Bir Kimse Hatayı Kendinde Ararsa Erdemli Olur — Hatayı Başkasında Arayan Câhildir
Bir kimse hatayı kendinde ararsa erdemli olur; hatayı başkasında arayan câhildir. Bu büyük bir tasavvufî düstûrdur. Çünkü insan zayıftır; kendi hatâlarını görmek zor, başkalarının hatâlarını görmek kolay. Erdemli olan — kendine bakar; kendi eksiklerini düzeltir. Câhil olan — sürekli başkasını eleştirir; kendisini tertemiz sanır. Tasavvuf yolu birinciye götürür.
Nefs Eleştirisi — Tasavvufun Kapısı
Nefs eleştirisi tasavvufun kapısıdır. Mü’min önce nefsini eleştirir, sonra başkasını. «Levvâme» (kınayan) nefs — kişinin kendini kınama merhalesi; bu nefisten önce gelen aşamadır. Bu kınama sahihtir; bu seviyede mü’min ilerleyebilir.
Hz. Peygamber’in Tavrı — Kendine Bakmak
Hz. Peygamber «Mü’minin aynası mü’mindir» buyurmuştu. Mü’min başkasının kusurlarını gördüğünde — aynaya bakar gibi, kendi içine bakmalı. «Bu kusur bende de var mı? Bu hatâya ben de düşmüş müyüm?» Bu sorgulama tasavvufî bir alıştırmadır; nefsi hizalar.
Başkasında Hatâ Aramanın Tehlikesi
Başkasında hatâ aramanın üç tehlikesi: 1) Gıybet — büyük günah. 2) Kibir — kendini başkasından üstün görme. 3) Sui zan — bilmediğini varsayma. Üçü bir araya gelirse — mü’minin amelleri yanar. Bu yüzden sufîler «başkasını eleştirme yerine kendini eleştir» düstûrunu vurgular.
Hz. Ömer’in Sözü
Hz. Ömer halîfeyken «Eğer bir koyun Fırat kenarında telef olsa — bunun hesabını Allâh benden sorar» derdi. Bu kendine eleştirinin zirvesidir. Hz. Ömer halîfe iken kendine bu kadar sert; biz de kendimize bu derece bakmalıyız. Hatâyı önce kendimizde aramalıyız.
Modern Sosyal Medya Hâli
Modern sosyal medyada başkasını eleştirme alışkanlığı yaygındır. Herkes her şeyi eleştirir; yöneticiler, siyâsetçiler, âlimler, ulema. Çoğunlukla bu eleştiriler bilgisiz, niyâz olmadan, sevgi yokken yapılır. Bu sosyal medya hâli mü’minin ahlâkını bozar. Aynaya bakan değil; başkasına bakan oluruz.
Erdemli Olma Yolu
Erdemli olma yolu: 1) Her gece kendi hatâlarını gözden geçirmek (muhâsebe). 2) Başkalarının hatâlarına şefkat ile yaklaşmak. 3) Mümkün olduğunda mâkami levm’i (kınama makamını) gizlemek. 4) Kendisini başkalarından daha düşük görme. Bu dört uygulama erdeme götürür.
Başkasına Şefkat — Mü’minin Tavrı
Başkasının hatâsına şefkatle yaklaşmak — gerçek mü’min tavrı. «Belki o gizli iyilikleri var; belki sebepleri var; belki hatâsından dönecektir» düşünmek. Bu bakış başkalarını gizleme; sevgi ile bakma. Bu sevgi cemâati birleştirir; nefret ayırır.
Niyâz — Aynaya Bakan Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni hatayı önce kendinde arayan bir mü’min eyle. Başkalarını eleştirmekten beni koru. Aynaya bakar gibi kendime bakma alışkanlığı ver. Hz. Ömer’in ‘koyun bile hesabımdan’ tavrını bende sâbit kıl. Sosyal medyada eleştiri tuzaklarından beni uzak tut. Başkasına şefkat, kendine sertlik dengesi ver.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi erdemli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Muhâsebe, Erdem, Gıybet. → Tasavvuf Sözlüğü