Hakkı: İslam’ın İnanç Esasları ve Tevhid
Her inancın kendi içerisinde kaideleri vardır. İnsanlar inançlarını kendi kafalarına göre düzenleyemezler; muhakkak ki önceden onu düzenleyen olmuştur. Budizmin esasları vardır, Hindu dininin esasları vardır, Hristiyanlığın mezheplerinin esasları vardır. İslam dininin de kendine göre inanç esasları vardır ve o esasların üzerine İslam dini bina edilmiştir. Biz Allah’a kendi kafamıza göre iman edemeyiz, dini kendi kafamıza göre şekillendiremeyiz. Eğer öyle bir şey olursa o İslam dini olmaktan çıkar; ortaya Ahmet’in dini, Mehmet’in dini, filanca şeyhin dini gibi bir şey çıkar ki bu Allah inancının dışındadır.
Allah, kendi üzerinde insanların kendisine nasıl iman etmesini Kur’an-ı Kerim’de kendisi açıklıyor. Buna peygamberleri de karıştırmıyor. Hristiyanların dediği gibi üçlü Allah inancı — Allah, İsa, Ruhu’l-Kudüs — İslam’da yoktur. İslam peygamberlerin üzerine rububiyet ve ilahlık yüklenmemiştir. Peygamberlerin hiçbirisi herhangi bir zamanda rububiyet ve ilahlık iddiasında bulunmamıştır. Hepsi demişlerdir ki: ‘Biz Allah’ın kuluyuz.’ Peygamberler kullukta en ileri dereceye kadar gitmişlerdir.
Peygamberlerin Sınırları: Zarar ve Fayda Yalnız Allah’tandır
Cenab-ı Hak buyuruyor: ‘Ey Muhammed, sen de ki: Ben bir melek değilim. Allah’ın hazineleri benim yanımda değildir. Ben gaybı da bilemem.’ Aynı ikazı Nuh aleyhisselama da yapıyor. Bu peygamberlerden birisi, en faziletlisi, en yücesi ve kullukta en ileri safhaya giden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleridir. Ve Allah o Peygamber’e bile diyor ki: ‘Ey Muhammed, sana gelecek olan zarar ve faydada senin bir hükmün yok. Eğer bir zarar verecekse bunu kaldırmaya senin gücün yok; eğer bir fayda verecekse bunu sağlamaya senin gücün yok.’
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri amcasının oğluna vasiyetinde buyurdu: ‘Bütün insanlar ayağa kalksalar sana kötülük yapmak için Allah’ın müsaade ettiği kadar yapabilirler. Ve bütün insanlar ayağa kalksalar sana iyilik yapmak için Allah’ın müsaade ettiği kadar iyilik yapabilirler.’ O zaman zarar vermeye müsaade eden Allah’tır, iyilik yapmaya müsaade eden Allah’tır. O zaman zararı kaldıracak olan güç yine Allah’tır — bir peygamber değildir, bir veli değildir, bir şeyh değildir, bir âlim değildir.
Şeyhleri İlahlaştırma Tehlikesi
İnsanlar şeyhlerini Allah gibi görüyorlar; bir ilahlaştırmışlar. O şeyh bir şey söylediğinde hemen oraya koşuyorlar. Allah’tır o zararı kaldıran, Allah’tır iyiliğin kapılarını açan, Allah’tır hidayet kapılarını açan. Küçük tanrıcıklar edinmeyelim. İnancımızın sağlam temini Allah’ın tevhidine, ilmine, kudretine, kuvvetine yakışır bir iman sahibi olmaktır. Davetimiz Allah’ın yoludur, Resulullah’ın yoludur; şahıslara değildir.
Gayb İlmi Yalnız Allah’a Aittir
Gaybı bilen Allah’tır. Yağmuru yağdıran Allah’tır; insanlar yağmurun ne zaman yağacağını tahmin edebilir ama saniyesi dakikasıyla bilen Allah’tır. Ana rahmine düşen çocuğun hakikati de Allah’ın ilmindedir. Levh-i Mahfuz öyle bir kitaptır ki hiç kimse açmamıştır; eğer açılmış olsaydı kâfir cinler ve şeytan öne girerdi, kitabın kutsallığı kalmazdı. Ama kitaptaki hükümler bir müddet sonra semaya indirilir; semaya indirilen şey gaybdan çıkmıştır.
Bir kimse on yıl sonrasını, bir yıl sonrasını, hatta bir gün sonrasını bilemez. Söylediği şey sadece kendisini bağlar. Allah’ın sıfatlarının gerçek mahiyetini biz bilemeyiz. Rahman isminin, Kahhar isminin hakikatini tam olarak idrak etmemiz mümkün değildir; çünkü bu bizim ilmimizi aşan bir şeydir.
Nuh Aleyhisselam Kıssası
Nuh aleyhisselam kendi kavmini iman etmeye çağırdı ama kendi hanımı ve çocukları bile iman etmedi. Alay ettiler onunla. Yüksek tepelere evler yaptılar, ‘Nuh’un dediği tufan olursa biz bu yüksek evlerde kurtuluruz’ dediler. Allah dedi ki: ‘Siz ne kadar yüksek tepelere ev yaparsanız yapın.’ Ve Cenab-ı Hak onları Kahhar ismiyle kahretti. Onlar başlarına ne geleceğini bilemediler; bir peygamber bile ümmetinin üzerindeki belayı kaldırmaya muktedir olmadığına göre, hiçbir şeyhin bunu yapması mümkün değildir.
Evlilik Meselesi: Kızların Seçme Hakkı
Hanefî mezhebine göre bir kıza talip çıkarsa o talibe cevap verme hakkı kızın kendisinindir; velilerin bu noktada ‘Olur olmaz’ deme hakkı yoktur. Sahabelerden bir kız Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine geldi ve dedi ki: ‘Ya Resulallah, babam beni haberim olmadan birisiyle nikahlandırmış.’ Resulullah nikahı iptal etti. Kız dedi ki: ‘Ya Resulallah, ben babamı ayağa düşürmek için sormadım; bu benim hakkım değil mi onu öğrenmek için sordum.’ Resulullah buyurdu: ‘Bu senin hakkındır.’
Anneler, babalar, kendi kabahatinizden hükmetmeyin. Ne biliyorsunuz kızlarınızın gönlü o adama kaymadığını? Evlenecek olan kimse kendi hükmetsin, kararı ona bırakın. Çocuğunuza Kur’an ve sünnet öğretisini verin, Kur’an bilgisini verin, sünnet ahlakını verin, Habibullah ahlakını verin.
Çocuklara Sahip Çıkmak
Çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklarınızla arkadaş olun, kardeş olun. Çocuklarınızla iletişim kurun. Bir adam ifsad ederse etrafında işin sonunu ifsad eder; ailenizden birisinin başına bir ateş topu düşerse bütün ailenin huzuru kaçar. Kız çocuklarınıza sahip çıkın, hanımlarınıza sahip çıkın, erkek çocuklarınıza sahip çıkın. Sefahat ve şeytaniyet tuzağını kurmuş hazır bekliyor; bir boşluk bulursa o mücadele, o azim, o savaş olmazsa dayanamaz, yıkılır gider.
Çocuğu evleneceği zamanda evlendirin, bekletmeyin. Oğlanı askere gitsin, işini kursun, arabası olsun, yaşı otuzu bulsun diye bekletmeyin. Duvara tırmanacağı zamanda hapsetmişsiniz. Kızınızı da otuz yaşına kadar bekletmeyin. Genç bir kız veya oğlan evlenmek istiyorsa evlendirin; çocuğun kararına saygı gösterin.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, En’am Suresi 6:50 — ‘De ki: Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmem, ben bir meleğim de demiyorum’
- Kur’an-ı Kerim, Hud Suresi 11:31 — Hz. Nuh’un kavmine hitabı: ‘Ben bir melek değilim, Allah’ın hazineleri yanımda değildir’
- Kur’an-ı Kerim, Nahl Suresi 16:68 — ‘Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan evler edin’
- Sünen-i Tirmizi, Kıyamet, Hadis No: 2516 — Hz. Abbas’ın oğluna vasiyet: ‘Bütün insanlar toplansa sana fayda vermek için Allah’ın yazdığından başkasını yapamazlar’
- Kur’an-ı Kerim, Yunus Suresi 10:49 — ‘De ki: Allah dilemedikçe ben kendime bile bir zarar veya fayda verecek güce sahip değilim’
- Kur’an-ı Kerim, Hud Suresi 11:42-43 — Hz. Nuh’un oğlunun tufandan kurtulmak için dağa sığınması ve helak olması
- Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’n-Nikah, Hadis No: 2096 — Babasının haberi olmadan nikahlandırılan kızın Resulullah’a başvurması ve nikahın iptal edilmesi
- Sahih-i Buhari, Kitabu’n-Nikah, Hadis No: 5136 — Kızın evlilikte rızasının alınması gerekliliği
- Kur’an-ı Kerim, Lokman Suresi 31:34 — ‘Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları O’ndan başkası bilmez’
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Tevhîd, Sünnet, Şeyh, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı