Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

İslam’ın dışındaki felsefelerin en büyük handikaplarından birisi aklı ilahlaştır

Ateist ve egonistik düşünürler tanrının varlığını kanıtlayan argümanların hepsine eleştiriler getirmiştir. Bu eleştirilere karşı sizin yorumunuzu merak etmekteyim. Normalde bunların hepsi de Allah'ın ...


İslâm’ın Dışındaki Felsefelerin En Büyük Handikaplarından Birisi — Aklı İlâhlaştırma

İslâm’ın dışındaki felsefelerin en büyük handikaplarından birisi — aklı ilâhlaştırmadır. Aydınlanma felsefesi (Descartes, Kant, Hegel) aklı insanın en yüce melekesi olarak konumlandırdı; vahyi geri planda bıraktı. Bu yaklaşım — sınırlı aklı sınırsız hakîkat aramaya gönderdi; sonuç hayâl kırıklığı. İslâm akla yer verir; ama aklı vahyin altında konumlandırır. Akıl bir hizmetkâr; vahiy bir komutan.

Aydınlanma — Aklın Tanrılaştırılması

17-18. yüzyıl Aydınlanma felsefesi — aklı tanrılaştırdı. Descartes «Düşünüyorum, öyleyse varım»; Kant «aklın sınırları içinde dîn»; Hegel «mutlak akıl». Bu felsefeler insan aklını her şeyin merkezine koydu. Vahiy — bir batıl inanç olarak görüldü; sâdece akıl ile her şey çözülebilir varsayıldı.

Aklın Sınırı — İslâmî Bakış

İslâm aklın sınırını kabûl eder. Akıl — Allâh’ın insana verdiği bir nimet; ama mutlak değil. Allâh’ın zâtını, ahiret detaylarını, mâneviyatın derinliğini sâdece akıl ile çözmek imkânsız. Bu konular vahyin bildirdiği kadarıyla bilinir. Akıl Allâh’ın olduğunu anlar; ama mâhiyetini bilemez.

İmâm Gazâlî — Aklın Eleştirisi

İmâm Gazâlî «Tehâfütü’l-Felâsife» (Filozofların Tutarsızlığı) eserinde Aristo ve İbn Sînâ’nın felsefelerini eleştirdi. Aklın yalnız başına Allâh’ı bilemeyeceğini, vahyin gerekli olduğunu gösterdi. Bu eser İslâm felsefesinde dönüm noktasıdır; aklın yerine vahyi koyar.

Modern Bilim — Aynı Tuzak

Modern bilim aydınlanma felsefesinin uzantısıdır. «Bilimsellik» kriteri — her şeyin sâdece akıl ve gözlem ile çözüleceği öngörüsü. Hâlbuki hayatın anlamı, ahlâk, sevgi, mâneviyât — bilimle çözülemiyor. Bilim sınırlı; tanrılaştırılırsa eksik kalıyor. Mü’min bilime yer verir; ama mutlak ilâh yapmaz.

Vahiy — Akla Yol Gösterir

Vahiy akla yol gösterir. Mü’min Kur’ân ve sünnete bağlanır; akıl bu vahyin ışığında çalışır. Akıl tek başına karanlıkta el yordamı; vahiy ile birlikte aydınlıkta. Bu iki birlik insanı doğru yola götürür. İslâm — akıl ile vahyin dengeli birliğidir.

Aklı Köleleştiren Felsefeler

İlginç olan — aklı tanrılaştıran felsefeler aslında onu köleleştirir. Marksizm, varoluşçuluk, postmodernizm — hepsi aklın sınırlı versiyonlarına insanları köleleştirdi. Bu felsefelerin hapishânesinde insanlar — vahyin özgürlüğünü kaybeder. İslâm akla gerçek yerini verir: yardımcı; köle değil; ilâh değil.

Müslüman Aklı — Dengeli

Müslüman aklı dengelidir. Akıl yapar; ama vahyin altında. İlmî araştırma yapar; ama Kur’âna aykırı sonuca varmaz. Felsefe okur; ama aklı tanrılaştırmaz. Bu denge — gerçek müslüman aydınlığıdır. İbn Sînâ, Fârâbî, İmâm Gazâlî, İbn Rüşd — örnekleri.

Niyâz — Vahye Bağlı Akıl

Niyâz: «Yâ Rab, beni aydınlanma felsefesinin aklı tanrılaştırma tuzağından koru. Aklı vahyin altına yerleştirebilen bir mü’min eyle. Bilimi sevdir; ama mutlak ilâh haline gelmesin. İmâm Gazâlî’nin ‘Tehâfütü’l-Felâsife’ tarzı eleştirel bakışı ver. Müslüman aydın olma tevfîki ver. Modern felsefe kölelerinden eyleme.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi vahyin altında akledenler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Akıl, Vahiy, Felsefe. → Tasavvuf Sözlüğü