Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mürşid-i Kamil ·

Mürşid-i kamil odur ki zamanın nefesiyle nefeslenir, müteşabihe bugünkü manada m

Siz bir kısım ayetleri yok göremezsiniz bu zamanda bunlar yaşanmaz diyemezsiniz Kur'an bütün zamanlarda ve bütün mekanlarda bütün coğrafyada yaşanır hadisi şerifler bütün zamanlarda bütün mekanlarda b...


Mürşid-i Kâmil — Zamanın Nefesiyle Nefeslenir; Müteşâbihi Tevil Eder

Mürşid-i kâmil odur ki zamanın nefesiyle nefeslenir; müteşâbih âyetleri tevil eder. Bu cümle mürşid-i kâmilin iki temel sıfatını açıklar: 1) Zamanın nabzını tutar; 2) Müteşâbih âyetleri tevil edebilir. Mürşid sâdece kitapları okumakla yetinmez; çağı yaşayan ve onu anlayan bir kişidir. Modern dünyâ’nın problemlerini bilir; ve bunlara Kur’ânî çözümler sunar.

«Zamanın Nefesi» — Çağın Soluğu

«Zamanın nefesi» — çağın soluğu demektir. Mürşid bulunduğu çağı anlamalı. Teknoloji, ekonomi, kültür, siyâset — hepsinden haberdar olmalı. Çünkü mürîdleri bu dünyâda yaşıyor. Mürîdin problemini anlamak için mürşid bu dünyâyı bilmeli. Tek başına eski metinleri okuyan; ama günümüzü bilmeyen bir kişi mürşid-i kâmil değildir. O sâdece bir kitap kurdudur.

Çağa Karşı Açık — Ama Sünnete Bağlı

Mürşid çağa karşı açık; ama sünnete bağlı. Bu denge önemli. Çağa kapalı kalan mürşid mürîdlere ulaşamaz; çağa tamamen açık olan ise sünneti yitirir. Mürşid-i kâmil bu dengeyi sağlar: Çağı bilir; ama sünneti her şeyin üstüne koyar. Modern problemleri sünnete uygun çözümlerle çözer.

Müteşâbih Âyetler — Açıklama Gerektirir

Müteşâbih âyetler açıklama gerektirir. Bunlar Kur’ân’da geçen ama mânâsı kapalı olan âyetlerdir. «Allâh’ın eli», «Allâh’ın yüzü», «Allâh arşa istivâ etti» gibi ifâdeler müteşâbih âyetlerdir. Bu âyetlerin zâhirî mânâsı yanılgıya götürür; çünkü Allâh’a yaratık özellikleri atfetmek gibi görünür. Halbuki Allâh «O’nun benzeri hiçbir şey yoktur» (Şûrâ 11).

Tevil — Doğru Yorum

Tevil — müteşâbih âyetleri doğru yorumlamaktır. «Allâh’ın eli» — kudret. «Allâh’ın yüzü» — zât. «İstivâ» — kudret ve hâkimiyet. Bu tevillerle Allâh’ın tenzîhi korunur. Sıradan müslüman bu tevilleri yapamaz; mürşid’in rehberliği gerekir. Modern reformistler tevili yanlış kullanır; mürşid-i kâmil ise doğru kullanır.

İmâm Eş’arî ve İmâm Mâturîdî — Tevil Geleneği

İmâm Eş’arî ve İmâm Mâturîdî tevil geleneğinin kurucularıdır. Ehl-i Sünnet akîdesinde müteşâbih âyetler bu iki imâmın metoduyla tevil edilir. Mürşid-i kâmiller bu mektebin metodunu izler. Yeni metodlar üretmezler; var olan ehl-i sünnet metodunu günümüze uygular. Bu, doğru bir yaklaşımdır.

Mürşid Olmadan Tevil — Tehlikeli

Mürşid olmadan tevil tehlikelidir. Sıradan müslüman müteşâbih âyetleri kendi başına yorumlarsa, sapabilir. «Allâh’ın eli» zâhirden anlarsa, antropomorfizme düşer. «Allâh’ı görüyorum» derse, sapık iddialara kapılır. Bu yüzden tevil mürşid yanında yapılmalıdır. Mürşid Ehl-i Sünnet sınırlarını korur.

Niyâz — Doğru Tevil ve Çağ Anlayışı İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni zamanın nefesiyle nefeslenen ve müteşâbih âyetleri doğru tevil eden bir mürşide kavuşmaya nasîb et. Modern problemlere sünnete uygun çözümler bulan bir rehber bul. Yanlış tevillerden, sapık yorumlardan beni koru. Ehl-i Sünnet çerçevesinde Kur’ân’ı anlayan bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi doğru rehberlik altında yetişen kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid-i Kâmil, Müteşâbih, Tevil. → Tasavvuf Sözlüğü