Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

Sen bu cihanı varmış gibi gösterene tabi ol, ona yönel, geçici olan şeyler seni

Bu cihan tamamıyla fanidir. Aradığını sebatlı, kararlı alemde ara. Suretin sıfırdan ibarettir. Suretin sıfırdan ibarettir. Dilediğini mana aleminde dile. Acı ve tuzlu canı kılıç önüne koy. Feda et de ...


Sen Bu Cihânı Varmış Gibi Gösterene Tâbî Ol — Ona Yönel, Geçici Olan Şeyler Seni Aldatmasın

Sen bu cihânı varmış gibi gösterene tâbî ol; O’na yönel. Geçici olan şeyler seni aldatmasın. Bu cihân — Allâh’ın yarattığı bir gölgedir; aslında geçicidir, fâni. Asıl varlık — Bâki olan Allâh’tır. «O’nun zâtından başka her şey helâk olucudur» (Kasas 88). Mü’min geçici dünyâya değil; bâki olan Yaratıcı’ya yönelmeli. Dünyâ sâdece bir köprü; üzerinde durulmaz, geçilir.

Cihân — Bir Gölge

Cihân Allâh’ın yarattığı bir gölgedir. Gölge — kendi başına varlığı yok; bir kaynaktan var olur. Bu kaynak — Allâh’tır. Cihân Allâh’ın «Ol!» emriyle var oldu; «kaldır!» emriyle yok olacak. Bu varlık geçici, sun’î. Asıl varlık — Allâh.

Geçici Varlık — Aldatıcı

Geçici varlık aldatıcıdır. Para gelir gider; ev yıkılır; makam değişir; sağlık bozulur; gençlik geçer; sevdiklerimiz ölür. Hiçbiri kalmaz. Eğer mü’min bunlara güvenirse — büyük hayâl kırıklığı yaşar. Bunlar Allâh’a yönelmenin vesîleleri olmalı; gâye değil.

Bâki Olan Allâh — Asıl Yönelinen

Bâki olan Allâh — asıl yönelinendir. «Yer üzerinde bulunan her şey fânidir; ancak celâl ve ikrâm sâhibi olan Rabbinin yüzü baki kalır» (Rahmân 26-27). Mü’min Allâh’a yönelmeli; O’nun rızâsını aramalı. Diğer her şey — vesîle, araç.

Hz. Ali’nin Sözü — Dünyâ ve Âhiret

Hz. Ali kerremallâhu vechehu «Dünyâ ile âhiret iki kadın gibidir; biri sevilirse diğeri kıskanır» derdi. Mü’min âhireti seçmeli; dünyâyı vesîle olarak kullanmalı. Dünyâ tek başına maksat olursa — âhiret kaybedilir. Bu denge mü’minin sınavıdır.

Tasavvufun Eğitimi — Geçiciliği Görmek

Tasavvufun eğitimi mü’mine geçiciliği gösterir. Zikir, riyâzat, hizmet — bu uygulamalar kalbi dünyâdan koparır, Allâh’a bağlar. Mü’min tasavvuf yolunda «her şey fâni, sâdece O bâki» gerçeğini içselleştirir. Bu içselleşme — gerçek mârifet.

Dünyâda Mü’minin Tavrı — Misafir

Mü’min dünyâda misafirdir. «Bu dünyâda bir garip, bir yolcu gibi ol» buyurmuştu Hz. Peygamber (Buhârî). Misafir — ev kuran değil; yoluna devam eden. Mü’min dünyâda gerekli olanı kullanır; lükse kaymaz; her şeyi ahiret azığı olarak değerlendirir.

Niyâz — Bâki’ye Yönelen Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, beni geçici cihâna aldanmaktan koru. Bâki olan Sana yönelmeyi nasîb et. Dünyâyı vesîle olarak kullan, gâye yapma. Hz. Ali’nin sözünü, Peygamberin ‘garip yolcu’ tavrını bende sâbit kıl. Tasavvufun eğitiminden geçerek geçiciliği içselleştirmeyi nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Bâki olan Sana yönelen mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Fâni, Bâki, Dünyâ. → Tasavvuf Sözlüğü