Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mürşid-i Kamil ·

Cenâb-ı Hakk’ın mürşid ve ilim sıfatı Muhammed-i Mustafa’nın üzerinden tecelli e

Adem evladına esmasını bizzat gösterdi diğer mevcudata Esma Adem'den açıldı bütün Esmaları Hani Cenabı Hak dedi ya Bakara 31 Allah Adem'e Bütün isimleri öğrettik sonra onları meleklere göstererek şöyl...


Cenâb-ı Hakk’ın Mürşid ve İlim Sıfatları — Muhammed Mustafâ’nın Üzerinde

Cenâb-ı Hakk’ın mürşid ve ilim sıfatı Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem’in üzerinde tezâhür eder. Allâh’ın iki ana sıfatı: 1) Mürşid — yol gösteren, hidâyet veren. 2) Alîm — ilim sâhibi. Bu iki sıfat Hz. Peygamber’in mâhiyetinde tam tezâhür eder. O hem mürşid hem âlim. Bu yüzden O peygamberlerin en sonu, en mükemmeli. Mürşid-i kâmiller O’nun nûrundan parça alır.

Allâh’ın «Hâdî» Sıfatı — Yol Gösteren

Allâh’ın «Hâdî» sıfatı — yol gösteren. Bu sıfat 99 esmâ-i hüsnâ arasındadır. Allâh dilediğini doğru yola eriştirir. Bu sıfat peygamberler üzerinden tezâhür eder. Onlar Allâh’ın hidâyetinin aracılarıdır. Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem en yüksek tezâhürdür; çünkü O bütün insanlığa peygamber olarak gönderildi.

Allâh’ın «Alîm» Sıfatı — İlim Sâhibi

Allâh’ın «Alîm» sıfatı — ilim sâhibi. Bu da 99 esmâ-i hüsnâ arasındadır. Allâh herşeyi bilir; geçmişi, geleceği, gizli ve açık her şeyi. Bu ilim Hz. Peygamber üzerinden ümmete aktarıldı. Kur’ân ve sünnet Allâh’ın ilminin tezâhürüdür. Hz. Peygamber «verilen ilmin az bir kısmını verdiniz» dedi Allâh; ama bu az bile ümmete yeterlidir.

Mürşid ve Âlim — Hz. Peygamber’de Birleşmiş

Mürşid ve âlim Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’de birleşmiştir. O hem rehber hem öğretmen. Sahâbeye Kur’ân’ı öğretti; uygulamayı gösterdi; hayât tarzını çizdi. Hem ilim verdi hem yol gösterdi. Bu çift sıfat O’nu eşsiz yapar. Hiçbir başka kul bu mertebede değildir.

Mürşid-i Kâmiller — Bu Sıfatların Mîrasçısı

Mürşid-i kâmiller Hz. Peygamber’in bu sıfatlarının mîrasçılarıdır. «Âlimler peygamberlerin vârisleridir» — hadîs. Mürşid-i kâmiller hem âlim hem rehberdir. Eğer biri sâdece âlim ise, ama rehberlik yapamıyorsa, mürşid değildir. Eğer biri sâdece rehber gibi konuşuyor, ama ilim yoksa, sahtekârdır. Mürşid-i kâmilde ikisi de vardır.

Modern Müslümanın Eksiği — İkisini Bir Aramamak

Modern müslüman çoğu zaman bu ikisini bir aramaz. Bâzıları sâdece âlim arar — fıkıh bilen, hadîs bilen. Bâzıları sâdece rehber arar — sevgi veren, motivasyon yaratan. Halbuki ikisi bir arada olmalı. Sâdece âlim kuru bir bilgi öğretir; sâdece rehber yüzeysel bir mâneviyât verir. İkisi bir aradadır asıl Hz. Peygamber’in vârisi.

İlimsiz Tasavvuf Sapıklık — İmâm Şâfîî’nin Sözü

İmâm Şâfîî’nin sözü: «İlimsiz tasavvuf sapıklık; tasavvufsuz ilim ise kuru bilgi.» Bu söz ikisinin denge halinin önemini açıklar. İlim olmadan tasavvuf yapan kişi sapıtabilir; çünkü doğru ile yanlışı ayırt edemez. Tasavvufsuz ilim ise sâdece akadémiktir; kalbi besler. İkisi bir aradadır esas.

Niyâz — İlim ve Mâneviyât Bir Arada

Niyâz: «Yâ Rab, beni hem ilim sâhibi hem mâneviyât sâhibi bir kul eyle. Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in iki sıfatından — mürşid ve âlim — istifâde etmemi nasîb et. Sâdece ilim ile yetinen veyâ sâdece mâneviyât arayan birinden olmaktan beni koru. İkisini bir arada yaşayan bir mürşid bul. İmâm Şâfîî’nin sözünü kalbime nakşeyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi ilim ve mâneviyât sahibi kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Âlim, Peygamber. → Tasavvuf Sözlüğü