Salı, 30 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

İnsanlar genel olarak bilmedikleri, anlamadıkları şeye ön yargılı ve düşmanca bi

aklı cüzi sırra sahip gibi görünürse de Hakikatte aşkı inkar eder aklı cüz dediği bizim bizdeki akıl yani manevi bir terbiye almamış ilahi aşka ulaşmamış akıl insanlar genel olarak bilmedikleri anlama...


İnsanlar Bilmedikleri, Anlamadıkları Şeye Ön Yargılı ve Düşmanca Bakar — Cehâletin Karanlığı

İnsanlar genel olarak — bilmedikleri, anlamadıkları şeye ön yargılı ve düşmanca bir tutum sergilerler. Bu, evrensel bir psikolojik gerçektir. «Bel kezzebû bimâ lem yühîtû biilmihî» — Hayır; bilgisini kavrayamadıkları bir şeyi yalanladılar (Yûnus 39). Kur’ân bunu açıkça söylüyor: insânlar bilmediklerini reddederler. Modern dönemde — tasavvuf, dergâh, mürşid, zikir gibi sahih kavramlara karşı düşmanca tutum — büyük ölçüde cehâletten. Eğer öğrenseler — düşmanlık azalır. Bu yüzden — sahih mü’min iki yönde çalışmalı: 1) Bilmediği şeylere ön yargılı olmamak — sahih bilgiyle yaklaşmak. 2) Sahih bilgiyi yayarak — başkalarının cehâletini gidermek. Cehâlet — düşmanlığın kaynağı; ilim — sevgiyi getirir.

Yûnus 39 — Bilgisizliğin Reddi

«Bel kezzebû bimâ lem yühîtû biilmihî velemmâ ye’tihim te’vîlüh» — Hayır, ilmen kuşatamadıkları bir şeyi yalanladılar; te’vîli (sonucu) onlara gelmemişken (Yûnus 39). Bu âyet — insânların temel hatâsını anlatır: bilmedikleri şeyi reddetmek. Bilmek — kavrama anlamında. İnsân bir şeyi tam anlayamadığında — reddetmeye eğilim duyar. Bu, akıllıca değil; psikolojik bir korunma. Bilinmeyen — tehdit gibi görülür; reddetme — koruma. Ama bu, sahih akıl değil; cehâletin tepkisidir.

Modern Örnekler

Modern örnekler: 1) Modernist müslümanlar tasavvufu reddediyor — çoğu hiç klasik tasavvuf kitabı okumadan. 2) Selefîler türbe ziyâretini şirk diyor — klasik fıkıh kitaplarını incelemeden. 3) Bazı sünnîler Şîa’yı tamamen reddediyor — Şîa kaynaklarını bilmeden. 4) Bazı Şîa sünnî sahâbeyi reddediyor — sünnî kaynakları okumadan. 5) Modern eğitimliler ise — bütün İslâmî mîrâsı reddediyor; klasik eserleri açmadan. Bu örüntülerin temelinde — cehâlet ve önyargı var.

Tasavvuf Karşıtı Önyargı

Tasavvuf konusunda modern önyargılar: 1) «Tasavvuf bid’attir» — klasik fıkıh ve tasavvuf eserlerini bilmeden. 2) «Sûfîler şirk yapıyor» — Cüneyd, Hasanı Basrî, Gazâlî gibi büyük âlimleri bilmeden. 3) «Tarîkatlar para isteyen yapılar» — sahih ve sahteyi ayırmadan. 4) «Tasavvuf geri kalmaktır» — klasik İslâm uygarlığını anlamadan. Bu önyargılar — kişiyi bin yıllık mîrâstan koparır. Eğer kişi açık fikirli ile araştırırsa — büyük bir hazineyi keşfeder.

Açık Fikir Şartı

Sahih anlayış için — açık fikir şart. Bir konu hakkında karar vermeden önce: 1) Kaynaklarını oku. 2) Lehinde ve aleyhinde fikirleri dinle. 3) Klasik tartışmaları öğren. 4) Sahih âlimlerin görüşlerini incele. 5) Kendi deneyimini de değerlendir. 6) Aceleyle yargılama. 7) Cehlin de bir kararı olduğunu unutma. Bu adımlar — sahih anlayışın temeli. «Bilmiyorum» demek — bilmiyorken karar vermekten daha şereflidir.

İlim ile Düşmanlık Azalması

Bir şey hakkında ilim arttıkça — düşmanlık azalır. Çünkü ilim — gerçeği gösterir; gerçek çoğu zaman önyargıdan iyidir. Bir kişi tasavvufu reddederken sıkı sıkı tutar; sonra Gazâlî’nin İhyâ’sını okur — fikirleri yumuşar. Yûnus Emre’nin şiirlerini okur — gözleri açılır. Mevlânâ’nın Mesnevî’sini incelemeye başlar — derinleşir. İlim — kalbi yumuşatır. Bu yüzden — bilim ilerlemesi ile İslâmî anlayış arasında çelişki yoktur; tam tersine, ilim sahih anlayışı destekler.

Sahih Bilgi Yayma

Mü’min — sahih bilgiyi yaymalı. Bu, başkalarının cehâletini gidermek için. Cehâlet — düşmanlığın kaynağı; sahih bilgi — anlayışın kaynağı. Modern medya — yanlış bilgi ve önyargı yayıyor. Sahih müslüman — buna karşı durmalı: 1) Sahih kitaplar yayma. 2) Sahih videolar üretme. 3) Sahih sohbetler düzenleme. 4) Sosyal medyada sahih bilgi paylaşma. 5) Çocuklara sahih eğitim verme. 6) Üniversitelerde sahih akademisyenler. Bu, ilim cihâdıdır.

Kendi Cehâletini Bilme

Mü’min — başkalarının cehâletini eleştirmeden önce kendi cehâletini bilmelidir. «Cahil olmayan kim?» Allâh dışında herkesin cehâleti vardır; sâdece miktarı değişir. Hz. Peygamber bile «Lâ ihsî senâ’en aleyk» — Sen’i hakkıyla övmeyi sayamam — derdi. Sahâbeden hiçbiri — Allâh hakkında tam bilgisinin olduğunu söylemedi. Klasik âlimler — bilmediklerini açıkça itirâf ederdi. «Bilmiyorum» — büyük bir âlimlik göstergesidir. Hz. Mâlik «Bilmiyorum» dedikçe — talebeleri saygıyla başlarını eğerdi.

Niyâz — İlim ve Açık Fikir

Niyâz: «Yâ Rab, bilmediğim, anlamadığım şeylere ön yargılı ve düşmanca yaklaşmaktan beni koru. Yûnus 39’un uyardığı ‘ilmen kuşatamadıkları bir şeyi yalanlayanlar’ kategorisinden uzak tut. Açık fikirle — kaynakları okuma, lehinde ve aleyhinde fikirleri dinleme, klasik tartışmaları öğrenme, sahih âlimlerin görüşlerini inceleme, kendi deneyimimi değerlendirme, aceleyle yargılamamak — bu adımları izleyen bir mü’min eyle. Tasavvuf, dergâh, mürşid, zikir, türbe gibi sahih kavramlara — cehâletten kaynaklanan önyargı ile değil; sahih bilgi ile yaklaşan bir kul olarak yetiştir. Bin yıllık klasik İslâm mîrâsından — Gazâlî, Yûnus, Mevlânâ — istifâde edebilen bir derviş eyle. Başkalarının cehâletini gidermek için sahih bilgi yayan; kitap, video, sohbet, sosyal medya, çocuk eğitim, üniversite — bu kanalları kullanan bir mü’min olarak yaşat. Aynı zamanda — kendi cehâletimi bilen, ‘bilmiyorum’ diyebilen tevâzulu bir kul eyle. Hz. Mâlik’in ‘bilmiyorum’ örneğinden bana hisse ver. İlim ile düşmanlığın azalmasını sağlayan; sevgiyi yayan bir mü’min olarak yetiştir.» Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cehâlet, Önyargı, İlim. → Tasavvuf Sözlüğü