Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Ahirzaman ve Mehdi — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Ahirzaman ve Mehdi(499) — Sayfa 5/5

Kıyametin ne zaman kopacağını bilen kimdir?

Kıyametin ne zaman kopacağını dair bilgi ancak Allah katındadır. Bilgi nerdeymiş? Allah katındaymış.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1661-1667. Beyitler Şerhi

Ümmetin içinde kılıç çekildi mi?

Kılıç çekildi mi? Evet. Hz. Ali radyallahu anh hazretleri zamanında çekildi mi? Evet. Bir daha indi mi kılıç? inmedi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1661-1667. Beyitler Şerhi

Kıyamet kopmaz mı?

‘Ümmetimden bir takım kabileler müşriklere katılmadıkça, ümmetimden birtakım kabileler de putlara tapmadıkça kıyamet kopmaz.’ Bunlar da yaşandı mı? Yaşandı. Bir takım kabileler putlara taptı mı? Evet. Müşriklere katıldı mı? Evet. Hatta ümmetin içindeki büyük bir kısım devlet başkanı müşriklerle yan yana, kol kola mı? Evet. Kâfirleri kendilerine dost tutmuş vaziyetteler mi? Evet. Müşrikleri kendilerine dost tutmuş vaziyette mi? Evet. Ümmetin büyük bir kısmı kâfirlere ve müşriklere benzememek için yarışıyor mu? Evet.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1661-1667. Beyitler Şerhi

Ahir zamanın son diliminde fıtrat değişikliği olan kişilerin durumu nedir?

Bir müddet sonra bunun böyle şimdi böyle küçük küçük görülmeye başladı. Hemen öyle fıtrat değişikliği olanları Avrupa’da, Amerika’da hemen katlediyorlar. O kimse sağ, yirmi beş, otuz beş yaşına gelmiş ama o fıtrat değişikliğine uğruyor, hemen öldürüyorlar onları. Bu fıtrat değişikleri artacak daha. Bakın bu daha da artacak. Mesela bir kimse çok yalan söylüyor, çok yalan söyleyende fıtrat değişikliği olacak. Fuhuş yapıyorlar. Fuhuş yapanlarda fıtrat değişikliği olacak. Bu ahir zamanın son dilimi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1615-1621. Beyitler Şerhi

Yahudiler Musa(a.s.)’a gökten sofra inmiş olmasına rağmen isa(a.s.)’a ne istemiştir?

Yahudiler biliyor çünkü, Musa(a.s.)’a gökten sofra indi, cennet meyvesi geldi, cennet nimeti geldi, isa Aleyhisselam’a diyorlar ki eğer sen gerçekten peygambersen, o zaman sana da gökten sofra insin. Bunu havariler söylüyor bir de, yabancı değil, bakın yanı başındaki havariler söylüyor. Zaten böyledir, şeyhin yanı başındakiler keramet bekler, dışardaki beklemez, şeyhin yanı başındakiler der ki ya bunun nesi şeyh, bir keram, etmedik daha derler. Havariler de o zaman için isa aleyhisselamdan mucize istiyorlar, diyorlar ki Musa’ya sofra inerdi, sen Rabbine dua et, bize de sofra indirsin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1478-1479. Beyitler Şerhi

Müminlerin ve kâfirlerin yolları arasında ne fark vardır?

Birisi vardır o El- Hadi ismi şerifinin tecelliyatına ram olmuştur, birisi vardır o da El-Mudil ismi şerifinin tecelliyatına koşmuştur. ikisi de Cenab-ı Hakk’ın sıfatıdır. ikisi de Cenab-ı Hakk’ın ismidir. Birisi El-Hadi ismi şerifinin tecelliyatına ram olmuş, ona doğru gider. Biz bunu yine Arabi’ce konuşursak ayan-ı sabitede el hadi ismi şerifinin terbiyesine girmiştir o kimse, ayan-ı sabitede El-Hadi ismi şerifinin terbiyesine girdiyse burda da dünyada da o ayan-ı sabitedeki hakikatine doğru yol alır. Burayı iyi dinleyin, bundan sonrakini, nefes bile sesli almayın. Burası insanın bir an ayağını kaydırır, yapacak olduğum sohbet.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1454-1460. Beyitler Şerhi

Arayan bulur mu?

Her arayan bulur mu? Ben inanırım, bulur ama bunu derler ki işte Allah işte nasip edecek, kısmet edecek. Her arayan bulmaz derler bazıları. Ben bunu kabul etmem. Ben derim ki her arayan neyi arıyorsa onu bulur. Neyi arıyorsa! Hatta Hz. Pir’in deyimiyle: ‘neyi arıyorsan osundur’ der, sen neyi arıyorsan osundur. Sufilik açısından bakılacak olursa buna, bir kimse arıyorsa gerçekten hakikat noktasında o bulur. Çünkü Cenab-ı Hak, ayeti kerimesinde vadetmiş. Yolumuzda mücahede edenlere yollarımızı açarız. Allah’ın vaadi haktır. Allah vaadinden geri dönmez. Bu kim olursa olsun. Cenab-ı Hakk’ın yolunda arıyorsa o kimse ve Cenab-ı Hakkın yolunda koşuyorsa Allah onun yolunu açar. ‘Ben aradım, bulamadım.’ Yok canım kardeşim! Sen tembellik yapmışsın. Dosdoğru aramışsın. ‘Ben aradım bulamadım.’ Sen doğru yerde aramamışsın. Sen doğru yerde aramamışsın! Sen doğru yerde, doğru yolda, doğru menfezde aramışsın. Örnekliyorum, yani sen ekmek arıyorsan fırın bulacaksın. Sen kasaptan ekmek almaya çalışırsan orda ekmek aramaya çalışırsan bulamazsın. Sen fırın bulacaksın. Bir fırıncıdan gideceksin ekmeği bulacaksın. O zaman doğru yerde, doğru şekilde arayan, her ne ararsa onu bulur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1410-1427. Beyitler Şerhi

Ahir zaman insanlar ne yaparlar?

Ahir zaman insanlık, bataklığın içindeler. Bu bataklığın içinde insanlar önce Rablerini tanıyacaklar. Yani diyecekler ki bir Allah’ımız var, bizim bir yaratan var, bu kâinatı bir yaratan var. Bu kâinatı kendi hesabı ile kitabı ile bir nizama sokan bir Rab var.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Hz. Pir’in 750 yıl önce işaretini ne anlama gelir?

Hz. Pir’in 750 yıl önce işaretini beyan etmiştik. Yine böyle bir işaret, bu doğrudur değildir benim kendimce, kendi tespitim. ‘Allah’ın rızasını arayıp duran başı dönmüş feleğin hali’. Yani başı dönmüş felek dediği, işte samanyolu olarak bunu nitelendirilebilirsiniz ve ‘oğullarının hali gibidir.’ Demek ki onun bir de oğulları var etrafında. Diğer samanyolları var. ‘Gah en altta gah ortada gah en tepede. Onda da bölük bölük, kutlu ve yomsuz zamanlar var’.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1286-1296. Beyitler Şerhi

Hz. Pir mesnevisinde ne anlatılmaktadır?

Hz. Pir mesnevisinde, bunu bize diyor ki ‘Bölük bölük, kutlu ve yomsuz zamanlar var ve bunlar hepsi de feleğin, yani içinde bulunduğumuz samanyolunun, oğulları gibidir, çocukları gibidir.’ Yani hepsi de bu samanyolundan ayrılmış veya bu samanyoluna benzer samanyolları var.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1286-1296. Beyitler Şerhi

Ahir zaman hadislerine göre kandıranlar nasıl davranır?

Yine ahir zaman hadislerinden birisi ne diyordu: ‘Onlar gelirler, sizdenmiş gibi davranırlar. Sizin gibi namaz kılarlar, sizin gibi Kur’an okurlar, sizin gibi oruç tutarlar ama sizleri cehenneme götürürler. Ahir zaman hastalıkları. Demek ki bizi kandıracak olanlar, bizim gibi namaz kılacaklar. Bizi kandıracak olanlar bizdenmiş gibi Kuran-ı Kerim okuyacaklar, bizi kandıracak olanlar ramazan gelince bizdenmiş gibi oruç tutacaklar. O kimsenin namazı, Kuran’ı, orucu, seni aldatmasın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1263-1275. Beyitler Şerhi

Musa’nın kıssasının insanlık tarihi boyunca anlatıldığına dair ne söylenmektedir?

Musa’nın kıssası insanlık tarihi boyunca anlatılır. Ha bana dersen ki Sümerler zamanında Musa yaşadı mı, onu da sen düşün. Onu da sen tefekkür et. Ona da sen biraz kafa yor. Sen isa aleyhisselamın kıssasını, git Sümerlerden dinle. Ha demek ki nasıl bir dünyada yaşıyoruz, nasıl bir âlemde yaşıyoruz! Dünya, gördüğünüz bu dünyadan ibaret değil. insanlık tarihi de bundan ibaret değil.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1130-1141. Beyitler Şerhi

Ecel rüzgarı ne anlama gelir?

Kimine o ecel rüzgarı Hud aleyhisselamın ad kavmini helak ettiği rüzgar gibi gelir ama Allah’a dost olunca insan Allah’a yakin olunca, Allah’la olan münasebeti sağlam olunca, o rüzgar ona gül bahçesinden gelen bir esinti gibi olur. O ecel rüzgarı ona sevdiğine ulaştıracak. O ecel rüzgarı ona sevdiğine doğru koştutturacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Allah’ın harp ilan ettiği zümreler nelerdir?

Allah’ın harp ilan ettiği zümreler: 1. Faizcilerdir. 2. Allah’ın dostlarına, Allah’ın Mümin kullarına, Allah’ın Has kullarına hakkında gıybet eden, dedikodu, iftira eden, onlara karşı düşmanlık edene.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 815. Beyit Şerhi

Kız çocuğunun ateşe girmeye davet ettiği neden nedir?

İman ateşten bir kordur. Hadisi şerif: ‘Ahir zamanda elinde tutanın eli yanacak, atan dinden imandan olacak.’ der. Atan dinden imandan olacak ve aslında insanın nefsi ile mücadele etmesi, kendisine ateşten kor gibi gelir. Haramlardan uzak durmak ateş gibi gelir insana. Namaz kılmak insana zor gelir, sıkıntılı gelir veyahut da Allah’ın emirlerini yerine getirmek zor gelir, sıkıntılı gelir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 800-810. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 783-790. Beyitler Şerhi konusunda ne söylendi?

Her dönemin kendine ait bir Firavun’u, kendine ait bir Nemrud’u, her dönemin kendine ait bir Zinuas’ı vardır. Her topluluğun kendine ait bir deccalı vardır. Her topluluğun kendine ait bir Mehdisi vardır. Her topluluğun kendine ait bir Firavun’u olduğu gibi karşısında da Musası vardır. Her toplumun bir Ebu Cehil’i vardır. Karşısında da Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in halifesi vardır. Bunlar eksilmezler. Adem’den beri eksilmedi. Adem’in çocuklarından birisi Kabil, Habil’i katletti. Cenab ı Hak Şit’i verdi. Şitle Habil’in intikamını aldırdı Allah. Şit’i gönderdi, Şit’de Kabil’in kurmuş olduğu zulüm iktidarını yerle bir etti. Şit yaptı ve Adem Aleyhisselam Şit Aleyhisselam’ı böyle yetiştirdi, yetiştirirken de. Çünkü Kabil, o zulümle şehirler kurmuştu. Muhteşem şehirler kurdular. Muhteşem saraylar kurdular, muhteşem evler kurdular, her peygamberin karşısında her hak ve hakikatin karşısında askeri gücü, ekonomik gücü, siyasi gücü, medya gücü elinde tutan zalimler olmuştur. Bunlar ellerindeki bu güçle, hak ve hakikat yolunda giden insanlarla mücadele etmiştir, savaşmışlardır. Nuh Aleyhisselam gibi Hud Aleyhisselam gibi Musa aleyhisselam gibi ibrahim gibi bütün peygamberler tarih boyunca, insanlara hak ve hakikati anlatmış, onlara doğru yolu anlatmıştır ve hak ve hakikatin karşısında olan Zünüas vari, Firavun vari, Nemrut vari, Ebu Cehil vari sistemler, kimlikler, kişilikler, hak ve hakikate koşan, hak ve hakikati anlatan kimselere karşı hep savaş açmıştır. Yakın tarih isa(a.s.)’dır. isa(a.s.) din anlatınca sürgün yemiş, mücadele etmiş, sahaberler sürgün yemiş, o kadar sıkıntılar çekmiş ve işin daha da enteresanı isa Aleyhisselam’ı satan, yanındaki haberiun olmuş. işin bir de bu tarafı var çünkü can korkusu, mal korkusu, dünya korkusu, çocuk korkusu, kadın korkusu, korku korku korku…insanları dininden, imanından etmiştir. işte Zinuas da tarihi kaynaklara göre gerçek bir putperest ama putperestliğini Yahudilikle saklayan ve Yahudilik dinini kendine kalkan eden, Yahudilik dinini kendi için saklanılacak bir perde gören ve dinden kendisini güçlendiren bir kimse. Şimdi Fransa’da bir kimse örneğin işte siyasi gücünü nerden alıyor? Hristiyan kimliğinden alıyor. Bunu dile getirmiyorlar mı? Dile getiriyorlar. Yoksa gerçekten Hristiyan olduklarından mı? Değil. Geçenlerde Yunan başbakanı geldi. Ne yaptı? Burda bir sürü dini törenlere katıldı. Öyle değil mi ama o Yunan başbakanı gerçekte ateist mi? Evet. Hristiyan değil, Müslüman değil, Yahudi değil, kendisinin ateist olduğunu da ne yaptı? ilan etti ama geldi burda Hristiyan merkezlerini gezip ziyaret edip ordaki hainlere katıldı. Dini bir mesaj verdi. Dini bir mesaj verdi. Ateist halbu ki kendisi ama ne yaptı? Hristiyan tebaasına bakın dedi, ben aslında gerçekte hristiyanım ve sizin dini değerlerinize saygı duyuyorum. işte Zinuas da böyle bir kimse. Tarih boyunca bu krallıklarını, krallıklarını ayakta tutmak isteyenler, kendilerine dini perde olarak seçerler. Bugünkü suud kralları gibi, örnek. Adamın kimle düşüp kalktığına bakın, adamların kimlerle düşüp kalktığına bakın. Adamların kimlerle düşüp kalktığına bakınca adamın gerçek kimliğini görüyorsunuz. işte bu tip zalim hükümranlıklar, zalim devletler, Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin peygamberliğini ilan ettiği Kureyş devleti gibi. Devletler, o inanan tebaaya zulmederler. işte zulmettikleri için de Hz. Mevlana diyor ki o ateş perdesi zahirde bir göz bağıdır. O zorluğu, o sıkıntıyı sen zorluk ve sıkıntılık olarak görme. Fakat hakikatte mana yakasından baş çıkarmış, zuhur etmiş bir rahmettir. Hakikatte o sıkıntılarla o belalarla, o müsibetlerle, o baskıyla mücadele etmen, ona karşı göğüs germen, o haksızlıklarla, o kötülüklerle mücadele etmen, yaka paça olman, hakikatte de diyor rahmettir. ‘insanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı, dirençli davranıp müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.’ (Tırmizi, Ebu Davud) Öyle bir zaman gelecek ki insanlar inandıkları dini yaşayabilmeleri için yaşayabilmeleri için ellerinde avuçlarında ateş tutacaklar. Dini yaşamak, dini yaşamak, bu kadar zor olacak. Neden zor olacak? Çünkü dinini yaşamaya çalışırsa, etraftan baskı görecek, horlanacak, kötülenecek, iteklenecek, köteklenecek, yanlış anlaşılacak, etraf ona farklı bakacak. Dini yaşamak, dini yaşamak ateşten kor gibi tutacak. Başka bir hadis-i şerifte de der ki ‘ahir zamanda iman etmek, ateşten kor gibi olacak.’ imanı tutanın eli yanacak diyor. Tutanın eli yanacak. Elinden atan da dinden imandan olacak. Allah muhafaza eylesin. Elinden atan ne olmuş oldu? Dinden imandan oldu. E dini yaşamak da ateş oldu, kor oldu. Ateş oldu, kor oldu. Gerçekten iman ettiyse bir kimse, gerçekten Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ayak izlerini takip ediyorsa yazın bir kenara, o öz yurdunda garip değildir, o kendi evinde bile gariptir. Bırakın yurdu, kendi evinde bile gariptir. Bir kimse Kur’an ve sünneti azı dişleri ile sıkı sıkı tutsun. Büyük bir çoğunluğun eşi, çocukları, osu, busu her şeyi düşman olur ona. Neden? Çünkü insanlar iman abidesi gibi duran bir kimseden rahatsızlık duyuyorlar. Evet. Onların inandığı gibi inanan bir kimse istiyor. Diyor ki benim inandığım gibi inansın. Gevşek olsun biraz. Yani gah iki kadeh atsın ya, gevşek olsun. Gah biraz haram işlesin ya, gevşek olsun, gah biraz sütü bozukluk yapsın, kanı bozukluk yapsın, yapsın biraz. Gevşek olsun. Ya bu kadar da olur mu ya! Biraz birilerini kayırsın, biraz birilerine bir şeyler göndersin, bir şeyler yapsın yani o. Yapmazsa eğer, o böyle iman ehli olarak durursa, ondan insanlar hiçbir şey yapmazla, hiçbir şey. Rahatsız olurlar ondan. Neden? Çünkü insanların, gerçekten iman etmiş, Allah ve Resulüne sıkı sıkı yapışmış bir kimse nefislerine ağır geliyor. Yok ya, bu kadar da olmaz ya! Nefse ağır geliyor. Allah muhafaza eylesin. “Ana, gel de Allah’ın burhanı gör ki bu suretle Hak haslarının zevk ve işaretini de göresin. Ana, hakikatte ateş olan fakat zahiren suya benzeyen bir alemden çık, bu ateşe gir de ateşe benzeyen suyu gör.” Ana gel, bu ateş gibi görünen Kur’an ve sünnetin içerisinde Allah’ın delillerini gör. Anne gel, iman etmeyen, imanı zayıf olan insanların Kur’an ve sünneti yaşamayı ateş gibi görürlerken sen içine gir de içine girdiğinde Allah’ı rahmet deryasına dal. Dışardan ateş görünenin gerçekte rahmet deryası olduğunu gör. Oruç tutmak, dışardan sıkıntı içinde rahmet deryası. Namaz kılmak, dışarda sıkıntı içinde rahmet deryası. Kur’an ve sünnetin herhangi bir helalını veya ibadetini yapmak, dışardan ateş gibi içi rahmet deryası. Ebedi mutluluk, ebedi kurtuluş ve hem dünyada o kurtuluşun tadı hem de ahirette o kurtuluşun muhteşem bir sonu var ama gel gör ki insanlar öyle değil. “Ateşe gir de ateş içinde gül ve yasemin bulan İbrahim’in sırlarını gör.” Anne ateşe gir o zalim hükümdarın, o zalim sistemin putunun önünde eğilme. O Lat’a, o Uzza’ya, o Menat’a secde etme. Güce, paraya, ekonomiye dünya sevgisine eğilme. Makama,mevkiye, paraya, pula, haramiyete eğilme. Sımsıkı dur. Dimdik dur. Sımsıkı dur, dimdik dur. Sen o Zünuas putunun önünde eğilme, o Zünüas putunun önünde secde etme, o Zünüas putunun felsefesini kabul etme. Burda önemli olan Zinuas’ın felsefesidir. Önemli olan Zinuas’ın felsefesine kendini kaptırmaktır. Zinuas felsefesi nedir? Gücü elinde tutup inananları ezmektir. Bakın hiçbir putun Kur’an’da geçmez ismi. Üç tane putun Kur’an’da ismi geçer. Üç tane putun Kur’an’da ismi geçer. Lat, Uzza, Menat. Kur’an’da geçer bu üç putun ismi. Cenabı Hak putun ismini Kur’anına alır mı? Almış Kur’an’ına. Nedir bu? Güç. Nedir bu, menat, para. Nedir bu, yönetme, yönetme! Ve batı bize üçlü testis inancı ile gelir. Her şeyi üçtür onların. Lat, Menat, Uzza’dır. Her şeyi. Ne derler? Demokrasi, insan hakları, serbest ekonomi. Öyle diyerekten bizi yıllardır sömürmediler mi? Batının demokrasisi neymiş? istemedikleri bir insan seçilirse darbe ile indirmekmiş. Venezuella gibi. Hani demokrasi vardı? Seçimle iş başına gelen seçimle işbaşına gidecekti? Batının insan hakları neymiş? Irak ve Suriye’de binlerce sivil cana kıyacaksın, Afganistan’da binlerce sivil cana kıyacaksın. Nerde insan hakları? Neydi üçüncü putları? Serbest ekonomi. Öyle değil mi? Hani nerde serbest ekonomi? Neden ambargo koyuyorlar her tarafa? Hani serbest ekonomi olacaktı? Kimse kimseye ambargo koymayacaktı? Amerika neden ambargo koyuyor her tarafa veya neden şimdi set çekiyor? Neden demiri bizden ithal etmiyor? Neden kota koydu? Hani serbest ekonomiydi? Değil. Lat, Uzza, Menat. Nedir bu? Güç, askeri güç, yönetim gücü, para, şehvet. Onların istediği budur. Başka bir şey değildir. işte diyor ki sen dışardan ateş gibi görünür anne, sen iman edersen, o ibrahim’in sırlarına erişirsin. Sen gerçekten kamil bir mümin olursan, sana peygamberlerin sırları açılır. Allah bizi onlardan eylesin. Cenabı Hak cümlemizi inşallah öyle iman eden kullarından eylesin. Rabbim Ümmeti Muhammed’in imanını kemale erdirsin. Ümmeti Muhammed’i kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmayı nasip eylesin. Nefislerimizde, evlerimizde, her türlü işimizde Kur’an ve sünnete sımsıkı bağlı yaşayan, kullarından eylesin inşallah. ‘Senden doğarken ölümü görüyorum, senden ayrılmaktan pek korkuyordum. Halbuki senden doğunca havası hoş, rengi güzel bir aleme gelip, dar bir zindandan kurtuldum.’ Burdan devam edeceğiz inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 783-790. Beyitler Şerhi

Ahir zamanda iman neye benzer?

Ahir zamanda iman etmek, ateşten kor tutmaktır. Ahir zamanda imanını yaşamak ateşten kor tutmak. O yüzden ayeti kerimede der ki ‘çok azınız iman etti.’ Çok azınız iman etti. Neden? Ya her şey iyi de namaz kılmak bana zor geliyor. Her şey iyi, örtünmek bana zor geliyor. Her şey iyi, hocam akşamları bir kadeh içsek olur mu benim çevrem hep içiyor da.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 769-770. Beyitler Şerhi

Cüzlerin nereye doğru gideceği konusunda ne anlatılmaktadır?

Her cüz kendi yüzünü külüne doğru, yani tamamına doğru koşar. Her şey kendisini tamamlayan, kendisinin tamamına koşar. Her şey. O yüzden aşık da kendi tamına koşar, yani aşka koşar. Aşık ne zaman ki aşkla yüzleşti, o zaman kendisinin tam olacağını düşünür. Aşık aşkla yüzleşmediği müddetçe aşkla vuslata ermediği müddetçe hiçbir zaman sakin durmayacaktır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 762-763. Beyitler Şerhi

Lut Aleyhisselam’ın kavmi neden helak edildi?

Lut Aleyhisselam’ın kavmi eşcinsellik yüzünden helake uğradı ve Lut’un kavminin içerisindeki Müslümanlar, o eşcinsellerle ve eşcinsellikle mücadele etmedi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 725-726. Beyitler Şerhi

Ahir zaman fitnesinden nasıl kurtulur?

Ahir zaman fitnesinden kurtulmanın yolu, bir velinin elinden tutmak. Bir velinin yolundan gitmek, yoksa birisi hadisi şerifler sahihmi deyip beynini bulandırır, birisi mezhepler var mı deyip aklını bulandırır, birisi dinin şurası böyle miydi şöyle miydi der, kalbini allak bullak eder senin, birisi din profesörüyüm der çıkar, hadislerin hangisi sahih, hangisi değil der, senin aklına çomak karıştırır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 420-429. Beyitler Şerhi

Mehdi ile ilgili alametler nelerdir?

Mehdi ile alakalı büyük alametlerden birisi, Ashab-ı Keyf’in zuhur etmesi. Bu bizim Anadolu dilinde yedi uyuyanlar dediğimiz o yedi uyuyanların uyanması ve ama bunun en enteresanı, isa Aleyhisselam’ın zuhur etmesi, Hızır Aleyhisselam’ın görünen bir dairede, normal insan gibi tecelli etmesi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 406-409. Beyitler Şerhi

Mehdi ala Resul’e Mehdilik tebliğ edildiğinde ne olur?

Mehdi ala Resul’e Mehdilik tebliğ edildiğinde de o, o tebligatı alacak, kabul edecek. Böyle bir şey söz konusu değildir. Maneviyattan haberi olmayanlar veyahut da halden haberi olmayanlar, bana göre verildi de ben kabul etmedim gibi gülünç şeyler söyler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 406-409. Beyitler Şerhi

Mehdi’nin zuhuruyla ilgili ne söylenmektedir?

Mehdi çıktığında öyle istanbul sokaklarında saf salakça dolaşmıyacak o, öyle istanbul televizyonlarında hatun oynatmayacak o, öyle bir şey yok. Öyle bir şey yok. Elinde kılıcıyla zuhur edecek. Elinde kılıç, Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin kılıcı. Kılıçsız bir peygamber yoktur. Kılıçsız da bir Mehdi yoktur. Bir tek isa Aleyhisselam’ın kılıcı olmamıştır. isa aleyhisselam da zaten savaşmakla emrolunan bir peygamber değildir. Bazı peygamberler savaşmakla emrolunmamıştır. Nuh Aleyhisselam, savaşmakla emrolunmadı. Yakup Aleyhisselam, savaşmakla emrolunmadı. Yunus Aleyhisselam savaşmakla emrolunmadı. Musa Aleyhisselam, savaşmakla emrolundu. Davut Aleyhisselam savaşmakla emrolundu. Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem hazretleri, savaşmakla emrolundu. Yer yüzü La ilahe illallah Muhammeden Resulullah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum dedi. O yüzden Hazreti Mehdi, hatun oynatmayacak televizyonda. Savaşacak, mücadele edecek. Bunlar onun üzerinde bulunacak ve işte burada bahsedilen Ashabı Kehf de hemen arkasından zuhur edecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 400-405. Beyitler Şerhi

Deccalın bir gözü kördür mü?

Deccalin bir gözü kördür. Hadis i şerif ne? Diyor ki deccalin bir gözü kördür. Hadis i şerif tespit etmiş araştırmacılar, altıbin hadisi şerif meali var. Dörtbin ayeti kerime meali var ama bunu hikayelerle anlatmış. Anlattığı Allah’ın yolu, Resulullah Sallallahu ve sellem hazretlerinin i çizgisi. Anlattığı o. O yüzden Hazreti Mevlana’nın kendine ait bir yol değil bu. Hiç kimsenin yolu yok. Hiç kimsenin!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 367-373. Beyitler Şerhi

Bu hadis i Şerif’lerdeki mana bu mudur?

Bu hadis i Şerif’lerdeki mana budur. Bu hadisi şerifleri muhakkak, Hazreti Mevlana da okudu ve muhakkak Hz. Mevlana bu geçmişteki ümmetlerin başına gelenleri de gördü ve bu yahudi hristiyan ile vezir hikayesini mesnevisine koydu. Enteresan bir şey. Bu mesnevinin başlangıcında daha bunlar. Üçyüzellinci beyitte, enteresan bir şey ve bu ardıardına cariye hikayesi ve aynı zamanda dudukuşu hikayesi üçüncüsünde üçüncü hikaye de bu padişah vezir hikayesi. Bu hikayelere böyle ardı ardına baktığınızda bir ilahi keramet var. Bir insanın dini anlayışını ve düzenini tasavvuf anlayışını ve düzenini de koruyor. Cariye hikayesi ile asıl sevilmesi gereken yolun ne olduğunu anlatıyor. ilk girişte, ilk onsekiz beyit ve sonrası, cariye hikayesine kadar ana hatları çiziyor ve şimdi de bir dini ifsad edenlerin olabilebileceğini söylüyor bize ve diyor ki başınızdaki şeyhlere dikkat edin. Başınızd, hocalara dikkat edin. Başınızdaki imamlara dikkat edin. Başınızdaki siyasetçilere dikkat edin. Sizin oyunuzu almak isteyen, sizi peşine takmak isteyen, gelin etrafıma diyenlere dikkat edin. Bunların içerisinde hüsn ü niyetli olmayan insanlar olabilir. Bu padişah vezir hikayesindeki gibi birisi bizim içimize girip bizim dinimizi ifsad etmek isteyebilir. Bizden görünebilir. Bizim gibi namaz kılabilir, bizim gibi oruç tutabilir, bizim gibi konuşabilir, bizim gibi davranabilir. Dikkatli olun, uyanık olun. Dikkatli olun, uyanık olun ve eğer ki bir konuşmacı, bir sohbetçi bir hoca efendi bir hacı efendi, bir şeyh efendi, bir kim olursa olsun, söylediği şey, yaptığı iş, söylem ve fiiliyat kur’an ve sünnete uymuyorsa, itaat edilmez, uzak durun. itaat edilmez, uzak durun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 350-367. Beyitler Şerhi

Kalbinde Muhammed i Mustafa (s.a.v) sevdasının etkisi nedir?

Kim? O örtüler.O örtüleri sen örpttün. O örtüleri çeksen, Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerini göreceksin. O örtüleri çeksen, ona soracaksın. Dertliyim yine diyeceksin. Onunla sohbet edeceksin. Hiç kimsenin soh b eti seni açmayacak. Hiç kimsenin sohbeti seni doyurmayacak. Hiç kimse seni cezbetmeyecek. Hiçbir güzellik, onun güzelliğinin yanında güzel gelmeyecek. Hiçbir ses, hiçbir nefes sana hiçbir zaman, hiçbir zaman tat vermeyecek. Sen tatsız tuzsuz dolaşacaksın. Sen kimsesiz dolaşacaksın. Sen yapayalnız dolaşacaksın. Sen belki de bu dünyanın en garip insanı olacaksın. Ama her şeye değecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 325-338. Beyitler Şerhi

Her şeye değecek ne demektir?

Her şeye değecek! Dünyaya da değecek, ahirete de değecek, her şeye değecek. Her şeye de değer zaten. Her şeye de değer. Onca satılmışlığa, onca hançerlenmeye, onca her türlü şeye değer. Değer! Kalmıycak katmer. O zaman böyle imtina edeceksin. Diyeceksin ki bir an göremezsen ne olur? O zaman diyeceksin, yürürken, arabada giderken benim yanıma gelmezse ne olur! O zaman diyeceksin geceleri tek başıma kaldığımda ne olur diyeceksin. Düşüneceksin kendi kendine. Aman diyeceksin. Perde inmesin gönlüme. Aman diyeceksin, ne olur halim diyeceksin, ne olur halim!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 325-338. Beyitler Şerhi

Ahir zamanda gençlerin davranışları nasıl olmalı?

Hadis i şerif var ya ahir zamanda öyle genç, parlak oğlanlar olur der, onlar kuzu postuna bürünmüş kurt gibidir. Onlar konuşurlarken yumuşak konuşurlar. Onların sakalları yoktur. Pırıl pırıldır onlar. Onlar sakal bırakmazlar. Onlar der ümmetimin parasını yemek içen öyle davranırlar. Onlar ümmetin parasını yerler. Onlar görüntüyle aldatırlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 325-338. Beyitler Şerhi

Dünya insanlığı hür müdür?

Hür değildir! O yüzden Cenab ı Hak der ki çok azınız iman etti. Bu enterasan bir ayeti kerimedir, çünkü dünya insanlığı, hürriyeti tatmamıştır. Bu manada hürriyeti tadarsa, dünya üzerindeki mevcut sistemlerin hepsi de yıkılır. Dünya üzerindeki mevcut sistemlerin, bakın mevcut sistemlerin diyorum, hepsini de koyuyorum içine, korku ve ümidin üzerine kuruludur. Gerçeğin, hakikatin üzerine kurulu değildir. Korku ve ümidin üzerine kuruludur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

İnanmış bir topluluk dünya sistemlerine ne şekilde karşı gelir?

Bu noktaya gelen bir cemaati, bu noktaya gelen bir halkı, kavmi, bu noktaya gelen bir inanmışlar topluluğunu dünya üzerindeki sistemlerin hiç birisi de kabul etmez. Musa Aleyhisselam’a yaptıkları gibi öldürmeye, katl etmeye, ordular toplarlar. isa Aleyhisselam’a ve havarilerineyaptıkları gibi, öldürmeye, katletmeye kalkarlar. ibrahimAleyhisselam’a yaptıkları gibi, mancınıkla ateşe atmaya kalkarlar. Yusuf gibi kuyuya armaya kalkarlar. Zekeriya Aleyhisselam’a yaptıkları gibi ne yaparlar, ağacın ortasında keserler. Asla ona müsaade etmezler. Davut Aleyhisselam’a yaptıkları gibi ordular toplarlar, karşısında savaşmaya gelirler. Hazreti Peygamber(s.a.v.)’e ve inananlara yaptıkları gibi sürerler sizi o bölgeden ve beldeden ve siz sürgün gittiğiniz yerde de rahat edemezsiniz. Ordularını toplarlar, hem kendileri sürmüşlerdir, yetmez ordu toparlayıp oraya sizi katletmeye, öldürmeye gelirler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Hayal edersiniz, herkes bölük bölük islama giriyor. Bu durum ne ifade eder?

Hayal edersiniz, herkes bölük bölük islama giriyor. Hayal edersiniz, dersiniz ki bütün mevlevihaneler açılsın. Biz oraya hizmet edelim. Bizden sonrakinler orada rahat etsinler. Biz öylesine bir yol açalım. Zorluğu biz çekelim. Kur’an ve sünnete dayalı, tasavvufun ana ilkelerine dayalı öyle bir mevlevilik, öyle bir sufilik koyalım orta yere ki hayal ya, arkadan gelenler ona sahip çıkıp düzeltsinler ortalığı ve yine sema hanelerde ‘Hu’, ‘Hu’ sesleri yükselsin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 197-209. Beyitler Şerhi

Kıyâmet gününde kulun hesâba çekilmesi ve günahların hayra çevrilmesi nedir?

Kıyâmet gününde kulun hesâba çekilmesi, ve günahların hayra çevrilmesi hakkında.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

İslâm dünyasında ne gibi sorunlar vardır?

Eğer Müslümanlar. Gerçekten, ve gerçekten samimi manada eğer imanları onun gönüllerine otursalar. Siir eten iç aleminde iyi bir. Müslüman olsalar ve. Zalimlere kalben buğuz etseler yeryüzünde ayakta duran hiçbir. Zalim kalmaz tanka ihtiyacın yok tüfeğe ihtiyacın yok ta topa ihtiyacın yok Allah, ve senin kalbindeki. İhlas samimiyet, ve kalbindeki Allah sevgisi, ve kalbindeki. Zalimlere karşı nefret. Zal, Zalimlere karşı duruş o zalimleri yerle. Yeksan ederdi. Ama. Zalimler hala daha. Dünya üzerinde zalimlikler devam ediyorsa. Hukuksuz haksızlıklar her türlü zulüm müslümanların üzerinde devam ediyorsa, ve müslümanların üzerine hiçbir savaşta atılmadığı kadar bombalar atılıyorsa, ve o bombaların altında Müslümanlar, ve çocukları. Bebekler zalimane bir şekilde katlediliyor. Şehit oluyorsa ve Müslümanlar bunlara karşı bir yapama acizliğe bunlara karşı duramama acizliğe duruyorsa yemin ediyorum o Müslümanım diyenlerin kalplerinde ilahi aşktan bir tecelliyat yok ve İslâm dünyası surette kalmış.

Kaynak: 751. VUSLAT YILINDA HZ. MEVLANA’YI ANMA PROGRAMI SEMA, ZİKİR ve DUA 21.12.2024

Orta Doğu’nun Dünya Tarihindeki Önemi neden önemlidir?

Doğu-Batı çatışmasının merkezinde Orta Doğu yer almaktadır. Çünkü bütün peygamberler o bölgede çıkmışlar, ve insanlığın başlangıç tarihi o bölgededir. İnsanlığın sonu da o bölgede olacak, ve kurtuluş veya batış da orada gerçekleşecektir. Dünyanın bu noktada merkezi Orta, Doğu’dur. Kim Orta Doğu’ya sahip çıktıysa, dünyaya bir şekilde sahip çıkmıştır.

Peygamber Tarihi ve Dünya Yönetimi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Bütün peygamberler Orta Doğu’dan çıkmışlardır. Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, ‘Îsâ, ve Muhammedi Mustafa sallallâhu aleyhi, ve sellem, hepsi bu bölgede görev almışlardır. Peygamber tarihinin merkezi burası olduğu için, dünya yönetiminin, ve insanlığın kaderinin de burada belirlenmesi tabiidir.

Mehdi ile ilgili ne anlatılmaktadır?

Örneğin. Hazret-i Musa’nın kekem olması fir un dişinin dahi ağrımaması gibi ya da insan hayatı boyunca Allah’ı zikret, ve samimiyetinden taviz verme muhtaç olmadan, ve acizliğini unutarak yaşamasından sonuçta Cenâb-ı Hak bir veriyorsa onun verdiğinde bir hikmet vardır Musa’nın kekemeliğe de. Hikmet var. Nemrudun firavunun başının daha ağrın mamasında da bir hikmet. Var. Her şeyde bir hikmet var Allah her bir şeyi yaratırken yerli yerince. Yaratır bir hikmet üzerine yaratır bir akıl üzerine yaratır Cenâb-ı Hak yaratırken bunu. Bilmiyor muydu. Biliyor muydu diye bunu. Bilmiyor muydu diye konuşmak Allah muhafaza eylesin sıkıntı efendi baba hayatını anlattığı silde 1960 yıllarda gördüğü rüyasında Peygamber. Efendimizin kucağındaki 3 yaşında bir çocuk görü sorar ve. Mehdi. Aleyhisselâm olduğunu söyler Peygamber e yıl 2007 bu hesaba göre. Mehdi. Aleyhisselâm 50’li yaşlarda bu hesaba göre. Şu an aramızda. Sözün. Özü hocam. Ne kadar kaldı. Sen gördün mü konuştun mu. Ne konuştun. Bizim şu an burada sizinle olmamız. Mehdiye. Mehdi. Aleyhisselâm’ı için, ve tabi olmamız için yeterli, evet. Efendi. Hazretlerinin böyle anlattığı. Rüya var. Bana da anlattı bunu. O hesaba göre şu anda 50 yaşlarında olması lazım ama. Mehdi. Aleyhisselâm’a görev 40 yaşında verilecek o zaman ya. Görev verildi dünyada hiç insan ne var yok 10 yıl geçti ya da bu rüyanın tevili, ve manası başka. Bizim. Mehmet hocanın dediğine göre doğru. Mehdi. Aleyhisselâm’a 40 yaşlarında 40 yaşını doldurunca. Görev verilcek.

Kaynak: 178. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mehdi’nin görevi ne zaman verilir?

Peygamber sallallâhu aleyh veem hazretler de 40 yaşında peygamberlik veril doğuştan Peygamber olmasına rağmen yaradılıştan Peygamber olmasına rağmen bütün velilere. Mürşidi kamillere de 40 yaşında görev verir bir kimse. Veli olabilir 5 yaşında da. Veli olabilir 10 yaşında da. Veli olabilir, ama ona vazife kamillik mürşitlik vazifesi 40 yaşında 40 yaşından önce ona mürşitlik vazifesi verilmez aynı şekilde. Mehdi ale da 40. Yaşında görev verilecek doğuştan. Mehdi olmasına rağmen, ama o doğuştan. Mehdi olsa dahi. Kendi bilmeyecek o kendi mehdiliğini bilmeyecek. O zaman bu noktada. Ya. Efendi. Hazretlerinin rüyası muhakkak bu noktada onun rüyasını eleştirecek noktada değilim tevili farklı. Tabii o da mehdi’yi ben göreceğim inşâallah diyordu. Biz ilk tanıştığımız senelerde bu rüyasını kendisine ölç ölçü olaraktan ben. İnşâallah. Mehdi. Aleyhisselâm’ı göreceğim diyordu, fakat sonradan ölümüne yakın tehir edildiğini söyledi arkadaşlara söyledi. Daha doğrusu bana söylemedi de bizim bazı arkadaşlar, bu noktada ona bir iki soru sorunca. Daum. Ben bunun üzer çok konuşmak istemiyorum konuşursam. Mez yanl anlaşılıyor noktasında yanl anlaşılmasından. KK yok. Man görevini mi tehir edecek yok tabii o zaman. Bu arkadaşlar, da bunu söylediler etrafa da söylendi işte tehir. Edilmiş diye bir çocuk doğacağı zaman doğumu tehir olur mu anne karnında. Doğacak olan çocuğu her. Velinin her evliyanın her Allah dostunun nasıl fıkıhta içtihatta ise yok içtihatta isabetsizlik var ise rüyayı tevil de isabetsizlik olabilir herkese deş tarih boyunca. Atını. Hamamı hamamını hanını satıp. Şam’a gidip. Şam’a yerleşip mehdiyi bekleyen gerçekten Allah. Dostu evliyalar çok olmuştur, ve onların gördükleri rüyaların sahih olduğuna da inanıyorum ben benim bu noktada. Bu. Rüya sahih değil demiyorum bizim. Derviş. Kardeşler, dahi görüyorlar. Mehdi rüyalarında görenler var önceden de çok görüyorlardı. Şimdi de görüyorlar. Tabi şimdi önceki gibi. Heyecanla anlatmıyorlar o rüyaların bayraktarlığını yapmıyorlar biraz da benden kaynaklanıyor herhalde bu. Ama bu tarih boyunca yaşanmış mehdi, ve mehdiyeti herkes kendi zaviyesinden görmüş, ve yorumlamış. Isabet ettirenler olmuş isabet ettiremeyen olmuş şimdi.

Kaynak: 178. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Dünya üzerinde ırk, renk, din, felsefe ve tarikat farkı gözetmeksizin her yapıyı bünyesine çekmeye çalışan uluslararası bir deccâlî sistem mevcut mudur?

Dünya üzerinde ırk, renk, din, felsefe ve tarikat farkı gözetmeksizin her yapıyı bünyesine çekmeye çalışan uluslararası bir deccâlî sistem mevcuttur. Bu sistem, para veya baskı yoluyla itaat ettiremediklerini baskı, tehdit ve güç yoluyla hizaya getirmektedir. Türkiye yıllardır bu baskı mekanizmasının hedef ülkelerinden biridir.

Kaynak: Türkiye’deki cemaat, tarikat,siyasi oluşumların hepsi de deccalist sistem tarafı

Günümüz ilahiyat çevrelerinin büyük bir kısmı Gazâlî’yi nasıl nitelendiriyor?

Günümüz ilahiyat çevrelerinin büyük bir kısmı Gazâlî’yi ‘uydurma hadislerle dolu’ ve ‘İslâm dünyasının bağrına saplanmış bir hançer’ olarak nitelendirmektedir. Hâlbuki Gazâl’ın tırnağının tozuna bile yetişmek mümkün değildir.

Kaynak: Türkiye’deki cemaat, tarikat,siyasi oluşumların hepsi de deccalist sistem tarafı

Cemâleddîn Afgânî’nin yorumlarının ilahiyat müfredatına nasıl etkisi var?

Afgânî’nin hem Şiî hem de İngiliz Mason teşkilâtıyla bağlantılı olduğu; günümüz ilahiyat müfredatının ise farkında olmaksızın bu çizgiden beslendiği bilinmektedir.

Kaynak: Türkiye’deki cemaat, tarikat,siyasi oluşumların hepsi de deccalist sistem tarafı

"Savaş çıkacak mı?" diye soranlar var; savaş hiç bitmemiştir?

Hâbil ile Kābil’den bu yana yeryüzünde hak ile bâtılın savaşı devam eder ve bitmez. "Savaş çıkacak mı?" diye soranlar var; savaş hiç bitmemiştir. İnananlarla inanmayanlar, adaletle zulüm arasındaki bu mücadele kıyamete kadar sürecektir. Devlet liderleri de bu savaşın içindedir; konumları değişse de savaşın gerçekliği değişmez.

Kaynak: Habil ve Kabilden itibaren yeryüzünde hak ve batılın savaşı devam eder

Ahir zamanda bazı kimseler ne yapar?

Ahir zamanda bazı kimseler çıkacak, ve dini dünyaya alet edecekler. Dini dünyaya alet edecekler. Siz oturun şimdi kendi kendinize siyasetçileri, bürokratları, şeyhleri, alimleri tefekkür edin. Bunlar ne yapacaklarmış? Dini dünyaya alet edeceklermiş. Yani dinden geçinecekler. Dünyalıklarını dinden kazanacaklar, ve dünya olarak, dünyalık olarak da dini alet edecekler. Bunlar bir kimse dünyası için dini alet ediyorsa hadis-i şerif onları anlatıyor.

Kaynak: Allah’ın laneti hak ve hakikati unutan makam sahiplerinin üzerine olacak

Aynı kaptan yemek yemeği Mustafa Efendi dedi mi?

Yolculuk yapacaksın, ticaret yapacaksın, aynı kaptan yemek yiyeceksin. Efendim? Zaman, mümin ve münafığı ayırt eder Hakkında. Yolculuğu anladım, ticareti anladım. Aynı kapı anlayamadım. Aynı kaptan yemek yemeği Mustafa Efendi dedi. Aynı kaptan yemek yerken dedi, "Birisi" dedi, "etin güzel yanını" dedi, "senin önüne koyuyorsa" dedi, "o samimi insan" dedi. "Yok böyle" dedi, "tağın içerisinde kaşığını, çatalını dolaştıraraktan" dedi, "Ein iyi tarafını kendi yönüne getiriyor da yağlı tarafı veyahut da işte kemikli tarafını senin önüne getiriyorsa" dedi. Ölçüye bak içimden. Şimdi Şey Efendinin zamanında da biz hep aynı kaptan yiyoruz.

Kaynak: Zaman, mümin ve münafığı ayırt eder

Muharrem’in ilk on gününde hangi tarihi olaylar yaşanmıştır?

Muharrem ayının ilk on günü, İslâm târihinde pek çok büyük hâdisenin vukû bulduğu mübârek bir zaman dilimidir. Âdem aleyhisselâm’ın duâsının kabûl edildiği, İbrâhîm aleyhisselâm’ın ateşten kurtulduğu, Nûh aleyhisselâm’ın tûfandan selâmete çıktığı, Yûnus aleyhisselâm’ın balığın karnından kurtulduğu gün olarak bilinir. Bu günler, ümmet-i Muhammed için peygamberlerin belâ, ve musîbetlerden kurtuluşunun yâd edildiği günlerdir.

Kaynak: Ehli sufi ilk 10 gün tekkelerde evlerde hiç aşure kaynatmamış bir sevinç yaşamam

Muharrem’in ilk on gününde Hz. Hüseyin Efendimizin şehâdeti neden önemlidir?

Ancak aynı günlerde Hz. Hüseyin Efendimiz, ve yetmiş iki şehîd, Yezîd’in emriyle hunharca şehîd edilmiştir. Bir tarafta peygamberlerin mûcizevî kurtuluşlarının sevinci, öte tarafta Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’in ‘Cennet efendisi’ diye vasıflandırdığı, dizinde oynatıp omuzunda taşıdığı Hz. Hüseyin Efendimizin, ve ehl-i beytin şehâdeti vardır.

Kaynak: Ehli sufi ilk 10 gün tekkelerde evlerde hiç aşure kaynatmamış bir sevinç yaşamam

Allah her an dînini yeniler mi?

Allah, dînini yeniletir. Her dönemde, her yüzyılda bir müceddid göndererek dînini idâre eder. Peygamberlerden sonra velîler gönderir; velîlerle dînî anlayışı yenilenir. Allah, dünü bugüne taşır, ve her an yeniden yaratır.

Kaynak: En büyük aşıkta O, en büyük maşukta O

Allah, dînini yenileyen müceddidler kimlerdir?

Allah, her dönemde, her yüzyılda bir müceddid göndererek dînini idâre eder. Peygamberlerden sonra velîler gönderir; velîlerle dînî anlayışı yenilenir.

Kaynak: En büyük aşıkta O, en büyük maşukta O

Kıyametin dehşeti ne anlama gelir?

Kıyametin dehşeti, insanlar etrafa serilmiş kelebekler gibi olurlar ve dağlar da atılmış renkli yünler gibi olur. O gün sevap tartısı ağır gelenler razı olacağı bir hayat yaşarlar, hafif gelenler ise cehennemin çukuruna sığınacaklardır. Bu dehşet, insanlar için kıyametin koptuğu anda yaşayacakları bir olaydır.

Kaynak: (NASİHAT⧸4) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti &; 01.06.2023

Ahit Sandığı ve İsrail Sorunu hakkında ne söylendi?

Ahit Sandığı, ve İsrail Sorunu katından onlara. İkram eylesin amin nerede. Müslümanlara zulmedenler varsa. Rabbim hepsini de kahri perişan eylesin amin ecm başlayıncaya kadar sorusu olan varsa sorsun. İnşallah 15 dakika serbest sohbet edelim yabancı bir kanalda şeyi gösteriyor böyle bu ahit sandığını. İsraillilerin böyle. Mescid-i aksın altına eşiyor durmadan bu ahit sandığını arıyorlar bu ahit sandığı. Bir. Efsane midir ahit sandığı efsane değil ahir zamanda. Mehdi hala. Resul zamanda meydana çıkacak olan bir sandık o. Musa. Aleyhisselamın. Musa. Aleyh nadir. Tevrat ve. Musa. Aleyhisselamın.

Kaynak: (NASİHAT/14) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 01.02.2024

Ahir zamanın alametleri ve Mehdi ordusunun hazırlanması hakkında ne söylendi?

Ahir zamanın alametleri, ve Mehdi ordusunun hazırlanması konuları detaylı olarak ele alınmıştır.

Kaynak: (NASİHAT/14) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 01.02.2024

Müslümanların müminlerin cihadı savaşması kıyamete kadar devam edecek midir?

Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Demek ki. Müslümanların müminlerin cihadı savaşması kıyamete kadar devam edecek. Müslümanların cihadı. Müslümanların savaşması o. Müslüman ölünceye kadar devam edecek. Çünkü ayet-i kerimede fitne yeryüzünden kaldır ıncaya. Silince kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle müşriklerle savaşmak emr olunmuş bakın o kafirlerle o müşriklerle sonuna kadar kıyamete kadar savaşmak emr olunmuş cihatta yok cihatta bir kesinti yok, ve hzr. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri de insanlarla bakın hadis-i. Şerif çok açık insanlarla la ilahe illallah deyince namaz kılıncaya zekat verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunları yaparlarsa. Allahu. Teâlâ’nın. Hakkı hariç kanlarını, ve mallarını korumuş olurlar sonra onların hesabı. Allah’a aittir bu. Buhari. Müslim. Tirmizi. Ebu. Davud. İbn maci hepsinde var bu hadis-i. Şerif.

Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle

Müslümanların cihadı ne demektir?

Müslümanların cihadı. Müslümanların savaşması o. Müslüman ölünceye kadar devam edecek. Çünkü ayet-i kerimede fitne yeryüzünden kaldır ıncaya. Silince kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle müşriklerle savaşmak emr olunmuş bakın o kafirlerle o müşriklerle sonuna kadar kıyamete kadar savaşmak emr olunmuş cihatta yok cihatta bir kesinti yok, ve hzr. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri de insanlarla bakın hadis-i. Şerif çok açık insanlarla la ilahe illallah deyince namaz kılıncaya zekat verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunları yaparlarsa. Allahu. Teâlâ’nın. Hakkı hariç kanlarını, ve mallarını korumuş olurlar sonra onların hesabı. Allah’a aittir bu. Buhari. Müslim. Tirmizi. Ebu. Davud. İbn maci hepsinde var bu hadis-i. Şerif.

Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle

Müslümanlar ne zaman savaşmakla emr olundu?

Demek ki yeryüzünde fitne yok oluncaya kadar. Müslümanlar savaşmakla emr olunmuş ve. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri de buyuruyor ki insanlarla la ilahe illallah deyinceye kadar namazı kılıncaya zekat verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Müslümanın yeryüzü bütün yeryüzünde bütün insanlara. Kur’an, ve sünneti götürme bütün insanlara tevhidi götürme vaz vazifesi var. Eğer. Normalde bir ya bu tebliğ ile güzel bir şekilde olacak. Eğer güzel bir şekilde bu tebliğ ile olmuyorsa bu savaşarak olacak olan bir. Çünkü normal tebliğ etmekle bu olmuyorsa o zaman savaşarak olacak. Eğer onlar bizle savaşıyorlar. İsa bizim kesin savaşmamız emr olmuş. E bize. Bizle savaşıyorlar, ama biz onlarla savaşmıyoruz sıkıntımız bu onlar. Bizim. Kanımızı döküyorlar biz onlarla savaşmıyoruz. Onlar bizim namusumuzu şerefimizi haysiyetimiz yerle bir.

Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle

Müslümanların görevi nedir?

Müslümanların yeryüzü bütün yeryüzünde bütün insanlara. Kur’an, ve sünneti götürme bütün insanlara tevhidi götürme vaz vazifesi var. Eğer. Normalde bir ya bu tebliğ ile güzel bir şekilde olacak. Eğer güzel bir şekilde bu tebliğ ile olmuyorsa bu savaşarak olacak olan bir. Çünkü normal tebliğ etmekle bu olmuyorsa o zaman savaşarak olacak. Eğer onlar bizle savaşıyorlar. İsa bizim kesin savaşmamız emr olmuş. E bize. Bizle savaşıyorlar, ama biz onlarla savaşmıyoruz sıkıntımız bu onlar. Bizim. Kanımızı döküyorlar biz onlarla savaşmıyoruz. Onlar bizim namusumuzu şerefimizi haysiyetimuz yerle bir.

Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle

Müslümanlar neden savaşmıyorsa?

Onlar ahlaken bizi çökertiyor biz onlarla savaşmıyoruz. Onlar ekonomik olarak bizi çökertiyor biz onlarla savaşmıyoruz. Onlar siyasi olarak bizi çökertiyor biz onlarla savaşmıyoruz bizi ahlaki olarak askeri olarak her alanda sinemada dizide filmde modada her şeyde bizi çökertiyor bizi ifsad uğrat diyorlar bizi fasit bir daireye götürüyorlar bizi fahşa fuhuşa sevk ediyorlar, ama biz onlarla savaşmıyoruz, ve bizi. Bizde böyle bir enteresan bir. Korkaklık enteresan bir pısırıklık var biz inandığımız dini. Gür. Seda ile dillendiriyor biz inandığımız dini anlatamıyoruz inandığımız dini. Biz yaşayamıyoruz. Biz yaşamak da istemiyoruz, ama biz bu konuda yaşamamayı da satın alıyoruz biz bu konuda mücadele etmemeyi satın alıyoruz rahatımız terk edemiyoruz ekmeğimizi tokmağı terk edemiyoruz malımızı mülkümüz terk edemiyoruz. Biz. Allah yolunda.

Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle

Kafire, münafığa, mürtede, münafığa gelince susarız ama Mehdiyi bekleriz 18.01.2 nedir?

Kâfire gelince susarız, münâfığa gelince susarız, mürtede gelince susarız. Ama Mehdî’yi bekleriz. Hâlbuki Mehd, geldiğinde tam anlamıyla Kur’ân, ve Sünnet’i yaşatmak için gelecektir. Bizim bugünkü hayatımızda buna ne kadar hazırız?

Kaynak: Kafire, münafığa, mürtede, münafığa gelince susarız ama Mehdiyi bekleriz 18.01.2

Nuh aleyhisselamın tebliğiyle ilgili sorularınız vardı. Karşı tarafın hidayetine engel olur muyuz?

Hayır; karşımızdaki kişinin hidayeti onun nasibindedir. Yanlış tebliğ de, doğru tebliğ de o kimsenin kaderinde ne yazılıysa ona göre sonuç verir.

Kaynak: 29. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Nûh aleyhisselâmın kavmini Gayb Âlemine Daveti nedir?

Fusûsü’l-Hikem’in Nûh faslından kaldığımız yerden devam ediyoruz. İbnü’l-Arabî hazretleri, Nûh aleyhisselâmın kavmini "gece davet ettiğini" söylerken bunu salt kronolojik bir gece olarak değil, manevi bir boyut olarak yorumlar. Gece daveti, kalbin karanlık ve gizli tarafına —yani gayb âlemine— yapılan bir çağrıdır. Gündüz daveti ise zâhire, görünen âleme yönelik akıl ve delil yoluyla yapılan hitaptır.

Kaynak: 26. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Hatemü’l-Evliyâ, Şît Silsilesi ve Kıyamet Senaryosu nedir?

İbn Arabî, Fusûs’ta "son çocuk"tan bahseder: Şît aleyhisselâmın izinden giden bu son veli, Hatemü’l-evliyâdır. O Şît’in sırlarını taşır; ondan sonra bu neviden bir evlat gelmez. Bu son çocuk dünyanın farklı bir bölgesinde doğacak, kendisiyle birlikte bir kız kardeşi de olacak ve hemşiresinin ayaklarının hizasında, ondan sonra dünyaya gelecektir.

Kaynak: 21. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Kıyamet senaryosu nasıl gelişir?

Hatemü’l-evliyâ dünyaya geldikten sonra kısırlık artacak, çocuksuz evlenmeler çoğalacaktır. O Allah’a davet edecek fakat dinleyen olmayacaktır. Onun ve çağdaşı mü’minlerin ruhları kabzedilince geride kalan insanlar helâl-harâm sınırını tanımadan hayvânî bir hayat yaşamaya başlayacaklardır. İşte bu noktada kıyamet onların üzerine kopacaktır.

Kaynak: 21. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Zamanın kutbu vefat ettiğinde ne olur?

Zamanın kutbu vefat ettiğinde yerine yeni bir kutup atanmaz. Gerçek anlamda Allah diyen kalmayınca yeryüzünün ve âlemin ruhu mesâbesindeki bu kutbun yokluğu, tıpkı cesetten ruhun çekilmesi gibi insanlık âlemini ölü hükmüne düşürür.

Kaynak: 21. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Deccalî sistemin en güçlü aracı nedir?

Deccalî sistemin en güçlü aracı insanı hayvânîleştirmektir: çok okumaktan uzaklaştırmak, dini yalnızca kıyafetle veya gruba aidiyetle özdeşleştirmek ve ahlâk sınırlarını ortadan kaldırmak.

Kaynak: 21. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Peygamberler merdivenler yapıyor dediniz; diğer peygamberler de merdiven yaptı, en son Hz. Muhammed Mustafâ geldi. O merdivenlerden kimse çıkmadı mı?

Evet, her peygamber kendi zamanında bir merdiven kurdu; ve o merdivenden çıkanlar oldu. Ancak bu merdivenler zamanla tamamlandı, kapandı. Hz. Muhammed Mustafâ’nın merdiveni ise ebedîdir; kıyamete kadar herkes bu merdivenle çıkar. Diğer peygamberlerin yolundan gelenler de, sonuçta bu merdivenin basamaklarından biri üzerinde yürümüş olurlar.

Kaynak: 15. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Halife olmak ne demektir?

Halife olmak yalnızca iddia etmekle olmaz. "Ben sabahleyin Mehdî oldum" demekle Mehdî olunmuyor; "Dün gece bana ilham verildi" demekle ilham ehli olunmuyor.

Kaynak: 2. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Çarşıya kadar mezara kadar pazara kadar değil bizimki ebedi muhabbetimiz sevgimiz bağlılığımız ebedi olacak öyle 3 günlük 5 günlük değil veya mıdır?

Ebediyete öyle. Bizimki. Çarşıya kadar mezara kadar pazara kadar değil bizimki ebedi muhabbetimiz sevgimiz bağlılığımız ebedi olacak öyle 3 günlük 5 günlük değil veya. Hatta birbirimize olan muhabbetimiz maddi olmayacak.

Kaynak: rOE Bizim işimiz arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, muhabbetimizin ebediyete gitme

Allah için birbirini tutacak nedir?

Allah için yürecek. Allah için sevecek. Allah için zikretecek. Allah için birbirini tutacak. Allah için birbirinden muhabbet besleyecek bu. Bunlar mahşerde hiçbir gölgenin bulunmadığı yerde bir rivayette herşeylanın gölgesinde bir rivayette diyor ki; Allah’ın gölgesinde gölgelenecekler Allah’ın gölgesi olur mu bu manada böyle. Orada diyor. Onlar toplanacaklar. Şehitler diyecekler ki. Mahşer halkı. Bunlar kim. Hangi şehitlerden. Bunlar. Şehit değil diyecekler. Bunlar. Peygamber mi. Bunlar Peygamber de değil diyecekler cevap veriyorlar. Bunlar kim bu hadisi. Kutsi çok hoşuma gider benim bunlar kim bunlar dünyadayken birbirleriyle akraba olmadıkları halde birbirlerinden alışverişleri menfaatleri olmadıkları halde birbirlerini. Allah için sevip toplandıklarında. Allah’ı zikredenler. Bunlar nurdan minberlere nurdan elbiseler giyilir. Nurdan taçla taçlandırılacak. Olanlar bunlar benim kendim durdum. Hedef bu. O yüzden hiçbirinizin parası malı mülkü yok beni ilgilendirmiyor rabbime hamdolsun. Allah hepinize de hayırlısıyla çok versin adetsiz versin sayısız versin hepinize de.

Kaynak: rOE Bizim işimiz arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, muhabbetimizin ebediyete gitme

Helal olan dualarınızı katından kabul eylesin, ve sizin isteklerinizi katınla hiç kimseye muhtaç olmadan versin inşallah, ve böylece midir?

Hiçbir zaman bunun eksikliğini göstermesin. Allah hayırlı ve. Helal olan dualarınızı katından kabul eylesin, ve sizin isteklerinizi katınla hiç kimseye muhtaç olmadan versin inşallah, ve böylece. Biz mahşerde toplanırken birbirimizin gözünün içine baka yüzüne baka. Mahşer yerinde toplanıp büyük bir sevinçle mutlulukla büyük bir sürur ile. Allah’ın gölgesinde gölgelenmeyi cümlemize nasip eylesin ve. Hesaba kitaba kalmadan. Rabbim cemaliyle. Müşerref kılıp hızla. Bizi kendi emanına aldığı kullarından eylesin, ve hızla. Hiç hesap kitap görmeden cennetine koyduğu peygamberine komşu ettiği peygamberlere komşu ettiği kullarından eylesin göğe bizleri bir an bile olsa kendi cemalinden mahrum eylemesin bizim nefislerimize uyup perdelenmemizi affedip gözümüzün önünden perdeye her daim kaldırdıklarından eylesin ecmain.

Kaynak: rOE Bizim işimiz arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, muhabbetimizin ebediyete gitme

Hazret-i Âdem’in yolunu tutmak ne anlama gelir?

Hazret-i Âdem’in yolunu tut: "Ben nefsime zulmedenlerden oldum; beni affet." Bu, Âdem’in çocuklarının yoludur.

Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam

Müslümanlar Darül harbi Darül İslâm’a çevirmek istiyorlar mı?

Müslümanlar. Darül harbin. Darül İslâm’a devşirilmesi istiyorlar mı istemiyorlar mı Müslümanlar.

Kaynak: Darü’l harbin darü’l İslam’a çevrilmesi farklı farklı mücadele yerleri olan bir

Darül harbin Darül İslâm’a çevrilmesi neden farklı mücadele alanları içerir?

Darül harbin Darül İslâm’a çevrilmesi farklı farklı mücadele yerleri olan bir alan

Kaynak: Darü’l harbin darü’l İslam’a çevrilmesi farklı farklı mücadele yerleri olan bir

Cihat ruhu taşıyan bir kimsenin lüks ve israfı olmaz mı?

Cihat ruhu taşıyan bir kimsenin lüks. Evlerle ne işi var. Cihat ruhu taşıyan bir Müslümanın devasa lüks arabalarla ne işi var. Eğer o kimsede. Cihat ruhu var ise ben. Darül harbi. Darül İslâm’a çevirmen için orada oturman lazım orada mücadele etmen lazım. Oraya kök. Salman lazım o zaman orada ev edinebilirsin orada.

Kaynak: Darü&;l harbi darü&;l İslam&;a çevireceksen birinci derecede sana ekonomi lazım

Müslümanlar ne yazık ki heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa’nın yolunu unutmuşlar?

Ne yazık ki Müslümanlar üç günlük dünya için, üç günlük dünya için ne yazık ki ruhlarını, bedenlerini satmakta, bu üç günlük dünya için heva, ve heveslerini ilah edinmekte, Hzre Muhammed Mustafa’nın yoluna Cenabı Hakk’ın Kitabullah’ına sırtını çevirmekte. Bu üç günlük dünyada padişah olsan ne yazar, çöpçü olsan ne yazar, hizmetçi olsan ne yazar? Sen geldin, geldin gibi gideceksin. Arkana tatlı bir huzur, tatlı bir nefes bırakmaktansa deccaliyetin nefesi olmayı tercih etmiş. 3 kuruş için, 5 kuruş için ne yazık ki kendisini peşkeşç etmiş, satmış siyasetçilerin, bürokratların, sahte alimlerin, sahte şeyhlerin, sahte makam sahiplerinin peşine düşmüş. Onlarla beraber kendisini de helak etmekte. Ve Müslümanlar ne yazık ki sokağın heva, ve hevesini kendisine ilah etmiş. İnternetin heva, ve hevesini kendisine ilah etmiş. Kibrini kendisine ilah etmiş. Nefsini kendisine ilah etmiş. Hzreti Muhammed Mustafa’nın ahlakını unutmuş. Onun yolunu unutmuş. Kur’an’ın ahlakını, ve yolunu unutmuş.

Kaynak: Müslümanlar ne yazık ki heva heveslerine düşmüşler ve Muhammed-i Mustafa’nın yol

Takva nedir?

Korkuyla, açlık, ve mallardan mallardan eksilmeyle. Korkunuz ne? Malın eksilmesi. Malın eksilmesi. Sizi korkuturlar mallarınızla. Siz malınız eksilecek diye ödünüz patlar, ve canlarınızla ölümü arzu etmezsiniz. Ölümü istemezsiniz. Edebiyatta ya Rabbi bizi şüa şerbetini içenlerden eyle. Amin. Hani yataktan kalkmıyor buna dua eden. Sabah fosur fosur uyuyor. Ya sen sabah namazına kalkmıyorsun. Nereden şu heda şerbetine gözüne diktin? Sen akşam olunca bir elinde kumanda, öbür elinde kahve. Evde oturuyorsun. Nereden şu Eda şerbetine gözünü diktin? Sen oturuyorsun bugün Galatasaray maçı var mı? Yarın mı? Fenar’ın maçı var mı? Bu bitti bütün her şey. Maç seyrediyor. Nereye gidecek? Ne şüeda şerbeti ya? Onun şerbeti Fenerbahçe’de yarın da şerbet Galatasaray’da.

Kaynak: Deccalist sistemin oyunlarıyla oyalanmanız lazım ki gerçeklerden uzak olun

Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre konferansı hangi konuyu ele alır?

Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre konferansı, Yunus Emre’nin felsefesini ve bu felsefenin İslam’ın özüyle olan ilişkisini ele alır. Yunus Emre’nin sevgiye dayalı bir dünya görüşü, hoşgörü, cömertlik, gönül genişliği gibi değerleri ve bu değerlerin İslam’ın temel ilkeleriyle uyumlu olduğunu vurgular.

Kaynak: Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre

Yunus Emre’nin felsefesinin özü nedir?

Yunus Emre felsefesinin özü, sevgiyle örülmüş bir ağ kurmaktır. Bu ağda herkese yer vardır; sizinle barışık olmadığınız hiçbir kitle olmamalıdır. Yunus’un ‘dokuz köyle barışık olmak’ anlayışı, yalnızca hoşgörüyü değil, bütün insanlığı kucaklayan derin bir sevgi öğretisini yansıtır.

Kaynak: Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre

Yunus Emre’nin sevgi anlayışı nasıl açıklanır?

Yunus Emre’nin sevgi anlayışı, her an Sevgilinin huzurunda olmak, O’ndan bir an bile ayrılamamak şeklinde ifade edilir. Gerçek sevgi, bir hastalığa koşmak, bir yokluğu görmek, bir derdi paylaşmaktır. Sevgiyle örülmüş yürüyüş; muhabbetle, hoşgörüyle, cömertlikle, gönül genişliğiyle, dert dinlemekle, hüzün sahibi olmakla, insanları ötekileştirmemekle ve gönlü Hak’ka açmakla mümkündür.

Kaynak: Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre

Yunus Emre’ye göre insanın varoluşu nasıl açıklanır?

Yunus Emre’ye göre insan, devamlı arayan, sorgulayan ve kendi varoluşunu gerçekleştirmek için yola çıkan bir varlıktır. İnsan başlı başına felsefedir; yeryüzünde halifedir. Ancak bu halifeliği kavrayabilmişse felsefesini tamamlamış sayılır. Yunus’un ünlü dizesi buna işaret eder: ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.’

Kaynak: Anadolu’nun manevi direkleri konferansı: Yunus Emre

Milleti arkasına toplamış yürüyor mu?

Yalancılık yapacak. Deccal çıkacak, yalancılık yapacak. E ümmetin önünde de şimdi yalancı mehdiler var, yalancı şeyhler var. Bugün söylediğini yarın reddeden kimseler var. Var. Milleti arkasına toplamış yürüyor. Yalan söylüyor. İnsanları kandırıyor. Yalanla kandırıyorlar insanları. Adam kendi rüyasını anlatıyor. Kendi görmüş gibi başkasının da rüyasını anlatıyor. Yalan söylüyor. Var. Allah muhafaza eylesin. Ve bak hadislerinden söylenmemiş şeyler anlatacaklar. Yani ayette geçmeyen, hadiste geçmeyen sanki hadismiş gibi anlattığı şeyler olacak. Kur’an, ve sünnetten anlatmayacak size. Kur’an, ve sünnete uygun ölçülerden anlatmayacak. Ya böyle absürt konular bulacak. Absürt sanki tasavvuftan bahsediyormuş gibi absürt meseleler söyleyecek. Sizin, benim, onun, bunun anlamayacağı meseleler konuşacak. Allah muhafaza eylesin. Bunlar, çünkü toplumu saptırmak için, insanları saptırmak için uğraşıyorlar.

Kaynak: Allah’ın manevi sofrasından mahrum olduğu halde kendi kendini halife seçmiş, ins

Türklerin medeniyetinin tarihi nasıl açıklanmıştır?

Dünya tarihi. Türk medeniyetiyle kurulmuştur Müslüman demek. Türk demektir. Türk demek. De Müslüman demektir. Kısacası hani derler ya Peygamber neden. Araplara gönderdi? En çirkef millet. Araplardı o zaman için. En cahil varlık onlar onlardı. O yüzden Cenâb-ı Hak peygamberi. Araplara gönderdi. Hiçbir. Türk.

Kaynak: Gazali’den Sorular 1

Aşure günü hangi konulara işaret eder?

O yüzden bir aşure günü Yezit, ve Yezidi düşüncesinde olanların gerçek yüzlerinin çıktığı gündür. Aşure günü. Çünkü aşurede toplanır. Eğer aşureyi tam manasıyla anlamaya çalışır, onu yaşamaya çalışırsak bilin ki zamanın yezidileri, bilin ki zamanın deccalistleri bundan rahatsız olacaktır. Ve aşure günü dendiğinde ben ümmetin veyahut da bu topluluğun tek vücut olduğu, bu vücut nasıl parmağı acırsa bütün vücudun acırsa bu topluluğun da birisinin bir acısı var ise o topluluğun o acıyı çekmesi olarak geliyor aşure günü. Ve normalde eğer bu topluluk, eğer aile veya topluluk ayrılığa düşerse bilin ki o ayrılıktan şeytan, o ayrılıktan deccalist sistem hoşuna gidecektir. O şeytanı, ve deccalist sistemi sevindirmeme günü olarak geliyor.

Kaynak: Yezid ve yezidi düşüncesinde olanların gerçek yüzlerinin ortaya çıktığı gündür a

Aşure, tevhidin ve birlik beraberliğin pekiştiği günüdür konulu sohbet hangi kişi tarafından gerçekleştirilmiştir?

Aşure, tevhidin, ve birlik beraberliğin pekiştiği günüdür konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak: Aşure, tevhidin ve birlik beraberliğin pekiştiği günüdür

Toplumun düzeni neden bu üç itaat halkasının sağlam olmasına bağlıdır?

Toplumun düzeni, bu üç itaat halkasının sağlam olmasına bağlıdır. Biri koptuğunda diğerleri de zayıflar.

Kaynak: Allah’a, Resulüne ve kendilerinden olan emir sahiplerine itaatsizlik İslam toplu

Mehdî’ye dair manipülasyonlara karşı ne tavsiye edilmektedir?

‘Mehdî çıktı, Mehdî şunu yaptı’ türünden algı operasyonlarına kesinlikle itibar edilmemelidir. Gerçek Mehdî zuhur ettiğinde tüm mü’minler bunu görecek ve duyacaktır; tanımak zor olmayacaktır. Bu konuda kullanılabilecek her türlü siyasi, ekonomik ve sosyal manipülasyon beklenmeli, uyanık olunmalıdır.

Kaynak: Mehdi zuhur ettiğinde mümin olan herkes Mehdiyi görecek, tanıyacak

Dinin ve imanın kemale ermesi nedir?

Benim zamanımda %25’i yaşanıyor. Ahir zamanda %25’i daha yaşanacak dedi. O zaman yaşantı olarak, İslam’ın yaşantısı olarak tam bir tekmül söz konusu olmadı. Bu ahir zamanda olacak. Bunu mehdiyetle alakalı.

Yezid ve yezidi düşüncesinde olanların gerçek yüzlerinin ortaya çıktığı gündür aşure günü mi?

Yezid ve yezidi düşüncesinde olanların gerçek yüzlerinin ortaya çıktığı gündür aşure günü. Çünkü aşurede toplanır. Eğer aşureyi tam manasıyla anlamaya çalışır, onu yaşamaya çalışırsak bilin ki zamanın yezidileri, bilin ki zamanın deccalistleri bundan rahatsız olacaktır. Ve aşure günü dendiğinde ben ümmetin veyahut da bu topluluğun tek vücut olduğu, bu vücut nasıl parmağı acırsa bütün vücudun acırsa bu topluluğun da birisinin bir acısı var ise o topluluğun o acıyı çekmesi olarak geliyor aşure günü.

Aşure günü neden şeytana ve deccali sisteme karşı bir duruş olarak anılır?

Aşure denilince aklıma şeytana ve deccali sisteme karşı bir duruş, bir karşı duruş olarak aklıma geliyor. Çünkü hani tevhit yolunda ilerleyen peygamberler ve onların ümmetleri aşura günlerinde kurtuluşa ermişler. Salih Aleyhisselam bir aşure gününde, Eyyup Aleyhisselam bir aşure gününde, Yusuf Aleyhisselam bir aşure gününde, Yunus Aleyhisselam bir aşure gününde, Musa Aleyhisselam bir aşure gününde, İbrahim Aleyhisselam bir aşure gününde, Adem Aleyhisselam bir aşure gününde Cenabı Hak onları felaha çıkarmış, onları kurtuluşa erdirmiş, onların dualarını kabul etmiş ve tevhit sancağı yere düşürmeden onlar yürümüşler. Ve aynı aşure gününde Hzreti Muhammed Mustafa’nın da sancağı dimdik durmuş ve aynı aşure gününde şehitlerin seri başı, şehitlerin bu noktada en kutsal noktasında olan Hzreti Hüseyin efendimiz şehit olmuş.

Aşure İsa kazanı gibi bütün tatlar, bütün renkler içinde ve bütün tatlar, bütün malzemeleri tatlandırıp ayrı bir hava katıyor mu?

Aşure, tevhidin ve birlik beraberliğin pekiştiği günüdür Hakkında farklı renklerde, farklı tatlarda, farklı duygularda burada bir ve beraberliğin tadını yaşıyoruz. Aşureye baktığınızda bir sürü içinde kuru yaş meyve işte ne bileyim kuru erzaklar bir yerde toplanıp harmanlanıyor ya. Hani benim meşhur bir metaforum var. İsa kazanı diyorum. İşte aşure İsa kazanı gibi bütün tatlar, bütün renkler içinde ve bütün tatlar, bütün malzemeleri tatlandırıp ayrı bir hava katıyor. İşte bu sufi topluluğu da böyle bütün her şeyin toplandığı ve bir kazanın içerisinde harmanlandığı bir topluluk gibi geliyor bana. O yüzden bu içinde bulunduğum topluluğu ben aşure kazanı gibi görüyorum. Evet. Onun dışarı baktığında tek başına olunca bir hükmü yok. Fasulye dışarı baktığınızda nohut bir hükmü yok. Ama normalde kazanın içerisinde girince hepsi de ayrı bir lezzette, ayrı bir tatta, ayrı bir nefasette oluyor. Bu muhteşem bir aşure olmuş oluyor. Ben aşureye biraz da böyle bakıyorum. O yüzden böyle aşure günlerinde bütün kardeşler istiyorum ki herkes toplansın, herkes gelsin. Biz o rengimizi görelim kendi kendimize. O aşure kazanının içerisinde hemhal olalım, bir olalım. Baktığınız zaman kaşığı çalıyorsunuz aşure tabağına. Ben nohut yemem, ben fasulye yemem, ben bulgur yemem, ben şunu yemem, ben bunu yemem demiyorsunuz. kaşığınıza o karışımdan geliyor. O karışımı yiyorsunuz. Ve sufi topluluğu o karışım gibi. Dışarı baktığında tek başına hiçbir şey değil ama kazanın içerisine girince tatlanıyor. Cenabı Hak hepimizi tatlandırsın inşallah.

Mehdiye bağlanıyor. Uzun muhabbet ama din tamam mı?

Evet. Yaşantısı tamam değil. Bir insanda da iman etti mi? Etti. İmanı tam mı? Ev, Olgunlaşması, kemale ermesi. Bu zaman alır veyahut da aniden kemale erer.

Anadolu’daki İslam nasıl yavaş yavaş şekilleniyor?

Tabii Anadolu’daki İslam’a gelmezden önce yani İslam henüz daha Anadolu’ya gelmeden Türklerin Müslüman olması. Bu bir süreç ve Türkler normalde eee Müslüman olduktan sonra İslam’ı kabul edilişi normalde Sultan Tuğrul zamanında denir ama ondan önce Çağrı Bey. Çağrı Bey’den de önce Türkler eee normalde daha eee Emeviler zamanında yavaş yavaş İslam olmaya başlamışlardır.

Türklerin İslam’la tanışması tarih boyunca nasıl devam etmiştir?

Ben bunu böyle söyledim diye. Bu ben tartışılsın diye konuşmadım. Türkler Nuh’un oğlundan itibaren İslam’dırlar. İslam’dır derken Muhammedi İslam noktasında değil. Burada inançları, kültürleri, yaşam tarzları, ibadet şekilleri. Şunu bir sefer bir not alalım bir yere. Bütün dinlerin temelinde İslam vardır. Sapkın dinlerin temelinde dahi İslam vardır. Sonradan onlar yoldan çıkmıştır. Şimdi bugün Müslümanların yoldan çıktığı gibi. Y bugün Müslümanlara baktığımızda büyük bir kısmına baktığımızda yaşadıkları ayrıdır, inandıkları ayrıdır. Türkler bu noktada hani Nuh’tan itibaren müslümandırlar. Bu manada İslamdırlar. Tabii zaman içerisinde değişik değişimlere, kültürlerin etkisinde kalmış filan. Bu uzun tarihi bir mesele. Ama resmi olarak işte Çağrı Bey zamanında Çağrıdan önce hatta eee devlet bazında İslam olmaya başlarlar. Önceden Türklerde normalde şehir devletleri de vardır. Yani Kaan veya Hakan sonradan sultan ismini alır. İslam’dan önce ka, hakanır, beydir. Yani devlet başkanı odur. İsmi odur, lakabı odur. Normalde e işte baba ölür, baba hani büyük kağan, büyük bey ölür. Kaç oğlan var? Üç oğlan var. Ülke üçe bölünür. Elinde bir tane şehir olan, birkaç şehir olan böyle beylikler vardır. Çünkü Kağan’ın veyahut da beyin oğulları vardır. Oğlanlar belirli bölgelerde beylik yaparlar. O zaman için şehir devleti bunlar. Avrupa’da da şehir devletleri vardır. Yani sonradan Bizans’ın çatısı altında toplanırlar. Zaman zaman büyük imparatorluklar kurulur. Ama o büyük imparatorluklar yıkıldıktan sonra da Avrupa’da da Asya’da da küçük şehir devletçikleri ürer. O zaman için Türklerde de mesela böyle küçük şehir devletçikleri var. küçük dedim. Hani bugün işte eee yi bölge ya Türkiye mesela yedi bölgeye ayrılmasının ayrı tarihi bir eee geldisi vardır onun. Böyle yedi bölge düşünün, yedi beylik düşünün. bunun gibi. E tabii Türklerin İslam’la tanışması tarih içerisinde böyle devam ederken eee Tuğrul Bey zamanında artık devletin dini İslam’dır. Ama henüz daha o zaman Anadolu’da eee ta Emeviler ve Abbasiler zamanından kalma küçük küçük Müslüman köyler vardır. Mesela işte eee Emeviler zamanında Eyyüb eları Hazretleri İstanbul’un fethi için gelinir. Mesela muhasareyi kaldırmak için Bizanslarla anlaşma yapılır. Bizanslarla anlaşma yapılır. Sur dışında hala daha Arap Cami vardır ya İstanbul’da. Ben yerini bilmiyorum ama ismini biliyorum. Mesela Arap Cami Emeviler zamanından kalmadır. O zaman için o muhasarayı kaldırmak için anlaşma yaparlar. İşte şu kadar buraya bizim insanımız burada oturacak, yerleşecek. Bir köy gibi düşünün. Hukukları kendine ait olacak. İslam hukuku. Camileri olacak, tekkeleri olacak, medreseleri olacak. Bu anlaşmayla muhasarayı kaldırırlar. Tabii o Bizanslılar ne zaman böyle bir kargaşa çıktı? ilk kılıçtan geçirdikleri kimseler bunlardır. Yani o orada konuşlanan Müslümanlardır. Şimdi öyle olunca hani Anadolu’ya Türklerin ve Müslümanların gelişi İslam olarak Müslümanların gelişi Emeviler zamanında ama Türklerin Anadolu’ya gelişi çok eski. ırk olarak baktığımızda bunlar normalde İslam öncesi Türkler Anadolu’ya gelirler.

Silsilede bir uç şerîata bağlı, öbür uç âlemleri seyreder mi?

Silsilede bir uç şerîata bağlı, öbür uç âlemleri seyreder. Bâkî perdesine geçen kimse ebediyen o perdede kalır; peygamberlerin ve büyük velîlerin hâli budur. Bunların bir kısmı tekrar geriye gönderilir; bir ayakları geride kalır ki başkalarına yol gösterebilsinler.

Kendi acziyetini gören, asıl aciz olmayanı tanır konusunda kıyamet kopulunca ne olur?

Kıyamet kopulunca mecburi istikamet. Herkes onu yaşayacak. Ama kıyameti o kimsenin bu dünyada yaşadığı, ve bu dünyada o ayet-i kerime onun üzerinde tecelli etti. Her şey helak oldu. Yani kendi üzerinde her ne var ise nefsine ait hepsi de helak oldu, ve kendi üzerinde baki olan Allah kaldı. Kendi üzerinde zaten öyleydi, ama öyle olduğunu idrak etmiyordu. Ne zaman ki cemalullah’ta fena, ve beka halini yaşadı, Cemalullah’ta fena, ve beka halini yaşayınca kendi üzerinde kendisininmiş gibi gördüğü bütün sıfatlar helak oldu, ve kendi üzerinde var olan bütün sıfatların gerçek sahibinin Allah olduğunu iyice idrak etti.

Abdal terimi nerede açıklanır?

Kütüb-ü siddette deccaliyetle, fitnelerle alakalı bölümde var. Orada eee abdal kısmı var.

Hazreti Pir öldüğünü ağlamaz, tebessüm eder mi?

Hazreti Pir öldüğünü ağlamaz, tebessüm eder. Hazreti Pir der ki, "Ölüm günü benim matemim değil, düğün gecendir" der. Bu yüzden Hazreti Pir öldüğünü ağlamaz, tebessüm eder.

Zulüm Kuyusu ve Adâlet nedir?

2021 Mesnevî Sohbeti #22 — Zulüm Kuyusu ve Adâlet başlıklı metinde, adâletin ne kadar önemli olduğu, zulümün sonuçları ve adâletin sağlanması için gerekli olan yöntemler tartışılmaktadır. Adâletin yokluğu toplumun çökmesine neden olabileceğini, zulümün kendini zulüm edenlere dönmesi gerektiğini ve adâletin herkesin haklarına saygı gösterilmesiyle sağlanacağını ifade etmektedir. Ayrıca, kendi zulüm kuyusunu kazanmak ve adâletin tecelli etmesi için ceza sisteminin desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Adâletin ne kadar önemli olduğu?

Adâlet, namazdan, oruçtan ve diğer ibadetlerden daha önemlidir. Adâletin sağlanması, ibadetlerin rahat yapılmasını sağlar. Adâlet, canını, malını, çocuğunu, ırzını, namusunu, şerefini, evini koruyan temel prensiptir. Adâletin yokluğu, toplumun çökmesine neden olabilir. Devletin adâlet sisteminin bu güzel ahlâkî sistemi ceza yöntemiyle desteklenmesi, toplumun güvenliğini sağlar.

Zulümün sonuçları nedir?

Zulüm, kendini zulüm edenlere dönerek onlara bir kuvvet verir. Ancak bu kuvvet geçicidir. Zulüm kuyusunu kendine kazanmak, kendi etrafına zulüm kuyusu örmek demektir. Zulüm, toplumun güvenliğini tehdit eder. Zulümün sonucu, kendini zulüm edenlerin Allah’ın cezasına maruz kalmasıdır. Zulüm, kendi zulüm kuyusunu kazanmak anlamına gelir.

Kendi zulüm kuyusunu nasıl kazanırız?

Kendi zulüm kuyusunu kazanmak, başkasına zulmetmek yerine kendi kendine zulüm etmek anlamına gelir. Kendi zulüm kuyusunu kazanmak, ipek böceği gibi kendi etrafını örerek karanlıca kuyu kazmak demektir. Bu kuyu, kimsesiz, zayıf, fakir, yetim, dul gibi insanların üzerine kurulur. Zulüm kuyusunu kendine kazanmak, Allah’ın cezasına maruz kalma anlamına gelir.

İyilik ve kötülüklerin cezası nerede gerçekleşir?

İyilik ve kötülüklerin cezası, Kıyâmet günü gerçekleşecektir. Herkes, dünyada yaptığı iyilik ve kötülükleri önünde hazır bulacak. Kıyâmet günü, kötülüklerin cezası ve iyiliklerin mükafatı verilecektir. Kötülük yapanlar, cezalarını çekmeyi, iyilik yapanlar ise mükafatlarını almayı hak ederler.

Batı Hegemonyası ve Ümmetin Aldanışı nedir?

Hak’la bâtılın mücâdelesi Âdem’den kıyâmete kadar devam edecektir. Birileri hak ve hakikati haykırıyorsa, anlatıyorsa, şeytan, deccal, heva, heves ve bunların yeryüzünde yürüyen iki ayakları, insan görünümündeki hayvanlarıyla mücâdele devam edecek. Bu son bulmayacak. Hiçbir zaman son bulmayacak. Bakmayın siz, Müslümanların şimdi kendi içlerinde eziyet görmediklerine, farkında değil Müslümanlar. Müslümanlar aldatıldığı için, kandırıldığı için, gözlerine perde indirildiği için farkında değiller. Hepimiz aldanmış vaziyetteyiz. Bütün ümmet-i Muhammed kandırılmış vaziyette. Deccâlist, batı kapitalist sistemi ümmet-i Muhammed’in üzerine çökmüş vaziyette. Ümmet-i Muhammed, hem yeraltı zenginlikleri sömürülmekte hem yeryüzlü zenginlikleri söm, hem kültürel olarak, hem eğitim olarak, hem siyasi olarak her şeyiyle sömürülmekte, İslâm sömürüye karşıdır. İslâm ezilmeye karşıdır. İslâm horlanmaya karşıdır. İslâm ikinci sınıf vatandaş görülmeye karşıdır. Aldatılıyoruz, aldatıldığımız için, kandırıldığımız için görmüyoruz. Bütün İslâm dünyasının başına Osmanlı’dan itibaren çorap ördüler. İtibaren çorap ördüler, Osmanlı İmparatorluğu’nu dağıttılar ve böylece İslâm ümmetini dağıttılar. Ve İslâm ümmetinin üzerinde batı hegemonyasını koydu. Artık İslâm dünyasında Müslümanların sesi hâkim değil. Televizyonlara bakın hangisi sizin kültürünüz? Hangisi sizin dininiz? Siyasi partilerin söylemlerine bakın hangisi sizin dininiz? Hangisi sizin kültürünüz? Hangisi sizin âdetiniz, geleneğiniz, göreneğiniz? Sokaklara bakın, sokaklarınız sizin dininiz mi? Alışveriş merkezlerine bakın, oraları sizin dininiz mi? Yaşadığınız şehirlere bakın, yaşadığınız şehirlere. Yaşadığınız şehirler sizin dininiz mi? Yaşadığınız hayata bakın, kendi hayatınızı analiz edin. Ne kadar İslâm? Eşlerinize karşı davranışlarınıza bakın, ne kadar İslâm? Çocuklarınıza davranışlarınıza bakın, ne kadar İslâm? Komşularınıza davranışlarınıza bakın, ne kadar İslâm? Kadınlarınıza bakın, ne kadar İslâm? Erkeklerinize bakın, ne kadar İslâm? Çocuklarınıza bakın, ne kadar İslâm? Anne babalarınıza bakın, ne kadar İslâm? Bunu bakabilmeniz için birinci derecede dininizi bilmeniz lazım. Siz dininizi ne kadar biliyorsunuz? Siz dininizi ne kadar biliyorsunuz? Bizler komple İslâm ümmeti olarak biz dinimizi ne kadar biliyoruz? Bu da ayrı bir tartışma konusu.

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları