Bir Mürşid-i Kâmile İntisâb Ettiysen «Biliyorum» Deme
Bir mürşid-i kâmile intisâb ettiysen «biliyorum» deme. Bu, tasavvufun temel edebidir. Mürîd mürşidin önünde dâimâ bilmeyen, öğrenmeye gelen, boş kaba benzer durumdadır. «Biliyorum» demek, kabı dolu zannetmek demektir; dolu kaba yeni şey konulmaz. Mürîd «bilmiyorum, öğreteceksin» diyebilmelidir. Bu söz mürîdi her ân açık, alıcı, kabûl edici kılar.
«Biliyorum» Sözü — Nefsin Sesi
«Biliyorum» sözü nefsin sesidir. Çünkü bu sözle nefis kendini öne atar; mürîd üstüne çıkmaya çalışır. Halbuki tasavvufta tam tersi gerekir: Mürîd nefsini geri çekecek, mürşidin sözünü öne alacak. «Biliyorum» dediğin ânda öğrenme kapısını kapatırsın. Sahâbe Hz. Peygamber’in karşısında dâimâ «bilmiyoruz, anlat» tavrı içinde idi.
İntisâb — Yeniden Doğmak Gibi
İntisâb, bir bakıma yeniden doğmaktır. Mürîd eski bilgilerini, eski alışkanlıklarını, eski iddiâlarını bırakır; sıfırdan başlar. Bebek nasıl bilmediği bir dünyâya gelir, her şeyi annesinden öğrenirse; mürîd de mâneviyât dünyâsına yeni gelmiş bebek gibidir. Mürşid onun rûhânî annesidir. «Biliyorum» demek bebek olmayı reddetmektir.
Tevâzu — Mürîdin İlk Sermâyesi
Tevâzu, mürîdin ilk sermâyesidir. Tevâzu olmadan tasavvuf yolu yürünmez. «Biliyorum» — tevâzunun zıddıdır. Tevâzu sahibi mürîd kendisini en aşağıda görür; mürşidini en yukarıda. Bu derece farkı sayesinde mâneviyât akar; mürşidden mürîde damlar damlar. Eşit görse veya üstün görse, akış durur.
Hz. Mûsâ ve Hz. Hızır — Klasik Örnek
Hz. Mûsâ aleyhisselâm peygamberdi; ama yine de Hz. Hızır’a «ben senden öğrenmeye geldim» dedi (Kehf 66). Peygamber bile «biliyorum» demedi; sıradan mürîd nasıl der? Bu kıssa tasavvufun temelidir. Hz. Mûsâ’nın bu tevâzusu örnektir. Mürîd Hz. Hızır’ın talebesi gibi olmalı; «sen biliyorsun, ben bilmiyorum» tavrı içinde.
Bilgi Birikimi — İntisâb Sonrası Bırakılır
İntisâbtan önceki bilgi birikimi, intisâb sonrası bir kenara konulur. Mürîd ne kadar kitap okumuş, ne kadar âlim olmuş olsa — bunlar mürşidin önünde unutulmalı. Çünkü mürşidin verdiği başka bir tür ilimdir: İlm-i ledünn. Bu ilim kitaplarda yoktur; mürşidden mürîde sohbet yoluyla aktarılır. Eski ilim engel olur.
«Bilmiyorum» Sözü — Açılım
«Bilmiyorum» sözü açılımdır. Mürîd bu sözle kalbini açar; mâneviyâta yer hazırlar. «Biliyorum» kapatır; «bilmiyorum» açar. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem «Beşikten mezara kadar ilim öğrenin» buyurmuştur. Yâ’nî ölünceye kadar «bilmiyorum» tavrı sürmeli. Bu, ilmin bitmediği gerçeğine dayanır.
Niyâz — Bilmiyorum Diyebilen Mürîd
Niyâz: «Yâ Rab, beni mürşidimin önünde ‘biliyorum’ diyenlerden eyleme. Hz. Mûsâ gibi ‘ben senden öğrenmeye geldim’ diyenlerden eyle. Tevâzu sermâyesi ver; nefsimin «biliyorum» sesini sustur. Ölünceye kadar «bilmiyorum, öğret» tavrıyla yaşamamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi mütevâzı mürîdler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, İntisâb, Tevâzu. → Tasavvuf Sözlüğü