Mustafa Özbağ Efendi 19. Nasîhat Sohbeti'nde (NASİHAT/19, 07.03.2024) Haşr 59/19 âyetini tefsîr eder: «Ey îmân edenler, kendi nefislerini unutanlar gibi olmayın; doğru yoldan çıkanlar, fâsıklar budur.» Allâh'ı unutanlar, Allâh da kendilerini kendilerine unutturmuştur. Fâsık, Müslümân olup dînin emirlerini, ve kâidelerini boş veren, farzları yerine getirmeyen, haramlara dalan kimsedir. Unutan kimse, Allâh'ın tecellîyâtından mahrûm kalır; kendisini görmez, kendinin ne yaptığının farkına varmaz; kendi hatâ, ve kusurlarını görmez, başkalarının hatâ, ve kusurlarını izlemeyle meşgul olur. Bu aldanmışlığın işâretidir. Allâh'ı unutmanın karşılığı, onu anmak, hâtıra getirmektir. Zikr, Allâh'ı gündemde tutmak, kalbin sıcaklığında onu muhâfaza etmektir. Zikrullâh'tan uzaklaşan kimse, münâfıklık yoluna girer. Daha ileri giderse kâfir olur. Zikrullâh'a düşman olan kimse, namâzını, haccını kılsa da kâfirdir; çünki en büyük iş olan zikre düşmandır. Bir kimse zikrullâh'ı unutursa, farzları da es geçer: namâzı, orucu, haccı terk eder.
Haşr 59/19: Nefsini Unutmamak
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Ey îmân edenler, kendi nefislerini unutanlar gibi olmayın; doğru yoldan çıkanlar, fâsıklar budur» (Haşr 59/19). Allâh'ı unutanlar, Allâh da kendilerini kendilerine unutturmuştur. Fâsık, Müslümân olup dînin emirlerini, ve kâidelerini boş veren, farzları yerine getirmeyen, haramlara dalan kimsedir.
Unutan Kimsenin Manevî Hâli
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: unutan kimse, Allâh'ın tecellîyâtından mahrûm kalır. Kendisini görmez, kendinin ne yaptığının farkına varmaz; kendi hatâ, ve kusurlarını görmez, başkalarının hatâ, ve kusurlarını izlemeyle meşgul olur. Bu aldanmışlığın işâretidir.
Allâh'ı Unutmanın Karşılığı: Zikrullâh
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî kâideyi tafsîl eder: Allâh'ı unutmanın karşılığı, onu anmak, hâtıra getirmektir. Zikr, Allâh'ı gündemde tutmak, kalbin sıcaklığında onu muhâfaza etmektir. Zikrullâh'tan uzaklaşan kimse, münâfıklık yoluna girer. Daha ileri giderse kâfir olur. Zikrullâh'a düşman olan kimse, namâzını, haccını kılsa da kâfirdir; çünki en büyük iş olan zikre düşmandır.
Münâfikūn 63/9: Mal-Evlâdın Allâh'ı Zikretmekten Alıkoyması
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî kâideyi tafsîl eder: Cenâbı Hak buyurmuştur: «Ey îmân edenler, mallarınız sizi Allâh'ı zikretmekten alıkoymasın» (Münâfikūn 63/9). Sûfî âlimleri, zenginlik düşmanı değildir, mal düşmanı değildir; lâkin Allâh sevgisinin yerine, mal sevgisi, dünyâ sevgisi, evlâd sevgisi, kadın sevgisi koyulmaya karşı çıkarız. Hz. Ebû Bekir radıyallâhu anh'ın oğlu Abdullâh'ın eşi ile ilgili hâdise: namâz cemâatine yetişememek sebebiyle eşini boşatacak kadar namâzı sıkı tutar sahâbe.
Hz. Âdem ve Tövbe: İlk Unutan
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: Âdem aleyhisselâm, ilk unutan kimsedir. Lâkin suçu üzerine aldı, tövbe etti, ve Allâh onu affetti. Unuttuktan sonra ilâç, zikrullâh, ve tövbedir. Unutmayan kimse, şeytân nasıl kibirlilik yüzünden cehennemde kalmışsa, tövbe etmez ve zikre dönmez ise fâsıklığa, ve münâfıklığa düşer.
İki Beyaz Elbiseli Derviş Kıssası
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir sûfî kıssasını tafsîl eder: bir sûfî kıssası: iki derviş — biri her gün elbisesinin lekelerini temizler, öbürü «Yarın yine kirlenecek» der. Yolun sonunda, temizleyen beyazdır, temizlemeyenin elbisesi kapkara olmuştur. Cenâbı Hak, mü'mînlere emreder: «Siz namâzlarınızı kıldıktan sonra, ayakta, otururken, yan üzerine yatarken Allâh'ı çokça zikrediniz» (Âli İmrân 3/191).
Ramazân Hassâsiyeti ve Yıllık Hesâbı Kapatmak
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: Ramazân'da çokça zikretmek, çokça tövbe etmek, çokça tasadduk etmek lâzımdır. Yıllık hesâbı düzgün bir şekilde kapatmalıyız. Allâh'ı unutan kimse, siyâsî oluşumların, partilerin aldatıcılarına kapılır. 28 Şubat, 15 Temmuz gibi olaylar, halkın fikirsel temellerini sarsmaktadır. Âyeti kerîme: «Sen onların dînine girmedikçe, onlar seninle savaşmaktan vazgeçmezler» (Bakara 2/120). Müslümânlar siyâsî baskı altında kalıyor, çünki Allâh'ı unutuyor. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Haşr 59/19'da nefsi unutmamayı, zikrullâhı, Münâfikūn 63/9'da malevlâd alıkoymasını, Hz. Âdem'in tövbesini, iki derviş kıssasını, Ramazân hassâsiyetini, ve siyâsî baskıdan korunmayı idrâk etmeye yöneltir.
- Kur'ânı Kerîm: Haşr 59/19 (nefsi unutmama); Münâfikūn 63/9 (malevlâd); Âli İmrân 3/191 (her hâlde zikir); Bakara 2/120 (Yahûdî-Nasrânî râzı olmaz); A'râf 7/23 (Âdem'in tövbesi).
- Sahîhi Buhârî.
- Sahîhi Müslim.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Zikir-Tövbe kitâbları.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, Tövbe bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Haşr 59/19 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Nasîhat Sohbetleri (NASİHAT/19).
Sohbetin Tasnîfi: Bu 19. Nasîhat Sohbeti Haşr 59/19'da nefsi unutmamayı, fâsıklığı, unutan kimsenin manevî hâlini, zikrullâhın unutmanın karşılığı olmasını, Münâfikūn 63/9'da malevlâd alıkoymasını, Hz. Âdem'in tövbesini, iki derviş kıssasını, Ramazân hassâsiyetini, ve siyâsî baskıdan korunmayı tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri