Mürşidin Dergâhında Zikrullâhta Geleni de Göreni de Allâh Sevsin
Bir mürşid-i kâmilin dergâhında zikrullâhta hazır bulunan, geleni de göreni de Allâh sevsin. Bu duâ tasavvufun bir bereketi ifâde eder. Dergâhta zikre katılan herkes Allâh’ın sevgisine mazhardır; çünkü Allâh’ı zikre gelmişlerdir. «Allâh kendisini zikredeni sever» — sahih hadîs. Mürşid dergâhında bu sevgi katmerleşir.
Dergâh — Mâneviyâtın Mekânı
Dergâh tasavvufun mekânıdır. Burada mürşid mürîdleri ile sohbet eder; zikir yapılır; eğitim verilir; mâneviyât aktarılır. Modern dönemde dergâh denilen mekânlar bâzen yok; ama mürşidin oturduğu yer dergâh hükmündedir. Sohbet meclislerinin de dergâh işlevi vardır. Önemli olan zikrullâhın yapılması.
Zikrullâh — Allâh’ı Anmak
Zikrullâh Allâh’ı anmak demektir. Bireysel veya toplu olarak yapılabilir. Toplu zikir — birlikte Allâh’ı anmak — özel bir berekete sahiptir. Hz. Peygamber «Allâh’ın bir grup kulları vardır; gezerek zikir meclislerini ararlar» buyurmuştur. Yâ’nî melekler zikir meclislerini ararlar; orada bulunanları kayda alırlar.
Toplu Zikrin Bereketi — Hadîs
Toplu zikrin bereketi hadîslerle sabittir. «Allâh’ı toplu olarak zikreden bir grup vardır ki, melekler onları kuşatır, rahmet onları örter, sekîne onlara iner ve Allâh onları yanındakilere zikreder» (Müslim). Bu hadîs zikir meclisinin kıymetini gösterir. Mü’min böyle meclisleri kaçırmamalıdır.
Gelen ve Gören — İkisi de Sevilir
Zikir meclisine «gelen» yâ’nî bizzat katılan kişi sevilir. «Gören» yâ’nî o meclisi görenler de sevilir. Çünkü görme bile bir tür mâneviyât kazandırır. Yoldan geçen bir kişi zikir meclisini görüp «mâşâallâh» dese, o da Allâh’ın sevgisine mazhar olur. Bu, dergâhın geniş bir bereketidir.
Modern Dönemde Zikir Meclisi — Az
Modern dönemde zikir meclisleri azaldı. Câmilerde toplu zikir yapılmıyor; dergâhlar kapatılmış; sohbet halkaları zayıflamış. Bu, ümmet için büyük bir kayıp. Mü’min bu açığı kapatmak için bulduğu zikir meclisini değerlendirmeli; ihmâl etmemelidir. Bir zikir meclisinde bir saat — bin saat tek başına zikre bedel olabilir.
Sohbet Sonrasında Zikir — Tasavvufî Düzen
Klasik tasavvufî düzende sohbet ve zikir birlikte yapılır. Mürşid önce sohbet eder; sonra mürîdler birlikte zikrederler. Bu düzen mâneviyâtı en yüksek seviyede tutar. Sohbet ile zihin açılır; zikir ile kalp temizlenir. İkisi birleşince mâneviyât katmerleşir.
Niyâz — Zikir Meclislerinin Bereketi
Niyâz: «Yâ Rab, beni zikir meclislerinde bulunan bir kul eyle. Mürşidin dergâhında zikrullâha katılmamı nasîb et. Gelenlerden, görenlerden ol; Senin sevdiğin kullardan eyle. Modern dönemde de zikir meclislerini bulmamı sağla; ve ihmâl etmememi nasîb et. Meleklerin kuşattığı, rahmetin örtdüğü meclislerden ben de bir hisse alayım.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi zikir ehli kullar eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Dergâh, Zikir, Mürşid. → Tasavvuf Sözlüğü