaptık deyip inşallah tövbeye devam edelim.
Müminlerin üzerine düşen nedir?
Görünüşe göre bu musibetler herkesi etkiliyor. Maalesef buğz etmekte, duâ etmekte kalıyoruz. Birçoğumuz dualarımızı ve faaliyetlerimizi ne yönde nasıl yapmalıyız? Ya normalde gerçekten bu son yıllarda bir hayli böyle felaketlere, belalara, musibetlere maruz kalıyoruz.
Aşka hasıl olmak herkesin nasibidir mi?
Normalde aşka hasıl olmak herkesin nasibidir. Arayan bulur demiş büyükler. Bu zayıf hadîs-i şerîf olarak nitelendirilir.
Aşkı arayan aşkı bulur mu?
Aşkı arayan aşkı bulur, şevkı arayan şevkı bulur. Normalde arayan bulur. O yüzden bu nasib işidir.
Kapitalist, deccalist vahşiler ulus devletleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar mı?
Bu kapitalist, deccalist, bu vahşiler ulus devletleri ortadan kaldırmaya, yok etmeye çalışıyorlar ki daha rahat sömürsünler. Bu sömürülerini daha rahat yapsınlar. Yok, hayır. Ulus devletler ne yazık ki ortadan kalkmayacak. Böyle bir şey söyleyenler gerçekten ve gerçekten de bu kapitalist, deccalist insanların ürettikleri bir şey.
Korona virüsüne karşı nasıl zikredelim ve nasıl bir yol almalıyız?
Allah’ı zikredelim. Normal hayatınıza devletin çizdiği, Türkiye ve yurt dışındakilerin devletin çizdiği önergeleri ve yönargeleri takip edin inşallah. Eşarbın altına topuz yapmanın hükmü nedir? Ya mübarek insanlar örtünün topuz yapıp da normalde böyle kafanızı fazla yüksek gösterecek şekilde yapmayın. Başka bir şey lazım değil. Kapalı mekan olmaktan sanırım internet çok kötü anlaşılmıyor. Kimisi çok iyi anlaşıyor, kimisi anlaşamıyor. Aşı çıkarsa yaptıracak mısınız? Hayır. Ben hiçbir aşı yaptırmadım bugüne kadar. Ben bugünkü Allah eksikliğini göstermesin. Karşı değilim. Ama modern tıbbın getirdiklerine de çok böyle kapılırcasına gitmiyorum. Öyle söyleyeyim. Ben Kur’ân ve Sünnet’e göre yaşamaya gayret ediyorum.
Mehdiyet ve deccal meselesinde her ikisi de eksik değil mi?
O yüzden deccal-mehdi meselesinde her ikisi de eksik değil. Bu yayılan mikrop üstakıl tarafından birleştiği yapıldığı belli amaç nedir diyor. Ben öyle görmüyorum. Böyle normalde çok ince ayrıntılarla insan eliyle bir virüsün, böyle bir virüsün oluşabileceğine çok ihtimal vermiyorum. O yüzden buna katılanlardan değilim.
İnsanlara ne yapılmak isteniyor?
Üç, Çin’in bu virüs vakasında rolü nedir? Normalde deccal şu an çıktı mı dediğinde asıl deccaldan önce 33 tane yalancı deccalılar çıkacak. Deccal ve deccaliyet hiç eksik değil. Mehdiyet de hiç eksik değil. O yüzden deccal-mehdi meselesinde her ikisi de eksik değil.
Korona virüsünün yayılmasıyla ilgili bir amaç var mı?
Bu yayılan mikrop üstakıl tarafından birleştiği yapıldığı belli amaç nedir diyor. Ben öyle görmüyorum. Böyle normalde çok ince ayrıntılarla insan eliyle bir virüsün, böyle bir virüsün oluşabileceğine çok ihtimal vermiyorum. O yüzden buna katılanlardan değilim.
Cihat edin, nefsinizle cihat edin, şeytanla cihat edin. Bu ne demektir?
Nefsinizle cihat edin. Şeytanla cihat edin. Zorluklara karşı dayanıklı olun. Mücadele edin. Kötülüklere karşı mücadele edin. Nerede haksızlık veya adaletsizlik varsa onunla mücadele edin. Her şeyi Mehdi’den beklemeyin. Her şeyi normalde üst akıla, yok İngiltere’ye, yok Amerika’ya, yok İsrail’e bağlamayın. Eliniz kolunuz tutuyor. Eliniz kolunuz tutuyorsa, aklınızda çalışıyorsa, kalbinizde var ise, nefes alıp veriyorsa, her türlü şeytaniyete, deccaliyete, hayvaniyete, cahilliğe karşı, şeytaniyete karşı mücadele edin.
Mehdi olmak ne demektir?
Siz ne güne duruyorsunuz? Siz Mehdi olun. Siz mücahit olun. Siz cihat edin. Siz yürüyün. Ama birileri gibi olmayın. Mücahit olarak yola çıkıp, sonra müteahhit olup, sonra it olmayın. Bunu olmayın. Önce Kur’ân ve Sünnet deyip sonra cebini dolduranlardan, villalarda yaşayanlardan olmayın. Önce Kur’ân, Sünnet deyip ondan sonra Müslümanların parasının üzerine yatanlardan, ütenlerden olmayın. Yürüyün, yola çık. Mehdi de sensin. Mehdi de sensin. Deccal da sensin. Kur’ân ve Sünnet’e uygun işler ve faaliyetler yapıyorsan, evet, Mehdi sensin. Kur’ân ve Sünnet’in dışında işler yapıyorsan, deccalın ta kendisisin.
Allah’ın velilere verdiği tasarruf bir devletin veya bir zatın yıkılmasıyla geri alınır mı?
Allah razı olsun. Ben şeyhimin, üstadımın sözlerini yorumlamaktan kendimi uzak tutuyorum. Kesitlikten dolayı hiç anlaşılmıyor. Sohbette çok sıkıksa mı oluyor anlayamıyoruz. Kıymetli kardeşler bu da bizim ilk gecemiz zaten. O yüzden bir tip aksaklıklar olacak, bir tip şeyler olacak.
Korona virüsüyle ilgili farz olan derslerin ara verilmesi ve cemaat sevabını almak mümkün mü?
Virüs nedeniyle farz olan derslerimizi ara verdik. Mevcut gruplarımızdan ilan yapsak, bireysel evimizde normal ders saatimize niyet edip zikir yapsak, Allah cemaat sevabını verir mi? Kendi kendinize oturun, Allah’ı zikredin. Şeytanın hizmetçilerinin icadı olan bu virüsün başka emenliler için yapmışlardı. Şimdi bela onları sardı. Ebu Cehil misali kazdıkları kuyuya kendileri düştü.
Müslüman toplulukları güçlü hale getirmek için ne yapmalı?
Siz de güçlenin, savaşın, mücadele edin, cihat edin. Ölmeden önce ölünüz müjdesine erebilmem için ne yapmalıyım? Nereden başlamalıyım? Farzlara riayet et. Cevap yok mu demiş kardeş? Şu altı çizili yerlerin açıklaması nedir acaba? Namaz kıldık diyoruz ama asıl namazın hakikati Mevla Teala kılıyor. Dünyada en iyi namaz kılan insanın namazı Mevla Teala’nın kıldığı namaz sureti oluyor. Mevla Teala gibi kim kılabilir? Asıl kendine layık olan namazı kendisi kılıyor. Mevla’nın hakkıyla kılıyor. Ya biz çok dikkat ederek namaz kılsak ancak Mevla Teala’nın kıldığı namazın suretini kılmış oluruz. Demek ki zatı pâkı, subhâniye hem âbid hem mâbud hem zâkir hem mezkur hem ibadet ediyor hem ibadet olunuyor.
Kur’ân ve Sünnet’e uygun işler ve faaliyetler yapmak ne anlama gelir?
Kur’ân ve Sünnet’e uygun işler ve faaliyetler yapıyorsan, evet, Mehdi sensin. Kur’ân ve Sünnet’in dışında işler yapıyorsan, deccalın ta kendisisin.
Efendimiz’i sallallâhu aleyhi ve sellem ve Ebû Bakr Efendimiz o küçücük mağaradayken o esnada deve nerede?
Efendimiz’i sallallâhu aleyhi ve sellem, Ebû Bakr Efendimiz ile devesini satın alıp yola çıkıyorlar. Müşriklerden izlerini kaybettirip hadisenin akabinde Sevir Muazasına saklanıyorlar. Allah’ın muhafazasıyla müşrikler mağarada gizlenen Efendimiz’i sallallâhu aleyhi ve sellem görmüyorlar.
Ebu Musa el-Eşariden rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur?
Kıyamet günü Allah her Müslümana bir Yahudi veya Hristiyan verecek ve bu seni ateşten kurtuluş fidyendir diyecektir. Allah bizi îmân edenlerden eylesin inşallah.
Koronavirüs pandemisi önlemleri çerçevesinde Tasavvuf Vakfı’nın perşembe zikri ve cumartesi sohbetlerinin canlı yayına alınması neden önemlidir?
Kaynakça ve Referanslar Selâm, Korona ve Tasavvuf Vakfı: Koronavirüs pandemisi önlemleri çerçevesinde Tasavvuf Vakfı’nın perşembe zikri ve cumartesi sohbetlerinin canlı yayına alınması; musîbete sabrın fazileti — Bakara 2/155-157 (“Muhakkak ki biz sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz.
Kötülüğü destekleyen devletler ve helâk neden önemlidir?
Nehy-i Ani’l-Münker vâcibi — Âl-i İmrân 3/104 ("İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir"); 3/110; devlet-millet düzeyinde emr-i bi’l-ma’rûf sözle-elle-kalble mertïibeleri — Müslim, Îmân 78 ("Kim bir kötülük görürse eliyle mâni olsun…"); terörü-bombaşamayı-fâizi-fuhuşu-çoluk-çocuk şehadetini meslek edinen siyâsetin musîbetlerle karşılaşaması — A’râf 7/96-99; Enfal 8/25 ("Öyle bir fâtih çetinlikten çekininiz ki sadece zâlimlere âsâbet etmez")
Yalan Haber ve Cezâsız Medya neden önemlidir?
Yalanın büyük günâhlar arasında geçmesi — Hucurât 49/6 ("Ey iman edenler!
Teknik Sorular ve Son Nasîhatler neden önemlidir?
Canlı yayın kalite-donma sorunları ve Ebâbîl kuşu-çekirge-karınca benzetmeleri (Fil Sûresi 105/3, A’râf 7/133); vahdet-tevhîde ulaşan müridin duâ âdâbı — İbn Âtâ’ullâh Hikem ; ders almadığı halde istikrârlı ibâdet sorusu ve şeyhin-üstâdın sözlerinin yorumlama mesafesi — Sühreverdî Avârifu’l-Maârif ; ibadetlerde gevşeyen mürîde nasihât — Ra’d 13/28 ("Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur"); zamân ve mekânın Allah’a nisbetle münezzeh olduğu — Tevhîd Sureleri Mekkî (İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât ); Hazret-i Dâvûd’un kılıcındaki yazılar ve epifiz bezi hakkında Hoca’nın "bilmiyorum" cevâbının İslâmî edebe uygunluğu; cumartesi devamı olan "İslâm ve Siyâset" konulu sohbet duyurusu ve Pir Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî silsilesi ile Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e uzanan şeref-i silsile
Bugün salı sohbeti, malum salıları değişik il ve ilçelere sohbete gidiyordum mudur?
Allah gecenizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Bugün salı sohbeti, malum salıları değişik il ve ilçelere sohbete gidiyordum. Bir de cumartesi, pazar geçen hafta sokağa çıkma yasağı ilan edilince salı gününe sohbet alalım. Sohbetimiz arkadaşlarla diyalogumuz devam etsin istedik. Onda da isabet olmuş önümüzdeki cumartesi gün yine sokağa çıkma yasağı var. Sohbet edemeyeceğiz ama hiç olmazsa hem salı hem perşembe sohbet edelim. İnşâallah arkadaşlarla yarın ik edelim diye düşündük. Hepinize de hayırlı akşamlar diliyorum. Geceniz hayırlı olsun. İnşâallah bu günler gelir geçer biter. Yine bahar gelir, yine çiçekler açar, yine kuzular meleşir. Yine herkes o baharın sevinciyle, mutlulukla, birbirleriyle kucaklaşır. İnşâallah bu günlerde gelip geçer. İnşâallah geçmeyecek hiçbir şey yok. Bitmeyen dert, bitmeyen çile, sabahı olmayan bir karanlık hiçbir zaman olmamıştır. Zaman zaman dünya üzerinde böyle karanlık zamanlar olmuş. Zaman zaman dünya üzerinde bu tip sıkıntılı zamanlar olmuş. Ama savaşlar ama hastalıklar ama yokluk ama sıkıntı bunlar bir müddet sonra geçip gitmiş. Hepsi de geçer gider. Önemli olan biz Kur’ân Sünnet dairesinde duralım. Önemli olan ailelerimizle, çocuklarımızla, eşlerimizle, dostlarımızla, akrabalarımıza birlik ve beraberliğimizi devam ettirelim. İnşâallah. Bu haftaki konuyu Deccâl olarak nitelendirdik. Çünkü geçen hafta Mehdî’yi konuşmuştuk. En son Mehd,î’yi konuşunca dedik Deccâl’dan devam edelim. Mademki ahir zaman işaretlerinin en büyüğüdür Mehdî. O yüzden ardından da dedik ki Deccâlı konuşalım. Bu akşam Deccâlı konuşacağız. Deccalı konuşurken ana hatlarıyla Deccâl ne, ne değildir tarif edip tanımlamaya çalışacağız. İnşâallah. Bunu böyle özellikle söylüyorum. Mehdî’de de söylemiştim. Kimsenin o suyla bu suyla uğraşacak zamanımız yok. Uğraşacak halimiz de yok. Bizim amacımız Kur’ân ve Sünnet tarihinde durup Kur’ân ve Sünnet’in içerisinde geçen ibâreleri tanımlamaya çalışmak. Kur’ân ve Sünnet’i öğretmek. Kur’ân ve Sünnet’in hayata, yaşantıya tecellî etmesini sağlamaya çalışmak bir nebzede olsa. Derdimiz bu başka bir şey değil. Hiçbir siyasi partinin, siyasi oluşumun ne altındayız ne üstündeyiz ne yanındayız. Bu noktada herhangi bir partisel bir duruşumuz yok. Vatanımızı severiz, milletimizi severiz. Vatanımıza ve milletimize hayırlı olan her şeyi alkışlarız. Vatanımıza ve milletimize hayırlı olmayan kimden gelirse gelsin karşı dururuz. Bizim durduğumuz nokta bu. Eğer söz konusu olan şey Kur’ân ve Sünnet’e uygun ise destekler, alkışlarız. Bunu kim yaparsa yapsın. Eğer söz konusu olan şey Kur’ân ve Sünnet’in dışında karşısında insanların faydasına olmayan bir şeyse ki öyle olur Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki her şey o zaman ona karşı dururuz. Onunla mücadele etmeyi kendimize farz görürüz. Kısa bir açıklamada bulunmak istedim. Bizim siyasetimiz bu noktada Kur’ân ve Sünnet vatan millet noktasıdır. Biz böyle siyasetimiz yok demeyiz. Bizim siyasetimiz vardır. O yüzden siyasetimiz de Kur’ân ve Sünnet’in vatan milletin üzerine kuruludur. Siyaset dairesi böyle cahillere, ahmaklara, akılperestlere, putperestlere, dinsizlere, ateistlere zararlı ve zararlı mahlukata bırakılacak bir şey değildir. Asıl siyasetle ilgilenecek olanlar bu noktada gerçekten ilmiyle amil olan alimler takım olması gerekir. Şunu unutmayın, Emevi Devleti’nin karşısında duran en önemli figürlerden birisi İmam-ı Azam Hazretleridir. İmam-ı Azam Hazretleri, Emevi Devleti’nin o haksız, adaletsiz, baskıcı, zalimane duruşuna karşı mücadele etmiş. Bu noktada siyaset geliştirmiş ve Emevi Devleti’ne karşı başkaldırmış muhteşem bir şahsiyettir. O yüzden ben İmam-ı Azamı ve onun ekolini ve onun yolunu bu noktada severim, takdir ederim. O yüzden eğer bizi bu noktada siyasi sessiz görmek istiyorsanız yanılırsınız. Bizim siyasetimiz var. Siyasetimiz zalime karşı mücadele etmektir. Siyasetimiz adaletsizliğe karşı mücadele etmektir. Siyasetimiz emperyalizme karşı mücadele etmektir. Siyasetimiz Kur’ân ve Sünnetin dışında her ne var ise onunla mücadele etmektir. Siyasetimiz vatanımıza, milletimize zarar verecek olan her şeyle mücadele etmektir. O yüzden bizim siyasetimiz kısır parti çekişmesi, kısır sağ-sol çekişmesi, kısır emperyalist devletlerin sözcüsü olmak değildir. Bizim siyasetimiz vatanımıza, milletimize, Kur’anımıza, Sünnetimize, insanımıza, İslâm toplumuna ve bütün insanlığa faydalı olmaktır. Allah bizi o noktada, o dairede olanlardan eylesin inşâallah. Böyle bir giriş yaptım, böyle giriş yapmamın bir sebebi de Deccâl ile alakalı. Deccâl ile alakalı konuya girerken, meselenin siyasi boyutunu da kendi siyasi dairemize bakarak da meseleye de siyasi boyut açısından yaklaşacağımdan dolayıdır.
Deccâl ne demektir?
Deccâl kelimesinin ifade ettiği mânâlardan bir tanesi de altın mânâsındadır ki bu durumda yeryüzü hazineleri kendi emrinde olacak demektir. Bakın yeryüzü hazineleri kendi emrinde olacak. Bu tanımlamalara dikkat çekiyorum. Siz bu tanımlamalarla yeryüzünün hazineleri şimdi kimin ellerinde, kimlerin ellerinde, ekonomiye kimler hükmediyor, yeryüzündeki paraya, zenginliğe kimler hükmediyor, bunları da tefekkür etmeye gayret edin.
Deccâl kavramı hangi dinlerde yer alır?
Deccâl kavramı, iyinin, güzelin, adaletin karşısında olan ya da daha önce bir hafta önce eli aldığımız Mehdî ve Mesîh’in muhalifi olarak karşımıza çıkmaktadır. Malum gelecekte olan kurtarıcı, Mehdî veyahut Hristiyan ve Yahûdi dünyasının isimlendirdiğiyle Mesîh ama bunun karşısında o gelecekte kurtarıcı veyahut hidayete erdirici veya zamanında günümüzde anlayışa göre hidayete erdirici, hidayet bulmuş kimselerin karşısında duracak olan güç veya şahıs da Deccâl olarak nitelendirilmiş. Ve bütün dünyada, bütün insanları memnun etmek, bir şekilde îmân edip hayırla yaşadığı bir idare kurmak istenirken muhakkak bazı unsurlar bunu bozmaya çalışacaktır. Bu da dünya üzerindeki imtihanın sırrıdır. Siz iyiye, doğruya, güzela, hakka, adalete, sömürüye başkaldırmaya, emperyalizme karşı mücadele ederken sizin bu mücadelenizi durdurmak isteyenler, sizin bu mücadelenize karşı bir duruş sergileyecek olanlar muhakkak olacaktır. Dolayısıyla adaleti ve hakkı getirecek olan peygamberlerin, velilerin, salih kulların ve gelecekte gelecek olan kurtarıcı konumundaki kabul edilen mehdinin de mutlaka bir muhalifinin, bir düşmanın olması meseleye bu açıdan baktığımızda zaruridir. En azından düşünce ve felsefi planında bu zahiren ortada olduğu gibi insanların iyiye, doğruya, güzela koşarken ayaklarına çelme takmaya çalışan kötü veya kötülüğün temsilcisi kimselerinde bulunması, meseleinin normalde apaçık ortada olduğunu gösteriyor ve kurtarıcı motiflerinin bulunduğu bütün dinler daha kurtarıcıları gelmeden kendilerince o kurtarıcılara muhalif kimselerin de oluştuğunu görmüşler.
Deccâl kavramı Zerdüştlük ve Yahudilikte nasıl ele alınır?
Deccâl kavramı, iyinin, güzelin, adaletin karşısında olan ya da daha önce bir hafta önce eli aldığımız Mehdî ve Mesîh’in muhalifi olarak karşımıza çıkmaktadır. Malum gelecekte olan kurtarıcı, Mehdî veyahut Hristiyan ve Yahûdi dünyasının isimlendirdiğiyle Mesîh ama bunun karşısında o gelecekte kurtarıcı veyahut hidayete erdirici veya zamanında günümüzde anlayışa göre hidayete erdirici, hidayet bulmuş kimselerin karşısında duracak olan güç veya şahıs da Deccâl olarak nitelendirilmiş. Ve bütün dünyada, bütün insanları memnun etmek, bir şekilde îmân edip hayırla yaşadığı bir idare kurmak istenirken muhakkak bazı unsurlar bunu bozmaya çalışacaktır. Bu da dünya üzerindeki imtihanın sırrıdır. Siz iyiye, doğruya, güzela, hakka, adalete, sömürüye başkaldırmaya, emperyalizme karşı mücadele ederken sizin bu mücadelenizi durdurmak isteyenler, sizin bu mücadelenize karşı bir duruş sergileyecek olanlar muhakkak olacaktır. Dolayısıyla adaleti ve hakkı getirecek olan peygamberlerin, velilerin, salih kulların ve gelecekte gelecek olan kurtarıcı konumundaki kabul edilen mehdinin de mutlaka bir muhalifinin, bir düşmanın olması meseleye bu açıdan baktığımızda zaruridir. En azından düşünce ve felsefi planında bu zahiren ortada olduğu gibi insanların iyiye, doğruya, güzela koşarken ayaklarına çelme takmaya çalışan kötü veya kötülüğün temsilcisi kimselerinde bulunması, meseleinin normalde apaçık ortada olduğunu gösteriyor ve kurtarıcı motiflerinin bulunduğu bütün dinler daha kurtarıcıları gelmeden kendilerince o kurt,arıcılara muhalif kimselerin de oluştuğunu görmüşler.
Deccâl kavramı Hristiyanlıkta nasıl ele alınır?
Yahudilikte Mesîh muhalefi için geliştirilen bu kavram Hristiyanlık’ta da Mesîh’in ikinci gelişinden önceki muhalefi olan şeytanı ve yarı insanı bir varlık ifade etmek üzere kullanılmıştır. Hristiyanlıkta Hristiyanlara göre Mesîh’in düşmanı Deccâl’dır. Fakat Deccâl merhumu İsa’ya muhalefet edecek bir şahıs olmaktan ziyade Hristiyan olmayanları, Hristiyanlığa muhalefet eden herkesi için alır. Hristiyan olmayan her kim var ise Hristiyan inancına göre Deccâl hükmündedir. Ve Hristiyan olmayan, Hristiyanlığa çalışmayan herhangi bir sistem de Deccâl hükmündedir. O yüzden Hristiyanlığa bakarken çok insancıl, çok sevecen, çok barışçıl bir din olarak bize sunmaya çalışırlar. Aslında öyle değildir asla. Çünkü Hristiyanlar, Hristiyan olmayan milletleri, şahısları, toplulukları Deccâl görüp onlarla savaşarak onları yok etmekle kendilerini mükellef görürler. Hatta Kur’ân-ı Kerîm’de de sen onların dinlerine dönmedikçe onlar seninle mücadeleyi, seninle savaşı asla bırakmazlar der.