Alevilik: İçkinin Haram Kılınma Süreci
Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri zamanında içki haram olmadan önce de namaz kılınıyordu. Sonradan ayet-i kerime indi: ‘İçkiliyken namaza yaklaşmayın.’ Bu, içkinin haramına giden yoldur. Müslümanlar bir müddet içkiliyken namaza yaklaşmamakla başladılar, ardından içki tamamen haram kılındı. Bu tedrici yasak, İslam’ın hikmetli bir yöntemidir.
Alevilik, Şia ve Vahabilik: Tarihsel Ayrımlar
Arap Dünyasında Alevilik Yok, Şia Var
Arap dünyasında alevilik yoktur; orada Şia vardır. Şia ile alevilik farklıdır. Türkiye’deki aleviler Şia değildir. Türkiye’deki Şia farklıdır, aleviler farklıdır. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir. Alevilik sözü son yüzyılın bir kavramıdır. İngilizlerin üretip Türkiye’deki belirli kesimlerin üzerine giydirdiği bir elbisedir.
Türkiye’deki alevilik, Cumhuriyetle birlikte yeni bir inanç yapısı olarak oluşturulmuştur. Devlet eliyle, sünni Müslümanlığa karşı bir karşı güç olarak kurgulanmıştır. Bu çatının altında pek çok farklı unsur toplanmıştır: namaz kılanlar, oruç tutanlar, Kürt alevileri, dini zayıf olanlar ve başka gruplar. Alevilik Anadolu’ya has bir şeydir.
Vahabilik ve Suudi Arabistan’ın Oluşumu
Abdülvehhab, Arap yarımadasında hiçbir aşiretin kabul etmediği düşünceleriyle dolaşırken Suudi aşiretine sığınmıştır. Küçük bir aşiret olan Suudiler onun himayesine alarak Arap milliyetçiliği üzerine kurulu yeni bir dini anlayışla büyümeye başlamışlardır. İngilizler bu aşireti silahlandırmış, fikir ve strateji yardımı yapmış, İngiliz komutanlar ve subaylar gelip onları eğitmiştir.
Osmanlı, Müslüman kanı dökmemek için geri çekilmek zorunda kalmıştır. Suudiler Osmanlı’dan kalan ne varsa yıkmışlardır: sahabe mezarları, peygamber türbeleri, dergahlar, tekkeler. Kabe’yi bile yıkmaya kalkmışlardır. Bugünkü vahabilerin de aynı zihniyeti taşıdığı görülmektedir.
İbn Teymiye ve Bugünkü Selefiler
İbn Teymiye’yi bugünkü teymiyecilerle karıştırmamak lazımdır. İbn Teymiye kendisi Kadiri tarikatına mensuptur, Hanbeli mezhebindendir. Tarikata düşman değildir; o günkü bazı tarikat mensuplarına itirazı vardır. Mezhepsiz de değildir; mezhep taassubuna karşıdır. Onu tartışacak olanlar ilim erbabıdır. Bugünkü selefi akımı ise vahabilikten beslenir. Bugünkü selefilerle vahabiler aynı noktadadır, beslendikleri yer Suudi Arabistan’dır.
Selefi-vahabi anlayışına göre bütün dervişler kafirdir, bütün camiler bidat yeridir yıkılması gerekir, cami imamları dahil tasfiye edilmesi gerekir. Bu anlayışın akıl hocası İngilizlerdir. Selef imamlarına laf söylemek ise başka bir meseledir; onlar kendi aralarında risaleler yazmışlar, tartışmışlardır. Bizim o tartışmalara girmemize gerek yoktur.
Şia ve Sünni İlişkisi
Şia’yı devlet haline getiren Şah İsmail bir Türk hükümdarıdır. İki Türk padişahı birbirine üstünlük kurmaya çalışırken Şah İsmail Şia’lığı kendi üzerinden almıştır. Türkler hiçbir zaman Şia olmamıştır; Şah İsmail’in etkisiyle bazı Türk boyları bu inanca geçmiştir. Tarih boyunca Şia’nın savaştığı bir kafir devlet yoktur; Şia hep sünnilerle savaşmıştır. Vahabiler de aynı şekilde sünnilerle savaşır, Şia ile savaşmayı göze alamazlar.
Osmanlı’nın Çöküşü ve İngiliz Tezgahları
İngilizler, enfaziyal güçler olarak Osmanlı’yı parçalarken belirli bölgeleri belirli devletlere bırakmışlardır. Petrol yataklarını almışlar, Suudluları ortak edinmişlerdir. Kavalalı Mehmet Ali Paşa Mısır’dan gelip Kur’an ve sünnete bağlı biri olarak ortalığı temizlese de sonra kendisi de farklı emeller peşinde koşmuştur.
Kurtuluş Savaşı’nda şeyhler, hocalar köy köy, ilçe ilçe, cami cami gezip insanları savaşa hazırlamışlardır. Halifeyi ve İstanbul’u kurtarmak davası etrafında bütün Anadolu ayağa kalkmıştır. Ancak Cumhuriyet kurulduktan sonra İngilizlerin baskısıyla Kurtuluş Savaşı’na destek veren bütün güçler tasfiye edilmiştir.
Türkiye’deki Siyasi Dengeler ve Cemaat Meselesi
Dünya üzerinde üç İslami güç kalmıştır: Sünni Müslümanlık başsızdır, onu temsil eden bir devlet yoktur. Şia Müslümanlığını İran temsil eder. Vahabi Müslümanlığını Suudi Arabistan temsil eder. Türkiye, Osmanlı’dan kalan tarihi birikim ve derin nüfuzlarla sünni Müslümanların sembolik liderliğini taşımaktadır.
Türkiye’de silahlı mücadele bir şekilde halledilmeye çalışılırken dini mücadele alanı açılmıştır. Tıpkı Suudilerin din adına Osmanlı’yla savaştığı gibi, Türkiye’de de bir cemaat hükümetle didişmiştir. 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta ortada olmayan bu yapı, bir anda hükümete cephe açmıştır. Bu, tarihte defalarca tekrarlanan bir tezgahtır.
Türkiye özgürleşme yoluna gittikçe baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Bunu askeri güçle yapamazlar çünkü ortaya çıkacaklardır. Bu yüzden ekonomi ve din üzerinden yapıyorlar. Kürtlerin haklarının verilmesi, ana dillerini konuşabilmeleri gibi adımlar hükümet tarafından atılmıştır. Bu hakları daha önce engelleyen de İngiliz ajanları olarak çalışan iç unsurlarıdır.
Dava Adamlığı ve Sufilik
Dava adamı olmak mala, mülke, metaya, insanların cebindeki paraya, makama, mevkiye tenezzül etmemektir. Sufilik de budur. Sufilik’te makam yoktur, mevki yoktur, rütbe yoktur. Bu dergahtan makam, mevki, rütbe bekleyen beklemesin; burada olmayacak.
Vasiyet şudur: Vefat ettiğimde herkes isterse yapacak. Rüyasında gördüğünü gidip oraya bağlayacak. Arkadaşlar kimi rüyanızda görürseniz ona gidip bağlayacaksınız. Bu kadar basit.
Mehdi Algısı ve Kıyamet Tarihi Meselesi
Ebced hesabıyla kıyamet tarihi veya mehdi tarihi çıkarmaya çalışanlar hata üzerine hatadır. Bir harfin değerini kafasına göre değiştiren, illaki istediği tarihi yakalayacak olan kimseler güvenilir değildir. Doksanlarda mehdi çıkacaktı, teyhir oldu. Doksan beşte, doksan yedide, doksan dokuzda, iki bin birde hep teyhir oldu.
Ümmeti Muhammed’in büyükleri zor anlar yaşıyorlar, sıkıntılı günler yaşıyorlar. Bu hengamenin içerisinde insanlara manevi bir kapı, bir nefes lazım. Rüyalarda ve hallerde Mehdi’nin veya İsa aleyhisselamın görülmesi gerçektir, inkar edilmez. Ama bunları tarih vermek için kullanmak yanlıştır.
Kıyamet kopacakmış, varsın kopsun. Ne olacak? Kıyametin kopmasına yüz yıl var deyip namazı mı terk edeceksiniz? Kıyamet yarın kopacak dense ne yapacaksan şimdi yap. Yarın ölecekmiş gibi dinine sımsıkı sarılıp yaşa. Kur’an ve sünnete bak, dinini yaşamaya bak, fıkhını öğren, etrafını öğret.
Fıkhi Meseleler: Fitre, Nisap ve Çeşitli Sorular
Fitre Kimlere Verilir?
Gelin, baba oğlu hükmünde olduğundan geline fitre verilmez. Oğluna fitre veren olmaz; gelin de oğlu hükmündedir. Fitre verecek olan kimsenin nisap miktarı kadar paraya sahip olması gerekir. Zekat verebilen fitre verebilir. Ancak herkesin fitre vermesi müstehaptır; yüz lira bile olsa bir fitre verilmesinde sıkıntı yoktur.
Nisap ve Fakirlik Ölçüsü
Bir kimsenin beş dairesi, altında son model arabası olsa bile nisap miktarı kadar nakit parası yoksa fıkıh açısından yine fakirdir. Geliri ne kadar olursa olsun, gideri de o kadarsa o adam yine fakirdir. Nisap miktarı kadar kenarda parası var mı yok mu, buna bakılır.
Uyuşturucu ile Mücadele
Nerede uyuşturucu satan var ise, nerede uyuşturucu kullanan var ise derhal ihbar edin. Memleketini seven, vatanını seven, geleceğini düşünen insanlar bu mücadeleye yardımcı olacaklardır. Adınızı soyadınızı verin, sıkıntı yok. Gençlik elden gidecek, Allah muhafaza eylesin.
Kaynakça
Ayet-i Kerime Kaynakları
- ‘Ey iman edenler! Sarhoşken namaza yaklaşmayın.’ — Nisa Suresi, 4:43
- ‘Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının.’ — Maide Suresi, 5:90-91
- ‘Ey iman edenler! Iman edin.’ — Nisa Suresi, 4:136 (İmanı kemale erdirme emri)
- ‘Sizin en değerliniz Allah katında en takvalı olanınızdır.’ — Hucurat Suresi, 49:13
Hadis-i Şerif Kaynakları
- İçkinin tedrici haram kılınması süreci — Sahih-i Buhari, Kitabü’t-Tefsir, Nisa Suresi Babı; Sahih-i Müslim, Kitabü’l-Eşribe, Hadis No: 1980
- Mehdi ile ilgili hadisler: ‘Ehl-i beytimden bir kişi çıkacak, yeryüzünü adaletle dolduracaktır.’ — Sünen-i Ebu Davud, Kitabü’l-Mehdi, Hadis No: 4282; Sünen-i Tirmizi, Kitabü’l-Fiten
- İsa aleyhisselamın nüzulü hadisi — Sahih-i Buhari, Kitabü’l-Enbiya, Hadis No: 3449; Sahih-i Müslim, Kitabü’l-İman, Hadis No: 155
- Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir — Sahih-i Buhari, Kitabü’l-İman, Cibril Hadisi
Fıkıh Kaynakları
- Fitre (sadaka-i fıtır) hükümleri ve nisap şartı — Merginani, el-Hidaye, Kitabü’z-Zekat, Bab-ı Sadakatü’l-Fıtr
- Nisap miktarı ve fakirlik ölçüsü — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabü’z-Zekat
- İçkinin haram kılınma merhaleleri — İbn Kesir, Tefsirü’l-Kur’ani’l-Azim, Nisa 43 ve Maide 90 tefsirleri
- Ebced hesabı ve dini hükümlerdeki yeri — Suyuti, el-İtkan fi Ulumi’l-Kur’an, Bab-ı Esrarü’l-Huruf
Tarihsel Kaynaklar
- Suudi Arabistan’ın kuruluşu ve Vahabi hareketi — Eyyüb Sabri Paşa, Tarih-i Vehhabilik; Cevdet Paşa, Tarih-i Cevdet
- İbn Teymiye’nin Kadiri tarikatı mensubiyeti — İbn Teymiye, Mecmuü’l-Fetava; Zehebi, Siyerü A’lami’n-Nübela
- Osmanlı-Suudi çatışması — Kavalalı Mehmet Ali Paşa dönemi belgeleri; Ahmed Cevdet Paşa, Tarih-i Cevdet
- Şah İsmail ve Safevi Devleti’nin kuruluşu — Hasan-ı Rumlu, Ahsenü’t-Tevarih; İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi
Kaynak: YouTube — 398. Dergâh Sohbeti
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
İlgili Sözlük Terimleri: Kâbe, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı