Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Ahlâk ve Edep(1903) — Sayfa 18/20
Her varlığın kendi içerisinde bir sınırı, kendi içerisinde bir edebi var mıdır?
Allah’ın yeryüzüne, varlık âlemine indirdiği her nizâmın bir edebi vardır. Her varlığın kendi içerisinde bir sınırı, kendi içerisinde bir edebi vardır. Bu çayın bir edebi vardır, bu kekik suyunun bir edebi vardır, bu suyun bir edebi vardır. Bunların kendi içerisindeki hukuku vardır. Âlemin neresine bakarsanız bakın, varlığın hangi zerresine bakarsanız, edep görürsünüz.
Kaynak: Alem baştan başa edeptir
Küçücük edepsizlik büyük edepsizliği doğurur mu?
Küçücük edepsizlik büyük edepsizliği doğurur. Küçücük lekeler birleşir, büyük lekeler olur. Küçücük sevgisizlik birleşir, büyük sevgisizlik olur. Küçücük hatâlar birleşir, büyük hatâlar olur.
Küçücük edepsizlik neden büyük edepsizliklere yol açar?
Biz hatâyı küçücük deriz, gözümüzü yumarız. Onun edepsizliğine göz yumarsak, o küçücük edepsizlik büyük edepsizliklere doğru yol açar. Ve bizim küçücük gördüğümüz o edepsizlik döner, bize kocaman bir edepsizlik olarak geri gelir.
Şana şöhrete düşürüyor makama mevkiye düşürüyor içinde şeytan var mıdır?
Tevazudan uzaksın, edepten uzaksın, hoşgörüden uzaksın, şeytan içine oturmuş senin kalbini kendine yurt edinmiş yediriyor içiriyor. Şana şöhrete düşürüyor makama mevkiye düşürüyor içinde şeytan var. Sen onu beğenmiyorsun bunu beğenmiyorsun. Ona laf atıyorsun buna laf atıyorsun ona çemkir yorsun buna çemkir yorsun sen ona laf söylüyorsun buna laf söylüyorsun şeytan içine oturmuş senin tevazudan uzaksın edepten. Uzaksın hoşgörüden uzaksın.
Kaynak: Tevazudan uzaksın, edepten uzaksın, hoşgörüden uzaksın, şeytan içine oturmuş sen
Allah rahmet eylesin amin evlatlar üzerinde midir?
Babam bize. Titiz. O yüzden. Allah rahmet eylesin amin evlatlar üzerinde. Titiz olmayı ondan öğrendik ailenin üzerinde. Tityiz olmayı ondan öğrendik babamın çocuklarına babamın eşine bir. Allah’ın kulu konuşamaz. Gözünün üstünde kaşı var diye hiç kimse kendi annesi babası annemin annesi babası abileri dahil buna annemin abileri de öyle biz abisi böyle bir. Mümkün değil. Bunu neden söylüyor ailemi övmek için değil ölçü ailelerinize sahip çıkın çocuklarınıza sahip çıkın hiç kimseye ezdirmeyin eşlerinizi, ve çocuklarınızı bunu erkeklere söylüyorum kadınlar kocalarınızın arkasından eleştirmeyin annelerinize babalarınıza kocalarınızın gıybetini etmeyin kocalarınızı anne, ve babalarınızın önünde küçük düşürmeyin. Bu da kadınlara. Bu parçalayan aileyi inciten şeyler gençler anne, ve babalarınıza saygıda hürmette sevgide eksik davranmayın babalarınıza karşı kalkıp da serkeş olmayın erkeklere söylüyorum işinizde.
Kaynak: 19A Ailelerinizi başkalarının yanında eleştirmeyin, küçük düşürmeyin bunlar aile
Görgüsüzlük nedenleri nelerdir?
Bu görgüsüzlük dü hala daha bu görgüsüzlük bir kadın bir kız çocuğu sokakta dondurma yalaya yürümez bir kimse elinde simit poğaça börek. Neyse yiye yolda gitmez. Bunlar görgüsüzlük. Bunlar toplum içerisinde. Bir araçta gidiyorsunuz bağıra. Telefonla konuşulmaz görgüsüzlük toplu ulaşım araçlarında bağıra telefonla konuşmak görgüsüzlük konuşulmaz yolda giderken bağıra telefonda konuşulmaz görgüsüzlük özür dilerim. Şu anda yolda yürüyorum birazdan görüşelim veyahut da. Bağırmadan sessiz konuş bunlar üzlük yolda yemek yiye yürümek görgüsüzlük bir içe yürümek görgüsüzlük elinde yiyecek sallaya gitmek görgüsüzlük dışarıdan pahalı bir yiyecek aldın onu göstere götürmek görgüsüzlük, ama bunları terbiye edecek bunları nasihat edecek hiç kimse kalmadı hiç kimse kalmadı. Sen bir restoranda yemek yiyeceksen hiç kimsenin görmediği yere git otur herkesin göreceği yere oturma görgüsüzlük bunlar.
Kaynak: Sizin Allah’a en sevimli olanınız az yiyip içen ve bedence hafif olanınızdır
Marka düşkünlüğü görgüsüzlük müdür?
Marka düşkünlüğün varsa görgüsüzlük sen sonradan görme olmuşsun senin bir eğitimin yok senin bir kültürün yok. Sen. Kültürsüz. Köksüz bir insansın. Senin kültürün olmuş olsaydı bir kökün olmuş olsaydı marka budalası marka aptalı olmazdın senin bir eğitimin olmuş olsaydı eğitimin olmuş olsaydı sen tırnak içerisinde.
Kaynak: Sizin Allah’a en sevimli olanınız az yiyip içen ve bedence hafif olanınızdır
Görgüsüzlük ve kültürsüzlük nedenleri nelerdir?
Değerler eğitimini almış olsaydın ailenden sen böyle bir şeyi göstere yaşamazdım, ama onu verecek aile de yok aileler de görgüsüz görgüsüzlük. Bunların hepsi de gösteriş görgüsüzlük tendir nefse uymaktır böyle ne yediğini bilmemek de görgüsüzlük kültürsüzlük tendir gece gündüz yemek yiyor görgüsüzlük kültürsüzlük akşam belli bir saat sonra yeme ama. Sufi az yemeye çalışacak az yiyecek az uyuyacak ya nerede az uyuyacak. Sufi görmedik. Ya yok ben artık.
Kaynak: Sizin Allah’a en sevimli olanınız az yiyip içen ve bedence hafif olanınızdır
Burası Allah’ın zikredildiği yerdir; bu kapıdan giren kadın veya erkeğin namusu, şerefi ve haysiyeti koruma altında mıdır?
Daha önemlisi, bu zikrullâh meclisinde kardeşlerin birbirine sataşması, tartışması, atışması hiçbir şekilde kabul edilemez. Burası Allah’ın zikredildiği yerdir; bu kapıdan giren kadın veya erkeğin namusu, şerefi ve haysiyeti koruma altındadır. Birisine hakaret edilirse müdahale zorunludur. Gönül bu sataşmalardan razı değildir.
Kaynak: Kardeşlerin birbirleriyle atışmalarından, tartışmalarından razı değilim
Yeni gelen kişilere nasıl davranılmalıdır?
Yaşanılmış şeyler ben hiç o yüzden dersi bırakmazdım kimseye sebep kardeşim burayı bilen benim ben neden dersi bırakayım sana o esnada birisinin evine gitmişiz. Ben biliyorum undur karşısında başka birisi vardır sıkıntılı birisi vardır evinde hasta vardır orada. Hemen kısa bir. Zikrullah yapıp kalkılacak öyle bir yerdir oranın zakiri oranın çavuşu ev bilmeli bunu ev bilmeli, ama ağzını da yummal işte. Fatih’in eşi. Rahatsız onu bil. Fatih’in. Evine gittiğinde. Fatih işte öyle tevafuk etmiş orada ders var. Onu bilecek orada sıkıntıyı o sıkıntıyı bildiğinden dolayı o sıkıntıya uygun ders yapacak. İçtihat edecek. Orada işte birisi var onun evine ders verilmemesi lazım sebep örnek. Dior şimdi. Gürkan’ın evine misafiri vereceksin sabahen herkes işe gidiyor. Gürkan bazen nöbete gidiyor. Doğru mu. Gürkan.
Edebin ehemmiyetini nasıl göstermektedir?
Edebin ehemmiyetini göstermek için söylenmiş şahta hatari bir söz olarak kabul ediyorum eğer edep sünnet. Seniye ise. Eyvallah bunu kimsenin söyleyecek bir lafı yok, ama bir sünneti terk etti diye de binlerce dervişi yine feda edemeyiz veya bir farzı terk etti diye yine dervişi feda edemeyiz yok bu böyle, yani böyle algılanır. Zaten işin içinden çıkamayız yok. Hele bu zamanda şeytanın herkesi.
Kaynak: Geylani hazret, bir edebe bin derviş feda ederim sözünü edebin önemini belirtmek
Allah da ona şöyle buyurdu: ‘Edebi terk etmedin midir?
Hz. Âdem aleyhisselâm hatayı kendinden gördü, başkasına yüklemedi. Allah da ona şöyle buyurdu: ‘Edebi terk etmedin, hatayı kusuru kendi nefsinden gördün; onun için seni kurtardım.’ Hatayı nefse yükleyebilmek, edebin en yüce hâlinin tezâhürüdür.
Kaynak: Adem a.s edebi terk etmedi hatayı kusuru kendi nefsinden gördü
Hatayı Nefse Yüklemek: Edebin En Büyük Hâli nedir?
Cenâb-ı Hak Nisâ 79. âyette buyurur: ‘Sana bir iyilik isabet ederse Allah’tan bil; bir kötülük isabet ederse onu nefsinden bil.’ Hz. Âdem aleyhisselâm hatayı kendinden gördü, başkasına yüklemedi. Allah da ona şöyle buyurdu: ‘Edebi terk etmedin, hatayı kusuru kendi nefsinden gördün; onun için seni kurtardım.’ Hatayı nefse yükleyebilmek, edebin en yüce hâlinin tezâhürüdür.
Kaynak: Adem a.s edebi terk etmedi hatayı kusuru kendi nefsinden gördü
Fuhuş, eşcinsellik ve uyuşturucu toplumun ahlâkî temellerini nasıl çürütmektedir?
Fuhuş, eşcinsellik, ve uyuşturucu da tıpkı faiz gibi toplumun ahlâkî temellerini çürütmektedir. Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır, ve hepsi aynı küresel düzenin araçlarıdır.
Kaynak: Hiç kimse faiz, fuhuş, eşcinsellik, terör sorunlarını görmüyor
Kötü arkadaşlığın tehlikesi nelerdir?
Yoksa onlardan olursun, Allah muhâfaza eylesin. Gönlün onlara çevriliverir, bilemezsin. Dünyâyı sevenlerle beraber olursan gönlünde dünyâ sevgisi oluşur; İslâm’ın dışında bir şey seven kimseyle beraber olursan, Cenâb-ı Hak seni ona döndürür.
Kaynak: Allah’ın övdüğü hallerle hallenen kimselerle arkadaşlık et
Kendi kendinize küstahlaşmayın neden?
Kendi kendinize küstahlaşmayın bu insana ibadet veyahut bu tip hayırlı ameller insanda küstahlık oluşturması sana Allah nasip ederse sana Allah nasip ederse sana Allah nasip ederse sen. Tövbe edersin gayret etmek sana ait çalışmak istemek sana ait halk sana ait çalışmak istemek sana ait halk etmek ona ait eğer o halk etmek ona ait eğer o halk etmezse. Sen istediğin kadar. Yırt kendini sen. Tövbe edemezsin sen.
Kaynak: (NASİHAT/3) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 25.05.2023 #
Dervişlikte ahlak ne kadar önemlidir?
Derviş kardeşlerine konuşurken edepli adaplı. Düzgün konuşur derbi dermişim bir vizyonu olur. Ona Baktığı zaman insanın aklına Allah gelmesi lazım ona. Baktığı zaman o kimsenin Allah’ı sevmesi lazım zaman o kimsenin Allah’ı sevmesi lazım bakın Allah’ı sevmesi lazım. Palas bakın Allah’ı sevmesi lazım. Palas dervişin kılığı kıyafete düzgün olur bu lüks giyinmek değildir temizdir değerlidir topludur konuşması. Derli topludur ahlakı. Derli topludur eşine çocuklarına arkadaşlarına. Derviş kardeşlerine konuşurken edepli adaplı.
Kaynak: (NASİHAT/3) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 25.05.2023 #
Dervişlikte kılık kıyafet nasıl olmalı?
Dervişin kılığı kıyafete düzgün olur bu lüks giyinmek değildir temizdir değerlidir topludur konuşması. Derli topludur ahlakı. Derli topludur eşine çocuklarına arkadaşına. Dervişin kılığı kıyafete düzgün olur bu lüks giyinmek değildir temizdir değerlidir topludur konuşması. Derli topludur ahlakı. Derli topludur eşine çocuklarına arkadaşına.
Kaynak: (NASİHAT/3) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 25.05.2023 #
Dervişlikte ne tür bir ahlak gereklidir?
Derviş kardeşlerine konuşurken edepli adaplı. Düzgün konuşur derbi dermişim bir vizyonu olur. Ona Baktığı zaman insanın aklına Allah gelmesi lazım ona. Baktığı zaman o kimsenin Allah’ı sevmesi lazım zaman o kimsenin Allah’ı sevmesi lazım bakın Allah’ı sevmesi lazım. Palas bakın Allah’ı sevmesi lazım. Palas dervişin kılığı kıyafete düzgün olur bu lüks giyinmek değildir temizdir değerlidir topludur konuşması. Derli topludur ahlakı. Derli topludur eşine çocuklarına arkadaşına. Derviş kardeşlerine konuşurken edepli adaplı.
Kaynak: (NASİHAT/3) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 25.05.2023 #
Müslümanların lüks ve gösterişe aşık olmalarının sonuçları nelerdir?
Müslümanlar en lüks restoranlarda yemek yiyor en lüks otellerde kalıyorlar en lüks tatil beldelerinden gidiyorlar ne. Müslümanlar en lüks arabalara biniyorlar ne onlara da dünya onlara helal değil mi bir araba 20 trilyon 30 trilyon 40 trilyon 50 trilyon 100 trilyon içinden örtülü bir hanımefendi çıkıyor dolar yürüyor Müslümanlar yürürken şimdi ayakkabısı dolar gömleği dolar ceketi dolar pantolonu. Dolar yürüyor nereden edindiniz bunları. Kafanız çalışmıyor muydu. Bundan 20 yıl önce öyle değildiniz. Ne oldu iktidara geldiniz. Hangi parayla onları kazandınız hangi rüşvetle aldınız hangi kayırmacılıkla aldınız hangi malı peşkeş çektiniz hangi kamu malını kendine size peşkeş çektiniz hangi vergileri affettirdiniz kimin kanına girdiniz kimi tecavüz ettiniz hangi.
Kaynak: (NASİHAT/8) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 28.09.2023
Mümin, din kardeşlerine karşı nasıl davranır?
Mü’min, din kardeşlerine karşı yumuşak, merhametli, şefkatli davranır.
Müslümanlar neden korkaklık gösteriyor?
Bizde böyle bir enteresan bir. Korkaklık enteresan bir pısırıklık var biz inandığımız dini. Gür. Seda ile dillendiriyor biz inandığımız dini anlatamıyoruz inandığımız dini. Biz yaşayamıyoruz. Biz yaşamak da istemiyoruz, ama biz bu konuda yaşamamayı da satın alıyoruz biz bu konuda mücadele etmemeyi satın alıyoruz rahatımız terk edemiyoruz ekmeğimizi tokmağı terk edemiyoruz malımızı mülkümüz terk edemiyoruz. Biz. Allah yolunda.
Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle
Müslümanlar neden inandıkları dini anlatamıyor?
Biz inandığımız dini. Gür. Seda ile dillendiriyor biz inandığımız dini anlatamıyoruz inandığımız dini. Biz yaşayamıyoruz. Biz yaşamak da istemiyoruz, ama biz bu konuda yaşamamayı da satın alıyoruz biz bu konuda mücadele etmemeyi satın alıyoruz rahatımız terk edemiyoruz ekmeğimizi tokmağı terk edemiyoruz malımızı mülkümüz terk edemiyoruz. Biz. Allah yolunda.
Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle
Müslümanlar neden inandıkları dini yaşayamıyor?
Biz inandığımız dini anlatamıyoruz inandığımız dini. Biz yaşayamıyoruz. Biz yaşamak da istemiyoruz, ama biz bu konuda yaşamamayı da satın alıyoruz biz bu konuda mücadele etmemeyi satın alıyoruz rahatımız terk edemiyoruz ekmeğimizi tokmağı terk edemiyoruz malımızı mülkümüz terk edemiyoruz. Biz. Allah yolunda.
Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle
Müslümanlar neden inandıkları dini yaşamamayı satın alıyor?
Biz yaşamak da istemiyoruz, ama biz bu konuda yaşamamayı da satın alıyoruz biz bu konuda mücadele etmemeyi satın alıyoruz rahatımız terk edemiyoruz ekmeğimizi tokmağı terk edemiyoruz malımızı mülkümüz terk edemiyoruz. Biz. Allah yolunda.
Kaynak: Fitne yeryüzünden kaldırılıncaya kadar o fitneyi çıkaran kafirlerle, müşriklerle
Gıybetin kafirlerin kalbini nasıl etkilediği anlatılmaktadır?
Ben bazen sohbette diyorum ki birisi yanında. Gıybet etti sen ona de ki. Gıybet etme kardeşim haram seninle dostunu. Keser diyorum neden gıybetten besleniyor. Gıybet onun, çünkü içini dışını işlemiş ona de ki. Gıybet etme o senden hızla uzaklaşıyor veya heves konuşulan bir yerde Kur’an’a sünnete döndürmeye çalış muhabbeti senle arkadaşlığını kesiyor.
Kaynak: Kafirin kalbi zikre düşmandır ve bir takım putları rablerine denk tutarlar 22.02
İslam’da dinden çıkan bir kimse ne hükmüne girer?
Normalde, çünkü dinden çıkan bir kimse cariye hükmüne girer. İslâm’da. E kadını. Erkeği öldürüyor, kadını öldürmüyor. Pozitif ayrımcılık yapıyor. Gerçekten. İslâm dini normalde pozit,if ayrımcıdır kadınlara karşı.
Ders kâğıdımızda bazı isimlerin olmaması bir reddiye mi, yoksa o anlayışa dayanan yeni bir açılım mı?
Bir kimsenin ustasını reddetmesi nankörlük olur; bir kimsenin ustasını hiç saymayıp geçmesi onun ne kadar ham olduğunu gösterir. Fakat ustadan öğrenilenleri zamanın gerektirdiği şekilde yenilemek, ustaya en büyük vefadır.
Sûfî ahlâkı şehirlerde uygulanabilir mi?
Eskiden bir takım bayram geldiğinde misafirler gelirdi; evdeki çatal kaşık sayısı bilinirdi. Kaç kişinin geleceği önceden hesaplanır, ona göre hazırlık yapılırdı. Bugün büyük şehirlerde bu tür pratik sûfî ahlâkı uygulanabilir mi? Uygulanabilir, ama önce niyetin doğru olması şart.
Bir kimsenin gerçek dinî durumunu belirleyen nedir?
Bir kimsenin gerçek dinî durumunu belirleyen ne sakalı ne de cemaat kimliğidir; belirleyen, onun harâm-helâl sınırına dikkat edip etmediğidir.
Akıl ve ilâhî aşk arasındaki ilişkiyi nedir?
Akıl, insanı çeşmenin başına kadar götürür; ancak çeşmenin başındaki güzelle akıl işini bitirir. Suyu hiç içmemiş birine suyu tarif etmek mümkündür; ama suyun tadı, ancak içince bilinir. Akıl, ilâhî aşkın sınırına kadar gidebilir; ancak içeriye geçemez. Cenâb-ı Hakk’ın varlık âlemindeki sıfatlarının tecelliyâtını hiçbir akıl tam olarak kavrayamaz; her sıfatının içinden binlerce sıfat geçer. Bu yüzden insan, sıfatı tarif ederken aslında o sıfatın ancak küçük bir boyutunu aktarabilir. Asıl tadı almak için aşka ihtiyaç vardır.
‘Beşer’, ‘Adem’ ve ‘insan’ kavramları arasındaki fark nedir?
Beşer, insanın yalnızca kendi nefsine ve bedenine yönelik tipini ifade eder. İnsan ise bütüncül bir kavramdır; hem zahiri hem bâtını, hem âfâkı hem enfüsü kapsar. Adem ise insan nev’inin çekirdeği, bütün insanların kendisinden sudûr ettiği ilk varlıktır.
Şeyh Efendi Hazretlerinin oturduğu yer çok mütevaziydi mi?
Şeyh Efendi Hazretlerinin oturduğu yer çok mütevaziydi. Üstü bartaşla kaplı bir divan, samandan yastık. Dışarıdan o hâle bakıldığında sıradan bir hayat gibi görünürdü. Ama o mütevazı mekânda geçirilen anlar, birçok insanın kalbini değiştirdi.
Kişinin nerede durduğunun en net ölçüsü şudur: kimin peşinden gidiyorsun, kimi alkışlıyorsun, kim sana tatlı geliyor?
Her gün dine küfredenlere mi, Hz. Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hakaret edenlere mi kalbin ısındı — yoksa Allah’ın dostlarına mı? Siyasetçilere, ekonomistlere, filozoflara bak; kalbinin ısındığı yere bak. O yer seni ortaya çıkarır.
Kaynak: Kim sana dost göründü Allah’ın dostları mı, Allah’a düşmanlık edenler mi?
Dostunu ölçülü sev, düşmanına ölçülü buğz et ne anlama gelir?
Dostunu severken ölçülü. Sev günün birinde düşman olabilir düşmanı da buzunu ölçülü yap günün birinde dostun olabilir.
Bu gerçek dostluk değil midir?
Fazla methedilmek insanın maddesine ve aklına zarar verir; tıpkı fazla şekerin vücuda zarar vermesi gibi. Metheden kişiler genellikle bir menfaat gözetir; menfaat kesilince aynı kişiler kınama ve uzaklaşmayla cevap verir. Bu gerçek dostluk değildir.
Kaynak: Kimler sana menfaat gözüyle bakıyorsa kimler sahte dostunsa zora düştüğünde ilk
Sana menfaat gözüyle bakıyorsa ve sahte dostusan, sıkışınca ilk terk eden odur mu?
Güzelliğe dayalı dostluk güzellik bitince biter, zenginliğe dayalı zeng.lik bitince, makama dayalı makam düşünce biter. Gerçek dost zorda kalan kimseyi terk etmez. Sana menfaat gözüyle bakıyorsa ve sahte dostusan, sıkışınca ilk terk eden odur.
Kaynak: Kimler sana menfaat gözüyle bakıyorsa kimler sahte dostunsa zora düştüğünde ilk
Dostuz, ta ötelerden bir dostluk kurulmuş?
Dostun vefâsı böyle mi? Birisi hâlâ buğday ekmeğine talim edeceğim diye uğraşıyor, öbürü gül bahçelerinde geziniyor.
Kur’ân, ve sünnetin harâm ettiğini helâl eden, yasakladığını serbest bırakan kimse akrabanız, eşiniz, dostunuz da olsa onu desteklemek mümkün değil midir?
Kur’ân, ve sünneti desteklemeyen bir kimseyi destekleyemez, sevemezsiniz. Kur’ân, ve sünnetin harâm ettiğini helâl eden, yasakladığını serbest bırakan kimse akrabanız, eşiniz, dostunuz da olsa onu desteklemek mümkün değildir. Allah’a yakınlık peydâ etmek istiyorsanız, ancak Allah’a yakın olanların yolunu tutacaksınız.
Allah’ı seviyorum diyen, O’nun harâm kıldığından kaçmalı, farz kıldığı ibâdetleri yerine getirmeli midir?
Allah’ı seviyorum demek bir iddiâdır; bu iddiânın ispâtı gerekir. Allah’ı seviyorum diyen, O’nun harâm kıldığından kaçmalı, farz kıldığı ibâdetleri yerine getirmelidir. Peygamberi seviyorum diyen, O’nun ahlâkıyla ahlâklanmalı, sünnetlerini işlemelidir. Üstâdını seviyorum diyen, onun nasîhatlerini dinlemeli, ve üzerinde yürümelidir. Bunları yapmayan aslında kendi nefsini seviyor demektir.
Dosdoğru yolda yürümeyen insanlar Allah dostu değildir, Allah’ın taraftârı da değil midir?
Sâlihlerle berâber olunuz, ve dosdoğru yolda yürüyünüz. Dosdoğru yolda yürümeyen insanlar Allah dostu değildir, Allah’ın taraftârı da değildir.
Eşini önemsiz görüp, çocuklarını önemsiz görüp, arkadaşlarını önemsiz görüp, yanında çalışan iş arkadaşlarını önemsiz görüp, hatâ yaptığı hâlde, kusur mu?
Ama eşini önemsiz görüp, çocuklarını önemsiz görüp, arkadaşlarını önemsiz görüp, yanında çalışan iş arkadaşlarını önemsiz görüp, hatâ yaptığı hâlde, kusur işlediği hâlde bir kimse özür dilemiyorsa o kibirlilerdendir.
Hatâsını kabûl etmeyen kibirli insan mıdır?
Özür dilemeyenler kibirlidir. Hatâsını kabûl etmeyen kibirli insandır. Eşinden, çocuklarından, arkadaşlarından, etrâfından herhangi bir hatâdan, kusurdan, eksiklikten dolayı özür diliyen kimse erdemli insandır.
Kibirlilik hangi alanlarda ifade edilir?
O Hakk’a karşı kibirlidir, Peygamber’e karşı kibirlidir, mü’minlere karşı kibirlidir, eşine karşı kibirlidir, çocuklarına karşı kibirlidir, arkadaşlarına karşı kibirlidir, üstâdına karşı kibirlidir, zâkirine, nakîbine, abisin, ablasına, teyzesine, halasına karşı kibirlidir.
Âyette güven, ve huzur içinde olan bir kasabayı misâl vermekte midir?
Cenâb-ı Hak, Nahl Sûresi 112. Âyette güven, ve huzur içinde olan bir kasabayı misâl vermektedir. Her taraftan bolca rızık gelen bu beldenin halkı, Allah’ın nimetlerine nankörlük etmiştir. Bunun üzerine Allah, yaptıklarına karşılık onlara açlık, ve korku belâsını tattırmıştır.
Kaynak: Sen o nimete nankörlük ettin, kibirlilik ettin o nimeti göndereni unuttun
Nimetlere nankörlük etmek ne demektir?
Nimetlere nankörlük etmek; hamd etmemek, şükür vazîfesini ihmal etmek, fakir fukaranın hakkını vermemek, ve nimeti isrâf etmektir. Bunların her biri, ilâhî gazabı celb eden davranışlardır.
Kaynak: Sen o nimete nankörlük ettin, kibirlilik ettin o nimeti göndereni unuttun
Şükrün önemi nedir?
Cenâb-ı Hak, İbrâhîm Sûresi’nde buyurmuştur: "Eğer şükrederseniz elb, size nimetimi artırırım; eğer nankörlük ederseniz, azâbım çok şiddetlidir." Şükür, nimetin devâmının, ve artmasının yegâne şartıdır. Nimete şükredildiğinde bereket artar; nankörlük edildiğinde ise bereket kalkar, yerine darlık, ve sıkıntı gelir.
Kaynak: Sen o nimete nankörlük ettin, kibirlilik ettin o nimeti göndereni unuttun
Kanma kınayanların da kınamasına bakma kötüleyenler de kötülemesi bakma hiç unutmam şeyhimin tavsiyesini böyle koltuğun ucuna oturdu otur şuraya dedi mi?
Yol uzun olduğu için asla me edenlerin meine ne yapacaksın kanmayacağım me yolu değil bu yol da hava atma yolu değil bu yol nefsini tezkiye. Etme yolu bu yol ona buna böyle ahkam kesmek ona buna bağırıp çağırmak yolu değil bu yolda ben haklıyım diye çırpınmak değil tevazulu ol yumuşak ol toleranslı ol güzel ahlaklı ol meth edenlerin methine. Kanma kınayanların da kınamasına bakma kötüleyenler de kötülemesi bakma hiç unutmam şeyhimin tavsiyesini böyle koltuğun ucuna oturdu otur şuraya dedi. Oturdum ben önüne bundan sonra dedi bir ayağına dedi. Gül yağı dökecekler bir ayağına dedi ateş dökecekler ikisini bir görmezsen. Kemal eremezsin.
Kaynak: Yol uzun asla methedenlerin methine kanmayacaksın, kanarsan kibre düşersin
Tirmizi nasıl bir hadis-i nedir?
Tirmizi nasıl bir hadis-i. Şerif var kıyamet gününde kibirli kişiler zerre kadar küçük adamlar şeklinde haşrolunacaktır her taraflarından. Zillet, ve miskinlik akacaktır cehennemdeki bulaş adın bir zindana sürülecek üzerine. Alev. Alev. Ateş yükselecek ayrıcı tinet.
Kaynak: Yol uzun asla methedenlerin methine kanmayacaksın, kanarsan kibre düşersin
Sen gidip de işte ben takım elbise alacağım deyip de 35 4.000 lira takım elbiseye verme verme midir?
İnsanlara üstten bakmak, üstenci bir tavır ile davranmak sufi ahlakı değildir. Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez. Bir adam dedi ki, fakat kişi elbisesinin, ve pabuçlarının güzel olmasını ister Allah resulü şöyle buyurdu Allah güzeldir güzelliği sever, yani senin iyi giyinmenin Allah’ın hoşuna gider Allah onu sever, yani. Kimileri var vardır, mesela işte, yani lükse kaçma, ama ben derim Ya bir. Derviş Dilenci gibi olmayacak diye Cenâb-ı Hak verdiği nimeti kulunun üzerine görmek ister, ama sen kalkıp da marka budalası gösteriş manyağı olma eyvallah. Sen gidip de işte ben takım elbise alacağım deyip de 35 4.000 lira takım elbiseye verme verme, evet iyi giyinmeyi güzel giyinmeyi Allah’ın hoşuna gider. Eyvallah marka budalalığı yok marka sarhoşluğu. Yok öyle bir şey yok. Vay bu işte şu marka. Yok ya sen güzel düzgün bir tane bir şey al gey. Eyvallah Allah güzeldir güzelliği sever kibir Hakkı inkar edip insanlara üstten bakmaktır neymiş kibir insan üstten bakmak. Sen insanlara üstten bakarsan. Sufi terbiyesi almamışsın. Sen İnsanlara tepeden bakıyorsan. Sufi terbiyesi almamışsın tepeden konuşuyorsan üstten konuşuyorsan sen. Sufi terbiyesi almamışsın. Sen Nefsine dur demişsin. Sen Nefsine dur de de ki bu topluluğun en zayıfı en ednaswap öyle. Dervişler İçeri girer böyle. Nereye Nereye oturacağım hani ona bir yer gösterin hemen kardeş girdin içeri en yakın en münasip yere otur veya birisi dedi ki şuraya otur oraya otur sen kimsin. Benim Yerimi değiştirecek ya bırak onun onun vazifesi var orada. Ona demişler ki buraya şunlar ayır buraya. Bunlar otursun buraya şunlar otursun. Sen gösterilen yere otur git veyahut da boş buldun bir yer neresi git. Cemaatin en arkasına otur ya size ehli cenneti göstereyim mi göster bir kimse bir topluluğa girdi hiç kimse. Ona özel bir muamelede bulunmadı sonra oradan da çıktı gitti hiç kimse ona gene özel bir muamelede bulunmadı ehli. Cennet odur ehli. Cennet odur hadis-i. Şerif Ben tam metin aklımda değil mana olarak böyle, ama şu. Aklımda, yani bir kimse bir topluluğa girdi hiç kimse oralı olmadı Oo. Mustafa Beyler. Hoş geldiniz cıstık cıak öyle değil, yani bunu dedik dedikleri anda sen zaten uçuyorsun. Tabii Bütün herkes dönüyor bakıyor o birisi gelmiş kim. Mustafa beymi E tabii sen başlıyorsun tabii. Mustafa Bey diyecekler E öyle. Mustafa Bey oluyor. Duman sonra çıkıyor. Aynı dervişlikte de aynı içeri girdin O abimiz ya filanca Ya bırak kardeş sen kendinde bir şey görme git otur Allah muhafaza eylesin insanlara üstten bakmak üstten davranmak üstenci bir kimliğe bürünmek. Sufi ahlakı değildir haklı bile olsan üstenci bir tavırla üstenci bir söz ile üstenci bir bakış ile davranırsan. Sen dervişlik. Nasibin almamışsın daha yok. Sen o kibri yenmemiş içindeki. Sen ister. Zakir ol ister. Çavuş ol istersen. Şeyh ol üstenci bir tavır üstenci bir söz üstenci bir mimik dervişlik ahlakı değildir seni helak eder Allah eylesin amin. İbn ömer’den hadis-i. Şerif sizden öncekilerden bir adam böbürlenip eteğini sürükleyerek yürürken birden yere battı. Kıyamet gününe kadar o. Hala Yerin dibine doğru batıp gitmektedir o zaman elbiseyi kibir aracı yapma arabanı kibir aracı yapma ayakkabını kibir aracı yapma kılık kıyafetini kibir aracı yapma böyle yaparsan manen batarsın.
Kaynak: İnsanlara üstten bakmak, üstenci bir tavır ile davranmak sufi ahlakı değildir
Ahlak aramıyorsun neden?
Ahlak aramıyorsun. İnsanlık aramıyorsun. Ne takacaksın? Pırlanta yüık takacaksın mı? Pırlanta takı olacak mı? Filancanın olduğu gibi fişmanca olacak gibi olacak mı? Ben bizim bir dervişe dedim ki dedim de ki tahtanın üzerine evleneceğiz. Demiş ki kız bizim derviş o da derviş. Şeyh efendiden mi duydun bunu demiş. Lan kimden. Duyacak başka? Diyememiş. Tahtın üzerine evlenirim diye kız de. Hani şeyhini çok seviyordun ya sen. Şeyhin tahtanın üzerine evlendi. Hadi evlen sen de. Çok seviyordun ya. Hadi sen de kızına isteme hiçbir. Şeyhin istemedi çünkü. Hadi isteme sen de. Biz şeyhi seviyoruz, ama gösterişe, şatafata, şataata gelince yok.
Kaynak: Münafıkça hayat standardı içimize yerleşmiş vaziyette
Batıla dalanlarla Biz de dalardık batıla dalmak ne anlama gelir?
Yani heva hevesine uymuş Kur’an, ve sünnetin dışında düşünce fikriyat olarak yaşantı olarak Kur’an, ve sünnetin dışında yaşıyor arkadaşıya kardeşi ya akrabası ya teyzesi halası amcası dayısı ya eniştesi ya gelin ya veya işte yakın akrabası ya aman kırılmasın ya aman üzülmesin ya batıla doluyor batıla dalması dalarken o da ona eşlik ediyor birisi Gıybet ediyor O da gıybete eşlik ediyor birisi dedikodu yapıyor dedikodu diye eşlik ediyor birisi iftira ediyor iftiraya eşlik ediyor birisi namuslu insanın namusuna dil uzatıyor o da ona eşlik ediyor battılar oluyor.
Kaynak: Sizi cehenneme sürükleyen nedir dendiğinde, namaz kılanlardan değildik, düşkünü
Gıybetin manası nedir?
Gıybet manevi bir hastalıktır birisine bir tokat durursun bu fiilidir. Gıybet manevi bir hastalıktır bunun. Zahire tecelliyatı bir pança kokmuş kanlanmış et olarak görüldü bakın bir pancak et olarak görüldü. Demek ki gıybetin manası kokmuş insan eti yemek. Bunu sen görmedin sen bunu görmediğin için gıybete devam ettin bu. Eğer sen bunu görmüş olsaydın, ve bunu senin ağzından. Çıksaydı bu, ve sen bunu tükürmüş olsaydın, ve o kokuyu hissetmiş olsaydın sen gıybetten tek silecektin, ama gıybetin manasını bilmediğinden dolayı sen gıybetin harâmlığını. Zahir olarak kabul ettin zahirde kaldı, ve hatta namaz sizi kötülüklerden alıkoyar. Eğer sen kötülüğe devam ediyorsan namazın manasını ulaşma dın. Senin. Kalbinden birilerine kötülük geçiyorsa namaz namazın manası sende oturmadı sende yerleşmedi sebep. Sen, çünkü hala da kötülük düşünüp kötülük yaparsın o zaman namazın manası sende oturmadı yerleşmedi, ve hatta oruç tuttun, ama o. O. Senin yememek içmemek cinsel ilişkiye girmemek olarak kaldı ya sen yalan da söylediğin yemin de dün küfür ettin hakaret ettin herkese her yaptın oruç mana olarak sende tecelli etmedim, ama olarak sende tecelli etmiş olsaydı orucun senden şikayetçi olduğunu görecektin bir, ve hatta sen tevhidin manasını ermedin bu. Eğer tevhidin manasını vermiş olsaydın tevhidin senden şikayetçi olduğunu görecektin . Bu. Nasıl mi, evet. Tevhid. Senden şikayet ettiğini duyacaktım görecektin diyecekti ki. Hey Allahım. Beni okuyan bu kulum var ya. Evet sahip bir kalpli okumadı beni. Okuyan bokul sahiptir dinle söylemedi beni okuyan. Bu kul bununla insanları aldattı bununla etrafı kandırdı bununla mal alırken yalan söyledi bununla mal satarken yalan söyledi bununla kardeşini kandırdı eşini kandırdı çocuğun utandırdı etrafını kandırdı beni söyleyen bu kuldan. Ben şikayetçiyim. Ya. Rabbi değişimini sen duymadın ya o yüzden tevhidin manasını varmadım daha en üz tevhidin manasını da varmış olsaydın senin affın için tevhidin nasıl mücadele ettiğine şahit olduğum gibi senin cezalandırılmak içinde Allah’a şikayetçi.
Kaynak: 15. Mana 4 kapı 40 Makam
Sûizandan, Tecessüsten ve Rekabetten Uzak Durmak nedir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Zandan sakının; zîrâ zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, rekabet etmeyin, hasetleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, Allah’ın emrettiği şekilde kardeş olun!" Bu hadîs-i şerîf, toplumun kendi içindeki sosyal, ve insânî hastalıklarını sıralıyor. Bir kimsenin üzerinde sûizan beslemeyin. Bugün kötü gördüğünüz kimse, o akşam tövbekâr olup ağlayabilir; bugün iyi gördüğünüz kimse, ertesi gün nefsine uyup ayağı kayabilir.
Müslüman Kardeşliği ve İhânet Etmemek nedir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona ihânet etmez, ona zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez." İhânet ağır bir vak’adır; ne kardeşliği bırakır, ne evlâtlığı, ne anne-babalığı. O yüzden kardeşlerinize ihânet etmeyin, sırtınızı dönmeyin. Bir kardeşinin hatâsını, kusurunu, yanlışlığını, eksikliğini yüzüne vurma; tahkîr etme. Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi, ve sellem, zinâ eden câriyi de tahkîr ettirmedi, içki içen sahâbîyi de tahkîr ettirmedi.
Her Müslümanın Malı, Kanı ve Irzı Haramdır nedir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini tahkîr etmesi yeterlidir. Her Müslümanın malı, kanı, ve ırzı diğer Müslümana haramdır." Bu hadîs-i şerîf, İslâm kardeşliğinin temelini oluşturmaktadır. Maalesef bugün İslâm dünyasında bu kardeşlik zedelenmektedir. Selefî-Vehhâbî zihniyeti, önüne gelen Müslümana küfür fetvâsı vererek kardeşliği yok etmeye çalışmaktadır. "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh" diyen bir kimseye kâfir damgası vurmak, o insanın malını, ırzını helâl saymaya kapı açmak demektir.
Küsmemek ve Kardeşliği Tesis Etmek nedir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Bir Müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helâl olmaz." Bir sûfî ise hiç kimseye küsmeyecektir; eş, çocuk, arkadaş, herkes dâhil buna. Allah buyurmuştur: "Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini hakîr görmesi yeterlidir." O hâlde sûfî, kalbindeki hastalıkları temizleyecek, sûizandan, hasetten, buğuzdan, rekabetten arınacak, ve kardeşliği hakîkî mânâda tesis edecektir. Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Allah sizin sûretlerinize, ve kalıplarınıza bakmaz; fakat kalplerinize, ve amellerinize bakar." Takvâ, kalptedir; Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem göğsüne işâret ederek "Takvâ şuradadır" buyurmuştur. O hâlde herkesin takvâsı kendi arasında; Rabbimiz cümlemizi takvâlı eylesin.
Edepli ol, sabırlı ol, cömert ol, hoşgörülü ol — bunların hepsi neye dönüşmelidir?
Edepli ol, sabırlı ol, cömert ol, hoşgörülü ol — bunların hepsi hizmete dönüşmelidir.
Hizmet ne tür hizmetleri kapsar?
Hizmet; dergâhta çay dağıtmak, süpürmek gibi maddî hizmet olabilir; ilim öğretmek, nasîhat etmek gibi mânevî hizmet de olabilir.
Hizmet nasıl yapılmalıdır?
Hangi hizmet olursa olsun, tevâzuyla, ihlâsla yapılmalı; "ben hizmet ediyorum" diye kibirlenmek, hizmetin sevâbını sıfırlar.
Edepli olmak ne demektir?
Güzel ahlâk sâhibi olmak, bir kimsenin gözünden, kulağından, elinden, ayağından, ve uzuvlarından harâm bir şey çıkmaması demektir. Kendisini harâmlardan uzak tutan, elini dilini kulağını muhâfaza eden kimse güzel ahlâk sâhibidir. Edepli olmak ise bunun çok ötesindedir; o kimsenin bütün hâl, ve hareketleri, ibâdetlerinden sokakta yürümeye varıncaya kadar her şeyin edebine vâkıf olup o edebi yaşamasıdır.
Hayatın her anında edep dâiresi nedir?
Edepli olmak ise bunun çok ötesindedir; o kimsenin bütün hâl, ve hareketleri, ibâdetlerinden sokakta yürümeye varıncaya kadar her şeyin edebine vâkıf olup o edebi yaşamasıdır.
Mevlevî âdâbı ve eşyâya hürmet nedir?
Mevlevî edebi, her şeye hürmetle yaklaşmaktır. Yatacağın zaman yastığını öpersin; "Sen olmasaydın boynum ağrırdı" dersin. Yorganını üzerine çekerken öpersin; "Sen olmasaydın ben üşürdüm" dersin. Giyeceğin kıyâfetine, paltonuna "Cenâb-ı Hak seni bana verdi, hamdolsun" diye şükredersin.
Eş ve aile ilişkilerinde edep nedir?
Kadına yolda bağırılmaz, çağrılmaz, küfür edilmez, hakâret edilmez. O kadın da yolda, dışarıda kocasından bir laf söylemez; edebi vardır. Baba çocuklarına dışarıda azarlamaz, seslenmez, yüzünü dökmez, mutsuz etmez; evde ne yapacaksa yapar, terbiye edeceğini öyle söyler. Dışarıda davranışın edebi ayrı, evin içinde davranmanın edebi ayrıdır.
Dergâh ve sohbet âdâbı nedir?
Dergâh ve sohbet âdâbı vardır. Otur, oranın büyükleri vardır; büyüklerine bak, seyret, dinle. Dün gelip çok bilmişlik havası taslama; bil ki burada herkes tâlibdir, hiçbir zaman öğrenciliğini unutma, edebini terk etme. Sen âmir olmuşsun, memur olmuşsun, zenginsin, fakirsin; bunları bırak. Burada neler gelmiş geçmiş; Âdem’den beri bu yol vardır, nice bilenler, nice çok ötenler geçmiştir. Onların hâtâsı senin farzından iyidir; onların hâtâsı senin iyiliğinden iyidir. Otur seyret, otur dinle.
Mânevî edep: Üstâda ve Hz. Peygamber’e karşı edep nedir?
Mânevî edeptir; tereddüt etmezsin. Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi, ve sellem) bir şeyi yap dediğinde yapmak, at dediğinde atmak, tut dediğinde tutmaktır; tereddütsüz. Şeyhin de sana at dediğinde, şerîata uygunsa atarsın; tut dediğinde, şerîata uygunsa tutarsın. Bu mânevî edeptir; tereddüt etmezsin.
Edepli olmanın zâhirî ve mânevî yönleri nelerdir?
Zâhirî Edep: Hayâtın Her Ânında Edep Dâiresi; Mânevî Edep: Üstâda ve Hz. Peygamber’e Karşı Edep.
Edepli olmanın mânevî edepi nedir?
Mânevî Edep: Üstâda ve Hz. Peygamber’e Karşı Edep.
2. Marifet 4 kapı 40 Makam nedir?
Marifet 4 kapı 40 Makam: Mârifet Kapısı. Mârifetin Temeli: Edepli Olmak. Bencillikten Uzak Durmak. Kin, ve Garazdan Arınmak. Mârifette Paylaşım, ve Kardeşlik Ahlâkı.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Edep nedir?
Edep; Allah’ın huzûrunda, Peygamber Efendimiz’in yolunda, üstâdının önünde, ve bütün insanların arasında kendini doğru konumlandırmaktır.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Edepsiz ilim neye benzer?
Edepsiz ilim, susuz bahçeye benzer — ne kadar ağaç diksen de meyve vermez.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Gerçek edep nedir?
Gerçek edep; kalbini, dilini, elini, gözünü, kulağını korumak; hiç kimseye zarar vermemek, ve hiç kimsenin hakkını yememektir.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Bir lokma ekmeğin varsa ne yapmak gerekir?
Bir lokma ekmeğin varsa yarısını kardeşine ver; bir bardak suyun varsa önce ona ikrâm et.
Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam
Kötülüklerden uzak duran ve iyilik yapan bir kimse ne yapmalıdır?
Bir kimse kötülüklerden uzak duruyorsa, iyilik yapıyorsa — o zaman nasîhat etmeye hakkı vardır. "Ey Habîbim! Yapmadıklarını insanlara emredenlerden olma" âyet-i kerîmesi gereğince, önce kendini düzelteceksin, sonra başkalarına nasîhat edeceksin.
Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam
Gıybet etmeyen ve iftirâ atmazsa ne olur?
Gıybet etmezsen "gıybet etmeyin" sözünün tesirli olur. İftirâ atmazsan "iftirâ atma" sözünün tesirli olur.
Kaynak: 1. Tarikat 4 kapı 40 Makam
Kusur görürsün dinlemezsin bağlılığı tam değil mi?
Kusur görürsün dinlemezsin bağlılığı tam değil. Onun o kusur görür şimdi böyle yer arar bir de bunu anlatacak işte ya efendinin bazen der böyle karşıdakinin tepkisini. Bekler o. Sen ne o bazen. Ne o bu benim tavrım.
Kaynak: Cehennem yolu heva hevesle nefisle şeytanla yürünür cennet yolu ise Kur’an’la sü
İnsanı insan eden en önemli duygular nelerdir?
İnsanı insan eden en önemli duygulardan birisi sevgidir, muhabbettir.
Kaynak: Allah’ın yarattıklarını sevmek demek, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı her şeye karşı m
Kendi vatanını sevmek ne ifade eder?
Kendi vatanını sevmek gibi, kendi şehrini sevmek gibi, kendi mahalleni sevmek gibi, kendi sülaleni sevmek gibi. Bunların hepsi de fıtr o sevgiyi bizim içimize işlerken, koyarken, yaratılışta bu sevgiyi de koymuş bizim içimize.
Kaynak: Allah’ın yarattıklarını sevmek demek, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı her şeye karşı m
Din ne şekilde yaşanmalıdır?
Bir kimse güzel ahlakla dinini, yaşantısını gösterir. O insanlar sizin güzel ahlakınızı görürler. Güzel ahlakınızı gördükten sonra sizin dini hayatınızı örnek alırlar, ve böylece sen dinini bir başkasına tebliğ etmişsindir.
Güzel ahlakla hizmet nasıl yapılmalıdır?
Sen güzel ahlakla zakirliğini yapacaksın. Sen güzel ahlakla hizmetini yapacaksın. Ne dağıtıyorsun burada? Çay dağıtıyorsun. Güzel ahlakla dağıtacaksın. Ne yapıyorsun? Temizlik yapıyorsun. Güzel ahlakla temizlik yapacaksın.
Hizmetin nasıl yapılması gerekir?
Yapma kardeşim, hizmet de etme. Sen tepeden, üstten bakıyorsan insanlara, ve öyle davranıyorsan yapma canım kardeşim. Senden hiçbir hizmet istemiyorum ben. Yapma. Allah için hizmet edeceksen et. Allah için yardımda bulunacaksan bulun. Allah için birisinin elinden tut. Allah için bir kimseyi sev.
İnsanların ayıplarını araştırmak ne demektir?
İnsanların ayıplarını araştırmak, birisinin ayıbının yüzüne vuran, hatta o ayıbıyla onu yargılayan, yani geçmişte bir hata işlemiş, kusur işlemiş o kimse o hatasını, kusurunu öğrenmiş. Bir şekilde onun geçmişte işlemiş olduğu o hatasını, kusurunu onun yüzüne çarpıp onu öyle yargılayıp onunla eee değerlendiren, yani tövbe etmiş, geri dönmüş o hani bırakmış onu ilgilendirmiyor. O onunla yargılıyor onu asıyor herkesin önünde. Hatta bugünün hastalığı insanların normalde araştırmak, ayıplarını araştırmak.
Kaynak: Bugünün hastalığı, insanların ayıplarını araştırmaktır
Ne bir başkasının ayıbını ne de kendi ayıbınızı ifşa edin
Ebu Hureyre’den naklediliyor. Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace bunları nakletmiş. Bir kul bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter. O zaman siz bir kimsenin ayı bını örttünüz. Allah da sizin ayıbınızı örtecek. Sen bir kimsenin ayıbını örttün. Görmemez diye geldin. Allah da senin kıyamet gününde ayıbını örtecek. Eğer sen o ayıbını insanların içerisinde deşifre etmediysen hani bir de o da var. Yani sen işlemiş olduğun bir günahı insanlara aktarmayacaksın. Gizliden bir günah işlemişsin. Bir hata yapmışsın. Bir yanlışlık yapmışsın. Sen biliyorsun, rabbin biliyor. Bunu kalkıp da ertesi gün bir başkasına anlatmayacaksın. Bir hata işledin, bir kusur işledin. Bir mahremiyete dokundun kendince bunu bir başkasına aktarma. Bir başkasına bunu anlatma. Sen de ki bu benim eşim. Yani karından söylüyorum veya bu benim eşim.
Kaynak: Ne bir başkasının ayıbını ne de kendi ayıbınızı ifşa edin
Birbirinize yardımcı olun, destek olun, hoşgörülü olun, toleranslı olun mudur?
Birbirinizi gözetin. Birbirinize kenetlenin. Birbirinize yardımcı olun, destek olun, hoşgörülü olun, toleranslı olun. Arkanızdan iyilik bırakın. İyilik, müminin en güzel mîrâsıdır.
Kaynak: İyilik hakim olsun aranızda, arkanızdan iyilik bırakın
Tutumluluk ile cimrilik arasındaki fark nedir?
Tutumluluk, savurgan olmamaktır. Cimrilik ise bir kimsenin yapması gereken, harcaması gereken yeri harcamamasıdır. Herkesin ekonomik konumu, evi, kendi kültürü farklıdır. Ama israftan uzak olarak belirli bir hayat standardına sâhipse, biz ona cimri diyemeyiz.
Cömertliğin sırası nedir?
Cömertlik yapacaksa, insan önce kendi âilesine cömertlik yapacaktır. Eşine, ve çocuklarına savurganlık yapmadan, onların ihtiyaçlarını karşılayarak başlayacaktır.
Kaba, bencil, ve büyüklük taslayan herkes ne demektir?
Kaba, bencil, ve büyüklük taslayan herkes. Bir kaba insanlar. Sözleri kaba, davranışları kaba. Etrafına kabalık yapan insanlar. Hani tabiri caizse böyle herkese hart hurt bağırış çağırış. Herkes kabahatli o kabahatsiz herkes hatalı o hatasız. Öyle tipler vardır. Onu memnun edemezsin sen bir türlü. Herkes suçludur. Hani git otur. Bütün dervişler suçludur. O suçsuzdur. Ona yardımcı olmaya çalışırsın. Seni de suçlar. Ona elini uzatmaya çalışırsın. Senin eline de zarar. Verir.
Müslümanlar neden kendi hevâ ve heveslerinde oynaşıp duruyor?
Müslümanlar ne yazık ki yine kendi hevâ, ve heveslerinde oynaşıp dururlar. Yine yarın ne giyeceğiz, yar, ne yiyeceğiz? Yarın nasıl bir arabaya bineceğiz? Yarın nerede tatil yapacağız? Yarın nerede kahve içeceğiz? Yarın nerede nargile höpürde edeceğiz? En güzel nargile nerede var? En güzel tatil yeri nerede var?
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslüman toplumları neden ahlâk ve değerlerine sürünmüş vaziyette buluyoruz?
Bu ülkenin ahlâkı o kadar yerlerde sürünmüş ki normalde ülkede sekiz kişiden iki kişisi fuhuşla iştigal etmekte, oradan para kazanmakta. Sekiz kişiden iki kişi. Bu dünya üzerinde yedi iken bizim ülkemizde sekiz. Bizim ülkemiz sözde İslâmı yaşamaya çalışan Müslüman halkı Müslüman olan bir ülke. Ama ne yazık ki biz elimizden geldiğince hadsiz, hudutsuz fuhuşiyata, çıplaklığa, fuhuşa, kumara, içkiye, uyuşturucuya dalmış vaziyetteyiz.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslüman toplumları neden kendi içlerindeki sorunlara dikkat etmiyor?
Ne yazık ki annesi babası çarşaflı, sakalı olan, ama çocukları uyuşturucuya uyuşturucu bataklığının içine düşmüş. Annesi babası ehli tarikat. Aman, kızı veyahut oğlu ne yazık ki haramiyetin içerisinde bulanıyor, haramiyetin içerisine düşmüş. Anne babalar çaresiz, ortam çaresiz, ve utançlarından anne babalar kafalarını nereye sokacaklarını bilmiyorlar.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslüman toplumları neden imânî duyarlılıklarını kaybetmeye devam ediyor?
Her gün günden güne biz İslâmî duyarlılığımızı, imânî duyarlılığımızı, millî duyarlılığımızı kaybetmekteyiz, ve kaybettiğimizin de farkındayız. Ama ne yazık ki bu konuda yapabileceğimiz herhangi bir şey elimizden gelmez deyip evlerimizin köşesinde oturuyoruz.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslüman toplumları neden kendi içlerindeki felaketlere karşı duyarlı olmuyor?
Ne yazık ki bu konuda yapabileceğimiz herhangi bir şey elimizden gelmez deyip evlerimizin köşesinde oturuyoruz. Ben yeni İslâm olduğumda bundan otuz sekiz yıl önce yangın var dedim kendi içimden. Bu yangının söndürülmesi lazım dedim. Ben karınca değilim. Karınca gibi ağzımda su taşıyayım. Ben insanım. Cenâb-ı Hak beni insan olarak yaratmış. Bu bunun gayretini, bunun savaşını, bunun mücadelesini vermeliyim diye Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla, ikrâmıyla, ihsânıyla öyle düşündüydüm, ve yıllar yılları arattı.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Müslüman toplumları neden kendi içlerindeki felaketlere karşı mücadele edemiyor?
Anneler var şimdi siz bunları bilmezsiniz. Oğlunun dönmezden önceki fotoğrafıyla oğlunun döndükten sonraki fotoğrafını atıyor bana. Diyor ki Hocam bana bir şey söyle, bana bir şey anlat. Oğlumun daha önce on beş on altı yaşındaki fotoğrafı bu. Şimdi oğlum yirmi yaşında. Şimdiki fotoğrafı bu. Bunun fetvasını istiyor benden. Bir anne telefonda hem ağlıyor, hem de diyor ki bir insan kendi evladını öldürebilir mi? Ben şehir şehir dolaşıyorum utancımdan. Duydum diyor. Siz bu konuda içtihat edebilecek bir kimseymiş. Ben oğlumu öldürebilir miyim diyor. Duyuldu ya her yerde. Bende kayıtlı olmayan telefonlara cevap vermediğimi hususi mesaj yazdı bana dedi ki benim telefonumu açın lütfen. Benim adım şu, sanım şu filan yerden arıyorum diye. Kıymetli dostlar, evet bugün mevlit kandilini kutlayacağız, ama benim gönlüm hiç iyi değil. Ben hiç iyi değilim. Bunu açık böyle bir sizlerle dertleşme olarak görün. Gerçekten ben iyi değilim. Ve yazılanlardan bana soru olarak yazılanlardan sizlere bahsetsem dersiniz ki nasıl ayakta duruyorsun? Bu dünyayı nasıl yaşıyorsun dersiniz. Ve bu toprakların insanlarını ne yazık ki bu hale getirdiler. Düşünebiliyor musunuz? Bu topraklarda bir kimse eşcinsel olması için bedava. Devlet bunun bütün ilaçlarını, ve bütün ameliyat masraflarını karşılıyor. Sonra siyasetçi denilen şaklabanlar, düzenbazlar, yalancılar, çok yüzlüler, dünyanın kirini üzerine alan, ve mahşeri düşünmeyen esen rüzgâra göre dönen ne yazık ki omurgası olmayan omurgasızlar bizim önümüze çıkıp eşcinsellikle savaştıklarını söylüyorlar. Ve o omurgasızlık bütün her yere sirayet ediyor. Gencecik kızlarımız, bu kızlarımız bizim bu toprakların çocukları. Neymiş? Göğüslerini açma özgürlükleri varmış. Göğüslerini açıp İstanbul’da yürüyüş yapıyor. İstedikleri gibi kıyafet giyme özgürlükleri varmış. Üzerlerinde kıyafet yok. Sokaklarda öyle dolaşıyorlar. Onların annelerine üzülüyorum. Onların babalarına üzülüyorum. Onların dedelerine, ninelerine üzülüyorum. O çocuklara da üzülüyorum. O çocuklara birisi bir şey anlatmamış. Onlara bir şey söylememişler. Onları birisine birilerinin kulaklarına birileri bir şeyler anlatmamış. Anlatanlar da çarpık çirpik anlatmışlar. Sokaklarda üryan dolaşan kadınlar, üryan dolaşan erkekler var. Ne yazık ki bunlara erkekler de katıldılar. Erkeğin ayağında kısacık bir tane don, üstünde bol bir tane gömlek. Onun da göbek deliğine kadar açmış. Onun da babası oğlum oldu diye iki tane kurban kesmiş. Göğsünde bir tane kıl tüy kadınlar gibi yoldurmuş. Sanki gece gerdeğe girecek. Bugün Mevlit Kandili. Ben kendi kendime sohbeti hazırlarken senin yüzüne nasıl bakacağız ya Resulallah dedim. Biz onun yüzüne nasıl bakacağız? Ben kendi nefsim için söylüyorum. Biz emaneti yerine getirmedik diye düşünüyorum. Üzerimize düşen vazifeyi ben kendi nefsim için söylüyorum yapmadığımızı düşünüyorum. Nefsimize uyup gecemizi gündümüze katıp biz o peygamberin yolunu ihyâ etme noktasında ben kendi nefsim için söylüyorum. Gerekli olan çalışmayı yapmadığımı düşünüyorum.
Kaynak: Mevlid Kandili Sohbeti
Türk gençlerinin kadınlaşması neden gerekir?
Türk gençlerinin kadınlaşması gerekir. Neden? Kadınlaşan bir erkek e hanımına söz geçirmeyecek. Hanımının namusuna bakmayacak. Kızlarının namusuna bakmayacak. Oğullarının namusuna, ahlakına bakmayacak. Mahallenin namusuna, ahlakına bakmayacak. Oturduğu şehrin namusuna, ahlakına bakmayacak. Işgale hazır olacak. Savaşacak bir delikanlı olmayacak. Böyle topraktır, avrattır, anadır, attır, silahtır, böyle işte cihattır, memleketi korumaktır. Bunlardan uzak duracaksınız. Bunlar sert olaylar. Hepsi de toplum bunun farkında değil. Kimler fenomen? Yumuşaklar. Bu toplumun gençleri kimlere özeniyor? Fenomenl özeliyor. Yumuşak bunlar. Yumuşacık. Bunlar böyle.
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Namus ne demektir?
Namus neymiş? Belaymış. Düştüm mapus damlarına, namus belasına kardeş. Namus neymiş? Belaymış. Şimdi bunlar yavaş olan şeyler. Birisi sizin ülkenizi işgal etmeye kalkarsa ritmik olarak cevap verirsiniz. Hani bir kurbağa metaforu var ya diyor ki kurbağayı kaynayan kazanın içine atarsanız hızla sıçrar oradan çıkar diyor. Ama kurbağayı diyor soğuk bir kazanın içine koy. Kazanı başlayın ısıtmaya diyor. Bir müddet sonra diyor kurbağa orada haşlanır diyor. Ölür. Ritmik hareket vermez. Şimdi sizi gavurlar sizden daha iyi sizi analiz eder. O yüzden kadınlaşması lazım erkeklerin biraz daha biraz daha haramların içine, biraz daha rahat içerisine, biraz daha lüksün içine girmesi lazım ki işgale de açık olasınız. Din olarak da bozulmanız lazım. Ahlak olarak da bozulmanız lazım.
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Türklerin üzerinde uygulanan en büyük proje nedir?
Türklerin üzerinde uygulanan en büyük proje budur. Türk gençlerinin kadınlaşmasıdır. Bu gizli bir projedir. Böyle jantileşecek, kadınlaşacak, böyle yumuşacak iyice. Var ya bizde fenomenler yumuşak.
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Yumuşak erkekler neden istenir?
Yumuşak erkekler istenir. Neden? Kadınlar artık sert erkek istemiyor. Adı ne? Macho erkek. Kadın istediği yerini açacak adam ona seslenmeyecek. Kız istediğini yerini açacak adam ona seslenmeyecek. Kız eve sevgilisini getirecek baba ona seslenmeyecek. Anne seslenmeyecek. Daha böyle feminal mi diyorlar yeni dilde kadınsı erkekler. Y ne yapıyor. Avrupa’da, mesela işte adam kızı sevgilisini eve getiriyor. Babaya babuşko diyecek. Tabii baba babalık yapmayacak, anne annelik yapmayacak. Yumuşayacak herkes. Sebep işgale açık olacaksınız. Her türlü işgale açık olacaksınız ki açıkız. Dini olarak, kültürel olarak, .
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Ahlak olarak neden işgal edilmiş vaziyetteyiz?
Ahlak olarak biz işgal edilmiş vaziyetteyiz. Ama hala daha siz erkeksi takılıyorsunuz. Ya bunların da yontulması lazım. Şimdi yontulacak ki işgal edileceksiniz. Öbür türlü işgal edilemezsiniz. Siz böyle işte dişinizi tırnağınıza takar böyle elinizde adamı boğmaya kalkarsınız. Bunlardan vazgeçmeniz lazım. Ya namus bundan vazgeçeceğiniz. Ne bu gericilik bu? Ben 65 yaşındayım. Televizyonlar yeni moda olduğunda televizyonlarda çıkan konuşmacılar hala daha kızlık zarını mı konuşuyorsunuz? Geri kaldınız. Buna bakın. Bütün her şeyi siz buraya bağlarsınız. Ya düşünebiliyor musunuz? Evli bir kadın beş tane erkek dolaşsa nikahında bir sıkıntı yok. Resmi nikahı duruyorsa bir problem yok. Normal fetvası da var. Diyanette. Ne yapacaksın sen? Bunu yutacaksın. Öyle erkeklik edip namustur, şudur budur. Düşünmeyeceksin. En güzel şarkımız ne? Namus.
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Türklerin üzerindeki en büyük proje nedir?
Türklerin üzerindeki en büyük proje budur. Türk gençlerinin kadınlaşmasıdır. Bu gizli bir projedir. Böyle jantileşecek, kadınlaşacak, böyle yumuşacak iyice. Var ya bizde fenomenler yumuşak.
Kaynak: Toplumun biraz daha haramların, rahatın ve lüksün içine girmesi lazım ki işgale
Halkı Müslüman olan ülkemizde hadsiz hudutsuz çıplaklığa, fuhşa, kumara, içkiye, uyuşturucuya dalmış vaziyetteyiz mi?
Ve ne yazık ki annesi babası çarşaflı, sakallı, ama çocukları uyuşturucuya uyuşturucu bataklının içine düşmüş. Annesi babası ehli tarikat. Aman kızı veya oğlu ne yazık ki haramiyetin içerisinde bulanıyor. Haramiyetin içerisine düşmüş, ve anne babalar çaresiz, ortam çaresiz ve.
Kaynak: Halkı Müslüman olan ülkemizde hadsiz hudutsuz çıplaklığa, fuhşa, kumara, içkiye,