Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Ahlâk ve Edep — Sayfa 17

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Ahlâk ve Edep(1903) — Sayfa 17/20

Cömertlik, Allah’a yakınlık nasıl sağlar?

Cömertsen, Allah’a yakınsın. Cömert değilsen Allah’a uzaksın. Cömertsen, insanlara yakınsın. Cimriysen insanlara uzaksın. Cömertsen cennete yakınsın, cimriysen cennete uzaksın. O zaman neye yakın oluyor? Cehenneme yakın oluyor. Cahil, sehavet sahibini Allah, cimri ibadet düşkününden daha çok sever. Bakın, birisi cahil, cömert ama birisi cahil cömert, öbürkü cimri ama ibadetine düşkün. Yok hayır, Allah cömerti sevdi. Birisi cimri gece oturuyor beş bin tevhit çekiyor ama birisi ondan yarım hurma faydalanacak diye ödü kopuyor. Yani bakıyor kahvenin içerisine, oturup çay içeceği bir kimse yok. Oturursa millet onun üzerine gelecek, çay içecek, bu sefer o ödemek zorunda kalacak, bir tur daha atıyor, kahveye gelmiyor.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Cömertlik

Alçakgönüllü insanlar neden cennetlik insanlardır?

Hadisi şerif: ‘Size cennetlikleri bildireyim mi? (Cevap veriyor): ‘Her alçakgönüllü, zayıf kimsedir’. O zaman alçak gönüllü insanlar, cennetlik insanlardır. Bir de kendisini zayıf gören, bu manada Allah indinde kendisini güçsüz gören, Allah indinde, insanların arasında da kendisini güçsüz gören kimse. Çünkü insanların indinde de kendini güçlü görürse etrafına zulmedecek, kibirlenecek, etrafına kin besleyecek.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Takva sahibi ne yapar?

Varlığını Allah yolunda sarf ediyormuş. O kibirlenmeye sarf etmez, o büyüklenmeye sarf etmez, o kinine sarf etmez varlığını, o şatahat yapmak için şatafat yapmak için varlığını sarf etmez. O ultra lüks yaşamak için varlığını sarf etmez. O varlığını Allah yolunda harcar.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Kızdıkları zaman ne yapmak gerekir?

Kızdıkları zaman Allah için öfkelenir, Allah için kızar, Allah için kinlenir. Bakın, Allah için kızar. Kızma, öfkelenme insanın nefsinde yok olmaz. Bunu terbiye edersiniz. Terbiye etmek demek, yok etmek demek değildir. Resulullah sallallahu aleyhi vessellem hazretleri, kâfirlere öfkelendi, müşriklere kızdı. Bakın müşriklere kızdı. O zaman biz de kızma, öfkelenme, kin ancak bize savaş açan kâflynere karşıdır ancak bize savaş açanlara karşıdır.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Haya ne demektir ve dinimizce nasıl değerlendirilir?

Haya ne? Utanma duygusu. Allah’a karşı utanma duygusu, Resulullah sallallahu vessellem hazretlerine karşı utanma duygusu, üstadına karşı utanma duygusu, eşlerin birbirlerine utanma duygusu, eşlerin çocuklarına karşı utanma duygusu, çocukların anne babalarına karşı utanma duygusu, topluma karşı utanma duygusu…Hani Allah’tan utanmadın insanlardan da mı utanmadın. Hadi insanlardan utanmadın Allah’tan da mı utanmadın? O utanma duygusu bakın hızla İslam dünyasından kayboluyor. Utanma duygusu diye bir şey kalmıyor.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Hoşgörü nedir ve dinimizce nasıl değerlendirilir?

Hoşgörü. Neye hoşgörü? Harama mı? Neye hoşgörü? Küfre mi? Neye hoşgörü? Allah’ın lanetlediği işlere mi? Dikkat edin, hoşgörü mümin kardeşinin hatalarını, kusurlarını, onun böyle gözüne sokarcasına, onun böyle ayıbını kusurunu araştırmadan onu böyle hoş görüp ona nasihat etme. Yavaş yavaş, sakin sakin. Biz de şimdi şu var, bilhassa sayfalarda oluyor bu. Bazen göz gezdiriyorum. Birisi bir şey söylüyor, bir şey diyor; vay sen bunu nasıl dersin de üstat böyle demedi de şu şöyle olmadı da bu böyle olmadı da… Yaz Allah yaz! Ya orda herkesin içerisinde nasihat mi edilir? Herkesin içerisinde bir şey mi söylenir? Gir ona özelden, nasıl, ne nasihat edeceksen yumuşak bir dilde, tatlı bir dille söyle.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Nasihat nedir ve dinimizce nasıl değerlendirilir?

Neden ona böyle sayfada, herkesin içerisinde azarlarcasına nasihat ediyormuş gibi heva ve hevesine uyup azarlıyorsunuz insanları? Yok, bir de yeni gelmiştir o arkadaş, oraya yeni gelmiştir, oranın adabını, erkanını henüz bilmiyordur. Öğrenecek, tatlı tatlı, yumuşak yumuşak! Yok, hemen boğazını sıkacağız atacağız kenara biz! Kıracağız, dökeceğiz. Ben öylesine diyorum ki hayatlarında bir çiçek yetiştirmemişler, hayatlarında bir meyve ağacı yetiştirmemişler. Sen sırtında beş kilometre zeytin fidanını al, kocaman kütük, onu getir beş kilometre aşağı, dağdan indir, onun kaz çukurunu, onu dik, her gün onu sula, sonra birisi gelsin onun filizini kırsın! Buna eşdeğerdir bu. Benim şimdi Bayındır’da, sırtımızda getirdiğimiz zeytin ağaçları var, abimle beraber. Yani birisi gelecek, şimdi onların üzerine böyle işte birisi kıracak dökecek! Öyle ya, kendi kendime düşüneceğim, ben bunu getirdiğimde yaşım on birdi, bunu getirdiğimde yaşım on ikiydi. Biz düşe kalka, düşe kalka ormanların içerisinde, taşlıkların içerisinde, o çocuk halimizle bunları taşıdık, geldik diktik buraya.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

İbret almak yani ders almak, nasihat ne demektir?

İbret almak yani ders almak, nasihat. 5. Haksızlıktan korkmak 6. Ümitsizliğe düşmemek. İbret almak yani ders almak, nasihat 8. Muhabbet sahibi olmak. 9. İnsanın kendi özünü aciz görmesi Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir falemenne hu Lailaheillallah Lailaheillallah Lailaheillallah Hak Muhammeden Resulullah Cemiil Enbiyayı Velmurselin Velhamdülillahi Rabbilâlemin Selamünaleyküm.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

İnsanın kendi özünü aciz görmesi ne demektir?

İnsanın kendi özünü aciz görmesi. 5. Haksızlıktan korkmak 6. Ümitsizliğe düşmemek. İbret almak yani ders almak, nasihat 8. Muhabbet sahibi olmak. 9. İnsanın kendi özünü aciz görmesi Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir falemenne hu Lailaheillallah Lailaheillallah Lailaheillallah Hak Muhammeden Resulullah Cemiil Enbiyayı Velmurselin Velhamdülillahi Rabbilâlemin Selamünaleyküm.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı

Şefkatli, merhametli olmanın ne önemi vardır?

Ondan sonra, o kimsenin şefkatli, merhametli olması, affedici olması, böyle insanlara güler yüzlü olması. Kalbi katılaşmış, dili katılaşmış, sözü katılaşmış, eli katılaşmış, ayağı katılaşmış, onun kalbi de katılaşır. Dili, gözü, kulağı, eli, ayağı katılaştı mı kalbide katılaşır. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Şeriat Kapısı

Sevgide ve Düşmanlıkta Ölçülü Olmak nedir?

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Dostunu severken ölçülü sev; bir gün düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap; bir gün dostun olabilir." [1] Bu hadîs-i şerîf, insan ilişkilerinde ifrât, ve tefrîtten uzak durmayı öğretmektedir.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 30.11.2023

Mahalle Derslerinde Âdâb nedir?

Mahalle derslerinde veya herhangi bir eve misâfir olunduğunda, bir dervişin âdâb, ve erkâna uyması esastır. Bir derviş, nereye giderse gitsin, orada ders yaptıran bir kimse varsa, hangi eve, hangi yere gidersen gitsen, oradaki eski dervişe, çavuşa, onbaşına saygı göstermelidir. Edepli oturur, oradaki derse katılır, zikrullâhını yapar, sohbetini dinler, âdâbınca çekilip gider.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 30.11.2023

Müslümanların sorumluluğu nedir?

Bu ümmetin hak, ve hakîkaten yanında durmamı kellefiyetle var. Ve bu ümmetin bir sûfî toplulu o olarak biz bu konuda daha dikkatli, daha duyarlı davranmak zorundayız ki biz gelecek nesilleri doğru bir yol bırakalım. Bizim mirasımız bu olmalı. Bizim mirasımız parapul malmüyük olmamalı. Bizim mirasımız saltanat olmamalı.

Kaynak: (NASİHAT/10) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 7.12.2023

İnsanın kendi kapasitesini bilmesi ve makul hedefler edinmesi nedir?

İnsanın kendi kapasitesini bilmesi, ve makul hedefler edinmesi hakkında.

Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Efendi – 21.12.2023

Bir aile içeriden yıkılır mı?

İçeriden yıkılır dışarıdan yıkılmaz o içeridekiler saflığından aptallığın cahilliğinden içeridekiler kibrinden içeridekiler heva hevesine uymasın nefsin uymasın yıkılır. Karı koca. Çocuk. Örneğin birisi nefsine. Uyar birisi nefsine uydu mu. Öbürkü de nefsine uydu mu aile yıkılır. Dergah içeriden yıkılır dışarıdan değil dedikodu. Gıybet bilir bilmez insanlar konuşur. Dergah içeriden yıkılır yıkılmaz bu dışarıdan birisi gelip yıkamaz burayı zaten birisi gelse dışarıdan. Burası sağlamsa defans yapar. Konuşma lan. Otur oturduğun yere bitti adam bir daha konuşamaz adam benim şeyhim le alakalı konuşacak otobüsteyiz. Hayırlı yolculuklar kardeşim teşekkür ederim sakallı ne güzel, ama ondan önce böyle bakıyorum ben şimdi. Gözümün önde turistlerle.

Kaynak: (NASİHAT/26) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 03.10.2024

Sadık bir kul olmak ne demektir?

Sadık bir kul olma sadık bir sufi olma sadık bir eş olma sadık bir evlat olma sadık bir kardeş olma artık o kimsede sıdki et söz konusu normalde hani. Itaat etti ardından o itaati da. Sadık kaldı bir zorluk geldi bir sıkıntı geldi bir bela geldi bir musibet geldi o dostluğunda. Sadık eşliğinde. Sadık çocukluğunda. Sadık anne babalığın da. Sadık dervişliğin de sadık kardeşliğinde sadık o kimse vefasızlığı o kimse orası burası oynayanlardan değil zorluğu görünce çekip gidenlerden değil bir düdük evine kapanan lardan değil. Yok bugün ben hasta oldum. Yok bugün yok belim ağrıdı yok. Sırtım ağrıdı. Yok başım ağrıdı. Yok bugün buradan buradan esiyor. Ben hasta olabilirim.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

İffet sadece cinsel suçları içerir mi?

İffet denilince bizde sadece cinsel suçlar aklımıza geliyor. İffet dediğimizde. Hani. Örneğin işte bir kimsenin cinsel suç işlemesi gelir. Genelde bizim toplumumuzda. Ben bugün buna farklı bir pencere aralamak istedim. İffet sadece cinsel suç değildir. Muhakkak bir kimse namusunu koruyacak muhafaza edecek iffetini koruyacak.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

İffetli davranışlar nelerdir?

Bunu böyle zayıf görme veya küçümseme değil ama. İffet. Sadece bu noktada değil, mesela hadis-i. Şerif böyle bir kimse sağlıklı güçlü kuvvet böyle bir çalışıyor kendince hanii çalışkan bir kimse sahabe diyor ki bu kimse. Keşke diyor bu çalışmalarını. Hani Allah yolunda. Cihat ederken yapsaydı diyor Allah resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem onlara cevap veriyor. Eğer bu adam küçük çocuğu için çalışıyorsa Allah yolundadır yaşlı anne babası için çalışıyorsa Allah yolundadır nefsinin iffetini korumak için çalışıyorsa Allah yolundadır nefsinin iffetini.

Kaynak: (NASİHAT/31) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.11.2024

İnsanlara yardım etmek ve merhametli davranmak ne anlama gelmektedir?

Allah’ı zikredin. Ümit kapınız olsun her gün küçük de olsa bir hayır. Hasenat işleyin. Ümit kapınız olsun. Derviş kardeşlerinize annelerinize babalarınıza çocuklarınıza merhametli davranıp tebessümlü olun. Ümit kapınız olsun açı doyurun. Ümit kapınız olsun çıplağa geydir. Ümit kapınız olsun insanlara yardım elini uzatın. Ümit kapınız olsun asla hiç kimseye haksızlık yapmayın. Ümit kapınız olsun asla hiç kimseye zulmetmeyin. Ümit kapınız olsun sonucu ne olursa olsun Hakkı. Savunun ve Hakkı savunanların yanında olun. Ümit kapınız olsun doğruların yanında olun. Ümit kapınız.

Kaynak: Regaib Kandili Sohbeti – 02.01.2025

Allah’a yakınlık neden önemlidir?

Bir kimse Allah’a yakın değil ise Allah’a yakın değil ise Allah’a yakın olmayanlarla dost olur nefis, ve nefsi nasıl terk edebilir nefis terk edilmez ki bizden beraber var bizi terkedecek de hiç beklemeyin nefis insanı ölünceye kadar devam eder nefisle olan birlikteliğiniz nefis her anınızda her dakikanız her makamda sizi rahatsız eder. Her dairede sizi iğneler sizi dürtüler muhakkak ki sizi alt etmek ister. O yüzden nefisten kurtuluş yok sabah namazını kılmadığım zaman öteki. Vakit namazlarını içime soğukluk geliyor bu.

Kaynak: 178. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Kadınların davranışları neden önemlidir?

Üzerinde tecelli edecek. Biz önce kendimiz uyacağız kendi tebliğ edeceğimiz. Biz önce kendimiz yapmaya çalışacağız tebliğ ettiğimiz şeyi ha bu demek değildir ki tebliğ etmediğimiz bir şeyi. Tavsiye etmeyeceğiz tavsiye edebiliriz yapamıyoruz bir şeyi, ama biz onu tavsiye edebiliriz doğru olarak konuşabiliriz ilim olarak konuşabiliriz amama, ve, lakin kendimiz yaşamaya gayret edeceğiz şimdi yaz geldi ya herkesin vidaları gevşer. Hele bu. Kadınlar böyle devam ettiği müddetçe deccaliyet noktasında Allah bütün erkeklere yardım etsin. Amin ya bu kadınların kocaları yok mu. Abileri babaları yok mu. Baş yok demek ki başlarında hiç kimse ben belki de. Ayda yılda bir böyle şehre çıkıyorum şehrin içine sanki bu şehirde yaşamıyormuşum gibi geliyor bana. Ama ne yazık ki deccaliyet bu noktaya geldi bundan kaçın yere kadar kaçının ha diyeceksiniz ki nereye kaçacaksınız doğru. Siz de akılsız insan. Nereye kaçacak ki sağı dolu solu dolu önü dolu arkası dolu. Her taraf dolu Allah’ı. Zikredin Allah’ı tesbih edin içinizden Allah’ı zikredin ki Cenâb-ı Hak onun gönlünü onu.

Kaynak: 178. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

İyilik nereden başlar?

İyilik önce insanın kendi hanesinden başlar: anne, baba, eş, çocuk. Evli bir erkek için iyilik sıralaması; önce eşi ve çocuğudur. Kendi hanehalkına cömert olmayıp dışarıya cömertlik yapan kimse riyaya düşmüş olabilir. Gerçek cömertlik; en yakından başlayıp dışa doğru yayılan bir halka gibidir.

Kaynak: 269. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Derdi paylaşmak ne anlama gelir?

Her insanın derdi, sorunu ve problemi vardır; kimse yalnız değildir. Derdini paylaşabilmek, kardeşini aramak, gönlünü incitmeden helalleşmek — bunlar sağlıklı bir cemaat hayatının gerekleridir. Asıl amaç; kardeşlerin kalplerini kazanmak, birbirini ahirete hazırlamaktır.

Kaynak: 269. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Çalışmayan derviş olmayacak mı?

Çalışmayan derviş olmayacak; bizim yolumuzda bütün pîrlerimizin işi var. Herkesin işi olacak; emekli olsa dahi gitsin çalışsın. İşsiz, tembel, ahlâksız, diline sahip olmayan, gözüne sahip olmayan — burada terbiye olmuyorsa, bir müddet sonra hâlâ aynı şekilde devâm ediyorsa, kendisini bilir.

Kaynak: 295. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Temizliğin zâhirî boyutu nedir?

Temizliğin zâhirî boyutu; bedenin, elbisenin, ağzın, ayakların, ve koltuk altlarının temiz tutulmasıdır. Bilhassa yaz günlerinde ter kokusuna dikkat edilmesi, elbisesinin temiz, ve pâk olması her Müslümanın üzerine düşen bir vazîfedir. Kapalı mekânlarda aşırı parfüm kullanarak etraftaki insanları rahatsız etmek de edebe aykırıdır.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Temizliğin bâtınî boyutu nedir?

Temizliğin bâtınî boyutu ise kalbin temizliğidir. Kalpten hased, kibir, ucub, riyâ, ve sû-i zan gibi mânevî kirlerden arınmak, zâhirî temizlikten çok daha önemlidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Temizlik îmânın yarısıdır" buyurarak temizliği îmânla doğrudan տրիբատlandırmıştır.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Kardeşlerin kusurunu görmekten uzak durmak neden önemlidir?

Bir Müslümanın en önemli edeplerinden biri, din kardeşinin eksik, ve kusurunu görmekten sakınmasıdır. Bir kardeşinizin kusuruna şâhit olduğunuzda, "Bu benim eksiğimdir, kusurumdur" deyip hem kendiniz hem de kardeşiniz için tövbe etmelisiniz. Kim ki bu zikir halkasındaki kardeşlerinin kusurlarını araştırmaya devam ederse, Allah onu o mübârek cemaatten uzaklaştırır.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Hıyânetin tehlikesi nedir?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Münâfıkın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, ve kendisine emânet edildiğinde hıyânet eder" buyurmuştur. Cenâb-ı Hak, "Allah size, emânetleri ehline vermenizi emreder" buyurmuştur.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Borç alışverişinde İslâmî edep nasıl uygulanmalıdır?

Borç alışverişi, Müslümanlar arasında hassas bir konudur. Mümkün olduğunca din kardeşlerinden borç para almaktan, ve vermekten sakınılmalıdır; zîrâ borç ilişkisi, kardeşlik bağını zedeleyebilir. Ancak zarûret hâlinde borç verilecekse, Kur’ân-ı Kerîm’in emri gereği yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Anne babaya isyanın büyüklüğü nedir?

Günâh-ı kebâir sıralamasında, şirkten sonra ikinci büyük günah anne babaya isyan etmektir. Cenâb-ı Hak, "Rabbin, yalnız kendisine ibâdet etmenizi, ve anne babaya iyilik yapmanızı emretmiştir. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara ‘öf’ bile deme" buyurmuştur.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Sû-i zan ve nefsin kusurunu bilme nedir?

Sû-i zan, yani başkası hakkında kötü düşünce beslemek, İslâm’ın yasakladığı büyük günahlardan biridir. Cenâb-ı Hak, "Ey îmân edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır" buyurmuştur.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Dilin muhâfazası ve hizmete devam nedir?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki bacağı arasındakini garanti ederse, ben de ona cenneti garanti ederim" buyurmuştur. Dilin muhâfazası; gıybet etmemek, iftirâ atmamak, yalan söylememek, lüzumsuz konuşmamak, ve hiç kimsenin aleyhine söz söylememektir. Hizmet ise tasavvuf yolunun temel taşlarından biridir.

Kaynak: 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Fıtrat ne demektir? İnsanın fıtratında olan şeyler nelerdir?

Gözünün alnının altında olması, kaşının gözünle alnının arasında olması, burnunun altında dudağının olması, iki kulağının olması — bunlar fıtrattır. Fakat bir kimsenin ahlâkı fıtrat değildir. "Onun huyu böyleymiş, sinirlenince dövüyormuş" demek kötü ahlâktır. Kızgınlık huy değildir, kötü ahlâktır; kibirlilik huy değildir, kötü ahlâktır. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurur: "Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim."

Kaynak: 319. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

İyiliği yüze vurmamak neden önemlidir?

İyiliklerinizi Allah rızâsı için yapın; karşılık beklemeyin, yüze vurmayın. İyilik gizli yapılır, kimseye gösterilmez, kimseyi incitmez. Mü’min ahlâkı, derviş ahlâkı budur.

Kaynak: 332. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Kötülük içinden geçerse ama icra etmezse ne olur?

Şerîat açısından bir kimse içinden kötülük geçirip onu icra etmezse sorumlu tutulmaz; hatta bu yüzden sevap bile yazılır. Fakat sûfîler bu konuda daha hassastır. Sûfîler, sanki içlerinden geçirdikleri kötülükten dahî hesâba çekilecekmiş gibi davranırlar; kalplerini arı, ve temiz tutmaya gayret ederler.

Kaynak: 332. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Kötülük düşünmek ne gibi sonuçlara neden olur?

Eğer birisi hakkında kötü düşünmeye başlarsanız, hemen kelime-i tevhîde sarılın. Derviş kardeşinize, eşinize, çocuğunuza, anne-babanıza, akrabalarınıza — hiç kimse hakkında kötülük düşünmemek, sûfî ahlâkının gereğidir. Kalbi düzeltmenin yolu ise tövbe, ve zikirdir.

Kaynak: 332. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Edep ve haramın tanımı nelerdir?

Edep sınırının dışındaki bir şeye "bu edepsizliktir" demek edeptir. Haramın haram olduğunu söylemek hakîkattir. Yanlışın yanlış olduğunu haykırmak — herkesin sindiği bir anda hakîkati haykırmak — işte gerçek devrimcilik budur.

Kaynak: 339. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Müslümanların malına, işine, aşına, eşine, rahatına, uykusuna, parasına karışmaması neden önemlidir?

Müslümanların malına, işine, aşına, eşine, rahatına, uykusuna, parasına karışmadığın müddetçe — senden iyi Müslüman, senden iyi Şeyh, senden iyi Üstâd yoktur! Yaz tatili gelince dersleri tatil etsinler, deniz kenarlarına yayılsınlar — Müslümanlar her şeyin iyisine lâyıktır.

Kaynak: 339. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Müslümanların içkiye ve hovardâlığa yaklaşımı nedir?

Ama gelin görün ki: adam içkiye gider, seslenilmez; hovardâlığa gider, seslenilmez. Bizim "mü’min" dediğimiz kadınlar, kocaları derse gideceği zaman "gene mi derse gidiyorsun?" derler. Erkekler de aynıdır: hanımları iki derse giderlerse "bu kaçıncı ders, biraz da evine bak" derler.

Kaynak: 339. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Sohbetlerde Sâdece İyiyi mi Anlatmalı?

İyiyi, güzeli, doğruyu anlatmak muhakkak çok hoştur. Ama sâdece meselenin o kısmından bakıp, fenâlıktan, kötülüklerden, yanlışlıklardan bahsetmemek, insanı reel hayattan, ve reel hayâta hazırlamaktan uzak bırakır. Kur’ân-ı Kerîm bize münâfıkları târif eder, inkârcıları târif eder, fitnecileri târif eder, fâizcilerin mezarlarından şeytân çarpmış gibi kalkacağını anlatır, cehennemin azâbının dehşetini anlatır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem de günah işleyenlerin cehennemdeki dehşetli hâllerini anlatmıştır. O zaman orta yol; sâdece iyilikleri anlatmak değil, sâdece kötülükleri anlatmak da değil; her ikisini harmanlayarak meselenin anlaşılması için, kötülükle iyiliğin muvâzenesi kurulması için muhakkak ki kötü bir kimsenin nelerle karşılaşacağını, ve kötülüğün ne olduğunu da anlatmakta fayda vardır.

Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Rekabet mi, Yarışma mı?

Sûfîler birbirleriyle rekabet etmezler, ama birbirleriyle yarışırlar. Rekabet etmek, birisinin beş liraya yaptığını senin dört liraya yapman gibidir; Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem "Aslâ rekabet etmeyiniz" buyurmuştur. Ama yarışma farklıdır: Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem Hz. Âişe ile yarışmıştır. Sahâbîler hayırda, iyilikte, güzellikte, cömertlikte, cesârette yarışmışlardır. Hz. Ömer Efendimiz cömertlikte Hz. Ebûbekir Efendimizle yarışmaya kalkışmış, malının yarısını getirmiş; ama Hz. Ebûbekir Efendimiz malının tamâmını getirmiştir. Rekabet bir hastalıktır; yarışmak ise erdemliliktir. Dîni yaymada, anlatmada, iyiyi, doğruyu, güzeli yaymada yarışın. Bu yarışma aslında Allah’a koşmadır; öbür âleme doğru büyük bir yürüyüştür.

Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mutlak Dostluk, ve Sadâkat Allah’a mı Âittir?

Muhakkak ki mutlak dostluk, ve mutlak sadâkat Allah’adır. Allah’a olan dostluk soyuttur; bunun somuta indirgenmesi gerekir. "De ki: Ey Habîbim, eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun" (Âl-i İmrân, 3/31); bu, soyutun somuta çevrilmiş hâlidir. Eğer Allah’a mutlak dost iseniz, Hz. Resûlullâh sallallâhu aleyhi, ve sellem’e mutlak dostluktan geçmeniz gerekir. Hadîs-i kudsîde, Allah mü’min kulunu sevdiğinde meleklere "Allah filânı sevdi, siz de sevin" diye ilham eder. Bu sevgi, Allah sevgisinden doğar. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem, Hz. Dâvûd aleyhisselâmın şu duâsını nakletmiştir: "Allâhım, Senin sevgini, Seni sevenlerin sevgisini, Seni sevdiren amelinin sevgisini bana sevdir." Mutlak dostluk, mutlak muhabbet, mutlak aşk Allah’adır; ama bu, velî, mürşid-i kâmil, peygamberler gibi somut örneklerden geçmezse, herkes oturur kendince "Ben Allah’ı seviyorum" der; hâlbuki bu sevginin somut tezâhürleri olması gerekir.

Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Yarışacaklar yarışsın ne anlama gelir?

Âyet: "Yarışacaklar yarışsın" — Mutaffifîn Sûresi, 83/26

Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Takvâ, uzun sakal bırakmak değildir; takvâ, cübbe giymek değildir; takvâ, sarıkla dolaşmak değil midir?

Takvâ, uzun sakal bırakmak değildir; takvâ, cübbe giymek değildir; takvâ, sarıkla dolaşmak değildir. Bunlar sünnettir, ama bunları takvâ olarak gösterip dînin özünü kaybeden kimse sıkıntıdadır.

Kaynak: 676. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Edep ve Zikrullah nedir?

Girerken yukarıda sizin bir sözünüz var. Sûfîlik baştan sona edeptir diye. Bu noktada ben Zikrullah’la edep arasındaki bu ilişkiyi eee sormak istiyorum da efendim. Şimdi bir kimse çokça zikrullah etmiş olsa, ama edebi olmamış olsa, yani o kimse eee hani zikrullah’ın yüzü sürmetine evet kendini kurtarabilir, ama eğer edebi, yoksa onun o kimsenin edebi, yoksa suyun üstün suyun taşın üstündeki tozu yıkadığı gibi yıkanır. O su içine işler mi? Bu da onun gibi. Bir kimsenin edebi düzgün değil ise sûfîlik. Onun içine işlemez. Zikrullah onun kalbe oturmaz. Zikrullah kalbe oturacaksa o kimsenin edebi olması gerekir. Edep de dilden başlar. O dilin afetlerinden uzak duracak. Küfretmeyecek, yalan söylemeyecek, yemin etmeyecek, gıybet etmeyecek. Dilin afatlerine bir de edep farzları riayet etmek, harâmlardan uzak durmaktan başlar. Bir kimsenin ağzında küfür var ise onda dervişlik durmaz. Bir kimse eşine, çoluğuna, çocuğuna küfrediyorsa, hakaret ediyorsa onda dervişlik durmaz. O dervişlik yüzeyseldir. Onun bir kimse o yüzden normalde diline hakim çıkacak. Yani o diline hakim çıkmıyorsa. O dervişliği yüzeysellikte kalır. İçine işlemez. Hazreti Mevlânâ’nın Mesnevide buyurduğu gibi, "Senin ambarın neden dolmaz biliyor musun?" diyor. "Senin ambarın delikti. O yüzden diyor o kimse de ambar delik. Yani bir taraftan kazanıyor bir taraftan harcıyor kazandığını komple. Bu hani tüccarlar olur böyle iş insanları olur veya memur amir neyse o kimse kazandığını harcar. Kazandığını harcıyorsa o müsrif insandır. O normalde kazandığını tutmuyor. O normalde bir kimseye dersin ki, mesela işte eee şimdi birkaç kişi onu tanır. Bizden mal alıyordu.

Kaynak: 704. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Kıyaslama yerine her çocuğun kendine özgü özelliklerini görmek ne anlama gelir?

Kıyaslama yerine her çocuğun kendine özgü özelliklerini görmek, ona hakkını vermek, ve ona karşı şükrü esas almak gerekir. "Hakkımı helâl etmem" demek için önce hakkın gerçekten verilmiş olması şarttır.

Kaynak: Anne babalar çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalı. Herkesin kendince bir f

Çocukları nasıl yetiştirmek gerekir?

Çocukları başkalarıyla kıyaslamaktan sakınıp, onların kendi özelliklerini ortaya çıkarıp, kendi özellikleri üzerinde yetiştirmek gerekir. Ama ahlâk birinci sıradadır. Ahlâkı olmadığı müddetçe neye yetiştirirseniz yetiştirin, beyhûdedir.

Kaynak: cI Çocuklarımızı Kuran sünnet dairesinde yetiştirmeye gayret edelim bunun mücade

İnsanlar genel olarak bilmedikleri, anlamadıkları şeye ön yargılı ve düşmanca davranır mı?

Mânevi terbiyeden geçmemiş, ilâhî aşka ulaşmamış cüzî akıl; bilmediği, anlamadığı ya da yabancı olduğu şeye önce ön yargılı, ardından düşmanca davranır. Tasavvuf, şeyh, dergâh gibi kavramları tanımayan biri, bir anlatmaya kalksanız anında "siz de para topluyorsunuz" diye defans yapar. İnkâr gerekçesi bilgisizlikten değil, toptancı ön yargıdan kaynaklanır. Hatta ailenin birisi hata yapsa bütün aileyi suçlarız; suç ise bireyseldir.

Kaynak: İnsanlar genel olarak bilmedikleri, anlamadıkları şeye ön yargılı ve düşmanca bi

İstikrar, belirli bir hali düzenli ve tutarlı biçimde sürdürmek midir?

İstikrar, belirli bir hali düzenli ve tutarlı biçimde sürdürmektir. Bir gün namaz kılıp ertesi gün kılmamak, perşembe dersine bazen gelip bazen gelmemek, dersi başka işlerle değiştirmek istikrarsızlıktır. Dini meselelerde istikrarı bozuk olan kimsenin ikili ilişkilerinde, aile hayatında ve toplumsal bağlarında da istikrar aranmaz. Rüzgâr esince dağılan, çamura basınca duygusal zikzaklar çizen kimse güvenilir bir yol arkadaşı olamaz. İstikrarlı insan askerî disiplinle yürür; ne olursa olsun yolundan ayrılmaz.

Kaynak: İstikamet ehlinin hem fikri hem de ameli yapısı Kur’an ve sünnet üzeredir

Mezarlık ziyâretlerinde edebe riâyet etmek neden önemlidir?

Mezarlık ziyâretlerinde edebe riâbulmeli, yüksek sesle konuşulmamalı, kabirlerin üzerine basılmamalıdır. Ziyâret eden kişi önce selâm verir, sonra Fâtiha, ve İhlâs okur, duâ eder.

Kaynak: TM Mezarlık, defin adabı ve kabir azabı ile ilgili hadis-i şerifler

Ancak tavusun da derdi vardır: ayakları çıplak ve çirkince midir?

Karga çirkinliği, tavus güzelliği temsil eder. Ancak tavusun da derdi vardır: ayakları çıplak ve çirkincedir. İnsan da böyledir; ne denli güzel ve kabiliyetli olursa olsun, kibirlenmemek için bir "ayağını" görmesi gerekir. Karga ahlâkından tavus ahlâkına geçmek mümkündür; bu yol herkese açıktır. İnsan değişen ve dönüşen bir varlıktır; kötüye gitmek isterse kötüye, iyiye gitmek isterse iyiye dönüşür. Cenâb-ı Hak kişinin yöneldiği tarafa yolunu açar; bu irade ona aittir.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk’a yaslanır ona dayanırsan sana ummadığın yerden güzellikler nasib e

Kendini nasıl değerlendirmeli?

Benim günahım çok. Bunlar benim günahıma kefaret. Eşin seni adam yerine koymadı. Günahına kefaret. Eşin seni kadın yerine koymadı. Günahına kefaret. Günahına kefaret. Öyle göreceksin. Bir dertle karşılaşsın. Günahına kefaret. Bir olmayacak bir sıkıntı yaşadın. Günahına kefaret. Bunu böyle görürse o zaman başına gelen her şeyde hikmet vardır.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

İnsanın kendi hatasına nasıl yaklaşmalı?

Bunu normalde o kimse kendi hatasına, ve günahına vuracak bunu. Dışarıdaki kimseler de şöyle der. A dostu derviş olsaydı hasta olmazdı. Dostu derviş olsaydı eşi ona böyle yapmazdı. Ulan dostu bir derviş olsaydı eşi onu evden kovar mıydı? Yani dost bir derviş olmuş olsaydı çocuklar ona bakardı. Neden bakmıyorlar? O, çünkü dostor bir derviş değil. Etraf bol böyle görür. Böyle laf üretir.

Kaynak: Başına gelen herhangi bir sıkıntıya bakarken razılık makamına doğru yürü isyan e

İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl?

İnsanın İslami bir hırsı yoksa, bakın İslami bir hırsı yoksa, îmâni bir hırsı yoksa, bir müminin ihsana ulaşma hırsı yok ise, bir kimsenin takvaya ulaşma hırsı yok ise, bir kimsenin Allah’a kavuşma hırsı yok ise, bir kimse arş Alaın gölgesinde gölgelenme, Allah’ın gölgesinde gölgelenme hırsı yok ise o kimse müminliği sorgulanır, sufiliği sorgulanır, İslamlığı sorgulanır.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Müslüman dünyaya hırslanmaz ne demek?

Müslüman dünyaya hırslanmaz. Bu manada dünyaya hırslanmaz ne demek? Zengin olmak için hırslanmaz.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Insanoğluna bir vadi dolusu altın versen ikisini ister mi?

Dünyayı zaptedeceğim ben. Bütün mal benim olacak diye hırslanmaz. Çünkü insanoğluna bir vadi dolusu altın versen ikisini ister. Ama sen Allah’a yakın olmak için hırslan. Bir bilgi edinmek için hırslan. İlim öğrenmek için hırslan. Takvaya ermek için hırslan. Sabah namazı için hırslan. Ya günde 10 sayfa kitap oku hırslan. Sen sufirsin, cehri zikir erbabısın. Birisi sana cehri zikir dinde yok dediğinde çatır çatır 10 tane ayet, 10 tane hadis ona söylemen gerekir.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Kadınlar ve erkeklerin hırsı nedir?

Ne kadınlarımızda böyle bir hırsar, ne erkeklerimizde. Kadınlar televizyondan bugün ne pişirsem, bugün ne giysem? Bugün gelin toplantısı var, bugün kaynana toplantısı var. Bugün ne alsam oradan dolaş. Ne ucuzluya girmiş ona bak.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Elbise alırken ne tür hırs vardır?

Ya ucuzluya girmiş bu elbiseyi almam lazım. Kaç tane elbise var diye adam sorsa adamı perişan ederler. Nasıl sorarsın sen ya? Kaç tane elbisen var diye? Alacak onu hırsımız bizim bunlara ya bir takım elbisen var alma ikincisini ya erkekler için söylüyorum kaç yıllık benim takım elbiseler yıllık. Senin tamir ettiklerin 20 yıldan fazla. Bir şeyin mi eksik? Geçen gömlek gönderdim. Yakalarını ters üst yap bunların dursun dedim. Bana fotoğraf atmış. Şurasında is kalıyor.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Mustafa Özbağ’ın yaratılış amacına ne dair?

Benim yaratılış maksadım, amacım bu. Benim yaratılış amacım ne giysem değil, ne içsem değil, ne yesem değil, nereye gezsem diye değil. 63 yaşındayım. Daha bir günlük tatilim yok. Tatile gitmeye utanıyorum. Diyorum ki bu yangın her taraf Mustafa Özba sen bu gönülle, bu yarayla bu hicranla nereye gidersen git diyorum o seninle beraber gidecek mi? Gülüşüm sahtedir benim. Müslüman ne yazık ki tembel. Dini ilimlerde de tembel. Tembel tembel. Sabah namazından sonra dükkan açmıyor Müslüman. Sabah namazından sonra ders çalışmıyor Müslüman. Sabah namazından sonra yapması gerekeni yapmıyor Müslüman.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Dünya ve Allah’ın ilgisi nedir?

Dünyaya Allah’ı bilme, ve bildirmek için geldim. Dünyaya, etrafıma faydalı olmak için geldim. Dünyaya Kur’ân, ve sünnet isenin yaşanması, ve yaşatılması mücadelesi vermek için geldim.

Kaynak: İnsanın İslami bir hırsı yok ise Allah’a kavuşma hırsı yok ise o kimsenin müminl

Hatâyı başkasında arayan ise dâimâ şikâyetçidir, dâim ki mutsuz, ve huzursuz mudur?

Bir kimse hatâyı kendinde ararsa erdemli olur. Hatâyı başkasında arayan ise dâimâ şikâyetçidir, dâim ki mutsuz, ve huzursuzdur. Sûfî, her hâlinde kusûru kendinde arar; başkasını suçlamaz.

Kaynak: Bir kimse hatayı kendinde ararsa erdemli olur, hatayı başkasında arayan cahildir

Allah’ı çok zikreden ve çok ağlayan bir kalp ne ifade eder?

Bir kimsenin istediği şey ne olacak? Allah’ı çok zikreden, ve çok ağlayan bir kalp isteyecek. Bakın kalbi bir mesele bu burada.

Kaynak: Her gözyaşı hakikat noktasında değildir, insanın kendini de aldatır

Güzel ahlak nedir?

Güzel ahlâk denildiğinde birinci derecede harâm işlememek gelir. Bu bize yeterlidir. Diliniz, gözünüz, kulağınız, eliniz, ayağınız, uzuvlarınız harâmdan uzak dursun. Bakın, bu yeterlidir.

Kaynak: Kalbi, darbi ve nefes ile yapılan zikrin manası nedir, güzel ahlak nedir?

Sûfîlerde nasıl olmalı?

Harâm işlemediğiniz zamân da sevâba giriyorsunuz; çünkü harâm işlememek güzel ahlâktır. Sonra onun zâten arkası gelir. Sûyîlerdeki ahlâkı anlatsam ben dahi buradan çekip gitmem lâzım, "bende de bu yok" diye. Biz harâmlardan uzak duralım.

Kaynak: Kalbi, darbi ve nefes ile yapılan zikrin manası nedir, güzel ahlak nedir?

Müminlerin kokusu neden farklıdır?

Mümin olup kendince farklı günahlar işleyenlerin kokuları da farklı farklıdır. Mesela işte gıybetçilerin kokusu birdir. Fitnecilerin kokusu birdir. İftiracıların kokusu birdir. Vefasızların kokusu birdir. Onların da normalde birdir. Vefasızsa vefasızın kokusu ayrıdır. Onu tanımlarsın. O normalde baktın o kimse hani kokusu farklı kalb kalbine geldi. Bu vefasız. Tamam o kokuyu tanımladı akıl. Ama o kalbin aldığı bir kokudur. O aynı kokuyu bir başkasında duydun. Tanımlandı ya bu vefasız dersin ayırırsın. Ama bunları konuşmak uygun değildir. Bunlar konuşulduğu zaman bu hani insanların üzerindeki sırrı ifşa etmiş olursun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hiçbir şey yokmuş gibi davranırsın.

Kaynak: Manevi koku 03.07.25

İnsanlar mümin doğarlar mı?

İnsanlar mümin doğarlar. Mümin yaşar, mümin ölür. Bu birinci derecedeki insanlar. İkincisi mümin doğdu, kafir yaşadı. İkinci secdeye gitmedi. Mümin olarak öldü. Bu da son secdeye gidenlerle alakalı. Yine bir kısmı mümin doğdu, mümin yaşadı. O da son nefeste îmânını zayi edenlerle alakalı.

Kaynak: Ruhlar aleminde yapılan üç secde

Ne, ama geldin?

Kur’ân sünnetesinden bir de yazıyor. Efendim bunu isteme benden. Ne, ama geldin? Ben sana işin hakîkatini söyleyeceğim. Sen de tabi olacaksın. Allah bizi affetsin. O yüzden yolculuk sabır etmek, yolculuk paylaşmak, yolculuk itaat etmek, yolculuk yolun adap, ve erkanına uymak. Yolculuk küstahlık değil. Yolculuk insanın kibirlenmesi değil. Yolculuk insanın heva, ve hevesini ilah edilmesi değil ki. Eğer sûfîlik yolunda gideceksen, heva hevesini kenarda bırak.

Kaynak: Zaman, mümin ve münafığı ayırt eder

Allah dostu olan kişi ne yapar?

Yok o senin parana, puluna gözünü diktiyse, senin evine, barkına, tarlana gözünü diktiyse, yok vakfımıza bu evi vakfeder misin? Biz burada talebe okutacağız da yok bu arsayı verir misiniz? Biz buraya şunu yapacağız da diyorsa senin tarlana, bağına, bahçesine konmaya çalışıyorsa duvar yıkıldı içinden yılan ejderha çıktı.

Kaynak: Duvarın altından dünya sevgisi, heva heves değil, iman hazinesi, hakikat çıkmalı

Değer vermek ve kıymet vermekle ilgili nasıl bir durum vardır?

Değer verenler, kıymet verenler hayvandan daha aşağı bir varlığa kıymet verdiklerinden dolayı kendileri de aynı statüde. Siz sapkın bir kimseye değer verirseniz siz de sapkınlardansınız. Kumarbaza değer verirseniz siz de kumarcılardansınız. Siz ayyaş bir kimseye değer verirseniz siz de ayyaşlardansınız. Siz Kur’ân’a küfreden bir kimseye değer verirseniz siz de aynısınız. Siz Kur’ân’a karşı gelen bir kimseye değer veriyorsanız siz de aynısınız. Değişen bir şey yok.

Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda imanını muhafaza edip yaşamaya çalışm

İslam toplumunda sevgi ve dostluk nasıl tanımlanmaktadır?

Kimi seviyorsun? Kimi seviyorsun? Sevdiğin nerede dolaşıyor? Neyi seviyorsun? Hani Hazreti Pir başka bir Mesnevinin beytinde "Neyi seviyorsan osundur" der. Yani sen kafiri seviyorsan kafirsin. Sen mümini seviyorsan müminsin. Sen Allah dostunu seviyorsan Allah dostusun. Başka bir şey değil.

Kaynak: Her türlü melanetin yaşandığı bir toplumda imanını muhafaza edip yaşamaya çalışm

Anadolu İslamı ne demektir?

Anadolu İslâm’ı coşkuludur. Anadolu İslamı tevazuludur. Anadolu İslamı aşkidir. Aşki aşıktır. Allah’a aşıktır. Peygambere aşıktır. Üstadına aşıktır. Eşine aşıktır. Çocuklarına aşıktır, sevgilisine aşıktır. Bakar sevgilisinin gözlerine. Ki senin gözlerinde kayboluyorum. Demez senin gözlerin bende kaybolsun diye.

Kaynak: Bağlı bulunduğum dergah sabetayistlerin,masonların, İngiliz kraliyetinin yönetec

Görmedikler gibi ekmek aşığı ne anlama gelir?

Görmedikler gibi ekmek aşığı tabiriyle anlatılır bu hal: sanki hiç para görmemiş biri gibi üç beş kuruşa sahip olunca kibir, gösteriş ve marka deliliğine kapılmak.

Kaynak: Allah için akıttığın bir damla gözyaşı senin cehennem ateşini söndürür 10.06.23

Bir kimsenin faydasına olan bütün her şey cömertlik midir?

Bir kimsenin faydasına olan bütün her şey cömertliktir. "Sizin en hayırlınız, etrafına en fazla faydası dokunanınızdır." Ne ilmin varsa, ne becerin varsa, ne sanatın varsa — hangi özelliklere sâhipsen, bunu yaymak, ve insanl tamamıyla faydalı hâle getirmek cömertliktir.

Kaynak: Bir kimsenin faydasına olan her şey cömertliktir

Bir kimse ilim ehlidir, ama ilmini yaymaz, tebliğ etmez, nasîhate çevirmez — o da cimri midir?

Cömert insan neyde cömertlik yaparsa yapsın. İlimde cömert olmak vardır, nasîhatte cömert olmak vardır; bunlar da cömertliğin içine girer. Bir kimse ilim ehlidir, ama ilmini yaymaz, tebliğ etmez, nasîhate çevirmez — o da cimridir.

Kaynak: Bir kimsenin faydasına olan her şey cömertliktir

Sevdiklerimizden sorumluyuz konusunun ana teması nedir?

Sevdiklerimizden sorumluyuz konusunda Mustafa Özbağ Efendi ’nin bu değerli sohbetini dinlemenizi tavsiye ederiz.

Kaynak: Sevdiklerimizden sorumluyuz

Hiç bir erkeğin eşini kıskanmasın dindeki yeri nedir kıskanmanın sınırı olur mu herhangi bir sebepten Aramızda bir kıskançlık olduğunda kıskanan erkek midir?

Hiç bir erkeğin eşini kıskanmasın dindeki yeri nedir kıskanmanın sınırı olur mu herhangi bir sebepten Aramızda bir kıskançlık olduğunda kıskanan erkek kendine güvenmeyen erkektir, ve diğer hemcinslerinden kendisini aşağıda gören erkeklere deyip kestirip atıyor sizce nasıl davranmalıyım Allah Hz Peygamber sallallahü, ve sellem Hazretleri kıskançtı Hatta hadisi Şerif’te sahabeler dedi ki ben hepinizden daha fazla kıskancım o yüzden Bir erkek eşini çoluğunu çocuğunu hemcinslerinden Kıskanırlar bu onun böyle böyle kendine güvenmediğin den dolayı değildir bir eşini, ve çoluğunu çocuğunu sevdiğinden mi Kıymet vardı Neden kıskanır seven, ve kıymet veren sevdiği, ve kıymet verdiği şeyleri kıskanır bir dinde de yeri vardır.

Kaynak: Seven ve kıymet veren, sevdiği ve kıymet verdiği şeyleri kıskanır

Yetmelere ben de bir nedir?

Sonradan yetmelere ben de bir. İmamı Azam gibiyim veyahutta bir kısım böyle ehli tarikat olanların bir kısmı bizim alimlerimiz imam-ı azamdan. Üstün bizim hocalarımız mollalarımız imam-ı azamdan. Üstün sözlerini söylüyorlar söylemiyorlar bilmiyorum onların müntesiplerinden duyuyorum bu küstahlık bu kibirlilik bu cehaletin dik alası bu cehaletin dibi, yani bir kimse üç kitap okuyup da, yani ben de bugünün imamı azamıyım yok bizim hocalarımız bizim molalarımız bizim cemaatin işte molaları imamı azamdan. Üstün bu sözler çok böyle kibir kokan bu sözler böyle cahillik kokan sözler Allah muhafaza eylesin bu onun sözüydü, yani biz diyor sahabenin atının burnunun üzerindeki derinin tozu olamayız tevazuya bakın, Oysa hadisi şerif ümmetimin alimleri.

Kaynak: Kimi, neyi seviyorsan onunlasın 01.07.23

Müslümanların en büyük problemi Allah’ı sevmekle alakalı mıdır?

Müslümanların en büyük problemi Allah’ı sevmekle alakalıdır. Biz sevemiyoruz — bütün problem bu. Evimizdeki problemler sevgisizlikten, çocuklarımızla sorunlar sevgisizlikten, eşimizle, arkadaşlarımızla, dergâhımızla, şeyhimizle ilgili sıkıntılar hep sevgi eksikliğinden kaynaklanıyor.

Kaynak: BZk Müslümanların en büyük problemi sevmekle alakalı biz sevemiyoruz 09.09.21

Ümmet-i Muhammed bu noktada imtihanı kaybetmekte mi?

Ne yazık ki Ümmet-i Muhammed bu noktada imtihanı kaybetmekte, farzları terk edip haramlara dalmaktadır.

Kaynak: Allah’ı çokça sevmen, Resulünü çokça sevmen, üstadını, müminleri çokça sevmen de

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurmuştur: "Taş atan değil mi?

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurmuştur: "Taş atan değil, attıran bizden değildir." Dilinden, gözünden, elinden, kulağından edepsizlik akarsa, sen sadece kendine değil, Âdem’den beri gelen yoluna taş attırmış olursun.

Kaynak: Taş atan değil, attıran bizden değildir

Edep bütün varlığadır mı?

Sûfîler edebe riâyet etmezlerse bütün varlık âlemine edepsizlik ettiklerini düşünürler. Edepsizlik sadece kendine değildir; sen bütün varlığa edepsizlik etmişsindir.

Kaynak: Taş atan değil, attıran bizden değildir

Burada Kürtler de var, Lazlar da var, Çerkezler de var, Arnavutlar da var, Romanlar da var mıdır?

Burada Kürtler de var, Lazlar da var, Çerkezler de var, Arnavutlar da var, Romanlar da var. Bizde üstün ırk diye bir şey yoktur. Hepsi var bizde, elhamdülillâh. Gül bahçesi gibi.

Kaynak: Ayrım yok ayrıştırma yok, bu bizim ahlakımız bu bizim inancımız, örfümüz, biz bu

Müslümanca muâmele ne demektir?

Müslüman olarak gördüğümüz kimseyi Müslüman kabûl eder, Müslümanca muâmele ederiz. Müslüman odur ki diğer insanlar onun dilinden emîndirler; mü’min odur ki diğer insan, onun elinden emîndirler. İnsanları insan olarak görüp elimizden, ve dilimizden hiç kimseye zarar gelmemesi için mücâdele etmek doğru olanıdır.

Kaynak: Ben değerliyim ben insanım Allah beni halife olarak yarattı

İslam’da terbiye ve inanç arasındaki ilişki nedir?

Lazım Evet Teşekkürler teşekkür ederim hepinize de Hakkınızı helâl edin geceniz hayır olsun Selamünaleyküm.

Kaynak: Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1

Toplum İslâm toplumu olmazsa ne olur?

Toplum İslâm toplumu olmayınca — çalıştığımız yerlerde, iş yaptığımız yerlerde, gezdiğimiz-dolaştığımız yerlerde — İslâm’ın dışında hâl, ve hareketler yapan, İslambil dışında bir hayâta sâhip olan insanlar çoktur. Biz de onlarla berâber yaşıyoruz.

Kaynak: "Din nasihattır" Nefsimize, eşimize çocuklarımıza etrafımıza nasihat etmeğe deva

Nefsi terbiye etmek yolunda neden yerinde sayıklama yaparız?

Nefsi terbiye etmek yolunda büyük bir kısmınız yerinde sayıklıyor, yürümüyor. Bir gün iki gün kendini disiplin ediyor, üçüncü gün gözü kayıyor. Sıkıntı budur: Nefsi terbiye etmektir.

Kaynak: Ümmet-i Muhammedin en büyük sıkıntısı nefsini terbiye etmemek 1

Kendini beğenme (ucb) neden tehlikelidir?

Sûfî terbiyesinde ucb (kendini beğenme) büyük tehlikelerden biridir; onu def etmenin yolu her övgü karşısında kendi eksikliklerini hatırlamaktır.

Kaynak: Kendi nefsini kusurlu görmüyorsan şeytan senin kalbine oturmuş 27.01.24

Ona bakmıyoruz biz konservenin nedeni imal edil böyle Kullanma kılavuzunu saatlerce okuyoruz mudur?

Ona bakmıyoruz biz konservenin nedeni imal edil böyle Kullanma kılavuzunu saatlerce okuyoruz, ama çocuğumuzun hayatı haram mı helal mi ona bakmıyoruz konserveyi incelediğimiz kadar çocuklarımızın haramlarına helallerini incelemiyoruz eşlerimizin haramını helalini incelemiyoruz konserveyi incelediğimiz kadar önce kendi nefsimizin haramını helalini incelemiyoruz, ama baktığımızda protip olarak Sakalımız güzel haydarimiz güzel sarığımız güzel konserveye bakıyoruz O da çok güzel, ama çocuklarımız gece nereye gitti gündüz nereye gitti namazı tamamladı mı namazı tamamlamadı mı tesettürüne dikkat ettim mi etmez mi erkek kız ayırmıyorum sebep erkeklerin de tesettürleri bozuk, çünkü giyiyorlar streç pantolonları her tarafları meydanda onlar da çıkıyorlar meydana Biz o çocukların genç delikanlı çocuk biz onun da bakmıyoruz kıyafetine.

Kaynak: Yiyeceklerimizin haramını helalini detaylandırıyoruz da ahlakımızı,namazımızı de

Ahlâksız birisi tasavvufu nasıl tanımlar?

Ahlâksızın birisi gelmiş "tasavvuf nedir?" demiş, "ahlâk yoludur" demişler; edepsizin birisi gelmiş, "edep yoludur" demişler.

Kaynak: Tasavvuf aşk yoludur

Mü’minin öncelik anlayışı nedir?

Bir siyasetçi ‘milletim 8, milyon, hepsine eşit hizmet ederim’ diyebilir — bu siyaset gereğidir. Ancak bir mü’min bu anlayışla yaşayamaz. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Yemeğini namaz kılanlar yesin.’ Yani mü’minin önceliği; Allah’a îmân etmiş, O’nun yolunda giden kimselere yönelik olmalıdır. Bu, ötekini dışlamak değil, önceliklerin Allah rızası ekseninde belirlenmesidir.

Kaynak: İblis’in yolu ile Adem’in yolu bir değil. #

Birinin ayıbını yüzüne söylemek ne demektir?

Birinin ayıbını yüzüne söylemek, onun hata yaptığı için ona kötü sözlerle kınamak ve onun kusurunu yüzüne vurmak demektir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

Nasıl bir davranış olarak birinin ayıbını yüzüne söylemek değerlendirilmektedir?

Birinin ayıbını yüzüne söylemek, delikanlılık ve doğruculuk olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu davranış, hata yapmış olan kişiye karşı hakaret ve kusurunun yüzüne vurulması olarak da değerlendirilmektedir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

İslam’a göre birinin ayıbını yüzüne söylemek yasal mıdır?

İslam’a göre birinin ayıbını yüzüne söylemek harâm bir davranıştır. Allah’ın emriyle, başkalarının ayıplarını araştırmayı, ifşa etmeyi ve bu kusurları yaymayı harâm kılmıştır. Bunun yerine kusurları örtmek, hataları örtmek, yanlışlıkları eksiklikleri örtmek öğütlenmiştir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

İslam’da kusurları örtmek ne anlama gelmektedir?

İslam’da kusurları örtmek, başkalarının hatalarını gizlemek, onları affetmek ve onların kusurlarını yaymamak demektir. Bu davranış, nasihat etmek ve başkalarının kusurlarını gizlemekle ilgilidir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

Nasihat etmek ne anlama gelmektedir?

Nasihat etmek, başkalarının kusurlarını örtmek ve onlara doğru bir şekilde öğüt vermek demektir. Bu, dinin temel unsurlarından biridir ve aile, toplum ve bireyler arasında barış ve anlayışın sağlanması için önemlidir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

Birinin kusurunu yüzüne söylemek ne sonuçlara yol açar?

Birinin kusurunu yüzüne söylemek, ona karşı hakaret, kusurunun yüzüne vurulması ve bu durumun aile içi çatışmalara, toplumsal sorunlara ve bireysel çöküşlere yol açabileceği belirtilmektedir. Bu davranış, ahlâkî bir aşağılama olarak değerlendirilmektedir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

İslam’da kusurları örtmek neden önemlidir?

İslam’da kusurları örtmek, başkalarının hatalarını gizlemek, onları affetmek ve toplumda barış ve anlayışın sağlanması için önemlidir. Bu davranış, nasihat etmek ve başkalarının kusurlarını gizlemekle ilgilidir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

Birinin kusurunu yüzüne söylemek ne tür bir günahdır?

Birinin kusurunu yüzüne söylemek, harâm bir günahdır. Bu davranış, Allah’ın emriyle başkalarının ayıplarını araştırmayı, ifşa etmeyi ve bu kusurları yaymayı harâm kılmıştır. Bu davranış, ahlâkî bir aşağılama olarak değerlendirilmektedir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

İslam’da nasihat etmek ne anlama gelmektedir?

İslam’da nasihat etmek, başkalarının kusurlarını örtmek ve onlara doğru bir şekilde öğüt vermek demektir. Bu, dinin temel unsurlarından biridir ve aile, toplum ve bireyler arasında barış ve anlayışın sağlanması için önemlidir.

Kaynak: Birinin ayıbını irdelemeyi, ayıbını onun yüzüne söylemeyi doğruculuk gördük, hak

Kim bu yola girip de edebi aşarsa, haddini aşmış olur.

Dost yolunda giderken o yolun edebini, statüsünü, ve ölçüsünü aşan kimse yoldan çıkar. Her yolun kendi içerisinde edebi vardır; her hayat kendi içerisinde bir edep taşır.

Kaynak: Alem baştan başa edeptir

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları