Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Hâl ve Makam

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Hâl ve Makam(139)

Profesör ve şeyhlerin sahte ittifakı nedir?

Profesör ve Şeyhlerin Sahte İttifakı — Dünya Âlimler Birliği Listesi. Şimdi bana bir de liste gösterdiler. Bir sürü profesörün ismi var. Yalan doğru bilmiyorum. Bir sürü şeyhin ismi var hocanın ismi var. Böyle gördüm listeyi. Bunlarla çalışıyoruz dediler kitaplarınızı biz bastırıyoruz. bazı şimdi bu benim şüphem. Çıkıyor şimdi ben kitaplardan ne hak alıyorum diyorlar. Telif hakkı. Ben kitap yazıyorum telif hakkından geçiniyorum diyorlar ya.

Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler

Memleket niyazı nedir?

Memleket Niyâzı: «Memleketime Bereket Ver, Memleketime Zulmedeceği Engelle». Memleketimize yardım eyle. Memleketimize zulmedecek olanlara fırsat verme. Müslümanlara zulmedecek olanlara fırsat verme. Müslümanlara zulmedecek olanlara fırsat verme. verme. Ey ey merhametlerin en merhametlisi memleketimize ve İslam alemine zarar verecek olanlara fırsat verme.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Sufî Mal-Evlat Düşmanı Değildir, Namaz Sonrası Ayakta Zikir ve Me

Müftülerin fetvasına göre kalbe bakmak neden lâzım?

Müftüler fetva verse de o kalbine bakacak ya, hadîs-i şerîf de öyle diyor, o kalbine bakar. Kalp onu tasdikledi mi, tasdiklemedi mi? Çünkü âyet 43’te Allâh’ı çok zikredenlerle alakalı bir ardından müjdeler var ve tespitler var. Diyor ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Allâh rahmet bahşeder.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Zikirle Âyetlere Devam: Çokça Zikir, Arşın Gölgesi ve Ehl-i Sûfiy

Hâtem Makâmı nedir?

Hatem makamını bilmiyor çünkü. Nereden bilecek? Mümkün değil. Mümkün değil o. Yol göstericisi yok, iz göstericisi yok. Allâh bizi affetsin. Öyle olunca insan küçümselecek bir varlık değil. Aynı insan hayvandan daha aşağı noktaya gidiyor mu? Evet. Aynı insan. Ama burada hayvandan aşağı giden insanın bu ruhu tekamül etmeyen insan. Tekam, demeyelim de uruc etmeyen. Orada artık nefis var işin içerisinde.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Ruhlar aleminde dost olmanın şartı nedir?

Ayağını sabitede. Ayağını sabitede sen nereye gittin? Ayağını sabitede. Ruhlar aleminden önce. Ben işi ayağını sabitede bağladım. Ruhlar aleminden önce çünkü o. Ayağını sabitede kim kimle dost olduysa ruhlar aleminde de onlar onunla dost oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Ruhlar aleminde dost olmanın sonucu nedir?

Ayağını sabitede. Ayağını sabitede sen nereye gittin? Ayağını sabitede. Ruhlar aleminden önce. Ben işi ayağını sabitede bağladım. Ruhlar aleminden önce çünkü o. Ayağını sabitede kim kimle dost olduysa ruhlar aleminde de onlar onunla dost oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Ruhlar aleminde dost olmanın nedeni nedir?

Ayağını sabitede. Ayağını sabitede sen nereye gittin? Ayağını sabitede. Ruhlar aleminden önce. Ben işi ayağını sabitede bağladım. Ruhlar aleminden önce çünkü o. Ayağını sabitede kim kimle dost olduysa ruhlar aleminde de onlar onunla dost oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Ruhlar aleminde dost olmanın ne anlama gelir?

Ayağını sabitede. Ayağını sabitede sen nereye gittin? Ayağını sabitede. Ruhlar aleminden önce. Ben işi ayağını sabitede bağladım. Ruhlar aleminden önce çünkü o. Ayağını sabitede kim kimle dost olduysa ruhlar aleminde de onlar onunla dost oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost

Hâl nedir?

Hâl, bir kişiye özel, geçici ve manevi bir durumdur. Bu durum, bir sohbet sırasında gözünü kapattığında anlatılan meselenin manevi boyutunu görmesiyle ya da bir esantene gözlerini kapattığında farklı bir esantene görmesiyle yaşanan bir haldir. Bu hal, geçici olup, bir kimse onu tekrar ararsa bulamaz çünkü tüm haller geçicidir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Lütf-i İlâhî nedir?

Lütf-i İlâhî, Allâh’ın bir lütfudur. Bu lütf, bir dervişin veya sufiyin kendi çalışmasının ürünü olmayıp, Allâh’ın emanet ettiği bir iyilik ve ikramdır. Bu lütf, bir kimsenin ticareti, kazancının helal olması, ilminin artması, manevi ilminin artması gibi her alanda karşılıksız verilir. Bu lütf, bir kimsenin kendi yaptığının karşılığı değildir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Sufilerin hal nedir?

Sufilerin hal, geçici ve manevi bir durumdur. Bu hal, bir dervişin veya sufi adayının içsel yolculuğunun başlaması ve yürütülmesiyle yaşanan bir manevi işaret gibidir. Bu hal, zikrullâh esnasında anlık olarak görülebilir ve bir kimse onu tekrar yaşamasını isterse de geçicidir. Hal, Allâh’ın lütfudur ve bir kimsenin kendi çalışmasının ürünü değildir.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Makamın kalıcılığı neden önemlidir?

Bu makam genel olarak onda genel olarak kalıcıdır. Ama zaman zaman o sufi o makamdan düşebilir. Ve verilen makam ondan alınabilir de. Bir tek burada altını çizmek gerekir. Peygamberlik bir makamdır. Peygamberlerin makamlarında düşme olmaz. Geri dalınmaz. Şimdi, manevi olarak bir Üstad, bir Şeyh, bir başka yetiştirdiği kimseye veya bir başka bir kimseye bu Şeyh’tir diye ilan ettiğinde onun Şeyhliğini de alamaz geriye.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Makam sahiplerinin özellikleri nelerdir?

Makam sahiplerinin kendilerine göre kendi dairelerinde özellikleri vardır. Mesela huzur vardır. O huzur ehli olmuştur. Huzur ehli olunca o Allâh’ın varlığı ve birliğini derinlemesine hisseder ve bilir. Bu onda derinlemesine uçsuz bucaksız bir huzur oluşturur. Allâh var gam yok derler ya, evet. Allâh’ın varlığı onda derin bir huzur, onda derin bir iman oluşturur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Vec hali nedir?

Vec hali nedir? O kimse her daim manevi olarak coşkuludur. Her daim manevi olarak heyecan ve sevinç içindedir iç dünyasında. O iç dünyasında onun coşkusu, heyecanı ve sevinci hiç bitmez. O kendi iç dünyasındaki coşkusunu, heyecanını, sevincini normal bir kimse kaldıramaz. Dışarı aksettirse. Zaman zaman çatlakta su kaçırır. Çatlak su kaçırır ya, testin içinde ne varsa dışarı çıkar. Testine yağ koyarsan yağ sızar. Su koyarsan su sızar. Bakın su sızar. Şarap koyarsan şarap sızar dışarı. Testin içinde ne varsa su sızar. Testin içinde ne varsa dışarı o sızar. Manevi makam ehli de makam ehlinin bu manalandı.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Vec hali neden önemlidir?

Vec hali, vec değil yüz manasında, yön manasında değil. Onun sevinci, onun normalde coşkusu, onun heyecanı bitmek, tükenmek bilmeyen bir hazine gibidir. Herkes yorulur, o yorulmaz. Herkes kedere batar, o batmaz. Herkesin hüzünlendiğinde o sevinç çığlıkları atar. Herkes sevinç çığlıkları atarken o hüzün nareleri atar. Bitmez, o makamla alakalıdır. Ve bu sevinç, bu heyecanın içerisinde derinlemesine bir iç huzur, sukunet vardır onda. Bu böyle enteresan kutuplarda gidip gelmek gibidir. Bir tarafta heyecan, sevinç, coşku hakim ama bir tarafta da iç huzur, dinginlik, sukunet hakim.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

İç huzur, dinginlik, sukunet neden önemlidir?

İç huzur, dinginlik, sukunet okyanus dibi gibidir. Sevinç, coşku dalgalanmış bir okyanus gibidir. Yüzü dalgalı, metrelerce çıkar. Vurur, kırar, döker, yıkar, batırır, çıkarır, rafting yaptırır. Ama iç dünyada öyle bir dinginlik, öyle bir sukunet, öyle bir iç huzur vardır ki oraya atsan kendini cennete girdim zannedersin. Ama o dışarıdaki raftingi yaşayacaksın ki iç dünyaya girebilesin. O raftinge dayanamayan o iç dünyaya, iç huzura erişemez. O yüzden sufilin dışı heyecan, sevinç, patara kültere paldır küldürdür örneğin. Ama iç dünyası müthiş bir dinginlik, müth, bir huzur, müthiş bir teslimiyet, müthiş bir sukunet vardır. Makam onu o noktada tutar.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Sufilik yolunda gidecek olanlara ne tavsiye edilir?

Ben bu noktada onu küçümsemem. Hali de küçümsemem. Makamı da küçümsemem. Bizden ama yol olarak, yol olarak insanlar bu sıraladığım maddelere dikkat etmeleri gerekir. Sufilik yolunda gidecek olanlara. Cümlemize Cenâb-ı Hak öyle yürümeyi nasip eylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşâallâh.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Sufi dervişlerin manevî yolculukları nasıl açıklanır?

Derviş onu bilmez. Fark etmez onu. İçinden konuştuğunu da Cenâb-ı Hak bazen muhbirler vasıtasıyla onun içinden konuşuyor mu zannederler. Böyle başlamış dervişler konuşmaya. Gözden kaybolmuş eşref olur Rumi ama. Arkasından seslenmiş. İhtiyar ya fazla da bağıramaz. Eşref olur Rumi evladım demiş. Bu kadar. Dönmüş oradan ses vermiş. Buyur üstadım sultanım demiş. Evladım gel buraya demiş. Böyle konuşur gibi gözden kaybolmuş ama evladım gel buraya demiş. Sesi duymuşlar dervişler eşref olur Rumi’nin. Tabi eşref olur Rumi gelmiş. Emredin efendim demiş. Evladım demiş susadım. Su içmek istiyorum demiş. Bunlarda da su yok demiş. Hemen secdeye kapanmış. Hemen secdeye kapanmış. Ya Rabbi. Üstadım susamış.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî

Kalbin feraseti nedir?

Bana normal geliyor. Daha öncesinden de adamla ben böyle bakıyorum yalan söylediğini anlıyordum ben. Kalbimden bir ses bağırıyor bu yalan söylüyor diyor. Ve hatta bu senden şu lafı almaya kalktı diyor. Ben bekliyorum gerçekten o lafı almaya kalkıyor daya yiyor bende. Bazı şeyler vardır bunu ilk defa söyleyeceğim. Bazı şeyler vardır senin elinde değildir. Bunlar böyle tuhaf gelir size şimdi.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Ma’rifet Kapısı Sabır

Meyhâne sahnesi nedir?

Ben meyhânede içiyorum. Adam geliyor masaya. Başkasının masasındayım. Adamın ne söyleyeceğini ben neyi taşıyacağını biliyorum. İçime geliyor böyle. Öyle değildir bir duble daha getir. Bir duble daha getiriyor. Kalbim patlayacak. Aynı yerde duruyor gene. Bizim Mişkor Ecebe gönder şu vahdavını dedim. Döveceğim şimdi bunu dedim ben.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Ma’rifet Kapısı Sabır

Hâl ve Makam nedir?

Hâl ve Makam, Allah’ın her şeyi yaratmış, yaratmış olduğu her şeyi kaderlemiş ve kaderlediği her şeyi meydana getirmiş olduğuna inanmaktır.

Kaynak: 2022 Sohbeti — İmâm-ı Mâtürîdî ve Lâiklik

Yiğitçe yürüyüş ve yörük nefs hali nedir?

Yiğitçe yürüyüş ve yörük nefs hali konusuna dair açıklamalar, yiğitçe yürüyüşün nasıl değerlendirildiğini, yörük nefs halinin nasıl değerlendirildiğini, yiğitçe yürüyüşün hukuki ve dini sonuçları, yörük nefs halinin hukuki ve dini sonuçları, yiğitçe yürüyüşün hukuki ve dini yasalarla nasıl eleştirildiği ve bu konulara dair hadislerle açıklanmıştır. Örneğin, "Kızları, eşleri, malları imtihân araçları" hadisi ve "Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’nin "Yol alan deveye benzer" teşbîhi" bu konuya dair örneklerdir.

Kaynak: 2021 Sohbeti — Hediye, Rüşvet ve Sünnet Mücadelesi

Hâl ve Makâm arasında ne fark vardır?

Fazlaca hâl yaşanıyor. Ama bunu normalde tekrar söyleyeceğim bunu kardeşlerin ihtiyarında değil. Bir böyle burdan iyi anlaşılması için söyleyeceğim. İhtiyarınızda olan bir şeyi görürseniz o hayallediniz onu. Bir şey düşündünüz onu hâl olarak gördünüz o hayal. Hayallediniz onu. O hayallemek de halin içinde mi? Evet. Bakın o da haldir. Ben hayallemeği de hâl olarak kabul ederim. O da haldir. Şimdi o zaman bu halin hepsine de yaşadığınız bütün duyguların hepsi de bu halin içindedir. Ve hâl Hazret-i Pîr’nin tabiriyle gelinin cilvesidir. Avama da görünür cilvelenir, hasa da görünür cilvelenir. Bu ne demektir?

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Bu ne yaparsınız?

Bu emmarede de olsan bu hâli görebilirsin. Bu ne yaparsınız? Bu hâli görürsün. O zaman bu hâli herkes görebilir, yaşayabilir mi? Evet. Bu kapı herkese açık mı? Evet. Ama ben hala da aynı noktadayım. Bu sûfînin cüzi iradesinde değildir. Hayallemek cüzi iradenin içindedir. Hâl cüzi iradenin içinde değildir. Bakın hâl cüzi iradenin içinde değildir. O yüzden zikrullâh esnasında veyahut da rabıta esnasında gözünü ne kadar çok sıkarsan hâli görürsün böyle bir şey yok. Sen yalnız huzur içerisinde Allah’ı zikret. Sen bağını kes her şeyle, her şeyle. Kendinle bile bağını kes.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Zikrullâh esnasında hâl nasıl yaşar?

Sen bağını kes her şeyle, her şeyle. Kendinle bile bağını kes. Bazen sorarlar bana zikrullâh duâ edebilir miyiz? Edebilirsiniz. Ama o bağınızı kesmediğini gösteriyor. Zikrullâh da bir şey isteyebilir misiniz zikre esnasında? Evet. O bağınızı kesmediğini gösteriyor. Zikrullâh öyle bir haldir ki sadece zikredilen kalıncaya kadar, zikredilen kalıncaya kadar devam etmelisiniz. O zaman o hâl makama dönüşür. Eğer zikrullâh yaparken hala da yaptığınız zikri görüyorsanız, kendinizi görüyorsanız ortada zikreden ve zikredilen var. Ne zaman ki bu aslında şeydi, en son söyleyeceğim şeydi, ne zaman ki sadece zikrullâh esnasında zikreden değil, zikredilen kaldı, o zaman o hâl makama erişti. Zikir de haldir çünkü. Kulun oturup Allah’ı zikretmesi de haldir.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Hâl ve Makâm nasıl bir ilişkiye sahiptir?

Bütün hâller geçicidir. dedim ya sohbetin başında geçicidir diye. Bütün hâller geçicidir. Makâm kalıcıdır. Bunu tartışmışlar hep teknik olarak sûfîler. Kimisi demiş ki hâl de makamdır, kimisi makâm da haldir. Ben bunu ayırt edenlerdenim. Makâm ayrıdır. Makâm o kimsede kalıcıdır. Geçici değildir. Hâl ise geçicidir. Perdeden perdeye geçer. Makâm ehli hâl görmez diye bir kaide yok. Makâm ehli de hâl görür. Ama onun makamı kalıcıdır. Mesela o kimse zikrullâh’a başlar haldir, ardından sadece zikredilen kalır, o makamdır. Bir kimse cömerttir önce. Cömert olunca isteyene verir cömertlik bir haldir. Cûd ehli olmak makamdır. Cûd ehli olmak ihtiyaç gördüğün yerde ihtiyacı görmektir. Bu makamdır. Cûd ehli olmuş o kimse. onda cömertlik makâm haline gelmiş. Geçici değil. Geçici olan nedir? Geldi. Ya Onur ya bir ihtiyacım vardı benim ama. Ne kadar? 50 lira. Al 50 lira. Cömert. İsteyen olmayınca cömertlik yapmıyor. İsteyen olursa cömertlik yapıyor. Bakın bu ne oldu? Hâl oldu bu. Ama Onur bakıyor. Mustafa Özban 50 liraya ihtiyacı var. Tak cebine 50 lira koyuyor. İstetmiyor. Cûd ehli oldu. Makamla hâli ayırt edin. Ayırt etmeniz için söylüyorum bunu. Bakın ayırt etmeniz için söylüyorum.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Hâlden Makâma geçiş nasıl olur?

Tevbe. Günah işledi, tevbe işledi. Tevbe etti. Günah işledi, tevbe etti. Günah işledi, tevbe etti. Hâl. Günah işlemedi, güne de tevbe etti. Her gün tevbe diyor. Makâm. Hadîs-i şerîf. Ben günde 70 kez en az Allah’a tevbe ederim. Günde 70 kez. Makâm. Hâl değil. Tövbeye ihtiyacı olmadığı hâlde tevbe ediyor. Şimdi biz Sûfî kardeşlere ders veriyoruz. Ben ne diyorum size? Muhakkak günlük dersinizi, mümkünse aynı saatte dersinizi çekin. Terk etmeyin. Terk etmeyin. O ders hâlden makama geçecek çünkü. Gelip geçecekse o hâl oldu. Olmadı. Onun makâm olması için senin her gün aynı saatte o dersi çekmen lazım. Veyahut da aynı saatte olmasa dahi her gün o dersi çekmen lazım. Ders hâlden makama geçti. Oturdu, yerleşti. Beş vakit namaz farz. Sen bir kıldın, bir bıraktın. Hâl oldu. Makâm değil. Ama sen beş vakit namazı hiç kaçırmıyorsun artık. O sende oturdu, yerleşti. O makâm oldu. Bakın o makâm oldu. O harika. hâl oturur, yerleşir, muhkimleşirse makâm olur. Ama hâl oturur, muhkimleşmezse gelip geçicidir hâl olur. Makâm ehli hâl görür mü? Görür. Bakın makâm ehli yine hâl görür mü? Bu manada görür. Hâl yaşar mı? Evet yaşar. Ama artık onun hâli hakikate doğru kanat çırpmaya başlar. Hakikate doğru kanat çırpmaya başlayacağından dolayı onun hâli hakikate dönmeye başlar. Hakikate dönmeye. Artık o hâl dediğimiz şey hakikat perdesinden hakikat perdesine, hakikatin hakikatine, hakikatin hakikatine doğru yollanmaya başlar ki o artık makâm ehledir.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Makâm ehli neden nadirdir?

Hâl ehli çoktur fakat aralarında makâm sahibi nadirdir der. Azdır. Sebep makâm sahibi olan kurmaylıktadır da o yüzden. askeriye diliyle bir albaylıktan emekli olanlar vardır bir de kurmay olanlar vardır. Öyle değil mi? Üst temennikten mi temennikten mi de sınavlara giriyorlar, kurmay sınavlarına. Kurmay oluyorlar. Onların sınavları bitmiyor. Ne bileyim dersleri farklı, eğitimleri farklı. bir kurmay olunca genel kurmay başkanlığına kadar kapın açık. Normal makul şartlarda söylüyorum. Öbür türlü her kurmay genel kurmay başkanlığına açık değildir. Seçilir genel kurmay başkanları. daha temennikten 100 tane temennik içerisinden 10 tanesini seçerler. Sonra 10’dan 9’e indirirler. Sonra 8’e böyle temennikten 100 başı olur. 100 başıdan albay olur. 10 albay oluncaya kadar 5’e 4’e iner onlar adaylar. Sonra Amerika’ya giderler. Amerika’da Pentagon’da eğitim görürler. Sonra bir daha eğlenirler. Sonra CIA’yla ortak çalışmaya başlarlar. Bir daha eğlenirler. Öyle ya. Aydiyet kesfetmesi lazım. Her şeyden haberdar olması lazım. Sizin kafanızı başka yere döndürmeyeyim şimdi. Böyle o kurmay denir ya, her kurmay kendince gözünü genel kurmay başkanına diker. Bu kaçınılmaz sondu. Sûfîlikte de aynıdır. Bakın sûfîlikte de aynıdır. Her sûfî bir mürşid-i kâmil adayıdır. Bu kapı herkes açıktır.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Her Sûfî Mürşid-i Kâmil Adayıdır mı?

Kim kemâlâtı ermek istemez ki? İnsan fıtatına aykırı bu. Kim kamil bir mü’min olmak istemez ki? Din’in fıtratı bu. Bakın din’in fıtratı bu. Yaradılış amacı gayesi bu. Şimdi bazı yerlerde böyle bu küçümsenir. Ben isterim ki herkes mürşid-i kâmil olsun. Evet. Neden olmasınlar? Ben isterim ki bu topluluktan üç tane beş tane değil, elli tane yüz tane iki yüz tane mürşid-i kâmil çıksın. Hepsi de irşad etsinler. Topluluğu yürüsünler. Bütün alemi İslâm’a hizmet etsinler. Benim bu konuda hasisliğim yoktur hiç. Rahat olun. Ben bir gecede sohbette bulunanların hepsinde hepiniz de çavuşsunuz diyecek kadar deli bir adamım. Bunu Şeyh Efendi’ye gidip söylemişler. Demişler ki gece sohbette İsmail Hakkı tekkesinde hep herkesi çavuş etti efendim demişler. Şeyh Efendi dedi. Mustafa Efendi oğlum tekke’deki sohbette herkes çavuş etmişin dedi. Ettim efendim dedim. Saklayacak gizleyecek değilim. Bu yetkiyi vermişin bana. İstediğini çavuş eden, istediğini zâkir eden, istediğinin dersini verin, istediğinin dersini alın. Yetki var ne kullanmayayım? Sen bana yetki ver ben dünyayı karıştırayım. Altın üstünü getireyim. Bana yetki ver bütün ben Amerika’yı yıkayayım, İngiltere’yi karıştırayım. Allah Allah. Allah Allah. Bana yetki ver yeter ki. Benim önümü kesecek olanlar belli. Durduruyoruz, susuyoruz. Şeyh Efendi bana yetki vermiş istediğini çavuş edersin. Hepsini de çavuş ettim orada olanların. Hepsini de çavuştunuz, koşun dedim. O arkadaşlar kimisi kullanıyor kimisi kullanmıyor. Orada sohbette bulunanların hepsi de çavuş. Kullanmıyorsa bana ne? Kendini sorun olun da. Yürü kardeşim koş Allah yolunda. Şimdi her derviş bir mürşid-i kâmil adayıdır. Evet sen kendini kemâlâta dâir, koştur, mücadele et. Bunun için yaratıldın. Bunun için yaratıldın. Mürşid-i kâmil olmak için yaratıldın. Kadın erkek. Kadın erkek. Kadından şeyh olmaz, mürşid-i kâmil olur. Bizde böyle bir sıkıntı var. Kadın şeyhlik yapamaz. İmanı kemâle ermez mı kadının? Evet. Kadından evliyâ olmaz mı olur? Kadından mürşid-i kâmil olmaz mı olur? Kadından velî olmaz mı olur? Kadına bir dergâh vermezler, buranın şeyhi sensin demezler. Öbür türlü kadından mürşid-i kâmil olur. Erkekler âyet değil. Böyle bir şey yok.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Hâl ve Makâm arasındaki fark nedir?

E şimdi öyle olunca sûfîlerin içerisinde hâl ehli çok, makâm sahibi nadir. Hazret-i Pîr de hâl ile makamı ayırt edenlerden. hâl ehli ile makamı ayırt edenlerden. Tabi makâm ne o zaman? Bir merhale, bir menzil, bir oturulan yer, bir konak, bir mertebe. Bakın bir mertebe, bir kat. Öyle düşünün. Bir makâm. O da memur, o da memur. Birisi müdür ama. İkisi de 657 abi ama birisi müdür. Müdür ne oldu? Makâm oldu. Hepsi de belediyede çalışıyor. 11. belediye başkan yardımcısı. Makâm oldu. Halbuki o da mühendis, o da mühendis. İkisi de inşaat mühendisi. Ama birisi ne oldu? İnşaattan sorumlu bölüm müdürü oldu. Ne diyorlar ona? Belediyelerde oruç ruhu satıveren yerlere ne diyorlar oraya? İimar müdürleri ama. Şimdi bulunduk.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Makâm ne demektir?

Bir merhale, bir menzil, bir oturulan yer, bir konak, bir mertebe. Bakın bir mertebe, bir kat. Öyle düşünün. Bir makâm. O da memur, o da memur. Birisi müdür ama. İkisi de 657 abi ama birisi müdür. Müdür ne oldu? Makâm oldu. Hepsi de belediyede çalışıyor. 11. belediye başkan yardımcısı. Makâm oldu. Halbuki o da mühendis, o da mühendis. İkisi de inşaat mühendisi. Ama birisi ne oldu? İnşaattan sorumlu bölüm müdürü oldu. Ne diyorlar ona? Belediyelerde oruç ruhu satıveren yerlere ne diyorlar oraya? İimar müdürleri ama.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Makâm ehli nedir?

Makâm ehli az. Bir yerde bir tane genel müdür var iki tane yok. Makâm ehli az. Bir beldede bir belediye başkanı var iki tane yok. Makâm ehli az. Aynı şey sûfîlikte de geçerli. Orada da makâm ehli az. Hâl ehli çok mu? Evet. bu hâl ehli o hâl perdelerinde yürürken kendini bu manada daha da safi noktaya daha da böyle kendisini ahlakken güzelleştirmeye götürdüğünde onda makâm oluşmaya başlıyor. Artık o makâm ehli oluyor.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Hâl ehli nedir?

Hâl ehli çok. Hâl ehli çok mu? Evet. bu hâl ehli o hâl perdelerinde yürürken kendini bu manada daha da safi noktaya daha da böyle kendisini ahlakken güzelleştirmeye götürdüğünde onda makâm oluşmaya başlıyor. Artık o makâm ehli oluyor.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Makâm ehli olmak ne demektir?

Makâm ehli olursa onun kalbine ilhâm da gelir. Rüya mübeşşirattandır hadîs-i şerifi. Makâm ehli içindir. O velîler ki korku yoktur makâm ehli için. Velî oldu, makâm ehli oldu. Artık korku yok, hüzün de yok.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Hâl ve Makâm Arasındaki Fark

Sufide Allah tanımlamasının kemâli nedir?

Sufide Allah tanımlamasının kemâli, hayret makâmı, tevhîd ve cennette devam eden varlık âlemi olarak ifade edilmiştir. Her an Allah’ı tanımada bilmede hayret noktasındadır.

Kaynak: 80. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Düşünmenin Şartı Bilgi, Vâbisa Hadîsi v

Mustafa Özbağ Efendi’nin bulunduğu dergahın özellikleri nelerdir?

Benim bulunduğum dergah Mosad’ın kurup büyütüp eline bomba ve keleç silahı koyup Müslümanları katlettiren bir dergah değildi. Benim bulunduğum dergah Kuran sevgisiyle Muhammed Mustafa aşkıyla vatan ve millet sevgisiyle yanıt tutuşan bir dergahtı. Benim bulunduğum dergah kendimce Bedir’i unutmayan, Uhud’u unutmayıp ondan ders çıkaran, Malazgirt’i unutmayan ve Malaz kémek’tin ışığında Muhac’ı, Kosova’yı, en son Çanakkale’yi unutmayan bir dergahtı.

Kaynak: 78. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Gazi Bir Dergâhın Şecâati — Kurtuluş Sa

Yedi nefis makamı nedir?

Yedi nefis makamı, Sufi tasavvufunun iç yolu boyunca geçilen yedi farklı makamı ifade eder. Bu makamlar, Emare, Levvehme, Mülhüme, Mutmehine, Radhiye, Marziye ve Safiyeye kadar ilerler. Her bir makam, Sufi’lerin nefislerini terbiye etmeyi ve Allah’a daha yakın olmaya çalıştıkları bir aşamadır.

Kaynak: 68. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Yedi Nefis Makamı — Emmâreden Safiyeye

Yedi nefis makamının isimleri nelerdir?

Yedi nefis makamının isimleri şunlardır: Emare, Levvehme, Mülhüme, Mutmehine, Radhiye, Marziye ve Safiyeye. Bu isimler, Sufi’lerin iç yolu boyunca geçilen makamların adlarını ifade eder.

Kaynak: 68. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Yedi Nefis Makamı — Emmâreden Safiyeye

Yedi nefis makamı ile ilgili esmalar nelerdir?

Yedi nefis makamı ile ilgili esmalar şunlardır: Emare’nin esması Le’l-ehe illallah, Levvehme’nin esması Ya Allah, Mülhüme’nin esması Hu, Mutmehine’nin esması Hay, Hap, Kayyum, Kahhar. Bu esmalar, Sufi’lerin bu makamlarında terkin eden esmaları ifade eder.

Kaynak: 68. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Yedi Nefis Makamı — Emmâreden Safiyeye

Dövme yapan birini lanetlemek doğru mudur?

Dövme yapanın yaptığı şey meydanda. Laf taşıyanı Allah lanet etsin. Laf taşıyanı lanet ediyorsunuz mu? Gıybet eden laf taşıdı. Birisi sizin yanınızda gıybet edince Allah sana lanet etsin diyorsunuz mu? Daha büyük günah-i kebair. Gıybet etmek. İftira etmek. Daha büyük günah-i kebair.

Kaynak: 62. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Güzel Ahlak, Sufilik ve Hadis İnkârcıla

Hakikat-i Muhammediyye ne demektir?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ezelî nurunun kâinatın yaratılış sebebi olduğu görüşü; bütün varlığın imamı Hz. Muhammed Mustafa’dır — kâfirler de dahil olmak üzere tüm varlık onun nuru üzere yaratılmıştır.

Kaynak: 40. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Zikrullah, Aile İlişkileri, Arı Kovası

Hâl ile hayal ayrımı neden önemlidir?

Bu biraz böyle yukarı doğrudur. Bu hâdise, hâlin gerçekten açılmış olduğunu — sadece hayâlî değil, keşfî — sağlaması için bir test niteliği taşır.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Keşf sâhibi bir kimse uyanıkken neden rüyâ gören bir kimsenin gördüklerini görür?

Keşf sâhibi bir kimse uyanıkken rüyâ gören bir kimsenin gördüklerini görür. (Fütûhât 1. Cilt 305)

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Beşinci makâma gelen bir kimse şeyhlik yapabilir mi?

Beşinci makâma gelen bir kimse, bir başkasının rüyâsında gördüğü şeyi kendisi göremez. Bu beşinci makâmın hâli değildir. Bu ancak altıncı esmada olmaya başlayan hâllerdir.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Dervişler hâl görmeye başladıklarında neden karışıklık yaşarlar?

Dervişler yavaş yavaş hâl görmeye başladıklarında normâlde ‘hâl miydi, hayal miydi, oradan mıydı, buradan mıydı’ karıştırırlar. Bu ne zaman olursa olsun karışabilir.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Dervişin hâli kuvvetli olduğunda ne olur?

Dervişin hâli kuvvetli olduğunda bu noktada zâhir mi bâtın mı ayırt etmesi zor olur.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Dervişin hâli kuvvetli olduğunda neden zâhir-batın ayırt etmesi zor olur?

Dervişin hâli kuvvetli olduğunda bu noktada zâhir mi bâtın mı ayırt etmesi zor olur. Dervişler yavaş yavaş hâl görmeye başladıklarında normâlde ‘hâl miydi, hayal miydi, oradan mıydı, buradan mıydı’ karıştırırlar. Bu ne zaman olursa olsun karışabilir. Bir müddet sonra karışma kalkar. Ama hâli kuvvetli olan bir kimse için bu noktada zâhir mi bâtın mı ayırt etmesi zor olur.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Hâkimiyet güçle mi elde edilir?

Hayır, adâlet ve ahlâkla elde edilir. Modern dünya bunu gücle eşitler ama yanlıştır. Afganistan örneği çarpıcıdır — yirmi yıldan beri bombalanmasına rağmen kimse hâkimiyet kuramamıştır. Bombaladığın topraktan sana karanfil atmazlar.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Ağustos 2011) — Midye Fıkhı, Hâkimiyet ve Kib

Bana hediye gelirse ihtiyacım yoksa ne yapayım?

Almak farzdır — reddetmek kibirdir. Hz. Resulullâh’ın Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a verdiği cevap: "Bu sana Allah’ın lütfudur. İhtiyacın varsa kullan; yoksa bir başkasına ver, yedir, içir."

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Ağustos 2011) — Midye Fıkhı, Hâkimiyet ve Kib

Hâkimiyet kavramı ne anlama gelir?

Hâkimiyet adâletle ve ahlâkla elde edilir. "Ne kadar adâletliysen o kadar hâkimsin; ne kadar ahlâklıysan o kadar hâkimsin." Modern dünya hâkimiyetin güce bağlamıştır — "Ne kadar güçlüysen o kadar hâkimsin." Bu yanlıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Ağustos 2011) — Midye Fıkhı, Hâkimiyet ve Kib

Sohbette en sert bolumlerden biri Zekeriya Beyaz gibi ekran tipi cikip Imam Azam Hazretleri’ne hakaret eden midir?

Sohbette en sert bolumlerden biri Zekeriya Beyaz gibi ekran tipi cikip Imam Azam Hazretleri’ne hakaret eden, hadis-i seriferi reddeden kimseler hakkindadir. Efendi Hazretleri "Imam Azam’in kabr-i seriften cevap geliyor, isaret oluyor: ‘Esselamu aleyke…’ Imamina verin diye" der ve ekler: "Imam Azam’i agzina alacak kimsenin yuz on sekiz tane kadar yuksek mertebede ehl-i hadis ve fakih onunde durmasi gerekir. Adam oturmus Imam Azam’a, Imam Safi’ye, Imam Malik’e, Imam Buhari’ye, Muslim’e, Tirmizi’ye hakaret ediyor. Butun hadisleri inkar ediyor — biz dinliyoruz."

Kaynak: 3 Kasım 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Gerçek cezbe: Gözden yaş akması, kalbin titremesi ve ürpermesi, büyük bir haşyet yaşamak, hâl içinde hâl, hayret içinde hayret yaşamak mıdır?

Gerçek cezbe: Gözden yaş akması, kalbin titremesi ve ürpermesi, büyük bir haşyet yaşamak, hâl içinde hâl, hayret içinde hayret yaşamaktır. Sahâbe-i Kirâm Allah anılınca cübbelerini başlarından aşağı geçirir, hüngür hüngür ağlarlardı — cezbe budur.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Mart 2012) — Kıyâmet Alâmetleri, Zikrullahın

47. Dergâh Sohbeti — Kibrin Terbiyesi, Akıl-Kalp-Sır ve Haram Kazanç konusunu ele alan sohbetin özeti nedir?

Bu sohbet, kibrin yok edilemeyeceğini ama terbiye edileceğini, nefis merâtibinin her makamında kibir imtihanının devam ettiğini, akıl-kalp-sır ilişkisini ve sır gözü açılan velînin insanlar arasına dönme zorunluluğunu ele almıştır. Haram kazancın tövbeyle temizlenemeyeceği, takvanın ömürlük bir mesele olduğu vurgulanmıştır. Sohbetin temel mesajı: kibri sıfıra indir ama eksiye indirme, kendini dâimâ topluluğun en aşağısı gör, hangi makama gelirsen gel birisine tepeden baktıysan hata etmişsindir.

Kaynak: 47. Dergâh Sohbeti — Kibrin Terbiyesi, Akıl-Kalp-Sır ve Haram Kazanç

Mutmainlik makamı nedir?

"Ey mutmain olan nefis, Rabbine râzı olarak dön" âyet-i kerîmesi gereği Cenâb-ı Hak bütün Müslümanların nefslerinin mutmainliğe gelmesini ister. Mutmainliğe gelen nefis olgunlaşmıştır, kemâle ermiştir. Kalbinde şek, şüphe, nifak, fitne kalmamıştır. İmanı kemâle ermiş, aydınlanmıştır.

Kaynak: 53. Dergâh Sohbeti — Taklit, Nefis, Mutmainlik ve Allah’ın Boyası

İç ve dış dengenin önemini neden vurgularız?

Psikolojik açıdan durumu tahlîl ederken iki temel boyutu kullanırız: iç ve dış. Zâhir dersiniz, bâtın dersiniz. Bu ana bir eksendir. Tasavvufî gelenek ve terbiye açısından hedef, iç dengenin ve dış dengenin muhâfaza edilmesi ve oluşturulmasıdır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Nikâh dinî bir ibâdet midir?

Nikâh dinî bir terminolojidir, ibâdettir. Resmî evlenme akdi dinî bir terminoloji değildir, ibâdet değildir. Müslümanlar nikâhlanırlar; nikâhlanmakla dinlerinin yarısını tamamlamış olurlar.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Nikâhlanmak dinlerinin yarısını tamamlar mı?

Nikâhlanan bir kimse hem farzı, hem vâcibi, hem sünneti, hem nâfile ibâdeti yerine getirmiş olur. Devletin nikâh kıymaya hakkı ve lâyıkiyeti yoktur — o resmî bir sözleşmedir.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın nikâh meselesi nedir?

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Hz. Ali efendimize, Hz. Fâtıma’nın sağlığında ve kendi sağlığında başka bir kadınla nikâhlanmayı yasaklamıştır — hâlbuki âyet-i kerîmede dörde kadar nikâhlanma hakkı vardır. Demek ki bâzı mübah olan şeyler, belli özel emirlerle geçici olarak yasaklanabiliyor.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Peygamber varisleri halka içinde nasıl hak ile olmalıdır?

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ashâbının her şeyiyle ilgilendi. "Ben sizin hepinizin babanız mesâbesindeyim; kimin derdi, borcu varsa gelsin bana" buyurdu. Bu sünnet ehl-i tasavvufa kaldı. Üstad seviyesindeki kimse, ümmetin bütün işleriyle ilgilenecek — bu sünneti işlemek için.

Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü

Hazreti Ebubekir’in hutbesi ne anlatır?

Hazreti Ebubekir (r.a.) halife seçildiğinde hutbeye çıkıp demiştir: "Ben bu makama layık bir insan değildim. Beni halife seçtiniz. Beni Resulullah gibi zannetmeyin; çünkü onun yanında Cebrail vardı. Ben hata ederim, kusur ederim. Hayır işlerinde bana yardımcı olun, sözlerimi dinleyin. Ama kızgınlık zamanlarımda benden uzak durun; nefsime uyabilirim."

Kaynak: 155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

Hazreti Ebubekir’in tevazu nedir?

Koca Ebubekir böyle derken, arkasından gelen yüz binlerce şeyhi üst üste koysan Ebubekir Efendimiz’in zerresi olmaz. O öyle derken kendisini hatasız, kusursuz gören birisi ne söyleyebilir? "Sana hakkıyla kulluk edemedim ya Mahmud!" diye gece kalkıp ağlayan bir Peygamber varken bize ne düşer? Acizliğimize, fakirliğimize, günahkârlığımıza devam edeceğiz. Tevhidi her şeyimize yerleştireceğiz. Şatafata, gösterişe, kendimizi bir yerlere koymaya yer yok bu yolda.

Kaynak: 155. Dergah Sohbeti — Kardeşlik, İhlas, Uluhiyet ve Hz. Ebubekir’in Tevazusu

Kulluk ne demektir?

Kulluktan başka bir makam mı var? Kime karşı bir makam söz konusu olacak ki? O’nu tanımak yoluna giren bir kimsenin makamı olmaz. Kendinde bir makam görüyorsan seyr ü sülûkte de değildir, takvâ noktasında da değildir, Allah’ı bilme noktasında da değildir.

Kaynak: 164. Dergah Sohbeti — Allah’ı Tanımak, Akıl ve Şeytan, Sevgilinin Emanetleri

Kalpteki sevgi ne olmalıdır?

Kalpteki sevgi Allah sevgisi olacak, Resulullah Efendimiz’in sevgisi olacak, Kur’an sevgisi olacak, tevhid sevgisi olacak.

Kaynak: 190. Dergah Sohbeti – Zikrullahın Fazileti, Kalpteki Sevgi ve Tarikat Yolunda Se

Kalbin temizliği neden önemlidir?

Kalp tertemiz bir bardak gibidir. İçine çamur koysan o su içilmez hale gelir. Kalbin içinde Rabbimin sevgisinden başka bir sevgi olursa Cenab-ı Hak "Burada bana yer kalmamış" buyurur.

Kaynak: 190. Dergah Sohbeti – Zikrullahın Fazileti, Kalpteki Sevgi ve Tarikat Yolunda Se

Kardesinin eksiligini gorerek ne olur?

Ne zaman bir kardesinizin hatasini, kusurunu, yanlisini gorduyseniz size seytan ufledi, sizi seytan avladi. O sizin hataniz, sizin kusurunuz. Bir baskasinin gozunu gormedigini dusunuyorsan senin gozun olmadığındandır. Bir kardesinin kulaginı duymadıgını hissediyorsan senin kulagin olmadığındandır. Insanlar etrafindaki insanlarin eksikliklerini takip ederek seytanin ve nefsin tuzagina duserler.

Kaynak: 203. Dergah Sohbeti – Kardeslik Hukuku, Elest’teki Soz ve Zikrullah Halakasinin

Kardeslik hukuku ve namus emaneti nedir?

Halakaya zikrullaha oturdugunuz kardesinizin butun evi, ailesi sizin namusunuz oldu. Yan gozle bakamazsiniz, eksik gozle bakamazsiniz. Kardeslerinizin kizlari, hanimlari, cocuklari sizin namusunuzdur. Asla yan gozle bakmayin, kalbinizden iceri gecirmeyin; bu seytanin vesvesesidir.

Kaynak: 203. Dergah Sohbeti – Kardeslik Hukuku, Elest’teki Soz ve Zikrullah Halakasinin

Giybet ve arkadan konusma yasagi nedir?

Kardeslerinizin arkasındankonuşmayin. Ders yaptiran kardesler, hizmet eden kardesler, cavuslar hakkinda konusmayin. Birisinin arkasindankonuşuluyorsa susturun: ‘Kardesim benim yanimda konusma, o iyi bir arkadasim, onunla her hafta zikrullah yapiyoruz’ deyin. Kucuk yerlerde, mahallelerde dedikodu cok olur; bu seytanin yangin hortumudur.

Kaynak: 203. Dergah Sohbeti – Kardeslik Hukuku, Elest’teki Soz ve Zikrullah Halakasinin

Cemaat birligi nedir?

Bende ferdiyetcilik yok. Ehli tarikatlarda ferdiyetcilik vardir; bir kisiyi yetistirdiler, geri kalan ne olursa olsun derler. Ben o dusuncede degilim. Biz yetiseceksek hep beraber yetisecegiz. Hep beraber senin suluk olacagiz; bir kisinin, iki kisinin degil butun cemaat seyri sulukteolacak.

Kaynak: 203. Dergah Sohbeti – Kardeslik Hukuku, Elest’teki Soz ve Zikrullah Halakasinin

Hiçlik makamının ne demek olduğu?

En güzel makam hiçlik makamıdır. Bir insanın kendini makamsızlık noktasında tutmasıdır. Bir makamınız olduğu anda, kendinizi bir makamda gördüğünüz anda, bilin ki nefsiniz sizi yürütmüştür, şeytan sizi aldatmıştır. Yolumuz hiçlik yoludur, makamsızlık yoludur.

Kaynak: 220. Dergah Sohbeti – Manevi Makamlar, Affetme Ölçüsü, Zikrullahta Sebat ve Sadı

Sadık kullarla beraber olmanın ne demek olduğu?

Tevbe Suresi 119. ayette Cenab-ı Hak buyurmuştur: ‘Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadık kullarla beraber olun.’ Bu sadık kulları nasıl tanıyacağız? Onlar asla yalan söylemezler, yemin etmezler, cemaatleri açıktır, gelene gelir. Onların huzurunda otururken dünya sevgisi kalpten çıkar, hiç kalkmak istemezsiniz.

Kaynak: 220. Dergah Sohbeti – Manevi Makamlar, Affetme Ölçüsü, Zikrullahta Sebat ve Sadı

Sadık Kullarla Beraber Olmak ve Mürşid-i Kamil nedir?

Tevbe Suresi 119. ayette Cenab-ı Hak buyurmuştur: ‘Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.’ Bu sadık kulları nasıl tanıyacağız? Onlar asla yalan söylemezler, yemin etmezler, cemaatleri açıktır, gelene gelir. Onların huzurunda otururken dünya sevgisi kalpten çıkar, hiç kalkmak istemezsiniz. Mürşid-i kamile ihtiyaç vardır. Nefis insana bahane getirirse, gelip üstadına danışacak; üstad ona bir esma tarif eder veya bir yol gösterir. Tek kanatla kuş uçmaz; çift kanatla uçar. Şeriat bir kanat, tarikat bir kanat — ikisini birden tutmak lazımdır. Tarikat Allah’a ve Habibine kavuşan yoldur.

Kaynak: 220. Dergah Sohbeti – Manevi Makamlar, Affetme Ölçüsü, Zikrullahta Sebat ve Sadı

Nefis Makamlarında Kendini Konumlandırma Tuzağı nedir?

Nefsi levvamede, mülhimede, mutmainde, radiyede, mardiyede, safiyede kendinizi görmeyin. Allah yolcusu kendisini her daim emmarede görür. Eğer kendinizi belli bir makamda görürseniz, hep o noktanın hal ve hareketi sizden beklenir ve kendi kendinizi zorlarsınız. Bir kimse kendini mülhimede düşünürse, o hep mülhimenin davranışının içerisine girer — bu nefse sıkıntı verir, kabızlık hali olur.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Kulluk en büyük makam mı?

Kulluk en büyük makamdır. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri geceler boyunca ağladı: ‘Hakkıyla sana kulluk edemedim ya Mabud.’ Hakkıyla kulluk edemeyen bir kimsenin makamı, merkezi, bir şey bildiğini iddia etmesi olmaz. Biz Allah’a hakkıyla kulluk edemeyen fukarayız.

Kaynak: 227. Dergah Sohbeti – Tövbe, Nefis Makamları, Güzel Ahlak ve Şüphe Hastalığı

Hizmet nedir?

Menfaat, bir şeyin karşılığını vermeden onu ummaktır. Ticaret farklıdır: Bir metâyı vermiş, başka bir metâyı almıştır. Ama karşılığını vermeden bir şeyi ummak, almaya çalışmak derviş için uygun değildir. Derviş maddî mânâda kazandığını yapar; mânevî mânâda Allah’ın lütfettiğine, ikram ettiğine, ihsan ettiğine ve takdirine razı olur. Bu noktada duran kimse menfaatsiz yaşamayı bilir.

Kaynak: 261. Dergâh Sohbeti: Dergâh Âdâbı, Hizmet Ahlâkı, Kusur Araştırmama ve Hür Dervi

Evliyanın iç süsü nedir?

Evliyanın iç alemi üç hal ile süslenmiştir. Bu üç hal bir velide, bir evliyada muhakkak olması gerekir. Bu üç hal ile hallenmeyen bir kimse asla Allah dostu olamaz: Birincisi takva, ikincisi ince edep ve ahlak, üçüncüsü ibadettir. Bu üç hal birbirinin içinde gibidir, birbirinden ince perdeler halinde ayrılmıştır ama birbirinin içindedir.

Kaynak: 300. Dergah Sohbeti — Tövbe ve Helalleşme, Eşler Arası Güven, Evliyanın Üç Hali

Siz de bütün dervişlerin o kanallarından çıkan gördükleri bütün hale vakıfmışsınız.’ Bu tip şeylerin hepsi Allah’ın lütfu keremidir, ikra mıdır?

Geçen hafta hak esmasında arkadaşlara ‘ne gördünüz’ diye sordum. Bir kardeş diyor ki: ‘Bütün dervişlerin üzerinden birer nur hortum gibi kanal çıkıyormuş. Hepsinin üzerinden toplanmış, büyük bir hale gelmiş. Komple Allah’ın katına çıkıyormuş. Siz de bütün dervişlerin o kanallarından çıkan gördükleri bütün hale vakıfmışsınız.’ Bu tip şeylerin hepsi Allah’ın lütfu keremidir, ikramıdır. Bunlar ayetle, hadisle sabit olan şeylerdir.

Kaynak: 334. Dergâh Sohbeti — Ruhların Buluşması, Hal Görme ve Mürşide İhtiyaç

O halinden habersiz yürürken onun halinden haberdar olan var mıdır?

Müridin öyle halleri vardır ki halinden habersizdir o. O halinden habersiz yürürken onun halinden haberdar olan vardır. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Bilal-i Habeşî’ye diyor ki: ‘Cennette senin takunya seslerini işittim.’ Oysa Bilal-i Habeşî henüz ölmedi, sağ. Ama bu halden habersiz.

Kaynak: 334. Dergâh Sohbeti — Ruhların Buluşması, Hal Görme ve Mürşide İhtiyaç

Bu bir hal mıdır?

Geçenlerde bir profesör bir hal anlatmıştı burada: ‘Ben güvercin halini aldım. Babamın evine gittim, gördüm. Başka yerlere gittim, gördüm. Hem güvercin olarak görüyorum, hem de ayrıca onu izliyorum.’ İki tane göz var. Profesör bunu üniversitede anlatsaydı beyaz gömleği ters giydirirlerdi. Ama bu bir haldir.

Kaynak: 334. Dergâh Sohbeti — Ruhların Buluşması, Hal Görme ve Mürşide İhtiyaç

Kalp, insanın ve alemin merkezi midir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş: ‘İnsanda bir et parçası vardır, orası iyiyse bütün azalar iyidir, orası kötüyse bütün azalar kötüdür. Dikkat edin, o kalptir.’ Sizin merkeziniz kalptir. Dünyanın merkezi de bir insanın kalbidir. Kalbinde ne varsa dilinde o vardır, gözünde o vardır, elinde o vardır. Kalbinde Allah varsa seni görenlerin aklına Allah gelir. Kalbinde şeytan tecelli ettiyse seni gören müminler senden kaçar.

Kaynak: 352. Dergah Sohbeti — Dergahlar Arası Kardeşlik, İhtiyar Meselesi, Sevenin Alame

Evde namaz kılınmıyorsa ne olur?

Evde şeytan kol geziyor. Şeytan o evi çepeçevre sarmalamış. Adam namaz kılmıyor, kadın da namaz kılmıyor; evde şeytan adamı da, evi de, çoluğu da, çocuğu da sarmalamış. Hiç kimsenin gözü görmüyor, hepsi de kör. O evde huzursuzluk, mutsuzluk, karanlık, mühtan, kıymet, dedikodu, iftira… Şeytan her şeyi kol gezdiriyor orada.

Kaynak: 437. Dergâh Sohbeti — Zikrullahtan Yüz Çevirmenin Bedeli: Şeytanın Kuşatması ve

Niyet ve dergâh adabı nedir?

Biz buraya Allah’ın rızasını kazanmak için geldik. Allah’a yakın olmak için geldik. Habîbi’nin sünnet-i seniyyesini öğrenip yaşamak için geldik. Biz Ahmetçi, Mehmetçi değiliz. Biz Mustafa Özbağcı da değiliz. Bu dergâh Mustafa Özbağ’ın dergâhı da değil. Mustafa Özbağ’ın bir yolu yok. Mustafa Özbağ da Allah’a kulluk yapmaya çalışan bir kimse. O yüzden arkadaşlar birbirlerimizin arkasından konuşmayalım. Hiçbir dervişin arkasından konuşmayın. Bir başka dergâhı da konuşmayın. Onlarda da pazartesi perşembe toplanıyorlar, onlar da Allah’ı zikrediyorlar. Onlar da Allah’a yakınlık peydâ etmeye çalışıyorlar. Kimseyi kınamayalım. Bir kimsenin hatasını gördün — ört gözünü. Kusurunu gördün — görme kardeş. De ki, "o benden iyidir." De ki, "o benden daha fazla derslerini takip ediyordur." Allah onu daha fazla seviyordur. Öyle düşün inşallah.

Kaynak: 536. Dergâh Sohbeti — Dergâhların Tarihî Seyri, Atatürk Tartışmaları ve Zikir Me

Hırsızlık meselesi nedir?

"Bir okula gizlice girip eşya gibi bir şey çalınırsa helal mı, haram mı?" Kendinize ait bir eşyaysa neredeyse alabilirsiniz. Kendinizin değilse ne olursa olsun haram olur. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 636. Dergah Sohbeti — Vesvese, Silsile-İcâzet ve Kadir Gecesi

Bunları birbirinden kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil midir?

Her ikisi de olabilir. Bir kişiye gösterilen hâllerin kaynağına bakıldığında bunların hepsinin etkisi vardır: kişinin ibadetleri ve iyilikleri, birinin yüzü suyu hürmeti ve Allah’ın keyfiyeti ayrı ayrı rol oynayabilir. Bunları birbirinden kesin çizgilerle ayırmak mümkün değildir.

Kaynak: 707. Dergah Sohbeti | Seni Zikretmeyi Unuttular — Furkan Suresi 17-18

Kimisi rüyayla yol alır, kim, hâl ile; kimisi ne rüya görür ne hâl yaşar, ama yine de yolda ilerler mi?

Kimisi rüyayla yol alır, kim, hâl ile; kimisi ne rüya görür ne hâl yaşar, ama yine de yolda ilerler. Hatta kimisi gözünü yummadan, uyumaya gerek kalmadan, yolda giderken uyanık hâlde görür.

Kaynak: Sufilikte yaşanan hal, makam ve tecelliyat, kişiye, zamana ve ihtiyaca göre deği

Bu yolun ölçüsü zâhirî belirtilerle ölçülmez midir?

Kimisi sabahtan akşama hâl görür ama bir makama erişemez; kimisi hiç hâl görmez ama yüksek makamlara ulaşır. Bu yolun ölçüsü zâhirî belirtilerle ölçülmez.

Kaynak: Sufilikte yaşanan hal, makam ve tecelliyat, kişiye, zamana ve ihtiyaca göre deği

Birisi yetimin başını okşayınca arşa ulaşır; bir diğeri bir açı doyurunca mıdır?

Letaifler de kişiye göre değişir. Birisi yetimin başını okşayınca arşa ulaşır; bir diğeri bir açı doyurunca.

Kaynak: Sufilikte yaşanan hal, makam ve tecelliyat, kişiye, zamana ve ihtiyaca göre deği

O amel ona has değildi mi?

Birisi yetimin başını okşayınca arşa ulaşır; bir diğeri bir açı doyurunca. Bunları duyan üçüncü kişi hemen çıkar; "ben de yetim arayacağım, ben de aç arayacağım" der. Oysa o amel ona has değildi.

Kaynak: Sufilikte yaşanan hal, makam ve tecelliyat, kişiye, zamana ve ihtiyaca göre deği

Her şeyin bir makamı var mı?

Her şeyin, yaratılmış olan her şeyin kendi dairesinde bir makamı vardır. Yaratılan her şeyin. Peki bu makamı nerden tespit edilecek, kim tespit ediyor? Burası da ayrı bir tartışma konusu. Her şeyin bir makamı var, bu makamı tespit eden şey ne? Kim istemez ki arş-ı âlâda bir zerre olsaydı, değil mi? Veyahut da bir ağaç cennette yaşamak istemez mi? Mesela hurma kütüğü. Ne dedi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri? Dedi ki "Cennette beraber olmak ister misin, yoksa burada mı beraberliğe devam ettirmek istersin?" Kütüğün dillenmesi bir başkasına batındı ama ona değildi.

Kaynak: Nefes III — 23 Nisan 2016 Sohbeti

Cezbe halinin özellikleri nelerdir?

O vech hali apayrı bir şeydir. Öyle sayha atmak değildir vech hali, bağırıp çağırmak değildir, böyle işte titreyip kendini duvarlara vurmak değildir. O vech hali işte şeyhin ismini zikrederekten kendinden geçme değildir. Yani ben şimdi burada isim belirteceğim şimdi kıyamet kopacak gene sen bizim şeyhimize laf söyledin diye. Kimsenin şeyhiyle işim yok. O kimse o vech halinde mesela kimisi siyim siyim ağlar, kimisi işte orasını burasını normalde ısırır, kendinden geçer, titrer örneğin. Ama o böyle vech haline giren bir kimse kendisini zikrullahtan da alıkoyamaz. O Cenab-ı Hakk’ın hitabına mazhar olma, hitaba mazhar olma, müjdeye mazhar olma, bir sırra mazhar olma manevi olarak. O kimseyi vech haline, cezbe haline getirir. O cezbe haline getirince mesela işte yemekten kesilir, içmekten kesilir, dünya sevgisinden kesilir. Hiç dünyayla alakalı bir şey görmek istemez, dünyayla ilgilenmek istemez. O vech hali, o cezbe hali. Yani mesela işte o erkekse mesela eşi ona bakar der ki: “Benimle ilgilenmiyor” boşanmaya kalkar. Kadın bu hale gelse adam der ki: “Benimle ilgilenmiyor, bu beni sevmiyor artık, ben boşayayım bu kadını.” der. Çocuklar anne veya baba birisi o hale gelse bakarlar: “Babamız bizle ilgilenmiyor”, anne, hani anne bu hale gelince “annemiz bizimle ilgilenmiyor”, hani çocuğu mu var neyi var? Bu böyle değil, bu böyle değildi…”

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2180-2189. Beyitler Şerhi

Kalbin ilahi nura açılması ne ifade eder?

Bir kimsenin hakikati görebilmesi için onun kalbinin ilahî nura açık olması lazım. Onun kalbi ilahi nura, ilahi nura açık olacak ki senin tebliğin onda yer etsin. O ilahi nuru açacak olan da Allah, başka kimse değil. Peygamber değil, açacak olan Allah’ın dostu, velisi, evliyası değil; Allah açacak. E, Allah açtıysa da onu kapatacak birisi yok. Sen ister kabul et, ister kabul etme; Cenabı Hak onun kalbini imana, islam’a, ihsana açtıysa onun kalbindeki nuru çoğalttıysa açtıysa önünü, onun kalbi nurlandıysa, onun kalbine ilahi hakikatler ilham ediliyorsa, onun kalbine eğrisi doğrusu geliyorsa, sen kimsin be ahmak onu kapatacak? Sen ancak inkârcılık edersin, reddedersin; Allah da senin kalbini mühürler, gönderir cehenneme, bana ne! E, biz Allah Resulü tebliğ ediyor, ayet-i kerimede diyor ki: "Allah’ın Resulü size hayat verecek. Bir şeye çağırdığında ona icabet edin." Sen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem e icabet etmiyorsun kardeş, ayet-i kerimeyi inkâr ediyorsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2025-2034. Beyitler Şerhi

Hal kavramı nedir?

Hal bu manada bunu böyle bir kenara not alın, sürekli olmayan, geçici manevi durumlardır. Bakın, sürekliliği olmayan, geçici manevi durumlardır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1984-1985. Beyitler Şerhi

Hal yaşamak ne anlama gelir?

Zikrullah hâl için yapılmaz, sufilik hâl için yaşanmaz, Allah’a yaklaşmak içindir derdimiz, Allah’ı sevmektir derdimiz. Hâl yaşamak değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1984-1985. Beyitler Şerhi

Hal yaşamak yolunda ne gibi riskler vardır?

Eğer hâl yaşamaya odaklanırsa bir kimse yolda kalır, aldanmış olur. Lâzım mıdır? Sufi normalde Allah’a yaklaşma yolunda bunları önemser ama sufinin kendisi önemser ama yol için bu önemli değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1984-1985. Beyitler Şerhi

Makam verilmesi ne anlama gelir?

Bir kimseye makam verilmesi demek, sorumluluk verilmesi demek, tevazu gösterecek, mücadele edecek, alçak gönüllü olacak, yürüyecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1855-1862. Beyitler Şerhi

Nefis meratibi ile kalbi meratibi arasındaki fark nedir?

Bak, o nefis meratibi ile alakalı değildir. O kalbi ile alakalıdır. Hani bazen derslerde, son dönemlerde kalbi meratibi de katmaya başladım ya, bunlar konuşulan şeyler değil, kalbi meratip müritle mürşidin arasında konuşulur. Mürit o hale gelir, sen bundan sonra böyle rabıta edeceksin der, mürit öyle rabıta etmeye başlar. Bu kalbi meratip ile alakalıdır. Mürit onu ya rüyasında görür, mesela işte bir bakar ki şeyh efendinin cübbesinin içine girmiş, bir şeyh efendi oluyor, bir kendisi oluyor. Cübbe kimin? Şeyh efendinin. Nerde? Şeyh efendinin cübbesinin içinde. Onda kalbi meratip başladı. işaret bunlar. Bir bakmışsın komple şeyh efendinin cübbesi, gömleği, her şeyi onun içine girmiş. Hatta şeyh efendinin içine girmiş, kalbi meratip başladı. Ben girmişim içine, şuraya gittik, buraya gittik ama ben sizin içinizdeyim. Bu kalbi meratip. Bunun nefis meratibi ile bağlantısı var ama onun ayağı ayrı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1478-1479. Beyitler Şerhi

Kalbi meratip ile rabıta arasındaki ilişki nedir?

Mürit onu ya rüyasında görür, mesela işte bir bakar ki şeyh efendinin cübbesinin içine girmiş, bir şeyh efendi oluyor, bir kendisi oluyor. Cübbe kimin? Şeyh efendinin. Nerde? Şeyh efendinin cübbesinin içinde. Onda kalbi meratip başladı. işaret bunlar. Bir bakmışsın komple şeyh efendinin cübbesi, gömleği, her şeyi onun içine girmiş. Hatta şeyh efendinin içine girmiş, kalbi meratip başladı. Ben girmişim içine, şuraya gittik, buraya gittik ama ben sizin içinizdeyim. Bu kalbi meratip. Bunun nefis meratibi ile bağlantısı var ama onun ayağı ayrı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1478-1479. Beyitler Şerhi

Sekizinci makam nedir?

İbret almak, ders almak, bir şeyden kendimize ders çıkarmak, bir olaydan kendimize ders çıkarmak, başımıza gelen bir hadiseden veya bir başkasının başına gelen hadiseden ibret almak, ders çıkarmak, tecrübe sahibi olmak ve o tecrübeyi icra etmek, yerine getirmek. Bu muhakkak önemli. Ders çıkarmak ibret almak, ondan sonra nasihat ve muhabbet sahibi olmak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1433-1434. Beyitler Şerhi

Dokuzuncu makam nedir?

Artık sen böyle bu şeriatın ve tarikatın makamlarını yaşadın, artık nasihat sahibi oldun, artık sen etrafına nasihat edeceksin. iyilik yapıyorsun, iyilik yaptığın için senin iyiliği methetmeye iyiliği anlatmaya, nasihat etmeye hakkın var. Kötülüklerden uzak duruyorsun artık nasihat edebilirsin. Ey kardeşim! Sen kötülüklerden uzak dur. Üzerinizde bulunan bir makamı nasihat edebilirsiniz. ‘Ey Habibim! Sakın ha yapmadıklarını nasihat edicilerden, tebliğ edicilerde olma’ ayeti kerimesi artık senin üzerinde tecelli ediyor. Sen gıybet etmezsen gıybet etmeyin sözün tesirli olur. Sen iftira atmazsan iftira atma sözün tesirli olur. Sen bu şeriatın ve tarikatın makamlarını geçersen ve bu makamlarda oturursan bu makamlarda mukim kalırsan evet, senin nasihatini dinlerler. Evet, sen o zaman muhabbet sahibi olursun yani insanlarla muhabbet edersin ve insanlar sana muhabbet besler. insanlar sana muhabbet beslemiyorsa kabahati insanlarda arama, kendinde ara. Eğer senin nasihatini dinlemiyorlarsa sen insanlarda kabahat arama, kendinde ara. Sen demek ki nasihat edecek makama henüz gelmemişsin. Sen henüz daha muhabbet edilecek bir makama gelmemişsin. O yüzden o makama gelmek için şeriatın makamlarını, o makama gelmek için tarikatın makamlarını oturup yerleştirmen gerekir. O zaman sen nasihat ve muhabbet sahibi olursun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1433-1434. Beyitler Şerhi

Onuncu makam nedir?

Tarikatın makamı, özünü, insanın kendisini fukara görmesidir. Sufi kendisini fukara görür. Çünkü Cenab-ı Hak ayet-i kerimede beyan etmiştir ki hepiniz Allah indinde fukarasınız, Allah ganidir demiş. Kendini fukara görmek, Allah indinde, kendini hiçliğe doğru götürme. Sakın âlimim deme, fukara gör kendini. Sakın ben şeyhim deme, fukara gör kendini. Sakın ben iyi bir sufiyim deme, kendini fukara gör. Sakın ben zenginim deme, kendini fukara gör. Sakın benim katım var, yatım var, arabam var görme, kendini fukara gör. Bu dünyada fukara bir şekilde yaşa. Bu cimrilikten değil, bu tevazudandır, bu gösterişten, şatahattan, şatafattan kaçmaktır. Sen şeytana tapanlar gibi gösterişe düşme. Sen heva ve hevesini ilah edinenler gibi şatafata, şatahata düşme. Sakın ben şöyle âlimim, ben böyle şeyhim, ben böyle dervişim, ben böyle zakirim, ben böyle hal sahibiyim, ben böyle rüya görürüm, ben böyle hal görürüm, benim gördüğüm hali kimse görmez, benim gördüğüm rüyayı kimse görmez. Sakın ha! Sen daha yuvasından uçacak kuş olmadın, kendi kendine kanatlandım zannetme! Kuşun ahmağı, kanatları tüyleri çıkmadan uçma sevdasına düşer. Uçma sevdasına düşen kuş ahmaklığından kendisini yuvadan atar, kediye köpeğe yem olur. Kediye köpeğe yem olmak isteyen, olmadan önce oldum sevdasını düşüp yuvadan uçmaya kalkan ahmak kuşlardır. Ana kuş, o ahmak gördüyse onu, onu kurtarmak için uğraşmaz. Der ki benim getireceğim rızık ahmak bir yavruya gideceğine sağlam, zeki, iş yapacak, benim soyumu sopumu yürütecek kuşa yem olsun der. Onun gözünün yaşına bakmaz. Onun kendi kendine, kendi hevasından uçmaya çalışmasına bakmaz. O korur kollarken anası yuvada yokken, o kuş atar kendini. Zaten aşağıda kediler bekler. O kuş kendini atar atmaz kedi kapar onu. Kolay av olur. Sufinin aptalı, sufinin kibirlisi, sufinin kendini beğenmişi, kendisini oldum zanneder, ben uçacağım der, kanatlandım der, kendi kendini yuvadan dışarı atar, burnunun üstüne çakılır gider.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1433-1434. Beyitler Şerhi

Kendini fukara görmenin önemi nedir?

Bir insan edep sahibi olacak. Susacak ya, sus! Edeb sahibi ol! O yüzden kendini fukara gör. Kendini biliyor görme. Allah muhafaza eylesin. Fukara gördükçe zenginleşirsin hem hâl olarak hem rüya olarak hem makam olarak hem maddi olarak hem manevi olarak kendini fukara gör. Kendini acizlerden gör. Kendini zayıflardan gör. Bundan bir şey kaybetmezsin. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1433-1434. Beyitler Şerhi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları