Mehdi: Türklere Peygamber Gelmiş midir?
Türklere peygamber gönderildiğini söyleyenler var. Kaynaklarımıza göre Zülkarneyn aleyhisselam Türktür. Daha ileri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dahi Türk olduğunu iddia edenler var. Hz. İbrahim aleyhisselamın Türk olduğunu iddia edenler var. Ama Cenab-ı Hak hemen hemen dünya üzerindeki bütün kavimlere peygamber göndermiştir. Bütün o bozuk inançların arkasında ilahi bir inanç vardır. O ilahi inanç zamanla bozulmuş olabilir.
İstanbul’un Fethi ve Mehdi Meselesi
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuş: İstanbul’u fetheden komutan ne güzel komutan, orayı fetheden asker ne güzel askerdir. Bu müjdeye mazhar olmak için İslam tarihi boyunca bütün komutanlar, bütün devletler İstanbul’u fethetmek için uğraşmış ve en son Fatih Sultan Mehmet Han hazretlerine nasip olmuş.
İstanbul iki sefer fethedilecektir diye de anlaşılır. İkinci fethinin Mehdi aleyhisselam ile alakalı olduğu söylenir. Mehdi aleyhisselam İstanbul’a gelir, İstanbul’u yeniden manevi olarak fethedecektir. Bu ikinci fetih topla tüfekle değil, manevi bir ilahi aşkla fethedilecektir.
Bugüne kadar Mehdi’yim diyenlerin bütün Mehdiliklerini çürüten bir işaret var: Hz. Peygamber’in sancağı İstanbul’da kutsal emanetler arasında duruyor. O sancak Mehdi aleyhisselam tarafından tekrar kullanılacak. Sancak orada durduğu müddetçe ‘ben Mehdi’yim’ diyenler o gelecek olan zat-ı mübarek değildir.
Hz. Mevlana ve Mehdi Anlayışı
Hz. Mevlana Mesnevi’de der ki: Sen bir veliye uyduysan Mehdi’n odur senin. Senin kalbine hidayet donandıysa İsa senin kalbine zuhur etti. Hz. Mevlana herkesin mehdisini herkesin üstadına bağladı. Bir üstada bağlandıysan, bir mürşide intisap ettiysen senin mehdin odur. Bu aslında bu meseleyi kökten çözen manevi bir kılıç gibidir.
Nefis Merhaleleri
Bütün ehl-i tasavvuf Kur’an’dan çıkardığı hükümle nefsin hallerini anlatmışlar: Emmare, levvame, mülhime, mutmainne, radiye, mardiye, safiye. Bu merhaleleri yaşamak bir tasavvuf, bir tarikat topluluğunun içerisine girip bir üstadın terbiyesinde terbiyelenmekten geçer.
Emmare Nefsi
Emmarenin hali bir insanı günaha sürüklemektir. Eğer bir kimsenin dilinden, elinden, gözünden, kulağından hala da günah-ı kebair geçiyorsa o emmarenin içindedir. Bunu anlatmaktan imtina ediyorum, sebebi insanlar psikolojik olarak çökmesin, ümitvar olsunlar.
Levvame Nefsi
Levvamenin hali ise yapmış olduğu yanlışlıklardan pişmanlık duyan insandır. Pişmanlık duyacak ama yine günah işleyecek. Hadis-i kutside anlatılır: Bir kimse günah işledi, Cenab-ı Hak’a ‘Ya Rabbi beni affeyle’ dedi. Allah ‘kulun kendisini affedecek rabbini hatırladı, affettim’ dedi. Kul yine günah işledi, yine tövbe etti. Günahkarların en iyisi tövbe edenlerdir.
Tehlikeli Geçiş Noktası
Enteresandır ki ahir zamanda mülhimede olan kimse mutmainlerde, radiyede olanların halleriyle hallenmeye başlıyor. Mülhimede olan kimse zikrullahta çok harika haller görüyor, oradan aldanıyorlar. O kimse mutmainliğe geçtiğinde oradaki cemaatin içinde en maneviyatı açık kimse olmuş oluyor ki, o zaten kendince başındaki şeyhini de beğenmeyip kendisine şeyhlik yolu açıyor.
Bırakın hangi nefis mertebesinde olursanız olun, bunu öğrenmek dahi istemeyiz. Hangi esmada olduğunuzun bir anlamı yok. Anlamlı olan şu: Sizin en hayırlınız etrafınıza zarar vermeyen. Mümin odur ki insanlar onun dilinden, elinden emindirler.
Yedi Rakamı ve Dini Safsata Eleştirisi
Kainat 7 günde halik olmuştur diyorlar. Yanlış bilgi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri: Biz kainatı 6 günde yarattık diyor. Bazıları her şeyi 7’ye, 19’a bağlayacak, böyle bir hastalık var. 7 kat semavat diyor — semavat 7 kat değil. Seyyareler 7 diyor — seyyare 7 değil, 12 tane gezegen var.
Sefa Merve koşması 7 defadır diyor — farzı 4’tür. Bir kimse Sefa Merve’yi 4 sefer yaparsa farzını yerine getirmiş olur. Tavaf tamam 7 demiş — o da farzı 4’tür, 3’ü sünnettir. Bunların üzerinde sır inşa etmek, sır bina etmek, bunların üzerinde din bina etmek dini safsatalaştırmaktır. 19’cuların tezgahına düşmektir.
Hadis Reddi ve Modern Selefilik Eleştirisi
Hadislerde çelişki var mıdır? Çelişki vardır. Hz. Ali efendimizin sözü gereği bir şeyi nesh eden ve bir şeyi var eden meseleleri bilmeyen insanlar alim hükmünde değildir. Mesela kadınların kabir ziyaretiyle alakalı: Önceki hadis-i şerifler kabir ziyaretini nesh etmiştir. Sonraki hadis-i şerifler kabir ziyaretini serbest bırakmıştır. Hangi hükmün ne zaman geldiğini ve ne üzerine geldiğini bilmekten uzak olan alimler bu meseleleri anlamaktan uzaklar.
Yeni selefilik, bu son 100 yılın seleficiliği, yeni Vahabilik dinin içerisinde tabiri caizse pimi çekilip atılmış el bombaları gibidir. İlk selef uleması Kur’an ve sünnet çizgisinden sapmaz, hadisleri ve sünneti reddetmezler. Ama bugünkü selefiyiz diyenler asla sünnete o kadar bağlı değiller. Bütün her şeye yüzeysel bakıp pimi çekilmiş el bombası gibi ortalıkta dolaşıyorlar.
İnci ve Sabır Meselesi
İstiridye deniz dibinde sabır, kanaat, hırstan ve itirazdan, isyandan uzak olduğu için Allah içine inci ile doldurmuştur. Sen de eğer sabır ve kanaatli olursan, hırs, itirazdan ve isyandan sıyrılırsan, Allah da senin kalbine inci gibi ilahi hikmet koyar.
Bir cemaat sabırlı olursa içinde inci oluşur. Bir cemaat tahammüllü olursa içinde inci oluşur. Bir cemaat hırsız olmazsa, tamahı olmazsa içinde inci oluşur. İnci ilahi akıldır, ilahi hikmettir. Bunu bireysel olarak düşündüğünüzde mükemmel bir şeydir ama biz tasavvufu cemaat halinde yapmamız lazım.
Sufi Adabı: Şefkat, Nasihat ve Hak Gözüyle Bakmak
Yahya İbni Muaz’ın Üç Şartı
Yahya İbni Muaz şöyle dedi: Bir talibin talebi ve bir müridin yaptığı iş kendisinde şu üç şey bulunmadıkça sahih olmaz: Bir, zenginlere nasihat gözüyle bakmak. Zengin diye dininizden taviz vermek, onun önünde iki büklüm etmek ki dininizin yarısı gider. İki, fakirlere tevazu gözüyle bakmak. Fakirleri tepeden bakmak, beğenmemek, sofranızda fakirler yoksa sufi ahlakından uzaksınız. Üç, kadınlara şefkat gözüyle bakmak. Kadınlara kötü muamele de bulunmak, hor hakir görmek sufi adabı değildir.
Şah-ı Kirmani: Hak Gözüyle Bakmak
Şah-ı Kirmani şöyle dedi: Kim halka kendi gözüyle bakarsa onlara karşı düşmanlığı artar. Kim onlara hak gözüyle bakarsa onların mecbur bırakıldıkları hali mazur görür. Sen hak gözüyle bakarsan hatalarını affedici olursun. Sen hak gözüyle bakarsan şefkat ve merhametli olursun. Sen hak gözüyle bakarsan kusurlarını görmezsin.
Liman Babası Ol
Hayatta bir şey senden gidiyorsa koşma arkasından, o senden alınmıştır. Bir şey sana geliyorsa reddetme, o senin nasibindir. Giderin peşinden koşarsan yakalayamazsın. Geleni reddedersen nankörlük edersin. Sen liman babası gibi ol. Birisi kementini atmış boynuna senin, elleme bağlasın kendini. Fırtınalı havada sana sığınmış, elleme tutulsun sana.
Herkes yıksın, sen yapma. Herkes vursun, sen vurma. Herkes sövsün, sen sövme. Herkes ölsün, sen ölme. Sen orada kal. Hayatında sabit kalmaya gayret et. Hz. Mevlana’nın sözü çok hoşuma gider: Evlat biz pergelin iki şıkkı gibiyiz. Bir ayağımız şeriat-ı ahmediyeye batmış, öbür ayağımızla alemleri seyrederiz.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- İstanbul’un fethi hadisi: Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV/335; Buhari, et-Tarihu’l-Kebir; Hakim, el-Müstedrek
- Günahkarların en iyisi tövbe edenlerdir hadisi: İbn-i Mace, Zühd 30, Hadis No: 4250; Tirmizi, Kıyame 49
- Mümin odur ki insanlar onun dilinden elinden emindirler: Buhari, İman 4, Hadis No: 10; Müslim, İman 64, Hadis No: 40
- Kainatın 6 günde yaratılması: Araf Suresi (7), Ayet 54; Yunus Suresi (10), Ayet 3; Hud Suresi (11), Ayet 7
- Üç zümre (savaşçı, cömert, alim) hadisi: Müslim, İmare 152, Hadis No: 1905; Tirmizi, Zühd 12
- Din nasihattir hadisi: Müslim, İman 95, Hadis No: 55
- Haramda şifa yoktur hadisi: Ebu Davud, Tıb 11, Hadis No: 3874; Beyhaki, es-Sünenü’l-Kübra
Kur’an-ı Kerim Kaynakları
- Nefis merhaleleri — Emmare: Yusuf Suresi (12), Ayet 53; Levvame: Kıyame Suresi (75), Ayet 2; Mutmainne: Fecr Suresi (89), Ayet 27-28; Radiye-Mardiye: Fecr Suresi (89), Ayet 28
- Kainatın 6 günde yaratılması: Araf Suresi (7), Ayet 54; Kaf Suresi (50), Ayet 38
- Zülkarneyn kıssası: Kehf Suresi (18), Ayet 83-98
- Katı yürekli olsaydın etrafından dağılırlardı: Al-i İmran Suresi (3), Ayet 159
Tasavvuf Kaynakları
- Şihabüddin Sühreverdi, Avarifü’l-Maarif — Sufi adabı: halkı şefkat ve nasihat gözüyle görmek
- Yahya İbni Muaz er-Razi (ö. 258/872) — Üç şart: zenginlere nasihat, fakirlere tevazu, kadınlara şefkat
- Şah-ı Kirmani — Halka kendi gözüyle değil hak gözüyle bakmak
- Hz. Mevlana, Mesnevi — Mehdi anlayışı: senin mürşidin senin Mehdi’ndir; Pergel benzetmesi: bir ayak şeriatta, diğer ayak alemleri seyran
- Nefis terbiyesi — Üstada teslim olmak, kendi eksikliğini görmek nefis mücadelesinin başlangıcıdır
- Cihad-ı Ekber: Hz. Peygamber’in nefisle mücadeleyi en büyük cihat olarak tanımlaması
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Nefs, Sünnet, Sabır, Dergâh, Nefs-i Mutmainne. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı