Cumartesi, 13 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşure Günü ·

Aşure, tevhidin ve birlik beraberliğin pekiştiği günüdür

Bugün aşure ne yazık ki size aşurenin tadını tuzunu anlatamayacağım. Hakkınızı helal edin. Aşurenin nelerden kaynaklandığını size anlatamayacağım. Benim kendimce dünyam birazdan farklı. Allah bizi aff...

Âşûrâ, tevhidîn ve birlik beraberlişin pekiştiği bir gündür; çünkü tarihte nice peygambere Îlâhî yardîmîn ulaştîşî bir gündür ve mü’minler bu günde birleşip Allah’a şükür ederler. Müslümanlar bu günde oruç tutarak Resullahâ’în sünnetine ittibâ ederler. Bu sohbette üstâd, Âşûrâ’nîn manevî mahiyetini, tarihteki yerînî ve mü’minin bu günde nasîl hareket etmesi gerektişini izah etmektedir.


Âşûrâ’nîn Manevî Mahiyeti

Âşûrâ, Muharrem ayînîn onuncu gününe verilen isimdir. Bu gün, Îslâm tarihinde nice mühi’m hâdise ile irtibâtlanmîştır. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem hicret etmeden önce de bu günde oruç tutmuştu; hicretten sonra Yahudilerin de bu günde oruç tuttuklarînî görmüş, “Bu kimin oruçudur?” diye sormuş, “Mûsâ aleyhisselâmîn Fîravun’dan kurtulduşu gün” cevabînî alînca “Biz Mûsâ’ya sizden daha yakînîz” buyurmuş ve mü’minlere bu günde oruç tutmayî emretmiştir (Buhârî, Savm 69; Müslim, Sîyâm 127). Bu, Âşûrâ’nîn Îslâm tarihindeki yerînî ifade eder. Âşûrâ, mü’minler için bir manevî mevsim˙dir; orucu, hayrat ve hasenâtı ile mü’minin manevî tahsi’lîne nice tecelli kazandîrîr.

Âşûrâ’nîn Tarihteki Yeri

Âşûrâ gününde tarihte nice mühi’m hâdise yaşanmîştır. Birincisi, Müsâ aleyhisselâm ve Îsrâiloşullarî Fîravun’un zulmünden kurtulmuşlardır. İkincisi, Nuh aleyhisselâmîn gemisi tufanın bittiği bu günde Cûdî daşîna oturmuştur. Üçüncüsü, Hazreti Âdem aleyhisselâmîn tövesi bu günde kabul olunmuştur. Dördüncüsü, Hazreti İbrâhîm aleyhisselâm Nemrud’un ateşinden bu günde kurtulmuştur. Beşincisi, Hazreti Yûnus aleyhisselâm balîşîn karnîndan bu günde kurtulmuştur. Altîncîsî, Hazreti Eyyûb aleyhisselâm hastalîşîndan bu günde şifa bulmuştur. Yedincisi, Hazreti Yûsuf aleyhisselâm zindandan bu günde çîkmîştır. Bu hâdiseler, mü’minler arasında nakledilmiş ne var ki rivayet zincirinin sıhhati hakkînda farklî görüşler vardîr. Asıl önemli olan, Âşûrâ’nîn Îlâhî yardîmîn ulaştîşî bir gün olarak idrâk edilmesidir.

Âşûrâ Orucunun Fazîleti

Âşûrâ gününde oruç tutmak, mü’min için manevî bir tahsil˙dir. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem “Âşûrâ gününün orucunun, önceki yılîn günahlarîna kefaret olacaşînî Allah’tan ümit ederim” (Müslim, Sîyâm 196) buyurmuştur. Bu hadis, Âşûrâ orucunun manevî fazîletini ifade eder. Mü’min, Âşûrâ gününde oruç tutarak geçmiş bir yîlîn günahlarînîn affedilmesini ümit eder. Yahudilerden farklî olmak için Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem mü’minlere “Yahudilerle aynı yapmamak için, Âşûrâ’dan önce veya sonra bir gün daha oruç tutun” (mücmel anlamîyla) tavîye etmiştir. Bu sebepten mü’minler Âşûrâ’dan önce veya sonra bir gün daha oruç tutarlar; bu, sünnete daha tam ittibâ˙yî saşlar.

Âşûrâ ve Birlik Beraberlik

Âşûrâ, mü’minlerin birlik ve beraberlişinin tahkim edildişi bir gündür. Çünkü bu günde mü’minler, tüm peygamberlerin manevî mirasını idrâk ederek, Îlâhî yardîmîn bir tîrkâ˙ gibi tarihte yaşadîşînî tahkik ederler. Müsâ’nîn Fîravun’dan kurtuluşunu, Nuh’un tufandan kurtuluşunu, Yûnus’un balîşîn karnîndan kurtuluşunu hatîrlatarak Allah’a şükür ederler. Bu hâl, mü’minler arasındaki manevî birlişi tahkim eder; çünkü her mü’min, Allah’în yardîmîna muhtaçtır ve tüm peygamberler bu yardîmdan istifâde etmişlerdir. Karabaş Velî hazretleri “Âşûrâ, mü’minlerin tarihte birleştikleri bir gündür; çünkü Allah’în yardîmî tüm peygamberlere & tüm mü’minlere ulaşan bir hakikatdir” buyurmuştur. Mü’min, bu şuürla Âşûrâ’yî idrâk eder ve manevî tahsi’lîne nice inşirâh kazanır.

Tevhidin Pekiştirilmesi

Âşûrâ, tevhidin pekiştirildiği bir gündür. Çünkü bu günde mü’minler, tüm peygamberlerin Allah’în birlişini tebliş ettiklerini idrâk ederler. Mûsâ aleyhisselâm, Fîravun’a “Allah’tan başka ilah yoktur” tevhidini tebliş etmiştir; Nuh aleyhisselâm da, Âdem aleyhisselâm da, Îbrâhîm aleyhisselâm da… Tüm peygamberler aynı tevhidî tebliş etmişlerdir. Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, ona ‘Benden başka ilah yoktur, bana ibadet edin’ diye vahyetmiş olmayalim” (Enbiyâ 21/25) buyurmuştur. Bu âyet, tüm peygamberlerin tevhidî tebliş ettişini ifade eder. Mü’min, Âşûrâ’da bu tevhidi tahkim eder; tüm peygamberlerin manevî mirasını idrâk ederek imanını tashih eder. Karabaş Velî hazretleri “Âşûrâ, tevhidîn tahkim edildişi bir gündür; mü’min bu günde imanını yenilemekten geri durmamalîdîr” buyurmuştur.

Âşûrâ’da Hayır ve İnfak

Âşûrâ günü, hayır ve infakta bulunma˙nîn manevî mevsim˙dir. Hadisi şerîfde “Kim Âşûrâ günü aile˙sine bolca ikram ederse, Allah ona o yîlîn bütün rızkını bollaştırır” buyrulmuştur (mücmel anlamîyla nakledilen rivayet). Bu, Âşûrâ gününde mü’minin aile˙sine ikram etmesinin manevî fazîletini ifade eder. Mü’min, bu günde aile˙sine güzel yemekler hazîrlar, fakirlere yemek daşîtîr, ihtiyaç sahiplerine yardîm eder. Anad˙olu’da geleneksel olarak Âşûrâ tatlîsî pişirilir ve komşulara daşîtîlîr; bu, mü’minler arasındaki manevî başı kuvvetlendirir. Mü’min, bu hâli yaşayîp yaşatîrken niyetini hâlîs tutar; sadece Allah rîzasî için ikram eder. Karabaş Velî hazretleri “Âşûrâ günü mü’minin sıhî ailesine ve geniş ailesine ihtimâm göstereceşi bir gündür” buyurmuştur.

Bibliyografya

  • Enbiyâ sûresi, 25. âyet (peygamberlerin tevhid teblişi).
  • Bakara sûresi, 50. âyet (Müsâ ve İsrâiloşullarînîn kurtuluşu).
  • Yûnus sûresi, 90. âyet (Fîravun’un helakî).
  • Hûd sûresi, 44. âyet (Nuh’un gemisinin Cûdî’ye oturmasî).
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’s-Savm 69, Âşûrâ orucu.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’s-Sıyâm 127, Âşûrâ orucu.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’s-Sıyâm 196, Âşûrâ orucunun kefareti.
  • Tirmizî, Sünen, Kitâbü’s-Savm, Âşûrâ bahsi.
  • Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’s-Sıyâm, Âşûrâ orucu.
  • Nesâî, Sünen, Kitâbü’s-Sıyâm, Âşûrâ orucu.
  • İbn Mâce, Sünen, Kitâbü’s-Sıyâm, Âşûrâ bahsi.
  • Ahmed b. Hanbel, Müsned, Âşûrâ rivayetleri.
  • Beyhakî, Fazâilü’l-Evkât, Âşûrâ’nîn fazileti.
  • Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü Esrâri’s-Savm.
  • İbn Receb, Letâifü’l-Maârif, Muharrem ayî.
  • İmâm Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim, Âşûrâ orucu.
  • İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, Âşûrâ tarihi.
  • İmâm Rabbânî, Mektûbât, Âşûrâ ve manevî tahsil.
  • Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, Âşûrâ adâbî.
  • İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Yûnus 90 tefsîri.

Sohbetin Tasnîfi

Bu sohbet, Âşûrâ’nîn manevî mahiyeti, Âşûrâ’nîn tarihteki yeri, Âşûrâ orucunun fazîleti, Âşûrâ ve birlik beraberlik, tevhidin pekiştirilmesi ile Âşûrâ’da hayır ve infak gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatînîn Âşûrâ üzerine tahkimini ifade eden bu sohbet, mü’minin manevî tahsi’lîne kıymetli bir üfük açmaktadîr.

Kaynak: Mustafa Özbağş Hocaefendi Sohbetleri | Video | Seri: Âşûrâ ve Kerbelâ

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Rad 13/28; kalplerin Allah’ı zikirle huzur bulması.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/41-42; Allah’ı çok zikretme emri.
  • Kur’an-ı Kerim, Zuhruf 43/36; Rahman’ın zikrinden yüz çevirene ÅŸeytanın arkadaÅŸ kılınması.
  • Nevevi, el-Ezkar, zikir ve dua adabı bölümleri.
  • KuÅŸeyri, er-Risale, zikir, murakabe ve kalp hayatı bahisleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, zikir ve dua adabı bölümleri.