Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Hadis(451) — Sayfa 5/5
Hz. Pir bu ayeti kerimeyi tersinden okuyor ve ne anlatmaktadır?
Hz. Pir bu kimseleri çok daha faziletli görmüştür; çünkü bunlar kendi nefislerini ortadan kaldıran kimselerdir. Hatalarından dolayı kendilerini "kendine zalim" olarak görmüşler; Âdem’in yolunda gidenlerdir bunlar. Hatasız ve kusursuz görmemiştir kendilerini.
Hz. Pir bu ayeti bu açıdan okuyarak ne söylüyor?
Hz. Pir bu ayeti bu açıdan okuyarak şunu söyler: bu hal müteşabihtir, ama anlaşılabilir.
Hz. Pir bu sözü söylerken hangi hadis-i şerife dayandırıyor?
Hz. Pir bu sözü söylerken bir hadis-i şerife de dayandırıyor Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyuruyor: "Yakîn sahibi olsaydınız, cehennemi ayakkabı bağınızı gördüğünüz gibi yakînen görürdünüz; cenneti de öyle görürdünüz."
Nefsini bilen Rabbini bilir nedir?
"Nefsini bilen Rabbini bildi" rivayeti, bazı muhaddislerce zayıf görülse de Hz. Âişe annemizden nakledilen ve aynı manayı destekleyen başka bir hadis-i şerif mevcuttur: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e "İnsan Rabbini ne zaman tanır?" diye sorulduğunda "Kendini bildiği zaman" cevabını vermiştir. Bu hadisi büyük âriflerin tamamı kabul etmiş ve onun üzerine odaklanmıştır.
Hadis Külliyatına Bütüncül Bağlılık nedir?
Sohbetin son bölümünde Efendi Hazretleri hadis meselesindeki tutumunu açıkça ortaya koymuştur: elindeki yaklaşık otuz üç hadis kitabında geçen tüm hadisleri, anlamını bilse de bilmese de, toptan kabul etmektedir. Bir hadisin "zayıf" olarak nitelendirilmesi, o hadisi reddetmek için yeterli gerekçe değildir; zira bugün müteşâbih gibi görünen bir rivayetin manası ileride anlaşılabilir.
Hz. Peygamber’in hurma bahçesi hadisi ne anlama gelir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in hurma bahçesiyle ilgili hadisi, önemli bir ilke ortaya koyar: Bazı konularda O’nun sözü, zâhirî bir deneyim veya tahminden ibarettir. Bu, O’nun mânevî ilmini zedelemez; aksine O’nun ilminin kaynağının vahiy olduğunu, dünyevî işlerde ise ashâbın tecrübesinin değerli olduğunu gösterir.
Allah dostlarının meclislerinde ne tür konular konuşulur?
Yanlarına gidildiğinde ya ilmî bir soru soruluyor, ya tasavvufî bir mesele konuşuluyor, ya bir hadîs, bir âyet-i kerîme veya bir fıkıh meselesi müzâkere ediliyor.
Kaynak: Allah dostlarının vasıfları
Örneğin işte içkiden sarhoş oluyor mu?
Habal denilen. Cehennem ehlinin irinler inden içirilecek tinet habal ne biliyor musunuz. Bir kimsenin bu cehennemde bir içecek bu sarhoş edici. İnsanın aklını gideren içki gibi. İşte bütün türleri dahil buna uyuşturucu gibi bütün türleri dahil buna aklı giderici bu tip maddeleri kullanan bu tip içkileri kimselere cehennemde içirilecek olan özel bir irin yalnız burada şunu dikkatinizi çekmek istiyorum hani hadis-i. Şerif var ya methedilen de sarhoş oluyor birisi. Örneğin işte içkiden sarhoş oluyor. Öbürkü de meth edilmekten sarhoş oluyor. İkisi de sarhoş o zaman. İkisi de neye içirilecek. İkisi de bu tinet habal denilen irinden içirilecek dünya. Sarhoşu olabilirsin ondan içirilecek böyle bir hani dünya. Sarhoşu ne demek adamın 3 be kuruşu var sarhoş olmuş dünyayı o yarattı sanki.
Kaynak: Yol uzun asla methedenlerin methine kanmayacaksın, kanarsan kibre düşersin
Siz dini oyun oyuncak mı sandınız dini oyuncak ettiniz ya be hadis bilmezler bir ilimsiz der midir?
Siz dini oyun oyuncak mı sandınız dini oyuncak ettiniz ya be hadis bilmezler bir ilimsiz der. Siz okuduğunuzu anlamaktan uzaksınız o zaman ya da okumuyorsunuz ya.
Kaynak: İslam’da def çalmak, şiir, ilahi okumak haramdır, İslam’da eğlence yoktur diyenl
Hadîs: Kalp — Buhârî, Sahîh, "Îmân", 39 — ne anlama gelmektedir?
Hadîs: Kalp — Buhârî, Sahîh, "Îmân", 39 — "Dikkat edin! Vücutta bir et parçası vardır; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalptir."
Kaynak: 14. Sır makamı 4 kapı 40 Makam
Hz. Muhammed Mustafa, ashabı kirâmı ile yürürken herkesin bir hayvanı kokusundan ağzını, ve burnunu kapattığını görmesine rağmen, o hayvanın güzel taraflarını görüp "Ne kadar güzel işleri varmış!" demiştir. Bu hadis ne anlama gelir?
Bu hadis-i şerif, bizim ne şeyi çirkin görme, ne şeyi keri görme noktasında olmadığımızı göstermektedir.
Allah sevgiyi 100 kısma bölmüştür; bir kısmını yaratılmışlara, 99 kısmını kendi uhdesinde tutmuştur (Müslim, Tirmizi). Bu hadis ne anlama gelir?
Allah sevgiyi 100 kısma bölmüştür; bir kısmını yaratılmışlara, 99 kısmını kendi uhdesinde tutmuştur.
Hayvana yumuşak davranmanın neden önemli olduğunu anlatır mısınız?
Hadis: Hayvana yumuşak davran; çünkü yumuşaklık nerede bulunursa orayı güzelleştirir (Müslim, Tirmizi)
Kesme işi yapılacaksa nasıl davranılmalıdır?
Hadis: Kesme işi yapılacaksa, o da eziyet olmaksızın gerçekleştirilmelidir (Müsl, Tirmizi)
En fazîletli cihâd ne olup, hangi hadîs’te anlatılmıştır?
En fazîletli cihâd — Ebû Dâvûd, Sünen, "Melâhim", 17 — "Cihâdın en fazîletlisi, zâlim sultânın karşısında hak sözü söylemektir."
Kaynak: 9. Toprak olmak 4 kapı 40 Makam
Hadîs: Din nasîhattir — Müslim, Sahîh, "Îmân", 95 ne der?
Hadîs: Din nasîhattir — Müslim, Sahîh, "Îmân", 95 — "Din nasîhattir. Kime yâ Resûlallâh? Allah’a, Kitâbına, Resûlüne, Müslümanların imamlarına, ve bütün Müslümanlara.".
Peygamber Efendimiz hangi hadîs-i şerîf bencilliğin panzehiridir?
Peygamber Efendimiz buyurmuştur: "Bir kimse kendisi için istediği hayrı mümin kardeşi için de istemedikçe, gerçek mânâda îmân etmiş olmaz." Bu hadîs-i şerîf bencilliğin panzehiridir.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Şeyh Efendi Hazretleri hangi hadîs-i şerîf buyurmuşlardır?
Şeyh Efendi Hazretleri buyurmuşlardır: "Bir kimseyi tanımak istersen onunla yolculuk yap, ticâret yap, yemek ye." Beraber yemek yediğinde etin güzel tarafını kendi önüne alıp kötüsünü sana bırakan kimseyle yol gidilmez. Ama yemeğin iyisini sana ikrâm eden, suyun soğuğunu sana veren kimse — işte o gerçek kardeştir, o gerçek dervişlik ehlidir.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Peygamberin sünneti neden önemlidir?
Ya Resulallah senin sünnetinle yol bulan dünya, ve âhirette aziz olur. Ya Resulallah gel biz yetim sufîleriz. Elimizden tut yolumuza ışık tut. Ya Resulallah senin sevginle kalpler dirilir. Gözyaşları inci mercan olur. Ya Resulallah senin aşkınla dağlar erir. Denizler coşar, gökler rahmetini yağar ya Resulallah. Senin şefâatinle benim gibi günahkarlar bağışlanır, ümmet sevinir.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslümanlar neden peygamberin sünnetine uymamaktadır?
Ya Resulallah gel mahcup, günahkar sufîleriz. Rahmetinle bizi kucakla ya Resulallah. Senin adının anıldığı yerde melekler kanat çırpar. Ya Resulallah senin nurun parladıkça şeytanlar zincire vurulur. Ya Resulallah senin ümmetin olmakla şeref bulduk. Hamdolsun ya Resulallah. Gel biz fakir sufîleriz. Aşkınla bizi dirilt ya Resulallah. Mustafâ uzatma sözü kısa kes. Dünyaya aldanma. Hakka çevir yönünü. Kirlerinden arın. Temiz tut dilini gönlünü. Resûlullah’a bende ol. Tut Kur’an, ve sünnet yolunu. Geceniz hayır olsun. Selâmünaleyküm. Âleykümselam.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Peygambere itaat etmek ne anlama gelir?
Kur’ân-ı Kerîm: Nisâ 4/80: “Men yüti’ir-rasûle fekad etâ’allâh” – Peygambere itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
İnsanın giremeyeceği küçük bir kertenkele deliğine girecek olsalar siz de onları takip edeceksiniz buyurmuştu?
Biz her gün her gün Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri hadis-i şerifinde buyurduğu gibi sizler karış karışın arşın sizden öncekilerin yolunuz diyeceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir kertenkele deliğine girecek olsalar siz de onları takip edeceksiniz buyurmuştu. Ve biz ne yazık ki Muhammedi Mustafa’yı takip edeceğimize biz Hristiyanları takip ettik. Biz Yahudileri takip ettik. Biz Celaleddin Afghane gibi masonların fetvalarını, Abduh gibi masonların dini görüşlerini takip ettik. Ve o Abduhun, o Afgan’in içimize attığı hain tohumların peşine düştük. Biz ne yazık ki Allah dostlarının düşmanı, Allah’ın düşmanlarının dostu olduk. Hristiyanların ağzına baktık. Biz siyonistlerin ağzına baktık, ve kendimiz olmaktan çıktık. Ne bürokrasimiz, ne siyasetimiz, ne hocalarımız, ne hacılarımız, ne imamlarımız, ne alimlerimiz kendisi olmadılar, ve bize dinin gerçeğini, dinin hakikatini anlatmadılar. Sohbetlerine gittiğimiz hocalar kendi heva, ve heveslerini anlattılar. Zikirlerine katıldığımız şeyhler bizim cebimize göz dikti. Siyasetçiler bizim oyumuza göz dikti. Bürokratlar bizden alacakları rüşvete gözlerini dikti, ve ne yazık ki biz de işimiz görülsün, yolumuz asan olsun deyip Hristiyanlaşmış olan siyasetçilerin, ve bürokratların Hristiyanlaşmış olan alim müsvettelerinin Hristiyanlaşmış olan şeyh müsvettelerinin peşine takıldık. Biz arkadaşlarımızı dahi seçmedik. Biz arkadaşlarımıza Kur’an, ve sünnet noktasında dahi bir şeyler anlatamadık. Arkadaşsız kalırız diye korktuk.
Kaynak: Biz Hristiyanlara benzemeyi önemli gördük çünkü gökten indiği zannedilen kitap i
Velilerin bu konumdaki hakîkati hadîs-i kutsîde şöyle açıklanır: ‘Allah kulunu sevdiğinde ona şöyle buyurur: Onun gören gözü müdür?
Velilerin bu konumdaki hakîkati hadîs-i kutsîde şöyle açıklanır: ‘Allah kulunu sevdiğinde ona şöyle buyurur: Onun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum; Benimle görür, Benimle duyar, Benimle konuşur, Benimle tutar, Benimle yürür.’ Bu hadis, velinin cüzî iradesinin küllî irâdeye bağlandığını göstermektedir.
Kaynak: Her olayın kendine ait esma tecellisi vardır bu esmaları Allah mürşidlerin gönül
Her ayetin, ve her hadis-i şerifin bir batını var mıdır?
Her ayetin, ve her hadis-i şerifin bir batını vardır. Vardır. Her olayın, her tecelli eden bir vakanın bir batını vardır. Bu yağmur da olsa, bu deprem de olsa, bu sel de olsa, bu yangın da olsa onun batını vardır. Bir savaş da olsa onun batını vardır. Dünya üzerinde ne tecelli ediyorsa etsin, her tecelliyatın bir batını vardır.
Kaynak: Dünya üzerinde ne tecelli ederse etsin her tecelliyatın bir batını vardır
Hani insanın kendince, eee, bu Zilhiccen’in son 10 günü de olsa başka günler de olsa daha kuvvetli bir sünnet var ise insanlar o kuvnadli sünneti icra mıdır?
E, ben de bu hadis-i şerifin üzerinde çok sıkı duranlardan değilim. Hani insanın kendince, eee, bu Zilhiccen’in son 10 günü de olsa başka günler de olsa daha kuvvetli bir sünnet var ise insanlar o kuvnadli sünneti icra etmeye çalışırlar.
Bakın Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri yeryüzü lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum diyen peygamber midir?
Bunlar bize unutturulan hadisler. Bakın Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri yeryüzü lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum diyen peygamberdir. O zaman ümmet, ümmet kendisine hedef olarak yeryüzü lâ ilâhe illallah deyinceye kadar mücadele etmek, cihat etmek, tebliğ etmek, bununla alakalı hedefe bunu koyup koşmakla mükelleftir. Hayatın, hayatın merkezi budur. Dinin nasıl merkezi lâ ilâhe illallah ise senin bir müminin de hayatı lâ ilâhe illallah’tır, ve yeryüzü lâ ilâhe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle memurdur Müslüman olan kimse. O yüzden ben sufiliği kenara çekilip Allah’ı zikretmek olarak nitelendirmem. Yok. Hayır. Tüm sufi kardeşler, kendi bulundukları alanda, kendi bulundukları mahalde tevhide davet edecekler. İnsanları İslâm’a davet edecekler. Allah’ın zikrine davet edecekler. Bakın, tarikatınıza davet edin demiyorum. Şeyhinize davet edin demiyorum. Mezhebinize, meşrebinize, yolunuza davet edin demiyorum. Bütün insanları tevhide davet etmekle mükellefiz. Nasıl İslâm tevhidin merkezinde, tevhidin etrafında o çarkta yürümekse, dönmek ise o çarkın içerisinde biz mümin olarak, Müslüman olarak tevhidi kendi merkezimize alıp o merkezin etrafında dönmekle mükellefiz.
Kaynak: Müslüman olan kimse yeryüzü La ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle m
Ebû Süleyman (r.a.) ne demiştir?
Ebû Süleyman (r.a.) şöyle demiştir: “Semâ, kalpte olmayan bir şeyi meydana getiremez, ancak gönülde olanı harekete geçirir.”
Kaynak: Risâle fî’z-Zikrullâh ve Âdâbihâ ve Efdâlihâ (Zikir ve Semâ Hakkında) | Şeyh Akş
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğuna dair deliller nelerdir?
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğuna dair deliller arasında, İbrâhîm ‘in el-Hilye de İbn Abbâs ‘tan naklettiği hadis, Ebû Ya’lâ (Rh.a.)’nın el-Müsned inde Enes ‘ten naklettiği hadis, ve Hz. Âişe ‘den naklettiği hadis yer alır. Ayrıca, Peygamberlerin kabirlerinde namaz kıladıkları, ve onlara selâm edenlerin selâmına karşılık aldıkları rivâyeler de bu deliller arasındadır.
Peygamberlerin diri olduklarını gösteren hadisler nelerdir?
Peygamberlerin diri olduklarını gösteren hadisler arasında, İbrâhîm ‘in el-Hilye de İbn Abbâs ‘tan naklettiği hadis, Ebû Ya’lâ (Rh.a.)’nın el-Müsned inde Enes ‘ten naklettiği hadis, ve Hz. Âişe ‘den naklettiği hadis yer alır. Bu hadisler, Peygamberlerin kabirlerinde namaz kıladıklarını, ve onlara selâm edenlerin sel, selâmına karşılık aldıklarını belirtir.
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğuna dair özel bir eser yazdı mı?
Evet, Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğuna dair özel bir eser yazdı. Bu eser, «İnbâü’l-Ezkiyâ bi-Hayâti’l-Enbiyâ» isimli eseridir. Bu eser, Peygamberlerin hayatta olduklarını, ve onlarla iletişim kurulabileceğini gösteren delilleri ve haberleri aktarmaktadır.
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in elini Seyyîd Ahmed er-Rifâî (K.s.) Hazretleri’ne uzattığı olay ne anlama gelir?
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in elini Seyyîd Ahmed er-Rifâî (K.s.) Hazretleri’ne uzattığı olay, Peygamberlerin diri olduklarını, ve onlarla iletişim kurulabileceğini gösteren bir meşhûr rivâyettir. Bu olay, Hz. Peygamber’in mübârek kabrinden elini uzatmasıyla gerçekleşmiş olup, bu durum, Peygamberlerin hayatta olduklarını ve onlarla iletişim kurulabileceğini gösterir.
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in mübârek kabrinden eli uzatıldığı olay nasıl gerçekleşti?
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in mübârek kabrinden eli uzatıldığı olay, Seyyîd Ahmed er-Rifâî (K.s.) Hazretleri, Medine’ye vardığında Rasûlullah ‘ın (S.a.v.) ravzasının karşısında, o kalabalığın gözü önünde durarak, şöyle dedi: "es-Selâmü aleyke (Allah’ın selâmı senin üzerine olsun) ey ceddim (dedem)!" Bunun üzerine Rasûlullah (S.a.v.) (kabrinden) ona cevaben: "Ve aleyke’s-Selâm (Selâm senin de üzerine olsun) ey oğlum!" diye seslendi. Bu sesi mescidde bulunanların tamamı işitti. Bunun karşısında seyyidimiz Ahmed er-Rifâî , vecde geldi, titredi, rengi sarardı, ve dizleri üzerine çöktü. Sonra ayağa kalkıp uzunca inleyip ağladı, "Ey Dedem!" diyerek şu şiiri okudu.
İmâm Süyûtî’nin Seyyîd Ahmed er-Rifâî (K.s.) Hazretleri hakkında ne düşünüyordu?
Benim (Süyûtî) bu konudaki inancım şudur: Hiç şüphesiz yüce Allah ’ın kendisine bu kerâmeti ihsân etmiş olduğu seyyîdimiz Ahmed er-Rif, sağlam ulu bir dağ, cömert, ve müsâmaha sahibi bir kahraman, yiğit bir hüccet, büyük bir velî, sünnet denizlerinden coşkun bir deniz, senet olan bir seyyid idi. Bu kavmin (Rifâîlerin) tarîkat riyâseti ona ulaşır. Âlimler (ulemâ) ve velîler (evliyâ), onun yüceliği konusunda icmâ/fikir birliği etmişlerdir. Çağdaşı olan herkes, onun takdim, ve tekaddümü konusunda görüş birliği etmişlerdir. Çağının büyük önderleri onun irşâd sancağı altında yürümüşler, ve böylece Rasûlullah (S.a.v.)’e tâbi olmuşlardır. Kendisi (Rifâî) Peygamber kademi (meşrebi) üzere olmuştur. Tevâzu, ve en güzel ahlâk O’nda birleşmiştir.
Peygamberlerin diri olduklarını nasıl kanıtlanmaktadır?
Peygamberlerin diri olduklarını kanıtlamak için sahih rivâyetler, meşhûr hadisler ve âlimlerin eserleri kullanılmıştır. Örneğin, Hz. Peygamber (S.a.v.)’in kabrinde namaz kılıp, ezan okuyan, ve ona selâm gönderenlerin olduğu rivâyetleri, bu durumun meşhûr ve tevâtür derecesinde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Hz. Peygamber (S.a.v.)’in kabrinden eli uzatması olayı da bu durumu destekler.
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğu bilgisi hangi hadislerle desteklenmektedir?
Hz. Peygamber (S.a.v.)’in diri olduğu bilgisi, İbrâhîm ‘in el-Hilye de İbn Abbâs ‘tan naklettiği hadislerle desteklenmektedir. Bu hadislerde, Hz. Peygamber (S.a.v.)’in İsâ Gecesi Mûsâ’nın kabrine uğradığı ve onun kabrinde namaz kılıp, ezan okuduğu rivâyet edilmiştir. Ayrıca, Ebû Ya’lâ (Rh.a.)’nın «el-Müsned» inde, Enes ‘ten (R.a.) naklettiği hadislerde de Peygamberlerin kabirlerinde namaz kıladıkları belirtilmiştir.
İmâm Yâfiî (K.s.) ne yazmıştır?
İmâm Yâfiî (K.s.) «Neşru’l-Mehâsini’l-Ğâıye» isimli eserinde bu hadiseyi naklettikten sonra şunları kaydetmiştir: "Yanında bulunmadığı hâlde uzaktan onun bu sözüne boyun eğen meşhûr velîlerden bazılarını sayacak olursak Şeyh Ebû Medyen el-Mağribî, Şeyh Abdürrahîm el-Kınâvî, Şeyh Ahmed er-Rifâî (Kaddese’llâhu Esrârahüm) Hazarâtı bunlardan bazılarıdır.".
Rasûlullah (S.a.v.)’ın bir hadisi nedir?
Nitekim Rasûlullah (S.a.v.) şöyle buyurdular:. "Her kim iyiliği emreder, kötülükten nehyederse, o yeryüzünde Allah’ın halîfesidir, Kitâbı’nın halîfesidir, Rasûlü’nün de halîfesidir." [6]
Kaynak: ELFÂZ-I KÜFÜR
Kadı Beydavî (Rh.a.) , mezkûr âyetin tefsirinde ne demiştir?
Kadı Beydavî (Rh.a.) , mezkûr âyetin tefsirinde şöyle demektedir: "Bu ayette, görev isteme, göreve ehil olduğunu ifade etmek, ve hakkın ikamesi, ve halkın hikmetle idaresi için başka yol yoksa, kafirden velayet (idarecilik) istemenin de caiz olduğuna delil vardır."
Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?
İbn Acîbe (Rh.a.) da tefsirinde ne demiştir?
İbn Acîbe (Rh.a.) da tefsirinde şöyle diyor ki: "Herhalde Hz. Yûsuf (A.s.), kralın kendisine kesin bir iş vereceğini görünce, faydası en umûmî olan, ve herkesi ilgilendiren bir işi tercih etti. Bu âyette, idareyle ilgili bir işi talep etmenin, ona hazır olduğunu açıklamanın, ve kâfirin elinden yönetimi almanın câiz olduğuna dair bir delil vardır."
Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?
İmâm Nesefî (Rh.a.) buyuruyor ki, bu âyete dayanarak ne sonuç çıkarmışlar?
İmâm Nesefî (Rh.a.) buyuruyor ki: "Bu âyete dayanarak şöyle bir sonuç da çıkmaktadır ki bunun delili de bu âyettir. İnsanın herhangi bir zâlim kimseden bir görev istemesi câiz olur. Nitekim selef, yani daha önce geçen değerli ilim adamları, zâlim yöneticiler tarafından kadılık, yani hâkimlik görevlerine atanırlardı, onlar tarafından verilen görevi üstlenirlerdi. Herhangi bir Peygamber veya âlim bir kimse, Allah’ın hükmünü yerine getirmenin, ve zulmü önlemenin, ancak bir kâfir veya fâsık idarecinin buna imkân sağlamasıyla olabileceğini bilmesi halinde, bu takdirde ondan yardım alması c â izdir, bunda herhangi bir sakınca yoktur."
Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?
Şeyh İsmâîl Hakkı Bursevî (K.s.) buyuruyor ki, bu âyette ne delâlet vardır?
Şeyh İsmâîl Hakkı Bursevî (K.s.) buyuruyor ki: "Bu âyette ayrıca kâfir, ve zâlim sultanlardan görev alınabileceğine delâlet vardır. Ancak bu, sadece bâtılı bertaraf edip hakkı kâim kılarak Allah’ın emriyle hükmetmenin, bu sultanlardan yardım almadan mümkün olamaması durumunda söz konusudur. Selef de haddi aşan kimselerden kadılık görevini alırlar, ve bunu câiz görürlerdi."
Kaynak: KÜFÜR SİSTEMİNDE OY KULLANMAK ve GÖREV ALMAK CÂİZ MİDİR?
Bunun üzerine Allah Rasûlü (S.a.v.) : “Ey insanlar mı?
Yahut meselesinin ele alındığı bu sohbette Ebu Musâ el-Eşarî (R.a.) ’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir seferde Allah Rasûlü (S.a.v.) ile beraberdik. Yüksek bir yere çıktığımız zaman, lâ ilahe illallah diyor, tekbir getiriyorduk, ve (bu esnada) seslerimiz yükseliyordu. Bunun üzerine Allah Rasûlü (S.a.v.) : “Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağıra dua ediyorsunuz; ne de bir gâibe! Muhakkak siz, sizi hakkıyla işiten yakın bir kimseye (Allah’a) dua ediyorsunuz ki, o sizinle beraberdir.” buyurdu.
Kaynak: “Kendinize Acıyın! Sizin Rabbiniz Sağır yahut Gâib değildir” Hadisinin İzâhı!
Rasûlullah (S.a.v.) neden sahabelerin seslerini yükseltmelerini yasaklamıştır?
Bir diğer rivâyete göre Ebû Mûsâ el-Eş’arî (R.a.) ‘nin şöyle dediği nakledilir: Bir savaşta Rasûlullah (S.a.v.) ile beraberdik. Savaştan gâlip olarak Medîne’ye döndüğümüzde insanlar yüksek sesle tekbir getirdiler. Bunun üzerine Rasûlullah (S.a.v.) , ‘Şüphesiz sizin Rabbiniz sağır, yahut gaip değildir. O, sizin ile bineklerinizin arasında gibidir. Ey Ebû Abdullah b. Kays! Sana cennetin hazinelerinden bir hazine öğreteyim mi? O hazine Lâ havle, ve lâ kuvvete illâ billâh demektir’ buyurdu.
Kaynak: “Kendinize Acıyın! Sizin Rabbiniz Sağır yahut Gâib değildir” Hadisinin İzâhı!
Numân bin Beşîr (R.a.) ne demiştir?
Numân bin Beşîr (R.a.) , "Rasûlullah Efendimiz’i şöyle buyururken işittim" demiştir: "Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisi arasında, birçok kimsenin bilmediği şüpheli hususlar vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini, ve ırzını korumuş olur. Kim de şüphelileri işlerse, zamanla harama düşer. Aynen sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her sultanın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arâzisi de haram kığı kıldığı şeylerdir."
Ahir zamanda bazı kimselerin dini dünyaya alet edecekleri hadis-i şerif nedir?
Ebû Hureyre’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: "Ahir zamanda bazı kimseler çıkacak ve dini dünyaya alet edecekler." Bu hadis-i şerif Tirmizî ve Dârimî gibi hadis kitaplarında geçmekte olup, "fitne hadisleri" bölümünde yer almaktadır.
Samimiyet nedir?
Hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem din samimiyettir. Buyuruyor. Ashap kime karşı diye sorduğunda Allah’a, kitabına, Resulullah’a, sizden olan emir sahiplerine ve tüm müminlere. Samimiyet nedir? Efendim? Samimiyet bunlarla Allah’a, resulüne, kitabına ve müminlere karşı bakış açısında, eee, hiçbir şey ummadan, beklemeden, hiçbir hesap etmeden yürümesidir. Samimiyet budur. Ya Allah’a karşı samimiyet, o kimse iman eder. Bu noktada Allah’tan hiçbir şey ummaz, beklemez. Bir karşılık beklemez. peygamberinden bir karşılık beklemez. Müminlerden bir karşılık beklemez. Yani buradaki samimiyet o kimseyi riyadan, gösterişten, beklentiden, ümit etmekten uzak tutar.
Neden insanların kusurlarını araştırmamalıyız?
Allah muhafaza eylesin. O yüzden insanların ayıplarını araştırmayacağız. Bir. İkincisi, etrafımızdaki insanların kusurlarını görmeyeceğiz. hatasız dost arayan dostsuz kalır. Hazreti. Mevlana. Cerettin. Rumu. Hazretlerinin insanların ayıplarını, kusurlarını örtmekte gece gibi olur. Ne yazık ki. Allah muhafaza eylesin. Bunlardan uzak duruyoruz. Tirmizi geçiyor hadis-i şerif.
Dinin kemale ermesi ve imanın kemale ermesi nedir?
Dinin kemale ermesi bugün dininizi tamam ettim dedi. Bütünlük açısından tamam oldu. Ama hadis-i şerifte yaşantıyla alakalı benden önce. İslam %50’si yaşandı.
Savaşa devam edenler ne yapar?
Savaşa devam ediyor. Siz de savaşa devam ediyorsunuz. Savaşı başlatan siz değilsiniz. Sorumlu olmuyorsunuz. Kim önce silahını çekti? O iki katildir. Hadis-i şerif. O silahını çekti. Karşıdaki kimse de silahını çekene o ateş etmeden ateş etti. öldürdü onu. İlk eline silahını atan iki katildir.
Diyeceksin ki sen ayıp görüyor musun?
Allah Resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri rahatladı. Şimdi bu hadis-i şerif o kimsenin günahını küçük görme yoluna iter. O ayıp görmemeye başlar. Ha Ben bir şey ayıp değildir bakmıyorum. Adam Bosna’nın göbeğinde döndürüyor, valis yaptırıyor. Ben diyorum ki tamam bunda da bir hikmet vardır. Bir şey vardır diyor, ama böyle pervane gibi döndürüyor, yaptırıyor. Bu hastanın en böyle cav cav caddesi. He, yani demek ki eee bu işler böyle oluyormuş diyorum. Yani bir şey böyle hayretle bakıyorsun diyorsun Bosna’da bunu da görmek varmış.
Yukarıdaki hadis-i Şerif Şerife göre Allah’ın vaadi hak duaları kabul edecek o kimse kendi üzerindeki Kur’ân sünnet dışında bir hal var o kimseye Alla mıdır?
Yukarıdaki hadis-i Şerif Şerife göre Allah’ın vaadi hak duaları kabul edecek o kimse kendi üzerindeki Kur’ân sünnet dışında bir hal var o kimseye Allah için dua ettik
Buna cevap vermesi bunu tecelli ettirmesi ayrı meseledir Cenâb-ı Hak bütün duaları kabul eder bunda bir Şek şüphe yok mudur?
Buna cevap vermesi bunu tecelli ettirmesi ayrı meseledir Cenâb-ı Hak bütün duaları kabul eder bunda bir Şek şüphe yok, ama o duaların tecelliyâtı, ama anında verir, ama tehir eder sonraya bırakır alırsa tecelli ettirirse de haktır tehir ederse de haktır bakın tehir ederse de haktır, ama Müslüman başka bir hadis hadis-i şerifte Müslüman acelecidir diyor hemen dua ettiğinde duasının kab, kabul olmasını ister acelecidir
Abdal terimiyle ilgili daha fazla bilgi nereden bulunabilir?
Bütün arkadaşlar kütüb-ü siddeye çok rahat ulaşabilirler. Hemen hemen hadis kitaplarında böyle orada burada geçen değişik hadis kitaplarında geçen hadisleri e kütübü sidde sahibi hepsini bir yere hemen hemen toplamış. Çok güzel açıklama oradan bulabilirsiniz.
Kütüb-ü Sitte’nin ebdal bölümünde neler anlatılmaktadır?
Deccal’in zuhurundan itibaren ahir zamana kadar velilerin devam edeceğini anlatan hadisleri inceleyin.
Din tam anlamıyla anlaşılmasının ne kadar süreceğini gösteren hadis nedi?
Allah Resulü şöyle buyurmuştur: ‘Benden önce dinin yarısı yaşandı; benim zamanımda yüzde yirmi beşi yaşandı; ahir zamanda da kalan yüzde yirm, beşi yaşanacak.’ Bu hadis dinin tam anlamıyla anlaşılmasının kıyamete kadar süreceğini ortaya koymaktadır.
İmam Tirmizi sufi bir kimse midir?
Tirmizi bol okuyun hadis kitabını. İmam Tirmizi sufi bir kimsedir. İm,am Tirmizi aşık bir insandır. O yüzden İmam Tirmizi’nin hadislerini kahle alın.
Sürgün yemiştir Allah aşkından dolayı ve zamanın devlet başkanı ondan imza alır mı?
Sürgün yemiştir Allah aşkından dolayı ve zamanın devlet başkanı ondan imza alır. Aşktan bahsetmeyeceksin diye. Ve İmam Tirmizi imza verir.
Fîl Sûresi ve Ebrehe Kıssası hakkında ne söylendi?
Fîl Sûresi ve Ebrehe Kıssası, Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmaya gelmesi ve Hz. Muhammed Mustafâ’nın soyunun Kâbe’nin sahibi olduğunu söylemesiyle ilgili bir hadisdir. Ebrehe, Kâbe’yi yakacağım, yıkacağım, yağmalayacağım diye tehdit ederken, Hz. Muhammed Mustafâ’nın soyunun Kâbe’nin sahibi olduğunu belirtir. Bu hadis, Allah’ın kurtuluşunu ve nusretini ifade eder.