Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tevhid ve Şirk(290)
Zikrin en fazîletlisi nedir?
Efendim Peygamber Efendimiz buyurdular ki zikrin en fazîletlisi Lâ ilâhe illallâh’tır. Sizin de sıkça referans olarak kullanın hadîs-i şerîf. Yine Lâ ilâhe illallâh’ın fazileti hakkında birçok hadîs-i şerîf ayeti kerimeler var. Bizim vakıf olduğumuz hallerdeyiz sohbetlerinizden duyuyoruz. Esmalar Lâ ilâhe illallâh’la başlıyor. Allâh hu hay hak diye devam ediyor. Ve yine zikrullâh da ayağa kalktığımızda aynı şekilde Lâ ilâhe illallâh başlayıp Allâh hu hay hakla bitiriyoruz.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ramazân-ı Şerîf 1. Haftası: Tahiyyât, Lâ İlâhe İllallâh, Esmâ Sil
Esmâ silsilesi nefs merâtibiyle alakalı mı?
Esmalar Lâ ilâhe illallâh’la başlıyor. Allâh hu hay hak diye devam ediyor. Ve yine zikrullâh da ayağa kalktığımızda aynı şekilde Lâ ilâhe illallâh başlayıp Allâh hu hay hakla bitiriyoruz. Bu esmâ silsilesinin sebebi hikmetini sormak istiyoruz. Esma silsilesi nefs merâtibiyle alakalı. Bir kimse tarîkat terbiyesinde nefs merâtibi olarak önce teyhid ile başlar. Lâ ilâhe illallâh ile başlar. Sonra o kimse emmareden levvameye geçince o kimse rüyasında Allâh zikrini yaptığını görür. Ona Allâh zikri telkin edilince o emmareden levvameye geçmiştir. O rüyasını üstada anlatır, üstada anlatınca üstâd da onun esmasını değiştirir. Artık sen bundan sonra sayısız Allâh esmâsı çekeceksin der. Bizdeki usül kaide budur. Bunu Allâh rahmet eylesin. Şeyh Efendi Hazretleri ben yolun başındayken de kardeşlere arkadaşlara uygulamış olduğu usül buydu. Daha yolun başındayken de bu esmaları değiştirme yetkisi de bu fakire vermişti. Biz kardeşlerin rüyalarına göre esmalarını değiştirirdik. Ama o kimsenin dersinde olan teyhid zikrine o kimse yine devam edecek. Dersinde bir teyhid zikri var onu devam edecek. O aklına geldikçe böyle bir zikrullâh yapacağı zaman o sayısız Allâh zikrine devam edecek.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ramazân-ı Şerîf 1. Haftası: Tahiyyât, Lâ İlâhe İllallâh, Esmâ Sil
Bütün mahlûkât Allâh’ın Âilesidir diyorsunuz. Bu ifadeyi nasıl açıklayabilirsiniz?
«Sivrisinekten File Bütün Mahlûkât Allâh’ın Âilesidir» Beyiti ile ilgili sohbet ediyoruz. Bu ifade, her mahlûkâtın Allâh’ın âilesi olduğunu, yani her şeyin Allâh’a ait olduğunu belirtir. Bu yüzden hiçbir şeyi hor görme, hiçbir kimseyi ve hiçbir şeye zulmetme. Çünkü her mahlûkâtın rızkı Allâh’a aittir. Birisinin işine engel olma, birisinin çalışmasına engel olma, birisinin hakkını yeme. Birisinin rüşvetle onunla bununla adamın vardı, şuyun vardı, buyun vardı deyip birisinin hakkına, hukukuna girme. Birisi bir iş yapıyor. Sen gözünü onun işine dikip onun işini çalmaya çalışma. Birisi bir pazarlık yapıyor. O pazarlığın içerisine girme. Birisi bir kadına, bir kıza talip olmuş. O sonuçlanmadan sen o kadına, o kıza talip olma. Bir erkek bir kadınla görüşme yapıyor. Evlenecek. Kadın olarak sen o erkeğe talip olma. İş bozma, ara bozma. İnsanların hukukuna riayet et. Tevazulu ol. Allâh’ın mahlukatına karşı tevazulu ol. Allâh’ın mahlukatına iyilik düşün. Hep iyi olmaya çalış. Kimseye kötülük düşünme.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2295. Beyit: «Sivrisinekten File Bütün Mahlûkât Allâh’ın
Tevhidin İslam’da ne kadar önemi vardır?
Allâh’ın bilinmesi, Allâh’ın tanınması, Allâh’ın zikredilmesi ile alakalıdır. Ve bütün peygamberlerin çağırdığı nokta tevhiddir. La ilâhe illallah’dır. Kurtuluş ondadır çünkü. O yüzden normalde aslında İslâm’ın hakikati, İslâm’ın özü durduğu nokta tevhiddir. İslâm’ın özünü, özü tevhiddir. Bütün İslam çarkı tevhidin üzerinde döner. Tevhidsiz bir İslam çarkı düşünülemez. Zikirsiz bir Müslüman düşünülemez. Bakın düşünülemez. Bir Müslüman zikirsiz düşünülemez. O yüzden münafıklık alamet-i hükmüne koymuş. O münafıklar var ya Âyet-i Kerîme, Allâh’ı az zikrederler. Münafıklık alamet-i Allâh’ı az zikretmek. Çünkü İslam burada normalde o tevhidin üzerinde döndüğü için, la ilâhe illallah’ın üzerinde döndüğü içindir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Zikir İslam’da ne kadar öneme sahiptir?
Bütün ibadetler, bütün hayır hasenetler, bütün yapılacak olan işler tevhidin üzerine kuruludur. o tevhid içerisinde imanı alır, tevhid içerisinde ameli alır, tevhid içerisinde ahlak alır. Tevhid bütün ibadetleri içinde alır. Ve bütün ibadetlerin bütün Allâh’a yaklaşma sebeplerinin, yollarının buluştuğu merkez tevhiddir. La ilâhe illallah’dır. Ve Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri yeryüzü la ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum der. Bunlar bize unutturulan hadisler.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Allâh’ın zikrine ne tür bir önem verilmelidir?
Zikirsiz bir hayat, zikirsiz bir gün, zikirsiz bir yatak, zikirsiz bir gündüz veya gece, zikirsiz bir yürüyüş o kimsenin hesabını veremeyecek. Veya da sonuçta hesap vereceği bir şeydir. O yüzden gününüz, ayınız, yılınız, ömrünüz o tevhid üzerine olup zikrullâh ile geçmek zorundadır. O yüzden o zikrullâh ister dil ile olsun, ister kalp ile olsun, ister sır ile olsun, ister ruh ile olsun. Bütün her şeyiyle sende tecelli etmesi gerekir. Hem fiiliyatta senin dışarı karşı olan fiiliyatlarında afakta hem de iç alemde, enfüste o tevhidin sende oturması lazım. sen hem dışsal dünyada hem de içsel dünyada o tevhidin ve o tevhid düşüncesini o tutturman lazım. dil ile zikretmen lazım bu muhakkak.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Münafıkların Allâh’ın zikrine karşı tutumu nedir?
Münafıklar Allâh’ın zikrine karşı çıkar. Münafıklar Allâh’ı az zikreder. Münafıklar hem zikir yapanı, zikredeni hem de zikrullâh’a karşı hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır. Onlar Müslümanız derler münafıktır onlar. Düşman olan kâfirdir. Ve bir kimse zikre ve zikredene düşman olarak ölürse kafir olarak ölür.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Allâh’ın zikrinin en fazileti nedir?
Allâh’ın zikrederken zikrin en faziletlisi de La ilâhe illallah’dır. Zikrin en faziletlisi. Ve bütün sahâbe, bütün tabiin, teba’i tabiin, bütün arifi billah olan bütün zatların hepsinde ortak buluştukları nokta tevhiddir. La ilâhe illallah’dır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Mü’minlerin hayatının merkezi nedir?
Dinin nasıl merkezi la ilâhe illallah ise senin bir müminin de hayatı la ilâhe illallah’dır. Ve yeryüzü la ilâhe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle memurdur Müslüman olan kimse. O yüzden ben sufili kenara çekilip Allâh’ı zikretmek olarak nitelendirmem. Yok hayır. Tüm sufi kardeşler kendi bulundukları alanda kendi bulunduklar mahalle tevhide davet edecekler insanları. İslam’a davet edecekler. Allâh’ın zikrine davet edecekler. Bakın tarikatınıza davet edin demiyorum. Şeyhinize davet edin demiyorum. Mehsebinize meşrebinize yolunuza davet edin demiyorum. Bütün insanları tevhide davet etmekle mükellefiz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Zikirin içsel ve dışsal dünyada nasıl tecelli etmesi gerekir?
Bırak küçümseyenler küçümsesin seni. Sen otur dil ile tevhid çek. Sen kendin de bunu küçümseme. Şeytan sana vesvese verir yıllardır sen zikrullâh gidiyorsun hala da dil ile zikrediyorsun der. Bu şeytanın vesvesesidir. Vallahi de billahi de tillahi de dil ile Allâh’ı zikretmekte cihattır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Münafıklık alamet-i Allâh’ı az zikretmek mi?
Münafıklık alamet-i hükmüne koymuş. O münafıklar var ya Âyet-i Kerîme, Allâh’ı az zikrederler. Münafıklık alamet-i Allâh’ı az zikretmek. Çünkü İslam burada normalde o tevhidin üzerinde döndüğü için, la ilâhe illallah’ın üzerinde döndüğü içindir. Münafıklar Allâh’ın zikrine karşı çıkar. Münafıklar Allâh’ı az zikreder. Münafıklar hem zikir yapanı, zikredeni hem de zikrullâh’a karşı hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır. Onlar Müslümanız derler münafıktır onlar. Düşman olan kâfirdir. Ve bir kimse zikre ve zikredene düşman olarak ölürse kafir olarak ölür.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Allâh’ın zikrinin içsel ve dışsal dünyada nasıl tecelli etmesi gerekir?
Bırak küçümseyenler küçümsesin seni. Sen otur dil ile tevhid çek. Sen kendin de bunu küçümseme. Şeytan sana vesvese verir yıllardır sen zikrullâh gidiyorsun hala da dil ile zikrediyorsun der. Bu şeytanın vesvesesidir. Vallahi de billahi de tillahi de dil ile Allâh’ı zikretmekte cihattır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Zikirin İslam’da ne kadar öneme sahiptir?
Bütün ibadetler, bütün hayır hasenetler, bütün yapılacak olan işler tevhidin üzerine kuruludur. o tevhid içerisinde imanı alır, tevhid içerisinde ameli alır, tevhid içerisinde ahlak alır. Tevhid bütün ibadetleri içinde alır. Ve bütün ibadetlerin bütün Allâh’a yaklaşma sebeplerinin, yollarının buluştuğu merkez tevhiddir. La ilâhe illallah’dır. Ve Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri yeryüzü la ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum der. Bunlar bize unutturulan hadisler.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’min 40/13: «Allâh’a Yönelenden Başkası Zikretmez» ve Münîp Ted
Müslümanlar arasında düşmanlık olabilir mi?
Kime düşmansan düşmansın. Nama dini argümanlar kullanarak sen düşmanlığını beyan ediyorsan. Bu mu da şimdi? AK Parti’nin hatası olabilir. Müslümanlıkla ne alakası var ya? İslamla ne alakası var? Birisi dinden bahsedince AKP’nin adamı, AKP’nin hocası, AKP’nin şeyi, AKP’nin insanı, ne alakası var? Cahil adam. Din belli. Ama yok bizim insanımızı baskılıyorlar. Bakın bu baskılanmaktan kurtulamadık. Bakın bu baskılanmaktan kurtulamadık. Hangi partiyi siz iktidara getirirseniz getirin. O kendi kendine böyle dindar muhafaza kar görünüyorsa, o da baskılanmaktan kurtulamıyor, o da bir şey yapamıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mâ’ide 5/55-56: «Sizin Dostunuz Sadece Allâh, Resûl ve Mü’minler»
Kalbinde tevhid olmazsa methedilmek neden tehlikelidir?
Kalbinde tevhid yok bu vuruyor. Bakın kalbinde zikrullâh oturursa sen ne sana söylerlerse söylesin senin kalbin zikrullahla sarhoş. Bir taraftan girer, bir kulaktan girer, öbür kulaktan çıkar. Kalbin zikrullahla sarhoş. Kalbin zikrullahla sarhoş değil ise o methedilmek, o dünyanın sevgi noktasında sana dokunması, değmesi sende tesir bırakır. Bak sende tesir bırakır. Ne yapacaksın o zaman? Hemen eksiğini gediğini dökeceksin orta yere. Hemen zikrullâh’a döneceksin anında.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1855. Beyit: «Dünyânın Lütfetmesi Hoş Lokmadır Ama Az Ye»
Tövbe eden bir kişinin günahları affedilir mi?
Hiçbir kul yoktur ki bir günah onu perşeminden yakalamamış olsun. Buradaki günahın mahiyeti nedir efendim? Günah değişkenlik arz eder mi? Hep aynı günah mıdır? Bu noktadaki cevabınızı istirham edin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Perşembe Halaka-i Zikrullah, Hadîs-i Şerîfler ve Mahşerde Mahcûb
Tövbe eden bir kişinin günahları nasıl affedilir?
Herkesin nefsine uyduğu yer nefsine zayıf olduğu yer aynı değildir. O yüzden günahı tek merkeze bağlamak tek çizgiye bağlamak bu mümkün değil. Herkesin perşeminden tutan bir günah vardır. O perşeminden tuttuğu günah o kimsenin en zayıf noktasıdır. Bu zamana göre devre göre şekle-şemale göre şahsın konumuna, durumuna göre onun zayıf noktası farklılaşır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Perşembe Halaka-i Zikrullah, Hadîs-i Şerîfler ve Mahşerde Mahcûb
Dünya İlâhı olan mü’minin hâli nedir?
Namaz, Oruç da kılsa, dünya gözünden bakar. Onun namazı da, orucu da dünyalıktır. Onun ibadeti de dünyalıktır. Aslında münafıktır. Öyle olunca. O kimse mümince ölmeyi beklemesin. İnsan vardır, onun dünyası da ahiretliktir. Ahireti de ahiretliktir. o bütün hayatını ahirette göre dizayn etmiştir. Öyle olunca o kimse de öyle ölecek. mümin bir kimse dünyayı terk edecek diye bir kaide yok. Ben bunu hep üstüne basa basa söylerim. Dünyayı terk edecek olsam ben terk ederdim. Yok hayır. Sabah namazından sonra bir umut gidip açıyorsam iş yapayım yapmayayım. Cenâb-ı Hak ne nasip eder bilemezsiniz. Bir toz dahi girse bereket olur. Ben onu yapıyorsam herkes kendimce yani.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Dünya İlâhı, Cemâlleşerek Vefât ve 70.000 Tevhîd Zikri Disiplini
Cemâlleşerek vefât nedir?
Mü’minin son nefes niyâzı ve Lâ İlâhe İllâllâh ile tamâmlama. Bakın son nefesi onun tehlikede. Mümince yaşadığınız müddetçe ümit ederim. Ben mümince yaşadığım müddetçe ümit ederim. Madem ki Cenâb-ı Hak kulunun zannı üzerine. Bakın kulunun zannı üzerine. Ben Rabbimin üzerinde benim hüsn-ü zannım galip. Ben mümince yaşarsam mümince öleceğim. Benim hüsn-ü zannım bu. Ama bir kimse arada derede yaşamış o şüphe etsin. Adam dervişliğinden şüphe etmiş. O normalde şüphe etsin. Adam müminliğinden şüphe etmiş. O şüphe etsin. Adam mümin görmüş gitmiş. Oradan müslümandan faiz almış. O şüphe etsin. Görüntüsü mümin, içi münafık. O şüphe etsin. O şüphe içinde yaşasın. Korkaklıkla yaşasın. Ürksün o. O son nefesinden çok korksun zaten. Adam oturmuş Peygambere hatalı demiş. sallallâhu aleyhi ve sellem’e. O da küçük günah işledi demiş. Oturmuş hadîsleri inkar etmiş. Oturmuş sufilere savaş açmış. Oturmuş Allâh’ın zikredenlere savaş açmış. Oturmuş zikredenlerin zikriyle alay etmiş. Oturmuş adam normalde zikredenlerin zikirlerini papaza benzetmiş. Yok münafıya benzetmiş. Yok şuna benzetmiş. Yok kafasımda benim başımda sarık var. Yok kafasına acayip gacayip bir şey sarmış demiş. Alay ediyor adam. Allâh’ın sünnetiyle alay ediyor. Vallahi şüphelenmenize gerek yok. Buradan tövbe etmeden yürürseniz kafir olarak öleceksiniz. Ama ben şüphesiz söylüyorum bunu. Neden? Sen zikirle savaş açtın. Şüphem yok bunda. Sen küfür ehli olarak öleceksin. Sen zikredene savaş açtın. Sen imanlı mı öleceksin? Sen Allâh’ın peygamberine günah işledi dedin. İmanlı mı öleceksin? Ne yaptı o günahı Hevâye vevesinden yaşamadı? Benim emrimi yaşadı diyen âyet-i kerimeyi sen inkâr ettin. O günah işledi dedin. Ne yaptı onu Allâh günahı mı vahyetti? Be edepsiz adam. Sen tabi kafir olarak öleceksin. Evet. Sana âyet-i kerimeyi inkâr ediyorsun. Öbürkü de hadislerle alay ediyor. Peygamberin annesi şu yaştayken öldü. Hadi gidin analarınızı öldürün. Bak edepsiz. Hadislerle alay ediyor. E tabi. O ne ile gitçe belli değil. Ama benimki belli. Evet. Ben mümince, sufice hayatımı bitirirsem, ben imanını öleceğime dar hüsnü zan besliyorum. Ve şüphem yok. Ben şüphesiz Allâh’a iman ettim. Ben şüphesiz Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliğine iman ettim. Ben şüphesiz hadîs-i şerifleri kabul ettim. Hadîs-i Şerîflere iman ettim. Ben şüphesiz ben imanı bir hayat yaşamaya gayret ediyorum. Hataım da var, kusurum da var, yanlışlığım da var, günahım da var. Var. Ama namazım da var, orucum da var, zikrim de var. Tevbe kapısı açık, tövbem de var. Ben ümit ediyorum. Ümit ederekten yaşıyorum. Ümit ederekten de öleceğim.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Dünya İlâhı, Cemâlleşerek Vefât ve 70.000 Tevhîd Zikri Disiplini
Günlük 70.000 tevhîd zikrinin disiplini nedir?
Sufînin manevî egzersizinin kâidesi. Son nefesten de cemalleşerek böyle doya doya. Hiç geri dönmemecesine. Bir daha geri dönmemecesine. Cemalleşerekten öleceğim. Ve arkamda şeyh şüphe, arkamda bir haz istek, arkama dönüp de şunu da yapsaydım, şunu da yaşasaydım. Zerreç aklıma gelmeyecek. Şimdi vefat etsem, şimdi de aklıma gelmeyecek. Bak şimdi de aklıma gelecek. Gelmeyecek. Şüphesiz bir şekilde öleceğim. İnşallah. Âmin. Teşekkür ederim. Gül mü bülbül âşıktır, bülbül mü güle? Gül de bülbül de aynı mıdır, sevenle sevilen aynı mıdır? Ne yapacaksın gül mü bülbül âşık, bülbül mü güle âşık? Sen neye âşıksın ona bak. Sen öyle sev, öyle âşık ol, gül desen ol, bülbül desen ol. Kalibinin sağ tarafı gül olsun, sol tarafı bülbül olsun. Kâh, sol tarafı sağ tarafa naatler okusun, kâh, sağ tarafta sol tarafı na,atler okusun. Kâh, sen kendinden bir tane daha Mustafa Özbahçıksın, otursun oraya o sana naatler okusun. Kâh, sen ona naatler oku. Ne yapacaksın? Bizde böyle edebiyat, fuzili yazmış orada bir şey, fuzili gibi bizde onu gül mü bülbül mü… Bırak sen nesin ona bak. Sen gül müsün, bülbül müsün? Sen Yakup musun, sen Yusuf musun? Ona bak. Sen Yusufsan naz et, bütün Yakuplar senin için ağlasın. Yakup isen dön Allâh’a, otur Allâh’a. O zaman ya Yakup ol, ya Yusuf ol. Ya gül ol, ya bülbül ol. Ha, bu önemli değil gül mü bülbül aşık, bülbül mü güle aşık. Ne yapacaksın sen? Ha, bülbül güle aşık olsun. Ne olacak? Gül de solar bir gün. Ha, gül bülbül aşık olsun. Bülbül de ölür bugün. Bülbül de ölür bugün. Ha, gül bülbül aşık olsun. Bülbül de ölür bugün, bir gün. Ne yapacak bülbül ölünce gül oturup kan revan içerisinde mi kalacak? Ne yapacak gül solunca, kış gelince, yapraklarını dökünce, gülden bir esame kalmayınca, bülbül ne yapacak? Gül de geçer gider, bülbül de geçer gider. Sen geçip gitmeyene aşık olmaya bak. Bırak gülü bülbülü, edebiyat yapma. Sen Allâh’a aşık mısın onu sor kendine. Sen Habibine aşık mısın onu sor kendine. Sen Allâh’ın velisine aşık mısın onu sor kendine. Başka bir şey sorma. Kendine başka bir şey sorma. Hiç uğraşmadım gül mü bülbüle, bülbül mü güle diye. Ben şeyhime baktım, gülü de onda gördüm, bülbülü de onda gördüm. Ben şeyhime baktım, Allâh’ı da onda gördüm, peygamberi de onda gördüm. Ben şeyhimde buldum ne bulduysam. Sen kimde buldun ona bak. Sabahtan akşama kadar güle baksan sana bir faydası yok. Sabahtan akşama kadar bülbüle baksan sana bir faydası yok. Sana Allâh’ı ve Resul’u tanıtan, Allâh ve Resul’unu sevdiren bir Üstad gerek. Bir mürşid gerek. Sen o mürşidi bulamadıysan, bulduysan, sevemediysen, bulduysan onun yolunda gidemediysen, yan Allâh döne Allâh. Bülbül şarkısı dinle, şiirini okusa ne olacak ki? Hiçbir şey olmayacak. Şiir okuyacağım bol bol. Gül dedi ki bülbüle, bugün sen eskisi gibi şakımmıyorsun. Ne oldu ki sana ne keder vurdu? Sana hangi hicran, hangi hüsran vurdu? Nâatın çok hüzünlü geldi, şakıman çok hüzünlü geldi. Bülbül diyecek ki ona, ah sen her şeyini topraktan alır havada yersin. Ne aştan haberin var, ne maşuktan, ne sevenden, ne sevilenden. Ne kederden haberin var, ne dertten, ne çileden. Ne dikeninden haberin var, ne gülünün yaprağından, ne de kokusundan. Sen kendin kendini bilmezken, benim kederimi nereden bileceksin? Vurmuş bülbüle bir keder rüzgarı, vurmuş bülbüle bir ayrılık rüzgarı, vurmuş bülbüle dert rüzgarı. Gülün umrunda mı? Gülün üstünde bir bülbül gider, başka bir bülbül gelir. Gülün umrunda mı? Değil. Sen otur kendine bak. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Duamızın kabul için 70.000 tevhid niyet ettim. Edin. Bir duamızın hayırlısını isterken tevhide niyet etmek veya başka bir şeye niyet etmek ne kadar doğru? Avamın işidir ama yapabilirsiniz. İsterken duamızın tecelli etmesi için bu konuda bir tavsiyeniz alın. Ya Rabbi benim şöyle bir işim var, şöyle bir işim olması için 70.000 tevhid niyet ettim. Çok mantıklı geldi mi size? O da dese ki rüyanda görsen, evet senin o işini yapacağım ama günlük 70.000 tevhid çeksen desen, ne yapacaksın? Tevbe Ya Rabbi öyle isteme dedim. Günlük 70.000 tevhid, öyle istemedim mi?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Dünya İlâhı, Cemâlleşerek Vefât ve 70.000 Tevhîd Zikri Disiplini
Tevhidin kalbe yerleşmesi nedir?
Tevhidin Kalbe Yerleşmesi (İstikrâr-ı Tevhîd) — Sürekli Zikrin Bereketi. Artık tevhid o kimsenin kalbinde oturduysa bir tevhidin nuru olur. O la ilâhe illallah, la ilâhe illallah der. O kimse sünneti seneye tabi ise bunun altını çizin. Karsısında peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin nuru oluşur. Her la ilâhe illallah muhammadan resûlullâh, la ilâhe illallah muhammadan resûlullâh. Öyle gider o. Ama ilk başlangıcı tevhid nedir? la ilâhe illallah. Bu kalp kendiliğinden bunu zikrullâh etmeye başlar. Artık öyle bir şey olur ki gümbürtü şey yapar. Ses nereden geliyor diyor bakar böyle kimse yok. Tabi onu da gece veya zikrullâh yapan veya sabaha karşı zikrullâh yapanlar bunu yakalayabilir. Ve hatta kendi başına kaldığında inşâallâh Cenâb-ı Hak her daim sizi yakalatsın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — 25. Nasîhat: Hadîs İnkârı, Tevhîd Yerleşmesi ve Kâdirî-Nakşibendî
«Adem’den İtibaren Bir Topluluğuz» konusunda ne anlatılmaktadır?
«Adem’den İtibaren Bir Topluluğuz» — İslâm’ın Tarihî Süreci; Adem A.S.’tan Hz. Muhammed’e Tek Tevhîd Yolunun Devâmı; Mü’minlerin Bu Süreçte Tevhîdin Vârisi Olması; «İmâmların İctihâdı Üzerinde Yürüyen Topluluk»; Yûnus 10/108’in Bu Çerçevede Tilâvete Hazırlığı
Lâ İlâhe İllâ’llâh zikri neden önemlidir?
Lâ İlâhe İllâ’llâh Halaka Zikri — Tevhîd Kelimesinin Dervişler Tarafından Kalbe-Dile İndirilerek Çekilmesi; ~80 Tekrar; Hatm-i Hâcegân Erkânının En Yoğun Aşaması; Allah’ın Birliği Üzerinde Sülûk Eden Mürîdin Bütün Mâsivâdan Sıyrılma Çabası; Şeyh Bahâeddin Nakşbend’in «Vukûf-i Kalbî» Tâlimi
Tevhid hafif görmek ne demektir?
Tevhidi hafif görmek küfürdür. «Lâ İlâhe İllâ’llâh Benim Kal’amdır» Hadîs-i Kudsî.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1602. Beyit (Devam): Ferîdüddîn Attâr’ın «Gönül Ehli Zehr
Tevhidi hafif görmek ne anlama gelir?
Tevhidi hafif görmek küfürdür. Tevhidi hafif görmek. Bu bizim bazı derviş kardeşlerimizde de cereyan ediyor. Ona diyorum ki sen tevhid çek. Ben çekiyorum zaten tevhid diyor. Aslında öyle dediği anda tevhidi hafif görüyor. dediği şey şu ben tevhidi çekiyorum ama bu bende devam ediyor. O zaman sen tevhidi düzgün çekmiyorsun. Düzgün tevhid çekersen inanarak da o tevhid senin her şeyine ilaç olur. Ve o tevhid seni her şeyden korur Allâh’ın izniyle.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1602. Beyit (Devam): Ferîdüddîn Attâr’ın «Gönül Ehli Zehr
Tevhidi hafif görmek küfürdür mi?
Tevhidi hafif görmek küfürdür. Tevhidi hafif görmek. Bu bizim bazı derviş kardeşlerimizde de cereyan ediyor. Ona diyorum ki sen tevhid çek. Ben çekiyorum zaten tevhid diyor. Aslında öyle dediği anda tevhidi hafif görüyor. dediği şey şu ben tevh, idiyorum ama bu bende devam ediyor. O zaman sen tevhidi düzgün çekmiyorsun. Düzgün tevhid çekersen inanarak da o tevhid senin her şeyine ilaç olur. Ve o tevhid seni her şeyden korur Allâh’ın izniyle.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1602. Beyit (Devam): Ferîdüddîn Attâr’ın «Gönül Ehli Zehr
Tevhidi hafif görmek neden küfürdür?
Tevhidi hafif görmek küfürdür. Tevhidi hafif görmek. Bu bizim bazı derviş kardeşlerimizde de cereyan ediyor. Ona diyorum ki sen tevhid çek. Ben çekiyorum zaten tevhid diyor. Aslında öyle dediği anda tevhidi hafif görüyor. dediği şey şu ben tevhidi çekiyorum ama bu bende devam ediyor. O zaman sen tevhidi düzgün çekmiyorsun. Düzgün tevhid çekersen inanarak da o tevhid senin her şeyine ilaç olur. Ve o tevhid seni her şeyden korur Allâh’ın izniyle.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1602. Beyit (Devam): Ferîdüddîn Attâr’ın «Gönül Ehli Zehr
Tevhidi hafif görmek ne sonuçlara yol açar?
Tevhidi hafif görmek küfürdür. Tevhidi hafif görmek. Bu bizim bazı derviş kardeşlerimizde de cereyan ediyor. Ona diyorum ki sen tevhid çek. Ben çekiyorum zaten tevhid diyor. Aslında öyle dediği anda tevhidi hafif görüyor. dediği şey şu ben tevhidi çekiyorum ama bu bende devam ediyor. O zaman sen tevhidi düzgün çekmiyorsun. Düzgün tevhid çekersen inanarak da o tevhid senin her şeyine ilaç olur. Ve o tevhid seni her şeyden korur Allâh’ın izniyle.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1602. Beyit (Devam): Ferîdüddîn Attâr’ın «Gönül Ehli Zehr
Allâh yaratmada kendine ortak kabul eder mi?
Yaratmada Allâh kendine ortak kabul etmez. Hiçbir şeyde ortak kabul etmediği gibi yaratmada da Allâh kendine ortak kabul etmez. Ve her şeyi yaratan O’dur.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1661. Beyit: Gayb Âleminin Eseri, Halk-Hak Yaratması ve «
Allâh’a düşman olmak ne demektir?
Bir mü’mine düşman oldun değil mi? Allâh’a düşman oldun. Başka bir kimseye değil. Veya İslam’ın bir ritüeline, İslam’ın bir simgesine düşman oldun, Allâh’a düşman oldun. Namaza düşman, Allâh’a düşman. Tesettüre düşman, Allâh’a düşman. Orca düşman, Allâh’a düşman. Kurban’a düşman, Allâh’a düşman. Zikrullâh’a düşman, Allâh’a düşman.
Zikrullâh’la alay edenler neden Allâh’a düşman sayılır?
Zikrullâh’la da alay ederler ya, sallanıyorsunuz, yok kafa sallıyorsunuz, alay ediyorlar ya. Yok o şeyhe bağlanıyorsunuz, ne oluyor? Onun peşinden mi gidiyorsunuz? Birisi de çıkıyor ortaya Türkiye, şeyhler, dervişler, sufiler ülkesi değil. Her ne? İbneler ülkesi mi? Şerefsizler, hayseyesizler ülkesi mi? Ne ülkesi burası? İslam ülkesi burası.
Tevhidin derinliği ve vahdet konusunda ne söylendi?
Tevhidin Derinligi ve Vahdet Sabahleyin kalk, bana rüyamda şeyhlik verdiler de, çık meydana hadi bakalım. Çık. Nasıl basmaya diyorum ya, Allâh Allâh. Çık meydana. De ki dün akşam rüyamda bana şeyhlik verdiler. İyi, çık. Yap hadi yapabiliyorsan. Hadi birisine bir laf dinlet, dinletebiliyorsan. Allâh muhâfaza eylesin. Âmîn. Siz yüce kişileri alaya aldınız. Bundan bir şey çıkmaz sandınız. Ama Kur’ân’da en sevküm ayetini bir okuyun. Siz bu velileri, bu mürşid-i kamilleri alaya aldınız. Hakaret ettiniz, küfür ettiniz. Arkalarından dilinize gelen ne varsa söylediniz. Ağzınıza geleni okudunuz. Ağzınıza geleni okudunuz. Ve o kadar söylediniz, o kadar konuştunuz ki Cenâb-ı Hak dostlarına karşı, velilerine karşı savaş açıldığından dolayı sizin kalbinizi mühürledi.
Allâh ne yapar?
Allâh gören gözünün üzerinden tecelli etti. Zamanın kutbunun elinden tecelli etti. Allâh haşa avama göre kendini perdeledi. Hakikat ehli ise perdenin gerisini gördü. İşliğinin Allâh olduğunu biliyor. İşliğinin Allâh olduğunu bildiğinden o fitursuz.
Ondan başka ilah yok mudur?
Ondan başka ilah yoktur. O halde sen sadece onu vekil edin. Evet. Bu malum Rabbinin adını zikret. Her şeyi bırakıp yalnızca ona yönel. Biz bu âyet-i kerimeye baktığımızda bir kimsenin herhangi bir şeyi kendisine rabdetmesi, herhangi bir şey takılması, herhangi bir şey ilintisini ileri dereceye götürmesi mümkün değil. bu sufilikte tevhid vardır, tecrit vardır ya. Bu resmen bunu bize anlatıyor. kendisini Allâh’tan gayrı her şeyden tecrid et, uzaklaş, ayır. Bu konuda disiplinli ol. o tecridi çünkü sadece ona yönel denilince bu böyle her şeydi bırak. Bir de her şeyi bırak. Allâh’tan başkasını sevme. Allâh’tan başka bir şeye gönül verme. Allâh’tan başka bir şeyin peşine düşme. Senin kalbinde sadece Allâh’ın zikri olsun.
Neden tevhidin derinliği anlatılır?
Adım atmasına gerek yok. Sebep? Ucuz buldu çünkü. Sebep? Sünnet-i Resûlullâh’a, o üstadın, o şeyhin suçu, Sünnet-i Resûlullâh’a uymak. Dervişlerle yiyor, dervişlerle içiyor, dervişlerle seyahat ediyor, dervişlerle hemhal oluyor. Onların dertleriyle, sıkıntıları ile ilgileniyor. Onların rüyaları, halleri, her şeyleriyle gücü yettiğince ilgilenmeye çalışıyor. O onu ucuzlatıyor. Çevrenizde, etrafınızda da vardır. Her türlü insan vardır. Sen tevazu gösterirsin eşine. O anlamıyorsa bunu, seni ucuzlatır. Sen alçak gönüllü davranırsın, tevazulu davranırsın, hizmetkar davranırsın. O kendini bir şey zannetir, seni ucuzlatır. Allâh muhâfaza eylesin. Oysa, gerçek manada aşk. Yedi göğü de, yedi yeri de, arş-ı alayı da, lef-i mahfuzu da, kürsü de, cenneti de, cehennemi de, her tarafı aşk sarmıştır.
Allah’ın ilahiyetini reddeden her şey neden yok olur?
Hüküm sadece onundur. Ona döndürüleceksiniz. Şimdi Allâh, ilahımız, Rabbimiz başka bir şeye Allâh’tan başka bir şeyi ilah edindiniz. Herhangi bir şey. Bu at olur, put olur, bu ne olursa olsun bu insan olur. Neyi ilah edinirsen edin. Bakın neyi ilah edinirse edin. O yok olucu. Gidici, kalıcı değil. eski dille fâni. Fâni. Biz bu dili çok aşinayız ya. Fâni dünya. geçici bir dünya. Fâni dünya hayatı. geçici bir dünya hayatı. O zaman normalde var gibi gördüğümüz nesnelerin, var gibi gördüğümüz eşyalar geçici. bir müddet sonra yok.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1788. Beyit: Yok ve Var Olduğumuz An
Tevhîd Aklen Vâcip ve Tahkîkî Îmân nedir?
Tevhîd Aklen Vâcip ve Tahkîkî Îmân. İmam Mâtürîdî aynı zamanda emperyalistlerin kurbanı. Emperyalizmin kurbanı. Çünkü dünya emperyali hiçbir devleti ve hükümeti ahtopot gibi sarmadan bırakmaz. Onu ahtopot gibi sarar ve onu sömürür. Bu sömürüye karşı çıkılacak olan her türlü fikri akımı boğar. Sulandırır, tebdil eder, değiştirir. Muhakkak ve muhakkak onu tebdil eder, onu değiştirir. Kimse bir şey yapamaz. Muhakkak onu tebdil eder, onu değiştirir.
Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır
Mâtürîdî’ye göre tevhîd ilkesini deruni olarak yaşamak mı?
Hüseyin Özcan Mâtürîdî’ye göre îmân İslâm. Evet o İmâm-ı A’zam, İmam Mâtürîdî çizgisinde önemli olan bir kimsenin îmân etmesi ve tevhîd birliğine ulaşmasıdır. Çünkü hem Sufice hem İmâm-ı A’zam, İmam Mâtürîdî’ye göre ibadetler bir kimsenin tevhide ulaşmasına birer sebep, birer yoldur. Ahlâk da buna ait. O yüzden önemli olan Allâh’ın bilinmesi ve tanınmasıdır.
Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır
Tevhîd ne demektir ve nasıl uygulanmalıdır?
Tevhîd, Allâh’ın birliği ve birliğiyle ilgili inançtır. Tevhîd, düzgün ve müdrik bir şekilde uygulanmalıdır. Kalıpsız ve akılsız tevhîd, sadece inanç değil, aynı zamanda davranış ve eylemlerde de ifade edilmelidir. Tevhîd, kalb kıldırması ve içsel bir değişimle ifade edilmelidir.
Biz Allâh’ın içinde miyiz? Allah’ta mıyız?
Bu normalde yolun başından da aşağı, aşağı çekiyorsun bizi daha. Bizi aşağı çekme. Tövbe ettim, geri döndüm efendim. Evet. Bu normalde az önceki bu anlattığımız sohbetten daha aşağısını çekiyorsun sen. Daha aşağısına çekme bizi. Bu normalde sen işin ikiliğindesin daha. İçinde miyiz, dışında mıyız dedin de sen iç ve dış yaptın. İkiledin sen. Niyin içindesin veya dışındasın? İçinde görürsen de şirk dışında görürsen de şirk. Aşağı çekti. Evet Halîd Hoca. Halîd Hoca mikrofonsuz konuşmaz. Kimse konuşmasın zaten. Çünkü soru anlaşılmazsa cevap anlaşılmaz. Bu konuda kıymetli hocamın kıymetli hocama selam kardeşimize de çok selam soru soranları.
Allah yolunda yürüyenlerin güveni nerededir?
Allah yolunda yürüyecek olanın güveneceği yer Allah’tır. Başka hiçbir şey ve hiçbir kimse değildir. Senin güvenlin tek yer Allah’tır. Başka hiçbir yer yoktur. Hiçbir yer. Hayır. Sen ona yaslanır, ona dayanır. Ondan ister, ona verir, ondan alırsın. Bu kadar. Başka hiçbir yer yoktur. Bir kimse diyorsa sana ya şu işi yapacağız bize biraz yardım et. Uzaktır ondan. Uzaktır. Uzaktır. Gücün yetiyorsa yap kardeşim. Allah senin güç yetiremediğini senden istemez. Güç yetiremiyorsan Allah senden istemez onu. Bir kimse oruca güç yetiremiyorsa tutmayacak. Fidya parası yoksa vermeyecek. Bakın parası yoksa vermeyecek. Hiçbir şey yoksa hiçbir şey vermeyecek. Allah zâlim değil. geldi sahâbeden bir kimse yandım ya Resûlallâh dedi ne oldu? Tabiri caizse, halk tabiriyle ben orucu bozdum dedi. Eşiyle cinsel ilişkiye girmiş. Ramazan. Dedi ki 61 gün tutacaksın. Dedi ki ey Muhammed ne başıma geldiyse bu oruçtan başıma geldi. Ben nereye 61 gün tutacağım dedi. O zaman dedi fidye ödeyeceksin. Dedi ki bu Medîne ovasında benden daha fakir bir kimse var mı ben fidye ödeyeyim? Gitti Allah Resulü hemen eve girdi ne var ne yok baktı bir tas hurma buldu oradan bir tas hurmayı getirdi ona verdi. Al bunu fukaralara dağıt. Ya Resûlallâh benim eşim ve çocuklarım evde dedi. Biz hepimiz yoksuluk açız. bunun da kimliğini başkasını dağıtacak durum yok. Ya Resûlallâh benim eşim ve çocuklarım evde dedi. Biz hepimiz yoksuluk açız. bunun da kimliğini başkasını dağıtacak durum yok.
Kaynak: 2021 Mesnevî — Yüzün Bildiriciliği ve Ölümle Yüzleşme
İlme’l-Yakîn nedir?
Tevhidin ilmel yakîn hâli ve zevki vardır. Aynel yakîn hâli ve zevki vardır. Hakkel yakîn hâli ve zevki vardır. İlmel yakîn hâli ve zevki, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmaktan alır. İlmel yakîn hâli ve zevki, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmaktan başlar. Haramlardan uzak durup, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışıp, dinin emirlerini yerine getirme. Buradan başlar. Bu çok tafsilatlı bir haldir burası. Bu dinin bütün emirlerini içine alır. Bu dinin bütün ibadetlerini içine alır. Genel olarak Müslümanlar bu haldedirler. Bu halin içerisinde durmaya çalışırlar. Çünkü bu halin içerisinde îmân etmek vardır. Bu halin içerisinde normalde İslâm’ın şartları vardır, imanın şartları vardır. Farzlar, vacipler, sünnetler bunun içerisindedir hepsi de.
Ayne’l-Yakîn nedir?
Ayne’l-yakîn geldi. Ayn görmek demek. O zaman o kimse artık birleme, cem etme noktasına gitmeye başladı. Arabî tabiriyle cem makamına geliyor. Cem birleştirmek demek. Artık o birleştiriyor. Tevhîd oluyor, tevhîd ediyor. önceden neydi? rüzgar dalımı kırdı diyordu, rüzgar dalını kırmadı. Rüzgara emreden var. su baskın oldu, sel aldı götürdü. Sel aldı götürmedi. Kendini değiştir. O seli gönderen var. Onu gör selin üzerinde. O hastalığın üzerinde onu gör. Bu ne? Ayn görmek. Her fiiliyatta, her tecelliyâtta Cenâb-ı Hak’ın sıfatî tecelliyâtlarını görmek, sıfatî tecelliyâtlarına raham olmak. Bu ne oldu şimdi? Bu ayne’l-yakîn haldeki tevhîd ehli oldu. Hakka’l-yakîn noktadaki tevhîd ehli.
Hakka’l-Yakîn nedir?
Sıfatlar kalktı, suretler kalktı, her şeyh kalktı. Yalnız o kaldı. İyik edebiyatta güzel. Yalnız o kaldı demek edebiyatta güzel. Neden? Tecelliyatta öyle değil. Bakın, insanlar büyük laf söylüyorlar. Kaldıramayacağı laflar söylüyorlar. Böyle zaman zaman bu sözlerle karşılaşırım. Böyle o esnada adamın nesi var? Arabası var. Bu ne? Arabanın anahtarı. Kimin? Hakkın. Öyle diyor. Hakkın. Aldım anahtarı. Hak aldı dedim. Arabayı da aldım gittim. Hadisi ödemiş de oluyor. Daha yeni almış bir tane kıpkırmızı Doğan’mış. Hain Müneş’in geçmiş gün. Daha yeni kokusu üzerinde. Yıl 89. Modeli de 89. Aldım gittim orada bir yere park ettim. Bir saat, iki saat, üç saat, beş saat. Oradan sonra Adil yana yakala geldi.
Âyet inkarının hükmü nedir?
Âyet inkar eden, bir peygamberin peygamberliğini inkar eden, peygamberlere indirilen kitâblardan birini inkar eden kâfirdir. Bu, Nesefî, Akaid ve İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr kaynaklarında belirtilir.
Günâh-ı Kebâir nedir?
Günâh-ı kebâir Allah’a şirk koşmak. En önemli. Allah’a şirk koşma. Allah’ı ikileme. Allah’ı üçleme. Allah’ı beşleme. Şirk koşma. La fa’ili illallah. Bütün her şeyi O yaratmıştır. Fa’il olan O’dur. Şirk koşma. Kur’ân ve sünnete sımsıkı yapış. Kur’ân ve sünnete aykırı bir iş yapma. Fikir olarak da aykırı durma. İşleyemesen de böyle harâm olmaz deme. Haşa. Haramını harâm bil, helalını helâl bil. Ne helalı harâm et ne de haramı helâl et. Allah muhafaza eylesin. Amin.
Mesnevî Sohbeti #16 — Mü’min Aynası ve Feraset Nûru konusunda ne anlatılmaktadır?
Şirk, şirk, şirk, ümidi kesmek şirk! Ümidi kesmek şirk kıymetli dostlarım! Ümitsizlik yok, mücadeleye devam! Ümitsizlik yok, savaşmaya devam Allah yolunda! Ümitsizlik yok, şeytân bizi yüz sefer aldasa, 101.sinde yine dikileceğiz! Ümitsizlik yok! Şeytân bizi aldatacak, biz diyeceğiz ki Allah var! Ümitsizlik gene yok, Allah muhafaza eylesin! Öbür küsü ne? Allah beni cezalandırmaz ya! Allah ceza vericidir! Cezasız bir din yoktur! Allah aynı zamanda ceza verir! Allah aynı zamanda ceza verir! O zaman sakın ha! Allah cezalandırıcı değil, cehennem sahibi değil olarak da görme! Allah muhafaza eylesin! Dilinizi iftiradan uzak durun, tutun! Ümmetin hastalıkları, dili iftiradan uzak tut! Dili yalancı şahitlikten uzak tut! Ve bu ara çoğaldı! Sihirden uzak dur! Sihir yapanlar, o yaptığınız sihiğere inanıyorsanız şirk ehlisiniz! Sihir yaptırmaya gidenler, ona inanarak gidiyorsanız şirk ehlisiniz! O haldeyken tövbeniz kabul olmaz! Önce îmân edin! İnsanlar bunlara koşuyor şimdi! Adını koymuşlar şifacı, medyum bilmem kim, isimler de böyle enteresan! Sihirbaz, sihirci, büyücü! Onun yaptığına inanmak şirk! Yapan kimse de ona inanarak yapıyorsa o da şirk! Allah muhafaza eylesin! Yalan yere yemin ediyor insanlar şimdi! Çok basit! Kadınlar kocalarına, kocalar kadınlarına, çocuklar anne babalarına, anne babalar çocuklarına! Yemin etme yalan yere! Yemin alıştırma diline! Allah muhafaza eylesin! Harâmlar, Fâiz, Zinâ ve Son Duâ Harâm mal yemek! Büyük günâh-ı kebîrlerden birisi! Harâm mal yemek! Büyük günâh-ı kebîrlerden birisi! Harâm! Mü’min kardeşinden rüşvet aldın! Harâm! Mü’min kardeşinin işini zorlaştırdın Hussisi, ondan rüşvet almak için! Harâm! Bir başkasının malını çaldın! Harâm! Bir başkasını aldattın yedin! Harâm! Sahte çek dağıttın millete! Milleti dolandırdın! Harâm! Harâm! Haramdan uzak dur! Harâm! Haramdan uzak dur! Çoluğuna çocuğuna da yedirme! Kumardan kazandığın para harâm! Fuhuştan kazandığın para harâm! İçkiden kazandığın para harâm! Uyuşturucudan kazandığın para harâm! Faizden kazandığın para harâm! Harâm yeme! Harâm yedirme! Harâm yedirme! Çocuklarına, eşine, dostuna! Allah muhafaza eylesin! Yetimlerin malını yeme! Çocuğun babası ölmüş daha küçükken, amca oturmuş bütün tarlaların üzerine. Yetimin malını düşünen yok. Dayı oturmuş yeğeninin malının üzerine. Allah muhafaza eylesin! Fâiz yeme! Mü’minin mü’minden aldığı fâiz harâm yeme! Herkes alıyor, herkes alsın sen alma! Sen alma! Mü’min kardeşinden fâiz alma! Bu mal kaç para? 5 lira! Bu mal kaç para? 5 lira! Vadeli 15 liraya sat! Bu caizdir! 15 liraya ödeyemedi! Her ay 1000 lira fâiz alırım! Alma! Ben sana 10 lira veririm ama her ay 1000 lira fâiz alırım! Harâm alma yapma! Mü’min mü’minden fâiz alırsa annesiyle Kâbe duvarının dibinde zinâ etmiş gibi günahı kebire girer! Ben bu hadîs-i şerifi televizyonda söyledim. Televizyonun sahibi televizyonu bastı. Telefonu açmışlar televizyonun sahibine. Demişler ki bu adamı nereden buldunuz çıkardınız? Bu hoşlarına gitmiyor. İlahiyat fakültesinden mezun etmişler. Bu hoşlarına gitmiyor. İlahiyat fakültesinden mezun öğretim üyesi. İlahiyat fakültesinde öğretim üyesi. Ben bunu söyledim de oturduğu koltuktan hop hopladı hop oturdu. Bunu nasıl söylersin dedi. Ben söylerim dedim. Bu hadîs hakkında sen sahi olduğuna inanıyor musun diyor bana. Sizin gibiler yüzünden dedim insanlar fâizci oldu. Evet dedim annesiyle Kâbe duvarının dibinde zinâ etmiş gibi günaha girer. Mü’min mü’minden fâiz alamaz. Nerede olursa olsun hangi devlette yaşarsa yaşasın. Faizi normal alışveriş gören, azını da çoğunu da normal gören küfür ehlidir. Fâiz faizdir haramdır. Haramdır. Allah muhafaza eylesin. Sarhoşluk veren ne varsa yiyip içmek, üfürmek, üflentilemek, damardan vurmak hepsi de haramdır. Günah kebardır. Bunu caiz görmek küfürdür. Uyuşturucunun cümlesi, sulu içkilerin cümlesi, kafa hapları hepsi de haramdır. Günah kebardır. Hepsi de harâm günâh-ı kebîredir. Esrarından tut, metinden tut bilmem nesine kadar hepsi de haramdır. Ve bunlardan bir kimse ne yapacak? Uzak duracak. Evet zinâ haramdır. Yüz yılın hastalığı. Yüz yılın hastalığı artıyor çünkü. Allah muhafaza eylesin. Bu 100 yılın daha büyük hastalığı. Eşcinsellik. Bu 100 yılın daha büyük hastalığı. Bakın bu fakir bunu yıllar öncesinden beri hep dile getiriyor. Bu büyüyor kartopu gibi. Bu yıllar öncesinden beri bu hastalığı yüzyılın daha büyük hastalığı. Bu daha da büyüyecek. Bu ümmet-i Muhammed’in içinde de büyütüyorlar bunu. Kendinize gelin. Kim eşcinselliğe cevaz veriyorsa ona savaş açın. Hangi partiden olursa olsun. Kim haramlara cevaz veriyorsa, kim haramlara kapı aralıyorsa onunla mücadele edin. Gelecek nesliniz için, çocuklarınız için, torunlarınız için, torunlarınızın çocukları için, onların çocukları için, haramlarla mücadele edin. Haramlara savaş açın. Haramlara, yol verenlere de savaş açın. Bu farz. Allah muhafaza eylesin. Haksız yere adam öldürmek. Öldürmek sadece devletin işidir. Sen bir de savaşta öldürürsün. Senin namusuna şerefine musallat olursa, bunlar ayrı şeyler. Adam şimdi yolda gidiyor, kırmızı ışıkta duruyor. Neden durdun? Pat pat pat öldürüyor. Ölen neden öldürdüğünü bilmiyor, ölen neden öldüğünü bilmiyor. Hadîs-i şerif. Büyük günah kebâri. Allah muhafaza eylesin. Yüzyılın hastalığı, yüzyılın hastalığı, yüzyılın hastalığı, hırsızlık. Artık bu hırsızlık evden televizyon çalmayı geçti. Kamuda hırsızlık var şimdi. Devlet tarihlerinde hırsızlık var. İhalelerde hırsızlık var. Hırsızlık günah kebâir. Allah muhafaza eylesin. Nefisle mücadeleden geri dönmek günah kebâirdir. Savaş alanından geri dönmek günah kebâirdir. Allah muhafaza eylesin. Şimdi yüzyılın hastalığı bütün çocuklara, gençlere, ihtiyarlara, anne babaya asi olmak. Bu da bu yüzyılın son günlerde artan hastalığı. Anne babaya asi olmak. Anne babayı dinlememek. Anne babanın doğru, güzel, iyi, hayır, iyilik olup, iyi olan şeylerini reddetmek. Serkeşlik yapmak anne babaya. Günah kebâirdir. Dostlar, kardeşler, Allah’tan sonra itaat babayadır. Anneye değil, babayadır itaat. Babası sağ olan erkekler babalarınıza itaat edeceksiniz. İyilikte, güzellikte, hayırda. Annelerinize merhametli davranacaksınız. Eşlerinize merhametli davranacaksınız. Çocuklarınıza merhametli davranacaksınız. Dostlarınıza, arkadaşlarınıza, müminlere merhametli davranacaksınız. Allah bizi onlardan eylesin. Son fasıl Hazret-i Pîr duâ etmiş burada Mesnevî’ye. Hepinizi bu duaya amin demeye davet ediyorum inşallah. Yâ Rabbi, Sen de o tertemiz suyu serpte, alemin şu ateşi tamamıyla nur olsun. Denizin suyu hep ferman altındadır. Yâ Rabbi, su da Senindir, ateş de. Sen istersen ateş latif su olur, dilemezsen su bile ateş kesilir. Bizim şu niyazımızı yine Sen ilhâm etmektesin. Zulümden kurtulmamız senin ihsanındır. Sen de bize bu isteği, biz istemeksizin verdin, hadsiz hesapsız insanlarda bulundun. Amin. El-Fâtiha ma salavât. Amin. Ejmeyin. Haklarınızı helâl edin. 1340’tan devam edeceğiz önümüzdeki hafta inşallah. Allah’tan bir şey gelmezse. Sürçü lisan ettiysek affola. Hakkınızı helâl edin inşallah. Allah razı olsun inşallah.
Nesillerin ileri gelenleri yeryüzündeki bozgunculuğa karşı ne yapmalıdır?
Yeryüzündeki ileri gelenleri yeryüzündeki bozgunculuğa, yeryüzündeki isyanı, tuyanı durdurmakla mükelleftiler. Bu yeryüzündeki nesillerin ileri gelenleri deyince devletleri idare eden devlet başkanları veya herhangi bir bakanlığın başındaki bakanlar veya bunları bu noktada bakarsak hem işin siyasi tarafına hem de işin dini tarafına dini boyutuna bakarsak din adamları olarak, din adamları statüsünde duran, iştahat eden âlimler, şehler, mürşidler, üstadlar bunların hepsi de bu sınıfın içerisine girer. Çünkü bunlar nesillerin ileri gelenleridir. Bunlar yeryüzünde bir bozgunculuk var ise âlim olanlar, hakim olanlar, amir olanlar, bu üç grup insan bu bozgunculuklarla mücadele etmeli ve bu bozgunculuğu bertaraf etmekle mükellef.
Şirk nedir?
Şirk, ortak olmak, ortaklık, ortak koşmak anlamında. Bugün tabi şirkten bahsederken Allah’a şirk koşmak. Onunla alakalı sohbet edeceğiz. Başka bir şeyden değil. O yüzden meseleye bakarken, şirki konuşurken sadece ve sadece Allah’a şirk koşmakla alakalı. Bugünki sohbet dairemiz bu.
Şirk koşan kişiye ne denir?
Şirk koşulana da şerik, ortak demek, şerik deniliyor. Şimdi o yüzden Mekke’deki Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri zuhur etmezden önceki halkın inanışı müşriklik üzerindedir. Neden? Şirket ehliler. Onlar da kendilerince Allah’a inanıyorlar ve değişik putları var. Bunların içerisinde en önemli olanları Laat, Uzza, Menat. O putları kendilerince Allah’a şerik veya yaklaştırıcı olarak görüyorlar. O yüzden Mekke müşrikleri olarak nitelendiriliyor veya Mekke müşrik halkı veya Mekke müşrik devleti veya Mekke müşrik kuvvetleri olarak değişik tarih kitaplarında, hadîs kitaplarında tarif olarak böyle görmeniz mümkün.
İslâm’da şirk genelde nasıl ifade edilir?
İslâm’da şirk genelde Kur’ân-ı Kerim’de aynı kökten türeyen isim ve fiillerle birçok ayette geçiyor. Ve bu Kur’ân-ı Kerim’in uluhiyetinde ortaklık tanıma Allah’ın şirkin muhtevasında küfür, denk, benzer veya misil olarak geçer. Eş benzer demek veya velî olarak geçer, dost, efendi gibi veya nit olarak geçer, özünde, benzerinde ortaklık varmış gibi veya şefi şefaatçi olarak geçer veya şehit, yardımcı, lehte şahitlik yapan kelimeleriyle Kur’ân’da ifade edilmeye çalışılmış.
Allah’ın varlığı ve birliği inancının temelinde neler yer alır?
Kur’ân’da Allah’ın varlığı ve birliği inancının birçok ayette açık ifade edilmesinin sıra herhangi bir varlığın onun uluhiyetine ortak koşulmaması, sadece ona kulluk edilmesi, ancak ondan yardım istenmesi ve ona sığınılması.
Raat Suresi 36. âyeti ne anlatır?
Raat Suresi âyet 36’da bahsettiği gibi Ey Peygamber de ki ben yalnız Allah’a ibâdet etmek, ona hiçbir şey ortak koşmamakla emrolundum, yalnız ona davet ederim, dönüşüm de ancak onadır. O zaman Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri hem peygamberlik mesleğiyle, peygamberlik göreviyle kendisini tarif ederken Kur’ân’ın diliyle Ümmet-i Muhammed’e de bir ölçü koyuyor. Yalnız Allah’a ibâdet etmek, bakın bu en önemli şirke düşülen, küfre düşülen noktalardan birisi ve ona hiçbir şey ortak koşmamak, Allah’a hiçbir şey ortak koşmamak, Allah’a hiçbir şey ortak koşmamak deyince burada bir tevhîd çıkıyor orta yere ve yalnız ona davet edilmek, yalnız ona davet etmek. Bakın üç önemli ana başlık çıktı, bir kimse îmân edip ibâdet ederken sadece ve sadece Allah’a îmân edip ona ibâdet edecek ve hiçbir şey ona ortak koşmayacak.
İslâm’da ibâdetin temel amacı nedir?
İnsanları nereye davet etmekle mükellefiz? Allah’a. İnsanları başka bir yere davet edilmesi de ne olmuş oldu? Şirk olmuş oldu. Başka bir yere ibâdet edilmesi yine şirk oldu ve aynı zamanda da başka bir şeye Allah’a ortak koşmak yine şirk oldu. Bunları böyle ana hatlarıyla söyleyeceğim ki insanlar kendi kendilerini kendilerini hesaba çeksinler. Desinler ki ben ibâdet etersen niye ibâdet ettim? Kime ibâdet ettim? Ne için ibâdet ettim? Kim görsün diye ibâdet ettim? Bizi ilgilendiren şeyhim görsün diye mi ibâdet ettim? Müdürüm görsün diye mi ibâdet ettim? Parti yöneticim görsün diye mi ibâdet ettim? ya patron görsün diye mi ibâdet ettim? Evlenecek olduğum kız görsün diye mi ibâdet ettim? Evlenecek olduğum erkek görsün diye mi ibâdet ettim? Birileri görsün diye mi ibâdet ettim? Birilerine yaranmak için mi ibâdet ettim? Birilerine iyi görülmek için mi ibâdet ettim? O zaman buradaki Müslümanları ilgilendiren, inananları ilgilendiren en önemli maddelerden birisi bu. Yalnız Allah’a ibâdet etmek.
Fâtiha Sürresindeki ibâdet kavramı ne anlatır?
Fâtiha Sürresinde de "İyya kenabüdü ve iyya kenesta’in" deriz ya, "Yalnız sana ibâdet eder, yalnız senden yardım dileriz." Bu kaideyi Müslümanların kendi üzerlerinde otutturması.
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak neden önemlidir?
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak. Allah’a devleti ortak koşmamak, zenginliği ortak koşmamak, zenginleri ortak koşmamak. Ne bileyim başka bir güç, kuvvet, kudreti Allah’a ortak koşmamak. Birleşmiş Milletleri Allah’a ortak koşmamak. Avrupa Birliği’ni Allah’a ortak koşmamak. ABD’yi Allah’a ortak koşmamak. Hastalığı Allah’a ortak koşmamak. Zenginliği, fakirliği, güzelliği, çirkinliği, yakışıklılığı, boylu poslu olmayı hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmamak. Burası çok önemli. Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmamak. kapitalizmi, sosyalizmi, komünizmi, faşizmi Allah’a ortak koşmamak. Yok filanca çok akıllıymış da, yok filanca çok bilgiliymiş de Allah’a ortak koşmamak. Hiçbir şey Allah’a ortak koşmamak. Hiçbir gücü, hiçbir kuvveti, hiçbir kudreti Allah’tan başka güç, kuvvet, kudret kanun koyucu tanımayıp Allah’a ortak koşmamak. Burası öylesine müthiş bir şey ki sizi bütün dünya üzerinde hür edecek. Bütün dünya üzerinde sizi imanınızın üzerinde diriltecek en önemli bir şey. Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak. Bu böyle İslâm’a saldırmak isteyenler, Tasavvuf’a saldırmak isteyenler ve hatta kolaylarına gelir ya Müslümanlara saldırmak isteyenler siz hocanıza ortak koşuyorsunuz da, yok şeyhinize ortak koşuyorsunuz da. Canım kardeşim şunu iyi bil, hiçbir şey kendince Allah’a ortak kendisinin üzerine koşmak istemez.
De sizi imanınızın üzerinde diriltecek en önemli bir şey midir?
Bütün dünya üzerinde sizi imanınızın üzerinde diriltecek en önemli bir şey. Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak. Bu böyle İslâm’a saldırmak isteyenler, Tasavvuf’a saldırmak isteyenler ve hatta kolaylarına gelir ya Müslümanlara saldırmak isteyenler siz hocanıza ortak koşuyorsunuz da, yok şeyhinize ortak koşuyorsunuz da. Canım kardeşim şunu iyi bil, hiçbir şey kendince Allah’a ortak kendisinin üzerine koşmak istemez.
Ibâdet edenler mesela Allah’tan başka bir şey için ibâdet ediyorlarsa nasıl şirk koşuyorlarsa Allah’tan başka bir şeyi de ortak koşanlar mı?
Şirk üzerinde yaşıyor. ibâdet edenler mesela Allah’tan başka bir şey için ibâdet ediyorlarsa nasıl şirk koşuyorlarsa Allah’tan başka bir şeyi de ortak koşanlar. Bilerek veya bilmeyerek bilmeyereği de koyarım. Sebep öğren kardeşim dinini. Allah’ın hükmünden başka hüküm arıyorsan Allah’a şirk koşuyorsun, Allah’a ortak koşuyorsun. Allah’ın hakimiyetinin aracını hakimiyet arıyorsan Allah’a şirk koşuyorsun, Allah’a ortak koşuyorsun. Kur’ân ve sünnetin dışında bir doğru arıyorsan Allah’a şirk koşuyorsun, Allah’a ortak koşuyorsun. Ve yalnız ona davet etme. Bakın davet edilecek en önemli yer Allah’tır. Davet ettiğin yer Allah olmalı. Davet ettiğin Kur’ân ve Sünnet olmalı. Davet ettiğin Kur’ân ve Sünnet yolu olmalı.
O zaman davetimiz neye olacak?
Benim şeyhimin şeyhimin şeyhi böyle yapardı deyip Kur’ân ve sünnetin dışında bir fiiliyatı yerine getiriyorsa ve ona davet ediyorsa insanları, o kimse şirk oldu. benim liderim böyle yaptı, benim liderim böyle eder dediğinde kendi liderine davet ediyorsa insanları ve onun lideri Kur’ân ve Sünnetin içerisinde değilse ve onun lideri de Kur’ân ve Sünnet dairesinde olan şeyler söylemiyorsa o kimse de şirk ehli oldu. Allah’a olacak. Kıymetli kardeşler ben o yüzden derim Mustafa Özban’ın yolu yok. Ben o yüzden derim Mustafa Özban’ın kendince bir kimliği, kişiliği yok. Davet neyidir? Allah’adır. Benim bir yolum yok. O yüzden bana derler ki yolun ne? Benim yolum Allah’a koşmak.
Şirk, Tevhîd ve Put Kırmak nedir?
Yapman Gereken: 1. Metinde bir konu tartışılmakta veya açıklanmaktadır. O konuyu bir soru olarak formule edip metindeki açıklamayı cevap olarak al. Ornek: metin "Takva, farzlari yerine getirmektir…" derse SORU: "Takva nedir?", CEVAP: metindeki aciklama. 2. Metnin kendi konu basligi "2020 Soru-Cevap Sohbet #37 — Şirk, Tevhîd ve Put Kırmak" — bu basliktaki konuyu da bir soru olarak sormali ve metindeki aciklamalari cevap olarak almali. 3. Bir metin parcasindan birden fazla Q&A cikabilir (farkli alt konular). 4. Cevaplari ASLA OZETLEME — metindeki orijinal cumleleri KULLAN. Cevap uzun olabilir. 5. Turkce karakterleri OLDUGU GIBI koru: ç ş ı İ ğ ü ö.
Allah’a ortak koşmamak neden önemlidir?
İyiliği gösterecek. İyiliği anlatacak. Ve ardından da diyor ki ibadette Allah’a Rabbine ortak koşmayan kimsedir. Ve bunları yaparken, salih amelleri yaparken bunların hepsi de ibâdet hükmünde çünkü Allah’a ortak koşmayacak.
Putların Allah’a faydası olup olmadığı?
Putların hiç kimseye faydası olmaması ve putları kendisine eş etmeme, putlara tapınmama. Ne güneşe secde edin ne ayağa. Fusüle suresi âyet 37. Bunları yaratan Allah’a secde edin. Eğer gerçekten ona ibâdet ediyorsanız.
İnsanlar Allah’ın yerine başka şeylere tapınmaya neden devam ediyorlar?
Allah’ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar vermeye gücü yetmeyen şeylere mi ibâdet ediyorsunuz? Allah her şeyi çok iyi işiten çok iyi bilendir. Demek ki insanların bir kısmı ne yapacak? Allah’ı bırakıp hiçbir şeye gücü yetmeyen putlara ibâdet edecek ve onlara meyil edecek.
Putların ne tür şeyleri içerdiği?
Buradaki putlar herhangi bir heykel veya heykelcikle sınırlandırılması mümkün değil. Bir korku da puttur. Açlık korkusu da puttur. Kaybetme korkusu da puttur. Kulunun kesilme korkusu da puttur. Hakkı ve hakikati söyleyemeyip korkmak da bu dairede bir puttur.
Tevhîd ne demektir?
Yalancı bir kimse. Yalan arkasından sözü verdiğinde sözü durmamayı da getiriyor. Bunlar normalde arkasından da emaneti, hıyaneti getiriyor. Bunlar böyle zincirleme gidiyor. Ve bunlar namâz da kılsa oruç da tutsa o zaman bunlar diyor münafıktır. Allah muhafaza eylesin. O zaman bir kimseye bakacağız. Söylediğinde yalan söylüyorsa, söz verdiğinde sözünü yerine getirmiyorsa ve emanete de hıyanet ediyorsa o kimse oruç da tutsa namâz da kılsa münafıktır. Allah münafıklıktan cümlemizi muhafaza eylesin.
Küfr ve şirk arasındaki fark nedir?
Kişi ile şirk arasında fark namazın terkidir. Kıymetli dostlar, hanefiler namazın terkini küfür olarak görmemişler. Ama şafiler namazın terkini küfür olarak görmüşler. Fakat hanefiler namazın terkini küfür olarak görmemişler. Fakat farklı cezae sistemler getirmişler. O zaman namâz önemli bir ibâdet. Bir kimse namazı kasten terk ediyorsa, tevbe etsin namazına tekrar başlasın. Bu onun için çok sıkıncalı bir durum. Allah muhafaza eylesin. Yine Tirmizi’de küfür ile îmân arasındaki fark namazın terkidir demiş. Rabbim muhafaza eylesin. Yine bizimle kafirler münafıklar arasındaki fark kılmayı taahhüt ettiğimiz namazdır demiş. Kim namazı terk ederse kâfir olur diye Tirmizi’de ve Nesai’de hadisi şerif var.
Küfr, fasıklık ve isyan arasındaki fark nedir?
Allah size küfrü, fasıklığı ve isyanı çirkin gösterdi. Bakın üç hal var burada. Allah size küfrü, fasıklığı ve isyanı çirkin gösterdi. O zaman küfr farklı, fasıklık farklı, isyan farklı. Hanefiler bu ayeti kerimeyi kendilerine ölçü aldıkları için namâz kılmayı küfr olarak nitelendirmemişler. Fasıklık olarak nitelendirmişler. Küfr olarak nitelendirdikleri şeyler az önce âyet-i kerimelerle beyan ettiğim şeyler. Ama Hanefiler bir farzı inkar etmeyi veyahut da Kur’ân-ı Kerim’den bir hükmü inkar etmeyi küfr olarak görmüşler. Bunda hem fikir zaten Şafisi, Malikisi, Hanbelisi bütün mezhepler. 32 mezhebin 32’si de bunda bugüne kadar var olmuş olan yaklaşık 30 kusur mezheb var.
İmân üzerine zina yapmak mümkün mü?
Allah muhafaza eylesin. Yine bu zina ile alakalı bir hadîs-i şerîf var böyle. Kişi îmân üzerine zina yapamaz diyor. Enteresan bir şey. Yine içki ile alakalı kişi, içki, îmân üzerine içki içemez diyor. Îmân üzerine içki de içemez. O yüzden Allah muhafaza eylesin. Bunlar da amelde şirke düşme meseleleri. O zaman burası çok önemli. Bir kimse ibadette farz olan şeylerde gevşeklik yapmayacak. Günahı kebâir olan şeylerde gevşeklik yapmayacak. Büyük günahlarda ne yapacak? Gevşeklik yapmayacak. Allah muhafaza eylesin.
Put kırmak ne demektir?
Put kırmak, bir tanrıya inanmayı reddetmek ve Allah’ın birliğini kabul etmek anlamına gelir. Put kırmak, şirk (bir tanrıya inanmak) ile zıt bir tutumdur ve bu davranış, İslam inancının temelini korumada önemlidir.
Şirk, Tevhîd ve Put Kırmak konusunu ele alarak neler söylendi?
Ben o yüzden diyorum. Kimin ne derdi varsa gelsin, benim adresim belli diyorum. Kim ne söyleyecekse gelsin, bizim adresimiz yerimiz yurdumuz belli. Öyle yiğit olmayan cımbıldaklar gibi öyle sahte hesapların arkasına saklanmayın. Delikanlı olun, yiğit olun, mert olun. Hangi dine intisâb ettiyseniz ettiniz, gelin ne hesabınız varsa görün. O kadar yiğitliğiniz yoksa da sahte hesapların arkasına, sahte mail adreslerin arkasına saklanıp laf yapmayın. Korkaksınız, ciğersizsiniz. Sütünüz bozuk sizin. Evet. Sahte hesapların arkasına saklanıp laf söyleyenler, sütünüz bozuk sizin. Korkan, ciğersizin tekisiniz. Yiğit insanlar değilsiniz, mümin insanlar değilsiniz, delikanlı insanlar değilsiniz. Civan, mert insanlar değilsiniz. Değilsiniz, bakın buradan canlı yayında canlı bir şekilde söylüyorum. Ne derdiniz varsa gelin Mustafa Özbaha’yla paylaşın. Ne derdiniz varsa gelin bu toplulukla paylaşın. Efelik yapacaksanız efeliğinizi görelim. Yiğitlik yapacaksanız yiğitliğinizi görelim. Mertlik yapacaksanız mertliğinizi görelim. Gelin bizim önümüze ne teziniz varsa dökün önümüze. Öyle sahte hesapların üzerinden, sahtekar insanların üzerinden, düzenbaz insanların üzerinden, sütü bozuk insanların üzerinden, medya bozuntusu insanların arkasından bize laf söylemeye çalışmayın. Gelin Yiğitçe laf söyleyin. Sonra mahkemeye çıktığınızda ben öyle demek istemedim, ben böyle şöyle demek istemedim. Ama buradaki dünya üzerindeki mahkemenin önünde kıvırtanlar, mahkemenin önünde değişik renkleri bulunanlar, ömür halinde ne yapacaksınız? Yiğit olun biraz, delikanlı olun. O yüzden bizim dervişliğimiz tevazu da sınırsız değil canım kardeşim. Tevazunun da bir sınırı var. Çünkü tevazunun sınırsızı riadır. Allah muhafaza eylesin. Öyle yok bizde. Biz hakkımız olanı vermeyiz böyle bir tokatla. Onun için mücadele ederiz, ölürsek şehit oluruz çünkü. Bizim malımızı zorla gasp edemezsiniz. Bizim namusumuzu, şerefimizi, haysiyetimizi zorla gasp edemezsiniz. Bununla alakalı mücadele ederiz. Ölürsek şehit oluruz, buna inanıyoruz çünkü. O yüzden bizden öyle çok fazla tevazu beklemeyin canım kardeşlerim. Biz öyle değiliz. O yüzden ölçünüzü bilin. Herkes kendi ölçüsünü bilsin. Herkes kendince kendi konumunun yerini bilsin. Allah muhafaza eylesin. Öyle böyle sessiz sakin duruyoruz. Ben öyle derim. Sakalımın beyazı seni aldatmasın. Evet. 80 kusur yaşında İstanbul Surları’nın önünde şehit olan Eyyubil Ensari’nin torunlarıyız biz. Bizim sakalımı sizi aldatmasın. O yüzden bizim sakalımı aldatmasın. Zannetmeyin cihat meydanlarında çıkıp cihat etmeyeceğimizi düşünmeyin. Öyle üç beş tane sütübozya böyle meydan bırakacak değiliz daha. Hamdolsun. Olmadık. O yüzden öyle tevazumuz bizim sınırımız belli. Kur’ân Sünnet dairesinde. Öyle vuren sesini al yokmasını öyle bir sufilik anlayışım yok benim. Bunu açık açık söylüyorum. Bütün derslerde söylüyorum. Öyle bizim Allah affetsin bir yanağını tokat vurdun öbür yanağını çevireceksin yok bizde. Yok. Şerî’at’a göre şer’i şer’i ahkamın gerekli olduğu yerde şer’i ahkamı uygulamayı tarikat ahkamının gerektiği yerde tarikat ahkamını uygulamayı hakikat ahkamının geçerli olacak olduğu yerde hakikat ahkamını marifet ahkamının uygulanacak olduğu yerde marifet ahkamını hakullahın katında hakullah hakikatini de tecelli ettirmesini biliriz. O yüzden kime ne lazımsa onun vermesini biliriz. Erdemliliği de bu olarak görürüz. Siz böyle kalkıp da şer’i olarak şer’iatın hukukunu bozucu bir şey bizden beklemeyin. Şer’iat onun elinin kesilmesini gerektiriyorsa deriz bunun elini kesin canım kardeşim. Kim kesecek devlet kesecek. Neden? Onun eli kesilmeli ki diğerlerine örnek olsun. Onun parmağı kesilmeli ki diğerlerine örnek olsun. Herkes ad dini ududunu bilsin. bunu yıllar önce bir dervîş abimiz anlattı bana. Allah ondan razı olsun kendisinden. Yanında oturuyorum bir böyle ticaretle alakalı biz onun parmağını keselim de ders olsun dedi ticaretle alakalı birisine ceza veriyor yani. Sonra döndü bana Mustafa Efendi secde dedi ceza var mı? Var dedim ben de. Nasıl dedi? Ceza kesilmesi gereken yeri cezayı keseriz dedim. Sonra bir kıssa anlattı bana. Onun kısasıdır bu. Ben zaman zaman derslerde anlatırım bunu. Zaman zaman derslerde anlatıyorum ki sevabı da ona gitsin diye. Bir dervişin birisi dervîş adayı gitmiş bir köye oradaki şeyhe intisâb etmiş namâz kılmışlar yemişler içmişler dersini almış yürümüş köyden çıkarken bir subaşı orada dinlenmiş ağacın dibinde. Orada biraz oyalanmış bir atlının birisi gelmiş. Yabancı hoş geldin hoş bulduk nereden geldin nereye gidiyorsun demiş filanca efendi vardı ben ondan demiş ders aldım gidiyorum. Demiş filancadan mı örneğin atıyorum Mehmet efendi’den mi evet demiş ondan sonra. Kur’ân Sünnet Vatan Millet Dairesi Tüh ya demiş keşke ondan almasaydın başka kimseyi mi bulamadın demiş. Yeni dervişe böyle kendi kendine şüphe düşmüş. Acaba ben doğru yer demeyeyim yanlış yer demeyeyim tüh demiş ya biz yanlış yerden ders aldık herhalde demiş. Oradan çalının içerisinden bir boz yılan gelmiş bunun parmağından ısırmış zehirini akıtmış bu parmak elinde koşa koşa köye koymuş. Demiş köylülere ey kardeşler ben filanca suyun dibinde otururken bir yılan ısırdı boz yılan mı demişler. Boz yılan demişler ya onun efsunu şey efendi de demişler git koşa koşa şey efendiye. Koşa koşa şey efendi kapısına gitmiş kapıyı çalmış şey efendi çıkmış buyur evladım demiş. Efendim beni hatırladınız mı az önce ders almış az önce ders aldın demiş efendim efsunu sizdeymiş şerbeti sizdeymiş. Efendim efsunu sizdeymiş şerbeti sizdeymiş demiş filanca yerde ağacın dibinde ben otururken bir boz yılan geldi ısırdı bir yılan ısırdı beni. Bizim boz yılan mı demiş evet efendim demiş bir boz yılan oğlum demiş o bizim dervişleri ısırmaz sen ne oldu ki demiş seni geldi ısırdı. Demiş efendim adının birisi geldi sizin hakkınızda ileri geri konuştu ben de demiş acaba ben yanlış yerden mi ders aldım dedim. O esnada geldi ısırdı zira oğlum demiş o bizim dervişleri ısırmaz. Efendim ne olacak demiş evladım demiş şimdi ben sana demiş şerbeti içirsem göndersem senin kalbin gene bozulur demiş. Birisi kalkar bir laf söyler sen gene demiş içini bozarsın. Ben demiş senin parmağını keseyim de demiş her kalbin bozulduğunda o parmağını gör demiş. Uzatmış demiş uzat parmağını uzatmış. Şeyh efendi cağat parmağı kesmiş bağlamış iple onu dikmiş. Şimdi demiş bir daha kalbin bozulmaz evladım demiş. Bozulacağında demiş parmağını gör demiş. Ceza olmazsa insanlar bozulur canım kardeşim. O yüzden şeriatın tarikatın marifetin hakikatin hakullahın cezası vardır. O ceza uygulanmalı ki herkes kendini disiplin etsin. Tevazunun da bir sınırı var. Canım kardeşlerim rüya yazmayın rütbe. Artı 237 neresi? Marhaba yazmış marhaba canım kardeşim. Efendim Cameron maşallah. Cameron’a selamlar. Demek Cameron’a da yol çıkacak bize. Allah razı olsun inşallah. Burada bir Facebook adresi var canım kardeşlerim. Başka bir şey yok. Yine Cameron’dan selam var. Ve aleyküm selam. Allah Allah. Allah Allah. Selamünaleyküm Mustafa Hocam. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzeriniz olsun. Cümle ümmeti Muhammedin inşallah. Ben Furkan. 21 yaşındayım. Sizin sohbetlerinizi çok yakından ilgilenmekteyim. Hocam bundan salı sabahına karşı bir rüya gördüm. Rüyamda tüm Kur’anların silindiğini herkesin endişe dolu gözlerle etrafa kaçıştığını, herkesin bir Kur’ân-ı Kerim sayfası açıp büyük kıyamet geldi mi diye birbirlerine söylediklerini işittim. Rüyada geceniz hayırlılara vesile olsun. Kıyamet-te çok yakın bir zamanda Kur’ân, kıyamet elametlerinin büyük elametlerinden birisi de bu. Kur’ân dünyadan kaldırılır. Çünkü ama bu şöyle sıralama yapalım. Bir seher vaktinde bütün ılık bir rüzgar, o ılık bir rüzgarla seher vaktinde sabah namazı kılınır kılınmaz böyle bir Yemen ellerinden esen bir Rahmanın yeli gibi bir yel bütün müminler nefeslerini verecekler. Bütün müminler nefeslerini verince, bunun doğrusunu Allah bilir, nefeslerini verince hemen gündüzüne Kur’ân musaflarının içerisindeki harfler yok olacak, kaybolacak. Kur’ân-ı Kerim’i hiç kimse artık okuyamayacak. Sebep müminler nefeslerini verince geride kalan kafirler, inanmayanlar hayvan hükmünde kalacak çünkü. Hatta Beytullah’ın böyle yıkılacağı söylenir, ben yıkılacak olarak görmüyorum onu. Beytullah da ortadan kaldırılacak. O yüzden Kur’ân’ın ve Beytullah’ın ve müminlerin en başta müminler ardından Kur’ân, ardından Beytullah hızla dünya üzerinden kaldırılacak. O yüzden Hadîs-i şerîf’te kıyamet müminlerin üzerine kopmaz. Başka bir Hadîs-i şerîf’te Allah diyen olduğu müddetçe kıyamet kopmaz Hadîs-i Şerifleri var. Selamünaleyküm, sorum şu. Zikir ehli olan biri kabir azabı çeker mi? Kabir azabı namazı eksik olanlar için geçerli. Çünkü kabir azabıyla alakalı Hadîs-i şerîf’te diyor ki bakın kulumun namazına namazı tamam değilse kabir onu sıkacaktır diyor. Hadîs-i şerîf’te. O yüzden namâz çok önemli namazdaki eksiklik de olmasın namazı eksik değilse yine Hadîs-i şerîf’te diyor ki o cennet bahçelerinden bir bahçeyi izleyerekten bekletilir. Bir de mezarda hemen hemen herkesin vücudu toprağa karışır bu kabir azabı mıdır? Ben toprakla alakalı değil. Kabir bu zahiridir. Biz kabristanlar zahiridir. O yüzden dünya üzerinde kaç bin yıldan beri kimler öldü kimler kaldı. Toprakla işimiz yok. Kabir alemindedir kabir azabı. Selamünaleyküm hayırlı günler olsun. Dün Tasavvuf Vakfı Instagram’dan bir sohbet yapıldı. Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa’nın tecelliyatıyla alakalıydı. Rica etsem bu videoyu benimle paylaşır mısınız? Buradan paylaşmamız zor biraz. bende o video var ama hangisi olduğunu bilmiyorum şu anda. Efendim? Yok o videoyu paylaşır mısınız diyor. Videoyu istiyor benden. O yüzden buradan canım kardeşim onu buradan atamıyorum. Hakkınızı helâl edin. Onu normalde şu anda atamıyorum öyle söyleyeyim. Söyleyecek bir şeyim yok çünkü. Buradan atamıyorum onu. Hangisi olduğunu bilmiyorum. O video bende var ama hangisi olduğunu bilmiyorum şu anda. Aramam lazım o yüzden de hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm sizinle özel görüşmek isteyen kişi nelere dikkat etmelidir? Görüşme günleri hangi günlerdir? Teşekkür ederim. Normalde bizim öyle çok tefaratlığımız yok ama velakin Perşembe günleri genelde Bursa’da oluyorum. Özel görüşmek isteyenler Perşembe günleri Bursa’da görüşebilirler. Bu konuda randevu isteyenler randevu veremiyorum. Perşembe gün Allah izin verirse saat 9-10 gibi büroya oturuyorum. Kapı açık herkese. Kim gelirse gelsin herkes görüşebiliyor. Bu noktada sınır yok. Ama velakin böyle bunun için de kardeşlerden özür diliyorum. Böyle çay içelim kahve içelim muhabbet edelim ve hatta oturalım sohbet edelim. Buna çok zaman kalmıyor. Böyle olunca öbür kardeşlerin hakkına riayet edilmiyor. Ve hatta böyle oturacak saatlerce sohbet edecek. Buna zamanım yok. Özür dilerim herkesten. O yüzden kardeşler arkadaşlar muhakkak özel soracakları, görüşecekleri kendi özel meseleleri vardır. Gelip kardeşler burada Perşembe günleri özel meselelerini sorabilirler. Konuşabilirler. Ama sohbet etme ya bir sorun vardı. Yok canım kardeşim veya bir rüyam vardı. Yok canım kardeşim. O yüzden sadece özel meseleleri soralım. Perşembe günleri müsaade isteyelim kalkalım. Bu konuda kardeşler bunları riayet ederlerse memnun olurum. Sonra ya ben geldim bekliyorum. Gel bekle canım kardeşim. Ama kapıda bekleme, sokakta bekleme. Bugün mesela bazı arkadaşlar üzüldüm ama 4-5 kez böyle gelip baktılar müsait mi diyeyim. Eyvallah hiç sıkıntı değil bundan problem duymuyorum. Kapının önünde bekleme yapılırsa üzülüyorum. Etrafta yanlış anlayabilir. Allah muhafaza eylesin.
Put kırmak nedir?
Put kırmak, şirkten uzak durmak ve Allah’a ibadet etmek anlamına gelir. Bu, Tevhîd’in benimsenmesi ve şirkten arınma sürecidir.
Eşcinsellik İslam’a göre nasıl değerlendirilir?
Eşcinsellik, İslam’ın dini terimlerinde ‘livata’ olarak geçer. Bu, erkeklerin kadınlara benzemeye çalışması veya kadınların erkeklere benzemeye çalışması anlamına gelir. İslam’ın klasik kaynaklarında, livata edenlerin imanları kabul edilmemektedir ve onlar Allah’ın lanetini gerektiren fiillerdir.
Eşcinsellik yapan kişilerin imanı kabul edilir mi?
Eşcinsellik yapan kişilerin imanı kabul edilmemektedir. İslam’ın klasik kaynaklarında, livata edenlerin imanları kabul edilmemekte ve onlar Allah’ın lanetini gerektiren fiillerdir.
Nikahını al. Nikahın senin olsun. Nikahın başın altında kalsın gibi sözlerde şirke sebebiyet midir?
Şirke sebebiyet midir? Bu soru için cevap verilmedi.
Kalbimizi tevhîd ile bağlamamız neden gereklidir?
Her daim kalbimizi bu tehlikede maruz kaldığı için tevhîd ile kalbimizi tevhide bağlamamız gerekiyor.
Allah kişi ile kalbi arasındadır diyen âyeti ne anlama gelir?
Ayetinde, âyet-i kerimesinde Allah kişi ile kalbi arasındadır buyurmuştur. Allah kişi ile aklı arasında girer de insan ne yaptığından haberdar olmaz. Bu Allah kişi ile kalbi arasındadır, aklı arasındadır.
Tevhid hakikatine vararak çekmeye niyetiyle çekiyorum ama hakikatine ulaşamıyorum. Neden?
Tevhid hakikatine vararak çekmeye niyetiyle çekiyorum ama hakikatine ulaşamıyorum. Hakikat kapılarının neden açılmaz, açılması için ne yapmalıyım?
Kader inkarcılarının İslâm dünyasındaki çatışmalara etkisi nedir?
Kader inkarcıları, kadere imanı reddediyorsa bir kimse onunla çatışma devam edecek. Bu inkar, çatışmaların devam etmesine ve derinleşmesine neden olmaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Siyasal İslâm, Şûrâ ve Ulu’l-Emr
Allah insanı halîfe olarak mı yarattı?
Evet. bu dünyada biz halîfe miyiz? Bunun hakkında bilgi verilmişiz. Cenâb-ı Hak insanı yaratacağı zaman meleklerine dedi ki ben bir halîfe yaratacağım. O zaman melek şeytanda dedi ki sen yeryüzünde fesat çıkaracak bir insan mı yaratacaksın? Bir varlık mı yaratacaksın dediler. Evet, biz bu manada yaratılmışların içerisinde en mükemmel olma haliyle halifeyiz.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — 71. Hadîs: Her Şey Allah’ı Zikreder
Tevhid hakikatine vararak çekmeye niyetiyle çekiyorum ama hakikatine ulaşamıyorum?
Tevhide devam edin. Kapısında durun. Nereden biliyorsunuz açılmadığın hakikat kapısını? Evlilik cinsellik midir? Kocamla sürekli olarak problemler yaşıyoruz.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Nûr-i Muhammedî yaratılışı nedir?
Hazreti Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri, henüz varlık yok iken, Cenab-ı Hak’ın ruhundan ve nurundan manevi olarak ruhaniyeti ve nuraniyetiyle yaratılmıştır. Âlemler bu ruhaniyet ve nuraniyetten yaratılmıştır.
Hz. Ömer’in ‘Kim Öldü Derse’ kılıcı ne anlama gelir?
Hz. Ömer Radıyallahu An Hazretleri, Hz. Peygamber Salulü Aleyhi ve Selam Hazretleri’nin ruhaniyetini ve nuraniyetini her varlığın her noktasında müşahede ettiğinden, kim ona öldü derse bu kılıcımla ben onun hakkından gelirim der. Bu kılıc, Hz. Peygamber’in ruhaniyetinin ve nuraniyetinin tecelliyatını temsil eder.
Hz. Ebû Bekir’in ‘Ölmeyen Allah’ tevhîdi ne anlama gelir?
Hz. Ebû Bekir Radıyallahu An Hazretleri, Hz. Peygamber’in ruhaniyeti ve nuraniyetiyle varlığın üzerindeki tecelliyatı görerek, ölmeyen Allah’a iman etmiştir. Bu, Allah’ın fâni olmaması ve varlığın her noktasında nurunun tecelliyatı olduğunu ifade eder.
Tevbe 128’in tefsîri nedir?
Tevbe 128’in tefsîri, Peygamberi günahkâr gösterenlere küfür hükmü verildiğini anlatır. Bu ayet, Peygamberin günahkâr gösterenlere karşı küfür etmesi gerektiğini belirtir.
Hz. Muhammed Mustafâ’nın fizîkî soyunun Hz. Âdem’e kadar pâkliği nedir?
Hz. Muhammed Mustafâ’nın fizîkî soyunun Hz. Âdem’e kadar pâkliği, hiçbir harâm lokma, harâm kadın dokunmaması ve hiçbir atasının şirk ehli olmamasını ifade eder. Bu, Hz. Muhammed Mustafâ’nın fiziksel ve manevi olarak pâk bir yaşam sürdüğünü gösterir.
Hz. Ömer’in kılıcı ve Hz. Ebû Bekir’in tevhîdi nedir?
Hz. Ömer’in kılıcı ve Hz. Ebû Bekir’in tevhîdi, Hz. Ömer’in kılıcının ve Hz. Ebû Bekir’in tevhîdine dair bir konudur. Bu tevhîd, birlik ve birliği ifade eder.
Tövbe edin yeter ki ne demektir?
Tövbe edin yeter ki. Bin seferde günah işleseniz, bin seferde tövbe şivesini kırsanız, bin birincisinde yine tövbe edin. Şeytanın vesvesesine bakmayın. Atın bacak bacak üstüne bir de. Şeytana de ki, nanik nanik beni affetti. Nerenler çatlarsan çatla. Allah affetti.
Kaynak: 38. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mesnevî 300. Beyit: Yakîn-Şüphe, Dervi
Nuh Aleyhisselâm’ın kavmi neden Allah’a şirk koşuyordu?
Nuh Aleyhisselâm’ın kavminin en büyük handikaplarından birisi Allah’a şirk koşma Nuh Aleyhisselâm’ın kavminin en büyük handikaplarından birisi Allah’a şirk koşmaktı. Allah’a şirk koşmak, ikilemek, Allah’tan başka ilahlar edinmek, Allah’tan başka güç ve kuvvetlerin önünde eğilmek, Allah’tan başka bir şeyi, bir sistemi, bir şirketi, bir parayı, bir makamı, bir mevkiyi Allah bir tarafta, o bir tara, onu kendine Rab ve İlah edinmen.
Kaynak: 34. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Aşure ve Nuh Aleyhisselâm’ın Tufanı; Ş
Nuh Aleyhisselâm’ın kavmi neden peygamberi dinlemiyorlardı?
Peygamberle alay ediyorlar. Nuh aleyhisselamla alay ettikleri gibi alay etmekle kalmıyorlar. Nuh aleyhisselam bir topluluğa bir gence birisine din tebliğ edecek zaman olmadı dövüyorlar oyunun ikide birde. Patakütte patakütte patakütte dövüyorlar. Nuh aleyhisselam çok dayak idi. O zalimler alıyorlar dövüyorlar ikide birden.
Kaynak: 34. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Aşure ve Nuh Aleyhisselâm’ın Tufanı; Ş
Kendi kafadan bir ilâh oluşturma nedir?
Sen kendi kafandan bir Allâh üretme. Kendi kafandan bir ilâh oluşturma. Kendi kendine bir ilâh oluşturma sen. Sen Kur’ân’ın ve Sünnet-i Resûlullâh’ın tanımladığı bir Allâh’a îmân edeceksin.
Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kadir Gecesi, "Rabbinizden Size İndiri
Tanrı arama fıtratının kaynağı nedir?
Tanrı arama fıtratının kaynağı Efendi hazretlerine göre "elestü bi rabbiküm" mîsâkı dır: "Cenâb-ı Hak rûhları yarattı, rûhları yarattıktan sonra onlara sordu: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ Rûhların hepsi de ‘belâ’ (evet, sen bizim Rabbimizsin) dedi. Bu, Yeni Ahid, İncîl, Eski Ahid, Tevrât, Zebûr ve Âdem’den itibâren bütün peygamberlerin ve nebilerin kabûl ettiği bir inanıştır. Hattâ siz Doğu’nun daha uzağına, Uzak Doğu’ya kadar gitseniz ve hangi inanış felsefesine uğrarsanız uğrayın, dilleri farklı da olsa aynı anlayışı size söyleyeceklerdir."
Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — "Aramakla Bulunmaz Lâkin Bulanlar Araya
70.000 Hicâb Perdesi nedir?
Efendi hazretleri "70.000 Hicâb Perdesi"nin ne olduğunu açıklar: "Kalp deryasında 70.000 zulüm perdesinin çayın bir bardakta dahi aynı tat olmaması gibi her dem değişen tecellîyâta işâret ettiğini, "Allâh’ı ancak Allâh bilir" hakîkatinin Hz. Muhammed Mustafâ’nın varlığın içerisinde Allâh’ı en iyi bilen olduğu hakîkatine bağlandığını ve "Onun öyle olmadığı hâlde sonradan oldu" şeklindeki algının küfrün özü olduğunu tafsîlâtlı bir şekilde açıklamaktadır."
Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — "Aramakla Bulunmaz Lâkin Bulanlar Araya
Allâh’ı ancak Allâh bilir, hakîkatinin ne demek olduğunu açıklar mı?
Efendi hazretleri "Allâh’ı ancak Allâh bilir" hakîkatinin ne demek olduğunu açıklar: "’Allâh’ı ancak Allâh bilir’ hakîkatinin Hz. Muhammed Mustafâ’nın varlığın içerisinde Allâh’ı en iyi bilen olduğu hakîkatine bağlandığını ve "Onun öyle olmadığı hâlde sonradan oldu" şeklindeki algının küfrün özü olduğunu tafsîlâtlı bir şekilde açıklamaktadır."
Kaynak: 6. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — "Aramakla Bulunmaz Lâkin Bulanlar Araya
Allah’ın zatı ile âlemi zat olarak birlikte görmekten uzak mı?
Efendi Hazretleri bu meseleyi vahdet-i vücut (varlık birliği) tartışımasına döndürür: "Bu aslen maddeperestlerin düşüncesi… Zatı vücuttan ayrı değildir."
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Allah’ın bilinci ile âlemin bilinci arasında fark var mı?
Efendi Hazretleri buna itiraz eder: "Âlemin bilinci de vardır. Âlemin bilinci olmadı diyemeyiz. Âlemin bilinci vardır. Yaratmada âlem bilinci var mıydı? Vardır. Ana rahmine dûşen meninin bilinci var mıydı kendi içerisinde? Var. Yumurtanın kendi aklı var mıydı? Var."
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Panteistlerin Allah hakkındaki teorileri nasıl değerlendirilir?
Efendi Hazretleri vahdet-i vücutçuların panteist tuzağını reddeder: Eğer Allah’ın zati ile âlemin zati aynsa, âlem büyürken Allah da büyür mü? Âlemin sonsuzlaşıması Allah’ın sonsuzlaşıması mıdır? Böyle bir mantık olmaz. "Âlemin büyürken Allah’ın bilinci mi büyür? Bu büyürken Allah’ın kudreti kuvveti mi artar? Bu büyürken Allah’ın yaratması mı artar?" İteburu yer burasıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Âlemin bilinci Allah’ın bilinciyle nasıl ilişkilidir?
Âlemin bilinci Allah’ın bilincinden bir tecellidir; kendi kendini tayin edemez, mecburdur. Ama Izutsu’nun "Âlemin bilinci yok" hipotezi fizyolojik olarak da tasavvuf olarak da hatalıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Sufi Tevhid’in matematiksel temeli nedir?
Âlem içinde hapsedilen bir Allah tasavvuru matematik olarak imkânsızdır: Sınırlı bir küme sonsuz bilinci kendi içine alamaz. Bu sufi Tevhid’in matematik kalıbıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Allah’ın insan-ı kamil ile ilgisi nedir?
Allah insana mecbur deildir. İnsan Allah’a mecburdur. Ama bir kısım Arabi ekolüçleri, bir kısım Arabiciler bu manada Cenab-ı Hakk’ın insanın üzerinde, yani insan-ı kamilin üzerinde kendisini müşahede ettiğini söyler. Ve insanı Allah’ın nefsi olarak görerekten insanı putlaştırmak demektir. Tasavvuf küfür kapısındadır; Efendi Hazretleri bu kapıya dayanmamak için Arabiciler’den ayrılır.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan
Varlık ve yokluk birbirine zıt anlamlardır. Allâh’ın indinde ise bu farklı manalardadır. Yokluğa karşı varlığı nasıl anlamalı?
Bizim bildiğimiz varlık ile yokluk birbirine zıt anlamdır. Ama Allâh indinde yokluk ve Allâh indinde varlık farklı manalardadır. Allâh’ın Zât-ı Ulûhiyyeti noktasında karşı tarafta negatif olarak yokluk durmaz. Yaratılmışlar için varlık ve yokluk vardır.
Kaynak: 30. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sen Düşünceden İbâretsin: Niyet, Boşluk Yok