Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Darü'l harp - Darü'l İslam ·

Darü’l harbi darü’l İslam’a çevireceksen birinci derecede sana ekonomi lazım

Darül harbi Darül İslam'a çevireceksin Darül harbi Darül İslam'a çevireceksin orada elinde tank...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevirmek isteyen bir Müslümanın birinci derecede iktisâdî kuvvete ihtiyâcı olduğunu, lâkin bu kuvveti hevâ-heves için, lüksisraf için, yatvillaarabaya bozulmak için kullanmasının câiz olmadığını tafsîl etmektedir. Bir kimse mücâhede niyetiyle iş yeri kurar, evine yatırım yapar, etrâfına yardım dağıtır ise — orada faizli kredi kullanma fetvâsı kendisine câizdir. Lâkin yazlık, yat, lüks araba almak için kredi kullanmak — bu, mücâhede ruhuna aykırıdır ve câiz değildir. Sohbette aynı zamanda «mücâhitten müteahhide, müteahhitten ite, itten dinsize» geçen ürkütücü tedennî de tafsîlen anlatılmaktadır.

Dârü'l-Harbi Dârü'l-İslâm'a Çevirmek

Mustafa Özbağ Efendi sohbete pratik bir gerçekle başlar: «Dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevireceksin; orada elinde tank yok, tüfek yok, kılıç yok, ok yok, çakı bıçağı yok, hiçbir yok. Öyle Alman gizli servisinin kurduğu gibi Cemâleddîn Kaplan'ı alıp tahtadan tüfeklerle, ne o spor salonunda yürümekten olmuyor bu işler. Bu işler öyle de olmuyor.» Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın» (Enfâl 8/60) buyurmuştur. Bu emir günümüz şartlarında iktisâdî, sınâî, teknolojik, ilmî, ve içtimâî kuvveti içerir. Mü'mîn dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevirmek istiyorsa öncelikle iktisâdî olarak güçlü olmak mecbûriyetindedir.

Mücâhede Ruhu ile Lüks Birarada Olamaz

Mustafa Özbağ Efendi kredi fetvâsını mücâhede ruhuyla irtibâtlandırır: «Burada iyi niyetliyse bir kimse, maksadı amacı buysa — evet kardeş — sen, ama o maksadına koşarken bu fetvâyı kendine kullan. Kredi al amacın buysa. Ama yok, sen yazlık alacaksın — alma! Yazlığın olmasın! Müslümanın ne işi varmış yazlıkla? Mücâdele edeceğim diyen bir kimsenin, cihâd ruhu taşıyan bir kimsenin yazlıkla ne işi var? Cihâd ruhu yaşayan bir kimsenin lüks evlerle ne işi var? Cihâd ruhu taşıyan bir Müslümanın devâsâ lüks arabalarla ne işi var?» Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Bir kimseye iyi bir eş, geniş bir ev, menziline götürecek güvenli bir binek — dünyâlık olarak bu üç şey ona yeter» (İbn Hibbân; Beyhakî) buyurmuştur. Mücâhid bu üçle yetinmek mecbûriyetindedir; lüksün, israfın, gösterişin yeri yoktur.

Sermâyenin Mücâdele İçin Kullanılması

Mustafa Özbağ Efendi mücâhede ruhu ile sermâyenin nasıl kullanılması gerektiğini şöyle îzâh eder: «Sen kendince dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevirmen için orada oturman lâzım, orada mücâdele etmen lâzım, oraya kök salman lâzım. O zaman orada ev edinebilirsin, orada iş yeri de lâzım, o zaman sana ekonomi lâzım; sen muhakkak orada ekonomiyi de elinde tutman lâzım, parayı kazanman lâzım, etrâfına yardımcı olman lâzım. Çünki o zaman orada sen işini büyütmelisin, işinin üzerine yatırım yapmalısın, daha fazla zekât dağıtmalı, daha fazla Müslümanlara yardımcı olmalısın. Eğer bu zihniyette ise o kimse — evet — o zaman kredi kullanabilir.» Bu fetvânın asıl maksadı budur; mücâhede için sermâye, sermâye için kredi.

Yatırım Mâksadı ile Hevâ-heves Ayrımı

Mustafa Özbağ Efendi yatırım mâksadı ile hevâ-heves arasındaki çizgiyi keskin bir şekilde belirler: «Eyvallah o zaman faizle de mal alır, o zaman faizle de para kullanıp işini büyütebilir. Evet, bu tamam — buradaki hedef ne? Dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevirmek. Hedefin yazlık almaksa câiz değil canım kardeşim sana. Sen yazlık için gidip kredi kullanma. Hayır, yok bu sana câiz değil yok. Senin hedefin ayrı; senin hedefin gösteriş alma, senin hedefin lüksisraf alma — sen borçlanma! Hevâ-hevesinden alma! Hevâ-hevesine düşme!» Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hevâsını ilâh edineni gördün mü?» (Furkân 25/43; Câsiye 45/23) buyurmuştur. Hevâ-heves İslâm'ın en büyük tehlikesidir; ve mü'mîn dârü'lharpte yaşıyor olsa bile hevâ-hevesin esiri olmak istemiyorsa lüks ve israftan uzak durmak mecbûriyetindedir.

Mücâhitten Müteahhide, Müteahhitten İte

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin en sarsıcı bölümünde mücâhitlik makâmından düşüşün safhalarını anlatır: «Mücâhid olarak yola çıkanlar sonra müteahhid oldular, sonra it oldular, sonra da dinsiz oldular. 'Ya ağır konuşuyorsun!' — Evet ağır konuşuyorum. Mücâhid olarak yola çıktılar müteahhid oldular; ondan sonra da it oldular bildiğiniz it; ondan sonra da dinsiz oldular.» Bu tedennînin sebebini şöyle îzâh eder: mücâhid olarak yol yürürken müctehidler önemliydi — İmâmı Â'zam, İmâmı Şâfiî, İmâmı Mâlikî, İmâmı Hanbelî; mezhebler önemliydi; hadîsi şerîfler önemliydi; sünneti seniyye önemliydi. Lâkin parayı görünce, müteahhid olunca, siyâsette bürokrat olunca — bu tip hevâ-hevesine düşkün insanlar, tâm bir terbiye olmamış nefis terbiyesinden geçmemiş olan insanlar belli bir makâma gelince paraya bozuldu, kadına bozuldu, makâma bozuldu. Mücâhitlik müteahhitliğe geçince it oldular; itlikte de durmadılar, dinsiz oldular.

İnkâr Zincîri: Mezhep, Hadîs, Âyet

Mustafa Özbağ Efendi dinsizleşmenin zincîrleme bir inkâr olduğunu îzâh eder: «Sebebi şu: mezheblere inkâr etmeye başladılar; yetmedi, hadîsleri inkâr etmeye başladılar; yetmedi, şimdi âyeti kerîmelere ahkâm kesiyorlar, atıyorlar — bacak üstüne çekirdek çitlerken 'târihsel mi bakalım, evrensel mi bakalım?' 'Yok bu Peygamber de hatâ yaptı canım', 'O Peygamber de bak günâh işledi'. 'Hadi bu âyeti kerîmelere yeniden bakalım — siz nereden yapıyorsunuz, eski tefsîrleri alıyorsunuz!' Millet şimdi tıb okumuş, kimyâ okumuş, bilmem ne okumuş; onlara diyorsunuz ki Âdem topraktan oldu, hat ses geliyordu — adam inanır mı? Yâ, kaç tâne üniversite bitirmiş! Diyorsunuz; buradan dinsiz oluyorsunuz.» Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar Allâh'a verdikleri sözden sonra yine onu bozarlar» (Bakara 2/27) buyurmuştur. Mücâhitten dinsizliğe giden bu yolculuk her safhada bir bozulmadır; mü'mîn nefis terbiyesi olmadıkça bu zincîre kapılma tehlikesi içindedir.

Mahallenin Havasını Bozmak

Mustafa Özbağ Efendi sohbette ictimâî bir nükte de paylaşır: «Sen diyorsan ki burada gayri Müslim unsurlar — meselâ inşâat yapmış adam 50 dâire yapmış, 100 dâire yapmış, sömürüyor ortalığı. Sen de 100 dâire yap, sen sömürme. Hatta onların böyle hevâ-hevesini oyup şan ve şatâfat için yapmış olduğu sitenin karşısına git — fakîr fukarânın oturacağı 2+1'ler yap, ve gerçekten de orayı Müslümanlara sat. O sabâhleyin 10 trilyonluk arabasıyla çıkarken görsün onu orada. Hatta diyorlar ya bunlar 'Nereden geldiler buraya, bu mahallenin havası bozuldu eskisi gibi değil artık. Neden? Sabâhleyin fukarâları görüyorlar.'» Bu hikâye İslâm'ın iktisâdî mücâdelesinin nasıl bir adâlet ile yürütüleceğine dâir muazzam bir nümûnedir. Mü'mîn fakir fukarâya hizmet eden, sömüren değil sömürüyü bozan, hevâ-hevesin değil adâletin temsîlcisi olarak iktisâdî mücâdele etmek mecbûriyetindedir.

  • Kur'ânı Kerîm: Enfâl 8/60; Bakara 2/27; Furkân 25/43; Câsiye 45/23; Tevbe 9/33.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Cihâd, kuvvet hazırlığı.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Zühd.
  • İbn Hibbân, Sahîh, üç şey kâfîdir hadîsi.
  • İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'z-Zühd.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zühd.
  • İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, dârü'lharp ahkâmı.
  • İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
  • İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
  • İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
  • İmâm Şâfiî, el-Üm.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, zühd ve hevâ bahsi.
  • İmâm Şâtıbî, el-Muvâfakât.
  • Yûsuf Kerimoğlu, Emânet ve Ehliyet, dârü'lharp bahsi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Darü'l Harp Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet dârü'lharbi dârü'l-İslâm'a çevirmek için iktisâdî kuvvetin zarûretini, mücâhede ruhu ile lüksisrafın bir arada olamayacağını, sermâyenin mücâdele için kullanılmasını, yatırım mâksadı ile hevâ-heves ayrımını, mücâhitten müteahhideitten dinsize tedennînin safhalarını, mezhephadîs-âyet inkâr zincîrini, ve mahallenin havasını bozma mücâdelesini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Darü'l Harp Sohbetleri