Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Mart 2012) — Kıyâmet Alâmetleri, Zikrullahın Fazîleti ve Gerçek Cezbe

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (17 Mart 2012) — Kıyâmet…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Mustafa Özbağ Efendi, 17 Mart 2012 tarihli Karabaş-ı Velî Tekkesi sohbetinde âhir zamanda artan psikolojik rahatsızlıkların iman-hayat dengesizliğinden kaynaklandığını, kıyâmet alâmetlerinin sûfî perspektiften her gece yaşandığını, yalancı Mehdîler meselesini, Mehdî devleti olarak Türkiye inancını, evlerin zikirhâneye çevrilmesi gerektiğini, zikrullahın bütün ibâdetlerden fazîletli olduğunu ve gerçek cezbe ile sahte cezbe arasındaki farkı ele almıştır.


Cezbe: Âhir Zamanda Psikolojik Rahatsızlıklar ve İman-Hayat Dengesi

Efendi, insanların büyük çoğunluğunun maddî rahatsızlıklarının aslında psikolojik olduğunu belirtmiştir. Bu psikolojik rahatsızlıkların sebebi, insanların iman ile hayat arasındaki dengeyi kuramamaları ve iç-dış dengelerini sağlayamamalarıdır. Herkes kendini yarış atı gibi hazırlıyor; bu yarışçı hayat insanları sendroma itiyor. Umutsuzlukta “takdîr böyleymiş” diyemiyorlar, umutlulukta “şükür Elhamdülillah” diyemiyorlar.


Kıyâmet Alâmetleri — Sûfî Bakışla Her Gece Kıyâmet Kopar

Sûfîler kıyâmet alâmeti olarak doğduğu anı görürler: Bir kimse doğduysa kıyâmet alâmetidir, onun kıyâmeti kopacaktır. Her gece başını yastığına koyan kimsenin kıyâmeti kopar. Her sabah namazını kılmadan kalkan kimse için güneş batıdan doğmuştur. “Eğer namaz, oruç, Kur’ân ve İslâm’la bir ilgin alakan yoksa güneş her gün sana batıdan doğuyor; sen zaten kıyâmetin içinde yaşıyorsun da haberin yok.”

Kıyâmet alâmetlerini yalnızca gelecekle ilişkilendirmenin hatalı olduğunu vurgulayan Efendi, kitapların çoğalmasını, binaların yükselmesini, köydeki çobanların daire sahibi olmasını birer realite ve işâret olarak değerlendirmiş, bunları din adına kötülemenin yanlış olduğunu belirtmiştir.


Yalancı Mehdîler ve Mehdî Devleti Olarak Türkiye

Deccâl’den önce otuz yalancı Deccâl çıkacağı gibi Mehdî’den önce de otuz yalancı Mehdî çıkacaktır. Efendi, yirmi beş yıldır sohbet ettiğini, bu sürede Mehdîliğini ilan edenlerin ne kendilerinin ne de taraftarlarının geri dönmediğini söylemiştir. Hadîs-i Şerîf’e göre Mehdî’nin adı Muhammed (Mustafa), babasının adı Abdullah, annesinin adı Âmine olacak; Hz. Fâtıma’nın soyundan ve Hz. Hasan efendimizin kolundan gelecektir.

Efendi, Türkiye’nin Mehdî devleti olacağına, yedi İslâm devletinin Türkiye’ye biat ederek sekiz devletin oluşacağına inandığını açıkça beyan etmiştir. Bu görüşü 2004-2005 yıllarında, 28 Şubat sürecinde söylediğini hatırlatmıştır. Süfyânî güçler olarak PKK’yı ve Irak işgalindeki devletleri görmüş, Suriye’deki kargaşayı önceden haber verdiğini belirtmiştir.


Evleri Zikirhâneye Çevirin — İçinde Zikir Olmayan Ev Harâbedir

Hz. Peygamber “İçinde Allah’ın zikri yapılan evler mâmur evler, yapılmayan evler harâbe evlerdir” buyurmuştur. Ne kadar müştemilatlı olursa olsun, içinde zikir olmayan ev harâbedir. Efendi, Müslümanların evlerini zikirhâneye, mescide, ibâdethâneye, misafirhâneye çevirmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

Süslü mescidler, süslü evler, süslü insanlar — ama içler boş. Hz. Peygamber “Allah’ı zikredenler diri, zikretmeyenler ölü gibidir” buyurmuştur. Allah’a yakınlığı olmayan insanların psikolojisinin bozulması kaçınılmazdır. Haftanın en az iki günü zikrullah halakasına katılmak, tertemiz ve affolmuş olarak kalkmak mümkündür.


Zikrullahın Fazîleti — Her İbâdetten Üstündür

“Allah’ı zikretmek en büyük iştir” âyetini okuyan Efendi, zikrullahın Kur’ân okumaktan, namaz kılmaktan, tefekkür etmekten, ilim öğrenmekten — bütün ibâdetlerden fazîletli olduğunu belirtmiştir. Namazın vakti bellidir, orucun zamanı bellidir; ama zikrullahın vakti yoktur — her dem, her an, arabada, işte, sokakta, yolda, evde, yatakta, koltukta zikredilebilir.

Yaşlı sahâbîlerden birisi “Yâ Resûlallah, yaşım geçti, bana kurtuluşum olacak bir şey öğret” dediğinde Hz. Peygamber buyurmuş: “Dilin zikrullah ile her dâim ıslak olsun.” Dilin ıslak olursa gözün de ıslanır, kalbin yumuşar, Allah oraya rahmetini, ikrâmını, hidâyetini koyar — hem maddî hem mânevî sağlığa, feraha ve kurtuluşa erersin.


Gerçek Cezbe ile Sahte Cezbe Arasındaki Fark

Gerçek cezbe: Gözden yaş akması, kalbin titremesi ve ürpermesi, büyük bir haşyet yaşamak, hâl içinde hâl, hayret içinde hayret yaşamaktır. Sahâbe-i Kirâm Allah anılınca cübbelerini başlarından aşağı geçirir, hüngür hüngür ağlarlardı — cezbe budur.

Efendi, zikir halakasında sayhâ atarak bağıran birini odaya attırdığını, zikir bitince yanına gidip “Ne gördün?” diye sorduğunu anlatmıştır. İçeride Hz. Peygamber ile konuşan, ashâbı gören, hâl yaşayanlar varken bu kişinin hiçbir şey görmediği ortaya çıkmıştır. “Böyle yapacaksan bir daha buraya gelme” demiş ve o kişi bir daha gelmemiştir. Gerçek cezbe gözden akan yaştır, gösterişçi bağırmak değildir.


İftiranın Büyüğü Peygamberlere, Sonra Velîleredir

Hz. Peygamber ashâba “Belâ ve musîbetin çoğu peygamberleredir, sonra velîleredir, sonra onların etrafındakilere, sonra müminleredir” buyurmuştur. Süfyân-ı Sevrî’nin boynuna Mısır’dan sürgün fetvâsı asıldığı hâlde o fetvâyı çıkarmayıp onunla dolaştığını hatırlatan Efendi, bir velîye, bir dervişe iftirâ atılmazsa, belâ ve musîbet gelmezse onun velî ve sûfî olmadığını söylemiştir.


Kaynakça

Âyet-i Kerîmeler

  • Ankebût 29:45 — “Allah’ı zikretmek en büyük iştir (ve le-zikrullâhi ekber).”
  • İsrâ 17:72 — “Bu dünyada kör olanlar âhirette de kördürler.”

Hadîs-i Şerîfler

  • Buhârî, Da’avât, 66 — “Allah’ı zikreden ile zikretmeyenin misâli diri ile ölünün misâli gibidir.”
  • Hadîs-i Şerîf — “İçinde Allah’ın zikri yapılan evler mâmur, yapılmayan evler harâbedir.”
  • Hadîs-i Şerîf — “Dilin her dâim Allah’ın zikriyle ıslak olsun.”
  • Tirmizî, Fiten, 43 — “Belâ ve musîbetin en şiddetlisi peygamberleredir, sonra velîlere, sonra derecelere göredir.”
  • Hadîs-i Şerîf — Mehdî’nin adı, babasının ve annesinin adı, Hz. Hasan efendimizin soyundan geleceği.

Tasavvufî Kaynaklar

  • Hazreti Mevlânâ — “Köre teklif yoktur.” (Mesnevî)
  • Süfyân-ı Sevrî — Mısır’dan sürgün fetvâsı boynuna asılarak dolaşması; iftirâya sabır örneği.

Sohbetin Özeti

Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette psikolojik rahatsızlıkların iman-hayat dengesizliğinden kaynaklandığını, kıyâmet alâmetlerinin sûfî bakışla her gece yaşandığını, yalancı Mehdîler meselesini ve Türkiye’nin Mehdî devleti olacağı inancını, evlerin zikirhâneye çevrilmesi gerektiğini, zikrullahın bütün ibâdetlerden fazîletli olduğunu, gerçek cezbe ile sahte cezbe arasındaki farkı ve iftirânın büyüğünün peygamberlere ve velîlere geldiğini kapsamlı biçimde işlemiştir.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Zikir, Sabır, Şükür, Hayret, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı