Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Peygamberler(291)
Peygamberler istemekten kaçınmış mıydı?
Hiçbir peygamber istememiş. Dilenmemiş. Siz nereden buldunuz bunu?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Enâm 6/90 ve Hûd 11/51: «Ben Sizden Hiçbir Ücret İstemiyorum» Pey
Hz. Peygamber’in üstünlüğü nasıl ifade edilir?
Peygamber’in üstünlüğü — Buhârî, Enbiyâ 48 (3445); Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 144 (2278); Hz. Peygamber’in «Ben Allâh’ın kuluyum» tâbiri — Buhârî, Enbiyâ 48 (3445); «mü’min kâhin değildir, peygamber il
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1855. Beyit: «Dünyânın Lütfetmesi Hoş Lokmadır Ama Az Ye»
Peygamberlerin makamı nasıl derecelendirilir?
Peygamberlerin makamı, veliliğe kadar derecelendirilir. Velilikten sonra nebilik gelir, nebillikten sonra resulük gelir. Resulden sonra normalde Hazret-i Peygamber Salulü Aleyhi ve Selam Hazretleri’nin makamı gelir. Bunları böyle derecelendirdiğimizde bu kendi bildiğimiz kadar ve hatta idrak edebildiğimiz kadar derecelendiririz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Peygamber varisleri neden gizli kapaklı konuşur?
Hangi peygamber gizli kapaklı konuşmuş? Peygamber varisleri gizli kapaklı konuşur hale gelmiş.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Necrân Hristiyanları, Mübâhele Âyeti ve Allâh’ın Nûruyla Görme; R
İsa aleyhisselâm üç gruba nasıl baktı?
İsa aleyhisselâm üç gruba rastladı. Birinci grup ibadet ediyordu. Dedi ki niçin ibadet ediyorsunuz? Cehennem korkusundan dedi. Aradığım sizler değilsiniz dedi. Aradığım sizler de değilsiniz dedi yürüdü. Üçüncü grup oturmuşlar Allâh’ı zikrediyorlardı. Dedi ki sizce bunu sevk eden şey ne? Dediler ki biz Allâh’ı seviyoruz. Dikkat edin. Biz Allâh’ı seviyoruz. dedi aradığım siz dersiniz dedi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Necrân Hristiyanları, Mübâhele Âyeti ve Allâh’ın Nûruyla Görme; R
Peygamberlerin cihâda çıkmadığı durumlarda nasıl davranmaları gerekir?
Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hiddetlerinin de damarlığı çıkardı dışarı. Öyle hiddetlenirdi. Bizim tanıdığımız Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemle, bazılarının tanıdığı peygamber arasında fark var. Tekrar söylüyorum. Hurmalıklarından dolayı cihada çıkmayan sahabelere selamın sabahı kestirdi Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem. Dedi ki bunlarla hiç kimse selamlaşmayacak. Onlar sabah oldu, selam verdiler dediler ki selamı alan yok hiç kimse. Nasıl bu halden çıktılar sahâbeler, gittiler Medîne’ye münevere de sıcak gören, en sıcak bir yere direk koydular, direğe bağladılar kendilerini. Nefislerini terbiye etmek için. Kızılacak olanı kızılacak, dövülecek olan dövülecek, soğuk davranılacak olanı soğuk davranılacak. Hakikat bu çünkü. Bu hikmet bu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2056: Velinin Sıcak-Soğuk Edebi ve İbrâhîm Aleyhisselâm M
Peygamberlerle alay edenler var mı?
Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında Ashab-ı Sufe ile alay ettiler mi? Evet. Sahabelerin bir kısmıyla alay ettiler mi? Evet. Sonra Tabi’nin tebaenine alay edenler oldu mu? Evet. Sonra ilk zahitler, ilk sufiler oluştuğunda onlarla da alay edenler oldular mı? Evet. Şimdi hala da sufilerle alay edenler var mı? Ev, Bakın geçen derste dedim ya manevi bir sisiyle vardır. Manevi bir soy vardır. Bu manevi soy devam eder insanlarda.
Peygamberin ruhu ve nurunun kaynağı nedir?
Cenab-ı Hakk’ın kendi ruhunda ve nurundan bir şey yarattı. O yarattığı da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin nuru ve ruhuydu.
Kaynak: 2023 Sohbeti — Mesnevî 1784. Beyit: «Senin Kapında Eşiğim»
Peygamberler nedir?
Peygamberler, Allah’ın her şeyi yaratmış, yaratmış olduğu her şeyi kaderlemiş ve kaderlediği her şeyi meydana getirmiş olduğuna inanmaktır.
Hz. Peygamber’in istişâre ederek karar verdiğini anlatan örnek var mı?
Hz. Peygamber’in istişâre ederek karar verdiğini anlatan örnek, "Mesela örnek Hudeybiye’de yine eşinin istişaresiyle karar vermiş. Şuraya ihrama girdiler, Mekke’ye ömre yapmak için ama Mekkiyenler katmadılar. Kurbanlıkların yanında eşi dedi ki, "Ya Resulallah sen bu konuda çok fazla yıprattın kendini. Sen dedi çık, kurbanını kes, tıraşını ol, ihramdan çık. Ashabım, ashab seni peşinden takip eder." dedi. Bu Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin eşinin iştahıydı." olarak anlatılıyor.
Kaynak: 2022 Sohbeti — Ramazân Bitimi, Gündem ve Dîn-Siyaset
Peygamberlerin küçük zelleleri nedir?
Peygamberlerin küçük zelleleri denir ya zelle, küçük zelle. haram değil, günah değil, zelle, hata, kusur.
Hazret-i Peygamberin hatasızlığı nedir?
Canım kardeşlerim, Hazret-i Muhammed Mustafâ hariç hatasız insan yoktur. Şimdi bir kısım ilâhiyatçılar ve diyânetçiler, Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın da hata yaptığını, onun da günâh işlediğini iddia ediyorlar. Bu küfür. Biz bunu kabul edenlerden değiliz. Ben sağ olduğum müddetçe ben bunu kabul etmeyeceğim hiç. Bunun da mücadelesini vereceğim. İnsanlar istese de istemese de sevse de sevmese de. Biz îmân ettik, inandık. Hazret-i Muhammed Mustafâ’a sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hiç hata yapmadı. O kapıyı araladıklarında, bir ara bir gündeme oturdu ya bu âyetler Allâh’ın âyetleri olamaz. Neydi? İlahiyatlı profesördü. Değil mi? Evet. Almanya’ya gitti şimdi. Bu kapı aralanmış olur o zaman. Yıllardan beri bangır bangır bağırdığımız mesele bu. Evet, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hatasız, kusursuzdu. Diğer bütün Ümmet-i Muhammed geçmiş peygamberlerde küçük hatalar vardı. Diğer bütün insanlarda hata demiyorum. Bir günâh, bir günâh vardır. Hadîs-i şerîf, hiçbir kimse yoktur ki bir günâh onun perçeminden tutmamış olsun. Ya Resûlallâh, nicedir bu insanların hali? Ne olacak bundan? Günahlarından tövbe eden, hadîs-i şerîf uzun çünkü, hiç günâh istememiş gibidir. Günahlarından tövbe eden. Bir hadîs-i şerîf de der ki, o kimse günâhlarından halis bir şekilde tövbe ederse, Allâh onun günâhını hayra çevirir.
Rahmet Peygamberi kimdir?
Hazret-i Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem, hoş geldin. O peygamberlerin öncüsü, Sefa denizinin Mustafa’sı, hoş geldin. Görülmemiş, benzeri olmayan peygamber, hoş geldin. O seçilmiş Kadri Yüce Erçi, sonra yaklaştığı, yakınlaştığı makamına yaklaştırılmış olan, iki yay kadar kaldığı araları, Yahu daha da yakın âyetiyle durağı bildirilen, önce gelenlerin en hayırlısı, sonra gelenlerin de hayırlısı bulunan, peygamberlerin sonuncusu, varlıkların özü özeti, apaçık deliller gösteren, sonu ucu bucağı bulunmayan, kıyaslanamayan bir deniz olan, kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse âyetiyle, şanı övülmüş bulunan, hoş geldin. Cennet bahçelerinin kilidi, sırlarda ve gerçeklerdeki reddizleri açan, Resulüm, sen kuşkusuz kevserin sahibisin, sana kevseri verdik denilen peygamber, hoş geldin. Alemi aydınlatan güneşlere eş, Hazret-i Muhammed Mustafâ, hoş geldin.
Peygamberî Çizgiden Uzak Toplum nedir?
Peygamberî Çizgiden Uzak Toplum, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın merhametli, şefkatli ve nurlu yolculuğuna uygun şekilde yaşamayan toplumu ifade eder. Bu toplum, karanlıkta debelenip dururken, Peygamberin çizgisine uygun davranışları sergilemediği için eleştirilmektedir.
Karanlığın Farkına Varmayan İnsan nedir?
Karanlığın Farkına Varmayan İnsan, Peygamberin merhametli, şefkatli ve nurlu yolculuğuna uygun şekilde yaşamadığı toplumda yaşayan, karanlıkta debelenip duran ve bu karanlığın farkına varmadığı kişileri ifade eder. Bu kişiler, toplumda yaşanan adaletsizlikler, hukuksuzluklar ve fakirliklerin farkına varmadığı için eleştirilmektedir.
Peygamberlerin halveti neden önemlidir?
Peygamberlerin halveti, zaman zaman insana faydalıdır. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri o Mekke müşrik halkının müşrikliğinden uzaklaşmak için Hirâ Nurdağı’na gidip orada halvet etmiş mi? Zaman zaman 15 gün falan kaldığı söylenir. 20 gün kaldığı söylenir. Evet. Mûsâ aleyhisselâm Tur-i Sinâ’ya gidip halvet etmiş mi? Evet. En uzun peygamber halvetidir. 40 gündür. Ne bileyim Yûnus aleyhisselâm Balığın karnında halvet etmiş midir? Evet. Eyyûb aleyhisselâm Hasta olduğundan zorunluluktan mağaraya Göçüp mağara da yaşamaya mağara da halvet etmiş midir? Evet.
Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in cinsel ilişkileriyle ilgili neler söylendi?
Hayvani bir güdü hükmünde olduğu zaman hayvanlar gibi oldu. İlişkiye girdi bitti. Mesela Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin enterasan uygulaması vardır. Enterasan uygulamalarından birisi şudur. Cinsel ilişki de, kadın da, erkek de rahatladı. Belli bir müktet durdu. Ondan sonra Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri hızla yatağı terk etmez. Örnek. Sağının üzerinde yatması sünnettir. Geyinmez, yıkanmaz, toparlanmaz. Sağının üzerinde eşi de yanında bir müddet yatar. Hatta uyuduğu görülmüştür bu haldeyken. Sebep, çünkü işin metafizik boyutu vardır. Henüz daha cinsel ilişki bitmemiştir. Metafizik boyutta bitmemiştir. Metafizik boyutta farklı perdelerde o eşiyle farklı bir şekilde devam ediyordur. Öyle olunca fiziki olarak onun tecelliyatı vücutta böyle bir şey bitmiş olmasına rağmen manada bitmedi. Devam eder bu. Hatta mesela yine sünnette vardır. Sabah namazının vaktine kadar uyuması, sabah namazının vaktinde kalkıp yıkanması da bu da sünnettir. Örneğin. Bakın Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri böyle taberi caizse horoz gibi bir cinsel ilişkiye girmedi. cinsel ilişkinin kendince harika ritüelleri oluştu. Ritüeller neler konuştu, sohbet etti, sevişti, muhabbet etti, farklı bir boyuta geçti. Vücut rahatladı, vücut rahatladıktan sonra eşini rahatlattı, eşini rahatlattıktan sonra da ne yaptı? O yatağı terk etmedi. O sahayı terk etmedi. O alanı terk etmedi, devam etti.
Hz. Peygamber’in eşlerine karşı ötelemesi veya hayır demesi olabilir mi?
Hz. Peygamber’in eşlerine karşı ötelemesi veya hayır demesi olmamıştır. Bu konuda bir hadis bulunmamaktadır. Ancak Hazret-i Ömer Efendimiz’in tespiti vardır. Bir kadın cinsel ilişkinin az olduğu için kocasını şikayet ederken, ayda bir sefer yapabilir mi diye sorar. Kadına ‘bu sana yeter’ denir. Bu durumda Hz. Peygamber’in sünnetinde bu tür bir durum bulunmamaktadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Evlilik, Aile ve Cinsel Hayât Edebi
Muhyiddîn-i Arabî Hazretlerinin kabri nerede?
Arabî Hazretlerinin vefat etmeden söylediği bir söz geçiyor. Sin ile kastedilen Sultan Selim Yavuzdur. Sin ile kastedilen ise Şam şehridir. Sultan Selim Şam’a gelince Muhyiddîn-i Arabî Hazretleri’nin kabri bulunacaktır. Aynen denildiği gibi olmuş ve mübarek zatın kabrini Yavuz Sultan Selim bulup yaptırmış.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
O kimseye dedi ki günde kaç deve kesiyorsunuz?
O da dedi ki on deve. Hemen Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri hesapladı. Dedi ki on deve yüz kişi yer. Demek ki karşıda bin kişi var dedi. Müslümanlar altı yüz kişiydi. Demek ki senin hayır bildiğinde şer, şer bildiğinde hayır olabilir. Bir şey sana az veya iyi gösterilebilir. Bir şey sen çok iyi görüyormuş gibi olabilirsin. Allah muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hakk bizleri böyle olmaktan korusun. Cenâb-ı Hakk bizim gözümüzdeki o bulanıklığı kaldırsın inşallah.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (917. Beyit) Kaza-Kader
Zülkarneyn aleyhisselâm bir peygamber midir, veli midir yoksa döneminin önemli bir hükümdarı mıdır?
Zülkarneyn aleyhisselâmın hem peygamber hem de hükümdar olduğuna inananlardanım ben. Aynı zamanda da büyük ilme sahip.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Hz. Adem’den Hz. Muhammed’in sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’e kadar gelen, Peygamberlerimizin başına gelen olaylar, müsibetler, ders verici kısaları öğrenmek için bir kitap önerebilir misiniz?
Peygamberler tarihi var. Asım Köksal’ın da olması lazım herhalde. Asım Köksal’da değil mi? Peygamberler tarihi var onu okuyabilirsin.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1061-1066. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği diğer peygamberlerin peygamberliğinden üstündür mi?
Bu bütün peygamberlerin üstünde bir peygamberlik. diğer arzlarda da diğer semavatlardaki oluşumların varlıkların peygamberlerinden de, onların bütün en üstün noktasındaki peygamberlerinden de Hz. Muhammed Mustafa hepsinin de üstündedir.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliği diğer peygamberlerin peygamberliğinden üstündür mü?
O yüzden yaratılmış ve yaratılacak olanların en şereflisi ve mükellefi, en yüce noktaya giden Hz. Muhammed Mustafa’dır sallallâhu aleyhi ve sellem.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Allah’ın Peygamberler ve Hikmet Ehli Göndermesi nedir?
Allah insanları dünyada başıboş bırakmamıştır. Insanlara yol gösterici olarak peygamberler göndermiştir. da o peygamberlere bir büyük bir kısmına da kitap göndermiştir. Kitapla beraber onlara da hikmet vermiştir. O peygamberlerin vazifesi insanlara kitabı ve hikmeti öğretmektir.
Peygamberlerin vazifesini yerine getirecek hikmet ehli insanlar neler yapar?
Bu hikmet ehli insanlar peygamberlerin bir şekilde vazifesini yapmıştır. Ve insanlara onlar peygamberlerin yolunu göstermişlerdir. Ve peygamberlerin genel olarak hikmetini onlara anlatmışlar.
Peygamberlere kitap ve hikmetin verilmesi hadîs-i şerîf metinleri nelerdir?
Peygamberlere kitap ve hikmetin verilmesi: Âl-i İmrân 3/164; Bakara 2/129, 151; Cum’a 62/2; Nahl 16/125 ("el-Hikmeti ve’l-Mev’izati’l-Hasene"); İsfahânî, el-Müfredât "Hikmet" maddesi
Hz. Muhammed Mustafa’nın soyunun Hz. Âdem’e kadar pâkliği nedir?
Hz. Muhammed Mustafa’nın soyunun Hz. Âdem’e kadar pâkliği vardır. Bu pâklik, Hz. Âdem’e kadar uzanan soyunun temiz ve saf olmasıdır. Bu soyunun pâkliği, Hz. Muhammed Mustafa’nın soyunun temiz ve saf olması anlamına gelir.
Kalplerine böyle bir ilham gelir mi?
Peygamberler ve Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri karşılarına gelen etraflarına gelen insanların içlerinden geçen sorulardan haberdar olurlardı Allah’ın izniyle. Kalplerine böyle bir ilham gelir. Veyahut da Cebrail aleyhisselâm bunları bildirirdi. Aynı şey, Peygamber varisi olan mürşid-i kâmillerinde üzerinde tecelli eder. Bir keramet olarak.
Kaynak: 80. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Düşünmenin Şartı Bilgi, Vâbisa Hadîsi v
Allah onun üzerine aldığından dolayı o kimse o mağazıratın o müşkülatın ne yapar?
Onların da zaman zaman böyle müridlerin içinden kalbinden geçen soruları onlar sohbet arasında cevaplandırır Cenab-ı Hak’ın izni keremiyle. Onu çünkü Allah üzerine alır. Oraya sohbete gittiğinde sohbete can kulayla dinlerse, can kulayla dinlerse kendisine lazım olan bilgiyi alır. Kendisine lazım olan dersi alır.
Kaynak: 80. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: Düşünmenin Şartı Bilgi, Vâbisa Hadîsi v
Peygamberlerin varlığına dair tarihi vesika nedir?
Kur’ân var olduğunu bize iman söylüyor. Biz iman ediyoruz galiba, iman ettik bakın. Kur’ân var dedi biz iman ettik. İsa adında bir Peygamber var dedi iman ettik. Musa adında bir Peygamber var dedi iman ettik. Yahya adında bir Peygamber var dedi iman ettik. Zekerya adında bir Peygamber var dedi iman ettik. Yusuf’u, Yakup’u, Yunus’u iman ettik. Bütün Peygamberlerin Peygamberliklerine iman ettik. Bunun bizdeki vesikası Kur’ân. Bir vesika getirin.
Kaynak: 58. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Ümmet Katlediliyor, Derviş Problemleri
Hz. Peygamber’in Evrensel İmameti nedir?
Hz. Peygamber’in Evrensel İmameti ve Hakikat-i Muhammediyye’nin Mesnevî’deki Yeri da imamıdır. İnanmayanların da imamıdır. Bakın inanmayanların dahi imamıdır o. Allah’a küfredenlerin bile imamıdır. O imamlar imamıdır. O âlemlere rahmet yaratılmıştır çünkü. Âlemlere rahmettir. O sadece Müslümanlara rahmet değildir. O sadece Müslümanların peygamberi değildir. O kabul etmeyenlerin bile peygamberidir. O da peygamberidir. İyisevilerin de, Mûsavilerin de, ateistlerin de, dinsizlerin de peygamberidir o. O dinsiz bu dünyada, dinsiz dahi bu dünyada yiyip içebiliyorsa, dinsiz dahi bu dünyada nefes alabiliyorsa Muhammed-i Mustafa’nın yüzü suyumetinedir. Bakın Muhammed-i Mustafa’nın yüzü suyumetine. Çünkü o dinsiz dahi canı Muhammed-i Mustafa’nın yüzü suyumetine almıştır. Ve onun rızkı, onun üzerindeki nimetler Muhammed-i Mustafa’nın yüzü suyumetinedir. Çünkü âlemlere rahmettir. Ve bu âlemde de bütün gavurlara da, kafirlere de, İyisev’isine de, Mûsav’isine de, ateistine de, putperestine de, zinacısına da, işkicisine de, kumarcısına da, haramcısına da rahmettir o. Bakın haram işleyene de rahmettir. Haramdan başını kaldırmayana da rahmettir o. Çünkü o rahmet peygamberidir. Cenab-ı Hak onu âlemlere rahmet olarak göndermiştir. Bakın âlemlere rah, Kendisi de söyler ya, ben lanet edici olarak gönderilmedim. Hadis-i şerifte der ki ben lanet edici olarak gönderilmedim. Ben âlemlere rahmet peygamber olarak gönderildim der. Hadis-i şerifte. Ayet-i kerimede de der seni âlemlere rahmet olarak gönderdik diye. Sen af yolunu seç. Hz. Muhammed-i Mustafa’ya’dır bu söz. Eğer sen onlara sert ve kaba davranmış olsaydın etrafında hiç kimseyi bulamazdın. Çünkü o âlemlere rahmettir. Etrafına müşfik ve sakin müşfik davranmıştır. O yüzden bütün insanlık o en büyük insanı kâmil olan Muhammed-i Mustafa’nın rahmetinde ve bereketinde yaşar. Hâlâ da. Bakın hâlâ da. Ve şu anda bütün hayvanlar, bütün insanlar, bütün varlıklar bu dünya denilen bu âlemde nimetleniyorlarsa Muhammed-i Mustafa’nın yüzüsü hürmetinedir.
Kaynak: 40. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Zikrullah, Aile İlişkileri, Arı Kovası
Peygamberlere hikmet verdik ne demektir?
Biz her peygambere hikmet verdik. âyet-i kerîme bu hikmeti bana söyler. Kısa bir hikmet var. Kitapla beraber verilmiş bir hikmet var peygambere. Ey hadisin karcısı zalimler! Ey hadisin karcısı cahiller, kafirler! Bu peygambere verilen hikmet ne acaba ki? Uyulmanız için diyor, uymanız için. Uymanız için. Kitapla beraber bir hikmet verdik. Uymanız için.
Kaynak: 40. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Zikrullah, Aile İlişkileri, Arı Kovası
Peygamberler Allah’ın iyi birer kulları mıdır?
Peygamberler Allah’ın iyi birer kullarıdır. Bütün peygamberler Allah’ın özellikli kullarındandır. Bütün peygamberler özel kullardır. Özel kul. Çünkü çalışarak peygamber olunmaz. Çünkü sonradan peygamber olunmaz. Çünkü sonradan değildir onların hiçbir özellikleri. Onlar daha henüz daha ruhlar aleminde seçilmiştir. Daha ileri konuşayım. Henüz onlar daha ruhlar alemine zuhur etmezden önce seçilmiştir. Onlar ruhlar alemine indirildiklerinde dahi peygamber idi. Onlar ruhlar alemine peyg, 21-8. ayet-i kerimenin bende ki taberi tevsirinde karşılığı bu değil. Taberi tevsirindeki karşılığında biz peygamberleri yemek yemeyen cesetler kılmadık. Onlar dünyada ebedi de değillerdi. Eyvallah. Dünyada ebedi değiller. Ama ahirette ebediler. Cennet hayatı ebedi bir hayat. Cennet hayatı bu noktada sonlu bir hayat değil. O yüzden bütün veliler, bütün âlimler, bütün müfessirler, bütün Allah insanları. İnsanlara derler ki siz ebedi bir hayat, ebedi bir hayat var. Bu dünya hayatı için o ebedi hayatı değişmeyin diye söylerler. Çünkü cennet hayatı ebedi bir hayattır. Cehennem de ebedidir. Cennet ebedi olduğu gibi cehennem de ebedidir. Ama bu mealci takımı, bu hadis inkarcısı takımı cehennemin de ebedi olmadığını söylemeye çalışıyorlar. Hatta bir kısmı daha da ileri gidiyor ya cehennem bu dünyada diyor. Yani bu dünyada sen bir kötülük yaptın, sıkıntı yaptın, cehennemi yaşadın.
Kaynak: 39. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Baba Hakkı, Meal Tehlikesi, Peygamberl
Tüm peygamberlerin peygamberlerimiz olduğunu ve Hz. Peygamber’e secde etmek isteyenleri Efendimiz’in bizzat men ettiğini ve insanın insana secdesinin haram kılındığını neden belirtmiştir?
Mustafa Özbağ Efendi hazretleri, tüm peygamberlerin peygamberlerimiz olduğunu, Hz. Peygamber’e secde etmek isteyenleri Efendimiz’in bizzat men ettiğini ve insanın insana secdesinin haram kılındığını beyan buyurmuşlardır; bu ifadeler, Hz. Peygamber’in diğer peygamberlerin üstüne üstünlüğüne ve secdenin sadece Allah’a mahsus olmasına dikkat çekmektedir.
Kaynak: 37. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Salavat Hikmeti, Sahte Şeyhler, Bid’at
Hüseyin Efendimiz’in hareketi anarşi değil midir?
Hz. Hüseyin Efendimiz’in hareketi anarşi değildir. Onun çıkış noktası şudur. Ben Yezid’e gideyim, Yezid’le konuşayım. Bu yapılan doğru değil. Ona hakkı ve doğruyu tebliğ edeyim. Çıkış noktası budur. Yezid, Hazreti Hüseyin Efendimiz’in üzerinde baskı yapacak bir kimse değildir. Muaviye, kendi sağlığında ölmezden önce, önce o Medine valisini değiştirir. Medine’ye, Yezid’e tam bağlı ceberrut bir vali atar. Ondan söz alırlar. Herhangi bir şey olduğunda, Hazreti Hüseyin’in biyatını alacaksın. Biyat etmezse katleteceksin diye. Muaviye ölür, ölümünü herkesten saklarlar. Ama Hazreti Hüseyin Efendimiz haber alır onu. Hemen vali onu huzura çağırır. Der ki, biyat etmeni istiyoruz. Hazreti Hüseyin Efendimiz zekidir. Der ki, burada baş başa biyat etmemin senince bir anlamı olmaz. Yarın bütün insanların içerisinde ben biyat edeyim der. Valide kabul eder bunu. Ama o gece bütün avanesini, akrabalarını, çocuklarını toplayarakten gece gece, gece Medine’yi terk eder. Uzun müddet direkt Mekke’ye de gitmez. Medine, Mekke arasında belli yerlerde konaklar. Konakladıktan sonra Mekke’ye gider. Ve Mekke’de tekrar sahabenin kalan büyükler vardır. Onlarla istişare eder ve der ki, ben bunu Yezide gidip tebliğ edeceğim, söyleyeceğim. Yezide yola çıkarken tebliğ etmek için yola çıkar. Ve çok defalar etrafını saran muhasara edenlere der ki, biz sizinle savaşıcı değiliz. Biz sizinle savaşmak için yola çıkmadık. Beni Yezide götürün, ben ona söyleyeceklerim var, benim diyeceklerim var. Ben ona söyleyeceklerimi, diyeceklerimi söyleyeyim diye onlara anlatır. Ama onlar emir almışlardır. Hz. Hüseyin Efendimizi öl etmeyi emrediyorlar. Hz. Hüseyin Efendimizin duyuştuğu nokta nefsimi defa alır. O yola çıkarken Yezid ile savaşmak için yola çıkmaz çünkü. Burası önemli. İslam’dan harç yoktur. Ve İslam yönetim şekli seçimin üzerinedir. Hz. Ebubekir Efendimiz seçimle, Hz. Ömer Efendimiz seçimle, Hz. Osman Efendimiz seçinle, Hz. Ali Efendimiz de seçimle gelmiştir. Muaviye kendi sağlığında, Yezid’in kendi sağlığında ölmeden daha halife iken, kendisinin halifelikten feragat edip, Yezid’in halife olması için bastırır. Onun halifeliğini ilan eder. Anlayış burada sıkıntılıdır. Hz. Hüseyin Efendimiz de der ki bu Kur’ân ve Sünnet’e aykırı. Bu Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali gelenek var, oturmuş yerleşmiş. Bu geleneğe aykırı. Hz. Hüseyin Efendimiz’in çıkış noktası budur. Bu hak ve hakikat için doğru bir nokta değildir. Bütün devletin her tarafında zulüm var. Kim biat etmeyi kabul etmezse, biatı kabul etmeyen valiler, biatı kabul etmeyen askeri personel işten atılıyor. Ve onlar kimisi öldürülüyor. Mesela Küfe valisinin ölü bulunması gibi. Veyahut da Mekke valisinin bir gece öldürülmesi gibi. Veya Yemen valisinin ortadan kaldırılması gibi. Bu bununla alakalıdır. Ve Müslüman bu noktada zulme karşı, haksızlığa karşı her daim dirençli olmakla emrolunmuş. Bir kimsenin zulme karşı olması, illaki silahla olması şart değil.
Kaynak: 32. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Gelibolu Mevlevîhane S. Cevap: Dil, Me
İbn Arabî’den velîlerin nebîliği makâmı nedir?
İbn Arabî diyor ki: ‘Bunlar velîlerin nebîleridir.’ Bu velîler — Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini rüyâsında ve hâlinde görüp, hadîs-i şerîfi onun ağzından alan, Cebrâîl aleyhisselâmı görüp bizâtihî hadîs-i şerîfi ondan alan kimselerdir. İsâ aleyhisselâm ile alâkalı bir bahis var ise İsâ’nın ağzından alan, Mûsâ ile alâkalı bir mesele varsa Mûsâ’nın ağzından alan, Hızır ile alâkalı bir mesele varsa Hızır’ın ağzından alan kimselerdir.
Kaynak: 23. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Cemaatlerin Para Toplama Kısır Döngüsü
Velîlerin Nebîliği Makâmı nedir?
İbn Arabî’den Velîlerin Nebîliği Makâmı ve "Benî İsrâîl Peygamberlerine Verilmeyeni Ümmet Velîlerine Verilmiştir". Efendi hazretleri sohbetin en derin noktasına hadîs-i şerîfle ulaşmıştır: "’Benim ümmetimin bazı velîleri vardır, Benî İsrâîl peygamberlerinin hesâbesindedir.’ Öyle velîler vardır — Benî İsrâîl peygamberlerine gelenden fazla gelir onlara. Ve Benî İsrâîl peygamberleri onları gördüklerinde ayağa kalkarlar. Çünkü onlara verilen ilim, o velîlere verilen ilim Benî İsrâîl peygamberlerinde yoktur." Bu, Hz. Muhammed Mustafâ’nın ümmetinin velîlerinin, diğer peygamberlerin ümmetlerinden ve hattâ bazı peygamberlerden üstün makâmlara çıkabileceğini gösteren çarpıcı bir hadîstir.
Kaynak: 23. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Cemaatlerin Para Toplama Kısır Döngüsü
Efendi hazretleri Şeyh Efendi’ye nasıl cevap verdiğini anlatmaya devâm eder: "Ben çok rahatım mıdır?
Efendi hazretleri Şeyh Efendi’ye nasıl cevap verdiğini anlatmaya devâm eder: "Ben çok rahatım. ‘Oğlum etrafımızda dönüldü’ dedi — ‘hepsi de döndü efendim etrafımızda. Bir sürü denen vardı’ dedim ben. ‘Nasıl yani’ dedi. ‘Basbayâ efendim’ dedim ben. ‘Ne oldu ki?’ ‘Efendim bütün pîr efendiler geldi dedim. Bütün sahâbeler geldi dedim. Bütün peygamberler geldi dedim. Hepsi de benim başıma üşüştüler dedim ben. ‘Sen nasıl bir hayât yaşıyorsun böyle?’ dediler bana dedim. Ondan sonra ben de dedim: Bu hayâtımdan memnunum, dedim dedim. Onlar etrafımda durdular dedim, hep dedim. Sabaha kadar. Dediler ki: ‘Bir de sana nöbetçi bırakıyoruz.’ Ben istemiyorum dedim, dedim. Ben — onlar bir de nöbetçi bıraktılar dedim, bir de hizmetçi bıraktılar dedim. Ben dedim: Sağımdan soluma dönüyorum, hizmetçiler dedim etrafımda dönüyorlar boyuna dedim. Ben onları kastettim dedim: ‘Etrafımızda dönüyorlar’ diye.’" Şeyh Efendi şüphelenip diğer "süslü cüppeli" dervîşe dönüyor: "Ona döndü: ‘Sen ne anladın dedi ona?’ ‘Ben ne bileyim efendim şimdi’ dedi. ‘Ben ne bileyim.’ ‘Öyle yolculuk kolay değil oğlum’ dedi. ‘Sen buradan dön hadi evine, sen dinlen evinde. Sıcak yatağını terk etme. Bir daha da boyundan büyük işlere kalkışma. İyi mi?’ ‘Emredersiniz efendim’ dedi. Hemen oradan birisine dedi: ‘Kahvaltıdan sonra bunu garaja bırakın.’ Bana sardım. Herkes kaldı böyle. Baktım ‘daha kahvaltı yapacağım diye mi uğraşıyorsun’ dedim ona. Ulan boğazına dizilir insânın öyle bir şey olunca. Neyse, aldılar götürdüler.
Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Fitne Hadîsleri, "Sözler ve Emanetler
Hz. Îsâ aleyhisselâm’ın üç zümreyle karşılaştığı menkıbesi nedir?
Hz. Îsâ aleyhisselâm’ın üç zümreyle karşılaşıp "Ben sadece Allâh’ı sevdiğim için ibâdet ediyorum" diyen zümreyi tercîh ettiği menkıbesi, cehennemden kurtulmak için, cennete girmek için ve Allâh’ı sevdiği için ibâdet edenler. Hz. Îsâ ilk ikisini reddedip "Benim aradığım sizlersiniz" diyerek üçüncü zümreye katılmıştır.
Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu
Hz. Âdem aleyhisselâm ilk insan ise kime peygamber olarak gönderildi?
Bir üniversite öğretim üyesinin "Hz. Âdem ilk insan ise kime peygamber olarak gönderildi?" sorusuna cevap vermesidir. Efendi hazretleri şöyle cevaplar: Hz. Âdem aleyhisselâm, kendisinden südûr edecek olan insanlara peygamber olarak gönderildi. "Tabiat boşluk kabul etmez." İlk doğan çocuklar aynı zamanda bir peygamber çocuğudur; çocukluklarından itibâren bir peyg. Bir peygamberin eğitimini almışlardır. Bu yüzden ilk insanlık cahil değildir, eğitimsiz değildir. Allâh’ın yasası, "bize tebliğ edilmedi" özrünü kimseye tanımaz. Hz. Âdem’in çocuklarının "bizim haktan-hakîkatten haberimiz yoktu" deme lüksü yoktur.
Kaynak: 38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayr
Musa Aleyhisselam’ın Firavun Karşısında Doğuşu ve Nil’e Bırakılması nasıl modern teknolojiyle açıklanabilir?
Efendi Hazretleri bu kısma modern teknolojiyle çevirir: "Bunu şimdiki teknolojide kameralara çevirebilirsiniz. Şimdiki teknolojide herkese bir çip takıldığını düşünbilirsiniz. Şimdiki teknolojide bir merkezden beyinsel olarak idare edilmesini çevirebilirsiniz." Bu çevirme aktarımı önemlidir: Efendi Firavun’un bir tarihi ölçüde yaptığı şeyin şimdiki ideolojik ve teknolojik araçlarla yeniden yapılabileceğini ima eder. "Aslı Firavun öylesine bir şey yaptığını ki bütün erkekleri tek merkezde topladı. Düşüncesini, fikriyatını ve fiiliyatını topladı." Üç katmanlı bir sosyal kontrolü açıklar: düşünce, fikir, fiil.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ
Muaviye-Yezîd kıyâsı nedir?
Efendi, Sûfîliğin seyirci olamayacağını İslâm tarihinden çok çarpıcı bir kıyâyla destekler. Hazret-i Osman radıyallâhu anh Hazretlerinin şehîd edildiği muhâsara sırasında, Muaviye’nin Medîne’ye gönderdiği askerler dışarıdan zımnen seyretmişlerdir. Aynı zihniyet daha sonra Kerbelâ’ya uzanmıştır: "İlk darbeyi yapan İslâm dünyâsında Hazret-i Osman radıyallâhu anh Hazretlerinin şehîd olmasına sebep olan bâğîler aynı zamanda da bunu seyreden Muaviye’ler ve askerleriydi. O gün Hazret-i Osman’ı şehîd olurken seyreden asker, sonra Hazret-i Hüseyin Efendimiz ile yanındakilerin şehîd olmasını seyretti. Ama aynı kimseler Hazret-i Hasan Efendimiz’i de zehirleyerekten şehîd etti."
Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg
Yezîdînin tanımı nedir?
Yezîdînin Tanımı: "Ne Kâfir Ne Mü’min" Efendi’nin bu kavramı kullanırkenki en hassâs ayrımı şudur: "Bakın Yezîdî deyince — kâfirin kâfirliği bellidir. Yezîdîlere ne kâfir diyebilirsin, ne mü’min diyebilirsin. Yezîdî. Mü’min olsa Hazret-i Hüseyin Efendimiz’i şehîd eder mi? Bir mü’min kimse, mü’min kimse Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin evlâtlarına kılıç çekebilir mi?"
Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.
Hadîsleri inkâr ediyorlar, hadîslerin sahîh olmadığını söylüyorlar mı?
Mehmet Okuyan bir televizyon programında Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin "ümmî olmadığını, ona iftirâ atıldığını" söylemiş. Âyet-i kerîmede açıkça "ümmî peygamber" ifâdesi geçer (A’râf 7:157-158). Bu Mehmet Okuyan, Mustafa İslâmoğlu’nun kanatları altında olan yüzü parlak, sakalsız-bıyıksız bir profesör. Hadîsleri inkâr ediyorlar, hadîslerin sahîh olmadığını söylüyorlar.
Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — "İstemeyerek Yaptım" Bahânesi, Ümmî Peygamb
Peygamberlerin ve velilerin yolunu seçmek ne anlama gelmektedir?
Yaratılmış en derin soruları — zât, irade, emir, ayât-ı sâbite, lev-i mahfûz, cüzî irade — hepsi nihayetinde peygamberlerin ve velilerin yolunu seçmek gibi basi bir taahhüde döner.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 9 Şubat 2013 | Hilkat’te Üçlülük: Zât, İrade, E
Âişe (radıyallâhu anhâ) Resûlullâh’ın ahlâkını şöyle tavsîf etmiştir: "O insanların içerisinde ahlâk bakımından en güzel olandı mı?
Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) Resûlullâh’ın ahlâkını şöyle tavsîf etmiştir: "O insanların içerisinde ahlâk bakımından en güzel olandı. Çirkin ve kaba ifâdeler kullanmazdı. Çarşı ve pazarlarda münâkaşaya girip bağırıp çağırmazdı. Kötülüğe kötülükle mukābelede bulunmaz, af ve hoşgörüyü tercîh ederdi." Resûlullâh hiç kimseye kötü ve çirkin lakap takmazdı. Hiçbir yemeği, içeceği kınamazdı; canı isterse yer, istemezse geri çekilirdi. Hiçbir elbiseyi, eşyayı, hediyeyi kınamazdı. Hz. Âişe vâlidemiz: "Resûlullâh hanımlarına bir fiske vurmamıştır" diye rivâyet eder.
Kaynak: 69. Dergâh Sohbeti — Sabah Namazı, Disiplin, Peygamber Ahlâkı ve İnfâk
Ömer canı sıkıldı: "Yâ Resûlallâh, Allâh seni bununla mı emretti?
Resûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) asla ertesi güne evinde yiyecek ve para bırakmazdı. O gece yarısına kadar gelen ne varsa ihtiyâç sâhiplerine dağıtırdı; o dağıtılmadan asla uyumazdı, başında nezâret ederdi. Bir gece her şeyi dağıttıktan sonra birisi geldi: "Yâ Resûlallâh, bina bir şey ver." Elinde hiçbir şey kalmamıştı. Sırtını aldı, bir esnaftan borçlanarak o adama yiyecek verdi. Hz. Olmayan şeyi de veriyorsun!" Resûlullâh buyurdu: "Benden bir şey istendiğinde, onu vermekle emrolundum." İbn Abbâs diyor ki: Resûlullâh vefât ettiğinde geriye ne para, ne pul, ne de köle bıraktı. Yalnız üç ölçek yiyecek karşılığında bir Yahûdîye rehin olarak verdiği zırhı kalmıştı. Borçlanırken Müslüman ve Yahûdî olarak ayırt etmedi; gitti Yahûdîye de borçlandı.
Kaynak: 69. Dergâh Sohbeti — Sabah Namazı, Disiplin, Peygamber Ahlâkı ve İnfâk
Eğer namazda sehiv secdesiyle ilgili bir rivayet varsa bile midir?
Taha Suresi’nde Cenab-ı Hak buyuruyor ki: ‘Biz Adem’e ahit vermiştik, o unuttu.’ Hz. Adem Aleyhisselam cennette o ağaca yaklaşmaması hususunda ahit vermişti. Yaklaşmazsanız ebedi olarak cennette yiyecek, içecek, yaşayacaksınız. Ancak Hz. Adem ahdinde durmadı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin gaflette durması, yanılması düşünülemez. Eğer namazda sehiv secdesiyle ilgili bir rivayet varsa bile, hadis-i şerifte ‘Siz yanıldığınızda sehiv secdesi yaparsınız’ buyurmuştur; kendisinin yanıldığını söylediğine dair bir hadis yoktur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem din ve dinden olan hiçbir şeyde yanılmamıştır, hiçbir şeyde gaflete düşmemiştir. Allah, Peygamberini Kur’an ile koruyor. Çünkü Peygamber korunmazsa Kur’an da korunmamış olacak. Peygamberin üzerinde bir şüphe olursa Kur’an’ın üzerinde de şüphe olacak. Necm Suresi’nde Allah buyuruyor ki: ‘O hevâ ve hevesinden konuşmadı, O ancak bizim emirlerimizi yerine getirdi.’ Bu ayetten sabittir ki hevâ ve hevese düşmeyen bir kimsenin namazda gaflete düşmesi söz konusu değildir.
Kaynak: 195. Dergah Sohbeti – Peygamberlerin Yanılmazlığı, Mümin Direnişçidir ve Duanın
Peygamber sevgisi nedir?
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Beni evladından, annenizden, eşinizden, çocuklarınızdan, mallarınızdan ve canlarınızdan fazla sevmedikçe gerçek kamil imana eremezsiniz.’ Müslümanların en büyük eksik noktası burada. Onu severek Hakk’a ulaşmak var.
Kaynak: 200. Dergah Sohbeti — Peygamber Sevgisi, Mezhep Farkları ve Zikrullahın Fazileti
Her yüzyılda müceddidler çıktığı gibi anti müceddidler de çıkmıştır?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağlığında Müseylemetü’l-Kezzab ‘Ben de peygamberim’ demiştir. Her devirde sahte mehdiler, sahte peygamberler çıkmıştır. 28 Şubat zihniyetinin ürünü olan profesörler, dini ifsad etmek için çalışmaktadır.
Kaynak: 270. Dergah Sohbeti – Lanet, Zikir Ahlakı, Ashaba Saygı ve Dergahta Adab
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine şefaat görevi verilmiştir mi?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine şefaat görevi verilmiştir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimelerle, sünnet-i seniyyede hadis-i şeriflerle ve iştihad imamlarının ictihadlarıyla sabittir.
Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh
Peygamber Efendimiz’in Yahudi ile ticareti nasıl olmuştur?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir Yahudi tüccardan borç almıştır. Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah’ın kıyafetleri eskimişti. Bir sahabe ‘Ya Resulallah, o Yahudi’den biraz daha kumaş al’ dedi. Hz. Enes gönderildi. Yahudi tüccar ‘Muhammed’in eline ne zaman para geçer ki bana göndersin, eski borcu duruyor’ dedi. Hz. Enes gelip durumu anlattığında ‘Allah’a yemin ederim ki o yalan söylüyor, Muhammed borcuna sadıktır’ dedi. Birkaç gün içinde parasını gönderdi. Bu hadis-i şerif İmam Muhammed’in Kitâbü’z-Zühd’ünde mevcuttur.
Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh
Hz. Muhammed’in ruhlar üzerindeki etkisi nedir?
Allah, Muhammed-i Mustafa’nın nurunu bütün ruhların üzerine sermiştir. Hiçbir ruh ‘bana o nur isabet etmedi’ diyemez. Bütün insanlar o nurdan pay almıştır. Hadis-i şerifte buyurulur ki: ‘Bütün insanlar mümin doğar, ama anne ve babaları onları kendi dinleri üzere büyütür.’ O nur bazılarının üzerinde tutunmuş, bazılarından kaygan zeminde kayan su gibi düşmüştür; bunda Allah’ın hiçbir suçu yoktur.
Kaynak: 277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman
Muhammed-i Mustafa’nın âlemlere ne gibi bir rol oynadığı anlatılmaktadır?
Muhammed-i Mustafa âlemlere rahmettir. Kafirler dahi ruhlar âlemindeki ‘Bela’ — ‘Evet, Sen bizim Rabbimizsin’ ikrarını Muhammed Mustafa’nın nuru sayesinde vermişlerdir. O nur olmasa yaratılmazlardı bile. Muhammed-i Mustafa’nın çamuru Beytullah’ın bulunduğu bölgeden alınmıştır; Beytullah’ın kutsiyeti de buradan gelir.
Kaynak: 277. Dergah Sohbeti: Vefa, Tefekkür ve Allah’a Has İman
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri fiilî şükür konusunda ne demiştir?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: ‘Ben kuru ekmek kırıntılarını yiyen bir kadının oğluyum.’ Biz parmağıyla yemek tabağını sıyırıp parmağını yalayan Peygamber’in ümmetiyiz. Pirinç tanesi bir pirinç tanesi; sofranızda görüyorsanız alacaksınız ağzınıza. Almıyorsanız vallahi Allah bereketinizi keser.
Kaynak: 280. Dergah Sohbeti: Kalp Temizliği, Fiilî Şükür ve Deccaliyetle Mücadele
Bugünün bunun ucunu göremeyen insanları diyorlar ki: ‘Tek evliya bizim şeyhimiz midir?
Musa aleyhisselam kendi kendine ‘Ya Rabbi, bir ilim sahibi var mı?’ demiş. Allah buyurmuş ki: ‘Var ya Musa.’ Kendi ilminden üstün bir ilim sahibi varmış. Allah ona yol tarif etti, Hızır aleyhisselamı buldu. Bakın, Hızır’daki ilim o zaman için Musa’da yok. Musa’nın Hızır’dan haberi yok. Kur’an bize bunu naklediyor. Bugünün bunun ucunu göremeyen insanları diyorlar ki: ‘Tek evliya bizim şeyhimizdir, başka evliya yoktur.’ Türkiye’deki bütün şeyhleri dolaşın; kendilerinden başka kimseyi tanımazlar.
Kaynak: 282. Dergah Sohbeti: Tasavvufun Hataları, Şeyhlik İddiası ve İcazet Meselesi
Peygamberlerin sınırları nelerdir?
Peygamberlerin Sınırları: Zarar ve Fayda Yalnız Allah’tandır. Cenab-ı Hak buyuruyor: ‘Ey Muhammed, sen de ki: Ben bir melek değilim. Allah’ın hazineleri benim yanımda değildir. Ben gaybı da bilemem.’ Aynı ikazı Nuh aleyhisselama da yapıyor. Bu peygamberlerden birisi, en faziletlisi, en yücesi ve kullukta en ileri safhaya giden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleridir. Ve Allah o Peygamber’e bile diyor ki: ‘Ey Muhammed, sana gelecek olan zarar ve faydada senin bir hükmün yok. Eğer bir zarar verecekse bunu kaldırmaya senin gücün yok; eğer bir fayda verecekse bunu sağlamaya senin gücün yok.’
Kaynak: 283. Dergah Sohbeti: Tevhid, Gayb İlmi, Şirk Tehlikesi ve Evlilik Hakkı
Hz. Peygamber’in sevgi anlayışı nedir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine bedevinin birisi geldi: "Kimi en fazla seversin ya Resulallah?" dediğinde "Aişe’yi" dedi. Hz. Peygamber böyle cevap verince bedevi durdu: "Erkeklerden, ya Resulallah, bizlerden?" deyince "Ebu Bekir’i" dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri eşlerine muhabbet beslerdi, çocuklarına ve torunlarına muhabbet beslerdi, arkadaşlarına muhabbet beslerdi. Onun muhabbeti, onun sevgisi cennetlikti. Onun sevgisi heva ve hevesinden değildi. O Mekke’yi fethetti; Mekke’nin malı mülkü için fethetmedi. Dünyalık ülkenin topraklarını genişleteyim, bir krallık kurayım diye Mekke’yi fethetmedi. Mekke’nin fethi Allah içindir. Onun hicreti Allah içindir, kadın için hicret etmemiştir, ticaret için hicret etmemiştir.
Kaynak: 291. Dergah Sohbeti — Hürriyet Makamı, Asıl Keramet ve Gaye Verilenlerin Hali
Hz. Şemseddin-i Tebrizi’nin uyarısı nedir?
Sakın! Hz. Şemseddin-i Tebrizi: "Onca insanlar gördüm nura giderlerken, nura gidiyoruz zannettiler, nara gittiler. Çok az insan gördüm; herkes onlar nara gidiyor zannetmişler de onlar nura gittiler" demiştir. Bu ne demek? "Çok azınız iman eder" ayet-i kerimesidir.
Kaynak: 291. Dergah Sohbeti — Hürriyet Makamı, Asıl Keramet ve Gaye Verilenlerin Hali
Hz. İbrahim Makamı nedir?
Hz. İbrahim Makamı: Mücadele Ehli. Bu makam Hazreti Halilullah İbrahim aleyhisselamın makamıdır. Peygamberlerin halleri nübüvvet yolunda giden insanların ölçüsüdür. Nübüvvet yolunda gidenler kendi hallerini peygamberlerin hallerine benzetirler ve kendilerine ölçü olarak peygamberlerin hallerini alırlar.
Kaynak: 292. Dergah Sohbeti — Mücadele Makamı, İlham-Hitap Farkı ve Naz-Niyaz Yolu
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hakkında ne söylendi?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hakkında Hz. Enes Efendimiz şöyle nakletmiştir: Hz. Peygamber kimsenin yüzüne hoşlanmayacağı bir şey söylemezdi. Gıybet etmeyin, yanınızda gıybet ettirmeyin. Kimsenin aleyhine bir şey konuşmayın. ‘Ben onun yüzüne de söylerim’ demek delikanlılık değildir.
Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ne buyurmuştur?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur ki: ‘Ben günde yetmiş kez tövbe ederim.’
Kaynak: 321. Dergah Sohbeti: Biat, Manevi İcazet, Rabıta ve Esrarı İlâhiyenin Hakikati
Hz. Peygamber’in ikaz yöntemi nedir?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hiç kimseyi ve hiçbir kavmin karşısına alarak hatalarını yüzlerine vurmamıştır. Ama sadakat ve vefâ imtihanı olmayan bazı yakın sahabe efendilerimizin hatalarını yüzlerine söylediği olmuştur. Mesela Hz. Ali Efendimize namazı kaldırdığında: "Allah dileseydi kalkar mıydın?" buyurmuş; İki Cihan Serveri eliyle vurarak: "Gerçekten insan tartışmaya en düşkün varlıktır" (Kehf 18:54) demiştir.
Kaynak: 325. Dergah Sohbeti — Giybet, Laf Tasima ve Nefisle Mucadele
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri ne buyurmuştur?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: Mahşerde hiçbir gölgenin bulunmadığı anda Allah’ın yedi sınıf insanı Arş’ının gölgesinde gölgelendireceği sabittir. Bunlardan biri, soylu ve güzel bir kadın davet ettiğinde ‘Allah’tan korkarım’ diyerek gitmeyen adamdır. İşte o adam Arş’ın gölletinde gölgelenecektir.
Kaynak: 328. Dergâh Sohbeti — Mevlevîlikte Şemsî Ekol, İhlas ve Çanakkale Ruhu
Hazreti Peygamber’in yüzünü tasvir etmek haram mıdır?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin yüzünü tasvir etmek, resmini çizmek, sinema filminde birisini onun yerine oturtmak haramdır. On Emir filminde Hazreti Musa aleyhisselâmın yüzü gösterilmişken, Çağrı filminde Peygamber Efendimizin yüzünün gösterilmemesinin sebebi budur. Hazreti Peygamber’in cemâl-i şerîfi hiç kimsenin cemâline benzemez.
Kaynak: 330. Dergâh Sohbeti — İyilik Ahlâkı, Niyetin Gücü ve Tevhid İşareti
Hazreti Peygamber Sufi miydi?
Evet. ‘Senin mürebbin ben değil miyim?’ buyurmuştur Cenab-ı Hak. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri saf idi ve mürebbisi Allah’tır. Saflıkta hangi mertebedeydi? Varlığın, yaratılmışların en yücesi olan Hazreti Peygamber’in saflığının son noktasını hesaplamamız mümkün değildir. Ancak kendimizi onun saflığına doğru zorlamakla mükellefiz.
Kaynak: 360. Dergah Sohbeti — Nazar Boncuğu, Sufi Yolunda Kalma, Zühd ve Teslimiyet
Hz. Peygamber’in birini Allah yolunda kabiliyetli olmadığını söylemesi var mı?
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ‘Senin Allah yolunda gitmeye istidadın yok’ deyip kovduğu bir kimse var mıdır?
Kaynak: 367. Dergah Sohbeti — Beyin Ölümü, Zina Hukuku, Evrensel Hukuk Eleştirisi, Affet
Hanzala Hadîsi nedir ve ne anlatmaktadır?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in kâtiplerinden Hanzala el-Üseyyidî radıyallâhu anh, Hz. Ebû Bekir radıyallâhu anh ile karşılaşır. ‘Nasılsın yâ Hanzala?’ sorusuna ‘Hanzala münâfık oldu!’ diye cevap verir. Hz. Ebû Bekir ‘Sübhânallah, sen ne söylüyorsun!’ der. Hanzala şöyle açıklar: ‘Resûlullah’ın yanında olduğumuzda bize cenneti ve cehennemi hatırlatıyor, sanki gözle görmüş gibi oluyoruz. Yanından çıktıktan sonra ise hanımlarla, çocuklarla ve geçim sıkıntısıyla meşgul oluyoruz, bu sebeple çok şeyi unutuyoruz.’ Hz. Ebû Bekir de ‘Allah’a yemin olsun ki bizde de böyle şeyler oluyor’ der.
Kaynak: 517. Dergah Sohbeti — Zekât Hesaplama, Peygamber Filmleri, Âile Hayatı ve Müşâhe
Peygamberlerin istişare ederek karar vermesi örnek verilebilir mi?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendisini bile ilgilendiren meselelerde sahabeleriyle istişare etmiştir. Hazreti Âişe annemize iftira atıldığı zamanki gibi istişare etmiş; Hazreti Ebû Bekir’in, Ömer’in, Hazreti Ali efendimizin ve başka sahabelerin görüşünü sormuştur.
Kaynak: 585. Dergâh Sohbeti — Velîlerde Bunama, İstişare Sünneti ve Manevi Danışma
Peygamberlik iddiası ve yasaklama meselesi nedir?
Hz. Peygamber ve Müseylemetü’l-Kezzâb Örneği. İşte peygamberliğini ilan eden bir kimse var. Sizi 1400 yıl öncesine götüreyim: Hazreti Peygamber’in zamanında Müseylemetü’l-Kezzâb var. Yalancı bir peygamber çıkmış, peygamberlik iddia ediyor. Kimin zamanında? Hazreti Muhammed Mustafa’nın sağlığında. Ve Hazreti Peygamber bu kimseye savaş açmıyor, kılıcını çekmiyor.
Kaynak: 598. Dergâh Sohbeti — Rüya Adâbı, Peygamberlik İddiası, Haramlarla Mücadele, Meh
Yürümekle gidiyor bu işler mi?
Peygamberler alkışlasın seni. Melekler alkışlasın seni. Bekleme hiçbir şey. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sancağını gördüğün yere kadar yürü. O sancak önde, sen arkada yürü. Yürümekle gidiyor bu işler.
Kaynak: 598. Dergâh Sohbeti — Rüya Adâbı, Peygamberlik İddiası, Haramlarla Mücadele, Meh
Hz. Peygamber’in Masûmiyeti?
Bugün bir üzüntümü paylaşayım. Masanın üzerinde bıraktığım üç ciltlik bir profesörün tefsiri vardı; hediye olarak gelmişti. Açıp baktığımda o ilâhiyat fakültesinde profesör olan kişinin tefsirinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hata yaptığını, günahlarının olduğunu yazıyordu. Tekrar tekrar okudum; üç sefer okudum, üçünde de aynı sonuca vardım. Üzüntümden masanın üzerinde bıraktım.
Geçmiş peygamberlerin küçük hataları ve zeleleri olmuştur. Ancak Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu hatalardan da münezzehtir. Ne yazık ki bir ilâhiyat profesörü, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin de küçük günahları olduğunu, hataları olduğunu söylüyor. Üç ciltlik bir tefsir, Kur’ân’ın indiriliş sırasına göre hazırlanmış. Kendi kendime dedim ki: Ümmet-i Muhammed böyle bir noktaya nasıl geldi? İlâhiyat fakülteleri nasıl geldi bu noktaya? Bu insanlar geleceğe koşarken bu meselelerin altından nasıl kalkacak?
Kaynak: 625. Dergah Sohbeti — Hudeybiye Antlaşması, Fetih Suresi ve Peygamber’in Masûmiy
Yunus Emre’nin dervişlik hakkındaki sözleri nelerdir?
Yunus Emre’nin dediği gibi: "Ele geleni yersek, dile geleni dersek, koca Yunus’un dediği gibi öyle dervişlik dursun."
Kaynak: 669. Dergah Sohbeti — Ahzâb 21: Hz. Peygamber En Güzel Örnek ve Sünnet-i Seniyye
Mustafa Özbağ hakkında ne söylendi?
Oh Sevgili adımı anmaz oldum. Aynasından silinmiş bir toz gibi. Rüzgarın savurduğu kuru bir yaprak gibiyim. Gönül perdeme uğramaz oldu artık.
Peygamberi rüyasında ve halinde gören ve görmeye devam eden kişi midir?
Allah’ı çokça zikretmeyen ve Peygambere tabi olmayan kişi, Peygamber Efendimizi hiçbir şekilde göremez. Peygamberi rüyasında ve halinde gören ve görmeye devam eden kişi, dördüncü makama yani Mutmainne makamına ulaşmıştır ki, bu kalbin ilham aldığı en yüksek makamlardan biridir.
Kaynak: O şeyh sahte icazetlidir manevi rehber değildir bir gün foyası çıksada dervişin
Musa Aleyhisselam’ın peygamberlik vazifesini tebliğ edince ne istemiştir?
Musa Aleyhisselam’ın peygamberlik vazifesini tebliğ edince isteği şu: "Bir de ailemden birini bana vezir yap. kardeşim Harun’u. Onunla beni güçlendir. Vazifemde onu bana ortak et ki seni çokça tespih edelim ve seni çokça zikredelim."
Kaynak: Bütün peygamberler zorba sistemlerle ve o sistemlerin dayattığı din ile mücadele
Peygamberlerin hepsine iman etmek ne anlama gelir?
Peygamberlerin hepsine iman etmek, onların getirdiklerine de iman etmek anlamına gelir. Bakın sufiler bu konuda öyle enteresan öğretiye sahiptirler ki ben bazen derim ya, sufi öyle bir noktaya gelir, onu geçmiş peygamberlerden birisi öğretiye alır, geçmiş peygamberlerden birisi onun piri olur. Onun makamının yükseleceğine işarettir bir peygamber onu öğretiye aldıysa.
Peygamberlerin peygamberlikleri nasıl kemale erer?
Peygamberlerin peygamberlikleri kemale erer. Yani aslında kemale eren peygamberlik mesleğidir, peygamberlik müessesesidir. Nuh’un peygamberliği ile peygamberlik peygamberliktir ama peygamberlik mesleğini kemalatı İsa ile hazreti Musa’nın peygamberlik mesleğinin kemalatı ile -meslek açısından- Muhammed-i aleyhisselamın peygamberlik kemalatı Mustafa’nın peygamberlik mesleğinin kemalatı aynı noktada ve derecede değildir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında yaşanan İslam kemalatı ile ahir zamanda yaşanacak olan İslam kemalatı aynı derecede değildir.
Kaynak: Nefes — 20 Eylül 2014 Sohbeti
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında dinin ne durumu vardı?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kendi sağlığında, kendi döneminde din tamam oldu fikriyat açısından, kaideler açısından ama Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendisinden sonra gelen müminlere bir şey vasiyet etti, bir şey emretti, bir şey söyledi burası gözden kaçmasın.
Kaynak: Nefes — 14 HAZİRAN 2014 Sohbeti
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliği nasıl ilan edilmiştir?
Ama Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağlığında Müseylimetülkezzâb kendi peygamberliğini ilan etmiştir. Haz-reti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri; kendisinin karşısında peygamberlik ilan eden kimseyi katletmemiş, ona savaş açmamıştır ama siz yaşadığınız hangi toplumda olursanız olun bugün Almanya’da da olsanız Almanya anayasasına bağlı olup partinizi öyle kurmanız gerekiyor. İşte de-mokrasi bu. Bütün dünya üzerindeki demokrasi partilerin kendi tüzükleri-nin içerisinde kalmıştır, parti demokrasisi vardır. Amerika’da demokratlar bir tarafta karşısında ne vardı? Cumhuriyetçiler bir tarafta. Aynı şey. Zaten her yerde Amerikan modeli vardır, iki kutupta birleşirler. Türkiye’de de iki kutup birleşti, ittifaklar oluştu, bir tarafta cumhur ittifakı, öbür tarafta mil-let ittifakı. Cumhurla milletin arasında mana olarak bir fark yok. Cumhur demek, millet demek toplu olan yer, bir fark yok. Ama isim, kelime lafız ola-rak farklı ya o yüzden bizim insanımız da “cumhur ittifakı-millet ittifakı” farklı bir şey zannediyor kelime olarak. Allah bizi affetsin. Parti programla-rına karşı çıkmak da mümkün değildir. Siz herhangi bir partinin içerisinde parti programına karşı çıkamazsınız. O partiye girdiğiniz anda parti prog-ramını kabul ettiniz din gibi. İslam dinine girdiniz, İslamın bütün kural ve kuramlarını kabul ettiniz. X partiye girdiniz, partinin bütün tüzüğünü ka-bul ettiniz, kuram ve kurallara uydunuz oysa Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Müslümanlara başka bir şekilde öğüt veriyor, diyor ki: “Siz-den biriniz: Biz insanlarla birlikte hareket edeceğiz, onlar iyilik yaparsa yaparız, kötülük yaparlarsa onu da işleriz, demesin. Fakat insanlar iyi-likte bulunurlarsa iyilik yapmaya, kötülük işlerlerse zulmetmemeye ken-dinizi alıştırınız.”
Hz. Muhammed’in halifeleri kimlerdi?
Hz. Muhammed’in halifeleri, Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer ve Hazreti Osman’dır. Hazreti Ebu Bekir, Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam’ın sınırları içerisinde kalan kavimleri topladı; Arap yarımadasını güçlendirdi. İslam ordularının başına Halid bin Velid’i koydu, Halid bin Velid komutasında İran seferine çıktı, İran’ın hemen hemen bütün ülkesi fethedildi, oradaki insanlara eminlik gitti. Hazreti Ömer, Şam, Mısır, İran bütünüyle Kisra kuvveti kırıldı; alçaltılmış vaziyette ülkesini terk etti. Kayser hezimete uğratıldı. Hazreti Osman, İslam ülkeleri yeryüzünün en uzak doğu ve batılarına kadar uzanmış, Endülüs, Kıbrıs, Kayrevan, Atlas Okyanusu’na dayanan Septe ülkeleri fethedildi. Doğu yönünden ise Çin’in içine kadar gittiler. Kisra öldürüldü, hükümranlığı bütünüyle zevale erdi.
Peygamberin devlet başkanlığı konusunda ne söylendi?
Peygamberin devlet başkanlığı konusunda, bu konunun ilahi kaynaklardan değil, içinde yaşadığı sosyal ve siyasi gelişmeler sonucunda elde edildiğine dair bir ifade yapılmıştır. Peygamberin devlet başkanlığı, şartlarla ilgili bir durumdan kaynaklanmıştır ve bu, onun peygamberliğine şüphe getirmemelidir.
İslam önderi derken neden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin adını anmaktan uzak duruyor?
Faik Bulut özellikle burada İslam önderi diyerekten Peygam-ber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin adını anmaktan uzak duruyor.
Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin tarif ettiği kimse kimdir?
Bu öyle bir kimse ki normal hükümdar değil. Yani sadece zahire bakan, zahiri bir yönü olan kimse değil. Bu aynı zamanda da manevi bu noktada mükemmelliği yakalamış ve normalde kamil bir veli.
Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin tarif ettiği kimse hangi özelliklerle tanımlanmaktadır?
O yüzden söz konusu edilen o Hazreti Pirin tarif ettiği kimse, Hazret, Pirin deyimiyle kerem denizi. Öyle olunca artık o insanların ırkına göre davranmıyor. Yani o acemdi, o Araptı bakmıyor. Hani halife Harun Reşit bir gün hutbeye çıkmış, hutbede tabi başlangıçta Allah’a hamdediyor ya hani hamtle başlıyor. ‘Elhamdülillâhi Rabbil alemin’ diyor. Behlüldâne de onun kardeşi. Behlüldâne oradan bağırıyor: ‘Elhamdülillâhi Rabbil müminin.’
Peygamberlerin makamları boş kalır mı?
Hiçbir peygamberin makamı boş kalmaz dünya üzerinde. Adem aleyhisselamdan Muhammedi Mustafa’ya(s.a.v) kadar ne kadar peygamber geldiyse hepsinin makami nda onun vazifesini yerine getiren bir veli vardır.
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve sellem neden sahabenin birinden yemek daveti almıştır?
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve sellem hazretleri ümmetinden ayrı yiyip içmedi. Hani sahabenin biri geldi, hendekte kulağına fısıldadı, dedi ki: "Sütten kesilmiş bir keçim vardı, onu kestim," dedi, "ya Resulallah," dedi, "akşam yemeğine bize buyur gel." Allah Resulü dedi ki: "Ey ashabım, filanca kardeşiniz," dedi, "keçi kesmiş, bir koyun kesmiş, bu akşam ona davetiyiz," dedi.
İsa aleyhisselâmın bir havarisi neden Antakya’ya gelir?
Meşhurdur ya, isa aleyhisselâmın havarilerinden bir tanesi gelir Hatay’a. Hatay Antakya’ya gelir. Hatay, Antakya’ya gelince orada bir iftiraya uğrar yani birisinin öldürdüğüne dair. Bu sefer günün Antakya kralı onu hapseder. Onu hapseder, bir türlü oradan onu çıkarmaz, idam edilecek birini öldürdü diye.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin peygamberliğini nasıl ilan etmiş oldu?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin peygamberliğini bütün bizim canlı veya cansız olarak nitelendirdiğimiz bütün varlık onun peygamberliğini ilan etmiş oldu.
Eyyüp Peygamber’in manevi tecelli süreci nedir?
Hani Eyyüp Aleyhisselam çok zengindi, malı mülkü sayılamayacak kadardı, atları develeri hayvanları sayılamayacak kadardı. Çok zengindi. Şimdi Eyyüp Aleyhisselam normalde hani böyle bir on yıl kadar hastalık yaşadı ya, herkes bunu attı sattı…Öyle peygamberlerin, büyük velilerin imtihanıdır. Ne yaptılar Eyyüp Aleyhisselamı? Böyle bir hastalık bulaştırınca, şehirden uzaklaştırdılar, çöplükte yaşamaya başladı. Şehirde istemediler, attılar onu evden, barktan, şehirden de attılar, çöplükte yaşamaya başladı. Çöplükten de attılar, ‘Sen dediler, çöplüğümüzde de durmayacaksın.’ Sonra o bir mağaraya gitti, bir mağarada yaşamaya başladı. Çok vefalı bir eşi vardı, ‘Benim Eyyübüm’ derdi, gelir giderdi. Şeytan defalarca onu aldatmak için yoluna çıktı. Çok zengin bir şekilde tecelli etti, dedi ki: ‘Bırak şu Eyyüb’ü, çok zenginim.’ Dedi ki: ‘Ben Eyyübümü bırakamam.’ Bir gün büyük devlet başkanı, komutan gibi geldi, bakın dikkat edin ne olarak geldi? Çok zengin olarak geldi. Ne olarak geldi? Çok büyük devlet başkanı, büyük bir komutanmış gibi geldi, bırakmadı. Bir gün de ona böyle çok büyük alimmiş gibi geldi, dedi ki: ‘Benim Eyyübüm var,’ bırakmadı. Her gün ona yiyecek ekmek, yiyecek, içecek getirip götürdü. Halkı onu terk etti, insanlar onu terk etti, yüzünü görmek istemediler. Yaşlandı, çöktü hastalıktan dolayı ve en sonunda dua etti, dedi ki: ‘Ya Rabbi, hastalıktan şikayetçi değilim ama dedi, sana ibadet etmekte zorlanıyorum artık, bana şifa ver.’ Çilesi doldu, çile dolmayınca dua tecelli etmez, duanın ve çilenin bitimi tecelli etti ve Cen.
Peygamberin ruhaniyeti ve nuraniyeti ile ilgili ne söylenmektedir?
Hazreti Allah celle celâlühu, kendi ruhundan ve nurundan bir şey yarattı. O yarattığı şey, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhaniyeti ve nuraniyetiydi, ilk yaratılan. ilk yaratılan şey, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhaniyeti ve nuraniyetiydi. O yüzden Hazreti Ayşe annemiz diyor ki: ‘Ey şu varlığın hülasası!’ Yani varlığın özü, yaratılmışların en seçkini manasında ve ‘Vücudun zübdesi…’ Zübde, öz anlamına geliyor. Öz, bir şeyin özü. Yani normalde bir şeyin özü denilince, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, varlığın özü hükmünde. Tabii bunu Hazreti Pir, Hazreti Ayşe annemizin dilinden söylüyor bunu: ‘Ey vücudun zübdesi’ dediğinde, bütün normalde vücut olarak, hani, Hazreti Pir’in de bir tarafı vahdet-i vücudun hatta daha ilerisindedir. Herkes vahdet-i vücudu Hazreti Muhyiddin ibni Arabi’nin eserlerinden çıkarımlar yaparak söyler. Hazreti Mevlana da böyle vahdet-i vücut lafını kullanmaz amma ve lakin, bu meselede bu fakirin tespiti, Muhyiddin ibni Arabi’den daha ileri derecede konuşur. Burada da ‘vücudun zübdesi’ dediğinde, bütün hani vahdet noktasındaki vücudu bir görüyor ve o vücudun zübdesi yani özü anlamında da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini görüyor.
Peygamberlerin zahir ve batın kavramları nedir?
Bütün islam, Âdem’den Muhammedi Mustafa(s.a.v.)’e kadar hepsinin zahiri olduğu gibi batınî da vardır; peygamberlerin zahirleri olduğu gibi batınları da vardır. Kitapla beraber onlara hikmet verildi; o hikmet, ilmi ledündür, işin batın tarafıdır, onlar meselenin hakikatine vakıftırlar.
Peygamberin eşi ona ilham vermiş midir?
Eşinden geldi. Peygamberliğine bir zarar mı? Hayır. Peygamberliğine bir eksiklik mi? Hayır. Allah onu bir sıkıntıdan çıkardı; kalktı Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem abdestini aldı, kurbanını kesti, tıraşını oldu, ihramdan çıktı. Sahabeler teker teker, teker teker hepsi de yapmaya başladı.
Peygamberlerin manevi tesirini nasıl kabul etmek gerekir?
Bir mürşidin, bir velinin manevi tesirini veya Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin man, evi tesirinden istifade edebilmek için o tesiri alabilmek için herkesin bir kabiliyeti var. O kabiliyeti nispetinde o tesirden alıyor. Ona bir canı gönülden yaklaşması var, canı gönülden yaklaşmazsa o tesiri tam olarak almıyor.
Peygamberin ümmetindeki manevi ilim nedir?
O yüzden Hazreti Muhammedi Mustafa’nın ümmetinde olan manevi ilim, Adem’den o zamana kadar gelen bütün peygamberlerin ümmetlerinde görülmemiş bir manevi ilim vardır. Görülmemiş; ne ibrahim’in ümmetinde, ne Musa’nın ümmetinde, ne isa’nın ümmetinde, ne Adem’in ümmetinde, ne diğer peygamberlerin ümmetinde… Hz. Muhammedi Mustafa’nın ümmetinde görülen manevi ilim hiçbirinde görülmemiştir.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kabristandan geri dönmüş olmasının manası nedir?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kabristandan geri dönmüştü ve Hazreti Ayşe annemiz, hava yağmurlu olmasına rağmen, üzerinde bir ıslaklık görmemişti. Ve baktı, böyle, onun elbisesine, sarığına; onun üstüne başına ıslaklık yok dedi, ıslanmamışsın. O da ona ne demişti? "Senin örtün neydi?" dedi, o da "Senin cübbenin altına girmiştim. O zaman senin gördüğün o yağmur manevi" dedi. "O gördüğün ıslaklık da manevi; o zahir yağmur değil," demişti.
Peygamberlerin kör olanlara ne tür tedbirler uyguladığına dair örnekler verilir mi?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, daha ilerisini yaptı. Sahabenin birisinin gözü çıktı, savaşta ok isabet etti. “Gözüm, Ya Resulallah,” dedi, gözü elinde geldi sahabe, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri oku çıkardı, gözünden, gözü “Bismillahirrahmanirrahim,” dedi, yerine koydu, tükürüverdi. Şimdi inkârcılar bunu da inkâr edecek, etsinler onlar da. Ne yapayım yani, geri zekalı! Siz cahilleri görünce yüz çevirin, demiş. Yüz çeviriyoruz. inkârcı demek cahil demek…Hatta sahabe diyor ki: “Öbür gözüm görmez oldu ama Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin o tükürüklediği, sıvazladığı gözünü, yerine oturtturduğu çıkmış göz. Öyle gözünü yerine oturtturdu derken, öyle değil, gözü çıkmıştı, elinde geldi sahabe, göz elinde geldi! Hadisin metninde öyle yazıyor. Bazı yerlerde işte altına demişler ki gözünden yaralanmıştı, yapma! Akılperestleri sen Müslüman edeceğim diye uğraşma, akılperest o. O mucizeye inanmayacak, inkârcı, münkir…Bırak, bozma! Mucize bu! Peygamberimle ben gurur duyuyorum. Peygamberimle ben kıvanç duyuyorum. Böyle bir peygambere ümmet olduğum için mutluluk duyuyorum. Evet, gözü elinde geldi sahabe, sıvazladı, yerleştirdi yerine. Yani normal gözün açılması değil. Hatta birisi daha geldiydi ya, gözleri görmüyordu. Ne dedi ona? “Gel,” dedi, “dua et gözlerinin açılması için.” Nasıl dua etti? “Ya Rabbi, ben Allah’a iman ettim. Senin Allah olduğuna iman ettim. Peygamberinin peygamberliğine de iman ettim.” Dua, dua! Vesile etti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini, sahabe…Peygamber öğretiyor bunu. Gözleri açıldı sahabenin. Hazreti Muhammedi Mustafa(s.a.v.)’i vesile etti. Vesile, hadisle ayetle sabit ama ooo! inkârcılar ayağa kalkıyor, “vesile yok” diye. Var kardeş, sen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem i vesile et, sen büyükleri de vesile edebilirsin. Hani Bediüzzaman Said Nursi hazretleri diyor ya, “Benim bir şeyim kaybolsa,” diyor, “ben diyor Abdülkadir Geylani Hazretlerini vesile eterim, kaybımı bulurum,” diyor. Şeyh Efendi öğretmişti bana: “Oğlum, 11 ihlas, bir Fatiha okuyacaksın, Geylani Hazretlerinin ruhaniyetine bağışlayacaksın, kalbin bulunur,” dedi.
Hazreti Peygamber Efendimizi ve diğer peygamberleri çağırma niyeti nedir?
Hazreti Peygamber Efendimizi çağıracağım, bütün peygamberleri çağıracağım. Tabi, davet ya, sünnet ya, davete icabet sünnet. Ben, davet etmek benden.