Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Ahirzaman ve Mehdi(499) — Sayfa 3/5
Muslumanlarin nasil yollarini sapittiklarini aciklayan bir muhasebe nedir?
Sohbetin en etkileyici bolumunde Efendi Hazretleri, Muslumanlarin nasil yollarini sapittiklarini tek tek siralar: Hz. Resulullah "Esinizi dovmeyin" dedi — biz gozunu patlattik. "Kimsesizlerin kimsesi olun" dedi — biz kimsesizlere bir tekme daha vurduk. "Ciklaklari giydirin" dedi — biz ciplaklara tecavuz etmeye kalktik. "Aclari doyurun" dedi — biz "bunlar tembel o yuzden ac" dedik. "Fitne cikartmayin" dedi — biz fitne cikarttik. "Faiz alanin da verenin de laneti vardir" dedi — biz "bu zamanda faizsiz olmaz" deyip kendimize fetva verdik. "Zina etmeyin" dedi — biz zinaya degisik yollar aradik. "Tartinizi olcunuzu dikkat edin" dedi — biz bugdayi, pirinci nasil sulayip agirlasilir diye baktik.
Emin insanin sifatlari nelerdir?
Efendi Hazretleri, emin insan kavramini anlatir. Emin insan, zeytinligine-fakirligine bakmaz, erkek-kadin ayirmaz, az bilgisine takilmaz. Ona bir kurus teslim et, iki kurus al — onun yaninda kazan dogurur. O, kimsenin parasina, puluna, malina mulkune tamah etmeyen guvenilyir insandir.
Allah dostlarinin ilaci nedir?
Sohbetin sonunda Efendi Hazretleri, Allah dostlarinin ilaci ise hicbir bagla baglanamayandir. O, bakarsın herkese bir hap icirirken sana su icinde sifa verir. Sana zehir verir panzeher olur, panzeher verir zehir olur. Onun ilacinin akil ve hayalle kavranacak bir hukuku yoktur — Allah ona kendi gucunden guc vermistir. Onu aklinla bir yere baglayamaya calisirsan iflas edersin; onda Allah’in gucunu seyret yeter.
Hac ibadetinin hakikati nasil belirlenir?
Hac ibadeti uc nida ile baslar: Ibrahim aleyhisselam’in, Cebrail aleyhisselam’in ve seytanin nidasi. Hangisine icabet ettigin, nasil bir haci donecegini belirler. Donuste hepsi haci diye anilir ama hakikat bundan cok farklıdır. Biz yolumuzu sapittik — Resulullah’in her emrinin tam tersini yaparak, seytanin gel demesine icabet edip Allah’in gel demesine icabet etmeyerek sapittik. Hac oncesi helallasmak, yolda edep, donuste devam… Bunlar olmadan yapilan hac suretidir, hakikati degildir.
Türk-İslâm Birliği kavramının dini bir mefkûre olup olmaması neden tartışılıyor?
Bugün Türk coğrafyası dediğimiz zaman içinde Arap var, Acem var, Kürt var, soy olarak Ermeni olup sonradan Müslüman olan Ermeni ırkından insanlar var; Avrupalı olup İslâm olan insanlar var. Bunları ne yapacağız? Biz 70 yarım milleti barındıran bir imparatorluğun çocuklarıyız. İçimizde o kadar çok unsur var ki ‘Ben şuyum’ dediğinde ‘Sen o değil misin?’ diyeceğiz. Bu bir de Mehdi ve Mehdiliği anlamayanların savunduğu bir şeydir. Bugün İslâm dünyâsına lâzım olacak şey kardeşliktir. Bugün memleketimize lâzım olan kardeşlik, birliktir. Birisi der ki ‘Türk-İslâm birliği kuracağız’, öbürü ‘Arap-İslâm birliği’, öbürü ‘Şiâ-İslâm’, öbürü ‘Sünnî-İslâm’, öbürü ‘Tasavvuf-İslâm’, öbürü ‘Hanefî-…
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (24 Eylül 2011) — Türk-İslâm Birliği Eleştirisi,
Irkçılık yasakları ve deccal dini hakkında ne söylendi?
Kavmiyetçiliğin Osmanlı’yı yıktığı ve şimdi Anadolu’da ikinci oyun olarak sahneye konduğu vurgulanmıştır. PKK’nın Kürt örgütü değil deccaliyetin (Mason-Yahudi-Evangelist ortaklığının) piyonu olduğu, Armagedyón savaşına yön veren bir araç olduğu, Anadolu topraklarının deccal dîninin karşısındaki son kale olduğu siyâsî bir analizle ortaya konmuştur.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (1 Ekim 2011) — Zekât ve Sadaka, Irkçılık Yasağı
Mehdî bir fert midir yoksa topluluk mudur?
Her cemaatin kendi Mehdîsi olabilir — o cemaat için gelmiş ve vefât ettiğinde gitmiştir. Ancak bunu umumî Mehdî olarak görmek yanılgıdır. Sûfî perspektifinden bakıldığında, mürşid-i kâmil zâten Mehdîlik vazifesini yerine getirir. Mehdîyi beklemek, bugün yapması gerekeni yapmamak için nefsin kaldırmacasıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ekim 2011) — Mehdî Anlayışı, Nefis-Şeytan Far
Sohbetin temel mesajı: dini sadece namaz ve oruç olarak görmeyin; Kur’ân’ın getirdiği bireysel ve toplumsal özgürlüklere sahip çıkın mıdır?
Bu sohbet, baskın kültürle mücâdelenin sadece reddetmekle değil iyi icrâ ederek baskın kültür oluşturmakla mümkün olduğunu, İslâm dininin sadece ibâdetten ibaret olmayıp hukuku, özgürlükleri, doğayı ve toplumu dizayn eden kapsamlı bir düşünce sistemi olduğunu ve İslâm dünyasının yönlendirilmekten kurtulması için dinin fikrî yapısına sahip çıkması gerektiğini ele almıştır. Sohbetin temel mesajı: dini sadece namaz ve oruç olarak görmeyin; Kur’ân’ın getirdiği bireysel ve toplumsal özgürlüklere sahip çıkın, yoksa yönlendirilmeye hazırsınız.
Kaynak: 38. Dergâh Sohbeti — Baskın Kültür, Yönlendirme ve Din Sadece İbâdet Değildir
Mehdî anlayışı nedir ve nasıl değerlendirilmelidir?
Mehdî’nin geleceğine inanırız; Hz. Peygamber haber vermiştir, İncil ve Tevrat’ta da haberleri vardır. Ancak mehdî anlayışının arkasına sığınarak problemlerin üzerine gitmemek kabul edilemez. "Bir şey yapmaktan âciz, toplumun problemlerini çözmekten uzak olan tembel anlayışın, ‘o gelecek, o çözecek’ deyip problemleri ötelemesinden başka bir şey değildir." "O çıktığında halledecek deyip evlerimizde oturup televizyon izlemeye, canımızı hoş etmeye hakkımız yok. Mehdî gelene kadar Kur’ân ve Sünnet tarîkinde koşturmaya devam ederiz. Yarın çıkacakmış gibi zemin hazırlamaya çalışırız.".
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (19 Mayıs 2012) — Melâmet Ehli, Sûfîlerin Zorbacı
Sûfîler kıyâmet alâmeti olarak doğduğu anı görürler: Bir kimse doğduysa kıyâmet alâmetidir, onun kıyâmeti kopacak mıdır?
Sûfîler kıyâmet alâmeti olarak doğduğu anı görürler: Bir kimse doğduysa kıyâmet alâmetidir, onun kıyâmeti kopacaktır. Her gece başını yastığına koyan kimsenin kıyâmeti kopar. Her sabah namazını kılmadan kalkan kimse için güneş batıdan doğmuştur. "Eğer namaz, oruç, Kur’ân ve İslâm’la bir ilgin alakan yoksa güneş her gün sana batıdan doğuyor; sen zaten kıyâmetin içinde yaşıyorsun da haberin yok."
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Mart 2012) — Kıyâmet Alâmetleri, Zikrullahın
Deccâl’den önce otuz yalancı Deccâl çıkacağı gibi Mehdî’den önce de otuz yalancı Mehdî çıkacak mıdır?
Deccâl’den önce otuz yalancı Deccâl çıkacağı gibi Mehdî’den önce de otuz yalancı Mehdî çıkacaktır. Efendi, yirmi beş yıldır sohbet ettiğini, bu sürede Mehdîliğini ilan edenlerin ne kendilerinin ne de taraftarlarının geri dönmediğini söylemiştir. Hadîs-i Şerîf’e göre Mehdî’nin adı Muhammed (Mustafa), babasının adı Abdullah, annesinin adı Âmine olacak; Hz. Fâtıma’nın soyundan ve Hz. Hasan efendimizin kolundan gelecektir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Mart 2012) — Kıyâmet Alâmetleri, Zikrullahın
Kavz hâli nedir?
Kıyâmet gününde Cenâb-ı Hak bütün ruhları "kavz" eder — yani emrinin ve ihtiyârının altına alır, hiçbir hareket ve söz söyleme yetkisi vermez. "Bugün mülkün sâhibi kim?" diye sorduğunda hiçbir ruh cevap veremez; cevabı Allah kendisi verir: "Cebbâr olan Allah’tır." Bu, ilk yaratılıştaki "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusundaki cebriyetin aynasıdır. Tasavvufta kavz hâli — yemek yemek istememe, konuşmak istememe, uyumak istememe — bu ilâhî baskının bir yansımasıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Mart 2012) — Tebliğ Sorumluluğu, Ruhun Ebedîl
Deccâl sisteminin dünya düzenindeki hâkimiyeti neden önemlidir?
Deccâl’ın en son hâkimiyet kuracağı yer Mekke-Medine’nin üzeridir. Müslümanların üzerinde hâkimiyet kuramadığı müddetçe Deccâl tam olarak hâkim olamaz.
Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış
Müslümanlar birlik olmamak neden önemlidir?
Müslümanlar birlik olmadıklarından, hevâ ve heveslerine uyduklarından, başlarındaki yöneticiler Deccâl’e tâbi olduğundan bu düzen devam ediyor.
Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış
Deccâl’e karşı mücâdele etmek neden önemlidir?
Müslümanlar da Deccâl çarkının içerisindeler ve o çarka kuvvet veriyorlar. Üç öğün yemek yiyorsak Deccâl’ın ahlâkını yaptık; Peygamberimiz ömründe üç öğün yemek yemedi, besmele çekmeden ağzına bir şey götürmedi, sofradan aç kalktı, hasırın üzerinde yattı kalktı.
Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış
Hayatı Muhammed Mustafa’nın yörüngesine oturtmak nedir?
Bir şey yaparken “Muhammed Mustafa böyle yapar mıydı?” diye düşünmek gerekir. Yemek yerken besmele ile başlamak, sofrasına bakarken Peygamber’in sofrası ile kıyaslamak lazımdır.
Kaynak: 92. Dergah Sohbeti — Dini Allah İçin Hâlis Kılmak ve Muhammed Mustafa Yörüngesi
Dâvûd (a.s.) kıssası üzerinden iyiliğin temsilcisi olmanın önemi, zikrullahın kudreti ve dervişin zırhı anlatılmakta mıdır?
Bu sohbette Hz. Dâvûd (a.s.) kıssası üzerinden iyiliğin temsilcisi olmanın önemi, zikrullahın kudreti ve dervişin zırhı anlatılmaktadır.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Dâvûd (a.s.) zikrullah ederken dağların ve taşların tesbih seslerini duymuştur?
Hz. Dâvûd (a.s.) zikrullah ederken dağların ve taşların tesbih seslerini duymuştur. Sâd Sûresi 38/18’de bu durum açıkça bildirilmektedir.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Bu, Allah’ın ona verdiği büyük bir lütuf mudur?
Hz. Dâvûd’ın sapanıyla attığı her taş hedefe isabet ederdi. Bu, Allah’ın ona verdiği büyük bir lütuftur.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Dâvûd’ın elinde yumuşaması ve zırh yapması, mânen Kur’ân ve sünnetle donanmaya işaret midir?
Demirin Hz. Dâvûd’ın elinde yumuşaması ve zırh yapması, mânen Kur’ân ve sünnetle donanmaya işarettir.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Üç taş: Allah sevgisi, Resûlullah sevgisi ve velî sevgisi midir?
Üç taş: Allah sevgisi, Resûlullah sevgisi ve velî sevgisi. Bu üçü birbirinin içindedir, biri olmadan diğerleri tamam olmaz.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Dâvûd’ın Câlût’u yenmesi (Bakara 2/251) ihlas ve samimiyetle nefsi yenmenin sembolü müdür?
Hz. Dâvûd’ın Câlût’u yenmesi (Bakara 2/251) ihlas ve samimiyetle nefsi yenmenin sembolüdür.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Gerçek büyüklük, güç sahibiyken affetmek midir?
Tâlût, Dâvûd’u öldürmeye kalktı; çünkü hevâsına yenildi. Dâvûd ise onu öldürebilecekken merhamet gösterdi. Gerçek büyüklük, güç sahibiyken affetmektir.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Bunlar dervişin zırhıdır, onu her türlü kötülükten korur mu?
Kur’ân ve sünnet, ihlâs, samimiyet, edeb, takvâ ve Allah’ı zikretme… Bunlar dervişin zırhıdır, onu her türlü kötülükten korur.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
İyiliğin temsilcisi olmak, ihlas ve samimiyetle nefse galip gelmek ve Kur’ân-sünnet zırhını kuşanmak dervişin yolu mudur?
İyiliğin temsilcisi olmak, ihlas ve samimiyetle nefse galip gelmek ve Kur’ân-sünnet zırhını kuşanmak dervişin yoludur.
Kaynak: 94. Dergah Sohbeti — Hz. Dâvûd Kıssası, İyiliğin Temsilcisi Olmak ve Zikrullahın
Kumar ve büyük günahlar hakkında ne söylendi?
Günahı kebâir işleyenler ve tövbe etmeyenler hakkında ciddi tehditler vardır. Kumar oynamaya devam edip tövbe etmeyen, kumar üzerinde ölen kimse ebedi cehennemle tehdit edilmiştir. Bu büyük günahlardan uzak durmak ve tövbe kapısını açık tutmak gerekir.
Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles
Allah’ın kulunu zannı üzerine bulur demek ne anlama gelir?
Hadis-i kudsîde bir kul hesap yerine getirilir, cehennemlik olduğu bildirilir. Cehenneme götürülürken kul döner bakar. "Neden baktın?" diye sorulur. "Ben Allah’ı affedici bilirdim, beni affeder ümit ederdim" der. Cenab-ı Hak nida eder: "Allah kulunu zannı üzerine bulur. Affettim, koyun onu cennetime."
Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku
Hüsn-ü zan beslemek ne demektir?
Siz Allah’ın üzerinde hüsn-ü zan beslerseniz, Cenab-ı Hak size iyilikle, rahmetle, merhametle muamele eder. İyilik düşünürseniz iyi olursunuz, kötülük düşünürseniz kötü olursunuz. Ümit kesmek küfürdür. Günlük hayatta da; "Ben bu işten başarılı olamam" dersen olamazsın — hüsn-ü zannını kaybetmişsindir. "Allah’ın izniyle başarırım" dersen Allah işini asan eder.
Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku
Kula su-i zan, Allah’a su-i zan demek ne anlama gelir?
Kula su-i zan, Allah’a su-i zandır. Kula teşekkür etmeyen Allah’a da teşekkür etmemiştir. Müminlere iftira atarken Allah’a iftira attığını, müminlerin hakkını gasp ederken Allah’ın hakkını gasp ettiğini farkında değildir insan. Sen ne isen onu zannedersin; cömert herkesi cömert görür, cimri herkesi cimri görür.
Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku
Adi samimi bir ehli tarikat, silsile-i meşayihe duyduğu muhabbet cihetiyle asla ümidini kesmez, ümidini kesmezse de asla zındıkaya düşmez midir?
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, Mektubat 29. Mektup 9. Kısım’da der ki: "Böyle bir zamanda bir kimse bu hakikati bırak da olsa kalbi harekete geçmemişse ve bir mürşid-i kamilden, bir üstaddan, bir veliden ders almadıysa, bugünkü zındıkanın karşısında kendisini muhafaza etmesi müşkülleşmiştir. Ama adi samimi bir ehli tarikat, silsile-i meşayihe duyduğu muhabbet cihetiyle asla ümidini kesmez, ümidini kesmezse de asla zındıkaya düşmez. Kebair ve fasık olur en fazla ama asla zındıkaya düşmez."
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
Burada önemli bir nokta vardır: silsile-i meşayih olması lazım mıdır?
Burada önemli bir nokta vardır: silsile-i meşayih olması lazımdır. Yani şeyhinin şeyhi var, şeyhinin şeyhi var, Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar gidecek. Beş-on kitap okumuş çıkıp "ben şeyhim" diyen, şeyhi olmayan kimselere dikkat edin.
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
Bediüzzaman hazretleri de Kadiri dervişidir ve bu sözü risalelerinde anar mı?
Bediüzzaman hazretleri de Kadiri dervişidir ve bu sözü risalelerinde anar. Ya velilerin, sıddıkların, şehitlerin yolundasın ya da şeytanın yolundasın; başka bir yerde değilsin, ortası yok.
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
28 Şubat ve Deccâlizmin dini saldırıları nelerdir?
28 Şubat, Türkiye’deki dinî hayatı yeniden düzenleme; aslında dinî hayatı ve dinî algılayışı uluslararası deccâlizme bağlama projesiydi. Marx’ın sözünü önümüze koydular: "Din afyondur, bu insanları uyuşturuyor" dediler. Deccâlizmin dayattığı İslâm’a göre başörtüsü yok, sakal yok, tarikat yok, üstâd yok, şeyh yok; peygamber sadece "postacı", sünnet yok.
Kaynak: 262. Dergâh Sohbeti: Recm Hükmü, Ramazan’da Şeytanların Bağlanması, 28 Şubat ve
28 Şubat’ın etkileri nelerdir?
28 Şubat’ın etkileri oldu: Kadınların kıyafetleri değişti, tüccarlar dergâhlarından ve tekkelerinden çekildiler, karakol yüzü göreceğiz diye insanlar tekkeye, dergâha, şeyhin yanına uğramadılar. Ama yıkılmayan tek kale Anadolu’dur. İçinden ne yapılırsa yapılsın, sağcı-solcu, faşist-komünist ettiler, böldüler parçaladılar ama Anadolu yine yıkılmadı.
Kaynak: 262. Dergâh Sohbeti: Recm Hükmü, Ramazan’da Şeytanların Bağlanması, 28 Şubat ve
Mehdî ile ilgili hadisler tevatür noktasındadır mı?
Mehdî ile alâkalı hadîsler tevatür noktasındadır; yaklaşık 14-15 sahâbî nakletmiştir. Her ne kadar Buhârî ve Müslim’de Mehdî ile alâkalı açık bir hadis geçmemiş ise de, Tirmizî’de, İmâm Ahmed’de ve diğer hadis kitaplarının hepsinde Mehdî ile alâkalı hadisler vardır. Mehdî’nin geleceğini inkâr edenlerden değiliz; dört elle sarılanlarız.
Kaynak: 264. Dergâh Sohbeti: Temizlik Sünneti, Ahde Vefâ, Müceddidler ve Mehdî Meselesi
Mehdî’nin adı ve sıfatları hakkında ne söylenmektedir?
Mehdî’nin adı, sıfatları ve gelişi hakkında: "Dünyada tek bir gün kalsa bile Allah o günü uzatacak. Adı adıma, babasının adı benim babamın adına uygun olacak. Ehl-i beytimden mutlaka bir adam gelecek. Daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olan yeryüzünü adalet ve insafla dolduracak" (Ebû Dâvûd, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52 — Hasen Sahîh). "Mehdî bendendir. Onun alnı geniş, burnu ise ince olacaktır. Zulümle dolu olan yeryüzünü adalete boğacak, tam yedi yıl hüküm sürecektir" (Tirmizî / Ebû Dâvûd).
Kaynak: 264. Dergâh Sohbeti: Temizlik Sünneti, Ahde Vefâ, Müceddidler ve Mehdî Meselesi
Mehdî’nin gelmesiyle ilgili hangi hadisler vardır?
Mehdî çıktıktan sonra Hz. Îsâ aleyhisselâm gelecek, putları kıracak, bütün Hristiyanlar İslâm olacak, cizye ortadan kalkacak ve bütün arz İslâm olacaktır. "Mehdî bizden, ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede ıslâh edecektir, bir gecede" (İbn Mâce, Fiten, 34).
Kaynak: 264. Dergâh Sohbeti: Temizlik Sünneti, Ahde Vefâ, Müceddidler ve Mehdî Meselesi
Mehdî ile ilgili sahte iddialara nasıl cevap verilmelidir?
Hadîs-i şerîfler ortadayken, bir sabah kalkıp kendini Mehdî ilân eden, kendisine kitap indirildiğini söyleyen, peygamberlik iddia eden kimselere itibar edilmez. Kim kendisini peygamber görürse, nebî görürse, resul görürse o kâfirdir. Kim kendisine Kur’ân’dan sonra ilâhî kitap indirildi diyorsa o kâfirdir. Kim kendisini Mehdî görüyorsa o delidir. Nasıl gerçek deccal çıkmazdan evvel 30 yalancı deccal çıkarsa, yalancı Mehdîler de çıkacaktır. Deseler ki "Biz gelecek olan Mehdî’ye hizmet ediyoruz, Kur’ân ve Sünnet dairesinde kardeşe hizmet ediyoruz" — alkışlarız. Ancak ümmet-i Muhammed’i ifsâd etmesinler, sapıklığa götürmesinler.
Kaynak: 264. Dergâh Sohbeti: Temizlik Sünneti, Ahde Vefâ, Müceddidler ve Mehdî Meselesi
Hicretin hakikati nedir?
Hicretin batınî manası: İnsanın haramlardan helallere, şirkten imana, gizli şirkten imanın hakikatine, sahte olan her şeyi bırakıp hakikate doğru yol almasıdır. Gerçek hicret budur. Ariflik ise bize lazım olan hal üzerinde durmak, olmamız gereken ahlak üzerinde olmaktır.
Kaynak: 266. Dergah Sohbeti – Hicretin Hakikati, Nefis Muhasebesi, Sünnete İttiba ve Suf
Şefaatin mahşer gününe ne kadar etkisi vardır?
Mahşerde bütün insanlar kendi peygamberlerinin etrafında toplanırlar ve ‘Bize şefaat eyle’ derler. Peygamberler toplanarak önce Hz. Nuh’a giderler, o ‘Benim elimden gelecek bir şey yok’ der. Hz. İbrahim’e giderler, o da aynısını söyler. Hz. Salih’e giderler, ardından Hz. Adem aleyhisselama giderler. Hz. Adem de ‘Bugün hiç kimsenin yapacak bir şeyi yoktur’ der. Sonunda bütün inananlar, bütün müminler, peygyamberleri başlarında olduğu halde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin havuzunun başına gelirler ve ‘Ya Muhammed, Rabbine söyle, bizlere şefaat buyur’ derler. O zaman Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri secdeye kapanır ve Allah’tan şefaat diler.
Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh
Kıyamet tahmini ve mücadele zorunluluğu nedir?
Bir kimse ayetlerden, hadislerden ve geçmiş âlimlerin eserlerinden yola çıkarak kıyametin tarihini tahmin etmek için çalışabilir; bu ilim kapısıdır, hava tahmini gibidir. Ama ‘kıyamet şu tarihte, şu gün kopacak’ diye kesin hüküm vermek doğru değildir. Kıyametin konuşulması güzeldir; insanların ahireti hatırlamasına vesile olur. Ancak ‘Mehdi çıkacak’ diye evlenmeyi, askere gitmeyi, çalışmayı bırakanlar var. Mehdi’nin çıkışına en fazla inanan kişi bile işini terk etmemelidir. Yarın Mehdi çıkacak diyenler bugün var güçleriyle ahiret için çalışmalıdır. Oturup beklemek Mehdi’ye iman değil, tembellik ve kaçmaktır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem ‘Din Allah’ın oluncaya kadar savaşmakla emrolundum’ buyurmuştur.
Kaynak: 277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman
Kalp temizliği nedir?
Fiilî: Kalbin Temizliği: İman Temeli. Eğer bir kimsenin kalbinde iman yok ise, onun ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar iyi olursa olsun hiçbir anlamı yoktur. İman olduktan sonra o temel sağlamdır, üzerinde istediğin şeyi bina edersin. Ama iman yoksa temelsiz eve benzer; ufacık bir sarsıntıda yıkılır, ufacık bir rüzgârda bir tarafın üzerine gider.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
İman olmaksızın kalp temizliği mümkün müdür?
Bir grup insanın iman noktasında eksikliği var. Bir grup da iman etmiş ama İslam’da eksikliği var — namazını kılmıyor, orucunu tutmuyor, tesettüre riayet etmiyor. O kimseye imansız diyemeyiz ama o kimse de kalkıp ‘Benim kalbim temiz’ diyerek bizi kandıramayacak. Kalp temizliği fiilî olarak kendini gösterir.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
Adam ‘Benim kalbim temiz’ diyor, Allah’ın düşmanlarıyla beraber oluyor. Bu durum nasıl açıklanır?
Adam ‘Benim kalbim temiz’ diyor, Allah’ın düşmanlarıyla beraber oluyor. ‘Benim kalbim temiz’ diyor, ne tesettüre riayet ediyor ne kazancına dikkat ediyor ne diline dikkat ediyor. Senin kalbin temizse Allah’ın yasaklarını koruyacaksın, kötülüklere karşı mücadele edeceksin, namazına dikkat edeceksin, kazancına dikkat edeceksin, dilini temiz tutacaksın.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
Deccaliyet ne demektir?
Deccaliyet bütün dindarları sürüyor — Hristiyan’ını da, Yahudi’sini de, Müslüman’ını da. İnsanlar dinden geriye doğru dünyevileşiyor, hızla dünyevileşiyoruz. Müslümanlar her gün yüz adım, iki yüz adım geriye gidiyor. Ne dinimize ne dindarlarımıza sahip çıkabiliyoruz.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
Topraklarınıza sahip çıkın, satmayın neden?
Topraklarınıza sahip çıkın, satmayın; o topraklar sizin çocuklarınızın geleceğidir.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
Ahir zaman fitneleri ve müceddid müjdesi nedir?
Deccal’in İlüzyonları
Bu hadis-i şerifini bazı ham kafalı âlimler yanlış yorumlarlar: ‘Tekrar nebiler gelecek, resuller gelecek ki bu yüzde yirmi beş tamamlanacak’ diye soytarıca bir fikir çıkarırlar. Bunun altını çizerim: Bir nebi de çıkaracaklar, bir peygamber de çıkaracaklar; değişik ilüzyonist teknolojiyi kullanarak gözünüzü bağlayacaklar, büyüleyecekler. Bunu Deccal yapacak, önünüze getirecek. Müslümanların bir kısmı doğru yaptıklarını zannedip ‘Bu da bir nebi, bu da bir resul’ deyip onun peşine düşecekler. Hatta halife çıkaracaklar, ‘Bu sizin halifeniz, buna biat edeceksiniz’ diyecekler.
Karanlık Yüz Yıldan Fazla Sürmez
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: Önce nurlu günler var — sahabe zamanı. Ondan sonra biraz puslanır, ondan sonra karanlık başlar, sonra yeniden bir aydınlık olur — Osmanlı zamanı. Ondan sonra yine tam karanlık olur — şimdi yaşadığımız zaman. Osmanlı’nın yıkılışından beri yüz yıldan fazla olmuştur. Karanlık yüz yıldan fazla sürmez ve bu karanlık bitecektir, sona erecektir. Çünkü Allah’ın Resulü müjdelemiştir: Her yüz yılda bir müceddid gelir. Ve bu yeni müceddid yeniden dinin yenilenmesinde büyük faydalar sağlayacak, insanların önünde çığır açacaktır.
Kaynak: 285. Dergah Sohbeti: Takva, Güzel Ahlak, Ümmet Bilinci ve Tövbenin Özü
Allah’ın gölgesi olur mu?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: "Yedi sınıf kimse vardır ki Allah, kendi gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı günde bunları kendi gölgesinde gölgelendirir." Demek ki hiçbir gölgenin olmadığı yerde Allah’ın gölgesi oluyor. Allah zamandan mekandan münezzehtir, cisimden münezzehtir. O zaman Allah’ın gölgesi tabiri bizi şaşırtmasın; kafanıza bir cisim yerleşmesin. Bu, meseleyi anlamamız için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tasvir ettiği bir ifadedir.
Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler
Birbirini sırf Allah rızası için sevenler nedir?
Dördüncü sınıf: birbirini sırf Allah rızası için sevenler. Maddi ve manevi hesap yoktur onlarda. Bugün günümüzde insanların, dervişlerin, toplumumuzun, cemaatimizin en büyük eksikliklerinden birisi budur: bir kimseyi sırf Allah rızası için sevmek.
Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler
Sevginin karşılığı var mı?
Sevginin karşılığı yoktur. Sevginin karşılığı insanın kendi sevgisidir. Seviyorsan sevgine bir şey beklemeyeceksin. Sevgine karşılık sevgi beklemeyeceksin. Sevdiğin kimse eğer seni sevmezse yine sevmeye devam edeceksin. Kullanıldığını bilsen dahi sevmeye devam et; hani sen Allah rızası için seviyordun ya, hani senin hesabın yoktu ya.
Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler
Güzel kadın davet ettiğinde Allah’tan korkan nedir?
Beşinci sınıf: güzel ve mevki sahibi bir kadın kendisini davet ettiği halde "Ben Allah’tan korkarım" diyen kimse. Gayet çekici bir kadın sizi davet ettiğinde "Ben böyle bir şey yapamam, ben böyle bir şey demem, teşekkür ederim, Allah razı olsun ama benim yolum bu değil" diyebilmek gerekir.
Kaynak: 289. Dergah Sohbeti — Yedi Sınıf İnsan: Allah’ın Gölgesinde Gölgelenenler
Mehdi meselesi nedir?
İstanbul iki sefer fethedilecektir diye de anlaşılır. İkinci fethinin Mehdi aleyhisselam ile alakalı olduğu söylenir. Mehdi aleyhisselam İstanbul’a gelir, İstanbul’u yeniden manevi olarak fethedecektir. Bu ikinci fetih topla tüfekle değil, manevi bir ilahi aşkla fethedilecektir.
Kaynak: 312. Dergah Sohbeti — Nefis Merhaleleri, Mehdi Meselesi ve Sufi Adabı
Mehdi meselesinde hangi işaretler vardır?
Bugüne kadar Mehdi’yim diyenlerin bütün Mehdiliklerini çürüten bir işaret var: Hz. Peygamber’in sancağı İstanbul’da kutsal emanetler arasında duruyor. O sancak Mehdi aleyhisselam tarafından tekrar kullanılacak. Sancak orada durduğu müddetçe ‘ben Mehdi’yim’ diyenler o gelecek olan zat-ı mübarek değildir.
Kaynak: 312. Dergah Sohbeti — Nefis Merhaleleri, Mehdi Meselesi ve Sufi Adabı
Hz. Mevlana ve Mehdi anlayışı nedir?
Hz. Mevlana Mesnevi’de der ki: Sen bir veliye uyduysan Mehdi’n odur senin. Senin kalbine hidayet donandıysa İsa senin kalbine zuhur etti. Hz. Mevlana herkesin mehdisini herkesin üstadına bağladı. Bir üstada bağlandıysan, bir mürşide intisap ettiysen senin mehdin odur. Bu aslında bu meseleyi kökten çözen manevi bir kılıç gibidir.
Kaynak: 312. Dergah Sohbeti — Nefis Merhaleleri, Mehdi Meselesi ve Sufi Adabı
Her mürşid-i kâmilin çektiği çileler, sıkıntılar var mıdır?
Her mürşid-i kâmilin çektiği çileler, sıkıntılar vardır. O dar geçitlerden geçerken, Cenâb-ı Hak onlara mânevî hâller, mânevî pencereler açarak bu sıkıntıların geçeceğini, felâha ulaşacaklarını gösterir. Kâh Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle görüştürür, kâh başını okşatır, kâh sarılır; kâh İsâ’sını gönderir, kâh Mûsâ’sını, kâh Yûsuf’unu, kâh İbrâhîm’ini… Bir kısım velî, nefis merâtiblerinde ve kalbî tecelliyâtlarda belirli bir hâle geldiklerinde — sûfîler buna "İsâ makamı" derler — İsâ aleyhisselâmla fazla haşır neşir olurlar. O makamı kendi dâirelerinde tam olarak ayırt edemediklerinden, kendilerini İsâ gibi veya Mehdî gibi görebilirler. Ama bunların başındaki üstad mürşid-i kâmil ise, kendisini bu hâlden çıkarır.
Kaynak: 326. Dergah Sohbeti — Gorev Tayini, Mehdi Meselesi ve Dergah Adabi
Mehdi aleyhisselamın ordusuyla Deccal’ın ordusunun yapacağı savaştan bahseder misiniz?
Süfyan ordusuyla Deccal’ı karıştırırlar. Deccal’ın ordusu İsa aleyhisselam indirildikten sonradır. Önce Süfyan orduları Mehdi ve Mehdi’nin askerlerini mağlup ederler. Mehdi ve askerleri Mekke’ye, oradan da Medine’ye sığınırlar. Sonra yedi bayrak sahibi Mekke’de biat etmek ister, o biatları kabul etmez, Medine’ye kaçar. Bu sefer onlar Medine’ye geçer ve Hazreti Mehdi’ye biat ederler. Hazreti Mehdi’ye biat edildikten sonra Süfyan ve orduları savaş açarlar. Medine’nin dışında bir savaş olur, Müslümanlar ne galip ne de mağlupturlar ama geri çekilmek zorunda kalırlar. Süfyan orduları Beyda Vadisi’ne gelir ve Cenab-ı Hak onları orada batırır. Ardından Deccal ordu toplar ve kendisini meydana çıkarır. İsa aleyhisselam iner. Mehdi aleyhisselam savaşı önceler ve böylece galip olurlar. Akabinde Ye’cüc ve Me’cüc çıkar. İsa aleyhisselamla Mehdi aleyhisselam dua ederler ve Ye’cüc Me’cüc helak olur.
Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri
Yol mu önemli, yürümek mi?
Yol da önemli, yürümek de önemli. Yol olmuş, yürüyen olmuş. Hiç yürünmemiş bir yer yol değildir. Daha önceden birilerinin yürüdüğü için orası yol olmuştur. Birisi yeniden yol açmaya çalışırsa bu sıkıntılıdır. Allah’ın adetullahında yolsuzluk yoktur. Yolsuz kimse sapıktır, Allah muhafaza eylesin.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Kur’an ve Sünnet yoldur mu?
Kur’an ve Sünnet yoldur. Kur’an ve Sünnet yolunda gidenler kıymetlidir, çünkü yol kıymetlidir. Tasavvuf yoldur; o yolda gidenler yoldan dolayı kıymetlenirler. Yol olmazsa onların hiçbir kıymeti olmaz, hayvandan bir farkı kalmaz. İnsanı insan eden gittiği yoldur; insanı şeytan eden de gittiği yoldur.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Yol Korunmalıdır mi?
Yolun istikameti Kur’an ve Sünnet olduğu müddetçe bir sıkıntı yoktur. O yolda gidenler Kur’an ve Sünnet’ten dolayı kıymet görürler. Yol korunmalı, yol muhafaza edilmelidir. Yol korunduğu ve muhaf,za edildiği müddetçe yolcular da korunup muhafaza edileceklerdir. Ama yol korunmuyorsa, orada yolcuların helake uğrama ihtimali büyüktür.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Zahir-Batın ayrımının tehlikeleri nelerdir?
Tasavvufun bu noktadaki çizgisi, Kur’an ve Sünnet’in içerisinde süzülmüş takva dairesidir. Eğer tasavvuf dediğimiz yol Kur’an ve Sünnet’in içerisinde süzülüp gelmediyse, o zaman İslam tasavvufu değildir, Muhammedi tasavvuf değildir. Kur’an-ı Kerim’de müteşabih ayetler vardır. Zahir-batın olarak ayrışma hicri 300’lerde, 400’lerde, 500’lerde başlar. Bu ayrışma, İslam’ın topraklarını genişletip değişik inanç ve felsefelerle karşılaştığı zamanlara denk gelir. İlk Sufilerde zahir-batın ayrılımı yoktur.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Zahir-Batın ayrımının yol açtığı sapıklıklar nelerdir?
Zahir-batın diye ayrıştırmanın neticesi, 700-800 yıllarına gelindiğinde bir grup insan şöyle demiştir: "Siz zahirde oruç tutuyorsunuz, biz batında oruçluyuz. Batın orucu yalan söylememek, gıybet etmemek…" Bu noktaya getiriyor insanı. "Muhammed size işin zahirini öğretti, siz işin batınına vakıf değilsiniz" demeye kadar gidiyor. Sahabe namazı zahir-batınla ayırmıyordu. Namazı içiyle dışıyla, abdestiyle bir bütün olarak alıyordu. "Namaz müminin miracıdır" hadis-i şerifini zahir-batınla ayırmadan yaşıyordu. Sahabeler öylesine namaz kılıyorlardı ki, namazdayken ameliyat oluyorlardı, dağlanıyorlardı. "Batına bakarız biz" deyip de abdestsiz namaza durmuyorlardı. "Gönül namazı kılıyoruz" deyip rükuyu, secdeyi yok etmiyorlardı.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Adem ise dedi ki: "Bu hata benimdir, bana ait midir?
Hz. Adem Aleyhisselam da hata etti, şeytan da hata etti. Şeytan dedi ki: "Bu hata benden değildir, sen beni böyle yarattın, sen bunu takdir ettin." Hz. Adem ise dedi ki: "Bu hata benimdir, bana aittir. Nefsime zulmettim, beni affet." Ayrım oldu. Yol ayrıldı. Hatayı, kusuru kendinden görmeyenler şeytanın yolundadır. Hatayı kusuru kendinden görüp "beni affet" deyince Allah da onlara lütfetti. "Benim içimden, benden değil, hatayı Ahmet’ten, Mehmet’ten" dediğin anda kendi nefsini temize çıkarmış olursun. Ama "benden, benden" dediğin anda Hz. Adem’in yoluna girmiş olursun.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Cömertlik: Yol mu Önemli, Yürümek mi?
Kur’an ve Sünnet Yoludur Yol mu önemli, yürümek mi? Yol da önemli, yürümek de önemli. Yol olmuş, yürüyen olmuş. Hiç yürünmemiş bir yer yol değildir. Daha önceden birilerinin yürüdüğü için orası yol olmuştur. Birisi yeniden yol açmaya çalışırsa bu sıkıntılıdır. Allah’ın adetullahında yolsuzluk yoktur. Yolsuz kimse sapıktır, Allah muhafaza eylesin. Bazen insanlar yola ehemmiyet vermişler yürüyenlere değil, bazen de yürüyenlere ehemmiyet vermişler yola değil. İkisi de tehlikelidir. Yolun ehemmiyetini, kutsiyetini terk edip insanı kutsallaştırıp sapıklık aramışlardır. O yüzden yol yolcu kadar kutsaldır, yolcu da yol kadar kutsaldır. İkisini de bir noktada tutmak, bir merkezde tutmak maharettir, istikamettir. Kur’an ve Sünnet yoldur. Kur’an ve Sünnet yolunda gidenler kıymetlidir, çünkü yol kıymetlidir. Tasavvuf yoldur; o yolda gidenler yoldan dolayı kıymetlenirler. Yol olmazsa onların hiçbir kıymeti olmaz, hayvandan bir farkı kalmaz. İnsanı insan eden gittiği yoldur; insanı şeytan eden de gittiği yoldur. Yol Korunmalıdır Yolun istikameti Kur’an ve Sünnet olduğu müddetçe bir sıkıntı yoktur. O yolda gidenler Kur’an ve Sünnet’ten dolayı kıymet görürler. Yol korunmalı, yol muhafaza edilmelidir. Yol korunduğu ve muhafaza edildiği müddetçe yolcular da korunup muhafaza edileceklerdir. Ama yol korunmuyorsa, orada yolcuların helake uğrama ihtimali büyüktür.
Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik
Güneşin batıdan doğması kıyametin son alametlerinden biridir mi?
Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Bu kıyametin son alametlerindendir ve müminlerin göreceği bir alamet değildir. Çünkü güneşin batıdan doğmasından önce Cenab-ı Hak bir sis, bir duman gibi bir şey yayar. O gece bütün müminlerin canı alınır. Sabah olduğunda dünya üzerinde mümin diye kimse kalmaz. Gece bir türlü kararmaz, insanlar güneşin batıdan doğduğunu zannederler. Artık yapacak hiçbir şey yoktur.
Kaynak: 363. Dergah Sohbeti — Çocuk Eğitimi, Dervişlik Edebi, Siyaset ve Kalp Temizliği
Mehdiyet meselesi nedir?
Mehdi Beklentisinin Evrenselliği
Dünya üzerinde ayakta olan üç dinde Mehdi/Mesih beklentisi vardır. Museviler Mehdi bekliyorlar, İseviler Mesih bekliyor, Muhammediler ise hem Mesih hem Mehdi bekliyorlar. İslam dünyasında Şia’da kayıp on ikinci imam meselesi, Sünnilerde Mehdi meselesi ve İsa aleyhisselamın zuhuru meselesi vardır.
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Mehdiyet meselesinde tarih boyunca hangi tür hareketler yaşanmıştır?
Tarih Boyunca Mehdiyet Hareketleri
Tarih boyunca insanlar Mehdi beklemişler ve kendilerini Mehdiyeti getirecek güç ve kuvvet olarak görmüşlerdir. Başlarındaki kimseyi Mehdi görmüşler, onu egzotik bir yapıyla süslemişler ve Kur’an-Sünnet dışındaki söylemlerini kabul etmişlerdir. Ümmet bu noktadan çok gözyaşı dökmüş, çok sıkıntı çekmiştir.
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Mehdiyet iddialarının tehlikesi neden olmaktadır?
Mehdiyet İddialarının Tehlikesi
Tarih boyunca kendisini Mehdi, kayıp imam veya peygamber görenler etraflarında toplanan insanları hep hüsrana sürüklemişlerdir. Evlenmeyi reddettiler, eşlerini boşadılar, çocuklarını bıraktılar, dükkanlarını terk ettiler. Kimisi dağlara çekildi, kimisi sokaklara döküldü. Kan, kan, kan…
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hangi hadisle Mehdiyet meselesine dair bir uyarı vermiştir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Kıyamet kopmadan evvel 33 tane yalancı peygamber çıkar." 33 tane yalancı peygamber çıkacaksa yalancı Mehdinin haddi hesabı yoktur. Bir insanın kendini ümmeti kurtarmaya vazifeli görmesi, insanların başını yakmaktan başka bir şey değildir.
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Mehdiyet meselesinde tarih boyunca hangi isyanlar yaşanmıştır?
Tarih Boyunca Mehdiyet Hareketleri
Tarih boyunca insanlar Mehdi beklemişler ve kendilerini Mehdiyeti getirecek güç ve kuvvet olarak görmüşlerdir. Başlarındaki kimseyi Mehdi görmüşler, onu egzotik bir yapıyla süslemişler ve Kur’an-Sünnet dışındaki söylemlerini kabul etmişlerdir. Ümmet bu noktadan çok gözyaşı dökmüş, çok sıkıntı çekmiştir.
Osmanlı’dan önce Selçukluların zamanında, Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerinin devrine, Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin devrine rastlayan Mehdiyet hareketleri vardır. Baba Resul ve Baba İshak isyanlarında insanlar başlarındaki kimsenin ölmeyeceğine inanıyorlardı. Adam önce Mehdi oldu, sonra kendisine Resul denildi.
Eflaki ve Aşık Paşazade’nin torununun tespitlerine göre Hacı Bektaş Veli Hazretleri dahi Baba İshak isyanı için Horasan’dan gelmiştir. Kardeşi Menteş o isyanda öldürülenler arasındaydı. Selçuklular Düzansılardan yardım alarak isyanı bastırdılar.
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Hz. Ali-Muaviye meselesi nedir?
Hz. Ali-Muaviye Meselesi ve Hariciler
Hz. Ali radıyallahu anh Hazretleri Muaviye’nin ordusunu yenmek üzereyken, Amr bin As, Muaviye’ye akıl verdi: "Askerlere Kur’an sayfalarını kılıçlarının ucuna taksınlar." Kur’an sayfaları kılıçlara takılınca askerler bağırdı: "Biz kardeşiz, kan dökülmesin, Kur’an bize hükmetsin, kitaba gidelim."
Hz. Ali Efendimiz dedi ki: "Bunlar oyun oynuyorlar, bu doğru değil." Ama sonradan Hariciler olacak olan grup dediler ki: "Sen bunlarla savaşırsan seni müşrik ilan ederiz, seni vururuz." Hz. Ali Efendimiz geri çekilmek zorunda kaldı.
Hakem meselesini kabul edince Hariciler bu sefer Hz. Ali Efendimize de döndüler: "Sen de şirke düştün, seninle de savaşacağız." Kendilerini Allah’ın yeryüzünde dinini idame edecek seçilmiş kulları olarak gördüler. Tarihe bakın: Ümmetin hepsini şirk görüp kendisini yegane Müslüman gören yapılar tarih boyunca var olmuştur.
Kaynak: 370. Dergâh Sohbeti — Mehdiyet Meselesi, Nefsin İtaatsizliği ve Nübüvvet Yolu
Mehdilik meselesi nedir?
Mehdilik Meselesi
Son zamanlarda her köyden bir mehdi çıkmaya başladı. Her mahallenin, her sokağın bir mehdisi var. Bunu ciddi olarak söylüyorum. Mehdi, etrafındaki insanların hidayetine vesile olan kimsedir. Birisinin namaz kılmasına, oruç tutmasına, İslam’a gelmesine vesile olan herkes bir nevi mehdidir ve bu bütün Müslümanların üzerine vazifedir.
Kaynak: 391. Dergah Sohbeti — Günahların Yazılması, Şeytanın Çoğalması ve Kölelik Mesele
Mehdi algısı ve kıyamet tarihi meselesi nedir?
Ebced hesabıyla kıyamet tarihi veya mehdi tarihi çıkarmaya çalışanlar hata üzerine hatadır. Bir harfin değerini kafasına göre değiştiren, illaki istediği tarihi yakalayacak olan kimseler güvenilir değildir. Doksanlarda mehdi çıkacaktı, teyhir oldu. Doksan beşte, doksan yedide, doksan dokuzda, iki bin birde hep teyhir oldu. Ümmeti Muhammed’in büyükleri zor anlar yaşıyorlar, sıkıntılı günler yaşıyorlar. Bu hengamenin içerisinde insanlara manevi bir kapı, bir nefes lazım. Rüyalarda ve hallerde Mehdi’nin veya İsa aleyhisselamın görülmesi gerçektir, inkar edilmez. Ama bunları tarih vermek için kullanmak yanlıştır. Kıyamet kopacakmış, varsın kopsun. Ne olacak? Kıyamletin kopmasına yüz yıl var deyip namazı mı terk edeceksiniz? Kıyamet yarın kopacak dense ne yapacaksan şimdi yap. Yarın ölecekmiş gibi dinine sımsıkı sarılıp yaşa. Kur’an ve sünnete bak, dinini yaşamaya bak, fıkhını öğren, etrafını öğret.
Kaynak: 398. Dergâh Sohbeti — Alevilik, Vahabilik, Selefilik Ayrımları ve Tarihsel Tezga
Kölelik nedir?
Dünya üzerindeki ekonomik modellerinin hepsi köleliğin üzerinde kurulmuştur. Bu köleliğe karşı mücadele edecek, bu kölelik düzenini değiştirecek inanç olarak bir tek İslam kalmıştır.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Deccaliyet nedir?
Deccaliyet bir yandan İslam’a, din ve dindarlara karşıdan saldırır. İkinci olarak İslam’ı, din ve dindarları yanı başından hançerler. Biz onu bizden zannederiz, kendimizden zannederiz.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Deccalın mahiyeti nedir?
Âhir zamanın en büyük alametlerinden biri deccalın zuhurudur. Âdem’den beri bütün peygamberler ümmetlerini deccal ile korkutmuşlardır. Deccal konuşulduğu müddetçe zuhuru gecikir, tehir edilir.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Kölelik sisteminin yapısı nedir?
Bu kölelik sisteminin başında uluslararası finans çevreleri vardır ki bunun kalbi İngiltere’dir. Bu kölelik sisteminin askerî gücü Amerika’dadır. Bu kölelik sisteminin organizasyonu NATO’dur. Bu kölelik sisteminin siyasi ayağı Birleşmiş Milletler’dir.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
İbadette haddini aşmak ne demektir?
İbadet etme kastıyla hürmet çizgisini aşmak, bu da nefse zulmetmektir. Her gün oruç tutup hiç orucu bırakmamak gibi, hiç uyumamak istemek gibi. Üç kişi böyle söz veriyor: birisi cinsel ilişkiyi terk etmek istiyor.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Deccaliyetin çalışma yöntemi nedir?
Deccaliyet bir yandan İslam’a, din ve dindarlara karşıdan saldırır. İkinci olarak İslam’ı, din ve dindarları yanı başından hançerler. Biz onu bizden zannederiz, kendimizden zannederiz. Âhir zamanda öyle insanlar gelir, onlar sizin dilinizden konuşurlar, sizin gibi namaz kılarlar ama sizden değillerdir. Onların kıldıkları namaz boğazlarını geçmez. Bunlar deccaliyete hizmet ederler.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Dünya üzerindeki kölelik sistemi nedir?
Günümüzdeki sistem kölelik sistemidir. Dünya üzerindeki ekonomik modellerinin hepsi köleliğin üzerinde kurulmuştur. Bu köleliğe karşı mücadele edecek, bu kölelik düzenini değiştirecek inanç olarak bir tek İslam kalmıştır.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Hz. Peygamber’i yaşlandıran sure nedir?
Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sure için ‘Beni yaşlandırdı’ buyurmuştur. ‘Ey Habibim, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.’ Bu sure Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerini yaşlandırmıştır.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Kölelik sisteminin siyasi ayağı nedir?
Bu kölelik sisteminin siyasi ayağı Birleşmiş Milletler’dir.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Deccaliyetin bir gözünün şaşıması ne anlama gelir?
Bir gözü şaşıdır çünkü. Bir gözünün şaşı olması doğruyu görememesi, insanlara doğruyu gösterememesidir.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Kölelik sisteminin başı nedir?
Bu kölelik sisteminin başı uluslararası finans çevreleridir.
Kaynak: 404. Dergâh Sohbeti — Kalbin Tercümanı Dil, Deccaliyet ve Kölelik Sistemi
Türkiye’nin geleceğine dair bir görüş var mı?
Mehdiyet ve Türkiye’nin Geleceği Türkiye’nin geleceğini gayet iyi görüyorum. Bu sıkıntıların hepsinin doğum sancısı olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin Mehdiyet’in devletinin temsilcisi olacağına, bu topraklarda Hicaz’ı da içine alan büyük güçlü bir devletin kurulacağına inanıyorum.
Kaynak: 449. Dergah Sohbeti – Orta Doğu’daki Oyunlar, Mehdiyet ve Türkiye’nin Geleceği
Terörle mücadelede TSK’nın başarısı nedir?
Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda dünya üzerinde terörle mücadelede en başarılı silahlı kuvvetlerden birisidir. Dünya standardında bir teröristi etkisiz hale getirmek için on asker zayiatı normalken, beş asker verirsen çok başarılı sayılır. TSK bunun çok üstünde performans gösteriyor. Bütün devletler şoktalar.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Şehit cenazelerinde aşırı feryat etmek dinen caiz midir?
Şehit cenazelerinde aşırı feryat figan etmek dinen caiz değildir. Saçını başını yolmak, fazla bağırmak teröristlerin ekmeğine yağ sürüyor ve Türkiye düşmanlarını sevindiriyor.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Suud Ailesi ve Osmanlı’nın son dönemi hakkında ne söylenebilir?
Osmanlı askerine arkadan vuran, Osmanlı’nın son döneminde bir tek Araplardır, onların içinde de Suudilerdir. Suud aşireti Osmanlı’nın içerisinde kayda değer bir aşiret değildi, saygınlıkları İngilizlerle ortak hareket etmeye başlayınca oluştu. Abdürrahman Vahâbî de bunların yanına sığındı. İbn-i Teymiye’nin kendisi çarpık değildir, fıkhı ve akidesi sağlamdır. O kendi zamanındaki sufî hareketlerin eksikliklerine bakıp karşı duruş göstermiştir. Ama ondan sudur edenler farklı kanallara gitmişlerdir.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
PKK, çözüm süreci ve terörle mücadelele ilgili ne söylenebilir?
PKK hiçbir zaman gerçek bir Kürt hareketi olmadı. Arkasında İngilizler, Batı, Rusya, Amerika, İsrail, İran hep vardı. İngilizler bir taraftan kemalist bir sistem kurarken, öbür taraftan Kürt özgürlüğü adıyla karşı hareketi oluşturdular. Devlet çözüm sürecinde barış elini uzattı ama karşı taraf bu eli bombayla kopartmaya çalıştı. Şimdi devlete düşen, eli silah olan son terörist ölünceye kadar mücadele etmektir. Kürt kardeşler PKK’yı kendilerinden görmesinler, aralarına set çeksinler.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
28 Şubat ve Hilafet Savaşları hakkında ne söylenebilir?
28 Şubat’ın planı: Türkiye’deki İslamî gelişmeler yok edilecek, bütün kanatlar tasfiye edilip tek bir cemaat kalacak, o cemaatin başındaki kimse halife olarak İngiltere’ye oturtulacaktı. Türkiye’deki Müslümanlar feraset göstererek “bizim askerimizdir, bizim polisimizdir” deyip bu plana karşı durdular. Hilafet şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndedir. İngilizler hilafeti Anglican Kilisesi’ne, İngiltere merkezli yapmak istiyorlardı. Bunu Masonlar, İsrail, ABD, Almanya, Fransa ve Rusya destekliyor. Dünya deccal sistemini kabul etmeyen bir tek inanış kaldı: İslam.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Mehdiyyet ve Mehdi Ordusu hakkında ne söylenebilir?
Türkiye mehdiyyetin zuhur edeceği yerdir. TBMM hilafetini ilan edip mehdi ordusunu kuracak, bütün Müslümanlar gönüllü katılacak. Hz. Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur: “Bir gün dahi olsa mehdi benim soyumdan gelecek, dünyaya hükmedecektir.” (Ebû Dâvûd, Hadis No: 4282; Tirmizî, Hadis No: 2231) Mehdiyyet bir rivayette kırk yıl, bir rivayette yedi yıldır. Kırk yıl bir neslin ortasıdır. Bu olmadığı müddetçe Müslümanlar kan ve gözyaşı içinde bocalayıp dururlar. Bugün PKK biter, KCK başlar; isim ne koyarsanız koyun.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Seçim analizi ve başkanlık sistemi hakkında ne söylenebilir?
AKP tek başına iktidar olamazsa bir daha seçim yapılır, anayasa budur. Yüzde elli ikiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı vardır, mühür elindedir. Başkanlık sistemi olmalıdır: bir sefer seçim, en fazla oyu alan hükümeti kurar, dört yıl yönetir, geçer gider. Dergahta parti siyaseti yasaktır. Kimse birbirine partisi için laf söylemeyecek. Siyasetimiz Kur’an, Sünnet, vatan, millettir. Dergah emin bir meclisdir, herkes emniyettedir.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Haç hazırlıkları ve yolculuk hakkında ne söylenebilir?
Allah izin verirse cumartesiyi pazara bağlayan gece saat ikide Haşim İşcan Caddesi’nden otobüs kalkacak. İhrama isteyen evinde girer, niyet eder, namazını kılar, lebbeykini çeker; isteyenler havaalanında da ihramlanabilir. Pasaportlar, vizeler hazır, otobüs tutuldu, otel hazır. İfraıd haccına niyet edilecek. Otel Meaap bölgesinde, Beytullah’a yaklaşık iki bin metre mesafede. Yirmi dakikalık yürüme mesafesinde. İşçi vizesiyle gidilecek. Diyanet kurayla gidenleri sekiz sene önce yazanları götürüyor.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Fitne zamanında davranış ve zikrullah hakkında ne söylenebilir?
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: “Fitne çıktığı zaman ata binen insin, koşan yürüsün, yürüyen dursun, duran otursun.” (Ebû Dâvûd, Kitâbü’l-Fiten, Hadis No: 4256) Sonu bilinmeyen şeylere bakmayacaksınız, mesele üzerinde yoğunlaştığınızda Cenab-ı Hak size farklı bir pencere lütfeder. Âraf Sûresi 7:201’de buyuruluyor: “Şeytan size vesvese verirse hemen Allah’ı zikredin, o zaman görürler.” Gaflet hevâdır, boşluktur. O boşluğu def edecek, şeytanın vesvesesine engel olacak olan kişinin zikir gücüdür. Zikrullah halkasından ayrıldığın an, cennet bahçesinden çıktığın andır.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah konusunda ne söylenebilir?
Terörle: TSK’nın Terörle Mücadeledeki Başarısı
Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda dünya üzerinde terörle mücadelede en başarılı silahlı kuvvetlerden birisidir. Dünya standardında bir teröristi etkisiz hale getirmek için on asker zayiatı normalken, beş asker verirsen çok başarılı sayılır. TSK bunun çok üstünde performans gösteriyor. Bütün devletler şoktalar.
Sadece askerler değil, polisler de çok başarılı. Hiçbir çatışma noktasında kayıp verilmiyor, kayıplar tuzaklarla oluyor. Şehit cenazelerinde aşırı feryat figan etmek dinen caiz değildir. Saçını başını yolmak, fazla bağırmak teröristlerin ekmeğine yağ sürüyor ve Türkiye düşmanlarını sevindiriyor.
Türk-Kürt Kardeşliği
Türkler ve Kürtler bin yıldan beri hiç savaşmamıştır, hiç birbirlerine karşı kılıç çekmemişlerdir. 1071 Malazgirt’ten bu yana Türk’üyle Kürd’üyle birlikte bu topraklara girilmiştir. Türk üst kimlik olmuş ve bu çatının altında birlikte yaşanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde Anadolu’dan gerisinde hiç etnik çatışma olmamıştır.
Türk-Kürt çatışmasını İngilizler iki-üç yüzyıldan beri kaşıyorlar ama beceremediler. Provokasyonlara kimse gelmeyecek. “Bu Türk, bu Kürt” deyip ayrım yapmak en büyük cahillik ve hainliktir.
Suud Ailesi ve Osmanlı’nın Son Dönemi
Osmanlı askerine arkadan vuran, Osmanlı’nın son döneminde bir tek Araplardır, onların içinde de Suudilerdir. Suud aşireti Osmanlı’nın içerisinde kayda değer bir aşiret değildi, saygınlıkları İngilizlerle ortak hareket etmeye başlayınca oluştu.
Abdürrahman Vahâbî de bunların yanına sığındı. İbn-i Teymiye’nin kendisi çarpık değildir, fıkhı ve akidesi sağlamdır. O kendi zamanındaki sufî hareketlerin eksikliklerine bakıp karşı duruş göstermiştir. Ama ondan sudur edenler farklı kanallara gitmişlerdir.
PKK, Çözüm Süreci ve Terörle Mücadele
PKK hiçbir zaman gerçek bir Kürt hareketi olmadı. Arkasında İngilizler, Batı, Rusya, Amerika, İsrail, İran hep vardı. İngilizler bir taraftan kemalist bir sistem kurarken, öbür taraftan Kürt özgürlüğü adıyla karşı hareketi oluşturdular.
Devlet çözüm sürecinde barış elini uzattı ama karşı taraf bu eli bombayla kopartmaya çalıştı. Şimdi devlete düşen, eli silah olan son terörist ölünceye kadar mücadele etmektir. Kürt kardeşler PKK’yı kendilerinden görmesinler, aralarına set çeksinler.
28 Şubat ve Hilafet Savaşları
28 Şubat’ın planı: Türkiye’deki İslamî gelişmeler yok edilecek, bütün kanatlar tasfiye edilip tek bir cemaat kalacak, o cemaatin başındaki kimse halife olarak İngiltere’ye oturtulacaktı. Türkiye’deki Müslümanlar feraset göstererek “bizim askerimizdir, bizim polisimizdir” deyip bu plana karşı durdular.
Hilafet şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndedir. İngilizler hilafeti Anglican Kilisesi’ne, İngiltere merkezli yapmak istiyorlardı. Bunu Masonlar, İsrail, ABD, Almanya, Fransa ve Rusya destekliyor. Dünya deccal sistemini kabul etmeyen bir tek inanış kaldı: İslam.
Mehdiyyet ve Mehdi Ordusu
Türkiye mehdiyyetin zuhur edeceği yerdir. TBMM hilafetini ilan edip mehdi ordusunu kuracak, bütün Müslümanlar gönüllü katılacak. Hz. Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur: “Bir gün dahi olsa mehdi benim soyumdan gelecek, dünyaya hükmedecektir.” (Ebû Dâvûd, Hadis No: 4282; Tirmizî, Hadis No: 2231)
Mehdiyyet bir rivayette kırk yıl, bir rivayette yedi yıldır. Kırk yıl bir neslin ortasıdır. Bu olmadığı müddetçe Müslümanlar kan ve gözyaşı içinde bocalayıp dururlar. Bugün PKK biter, KCK başlar; isim ne koyarsanız koyun.
Seçim Analizi ve Başkanlık Sistemi
AKP tek başına iktidar olamazsa bir daha seçim yapılır, anayasa budur. Yüzde elli ikiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı vardır, mühür elindedir. Başkanlık sistemi olmalıdır: bir sefer seçim, en fazla oyu alan hükümeti kurar, dört yıl yönetir, geçer gider.
Dergahta parti siyaseti yasaktır. Kimse birbirine partisi için laf söylemeyecek. Siyasetimiz Kur’an, Sünnet, vatan, millettir. Dergah emin bir meclisdir, herkes emniyettedir.
Haç Hazırlıkları ve Yolculuk
Allah izin verirse cumartesiyi pazara bağlayan gece saat ikide Haşim İşcan Caddesi’nden otobüs kalkacak. İhrama isteyen evinde girer, niyet eder, namazını kılar, lebbeykini çeker; isteyenler havaalanında da ihramlanabilir. Pasaportlar, vizeler hazır, otobüs tutuldu, otel hazır.
İfraıd haccına niyet edilecek. Otel Meaap bölgesinde, Beytullah’a yaklaşık iki bin metre mesafede. Yirmi dakikalık yürüme mesafesinde. İşçi vizesiyle gidilecek. Diyanet kurayla gidenleri sekiz sene önce yazanları götürüyor.
Fitne Zamanında Davranış ve Zikrullah
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: “Fitne çıktığı zaman ata binen insin, koşan yürüsün, yürüyen dursun, duran otursun.” (Ebû Dâvûd, Kitâbü’l-Fiten, Hadis No: 4256) Sonu bilinmeyen şeylere bakmayacaksınız, mesele üzerinde yoğunlaştığınızda Cenab-ı Hak size farklı bir pencere lütfeder.
Âraf Sûresi 7:201’de buyuruluyor: “Şeytan size vesvese verirse hemen Allah’ı zikredin, o zaman görürler.” Gaflet hevâdır, boşluktur. O boşluğu def edecek, şeytanın vesvesesine engel olacak olan kişinin zikir gücüdür. Zikrullah halkasından ayrıldığın an, cennet bahçesinden çıktığın andır.
Kalp, Aşk ve Gönül
Kalp dediğimiz, gönül dediğimiz şeyin içerisine hiç adım attın mı? Hiç birini sevip sabaha kadar ağladın mı? Hiç birini sevip yemek yemeyi, uykuyu unuttun mu? Birini sevdiğinden dolayı gideceğin yeri unutup sevdiğinin kapısının önünde durduğunu hiç gördün mü? O zaman o kimse akıl mı gönül mü üstün olduğunu idrak eder.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Hazretlerinin her şeyi nurdu. Onun her şeyi nur idi. Bu kadar basittir.
Kaynak: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah
Türk-Kürt Kardeşliği bin yıldan beri savaşmamıştır?
Terörle mücadelede Türk Silahlı Kuvvetleri dünya standartlarının çok üzerinde bir performans gösteriyor. Türk-Kürt Kardeşliği bin yıldan beri savaşmamıştır. Mehdiyyet Türkiye mehdiyyetin zuhur edeceği yerdir.
Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet
Terörle mücadelede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başarısı nedir?
Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda dünya üzerinde terörle mücadelede en başarılı silahlı kuvvetlerden birisidir. Terörle mücadelede dünya standardının çok çok üstünde bir performans gösteriyorlar. Düzenli ordular bir gerillaya karşı genellikle bir terörist için on asker zayiat verirler. Beş asker verirsen çok başarılısındır. TSK bu standartların çok üzerinde.
Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet
Türk-Kürt Kardeşliği nedir?
Türkler ve Kürtler bin yıldan beri hiç savaşmamışlardır. 1071 Malazgirt’ten bu yana Türk’üyle Kürdü’yle birlikte bu topraklara girdik. Türk üst kimlik olmuş ve bu çatının altında birlikte yaşanmıştır. Anadolu’da yaşayan Kürtlerin hepsi sünnidir. Hepsiyle kardeşizdir.
Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet
Mehdiyyet ve Mehdi Ordusu hakkında ne söylenmektedir?
Türkiye mehdiyyetin zuhur edeceği yerdir, doğumun olacağı yerdir. Bu yüzden sıkıntısı da çoktur. Müslümanlar birlik ve beraberlik kurup bir mehdi ordusu oluşturmalıdır. TBMM hilafetliğini ilan eder, büyük mehdi ordusunu kurar. Bütün Müslümanlar gönüllü olarak gelip bağlanır, zekâtlarından sadakalarından dünyanın en güçlü ordusu olur. Hz. Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur: "Bir gün dahi olsa mehdi benim soyumdan gelecek, dünyaya hükmedecektir." (Ebû Dâvûd, Kitâbü’l-Mehdî, Hadis No: 4282; Tirmizî, Kitâbü’l-Fiten, Hadis No: 2231) Bu mehdiyyet bir rivayette kırk yıl, bir rivayette yedi yıldır. Kırk yıl bir neslin ortasıdır ve böyle bir dünya cennet bahçelerinden bir bahçe olur.
Kaynak: 458. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Türk-Kürt Kardeşliği, Mehdiyyet
Organ bağışı meselesi nedir?
Öldükten sonra organ bağışlanabilir. Sağ iken organın bağışlanmasını kabul edenlerden değiliz. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ bağışı olabilir diyorlar. Ama İslâm hukukuna göre bir kimsenin nefes alıp veriyorsa, kalbi çalışıyorsa onun öldüğüne dînen hükmedecek bir merci yok.
Kaynak: 480. Dergâh Sohbeti — Organ Bağışı, Teröre Tavır, Dergâhta Renk Zenginliği
Zulme yakınlık ve teröre tavır nedir?
“Zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki size de ateş dokunmasın.” (Hûd, 11/113) Bir kimse eşinin PKK ve HDP düşüncesini desteklediğini görüyorsa, eliyle onun yoldan çevirmesi mümkün değilse diliyle çevirmeye çalışacak, o da mümkün değilse kalbiyle buğuz edecek.
Kaynak: 480. Dergâh Sohbeti — Organ Bağışı, Teröre Tavır, Dergâhta Renk Zenginliği