Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

676. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

amin Cenabı Hak Ümmeti Muhammed'e zulmeden bütün zalimlerden intikama al Amin ecm aparatları orada çantada İnşallah açılacak bu sefer Allah Allah razı olsun gene açılmadı buraya geliyor burada açılmıy...

https://www.youtube.com/watch?v=m6B5XSc

Takvânın Üç Adımı: Farz, Haram ve Nâfile

Gerçek Dervişlik: Anne-Baba Hakkı ve Âile

Evlilik Hukûku: İmâm-ı A’zam ve Hanefî Görüşü

Soru-Cevap: Müslümanlara Yapılan Zulümler ve Cihâd Rûhu

Çocuklara ve Gençlere Dikkat

Kaynaklar

Takvâ nedir? Hadîs-i kudsîde buyuruluyor: ‘Kul, farzları yerine getirmekle Allah’a en sevgili işi yapar; nâfilelerle Allah’a yaklaşır, ve Allah onu sever.’ Takvâ üç adımdır, ve başka bir şey değildir.

676. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında

Birinci adım: Farzları yerine getirmek — ibâdetleri yerine getirmek, ve harâmlardan uzak durmak. Haramlardan uzak durmak da farzdır. İkinci adım: Nâfilelerle Allah’a yaklaşmak. Üçüncü adım: Bu yakınlıkla Allah’ın sevgisine mazhar olmak.

Takvâ, bir kimsenin kendi hevâ hevesinden çıkardığı şeyler değildir. Takvâ, uzun sakal bırakmak değildir; takvâ, cübbe giymek değildir; takvâ, sarıkla dolaşmak değildir. Bunlar sünnettir, ama bunları takvâ olarak gösterip dînin özünü kaybeden kimse sıkıntıdadır.

Anne-babanla iyi geçin, anne-babanın duâsını al, eşinle iyi geçin, çocuklarınla iyi geçin. Allah’ın hakkından sonra babanın hakkı gelir — Peygamber’in hakkı değil, babanın hakkı. Sen bir babanın rızâsını, duâsını almıyorsan, ‘Takvâ ehliyim’ diye ortalıkta dolaşma.

Dervişlik, sûfîlik bu öğretilere, bu Sünnet-i Seniyye’ye sarılmaktır. Dervişlik budur: Sen çocuğuna zulmetme — dervişlik bu. Sen eşine zulmetme — dervişlik bu. Takvâ da budur.

İmâm-ı A’zam, evlilik hayâtının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma gelmeden evlenmeyin, demiştir. Hanefîlerde bu çok önemlidir: Bir kimsenin evlilik kurumunu ayakta tutabilecek, evliliğin getirdiği yükümlülükleri karşılayabilecek olanların evlenmesi farz kılınmıştır.

Hadîs-i şerîfte bir kimseye sâlih bir ev, sâlih bir binek, sâlih bir eş — dünyalık olarak yeter, buyurulmuştur. O zaman bir erkeğin evi varsa, evliliği götürebilecek maddî, ve mânevî gücü varsa, bir de bineği varsa, o kimseye evlenmek farzdır.

Kadın da evlilik öncesi hazırlığını bilecek, ev idâresini öğrenecektir. Günümüzde bir kadın ‘Ben yemek yapmasını bilmem, çamaşır yıkamasını bilmem, sadece ders çalışmasını bilirim’ diyebiliyor. Ama bu evliliğin gerçekliğiyle örtüşmez; evlilik sorumluluk gerektirir.

Soru: Yıllardır Müslümanlar acımasızca katlediliyor, namusları çiğneniyor. Bu işkence, ve şiddeti görünce ‘Allah neden müsâade ediyor?’ demekten kendimi alamıyorum. Bu konuya nasıl bakmalıyız?

Cevap: Müslümanların pasifliği, cihâd rûhunun kalmaması, ölmeyi göze almamaları, kendi içlerindeki zâlimleri görmemeleri, ve zâlimlerle iş tutmaları kabahattir — kabâhat Müslümanlardadır. Cenâb-ı Hak Kur’ân’ı Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem Hazretlerinin üzerine vahiy olarak indirdi; Hazret-i Peygamber zâlimlere boyun eğmedi, zulmedenlere karşı mücâdele etti, kâfirlerle kol kola girmedi.

Biz dışımızda kıyâfetlerimizle, ahlâkımızla, âdetlerimizle, düğünlerimizle, yemeklerimizle her şeyimizle kâfirlere benzedik. “Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler zâlimlerin ta kendileridir, kâfirlerin ta kendileridir, münâfıkların ta kendileridir, fâsıkların ta kendileridir.” Neden bu âyet-i kerîmeyi insanlara can-hırâş öğretmiyorsun?

Günümüzde küçücük çocuklara psikiyatrik ilâçlar veriliyor; çocuk yemeğe boş boş bakıyor, sonra ‘okunacak bir şey var mı?’ diye soruyorlar. Çocukları küçücük yaşta psikiyatriye götürüp ilâç veriyorsun, sonra neden böyle diye soruyorsun.

Gençlere öyle saldırılar var ki; resmen gençler bozulsun diye özel saldırıyorlar. Bir derviş anne-baba çocuğuna merâmını anlatamıyor; saldırı fazla. Maarif Vekâleti okullarda yılbaşı süslemesi etkinliği olmayacak diye genelge yayınlamış — âyakta alkışlamak lâzım. Ama sokaklara da aynı şeyi söyleyin.

Hadîs-i Kudsî: “Kulum farzları yerine getirmekle bana en sevgili işi yapar. Sonra nâfilelerle bana yaklaşmaya devam eder, nihâyet onu severim.” — Buhârî

Hadîs: “Bir kimseye sâlih bir ev, sâlih bir binek, sâlih bir eş dünyalık olarak yeter.” — Rivâyet

Âyet: “Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler, zâlimlerin ta kendileridir.” — Mâide Sûresi, 5/45

Âyet: “Andolsun ki Resûlullah’ta sizin için güzel bir örnek vardır.” — Ahzâb Sûresi, 33/21

Fıkıh: Evliliğin maddî, ve mânevî şartları hakkında Hanefî fıkıh görüşleri — İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Ruh, Sünnet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı