Hâbil ve Kâbil’den İtibaren Yeryüzünde Hak ve Bâtılın Savaşı Sürmektedir — Mücâdelenin Kıyâmete Kadar Devamı
Hâbil ve Kâbil’den itibaren — yeryüzünde hak ve bâtılın savaşı sürmektedir. İlk insânın çocukları arasında başlayan bu savaş — kıyâmete kadar devam edecektir. Hâbil hak tarafında; Kâbil bâtıl tarafında. Bu hikâye — bütün insanlık tarihinin bir özetidir. Her dönemde hak temsilcileri vardı; her dönemde bâtıl temsilcileri vardı. Peygamberler hak tarafında; firavunlar bâtıl tarafında. Mü’minler hak tarafında; küfre tâbî olanlar bâtıl tarafında. Bu savaş — bir gün için durmaz; ümmet bunu bilmeli ve hak tarafında durmaya kararlı olmalıdır.
Mâide 27 — Hâbil ve Kâbil Hikâyesi
«Vetlu aleyhim nebee’bney Âdeme bi’lhakkı…» — Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini hak ile oku (Mâide 27). Hikâye: Her ikisi de Allâh’a kurban sundu. Hâbil’in kurbanı kabûl edildi; Kâbil’inki edilmedi. Kâbil bunu kıskandı; kardeşini öldürdü. İlk insân kanı yeryüzüne döküldü. Bu — hak ile bâtılın ilk silâhlı çatışmasıdır. O günden bu yana, mücâdele devam ediyor.
Hâbil’in Tutumu
Hâbil — hak tarafındaydı. Kâbil ona «Seni mutlaka öldüreceğim» dediğinde — Hâbil cevap verdi: «Eğer beni öldürmek için elini bana uzatsan — ben sana karşı elimi uzatıp seni öldürmem; çünkü ben âlemlerin Rabbi Allâh’tan korkarım» (Mâide 28). Bu — hak ehlinin tutumudur. Hak adına haksızlık yapmaz; hattâ kendi canını verir; ama günaha yaklaşmaz. Bu — büyük bir ahlâk seviyesidir.
Kâbil’in Düşüşü
Kâbil — bâtıl tarafına geçti. Kıskançlıkla, hased ile, kibirle hareket etti. Hased — kalbi karartır; sonunda cinâyete götürür. Kardeşini öldürdü; sonra ne yapacağını bilmedi; bir karganın diğer karganın cesedini gömdüğünü görüp — kardeşini öyle gömdü. Sonra ömrünün geri kalanını pişmanlık içinde geçirdi. Bu — bâtılın sonudur: pişmanlık, hüsran, lanetlenmek.
Mücâdelenin Devamı
Hâbil ve Kâbil’den sonra — bu mücâdele her nesilde tekrarlandı. Hz. Nûh ile kavmi; Hz. İbrâhîm ile Nemrûd; Hz. Mûsâ ile Firavun; Hz. Îsâ ile Yahudîler; Hz. Muhammed ile Mekke müşrikleri. Her peygamber döneminde — hak temsilcisi karşı çıktı, mücâdele etti, bazen şehîd oldu. Ama hak — hep galip; çünkü Allâh hakkın yardımcısıdır. Bâtıl geçici; hak ebedî.
Modern Zamandaki Mücâdele
Bugün de mücâdele devam ediyor. Şekiller değişti; ama özü aynı. Hak ehli — vahye dayalı bir hayat istiyor. Bâtıl ehli — vahyi reddedip seküler, materyalist, hedonist bir hayat dayatıyor. Eğitim, medya, ekonomi, siyâset — bütün alanlarda bu mücâdele var. Mü’min bilinçli olmalı; mücâdeleyi göz ardı edip uyuyamaz. Pasif kalmak — bâtıla yardım etmektir.
Hak Tarafında Durmak
Hak tarafında durmak için: 1) Önce hakikat bilgisi — Kur’ân ve sünneti tanımak. 2) Sonra niyet — sâdece Allâh için. 3) Sonra cesaret — bâtıla karşı durmak. 4) Sonra sabır — mücâdele uzun. 5) Sonra hikmet — yumuşaklık ve sertliği yerinde kullanmak. 6) Sonra Allâh’a tevekkül — son söz O’nundur. Bu altı özellik — hak ehlini var eder.
Bâtılın Aldatıcılığı
Bâtıl — aldatıcıdır. Modern bâtıl, kendini «medeniyet», «ilerleme», «özgürlük», «insan hakları» gibi güzel adlarla sunar. Ama özü — Allâh’tan uzaklaşma, vahyi reddetme, insânın hevâsını ilâhlaştırma. Mü’min bu aldatıcı kabukları görmeli; içerideki bâtılı tanımalı. Fârûkî velâyet (hak ile bâtılı ayırma) — modern dönemde özellikle gerekli bir kâbiliyettir.
Galiblik — Sonunda Hak
Allâh «Hak geldi, bâtıl yok oldu; çünkü bâtıl zâten yok olmaya mahkûmdur» buyurur (İsrâ 81). Hak nihâyetinde galiptir; bâtıl yenilecektir. Bu — Allâh’ın koyduğu bir kanundur. Mücâdele uzun sürebilir; ama sonuç bellidir. Mü’min bu îmân ile çalışır; geçici yenilgiler onu üzmez; çünkü son zafer hakkındır. Bu îmân — büyük bir kuvvettir.
Niyâz — Hak Tarafında Durma
Niyâz: «Yâ Rab, beni Hâbil tarafında kullarından eyle. Kıyâmete kadar süren hakbâtıl mücâdelesinde — hak safında sebatla duran bir mü’min eyle. Modern bâtılın aldatıcı kabuklarını fark edebileyim. Fârûkî bir ferâset ver. Mücâdelenin gereklerini — hakikat bilgisi, ihlâs, cesaret, sabır, hikmet, tevekkül — kalbime yerleştir. Pasif kalıp bâtıla yardım eden zayıf mü’minlerden olmaktan beni koru. ‘Hak geldi bâtıl gitti’ îmânıyla çalışan, geçici yenilgilere üzülmeyen bir kul eyle. Son zaferin hak için olduğuna inanan ve bu îmânla yaşayan bir mü’min olarak yetiştir.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hak-Bâtıl, Mücâdele, Hâbil-Kâbil. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.