Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Güzel Ahlak ·

Tutumluluk ile cimrilik arasındaki fark nedir?

Cimriliğin başlangıcı neresidir? Cimriliğin başlangıcı neresidir? Tutumluluk ile cimrilik arasındak...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette tutumluluk ile cimrilik arasındaki ince farkı tafsîl eder. Tutumluluk savurganlıktan kaçınmaktır; cimrilik ise bir kimsenin yapması gereken, harcaması gereken yeri harcamamasıdır. Resûli Ekrem efendimizin «Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun» (Buhârî, Zekât 10; Müslim, Zekât 66) hadîsi şerîfi cömertliğin imkân ile değil, gönül ile alâkalı olduğunu beyân eder. Cömertlikte sıralama vardır: insan önce kendi âilesine cömert olur; eşine ve çocuklarına savurganlık yapmadan ihtiyâçlarını karşılar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Elini boynuna bağlayıp cimri olma; büsbütün de açıp isrâf etme» (İsrâ 17/29) buyurarak ölçüyü ortaya koymuştur.

Tutumluluk Savurgan Olmamaktır

Mustafa Özbağ Efendi sohbete tutumluluğun ve cimriliğin tarîfini yaparak başlar: tutumluluk, savurgan olmamaktır. Cimrilik ise bir kimsenin yapması gereken, harcaması gereken yeri harcamamasıdır. Bu iki kavram dış görünüşte birbirine benzese de, mâhiyet îtibâriyle birbirinden çok farklıdır. Tutumlu kimse imkânını ihtiyâcına göre tanzîm eder; cimri ise imkânı olduğu halde yerine sarf etmez. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yiyiniz, içiniz; lâkin isrâf etmeyiniz. Çünki Allâh isrâf edenleri sevmez» (A'râf 7/31) buyurmuştur. İsrâftan kaçınmak ile cimri olmak arasında dînin emrettiği itidâl çizgisi vardır.

Herkesin Hayât Standardı Farklıdır

Mustafa Özbağ Efendi cimrilik tarîfinin sosyal yönüne de işâret eder: herkesin ekonomik konumu, evi, ve kendi kültürü farklıdır. Birinin tutumlu görünüşü diğerinin gözünde lükslük gibi durabilir. Bu sebeple cimrilik için kat'î bir sınır çizmek mümkün değildir. Önemli olan kimsenin isrâftan uzak olarak belirli bir hayât standardına sâhib olmasıdır. Eğer bir kimse isrâftan uzak olarak hayâtını idâme ettiriyorsa, o kimseye cimri denilemez. Bu üslûp dînin sosyal hukûkunun ne kadar zarîf olduğunu, ve insanların yaşadıkları şartlara göre değerlendirilmesi gereğini ortaya koyar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh hiçbir nefse gücünün yetmediğini yüklemez» (Bakara 2/286) buyurmuştur.

Yarım Hurmayla Cehennem Ateşinden Korunma Hadîsi

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir hadîsi şerîfi nakleder: Resûli Ekrem efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri «Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun» (Buhârî, Zekât 10; Müslim, Zekât 66) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf cömertliğin imkâna değil, gönüle bağlı olduğunu ortaya koyar. Bir kimsenin bir hurması var; yarısını ikrâm ediyor, etrâfına faydalı olmaya çalışıyor — biz ona cimri diyemeyiz. Çünki cömertliğin esâsı imkânı olanın çoğunu vermesi değil, az imkânı olanın gönlünden bir miktâr veriyor olmasıdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sadakanın en faziletlisi, kişinin az imkânda iken verdiğidir» (Ebû Dâvûd, Vasiyyet 3) buyurmuştur. Az imkândan verilen sadaka Cenâbı Hak katında daha makbûldür.

Cimrinin Kendini Cimri Görmemesi

Mustafa Özbağ Efendi cimriliğin manevî teşhîsi konusunda muazzam bir nokta tâyin eder: cimriliğin başlangıcı için kat'î bir sınır çizmek mümkün değildir; çünki cimri olan kimse kendini cimri görmez. Bu nokta önemlidir. Nefis insana kendini güzel gösterir; ve bilhassa cimrilik gibi gizli illetlerde bu fâsîd bakış daha tehlikelidir. Şu kâide yeterlidir: harcaması gerektiği yerde imkânı olduğu halde harcamıyorsa, o kimse cimridir. Bu kâide âile reisinden başlayarak iş hayâtına, ve ictimâî hayâta kadar uzanır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Cimriliğin nefsinden korunan kimseler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir» (Haşr 59/9) buyurmuştur. Cimrilik nefsin gizli illetlerinden biridir; ve mü'minin manevî mücâhedesinin en mühim cephelerinden biridir.

Cömertliğin Sırası: Önce Âile

Mustafa Özbağ Efendi cömertlik yapacak kimsenin riâyet edeceği sıralamayı şöyle açıklar: cömertlik yapacaksa, insan önce kendi âilesine cömertlik yapacaktır. Eşine ve çocuklarına savurganlık yapmadan, onların ihtiyâçlarını karşılayarak başlayacaktır. Bu sıralama Resûli Ekrem efendimizin sünnetinde de tezâhür etmiştir: «Bir dînâr Allâh yolunda, bir dînâr köle âzâdına, bir dînâr fakîre, bir dînâr da âilene harcadığın olsa; ecir bakımından bunların en büyüğü âilene harcadığındır» (Müslim, Zekât 39) hadîsi şerîfi bu sıralamanın en kat'î ifâdesidir. Mü'mîn önce âile efrâdına, sonra akrabâsına, sonra komşusuna ve fakîrfukarâ ile yetîme uzanan bir cömertlik dâiresi içinde yaşar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Akrabâya, yoksula, ve yolda kalmışa hakkını ver» (İsrâ 17/26) buyurmuştur.

İtidâl Çizgisi: Ne Cimrilik Ne İsrâf

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin manevî hülâsasını Cenâbı Hakk'ın tâyin ettiği itidâl çizgisi ile bağlar: «Elini boynuna bağlayıp cimri olma; büsbütün de açıp isrâf etme» (İsrâ 17/29). Bu âyeti kerîme dînin iktisâdî hayâttaki temel düstûrudur: ne eli kapalı bir cimrilik, ne de ölçüsüz bir savurganlık. Mü'mîn bu iki uç arasında bir orta yol takîb eder. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «İktisâd geçim husûsunda yarısı kadardır» (İmâm Ahmed, Müsned) buyurmuş; ve mü'minin iktisâdî hayâtının düzgün olmasının onun manevî hayâtına da müsbet tesîr edeceğini ortaya koymuştur. Bu üslûp Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesinin bir kolu olan iktisâdî terbiyenin esâsını teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: İsrâ 17/26-29; A'râf 7/31; Haşr 59/9; Furkân 25/67; Bakara 2/286.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât 10, yarım hurma hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât 66.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât 39, âileye harcamanın fazîleti.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Vasâyâ 3.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'z-Zekât.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'z-Zekât.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zekât.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned, iktisâd hadîsi.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, sehâ ve cömertlik bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle.
  • İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
  • Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Güzel Ahlâk Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet tutumluluğun savurgan olmamak demek olduğunu, herkesin hayât standardının farklı olmasını, yarım hurmayla cehennem ateşinden korunma hadîsini, cimrinin kendini cimri görmemesini, cömertlikte âilenin önceliğini, ve dînin tâyin ettiği itidâl çizgisini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Güzel Ahlâk Sohbetleri