Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Mürşid-i Kâmil — Sayfa 3

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Mürşid-i Kâmil(306) — Sayfa 3/4

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem nasıl davranmıştır?

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem bile kendisini hedef olarak göstermemiş, dâimâ Allah’a yönlendirmiştir. Peygamberin vârisi olan mürşidler de aynı tavrı sergiler: "Ben bir kapıyım, geçin; hedef benim ötümde" derler.

Kaynak: Hedef mürşid değil hedef Allahtır. #

Gerçek mürşid kimdir?

Gerçek mürşid, şerîate tam uygun yaşayan, kendisi zikir ehli olan, Allah’ın izniyle kalpleri ihyâ edebilen zâttır. Mürşidin alâmeti; sözünün kalbe tesir etmesi, sohbetinin insanı değiştirmesi, ve hâlinin İslâm’ın güzelliğini yansıtmasıdır.

Kaynak: Gerçek mürşid kimdir ?

Gerçek mürşid aramak ne ifade eder?

Gerçek mürşidini aramak, sâlikin en önemli vazîfesidir. Ancak eski mürşidleri arayarak onların fakir olduğunu düşünmek yanlıştır. Geçmişteki büyük mürşde, dergâhlar, ve tekkeler inşâ ettirmişlerdir. Karabaş-ı Velî Tekkesi, Mahmûd Hudâyî Tekkesi gibi yapılar, bunların maddî güçlerinin de mânevî güçleri gibi büyük olduğunun delîlidir.

Kaynak: Gerçek mürşid kimdir ?

Mürşid arayan kimse neye dikkat etmelidir?

Mürşid arayan kimse, öncelikle o zâtın şerîate bağlılığına bakmalıdır. Namaz kılmayan, zikir yapmayan, haramlardan sakınmayan birisi mürşid olamaz. İkinci olarak silsilesine — yani mânevî nesebinin kesintisiz olarak Hz. Peygamber’e ulaşıp ulaşmadığına — bakmalıdır.

Kaynak: Gerçek mürşid kimdir ?

Mürşidin sohbetinde ne gibi alâmetler vardır?

Mürşidin sohbetinde kalbin yumuşaması, gözlerin yaşarması, ve Allah’a olan iştiyâkın artması, o mürşidin hakīkī olduğunun alâmetlerindendir.

Kaynak: Gerçek mürşid kimdir ?

Hadîs-i şerîfte buyurulur: ‘Ümmetime ayağını taş çalsa ona kârdır.’ Mürşid-i kâmilin elinden tutmak da böyledir: değersiz görünen bir kişiyi kâmil bir midir?

Hadîs-i şerîfte buyurulur: ‘Ümmetime ayağını taş çalsa ona kârdır.’ Mürşid-i kâmilin elinden tutmak da böyledir: değersiz görünen bir kişiyi kâmil bir mürşit alır, o altın olur. Dini bilmezdi, yolu tanımazdı, kimse yüzüne bakmaz, âilesinin ikinci sınıf üyesi sayılırdı — ama bir kâmile intisap etti, bir el tuttu; kıymetlendi. Dünün cehennemliği bugün cennetlik oldu.

Kaynak: Bir kamil bu onun elinden tut sende altın olmanın yoluna bak

Bir kâmil bul, onun elinden tut; sen de altın olmanın yoluna bak mıdır?

Mürşid-i kâmile intisap bir dönüşümdür: kişi Peygamber’in dostu olur, Allah’ın dostu olur. Bir kâmil bul, onun elinden tut; sen de altın olmanın yoluna bak.

Kaynak: Bir kamil bu onun elinden tut sende altın olmanın yoluna bak

İnsanı kamilliğin zirvesi kimdir?

İnsân-ı kâmillerin zirvesinde Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem oturur. Onun ardından iki sınıf gelir: (1) Veraseti Enbiyâ — yani zamanın kutbu: Hz. Peygamber’in her asırdaki halifelik makamını temsil eden zat. (2) Onun altındaki mürşid-i kâmiller: insanları mânen irşat edenler; kırk abdal içindedir.

Kaynak: İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

Hz. Muhammed Mustafa’nın nuru ile varlık arasında nasıl bir ilişki vardır?

Bütün varlık, Hz. Muhammed Mustafa’nın nuru üzerine yaratılmıştır; O, ilk yaratılan ve varlığın başlangıcıdır. Bu manada Hz. Âdem’in de mânevî babasıdır, tüm peygamberlerin mânevî pîridir.

Kaynak: İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

Cebrâil’in bilmediği gam nedir?

Cebrâil’in bilmediği ve çekmediği o gam — ayrılık ateşi — zamanın kutbu hükmündeki velîlerin yüreğinde yaşar.

Kaynak: İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

Hz. İsâ aleyhisselâm’ın bu hakikati bildiği için ne niyaz etmiştir?

Hz. İsâ aleyhisselâm da bu hakikati bildiği için Allah’a şöyle niyaz etti: "Beni tekrar yeryüzüne, Hz. Muhammed’in ümmeti olarak gönder."

Kaynak: İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

Zamanın kutbu ve abdal sistemi hakkında ne söylenmektedir?

Hadîs: Zamanın kutbu ve abdal sistemi — Ahmed b. Hanbel, el-Müsned; İbn Asâkir, Târîhu Dımaşk

Kaynak: İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi, ve sellem’in üzerinden tecellî etmiştir?

Cenâb-ı Hakk’ın mürşid, ve ilim sıfatı, Hz. Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi, ve sellem’in üzerinden tecellî etmiştir. O, Allah’ın ilminin, hidâyetinin, ve irşâdının en kâmil aynasıdır. Bu tecellî silsilesi, Hz. Peygamber’den velîlere, velîlerden mürîdlere kesintisiz olarak sürmektedir.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk’ın mürşid ve ilim sıfatı Muhammed-i Mustafa’nın üzerinden tecelli e

Hz. Peygamber’in vârisleri ile ilgili ne söylenmektedir?

Her devirde bir insân-ı kâmil, bu mürşid sıfatının tecellîgâhı olmuştur. Bu zâtlar, Hz. Peygamber’in vârisleri olarak ümmetin mânevî rehberliğini üstlenmişlerdir. Onlara tâbî olmak, aslında Hz. Peygamber’in irşâdına tâbî olmak demektir.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk’ın mürşid ve ilim sıfatı Muhammed-i Mustafa’nın üzerinden tecelli e

Ben size böyle demedim nedir?

Mustafa Özbağ Efendi şöyle buyurmuştur: ‘Vefat ettikten sonra benim dersimi devam ettiriyoruz demeyin. Ben size böyle demedim. Ben size dedim ki: vefat ettikten sonra bir mürşid-i kâmil bulun, ona teslim olun. Onun kılıcı kınından çıkmıştır; siz de bir mürşid-i kâmil bulun.’ Mürşid-i kâmil bulabilmek için ise önce bağlı olunan üstadın gerçek anlamda mürşid-i kâmil olması gerekir; çünkü ancak bir kâmili tanıyan, kâmili tanıyabilir.

Kaynak: Nuru ister Adem’den al ister bir başkasından o nur Muhammedî nurdur ama o nuru t

Bir mürşi de Kamile intisap eden bir kimsenin de önceden mana gözü kör idi managözü açık değildi mi?

\n\n\n\n\n\n\n\nişte bir mürşi de Kamile intisap eden bir kimsenin de önceden mana gözü kör idi managözü açık değildi, ve Üstad ona sürme çekti ne yaptı Ona manevi hallerden bahsetti ona mana dünyasından bahsetti onun hidayetine sebep olduğu vesile oldu onu Kur’ân, ve Sünnet dairesinde nasihatleriyle sohbetleriyle o ölüyü ne yaptı Allah’ın izniyle diriltti, ve onun nazarı onun sohbeti göze sürme gibi oldu gözü keskinleşti manevi olarak Hz pirin deyimiyle Gözcü oldu Hazreti pirin deyimi ile Gözcü oldu işte Bir Mürşide Kamile intisab edip onun manevi öğretesini alan bir kimsenin görmeyen gözü keskinleşti görür oldu Az görüyorsa da daha da keskinleşti Gözcü oldu Allah bizi o gafletten uyananlardan eylesin bizi gaflet uykusuna dalanlardan eylemesin bizleri Kur’ân, ve Sünnet yolunda dümdüz gün bir şekilde yürüyüp koşanlardan eylesin inşâallah.

Kaynak: Mürşid-i kamile intisap edip manevi öğretisini alan kimsenin görmeyen gözü keski

Bugün bir mürîdi kırk gün halvete koyabilir misiniz?

Kırk gün halvete koyacak yeriniz yok; halvete gidecek canınız yok zaten. O mürşid nasıl yetişecek ki?

Kaynak: İsterim İslam dünyası Gazali’yi geçsin,öyle mürşidlerin yetişeceği ortam oluşsun

İmâm Gazâlî, iki yıl boyunca kendisini Emevî Câmii’nin minâresine hapsetmiş; tefekkür, ve zikirle geçirmiştir?

Bugün böyle iki yıl bir câminin minâresinde zikirle, tefekkürle, nefis terbiyesiyle vaktini geçirecek bir kimse gösterebilir misiniz?

Kaynak: İsterim İslam dünyası Gazali’yi geçsin,öyle mürşidlerin yetişeceği ortam oluşsun

Mürşid-i kamilin vazifesi nedir?

Kendisine tabi olanları Kur’an, ve Sün’tet yolunda yürütmedir, ve onun vazifesi odur.

Kaynak: Mürşid-i kamillerin vazifeleri Kur’an ve sünnetin yaşanması,yaşatılması ve öğret

Mürşid-i kamillerin vazifeleri ne olmalıdır?

Kur’an, ve sünneti seniyenin yaşanması, ve yaşatılması, ve öğretilmesi mücadelesidir başka bir dertleri olmaz olmamalı olmamalı derdi Kur’an, ve sünnet olmalı derdi din olmalı Onun başka bir şey değil Allah bizi onlardan eylesin cümlemize.

Kaynak: Mürşid-i kamillerin vazifeleri Kur’an ve sünnetin yaşanması,yaşatılması ve öğret

En büyük tehlike bu mudur?

O eli bırakma, nankörlük etme. Nankörlük edersen, vefâsızlık edersen — Allah muhâfaza eylesin — kalbin mühürlenir. En büyük tehlike budur. Kalbin mühürlenmesi, mânevî yolda en ağır cezâdır.

Kaynak: Kur’an sünnet dairesinde sana nasihat eden bir mürşidin elini tuttuysan o eli bı

Allah yolunu açık etsin, git midir?

Gel, edebinle gelip "Efendim, hakkınızı helâl edin, ben filanca yere gitmek istiyorum, müsâade edin" de. Allah yolunu açık etsin, git. Ama lâf konuşma, çeneni tut, dilini tut.

Kaynak: Kur’an sünnet dairesinde sana nasihat eden bir mürşidin elini tuttuysan o eli bı

Kalbin mühürlenmesi nedir?

Kalbin mühürlenmesi, mânevî yolda en ağır cezâdır.

Kaynak: Kur’an sünnet dairesinde sana nasihat eden bir mürşidin elini tuttuysan o eli bı

Münâfığın alâmeti üç müdür?

Münâfığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünden döner, emânet edildiğinde hıyânet eder.

Kaynak: Kur’an sünnet dairesinde sana nasihat eden bir mürşidin elini tuttuysan o eli bı

Kur’an ve hadislerin zamanla değişip değişmedikleri konusunda ne söylenmektedir?

Siz bir kısım ayetleri yok göremezsiniz bu zamanda bunlar yaşanmaz diyemezsiniz Kur’an bütün zamanlarda, ve bütün mekanlarda bütün coğrafyada yaşanır hadisi şerifler bütün zamanlarda bütün mekanlarda bütün coğrafyalarda yaşanır din bütün bütün coğrafyada yaşanır Sen bu zamanda bu olma Şu zamanda şu olmaz diyen bir kimse kafirdir kaf, Siz Kur’an’ın ayetleriyle alay edemezsiniz yok göremezsiniz kim bunlarla alakalı bir yanlış kelime söylerse nakış elidir şeytan elidir şeytan dilidir o, ama normalde Evet bugünün nefesi ile nefesleneceğiz Eyvallah Mürşide Kamil odur ki zamanın nefesi ile nefeslenir bu Akçaabat yaprağı gibi dönmek değişmek değildir bugünkü manada müteşabihe bugünkü manada mana verir Allah bizi muhafaza eylesin

Kaynak: Mürşid-i kamil odur ki zamanın nefesiyle nefeslenir, müteşabihe bugünkü manada m

Kendi hevalarını ve heveslerini ilah eden kişilerin durumu nedir?

Onlar da ne olur onlar da o zaman şeytanın eli şeytanın nefesi olurlar Allah bizleri muhafaza eylesin.

Kaynak: Mürşid-i kamil odur ki zamanın nefesiyle nefeslenir, müteşabihe bugünkü manada m

Bir mürşid-i kamile bağlanmadan batıni ilimlerin sırrına erişmek mümkün müdür?

Hüsamettin dedii malum halifesi halifesi olduğundan dolayı diyor ki işte diyor Hüsamettin burada şuracıkta Adır Sen bu batıni ilme sen muhakkak ki bu e insanların bilip çözemediği bu ilmi istiyorsan bu ilme gideceksen ne yapacaksın Bu Hüsameddin tabi olacaksın bu Hüsameddin biat edeceksin, ve bunların sırrını öğreneceksin.

Kaynak: Ancak bir mürşid-i kamile bağlanırsan batıni ilimlerin sırlarına, hikmetlerine e

Gerçek mürşidi kamiller sağlam bir iradeye sağlam bir istikamete sahiptirler onların iradeleri sağlam onların istikametlere sağlamdır onları zorluklar mı?

Gerçek mürşidi kamiller sağlam bir iradeye sağlam bir istikamete sahiptirler onların iradeleri sağlam onların istikametlere sağlamdır onları zorluklar Yıldırmaz onları zorluklar geri döndürmez zorluklar Onları yap al atmaz zorluklar onları çökertmez zorluklar onları dağıtmaz zorluklar Onları asla, ve asla asla, ve asla geri döndürmez onlar Zorluklara karşı g********** siper ederler onlar Zorluklara karşı herşeylerini siper ederler sinmez ler kapağı arkasına sığınmaz lar bir odalara çekilip şimdi odalara çekilme zamanı demezler şimdi dersleri iptal etme zamanı demezler bitti düdük eve girmezler Hani değildir Bu işte, ve 28 Şubat’ta bir düdük herkes evinde hane Bunlar Zakir ne Bunlar nakin kaba ne Bunlar şe öyle mi bir düzlükte Hepsi de evde.

Kaynak: Gerçek mürşidi kamiller zorluklarla mücadele edenlerdir

Mürşid-i Kamil nasıl bulunur?

Ve Mürşidi Kamil Nasıl, ve ne zaman bulunur Allah arayan bulurmuş hep meşhur bu söz sufilerin Ali’nin dilinde konuşulur bu Hatice Kutsi olduğu söylenir bazıları zayıf olduğu söylenen arayan bulurmuş bulan tanırmış tanıyan severmiş seven aşık olurmuş Aşık olana Allah daha aşık olurmuş O yüzden Mürşidi Kamil nasıl bulunur aramakla bulunur, ama bir belirler de demiş ki her arayan bulamaz inşâallah Cenabı sana bulursun inşâallah ne zaman bulunur bu video kimsenin araması ile alakalı, Yani Cenabı Hak İnşallah o ararken ne zaman kısmet ederse o zaman bulunur.

Kaynak: Mürşid-i Kamil nasıl bulunur?

Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil konulu sohbet kim tarafından gerçekleştirilmiştir?

Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kaynak: Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil

Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil konulu sohbetin daha fazla bilgi için nerede bulunabilir?

Daha fazla Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.

Kaynak: Şeyh, Mürşid, Mürşidi Kamil

Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1 konusunu neden ele aldınız?

Etkin rol oynuyor, mesela Halifeliğin de en önemli özelliklerinden biri budur diyebilir miyiz zaten bu değiştirme kuvvetine, ve K bu Mürşidi Kamil özelliği zaten hayvanlarda bu yok, mesela değil mi Yok bu Mürşidi Kamil, yani Hilafet noktas gelmiş bir insanın hali Teşekkür ederim benim için çok Bunu şimdi Normalde bütün insanların üzerinde bu Kapı açık, ama bunun bütün insanlara atfetmek uygun değil doğru değil Bunu, ancak şöyle yapabiliriz, yani işte hani bir halife yaratacağım dedi ya bir halife yaratacağım dediğinde.

Kaynak: Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1

İnsan-ı Kamil’in özelliklerini nasıl açıklıyor?

Halife noktasındaki bir kimsenin üzerinde bu tecelliyatı görmemiz mümkün insan bund yükümlü müdür insan bundan yükümlü değildir hadis-i şeriflerde ümmetime dua edin diyor o ayrı mesele dua İşte o ü tane ayrı zuhurat var ya bir kimse dua eder bu Tabii duadır Ya Rabbi ümmeti Muhammed’i Affeyle Tamam affetti Siz de, mesela diyorsunuz ki, yani başkasına dua edin Kendinizden ziyade kardeşiniz eğitimdir değil mi Bu bir eğitimdir, yani insanın kendi nefsini düşünmeyip Etrafındaki insanları düşünmesidir kendinize dua etmeyin başkalarına dua.

Kaynak: Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1

Nefs’in köleliği nedir?

Nefs’in köleliği, bir kimse bir mürşid-i kamile intisap eder ona itaat ederse nefsinin köleliğinde. Nefs’in köleliği, bir kimse bir mürşid Hakkında Emiral müminin Hazreti Ömer radıyallahu anh Hazretleri ona Fatiha Suresinde inham ettiğin ihsan ettin o peygamberlerle beraber olma O yolu anlatınca ona o Hidayet yolunun anlatınca onu ona o mana yolunu anlatınca ona mana yolunu gösterince Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarını kudretini kuvvetini ona beyan edip anlatınca Allah ona Hidayet etti Hidayet ona tecelli edince o hayretten hayrete daldı o mana perdelerinde dolaşmaya bağışladı nefsinin köleninden kurtuldu Sultan oldu bir kimse bir Mürşidi Kamile intisap eder ona itaat ederse nefsinin köleliğinden kurtulur nefsinin köleliğinden kurtulan da Sultan olur nefsinin köleliğinden kurtulamayan ne yazık ki ne yazık ki Allah muhafaza eylesin O necaset deryalarında dolaşır ki necis olur çıkar.

Kaynak: Bir kimse bir mürşid-i kamile intisap eder ona itaat ederse nefsinin köleliğinde

Mürşid-i Kâmilin dervişe gayreti nedir?

Bir mürşid, dervişinin mânevî yolda kaymasını, heder olmasını, kıymetsizleşmesini istemez; bu derin bir şefkat ve sorumluluk gayratidir. Dervişe düşen görev de bu gayreti fark etmek ve sırrı korumaktır.

Kaynak: Allah kıskançtır, medihten Allah kadar hoşlanan bir kimse de yoktur bu sebepten

Allah’ın nimetlerine sahip çıkarak Allah’a yaklaşılmaz mı?

Nerenin örtüsünü örtecek 50 L Bilmem hangi markanın çantasını taşıyacaksın 50.000 dolarlık 30.000 dolarlık. Bir de milletin önüne öyle çıkacaksın. Sakın bir de maneviyattan. İslâm’dan bahsetmesin onlar milleti dinden soğutuyorlar kolunda 200.000 dolar saat. İslâm’dan bahsedecek çantası. Bilmem kimin 50.000 dolar işte takvadan bahsedecek bahsetmesin insanları dinden imandan ediyorlar insanları dinden soğutuyorlar dinden soğutuyorlar. Şeyh efendinin altında 4050 trilyonluk araba etrafında 50 kişi koşuyor insanları dinden soğutuyorlar din bu mu hazet. Ömer koca. Kudüs. Fatihi yanındaki diyor ki ne olursun diyor. Kudüs’e gireceksin. Kudüs. Fatihi diyor ki deveye. Sen bin yalvarıyor sahabe diyor ki sıra senin dev deveye binme sırası bir devesi var. Koca. Kudüs. Fatihi haz. Ömer’in yanında. Ömer’i koruyacak bir. Manga asker bile yok. Bir. Manga asker 10. Tane asker yok ve. Kudüs’teki. Kudüs’ü fetheden. Müslüman askerlerin komutanı diyor ki yalvarıyor kendi içlerinden. Allah’a deveye binme sırası. Kudüs’e girerken. Ömer de olsa diye yalvarıyor. Ey hat öyle deveye binme sırası haz. Ömer efendimizin hizmetkarına haz. Ömer deveyi çekerekten geliyor haz. Ömer efendimizin kıyafetiyle deveyi çeken kimsenin kıyafetinde fark yok. Kudüs halkı. Hz. Ömer’i karşılıyorum diye hazet. Ömer efendim imizin devesinin üstünde, çünkü kendine hizmet eden var. Ona. Temenna ediyorlar. Müslümanlar etrafındakilere o değil. Ömer diye anlatmaya çalışıyorlar. Ömer o değil. Ömer kim. Ömer deviye çeken koca. Ömer. Ömer deveyi çeken koca. Ömer o. Kudüs. Fatihi sadece. Kudüs. Fatihi değil. İran. Fatih ta hazar’a kadar. Çünkü orada. Hazar. Yahudileri le de savaşıyor. Hala da hazar’da. Yahudiler vardır. Hazar yahudilerdir. O bölgede. Hatta onları. Türk olarak nitelendirir. Hazer yahudisi onlar. Yahudidir onlar. Türk değildir onların üzerinden mossat çalışma yapıyor. Türk hakkında. Siz de yahudisi. Evet onlar. Hazar yahudisi. Türkiye’de çoktur. Azerbaycan’da çoktur. İran’da çoktur o bölgede çoktur. Hazar yahudisi. Türkçe. Konuşurlar. Evet. Azerice. Konuşurlar. Evet farisice. Evet iran’ daklar farisice kon konuşur o. Kuzey. İran’da. Azerbaycan’dan bölünen yerde. Azerice. Konuşurlar. Azerbaycan’ın içerisinde zannedersiniz ki bunlar. Türk. Azerice. Konuşurlar onlar. Hazer yahudisi son savaşları. Hz. Ömer efendimizdir. Hz. Ömer efendimiz onları yenmiştir, ama orada kalmışlardır. Hz. Ömer efendimiz hazar’a kadar. Çünkü savaşmıştır orada. Hazer. Yahudileri le oradaki. Savaş. Türklerle değildir tekrar. Altını çiziyorum. Hazer yahudilerdir ki o haz. Ömer aynı zamanda. Kudüs fatihidir, ve o böyle deveyi çekerekten. İçeri girer çekerekten.

Kaynak: Dünya nimetlerine mazhar olunca Allah’a yakın olmayı bıraktın o nimetlerin üzeri

Senin helak olmayacağın ne malum?

Sen mezhep imamının yolundan gitmiyorsun. Ha abdest alırken mezhep imamına tabi oldun. O bir mürşide tabiydi. Son iki yılı olmasaydı Numan helak olmuştu. Dedi. Koca İmam-ı Azam helak olurdum derken sen kimsin? Hoca Gazâlî şeyhi vardı. Arabi şeyhi vardı. Hazreti Mevlânâ şeyhi vardı. Abdülkadir Geylani şeyhi vardı. Ahmet Rufai şeyhi vardı. Üftad Hazretleri şeyhi vardı. Mahmud Hüdai şeyhi vardı. Her gün Emir Sultan’a gidenler vardı. Emir Sultan Hazretlerinin şeyhi vardı. İsmail Hakkı Bursevi’nin şeyhi vardı. Senin neyin var? Heva hevesin var.

Kaynak: Bir mürşid-i kamile intisab etmediysen sen heva hevesine uymuş insansın

Doğru rehberin alâmeti nedir?

Doğru rehberin alâmeti, dâimâ Kur’ân, ve Sünnete referans vermesidir. Kendi nefsinden, kendi fikirlerinden konuşmaz; dâimâ "Allah buyurdu, Resûlullâh buyurdu" der. Bu, mürşid-i kâmilin en belirgin vasfıdır.

Kaynak: Sizi Kur’an ve sünnete çağıranlar doğru rehberdir

Hall olur güneşin bile gideremediği aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizle kuşluk çağı gibi aydınlanır mı?

Her nerede bir çığlıktan parlasan orada bütün alemin müşkülleri. Hall olur güneşin bile gideremediği aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizle kuşluk çağı gibi aydınlanır. Sen hangi çığlıktan parlarsın. Parla buradan çığlıktan. Ne anlamalıyız bir yerden aydınlanma hidayetine vesile olma avam olarak değil. Hz. Pir’in burada dediği güneşin bile giremediği aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizden kuşluk çağı gibi aydınlanır kuşluk dedi sabah kuşluk vakti günün doğması tam böyle atten sonra. Güneş kendini göstermiş. Güneş kendini göstermiş kerahat çıkmış kerahat vakti bitmiş. Alaca. Karanlık bitmiş. Güneş tüm aydınlığı yla südur ediyor diyor ki güneşin dahi aydınlatamadığı karanlık bizim nefsimizden kuşluk çağı gibi aydınlatır. Ey. Mümin kardeş bir. Çırağı bulup kendini aydınlatmaz. San bir mürşid-i. Kamil. Bul o mürşid-i kamilden aydınlan buradaki aydınlanma senin bildiğin aydınlardan.

Kaynak: Sen zamanın velisini bul, Kur’an’ın hakikatini hadis-i şeriflerin hakikatini ond

Burada aydınlanma ilm-i ledün le alakalı mı?

Değil. Burada aydınlanma ilm-i ledün le alakalı, çünkü bütün müşküller halli ilm-i ledün le alakalı bütün müşküller halli zamanın kutbul azamı yla zamanın kutupları yla zamanın velileriyle alakalı. Sen zamanın velisini bul sen zamanın kutbunu bul sen zamanın arifi billah bul ilmin hakîkati onda o ilmin hakîkatini git. Ondan dinle. Kur’an’ın hakîkatini git. Ondan dinle hadis-i şeriflerin hakîkatini git. Ondan dinle. Çünkü o. Muhammed. Mustafa ın üzerinden gelen nur üzerine. Çünkü o. Allah’ın nurunun üzerinde yürüme. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri. Size iki bıraktım kim bunlara sımsıkı yapışırsa kurtuluşa. Erer birisi. Allah’ın kitabı diğeri de benim sünnetimdir dedi. Başka bir hadis-i şerifte yine. Kim size iki bıraktım bunlara kim sımsıkı yapışırsa kurtuluşa. Erer bu. Allah’ın kitabı, ve benim.

Kaynak: Sen zamanın velisini bul, Kur’an’ın hakikatini hadis-i şeriflerin hakikatini ond

Neden bir mürşid-i kamil bulmak gerekir?

Yoksa sen karanlıkların içerisinde kalacaksın, yoksa senin kalbin şekt, ve şüpheden kurtulmaya. Yoksa sen heva, ve hevesten kurtulamayacak sın. Yoksa sen nefsinin. Senin önünde oyuncaklarından, ve oyunlarından kurtulamayacak sın. Yoksa sen. Deccal, ve deccy istin oyunlarından kurtulamayacak sen muhakkak bir mürşid-i. Kamil bulup onun aydınlanması la aydınlanacak, ve sağ olan ehliyetli olan bir mürşid-i. Kamil bulacaksın. Eğer sağ ehliyetli değil ise ne yazık ki sen bu yolda aydınlanmayacak birçok hadis buraya not aldım velilerle alakalı. Arzu edene gönderirim okumak değil birçok hadisi bilmek değil okumak değil okumaya karşı olduğumdan değil birçok hadisi bilmek değil önemli olan o. Mürşide intisap edip ona itaat etmektir önemli olan o. Muhammed’i nuru onun üzerinde görüp o yolda yürümektir eğer o nuru görmüyorsan, ve o.

Kaynak: Sen zamanın velisini bul, Kur’an’ın hakikatini hadis-i şeriflerin hakikatini ond

Mürşid-i kamilin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir örnek var mı?

Kimseler. Başınızdaki şeyhin gerçek manada mürşid-i. Kamil olup olmadığına bakın 3 be kişi toplanıp da bir. Şeyh tayin edilmez 3 be kişi toplanıp da buna intisap edilecek denmez 3 be kişinin tayin ettiği nereden tayin olduğu bir şeyhe de. Şeyh denmez bir mürşid-i kamilin terbiyesinden çıkmayan kimse. Şeyh olamaz. Bir mürşid-i. Kamil o kimseye onun şeyhliği ilan ettiyse. Evet bu bir ölçüdür. Bu bir delildir veyahut da o onun icazetini yazıp verdiyse. Bu bir delildir veyahut da bir mürşid-i. Kamil bir kimsenin icazetini yazıp onu ilan ettiyse. Bu bir delildir o rüyada görünüyorsa, ve rüyasında şekline. Şemal şeytan girmeyen. Muhammedi. Mustafa’nın dilinden tasdiklendi isse o mürşid-i kamildir. Sakın ha. Öyle bir mürşid-i. Kamil bulduğunda ona teslim ol ona itaat et.

Kaynak: Sen zamanın velisini bul, Kur’an’ın hakikatini hadis-i şeriflerin hakikatini ond

Mürşid-i kamilin belirlenmesi nasıl olmalıdır?

Ona tabi ol ona. Hayır kelimesini kullanma ne diyorsa yerine getir harfiyen yapamayacaksın müsaden iste, ve git. Bu senin için daha hayırlıdır. Ama öbür türlü orada kal orada mücadelen devam et sakın geriye dönme sakın geriye dönme işte öyle bir mürşid-i kamilden öyle bir veliden ders aldıysan ona tabi olduysan dünya üzerindeki bütün alimlerin çözemediği müşkilatı o sana çözecektir. Bütün alimleri dolaşsan bütün dünyayı yerle. Yeksan edip arasan denizlerin içerisinde havaların içerisinde arasan müşkülat çözemeyeceğiniz senin müşkilatı çözecek olan o. Veli zattır o mürşid-i kamildir buradaki velilik kastım mürşid-i. Kamiller le alakalı kendini bilmeyen velilerle değil halkın bilip kendisinin bilmediği velilerle de alakalı değil veyahut da in. İn. Veli olduğunu bilip halkın bilmediği velilerle de alakalı değil.

Kaynak: Sen zamanın velisini bul, Kur’an’ın hakikatini hadis-i şeriflerin hakikatini ond

Mürşid-i Kamil ne demektir?

Sufi bir hayat yaşıyorum derken ne yazık ki o doğru daireyi cehaletinden şeytana uymuş olduğundan yanlış hale getirir Allah bizi muhafaza eylesin. Bakın bu konuda. Şeyh Ebu bu hali et degak ne diyor kendi kendine yetişen bir ağaç meyve vermez. Vermiş Olsa bile o meyvenin bir lezzeti olmaz Allah Celle. Celalühü’nün sünneti olan sebep, yani aşılama mutlaka gereklidir nasıl doğum, ve üreme bir anne, ve babadan olmadan anne, ve baba olmadan gerçekleşmiyorsa aynı şekilde manevi doğumda da sebbeden bir mürebbi, yani. Mürşid de gereklidir bakın. Şeyh Ebu.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamil olmak için ne gerekir?

Ali elde katıyor ki kendi kendine yetişen bir ağaç meyve vermez bütün meyve ağaçlarının aşılanması gerekir aşılanmamış bir meyve, ve ağacın meyvesi acı olur meyvesi güzel olmaz meyvesi tatlı olmaz meyvesi nefasetli olmaz ne yazık ki ya küçücük birşey olur yetişmez gelişmez ya da hiç bir zaman tatlı bir meyve olmaz işte. Mürşidi Kamile bağlanmayan bir sufi de aynı bu. Meyvesiz Ağaç. Lara meyvesi kötü ağaçlara benzer ki Allah muhafaza eylesin insanlar onları yediklerinde kendilerince tek sinirler bir daha öyle meyve yemek istemezler şimdi bir kısım insanlar hani böyle tasavvufa sufiye işte üst tatlı a. Mürşid diye bu noktada karşılar Ya ben onların bir kısmını empati besliyorum diyorum ki Haklılar Eğer gerçekten hani bir kimse. Doktora gider rehill bir doktor değildir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamil olmayan bir kişi ne gibi sorunlar yaşar?

Peyda etmek için yola çıkar yol onun artık o çalıştıkça. Bir menzile doğru götürür, Ama. Mürşit alabilmek öyle herkesin yapabileceği. Herkesin başarabileceği herkesin olabileceği bir şey değildir bunun için o kişi de belli özelliklerin muhakkak bulunması gerekir O özellikler o kimsede bulunmaz ise o kimsenin mürşitlik yapması o kimsenin insanlara eğiticilik yapması mümkün değildir kendisini saptırdığı gibi. Etrafındaki insanlar da saptırması muhtemeldir ben. Hatta kesin görüyorum Allah muhafaza eylesin, ve sufiler bu mürşitleri ikiye ayrılmıştı ayrılmışlar. Kâmil, ve mükemmil olanları tahmin, ve mükemmil olmak bu. Normalde o kimsenin. Kamil olgunlaşmış insan. Kemale ermiş, ama mükemmel ismi mükemmil ise olgunlaştıran kemale erdiren kimse demek. Oyüzden tekrar bunun. Altını çiziyorum, yani.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamil kimdir?

Mürşid-i Kamil bir kişiye olgunlaştırması, kemale erdirmesi, ve onunla ilgili olan her şeyi bilmesi gerekir. Bu kişi, etrafındaki insanların dini yaşamalarına yetecek kadar fıkıh bilgilerine sahip olmaları gerekir etrafındaki insanların dini yaşayabilecekleri kadar hadis, ve Kur’ân ilmine. Vakıf olmaları gerekir ya o yüzden Ha bir. Mürşidi Kamil kalkıp da. Bütün herkesin işine koşa koşa ki bir kaydı yok, ama kim onun kapısına gelirse kim onun yanına gelirse kimin büyü dini olarak bir mağaza adı var ise onu mümkün olduğum ölçüde cevaplandırması onun ilişkili. Nihal etmesi gerekir Bu ilme sahip olması gerekir O yüzden ben, ve mürşitler insanlara komple etrafındaki insanlara Kur’ân, ve sünnete tabi olmaya çağırmadılar dırdır.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamilin özellikleri nelerdir?

Mürşid-i Kamilin özellikleri şunlardır: etrafındaki insanların dini yaşamalarına yetecek kadar fıkıh bilgilerine sahip olmaları gerekir etrafındaki insanların dini yaşayabilecekleri kadar hadis, ve Kur’ân ilmine. Vakıf olmaları gerekir ya o yüzden Ha bir. Mürşidi Kamil kalkıp da. Bütün herkesin işine koşa koşa ki bir kaydı yok, ama kim onun kapısına gelirse kim onun yanına gelirse kimin büyü dini olarak bir mağaza adı var ise onu mümkün olduğum ölçüde cevaplandırması onun ilişkili. Nihal etmesi gerekir Bu ilme sahip olması gerekir O yüzden ben, ve mürşitler insanlarama komple etrafındaki insanlara Kur’ân, ve sünnete tabi olmaya çağırmadılar dırdır. Mürşidi Kamil insanları Kur’ân, ve sünnete sevk etmeli Kur’ân, ve sünnete çağırmalı. Kur’ân, ve sünnete davet etmeli etmeleri gerekir gerçek. Mürşidi Kamiller insanları Kur’ân, ve sünnete davet eden şeriatın inceliklerine davet eden şey bu yaşamaya davet eden kimselerdir o yüzden hadi yavrum kızım hacca. Sende bir ilahi söyle adamların içerisinde. Öyle şey olmaz hadi yavrum. Sen de kadınlar tekli şurada bir. Zikir yapalım böyle şey olmaz, ve hatta bayan semazenler işte erkeklerin daha bir. Sema ederim böyle bu olmaz. Bunlar caiz değil. Bunlar doğru değil Ha bir de böyle iftira atanlar bize var işte bayan semazenlere erkeklerin önünde. Sema ettiriyor diye benim hakkımda bir de böyle iftira atıyorlar bu iftira atanlar. Mahşerde nasıl benimle yüzleşecek siniz o. Sema eden çarp dönen. Allah’ı zikret tekrar var, ama erkeklerin önünde yapmayacaklar doğru kadın erkek nerede görülmüş. Zikrullah Hz Peygamber sallallahü, ve sellem zaten hadislerinde yok kadınların, ve erkeklerin bir arada. Zikrullah yaptığını da bir tane hadis yok. Bir tane nakil yok yapamazsınız canım kardeşlerim, Siz. Kadınlarla erkekler karışık bir şekilde iç içe geçen öyle dik olan yapamazsınız, evet kadınlar arka tarafta durabilirler bir arada bir paravan gibi bir perde gibi bir şey olabilir erkeklerden tarafta olur mu öyle yapabilirsiniz eyvallah, ama bir türlü yapamazsınız doğru değil o yüzden muhakkak. Mürşidi Kamiller şehri. Ata tabi olacaklar şeriatın emirlerini yerine getirecekler şeriatın dışında bir şey yapmayacaklar yapmayacaklar. Canım Kardeşim, ve tavsiyede etmeyecekler yol.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamilin insanlara nasıl davarması gerekir?

Mürşidi Kamil insanlara Kur’ân, ve sünnete tabi olmaya çağırmalıdır. İnsanları Kur’ân, ve sünnete sevk etmeli, Kur’ân, ve sünnete çağırmalı, Kur’ân, ve sünnete davet etmeli etmeleri gerekir gerçek. Mürşidi Kamiller insanları Kur’ân, ve sünnete davet eden şeriatın inceliklerine davet eden şey bu yaşamaya davet eden kimselerdir o yüzden hadi yavrum kızım hacca. Sende bir ilahi söyle adamların içerisinde. Öyle şey olmaz hadi yavrum. Sen de kadınlar tekli şurada bir. Zikir yapalım böyle şey olmaz, ve hatta bayan semazenler işte erkeklerin daha bir. Sema ederim böyle bu olmaz. Bunlar caiz değil. Bunlar doğru değil Ha bir de böyle iftira atanlar bize var işte bayan semazenlere erkeklerin önünde. Sema ettiriyor diye benim hakkımda bir de böyle iftira atıyorlar bu iftira atanlar. Mahşerde nasıl benimle yüzleşecek siniz o. Sema eden çarp dönen. Allah’ı zikret tekrar var, ama erkeklerin önünde yapmayacaklar doğru kadın erkek nerede görülmüş. Zikrullah Hz Peygamber sallallahü, ve sellem zaten hadislerinde yok kadınların, ve erkeklerin bir arada. Zikrullah yaptığını da bir tane hadis yok. Bir tane nakil yok yapamazsınız canım kardeşlerim, Siz. Kadınlarla erkekler karışık bir şekilde iç içe geçen öyle dik olan yapamazsınız, evet kadınlar arka tarafta durabilirler bir arada bir paravan gibi bir perde gibi bir şey olabilir erkeklerden tarafta olur mu öyle yapabilirsiniz eyvallah, ama bir türlü yapamazsınız doğru değil o yüzden muhakkak. Mürşidi Kamiller şehri. Ata tabi olacaklar şeriatın emirlerini yerine getirecekler şeriatın dışında bir şey yapmayacaklar yapmayacaklar. Canım Kardeşim, ve tavsiyede etmeyecekler yol.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamilin sünnet-i seniyyeye nasıl yaklaşması gerekir?

Mürşidi Kamil o müritlerin nefislerine aynı olacak. Onlara sünnet-i seniyyeye çok iyi bir şekilde yaşayarak tam onları aynı olacak dikkat edin sünnet seni inkar eden hadisleri inkar eden. Hatta hadis-i şeriflerden üç beş tanesini doğum bölümü tevatır derecede hadisleri inkar edenlerden. Mürşidi Kamil olmaz onlardan asla şey olmaz onlardan, ancak sapkınlık çıkar onlardan, ancak sapıklık çıkar o yüzden.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamilin dervişlerin sırrını nasıl tutması gerekir?

Mürşidi Kamil dervişlerin ayıplarını onların gizli hallerini ifşa etmemeli bir şeydi kamillerin en önemli özelliklerinden birisi olmalı o. Dervişler gelirler onlara özel hallerini anlatırlar işte özel durumlarını anlatırlar problemlerini anlatırlar bir. Mürşidi Kamil bu noktada sır olmalı birisinin açmasını çıkmasını bir başkasını anlatmalı. Evde eşine bile anlatmalı çocuklarına bile anlatmalı. Hiç Kimseye anlatmam alın eden bir. Derviş kardeşinin sırrını ifşa etmemeli asla konuşmamalı bu konuda en önemli mürşid-i kamillerin özelliklerinden de birisi bu olmalı bir kimse üstadına geldi bir derdini anlattı daha eve varmadan önce onun derdini bütün derdi at duydu olmaz o. Mürşidi Kamil değildir, yani öğretici eğitici bu görüşüldü.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı konusunu ele alarak, bu konu hakkında ne söylendi?

Mürşidi Kamil, veli, derviş ve erenlerin sohbetinin devamı olarak ele alınan konu, mürşid-i kamillerin özelliklerini ve onların nasıl bir rol oynadığını tartışmaktadır. Mürşidi Kamil, dervişlerin sırlarını ifşa etmemeli, gönlü zengin olmalı, Kur’ân ve sünnetin dışındaki şeylere kızmamalı, herkesin anlayabileceği dilden konuşmalıdır. Ayrıca, mürşid-i kamiller, küçük hesapların peşinde olmamalı, para toplamamalı, ve herkesin anlayabileceği şekilde öğüt vermelidir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in gönlü neden zengin olmalıdır?

Mürşidi Kamil’in gönlü zengin olmalıdır çünkü Hakk’a dayandığından, her şey Haktan bildiği için gönlü zengin olmalı. Ayrıca, dervişlerin malına, parasına, puluna gözünü dikmemeli, şehrinden dolayı para toplamamalı, dilenciliğe çıkmamalı.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in nasıl bir dil kullanması gerekir?

Mürşidi Kamil, herkesin kavrayabileceği bir lafızla meseleleri anlatmalıdır. Herkesin anlayacağı dilden konuşmalıdır. Bu şekilde, anlayamayan kişilerin sohbeti anlamadığı için kibirli olmamalıdır.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in küçük hesaplar yapması gerekir mi?

Mürşidi Kamil, küçük hesaplar yapmamalıdır. Küçük hesapların peşinde düşen peşine düşmemelidir. Mürşidi Kamiller, birilerini memnun etme düşüncesiyle hareket etmemeli, eleştiri uğramaktan korkmamalı, kullanmaktan korkmamalı, kınamaktan çekinmemelidir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in para toplamamasının nedeni nedir?

Mürşidi Kamil, para toplamamalıdır çünkü gönlü zengin olmalı, dilenciliğe çıkmamalı, dervişlerin sırlarını ifşa etmemeli, ve herkesin anlayabileceği dilden konuşmalıdır. Ayrıca, dervişlerin malına, parasına, puluna gözünü dikmemeli, şehrinden dolayı para toplamamalı.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in Kur’ân ve sünnetin dışındaki şeylere nasıl yaklaşması gerekir?

Mürşidi Kamil, Kur’ân ve sünnetin dışındaki şeylere kızmalıdır. Şeytanın vesvesesine, nefsinin oyunlarına, kafirlerin oyunlarına kızmalıdır. Bu nedenle, Kur’ân ve sünnetin dışındaki şeylere kızmak cihattır.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in eleştiriye nasıl yaklaşması gerekir?

Mürşidi Kamil, eleştiri uğramaktan korkmamalıdır. Eleştiriye karşı olmamalıdır. Eleştiriye karşı olmamak, doğruyu söyleyen kimselerin özelliklerindendir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in dervişlerin sırlarını ifşa etmemesi nedeni nedir?

Mürşidi Kamil, dervişlerin sırlarını ifşa etmemelidir çünkü bu, dervişlerin malına, parasına, puluna gözünü dikmemekle ilgilidir. Ayrıca, dervişlerin sırlarını ifşa etmemek, dervişlerin malına, parasına, puluna gözünü dikmemekle ilgilidir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamillerin özellikleri nelerdir?

Dönmezler bütün tehlikeleri göze alırlar gerekirse mal gerekirse. Can gerekirse nefes ne feda dönecekse Allah yolunda feda ederler Allah yolunda ne feda edilmesi gerekiyorsa o esnada o feda etmekten geri. Durmazlar onların en büyük özellikleri de gözlerini kırpmadan Allah yolundan Allah yoluna feda olmalıdır O yüzden Hz Mevlânâ Celaleddin. Rumi Hazretleri ırkçılık gibi algılamayın bunu dikkat edin Allah Hz. Peri ırkçılık gibi algılamayın O yüzden Hz Mevlânâ Celaleddin. Rumi Hazretleri. Mürşidi Kamil leri. Türklere benzetir E tabi siz bu beyitleri size okuyan olmaz iç. Sen neden yanlış anlaşılır canım bu beytin böyle okuma. Yalım yanlış anlarlar şimdi canım bu beyti böyle söylemeyelim. Söyle Canım. Kardeşim Hazreti Mevlânâ Celaleddin. Rumi Hazretlerinin sözlerini söyle de hesabını o sözlerin hesabını verecek olan da kendisi. Sen hem Hz kendine pil seç. Sen hem de onun sözlerine ipbüken neden. Eyüp bakıyorsun Kur’ân’ı verip bütün gibi biliyorsun eyüpbükü oradan alışıyoruz neden. Eyüp yapıyorsun Muhammed Mustafa’nın sözlerin deyip yıkıyorsun O yüzden Hz Mevlânâ’nın da sözlerine yıkıyorsun. Yalancı düzenbaz o dervişlerin parasına göz koyan. Hainler dervişlerden geçen. Sahtekarlar, ve o dervişleri o sufiler o yüzden bir. Mürşidi Kamile göndermiyorsun Uz. Sen kime gönderirseniz gönderin göndermiyor musunuz. Bırakın o insanlar ister yapsınlar dışarı yapsınlar nereye intisap ediyorlar seçsinler oradan geçiyorsunuz ya kartlarınıza kat katacaksınız yaptığınızı yat kalacaksınız bedavadan geçireceksiniz.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil nedir?

Nedir manevi. Hekim hükmündedir Allah o cümleyi bale mürşid-i kamillerin intisap etmeyi nasip eylesin O yüzden bu mürşitlik davası. Güden sahte şeyhler vardır. Ben onları sahte. Mürşidi Kamil demiyorum. Mürşidi Kamil’in sahtesi olmaz şeyin sahtesi olur Allah Allah muhafaza eylesin bunlardan uzak durmak gerekir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil’in sahtesi olmaz mı?

Mürşidi Kamil’in sahtesi olmaz şeyin sahtesi olur Allah Allah muhafaza eylesin bunlardan uzak durmak gerekir.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşidi Kamil dilencilik yapar mı?

Mürşidi Kamiller dilencilik yapmazlar Allah muhafaza eylesin. Mürşidi Kamiller dervişlerin minnetin altında kalmazlar dervişleri ne el el açmazlar onların işleri haklıdır.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Ders verme sürecinde Şeyh Efendi’nin rolü nedir?

Herkes bir adlaşır ders alırdı neyse onlar da bu dersini aldın dersini bırakıp gidenler ben vermiyorum ya tekrar bir atla atacaklar sıraya girerler bir yaklaşırlar da uyanıklık yapacaklar, yani gene. Bazen öyle olurdu ki o ders alır gelirdi bir şey söyledi bana işte. Nasıl ders aldım. Hani bana kenara isine söyle aldım. Senin dersiniz şimdi gene aldılar dersini o gelir altı sefer gelir 7 sefer gider o gelip gitmeyi kendine şey demiştir şey var edenler kalpak çok yoğun tutmaz o çivi tutmaz mı tutmaz gevşek tahta çivi tutmaz mı tutmaz. Sen istediğin kadar sağlam çivi çıkacağım diye uğraş gevşek tahta gevşek çivi tutmaz O yüzden nerede kullanırlar orada burada kullanırlar sağlam yerde kullanmazlar öyle insanın cibiliyeti gevşek sagency gevşekse kivi tutmuyor geliyor gidiyor geliyor gidiyor.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamilin rolü nedir?

Git dedi sana nefsine tabi ters gelecek o yüzden sağlam hassas bir şekilde tartı ölç biç gerçekten tereddüte şüphe et. Bakın bu tereddüt Bu şüphe seni hakikate götürür seni ilmin merkezine götürür Bu şüphe doğru şüphedir bu tereddüt doğru tereddüt şüphe et incele araştır. Dost doğru bir şekilde bir. Mürşidi kamilden dersini al, ve orada kal Allah muhafaza eylesin. Oyüzden Hani bir de gassal gassalın önce meyyit, yani ölü gibi ol diyeceksin ya o zaman ölü gibi ol O zaten öyle bir. Mürşidi Kamil s sana söylemeyecek ki seni edecek, çünkü seni olgunlaştır acak seni. Kemal erdirecek Ha senin içine karışmayacak senin kumlarına karışmayacak senin gece hayatına karışmayacağım Ee onları da helâl gör, ve o da. Mürşidi Kamil olacak öyle mi.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşitin rolü nedir?

Dostlar mürşitler biraz vesiledir. Biraz araştır. Ömür shitler yolcuya yol gösteren bir kimsedir. Karanlıkta kalmış kimselere yıldız gibi yol gösteren onların. Yollarına aydınlatan kimselerdir, yoksa.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Mürşid-i Kamilin farklılıkları nelerdir?

Mürşidi Kamiller bu noktada farklı bin dairede değillerdir öyle görmek lazım. Öyle bilmek lazım, ve o noktada o dairede durmak lazım Allah bizi onlardan eylesin.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Böylece kendi nefsini yendi bu manada nefsini hiçe saydı mı?

Böylece kendi nefsini yendi bu manada nefsini hiçe saydı, ve Normalde o kimse Ne oldu diriye ulaştı, yani bir Mürşidi Kamile ulaştı burada diriye ulaşması Kur’an’dan sünnete Aynı zamanda da Bir Mürşide ulaşması O vesile aradı yol aradı Kur’an sün nadir dairesinde o Hem Hiç mi adını doldurmamış ölü hükmünde olmayan Kur’an’a hem de her devamlı taze Duran sünnete Resûlullah’a Kur’an, ve sünnetin diriltilmesi ile diri olan Bir Mürşide ulaştı, ve böylece o kimse diriye ulaşmış olduğu diriye ulaşan Ne oldu dirildi Ey ashabım size diri ile ölü arasında farkı Söyleyeyim mi Söyle ya resulallah Allah’ı zikredenler diridir Allah’ı zikretmeyenlerde ölü gibidir o kimse Kur’an sünnet mürşidin terbiyesine girerekten zikrullah’a girdi, ve Zikrullah ile tanıştı, ve Zikrullah ile tanışınca o kimse ölü idi dirildi öldükten sonra uyanırlar o zaman delirirler uykudaydı onlar uyandı nasıl uyandı bir mürşidin terbiyesine girerekten o mürşidinin alakasına oturaraktan o kimse uyandı biriyle karşılaştırdı çünkü.

Kaynak: O kimse Allah’a yaklaşmak için bir yol arıyorsa artık nefsini, şeytanı yendi ve

Ayıptır makbul Allah’a nispetle değil midir?

Ayıp cahil mahluka nispetle. Ayıptır makbul Allah’a nispetle değildir. Bu beyit. Yaktı beni benim telleri. Meri yaktı. Burası benim gecemi gündüz gündüzümü etti bunun içinden nasıl çıkacaksın. Mustafa. Özbağ diye daha doğrusu nasıl anlatacaksın diye kılı 40 yardım. Ne kepen kaldı kapanmadı ne pencere ne kendim kaldım kap an madık dedim ki kendi kendime dedim he koca. Pir seni anlamayan senin küfrüne fetva verir seni bilmeyen dedim senin küfrüne fetva verir, ve benim. Hz. Pire hayranlığım malumdur bu arttıkça artıyor bende durmuyor durduğu yerde. Çünkü hazre pir’in teşbihi tenzihi sözlerini anlamayanlar anlamak istemeyenler bu konuda bilgileri. Akli bilgileri nakli bilgileri kalbi bilgileri yeterli olmayan o cahiller güruhu ayıp görüyor küfür görüyor. Kimisi de hem kendi zamanında yaşayan çağdaşları kıskançlık krizine.

Kaynak: Ayıp görmekten başka bir işi olmayana ayıptır Hz. Pir’in, mürşid-i kamillerin, s

Ayıp görmekten başka bir işi olmayana Sohbeti mi?

Ayıp görmekten başka bir işi olmayana Hakkında. Ayıp görmekten başka bir işi olmayana Sohbeti.

Kaynak: Ayıp görmekten başka bir işi olmayana ayıptır Hz. Pir’in, mürşid-i kamillerin, s

Biz onu sonra başkaları da bekliyormuş bu bekleyen kimseler mi?

Efendi anlatıp ilk ders alan kimse şimdi o kimse kendince kendine şeyhlik bekliyor kıskançlık girince işin içerisine o böyle bir yaşanmadı onda, ama başkaları da bekliyor mesela. Malatya’dan birisi de bekliyormuş sonradan haber aldık. Biz onu sonra başkaları da bekliyormuş bu bekleyen kimseler. Bu benim kendi yorumum rüyalarında hallerinde bir görmediklerinde gelip efendiye intisap etmediler. Hatta yi o mu. Şeyh olacak böyle biz burada dururken havasına kapılıp kendileri intisap etmediler şimdi kendi çağdaşları olan. İnsanlar kendilerince kendilerini beklediklerinden dolayı kıskançlıktan gidip intisap etmediler. Hz. Pire de kendi. Zamanında kendi. Zamanında kendi çağdaşlık varı onun maneviyatına intisap etmeleri gerekirken intisap etmediler kıskançlıklarından onu ayıpladı ayıp gördüler, ve hazre pir’in sözlerini anlamadıklarında hazre pir’in sözlerinin içinden çıkamadıkları dolayı kıskançlık damarları.

Kaynak: Ayıp görmekten başka bir işi olmayana ayıptır Hz. Pir’in, mürşid-i kamillerin, s

Piri hep ayıpladı hala daha ayıplayan ca beytini okudun mu dervişlere de söylerler filanca beyti okudun mu hani vardır ya bir merkep beyti onun nefis mücadelesini bilmiyor?

Kabardı, ve ona intisab etmeden onun aleyhine konuştular bu bitmedi nasıl. Hazret Muhammedi. Mustafa’nın aleyhinde konuştular İsa. Müşrikler. Sufi yolunun müşrikleri de. Sufi yolunun müşrikleri de. Hz. Piri hep ayıpladı hala daha ayıplayan ca beytini okudun mu dervişlere de söylerler filanca beyti okudun mu hani vardır ya bir merkep beyti onun nefis mücadelesini bilmiyor. Nefsin isteklerini bilmiyor. Onu bilmediğinden kendince bir yol buldu. Laf söyleyecek ya ayıplamak işte ayıp görmekten başka bir işi olmayana. Ayıptır hazre Mevlânâ, ve sözleri, ve velilerin ve. Mürşit kamillerin halleri davranışları yürüyüşleri her şeyde ayıp gören ayıp gözlüler içindir o ayıp gözlüdür. Çünkü kendisi de onun bakın kendisi. Ayıptır gördüğü de. Ayıptır onun o bir ayıp ürünüdür. Çünkü o bir ayıp ürünü olduğundan. O hep. Ayıp görür her yerde ve. Hz. Pir de diyor ki o başka bir görmez o her şeyi de ayıp görür. Hz. Pir’in teşbihi anlamaz. Oysa. Hucurat. Suresi ayet 12’de Cenâb-ı Hak. Der ki. Ey iman edenler zannın çoğundan sakın. Zan. Çünkü ayıp görmek de. Zan. Gıybet etmeyin der ayet-i. Kerime devam eder ölmüş kişinin kardeşinin etini yemekten hoşlanır mısın der. Çünkü bazı insanlar ayıp araştırır ayıp bulacağım diye uğraşır, evet enteresan bir şeydir, ve ayıbı örtmeyi düşünmeyiz. Biz. Hele bu hastalık öyle bir arttı ki bu sosyal medya denilen yolunun en büyük hizmetçisi hayra kullanırsa harika. Ama hayra kullanan az. Öyle bir hale geldi ki hiç kimse. Bir Müslümanın ayıbını örtmeyi düşünmüyor bir ayıp örtme kültürünü medeniyetini yok ettik. Biz.

Kaynak: Ayıp görmekten başka bir işi olmayana ayıptır Hz. Pir’in, mürşid-i kamillerin, s

Kabir ziyaretlerinde edep adab nasıl olmalıdır?

Kabir ziyâreti sünnettir. Kabrin başına gidildiğinde kıbleye karşı durulur, sırt kabre dönük olur, ve kabirdeki zâtın kalbinin hizâsına yönelinir. Üç İhlâs bir Fâtiha okunur, ders kâğıdındaki bütün makāmlar bağışlanır. Duruma göre Şeyh Efendi bazen kelime-i tevhîd okutur, bazen tevhî nadir tevhîd’den sonra Allah esmâsı, hattâ Hû esmâsı da okutulur. Ardından duâ edilir.

Kaynak: Kabir ziyaretlerinde edep adab nasıl olmalıdır

Mânâ ehli olmanın şartları nelerdir?

Günlerce istikhâre yapıp rüyasında bir mürşid-i kâmil göremeyen, yaşayan bir mürşide intisap edememiş olan kişi kendini mânâ ehli saymasın; kendini aldatmasın.

Kaynak: Sufilik hal işidir. Kal işi değil. Ne lâzım! Manâ lazım

Hiç bir mürşid-i kâmil halüsinasyon görmez mi?

Hiçbir mürşyid-i kâmil halüsinasyon görmez; dördüncü mânevî makamı geçmiş hiçbir derviş de görmez.

Kaynak: Hiç bir peygamber, hiç bir mürşid-i kamil, 4.makamdan sonra hiç bir derviş halüs

Dört makamdan sonra derviş halüsinasyon görmez mi?

Hiçbir mürşid-i kâmil halüsinasyon görmez; dördüncü mânevî makamı geçmiş hiçbir derviş de görmez. O noktada kişinin yaşadığı artık hayâl değil, gerçek hâldir.

Kaynak: Hiç bir peygamber, hiç bir mürşid-i kamil, 4.makamdan sonra hiç bir derviş halüs

Mürşid-i kamilin halini nasıl anlayabiliriz?

Ahval durduğu manevi perdeyi kendi dünyevi perden gibi düşünme diyor. Hz. Bir. Allahu alem. İbrahim. Aleyhisselâm ne demişti. Demişti ki ben kaybolup gidenleri sevmem neden demişti. Neden dedi gördü yıldızları görünce benim. Rabbim budur dedi ama. Yıldızlar kaybolunca dedi ki ben kaybolup gidenleri sevmem dedi bütün haller bütün sûfîlik yolundaki menziller. Gelip geçicidir. Çünkü kalıcı olan cemalullah da fena. Olmaktır bu. Halile hallen kimsenin halini bir başkasının anlaması da mümkün değildir çok zordur anlamadığını.

Kaynak: Sufilik yolundaki bütün menziller, haller gelip geçicidir kalıcı olan Cemalullah

11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunu anlatır mı?

Fusûsü’l-Hikem’in bu bölümünde, ‘istidad’ kavramı merkeze alınmaktadır. İstidad; sonradan çalışarak elde edilemeyen, doğuştan gelen özel haller, yetenekler ve kabiliyetlerdir. Bir kimsenin görmesi, işitmesi ve idrak etmesi bu türden doğuştan gelen istidatlardandır.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

İstidad nedir?

İstidad; sonradan çalışarak elde edilemeyen, doğuştan gelen özel haller, yetenekler ve kabiliyetlerdir. Bir kimsenin görmesi, işitmesi ve idrak etmesi bu türden doğuştan gelen istidatlardandır.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

İstidadın bir de ‘başlangıçta henüz açılmamış’ olan yönü vardır mı?

Bilgi edinme çağı gelmeden istidad fark edilemez; ancak o çağ geldiğinde, kişinin ilgi alanı belirginleşir ve enerjisi bir noktada yoğunlaşmaya başlar. Cüzî iradenin özgürlüğü tam da bu noktada devreye girer: Kişi, gelişmemiş bir istidadı gayret ve bilgi yoluyla besleyebilir.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Dini anlamak ve uygulamak için istidad gerekir mi?

Dini bu açıdan anlamak mümkündür. Bir kimsenin dini hem anlaması hem de uygulaması gerekir. Anlama, fikrî platforma; yapma ise fiilî platforma aittir. Anlama olmadan yapma eksik kalır; yapma olmadan anlama da boşta kalır. İstidad bu iki boyutu dengeli biçimde geliştirdiğinde, kişi kendi dairesinde zirveye oynayabilir.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

İstidadı bilenler dört sınıfa ayrılır mı?

İbnü’l-Arabî Hazretleri bu noktada istidatları bilen kimseleri birkaç sınıfa ayırır. Birinci sınıf: Yalnızca kendi istidadını bilen. İkinci sınıf: Hem kendi istidadını hem de karşısındaki kişinin istidadını bilen. Üçüncü sınıf: Bunları değiştirip geliştirebilen. Dördüncü sınıf ise ‘dokunulması gereken yerleri’ bilen, yani müdahale noktalarını tespit edebilenlerdir.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Üstada tâbi olmak ve serkeşlikten kaçınmak neden önemlidir?

Hz. Mevlânâ bu konuda şöyle buyurur: ‘İstidad ve kabiliyet sahibi bile olsan kamillik davasına kalkışırsan, o istidad ve kabiliyetini kaybedersin.’ Üstada serkeşlik etmek, henüz o hale gelmeden ‘Ben bu haldeyim’ demek, istidadın körelip gitmesine zemin hazırlar.

Kaynak: 11. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Hz. Muhammed Mustafâ: İnsân-ı Kâmil’in Zirvesi konusunu ele alan metnin nedir?

Hz. Muhammed Mustafâ sallallahü aleyhi ve sellem, tüm peygamberlerin özünü kendinde toplayan ve insanlık halkasının zirvesini oluşturan zâttır. Necip Fazıl merhum onu ‘gaye insan, ufuk insan’ olarak tanımlamıştır. Bu tanım, onun yalnızca tarihsel bir şahsiyet olmadığını; varlığın bütün hikmetini kendinde taşıyan bir hakîkatin tecellîsi olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynak: 9. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Mürşid olmadan bu yol gidilebilir mi?

Hayır; bu yol mürşid olmadan gidilemez. Bütün büyükler bunu söylemiştir. Mürşid-i kâmili olmayan kimse kabız hâllerinde daha uzun süre kalır ve çıkış yolu bulamaz. Sahabeler bile kabız hâllerinde Hz. Peygamber’e başvururlardı; bu yol, rehberlik olmadan tam anlamıyla yürünemez.

Kaynak: 8. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Velîlik, Peygamberlik ve Bilginin Sınırları nedir?

Her Peygamber aynı zamanda velîdir; ancak hiçbir velî Peygamber değildir. Bu ayrımın altını çizmek gerekir. Velîler, Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) gözetimi ve mânâ dairesi içinde O’nun izinde ilerler. Allah’ı bilmede her velî, Hz. Muhammed’in izini takip etmekle mükelleftir; bu izden ayrılanlar Allah’ı gerçek anlamda bilemezler. Gazâlî’ye düşmanlık besleyenin Arabî’ye de düşmanlığı olur; Arabî’ye düşmanlık besleyenin Râbia’ya da düşmanlığı olur. Çünkü bu büyük isimler, birbirini tamamlayan bir zincirin halkaları gibidir; birini reddetmek, hepsini reddetmek anlamına gelir.

Kaynak: 7. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Ariflikteki ilim, imanla birleşince mi ortaya çıkar?

Ariflik, salt dışarıdaki matematik ve fiziksel bilgiyle değil, bu bilgiyle birlikte derin bir tefekkürle elde edilir. Dışarıdaki sıfatların tecelliyâtına bakarak Allah’ı tanıma, bir boyuttur; içe yönelik tefekkür ise ayrı bir boyuttur. Gerçek ariflik bütüncüldür; hem zahire hem bâtına birlikte yönelmeyi gerektirir.

Kaynak: 6. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Mühür vurulduğunda yazı tamam olmuş, iş kabul görmüştür. İnsan-ı kâmil ne anlama gelir?

İnsan-ı kâmil padişahın bu manada mührü hükmündedir. Bu varlık âleminin yaratılışı Adem’in ve insan-ı kâmilin yaratılmasıyla tamamlandı, mühürlendi. O mühür hazinelerin üzerindedir.

Kaynak: 2. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

‘Ben olmalıydım’ tavrı, ilmin verdiği gurûrun en tehlikeli tezâhürü müdür?

Bir kimse bilgi kibrine kapılırsa bir mürşid-i kâmile de bağlanmaz; bağlansa bile ona tepeden bakar. ‘Ben olmalıydım’ tavrı, ilmin verdiği gurûrun en tehlikeli tezâhürüdür. İlim tevâzuyu gerektirirken kibir veriyorsa, o ilim insanı hakīkatten uzaklaştırır. Bilgi, ancak edep, ve teslîmiyetle birleştiğinde hakīkî mânâsını bulur.

Kaynak: Bilgi kibir verirse insana bir mürşidi kamile de bağlanmaz bağlansa dahi ona tep

Her devirde mürşid-i kâmiller mevcuttur mu?

Oysa hadis-i şerif açıktır: Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki "Ümmetimden Halîlurrahmân Hz. İbrâhîm’in kalbi üzere yürüyen 40 kişi her daim bulunur; kıy lurun kabzedildikten sonra kopar." Demek ki her devirde mürşid-i kâmiller mevcuttur; bunlar asla eksilmez.

Kaynak: Ümmettim arasında Halil İbrahim ahlakı üzerine 40 kişi daima bulunur

Mustafa Özbağ Efendi ne söylüyor?

Mustafa Özbağ Efendi buyuruyor ki: Böyle bir şey olmaz. Elhamdülillâh ne esmâ vurması yaşayan var ne esmâ basması. Bu hâller, tarîkatlarda şeyhin dergâhında zikir esnasında olabilir; ama açık bir mecliste, bir sohbette böyle şeyler olmaz.

Kaynak: w Esma vurması esma basması

Esmâ ile zikir nasıl yapılmalıdır?

Esmâ ile zikir, mürşid-i kâmilin nezâretinde yapılmalıdır.

Kaynak: w Esma vurması esma basması

Şeyhin mürşidi kamilin ilmi ledün ile nasıl ilişkisi vardır?

Şeyhin mürşidi kamil ise bunu buradan bunu ayırt etmek istiyorum muhakkak. Şeyhin mürşidi kamil ise bunu buradan bunu ayırt etmek istiyorum. Özelliği bunun bu. Buranın en ince sır perdesi bu. Buranın hakikati bu. Eğer senin şeyhi mürşidi kamil ise o ilmün sana ulaşır. Sen yeter ki çalış gayret et. Haylazlık yapma.

Kaynak: Dünya üzerinde ne tecelli ederse etsin her tecelliyatın bir batını vardır

Mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledünden, akl-ı küllün tecellyati ndan mahrum mudur?

Mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledünden, akl-ı küllün tecellyati ndan mahrumdur

Kaynak: Mürşid-i kamile intisap etmeyen bir kimse ilm-i ledünden, akl-ı küllün tecelliya

Niyeti samîmi olan bir kimse, yanlış şeyhe de bağlansa Allâh onu bir mürşid-i kâmile ulaştırır mı?

Niyeti samîmi olan bir kimse, yanlış şeyhe de bağlansa Allâh onu bir mürşid-i kâmile ulaştırır. Nasrettin Hoca’nın hanımının "biraz öteye git" demesi gibidir; niyeti hâlis olan dervîşe Cenâb-ı Hak mutlaka doğru yolu açar.

Kaynak: Niyeti samimi olan, yanlış şeyhe de bağlansa Allah onu bir mürşid-i kamile ulaşt

Kutub, Evtâd, Ebdâl, Nükebâ gibi sûfîlerin söz ettikleri zatlar gerçekte var mı?

Şeyh Cüveynî’ye işaret ederek dedim ki, ‘Efendim, Şeyh Efendi bunları kabul etmiyor, ve bunlardan bahsedenlere aşırı tepki gösteriyor.’.

Kaynak: İcâbetü’l-Gavs | İbn Âbidîn

Mürşid-i kâmilin rolü nedir?

Mürşidler birer dellâldır, vâsıtadır. Asıl mürebbî olan Allah’tır. Mürşid-i kâmiller, daha önce bu yoldan gelip-gittiğinden dolayı, o sıkıntıları, ızdırapları çektiğinden dolayı öğreticinin orta yerde mesaj veren bir kimsesidir. Başka bir şey değil. Mürşid-i kâmilin ayrı bir cenneti yok, ayrı bir cehennemi yok, o da bir kul. Yeryüzünde dolaşan Allah’ın sâlih kullarıdır. Onlar yeryüzünde Allah’ın velîleridir. Yeryüzünde Allah’ın dînin yaşanmasında bir direk, dînin öğrenilmesinde bir mürebbîdir. Bunun hâricinde bir şey değil.

Kaynak: Biat/Bey’at ve İntisap Nedir? Kimlere Yapılır?

Mürşid-i kâmilin sevgisi nasıl olmalıdır?

Her şeyden fazla sevilecek olan Allah (C.c.)’tır. Mürşid-i kâmiller sadece Allah, ve Rasûlü’nün dellâlıdır, başka bir şey değildir. Kim bunun üzerine başka bir şey eklerse gidecek kendine başka bir din arayacak! İslâm dîninde böyle bir şey yok. Biz, ancak Allah’a ibâdet eder, ancak Allah’tan yardım dileriz.

Kaynak: Biat/Bey’at ve İntisap Nedir? Kimlere Yapılır?

Üstâd Teberrükü nedir?

Böyle bir şeyleri hediye vermek, böyle bir şeye hediye almak, veyahut da üstâdından bir yudum su içmiş, o suyu bereket addedip, şifâ addedip içmek. Bunlar Sünnet-i Seniyye de var. Sûfîler de bunu kendilerine âdâb etmişler. Bu Sünnet-i Seniyye’yi yaşatmışlar. Yaşata yaşata bu zamana kadar gelmiş. Biz de üstadımızın çayının arttığını, suyunun arttığını şifâ niyetiyle içeridik. Arkadaşların arasını dolaştırıp dağıtırdık. Veyahut da Şeyh Efendi yemekten bir parça alırdı, bir parça alıp bırakır, ondan sonra. Biz onu arkadaşlarının kardeşlerinin arasında paylaştırırdık. Bu da sünnet, bu da tarîkat âdâbı olarak bilinir. Ama bu sünnettir. O yüzden sûfîler bunun tabi bir kısmı belki de bunun bir Sünnet-i Seniyye olduğunu ilmi olarak bilmeyebilir, anlatılmamış olabilir.

Eğer onun kalbine ilmi ilahiden damlamış olsa o bütün her şeyi yaymaya çalışır mı?

Bazıları işte böyle hani yok işte çok anlatmaz bizim şey efendi anlatacak bir şeysi yok. O yüzden anlatmaz. Eğer onun kalbine ilmi ilahiden damlamış olsa o bütün her şeyi yaymaya çalışır.

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları