1. Bölüm
Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Hayrınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip, hakkı yaşayamayan haykırı, batılı, batıl bilip, batılı karşı cihâd eden kullarından eylesin. Nerede Müslümanlara haksızlık, hukuksuzluk yapılıyorsa, nerede Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti, toprakları ayaklar altında çiğneniyorsa, bunları kimler yapıyorsa, hangi devletler yapıyorsa, Rabbim hepsini de kahre perişan eylesin. Müslümanların intikamlarını alsın. İsrail’i dağıtsın, yerle yeksan eylesin. Çin’i dağıtsın, yerle yeksan eylesin. Müslümanlara zorluk çıkaran bütün devletleri dağıtsın, yerle yeksan eylesin.
Ejmeyin. Herkesin önünde hiçbir şart sunulmadan evlenmek isteyen bazı kişiler ilan edilmişti. Bu ilana karşılık veren biri, yaş, dış görünüş gibi sebeplerle reddedile bilinir mi? Bu konuda ölçü ve edep nasıl olmalı? Evlilik bir kimsik, iki tarafın birbirlerini kabul etmesiyle olur. O yüzden ne ilan edilirse edesin. Şeriat’a göre o insanlar birbirleriyle evlenmek istiyorlarsa, evlilik görüşmesi yaparlar. Bu görüşmelerden olumlu sonuç çıkarsa evlenirler. Bu işin şeri tarafı. Bu işin bir de tasuvvfi tarafı var. suvvfi tarafı var. Suvvfifi tarafı var. Bir kimse, burası her dervişin kaldırabileceği bir şey değil. Burası şu anda bu zamanda uygulanabilecek bir şey de değil. Ama bir bilgi açısından bunu söylüyorum.
O kimse gelir üstadına, evlenmek istediğini söyler. Der ki siz kimi uygun görürseniz ben onunla evleneceğim der. Üstad da ona kimi uygun görürse onunla evlenir. O zaman yaştı, boydu, renkti, dildi, dindi, ırttı. Örnekliyorum bunun din değil de o kimse hiçbir şeyi gözetmeksizin evlenir. Bu tehlikeli nokta dediğim yer burası. Şimdi insanın, nefsinin buna itaat etmesi, nefsinin bunu kabul etmesi biraz zor. Bu işin bu tarafı var. Bir işin bir çıt daha ileri tarafı var. Bir kimse gerçek sahih bir manada rüyasında görür evlenecek olduğu kimseyi. Sahih bir noktada evlenecek olduğu kimseyi görürse o zaman gider kuzu kuzu onu alır. Bunda da o zaman hiçbir cüz irade yoktur. Bu işin daha tehlikeli yanası.
Sebebi şu, orada bunu icra etmezse helalleşebileceği bir yer yok. Hadi şeyhin sözünü tutmadı, şeyhe gelir, efendim hakkınızı helal edin. Böyle böyle ben sizin dediğinizi yapmadım, özür dilerim. Ben bu konuda affım istiyorum der. Üç aşağı beş yukarı şeyhler de onu affeder. Ama öbür türlü rüyasında gördü. Hazreti Peygamber, sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri veyahut da geçmiş peygamberler, veyahut da sahâbeler veya pir efendiler onun nikahını birisiyle kıydı. Bu böyle şeydir, buradan geri dönülecek bir şey yoktur. O kimse o rüyasına tâbi olur. Tâbi olmak zorundadır. Bu da işin farklı bir boyutu. Ama genel olarak biz kardeşlerin evlenmelerini isteriz. Bu noktada benim genel anlayışım şu. arkadaşlar, kardeşler evlensinler, evlilikleriyle dinlerinin yarısını tamamlasınlar.
2. Bölüm
Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri evleniniz, çoğalınız. Ben sizin çokluğunuzu iftar edeceğim demiş. O yüzden evlilik ayetle, hadîs-i şeriflerle, imamların iştahatleriyle sabittir. Evliliğe karşı çıkmak, evliliği horhakir görmek insanı küfre kadar götürür. Zaman zaman böyle evlilik karşıtı laflar söylendiği zaman, o evlilik karşıtı laf söyleyen kimse Allâh muhafaza eylesin. Ya cahildir ya kafirdir. Sebep, çünkü bütün Adem’den itibaren Muhammed Mustafa’ya kadar İsa aleyhisselâm hariç bütün peygamberlerden, İsa aleyhisselâm hariç bütün peygamberler evlenmişlerdir. Evlilik bütün peygamberlerin sünnetidir. Âyet de sabittir. Cenab-ı Allâh Kur’ân’ında evlenmeyi teşvik eder, nikahlanmayı teşvik eder.
E sahabelerin uygulamaları da sabittir. Evliliği de sabittir. Hz. Muhammed Mustafa’nın uygulamasıyla da sabittir. İmamların iştahatleri de sabittir. Bir kimse evliliğe karşıyım diyorsa ona tecrüdi iman tecrüdi nikah gerekli. Bu böyle şimdi böyle insanların arasında bu böyle hafife alınan bir mesele haline geliyor. o evliliğe karşıymış da evlilik aşkı öldürüyormuş da bu zamanda evlenilirmiş miydi? Bu zamanda evlenmek neymiş de? Bir genç kız veya erkek anne babasına beni evlendirin dese, anne baba onu evlendirmemiş olsa her gün günah-ı kebâire girer o. Bakın o anne baba her gün günah-ı kebâire girer. O yüzden anne baba evlilik çağına gelmiş olan erkek veya kız çocuğuna açık çek verecek. Diyecek ki ben seni evlendirmeye hazırım.
Sen kimi istiyorsan, kimle evlenmek istiyorsan seni evlendiririm. Hatta kız çocuğu babasına dese ki ben filanca ile evlenmek istiyorum. Benim adıma git onunla evlilik görüşmesi yap dese kızın babası gidip o delikanlı ile ve hatta o erkekle kimse evlilik görüşmesi yapmak mecburiyetindedir. Bunun altında bir şey var. Bunun altını tekrar çizeyim mi? Bir kız çocuğunuz, kızınız, baba beni filanca ile evlendir dese o baba gidip o filanca erkekle görüşüp benim kızım sana talip seninle evlenmek istiyor. Evlenmeyi düşünürsen benim kızımla görüşür müsün diye gidip ona evlilik teklifinde bulunacak. Eğer yok bulunmaz bu konuda kendince ya böyle bir şey olur mu derse sünnet-i saniyeye aykırı davranmış olur.
Cenâb-ı Hak’ın emrine aykırı davranmış olur. O yüzden herkesin önünde çıktı bir kimse dedi ki, Ben evlenmeye hazırım, ben evlenmek istiyorum dedi değil mi? Evet o kimse evlenmeye hazır. Varsa talibi görüşür evlenir. Bu açık bir şey. Ama öbür türlü mesela şimdi bazen zaman zaman evlenmek istiyor. Şeyh Efendi’nin zamanında da arkadaşlar bana geliyorlardı, Abi anam da babam da sen beni evlendir. Biz de onların münasip bir kimse olursa bak bununla bir görüş bak bununla evlenebilirsin. Hala da aynı şeyi söylüyorum ben. Bana geliyorlar, ben de öyle bir şey söylüyorum. Biz de onların münasip bir kimse olursa bak bununla bir görüş bak bununla evlenebilirsin. Hala da aynı şeyi söylüyorum ben. Bana geliyorlar kardeşler diyorlar ki ben evlenmeye hazırım.
3. Bölüm
Münasip bir kimse olursa ben evlenirim. Ben de diyorum bak filanca ile görüş, şişmanca ile görüş. Bu noktada ve hatta bazı erkek kardeşlerin anneleri babaları söylüyor. Annelerine diyorum dergattan derviş bayan kardeşlerden bakın münasip gördüğünüz kimse ile yol yürüyün. Veyahut da danışın sorun bana. Bunlar normal makul şeyler. bir derviş evlenmek istiyorsa zakirine, çavuşuna, şeyhine söyleyebilir bunu. Bunda abes bir şey yok. Ama normalde bir de Şeyh Efendi kendi rüyasında halinde görmüş birisi birisi ile evleniyor. Evlenmesi lazım. O da derse git onunla evlen. O zaman hiç emir telakki edip gidecek onunla da evlenecek. Öyle dervişlik şey bir şey değil. böyle laylölyöm yapılacak bir şey değil.
Allâh rahmet eylesin. Şeyh Efendi bazen böyle gittiğimiz yerlerde en azından onun üzerindedir böyle tecelliyat. Orada mesela Mustafa Efendi oğlum bu ikisini evlendirin. Emredersiniz efendim. Biz evlendiriyorduk. o zaman görüşmelerine gerek yok. Ama ben yine görüştürüyordum. Görüşün yine bir sıkıntınız varsa bir probleminiz varsa. Baştan söyleyin. Efendi söyledi. Efendi söyledi ama siz yine görüşün. Yarın öbür gün nefsiniz uğurmasın. Çünkü bazıların nefsi vurdu. Hatta bizim Bursa’daki arkadaşların da nefsi vurdu. Hem evlenmek istediklerini söylediler. İyi evlenin görüşün dedik. Evlendikten sonra laf şu. Bunları ben açmam pek. Mustafa abi olmasaydı ben seni almazdım. Örküde diyor Mustafa abi olmasaydı ben sana varmazdım.
Bunu söylemeyin birbirinize bari. Veya hatta erkek öyle diyor. Mustafa abi olmasaydı ben seni almazdım. Ya geldin ya bana. Anam da babam da sendin dedin. Sensin dedin. Beni evlendir dedin. Biz de seni evlendirdik. Sen niye amma şimdi böyle küstahlık yapıyorsun, nankörlük yapıyorsun? Bunları da duyduk yaşadık. Veya hatta evlilik bu. Bir sıkıntı oluyor bir şey oluyor. Laf hazır. Mustafa abi demesaydı ben seninle evlenmezdim. Elinin körü. Nankör. Ne nankörlük yapıyorsun? Hangi evlilikte sıkıntı olmuyor? Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. dahi dama çıkmış. Dama çıkmış. Eşlerinden dolayı. bir evlilik var mı sıkıntı olmuyor? İki tane ayrı insan, ayrı dünyaların insanı bir ev paylaşıyor.
Evleniyor. Muhakkak anlaşamadıkları yer olacak. İmtihan bu. Şeytan gelecek dürtükleyecek. Şeytan gelecek kurcalayacak ortalığı. Kadını da kurcalayacak. Adamı da kurcalayacak. Sen ister derviş ol, ister şeyh ol, ister pir olsan. Kadını da gelecek kurcalayacak. Adam da gidecek kurcalayacak. Şeytan ikisini de kurcalayacak. İkisi de birbirini kurcalayacak. Hele bizim dergatta kadını da horoz erkeği de horoz. Tabi. Ben mede diyorum ki dergattan evlenin. İmtihanız daha kolay olsun cennete çabuk girersiniz. Tabi horoz. Bizim kadınımız da erkeğimiz de horoz. Bu noktada lafımızı esirgecek değiliz. O yüzden normalde gönül ben yine istiyorum ki herkes dergahtan evlensin. Hiç olmazsa zikrullaha rahat gelip gitsinler.
4. Bölüm
O tiftiklenecek. Kadın kimden evlenirsen evlen. Adam seni tiftiklecek. Erkek. Erkekler. Kadın kimden evlenirsen evlen. Adam seni tiftiklecek. Erkek kimden evlenirsen evlen. Kadın seni tiftiklecek. Evliliğin bu genel anatomisi bu. Bu olacak çaresi yok bunun. Allâh bizi affetsin. Eşlerinizle imtihan ederim diyor âyet-i kerimede. Onu yaşayacaksın, onu yaşamadan. Allâh’ın sözü havada mı kalacak? Eşinle imtihan olacaksın. Ne çocuğunla imtihan olacaksın. Çocuklarınızla imtihan ederim. Anne babalarınızla imtihan ederim. Mallarınızla imtihan ederim. Canlarınızla imtihan ederim. sonuçta bunu yaşayacaksın. Bunu imtihan olarak görmeyeceksin. Onu diyeceksin ki Rabbimin hediyesi. Bu kadın bana Rabbimin hediyesi.
Kafama her akşam tavalıyla vursa eyvallâh diyeceğim diyeceksin. Tav o noktaya gelir. gelir. Dervişsen tava da gelse başına. Tokmak da gelse eyvallâh diyeceksin. Aynı şey erkek için de geçerli. Kadın için de geçerli. Adam gelir sinkaflık yapar. İmtihan olarak görmeyeceksin. Diyeceksin ki bu adam benim Rabbimin bana lütfu, ikramı. Ben bunu iyi karşılayayım diyeceksin. Bitti. Öyle karşılarsan bir sıkıntı yok. Allâh bizi affetsin. Ama ana tema şu evliliğe karşı söz söylemeyin. Çocuklarınıza da söylemeyin. Veya evli olanlar bekarlıların yanında evlendik de ne oldu? Benim eşim bana dese ki evlendik de ne oldu? A, üç talak boşsun. Allâh yolunu açık etsin. Evlendin de hiçbir şey olmadıysa. Üç talak boşsun.
Rahatsın şimdi. bekarsın. Hadi bakalım. Allâh yolunu açık etsin. Nasıl bir söz bunlar? Adam karısının yanında bunu söyler mi? Kadın kocasının yanında bunu söyler mi? Erkek veya kadın çocuklarının yanında bunu söyler mi? Evlenmiş de ne olmuş? İyi sende bir şey olmamış. Demek ki sen ne Kur’ân’ı ne Sünnet’i ne imamların iştahadını bilmiyorsun. Cahilin tekisin. Ben de cahil bir insan almışım. Ben de cahilmişim. İki cahil biz birbirimizden ayrılalım. Üç talak boşsun. Sen yoluna bak. Bu cahillikten kurtul. Ben de yoluma bakayım. Ben de cahillikten kurtulayım. Söylenecek sözler değil bunlar. Bunu söylerken, Kur’ân’ı karşısına alıyor. Bunu söylerken Sünnet-i Seniyye’yi karşısına alıyor. Bunu söylerken imamların iştahadını karşısına alıyor.
Lafının nereye gittiğini bitmiyor. Cahilin yüz karası. Doğru değil. Doğru değil. Sen çocuğuna evlilik düşmanı olarak büyütüyorsun. Ben hep derim ya, çocuklarınızın yanında tartışmayın. Çocuklarınızın yanında kavga etmeyin. Kadın çocuklarının yanında erkeğin eşi, hanımı hükmünde davransın. Baba çocukların yanında bir baba hükmünde, koca hükmünde davransın. Ne kadın adamın babalığını ve kocalığını yerle bir etsin. Ne de adam kadının kadınlığını ve annelini yerle bir etsin. Çocuğun önünde ikisi de birbirinin adamlığını ve kadınlığını yerle bir etmesin. Sen çocuğun önünde adamın adamlığını yerle bir edersen o çocuk babasını dinlemez. Sen çocuğun önünde o kadının kadınlığını yerle bir edersen o çocuk anneyi anne olarak bilmez, tanımaz, dinlemez.
Bunu yapan kim? Anne baba. Bu yanlış eğitimi, yanlış öğretiyi veren kim? Anne baba. Ne baba çocuklarına annesini kötülesin ne de anne çocuklarına babasını kötülesin arkasından veya önünden hiç önemli değil. Kötülüyorsa katlediyor aileyi. Kim kötülüyorsa Allâh muhafaza eylesin. O yüzden normalde bu tip evlilik meselelerinde ölçülü davranma, ölçülü konuşma lazım. Evlenmek isteyenler de evlenmek istediklerini ailelerine söylemesi lazım. Bu konuda bir sıkıntı yok. Derviş gıpta etmeli mi? Etmeli. Neye gıpta etmeli? Kendince mesleğine gıpta edebilir, dervişlik olarak önünde bir protif varsa onu gıpta edebilir. Mesleğiyle alakalı önünde bir protif varsa onu gıpta edebilir. Nefis ile gıpta etmek, kalp ile gıpta etmek nasıl bir farkı vardır?
Kalp gıpta etmez. Bu gıpta etmek nefisle alakalıdır. Allâh bizi affetsin. Kalp hayret eder. Kalbin üzerinde hayretlik olması lazım, hayret etmesi lazım. Bir tane soru alayım. Hayretin kemalat noktası var mıdır? Bunu normalde kitaplardan okursanız evet o marifetullah’a ermiştir. O yüzden kemalat noktasına da ermiştir. Ben öyle inanmıyorum. O yüzden hayret makamının sonsuz olduğuna inanıyorum. Oradaki kemalatın da sonsuz olduğuna inanıyorum. Çünkü Allâh’ın bilinmekliği ve Allâh’ın bilinmesi sonsuzdur. Öyle olunca hayret de sonsuzdur, kemalet de sonsuzdur. O yüzden onun belli bir sonunun olduğunu düşünmüyorum. Üç, İllâh, Sür, Fatiha, Şerife. Allâh’ın adını oku. Âmîn. Lâ ilâhe illâllah. Hak Muhammedün Resûlullâh.
Semiyye ve el-Mursaleen vel hamdü lillahi Rabbi’l-Alimin. el-Fâtiha. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed ve ala alimuhammed. Âmîn. Ejme. Destûr.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Muhammed, Fâtiha, Fatiha sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: marifet, tecelli, şeyh, derviş, zikrullah, nefis, şeytan, kalb, âyet, ayet, hadîs, sünnet, sünnet-i seniyye kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin 696. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — 696. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Silsile, Aşk, Hayret. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı