Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Tevhid ve Şirk — Sayfa 2

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Tevhid ve Şirk(290) — Sayfa 2/3

Yokluk Allâh indinde bir âlem midir?

Yokluk Allâh indinde bir âlemdir. Allâh indinde yokluk da bir sıfattır. Yokluk da Cenâb-ı Hakk’ın sıfatının tecellîyâtıdır. Zât noktasında Allâh vardır, eşi-benzeri yoktur, O hiçbir şeye benzemez. Allâh’ın zıttı yoktur. Hani ‘her şey zıttıyla var’ derler ya — Allâh zıtsız vardır. Allâh ezelîdir, başlangıcı olmayandır. Allâh ebedîdir, sonu olmayandır.

Kaynak: 30. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sen Düşünceden İbâretsin: Niyet, Boşluk Yok

Varlığı Jean-Paul Sartre’ın dediği gibi boşluğu doldurmak olarak algılamıyorum?

Varlık içerisinde boş alan yok. Biz boş görüyoruz — bir yanılsama bu. Varlığın içerisinde boş bir alan yok. Hiç yok.

Kaynak: 30. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sen Düşünceden İbâretsin: Niyet, Boşluk Yok

Allâh’taki fenânın sonsuz olduğunun sebebi bu mudur?

Allâh’taki fenânın sonsuz olduğunun sebebi budur. Allâh’taki fenâda son olmadığından gittikçe gidersin. Ama kendinde fenâ olursan kapı zal olur. Çünkü senin başlangıcın var. Oraya kadar geldiğinde dersin ki ‘benim başlangıcım burasıymış.’ Bitti yolun. Senin hayât yolun bitti. Başlangıç noktasında.

Kaynak: 30. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sen Düşünceden İbâretsin: Niyet, Boşluk Yok

Bu benim için ancak bir deli sa’ması olur mu?

Ben varlığı yok görebilenlerden değilim. Kün vâr etmiş, ol demiş. Ol dediği bir şeyi yok görebilenlerden değilim. Bu benim için ancak bir deli sa’ması olur.

Kaynak: 30. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sen Düşünceden İbâretsin: Niyet, Boşluk Yok

Tevhidi asla bırakmamak neden önemlidir?

Bizim yolumuz farzları yerine getirip nâfilelerle Allah’a yaklaşmaktır. Allah’a yaklaşmada tutunacağımız en önemli ip Allah’ı zikretmektir. Zikrin en fazîletlisi "Lâ ilâhe illallah"tır. Hangi esmâyı alırsanız alın, hangi makama gelseniz gelin, tevhîdi bırakmayın. Size "Bu son makamdır" deseler bile tevhîde devam edin. Gün gelecek gökleri seyran edeceksiniz, peygamberler mihmandarınız olacak — ama tevhîdden vazgeçmeyeceksiniz.

Kaynak: 10. Dergâh Sohbeti — Tevhîdi Bırakmamak, Kulluk ve Gıybet Sınırları

Kulluk en büyük makam mıdır?

En büyük, en güzel, en hakîkî, en âlâ makam kulluk makamıdır. "Hakkıyla sana kulluk edemedik yâ Mahmûd" diye buyuran bir peygamberin ümmetiyiz. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Her esmâ alışı insanda makam sevdâsını uyandırır. O makam sevdâsını yok eden tek şey kulluktur. "Ben Allah’ın kuluyum" demektir. Bize tevhîdden başka bir şey yakışmaz. Esmâlar değişebilir ama tevhîd asla değişmemelidir.

Kaynak: 10. Dergâh Sohbeti — Tevhîdi Bırakmamak, Kulluk ve Gıybet Sınırları

Tevhidin gücüne dair en güçlü müjdelerden biri nedir?

Hadîs-i şerîfte buyurulur: Bir kimse 99 günah dosyasıyla mahşere gelir, dosyaların uzunluğu fersahlar bulur, hepsi gün, ahirete iman

Kaynak: 21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması

İlâhî aşk ne demektir?

"Ben seni seviyorum, neden hastalık verdin?" anlayışı sakat bir anlayıştır. Gerçek sevginin karşılığı sevgi değildir. Sevmenin karşılığı sevinmek değildir. Sevinmeyi beklersen, o zaman herhangi bir şeye karşılık sevmiş olursun. İlâhî aşk, Allah’tan hiçbir şey beklemeden, beklentisiz Allah’ı sevmektir. Eğer Allah’tan bir talebiniz varsa o aşk hâli değildir. Ama bu hâli korumak çok zordur. Hedef beklentisiz sevmektir; oraya doğru yol almaktır. Başarabilir, başaramazsın — ama oraya doğru yürürsün.

Kaynak: 21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması

Allah’a kulluk ne şekilde olmalıdır?

Allah’a kulluk ne cennet sevgisiyle ne cehennem korkusuyla — sırf Allah Allah olduğu için kulluk etmektir. Biz kuluz, O Allah’tır. Kula kulluk düşer, Allah’a Allah’lık. İster cehenneme atsın, ister cennete — sen kulsun.

Kaynak: 21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması

21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması nedir?

Bu sohbet, "Lâ ilâhe illallah"ın 99 günah dosyasını ağır bastıran müjdesini, beklentisiz ilâhî aşkın hakîkatini Râbiatü’l-Adeviyye kıssasıyla, sevgilinin sevenini sınamasının kaçınılmaz olduğunu Hz. Ebûbekir ve İbrâhîm Aleyhisselâm örnekleriyle ele almıştır. Sohbetin temel mesajı: sırf Allah Allah olduğu için sev — beklentisiz, karşılıksız, talepsiz. Velîler de zelil edilebilir, üzülebilir; bu sevginin sınamasıdır.

Kaynak: 21. Dergâh Sohbeti — Tevhîdin Gücü, Beklentisiz Aşk ve Sevenin Sınanması

Allah’in bilmesi ve takdir etmesi arasindaki fark nedir?

Cenab-i Hak ezeli ve ebedidir; sifatlari da ezeli ve ebedidir. Allah’in isimlerinden biri Alim ‘dir — bilen. O, kulunun nerede ne yapacagini, nasil yasayacagini, ecelini, rizkini ve amellerinin neticesinde cennetlik veya cehennemlik olacagini bilir. Allah’in alemlerinde bilmedigi ve bilemeyecegi hicbir sey yoktur. Efendi Hazretleri burada kritik bir ayrima dikkat ceker: Bilmek farkli, takdir etmek farklidir. Bir kulun tembel olacagini bilmek baska, o kulun tembel olmasini irade buyurup uzerine cevretmek baskadir. Cevretmek — yani kulun iradesini hice sayarak tembellik yazmak — kufur ve sirktir. Allah bilir, ama kulun irmezini iple cekmez.

Kaynak: 15 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Hakiki manada gönül nasıl temizlenir?

Kalplerin pası ancak tevhid ile temizlenir. La ilahe illallah.

Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A

Gaybı bilme iddiası nedir?

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem devesinin yerini bilememiş. Müşrikler alay etmişler: ‘Göklerden bahsediyor ama yerde devesini bilmiyor.’ O da buyurmuş ki: ‘Allah bildirirse biliriz, bildirmezse bilemeyiz.’ Bir müddet geçiyor, ‘Cebrâîl geldi, bana devenin yerini söyledi’ diyor. ‘Ben bildim’ demiyor! Haber kimin? Haber Allah’ın.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Tesettür meselesi nedir?

İmâm-ı Âzam hazretleri tesettürü tarif etmiş; Hanefîler, Resûlullah’ın sünnetini alıp koymuşlar. Adamın şeyhi diyor ki ‘bu o zaman içindi, şimdi bu şartlar lazım değil, örtünmesen de olur’. Bu din koymadır, ulûhiyettir.

Kaynak: 163. Dergah Sohbeti — Kabir Ziyareti, Şirk Tehlikesi, Zekât Hükümleri ve Tevhîd

Neden Tövbe Suresi 31. ayetinde şirk bahsedilmektedir?

Tövbe Suresi 31. ayette: ‘Yahudiler Üzeyir Allah’ın oğlu dediler. Hristiyanlar İsa Allah’ın oğlu dediler.’ Zahiren şirk görünmese de gerçekte şirk, düşman işidir.

Kaynak: 172. Dergah Sohbeti — Güzellikle Tebliğ, Aile Sünneti ve Hizmet Odaklı Tarikat A

Tevhid zikri neden önemlidir?

Tevhid zikri, tarikatın temelidir. Tövbeden sonra zikir, bir kimse haramlardan geri döndükten sonra ona tuğlaları koyacak, sınırı çizecek bir şeydir. Cenab-ı Hak birçok ayet-i kerimede kendisinin zikredilmesini emretmiştir. Allah’ı zikretmek ayetle sabittir, farzdır. Az zikredenler münafıklık alameti üzerinde taşırlar.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Kalbin fetva vermeye nasıl hazırlanır?

Kalbin fetva vermesi için tevhid nuruyla nurlanması gerekir. Kalp fetva verecek noktaya geldiğinde dil yalan söylemez, gıybet etmez, dedikodu etmez, iftira etmez. Kalbi çarşı-pazar gibi olan, kalbinde nefsin hükmettiği kimseye ‘kalbine sor’ dersen, kalbindeki nefs-i emmare konuşur. Kalpte Allah’ın zikrinin yerleşmesi, tevhid nuruyla nurlanması gerekir. O zaman kalp Kur’an ve sünnete sımsıkı bağlanır, harama karşı dimdik durur.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Tebliğ görevi nedir?

Birisine gidip dini anlatmak, onu İslamlaştırmak, onu Muhammedileştirmek, oturup zikrullah yapmaktan daha evladır, daha önemlidir. Buraya sohbete gelmek, evinizde tevhid çekmenizden daha önemlidir. Bu toplumu dinsizleştirmek istiyorlar. Ahlakını, adetini, geleneğini, göreneklini, edebini yıkıyorlar. Aileler parçalanıyor, çocuklar parçalanıyor. Boş durmak yok. Dersi aldım, işim bitti değil; dersi aldın, işin çoğaldı. Hep birlikte Kur’an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için tebliğe devam edeceğiz.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Büyücüye gitmek ne sıklıkla yasaktır?

Bir kimse bir büyücüye gitse dinini satmıştır. Büyücünün dediğiyle hareket etse küfür ehlidir. Büyücü doğru söylüyor demiş olsa küfür ehlidir. O kimseye tecdid-i iman gereklidir. Büyücünün kestiği yenilmez, cenaze namazı kılınmaz. Büyücü büyüyü kasten yapıyorsa, resmen yapıyorsa, büyücülük onun işi ise, o kimse şirk ehlidir, küfür ehlidir.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Nafile orucu bozmanın hükmü nedir?

Nafile orucu bozduğunuz zaman o oruç üzerinize vacip olur; yerine iade etmeniz gerekir. Nafile ibadeti bir kimse kasten bozarsa o ibadeti yerine getirmek vacip olur.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Kız çocuğu yetiştirmekle ilgili neler söylenir?

Kız çocuğunuz varsa annesinin dizinin dibinde duracaksınız. Kız çocuklarınızı ev işinden, temizlikten, koca ihtimamından, akrabalarıyla iyi geçinmekten öğretin. Namuslarını, ahlaklarını muhafaza etmeye çalışın. Eğer anneleri gevşekse annelerini de bırakmayın. Hata da yapsalar çocuklarınızı itmeyin.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Karı-koca arasında haram olanlar nelerdir?

Karı-koca arasında haram olan: ay hali iken ve loğusa iken kadınlarla ilişki kurmak haramdır. Kadınları büyük abdest yerinden kullanmak da haramdır. Cinsel ilişki detaylarını dışarıda anlatmak da haramdır.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Tasavvufta şeyh gerekliliği neden vardır?

Bir kimse tasavvufu yaşayacaksa üstadsız yaşaması mümkün değildir. Üstadı vefat eden kimseye yeni bir üstad gereklidir. Tarikat yolunda gidecekse ona bir mürşid-i kamil lazımdır. Ama ‘Ben tarikatın içerisinde duracağım, tasavvufu yaşayacağım’ diyorsa ona bir şeyh lazımdır. Yoksa nefsi onun şeyhi olur, şeytanı onun şeyhi olur; kendi kendine hükmeder, kendi kendine karar verir, bir de bakmış ki kendisi şeyh olmuş.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Zikrullahın kalbe nasıl nurlandırması vardır?

Zikrullahı çok yapanların kalpleri incelir, duyguları hassaslaşır, kalpleri yumuşar, berraklaşır, paklaşır. Zikrullahı çok yapanlar haramdan kendilerini muhafaza ederler. O zikrullahın nuru, o tevhidin nuru onu korur, kollar.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Kalbin nurlanması nasıl sağlanır?

Kalbin nurlanması için tevhid nurunun kalbe oturması gerekir. Öyle tevhide devam edilmesi gerekir ki, diliyle söylemese dahi gönlü tevhide devam etsin. Gözünü yumduğunda, bedenini susturduğunda gönlünde la ilahe illallah devam etmesi gerekir. Gönlünde la ila he illallah dediğinde öbür taraftan Muhammedün Resulullah nuru birleşir, karışır, birbirinin içine girer.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Tevhid zikri neden tarikatın temelidir?

Tevhid zikri, tarikatın temelidir. Tövbeden sonra zikir, bir kimse haramlardan geri döndükten sonra ona tuğlaları koyacak, sınırı çizecek bir şeydir. Cenab-ı Hak birçok ayet-i kerimede kendisinin zikredilmesini emretmiştir. Allah’ı zikretmek ayetle sabittir, farzdır. Az zikredenler münafıklık alameti üzerinde taşırlar.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Tevhidin fazileti neden vardır?

Bizim yolumuz tevhid yoludur. Biz esma ile gitmeyiz, tevhid ile gideriz. Hangi makama gelirsek gelelim, hangi esmayı çekersek çekelim, ana dersimiz tevhiddir. Arş-ı Ala’ya da çıksak la ilahe illallah’a devam ederiz. Tevhid, yani la ilahe illallah demek kadar faziletli başka bir zikrullah yoktur. Kim tevhide devam ederse, gönlünde tevhid oluşursa, onun için korku yoktur, hüzün yoktur, sıkıntı yoktur.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Tebliğ görevi neden önemlidir?

Birisine gidip dini anlatmak, onu İslamlaştırmak, onu Muhammedileştirmek, oturup zikrullah yapmaktan daha evladır, daha önemlidir. Buraya sohbete gelmek, evinizde tevhid çekmenizden daha önemlidir. Bu toplumu dinsizleştirmek istiyorlar. Ahlakını, adetini, geleneğini, göreneklini, edebini yıkıyorlar. Aileler parçalanıyor, çocuklar parçalanıyor. Boş durmak yok. Dersi aldım, işim bitti değil; dersi aldın, işin çoğaldı. Hep birlikte Kur’an ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için tebliğe devam edeceğiz.

Kaynak: 174. Dergah Sohbeti — Tevhid Zikri, Kalbin Nurlanması ve Tebliğ Görevi

Gizli şirk nedir?

Gizli şirk: Gösteriştir, riyadır, içi dışı ayrı olmaktır, ibadetleri başkası beğensin diye yapmaktır. Allah için yaşamamak gizli şirktir.

Kaynak: 268. Dergah Sohbeti – İlmin Amacı, Sahte Peygamberler, Sufinin Fukaralığı ve Zik

Allah’tan başkasından istememek neden önemlidir?

Hz. Sevbân radıyallahu anh hazretleri anlatıyor: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: ‘Bana söz ver ki hiç kimseden hiçbir şey istemeyeceksin, ben de sana cenneti söz vereyim.’ Mübarek elinden kamçısı düştüğünde devesini çökertip kendisi almış; ‘Bize söyleseydiniz verirdik’ dediklerinde ‘Ben Peygamberime söz verdim, Allah’tan başka hiç kimseden hiçbir şey istemem’ demiştir.

Kaynak: 268. Dergah Sohbeti – İlmin Amacı, Sahte Peygamberler, Sufinin Fukaralığı ve Zik

Fesat nedir?

Fesat Kavramı: İmanda Bozulma ve Çürüme

Fesat bozulmak, çürümektir. Bir kimsenin fesada uğraması çürümesi demektir. Bunun en tehlikelisi imanda fesada uğramaktır. İmanda fesadın en önemli göstergesi, uluhiyeti başka bir şahsa, doktrine veya mekanizmaya yıkmaktır. ‘Ancak Sana ibadet eder, ancak Senden yardım dileriz’ ayetinin ruhuna aykırı her şey imani fesattır.

Kaynak: 278. Dergah Sohbeti: Fitne ve Fesat Kavramları, Dervişlikte Rızık Ahlakı

Dua kabulü için ne gereklidir?

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri buyurur ki: ‘Hile ve hesaptan oldun dua zamanı gelir.’ İnsan kendi içinde hep bir şeyi hesap eder. Niyet temiz olursa hesabın kalmaz. Hesabın yoksa içinde fitne de yoktur, yanlış düşünceler de yoktur. Hiç kimseye hile yapmıyorsun, tuzak kurmuyorsun; o zaman safiyete ulaşırsın. Safileştiğin zaman yapılan duayı Cenab-ı Hak kabul eder.

Kaynak: 279. Dergah Sohbeti: Ümmetin Birliği, Niyet Temizliği ve Tevhid Nuru

Hz. Âdem’in tövbesi neden önemlidir?

Hz. Âdem Aleyhisselam cennetten indirildikten sonra kırk yıl ‘Ya Rabbi, ben nefsime zulmettim, beni affet’ diye ağladı, dua etti. Allah ancak o zaman onu temizledi. Nefsini gördü, isyanını kabul etti, tövbesinde samimi oldu. Cenab-ı Hak Âdem’i yaratmadan önce kırk yıl güneşe karşı tutup pişirdi, sonra kendi ruhundan üfledi. Meleklere ‘Âdem’e secde edin’ buyurdu; Azazil hariç hepsi secde etti.

Kaynak: 279. Dergah Sohbeti: Ümmetin Birliği, Niyet Temizliği ve Tevhid Nuru

Tevhid nuru neden kıyamete kadar devam eder?

Tevhid nuru kıyamete kadar bitmez, inkıtaya uğramaz. Allah’ın velayetiyle devam eder. Peygamberler insanları imtihan eden mihenk taşlarıdır; bir şeyin içine kimya atarsın, pasını çıkarır, bakırını çıkarır, özü kalır. İşte insanlar da bu imtihanlardan geçerek hakiki halleri ortaya çıkar. Bizim Peygamberimiz en üstün peygamberdir.

Kaynak: 279. Dergah Sohbeti: Ümmetin Birliği, Niyet Temizliği ve Tevhid Nuru

283. Dergah Sohbeti: Tevhid, Gayb İlmi, Şirk Tehlikesi ve Evlilik Hakkı nedir?

283. Dergah Sohbeti: Tevhid, Gayb İlmi, Şirk Tehlikesi ve Evlilik Hakkı. Hakkı: İslam’ın İnanç Esasları ve Tevhid. Her inancın kendi içerisinde kaideleri vardır. İnsanlar inançlarını kendi kafalarına göre düzenleyemezler; muhakkak ki önceden onu düzenleyen olmuştur. Budizmin esasları vardır, Hindu dininin esasları vardır, Hristiyanlığın mezheplerinin esasları vardır. İslam dininin de kendine göre inanç esasları vardır ve o esasların üzerine İslam dini bina edilmiştir. Biz Allah’a kendi kafamıza göre iman edemeyiz, dini kendi kafamıza göre şekillendiremeyiz. Eğer öyle bir şey olursa o İslam dini olmaktan çıkar; ortaya Ahmet’in dini, Mehmet’in dini, filanca şeyhin dini gibi bir şey çıkar ki bu Allah inancının dışındadır.

Kaynak: 283. Dergah Sohbeti: Tevhid, Gayb İlmi, Şirk Tehlikesi ve Evlilik Hakkı

Hz. İbrahim’in Tevhid Arayışı nedir?

Hz. İbrahim’in Tevhid Arayışı

Hz. İbrahim aleyhisselam baktı yıldızlara, ‘Benim tanrım bunlar olsa gerek’ dedi. Sonra ay çıkınca ‘Bu daha büyük, belki benim tanrım olmalı’ dedi. Ama yıldızlar da söndü, ay da söndü, güneş çıktı; ‘Benim tanrım güneş olmalı’ dedi. Güneş de batınca dedi ki: ‘Batan, sönen hiçbir şey benim tanrım olamaz. Benim Tanrım hiç batmayan, hiç sönmeyendir.’ Allah batmayan güneştir, sönmeyen nurdur. Allah ezelîdir ve ebedîdir. Allah kudrettir, kuvveti elinde tutandır. Dinin sahibidir, peygamberin sahibidir, şeyhlerin de, tarikatların da sahibidir.

Kaynak: 284. Dergah Sohbeti: İhlas, Samimiyet, İyi Niyet ve Cibril Hadisi

İşaret parmağı ve Tevhid İşareti nedir?

İşaret parmağının kaldırılması tevhidin, Allah’ın tekliğinin ve birliğinin işaretidir. Bu, Muhammedî bir işarettir. Mehdî aleyhisselâm da bu işaretle çıkacak, sancağında ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedü’r-Resulullah’ yazacak ve herkes o sancağın altında toplanacaktır.

Kaynak: 330. Dergâh Sohbeti — İyilik Ahlâkı, Niyetin Gücü ve Tevhid İşareti

Varlık-Zat ayrımı nedir?

Varlık-Zat ayrımı, Allah’ın varlığından zatının ayrı bir mesele olarak ele alınmasıdır. Bu ayrım, Allah’ın varlığından zatının ayrı bir mesele olarak ele alınmasıdır.

Kaynak: 425. Dergah Sohbeti — Zikrullahta Mele-i A’la, Varlık-Zat Ayrımı, Halvet ve Celv

Lât, Uzzâ, Menât nedir?

Kur’an-ı Kerim’de üç ilâhe geçer: Lât, Uzzâ, Menât. (Necm Sûresi, 53:19-20) Lât güçtür, Uzzâ şehvettir (hevâ heves, Kur’an ve Sünnet’in dışındaki her şey), Menât paradır. Bu üçlü teslis her yerde kök salmış vaziyettedir.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Modern Şirk Düzeni nedir?

Demokratik, insan haklarına dayalı, hukuk devleti. NATO’ya bağlı, serbest ekonomi sistemi. Yasama, yürütme, yargı — üç tane “ye”, üç tane ilâhe. Bir kimse din öğreticisi ise demokrasiyi kendine yol, ilke ve hedef tayin edemez. Hakikate varmak isteyenler hakikat dışı şeylerle hakikate varamazlar.

Kaynak: 456. Dergah Sohbeti | Taklit ve Tahkik, Nübüvvet Yolu, Üveysilik, Allah Algısı

Vardır diyenler kendi görüşlerini söylemişlerdir?

Ehadiyetle vahdaniyetin arasında fark yoktur diyen görüşteyim. Vardır diyenler kendi görüşlerini söylemişlerdir. Ehadiyeti bir makam olarak değil, bir hal olarak görürüm. Vahdaniyeti de bir makam olarak değil, bir hal olarak görürüm. Ehadiyet noktası iyiliklerin tek olan Allah’tan çıkma noktasıdır. Çok iyilik vardır ama hepsi tek bir iyilikten çıkar. Makam olarak bir tek peygamberlik makamı vardır. Son peygamber geldiğine göre makam rafa kaldırılmıştır, geri kalan hepsi haldir.

Kaynak: 465. Dergah Sohbeti

Lât, Menât, Uzzâ putları nedir?

Avam için üç tane put devam eder: Lât, Menât, Uzzâ. Avam, her ne kadar "Ben Allah’a ve Resulü’ne inandım" dese de, bu üç put içinde yaşar. Tahkiki noktada imana eremediğinden kaynaklanır bu. Eğer o kimse otoriteden korkuyor, gücün karşısında eğiliyorsa, paradan bozuluyorsa, kadından bozuluyorsa, dünyadan bozuluyorsa, bunları kaybetmekten korkuyorsa o kimse hakikate doğru değil, korkularına doğru koşar.

Kaynak: 497. Dergâh Sohbeti — Kader ve Cüzi İrade, Başkanlık Sistemi, Dava Ehli İnsanlar

Allah neden şeytana izin verdi?

İzin verir. Sana ne, bana ne? Cenâb-ı Hak diyor ki yaklaşma dedim bir yere, yaklaşmış oraya. Bunun üzerinden bir sürü yorum yapılıyor: Yok buğday mıydı, yok elma mıydı? Bırakın bunları. Bir buğday yedi diye cennetten mi atılır bir insan? Değil. Yaklaşma denilen yere yaklaşmış, bir sınır koymuş, sınırı aşma demiş, sınırı aşmış.

Kaynak: 502. Dergâh Sohbeti — Hayırlı Eş, Türkçe İbadet, Akâid ve Aile Meseleleri

Kebâirlerin: Şirk — Günâh-ı kebâirlerin en büyüğü şirk midir?

Kebâirlerin: Şirk — Günâh-ı kebâirlerin en büyüğü şirktir. Cenâb-ı Hak hem Kur’ân-ı Kerim’de hem Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şeriflerinde bununla alâkalı ümmet-i Muhammed’i uyarmıştır. Şirk bu mânâda günâh-ı kebâirlerin en büyüğü ve en önemli maddesidir.

Kaynak: 552. Dergah Sohbeti — Şirk: Günâh-ı Kebâirlerin En Büyüğü ve Dilin Tehlikesi

Şirke düşmenin üç yolu nedir?

Şirke düşmenin üç yolu: Lafız, Fiil ve Kalp. 1. Lafızla Düşülen Şirk: İnsanın kelimeleri ile alâkalıdır. Bir kimsenin kalkıp Allah’tan başka bir ilah tanıması, ilaha eş ortak koşması, Cenâb-ı Hakk’ın zatı ve fiilleri ile alâkalı ona eş koşması — bunu konuştuğunda, dile getirdiğinde o lafızla şirke düşmüş olur. 2. Fiille Düşülen Şirk: O kimsenin hareketleri ve amelleri ile alâkalıdır. Namazda dalga geçer gibi namaz kılıyormuş gibi yapmak, birisinin namazıyla alay etmek, oruçla alay etmek — bunlar fiilî şirke örnektir. 3. Kalbî Şirk: İnsanın düşüncesiyle, kalbiyle düşülen şirktir. Farkında olmadan düşündüğüyle şirke düşmek mümkündür. Bu noktadan kendini kurtarması için insanın bol bol tövbe edip devamlı "La ilahe illallah Muhammedun Resulullah" demesi, "Muhammedun abduhu ve resuluhu" diyerek kendisini bu noktada yenilemesi gerekir.

Kaynak: 552. Dergah Sohbeti — Şirk: Günâh-ı Kebâirlerin En Büyüğü ve Dilin Tehlikesi

Müslümanların sessizliği eleştirisi nedir?

Bunu bütün okullarda okuyan çocuklar söyleyip mücadele etmelidir. Diyanete şikâyet edin, savcılığa şikâyet edin. Bu ilim değil; ilim adına konuşulmuş bir şey değil. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini tamamen inkâr etmek ilim değil, özgürlük değil. Özgürlük, insanların imanına, inancına, dinine hakaret etmek, küfretmek demek değildir. Bir kimse ilim özgürlüğü adına Müslümanları şirke sevk edemez. Müslümanlar suskun, Müslümanlar sessiz; Müslümanların özgürlük alanlarına girmek serbest ama Müslümanların başkasının özgürlük alanına girmesi yasak.

Kaynak: 552. Dergah Sohbeti — Şirk: Günâh-ı Kebâirlerin En Büyüğü ve Dilin Tehlikesi

Gizli şirkten korunma duası nedir?

Şirkle alâkalı çok ince ve hassas meseleler vardır. İnsanların bu noktadan kendini kurtarması için bol bol tövbe edip devamlı "La ilahe illallah Muhammedun Resulullah" demesi gerekir. Cenâb-ı Hak şirkten — en önemlisi de gizli şirkten — bizleri korusun inşaAllah.

Kaynak: 552. Dergah Sohbeti — Şirk: Günâh-ı Kebâirlerin En Büyüğü ve Dilin Tehlikesi

İslâm hukukunun yaşanmadığı bir yerde hukuk olarak nasıl şirke düşülür meselesi önemli midir?

Küfür ve şirk meselesini itikad, ibadet ve hukuk olmak üzere üç boyutta ele almak gerekir. İslâm hukukunun yaşanmadığı bir yerde hukuk olarak nasıl şirke düşülür meselesi önemlidir. Âyet-i kerimede: "Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir"; başka âyette "münafıkların ta kendileridir"; bir diğerinde "fâsıkların ta kendileridir" buyurulmaktadır.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Küfre niyet etmek küfür müdür?

İnsanın şu anda veya gelecekte küfre niyet etmesi küfürdür. "Ben bir müddet sonra kâfir olacağım" diyen kimse o anda küfre düşmüştür. "Şu böyle olsun, ben kâfir olurum" diyen kimse de o sözü kullanmakla küfre düşmüştür; o şeyin tecelli edip etmemesi önemli değildir.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Allah’ın sıfatlarına noksanlık isnad etmek küfür müdür?

Allah’ın ilminin küllî veya cüz’î noktada yetmeyeceğini düşünmek, Allah’ın bir şeyi bilemeyeceğini iddia etmek veya söylemek küfürdür. Allah-u Teâlâ’ya açıkça veya dolaylı olarak noksanlık getirecek herhangi bir şeyi izafe etmenin küfür olduğuna dair Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî uleması ve diğer akaid imamlarının ittifakı vardır.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Şirk koşmanın çeşitleri nelerdir?

Güneşe, aya, yıldızlara tapmak, herhangi bir putun önünde ibadet kastıyla saygı duruşunda bulunmak küfürdür. Kiliseye, havraya veya herhangi bir puthaneye gidip oranın âdet, gelenek ve göreneklerine uyarak ibadet etmek küfürdür. İbadet kastıyla bir heykelin, bir putun, bir işaretin, bir mezarın veya bir anıt mezarın önünde eğilmek, secde etmek, etrafında tavaf etmek küfürdür. Bir kimse bir anıt mezara gidip "imanımı tazeledim" derse, o anıt mezara iman etmiş olur.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

İstavroz ve kırmızı nokta meselesi nedir?

İbadet kastıyla istavroz işareti yapmak küfürdür. İbadet kastıyla bir haçın önünde eğilmek, diz çökmek küfürdür. Herhangi bir resmin veya sembolün önünde ibadet kastıyla eğilmek küfürdür. Buradaki belirleyici unsur o kimsenin kastının ibadet olmasıdır.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

İttifak halindeki sünnetleri inkâr etmek küfür müdür?

İslâm dininde malum olup üzerinde ittifak edilmiş olan sünnetlerin meşruiyetini inkâr etmek küfürdür. Sarık sarmak ittifak halinde sünnettir; sarıkla alay eden, üzerinde şüphe beyan eden küfre düşer. Sakal ittifak halinde sünnettir; sünnet üzere bırakılan bir sakalla alay etmek, küçümsemek küfürdür. Kurban ittifak halindedir; Hanefîlere göre vacip, diğer üç mezhebe göre nafiledir. Kurban ibadetiyle alay etmek, hafife almak küfürdür. "Ayakkabıdan da balıktan da kurban olur" diye alay eden kimse küfre düşer.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Haramı helâl — helâli haram saymak küfür müdür?

Kur’ân ve Sünnet ile tesbit edilmiş bir haramı helâl atfetmek küfürdür. Kadınlar ay halindeyken cinsel ilişkiye girmenin haram olduğu sabittir; bunu helâl atfeden küfre düşer. Ters yoldan cinsel ilişkiye girmenin haram olduğu sabittir; bunu helâl kabul eden küfre düşer. Ay haliyle namaz kılmak yasaklanmıştır, ümmetin ittifakı vardır; "ay haliyle namaz kılınabilir" diyen küfre düşer. Ay halinde Kur’ân okumak ittifak halinde haram kabul edilmiştir; ancak İmam Mâlik, Kur’ân öğreten ve öğrenene müsaade etmiştir. Ticareti faiz gibi görmek, alışverişi haram görmek, faizi helâl görmek küfürdür. "Ticaretten farkı var mı faizin" demek; helalı haram, haramı helâl etmektir.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Peygamberlerle ilgili meseleler nelerdir?

Peygamberlere Noksanlık İsnad Etmek — Peygamberlerde olmayan nitelikleri onlara isnat etmek, onları yalanlamak olduğu için küfürdür. Bir peygamberi Allah’la yarıştırmak, onu Allah yerine koymak hem peygambere hem ümmetine zulümdür ve küfürdür. Hiçbir peygamber Allah değildir. Biz iman ettik: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hiç günah işlemedi. Âdem’den Muhammed Mustafa’ya kadar hiçbir peygamber günâh-ı kebâir işlemedi. Geçmiş peygamberlerde akaidçilerin zelle olarak nitelendirdiği küçük durumlar görüldü. Hz. Muhammed Mustafa’da zelle dahi görülmedi. "Onun da günahları vardı" demek küfürdür. Son Peygamber Meselesi — Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra bir peygamber geleceğini caiz görmek, geldiğini söylemek küfürdür. Kendisine peygamberlik, nebilik veya resulük geldiğini iddia eden kimse ya delidir ya kâfirdir; ikisinden biridir.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Hadis ve sünnetlerle alay etmek küfür müdür?

Hadis-i şeriflerle alay etmek, sünnet-i Resûlullah’ı küçümsemek, küçük düşürmeye çalışmak küfürdür. Hz. Peygamber’le alay etmenin İslâm hukukundaki cezası ölümdür; bu ancak devletin vereceği bir karardır, şahsî bir fetva ile değildir.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Velilerle ilgili meseleler nelerdir?

Bir veliyi Hz. Peygamber’den üstün görmek küfürdür. Bir veliye peygamberlere geldiği gibi vahyin geldiğini iddia etmek küfürdür. Bunu o velinin etrafındaki kimseler yaparlarsa küfre düşerler; böyle bir veli varsa ve buna susuyorsa, zımnen kabul ettiği için o da küfre düşer. Bir velinin ölmeden cennete gittiğini, cennette yaşadığını, cennette oturduğunu söylemek küfürdür. Zikrullah halkasında oturan cennet bahçesinde oturmuştur; bu haktır. Ama bir şeyhin cennette yaşadığını söylemek farklıdır; cennette tuvalet yoktur.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Sahâbeyi tekkir etmek küfür müdür?

Sahâbeyi tekfir etmek — Hz. Ali radıyallahu anh hazretleri hariç diğerlerini küfürle itham etmek — küfürdür. Hz. Âişe annemizin namusuna dil uzatmak küfürdür; çünkü âyetle temiz olduğu sabittir. Tevil kabul etmeyecek şekilde bir Müslümana kâfir demek de küfürdür. Küfrü sabit olmayan bir kimseye küfür isnad etmek de küfürdür.

Kaynak: 553. Dergah Sohbeti — Küfür ve Şirk: İtikadî, İbadî ve Hukukî Boyutlarıyla Kapsa

Ümmette gizli şirk nedir?

Hakîm ve Tirmizî rivayet etmiştir: ‘Ümmetimde şirk, taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden daha gizlidir.’ Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 564. Dergah Sohbeti — Riyâ ve Gösteriş Meselesi, Vaktin Çocuğu Olmak, Anne-Babay

Putperestliğin kökeni nedir?

"Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın! Hele Vedd’den, Suvâ’dan, Yağûs’tan, Yeûk’tan ve Nesr’dan asla vazgeçmeyin." (Nûh 71/23) Bu âyet hakkında İbn Abbâs radıyallâhu anh şöyle dedi: "Bunların hepsi de Hz. Nûh’un kavminin sâlih kimselerinin isimleridir."

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Şeytanın insan kılığında nasıl girdiği ve putperestliğin başlangıcı nedir?

Bu sâlih zâtlar vefât ettiğinde insanlar çok ağladılar, çok üzüldüler. Şeytan insan kılığında bunların arasına girdi, onlarla beraber üzüldüğünü gösterdi. Ve dedi ki: "Siz bunu unutmak ister misiniz?" "Unutmak istemeyiz." "O zaman ben size bunun bir resmini yapsam, siz devamlı onu hatırlasanız olur." Normalde şeytan insan kılığında önce Vedd’in resmini çizdi. Ardından her sevilen kimsenin resimlerini çizmeye başladılar. Resimleri evlerine astılar. Sonra küçücük heykeller yapmaya başladılar, evlerinin belli köşelerine koydular. Şeytan durmadı: "Evlerinizden dışarı çıktığınızda hatırlamıyorsunuz" deyince şehrin göbeğine kocaman bir heykel yaptılar. İlk başlangıçta hatırlamak babında yapılan bu şeyler, o nesil vefât ettikten sonra değişti. Çocukları ve sonraki nesiller şeytanın vesvesesiyle "O duâ ettiğinde yağmur yağardı, siz onun adına isteyin" demeye başladılar. Bir müddet sonra onlara ibâdet etmeye başladılar. Bu putperestliğin yeryüzündeki başlangıcıdır.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Resim ve heykel yasağı neden vardır?

Tarîkat ve tasavvuf ölmüş bir şeyhe intisâp etmeyi, ölmüş bir şeyhin resmine bakıp ona râbıta yapmayı câiz görmez. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri: "Binlerce yıl sonra benim resmimi de görseniz, benim resmimi de olsa onu ayağınızın altına alıp çiğneyin" buyurmuştur. Kendisinin hiç resmini çizdirmemiştir. Resim çizen bir kimseye buyurmuştur ki: "Mahşerde o çizdiğin resim gözünün önüne getirilecek — hadi buna ruh üfle denecek. Ama sen ona ruh üfleyemeyeceğinden dolayı azâba dûçâr olacaksın." O yüzden ehl-i İslâm hiçbir zaman tam bir hayvan sûreti, tam bir insan sûreti yapmamış. İslâm hattat âlimleri bu konuda çok hassas davranmışlardır.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Heykel kültürü neden bazı ülkelerde daha yaygındır?

Demokrasinin beşiği dediğiniz İngiltere’de kraliçenin yerde gökte resimleri, heykelleri yoktur. Almanya’da, Fransa’da, Amerika’da bulamazsınız. Ama Osmanlı’dan kalan ülkelerde, bilhassa Türkiye ve Orta Doğu’da görürsünüz. Sebep: İnsanları İslâm’dan uzaklaştırırken yerine bir şey koyarlar. Tabiat boşluk kabul etmez — bir inancı aldıktan sonra onun yerine başka bir inanç koyarsınız.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Şahıs perestlik nedir ve neden gizli şirk olarak görülür?

Kur’ân bize nasîhatta bulunuyor: İnsanları tanrılaştırmayın. Peygamber dahi olsa tanrılaştırmayın. Bir velî de olsa, bir mürşid de olsa, siyâsî lider de olsa, âlim bir zât da olsa tanrılaştırmayın. İslâm dünyasının başına ne geldiyse insanların ve âilelerin tanrılaştırılması, kutsallaştırılmasından gelmiştir. Bir kimse üstadını hatasız, kusursuz, eksiksiz, noksansız görmesi ve bu noktada şahıs perestlik yapması — bu gizli şirktir. Bir kimsenin herhangi bir siyâsî lideri, herhangi bir devlet adamını hatasız kusursuz görmesi onu gizli şirke doğru götürür.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Liderlik kutsallaştırmasının sonucu nedir?

Bu kutsallaştırmadan haberi oldukları hâlde bunu durdurmayıp, gerekli açıklamaları ve öğretileri vermediklerinden dolayı, bunu kendi dünyaları için kabullendiklerinden dolayı — başta bulunan o zâtlar da tövbe etmeleri lâzımdır. Tövbe etmezlerse, düzeltmezlerse kendilerini ve söylemlerini, onlar da şirk üzerine ölürler. Allah muhâfaza eylesin.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Hz. Ömer’in Hâlid b. Velîd’i azletmesi nedeni nedir?

Hz. Ömer radıyallâhu anh hazretleri halîfe olduğunda ilk işi Genel Kurmay Başkanı seviyesinde bulunan Hâlid b. Velîd hazretlerini — hem de cihâd hâlindeyken, savaştayken — görevden azletmesidir. Sebebini sorduklarında şöyle söyler: ‘Halkın dilinde pelesenk oldu. Herkes şunu söylüyor: Hâlid’in bulunduğu savaş muhakkak gâlibiyetle sonuçlanır. Böyle inanmaya başladıkları için Hâlid’i görevden azlettim. Gâlibiyeti verecek olan Allah’tır.’

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Bu sözün anlamı nedir?

‘Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır’ sözü boşuna söylenmemiş. Bunu ehli tasavvuf hadis olarak nitelendirir; bir kısmı Cüneyd-i Bağdâdî’nin, kimisi Abdülkâdir Geylânî’nin sözü der. Bir kimsenin — hele ehl-i sûfî ise — muhakkak yaşayan bir şeyhi olacak. Kemâle de ermemiş olsa, velev ki olamamış olsa — şerîatı düzgünse bir şeyhi olacak. Oturacak dizinin dibinde, o ne emir buyurursa yerine getirecek. Ancak nefisler böyle pusar, başka türlü nefis pusmaz.

Kaynak: 628. Dergah Sohbeti — Putperestliğin Kökeni, Şahıs Perestlik ve Gizli Şirk

İblis Hadîsi: La İlahe İllallah ve İstiğfar ne anlama gelir?

Hadîs-i şerîfte buyurulur: "Kelime-i tevhide ve istiğfâra sarılın, bunları çokça yapın." İblis der ki: ‘İnsanları günahlarla helâk ettim. Lâ ilâhe illallah ve istiğfar da beni helâk etti. Bunu görünce ben de onları hevâ ve hevesleriyle helâk ettim.’

Kaynak: Günah Sonrası Zikrullah, Savrulmamak ve Beklentisizlik — 675. Dergâh Sohbeti

Lâ’yı uzatarak tevhid çekmek ne anlama gelir?

Hadîs-i şerîfte buyurulur: "Her kim harflerinin hakkını vererek ve çekerek Lâ ilâhe illallah derse büyük günahlardan 4000 günahı silinir." Bir başka rivâyette Lâ’yı 3000 miktar uzatıp üç sefer söyleyenin 4000 günahının affedileceği bildirilmiştir. Zikir halkasında Lâ’nın uzatılmasının dayanağı bu hadîs-i şerîflerdir.

Kaynak: Günah Sonrası Zikrullah, Savrulmamak ve Beklentisizlik — 675. Dergâh Sohbeti

Tevhidin İslam’daki önemi nedir?

Tevhid, İslam’ın özüdür. İslam’ın çarkı tevhidin üzerinde döner. Tevhidsiz bir İslam çarkı düşünülemez. Tevhid, tüm ibadetlerin, hayır hasenetlerin ve yapılacak işlerin temelidir. Tevhid içerisinde iman, amel ve ahlak alır. Tevhid, tüm ibadetlerin Allah’a yaklaşma yollarının buluştuğu merkezdir.

Kaynak: 713. Dergah Sohbeti | Allah’a Yönelenden Başkası Zikretmez — Mümin 13

Tevhidin her zaman ve her yerde uygulanması gerekir mi?

Evet, tevhidin her zaman ve her yerde uygulanması gerekir. Zikirsiz bir hayat, zikirsiz bir gün, zikirsiz bir yatak, zikirsiz bir gündüz veya gece, zikirsiz bir yürüyüş o kimsenin hesabını veremeyecek. O yüzden gününüz, ayınız, yılınız, ömrünüz o tevhid üzerine olup zikrullah ile geçmek zorundadır.

Kaynak: 713. Dergah Sohbeti | Allah’a Yönelenden Başkası Zikretmez — Mümin 13

Münafıklık alamet-i Allah’ı az zikretmek mi?

Evet, münafıklık alamet-i Allah’ı az zikretmek. İslam burada o tevhidin üzerinde döndüğü için, la ilahe illallah’ın üzerinde döndüğü içindir. Bütün ibadetler, bütün hayır hasenetler, bütün yapılacak olan işler tevhidin üzerine kuruludur. Münafıklar Allah’ın zikrine karşı çıkar. Mün, Allah’ı az zikreder.

Kaynak: 713. Dergah Sohbeti | Allah’a Yönelenden Başkası Zikretmez — Mümin 13

Münafık insanlar neler yapar?

Bunlar direkt münafık insanlar. Allah’ın zikrine düşman olan savaş açan kimseler kafirden başka bir değildir. Başka hiçbir şey değildir. Zikredenleri horhakir görenler. Münafıktan başka bir değildir. Zikredenlerle alay edenler. İmansız bu dünyadan göçüp giderler. İmansız göçerler. Bu dünyadan imansız kur’anla alay edenler.

Kaynak: 713. Dergah Sohbeti | Allah’a Yönelenden Başkası Zikretmez — Mümin 13

Hz. Peygamberin yolu neye denir?

Hazreti Peygamberin yolu tevhit yoludur. Onu gerçekten takip edenler kendilerine ayrı bir yol biçmezler; yolu Kur’an ve sünnet olarak gösterirler. ‘Benim şeyhim böyle yapardı’ değil, ‘Kur’an bunu böyle söyler’ derler.

Kaynak: Hz. Peygamberi takip edenler insanları kendi yolarına değil Kur’an ve sünnete da

Takva sahibi ne yapıyormuş?

Aye-i kerime. Ali. İmran ayet 134. Takva sahipleri dikkat edin burayı. Bollukta ve darlıkta mallarını. Takva ehli, varlığını Allah yolunda sarf eder, özür dileyip g Hakkında Allah yolunda sarf ederler. Varlığını. Allah yolunda sarf ediyormuş. O kibirlenmeye sarf etmez. O büyüklenmeye sarf etmez. O kineine sarf etmez varlığını. O şataat yapmak için, şatafat yap, şatafat yapmak için varlığını sarf etmez. O ultra lüks yaşamak için varlığını sarf etmez. O varlığını. Allah yolunda harcar. Kimmiş bu? Takva sahibiymiş. O heva hevesine para harcamaz. O şana şöhrete para harcamaz. O görsünler, bilsinler, duysunlar diye para harcamaz. O parasını. Allah yoluna harcar ve. Allah yolunda sarf ederler. Kızdıkları zaman öfkelerini, kinlerini yenerler. Kızdıkları zaman. Allah için öfkelenir. Allah için kızar. Allah için kinlenir. Bakın. Allah için kızar. Kızma, öfkelenme insanın nefsinde yok olmaz. Bunu terbiye edersiniz. terbiye etmek demek, yok etmek demek değildir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kafirlere öfkelendi. Müşriklere kızdı. Bakın müşriklere kızdı. O zaman bizde kızma, öfkelenme, kin ancak bize savaş açan kafirlere karşıdır. Ancak bize savaş açanlara karşıdır. O savaş açanlar savaşlarından vazgeçerlerse biz de onları affederiz. İki. Müslüman grup birisi savaş açtı birisine. O savaş açılan kimse onlar o savaşmaktan vazgeçinceye kadar savaşmakla emrolunur. Bir. Müslüman topluluk bizim topluluğumuza savaş açtı. Bizim onlara savaşta cevap vermek hakkımızdır. Vermemiz gerekir. Onlar savaştan geri çekilirler ise biz onların aleyhine yol aramayız. Biz savaşmayız. İki. Müslüman kardeş de ya araları bulunur ya da ilk savaş açana karşı taraf savaş açar. Ya da o kimse der ki, "Ben seninle savaşmak istemiyorum." Ama hala daha savaşmak istiyor. O zaman savaşmak mecbur olur. eğer geri dönerlerse o. Müslüman ne yapacak? Kinini yenecek. Onları affedecek. Çünkü onlar af dilemişler. Özür dilemiş. Af dileyen, özür dileyenin aleyhinde yol aranmaz. Ama af dilemezse, özür dilemezse, mücadeleye ve savaşmaya devam ediyorsa onunla savaşmak hak olur. Bakın onunla savaşmak hak olur. Ve eğer mücadeleden geri dönerler, savaşmaktan geri dönerler, af dilenirlerse onlar affedilir. Ayet-i kerime sonu diyor ki. Allah iyilik yapanları sever. affetmek iyilik yapmaktır. Birisi size karşı kibirlendi, siz de kibirlendiniz. O kimse anladı kibrini. Döndü dedi ki, "Özür dilerim, hakkını helal et. Ben sana karşı kibirlendim." Sizin ona kibirlenme hakkınız kalmadı. Onu affedeceksiniz. Ama o geri dönüp af dilemedi. Ona kibir perdesinde durma hakkınız var. Veya birisi size iftira attı. Siz iftira atamazsınız ama onun iftirasını boşa çıkarmak için mücadele edersiniz. Biriniz sizin hakkınızda gıybet etti. Siz gıybet edemezsiniz ama onun gıybetini boşa çıkarmak için mücadele edersiniz. veya bir topluluğun üzerinde insanlar haksızlık etti. Siz başka bir topluluğa haksızlık edemezsiniz ama o haksızlıkla mücadele edersiniz. Onlar geri döndüler. O zaman kinlenemezsin. Ne yaparsın? Affedersin. Aleyhinde yolaramazsın. Bu eşler arasında da aynıdır. Karı koca arasında problem çıktı. Birisi haksız. Haksız olan özür diledi, helallik istedi. Onu affedersin. Aleyhinde yol aramazsın. Aleyhinde yol ararsan ona zulmetmiş olursun. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Takva özür dileyip af dileyip geri döneni affetmeyi gerektirir. Allah bizi takva sahiplerinden eylesin.

Kaynak: Takva ehli, varlığını Allah yolunda sarf eder,özür dileyip geri döneni affeder

Ey Ademoğlu, senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam mıdır?

Ey Ademoğlu, senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam. Seni affederim. Ey Ademoğlu, bana arz dolusu hata ile gelsen sonunda hiçbir şirk koşmaksızın bana kavuşursan seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım.

Kaynak: Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, hataların kadar mağfiretle seni karşıl

Eşyanın hakikatini gerçek anlamda teslim ettiğimizde ne olur?

Eşyanın hakikatini gerçek anlamda teslim ettiğimizde hem Allah’ın hakikatini hem de aynı zamanda Allah’ın O şey olmadığını teslim etmiş oluruz. Eşya, mevcudiyeti ve belirli bir şey olması bakımından yalnızca bir nesnedir ancak varoluş ve nitelikleri bakımından tanrıdır.

Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti

Allah’ın tezahürüne dair ne anlatılmaktadır?

Allah’ın tezahürüne dair anlatılanlar şudur: Allah bütün yaratılmış şeyleri kendi içlerinde kendileri olarak ancak bu mertebede varlık alemine getirmiştir. Böylece Allah hayal mertebesini kendisi olarak kendisindeki asıl durumu göstermek için var etti. Öyleyse bil ki mazharda ortaya çıkan (zahir) -ki onlar asıllardır (a-yân)- hakkın vücududur ve mümkünler olarak O’nun zuhur edişi olan suretler ve sıfatlardan dolayı O, O değildir.

Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti

Allah’ı nasıl görürüz?

Allah’ı görüyormuşçasına ibadet et. Hayatı yaşarken O seni her an görüyor, her an Onun gözetimindesin, bunu bilerekten yaşa.

Kaynak: Nefes III — 18 Haziran 2016 Sohbeti

Yaratmada ortaklık sorunu nedir?

Sorunlar devam ediyor; YARATMADA ORTAKLIK SORUNU: Nesefi’ye göre insanın fiilini yaratmasıyla yaratma yönünden Allah’a ortak olmuş olur der ve Mutezile’yi suçlar. Ancak Mutezletin Allah’ın birliği konusunda ne kadar titiz olduğunu biliyoruz.

Kaynak: Nefes II — 2 Mayıs 2015 Sohbeti

Maturidi ve Mutezile arasında yaratma konusunda nasıl bir fark vardır?

Evet. Ben burada insanın yaratma noktasında, insanda yaratıcıdır, derken bunu yokluktan varlığa çıkarma özelliği, hususiyeti noktasında söylemiyorum. Bunu insanın düşünce noktasında, kesp noktasında, isteyerekten o yaratılacak olan şeye sebep olduğundan bir veçhesi ile bir veçhesi ile yaratmaya sebep olduğundan yaratıcı olarak görürüm. Burası iyi anlaşıldı mı? Maturidi buna karşı çıkar “Yoksa Allah’a, Allah gibi yaratması olan ortaklar buldurlar da yaratmaları birbirine mi benzettiler.” (Ra’d/16) Maturidi ayrıca şu ayetle destekler “Hiçbir şey O’nun dengi değildir.” (Şûra/11) Mütezile ileri gelenlerinden Ka’bi’ye göre Allah ve insan bir şeyi yokluktan varlık sahasına çıkarabilirler. Yani ikisinde de bir şeyi yaratma kudreti vardır. Ka’bi dolayısı ile Mutezile; Allah’ın fiili ve insanın fiili arasında herhangi bir benzerlik bulunabileceğini ileri sürer ve bunda sakınca görmezler.

Kaynak: Nefes II — 2 Mayıs 2015 Sohbeti

Tevhidin yalnızca İslam’a özgü olmadığı?

Kur’an’ın açıklamalarına göre bütün peygamberlerin hedefinin TEVHİD düşüncesini yaymak olduğunu kabul etmeliyiz. Tevhidin yalnızca İslam’a özgü olmadığını, İslam’da görüş belirtme ve tartışma hürriyeti vardır. Peygamberimiz dini ve fikri görüş ayrılıkları için "Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır" demiştir. Tevhidin insanın tanrıya karşı hissettiği duygusal ihtiyaçlardan biri, bütün varlıkta bulunan mutlak bir güç, güvenli bir sığınak ve belli bir kutsal yön ve mana hissidir. Dualizm, teslis ve çok tanrıcılık bu ihtiyacı içinden çıkılmaz hale getirir.

Kaynak: Nefes — 8 Kasım 2014 Sohbeti

Tevhid dini nedir?

Tevhid dini, bilincin sevgi ve ibadet eğiliminin halkın mümkün olduğu ölçüde tam bir uyanışa kavuşması özleminin ifadesidir. Tevhid dini, kendi içerisiyle bir bütün olarak alındığında bugünkü inanıyorum diyen Müslümanların büyük bir çoğunluğunun iman ehli değil de bir inanç sahibi olduğunu gösterir.

Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti

Şirk dini nedir?

Şirk dini, dini din adına şunu yapmak ister. Halk, olup bitenin, toplumsal durumun zorunlu olduğuna, bunun ilahi irade gereği olduğuna inanmalıdır. Bu yazgıdır takdirdir. Şirk dini, yoksulluğu statüko haline getirmeye ve korumaya çalışan bir dindir.

Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti

Kendini ilahlaştıran kişi ne yapar?

Bir kimse aslında günlük hayatını kurgularken eğer ki o günlük hayatı Allah’ın dinin emir ve yasaklarına uygun ise o kimse iman ettiği dinin tecelliyatını kendi üzerinde yaşadı. Eğer yok öyle yapmadıysa, o zaman aslında o kimse kendisini ilahlaştırdı ve kendisini tanrılaştırdı ve kendi heva ve hevesinden oluşan kendi dinini yaşamakta o.

Kaynak: Nefes — 26 Ocak 2013 Sohbeti

Arabî’nin telâkkisine göre insanın Allah’a karşı yegâne isabetli ve doğru tutum nedir?

Arabî’nin telâkkisine göre, insanın Allah’a karşı yegâne isabetli ve doğru tutumumun tenzih ve teşbihten oluşan ahenkli bir tevhid olduğudur.

Kaynak: Nefes — 1 Aralık 2012 Sohbeti

Varlığın tecelliyatı Cebrail aleyhisselamda nasıl farklı bir tecelliyat mıdır?

Varlığın tecelliyatı Cebrail aleyhisselamda farklı bir tecelliyat, farklı gördüğünüzde, bu farkı algılamak için fark ehlinden, fark gözünden bakıyoruz algılamak için, anlayabilmek için.

Kaynak: Nefes — 1 Aralık 2012 Sohbeti

Hazreti Cebrail ile taşı arasında fark var mı?

Yoksa yaradılış noktasında Hazreti Cebrail’in yaratılışının taşın yaratılışının arasında bir fark yok. Hazreti Cebrail’le taşı farklı görürsen farkta kalırsın.

Kaynak: Nefes — 1 Aralık 2012 Sohbeti

Fark ehli kesrette vahdeti yani çoklukta tekliği, teklikte çokluğu görür mü?

Fark ehli kesrette vahdeti yani çoklukta tekliği, teklikte çokluğu görür. Bu daha manevi yolculuğu tamamlanmamış insandır. Daha bu insan-ı kâmil olmamıştır.

Kaynak: Nefes — 1 Aralık 2012 Sohbeti

Arabî bu hareketin kutup adını verdiği bir mil -mil ne?

Direk- ya da bir merkez etrafında döndüğünü ve bu merkezin Allah olduğunu söylemektedir.

Kaynak: Nefes — 1 Aralık 2012 Sohbeti

Tevhidi bir toplumda tazir ve kanuna yer var mı?

Garip olan siyasetin öneminden yola çıkan İslamcıların bu noktada ule-manın kabullendiği siyasetin özerk alanını yani şeriatın öngörmediği konu-larda devletin pozitif bir hukuk geliştirme olasılığını reddedebilmeleridir.

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 20 HAzİRAn 2020 Sohbeti

Orada durması gerekir mi Evet midir?

"Tevhidi bir toplumda tazir ve kanuna yer yoktur." (Haşimi Misak-i Evet o tevhidi bir topluluğa ulaşıncaya kadar ne yazık ki tazir de kanunda lazım ama ne zaman ki o topluluk tevhidi bir topluluk oldu, kabul ediyorum o zaman için tazire ve hukuka da ihtiyaç kalmaz. Ama yine orada durması gerekir mi Evet. Bu akşam bitirivereyim artık ben bunu ya inşallah. Bu böyle mademki bu noktaya kadar geldik, evet.

Kaynak: Çağdaş Siyasal İslam — 20 HAzİRAn 2020 Sohbeti

Tövbe eden bir kimse nasıl değerlendirilir?

Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir. Hani geçen hafta: “Ayıbını gözünün önünde tutma. Tövbe eder, onun ayıbı gider, sen onu ayıp görürsün.” Demek ki tövbe eden, hiç günah işlememiş gibi oldu. O yüzden bir kimse tövbe etti, günah işlememiş gibi oldu. Sen hâlâ daha onu günahkâr gözüyle görme. Tövbe eden, içsel temizliğini halletti. Tövbe eden, Allah’ı zikreden, içsel temizliğini bitirdi. Halisane bir tövbe, halisane, Allah için yapılan bir zikir onu temizledi ve o kimse artık o içsel temizliği de ne yaptı? Yerine getirdi. Allah’ın sevdiği kul oldu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2000-2004. Beyitler Şerhi

Allah’ın vahdaniyeti ne demektir?

Allah’ın zatında ve sıfatlarında ve fiillerinde tek olması, eşi ve benzerinin olmaması. Bakın; zatı, sıfatları, fiilleri, yaratması. Bu vahtaniyetini Cenab-ı Hak paylaşmaz hiçbir şeyle. Allah zatını paylaşmaz. Allah sıfatlarını paylaşmaz. Allah yaratmasını paylaşmaz. Her şeyde tektir. Fiillerinde tektir, sıfatlarında tektir, zatında tektir. Cenab-ı hak vahdaniyetini yani Allah’lığını hiçbir şeyle ve hiç kimseyle paylaşmaz. Allah o Allah’tır ki ne zatını ne sıfatını ne yaratmasını ne de fiillerinin işleyişini asla hiçbir şeyle paylaşmaz. Allah zatını, sıfatını, yaratmasını Cebrail’le paylaşmaz, meleklerle paylaşmaz, peygamberlerle paylaşmaz, velileriyle paylaşmaz, paylaşmaz! Yaratan Allah’tır. Senin üzerinden keramet sudur etse dahi onu yaratan Allah’tır, onu sen yapmazsın. Onu sen yapamazsın. Yaratma tamamıyla Allah’ın kendi zat-ı uluhiyetindedir. Kulların bu konuda yapabileceği hiçbir şey yoktur. Kullar sadece kulluk ederler, kulluklarının gereği ‘iyya kena’ büdu veiyyâ kenestain’ derler, ‘ancak sana ibadet eder ancak senden yardım dileriz’ derler, kulsa.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1712-1714. Beyitler Şerhi

Tevhit ne demektir?

Tevhit, Allah’ın birliği ve yaratıcılığına inanmayı ifade eder. Metinde, tevhitin Allah’ın yaratıcılığı ve kudretiyle ilgili olduğunu belirtmektedir. Tevhit, Allah’tan başka bir şeyin yaratıcısı olmadığını ve Allah’ın tüm yaratılışın kaynağı olduğunu vurgular.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1679-1690. Beyitler Şerhi

Allah’ın üzerine noksan sıfat atfetmek neden bir küfre denir?

Allah’ın üzerinde hiç atfetmeyiz. Atfeden kimse küfre düşer, şirke düşer. Allah muhafaza eylesin. işte Adem aleyhisselam da diyor ki ben edep ettim, senin üzerinde bir noksan sıfat, senin üzerinde bir noksanlık atfetmedim. "Hürmet eden hürmet görür." Yani Adem hürmet etti Cenab-ı Hakka. Cenab-ı Hakka hürmet edince Allah da ona hürmet gösterdi. Ne yaptı? Onu affetti. Ne yaptı? Adem ona hürmetkar olunca o da Adem’e lütufkar davrandı. O da Adem’e ikram etti, ihsan etti ve Havva annemizle onu buluşturdu. Bir rivayette kırk yıl, bir rivayette yüz yıl, bir rivayette iki yüz yıl Adem Aleyhisselam gözyaşı döktü Havvasına ulaşmak için. Ey! Erkek milleti! Kaç yıl gözyaşı döktünüz Havvanıza ulaşmak için? Ne kadar uğraştınız Havvanıza ulaşmak için? Gözyaşı döktünüz mü hiç? Ya! Atanız Adem gözyaşı döktü. Ne için? Havva için. Bildiğiniz gözyaşı döktü. Yalvardı. iki yüz yıl yalvardı. Cenab-ı Hak lütfetti, ikram etti, Havva ile onları buluşturdu sonra. Ne muhteşem Havvaymış! Hem cennetten çıkmasına sebep oldu hem iki yüz yıl yalvardı. ismail de diyor ki iki saat bile yalvarmam diyor, gülüyor boyna ordan.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1491-1495. Beyitler Şerhi

Cebriyeciler ve Mutezile görüşleri nedir?

Cebriyeciler Allah’ın her şeyi yaratması ve insanın fiillerinin Allah’ın emri ve iradesiyle olması görüşünü savunur. Mutezile ise her şeyin insanın kendi eliyle yapılması ve fiillerin insanın üzerine koyması görüşünü savunur. Cebriye’nin de söylediği bu ve Cebriye bu konuda Allah’la çözmeye çalışıyor. Mutezile de kullar üzerinden, insanın üzerinden çözmeye çalışıyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1480-1490. Beyitler Şerhi

Tevhidin ağırlığı nedir?

Sen tevhidin azametini, tevhidin ağırrığını, tevhidin tecelliyatını, tevhidin manasını anlamamışsın. Anlamış olsaydın küçük görmezdin. Anlamış olsaydın hafif görmezdin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1410-1427. Beyitler Şerhi

Allah, yaratılmışların en üstündedir mi?

Cenab ı Hak Adem’i yarattı. Adem’i halife olarak yarattı ve Adem, yaratılmışların içerisinde en mükemmeli olarak yaratıldı ve Ademlerin içerisinde yaratılmış olan en mükemmeli de Hz Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘dir. O yüzden o, yaratılmışların en mükemmelidir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1007-1015. Beyitler Şerhi

La ilahe illallah ifadesi ne anlama gelmektedir?

La ilahe illallah ifadesi, Allah’ın birliği ve birliğiyle ilgili bir ifadedir. Bu ifade, Allah’ın katına kadar yükselir ve kapıya vurur. Melekler bu tevhidin isteğini sorar ve Allah affetmesini ister. Bu ifade, cennette bir ağaç dikilmesine neden olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 865-869. Beyitler Şerhi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları