Açılış Niyâzı: Müslümanlara Zulmedenlerin Helâki ve Yüzüstü Süründürülmesi
Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Gündüzünüzü hayırlı eylesin. Hayrınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i, Hakk’ı Hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakk’ı Hak bilip Hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim, Doğu Türkistan’da, Filistin’de, dünyanın herhangi bir yerinde, Müslümanların kanını akıtan, ırzına geçen, şânını, şerefini, haysiyetini, insanlığını yok eden her ne kadar zâlim varsa, hepsini kahr u perîşân eylesin. Hepsini de helâk eylesin. Hepsini de yüzüstü süründürsün. Karunu batırdığı gibi hepsini batırsın. Âmîn. Doğu Roma’yı, Batı Roma’yı, Bizans’ı dağıttığı gibi hepsini de dağıtsın inşâallâh.
Eyle Hakkında
Âmîn. Bu kalplerle alakalı mü’minin kalbi, kâfirin kalbi, münafıkın kalbi, bu kalple alakalı sohbetin sonu olmaz. Bugün de inşâallâh, Müslüman olup da mü’min olup da unutanların kalbi ne durumda? Bununla alakalı inşâallâh bu akşam sohbet etmeye gayret edeceğiz. Bu akşamki ders konumuz, Unutanların Kalbi, Haşr Sûresi, Ayet 19. Eûzübillahimineşşeydânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. Allâh fesahım, menfusahım. Ülaikehumu’l-fâsikûn. Sadaqallahul-azîm. Âmîn. Allâh’ın kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. doğru yoldan çıkanlar bunlardır. Allâh’ın kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. doğru yoldan çıkanlar bunlardır. fâsık, doğru yoldan çıkan deyince bir Müslüman için bunun kelime karşılığı fâsık.
Zaten âyet-i kerîmede de fâsık hün olarak geçiyor, fâsık. Fâsık, mânâ itibarıyla Müslüman olup ama dinin emirlerini, dinin kaidelerini boş veren, dinle kendisini sıkı fıkı etmeyen, tabir-i rica etse farzları yerine getirmeyen, haramlara düşen, haramlara dalan kimse. Ama Müslüman mı? Evet. Bunlar normalde Cenâb-ı Hak da diyor ki bu Allâh’ı unutanlar gibi olmayın. Eğer siz Allâh’ı unutursanız, Allâh da sizi kendinizi unutturur. siz Allâh’ı unuttunuz, sizdeki tecelliyat siz kendinizi unutursunuz. kendinizin ne yaptığının farkına varmazsınız, kendinizi görmezsiniz. bir kimse kendi nefsinin yaptıklarını görmez ya, veyahut da bir kısım insanlar vardır, kendi hata ve kusurlarını görmezler. Başkalarının hata ve kusurlarını görürler, onları takip ederler.
O da aldanmış olanlardır. aldanan insanlar kendi nefislerinin kusurlarına bakmazlar, onu görmezler. Ama başkaları ne hata yaptı, ne yanlışlık yaptı, ne eksiklik yaptı, onlarla ilgilenirler. Bu onun aldandığını gösterir. Bir kimse burada hevâ-hevesine uydu, aldandı. Başkalarının hata ve kusurlarıyla ilgileniyor, kendi nefsinin hata ve kusurlarıyla ilgilenmiyor. Kendisini görmüyor, kendisini murakabe etmiyor. Kendisini bu noktada eğer hatasız, kusursuz görüyorsa zaten kibirli, kibirliyse asla cennete giremiyor. O normalde kendini hatasız, kusursuz gördüyse o kibre giriyor. Yok gafletinden dolayı kendisini görmüyor, Allâh’ı unutmuş oluyor. O yüzden bize, Müslüman’ı, Allâh’ı hatırlatacak olan yegane tek bir şey var, Allâh’ı zikir.
Eğer o kimse Allâh’ı zikirle iştigal etmiyorsa, Allâh’ı zikirle, tabiri caizse ilgilenmiyorsa, zikirden, Allâh’ı zikirden uzak ise o kimse bu sefer Allâh’ı unutmuş oluyor. Unutmanın karşılığı anmak, hatıra getirmek. neyi unuttu, unuttuğunun karşılığı ne? Unutmanın, hatıra getirmek. Onu aklında tutmak, onu her daim tabiri caizse gündemde tutmak, onu her daim sıcak tutmak. o kimse Allâh’ı unuttu, karşılığı Allâh’ı zikir. Başka bir şey değil. Bakın Allâh’ı unutmanın karşılığı Allâh’ı zikirden başka bir şey değil. Eğer o kimse Allâh’ı zikirden uzaklaştı, zikretmedi. o daha değilleri giderse bir önceki haftaki ders ne oldu? O minâfıklar Allâh’ı az zikrederler, oraya girdi. Kâfirlere girince ne oldu?
O kâfirler ki Allâh zikredildiğinde canları sıkıldı. Sevmiyorlar, zikrullâh’a düşmanlar, zikrullâh’a da zikir yapana da düşmanlar. bir kimse beş vakit namaz kıldığını görseniz, zikrullâh’a ve zikrullâh yapana düşman ise o kâfirdir o. Onun namazı seni aldatmasın. Oruç tutsa seninle beraber o 30 ramazan, zikrullâh’a düşman ise, zikrullâh yapanlara düşman ise kâfirdir o. Bakın kâfirdir diyorum. Neden? Allâh’ı zikir en büyük iş, Ayet-i Kerim’e. O en büyük işe düşman. En büyük işe düşman olunca onun kapısı kapanıyor. Allâh muhâfaza eylesin. Ama normalde unuttu, unutanlar için de onlar ne oldu? Unuttu, fâsık oldu o. Allâh muhâfaza eylesin. Ve onlar normalde zikrullâh’ı unutanlar, Allâh’ı unutanlar farzları da es geçiyorlar.
Namaz ve Orucu «Es Geçen» Modern Müslüman — Sünnî Mü’minin İbâdet Ehliyeti
Bakıyorsun o kimse mesela namazı da es geçiyor, orucu da es geçiyor, haccı da es geçiyor. o kimsenin parası var, malı, mülkü var, sağlığı yerinde hacca gitmiyor, es geçiyor. Hatta bir de ibaret tutuyorlar ya Türkiye’de. Hacca gidip de Araplara para mı yedireceksiniz? Bir de bunu söylüyorlar. Hacca gidip de Araplara para mı yedireceksiniz? Onun tatile gidiyorsunuz ya Avrupa’ya, Paris’e, oraya buraya, Amerika’ya, Kanada’ya veya herhangi bir böyle yerlere tatile gidiyorsunuz. E o zaman kimlere yediriyorsunuz? Gavurlara yediriyorsunuz. Bir gömlek almak için İtalya’ya gidiyorsunuz ya. Bir gömlek için İtalya’ya gidiyor, kimsenin gözüne görünmüyor. Gidiyor. İtalya’dan kendine kreasyon düzenliyor. Evet.
Ne oldu? İtalya’dan geldi, Milano’dan geldi. Oradan aldı kreasyonlarını. Oraya para yediriyor ya gavura. O önemli değil. O kimse farz yerine getirecek. Hacca gidecek Araplara para yediriyorsunuz siz. Veya Ömre’ye gidecek Araplara para yediriyorsunuz siz. Bu sloganı tutturdular, otutturdular. Yerleştirdiler. Bir kimse Hacca gidecek, utana utana Hacca gidecek, utana utana Ömre’ye gidecek. Neden? Çevre baskısı var. Bu ülkede o kadar büyük bir baskı var ki, ülke Müslümanları hür değil daha. Ülke Müslümanları o zinciri kırabilmiş değil daha. Bunun cemaatler, cemiyetler, siyasi partiler, oluşumlar hepsinin de bunda payı var. Hepsinin de payı var. Hepsinin de suçu var bunda. Bir cemaat düşün, cemaat Kuran Sünnet tarihisinde yürümüyor, herkes ona eleştiriyor, fatura Müslümanlara kesiliyor.
Bir parti düşünün kendisi muhafaza karım diyor, dinlerim diyor, bir sürü yanlışlıklar yapıyor, fatura Müslümanlara kesiliyor. 28 Şubat oldu fatura Müslümanlara kesildi, 15 Temmuz oldu fatura Müslümanlara kesildi. Kuran Sünnet tarihisinde yürüyenlere kesildi. Ben bazen diyorum ya 28 Şubat bitmedi, bitmedi. Boyuna fatura kesiliyor çünkü. Boyuna Müslümanların ensesinde boza pişiriliyor. istenilen alınamadı, Müslümanlar açıldığı, saçıldığı, rüşvetçi olduğu, talancı olduğu, yalancı olduğu, her şey olduğu yetmedi. Çünkü Âyet-i Kerîme diyor ki, sen onların dinine girmedikçe onlar seninle savaşmaktan vazgeçmezler. Sen ne zaman onların dinine girdin, seninle o zaman savaşmaktan vazgeçerler. E savaşmaktan vazgeçmiyorlar.
Devam ediyor. bu Allâh’ı unutan kimse, Allâh’ın adına bir şey söylemiyor. Kimse Allâh’ın zikrinden uzak, Allâh’ın zikrinden uzak olunca Allâh’ı unuttu, Allâh’ı unutunca her türlü melâneti işledi. Her türlü harama girdi, her türlü yanlışlıkları düştü. Ne oldu? O kimse, Allâh muhâfaza eylesin, fâsık oldu. Ve o unutması devam ederse, Allâh’ı unutması devam ederse, Allâh’ın zikrinden uzak kalması devam ederse yavaş yavaş münafıklığa gidecek. Yine Allâh’ı zikrinden uzaklaşması devam ederse ve işin içerisine düşmanlık girerse kâfir olup çıkacak. Allâh muhâfaza eylesin. Şimdi küçücük bir unutma gibi görünüyor, öyle değil mi? baktığımız zaman ya bunu sohbetin sonuna denk geldi, bununla alakalı kalbin halleriyle alakalı. baktığımız zaman ufakmış gibi gördük.
Allâh’ı unutmayı çok büyük, kuvvetli bir şey görmedik. Aslında Allâh’ı unutmak en tehlikeli nokta. En tehlikeli nokta. Çünkü unutan kimse, unutan kimse, Allâh’ın emir ve nehylerini de kenara atıyor. Zikrullâh’tan uzak duran kimse, her şeyi kenara atıyor. Her şey zaten unutmakla başladı. İlk unutan kim oldu? Âdem oldu. Bakın her şeyin başlangıcı unutmak. İlk unutanımız kim? Âdem aleyhisselâm. Âdem aleyhisselâm unuttu, suçu kendi üzerine aldı. Bana sen unutturdun demedi. Dedi ki ben nefsime uyanlardan oldum. Beni affeyle. O suçu üzerine aldığından dolayı Cenâb-ı Hak onu ne yaptı? Met etti, övdü. Onu affetti. Onu affetti. Onun yolunu açtı. Şeytan kibirlilik yaptı. Şeytan kibirlilik yapınca onu lanetledi.
Onu cennetten kovdu, ebedi olarak. O zaman ilk unutan kim? Âdem. İnsan ne demek? Unutan demek. O zaman unuttuğumuzdaki ilaç ne? Zikrullâh ve tövbe. Allâh muhâfaza eylesin. Ve o kimse tövbe etmezse, Allâh’ı zikretmezse, geri dönmezse, nefsini temizleyenlerden olmadı. Onu affeyle. O nefsini kusursuz görenlerden oldu. O nefsini hatakâr görenlerden olmadı. Böylece ne oldu? Kirlenmeye, böylece, tabiri caizse, fasıklığın içerisinde yüzmeye devam etti. Unutmaya sebep ne? Âyet-i Kerîme. Unutmaya sebep önümüzde. Ey iman edenler! Mallarınız, çocuklarınız, sizi Allâh’ı zikretmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, onlar hüsrana uğrayanların kendileridir. Münafikun, âyet 9. O zaman bizi Allâh’ı zikretmekten alıkoyan neymiş?
Mallarınız. Bu ne? Dünya malı. Dünya. Dünya sevgisi. Biz Sufiler zenginlik düşmanı değiliz.
«Sûfîler Mal-Evlat Düşmanı Değildir» — Tasavvufun Modern Reddiyecilerine Cevap
Biz Sufiler mal düşmanı değiliz. Biz Sufiler evlat düşmanı değiliz. Biz Sufiler kadın düşmanı değiliz. Biz Sufiler arkadaş dost düşmanı değiliz. Biz Allâh sevgisi yerine başka bir şeyin konulmasına karşıyız. Biz Allâh sevgisinin yerine mal sevgisi, dünya sevgisi koymayız. Biz Allâh sevgisinin yerine, dünya ve içindekiler her ne var ise onu koymayız. Biz Allâh’ı şedid bir sevgiyle severiz. O iman edenler ki, Allâh’ı şedid bir sevgiyle severler. Âyet-i Kerîme. Biz Allâh’ı en yüksek derecede, en yüksek noktada gücümüzün yetince Allâh’ı severiz. Biz Allâh’ın yerine mal sevgisi, dünya sevgisi, kadın sevgisi, çocuk sevgisi, araba sevgisi, kat yat sevgisi koymayız. Buna dikkat ederiz. Zaten koyduğun anda o zikretmekten seni alı koyan bir nesne olarak geçiyor.
O zaman seni Allâh’ı zikirden alı koyan her ne var ise o senin için engel. O seni Allâh’tan uzaklaştırıyor. O senin Allâh’la önünde engel oldu. Senin önünde engel, Allâh’ı zikirden ne uzaklaştırıyorsa o oldu. Hazreti Ebu Bekir Efendimiz oğlu Abdullah’ın hanımın demiş ki, boşa bunu. Yeni bir hanım almış. Tabi Abdullah bakıyor öyle. Bu eşi aldığından beri diyor, sen cemaatle namaza zor yetişmeye başladın. Dikkat edin. Sen diyor bu kadını nikahladığından beri cemaatle olan namaza zor yetişmeye başladın diyor. Oğlunun kadını boş atıyor. Bakın dikkat edin sahabenin hayatına. Namaza geç kalıyor diye, namaza geç kalıyor diye oğlunun eşini boş atıyor. Onlar bu kadar dinlerinde titizler. Biz bunun karşısında bizim vereceğimiz bir örnek yok zaten.
Bu bizi pert ediyor. Biz namazı geciktirmeye bırak, yetiştirebilirsek zamanında öptü başına koy. bırak nafilelerinin farzını kılalım yeter bize. Tam saat ne kadar ikindiye 5 dakika var. Öğlenin farzını kılalım, ardından bir de ikindinin farzını kılalım tamam ikisini halledelim. Nasıl olsa fetva da var tamam bitti. öyle değil. O diyor ki senin namazlarını geciktirmeye başladı. Sen farzlara zor yetişiyorsun. O hanımını boş al. Bununla evlendiğinden beri. Ya şimdi bizim dervişler derviş olmayan bir kızla evleniyorlar, dergaha bırakıyorlar. Bırak namazı. Dergaha bırakıyor adam. Zikrullâh’a bırakıyor adam. Semayı bırakıyor. Dersi bırakıyor. Ben buradan bağırıyorum. Bin tane oğlum olsa diyorum yine derviş bir kimseyle evlendiririm.
Bin tane kızım olacak yine dervişle evlendiririm diyor. Hoş dervişler de evlenince değişiyorlar da. O da ayrı bir mesele. evlenince kadar bir de evlenecekler zaman her şey çok güzel, harika, evleniyor. Sizin her hafta dersiniz mi var? Var. Siz çok toplanıyorsunuz. E toplanıyoruz. Bunları bile bile evleniyorlar. Evlendikten sonra Annemin tabiriyle mıcırıklık çıkarıyorlar. Muğzgurluk yapıyorlar. Bunu iki kelime annemin Allâh rahmet eylesin. Âmîn. Bir şeyde böyle problem çıkartan mıcırıklık çıkarıyor. Bir şeyde ters davranan mıcgurluk yapıyor. Eski dil ya bunlar. Bayındırın yerli dili. E şimdi normalde bu bakın Allâh’ı unutmak, hastalıkların başı, Allâh’ı unutmak küfrün başı. Allâh’ı unutmak münafıklığın başı. oradan yürüyor bu.
Oradan gidiyor. Başka bir yerden değil. Gittiği yer orası. Ama ne yazık ki o unutmak bizde büyük, o bizde küçükmüş gibi görünüyor. bir sufi kısası var ya, iki derviş yola çıkmış, ikisinin de elbiseleri beyazmış. Birisi her akşam olduğunda lekeleri temizliyormuş, çitiliyormuş böyle. Öbürkü de diyormuş ya yarın yine kirlenecek. Ne amahtemizliyorsun yolun sonuna gelmişler. Birisinin beyaz elbisesi kapkara olmuş. Öbürkünün o beyaz elbisesi bembeyaz olmasa da beyaz yani. Neden? O her gün temizlemiş çünkü. o sen her gün tövbe edip Allâh’ı zikreder. Eğer ki sen Allâh’ı unutmazsan, sen günün sonunda veya yolun sonunda, sen az kirlenenlerden olacaksın. Öbürkü Allâh’ı zikretmiyor, tövbe etmiyor. O kendisini değiştirmiyor, geliştirmiyor.
O ne olacak? O münafıklığa doğru yol alacak. Allâh muhâfaza eylesin. O yüzden Cenâb-ı Hak, Cenâb-ı Hak bütün müminlere, âyet-i kerimelerde Allâh’ı çok zikretmelerini emrediyor. âyet-i kerîme siz namazlarınızı kıldıktan hemen sonra, ayaktayken otururken, yanlarınızın üzerine yatarken, Allâh’ı çokça zikredin. Bakın Allâh’ı zikredin değil, Allâh’ı çokça zikredin. Cenâb-ı Hak diyor ki bakın, kıldığınız namaz büyük bir ibadet ama diyor, namazı kıldıktan hemen sonra, namazı kıldın bitti değil, namazı kıldıktan hemen sonra, ayaktayken otururken yanlarınızın üzerine, Allâh’ı çokça zikredin, az değil çokça zikredin.
Namaz Sonrası Ayakta Zikir Sünneti — «Çokça Zikredin» Hadîsi
O zaman namazı kıldıktan sonra ayakta zikredeceksin, otururken zikredeceksin, yanının üzerine bir zikredeceksin, o zaman devamlı, devamlı faaliyetin içerisinde, faaliyetin içerisinde Allâh’ı zikredeceksin, çokça zikrin karşılığı olsun. Namazı kıldın, zikrullâh yapmadın, olmadı. Namazı kıldıktan sonra zikrullâh yapacaksın, çokça zikrullâh yapacaksın bir de. O zaman o Allâh’ı unutmaktan dışarı çıkacaksın, o zaman münafık halinden dışarı çıkacaksın, çıkacaksın. Öbür türlü o münafıklık hali senin üzerinde tecelli edecek. Allâh muhâfaza eylesin. Şimdi Ramazan, Allâh’ın izniyle pazartesi gün, ilk orucumuzu tutacağız. Allâh’tan bir şey gelmezse sağlık, afiyet olursa. Şimdi bu Ramazan’da biz Allâh’ı daha da çok zikretmemiz, daha fazla tövbe etmemiz, daha fazla kendimize çekidüzen vermemiz, böyle tabir-i caizse yıllık hesabı bitirmemiz lazım.
Ve yıllık hesabı da düzgün bir şekilde bitirip, düzgün bir şekilde yılı kapatmamız lazım. O yüzden çokça zikredip Allâh’ı, çokça tövbedip, çokça bu konuda tasaddük edip, infak edip bu Ramazan’ı öyle geçireceğiz inşâallâh. Rabbim bizleri kötülüğe emredip, iyiliği yasaklamaktan, ellerini sıkı tutup, mallarını hayır yollarında harcama yapmamaktan, Allâh’ı unutup, Allâh da bizleri unuttuğu kimselerden olmaktan korusun. Rabbim bizleri, Allâh’ın rızasının kastedilmediği bir sözden, Allâh yolunda infak edilmeyen bir maldan, bilgisizliğimizin iyi huyduluğunu bastırmaktan, Allâh için başkalarının kınamasından korkmaktan, muhafaza eylesin. Rabbimiz unutur ve hata edersek, bizi sorumlu tutma affeyle. Rabbimiz bizi doğru yola eriştirdikten sonra, kalplerimizi saptırma.
Bize tarafından bir rahmet boyuşla. Hiç koşku yok ki, lütfü bol olan yalnız sensin, bizlere lütfeyle. Rabbimiz günahlarımızı affeyle. Kötülüklerimizi ört. Ruhumuzu iyilerle beraber al. Rabbimiz peygamberlerin aracılığıyla bize vaat ettiklerini ver. Kıyamet gününde bizi rezil etme. Sen asla sözünden caymazsın. Bizleri de sözlerinden cayanlardan eyleme. Bizleri de tutmuş olduğu eli bırakanlardan eyleme. Bizleri vefasızların arasında eyleme. Bizleri nankörlerin yolunda eyleme. Bizleri azıp sapanların yolundan gidenlerden eyleme. Bizleri peygamberlerinle beraber yol yürüyenlerden eyle. Bizleri velilerle, mürşidlerle, şehidlerle hak eyle. Bizleri salih kimselerin yanında eyle. Bizleri salihlerle beraber eyle.
Bizleri tövbe edenlerden eyle. Bizleri zikredenlerden eyle. Bizleri anne ve babalarına hürmet edenlerden eyle. Bizleri eş ve çocuklarına merhamet edenlerden eyle. Ey merhametlilerin en merhametlisi, bu Ramazan’ın şerife girerken bizleri affeyle. Bu Ramazan’ın şerife girerken bizleri tertemiz bir şekilde girenlerden eyle. Bu Ramazan’ın şerifin sonunda kurtuluş erenlerden eyle. Beratını alanlardan eyle. Ramazan’ın sonunda Ya Rabbi, sana vuslat olanlardan eyle. Ramazan’ın sonunda bereketlendirdiklerinden eyle. Afiyet verdiklerinden eyle. Katından lütfetlidiklerinden eyle. Katından dost ettiklerinden eyle. Bizleri katından Habibine dost eyle. Bizleri dostlarına dost eyle. Bizleri nefsine uyup da düşmanlarını kendine dost edinenlerden eyle.
Bizleri nefsine uyup da Ya Rabbi, dostlarının yoluna zulmedenlerden, onların yolunu kesenlerden eyle. Onlara hainlik edenlerden eyle. Ya Rabbi, bizleri ve eş ve çocuklarımıza afiyet nasip eyle. Hastalıklarımıza şifa nasip eyle. Maddi manevi dertlerimize derman eyle. Şu anda hastanede şifa bekleyen hastalara, Ya Şafi ismi şerifine şifa eyle. Oktay kardeşime de şifa eyle. Oktay kardeşime de afiyet nasip eyle. Oktay kardeşime de merhamet eyle. Oktay kardeşimize her şeyin hayırlısını nasip eyle. Ey merhametlilerin en merhametlisi. Derviş kardeşlerimizin sıkıntılarını def eyle. Lüksülatlarını hal eyle. Borslularına edallar nasip eyle. Eşleriyle imtihan eyleme. Çocuklarıyla imtihan eyleme. Mallarıyla imtihan eyleme.
Anne ve babaları ile imtihan eyleme. Ey merhametlilerin en merhametlisi. Bu Ramazan-ı Şerif’te Mübarek Ramazan-ı Şerif’te Müslümanlara yardım eyle. Gaziyedeki Müslümanlara yardım eyle. Onları kuvvetli eyle. Onları galip eyle. İsrail’i mağlup eyle. Batılları mağlup eyle. Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizi galip eyle. Onları zulmedenleri dağıt ya Rabbi. Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Yemen’de, Fas’ta, Tunus’ta, Cezaer’de, Mısır’da, Türkiye’de, Dünya’nın herhangi bir yerinde zulüm altında inim inleyen Müslümanlara yardım eyle. Onları katından meleklerle destekle ya Rabbi. Onların gönüllerine ilham eyle. Onların gönüllerine hidayet eyle. Onların gönüllerine nurlandır ya Rab. Onların gönüllerine ferahsat nasip eyle.
Onların gönüllerine cesaret nasip eyle. Onların gönüllerine bereket ver ya Rab珍 Bizlere de bereket ver ya Rab.
Memleket Niyâzı: «Memleketime Bereket Ver, Memleketime Zulmedeceği Engelle»
Memleketimize yardım eyle. Memleketimize zulmedecek olanlara fırsat verme. Müslümanlara zulmedecek olanlara fırsat verme. Müslümanlara zulmedecek olanlara fırsat verme. verme. Ey ey merhametlerin en merhametlisi memleketimize ve İslam alemine zarar verecek olanlara fırsat verme. Her türlü debre muhafazatından bizleri muhafaza eyle. Her türlü selafatından bizleri muhafaza eyle. Ya Rabbi şeytanın şerrinden bizleri muhafaza eyle. Heva ve hevesini ilah edinenlerin şerrinden bizleri muhafaza eyle. Deniz’dekinlerin şerrinden muhafaza eyle. Göktekinlerin şerrinden muhafaza eyle. Yerdekinlerin şerrinden muhafaza eyle. Her türlü beladan, musibetten, sıkıntan, dertten, gamdan, kederden bizleri muhafaza eyle.
Bizlere ve bütün ümmet-i Muhammed’e haksızlık yapacak olanlara fırsat verme. Adaletsiz davranacak olanlara fırsat verme. Ey merhametlerin en merhametinizi kazançlarımıza hayırlı helal eyle. Hayırlı ve helal eyle. Hayırlı ve helal eyle. Çocuklarımıza hüsnü ahlak nasip eyle. Onların kalplerine Muhammed ahlakıyla ahlaklandır ya Rabbi. Onların gönüllerine zikrullâh nurunu nakşeyle ya Rabbi. Onların gönüllerine feraset nurunu nakşeyle ya Rabbi. Iyi doğruyu güzeli onların gönüllerine ilham eyle ya Rabbi. Ey merhametlerin en merhametlisi duaları kabul edenlerin adilenlerin yüzü sürmetine dualarımızı kabul eyle. Zikrullahımızı kabul eyle. Ibadetlerimizi oruçlarımızı kabul eyle. Hayır ve hasanetlerimizi kabul eyle.
Bizleri kabul ettiğin kulların zümresine ilhak eyle. Ey merhametlerin en merhametlisi sana muhtacısın sensin kerim olan sensin lütfedecek olan sensin ikram edecek olan sensin muhafaza edecek olan sensin galip getirecek olan sen istediğini istediğin anda aziz eder istediğini istediğin anda zelil edersin. Ey merhametlerinin merhametlisi bizleri eşlerimizi çocuklarımızı ümmet-i Muhammed’i Filistin’de Doğu Türkistan’da herhangi bir yerde kanı akıtılan namus-u şeref-i haysiyeti yerle yeksân edilen haksızlığı oraya Müslümanları sen aziz eyle. Onları kuvvetli eyle. Onları kuvvetli eyle. Onları kuvvetli eyle. Onları galip eyle. Onları galip eyle. Nefislerimize uydurma. Hata ve kusurlarını örttüklerin kullarından eyle.
İcmâ’ya yapışın. Üç İhlâs bir Fâtihâ-ı Şerife. Fâtihâ-ı Şerife Fâtihâ-ı Şerife Fâtihâ-ı Şerife Fâtihâ-ı Şerife Âmîn. Yusuf Hacı’ya ver. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına. Bütün geçmiş Peygamberi ziişan efendilerimizin ruhlarına. Cihariyari guzîn efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömer Ufarık, Osman-ı Zindürayn, Ali Ali Murtazar ya da Allahu an hazretlerinin ruhlarına. 10-25’lerinin evladı Resûlullâh, zevcehati Resûlullâh, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i kerbelanın bütün şühedanın ruhlarına. Tüm ashabı Resûlullâh hazretlerinin ruhlarına. İmamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Aliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına.
Ayrı ayrı hediyelerik vasıl ve hissedariyle ya Rabbi. Haberdâr eyle ya Rabbi.
Hediye-i Sevâb: Pîrân-ı Kirâm’a Feyz, Himmet, Şefâat ve Duâlar
Feyizlerini, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Âmîn. Üç İhlâs, bir Fâtihâ-i Şerîfe. Âmîn. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. İnna Allahe ve melaiketühü yusalluna ala nibi ya eyyuhel zina manuh sallu aleyhi ve sellimu teslima sadaqallahul azim Allâhumme salli ve sellim ve barikana Seyyidinâ Muhammed ve ala ali adede kemal lillahi ve kemal Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Seyyidinâ Muhammed ve ala Ali adede kemaliyye lillahi ve kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Seyyidinâ Muhammed ve ala Ali adede kemaliyye lillahi ve kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Hayrül ve Rahm Muhammedin ve ala Ali adede kemaliyye lillahi ve kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Şems-i Duhâ Muhammedin ve ala Ali adede kemaliyye lillahi ve kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Lillahi Allâhumme salli ve sellim ve barikana Şems-i Duhâ Muhammedin ve ala Ali adede kemaliyye lillahi ve kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Şems-i Duhâ Muhammedin ve ala Rasulüke ve biyil ümmi ve ala Ali adede kemaliyye Yeni kubi kemaliyye Allâhumme salli ve sellim ve barikana Şems-i Duhâ Muhammedin ve ala Ali adede kemaliyye ve sallim Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Eftal-i zikir-fâlemennahû La ilâhe illallah Hak Muhammedün Resûlullâh cemî’an Enbiyâ ve’l-Mürselîn ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn
Kaynakça ve Referanslar
- Müslümanlara Zulmedenlerin Yüzüstü Süründürülmesi: «innallâhe lâ yühibbu’z-zâlimîn» (Âl-i İmrân 3/57); Şuârâ 26/227; modern Müslüman zulmüne karşı duâ — Tirmizî, Daavât 122; modern Filistin-Doğu Türkistan zulmü — Edward Said, The Question of Palestine; Adrian Zenz, The Karakax List; «yüzüstü süründürme» mecâzı — Bediuzzaman, Mektûbât 26. Mektûb.
- Modern «Es Geçilen» Namaz ve Oruç: Namazın 5 vakit oluşunun sübûtu — Bakara 2/238; İsrâ 17/78; Buhârî, Mevâkîtu’s-Salât 1; Müslim, Mesâcid 173; orucun farz oluşu — Bakara 2/183-185; «namazı es geçmek» — Mu’minûn 23/9; Mâ’ide 5/91; modern Müslümanların ibâdetlerden yüz çevirmesi — Hayrettin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Mes’eleleri; Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
- «Sûfîler Mal-Evlat Düşmanı Değildir»: «sufînin zenginlik anlayışı» — Buhârî, Buyû’ 15; Tirmizî, Ahkâm 22; «zühd-i kalbî, zühd-i bedenî değil» — Şâtıbî, el-Muvâfakât; «hayru’l-mâl-i’s-sâlih» (Müslimanın hayrını mâl-ı sâlih ile yapma) — Hadîs «ni’me’l-mâlu’s-sâlihu li’l-mer’i’s-sâlih» — Ahmed b. Hanbel, Müsned 4/197; modern sufî mal-evlat anlayışı — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe.
- Namaz Sonrası Ayakta Zikir Sünneti: «fe-ze’lkürû’llâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbiküm» (Nisâ 4/103); namazdan sonra zikir — Buhârî, Daavât 65; Müslim, Mesâcid 135-138; «33 sübhânallâh, 33 elhamdülillâh, 34 Allâhu Ekber» — Müslim, Mesâcid 142-146; Tirmizî, Daavât 25-26; modern namaz sonrası zikir — Hayrettin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Mes’eleleri; Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
- Memleket Bereketi ve Mü’minin Niyâzı: «innallâhe yedfa’u ani’l-ümmeti’l-meleûnâte bi-iclâli’l-ulemâ» (Allâh ümmetin lânetini âlimlerin hürmetiyle defeder) — Beyhakî, Şu’abu’l-Îmân; «memleket-vatan duâsı» — Hayrettin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Mes’eleleri; Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; «vatan sevgisi îmândandır» — sufî tâbiri — Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe.
- Pîrân-ı Kirâm’a Hediye-i Sevâb: Hediyye-i sevâb tatbîki — Buhârî, Cenâiz 35; Müslim, Vasiyyet 14 (1631); Tirmizî, Salât 232 (442); İbn Mâce, Cenâiz 51 (1583); modern Karabaş Pîrân hediyesi — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; «Feyz-Himmet-Şefâat-Duâ» — Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe.
- Karabaş Silsilesi ve Hayât-İbâdet Bütünlüğü: Mustafa Özbağ Efendi silsilesi — Mustafa Kara, Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları; Çorumlu Hacı Mustafâ Anvarî → Nevşehirli Abdullâh Gürbüz → Hacı Haydar → Hacı Bekir Baba → Mustafâ Özbağ Efendi silsilesi — İrşâd Dergisi hâtırâtı; modern Karabaş hayât-ibâdet bütünlüğü — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Kalb, Sünnet, Silsile, Hamd, Tesbîh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı