1. Bölüm
Yusuf âyet 108. Ey Muhammed de ki benim yolum budur. Ben ve bana uyanlar insanları Allâh’ın yoluna körü körüne değil basiretle davet ederiz. Allâh’ı layık olmadığı şeylerden tenzih ederim. Ben müşriklerden değilim. O zaman o basiretin açık ise senin basiretin açıksa seni basiretle nasihat eden seni Kur’ân ve sünnet dairesine Allâh ve resulünün yoluna davet edeni tanırsın. Allâh ve resulünün yoluna davet eden seni kendisine davet etmez. Seni Kur’ân ve sünnete davet eder. Seni zikrullah’a davet eder. Seni güzel ahlaklı olmaya davet eder. Takılın benim peşime demez. Takılın Kur’ân ve sünnete der. seni kendisinin değil Allâh ve resulünün yoluna davet eder. O yüzden Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolu tevhit yoludur.
Ve peygamberi takip eden, sallallâhu aleyhi ve sellem’i takip eden kimseler kendilerine yol biçmezler. Yol Kur’ân ve sünnet derler. Kur’ân ve sünnete davet ederler. Benim şeyhim böyle yapardı, ben de böyle yaparım.” demez. Der ki, “Kur’ân bunu böyle söyler. Sünnet-i Resûlullâh böyle söyler. İmamların içtihadı böyledir. İlk sufilerin sözü, yolu budur” der. Onları oraya davet eder. Ama insanların büyük bir çoğunluğu bu davete icabet etmez. Neden? Çünkü bu nefsine ağır gelir insanların ve çürük elmalardan dolayı onu da çürük elma statüsünde koyar. Bunu kasıtlı olarak yapar. Nefse ağır gelir. Çünkü nefse ağır geliyordu beni İsrail Yahudilerine. İsa Aleyhisselâm’ı peygamber olarak kabul etmiyorlardı.
Nefse ağır geliyordu. Çünkü daha önceki peygamberlere de onlar kabul etmemişlerdi. Sebep nefse ağır geliyordu. Çünkü onlar Allâh’ın hükmüyle hükmetmeye çalışıyorlardı. Oysa onlar altını çizerekten söylüyorum o günkü din alimiyiz, din adamıyız diyenlerin hükmüne tabi oluyorlardı. Peygamberin hükmüne tabi olmuyorlardı. O zaman için bir din hiyerarşisi oluşmuştu. O din hiyerarşisi yeni bir peygamberi kabullenmiyordu. Çünkü yeni bir peygamber demek o hiyerarşinin yıkılması demekti. O para dükkalığının, o güç dükkalığının yıkılması demekti. Hazreti Muhammed Mustafa o günkü Mekke’deki Mekke’deki ekonomi para dükkalığını, güç dükkalını yıkmıştı. Ve eğer ki bugünkü bir Müslüman para dükkalına soyunduysa, güç dükkalına soyunduysa, kalabalık dükkalığına soyunduysa o seni Allâh ve resulüne davet etmeyecektir.
O seni kendisine davet edecektir. Ve insanlar ne yazık ki Adem’den itibaren hakla batılı ayırt etmekte heva ve heveslerine uymuşlardır. O yüzden çoğunuz iman etmez der. Kur’ân çok azınız iman etti der. Çünkü bu nefse ağır gelir. Tevhit dini. Tevhit insanlara ağır gelir. Hakikat insanlara ağır gelir. Çünkü insanlar nefis itibariyle rahatlarına düşkündür. Uykularına düşkündür. İnsanlar mücadeleye, savaşmaya,, bu konuda cihâd etmeye elverişli değillerdir. Kendilerince nefislerine düşkün olduğundan Musa’nın kavmi gibi derler. Derler ki, “Biz savaşıcı değiliz. Sen git rabbinle, sen kendin savaş.” Musa’nın kavmi öyle dedi. Bu pis Yahudiler Musa’ya öyle dediler. Ve Musa Aleyhisselâm yeni bir cedit, bir kavim gelir.
Onlar dedi bu cihadı ele alırlar. O yüzden hakikat yolu dikenlidir. Hakikat yolu zordur. Hakikat yolu kolay değildir. Hakikat yolunun ızdırabını, zorluğunu gören nefis o yoldan dışarı çıkmaya çalışır. Oraya girmeye çalışmaz. Bahanesi de nedir? Filancaları görmüyor musun böyleler? Pişmancaları görmüyor musun böyleler? Bunların da böyle olmadığı ne malum? Siz bu adamın peşinden gitmişsiniz ama onun ne olduğunu biliyor musunuz? Sen biliyor musun be ahmak? 38 yıl bizle beraber mi yaşadın? Hayır. Ama onlar hakikat yolda gidenleri de ne yaparlar? yoldan çıkarırlar.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Yusuf, Muhammed sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: şeyh, sufi, zikrullah, nefis, heva, âyet, sünnet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Hz. Peygamberi takip edenler insanları kendi yolarına değil Kur'an ve sünnete davet ederler başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Hz. Peygamberi takip edenler insanları kendi yolarına değil Kur'an ve sünnete davet ederler | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh, Silsile, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı