Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Çocuk Eğitimi(66)
Çocuk yetiştirmenin temel ilkeleri nelerdir?
Kıyasladığı zaman da çocuklar kendi kendilerine öz güvenlerini yitiriyor. Anne babalar çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamaktansa normalde çocukların kendi özelliklerini, kendi özelliklerini öne çıkarıp, çocukların da kendi özelliklerini öne çıkarmalarına müsaade etmeli. Mesela bizde şöyle bir şey var, başarı, lise birincisi olduğu başarı veya üniversiteye gittiği başarı veya ne bileyim şunu yaptığı başarı, illa ki herkes okuyarak başarılı olacak diye bir kaide yok. Bir kimse okumadan da başarılı olabilir. Kız erkek hiç önemli değil. Veyahut da belli okula gidenler başarılı, belli okula gitmeyenler başarısı, bu da doğru değil. Herkesin kendi özellikleri var, herkesin kendince bir, kendince fıtratı var, kendince bir disipline edip etmediği yerler var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Haciz Malı Tarlanın Helâl Olma Şartları, Çocuk Yetiştirme ve
Mutsuzluğu mîras bırakmamak için neler yapılmalıdır?
Anne çıldırıyor. Diyor mu bu hâle siz getirdiniz. Aman evladım sen oku bulaşıyı elleme, sen oku çamaşırı elleme, sen oku şunu yapma, sen oku bunu yapma. Kız çocuğa gelmiş 25 yaşında okumuş ama hiçbir şey yapmak istemiyor öyle. Okumak artık çocukların önünde bir engel oldu. Şu anda sanatkarların elinde çırak yok dostu. Sanatkarların elinde çır, çok fazla değil. Ben ve benden 10 yaş küçük olan nesil gidince tornevi de tutacak hiç kimse kalmayacak. Bakın tornevi de tutacak bir kimse kalmayacak. Şu anda 20-25 yaşındaki nesil bir şey tamir etmeyi bilmiyor. Bilmiyor. Bir şey bir yerden alıp öbür tarafı götürmeyi bilmiyor. Ya bildiğin bir şey. Bakın deneyin çocuklarınızı. Çocuklarınızı deneyin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Haciz Malı Tarlanın Helâl Olma Şartları, Çocuk Yetiştirme ve
Çocuk yetiştirmek için neden karşılaştırma yapmamalıyız?
Biz ne yazık ki mutlu bir ülke değiliz. Mutlu ailelerimiz yok bizim. Mutlu çocuklar da yetiştirmesini bilmiyoruz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Haciz Malı Tarlanın Helâl Olma Şartları, Çocuk Yetiştirme ve
Çocuk Eğitimi nedir?
Çocuk Eğitimi, Allah’ın her şeyi yaratmış, yaratmış olduğu her şeyi kaderlemiş ve kaderlediği her şeyi meydana getirmiş olduğuna inanmaktır.
Çoğu zaman ne yapacağımızı bilemiyor?
Değişikliklere kapalı. Hep aynı kıyafetler. Aynı saç modeli olsun istiyor. Yeni aldığımız kıyafetleri asla giymiyor. Ağlama krizlerine giriyor. Sakinlik için Sekîne duâsı istiyoruz ama başka neler yapabiliriz. Olsun daha iyi. Yeni kıyafetler olmaya versin. Çocuğunuz da gösteriş yapmasın. Güzel bak. Tasarruflu bir çocuk olacak. Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamünaleyküm.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (921-922. Beyit)
Çocuklara nasihat etmek mi, eleştirmek mi?
Din nasihattır din nasihattır din nasihattır. Eşler de bunu yapıyor. karı koca da birbirini devamlı eleştiriyor. Nasihat etmiyor. Ona güzelliği anlatmıyor. Bu böyle ailelerde kuranik rahatsızlık. Ailelerde dini terbiye olmadığı için kadın veya erkek birbirini eleştirmekten geçiriyorlar günlerini. Çünkü annesinden babasından öyle gördü. Eğer baba hep böyle işini eleştiriyorsa o çocuk da demek ki kadını hep eleştiriliyor diyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
28 Şubat sonrası dinî eğitim ihmâlinin etkisi nedir?
Efendi hazretleri bu noktada 28 Şubat süreci ve sonrasında yaşanan dinî eğitim ihmâlini misâl olarak getirmiştir. 28 Şubat kararları, Kur’ân kurslarına ve imâm-hatip okullarına getirilen kısıtlamalarla büyük bir nesli dinî eğitimsiz bırakmıştır. O dönemde "sekiz yaş sınırı" konarak küçük yaşta çocuğun Kur’ân öğrenmesinin önüne geçilmiş; böylece tam olması gereken çağda hıfza ve ilme başlaması engellenen bir nesil kaybedilmiştir. Efendi bu durumu, "kayıp nesil" olarak tanımlamakta ve bu neslin şu anda yaşadığı kimlik bunalımının, ahlâkî çözülüşün ve dinî bilgi eksikliğinin kökeninde bu eğitim ihmâlinin yattığını ifâde etmektedir. 28 Şubat’ın açtığı yaranın kapanması, yeni neslin doğrudan Kur’ân ve Sünnet’le buluşturulması ile mümkündür.
Kaynak: 36. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Çocuk Terbiyesi, Rûhlar Âleminde Hitâb, Can
Çocuğa hangi isimler konulmalıdır?
Peygamberlerin, sâliha annelerin ve büyük sahâbenin isimleri konulmalıdır: İbrâhîm, Yûsuf, Ya’kûb, Mûsâ, Hârûn, Âdem, Yûnus, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin, Mu’âz, Hamza, Enes, Ahmed, Mustafa; Hatîce, Âişe, Fâtıma, Zeyneb, Sümeyye. Kuş ismi (Şâhin, Kartal, Atmaca), böcek ismi veya ansiklopediden uyduruk isimler konulmamalıdır. Hz. Ömer Efendimiz "Şâhin" isimli çocuğun babasına "İyi ki seni öldürmemiş!" demiş ve ona hem dînini öğretmediği, hem meslek öğretmediği, hem de kuş ismi koyduğu için üç kat azarlamıştır. İnsan neyi seviyorsa onun ismini koyar — ama biz sahâbeyi sevdiğimizi söylüyorsak, çocuklarımıza sahâbe isimleri koymalıyız.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (23 Temmuz 2011) — Namaz Dînin Son Kalesi, Helâl
Kızılay’ın Çarpıcı Verileri ve İsrafın Küresel Maliyeti nedir?
Kızılay Başkanı Tekin Küçükali’nin 2011’deki açıklamasına göre: Dünyâ üzerinde hayvanların bakımı için 40 milyar dolar, güzellik salonlarına 163 milyar dolar harcanırken, Somali’deki insanlık fâciâsını önleyebilmek için sâdece 1,5 milyar dolara ihtiyaç vardır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Deccaliyetin Üç Karanlık Kuyusu nedir?
‘Kıymetli dostlar, dünyânın yedide biri içki-uyuşturucunun pençesinde. Dünyânın yedide birinin geçimi fuhuştan, dünyânın yedide birinin geçimi terörden. Üç tane şey var: fuhuş, terör, uyuşturucu. Bunlar dünyânın yedide üçünü yok ediyor. Üçü de birbirine bağlantılı. Dünyâ üzerindeki deccaliyetin, insanlık âlemini yuttuğu karanlık kuyular bunlardır.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Töre Cinâyetlerinin Gerçek Arka Planı nedir?
‘Ben töre cinâyetlerini tahsîl etmiyorum, öldürülmesinden yana değilim — sakın yanlış anlaşılmasın. Ama Türkiye’de televizyonlarda bunun bangır bangır bağırılmasının arkasındaki sebep töre cinâyetlerini durdurmak değil, insanların ahlâksızlığını körüklemektir. İnsanlara ahlâk vermiyorsunuz; öbür taraftan ahlâksızlığa göz yumamayan insanların eşlerini veya çocuklarını katl edeceği noktayı ayuka çıkarıyorsunuz. Onu ayuka çıkarırken ona sebep olan ahlâksızlığın köklerini de kurutmanız gerekir.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Deccaliyet ve Terörün Ekonomisi nedir?
‘Deccaliyet ve deccaliyetin alt zeminindeki firmalar, ülkeler, şirketler fuhuştan büyük paralar kazanıyor. Terörden büyük paralar kazanıyorlar. Terör Müslüman ülkelerinin veya istiklâli olmayan ülkelerin belini kırıyor. Terör bitmez çünkü teröriste de silahı satıyorlar, o teröriste karşı kendisini korumaya çalışan devletlere de silahı satıyorlar.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Birden Çok Şeyhten Ders Almak mümkün mü?
‘Bir kişi iki tarîkattan da dersli olabilir mi?’ sorusuna verilen cevap net ve açıktır: ‘Olabilir. Beş tarîkattan da dersli olur, üç şeyhten de dersli olur. Bunda bir sıkıntı yok. Şeyh efendiler verirlerse onlar da alırlar.’ Tasavvuf yolu belirli bir rijit sınırlama değildir; mürşîdlerin kapısı birden fazla kapı olabilir, ders alınabilir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Akraba Ziyareti: Gelmeyene Gitmek Kemâlattır nedir?
Bir kardeş soruyor: ‘Âilem beni akraba ziyâreti için zorluyor; ama ben ‘Falancalara gider miyim ki, onlar bize hiç gelmiyorlar’ diye diyorum. Ne yapmalıyım?’ Cevap: ‘Akraba ziyâreti sünnettir. Gelmeyene gitmek kemâlattır. En evlâ hareket gelmeyene gitmektir. En evlâ olan, en üstün olan, seninle konuşmayanla konuşmaktır. Sana selâm vermeyene selâm vermektir. Sana yedirmeyene yedirmendir, sana içirmeyene içirmendir, sana giydirmeyene giydirmendir. En evlâ hareket, sana kötülük yapana senin iyilik yapmandır. En fazîletli davranış, kötülüğe iyilikle cevap vermektir. Allah cümlemizi onlardan eylesin.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Cuma Namazı ve Zühr-i Âhir Tartışması nedir?
Bir diğer soru: ‘Cuma namâzının son sünnetini ve zühr-i âhir namâzını çalıştığım işlerden kaynaklanan sebeplerden kılamıyorum; bunun günâhı var mıdır? Cumadan sonra öğle namâzını kazâ olarak kılmalı mıyız?’ ‘Bunların hepsi de safsata, kıymetli Müslümanlar. Cuma âyetle ve hadîsle sâbit olan bir namâzdır. Bir kimse — ister seferîde olsun, ister mukîm olsun — Cuma namâzını kıldıysa Cuma, cumadır. Milletin gönlüne, kalbine vesvese vermeye gerek yok. Âyetten öğle namâzının kazâsını kılmak yoktur. Bir kimse Cumayı kıldıysa öğle namâyının kazâsını kılmaz. Cumasi cumadır onun. İnsanların kalplerini bozmaya gerek yok.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
İş Yerinde Namaz Samîmiyeti Eleştirisi nedir?
‘Cumaya dikkat edin, Cuma namâzını kılmaya gayret edin. İş yerleri sâdece farzına müsâade ediyorlarsa, gönül arzû eder ki sünnetini de kılın — 5 dakikadan, 3 dakikadan bir şey çıkmaz.’ Ancak çarpıcı bir gözlem yapılır: ‘Namâz kılanlar iş yerlerinde, namâz kıldıklarından dolayı daha ince ve ciddî davranacaklarına sanki namâz kılıyorlar daha önemli bir iş yapıyorlarmış gibi müşterisine daha az özen gösteriyorlar, daha fazla kaytarıyorlar. Bu acı bir şey. Adam normalde, normal zamanda nâfile kılmıyor; adamın namâz kılmasına müsâade ediyorsun, o nâfile kılmaya başlıyor, o kazâ kılmaya başlıyor. Böyle bir şey yok. Müslümanların daha ciddi davranması gerekirken, Müslümanların ciddî davranmamasından dolayı bütün Müslümanların üzerine sûizan oluyor. Allah bizi affetsin.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Doğum Günü Kutlamak Câiz mi?
‘Doğum günü kutlamak câiz midir?’ sorusuna verilen cevap: ‘Biz Peygamber Efendimiz’in doğum gününü kutluyoruz — tamam. Bu sonradan bizim işimize girmiş.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Doğum günü kutlamak câiz midir?
Biz Peygamber Efendimiz’in doğum gününü kutluyoruz — tamam. Bu sonradan bizim işimize girmiş. İnsanların doğum günü kutlamak yok. Peygamber Efendim, doğum gününden başka mesela hiç Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali Efendimiz’in veya ashâbın büyüklerinin içinden doğum gününün kutlandığına dâir bir hadîs, bir rivâyet var mı? Yok. Bu bizim işimize girmiş bir gayrimüslim âdet hâline gelmiş. Şampanyalar patlıyor, pastalar kesiliyor, mumlar söndürülüyor, doğum günü partileri veriliyor; otellerde, restoranlarda… Bunların hiçbiri de İslâmî değildir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Bu sohbet edilenle veya edilenle alâkalı saygıyla değil — bir yerde dînî bir konuşma var ise, oradaki saygı Allah’a mıdır?
Sohbet esnâsında insanların kendi aralarında konuşmaları uygun bir şey değil. Bunu ikaz değil, irşâd amaçlı söylüyorum. Bir yerde Allah sohbeti varsa ya oturur edepte dinlersiniz, ya da yavaşça çekilir gidersiniz. Bu sohbet edilenle veya edilenle alâkalı saygıyla değil — bir yerde dînî bir konuşma var ise, oradaki saygı Allah’adır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Sohbet esnâsında, sema esnâsında buras bir ibâdethâne midir?
Burası tekke, çay bahçesi değil, çorba bahçesi de değil. Buranın adı tekke — Karabaş Veli Tekkesi. Adı üzerinde. Tekke, oyun oynayacak yer değil; erkeklerin kahvehânesi değil, kadınların hamamı değil; konken bahçesi değil, çay bahçesi değil. Özel sohbetim var diye gelen, Allah yolunu açık etsin — sohbet bittikten sonra, sema bittikten sonra sabaha kadar otur, hizmet edelim size. Bu noktada hiçbir sıkıntımız yok. Ama sohbet esnâsında, sema esnâsında buras bir ibâdethânedir. Yapılan şey ibâdettir: sohbet bir; ve eğer sohbet konusu dîn ise, Allah’ın huzûrundaymış gibidir. Neden? Çünkü orası câmi, tekke, mescid, ibâdethâne.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Yanımızdaki gülüyormuş — o cennetini kazanmıştır, gülüyor mudur?
Yanımızdaki konuşsa da biz konuşmayalım. Yanımızdaki gülüyormuş — o cennetini kazanmıştır, gülüyordur. Yanımızdaki kahkaha atıyordur. Onun İslâm adına, dîn adına söyleyeceği, yapılacak çok bir şeysi yoktur. O gülebilir; sen gülme. Bizim ciğerimiz yanıyor; senin de ciğerin yanıyorsa, ciğerinin yandığı gibi daha var. Biz ciğerimizin yanıklığından geliyoruz buraya. Biz de biliriz bugünü çayla, çorbayla, evde çoluk-çocukla geçirmeyi. Biz de biliriz parklara, barlara, sazlara, cazlara gitmeyi, deniz kenarlarında sefâ sürmeyi. Buradaki insanların büyük bir çoğunluğu bilir. Ve buraya gelenlerin büyük bir çoğunluğu ibâdet maksâdıyla geliyor diye düşünüyorum — onların hakkına söylüyorum.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Evrenin büyüklüğüne bakıp dünyâyı kıyas ettiğimizde büyüklük ve küçüklük kavramlarını nasıl algılamalıyız?
Biz bir şeyin ne kadar büyük olduğunu bilmiyoruz ki ona göre kıyâs yapalım, ‘Burası ona göre küçük’ diyelim. Biz bir şeyin büyüklüğünü hesaplayabilirsek, o büyüklüğün içinde küçüğün kaç oranında küçük olduğunu biliriz. Evrenin şu anda büyüklüğü hesaplanabilmiş değil, hesaplanması da mümkün değil. Çünkü evren hızla büyüyor.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Bu bardak hızla büyüyorsa ve büyümesinin ne kadar hızlı olduğu hesaplanamadıysa — aslında bunu hesaplayanlara söyleyeyim: en az ışık hızında büyüyor mu?
Ama bu bardak hızla büyüyorsa ve büyümesinin ne kadar hızlı olduğu hesaplanamadıysa — aslında bunu hesaplayanlara söyleyeyim: en az ışık hızında büyüyor. Hatta ışık hızından biraz yukarıda büyüdüğüne inanıyorum.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
O ışık geri dönmüyorsa ve hâlâ yol alıyorsa — ‘Kün’ dediğinden beri hızla yol alıyor ve ‘Kün’ dediğinden beri geri dönen hiçbir şey yok ise — sözün geri dönüyor mu?
Ama Hayır. Ses hızının? Hayır. Bakışın geri dönüyor mu? Hayır. Işık geri dönüyor mu? Hayır. Güneş ışınlarının güneşe tekrar geri döndüğünü düşünebiliyor musunuz? Herhangi bir ışık sızmasının komple bir duvara çarpıp geri döndüğünü bir hayâl ederseniz — dünyâ denilen, kâinât denilen kavram kalmaz, helâk olur.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Onun büyüdüğü zemini, büyüdüğü alanı hesaplayabiliyor musunuz?
Ve öylesine bir ‘Kün’ demiş, üflemiş ki daha bitmemiş; hızla büyüyor daha. Ve şöyle düşünün: ilk bardak zamanındaki büyüme hızıyla, bu bardağın milyonlarca büyüklüğündeki bir şeyin büyüme hızı aynı değildir. Ve büyüme hızı zamanla daha da hızlandığına inanıyorum. Korkunç bir hız o. Balon gibi her taraftan korkunç bir hızla büyüyor kâinât. Ve Muhakkak ki bir şeyin üzerinde büyüyor. Muhakkak ki bir şeyin üzerinde büyüyorsa, o bir şey büyüyenden daha hızlıdır demek ki. Allah bizi anlamayı nasîp etsin.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Madde ve mânâ âlemi arasındaki ilişki nedir?
Eğer bu sohbeti dinlediysen, madde denilen şeyin olmadığını da gördün. Her şey mânâ âlemidir o zaman.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Günlük verdiğiniz namazlardan sonra 300 kelime-i tevhîd çekilmezse namaz kabul olur mu?
Sen bir vakit namâzı kılmazsan, 5 vakit namâz kılınmış olur mu? 30 Ramazan orucun var. Sen 30 Ramazan orucundan bir gün oruç tutmazsan Ben 30 gün oruç tuttum’ diyebilir misin?”
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Hadîs-i şerîf: ‘İslâm’ın direği ve dînin kurulu beş midir?
Hadîs-i şerîf: ‘İslâm’ın direği ve dînin kurulu beştir. İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Her kim inkâr sûretiyle bunlardan birini terk ederse kanı helâl olur ve kâfir olur. Bunlar: Allah’tan başka ilâh olmadığına şehâdet etmek, beş vakit namâz ve Ramazan orucudur. Beş vakit namâz veya Ramazan orucunu kasten bilerek bir kimse reddederse o kimse kâfir olur. Diğer bir rivâyette: ‘Bunlardan birini terk edenin kanı helâl, kendisi kâfirdir. Farz ve nâfilelerden hiçbir ibâdeti kabul edilmez.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Kim inanarak ve alacağı mükâfâtı umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günâhları bağışlanır.
Kim inanarak ve alacağı mükâfâtı umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse geçmiş günâhları bağışlanır. Her kim Ramazan gecelerini inanarak ve alacağı mükâfâtı umarak ihyâ ederse — terâvîh namâzı dâhil — geçmiş günâhları bağışlanır. Her kim Ramazan orucunu tutar ve kurallarına itâat ederek korunulması gereken şeylerden korunursa geçmiş günâhlarını yok eder.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Onu sahura yemeye ye midir?
Ramazan geldi. Pazartesi günü orucun birinci günü. Yarın terâvîhin birinci günü. Muhakkak ki oruçlarımızı tutalım. Hastalık, yolculuk, özür söz konusu değilse bütün Müslümanlar harıl harıl oruçlarını tutsunlar. Çocuklarınıza orucu alıncaya kadar — yarım olsun, çeyrek olsun, öğleye kadar olsun — çocuklarınıza oruç aldırın. Küçük çocuğunuz için onu sahura kaldırın. Onu sahura yemeye yedir. Ona oruç aşısını vur. Onu oruca sevdir. ‘Ya, çocuk yatsın uyusun’ — hayır, yatıp uyumasın. ‘Ebedî âlemin göçünde yatar uyurum’ desin. Şimdi burada çalışsın, burada öğrensin.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Geliyor 20 yaşına; ona dîn öğretmenle uğraşıyorsun sonra mıdır?
Küçük de olsa oruca alıştırın, zikre alıştırın, Kur’ân’a alıştırın, edebe-erkâna alıştırın. Küçük de olsa çocuklarınızı güzel ahlâkın üzerinde büyütün. Küçük görmeyin. Geliyor 20 yaşına; ona dîn öğretmenle uğraşıyorsun sonra. Eyvallâh, 50 yaşına gelsin yine dîn öğretelim biz ona! Ama çocuklarınızı küçükken, küçükten itibaren ibâdetlere alıştırın ve onlara sevdirin. Allah bizi onlardan eylesin inşâAllah. O yüzden kendi kendinize sakın ha — onu merhamet olarak görmeyin. Muhakkak ve muhakkak çocuklarınızı bu noktada Allah’a ibâdetlere alıştırarak götürün.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Dünyadaki açlık nasıl önlenebilir?
Sadece İslâm ülkelerindeki israf ve Hristiyanlardan alınan gelenekler terk edilse dünyada aç kimse kalmaz. Hayvan bakımına 40 milyar dolar, güzellik salonlarına 163 milyar dolar harcanırken Somali için 1,5 milyar yeter. “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” âyeti ve “İsraftan sakınınız” sünneti çözümün özüdür.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Kâinât ne kadar hızlı büyüyor?
En az ışık hızında, hattâ ışık hızından daha hızlı. Çünkü ışık geri dönmüyor, duvara çarpıp yansımıyor. “Kün” emriyle başlayan bu genişleme korkunç bir hızdadır ve zamanla daha da hızlanmaktadır. Eğer ışık bir duvara çarpıp geri dönse dünyâ-kâinât kavramı helâk olurdu. Cenâb-ı Hak rahmetiyle kâinâtı balon gibi sürekli üfleyen bir hikmetle büyütmektedir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Günlük namazlardan sonra 300 kelime-i tevhîd çekilmezse namâz kabul olur mu?
Cevap sorunun içine gizlenmiştir: 5 vakit namâzın bir tanesini kılmazsan 5 vakit namâz kılmış sayılmazsın. 30 Ramazan orucundan bir gün bırakırsan 30 gün oruç tuttum diyemezsin. İbâdetler bir bütündür — yarısı kabul, yarısı değil şeklinde ayrılmaz.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Bir kişi birden çok tarîkattan ders alabilir mi?
Evet, alabilir. Beş tarîkattan da, üç şeyhten de ders alabilir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Kızılay’ın açıkladığı verilere göre dünya harcama verilerinde hangi alanlar öne çıkar?
Dünyâ harcama verileri: hayvan bakımı 40 milyar, güzellik salonları 163 milyar, Somali ihtiyacı 1,5 milyar dolar
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Eczânelerde ucuza satılan çeyrek uyku hapının etkisi nedir?
Eczânelerde ucuza satılan çeyrek uyku hapının bir kadının hayâtını karartma gücü anlatılmıştır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Akraba ziyâreti, Cuma namâzı ve zühr-i âhir, doğum günü kutlama, tekke edebi fıkhî meseleleri nasıl işlenmiştir?
Akraba ziyâreti, Cuma namâzı ve zühr-i âhir, doğum günü kutlama, tekke edebi fıkhî meseleleri tek tek işlenmiş; iş yerinde namâz kılan Müslümanların ciddiyetsizlikle işi aksatmasına dâir samîmî bir eleştiri yapılmıştır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Kâinâtın yapısı ve mânâ âlemi hakkında ne söylenmiştir?
Kâinâtın ışık hızından daha hızlı genişlediği, madde denilen şeyin aslında olmadığı, her şeyin mânâ âlemi olduğu ifâde edilmiştir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Çocukların Ramazan’da oruca, namaza, zikre, Kur’ân’a alıştırılması nasıl tavsiye edilmiştir?
Son olarak çocukların Ramazan’da oruca, namaza, zikre, Kur’ân’a küçük yaştan itibaren alıştırılması — “Ebedî âlemin göçünde yatar uyurum” mottosuyla — tavsiye edilmiştir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (30 Temmuz 2011) — Kızılay Verileri, Deccaliyetin
Çocuğun akıl bâliğ olma ölçüsü nedir?
Çocuğun bâliğ olması sadece fiziksel değişimlerle sınırlı değildir. Asıl bâliğ olma bir şeyi idrâk etmesidir — kâr-zararı, iyiyi-doğruyu, güzeli-yanlışı anlamasıdır. İslâm dört-beş yaşında çocuğu İslâmî eğitime tâbi tutar çünkü anlamaya başlamıştır. On yaşında iyiyi doğruyu anlamaya başlayan çocuk bâliğ olma yolundadır.
Kaynak: 53. Dergâh Sohbeti — Taklit, Nefis, Mutmainlik ve Allah’ın Boyası
On sekiz yaşına geldiğinde "namaz kıldıramıyorum" diye ağlamayın; küçükken alıştırmamışsanız bu normal mıdır?
Çocuklarınızı küçükken namaza alıştırın. Tatlı tatlı, kabalık yapmadan, sert davranmadan: "Hadi kalk, namazı beraber kılalım. Hadi alın abdestinizi, hep beraber namće kılalım." Böyle böyle çocuklar alışırlar. On sekiz yaşına geldiğinde "namaz kıldıramıyorum" diye ağlamayın; küçükken alıştırmamışsanız bu normaldir. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) torunları Hasan ve Hüseyin ile oynardı, severdi, öperdi. Birisi gelip de "Ben on çocuğumun hiçbirisini öpmedim" dediğinde: "Allâh senden rahmeti almış; merhametsiz bir insansın" buyurdu. Çocuklarınızla eğlenin, oynayın, ilgilenin. Çocuk sert, katı bir baba görmemeli; şefkatli, merhametli ama yanlışa yanlış diyen, gerekirse cezâ veren bir baba görmeli.
Kaynak: 69. Dergâh Sohbeti — Sabah Namazı, Disiplin, Peygamber Ahlâkı ve İnfâk
Çocuk terbiyesi neden anne karnından itibaren başlamalıdır?
Çocuk doğmadan yetiştirilir. Daha çocuk doğmadan temeli atılır. Eşler birbirleriyle ilişkiye girmeden önce çocuğun ahlaklı olması için temeli atmalıdırlar. Eşler abdestli ilişkiye girmeye gayret etsinler. Bu takva noktasında ağır gelebilir ama çocuğa daha doğmadan temel atılıyorsa buradan başlamalıdır. İlişki sünnete uygun olsun.
Kaynak: 191. Dergah Sohbeti – Evlilik Kaderi, Cemaat Taassubu, Çocuk Terbiyesi ve İstiğf
Anne karnında çocuk nasıl terbiye edilmelidir?
Anne karnındayken eşler harama helale dikkat etsinler; sadece yemek için değil, konuşma için de. Çocuk kavgacı bir ortamda anne karnında büyümesin. Anne sinirli, stresli, evde her gün gürültü patırtı olmasın. Çocuğunuzu daha anne karnındayken Kur’an’la, zikrullahla, ilahiyle, salat ü selamla büyütün.
Kaynak: 191. Dergah Sohbeti – Evlilik Kaderi, Cemaat Taassubu, Çocuk Terbiyesi ve İstiğf
Çocuk doğduktan sonra yapılması gerekenler nelerdir?
Çocuk doğduktan sonra ilk olarak kulağına Allah’ın kelamı ulaştırılacaktır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin âdeti; hemen sağ kulağına ezan okur, sol kulağına kamet getirirdi. Sonra ağzına küçük bir hurma parçası koyarak tahnik yapardı. Allah Resulü buyurmuştur ki çocuğun anne babasından hakkı üçtür: Hayırlı bir isim koymak, dinini öğretmek ve geçimini sağlayacak bir meslek öğretmek.
Kaynak: 191. Dergah Sohbeti – Evlilik Kaderi, Cemaat Taassubu, Çocuk Terbiyesi ve İstiğf
Kredi Kartı ve Borçlanma Tehlikesi nedir?
Kapitalist sistem ve deccâliyet insanları aldatmaktadır. Cebinizde varsa harcayın, yoksa harcamayın. Beş yüz milyon maaşla beş milyar kullanmak, bir liralık maaşla kredi kartı taşımak, sermayesi yokken bankadan kredi çekmek yanlıştır. Kredi kartı borçları büyüdükçe büyür, insanlar bunalıma girer. Bankalar altı ay içinde yüzde seksen-doksan kâr ederken insanlar batmaktadır. Kredi kartı almayın, çek yazmayın.
Kaynak: 210. Dergah Sohbeti – Anne-Baba Hakkı, Çocuk Eğitimi, Vahyin Dereceleri ve Borçl
Sakal Meselesi nedir?
Dört mezhebe göre bir tutamdan aşağı sakalı kesmek haramdır, kazımak ise günahı kebâirdir. Ancak bu hüküm Dârü’l-İslâm’da geçerlidir. Dârü’l-harp’te hukuk değişiklik gösterir.
Kaynak: 210. Dergah Sohbeti – Anne-Baba Hakkı, Çocuk Eğitimi, Vahyin Dereceleri ve Borçl
Vahyin Dereceleri ve İlham nedir?
Vahyin en üst derecesi peygamberlere gelen kutsal kitaplardır; ümmetin tamamını bağlar. İkinci derecede hadis-i kudsîler gelir. Üçüncü derecede Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kendi sözleri olan hadis-i şerifler gelir; çünkü Allah Teâlâ ‘O hevâ ve hevesinden konuşmaz’ buyurmuştur. Dördüncü derecede Peygamber’in fiilî sünnetleri gelir; su içmesi, oturması, kalkması, aile münasebetleri hep vahiydir.
Kaynak: 210. Dergah Sohbeti – Anne-Baba Hakkı, Çocuk Eğitimi, Vahyin Dereceleri ve Borçl
Velîlere Gelen İlham nedir?
Velîlerin kalbine gelen ilham, ilmî mânâda vahyin en düşük derecesidir. Ancak terminolojik olarak buna vahiy denmez, ilham denir. Ulemâ bunu çok ince bir şekilde ayırmıştır ki insanlar şeyhlerini peygamberlere gelen vahiy gibi zannetmesinler. Salih insanların gördüğü salih rüyalar da ilham hükmündedir. Ezan-ı şerif bir sahâbînin salih rüyası neticesinde meşru kılınmıştır; bu, salih rüyaların da vahiy niteliğinde olduğuna delildir. Velîye gelen ilham yalnızca o velîyi bağlar; peygambere gelen vahiy ise bütün ümmeti bağlar. Hiçbir velî, kalbine böyle tecellî etti diye bütün dervişlerin buna uymasını isteyemez. Tebliğ eder, ‘Böyle bir tecelliyat oldu, siz bilirsiniz’ der. Hiçbir velî asla ve asla nebî veya peygamber olamaz; son peygamber Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’dir.
Kaynak: 210. Dergah Sohbeti – Anne-Baba Hakkı, Çocuk Eğitimi, Vahyin Dereceleri ve Borçl
Rüyetullah İddialarında Dikkat Edilecek Hususlar nelerdir?
Bâtınını ve zâhirini düzeltmemiş, dervişlik satmakta olan bazı kimseler, rüyalarında Allah’ı görüp kendilerine görev verildiğini veya Allah’ın kendilerine bir şey söylediğini iddia ederek kendi günahlarını ve sapkınlıklarını örtme çabasına girerler. Bu sapıklığın, Allah adına küfrün ve insanları aldatmanın bir boyutudur. Allah iman edenlerini saptırmaz, delâlette bırakmaz, aldatmaz. Kur’ân ve Sünnetin dışında bir şey ilham etmez. Bu iddiaları deccâliyetten ve şeytaniyetten ayırt edecek olan bir mürşid-i kâmildir.
Kaynak: 212. Dergah Sohbeti – Rüyetullah, Çocuk Eğitimi, Sahte Peygamberlik ve Allah Sev
Çocuk Eğitimi ve Edep Mirası nedir?
Edep büyükten küçüğe iner, vasiyet, nasihat ve miras olarak kalır. Çok mal bırakılabilir ama çocuğun edebi bozuksa o malı çarçur edecektir. Çocuğu edep, adap ve terbiyeyle büyütürseniz Allah ona merhamet edecek, onun vesilesiyle anne ve babasını da cennetlik kılacaktır.
Kaynak: 212. Dergah Sohbeti – Rüyetullah, Çocuk Eğitimi, Sahte Peygamberlik ve Allah Sev
Sahte Peygamberlik İddiaları nedir?
Peygamberlik Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle son bulmuştur. Kur’ân-ı Kerîm son kitaptır; ondan sonra başka bir kitap gelmeyecektir. İsa aleyhisselâm yeryüzüne tekrar indirildiğinde bir peygamber olarak görev yapmayacak, Allah’ın bir dostu, bir velî kulu gibi görev yapacak ve Muhammed Mustafa’nın şeriatıyla hükmedecektir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendisinden sonra otuz üç tane yalancı peygamber çıkacağını ve bunların deccâliyete hizmetçi olacağını haber vermiştir. Kim ki kendisinin peygamber, resul veya peygamberlerin üzerinde imam olduğunu, Allah’ın kendisine kitap yazdırdığını iddia ederse ya sapıktır, ya akıl hastasıdır ya da Müslümanların içerisine sokulan bir fitnedir.
Kaynak: 212. Dergah Sohbeti – Rüyetullah, Çocuk Eğitimi, Sahte Peygamberlik ve Allah Sev
Kalp temizliği için dört şart nelerdir?
Kalp temizliğinin dört şartı vardır: Birincisi, hiç kötülük düşünme. İkincisi, hiç kimse üzerinde suizan besleme. Üçüncüsü, hüsnüzan besle. Dördüncüsü, iyilik yap.
Kaynak: 363. Dergah Sohbeti — Çocuk Eğitimi, Dervişlik Edebi, Siyaset ve Kalp Temizliği
Çocuk yetiştirme konusunda hangi yanılma yapılmaktadır?
Anne babaların en büyük handikabı: çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamak. "Bak filancının oğlu böyle, filancının kızı böyle." Kıyasladığınız zaman çocuklar özgüvenlerini yitirir. Çocukların kendi özelliklerini ortaya çıkarıp o özelliklerini parlatın.
Kaynak: 651. Dergah Sohbeti — İşgal Gerçeği, Çocuk Yetiştirme, Aile Mirası ve Nesil Mese
Sanatkârlık ve çırak meselesi nedir?
Şu anda sanatkârların elinde çırak yok. Ben ve benden 10 yaş küçük nesil gidince torna tezgâhını tutacak kimse kalmayacak. 20-25 yaşındaki nesil bir şey tamir etmeyi bilmiyor, bir şeyi bir yerden alıp öbür tarafa götürmeyi bilmiyor. Beyinler tembel — elinde telefon, önünde bilgisayar.
Kaynak: 651. Dergah Sohbeti — İşgal Gerçeği, Çocuk Yetiştirme, Aile Mirası ve Nesil Mese
Dînen anne babanın çocuk sayısını belirleme hakkı var mıdır?
Varsa neye göre? Vardır. Herkes mâlî durumuna, kültür durumuna, eğitim durumuna bakarak bir sınırlama getirebilir. Bu daha doğrusu babanın hakkıdır, kadının hakkı değildir.
Kaynak: 690. Dergah Sohbeti | Din Samimiyettir, Faiz Meselesi ve Zikrullahta Ahenk
Çocuk önce ne yapar?
Çocuk önce süt emme kabiliyetinde, doğar, bir müddet susar ve tamamı ile kulak kesilir. Lakırdı söylemeyi öğreninceye kadar bir zaman dudağını yumması, söz söylememesi gerekir.
Anne karnında çocuk nasıl etkilenir?
Anne karnında stres oldu. Anne stresli bir hamilelik yaşadı, çocuğun üzerine tecelli etti. Stresli bir çocuk doğdu, yüzde doksan. Annede alkol var, çocuk alkole bağımlı doğuyor yüzde doksan. Anne uyuşturucu kullanıyor, çocuk yüzde doksan uyuşturucuya eğilimli yetişiyor. Anne de sapkınlıklar var, çocukta yüzde doksan o sapkınlıklar görülüyor. Anne takva sahibi, çocuk da takva sahibi oluyor büyük bir çoğunlukta.
Çocuk mesabesinde ne gibi durumlar vardır?
Bir çocuk düşünün evli olanlar veya olmayanlar, etrafında hep küçük çocuklar vardır ya, o küçük çocuk ne yapar işte annesinin babasının etrafındadır, işte önceden şimdi böyle çocuk arabaları falan yoktu. Şimdi lüks herkes, önceden çocuklar bir yere gidecekse daha küçükse emiyorsa genelde annelerinin kucağındaydı. Anneler arkalarına böyle değişik bir çocuk sarmak için bir kumaştan yapılma şeyler vardı, çocuklarını arkalarına sararlardı veya çocuklarını önlerine sararlardı, çok yorulurlarsa erkekler onu biraz götürürlerdi yani çocuğun bineği annesiydi. E zaten hamileyken de çocuğun bineği ne? Annesi. E doğdu, süt eminceye kadardı. Çocuğun bineği kim? Annesinin sırtında, annesinin kucağında, annesinin omuzunda bir müddet sonra çocuk biraz daha büyümeye başlayınca, e koca babasının sırtında, babasının babası bineği oluyor. Bir çocuk düşünün, bu sefer o normalde yemeden sorumlu değil, içmekten sorumlu değil, ondan sorumlu değil bundan zorunlu değil hiçbir şeyden sorumlu değil. Çocuk mesabesinde. Çocuk mesabesinde olunca, her şey annesine babasına bakıyor her şey annesi ile alakalı ve annesinin boynunda geziyor ya da babasının boynunda geziyor. Çünkü normalde çocuk yürüyen bir çocuk değil, koşan bir çocuk değil ama çocuk işte yavaş yavaş çocukluktan çıkıyor artık, büyümeye başlıyor, yürümeye başlıyor ona buna elini atmaya başlıyor. Bu sefer çocuk da düşmeye başlıyor.
Mesnevî-i Şerîf 922-929. Beyitler Şerhi konusunda ne anlatılmaktadır?
Çocuk mesabesinde. Çocuk mesabesinde olunca, her şey annesine babasına bakıyor her şey annesi ile alakalı ve annesinin boynunda geziyor ya da babasının boynunda geziyor. Çünkü normalde çocuk yürüyen bir çocuk değil, koşan bir çocuk değil ama çocuk işte yavaş yavaş çocukluktan çıkıyor artık, büyümeye başlıyor, yürümeye başlıyor ona buna elini atmaya başlıyor. Bu sefer çocuk da düşmeye başlıyor.
Çocuklarla irtibata girecek sıra gelmiyor neden?
Çocuklarla irtibata girecek sıra gelmiyor çünkü çocuklar yarın okulda nederle yani sorarsa arkadaşı, a işte ne o Kerimcan dün akşam ne giymiş, gördün mü? Görmedi Kerimcan’ın ne giydiğini. Büyük eksiklik! Tabi, çocuk geri kaldı. Kerimcan’ın ne giydiğini görmemiz lazım.
Çocukların eğitimi ve yetiştirilmesi konusunda ne söylendi?
Bazen derim ya anneler, burdasınız, çocuklarınız nerde? Babalar, burdasınız, çocuklarınız nerde? Nerde? Çocuk evde televizyon izliyor. Nerde? Çocuk evde sosyal medyada. Nerde? Çocuk evde, ınstagramda, ondan sonra oyun oynuyor çocuk. Anneler, siz burdasınız. Çocuklar nerde? Yetişkin kızlarınız nerde, oniki yaşında, onüç yaşında, on beş yaşındaki kızlarınız nerde, neyapıyor? Sen burda sohbettesin, zikirdesin, harika, duadan duaya koşuyorsun, harika ya! Harika, on numara iş ya! Çocuğun nerde? Çocukla iletişim bozuk. Hocam dinlemiyor. Neden dinlemiyor? Annesi değil misin, babası değil misin? Neden götüremiyorsun yanında? Neden iletişimin bozuldu? Senin de hoşuna gitti. Çocuğun eline verdin telefonu, baktın keyfine. Çocuk ikide bir de soru soruyor, anne, Allah nerde? Sus! Çocuk soruyor, anne, Allah babam mı? Sus! ondan sonra telefon açıyor. Hocam selamünaleyküm aleykümselam. Benim çocuğum rahatsız mı? Ne oldu? Anne Allah nerde diye soruyor. Aaa, ne kadar güzel soru sormuş, ne kadar güzel! Nasıl hocam? E cevap ver. Hocam biliyorum. E öğren? Onunla uğraşacak zamanı yok. Azap olarak fitne! Onlara fitnenizi yani azabınızı tadın denecektir. Azap da ne oldu? Cehennemde bir fitne oldu. Eziyet, işkence. ‘Fitneye, eziyet ve işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edip ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısı, elbette Rabbimdir.’ Burda da fitne ne oldu? Eziyet, işkence oldu. Deli manasında. ‘Fitneye düşeni yakında sen de onlar da görecek.’ Kalem ayet 56. Hani müşrikler dediler ya bu deli oldu. Bakın, unutmayın. Eğer siz gerçekten kur’an ve sünneti yaşarsanız, müşrikler derler ki bunlar deli. Eğer sizin hayat standardınızı, kur’an ve sünnete olan bağlılığınızı, kur’an ve sünneti yaşamanızı gören bir kimse siz delisiniz diyorsa, kalbinizin bir köşesinden şunu söyleyeyin. Bu müşriklerden. Ancak müşrikler, müminleri deli zanneder. Bunlar deli der. Ancak müşrikler, mümine ancak müşrikler deli der. Mümini ancak müşrikler deli der, kötüler. Mümin’in dostu ancak müminlerdir. Müminin üzerinde imanından dolayı birisi bir laf söylüyorsa ya müşriktir, ya isevilir, ya Musevidir, ya ateisttir, ya deisttir, ya münafıktır.
Çocuk ağlaması ne anlama gelir?
Çocuk dadısı ile inatlaşmaz ama iyi nedir, kötü nedir; bilmeden ağ- lar durur.
Çocuğun sana bir şey soracaksa ne yapmalı?
Çocuğun sana bir şey soracaksa, sorduğunda cevap verebilecek kadar ilim ehli ol, hırslan bunun için.
Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl
Bunu yapan kim?
Yani sen çocuğun önünde adamın adamlığını yerle bir edersen o çocuk babasını dinlemez. Sen çocuğunun önünde o kadının kadınlığını yerle bir edersen o çocuk anneyi anne olarak bilmez, tanımaz, dinlemez. Bunu yapan kim? Anne baba. Bu yanlış eğitimi, yanlış öğretiyi veren kim? Anne baba. Ne baba çocuklarına annesini kötülesin ne de anne çocuklarına babasını kötülesin. Arkasından veya önünden. Hiç önemli değil.
Sen kardeşini bırakıp gidenlerden olma mıdır?
Çocuklarını muhafaza et. Sen kardeşini bırakıp gidenlerden olma. Sen derviş kardeşini de bırakıp gidenlerden olma. Onu bırakma sen. Varsın o senin elini bıraksın.