Talak: Namazları Cem Etme (Birleştirme) Meselesi
İşim dolayısıyla bazen ikindi veya akşam namazlarını kılamıyorum. Cem yapmam doğru olur mu? Değişik hadis-i şeriflerde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hem seferde, hem hac farizasını yerine getirirken Arafat’ta, hem de seferi olmadığı halde Medine-i Münevvere’de mukim iken namazlarını cem ettiğine dair rivayetler var. Bu rivayetlerin hepsi de sahih, şek şüphe yok.
Mezheplerin Cem Hakkındaki Görüşleri
Hanefiler normal zamanlarda sadece Arafat’ta cem-i takdim ederler: Öğlenin farzı kılınır, ardından hemen ikindinin farzı kılınır. Müzdelife’ye gittiklerinde cem-i tehir ederler: Önce akşam namazı kılınır, ardından yatsı namazı kılınır. Şafi, Maliki, Hanbeli uleması seferi iken cem eder: Öğlenin hemen arkasından ikindi, akşamın arkasından yatsı kılarlar.
Hanefiler zaruret durumlarında, yani ameliyata girecek bir doktor, bir hemşire gibi kımıldaması mümkün olmayan durumlarda seferi olmasa dahi cem etmelerine fetva vermişler. Bir kimse eğer disiplinli bir şekilde bu meseleyi halletmiş olsa hiçbir problem yok, kılsın adam namazını. Ama disiplinli bir şekilde namazını kılmıyor, namazla vakit geçiriyorsa bu sıkıntılı.
Otomatiğe bağlamış makine boyuna çalışıyor, başındaki kimse çalışmazsa makine duruyor. O kimse ne yapacak? Öğleni kılarken hemen ikindiyi cem edecek. Akşamı kılamadıysa eve gittiğinde önce akşamı kılacak sonra yatsıyı kılacak. Cem edecek.
Talak (Boşama) Meselesi
Bir Seferde Üç Talak Meselesi
Hanımına kızgınlığından dolayı bir sefer boş ol dese durumu ne olur? Sahabeler bu meseleyi tartışmıştır. Bir kısmı kızgınlık haricinde olsa üç sefer boş ol dese bir talak yerine geçer demişler. Bir kısmı ise üç talak yerine geçer diyenler olmuş. Ama Hz. Ömer gibi, Hz. Abbas gibi kimseler bunun bir talak olduğuna hükmetmişler.
Kızgınlıkla, sinirle, aklı yerinde olmayacak şekilde bir kimse söylerse o talak hükmünde değildir. Benim arkadaşlarıma uyguladığım şey şu: İnsanlar dini diyaneti bilmiyorlar, eğitimlerini de almadılar. Bir kimse bir seferde üç talak koysa dahi o bir talak yerine geçmiş kabul ediyorum. İnsanların cehaletinden dolayı.
Helal Boşama Nasıl Olur?
Helal boşama şudur: Bir erkek eşine ay halinden temizlendikten sonra bir talak verir. Bir ay boyunca aynı evi paylaşırlar, aynı evde dururlar. Buradaki hikmet evliliği yıkmamaktır, tekrar geriye dönmek mümkün olsun diye. Bir ay bitti, kadın ikinci ay halini gördü, temizlendi, adam ikinci talağını verir. Yine bir ay geçtikten sonra üçüncü temizliğinde üçüncü talağını verir.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sahabeden birisinin üç talak birden verdiği talakını kabul etmedi. Dön evine dedi. Herkese helal olan boşama şudur dedi: Bir talak vereceksin, iddetini bekleyeceksin, ikinci talak vereceksin, ondan sonra üçüncü talak vereceksin.
Bizim derviş kardeşler, sufi kardeşler boşanacaklarsa böyle boşanacaklar. İslam namus problemi olmadığı müddetçe boşamaya çok sıcak bakmaz. Sufi ahlakı namus problemine bakar. Kadının bu noktada ahlaken bir çöküntüsü varsa sufi ona bakar.
İnsanlara Faydalı Olmak ve Zarar Vermemek
İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanınızdır. Faydanın birinci derecesi zarar vermemektir. Zarar vermemeyi kendinize ölçü edinin, bu yeter. Müslümanlar sizin elinizden, dilinizden, gözünüzden sizin organlarınızdan emin olsunlar, bu yeter.
Öyle zamanlar vardır ki insanlar öyle topluluklarda yaşarlar ki orada büyük günah işlememek büyük nefis mücadelesidir. Bugün takva nedir diye soruyorlar. Takva: Kur’an ve sünnete sımsıkı yapış. İmanını, akaidini, ibadetlerini Kur’an ve sünnet çizgisinde yapmaya çalış. Günahı kebairlerden uzak dur. Bugün insanlara yapılabilecek en güzel fayda kimseye zarar vermemektir.
Sufi Kardeşlere Nasihat: İşine Bak
Allah aşkına sufi kardeşler, derviş kardeşler, yol kardeşlerim, yol arkadaşlarım, yol canlarım! Kimseye zarar vermeyin, başka bir şey istemiyorum. Diliniz rivayet etmesin, dedikodu etmesin, laf taşımasın. Kendi işlerine bak. Dergahların içerisinde kendi işine bak. Bir başkasının işi seni ilgilendirmiyor.
Sen sema et, en iyi şekilde semanı geliştir. Semada sen alemleri seyretmeye çalış. Sen öylesine sema et ki seni seyreden, sana bakan senin her çarkında Allah demeye başlasın. Sen öylesine ilahi söyle, seni dinleyenin kalbine ilham gelsin. İşine bak, çay dağıtıyorsun, en güzel şekilde dağıt. Çayı zikirle dağıt. Sufi attığı adımı zikirle yapar. Zikirsiz davranmaz sufi.
Her dönen giden arkasında bir yıkıntı bırakır. Bir ev çökerse yanındaki ev zarar görür, mahalle zarar görür. O zaman zarar verme. Dilinden zarar görmesin kimse, gözünden zarar görmesin kimse, elinden zarar görmesin kimse.
İçkili Ölen Kimsenin Durumu
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki: Bir kimse iman üzerine içki içemez. İman üzerine zina edemez. İman üzerine hırsızlık yapamaz. İman üzerine adam öldüremez haksız yere. Bunlardan hareketle Şafi uleması demiş ki: Bir kimse içkili bir şekilde ölürse kafirdir. Bir kimse hırsızlık yaparken ölürse kafirdir.
Hanefi uleması bu tip işleri yapanları kafir demekten uzak durmuş ama cenaze namazlarını da kılmamış. Hanefilerde bir incelik var: Böyle bir kimseyi küfürle itham etmekten uzak dururlar. İnce bir perdede hareket ederler. Sufiler de edep ederler, kafir öldü diyemezler, demezler. Onu meçhule getirirler. Ama gidip cenaze namazını da kılmazlar.
Dua İstemenin Adabı ve Medet Meselesi
Dualaşmak, birbirinden dua istemek, birbirinden dua talep etmek sünnettir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Hz. Ömer efendimiz Beytullah’a giderken: Yağın bir kardeşim var, beni de orada aklına getirir misin? demiştir. Birbirinize dua edin. En fazla kime kızıyorsanız önce ondan dua etmeye başlayın.
Himmet demek ayrı, medet demek ayrı. Sufiler medet şeyhim dediklerinde: Şeyhim dua et bize, seninle beraber olmaya çalışıyorum, seninle beraberim anlamındadır. Ama zahir noktasında ipin ucunu kaçıranlar da var. İpin ucunu kaçıranlar olunca karşındaki sufi hayatına ters bakanların eline mazeret oluyor.
O yüzden bir şeyi anlatırken ölçülü anlatacağız. Bir şeyi konuşurken ölçülü konuşacağız. Bu ölçü ne? Kur’an ve sünnet. O yüzden yolumuzun başında deyiniz ki bizim sufi anlayışımız Kur’an ve sünnet çizgisinde duracak.
Para Bayatlamasın — Hayatı Yenileme
Bir abimiz ‘para cepte durduğu zaman bayatlar’ demiş. Borcun varsa kenarda paranı tuttuğunun anlamı yok. Bayatlamasın. Borcunu öde. Hayır hasenat etmekte kenarda paranı biriktirme, bayatlamasın.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor: Kuyudan suyu çektirin, kuyunun gözenekleri açık kalsın. Hayatınızı kuyu gibi düşünün. Kuyudan suyu çekseniz dışarı akıtacaksınız. Su hayat demektir, su yeşilliktir, su rızıktır, su berekettir, su ihsandır. O zaman bunu hapsetme. O lütf-u ilahi gelecek. Sen hamle kovala, çek ve dışarı akıt.
Hayatı her gün yeniden yaşa. Hayatındaki hiçbir şey bayatlamasın. Evdeki ekmeğin dahi bayatlamasın, az al bitsin. Düşüncen bayatlamasın, aç düşünceni. Fikrin bayatlamasın, aç fikrini. Zikrin bayatlamasın, söyle, zikret. Sabahla kalk, duşunu al, dişlerini fırçala, hayata yeniden başla. Her gün yeni bir gün.
İhlas Meselesi ve Üç Zümre
Hadis-i şerifte buyurulur: Bir kimse hesaba çekilir. Cenab-ı Hak der ki: Benim için ne yaptın? O kimse der ki: Ya Rabbi ben senin için öylesine savaştım, cihat ettim, şehit oldum. Cenab-ı Hak cevap verir: Hayır. Sen ne kadar kahraman desinler diye böyle savaştın. Bunu dünyadayken aldın, burada alacak bir şey kalmadı.
İkinci kimse getirirler. Ben senin malını senin yolunda harcadım, fakirleri gözetledim, cami mektep medrese yaptırdım der. Cenab-ı Hak der ki: Sen bunları yaparken alkışlanmak için yaptın, hastanenin kapısına adın yazılsın diye yaptın. Dünyadayken bunun karşılığını aldın.
Üçüncü kimse: Ya Rabbi ben senin verdiğin ilimle insanlara öğrettim, kitap yazdım, talebe yetiştirdim der. Cenab-ı Hak der ki: Sen bunu yaptın, ne büyük alim desinler diye sohbet ettin, ne büyük şeyh desinler diye yaptın. Alacağını aldın.
Üç tane ana kök var: Birisi cihat, birisi cömertlik, birisi ilim. Bu üçü bir kimsede toplanırsa o kimse kemal ehlidir. Ve bu üçü de o kimsede ihlas noktasında durursa o Allah’ın dostudur. Ama bütünü toplanmış gibi görünür de içi boş olursa ihlastan uzak bir nokta olur.
Tefrika (Ayrılık) Meselesi
Tefrika ayrılık demektir. Üç çeşit tefrika vardır: Bir, itikadi tefrika. İtikat noktasında olmazsa olmaz meselelerden ayrılmak. Mesela ahirete inanmamak. Bu itikadi bir meseledir, buradan küfre gidilir.
İki, ameli tefrika. O kimse namazı kılmıyor, ibadeti kabul etmiyorum diyor. Hanefiler bu kimseye kafir demezler ama hapsederler, namazı kıl derler.
Üç, yolun tefrikası. Cemaatten ayrılmak, yoldan ayrılmak. Bu da tefrikadır. Kur’an ve sünnetten ayrılmak kadar önemlidir. O kimse yoldan ayrıldığında orada kalmaz, döneklik orada durmaz.
O yüzden sahabelerin yaşadığı olayları eleştirmek maksadıyla değil, ders almak maksadıyla anlatırız. Onlar ilahi takdir içinde yaşandı ki arkadan gelecek ümmete ölçü olsun. Biz onların üzerinde eksiklik, noksanlık görmeyiz. Biz ders alırız, hikmet çıkarırız.
Halvethane ve Zikir Adabı
Dersinizi çekeceğiniz zaman özel bir yeriniz, özel bir zamanınız olsun. Oturun o özel yerinize, her gün oraya oturun. Evin bir köşesi olsun, oraya seccade koyun. O seccadeyi her gün oraya oturun, dersinizi orada çekin. Bir halvet köşeniz olsun. Orada televizyon olmasın, radyo müzik olmasın.
Bir halvethane, bir çilehane gibi. Orada bir seccadesi olsun, tespih olsun, takkesi olsun, Kur’an-ı Kerim’i olsun. Orada güzel kokusu olsun. Beş yüzlük tespih ayrı, otuz üçlük ayrı, binlikler ayrı. Yetmiş tane nohut olsun, taş olsun, fasulye olsun, bakla tanesi olsun. Her binde bir tane atın taş. Yetmiş bin.
Bir çeyiziniz olsun dervişin. Bir tane dil taşınız olsun, boş zamanınızda koyun dil taşını, zikret. Bir tane kokunuz olsun, kendinize ait, özel. Sırf o kokuyu kullanın. Herkes bilsin sizin kokunuzu.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- Namazların cem edilmesi hadisleri: Müslim, Müsafirin 49-54, Hadis No: 705-706; Buhari, Taksirü’s-Salat 13
- Hz. Peygamber’in Medine’de mukim iken cem etmesi: Müslim, Müsafirin 54, Hadis No: 705 (İbn Abbas rivayeti)
- Talak hadisi (üç talakın bir sayılması): Müslim, Talak 15, Hadis No: 1472; Ebu Davud, Talak 10
- Hz. Ömer’in talak hükmü: Müslim, Talak 15; İbn-i Mace, Talak
- İnsanların en hayırlısı hadisi: Taberani, el-Mu’cemü’l-Evsat; Beyhaki, Şuabü’l-İman
- İman üzerine içki içemez hadisi: Buhari, Mezalim 30, Hadis No: 2475; Müslim, İman 100, Hadis No: 57
- Hz. Ömer’in umre öncesi dua istemesi: Tirmizi, Daavat 109; İbn-i Mace, Menasik 5
- Kuyudan suyu çektirin hadisi: Hadis kaynaklarında benzer rivayetler mevcut
- Üç zümre (savaşçı, cömert, alim) hadisi: Müslim, İmare 152, Hadis No: 1905; Tirmizi, Zühd 12
- Defsiz nikah olmaz hadisi: İbn-i Mace, Nikah 20, Hadis No: 1896
Kur’an-ı Kerim Kaynakları
- Boşanma hükümleri: Bakara Suresi (2), Ayet 228-232; Talak Suresi (65), Ayet 1-7
- Uhud Savaşı ve okçular meselesi: Al-i İmran Suresi (3), Ayet 152-153
- Tefrika (ayrılık) yasağı: Al-i İmran Suresi (3), Ayet 103, 105
- Adem aleyhisselamın unutması: Taha Suresi (20), Ayet 115
Fıkıh Kaynakları
- Namazları cem etme hükümleri — Hanefi: Sadece Arafat (cem-i takdim) ve Müzdelife (cem-i tehir); Şafi/Maliki/Hanbeli: Seferde cem caiz
- Hanefi uleması: Zaruret halinde mukim iken de cem caiz (ameliyat, iş zorunluluğu)
- Talak hukuku — Helal boşama: Üç ayrı temizlik döneminde birer talak; İddet süresi içinde aynı evde kalma şartı
- İçkili ölen kimse — Şafi: Kafir hükmünde; Hanefi: Küfürle itham etmekten uzak durur, cenaze namazı kılmaz
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi