Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Hâl ve Makam(139) — Sayfa 2/2
İbadet etmeyenler kimlerdir?
Kibirlilermiş. Kibirli olanlar namaz kılmaz. Kibirli olanlar Allah’ı zikretmez. Kibirli olanlar farzları yerine getirmezler, git onları dinle, senden benden dini iyi konuşurlar, iyi biliyorlardır ama kibrinden dolayı namaz kılmaz, farzları yerine getirmezler. Kibirlerinden dolayı oruç tutmazlar. Kibirlerinden dolayı Allah’ı zikretmezler. Kibirlerinden dolayı Allah’ı zikredenleri hor ve hakir görürler. Kibirlerinden dolayı sufi tarifesini ikinci sınıf değil, beşinci sınıf vatandaş gibi görürler. Kibirlerinden dolayı ve onların son nefesleri tehlikededir. Kim sufileri kibirlerinden dolayı küçük görüyorsa hor hakir görüyorsa hepsinin de son nefesi tehlikededir, hepsinin de! Allah’ı zikreden bir topluluğu hor ve hakir gören, küçük gören, onlarla alay edenlerin son nefesleri tehlikededir.
Bir kimse yakinlikle akıl noktasında belli bir derecededir, kalp noktasında belli bir derecededir. Bu durumu nedir?
Bir kimse vardır, yakinlikle akıl noktasında belli bir derecededir, kalp noktasında belli bir derecededir. Bir kimse vardır, yakinlik kalp noktasında farklı bir derecededir.
Bir sufinin üzerinde öyle bir hal yaşanması ne anlama gelir?
İşte sen bizim beş vakit namaz kıldığımızı biliyor musun? Haaa! Olur! Hoş geldin yirmiüç nisan! Bir kimsenin bakın başlangıç olarak kendince bütün iyilikleri, bütün güzellikleri kendi üzerinden südur eden hayır ve hasenatları Allah’tan bilmesidir. Bu, yokluğa geçiştir. Yokluğa geçişin basamağıdır. O kimse haramlardan uzak durmayı dahi Allah’ın bir lütfu, bir ikramı olarak görür.
Kendince namaz kıldığını hissetmek ne anlama gelir?
Kendince namaz kıldım demez. Uyanık olur. Cenab ı Hak lütfetti namazı kıldık der. Cenab ı Hak lütfetti, ibadetlerimizi yerine getirmeye gayret ediyoruz Allah lütfetti.
Ruhlar ve bedenler arasındaki ilişki nasıl açıklanmaktadır?
Ruhlar bedene bağlıdır, bedenler de ruhlara bağlıdır. Cenab ı Hak o ruhları bedene bağlı ve o ruhlar bedenden başka bir yere gidemezler. Bedenle ilişkilidir ve herkesin o sınırı, o bağı bellidir, o sınırının haricinde, o bağın haricinde gidemez.
Ruhların bedenden ayrılması nasıl açıklanmaktadır?
Bedenin ecel geldiğinde ruh ondan ayrılır. Cenab ı Hak o bedenle o ruhun arasında ecel gelinceye kadar bir irtibat kurmuştur. Bu irtibat bir tel gibi, bir hortum gibi manevi bir bağdır. Ruh bedenden ayrıldığında bu bağın mesafesi önemli olur.
Katmer ne demektir?
Bunların hepsi de katmerlenir adamın kalbinde. Ondan sonra o hasetlenir. Der ki ya bu kabir haline vakıf olunur mu canım, yalan söylüyor bunlar. Kabir hali diye bir şey yok. Neden? Kendisi katmerli. Neymiş, zikrullahta hal görüyorlarmış da Peygamber Efendimizi görüyorlarmış. Yalan söylüyorlar bunlar. Görülmez peygamberler. Neden? Kalbi katmerli onun. Onun gönlünde yetmiş değil, yediyüzbin katmer var. Katmer katmer üstüne. Örtü örtü üstüne.
Kalbin katmerlenmesi ne demektir?
Bir günah işlersin, kalbin katmerlenir. Sen bir yalan söylersin, kalbin katmerlenir. Gıybet edersin, kalbin katmerlenir senin. Bir iftira edersin kalbin katmerlenir. Şu kadının biraz bir tarafını göreyim dersin, kalbin katmerlenir. Şu kıza bir bakayım dersin, kalbin katmerlenir. Sen zikrullahsız yolda yürürsen, kalbin katmerlenir. Salak salak bakarsın artık vitrinlerde ne var, nerde kadın var, nerde kız var, nerde adam var, kalbin katmerlenir senin.
Kalbinde Muhammed i Mustafa (s.a.v) sevdası ne demektir?
Kalbini zikrullah ile diri tut. Kalbini Muhammed i Mustafa’nın sevdasıyla diri tut. Kalbini Allah’ın sevdasıyla diri tut. O zaman şaşılıktan kurtulursun. O zaman kalbin de katmerlenmez. Öbür türlü kalbin katmerli. O Allah sana nurunu vermiş. Sen zulmediyorsun. Ne yapıyorsun? O nurun üzerine örtü atıyorsun boyna. Sen sünneti Resulullahtan çıktıkça, senin kalbindeki nurun, Allah’ın nuru, örtünüyor. Sana ışık vermiyor. Senin yolunu aydınlatmıyor. Senin kalbini aydınlatmıyor. Senin gözünü aydınlatmıyor. Senin kulağını aydınlatmıyor.
İnsan-ı kâmil nedir?
İnsan-ı kâmil olmuş olsa dahi onun kemaliyat yürüyüşü, onun mana yürüyüşü, hiç bir zaman bitmeyecektir, bakın hiç bir zaman bitmeyecektir. O yüzden burdaki hani ilahi varlığa ulaşmak veyahut da vuslata ermek olarak nitelendirilen sufi dilinde, tırnak içerisinde, nitelendirilen bunları kabul eden birisi değilim. O yüzden benim ilahi aşk anlayışımda vuslat yoktur. Vuslat oldum zannettiğin anda perdelendiğin yerdir. Vuslata erdim dediğin an, nefsine uyduğun andır. Benim yürüyüşüm bitti dediğin an nefsine uyduğun, köreldiğin, perdelendiğin andır.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: İlâhî Varlığa Kavuşmak
İnsan-ı kâmil, Allah’tan aldıkları temiz ilimle nasıl yürür?
Hepsini de ilmi ile ihata ederekten çiçeğinden böceğine hayvanından insanına yıldızından gezegenlerine ve uzaya kadar Allah ilmiyle her şeyi ihata etmiştir ve sufiler Allah’tan aldıkları bu temiz ilimle insan-ı kâmil noktasındaki bir sufi Allah’tan almış olduğu bu temiz ilimle yürür ve insan bu noktada beşeri olan, beşeri olan bütün vasıflarını bu ilimle beşerilikten kurtarır. O karanlıktan aydınlığa o zulümden kurtulup bu manada özgürlüğe kavuşur ve ne onda bilgisizlik kalır ne onda cehalet kalır.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: İlâhî Varlığa Kavuşmak
Allah, insan-ı kâmile ne gibi bir yakînlik sağlar?
O yakînliğin de yakînliğine doğru koşacaktır ve o hiç bir zaman bu manada o yakînlikten asla ve asla ayrılamayacaktır ve öyle bir hale gelir ki sudaki balık gibi olur. Sudaki balık nasıl eğer siz sudan dışarı çıkarır çıkarmaz bir müddet çırpınır, ölür. Öyle değil mi? O insan-ı kâmilde zirveye koşan kimsede artık Allah’a olan yakînlikten bir karış dahi taviz yoktur. O her haliyle Allah’a yakîn noktasında durur ve o dairede duraraktan hayatına devam eder.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: İlâhî Varlığa Kavuşmak
Tevazu ile riyayı ayırt etmek ne demektir?
Ama kibirlenene kibirlenmek de hak olur ve ama gerçek sufiler tevazu ile riyayı ayırt ederler. Tevazu ile yapmacıklığı ayırt ederler. Tevazu ehli olmak ayrı bir şeydir, kendini böyle sufi gösterip masum gösterip mahzun gösterip böyle yolda böyle hastaymış gibi yürümek farklı bir şeydir.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Tevazu Sahibi Olmak
Manevi hal olarak bir erkek Hz Peygamber’in eşlerinin, kızlarının, torunlarının nedir?
Manevi hal olarak bir erkek Hz Peygamber'in eşlerinin, kızlarının, torunlarının
Bu cihan dediğiniz şey insanın avucu kadar bile değil midir?
Sen bu cihanı varmış Hakkında Arşla levhi mahfuz kürsü dahil buna. Bu cihan dediğiniz şey insanın avucu kadar bile değildir. Avucu bile büyük gelir ona. Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol. Sen ona yönel. O yüzden senin suretin sıfırdır. Toprak hatta bir damla meni. Bir damla da değil. Bir küçücük hücre. Onu damla olarak nitelendirmiş. Damlanın içerisinde küçücük bir hücre. O yüzden senin suretin 0. -1 de değil, + 1 de değil. -1 olursa değeri var. +1 olursa değeri var. Senin varlığın sıfırdan ibaret.
Kaynak: Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni
Nefsini feda etmek ne demektir?
Sen nefsi bir feda et. Sen bir nefsi feda et. Asıl var olanı göreceksin. Sen nefsi feda edemediğinden dolayı var olanı görmüyorsun. Sen nefsini ayağının altına alamadığından dolayı o cemale ulaşamıyorsun.
Kaynak: Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni
Sen gerçek baki olan ona yönel her şeyinle midir?
Sen gerçek baki olan ona yönel her şeyinle. Vücudunu, kaşını, gözünü düşünme. Öldükten 10 gün sonra hepsi de toprak olacak ki çek. Ölümü tada her şey ölümü tada. Sen burada mükafat bekliyorsun. Burada nefsini düşünüyorsun. Burada heva, ve hevesini düşünüyorsun. Burada makamını, mevkini, paranı, pulunu düşünüyorsun.
Kaynak: Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni
Dünya hayatı neye benzer?
Dünya hayatı oyundan, eğlenceden ibaret. Biraz da sen oyna. Biraz da sen eğlen. Ben sizi malınız olmasın demiyorum. Ha öyle bir şey yok. Allah yolunda koşacaksan paran pulun olacak, malın olacak. Buraya gelmenin bir bedeli var. Öyle değil. Böyle ham hayal noktasında değilim. Adım atıyorum para bugün Türkiye’de. Otobüs bileti ne kadar Bursa’da? Vatandaşın kullanacağı bir eee şey toplu taşıma.
Kaynak: Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni
İslâm’da su paralı mı?
İslâm’da su paralı Oş yakın da havadan da para alacaklar da böyle giderse Allah muhafaza eylesin. Dünya hayatı oyun eğlenceden ibaret. Buradan kasıt şu değil. Bunu anlamayın. Ya biz hiç mal sahibi olmayacağız. Değil canım kardeşim. Senin çoluğunu çocuğunu barındıracak kadar bir evin olması. Çoluğunu çocuğunu barındıracak, misafirini ağırlayacak bir evin olması, senin bir bineğin olması bu zamanda elzem. Elzem elzem. Asli ihtiyaç. Asli ihtiyaç. O yüzden dünyayı bu konuda reddedenlerden değiliz.
Kaynak: Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni
Hüsran ne demektir?
Hüsrandasın. Sen ne olursan ol, kim olursan ol, makamın, mevkin, mesleğin, senin ırkın, dilin ne olursa olsun eğer sen hakkı tebliğ etmiyorsan, ve hakkı yaşamıyorsan hüsrandasın kardeş. Sen alim olabilirsin. Hakkı konuşmuyorsan sen ahir zaman alimisin. Yerin cehennemsin. Sen şeyh olabilirsin. Hakkı konuşmuyorsan, hakkı anlatmıyorsan senin yerin cehennemdir. Sen hakkı konuşacaksın, hakkı savunacaksın, hakkı haykıracaksın. Hak Kur’ân, ve sünnettir. Hak insanlıktır. İnsanca davranmaktır. Sen o hakkı tavsiye edeceksin. Hakkı tavsiye etmiyorsan sen de hüsrandasın. Hüsrandasın. Sen ne olursan ol, kim olursan ol, makamın, mevkin, mesleğin, senin ırkın, dilin ne olursa olsun eğer sen hakkı tebliğ etmiyorsan, ve hakkı yaşamıyorsan hüsrandasın kardeş.
Kaynak: Kim olursan ol hakkı tebliğ etmiyor hakkı yaşamıyorsan hüsrandasın
Hakı tebliğ etmek ve yaşamak neden önemlidir?
Hüsrandan kurtuluş bu. O yüzden kardeşler dilim sivri gelebilir size. Hamdolsun çatal değil. A dilim dili sivri böyle işte konuşuyor dereden, tepeden diyebilirsiniz. Ayrılabilirsiniz bizden. Bu noktada sıkıntı yok. Biz insan toplamaya çıkmadık. Böyle bir derdimiz yok bizim. Ben Kur’ân, ve sünnet mücadelesi vermeye çalışan bir kulum. Başka bir şey değil.
Kaynak: Kim olursan ol hakkı tebliğ etmiyor hakkı yaşamıyorsan hüsrandasın
Hacı Bektâş Veli Hazretleri ne demiş?
Hacı Bektâş Veli Hazretleri o yüzden demiş ki, "Her ne ararsan kendinde ara. Kendinde ara." Yunus Emre ne güzel söylemiş. İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır.
Kaynak: İnsan, alem-i kebirdir
Hacı Bayram-ı Veli ne demiş?
Hacı Bayram-ı Veli de demiş ki, "Bayram özünü bildi. Bileni anda buldu. Bulan ol, kendin oldu. Sen seni bil, seni."
Kaynak: İnsan, alem-i kebirdir
Sufilik yolu ile alakası olmayan insanlara kıyas etme neden?
Hz. Pir bu manada bizlere dediği şu bizim halimizi bizim coşkunluğu bizim durgunluğum bu sûfîlik yolu ile alakası olmayan insanlara kıyas etme o bizim coşkunluğu anlamaz. O bizim durgunluğum anlamaz. O bizim halimizi anlamaz. O bizim hayatımızı anlamaz. O bizim yolumuzu da bilmez.
Kaynak: Sufilik yolundaki bütün menziller, haller gelip geçicidir kalıcı olan Cemalullah
Hal’in sağlaması nasıl olur?
Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi sağlama yapardı: "Bu derviş gerçekten hâli görüyor mu, hâli hayalden ibâret mi, hakîkate ulaşmış mı?" Telefonu kaldırır, bulunduğu yerden sorardı. "Musa, ben neredeyim oğlum?" — "Sivas’tasınız, bir odanın içindesiniz, bordo bir pelerininiz var, yedi bayan var, üçünün örtüsü beyaz, ikisi siyah, biri yeşil." — "Mübarek olsun oğl. Bu, o dervişin hâlinin açık, ve kuvvetli olduğuna işârettir.
Kaynak: Hal’in sağlaması nasıl olur?
Kalp gözü nedir?
Hayal gözü, aynı zamanda kalp gözü dediğimiz şeydir. Uyanıkken de çalışır. O kimsenin, mevcut gözünün görmediği yerleri görmesi mümkündür.
Kaynak: Hal’in sağlaması nasıl olur?
Kalp gözünün uyanıkken çalışması için ne gerekir?
Sûfîlerin kalp gözü dediği şey uyanıkken de çalışır. Uyanıkken çalışması için özel bir şeye rabıta etmesi gerekir.
Kaynak: Hal’in sağlaması nasıl olur?
Hayret makamındaki kimse nasıl tanımlanmaktadır?
Hayret makamındaki kimse sıradan bir hayvan gibi hayrete düşmüş değildir; sevgiliye dalmış, onun yüzünden kendinden geçmiş bir varlıktır. Bu hayret, yüzünü sevgiliye çevirmiş, O’nun cemâlinde kendini kaybetmiş müminin hâlidir.
Hz. Pir’in anlattığı kimse nasıl bir durumdadır?
Hz. Pir’in anlattığı kimse, ayakları kesilse bile savaştan el çekmez; kendini sağlam sanır, sonradan el kesilmiş ve çok kan kaybetmiş olduğunu fark eder, ama haberi bile yoktur. Hayret böyle bir hâldir; Kur’ân’ın bahsettiği bir olayı burada örnek verir hz. Pir.
Mısır’daki kadınlar nasıl bir durumdadır?
Mısır’daki kadınlar, o güzeller güzelini görünce farkında olmadan ellerini kesmişlerdi. "Siz de o sevgililer sevgilisini gördüğünüzde böyle hayrete düşersiniz" diyor Hz. Pir. Hiç güzellikle karşılaşmamış biri, büyük bir güzellikle yüz yüze gelince kendinden geçer.
Hayret makamına ulaşan kimsenin gözünde ne gibi bir durum vardır?
Hayret makamına ulaşan kimsenin gözü artık sevgiliden başka bir şeyi görmez; onunla oturur, onunla kalkar, ondan başka sesi, işi ve eşi kalmaz.
Huzur ehli ne demektir?
Hz. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî Hazretleri’nin Mesnevî’sinden alınan beyitlerle bu hal anlatılır: ‘Şu hâlde yürü, şeyhin emrinin gölgesi altında ol; ona uy.’ Huzur ehlinin en belirgin vasfı, gelen gidene razı olmaları, kaza ve kaderle mücadele etmek yerine onlara boyun eğmeleridir.
O an ortalık bir anda ağırlaştı mı?
O an ortalık bir anda ağırlaştı; sanki zangır zangır titriyordu. Şeyhin verdiği bilginin ve hâlin ağırlığı oradakilerin üzerine çökmüştü. Bu tür anlar, sufilikte "hâl" in ne demek olduğunu yaşayarak anlatan anlardır. Söz değil, hâl anlatır; bilgi değil, yaşanılan nakşeder.
Kalbin dört kapısı nelerdir?
Kalbin dört kapısı vardır: Allah’a açılan kapı, meleğe yani vicdana açılan kapı, nefse açılan kapı ve şeytana açılan kapı. Sıradan müminde Allah kapısı ile şeytan kapısı nadiren açılır; ağırlıklı olarak vicdan kapısı ile nefis kapısı işler. Ayrımı yapabilmek için Kur’an ve Sünnet bilgisi gerekir; yoksa içten gelen her sesi rehber sanmak yanıltır.
O zaman ne yapacakmışız?
Kim bu söylenenleri yerine getirirse Allah’tan hakkıyla haya etmiş olur. Az önceki sohbette anlattığım gibi hani ihsan mertebesine ulaşmak. Bütün azalarını günahlardan uzak tutmak.
Haya edinmek ne demektir?
Allah’tan hakkıyla haya etmek başı ve onun taşıdıklarını, batını ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çörümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının ziynetini terk etmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir.
Hâtemü’l-evliyâ ve velâyet mertebeleri arasındaki fark nedir?
Muhyiddîn İbnü’l-Arabî Hazretleri Fusûsü’l-Hikem’de son velîyi, yani hâtemü’l-enbiyâdır, velîler silsilesinin de bir sonuncusu vardır. Sohbette bu noktanın nasıl anlaşılması gerektiği tartışıldı. Velâyet kendi içinde derecelere ayrılır. Zamanın kutbu, üçler, beşler, yediler, kırklar ve devamı şeklinde gelen bu hiyerarşi çeşitli hadîs rivâyetlerine dayanmaktadır.
Hâtemü’l-evliyâ makâmı ile zamanın kutbu arasındaki fark nedir?
Her zamanın bir kutbu vardır; o dönemin en yüksek velîdir. Hâtemü’l-evliyâ ise tüm zamanların kapsamında, Peygamber vârisi sıfatıyla en doğrudan ilmi Allah’tan alan makâmdır. Zamanın kutbunu hâtemü’l-evliyâ olarak görmek mümkündür; ancak kendisinden sonra başkasının gelmeyeceğini söylemek doğru değildir.
Velîlerin makâmlarını çocukları ve eşleri bilmez deniliyor; neden?
İnsan, çevresindeki en yakınları tarafından beşerî yönüyle tanınır, makâm boyutuyla değil. Bu, velînin eksikliğinden değil, makâmın mahiyetinin sıradan ilişkilerin ötesinde olmasından kaynaklanır.