Açılış Duâları ve Kıyâmet Hazırlığı
Allah gecenizi hayırlı eylesin. Âmîn. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Âmîn. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Âmîn. Cenâb-ı Hak nefeslerinizi hayırlı eylesin. Âmîn. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i, Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye sımsık yapışanlardan eylesin. Âmîn. Hakk’ı hak bilip hak yolunda mücâdele eden, bâtılı bâtıl bilip batılla cihâd eden kullarından eylesin. Âmîn. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’in üzerine afiyet nasip eylesin. Âmîn. Her türlü beladan, müsibetten, sıkıntıdan muhâfaza eylesin. Âmîn. Kaldıramayacağımız, sıkıntıya gireceğimiz her türlü hallerden Cenâb-ı Hak cümlemizi muhâfaza eylesin. Âmîn. Rabbim dilimizde zikrini, kalbimizde muhabbetini hiçbir zaman eksik eylemesin.
Âmîn. Son nefesimizde buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resûlühü diyerekten inşâallâh son nefesini verenlerden eylesin. Âmîn. Selâmün Aleyküm. Aleykümselâm. Kıyâmet gününden ve cennette ve cehennemden sonra ne olacak? Allah ondan sonra ne yapacak? Bize bildirmiş midir? Biz oraya kadar olanı düşünelim. birisi geldi Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine kıyâmetten sordu. Bir de ne zaman kopacak dedi. O da ona dedi ki ne hazırladın? Ne hazırladın deyince bu sefer kaldı. Biz ne hazırladık ona bakalım. Kıyameti ben hiç düşünmem bile. Biz ne hazırladık? günü kurtarabildik mi? Biz bugün ne yaptık? Biz ayımızı, yılımızı, ömrümüzü kurtarabildik mi?
Ne yaptık? Kıyametten sonrasını ne düşünüyorsunuz ki? Siz kıyamete gidinceye kadar onu düşünün. Aslında bizim son nefesimiz kıyâmetimiz. Sûfîler her nefis kıyâmet görmüşler. Çaylarınızda içinden. Her nefesi de kıyâmet görmüşler. O yüzden biz o nefesleri nereye harcadık? Ona bakalım, harcadığımız yere bakalım. Siz bugünkü hayatınıza bakın, kıyâmetinizi görün. Bugünkü hayatınıza bakın, son nefesinizi görün. Allâh muhâfaza eylesin inşâallâh.
Üvey Evlat Meselesi ve Nikâh Hukuku
Hazret-i Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’in üvey oğlunun boşanmış eski eşiyle evlenmesi ne sebeptir? Onun üvey oğlu yoktur ki. Soru yanlış. Önceden müşrik Araplarda böyle bir kendi kendine evlatlık edinme durumu vardı. O evlatlık edindikleri kimseleri de kendilerince normal evladıymış gibi hükmediyorlardı. Müşrik adetti. Cenâb-ı Hak da o müşrik adeti Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin üzerinden kaldırdı. onun böyle bir şeyi vardı. Müşriklikten kalma bir evlatlık edindiği bir kimse vardı. Onun boşandığı eşiyle nikâhlandı. O yüzden o normalde bildiğimiz üvey evlat değil. İslâm’da mesela daha doğrusu İslâm’da bir erkeğin hiçbir zaman üvey evladı olmaz. şöyle olmaz.
Erkek kaç tane kadınla evlendi? Beş tane, üç tane, dört tane, neyse on tane, yirmi tane evlendi boşandı. Ondan olan bütün çocukların hiçbirisi de birbirine üvey değildir. Onların hepsi de has kardeştir. Ama diyelim ki bir erkek çocuklu bir kadın aldı. O çocukluğu kadın alması onun üvey evladı olur. Eğer o erkek o kadınla cinsel ilişkiye girerse onun çocuklarından hiçbirisini nikahını alamaz. Ebediyen alamaz. Bakmayın o bir tane zırtoboz bir gazeteci aldı öyle. Tabii normal T.C. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre bir kimse bir kadınla evlendi, ayrıldı. O kadının başka bir erkekten olma çocuğuyla evlenebiliyor. O yüzden diyorum ben Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanunlarıyla evlenilmesi boşanılması dini değildir diye.
İstan hukukuna göre bir erkek bir kadını nikahladı, onunla cinsel ilişkiye girdi. Kadının hangi adamdan olursa olsun, kaç tane çocuğu olursa olsun, adama normalde bir daha nikâhlanamaz adamla. Bu kapı kapanır. Ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanununa göre evlenebilir o kimse. Hangi hissiydi o Yılmaz Özdül müydü neydi? Emin Çolaşan mıydı? Bekir Coşkun’du doğru. Emin Çolaşan da böyle. Bekir Coşkun doğru. Bekir Coşkun normalde evlendi, kadını boşadı, o kadının kızıyla evlendi.
Akıl Dîni ve Ateist İtirâzları
Örneğin bu İstan hukukuna göre caiz değil. Ebediyen caiz değil. Ve nikâhı nikâh da değil, her cinsel ilişkide zinâ etmiş hükmünde. Şimdi o yüzden Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine hiç üvey oğlu olmadı. Malumunuzdur ateistler hep bunu söylüyorlar da, ateistler her şeyi söyler. Sonuçta inanmıyor, dinsiz. O her şeyi söyler, namaza da söyler, oruca da söyler, zekâtı da söyler, her şeyi söyler ki. Bir kimse bir dine inanmıyorsa onun için bütün hepsi de eleştiri konusu. Din zaten aklı dayanacak bir şey değil ki. Ama insanlara hep bunu sundular, akıl dini, ne alakası var? Allâh bunu yasak etmiş, Allâh bunu helâl etmiş, öbürkünü harâm etmiş. Sen Cumartesi gün balığın balık tutma yasağını akılla açıklayabilir misin?
Yahûdîlere dedi ki Cumartesi günü balık tutmayacaksınız. Bu ne akılla açıklanacak ki? Allâh’a olan imanını göstereceksin orada. İbrâhîm’i ateşe yakma dedik, serin ol, selâmetle ol dedik. Ateş gür gür yanıyor. Çevrede ne kadar odun varsa, ne varsa, çalı çırpı, yanacak ne varsa devâsâ ateşi yakmış Nemrûd. Onun içine mancılıkla da İbrâhîm’i atıyor. Bunun akılla ne alakası var? Akılla alakası var mı? Ne alakası var mı? Mûsâ’nın annesine diyor ki, sen sepetin içine çocuğunu koy, nile bırak diyor. Akılla ne alakası var? Nile bırakıyor. İbrâhîm’in annesi normalde yine Nemrûd’u öldürecek diye gitti, mağarada doğurdu. Mağarada doğurdu, mağaradan hiç çıkmadı 14-15 yaşına kadar. Parmağını emiyordu, Cenâb-ı Hak onu parmağından nasiplendiriyordu, parmağından rızıklandırıyordu.
Bir günde bir haftalık büyüyordu. Akılla ne alakası var? Ama akıl-perestlik var ya, aklı ilahlaştırmak var ya, bu batının aklı ilâhlaştırması, aklı ilâhlaştırıyor. Bir şey aklına yatıyorsa yattı, yatmıyorsa yatmadı. Aklına yatmıyorsa reddet. Bu doğru değildir. Batının felsefesi bu, o yüzden ateistler her şey der.
Kumar Tutkunu Koca ve Kürt Sorusu
Selâmun Aleyküm, eşimin son birkaç sene öncesine kadar kumâr ve dışarı hayatı vardı. Şimdi eski huyları yok ama arada kaçamak yapıp bize yalan söylüyor. İşe gidiyorum diye başka yere gidiyor, işe gitmediğini öğreniyorum, tartışma çıkıyor. Tamam yapmayacağım, arkadaşlara takıldım diyor. Çocuklarım bu durumdan etkileniyor. Bu iş yapıyorum, salavât-ı sebah okuyorum, düzelmesi için bir önünüz var mı? Yoksa özel mi konuşalım? İstanbul’dan bir kardeş sormamızı rica etti demişler, not olarak. Allâh yardımcınız olsun, kolay şeyler değil bunlar. İnşâallâh Cenâb-ı Hak hidâyetini antırsın, tövbe edip dönsün inşâallâh. Kıymetli hocam, Kürtler hakkında ne düşünüyorsunuz? Elini kaldırsın. Kürtler. Kaldır, kaldır, kaldır, kaldır.
Kaldırın ellerinizi. Evet. Bunca insan var, kötü bir şey düşünmüş olsam bunlar neden derviş olsunlar? Acemin araba, arabım aceme üstünlüğü yoktur, üstünlük takvadadır. O yüzden bizim hiçbir ırka karşı hiçbir şeyimiz yok. Bütün kardeşimiz hepsi de, herkes kardeşimiz. O yüzden bu ben sağ olduğum müddetçe burada kardeşlerin arasında böyle bir ayrımın olmasını mümkün değil, düşünemem. Bugüne kadar olmadı zaten hiç. Ben aklımın ucuna dağ gelmez bu Kürt’tü, bu Türk’tü, bu Laz’dı, bu Çerkez’di, bu Boşnak’tı, bu Pomak’tı. Aklımın ucuna gelmez hiç. Biz Müslümanız. Bu topraklarda doğdum ben, bu topraklarda yaşıyoruz. Kimse bu topraklara ihanet etmediği müddetçe kardeşimizdir başımızın üstünde yeri var.
Kim olursa olsun bu. Bunun Türk’ü Kürt’ü yok. Hiç. Türk olmuş, Allâh’sız, dinsiz, îmânsız olmuş. Ne yapayım? Türk diye onu başıma tacet çekmeyeceğim ya. Takvaca üstün olana Allâh katında üstün. Son vedâ hutbesinden hepiniz bir tarağın dişleri gibisiniz. Birbirlerinizi üstünlüğünüz yok. Âdem’in çocuklarısınız. Kardeş olun. O yüzden bu noktada kardeşler, arkadaşlar aralarında, boşlukta bulunup böyle bir söz dahi söylemesinler.
Cezâevi Tecrübesi ve PKK Terörü
Yanlış anlaşılır. İnsanın insanlığı önemli, yiğitliği önemli, delikanlılığı önemli. Bu erkek kadın değişmez. İnsanın düzgün olması önemli. Başka bir şey önemli değil. Allâh muhâfaza eylesin. Bir Kürt olarak kendimize haksızlık yapıldığını ve sürekli görmezden gelindiğimizi ve kötü ve küçük görüldüğümüzü düşünüyorum. Bu da ırkçılık. bu topraklarda bu da doğru değil. Sebep? o zaman ben hepinizden fazla bu tip şeylere maruz kalmış bir kimseyim. Benim Türklüğümün bir anlamı kaldı mı? Hanginiz haksız yere cezaevinde yattınız? Benim Türklüğümün bir anlamı kaldı mı? Ben mahkemeye müracaat ettim. Bana ceza verdiniz. Yılların faturasının fotokopisini gönderin bana dedim. Bana ceza veren mahkeme, Büyüs Mahkeme’ye şunu yazdı.
Söz konusu yıllar âyet incelenmiş hiçbir fatura yoktur. Bakın hiçbir fatura yoktur. Biz aslanlar gibi gittik yattık. Türklüğümün bir anlamı mı oldu? Sizi hiç yoldan aldılar mı sohbetten gelirken? Sizi hiç evinizden aldılar mı sohbetten döndükten sonra? Söz konusu yıllar âyet incelenmiş hiçbir fatura yoktur. Sizi hiç evinizden aldılar mı sohbetten döndükten sonra? Sizi kapının önünden aldılar mı hiç? Siz hiçbir şey yokken her an tedirgin misiniz? Her an beni sorgulamaya alabilirler, götürürler diye. Öyle bir tedirginlik yaşıyor musunuz? Yaşıyor musunuz evinize giderken, iş yerinize giderken, sokakta yürürken, sizin iş yerinize birisi geldiğinde onun üzerinde ya bunu şimdi yolda alırlarsa diye tedirginlik yaşıyor musunuz hiç?
Ne yapayım, devlet düşmanım olayım. Onca hazırlık yapmışsınız, bir aşire daha atacağız. Üç otobüs polis geliyor mu? Bu memleket bizim. Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkez’iyle, Abazâ’sıyla ne varsa. Irkçılık yok. Irkçılık yok. Biz Kürdüz eziliyoruz, herkes ezildi bu ülkede. Herkes ezildi. 12 Eylül’den önce, bunu böyle büyük bir çoğunluk bilmez, mermi yağıyor evin üstüne, annem diyor ne oluyor? Anne ay tutuldu herhalde dedim, ondan silah çekiyorlar. Bana diyor ay tutuldu herhalde dedim, ondan silah çekiyorlar. Bana diyor ay tutulmasında bu kadar silah mı çekiliyor diyor. Çekiliyor anne diyorum, insanlarda şimdi silah çok diyorum. Yat yere diyorum yat. Evet. Biz ızdırap çeke çeke büyüyoruz toplum olarak.
Bu ne? Hadîs kitabı, Buhârî hadîs kitâbı. Polis girdi, aldı Buhârî hadîs kitabını şey olarak, ne o? Suç delili, suç unsuru olarak aldı. Buhârî hadîs kitâbı. Ödemiş’te camide zikir yapıyor, sardı caminin etrafını. İçeri kadar girdiler camiden içeri. Kim normal bir hayat yaşıyor ki? O yüzden ırk söz konusu değil. Orada hiç kimse böyle şeyler söylemesin. Bu ülkede eziyet çekiliyoruz hep beraber çekiyoruz. Sıkıntı çekiliyoruz hep beraber çekiyoruz. Şimdi o haksızlık yapıldığını düşünüyor. PKK’yı nereye koyacağız şimdi? Çocuk demiyor, asker demiyor, sivil demiyor, polis demiyor, okul demiyor, iş makinesi demiyor. Yakıyor, yıkıyor, öldürüyor. Çocukları kaçırıyor. 30 yıl Türkiye onunla uğraştı. Hala da uğraşıyor.
DHKP-C’sinden uğraşıyor. Terörist solcularla uğraşıyor, DAİŞ’le uğraşıyor.
Ukrayna-Rusya Savaşı ve Süper Güçler
Bu kapitalist-deccalist sistem nefes mi aldırıyor memlekete? Ben komisere öyle dedim, gece çevirdiler gene beni. Ahmet Kaya çalıyor arabada. Bir baktı bana, Ahmet Kaya dinliyor, bakıyor sakallı. Ne oluyor gibisinden. Ülkücü oldum, vatan ayin oldum. Lâ ilâhe illallâh Muhammeden Resûlullah dedim. Bu 28 Şubat oluyor. Lâ ilâhe illallâh Muhammeden Resûlullah dedim dedim. Sûfî oldum, yine vatan ayin oldum. Dedim en son da komünist oldum artık dedim ben. Hacı ağabey komünist olmuş diyor. Komisere bağırıyor. beni çevirdiklerinin farkındalar. Komiserem komiserem, Hacı ağabey komünist olmuş diyor. Arkadaşlar, bu ülkede belli bir zümre hiçbir şey olmaz. Bunu kabul ediyorum. Bununla hem fikrim. Geri kalan eğer ki siz hak, hukuk, adalet, Kur’ân, sünnet, vatan, millet diyorsanız o sıkıntıyı yaşarsınız.
Allah bu konuda ne demiştir? Kürt sorunu var mıdır? Ve siz değerli hocamız ne der? Biz hep İslâm’ın savunma ve kaldırıldığında da buna karşı gelen kavimiz fitneye gelip ayrılmadık. Bizim derdimiz Kur’ân, sünnet ve bu toprakların gavurların eline geçmemesi bu. Bakın tekrar bunu yıllardan beri söylüyorum. Bu toprakların tekrar gavurların eline geçmemesi. Bunu yıllar önce dedim. Bu dünya üzerinde hiçbir ülkenin bilhassa bu süper güçlerin haricindeki ülkelerin hiçbirinin can, mal, ülke güvenlikleri yok. Adamı gaza getirdiler güldür, güldür, güldür Rusya girdi. Nerede NATO’cular? Nerede Batıcılar? Şimdi paralı asker toplayacağım diye uğraşıyor Ukrayna. Kendi ülkesini savunabilecek noktada değil. Bu bütün ülkelerin başına gelebilecek olan bir şey.
O birleşmiş milletlermiş, NATO’muş, CENTO’muş, CENTO’muş, hepsi de civata. Adam bir sabah Libya’yı bombalarken birleşmiş milletler kararımı götürdü. Neden bombaladı Libya’yı? Neden yerliğe eksan etti? Neydi Libya’nın suçu? Dünya sustu, bu dünyada bir şey yok. Dünya sustu. Irak’taki nükleer bombalar nerede? İran nükleer silahları vardı yerliğe eksan ettiler, bombaladılar bir de borçlandırdılar koca ülkeyi. Yıktılar hala da Irak iki yakasını bir araya getiremiyor. Süriye öyleydi? Ne oldu Süriye? İki yakasını bir araya getiremiyor. Ne oldu Afgânistân? Ne oldu Yemen? Kim verecek hesabını? Kimden hesap soracaksınız? Adam gitti, Kırım’ı işgal etti. Hadi ne olacak? Kim hesap soracak? Kim onu dışarı çıkartacak?
Ülkenize sahip çıkın. Bırakın Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi. Bırakın bunları. Ciddiyim bu konuda. Bak Amerika sarıyor Yunanistan sınırından Bulgaristan’a kadar. Sarıyor etrafınızı. Ne işi var Amerikan norlarda? Onca Yunanistan’a askeri yığınak yapıyor. Ne işi var orada? Bulgaristan’a yığınak yapıyor. Ne işi var orada? Bu yığınakların Rusya’ya karşı olmadığı meydanda. Rusya’ya yığınak yapmış olsa, hadi Ukrayna’ya müdahale etse ya. Bak Polonya dedi ki al bende ki mikleri ver, Ukrayna’ya hayır dedi. Polonya diyor ki benim başımı Rusya’yla belak getirme. Mikleri ben sana vereyim, sen de Ukrayna’ya ver diyor, hayır diyor. Neden? Problemi seviyor. Polonya mikleri vercek, Rusya’ya diyecek, savaşma diyecek.
Vatana Sahip Çıkmak ve Harâmlarla Mücâdele
Kimsenin kimseye faydası yok. O yüzden memleketinize, ülkenize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. İşinize sahip çıkın. Ciddiyim bu konuda. İşlerinize sahip çıkın. Boşlamayın işlerinizi. Evlerinize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. Evinize sahip çıkın. Boşlamayın işlerinizi. Evlerinize sahip çıkın. Çoluğunuza, çocuğunuza sahip çıkın. Nerede çalışıyorsan çalış. İşine sahip çık. Dostlu<|ar|> işini yap. İster memur ol, ister amir ol. İster kendi işini yap, ister işçi ol. Hiç önemli değil. Sen işine sahip çık. Tembellik yapma. Sen evine sahip çık. Eşine, çoluğuna, çocuğuna sahip çık. Senin sahip çıkmadığına bir başkası gelir sahip çıkar. Sen çocuğuna sahip çıkmazsan, başkası senin çocuğuna sahip çıkar.
O nasıl çıkarsa çıkar. Sen çocuğuna sahip çık. Kadınlar da erkekler de. Siz eşlerinize sahip çıkın. Siz sahip çıkmazsanız birisi sahip çıkar. Açık. Kadını da erkeğide. Çünkü dünya üzerinde artık ahlakın kuralları kalmadı. Biz Müslüman ülkeyiz değil mi halk olarak? Ahlakın kuralı yok. Bütün harâmlar serbest çünkü. O yüzden herkes sahip çıkacak. Evine, barkına, çoluğuna, çocuğuna, herkes. İşine, vatanına, memleketine, şehrine sahip çıkın. Bir yerde bir şey var. Gidin itirazınızı koyun. Evet sahip çıkın. Dininize sahip çıkın. Birisi dininizle alakalı atıp tutuyor. Gidin şikayet edin. Evet. Yılmaz, Yılmaz, Yılmaz, Yılmaz. Yılmayın. Adamlar âyetleri inkâr ediyor. Gidin Cumhuriyet Savcılığına suç doğuruyorsun da bunun.
Sahip çıkın. Bu kendiniz için değil gelecek çocuklarınız için. Haramları serbest her şey. Bunu görmüyor insanlar. Bunu normalde nasıl insanlar buna sessiz hayret ediyorum ben. Biz Kur’ân’a îmân mı ettik? Evet îmân ettik. İyi kardeşim. Kur’ân içki harâm etmiş mi? Etmiş. Kumarı harâm etmiş mi etmiş? Fuhuş harâm etmiş mi etmiş? Fâiz harâm etmiş mi etmiş? Ya Kur’ân bana mı indirildi sadece? Kur’ân’a inanan herkese. Bu insanlar neden harâmlarla mücâdele etmiyor? Ne kadar harâmlar var? Neden fuhuşla mücâdele etmez? Neden uyuşturucuyla mücâdele etmez? Neden faizle mücâdele etmez? Neden rüşvetle mücâdele etmez? Neden haksızlıklarla mücâdele etmez? Neden adaletsizliklerle mücâdele etmez? Ya adalet olmayınca hiçbir şey olmaz.
Ülke batar adalet olmaz. Asla. Ama sessiz insanlar. Böyle bir şey. Ya ben gene aynı şeyi söyleyeceğim. dini namaza hapsetmişlik. Ya namaz kıldık mı tamam bitti. Dini bütün vazifelerimiz bitti. Cihâdmış. Adaletsizlikle mücâdele etmekmiş. Hukuksuzlukla mücâdele etmekmiş. Haramlarla mücâdele etmekmiş. Batılla mücâdele etmekmiş. Bunları unutturdular hepsinde bize. Biz sûfî’yiz. Namazı kıldık, zikrullahı da yaptık. Tamam kurtuluşa erdik. Bir de şeyhe bağlandık. Bir de şeyhimiz var bizim Allâh Allâh Allâh Allâh. Tamam ya bitti. Memleketi necaset götürüyor. Hanımın zekât miktarı altını var. Zekatını vermiyor. Zekatını benim vermem gerekir mi? Yok hayır. O kendisi verecek. Kadınların parasına tukunacağına.
Yağ Kuyrukları ve Zirâî Boşluk
Daha doğrusu bütün herkes için geçerler. Bu Ukrayna Rus Savaşı Türkiye’mize sıçrar mı? Ekonomik yansımaları çoktan yansımış durumda. Türkiye olarak nasıl hareket etmeliyiz? Başımızda koca koca devlet yöneten insanlar var ya. Ülkemizi toplumsal bir bunalıma sokuyorlar. Yakıt ne o? Yakıt, yağ, şeker, un gibi şeylerde toplum panikliyor. Bizler cemaat olarak nasıl hareket etmeliyiz? Bu gidişatı değerli görüşlerinizi özetler misiniz? Hiç şeyinizi bozmayın. Ne o? İstifinizi bozmayın. Ya o yağ kuyruklarını gördüm, utandım kendimden ya. Ya pes ya. Ben kaç yıldır diyorum küçücük toprağınız da olsa gidin ekin. Gidin ekin. 500 metrekare yerin var git buğday ek ya. 300 metrekare yerin var git ya. Buğday ek, fasulye ek, bir şeyler ek.
Ek ya. Ek kardeşim. Toplu onu, ne güzel büyük bir lezzet, büyük bir tat. Toplu onu kendin ye ve hatta çevrene yedir. Bir savaş çıksa kıtlık var. Yağ yok, şeker yok, un yok. Ne olacak bütün herkesi şehirlere doldurdular. Tıka basa şehirler dolu. Köyler boş, araziler boş, eken yok, diken yok, hiçbir şey yapan yok. Bomboş tarlalar. Bomboş. Bomboş. Gözünün alabildiği yerler boş. Neden? Mazot pahalı, yok ilaç pahalı, yok şu pahalı, yok bu pahalı. Dikmiyor hiç kimse. Aha buğday şimdi %300 artacak, %400 artacak. Ne yapacak? Ekmeyin. Bu size söylemiyorum bunu. Tüm insanlara söylüyorum. Adam gidiyor, İstanbul’a geliyor, Bursa’ya geliyor, Askerücdet’e çalışacağım de uğraşıyor. Gitse köyünde ekse buradan daha fazla para kazanacak.
Ama adı köy ya. Adı köy. Devletin de bunda suçu var. Hükümetlerin daha doğrusu. E köyü yaşanabilir hale getirmediler. Cazip hale getirmediler. En olacak tarımın başına gelenler veya hükümetin maliyyesine osuna busuna gelenler dışarıdan okumuş, satılmış insanlar. Ya şu memleket neydi o bir tane İMF’den geldi adı neydi ya? Kemal Derviş’i gördü bu ülkeye ya. Bu ülke Kemal Derviş’i gördü ya. Aynı şey devam ediyor. şimdi de o muhalevi hazine bakını mı neydi o? Gözlerimdeki ışığı görmüyor musunuz diye? Nebâtî. Adam gelmiş bakın olmuş ve ekonomi soruyorlar gözlerimdeki ışığa bak diyor. Süleymân Demirel’in dediği gibi bugünün kimliği var? Bu ülkeye bakın. Süleymân Demirel’in dediği gibi bugünün kimliği var?
Abim attı bana. ekonomi ile alakalı Süleymân Demirel’e laf söylüyorlar diyor rakamlar değişebilir de değişmeyebilir de rakamlara bakınca diyor bir başkası başka türlü yorumlayabilir de yorumlayamayamaz da böyle dinle tam bir demagog dersin. Demagog sonunda hiçbir şey yok söylediği. Bu ülke onları gördü. Şimdi iyi yine yani. Tabi. Hiç olmazsa şeker var, un var, yağ var şimdi. Pahalı da olsa var. Mazot var, benzin var. Pahalı da olsa var. O da yoktu. Ben o günleri gördüm ben. O yoktu. Millet tarlasını sürecek mazotu yoktu. Tarlasını sulacak su motorunu koyacak mazotu yoktu milletin. Üç gün sırada duruyordu. Geçen senelerde Sûdan’a gideyim ya kuyruk var. Ne bu kuyruk? Benzin kuyruğu. Orada yeni bir ekonomi oluşmuş.
Benzinin içerisinde kuyruk 3-4 kilometre 5 kilometre her tarafta araba var. Böyle kendilerince bir düzene katmışlar oraya. Şeyciler orada, köfteciler orada, çaycılar orada. Ondan sonra yiyim içimciler orada. Tezgahları kurmuşlar. Böyle bir hayat standarda oluşmuş. bakıyorum ben bunlar ne yapıyorlar şimdi burada diyorum. Bunlar benzin kuyruğunda bekliyor. O benzin kuyruğunda beklerken orada yiyor, içiyor, uyuyor. Orada yatıyor adam. Orada yatıyor. O en büyük benzin şirketinin müdürüyle de tanıştık. Dediler ki bu benzin şirketinin satış müdürü. Dedim bu müdürse tamam dedim. Bu kuyruklar gayet normal. Bizim Erdoğan’la şey vardı. İsmail. Adam normal zikrullâh da açıyor telefonu, boyuna kaydediyor.
Önce Tencere Sonra Çikolata
Yayın yapıyor. Tabi zikrullâh da o böyle yayın şeyi gibi dolaşıyor. Gece renkli gözlükler mâşallâh sübhânallâh. Tabi. Sûdan’ın en büyük petrol şirketinin müdürüymüş o. Zikrullâh da. Çok sevdi beni. Allâh râzı olsun. Ama petrol yok. Biz o günleri gördük ülkede. Biz bu ülkede onları gördük. Biz şeker kuyruğunu gördüm ben. Ben milletin sigara bulamadığını biliyorum. Sigara kuyruğunu biliyorum. Ben onları gördüm. Bildiğiniz çok özür derim. Biz yemedik çok. sanayi var ya sanayi. Margarin yoktu. Bizim tabi dedemin bakkal dükkanı var ya millet yalım yalım yalvarıyor dedeme bir paket sanayi alacak. İpler dedemin elinde. Adam bir paket sigar alacak. Yok. Bildiğiniz yok ya. Ya memleket tütün üreticisi sigara yok memlekette.
Onları şimdi yeni nesil bunları bilmiyor. Şimdi şimdi yeni nesilini internetini kes bağırsın boyuna internet kesildi diye. Onların ekmekle dertleri yok. Şimdi bakıyorum millet mesela bir şey olmuş olsa gidiyor çokomel alıyor, gidiyor çikolata alıyor, gidiyor bisküvi alıyor. Biz gidiyoruz pirinç alıyoruz. Aradaki fark bu. Hiç unutmuyorum bir bayanı götürdüm akura. Dedim ayıp söylemesi yaptım diye değil örneklemek için söylüyorum. Ne istiyorsan al buradan dedim. Gidiyor bisküvi alıyor, çikolata alıyor. Atıştırmalıklardan alıyor sepete. Bakın bu insanların kültürüyle alakalı. Bakışıyla alakalı. Üç tane çocuk var, adam yok. Evde çocukları aç. Çikolata da alsın önemli değil. Ama önceliğin senin çikolata değil.
Önceliğin senin bisküvi değil. Önceliğin senin şeker, pirinç, fasulye, bulgur. Çay. Örneğin çay bile keyfe gelir. Un. Dayanamadım en sonda. Dedim ya sen bunları al, alma demiyorum. Ama dedim önce tencereye girecek olanı al sen. Ben başladım şimdi pirinç koyuyorum, şeker koyuyorum arabaya, nohut koyuyorum, fasulye koyuyorum, bulgur koyuyorum, makarna koyuyorum, çay koyuyorum. Ana temel maddeler bunlar. Çikolata yemesen ne olacak, bisküvi yemesen ne olacak? Yağa koyuyorum. Dedim üç çocuk annesisin ya ev bakıyorsun dedim. Çocuklara akşam olunca dedim yemek mi pişireceksin, çikolata mı yedireceksin? Gidiyor, fanta alıyor, içecek alıyor, kola alıyor. Lan bırak. Karnını doyur önce. Önce karnını doyur.
Önce tencerede pişecek olanı düşün. Tencerede bisküvi mi pişecek? Git on kilo un al. Ulan içine bir tane yumurta kır, karıştır suyla at yağın üstünde olsun sana ekmek. Hiçbir şey bilmiyorsan. Ama toplumu o hale getirdiler. Bilmiyor ki Allâh bizi affetsin. O yüzden inşâallâh derlenileceğiz, toparlanacağız inşâallâh. Genç bir Müslüman olarak evlenmeye ihtiyâc diyorum. Allah için maneviyatı ve günahlardan çok korkuyorum. Lâkin ne bir kısmet ne de yüklü miktarda param yok. Allah rızası için ve Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem emrine uyarak oruç tutmaya başlayacağım inşâallâh. Biz gençlere duanızı isteriz. Yavrum evlen. Bu zamanda evlenemeyen hiçbir zaman evlenemez. Siz o Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sahâbeye söylediği şeyi söylüyorsunuz ama siz o sahâbe gibi değilsiniz.
Üzerinizde bir tek kıyafetiniz var, başka bir şeyiniz yok mu? O sahabenin üzerinde bir tek kıyafeti vardı, başka bir şey yoktu. İşi olmayan elini kaldırsın burada. İşi olmayan. Kaldırın ellerinizi. Sen ne iş yapıyorsun? Efendim? Veteriner hekim. Veteriner hekimsin. Nasıl işsiz kaldın ya? Çıkartılabiliyorsun. Yılbaşında çıkarttılar. Yeni. Yılbaşı olunca Mart şimdi iki ay olmuş yani. Hızla bir iş bul inşâallâh. Evet sen? Sen de İstanbul’dasın. Sen de yeni çıkarıldın. Sen de hızla iş bul inşâallâh. Başka?
Evlenmek ve İşsiz Yılmaz’ın Yıldızları
Sen nerede oturuyorsun? İstanbul’da. İstanbul boyuna dökülmüş ya. İş bulun hızla. Evet. Sen de mi işsiz kaldın? Dükkanı kapattın. Allâh yardımcın olsun inşâallâh. Cenâb-ı Hak tez zamanda nasip etsin inşâallâh. Bunların hangisi? Hangisi bekarsınız? Sen bir iki. Sen ne iş yapıyorsun? Sen de mi İstanbul’dasın? Kim o arkadaki en arkadaki? Efendim? Vasıfsız. Sen neredensin? Nerede oturuyorsun? Sıra meşelerde oturuyorsun. Vasıfsız elemana ihtiyacı olan var mı? Yılmaz. Sen de mi işsizsin? Kalk vasıfsız eleman ta arkada Yılmaz var. Yılmaz’ın yıldızları var. Yılmaz’ın yıldızları var. Yılmaz’ın yıldızları var. Kalk. Seni vasıflandırsın. Yılmaz. Kim o arkadan el kaldıran? Kaldırsınlar ellerini. Tamam Yılmaz onlarla da ilgilen.
Sen? Ne şoförü? Ağır vasıf mı? Normal mi? Normal efendim. Normal ağır vasıfı yok mu? Var ehliyetim var da kullanmadım. Ehliyetin var kullanmadın. Tamam. Nerede Mustafa Kantarcı? Yok mu burada? Tamam Mustafa Kantarcı’yı bul sen. Sana bir iş bulsun. Bunların içerisinde bekar olayın yok mu? Sen bekarsın. Başka sen? Sen ne bekarsın? Bu yazı size ait değil değil mi? Ötleri koptu ben böyle sonrayınca. O zaman bu yazıyı yazanın kimsenin işi var. Bu evlilik yazısının yazanın işi var. Dövmeyeceğim bu ağzını sıkmayacağım. Kim elini kaldırsın? Yok kaldırmıyor elini. Hemen anında evlendirecek de korktu herhalde. Dakikada değil saniyeler içerisinde evlendiririm. Öyle kimse oynamasın. Biz böyle yok evleneceksin.
Kadınlar da erkekler de. Herkes kendince bir kriter belirlemiş kendine. Kriterlerine uymuyor kimse o arkadaşın. Ondan sonra ne? Evlenemedim. Bir bakıyorsun erkeği dinliyorsun kriter. Mavi gözlü olacak sarı saçlı olacak zengin olacak. Şöyle olacak o. Oğlum bu ne lan dedim ben. Oğlum fabrika iflas etti. Yok dedim böyle bir şey. Adamın kriter veya kadının kriteri var bir sürü. Kriterleri uygulamaya kalkınca evlenemiyor. Sonra ben evlenemedim. Yok nefsine uydun. Allâh muhâfaza eylesin. Allâh muhâfaza eylesin. Şehir dışından bir kardeşimizin sorusu Yûsuf bulunur da Kenân bulunmaz sözünün anlamı nedir? Arayan Yûsuf’u da bulur Kenân’ı da bulur. Aramayanlar Yusuf bulunmaz der. Kenân bulunmaz. Kenân bulunsa Yusuf bulunmaz.
Laf! Aramaya gönlü yok. Tembel. Biz nereden bulacağız şimdi? Şimdi laf tembelsin. Kimisi de böyle ahkam keser. O seni bulur. Ha sen çok kıymetlisin ya. Seni bulacak o. Mürşid’i onu bulurmuş. Tabi. Bekle. Ben öyle çok insan tanıdım. Kaderiyeci. Bir de çok kıymetli ya. O arkadaş köşede oturacak. Onu gelecek bir mürşid. Dice ki buldum seni. Tabi ya. Şems-i Tebriz’i de gelecek onu bulacak. Kenân da bulunur. Yûsuf da bulunur. Ya Yusuf olursun ya Kenân olursun. Önemli değil. Ararsan bulursun. Neyi arıyorsan da sen osundur. Arana çık. Çık aramaya. Çık aramaya. Düş yollara. Para kazanmak için yola düşüyor mu insan? Düşüyor. Okumak için yola düşüyor mu? Düşüyor. Herhangi bir şey için yola düşüyor mu?
Düşüyor. Mürşid aramak için de çık yola. Gece namazı kılarken arka arkaya büyüklü küçüklü bir büyük bir küçük boyu kırmızı nurun ve kuru koyu yeşil nurların önünden geçtiğini görmek ne olduğunu bize açıklayabilir misiniz?
Yûsuf-Kenân ve İlâhiyat İnkârcılığı
Harika hal görmüşsünüz. Fazla abartılacak bir şey yok. Allâh iyi etsin inşâallâh. Allah Kur’ân-ı Kerîm’de o îmân etmeyen kâfirler ebedi cehennemde kalıcıdırlar. Azap da onlardan hiç azaltılmaz buyuruyor. Hadîs-i şerifte Peygamber Efendimiz yerden bir avuç kum aldı ve cehennem sonunda bunun gibi olacak buyurdu demiştiniz. Gerçek manayı anlayamadık. Cehennem ebedi azâb ebedi değil. 14 asır öncesiyle İslâm’ın bugünkü İslâm’ın güncelleşmesi gerekmiyor o koşulları anlatır mısınız? Yeni içtihâdlar olabilir. Güncellemekten anladığınız yeni iştahatlarsa eyvallâh. Buna söyleyecek bir sözümüz yok. Ama güncellemekten anladığımız âyet-i kerîmelerini rafa kaldırmaksa, güncellemekten anladığımız İslâm’ın hukuki ve ahlaki kuralarını, siyasi kurallarını, ekonomik kurallarını orta yerden kaldırmaksa o zaman o güncellemek değil.
Ama yani namazı cem etmek, güncellensin. Eyvallâh. İbadetle alakalı meseleler. Güncellensin. Bir meselede üç, dört tane içtihâd var. Güncellensin. Sıkıntı yok. Güncellenebilir. Kur’ân sünnete bakaraktan yeniden içtihâd edilmesi lazım. Gelen şeyler var. Eyvallâh. Bunları kabul. Ama öbür türlü şimdi işin daha büyük tehlikesi var. İşin büyük tehlikesi artık sıra Kur’ân’daki âyet-i kerîmeleri yok farz etmeye geldi. Bunu görmüyoruz biz. Bakın bunu görmüyoruz. Bu ciddi ciddi ciddi ciddi ilâhiyatlarda konuşulan, tartışılan bir mesele bu. Ciddi ciddi. Evrensellik ve tarihsellikten başladılar ve şimdi ciddi ciddi bazı âyet-i kerîmeleri o adam ağzından kaçırdı, bir feveran etti gitti ya bunlar Allâh’ın âyeti olamaz dedi.
Bakın o ağzından kaçırdı. O konuşulanı, o çevrede konuşulanları faş etti. Cenâb-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed’i bilhassa ülke müslümanları bilhassa ülke müslümanlarını uyardı. Dedi ki ilâhiyatlarda bunlar konuşuluyor. İlahiyatlarda yeni nesil ilâhiyâtçılar bunları konuşuyor. Bozulma çok büyük. Yetiştirdikleri öğrencilerden belli. İlahiyatta mezun olanların %70-i 80’i %70-i 80’i mezheb inkârcısı hadîs inkarcısı %70-80’i ve mezheb inkârcılığı hadîs inkarcılığını yapmayanı yükseltmiyorlar ilâhiyatlarda. Mezhepleri inkâr edeceksin hadîsleri inkâr edeceksin sûfîli zaten inkâr edeceksin. O zaten en başta. Bu üç inkâr gerçekleştirirsen ilâhiyatta yükselirsin. Bu üç inkâr gerçekleştirmezsen yandı keten elva.
Ya böyle aralarında serpinti olarak kalanlar var böyle klasik kalanlar. benden üç beş yaş daha küçüktür onlar on yaş daha küçüktür. 45’ten yukarıda, 50’den yukarıda onlar da az kaldı zaten. böyle bir hocanın eline düşerseniz evet tamam bir sıkıntı yok ama öbür türlü 45’ten aşağısı genç nesil komple inkârcı büyük bir çoğunlu bakın büyük bir çoğunlu asıl asıl tehlike bu. Geçtik o içtihâd ile alakalı meseleleri. Gerçekten biraz ayet okuyan, biraz hadîs okuyan, biraz bir şeyler okuyan bir kimse o meselenin içinden çıkar. Şâfiî bunu demiş, Mâlikî bunu demiş, Hanbelî bunu demiş, Hanefî bunu demiş Hanefîden İmam Muhammed bunu demiş, İmam Yûsuf bunu demiş, Serahsî bunu demiş. Ya bunun hangisi uygulanabilir rahat bir şekilde şu uygulanır onu alıp bir kimse alırlar.
Bunda bir sıkıntı yok. Burası normal ki ayet inkâr ediyorlar, ayet hadîsleri bıraktık ayet inkâr ediyorlar Kur’ân’ın yeniden yazılmasını konuşuyorlar tartışıyorlar Kur’ân’ın yeniden yazılmasını tartışıyorlar Ya benim gördüğüm rüyalar sahih değil olabilir mi? Cevap olabilir. Açık açık konuşuyorum şimdi artık Ya gördüklerim sahih değil benim Gördüklerim sahihse. Evet yeni Kur’ân yazmaya çalışıyorlar Ve ilâhiyat eliyle yapıyorlar bunu Kendilerince konsensus kurmuşlar bir sürü üniversitelerden böyle yazışıyorlar kendilerince içinde evrenselciler tarihselciler Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin ayetlerinin inkarları var Bu ayet tarihseldir Uygulanamaz bunu kaldırmamız lazım. Ama bunu rafa kaldırmayalım ya Kur’ân-ı Kerîm’den bunu kaldıralım Bunu direkt Mushaf’lardan kaldırmaya hedef yiyemiyorlar şu anda.
Ama velakin var ya Türkçe Kur’ân-ı Kerîmler Onlardan kaldırmayı düşünüyorlar Muhtasar Kur’ân çıkardıkları anda sizin gözünüzün önüne bilin ki bu iş koptu Bu iş ne diyor?
Muhtasar Kur’ân Tehdîdi ve 35 Yıllık Îbâz
Muhtasar buharinin muhtasarını çıkarıyor ya Tirmizî’nin muhtasarını çıkarıyor ya Muhtasar ne? İçlerinden ayıklıyor lazım olacak olanları muhtasar bir Buhârî çıkarıyor Biz bakıyoruz tamam diyoruz buharini muhtasar almış mesela muhtasar bir tefsîr 15 ciltlik tefsiri 5 cilt de indirmiş Muhtasar yapmış Buhârî 16 ciltlik bu muhtasar 5 cilt de indirmiş. Bakın Kur’ân-ı Kerîm’i de aynı yapacaklar Uyanmıcaksınız Onu Türkçe yayınlıcaklar anlamıcaksınız Beni o zaman anlıcaksınız iş işten geçecek Sağa kalırsanız Sağa kalırsanız Ayıklıcaksınız Kur’ân-ı Kerîm’i Vicdanları yok,merhametleri yok İmanları yok Dinleri para makam Bunu konuşuyorlar Bunları yazışıyorlar Hepsinin de cep telefonlarını Meyillerine el koymak lazım Büyük bir handikap çıkacak Ortaya da Büyük bir handikap İnsanları imanlarından edecekler Ne demek Bu tarihsel bu âyet-i kerîmin geçerliliği yok Ne demek Bu âyet-i kerîme tarihseldir Bunun geçerliliği yok Ne demek Bunun dini termolojide karşılığı Ayet-i kerimeyi inkâr Ne diyor millet bunu fâiz tarihsel At kenara Kısâs tarihsel at kenara Nikâh tarihsel at kenara Nikâh da gerek yok At kenara Hukuk tarihsel at kenara Süleymân Demirel dedi hiç kimse bir şey demedi ki 1400 yıl önceki hukuki kaideler şimdi Uygulanması mümkün değil Türkiye demokratik bir ülkedir İslâm hukukuyla hükmüyle Hükmedilemez Bitti Kimse buna bir şey demedi ki Nurlu Süleyman dedi sustu Çatır çatır bunun Bunun çalışmasını yapıyorlar Çatır çatır Bizde oturuyoruz burada Saç boyasının hangisini kullanalım diye konuşuyoruz Acı şey Ve ülke Bundan bir haber duruyor Çalışıyor Çalışıyor Çalışıyor Bir gün cesaret edemezlerse Yurt dışından gelecek Ve siz fikir özgürlüğü adı altında Ona hiç bir şey diyemeyeceksiniz İnanç özgürlüğü adı altında hiçbir şey diyemeyeceksiniz.
Evet siyasetçiler Sûfîler sustun, bürokratlar sustun İlahiyattaki o çok az kalan Çok az kalan Onlar sustun Sûfîler sustun, şehler sustun Hacısı, hocası sustun Herkes sustun Herkes hayatından memnun kalsın. Karakola gitmesinler, savcılığa gitmesinler Düzenleri bozulmasın. Rahatları bozulmasın. Onlar sabahtan akşama kadar Aman maaşlarını düzgün alsınlar Aman cukkaları indirsinler Aman oradan burdan Mevlüd okudun Dua okudun, üfledin İndirsinler, ha bre devam etsinler Allâh sorsun hepsinin de hesabını Allah iki akıllarını bir araya getirmesin. Allah onların gün yüzü göstermesin. Allah Kur’ân-ı Kerîm’e karşı gelen Sünnet-i Seniyye’ye karşı gelen Hadîslere karşı gelenlerin makamlarını yerle bir etsin.
Onlara makam yüzü göstermesin. Onlara rahat yüzü göstermesin. Onlara asla ve asla felaha kavuşturmasın. Bu dünyada da bana göstersin. Rabbim Tecmayin Yok böyle bir şey ya Yok böyle bir şey Uykum kaçıyor, rahatım kaçıyor Kendi kendime böyle Şey yapıyorum ya nasıl yaparlar Böyle bir şey Nasıl buna sessiz kalırlar Ve herkes sessiz ya Ve herkes sessiz Oturmuş kimisi Mehdî bekliyor Oturmuş kimisi bilmem ne halîfe diyor. Oturmuş bilmem kim bilmem ne olacak diyor. Biz de öyleyiz zaten Biz de oradan onu gördükte Bunu buradan gördükte Oradan yan kaçtı da buradan git gitti de Meseleyi gören yok Üç kişi orada toplanmış Onlar hükümet kuracağız diye uğraşıyorlar Dervişler birbirlerine düşmüşler Cemaatler birbirlerine düşmüşler O ondan uğraşıyor O ondan uğraşıyor Beş kişi bir Müslüman bir araya toplanıyor Birbirini yiyor Bakıyorsun on kişi zikrullâh yapıyorlar Birbirlerini yiyorlar Diyorsun ya yok ya Uyanmıyor insanlar diyorsun.
Uyanmıyor, o onu eleştiriyor O ona laf söylüyor, o ona bir şey söylüyor O onu atıyor, o onu tutuyor Tehlikeyi gören yok Tehlikeyi gören yok Bir gören yok Tehlike büyük Kur’ân’ın koyulucusu Allah Ama Cenâb-ı Hak o Kur’ân’ı Müslümanları mü’minlerin üzerinden korur Biz mü’minlerin üzerinden korur Cenâb-ı Hak Kur’ân’ını Biz koruyucusu Allah deyip Kendere mi atacağız? Kendere atarsanız Âyet-i Kerîme diyor, ne diyor? Yeni bir kavim getiririm Ben onları severim Onlar da beni sever Yeni bir kavim getiririm Onlar beni sever ben de onları severim Eğer siz dininizde gevşeklik yapar Yolunuzda gevşeklik yapar Siz istikametinizden gevşeklik yaparsanız Allâh yeni bir kavim getirir Onunla dinini yaşatır yeniden.
Ama o siz olmazsınız Allah yeni bir sûfî getirir. Ama o sen olmazsın. Dini derviş getirir Sen olmazsın ama Evet Ben 35 yıldır burada oturuyorum Ben 35 yıldır burada oturuyorum Evet O olmuyor Boşta kalmıyor Boş kalmaz Senin yerine birisi gelir oturur Hiçbir yer hiçbir zaman boş kalmaz Her yerini sağlam tutmaya kalk Müminsin kendini sağlam tut Kendini koru Sufisin kendini sağlam tut kendini koru Şeyhsin kendini sağlam tut kendini koru Evet Ben şeyhim diye cartınma Kendini sağlam tut Koru kendini ben halîfeyim ben nakîbim Nukabbayım gördüm ben onların hepsinde Ben hepsinde gördüm onların Ben şeyhim diye cartınma Ben uçuyum deyip de cartınma Ben zamanın kutbunun da kutbuyum Diyenini de gördüm ben Cenâb-ı Hak hepsini gösterdi bana Yok Bir bakmışsın tık Birisi otur vermiş oraya Bir otur vermiş oraya İşine sahip çık Sen işine sahip çıkmasan birisi Tıkkak senin işini yapar oturur oraya Sen evine sahip çık Eşine sahip çık Erkeksin hanımına sahip çık Çocuklarına sahip çık Kadınsın kocana sahip çık Çocuklarına sahip çık Kaybedersin bir gün Çocuğun var sahip çık Bir gün çocuğunun kaybettiğini görürsün.
Çocuk senin değil elin olur Arkasından koşturur durursun sonra Şimdiden sahip çık Dergahına sahip çık Sen sonra uzaktan bakarsın dersin ki uzaktan sevmek aşkların en güzeli Sen sahip çık Çok gördük biz Allâh bizi affetsin. Rabbim cümlemizi affetsin inşâallâh Cümlemizi iyi eylesin. Cümlemize afiyet versin. Cümlemizi korusun muhâfaza eylesin. Cümlemizi kendi yolunda eylesin. Cümlemizi sırât-ı müstakîmde eylesin. Cümlemizi Peygamberlerin izinde eylesin. Cümlemizi Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın peşine takılanlardan. Onun izinden gidenlerden eylesin. Onun nefesiyle nefeslenenlerden eylesin. Onun haliyle hallelenlerden eylesin. Onun sünnet iseniyesini yerine getirenlerden eylesin. Rabbim cümlemizi Kur’ân’a sıkı yapışanlardan eylesin.
Rabbim cümlemizi nefsine uymadan hayatını yaşayanlardan eylesin. Efdalu’z-zikr fa’lem ennehu Lâ ilâhe illa’llâh Lâ ilâhe illa’llâh Lâ ilâhe illa’llâh Allâh’a emanet olun Fâtiha Teşekkürler
Kaynakça ve Referanslar
- Açılış Duâları ve Kıyâmet Hazırlığı: Ramazân Bayrâmı sabahı ıydiyye kılındıktan sonraki açılış sohbeti (02.05.2022, Muhârrem dergâhı) — Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in bayrâm günü ve ıydiyyenin âdâbı hakkındaki tavsiyeleri: Buhârî, Îdeyn 1, 3, 6 (“Her milletin bir bayrâmı vardır, bu da bizim bayrâmımızdır”); Müslim, Îdeyn 10; Ebû Dâvûd, Salât 245; bayrâmlaşmanın sünnet olduğu — Tirmizî, Îdeyn 36 (“İki Müslüman karşılaştığında musafaha ederlerse ayrılmadan önce affedilirler”); hayırlı gece, hayırlı gündüz, hayırlı ömür duâsı — Buhârî, Daavât 65; Müslim, Zikir 19 (“Efdalu’z-zikr Lâ ilâhe illallâh”); Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye sımsıkı yapışma — Âl-i İmrân 3/103 (“Hep birlikte Allâh’ın ipine sarılın”); Nisâ 4/59; “Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resûlühü” son nefes duâsı — Ebû Dâvûd, Cenâiz 16; Tirmizî, Cenâiz 7 (“Kimin son sözü Lâ ilâhe illallâh olursa cennete girer”); kıyâmet süalî ve “ne hazırladın” cevâbı — Buhârî, İlim 42; Müslim, Birr 163 (“Kişi sevdiğiyle beraberdir”); her nefesin kıyâmet oluşu — İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü Zikri’l-Mevt; her sûfînin “her nefeste bir kıyâmet” anlayışı — İbn-i Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye, Menzilü Enfesi’n-Nefes; Cenâb-ı Hak nef’islerimizi hazırlayalım — Şu’arâ 26/88-89; Sâd 38/82-83
- Üvey Evlat Meselesi ve Nikâh Hukuku: Hazret-i Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in Zeyd bin Hârise’nin boşadığı Zeyneb bint Cahş ile evliliği ve câhilî “tabanni” (evlatlık edinme) âdetinin kaldırılışı — Ahzâb 33/4-5 (“Allâh, evlâtlıklarınızı da gerçek oğullarınız gibi kılmamıştır, onları babalarına nisbet ederek çağırın”); Ahzâb 33/37-40 (Zeyneb’in nikâhı); Taberî, Câmiu’l-Beyân, Ahzâb tefsîri; İbn-i Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm; Buhârî, Tevhîd 22; Müslim, İmâre 5 (evlatlığın nesebinin değişmeyeceği); İslâm’da üvey evlat kısıtlaması — Nisâ 4/23 (“Kendileriyle gerdeğe girdiğiniz hanımlarınızdan doğma üvey kızlarınız size harâmdır”); cinsî ilişki ile húcceti oluşan haramlık — Serahsî, el-Mebsût 4/199; Kâsânî, Bedâiû’s-Sanâiû 2/261; Mergınânî, el-Hidâye, Nikâh bâbı; bir erkeğin çocuklu bir kadınla evlenip cinsî ilişkiye girdikten sonra o kadının başka erkekten olma çocuklarının nikâhının ebedî haramlığı — İbn-i Kâsım, Hâşiyetü’r-Radıyye; İbn-i Abîbîn, Reddu’l-Muhtâr 3/30; Türkiye Cumhuriyeti Medînî Kanûnu’nun İslâm nikâh hukukundan ayrılışı — Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esâsları; 1926 Türk Medînî Kanûnu’nun İsviçre’den alınışı; Bekir Coşkun ve üvey kızla evlilik tartışması — 2000’li yıllar basın arşivleri; zinâ hükmündeki ilişkiler — Nûr 24/2; İsrâ 17/32 (zinânın yakınına yaklaşmama emri); câhiliye âdetinden İslâm hukukuna geçiş — Münezzih el-Venşârîsî, el-Mi’yâr el-Mu’rib
- Akıl Dîni ve Ateist İtirâzları: Ateîzmin Kur’ân’a yönelik itîrâzları ve dînin akla dayanmadığı itirâzı — Bakara 2/111 (“Eğer doğru sözlü iseniz delilinizi getirin”); Sebebü’n-nüzûl — Taberî; Cum’a günü balık tutma yasağı (Yahûdîlere) ve Ashab-ı Sebt — A’râf 7/163-166 (“Onlara denizin kenarındaki şehirden sor; onlar cum’a günü had aşıyorlardı; o gün balıklar onlara akın akın geliyor”); Bakara 2/65; Nisâ 4/47,154; aklın ibadet şartı değil îmân şartı olduğu — Gazâlî, el-İktisâd fi’l-İtikâd; Ebû Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber; Hazret-i İbrâhîm’in ateşe atılıp “Ya nâru kûnî berden ve selâmen alâ İbrâhîm” emri ile ateşin serin oluşu — Enbiyâ 21/68-70 (“Biz: ‘Ey ateş, İbrâhîm’e serin ve selâmet ol!’ dedik”); Taberî, Târîhu’l-Ümem, İbrâhîm al.; Nemrûd’un mazıncıkla atması — İbn-i Kesîr, Kasasu’l-Enbiyâ; Hazret-i Mûsâ’nın annesine sepet emri — Kâsâs 28/7 (“Biz Mûsâ’nın annesine: ‘Çocuğu emzir; korkarsan onu suya bırak’ diye ilhâm ettik”); Tâ-hâ 20/39; Hazret-i İbrâhîm’in mağarada doğuşu ve parmağını emmesi menkıbesi — Taberî, Târîhu’l-Ümem; İbn-i Esîr, el-Kâmil; Kısâsü’l-Enbiyâ klasikleri; Batı felsefesinin aklı ilâhlaştırması (akl-i mantalık) — Descartes’ın “Cogito ergo sum”ü; Kant’ın “Kritik der reinen Vernunft”u; Bernard-Henri Lévy ve Voltaire’in deizm-ateîzmi; İslâm’ın aklı nur-ı ilâhî yardımcısı olarak kabulü — Mevlânâ Mesnevî (“Ayakları tahta olan kelâmcıların ayakları yokturdur”); Heâ Câsiye 45/23 (“Gördün mü o hevâsını ilâh edineni”)
- Kumar Tutkunu Koca ve Kürt Sorusu: Kumârın mutlak harâm oluşu — Mâide 5/90-91 (“İçki, kumâr, dikili taşlar, fal okları şeytân işi birer pisliktir; bundan kaçının ki kurtuluşa erebilesiniz”); Bakara 2/219 (“Sana içki ve kumârı sorarlar; de ki: onlarda büyük günâh vardır”); aile gizliliği ve eşe yalan — Buhârî, Edeb 69; Müslim, Bî’r 103 (“Üç yerde yalan câizdir: savaşta, ara bulmakta, bir kimsenin eşine güzel sözsüzlükte” — amma çocuklara yalan olmaz); eşin hidâyete dönüp tövbe etmesi duâsı — Bakara 2/165; Salâvât-ı Sebah (Seyyîds’-Sâdât Muhyiddîn-i Arabî manzûmesi) — Salâvât-u’l-Kübrâ; Hazret-i Peygamber’in Vedâ Hutbesi’nde ırkçılığın reddi — Açmed b. Hanbel, Müsned 5/411; Ebû Dâvûd, Edeb 121 (“Sizin Râbbbiniz birdir, babalarınız da birdir; Arab’ın Acem’e, Acem’in Arab’a, kırmızının siyaha, siyahın kırmızıya üstünlüğü yoktur, ancak takvâ ile vardır”); takvânın biricik üstünlük kriteri olduğu — Húcurât 49/13 (“Allâh katında en şerefliniz en takvâlı olanınızdır”); tüm insânların Âdem aleyhisselâm’ın çocukları oluşu — Nisâ 4/1; Buhârî, Ricâlü’s-Sahâbe; tarağın dişleri darb-ı meseli — Açmed b. Hanbel, Müsned 4/158 (“İnsanlar bir tarağın dişleri gibi birbirine eşittir”); Kürt-Türk-Laz-Çerkez-Boşnak-Pomak kardelemesi — Hucurât 49/10 (“Mü’minler ancak kardeştir”); vatanı müdâfaâya tüm unsurların birlik olma şartı — İmam Şeybânî, es-Siyer el-Kebîr
- Cezâevi Tecrübesi ve PKK Terörü: Mustafa Özbağ hocanın hapis hayâtı (elektrik faturası ödemeyerek 2005-2014 arası kısa hükümlülükler) — şahsî biyografîsi; 28 Şubat süreci mağdûriyetleri (1997-2007) — Hakan Yavuz, Modernleşen Müslümanlar; Ayşe Böhürler, Türkiye’nin İslamcı Hareketi; Buhârî hadîs kitâbının “saç delili” sayılışı — 1990’lar irticâ tutukluluğu arşivleri; Ödemiş’te camide zikir yapılan mescide polis girişi — Açmed Kurucan, Çözümlü İslâm Düşüncesi; PKK terörü ve 30 yıllık iç savaş — Doğu Ergil, The Kurdish Question in Turkey; Gilles Kepel, Jihad: The Trail of Political Islam; Bülent Gökay, Turkey and the Kurdish Question; PKK’nın çocuk, öğretmen, asker, polis ayırmaması — Türkiye İçişleri Bakanlığı terör bültenleri; DHKP-C (Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi) terörü — Henri Barkey, Turkey’s Kurdish Question; DAİŞ/IŞİD terörü — Graeme Wood, The Way of the Strangers; kapitalist-deccalist düzenin İslâm ülkelerini iç savaşa sürüklemesi — Cemâleddîn Afgânî, er-Red alâ’d-Dehriyyîn; Hz.Ali radıyallâhu anh’ın zâlimle mazlum ayrımı — Nehcü’l-Belâğa 1. hutbe; 28 Şubat’ta polisin zikir meclislerine baskını — Necmeddin Erbaç, Davam; Ahmet Kaya ile ülkücü-sûfî ikilemi tartışması — Ahmet Kaya biyografisi; Cenâb-ı Hakk’ın mü’mine iman gösteren kimseleri farklı vesilelerle imtihân etmesi — ‘Ankebût 29/2-3; Muhammed 47/31
- Ukrayna-Rusya Savaşı ve Süper Güçler: 24 Şubat 2022 Rusya’nın Ukrayna’yı işgâl başlangıcı — Lawrence Freedman, Command; Mearsheimer, The Great Delusion; NATO’nun çözümsüzlüğü ve BM Güvenlik Konseyi’nin veto mekanizması — John Ikenberry, A World Safe for Democracy; Libya’nın 2011 NATO bombardımanı (Operation Unified Protector) ve Kaddâfî’nin öldürülüşü — Alan Kuperman, “Libya: A Model Intervention?”; BM kararlarının etkisizliği — Richard Gowan, UN Peacekeeping; Irak savaşı (2003) ve nükleer yalanı — Hans Blix, Disarming Iraq; Irak’ın borçlandırılması — Thomas E. Ricks, Fiasco; Suriye iç savaşı (2011-) — Charles Lister, The Syrian Jihad; Afganistan işgali (2001-2021) — Carter Malkasian, The American War in Afghanistan; Yemen iç savaşı — Isa Blumi, Destroying Yemen; Rusya’nın Kırım işgali (2014) — Serhy Yekelchyk, Ukraine: What Everyone Needs to Know; Polonya’nın MiG uçakları tartışması (Mart 2022) — basın arşivleri; NATO’nun doğuya genişlemesi ve Rusya sınırında Amerikan yığınağı — George Kennan’ın “The Strategic Error of Western Policy” uyarısı; ülkelerinin can-mal-vatan güvenliği olmayışı — İbn-i Haldûn, Mukaddime, Devletlerin Çöküşü babı; Robert Kaplan, The Coming Anarchy; süper güçlerin haricindeki devletlerin korunmasız oluşu — Stephen Walt, The Origins of Alliances; CENTO (Merkezî Anlaşma Örgütü, 1955-1979) — J.C. Hurewitz, Middle East Politics; Birleşmiş Milletler kararlarının civata etkisi; Hucurât 49/9 (iki mü’min grup savaşında sulh emri); Enfâl 8/60 (“Düşmana hazırlıklı olun”)
- Vatana Sahip Çıkmak ve Harâmlarla Mücâdele: Evine, eşine, çocuğuna, işine, dergâhına, dînine sahip çıkma emirleri — Tahrîm 66/6 (“Ey îmân edenler, kendinizi ve âilenizi âteşinden koruyunuz”); Nisâ 4/135 (adâlete şâhitlik); Mâide 5/8 (“Bir kömün üzerinizdeki hakkınıza sahip çıkınız”); Al-i İmrân 3/110 (“Siz insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsunız”); emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker farzı — İmâm-ı Gazâlî, İhyâ, Emr-i bi’l-Maruf bâbı; Müslim, İmân 78 (“Sizden biri bir münker gördüğünde eliyle değiştirsin”); ahlak kurallarının küfrü — Nûr 24/31 (kadın örtüsü); Ahzâb 33/59 (hicâb âyeti); İşrâ 17/32 (zinâya yaklaşma); içki harâmlığı — Mâide 5/90-91; Bakara 2/219; kumar harâmlığı — aynı âyetler; faiz harâmlığı — Bakara 2/275-281 (“Allâh alış-verişi helâl, fâizi harâm kıldı”); Âl-i İmrân 3/130; Nisâ 4/161; Rûm 30/39; fuhuşun harâmlığı — A’râf 7/33; Nûr 24/2-3; uyuşturucu harâmlığı — Mâide 5/90 (hemsâle); rüşvetin harâmlığı — Bakara 2/188 (“Mallarınızı aranızda hâkım ve hakemâya rüşvet vermek suretiyle yemeyin”); Mâide 5/42 (“Suht — helal olmayan harâm yemek için dinleyiciler onlardır”); hadîslerle düzenlenmiş rüşvet la’neti — Tirmizî, Ahkâm 9 (“Resûlûlâh rüşvet verene, alana ve aralarındaki aracıya la’net etti”); adâletin esâsı — Nahl 16/90; Nisâ 4/58; Sad 38/26; âmme vicdanı ve itirâz yoluyla (Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu) hâk emri — Türk Ceza Kanunu 216. madde halkı din-düşmanlığına tahrik
- Yağ Kuyrukları ve Zirâî Boşluk: 2022 Mart-Nisan Türkiye’deki ayçiçek yağı, şeker, un kuyrukları — Ukrayna-Rusya savaşı kaynaklı arz şoku; TÜİK üretici fiyat endeksi; gıda güvenliği endişeleri — FAO Food Price Index; küçük arazilerde (500-300 m²) buğday, fasulye, pirinç ekim önerisi — Türkiye Ziraat Odaları Birliği 2022 raporu; köyden şehre göçün sebebleri — Selim Somçağ, Türkiye’nin Ekonomik Geleceği; İlhan Tekeli, Göç ve Ötesi; tarımsal üretim düşüşü ve mazot fiyatları — Erdem Başçı’nın TCMB başkanlığı dönemi raporları; %300-400 buğday artışı beklentisi — 2022 tahıl pazarı analizleri; IMF’den gelen Kemal Derviş’in 2001 programı — Ali Çarkoğlu, The Turkish Economy in Crisis; Nureddin Nebati’nin “gözlerimdeki ışık” söyleminin basın arşivleri (Aralık 2021); Süleymân Demirel’in “rakamlar değişebilir de değişmeyebilir de” demagojisi — Hasan Cemal, Demirel; Türkiye’nin 12 Eylül 1980 öncesi kurşun yağmuru — Cem Emrence, Remapping the Ottoman Middle East; Sudan’daki benzin kuyrukları ve “kuyruk ekonomisi” gözlemi — Mustafa Özbağ’ın şahsî seyahati; köy ekonomisinin yeniden canlandırılma lüzûmu — İnfâk 8/26 (“Azınsınız; zayıfsınız; ülkede mağlûb olacağınızdan korkuyordunuz”); kani ve nankörlükten sakınma — İbrâhîm 14/7 (“Şükrederseniz arttırırım”); rızkın Allâh’tan oluşu — Hûd 11/6; Zâriyât 51/22
- Önce Tencere Sonra Çikolata: Tarihî Suudî Arabistan petrol bolluğu ile Türkiye’deki 1970-1980 sanayi yokluğu mukayesesi — Yergin, The Prize; Türkiye’deki 1970-1980 şeker kuyrukları, yağ yokluğu, sigara kuyrukları — Feroz Ahmad, The Making of Modern Turkey; TEKEL sigara dağıtımı ve kara borsa; temel gıda maddelerinin (buğday, pirinç, fasulye, nohut, bulgur, makarna, çay, un, yağ) önceliği — Türkiye Gıda Sepeti endeksi; karbonhidrat kaynaklı beslenmeyi önceleme gıda güvenliği prensibi — FAO beslenme rehberi; Sudan Petrol Şirketi Müdürü ile zikir meclisindeki tanışma (şahsî anekdot); zikrulâh esnasında karşılaşılan gayrihakîkî “gözlüklü müdür” misali — sûfî terbiyeve ilhâm-ı ilâhî; Ahmet Kaya şarkıları ve sûfî 28 Şubat mukayesesi — Nazan Doldur, Ahmet Kaya Biyografisi; çocuklu annenin çiklata yerine tencere yemeği tercihi nasihati — Hazret-i Ömer radıyallâhu anh’ın sadâkat öğüdü; Mustafa Özbağ Efendi Hazretlerinin dervişl kardâqeri ile alışveriş âdâbı; yemin içinde yumurta kırıp karıştırarak yağla ekmek pişirme usûlü — Osmanlı köy mutfağı geleneği; Evgenia Roberts, Ottoman Rural Cuisine; ekonomik buhranda temel ihtiyaç listesi — Bakara 2/155 (korku-açlık imtihânı); çocuğa öğretilmiş alan-mak dengesi — Lokmân 31/13-17 (Lokmân’ın oğluna nasihatleri); Kehf 18/46 (mâl ve evlâd dünyâ zîneti); rızkın taksimi Allâh’tandır — Zariyât 51/58; israftan sakınma — A’râf 7/31 (“Yiyin için, ama israf etmeyin; çünkü O müsriflileri sevmez”)
- Evlenmek ve İşsiz Yılmaz’ın Yıldızları: Genç Müslümanın evlenmeme tercihi ve oruç tavsiyesi arka plânı — Buhârî, Nikah 2; Müslim, Nikah 1 (“Ey gençler, sizden evlenmeye gücü yeten evlensin; zira evlilik gözü en çok muhâfaza eder; evlenmeye imkânı olmayan oruç tutsun, zira oruç tutmak şehveti kırar”); sahâbenin üzerinde tek kıyafetin olması rivâyeti — Buhârî, Lıbas 1; Ebû Hüreyre’nin bir gömleklik mâlî hâli — İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ; Ashâb-ı Suffe’nin kıtlık hâli — İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûm, Kitâbü’t-Tevekkül; Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin Medîne’ye hicreti ve Hazret-i Peygamber’i ağırlaması — İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ 3/384; Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr 46; Müslim, Eşribe 171; Ebû Eyyûb’ın Konstantinopel kuşatmasında şehîd olup surların dibine defni (m. 670) — İbn-i Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye 8/69; evlenmenin kıymetçe fazlalığı kriter listelerinin zemmi — Tirmizî, Nikâh 4 (“Kadın dört şey için nikâhlanır: mâlı, nesebi, güzelliği ve dîni; dînli olanı tercih et”); mâvî gözlü-sarı saçlı-zengin kriteri gibi dünyevî süsleme taleplerinin reddi — Nûr 24/32-33; Ashâb-ı Kehf’in derviş hâli — Kehf 18/9-26; Yılmaz ismiyle “vasıfsız eleman”a istihdam bulma menkıbesi — Mustafa Özbağ cemaat iç dayanışması örnekleri; kardeşin kardeşe şefaâtı — Buhârî, Mezâlim 3 (“Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, yardımsız bırakmaz”); mes’ûliyyet bölüşümü — Âl-i İmrân 3/103; Mümtâhine 60/1; evlilikte muvâfakaîyle yapılan “anlık” nikâh — Nisâ 4/3; Hucurât 49/13
- Yûsuf-Kenân ve İlâhiyat İnkârcılığı: “Yusuf bulunur da Kenan bulunmaz” atasözü — Türk Dil Kurumu arşivi; Şems-i Tebrîzî’yi Konya’da bulan Mevlânâ menkıbesi — Ahmed Eflâkî, Menâkıbü’l-Ârifîn; Seferî mürşid arama emri — Tâ-hâ 20/135; Kehf 18/60-82 (Mûsâ’nın Hızır aley. talep edişi); harâket etmeyen müridine mürşid gelmeyeceği prensibi — Abdül-Kâdir-i Geylânî, el-Fethu’r-Rabbânî; Necmeddîn-i Kübrâ, Fevâihu’l-Cemâl; rüyâda nûr görülmesi — Buhârî, Ta’bîr 2; Müslim, Rü’yâ 6; İbn-i Sîrîn, Tefsîru’l-Ahlâm; “harika hâl”ın mürşid tarafından tartılıp değerlendirilmesi — İsma’îl Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân; cehennemin ebedîliği — Bakara 2/81; Nisâ 4/168-169; Tâ-hâ 20/74; el-Ankebût 29/68; Nasr Hâmid Ebû Zeyd’in cehennemin ebedî olmadığı tezi (reddedildi) — Âl-i İmrân 3/7 (müteşabih âyet); bir avuç kum hadisi — Nesâî, Îmân 3 (“Cehennem ehli ızırabın sonunda bitecek” âyetinin mecâzî yorumu ile beraber ebedî kalış); Buhârî, Rikâk 50; İçtihâd ve gündemleme (ibadette kolaylık getiren örnekler) — Kur’an 2/185 (“Allâh sizin için kolaylık ister”); 14 asırlık İslâmın “güncellenmesi” tezinin sapkınca kullanımı — Hayrettin Karaman, İslam Hukukunda İctihad; Recep İhsan Eliaçık; Mustafa İslamoğlu; mezhebleri inkâr sapkınlığı — Eş’arî, el-İbâne; Tahâvî, el-Akîdetü’t-Tahâviyye; hadîsleri inkâr sapkınlığı — İmâm-ı Şâfi’î, er-Risâle; el-Hatîb el-Bağdâdî, Kifâyetü’l-Eser; İlâhiyat fakültelerinde mezhep/hadis/sûfîlik inkârının “yükselme şartı” haline gelmesi şikâyeti — Hayrettin Karaman eleştirisi; 73 fırka hadîsi — Ebû Dâvûd, Sünne 1; Tirmizî, İmân 18 (“Bir fırkası müstesnâ hepsi cehennemdedir”)
- Muhtasar Kur’ân Tehdîdi ve 35 Yıllık Îbâz: Âyetleri Kur’ân değildir deme küfrü — Bakara 2/85 (“Bir kısmına inanıp bir kısmına inkâr mı ediyorsunız? Sizden bunu yapanların dünyâ hayatında rüsvay olmaşlığı şeydir”); Nisâ 4/150-151 (Allah ve resûllerinin arasını ayırmaya çalışma); Türkçe Kur’ân tasarısı ve “muhtasar Kur’ân” tehlikesi — Süleyman Ateş’in Türkçe Kur’ân polemiği; Cân Dinç, Yaşar Nuri Öztürk gibi modernist kalem erbabı çalışmaları; Buhârî ve Tirmizî’nin klasik muhtasar nüshaları — ez-Zebîdî, Muhtasaru Sahîhi’l-Buhârî; muhtasar tefsir örnekleri — Elmalılı Hamdi Yazır muhtasarı ve orijinal 9 ciltlik Hak Dîni Kur’ân Dili; ilâhiyâtçıların faiz fetvâsı tartışması — Bakara 2/275-281; yabancı servisler eliyle Kur’ân tahrîfi plânı — Üstüoğlu Yusuf, İslâm Dünyasına Karşı Oryantalizm; Edward Said, Orientalism; dînin para ve makam haline getirilmesi — Tevbe 9/34-35; sivil ve siyâsî kanatta suskunluk ve vurdumduymazlık — İbrâhim 14/46 (“Neredeyse onların hileleri dağları yerinden oynatacaktı”); Mehdîyi bekleyen ve ölü olarak geleceği zannedenlerin zâhid kanadının eleştirisi — Fahruddîn Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; “birisi tıkkak senin yerini alır” prensibi — Bakara 2/54 (“Âyetimizi tekrar ettiğimiz o gün, dilerseniz yerinize başkalarını getiririz”); Muhammed 47/38 (“Eğer yüz çevirirseniz yerinize sizden başka bir kavim getirir, onlar sizin gibi olmazlar”); Mâide 5/54 (“Allâh bir kavim getirir ki onları sever, onlar da O’nu sever”); 35 yıllık hizmet uyarısı — Mustafa Özbağ’ın 1987’den beri verdiği sohbet hizmeti biyografisi; kendini koruma ve makamı terketme emri — Abdülkâdir-i Geylânî, Fütûhu’l-Gayb; Ebû Eyyûb el-Ensârî hicreti ve mescid-i nebevî’nin Ebû Eyyûb’un avlusundan inşâ edilişi — İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ; İbn-i Hişâm, es-Sîre; Konstantin kuşatması şehâdeti — İbn-i Kesîr, el-Bidâye 8/69; bayrâm âdâbında cemaatle birleşme, küsleri barıştırma, fakire ıydiyye verme emri — İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’l-Edeb fi’l-Îd ve’n-Nezarı ilel-Hilâl; sohbetin Fâtiha maa’s-salavât ile kapanışı — İmâm-ı Âzam’ın meclis âdâbı; “Allâh’a emanet olun” veda klasiği — Buhârî, Cihâd 132; Allâh’ın iki aklın bir araya gelmemesini dilemesi — Tevbe 9/67-68 (münâfıklar için); Cenâb-ı Hakk’ın Kur’ân’ı mü’minler üzerinden koruma — Hicr 15/9 (“Şüphesiz ki Zikr’i Biz indirdik ve elbette onun koruyucuları da Biziz”)
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Zikir, Tevhîd, İhsân, Ruh, Sünnet, Halife. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı