Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Mürşid-i Kâmil — Sayfa 2

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Mürşid-i Kâmil(306) — Sayfa 2/4

Mürşid-i kamilin dervişine zarar vermek ne sonucu yol açar?

Sen o velinin, o mürşid-i kamilin dervişine bir zarar ver, dağda taş olamazsın, dağ seni kabul etmez, dağ taş olacaksan taşın bir özelliği olması lazım. Allah muhafaza eylesin. Amin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2163-2172. Beyitler Şerhi

Bir mürşid-i kâmil ne yapar?

Bir mürşid-i kâmil, o gün için dinin mana tarafını anlatacak olan kimse, insanları manaya sevk edecek olan kimse.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2145-2147. Beyitler Şerhi

Varislerin ne olduğu ve onların huzurunda oturduğu söylendi mi?

Varisler senin huzurunda oturuyorlar fakat nerede senin huzurun? Senin önündedirler, fakat nerede önü sonu düşünen can. Yani o varisler görünmez insanlar değil, o mürşidler görünmez değiller, veliler görünmez değiller. Yok, onlar sırmış! Değil kardeş. Hangi peygamber sır olmuş, peygamber varisleri sır olsun? Hangi peygamber gizli kapaklı konuşmuş, peygamber varisleri gizli kapaklı konuşur hale gelmiş? Hangi peygamber gitmiş de bir odaya kapatmış kendisini de aracılarla insanlara din anlatmış? O hepsi de meydanda yaşamışlar. O varisse Hazreti Muhammedi Mustafa’nın ayak izine uyacak. O varisse Hazreti Resulullah sallallahü ve sellem hazretleri neyi nasıl yaptıysa öyle yapacak.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2005-2011. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamillerin vücutları ne şekilde tecelliyatlar gösteriyor?

Ey deve dediği, Hazreti Pir kendi nezdinde mürşidi kamillerin vücutlarını söylüyor. Diyor ki, o ey deve dediği, senin vücudunda bir mürşidi kamilin vücudunda, sen orda duruyorsun, vücut olarak bunu nimet bil çünkü yüzlerce gül bahçesi senin üzerinde tecelli etmiştir. Vücudun bundan anladığı bir şey olur mu? Olur çünkü bir mürşidi kamilin vücudu da bu manada artık o tecelliyatlara ram olmuştur. Çünkü o tecelliyatlar bazen hafif geçer, bazen ağır geçer, bazen zor geçer, bazen kolay geçer. Vücut o tecelliyatlara mahzar olur. Her ne kadar manevi olsa da vücut, ama ızdırabı ama kederi ama üzüntüyü ama sevinci ama hüznünden etkilenir. Hazreti Pir diyor ki senin üzerinde böyle bir zat-ı şerif var, vücuda diyor, o yüzden sende nice gül bahçesinin kokuları vardır. Senin üzerinde bir sürü sıfatsal tecelliyatlar olmuştur. Her ne kadar bunlar manevi olsa da vücut bundan etkilenir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1965-1968. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamilin ayağında diken olmamasının nedeni nedir?

Yani o mürşidi kamilin ayağında diken değil gölgesi bile yok fakat siz hırstan onu fark etmiyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1960-1964. Beyitler Şerhi

Neden bir mürşidin elini tutarak kıymetlendik?

Bir mürşidin elini tutaraktan kıymetlendin. Bir mürşidin sohbet halakasına oturaraktan kıymetlendin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1960-1964. Beyitler Şerhi

Neden bir mürşidin sohbet halakasına oturarak kıymetlendik?

Bir mürşidin sohbet halakasına oturaraktan kıymetlendin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1960-1964. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamilin kokusu nedir?

Mürşidi kamilin kokusu ayrıdır, altıncı esmanın kokusu ayrıdır, beşin, dördün, üçün, ikinin kokusu ayrıdır. Günah-ı kebairin içerisinde dolaşanın kokusu ayrıdır, faiz yiyen adamın kokusu ayrıdır, vücudu da ayrıdır, bakışları da ayrıdır, siması da ayrıdır. Evet, her şey ayrılır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1951-1954. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil’in sözlerine kulak vermenin önemi nedir?

Mürşitleri can kulağıyla dinleyenlerden eylesin. Onlara itaat edenlerden eylesin. Rabbim cümle derviş ve dervişe kardeşlerimizi Kur’an ve sünneti seniyyeye sımsıkı yapışanlardan eylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1927-1931. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil’in kokusunun ne anlama geldiği?

Allah rahmet eylesin, şeyh efendi böyle tak, yandan dokunurdu, Mustafa Efendi, ne diyorsun evladım? Hani bir zatı ziyarete gitmişiz. Ben derdim Efendim, mürşidi kamil değil. Bu kadar. Sessiz bir şekilde. Hımm yapardı şeyh efendi, ses, kelime yok veyahut da dervişlerden bizim yine, sohbete gittik, bir zakir var orda, dokunur bana, nediyon? Efendim, şu durumda. Alâ oğlum. Beni mi imtihan ediyor, neyi imtihan ediyor, onları soramazsın. Soruyor sana, sen cevap verirsin. Kokudur bu, manevi koku. O senin burnun bir mürşidi kamili kokladıysa sen mürşidi kamil kokusunu beş bin metreden duyarsın. O kokuya aşinalığın var ise. O kokuyu aldın ise ne yapar? Seni kılavuz eder. Nereye? Cennete. Çünkü o koku bir Mürşidi Kamil kokusu, kokusu ilmü ledünden gelir. Onda ilmü ledünden gelen bir koku vardır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1900-1909. Beyitler Şerhi

Üstadın (mürşidin) rolü ve delil hükmü konusunda ne söylendi?

Üstad delildir. Eğer o bir mürşidi kamilse delildir. O mürşidi kamiller delilliklerine devam ederler, ta ki sana mürşidi kâmillik hırkası giydirilene kadar. Sana mürşidi kâmillik hırkası ve tacı giydirildiğinde, üstadının işi biter ama sen edebi, adabı, terbiyeyi asla bırakmazsın, üstadına hep hürmetle davranırsın, bu ayrı bir meseledir. Ama üstat bu manada bütün seyri sülûk noktasında delil hükmündedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1870-1879. Beyitler Şerhi

Marifetullah ilmiyle konuşan bir mürşid-i kamilin durumu nedir?

Ben marifetullah ilmiyle konuşuyorum. Marifetullah kalbiyle konuşuyorum. O yüzden benim durumum nadir bulunanlardandır. Yani ben pir seviyesindeyim. Pir seviyesinde olan bir zat nadir bulunanlardandır. Hatta o pir seviyesinde zat bir de aşk yoluyla yürüyorsa o zaman o bulunmayan bir şeydir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1800-1814. Beyitler Şerhi

Pir seviyesinde olan bir zatın durumu nedir?

Pir seviyesinde olan bir zat nadir bulunanlardandır. Hatta o pir seviyesinde zat bir de aşk yoluyla yürüyorsa o zaman o bulunmayan bir şeydir. Pir seviyesinde olan bir zat, Allah’ın cemalinde fena olup, kendini Allah’ın varisleri olarak kabul etmektedir. Bu zat, Allah’ın kudretiyle tecelli eden bir hale ulaşmış olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1800-1814. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamilin bu kapıdan geçmesi gerekir mi?

O mürşidi kamil, o veli, mürşidi kamil o kapıdan geçmesi gerekir. O kapıdan geçerken de dikkat edin, bir insanın mürşidi kamilsiz o hale gelmesi, altını çizerek söylüyorum, mümkün değildir. Çünkü bir çıt ilerde şeyhi, ilk önce şeyhi onun delilidir. Bunu defalarca söylüyorum ya, fenafi’ş şeyh olmayanın bunlardan haberi olmaz diye.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1783-1787. Beyitler Şerhi

Allah’ın mürşidi kamilleri desteklediğine dair ne söylendi?

Allah ona bir kuvvet verir, güç verir. Allah ona bir destek verir. Allah ona gösterir, Allah’a duyurur, Allah onun kalbine ilham eder. Allah onun gören gözüdür, Allah onun duyan kulağıdır. O da normalde kendince kendisinin böyle bir cüzzi iradesinde yapabileceği bir şey değildir bu. Onca insanın gönlüne hükmetmek, onca insanın gönlünden geçeni hissetmez. Bu Allah’ın vereceği bir şey. Bu Allah’ın destekleyeceği bir şey.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1675-1678. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ile kendini denk tutmak neden önemlidir?

Ey, buraya not düşmüşüm, ey sufi kardeş, bundan ibret al da kendini mürşidi kamillerle kendini denk tutup münakaşaya girme demişim. Demek ki ne yapacaksın? Kendini bir mürşidi kamille denk tutup onunla münakaşa etmeyeceksin. Kendini büyük sufilerle denk tutup onlarla münakaşa yapmayacaksın. Onlarla tartışmayacaksın. Kendini onlardan üstün görmeyeceksin. Büyüğünü büyük olarak tanıyacaksın ki o zaman Allah sana merhametiyle, şefkatiyle sana muamelede bulunsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1615-1621. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ile ilgili ne tür bir davranış beklenmektedir?

Sen onun yanına gittiğinde, onun yemesine içmesine bakma. Aldanırsın. Onun misafiri gelir, misafiri yesin diye yer. O herkes kendisi gibi görsün diye yer. O yiyecek, içecek, insanlar arasında, uyuyacak. Yani öyle görünecek, öyle bilinecek. Herkes diyecek ki o da bizim gibi yiyor işte, bir kuzuyu yer. Ben bir kuzuyu yerim. ismail, o yüzden beni yemeğe davet etme bak. Allah rahmet eylesin, şeyh efendi de böyle dışarı çıktığında mesela o seyahat ederdi, seyahate çıkardık, ondan sonra, o böyle hiç şey yapmaz, bir şey demez. Hep böyle yanı başında benim ya, Mustafa efendi, sen ye de ben yedim zannetsinler. Emredersiniz efendim. O hemen benim önüme böyle bir şeyi koyar. Ben ondan pat pat pat bir kaç kaşık alırım. O eksilir ya, ev sahibi mutlu oluyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1615-1621. Beyitler Şerhi

Kamil toprağı tutsa altın olur ne anlama gelir?

Kamil toprağı tutsa altın olur. Kamil, mürşidi kamil, değersizmiş gibi görünen bir kimseyi eline alır, o altın olur. Önceden değeri yoktu, o din bilmezdi, iman bilmezdi, yol bilmezdi, yordam bilmezdi, hiç kimse ona selam vermezdi, ailenin sülalenin ikinci sınıf vatandaşıydı, kimse onun yüzüne bakmazdı ama o bir mürşidi kamile intisap etti, bir el tuttu, bir eli tutunca kıymetlendi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ne anlama gelir?

Mürşid-i Kamil, bir mürşidi kâmilin elini tut, altın ol. E bıraktın, o zaman yapacak bir şey yok. Allah yolunu açık etsin. Sen tekrar eski haline geldin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamilin eline nankörlük etmek ne demektir?

Mürşid-i kamilin eline nankörlük etmek, ona vefasızlık etmek ve ona hainlik yapmak anlamına gelir. Bu davranışlar, kendini perişan etmek ve toz toprak olmak anlamına gelir. Sen o peygamberin elini tutmuş olan ele vefasızlık ettin, ona nankörlük ettin, ona hainlik yaptın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamilin ahlakı nedir?

Bunlar mürşid-i kâmil ahlakı değildir. Kendi nefislerine bir şey istemezler. intisap edecek olduğun eli iyi tanı. Dervişlerine sor, orda rüya görenler, hal görenler, orda esma alanlar, esma alarak yürüyenler, orda ilme’l yakîn, ayne’l yakîn kalbi meratiplere gidenler var mı iyi araştır, iyi sor, iyi soruştur çünkü sen bir nakısın elini tutarsan şeytanın oyuncağı olursun. Şeytanın oyuncağı olursun!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamilin elinden tutmak ne anlama gelir?

Sen bir mürşidi kamilin elinden tutmuşsun, sen kalkıp da bir nakısın elini tutma veyahut da bir yere intisap edeceksin, bir yere intisap edeceksen iyi incele, iyi düşün, iyi araştır. Üfürükçüsü var, büyücüsü var, cincisi var, dilencisi var, milletin parasına malına ıvırına zıvırına göz dikeni var, sen iyi araştır. Kur’an ve sünnete uygun mu değil mi iyi bak. insanlardan dileniyor mu iyi bak. Geçimini dervişlerden mi sağlıyor iyi bak, iyi araştır. Ne iş yapıyor, geçimi nerden? Sufiliğin olmazsa olmazıdır, herkesin bir işi olacak. imamı Azam tüccardı, kumaş tüccarı, tekstilci idi. Bütün pir efendilerin işleri vardı. Bütün pir efendilerin, bütün velilerin iaşesini sağlayacak bir işleri vardır. Mürşidi kamiller dervişlerinden dilenmezler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ve velilerin gönül ehli olarak nitelendirilmesi nedir?

O bir gönül ehlinin yolundan gidiyor. Yani bir mürşidi kamile bir veliye tabi olmuş, onun yolundan gidiyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1602-1608. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamilin kemale erme süreci nedir?

Şeyh efendi, Allah rahmet eylesin, derdi ki, evladım Mustafa efendi derdi, dördüncü makamdan, beşinci makamdan bile geri düşen olur. Bunları gördüm oğlum ben derdi. Hatta bir zatın ismini söylerdi. Çorumlu Hacı Mustafa efendi, onun hatta halifelik icazetini vermiş.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1602-1608. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kâmilin aklı nedir?

Hz. Pir’in konuştuğu akıl burda Allah u âlem bu. Allah bizi affetsin. Yoksa normalde işte kim? Hani o kadar çok aklı tasnif etmişler, akıl üzerinde o kadar çok konuşmuşlar ki, bunu zaman zaman hani akılla alakalı bir şey olduğunda çok çok çok çok çok çok yıllar önce bu Gazali de bu konuda çok üzerinde saygıdeğer bir şekilde konuşmaya çalışmış, konuşmuş. Onun küçük risaleleri vardır böyle, o küçük risalelerde o da ele almış ama ya sonuçta imam Maturidi de almış akılla alakalı, Mutezile de akılla alakalı konuşmuş, Eşariler de akıllı alakalı konuşmuş. Akılla alakalı konuşmayan hemen hemen hem akaid uleması hem kelam uleması kalmamış. Fahrettin Razi de konuşmuş. Hepsinin de kendince bir akıl önerisi var. Akıl şudur, tecelliyatı budur sözü var. Baktığımız zaman o zaman o kadar çok akılla alakalı konuşulan olmuş ki bunlara, bu tartışmalara girmek istemiyorum. Bunlar benim alanım değil. Benim alanım şu. Ben aklın nitelendirirken Mustafa Özbağ olarak konuşuyorum bunu. Kabul edilir edilmez, her nefsin bir kategorisinin, katmanının bir aklı vardır. Emmarenin aklı vardır, farklı çalışır. Levvamenin aklı vardır, farklı çalışır. Mülhimenin aklı vardır, farklı çalışır. Mutmainnenin aklı farklı farklı çalışır. Radiye, mardiye, safiyenin aklı farklı çalışır. Bu akılların farklı çalışması nefisle mücadele ile alakalıdır. Nefis meratipleriyle alakalıdır. Bir de kalbin meratipleri vardır. Ben onu biliyorsunuz üçe bölerim, ilme’l yakîn, ayne’l yakîn, hakke’l yakîn. O zaman bu kalbi aklın da böyle üç merhalesi vardır. Üç farklı kategorisi vardır; ilmel yakîn olan bir kimsenin kalbi aklıyla, hakkel yakîn olan bir kimsenin kalbi aklı aynı değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1575-1585. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kâmil ne zaman ‘Ya Rabbi’ dese Allah ona cevap verir?

‘Lebbeyk’ der o zaman kim Arif’i Billah oldu? O ne zaman ki ‘Ya Rabbi’ dedi Allah ona Lebbeyk dedi. Kim Allah’ı zikretti, Allah da onu zikretti. Hangi nefis meratibinde zikredersen o nefis meratibinde seni zikretti. Onun fazlı geniştir, rahmeti büyüktür.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1575-1585. Beyitler Şerhi

Gerçek bir mürşit nasıl davranmalıdır?

Gerçek bir mürşit olsaydın, gerçek bir veli olsaydın, gerçek bir evliya, sufi, derviş olsaydın, şöhretten uzak dururdun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1525-1534. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kâmilin üzerindeki şeylere nasıl bakılmalıdır?

Avamın kan olarak gördüğü şey bir mürşidi kâmilin üzerinde düşerse o miski amber olur veyahut da zehir, ağu gibi görünen bir şey mürşidi kâmilin üzerinde ne olur? Şerbet olur. Dışardan bir kimsenin gördüğü ateş, onun için onun için gül bahçesi olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1470-1477. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kâmil olmak için ne gereklidir?

Her derviş bir mürşid-i kâmil adayıdır. Evet, sen kendini kemalâta erdir, koştur. Mücadele et. Bunun için yaratıldın. Bunun için yaratıldın! Mürşidi kamil olmak için yaratıldın. Kadın, erkek. Kadından şeyh olmaz, mürşid-i kâmil olur. Bizde böyle bir sıkıntı var. Kadın şeyhlik yapamaz! imanı kemale ermez mi kadının? Erer. Kadından evliya olmaz mı? Olur. Kadından mürşid-i kâmil olmaz mı? Olur. Kadından veli olmaz mı? Olur. Kadına bir dergâh vermezler, buranın şeyhi sensin demezler. Öbür türlü kadından mürşid-i kâmil olur. Erkeklere ait değil. Öyle bir şey yok. E şimdi öyle olunca sufilerin içerisinde hal ehli çok, makam sahibi nadir. Hz. Pir de halle makamı ayırt edenlerden. Yani hal ehliyle makamı aymez edenlerden.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1435. Beyit Şerhi

Mürşid-i kâmilin görevi nedir?

Mürşid-i kâmilin görevi, karşısına gelen sufilerin kilosunu ölçüp onlara ona göre ilim vermektedir. Bu görev, Hz. Ömer’in üzerinden, radıyallahu anh hazretlerinin üzerinden Hz. Pir efendimizin, Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin, onun üzerinden bütün üstadlara ve dervişlere bir nasihati ve dersi olmuştur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1435. Beyit Şerhi

Mürşitlere ne caizdir?

Bu ancak mürşitlere caizdir. Bu ancak halifelere caizdir. Onlar çünkü Allah’ın nuruyla bakarlar. Allah’ın feraseti ile bakarlar ve onları bu emirdir, farzdır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kâmilin ne yapması gerekir?

Mürşid-i kâmiller, veliler, üstatlar, dervişlerinin hata ve kusurlarını söyleyecekler ki yolun adabı, erkânı, yolun istikameti belli olsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Bir mürşid-i kâmile bağlanmak neden gerekir?

Yani bunların bunların sırrını, bunların hikmetlerini, sen kendi kendine öğrenemezsin. Ya? Bir mürşid-i kâmile bağlanman lazım. Bir mürşid-i kâmile bağlanırsan ancak bunun sırrını çözersin diyor Hz. Mevlana Celaleddin Rumi hazretleri. O zaman bir mürşid-i kâmile olmayan bir kimsenin bunların sırrına erişmesi mümkün mü? Değil. Hüsamettin dediği, malum halifesi. Halifesi olduğundan dolayı diyor ki işte diyor Hüsamettin burada, şuracıktadır. Sen bu batini ilme, sen bu muhakkak ki bu insanların bilip çözemediği bu ilmi istiyorsan, bu ilme gideceksen ne yapacaksın? Bu Hüsamettin’e tabi olacaksın. Bu Hüsamettin’e biat edeceksin ve bunların sırrını öğreneceksin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1142-1149. Beyitler Şerhi

Hz. Muhammed i Mustafa (s.a.v)’ın velilerine ne verildi?

Dolayısıyla Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’e de tanıttı. Dolayısıyla Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in velilerine de bu ilimden verdi ve o yüzden Adem bu manada halifedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1007-1015. Beyitler Şerhi

Hz. Muhammed i Mustafa (s.a.v)’ın şefaati ne demektir?

Hz. Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘yı sevmek, Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘i, Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘e salat selam getirmek, Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘ e salatu selam getirmek, Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘in izinden gitmek, Muhammed i Mustafa (s.a.v) ‘in sünnet i seniyyesine, hadis i şeriflerine tabi olmak farzdır. Bakın farzdır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1007-1015. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamillerin vazifesi nedir?

Gerçek Mürşid-i Kamiller, gerçek veliler, insanları kurtuluşa davet ederler. Gerçek veliler, gerçek Mürşid-i Kamiller, kendi nefislerine davet etmezler. Kur’an ve sünnete davet ederler. Kuran ve sünnet yoluna davet ederler. Bir velinin, bir Mürşid-i Kamil’in kendi yolu olmaz. Onun yolu, kur’an ve sünnettir. Onun yolu vatan ve millettir. O yüzden hiçbir velinin, hiç bir Mürşid-i Kamil’in kendine ait hususi bir yolu yoktur. Aslında hiçbir alimin de yoktur. Hiçbir müfessirin de yoktur. Hiçbir hadisçinin de yoktur. Olmamalı, yol kuran ve sünnettir çünkü. Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yine veda hutbesinde: ‘Size iki şey bırakıyorum, kim buna sımsıkı sarılırsa kurtuluşa erer. Birisi Allah’ın kitabı kur’an, öbürküsü de benim sünnetimdir’ veya başka bir rivayete ‘benim ehl-i beytimdir’ der. O yüzden kim kur’an ve sünnete, kim kur’an’a ve ehl-i beyt’e biat eder, orda durursa kurtuluşa erer. işte peygamberler, bütün peygamberler, Adem’den, Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.) hazretlerine kadar bütün peygamberler insanları, kurtuluşa davet etmişlerdir ve bütün Mürşid-i Kamiller, bakın veliler demiyorum, bazı veliler vardır, kendisine velidir sadece. Halka veli değildir. Bunların içerisinde Mürşid-i Kamiller farklı sınıftadır. Sebep? Mürşyid-i Kamiller, peygamberlerin varisi hükmündedir. Onlar peygamberlerin vazifeleriyle vazifelenirler, yani peygamber değildirler ama peygamberlerin vazifelerini yaparlar ve çevrelerini kurtuluşa davet ederler. Onların velilikleri, onların Mürşid-i Kamillikleri kendilerine ait değildir. Onlar halkı uyarmak, insanları uyarmak, insanlara nasihat etmek, insanları kur’an ve sünnet çizgisine getirmek için mücadele ederler. Onlar kendi ceplerini doldurmak için şanlarına şan, şöhretlerine şöhret katmak için uğraşmazlar. Onların dünya heva ve hevesine kanmazlar. Dünya heva ve hevesinin peşinden koşmazlar. Onların işleri kur’an’ın anlaşılması, sünnet i seniyyenin yaşanması, kur’an ve sünnet ışığının, nurunun bütün insanların gönüllerini aydınlatması için uğraşırlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ne öğretir?

Mürşid i Kamiller de etrafındaki insanları peygamberin izinde gitme, peygamberin nefesiyle nefeslenme, kur’ana sımsıkı yapışma, kur’anın izinde gitme yolunu öğretirler ve mücadelesini verirler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler Şerhi

Bir mürşitin rolü nedir?

O yüzden bir öğretmen gereklidir. Öyle gerekmez diyenlere aldanmayın, kanmayın. Allah muhafaza eylesin. Yani bir kimse kendi başına doktor olamıyorsa kendi kendisine, bir kimse de sufilik yolunda kendi kendisine yol yürüyemez. Şimdi insanları böyle ilim erbabını kötülemek için hemen adam bir örneğin Kur’an-ı Kerim’in mealini okudu, alim oldu. Hemen iki kitap okudumu alim oluyor. iki tane rüya gördümü şeyh oluyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden normalde bu çizgi meselesi tarih boyunca hep önemlidir. Diğer peygamberler de bu noktada kendi inananlarını değişik şeylerden korumak için bu tip şeyler yapmışlardır ve tabii Hud aleyhisselam da normalde bu insanlar kim olursa olsun, kendi isteklerinin ve kendi dualarının tecelliyatını görürler.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 854-864. Beyitler Şerhi

Şeyh olmayanın şeyhi şeytandır sözüne göre şeyh olmayanın şeyhi kimdir?

Bir kimsenin, bir mürşidi kamil, bir veli, bir şeyh. Şeyh dediğimden kasıt, şeyh dediğimden kasıt, şeyhin mürşidi kamili, velisi. Yoksa kabile şeyhliği değil, yoksa babadan oğula kalmış bir şeyh değil, yoksa işte ya burda başımızda şeyk kalmadı. Eee? Biz sana tabii olalım. Sen bizim başımızda şeyh ol. Öyle şeyhler değil. Öyle cumaları cebine herkes bir ikiyüz lira cuma mübareği için katılan şeyh değil. Öyle şeyh değil. Dervişlerine hadi yavrularım, siz de zekat memurusunuz, eee? Etraftan zekat toplayın getirin. Bunlar şeyh değil. Bunlar dolandırıcı. Eee? Ders kağıtlarını yüz liraya sat, ders kağıtlarını ikiyüz liraya sat! Bunlar şeyh değil? Benim bahsettiğim şeyh bunlar değil. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz. Ayeti kerime.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Bir mürşidi kamilin özellikleri nedir?

Bir veli, bir mürşidi kamil dervişlerin parasına, puluna, malına, mülküne, makamına, gözünü dikmez. Bir mürşidi kamil asla, asla dervişlerden sadaka toplamaz. Para toplamaz. Cuma mübareği için cebine para katılmasını istemez. Dervişlerinin kendisine hizmet etmesini istemez. Gelin kardeşlerim buraya Kur’an kursu yapacağız, getirin paraları, yok buraya dergah yapacağız getir paraları, yok buraya tekke yapacağız getirin paraları, yok bu işler böyle nelerle dönüyor, siz bilmezsiniz getirin paraları! Bir velinin, bir mürşidi kamilin ağzından çıkacak sözler değildir bunlar, değildir. Benim bahsettiğim şeyh bunlar değil.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 772. Beyit Şerhi

Peygamber varisi olan mürşid-i kamillerin nasıl soruları cevaplandırırlar?

Onların da zaman zaman böyle müritlerinin içinden, kalbinden geçen soruları onlar sohbet arasında cevaplandıttırır Cenab ı Hakkın izni keremi ile. Onu çünkü Allah üzerine alır. Allah onu üzerine aldığından dolayı o kimse, o maruzatını, o müşkilatını ne yapar? Oraya sohbete gittiğinde sohbete can kulağıyla dinlerse, can kula,yla dinlerse, kendisine lazım olan bilgiyi alır. Kendisine lazım olan dersi alır. Bu peygamber varislerinde sudur eden bir şeydir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 745-746. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ve velilerin rolü nedir?

Sen bir mânâ ehli bul. Sen bir mürşit bul kendine. Sen bir veli bul kendine. Sen Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in bir varisini bul. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in yolundan gideni bul. Sen kur’an ve sünnetin hem zahirine hem batınına sımsıkı yapışmış bir mürşit bul. Eğer sen o mürşidi bulmazsan, eğer sen o velinin elinden tutmazsan, eğer o mürşidin elinden tutmazsan, sen mana olarak bir şey elde edemezsin. Ne dedi Cenab ı Hak, o ağacın altında Habibi’nin elinden tutanlara dedi ki onlar gerçekte benim elimi tutmuştur. O zaman sen gerçekte onun elini tutmuş olan bir kimsenin elinden tutmaya bak. O mana yoluna gir sen. O mana yolunda yürü. Mana ehliyle otur kalk. Mana ehliyle zamanını geçir. Mana ehline gönlünü ver.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Halife nedir?

Halife de nedir? Şeyhin adına her şeyi yapar halife. Bir şeyhle halifenin arasında fark yoktur. Bir ince perde vardır. Şeyhi sağdır. O yüzden edeb eder, bir adım gerisinde durur. Eğer şeyh efendi ona halifem dediyse sözlü olarak, yazılı olarak verdiyse onun halifesidir ama halife aynı zamanda da şeyhtir. Çünkü ona halifelik icazeti yazıldığı anda şeyh efendi vefat ettiğinde o halife şeyh hükmündedir anında. icazeti var çünkü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 701-703. Beyitler Şerhi

Halife ile şeyh arasında fark var mı?

Bir şeyhle halifenin arasında fark yoktur. Bir ince perde vardır. Şeyhi sağdır. O yüzden edeb eder, bir adım gerisinde durur. Eğer şeyh efendi ona halifem dediyse sözlü olarak, yazılı olarak verdiyse onun halifesidir ama halife aynı zamanda da şeyhtir. Çünkü ona halifelik icazeti yazıldığı anda şeyh efendi vefat ettiğinde o halife şeyh hükmündedir anında. icazeti var çünkü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 701-703. Beyitler Şerhi

Halifelik icazeti ne anlama gelir?

Halifelik icazeti yazıldığı anda şeyh efendi vefat ettiğinde o halife şeyh hükmündedir anında. icazeti var çünkü. Tarikat adabında bunun da altını çizin, kendisinde şeyhlik icazeti ve halifelik icazeti olmayan bir kimsenin şeyhlik veya halifelik icazeti yazması uygun değildir. Tarikat adabında kendisinde, kendisinde şeyhlik icazeti veya halifelik icazeti olmayan bir kimsenin, bir başkasına şeyhlik veya halifelik icazeti vermesi mümkün değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 701-703. Beyitler Şerhi

Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in mürşid olarak rolü nedir?

Hazreti Muhammed i Mustafa(s.a.v.) da mürşittir. Eğer Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.) ‘e uyarsak, öğretici o. Bizden çıkacak olan ses ona gidecek yine ve bu ses gerçekte kimin olacak? Onun öğreticisi olacak. Eğer biz Allah’a bu noktada öğreti noktasında Allah’a yaslandıysak ve Allah’ın öğretisini biz kendimize öğreti olarak alırsak, bizden çıkacak olan şey yine Allah’ın öğretisi olacak. Bizden ne çıkacaksa, Allah’a dönecek. Allah’a dönen şeye Cenab-ı Hak bakacak. Kendisinden çıkan bir şeyse o zaten onu sevecek. Onu cennetlik edecek ama kendisinin razı olmadığı bir şeyse, onu da cezalandıracak. O zaman cezalandırma da ona ait.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 602-609. Beyitler Şerhi

Mürşidin şahsi maneviyatı nedir?

Bir mürit üstadının şahsi maneviyatından uzak olduğunu düşünürse, o müridin körlüğündendir. Mürşidin yetersizliğinden değildir. Mürşidin Cenab ı Hakkın fazlından, mürşidinin üzerine verdiği bir velilik nuru vardır. Bu velilik, mürşitlik nuru onun şahsı maneviyesinin üzerindedir ve bütün dervişler nerde olurlarsa olsunlar, eğer mürşitlerini bu noktada kendilerince akıllarına getirseler, kalplerine getirseler, bir bağ kursalar kendilerincei şahs-ı manevilerinin altına girerler. Bunu düşünmeyen kimse, kendini şeyhten uzak görür. Uzak çünkü. Kendini şeyhe yakın gören yakındır, uzak gören uzaktır. Nerde olduğu önemli değil ki. Hz.Pir demiş ya kimisi Yemen’dedir canı canımızdadır, kimisi yanımızdadır, vücut olarak, ama canı Yemen’dedir demiş. Canı Yemen’dedir. O zaman sen, canına can katan üstadın şahsı maneviyatına kilitle kendin. O yüzden o uzak değil.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 560-568. Beyitler Şerhi

Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in ruhaniyeti ve nuraniyeti ne anlama gelir?

O melek Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in ruhaniyetine muhtaç. O melek Muhammed i Mustafa(s.a.v.)’in nuraniyetine muhtaç. O meleğin üzerinde Muhammed Mustafa(s.a.v.)’in ruhâniyetinden ve nuraniyetinden gider. Kimmiş ki onu taklit edeceğim Muhammed i Mustafa(s.a.v.) var iken. Kimmiş ki o melek Muhammed i Mustafa(s.a.v.) ayın ondördü gibi nur gibi önünde dururken kimmiş ki o melek bana yol gösterecek Muhammed i Mustafa(s.a.v.) ayın ondördü gibi her daim gözümün önünde dururken! Hayır, insan meleği taklid etmez. Melekler insanları taklid eder. Çünkü üstün olan insandır. Nefsi natıkadır, insan ı kamildir, halifedir varlığın üzerinde insan, Allah’ı bilen tek varlıktır, bilme noktasında olan tek varlıktır. En fazla bilen, en büyük varlıktır insan.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 505-509. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamilin dervişlerinin sayısı ne kadar?

Gerçek mürşid i kamillerin de dervişleri az olur o yüzden. Çok olmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamilin dervişlerinin az olmasının nedeni nedir?

Bu yolda duramazlar ve gerçek mürşid i kamillerin de dervişleri az olur o yüzden. Çok olmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 223-227. Beyitler Şerhi

Velîlik nuru nereden gelir?

İşte velîlerin, velîlerin alınlarında, mürşid i kamillerin alınlarında velîlik nuru vardır. O velîlik nuru, velîlden velîlye geçer.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 140-143. Beyitler Şerhi

Velîye intisab etmiş olmanın sonucu nedir?

Cenab ı Hak lütfetmiştir, o kimse orada kalır. O da ne olur? O veliye intisab etmiş olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 140-143. Beyitler Şerhi

Ey, Az önceki sohbet ne diyor?

Ey Allah ışığı! Ey, Allah ışığı! Ey, Allah ışığı! Dikkat edin. Ne demişti o fukara veli, Beyazıt’a? Aradığın burda demişti. Etrafıöda yedi sefer dön de, haccın Hacc ı Ekber olsun dedi. Ey Allah ışığı! Bir mürşid-i kamil, Allah ışığıdır. Allah ışığıdır. Çünkü Hazreti Allah der ki "Sen atmadın, ben attım. Sen öldürmedin, ben öldürdüm. Sen söylemedin, ben söyledim. Benim elimle tutar, benim ayağımla yürür, benim dilimde söylerler". O yüzden diyor ki: "Ey Allah ışığı! Ey gamı, gussayı gideren! Ey Allah’ın sıfatları ile sıfat lanmış! Seni görünce gam da kalmaz keder de kalmaz. Seni görünce dert de kalmaz, derman da kalmaz. Seni görünce, hiçbir müşkülat kalmaz. Ey ‘sabır genişliğin anahtarıdır’ sözüne mana kesilen."

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 94-102. Beyitler Şerhi

Mürşid-i Kamil ile mürid arasındaki ilişkiyi nasıl açıklayabilirsiniz?

Mürit, mürşidine vasıl oldu. Mürid, mürşidine vaslat oldu. Mürid, mürşidine teslim oldu. Mürid, mürşidinin önüne gitti, dedi ki sen benim canıma canmışın. Benim kanım senin kanındanmış , benim ruhum senin ruhundanmış, benim dilim senin dilindenmiş, benim gönlüm, senin gönlündenmiş, benim her şeyim sen denmiş, bilememişim. Bu güne kadar görememişim, bu güne kadar anlamamışım. Düşmüşüm, gafletin peşine. Düşmüşüm, gulyabanilerin peşine. Düşmüşüm, yabancıların peşine. Düşmüşüm, gözlerim kör imiş, kulaklarım sağır imiş, kalbim mühürlü imiş.

Görmemişim, bilmemişim, tanımamışım. Ne zaman ki Allah lutfetti, o zaman anladım. Benim ruhumun yoldaşı sen mişin, benim canıma can senmişin, benim kanıma kan senmişin.

"O zaman anladım dedi padişah. Padişah dedi ki sevgilim senmiş-

Padişah anladı ki asıl sevgilisi cariye değilmiş, oymuş. Padişah anladı ki asıl sevmesi gereken cariye değilmiş. Yani nefsi değilmiş. Ruh anladı ki asıl sevmesi gereken, nefsi değilmiş. Oysa o güne kadar nefsinin yaptığı bütün her şey hoşuna gidiyordu. Nefsi ona tat veriyordu. Nefsi ona lezzet veriyordu. Nefsi onu ayrı bir hayal dünyasında dolaştırıyordu. Ne zaman ki o

ruh mürşid i kamil ile buluştu, o zaman ruh anladı ki asıl sevmesi gereken o mürşid i kamilmiş. Ruh o zaman anladı ki asıl dinlemesi gereken, o mürşid i kamilmiş. Ruh, o zaman anladı ki asıl peşine düşülmesi gereken o mürşid i kamilmiş. Ruh o zaman anladı ki kendisini, canını can eden, o mürşid i kamilin canıymış. Kendisini kendisi eden, o mürşidi kamilmiş. O yoksa, o murşid i kamil olmaz ise yine o bir yok pahasına satılacak bir şeymiş.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 71-78. Beyitler Şerhi

Bir şeyh veya mürşid-i kâmil, müritlerinin bu haklarını korumakla mükellef midir?

Beş temel emniyeti devlet sağlayamıyorsa, bir şeyh efendi veya mürşid-i kâmil, müritlerinin bu haklarını korumakla mükellef midir? Cevap: Efendi Hazretleri bu soruya şöyle karşılık verir: "Bunu güç yetirmek olarak görmüyorum. Bunu fedâ olmakla alâkalı görüyorum." Bir mürşidin, müritlerinin haklarını koruması hukukî bir zorunluluk değil, muhabbet, ve emânetten kaynaklanan bir fedakârlıktır. Kişi, kendisine emanet edilen insanların her türlü hakkını korumak için elinden geleni ardına koymaz.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti ve Zikir Meclisi – 04.12.2025

Mürşid-i Kâmil Nasıl Tanınır?

Mürşid-i kâmil iddiâsında bulunan kimseleri nasıl tanıyacağız? Bir kimse mürşid-i kâmil olduğunu iddiâ ediyorsa, ona bazı sorular sormak gerekir: Kur’ân, ve Sünnet bilgin ne kadar? Tasavvufî bilgin ne kadar? Mânevî hâlin var mı? Rüyâların açık mı? Arada sırada zikrettiğinde gözünü yumduğunda bir şey görüyor musun? Bunların hiçbiri yoksa, nereden bileceksin onun mürşid-i kâmil olduğunu?

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 30.11.2023

Sohbetin içeriğinde hangi mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyâların, dervişlerin, müminlerin ruhları anılmaktadır?

Ya. Rabbi bilhassa üstadımız bayandırlı. Özbağ beyefendi hazretlerinin >> ced, ve dadalarının ruhaniyetlerine, >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyâların, bütün derviş kardeşlerimizin, ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine. >> Turuk Aliye’den akraba, ve talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl, ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya. >> Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. >> Amin. Ve selamün alel mürselin, ve alihim velhamdülillahi rabbil âlemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Eftal zikirennahu ilahe illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

296. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konusmasının temel nedir?

Cihâd-ı Ekber: Nefisle Mücâdele, Mürşid-i Kâmile İntisâbın Zarûreti, Nefsin İnce Oyunları ve Üstâda Bağlılık, Sûfînin Edebi: Her Yerde, Her Hâlde Hak ve Hakikati Konuşmak konularını içermektedir.

Kaynak: 296. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Şeyh mürşid-i kamildir hem de o milletten zekat toplayacak öyle mi her yere zekat memuru tayin edecek zekat toplayın diyecek midir?

Hem diyeceksin ki bu. Şeyh mürşid-i kamildir hem de o milletten zekat toplayacak öyle mi her yere zekat memuru tayin edecek zekat toplayın diyecek. İst etcek dergi sattı cak kitap sattı cak yok bilmem ne sattı cak yok. Cami yaptırıyorum diyecek yok. Tekke yaptırıyorum diyecek yok medrese yaptırıyorum yok işte şunu yaptırıyorum toplayın paraları allara toplayın bu. Eğer Lokman ise lokmanın canı Allah’ın gül bahçesinde ise onun bir şeye ihtiyacı yok o yüzden her yer. Tekke her yer. Dergah Onun bir şeye ihtiyacı yok. Kimin ihtiyacı var kendisini bu manada. Fukara görenin ihtiyacı var. Nereden Fukara o ilmi bilmiyor o Allah’a dost olmamış O yüzden o isteyecek O dilenci, çünkü o kendi nefsinin dilencisi o dilenmeye devam edecek o isteyecek O istemeye alışmış cami inşaatı bitmeyecek. Tekke inşaatı bitmeyecek medrese in’tşaatı bitmeyecek yok işte 3 be tane hafız takkesi 3 be tane cübbe koy oraya resme hafızlar ok okuması lazım yetişmesi lazım gönderin paraları yok şunu okutacağız yok. Bunu okutacağız toplayın Allah paraları toplayın ümmeti Muhammed’in iki yakası bir araya gelmiyor bunlardan dolayı gelmiyor bir cumam var cumaya gitmeye. Artık cumaya da gitmeyeceğiz yalvarıyorum hocalara bir gün istemeyin diyorum ya bir cuma istemeyin diyorum bir cuma bu hristiyanlıktan gelme bize bidat hristiyanlıktan gelme minberden para dileniyor. Hoca Hazreti Muhammedi Mustafa minberden para dilenmedim cami inşaatı için de para dilenmedim kendisi. Kerpiç kardı kendisi. Kerpiç ustalığı yaptı çamur taşıdı. Toprak taşıdı. Mescidi öyle yaptı. Mescidi süslü değildi mescidin tavanı bile yoktu yağmur yağdığında. İçerisi çamur oluyordu. Hatta itikafa girdiğinde itikaftan Kadir gecesi ile alakalı başını dışarı çıkardığında yüzü gözü annı çamur içindeydi çamur içindeydi çamur şimdi medreselerini süsü tekkelerin süslü camilerin süslü evleriniz zaten süslü süsün içinde ümmeti muhammed, ama orada büyüdü siyonist. İsrail’e söyleyecek bir lafı bile yok ortalık fuhuş almış götürmüş içki almış götürmüş şatahat almış götürmüş şatafat almış götürmüş moda denilen pis. Yahudinin oyununa. Bütün Müslümanlar düşmüşler bir kadının çantası 50.000 dolar 20.000 dolar utanmıyor bu Müslümanım diyenler onları takıp takıştır halkın önüne çıkıyorlar bürokratları siyasetçileri devlet adamları zerrece utanmaları yok zerrece ağlanmıyor lüks, ve şetat, ve şatafat içinde yaşıyorlar şeyhleri de öyle alimleri de öyle medrese hocaları da öyle nereden kazandın da bu arabaya bindin. Ticaret mi yaptın ne yaptın Ne aldın sattın. Arsız Allah’ı aldın sattın Allahın kitabı ald sattın yolunu aldın sattın nasıl hesap vereceksin hafızlığını aldın sattın hazır ne var hazır hatim var hazır hatim var Allah Allah. Nasıl hazır hatim var ya evet hazır. Atım satıyor. Kafasında bir tane takke dolaşıyor mezarlığın içinde geliyor O kadın cız atmış örtüyü kafasına oraya gelmek için atmış k mea bacaklar meydanda göğüsler meydanda kafada bir tane örtü mezarlıkta O da orada hazır. Hafız orada şey satıyor Ne o hatim satıyor. Hoca Efendi hazır hatim var mı. Var var ya ha bağışlı var babam burada ha bağışladı. Tamam Ver parayı bu ümmeti Muhammed’in hali, ama bu nereden geliyor sufilerden geliyor sufiler bozulunca alimler bozuldu alimler bozunca amirler bozuldu amirler bozulunca halk bozuldu ilk bozulan kim sufiler sufiyim diye dolaşanlar. Ben yeni. Derviş olduğumda dervişlik neydi biliyor musunuz çalışmayan tembel dilencilikle geçinen bir pro tip devamlı isteyen devamlı dilenen. Ben Bayındır’da sufilik olarak başlayınca herkes böyle bakıyordu hani bunun arkasında bir şey var muhakkak diye herhangi bir köye gidiyorum böyle bir özgüven patlaması var ya bende. Selamünaleyküm Aleykümselam kapat atın şu televizyonu. Kahveci diyorum ki kaç tane çay satardın burada 100 tane al 100 tane çay parası. Ben burada 3 dakika konuşacağım ya ü sefer gittim oraya üçüncüsünde dayanamadı birisi birader senin ne istiyorsun ya dedi bir şey söyle. Sen Yan bir şey isteyeceksin buraya dedi ne almaya geldin sen. İncir mi alacaksın yağ mı alacaksın zeytin mi alacaksın dedim incirin de sizin olsun ız da sizin olsun zeytinin de sizin olsun sizden bir şey istersem dilim kopsun dünyanın en namussuz şerefsiz haysiyetsiz adamıyım sizden dedim bir tane zeytin istersem Allah için konuşuyorum size dedim inanamadılar hala dah. İnanmıyorlar kimse inanmıyor sebep, çünkü o hiçbirisi de Allah’ın. Gül bahçesinin kokusunu almamış. Gül bahçesinin kokusunu alsaydı dünya kokusundan nefret ederdi iki koku bir arada olmaz iki. Sevgi bir arada olmaz hem dünyayı hem ahireti sevemez insan yok Bu mümkün değildir, ancak efelere aittir o. Efelerin yi çataldır çatal dediğinde çatal böyle ya. Biliyor musunuz siz çatalı çatal bu, ama onun kökü ne tek, ancak. Efeler o dengeyi kurar dünya ahiret dengesini başkası kuramaz o yüzden türküsü de. Ege türküsü güzel ya. Çatal Olur. Efelerin Yüreği o çatal, ama ik dünya, ve ahiret ikisi de nedir o zafer işareti olarak algılamayın ha. Hiç sevmem PKK YPG ıvır zıvır. Neyse hani bu. Normalde bu çatal dediğimiz şey bu. Sakın ha bu da PKK’ya böyle şey mi yapıyor filan öyle aklınıza gelmesin Allah onların da cümlesini lanet eylesin amin ondan da bir korkum çekinti yok Cenâb-ı Hak onları da yerle. Yeksan eylesin amin onlar deccalın askerleri Cenâb-ı Hak. Deccal’ın askerleri deccala hizmet eden. Deccal’ın piyonu olmuş. Deccal’ın emrine girmiş adı Müslüman da olsa adı. Sufi de olsa Alim de olsa şeyh de olsa Alim de olsa siyasetçi de olsa ne olursa olsun Cenâb-ı Hak hepsini yerle. Yeksan eylesin amin hepsini de batırsın amin hiç bu konuda yavaşım da yok bazen böyle sohbeti dinleyenler bana mail atıyorlar hocam. Korkmuyor musun diye bana dedim. Ben de yazıyorum daha tanışmadım korkuyla diyor. Rabbim tanıştırması.

Kaynak: Hem diyeceksin bu şeyh mürşidi kamildir hem de o şeyh milletten zekat toplatıp p

Gerçek Mürşid-i Kâmilin ölçütü nedir?

Bir mürşid-i kâmilin sağlık engeli yoksa koltuktan kıpırdamayıp oturan boğa gibi durmaması gerekir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Medîne-i Münevvere’ye geldikten sonra seyahat etti, cihad etti, durmadı. Onun yolundan giden mürşid de Kur’ân ve Sünnet’i anlatmak için mücadele verecek, seyahat edecek, çalışacak ve arkasından gelenlere örnek olacaktır. Bu örnekliği sunmuyorsa, onun veliliği ve mürşid-i kâmilliği şüpheye düşer.

Kaynak: İstidrac nedir

Hilton otelinden namaza durmaya başladılar mı?

Yani kapitalist sistem bu normalde eee örneğin Beytullah’ta ilk Beytullah’a nazır Hilton oteli olduğunda başladı iyice. Hilton otelinden namaza durmaya başladılar. Şey efendiler, alimler Hilton otelinin oradan kafesinden veyahut da oradaki mescidinden Beytullah’a nazır yıl 92. O zaman onu görmüştüm. Oradan Beytullah’a doğru namaza duruyorlar. O şeyh efendilerin müritleri de, yani şeyhlerini orada camın önünde görmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Toplanıyorlar orada. Ben 92’de gördüğüm hac estantenesini anlatıyorum size. Ben de diyorum ki hani neden müritlerin yanında değil? Neden müritlerle beraber değil? O zaman müritler olarak çıkın oraya. Siz de orada namaz kılın. Yani bu biz yavaş yavaş biz o bozulmayı satın aldık. Bozulmayı satın alınca da şu anda, yani gavurlar ne derse biz onu yapıyoruz.

Kaynak: Cihaddan uzak, Kur’an ve sünnet i seniyyeden uzak bir İslam oluşturdular

Mürşid-i kamilin makamı ne olur?

Hiçbir mürşid-i kamil yoktur ki mürşid-i kamilliği geri alınmış olsun. O zaman Allah’ı tanıma, ve bilme noktasında, dairesinde, yolunda yürüyen bir kimseye bir makaam sahibi olduysa o yüzden Mustafa Özbağ der, "Haller geçicidir. Makam kalıcıdır. Hal gelir geçer. Süslü genç kadına benzer hal. Süslü genç kadına benzer. Onun üzerinden süsünü aldığında gerçeği çıkar meydana. O yüzden makam kalıcıdır. Hal geçicidir. Bazen derim ya nice hal dervişleri gördüm ben. Derim bunu, ama makam kalıcıdır. O yüzden dört kapı 40 makam sohbeti yapıyoruz. Makam kalıcı olsun diye halde takılıp kalırsanız o kabre girdiğinizde biter. Makam ehlinin makamı kabre girdikten sonra da devam eder. Kabre girdikten sonra da devam eder.

Kaynak: Bu alemde Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyorsak ölümden sonra da o yürüyüş

Bu şathât değil; bir mürşid-i kâmilin dergâhında zikrullâhtaki geleni-gideni de gören olacak mıdır?

Bu şathât değil; bir mürşid-i kâmilin dergâhında zikrullâhtaki geleni-gideni de gören olacak, kabir hâline de vâkıf olan olacak, hâli açık olan derviş de olacak.

Kaynak: Bir mürşid-i kamilin dergahında zikrullahta geleni de gören olacak,kabir haline

Tarîkatta hissesi olmayanın hâli nedir?

Tarîkatta hissesi olmayan, kalbi harekete gelmeyen bir kimse — muhakkik âlim bir zât da olsa — şimdiki zındıkların desiseleri karşısında kendini tam muhâfaza etmesi müşkilleşmiştir. Tarîkatta hissen yoksa, yâni bir mürşid-i kâmile intisâb etmediysen, bir mürşid-i kâmilin elini tutmadıysan, onun yolunda değilsen, kalbin harekete geçmemişse; hâsılı herhangi bir mürşid-i kâmile bağlı değilsen, ve kalbin de harekete geçmemişse — "bir tarîkata gitmeden de olabilirsin, bir şeyhe bağlanmadan da olabilirsin" diyorlarsa, o zaman getirsin bana bir tânesini.

Kaynak: Bir mürşid-i kamilin dergahında zikrullahta geleni de gören olacak,kabir haline

Dergâhın mânevî şâhitleri nelerdir?

İşte kabir burada. Bu kabristandan haberiniz var mıydı? Ben söyleyene kadar var mıydı? Onca yıl insan gelip geçiyor oradan. Kalbin harekete geçtiyse, yürüdüğün yerden kabirlerden ses duyuyorsan, gel yanıma. Sizleri söylemiyorum; siz zâten olmanız gereken yerde olmadıysanız, şapkanızı önünüze koyun, ve "Biz nerede yanlış yapıyoruz?" deyin.

Kaynak: Bir mürşid-i kamilin dergahında zikrullahta geleni de gören olacak,kabir haline

Nefis muhâsebesi nedir?

Varsa sende, yoksa otur kendi hâlini düşün: Allah’ı mı zikredersin, tövbe mi edersin, hayrât, ve hasenât mı edersin, cömertlik mi edersin? Nerede eksiğin varsa, "Eksiğimi nereden tamamlayabilirim?" diye otur kendini düşün. Kimin hakkına-hukûkuna girdim? Kime tepeden baktım? Kime bağırdım-çağırdım? Kime haksızlık yaptım? Kime zulmettim — eşime mi, çocuklarıma mı, anneme-babama mı, yanımda çalışanlara mı, derviş kardeşlerime mi? Kimin kalbini kırdım, kimin gönlünü yıktım, kimin parası mideme girdi? Kendi kendine düşün.

Kaynak: Bir mürşid-i kamilin dergahında zikrullahta geleni de gören olacak,kabir haline

Dergâhın delîlleri nelerdir?

Bu dergâhta var; kadınlarda da var, erkeklerde de var. Cebrâîl aleyhisselâm ile görüşen var — otur kendine bak. Evet, Arş-ı A’lâ’yı gören var — otur kendine bak. Bu, o dergâhın bir mürşid-i kâmil dergâhı olduğuna delîldir.

Kaynak: Bir mürşid-i kamilin dergahında zikrullahta geleni de gören olacak,kabir haline

Kim bilir nerde ne yaptın ki Cenabı Hak sana bir mürşidi kamil göstermemiş?

Mustafa Özbağ Efendi şeyhsiz kalanlara üzülmediğini şöyle açıklar: ‘Dosdoğru gitmiş olsaydın, Allah sana bir velisini gösterirdi. Ama sen kibirle yürüdüysen, ihanet ettiysen, edepsizlik ettiysen — sen kim bilir nerede ne yaptın ki Allah sana bir mürşid-i kâmil göstermedi?’

Kaynak: Kim bilir nerde ne yaptın ki Cenabı Hak sana bir mürşidi kamil göstermemiş

Mürşid-i Kâmil nasip olan kimsenin yapması gereken nedir?

Buna karşın mürşid-i kâmil nasip olan kimsenin yapması gereken şudur: hamdet, şükret. Okyanus içinde inci tanesi bulduysan boynuna tak, kıymet ver, düşürme. Edebini bozma.

Kaynak: Kim bilir nerde ne yaptın ki Cenabı Hak sana bir mürşidi kamil göstermemiş

Nâkıb birliklerinin törenlerini yapmakla ilgili ne tür bir karar verildi?

Ben çok yumuşak, tatlı bir şekilde Şeyh Efendi Hazretlerine dedim: "Efendim, hakkınızı helâl edin, siz geldiğinizde bir tören yapalım." "Tamam Mustafa Efendi" dedi. Sonra tekrar "Bastırsın, yap töreni" dedi. Yapacağım, sıkıntı yok; ben laftan küften korkacak bir insan değilim. Kaynıyorsa kaynasın, zıplıyorsa zıplasın derim, çıkarım işin içinden. Şeyhimden habersiz bir şey yapmadığım müddetçe sıkıntı yok.

Kaynak: Cafer, Adnan, Hüseyin hizmet maneviyat ve bağlılık olarak başka dergahların şeyh

Mürşitler neye mürittir?

Allah’a celle celalühuna. Resûlullah sallallâhu aleyhi, ve sellem’e onun bir tarafı mürittir. Onun bir tarafı mürşittir.

Kaynak: Kalbinize gelen hakikat yok ise siz söyleyici olmayın dinleyici olun

Alimler peygamberlerin varisleri midir?

Dilenmez. Çünkü alimler peygamberlerin varisleridir. Hadis-i şerif. Peygamber varisi dilenmez. Bir mürşid-i kamil Peygamber varisidir. Bir mürşid-i kamil dilenmez. Dileniyorsa o sahih bir mürşit değildir. O sahiy bir şeyh değildir. Dervişlerine diyorsa hadi gidin para toplayın veyahut da andırıyorsa insanlara o gerçek bir şeyh değildir. Onun peşinden gidilmez. Ondan ders alınmaz. Ona mürit olunmaz. Sufilik yolunda istemek yoktur. Hiçbir şey isteyemezsin. Yoktur sufilik yolunda.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Dileniyorsa o sahih bir mürşit değil midir?

Bir mürşid-i kamil dilenmez. Dileniyorsa o sahih bir mürşit değildir. O sahih bir şeyh değildir. Dervişlerine diyorsa hadi gidin para toplayın veyahut da andırıyorsa insanlara o gerçek bir şeyh değildir. Onun peşinden gidilmez. Ondan ders alınmaz. Ona mürit olunmaz. Sufilik yolunda istemek yoktur. Hiçbir şey isteyemezsin. Yoktur sufilik yolunda.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

O sahih bir şeyh değil midir?

O sahih bir şeyh değildir. Dervişlerine diyorsa hadi gidin para toplayın veyahut da andırıyorsa insanlara o gerçek bir şeyh değildir. Onun peşinden gidilmez. Ondan ders alınmaz. Ona mürit olunmaz. Sufilik yolunda istemek yoktur. Hiçbir şey isteyemezsin. Yoktur sufilik yolunda.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Sufilik yolunda istemek yok mudur?

Onun peşinden gidilmez. Ondan ders alınmaz. Ona mürit olunmaz. Sufilik yolunda istemek yoktur. Hiçbir şey isteyemezsin. Yoktur sufilik yolunda.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Bir şeyh dervişin bu manada manevi babası hükmündedir?

Hadi gidin şeyhlerden isteyin. Şimdi Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri hadis-i şerifte söyledi. Tergipte geçer bu hadis. Hiç unutmam. Der ki, "Ben hepinizin babası mesabesindeyim. Kimin ne isteği varsa bana gelsin." der. Bir şeyh dervişin bu manada manevi babası hükmündedir. İsteyecek olan ondan ister. Bitti. O manevi şeyh ise o da makul olan kendisinden istenilenlere cevap verecek. Gücü nispetinde cevap vermek zorundadır. O manada maneviyse o dervişlerden geçineceğim diye uğraşmaz. Dervişlerden geçineceğim diye uğraşanlar gerçek mürşit değillerdir. Gerçek mürşit eli açık cömert insandır. Gerçek mürşit. O kimse cömert olmak zorundadır. Cömert değilse ona dostluk kapısı açılmaz.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Gücü nispetinde cevap vermek zorunda mıdır?

O manevi şeyh ise o da makul olan kendisinden istenilenlere cevap verecek. Gücü nispetinde cevap vermek zorundadır. O manada maneviyse o dervişlerden geçineceğim diye uğraşmaz. Dervişlerden geçineceğim diye uğraşanlar gerçek mürşit değillerdir. Gerçek mürşit eli açık cömert insandır. Gerçek mürşit. O kimse cömert olmak zorundadır. Cömert değilse ona dostluk kapısı açılmaz.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Dervişlerden geçineceğim diye uğraşanlar gerçek mürşit değiller midir?

O manada maneviyse o dervişlerden geçineceğim diye uğraşmaz. Dervişlerden geçineceğim diye uğraşanlar gerçek mürşit değillerdir. Gerçek mürşit eli açık cömert insandır. Gerçek mürşit. O kimse cömert olmak zorundadır. Cömert değilse ona dostluk kapısı açılmaz.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Gerçek mürşit eli açık cömert insan mıdır?

Gerçek mürşit eli açık cömert insandır. Gerçek mürşit. O kimse cömert olmak zorundadır. Cömert değilse ona dostluk kapısı açılmaz.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

O kimse cömert olmak zorunda mıdır?

Gerçek mürşit. O kimse cömert olmak zorundadır. Cömert değilse ona dostluk kapısı açılmaz.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ona velilik kapısı açılmaz, ve o evliyalık kapısı bile ona açılmaz. Ona 4üncü makamın kapısı bile açılmaz. Çünkü o cimridir. Allah cimrileri sevmez. Haşir ayet 9. Sen nefsinin cimrilinden kurtulmaz da hala daha dervişlerin parasına, puluna gözünü diktiysen sen kurtuluşa eremezsin. Sen cehenneme doğru yol alırsın. İnsanları kandırmaktan vazgeç. Ben şeyhim diye sırmalı cübbelerle ortalıkta dolaşma. Ben şeyhim diye insanları aldatma. Allah Resulü aldatan bizden değildir. Dedi. Bunu hiçbir zaman unutma. O yüzden Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’e yol olarak o peygambere çıktıysa yolun sen asla cimrilik yapamazsın. Sen asla bir şeyi kısamazsın. Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Allah Resulü aldatan bizden değil midir?

Sen cehenneme doğru yol alırsın. İnsanları kandırmaktan vazgeç. Ben şeyhim diye sırmalı cübbelerle ortalıkta dolaşma. Ben şeyhim diye insanları aldatma. Allah Resulü aldatan bizden değildir. Dedi. Bunu hiçbir zaman unutma. O yüzden Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’e yol olarak o peygambere çıktıysa yolun sen asla cimrilik yapamazsın. Sen asla bir şeyi kısamazsın. Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Bunu hiçbir zaman unutma nedir?

Dedi. Bunu hiçbir zaman unutma. O yüzden Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’e yol olarak o peygambere çıktıysa yolun sen asla cimrilik yapamazsın. Sen asla bir şeyi kısamazsın. Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’e yol olarak o peygambere çıktıysa yolun sen asla cimrilik yapamazsın mıdır?

O yüzden Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem’e yol olarak o peygambere çıktıysa yolun sen asla cimrilik yapamazsın. Sen asla bir şeyi kısamazsın. Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Sen asla bir şeyi kısamazsın mıdır?

Sen asla bir şeyi kısamazsın. Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Verilen ilmi dağıtmak zorundasın nedir?

Verilen ilmi dağıtmak zorundasın. Sen cömert olmak zorundasın. Maddi manevi.

Kaynak: Sahih bir mürşid, alim yada şeyh insanlardan bir şey dilenmez çünkü onlar peygam

Dedikodu nedir?

Geri kalan dedikodudan ibarettir. Abimiz şöyle dedi. Batsın senin abin. Ablamız şöyle dedi. Batsın sen, ablan. Neden yol keser? O yol keser. Dedikodudan ibarettir Kur’an. Sünnet, imamların içtihadı, üstadın sözü bu kadardır. Geri kalan dedikodan ibarettir. O yüzden geri kalan bizim dilimizde meşhur bir ibare vardır ya yarım sözdür. Yarım sözle hareket eden yarıda kalır. Yolunu şaşırtırsın insanların. Sebep sen yarım söz ehlisin. Yarım söz ehlisen hiç konuşma. Hiç mikrofonu eline alma. Batarsın.

Kaynak: Mürşid-i kamil ilmi saklamaz

Mürşid-i kamil ilmi saklamaz mı?

Bir mürşid-i kamil ilmi saklamaz. Bir mürşid-i kamil ilmi örtmez. Bir manevi ilim sahibi kimse o ilmini mezara götürmez. O ilim mezarda lazım değil. Zaten o ilim mezarda lazım değil. O ilim dünyadayken lazım. Dünyada yaşayanlara lazım, mezarda lazım değil. Öldü bitti. O esnada kaç tane kalp ehli olacak da gidecek onlar mezardan ilim alacak.

Kaynak: Mürşid-i kamil ilmi saklamaz

Mürşid-i kamil ilmi neden saklamaz?

Eğer onun kalbine ilmi ilahiden damlamış olsa o bütün her şeyi yaymaya çalışır. Sahabe bir ayet-i kerime öğrenir. O ayet-i kerimeyi tebliğ ederdi. Saklamazdı. Rüyalarını da saklamazlardı. Hazreti Muhammedi Mustafa sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri ilmi saklamadı.

Kaynak: Mürşid-i kamil ilmi saklamaz

Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme konulu sohbetin nedir?

Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak: Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme

Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme sohbeti nereden izlenebilir?

Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.

Kaynak: Bir mürşid-i kamile intisap ettiysen biliyorum deme

Mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledünden, akl-ı küllün tecelliya nedir?

Bir mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledinden mahrumdur. Aklı külün tecelliyatından mahrumdur. Çünkü onun kalbi harekete geçmiş değildir. Kalbi harekete geçmeyen kimseler zikzak çizerler devamlı. Mümkün değildir o. Mümkün değildir. Tekrar söylüyorum. Mümkün değildir.

Kaynak: Mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledünden, akl-ı küllün tecelliya

Üstadlar değişik değişiktir, içlerinde en kıymetlisi mürşid-i kamillerdir?

Bütün sufilere sözüm sadece kendi kardeşlerimize değil bakın üstatlar değişik değişiktir bazı üstatlar vardır sadece sohbet ederler insanlar giderler onların sohbetlerini dinlerler onlar bir ağlarlar bir ağlatırlar cuş uruş içerisinde sohbet ederler. Kapıdan dışarı çıkar her şey biter o. Üstat la bağda biter o sohbet şeyhidir sohbet üstadıdır o böyle sohbette. İnsanları böyle hale geçirir harikadır bir kimseye faydası var mıdır.

Kaynak: Üstadlar değişik değişiktir, içlerinde en kıymetlisi mürşid-i kamillerdir

Mürşid-i kamiller ne yaparlar?

Bunlar da hem sohbet vardır. Hem zikir vardır. Hem de terbiye vardır terbiye o kimse seni terbiye etmeli o kimse senin nefsini terbiye etmeli o kimse seni bir yola çekmeli kimse seni bir yolda istikamet verdirmiyor olmalı gerekirse. Sen sana bu noktada abi olmalı gerekirse sana. Baba olmalı gerekirse sana. Arkadaş olmalı, ama seni terbiye etmeli seni doğru yola götürmeli seni işin doğrusuna işin hakikatine götürmeli.

Kaynak: Üstadlar değişik değişiktir, içlerinde en kıymetlisi mürşid-i kamillerdir

Aynı şekilde velîlerin, mürşid-i kâmillerin üzerinde de bu tip tecelliyât var mıdır?

Vahiy geldiğinde Hz. Peygamber (s.a.v.) terliyordu, kendince ızdırap çeker gibi değişik hâller alıyordu. Aynı şekilde velîlerin, mürşid-i kâmillerin üzerinde de bu tip tecelliyât vardır.

Kaynak: PKNXNw Mürşidi kamilin üzerindeki sıfatsal tecelliyatlar manevi olsa da vücut bu

İmâm Ahmed’in naklettiği hadîste sâbittir ki velîler her devirde mevcût midir?

"Bunlar önceden yaşamışlardı, şimdi yok" diyenler hadîs-i şerîfleri inkâr eder. İmâm Ahmed’in naklettiği hadîste sâbittir ki velîler her devirde mevcûttur.

Kaynak: PKNXNw Mürşidi kamilin üzerindeki sıfatsal tecelliyatlar manevi olsa da vücut bu

Bir mürîd, bir üstadın elinden tutmuşsa oturur; hangi ilmiyle onu kıyaslayacak şüphesi varsa bırakıp gitmelidir — bu onun hakkı mıdır?

Mürşidin mürşitliği şu emanetlerle meydana çıkar: üzerine tecellî ettirdiği ilmel yakîn emanetleri ve verdiği sözde durması. Bir mürîd, bir üstadın elinden tutmuşsa oturur; hangi ilmiyle onu kıyaslayacak şüphesi varsa bırakıp gitmelidir — bu onun hakkıdır. Ama üstadına teslim olan mürîdin sorumluluğu şudur: farzlara riâyet etmek, haramlardan uzak durmak, nâfilelerle Allah’a yaklaşmak ve üstada verilen sözü bozmamak.

Kaynak: Mürşidin mürşitliği kalbine ilmi ledünün akmasından ve varlığı tanıyıp vakıf olm

Feyz-i ilâhî ve ilm-i ledün nedir?

Feyz-i ilâhî, yani Cenâb-ı Hakk’ın doğrudan kalbe akıttığı ilim iki hâlde tezâhür eder. Birincisi: mürşidin kalbine ilm-i ledün akmasıdır — mürşidin mürşitliği bu emanetlerle belli olur. İkincisi: varlığı tanımak, bilmek, varlığın hakîkatine vâkıf olmaktır. Bunu sistemleştiren Muhyiddin İbn Arabî hazretleri olmuş; varlığın dereceleri bu feyz-i ilâhînin nûr-u Muhammedî üzerindeki tecelliyâtı olarak açıklanmıştır.

Kaynak: Mürşidin mürşitliği kalbine ilmi ledünün akmasından ve varlığı tanıyıp vakıf olm

Bir kimse yolda yürümeyi, ve Allah’a yaklaşmayı kendisine hedef seçmemiş, bunun yerine mürşidi kendisine hedef seçmişse bu sıkıntılı bir hâl mıdır?

Bir kimse yolda yürümeyi, ve Allah’a yaklaşmayı kendisine hedef seçmemiş, bunun yerine mürşidi kendisine hedef seçmişse bu sıkıntılı bir hâldir. "İyyâke na’büdü, ve iyyâke nesta’în" — "Ancak Sana kulluk eder, ve, ancak Senden yardım dileriz" sırrını hiç unutmamak gerekir.

Kaynak: Hedef mürşid değil hedef Allahtır. #

Mürşid ne demektir?

Mürşid, yolun rehberidir; yolun kendisi veya hedefi değildir. Mürşide bağlanmak, Allah’a ulaşmak içindir. Mürşidi hedef hâline getirmek, aracıyı gāye yapmaktır; bu ise büyük bir sapma, ve tehlikedir.

Kaynak: Hedef mürşid değil hedef Allahtır. #

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları