Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

(NASİHAT/21) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 18.04.2024

Amin. Rabbim gününüzü hayırlı eylesin amin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin. Amin. Rabbim cümlemizi ve cümle. Ümmeti. Muhammed'i. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin amin. Hakkı hak bi...


Mustafa Özbağ Efendi 21. Nasîhat Sohbeti'nde (NASİHAT/21, 18.04.2024) Münâfikūn Sûresi'nin 9. ve 10. âyetlerini tefsîr eder: «Ey îmân edenler, mallarınız, ve çocuklarınız size, Allâh'ı zikretmekten alıkoymasın; kim bunu yaparsa, onlar hüsrâna uğrayanların ta kendileridir» (Münâfikūn 63/9). Bu âyeti kerîme mü'mînlere seslenişinde mâlî mülkiyet, ve çocuk sevgisinin, zikir ibâdetinden uzaklaştırıcı bir kuvvet olabileceğini vurgulamaktadır. İnsân fıtratı gereğince, sevdiği şey malı, ve evlâdıdır. Lâkin bu sevgi, dînin yaşanması, ve Allâh'ın zikredilmesi yolunda engel teşkîl etmemelidir. Cenâbı Hak, insânın tabiî zaaflığını bilerek, bu ikisinden kaçınılmasını değil, bunların Allâh'ı hâtırlamaya mâni olmayacak şekilde istibdâl edilmesini emretmektedir. Îmân, Kur'ânı Kerîm, ve Sünneti Seniyye'ye teslîm olmak demektir. Mü'mînler, Kur'ân'ın bütün altmış altı (66) sûresinin bütün âyetlerine îmân etmeli, ve bunlara teslîm olmalıdırlar. Sünneti Seniyye'de ise Hz. Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem hazretlerinin hadîsi şerîfleri, Kur'ân'dan sonra dînin yaşanması noktasında ölçü teşkîl eder. Zikir, yalnız dilî tesbîhten ibâret değildir. Namâzda zikir vardır, orucunda zikir vardır, zekâtta zikir vardır, hacda zikir vardır.

Münâfikūn 63/9-10: Mal ve Evlâdın Ayrışması

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Ey îmân edenler, mallarınız, ve çocuklarınız size, Allâh'ı zikretmekten alıkoymasın; kim bunu yaparsa, onlar hüsrâna uğrayanların ta kendileridir» (Münâfikūn 63/9-10). Bu âyeti kerîme mü'mînlere seslenişinde mâlî mülkiyet, ve çocukluk sevgisinin, zikir ibâdetinden uzaklaştırıcı bir kuvvet olabileceğini vurgulamaktadır.

İnsân Fıtratı: Sevdiği Şey Malı ve Evlâdı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: insân fıtratı gereğince, sevdiği şey malı, ve evlâdıdır. Lâkin bu sevgi, dînin yaşanması, ve Allâh'ın zikredilmesi yolunda engel teşkîl etmemelidir. Cenâbı Hak, insânın tabiî zaaflığını bilerek, bu ikisinden kaçınılmasını değil, bunların Allâh'ı hâtırlamaya mâni olmayacak şekilde istibdâl edilmesini emretmektedir.

Îmân: Kur'ân ve Sünnet'e Teslîm Olmak

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: îmân, Kur'ânı Kerîm, ve Sünneti Seniyye'ye teslîm olmak demektir. Mü'mînler, Kur'ân'ın bütün âyetlerine îmân etmeli, ve bunlara teslîm olmalıdırlar. Sünneti Seniyye'de ise Hz. Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem hazretlerinin hadîsi şerîfleri, Kur'ân'dan sonra dînin yaşanması noktasında ölçü teşkîl eder.

Zikrin Geniş Mefhûmu: Helâl Yaşamak da Zikirdir

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: zikir, yalnız dilî tesbîhten ibâret değildir. Namâzda zikir vardır, orucunda zikir vardır, zekâtta zikir vardır, hacda zikir vardır. Kur'ân'ın bütün kelîmeleri, ve âyetlerine tâbi olmak, onları yaşamak da zikirdir. Helâli yaşamak zikirdir, çünki helâli yaşamayan kimse Allâh'ı unutmuştur. Haramdan uzak durmak dahî zikirdir. Çünki bir kimse harama niye girmez? Gaflete düşmediği, Allâh'ı unutmadığı için, Allâh'tan korktuğu için, Allâh'a muhabbet beslediği için haramdan uzak durur.

Hadîsi Kudsî: Allâh Korkusuyla Zinâdan Vazgeçen

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: meşhûr bir hadîsi kudsî vardır ki gecenin yarısında bir kadın bir erkeğe «Gel» demiş, erkek ise «Allâh'tan korkarım» deyip gitmemiştir. Bunun üzerine Cenâbı Hak onu Arş'ın gölgesinde gölgelendirmiştir. Çünki o kimse Allâh korkusu yüzünden seçim yapmıştır. Bu, zikrin en yüksek müteraqqî basamağıdır. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Yedi sınıf insânı Allâh, kendi gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde Arş'ının gölgesinde gölgelendirir… ve hatîcevâlidesi gibi mevkīi olan bir kadın kendisine zinâya çağırdığında 'Ben Allâh'tan korkarım' diyen erkek» (Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Münâfikūn 63/9-10'da malevlâd fitnesini idrâk etmeye, îmânın Kur'ân-Sünnet teslîmiyeti olduğunu, zikrin geniş mefhûmunu (helâli yaşamakharamdan uzak durmak), ve Allâh korkusuyla harama düşmemenin zirvesini mülâhaza etmeye yöneltir.

  • Kur'ânı Kerîm: Münâfikūn 63/9-10 (malevlâd fitnesi); Tegābün 64/15; Kehf 18/46; Âli İmrân 3/14; Hac 22/77.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Ezân 36, Yedi sınıf hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât 91.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Helâl-Haram bahsi.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn; el-Cevâbu'l-Kâfî.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Münâfikūn 63/9 tefsîri.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Nasîhat Sohbetleri (NASİHAT/21).

Sohbetin Tasnîfi: Bu 21. Nasîhat Sohbeti Münâfikūn 63/9-10'da malevlâd fitnesini, insân fıtratının malevlâd sevgisini, îmânın Kur'ân-Sünnet teslîmiyeti olmasını, zikrin geniş mefhûmunu (helâli yaşamakharamdan uzak durmak), ve Allâh korkusuyla zinâdan vazgeçen erkeğin Arş gölgesi hadîsini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri