Mustafa Özbağ Efendi bu mühim sohbette «Kâfirin kalbi zikre düşmandır, ve bir takım putları rablerine denk tutarlar» nükresini tafsîl eder. Kâfirin kalbi zikrullâha düşmandır; zikir halkasına düşmandır; Allâh’ı zikredenlere düşmandır. Bu kâfir kalbi tövbe edip geri dönmezse, küfürde şedîd olanlardan olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede onların hâlini şöyle tasvîr eder: «Onların gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, duymazlar; kalpleri vardır, anlamazlar» (A’râf 7/179); ve «Allâh onların kalplerini, ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır» (Bakara 2/7). Onlar küfrünün şiddetinde olanlar, küfrün içerisine şedîd bir şekilde girenler, ve ümmeti Muhammed’e zulmedenlerdir. «Lâ ilâhe illallâh» diyenlere düşmanlık yapan kimse kâfirdir veya münâfıktır. Cenâbı Hak En’âm 6/1’de buyurmuştur: «…sonra inkâr edenler bir takım putları rablerine denk tutarlar» (En’âm 6/1). Demek ki kâfirler bir takım putları kendi rab anlayışlarına göre Allâh’a denk tutarlar; ve bu denk tutmak şirkin temel mâhiyetidir.
Kâfirin Kalbi: Zikre Düşman
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: kâfirin kalbi zikre düşmandır; kâfirin kalbi zikrullâha düşmandır; zikir halkasına düşmandır; Allâh’ı zikredenlere düşmandır. Bu kâfir kalbi, ve o kâfirlerin kalpleri tövbe edip geri dönmezse, onlar kendi içlerinde küfürde şedîd olanlardır. Bir kısmı için Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Eğer tövbe edip geri dönerlerse Allâh onları affeder» (Tevbe 9/5) buyurmuştur; lâkin tövbe etmeyenler küfürde şedîd olarak kalır.
A’râf 7/179 ve Bakara 2/7: Kâfirin Mühürlü Kalbi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur’ânî kâideyi tafsîl eder: küfürde şedîd olanlar o kadar şiddetli şeyler yapmışlar ki Cenâbı Hak âyeti kerîmede onları şöyle tasvîr eder: «Onların gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, duymazlar; kalpleri vardır, anlamazlar; işte hayvânlar gibidirler, hattâ daha sapkındırlar» (A’râf 7/179). Ve: «Allâh onların kalplerini, ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır; onlar için büyük bir azâb vardır» (Bakara 2/7). Onlar küfrünün şiddetinde olanlar, küfrün içerisine şedîd bir şekilde girenler, ve ümmeti Muhammed’e zulmedip Müslümânlara zulmettiği zulümlerinden şedîdliğe çıkan kimselerdir.
«Lâ İlâhe İllallâh» Diyene Düşmanlık: Kâfirlik Alâmeti
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: «Lâ ilâhe illallâh» diyenlere düşmanlık yapan kimse kâfirdir; başka bir şey değildir; veya münâfıktır. Önemli değil; o kâfirin tâkâtisidir «Lâ ilâhe illallâh»a, yâni Allâh’tan başka ilâh yoktur sözüne düşmanlık yapması. Bir kimse «Lâ ilâhe illallâh» dediği halde ona düşmanlık yapıyorsa, evet o kâfirdir veya münâfıktır.
En’âm 6/1: Putları Allâh’a Denk Tutmak
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: Cenâbı Hak En’âm Sûresi 1. âyette buyurmuştur: «Hamd, gökleri, ve yeri yaratan, karanlıkları, ve aydınlığı var eden Allâh’a mahsustur; sonra inkâr edenler bir takım putları rablerine denk tutarlar» (En’âm 6/1). Demek ki kâfirler ne yapıyormuş? Bir takım putları Allâh’a denk tutuyor; daha doğrusu kendi rab anlayışlarına göre kendi rablerine denk tutuyor. Çünki onlar denk tuttukları putu Allâh’la beraber rab kabûl ederler; bu denk tutma şirkin esâsıdır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü’mîni kâfirin kalbinin zikre düşman olmasını idrâk etmeye, A’râf 7/179 ve Bakara 2/7 mühür âyetlerini anlamaya, ve En’âm 6/1 putları denk tutmak âyetinin tehlikesini mülâhaza etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur’ânı Kerîm: En’âm 6/1 (putları denk tutmak); A’râf 7/179 (görmezduymazanlamaz); Bakara 2/6-7 (mühür); Tevbe 9/5 (tövbeaffedilme); Muhammed 47/24 (kalp kilitleri).
- Sahîhi Buhârî.
- Sahîhi Müslim.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Şâfi’î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn; el-İktisâd fi’l-İ’tikād.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü’l-Ma’ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü’s-Sâlikîn.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb, En’âm 6/1 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi’u li-Ahkâmi’l-Kur’ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet kâfirin kalbinin zikre düşman olmasını, A’râf 7/179 görmezduymazanlamaz âyetini, Bakara 2/7 mühür âyetini, «Lâ ilâhe illallâh» diyene düşmanlığın kâfirlik alâmeti olmasını, ve En’âm 6/1’de putları Allâh’a denk tutmayı tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Rad 13/28; kalplerin Allah’ı zikirle huzur bulması.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/41-42; Allah’ı çok zikretme emri.
- Kur’an-ı Kerim, Zuhruf 43/36; Rahman’ın zikrinden yüz çevirene şeytanın arkadaş kılınması.
- Nevevi, el-Ezkar, zikir ve dua adabı bölümleri.
- Kuşeyri, er-Risale, zikir, murakabe ve kalp hayatı bahisleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, zikir ve dua adabı bölümleri.