Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Zikir — Sayfa 9

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Zikir(896) — Sayfa 9/13

Ramazan ayında zikri, tövbeyi, Kur’an’ı, tasadduhu asla ihmal etmeyin midir?

Ramazan ayında zikri, tövbeyi, Kur’an’ı, tasadduhu asla ihmal etmeyin.

Kaynak: Ramazan ayında zikri, tövbeyi, Kur’an’ı, tasadduğu asla ihmal etmeyin

Sen duysan da duymasan da, her şey Allah’ı zikreder mi?

Sen duysan da duymasan da, her şey Allah’ı zikreder. Şu an içinde bulunduğunuz mekânda her şey zikir hâlindedir: asmış olduğunuz ceket, halı, kilim, masa, tabak — hepsi dahildir buna.

Kaynak: Sen duysan da duymasan da her şey Allah’ı zikreder

Yerin de göğün de nuru Allah’ mıdır?

Etrafınızdaki hiçbir şeyi cansız görmeyin. Yerin de göğün de nuru Allah’tır. Sen madde kavramı içinde onu cansız görürsün; ama o, asla cans, zı değildir.

Kaynak: Sen duysan da duymasan da her şey Allah’ı zikreder

Evinizin her köşesi zikir yeri midir?

Evinizin her köşesi zikir yeridir; orada bulunan her nesne Rabbini tesbih etmektedir.

Kaynak: Sen duysan da duymasan da her şey Allah’ı zikreder

Kâinatın tamamı zikir hâlinde midir?

Kâinatın tamamı zikir hâlindedir; mümin de bu kâinata ahenk içinde katılır.

Kaynak: Sen duysan da duymasan da her şey Allah’ı zikreder

Gayb nedir ve nasıl bir durumdur?

Gayb, hani böyle burada ama burada değil. Görüntüde orda. Adam yatakta zahiren yatıyor ama orda değil. Veya adam orda seccadede zikrullah yapıyor ama orda değil. Kadın orda ders çekiyor, oturmuş odanın bir köşesinde ders çekiyor, zikir yapıyor ama orda değil. Gayb hali. Adam veya birkaç perdede, altı yedi perdede birden görülüyor, on perdede birden görülüyor. Allah çarşısına pazar versin, arttırıyor daha, başka perdelere de gönderiyor. Yok mu perde? Dolu. Her yerde de iş var mı? var? İş biter mi?

Kaynak: Nefes III — 11 Kasım 2017 Sohbeti

Zikir ve namazın önemi nedir?

Zikir ve namaz, Allah’a kulluk olarak nitelendirilir. Bu dua ve zikir, Allah’ın hakikatlerini anlatmamızı sağlar. Zikir ve namaz, Allah’a kulluk olarak nitelendirilir ve bu dua ve zikir, Allah’ın hakikatlerini anlatmamızı sağlar. Zikir ve namaz, Allah’a kulluk olarak nitelendirilir ve bu dua ve zikir, Allah’ın hakikatlerini anlatmamızı sağlar.

Kaynak: Nefes III — 30 Nisan 2016 Sohbeti

Rüya ve halin bilgi edinmesindeki rolü nedir?

Bu o kimsenin uyanıkken kalbine gelen ilhamdır, rüyada gelen bir ilhamdır, zikrullah esnasında gelen ilhamdır, yolda yürürken gelen ilhamdır. Sonuçta bu direkt Allah’a alakalı bir şeydir. Kulun bunda kendi cüz’i iradesiyle bir şey yapması yoktur. Kişi hayalini kurgular mı? Bu manada evet. Bu kişi hatta ne kadar hayal kurgular, gerçekçi hayal kurar, oraya doğru koşarsa o kadar da önemlidir.

Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti

Derviş, 5.esmada ne gibi bir halde olur?

O, cenneti cehennemi görür. 4.esmada zaten arş-ı âlâya çıkmıştır, arş-ı âlâyı 4.esmada görür. Arş-ı âlâyı 4.esmada görür. Arş-ı âlâda zikrullah yapar, zikrullahı dinler orda, arş-ı âlâdaki zikrullah halakasına katılır.

Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti

Cenâb-ı Hakk, dervişi cennette hitap ederken ne olur?

Bunu daha önce zikrullahta da duyar. Zikrullahta bunu şeyhi söyler: Bu Onun sesi. Ayırır: Şeyhinin sesi, Peygamber Efendimizin sesi, Hakk’ın sesi. Ayırır onu. Ayırma özelliği hani okuyduk ya, ayırır.

Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti

Zikrullah halakasında insanların birbirlerine ne şekilde yaklaşmaları gerekir?

Hani onlar işte birbirleriyle akraba değillerdir. Birbirlerinden menfaatleri de yoktur. Birbirlerinden menfaatleri de yoktur. Sırf birbirlerini Allah için sevdiklerinden toplanırlar. Allah’ı zikrederler. Cuk diye oturdu. Mustafa Özbağ, harika. Var mı bir menfaat? Yok. Var mı bir beklenti? Yok. Herkes Allah için birbirini sevdi. Buradakilerin var mı başka bir amacı? Yok.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2203-2214. Beyitler Şerhi

Zikrullah halakasında insanların Allah’a olan bağlılıklarını nasıl yansıttığı açıklanmaktadır?

Burada tahtanın üzerine, dizinin üzerine ne otursun millet? Eee bir de Allah’ı zikrettin. Tamam. Hadis-i şerif de var, hadis-i kutsi de var, ayet-i kerime de var: ‘Affolmuş olarak kalkın.’ Hatta günahınız hayra çevrildi. Ulan biraz daha mı günah işleseydik? Bayındırlıyım ya ben. Biz işin kurnazıyız yani çift taraflı. Hem namaz kıl hem günah işte. Nasıl olsa perşembe günü hepsi de sevaba çevrildi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2203-2214. Beyitler Şerhi

Zikrullahın ruhiyeti ve haleti nedir?

Örnek. Öyle bir neşe hakim olur, sen o neşeye kendini bırakırsan Cenab-ı Hak senin kalbine tecelli eder. Sen kendindeysen o zaman sen o zikrullahın halet-i ruhiyesini yakalayamazsın. O kendince ‘ben neden üçüncü halakadayım. Allah Allah…Bak gördün mü? Hüseyin beni beşinci halakaya attı. Allah Allah…Bak ben ne çavuştum da nereye geldim bak şimdi! Bak öndeki bak o çavuş da değil ama onu öne almışlar. Allah Allah…” Zikrullah yapıyor, tabi! Ha orası da boş ya. Kimsenin haberi yok. Sen düşün kardeş. O neredeyim, onu ilah edinmiş kendine. Öbürkü de diyor ben en arkaya gideyim de diyor hemen buradan çıkması kolay olsun. Tabi! Bir de kafamı çıkarayım böyle. Ben buradayım, bakar kör Mustafa Özbağ diyeyim, ondan sonra yavaşça gideyim ordan. Herkes ama o zikrullah halakasının sevabını aldı mı? Aldı. Affoldu mu? Affoldu. Bu konuda sıkıntı yok. Ama hakikate ermedi. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin. O yüzden normalde bazen hüzün insanın putu olur. Bazen neşe insanın putu olur. Putu olur. Bazen insanın hastalığı putu olur. Bazen insanın parası putu olur. Bazen insanın sağlıklı olması putu olur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2203-2214. Beyitler Şerhi

Kalbin mutmain olmasının yolu nedir?

Zikrullah ile mümkün. Ayet-i kerimede ne diyor? ‘O iman edenlerin kalpleri ancak zikrullah ile mutmain olur.’ Başka bir şeyle değil. Başka bir şey arama orada. Kalbin mutmain olmasını istiyorsan tevhit zikrine sımsıkı yapış.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2203-2214. Beyitler Şerhi

Allah’ı zikretmenin ve tövbenin önemi nedir?

Kalbi aklı çalıştıran en önemli unsur Allah’ı zikirdir ve tövbedir o kimse için en önemli unsur odur. "O tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir." inşallah tövbesi sahih ise. Ve Allah’ı zikredeni Allah zikreder, ayetle sabittir. O zaman hatta başka bir ayette de Cenab-ı Hak der ki: "Allah’tan hakkıyla korkarsanız, o size iyiliği de kötülüğü de ayırt edecek…" Bakın, iyiliği ve kötülüğü ayırt edecek bir anlayış verir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2199-2202. Beyitler Şerhi

Allah’ı zikretmek ve tövbe etmenin ne gibi bir etkisi vardır?

Sabah akşam biz Allah’ı zikretmiyoruz. "Namazlarınızı kıldıktan hemen sonra ayaktayken, otururken, yanınız üzerine yatarken Allah’ı çokça zikredin." ayet-i kerime. Biz böyle zikretmiyoruz. Böyle zikretmeyince biz normalde ne yazık ki kalbimiz, kalbi akıl çalışmıyor. "Günahlarınıza tövbe ediniz." Bizim tövbemiz dilimizde. Biz tövbeyi de düpdüzgün yapamıyoruz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2199-2202. Beyitler Şerhi

Zikrullah ile ilgili ne anlatılmaktadır?

Cenab-ı Hak bütün kullarının gönlüne iman tohumunu, iman nurunu, islam nurunu, islam tohumunu, işte zikir tohumunu Cenab-ı Hak vermiştir. Bütün kulların gönlünde bu vardır. Allah adalet sahibidir, kullarına nimetlerini saçmıştır. Ama kullar dünya zevkine, dünyanın heva ve hevesine aldanır ve o Cenab-ı Hakk’ın gönüllerine serpiştirmiş olduğu iman tohumunu, islam tohumunu, ahlak tohumunu, zikir, muhabbet, aşk tohumunu yeşertmez. Kulun kendisi yeşertmez. Dünyanın heva ve hevesine dalar. Dünyanın heva ve hevesine dalınca sadece dünyanın yüzüne bakarlar ve ahiretten gafil olurlar. Ayet-i kerimede de Rum Suresi, Ayet 7’de de “Onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar tamamen gafildirler.” der Cenab-ı Hak. O çünkü o kimseler ahiretten gafildirler. Bir çıt sonra ahireti de inkar ederler. Çünkü onlardaki o iman tohumu yeşermemiştir. Bu kulun kendisiyle alakalıdır. Onlardaki ihlas tohumu, samimiyet tohumu yeşermemiştir. Bu insanın kendisiyle alakalıdır. O insanın gönlündeki sevgi tohumu yeşerip aşka dönüşmemiştir. Bu insanın kendisiyle alakalıdır. Cenab-ı Hak ona vermiş ama o kimse dünyanın zevkine, sefasına dalmış. Yönünü dünyaya çevirmiş, ahirete gafil. Ahiretle alakalı hiçbir şey yapmıyor. Veyahut da o kimse bu dünyanın geçiciliğini görmemiş. Zuhruf, 36: “Kim Rahman olan Allah’ı zikirden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan her zaman onun arkadaşıdır.” 37: “Şüphesiz ki bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyar. Onlar da kendilerinin hidayette olduğunu sanırlar.” Evet, o kimse aslında Allah’ın zikrinden yüz çevirmiş, kendisi yüz çevirmiş hatta daha ileri gitmiş, zikrullah yapanlarla alay ediyor. Daha ileri gitmiş, zikrullah yapanlardan nefret ediyor. Daha ileri gitmiş, zikrullah yapanlara düşman. Zikrullah yapanlara düşmansa, zikrullah yapanlarla alay ediyorsa, zikirle alay ediyorsa o kimse kafirdir, direkt. Şimdi zikrullahtan yüz çevirdi, o şeytanla dost oldu Zikrullah yapsaydı Allah’la dost olacaktı. Ama zikrullahtan yüz çevirdi, şeytanla dost oldu. Şeytanın vesvesesiyle yürümeye başladı ve şeytan onu doğru yoldan alıkoydu ve bir de o kendisini hidayette gösterdi şeytan ona: “Ya bak Müslümanların hepsi de yalancı. Senin yalanın yok. Bak Müslümanların hepsi de düzenbaz. Sen düzenbaz değilsin. Bak Müslümanlar dost doğru bir ticaret yapmıyorlar. Sen doğru ticaret yapıyorsun. Bak gavurlar bile namuslu. Bu Müslümanlar namussuz.” Müslümanların hepsi için söylüyor, bir tane iki tanesi için söylemiyor. Duymuşsunuzdur normal hayatta: “Bu sakallıların hepsi böyle.” Adem’den Muhammedi Mustafa’ya kadar bütün peygamberler sakallı. “Bu sakallıların hepsi böyle.” deyince peygamberleri de güme götürdü. “Bu Müslümanların hepsi böyle.” deyince Adem’den Muhammed Mustafa’ya kadar bütün peygamberler Müslüman. Ağzından çıkanı kulağı da duymuyor. Kulağı da çünkü mühürlenmiş. Ayet-i kerimede: “ Onların gözleri vardır, görmezler. Kulakları vardır, duymazlar. Onların kalpleri mühürlenmiştir.” der. Kalpleri vardır, akletmezler, mühürlenmiş çünkü. Sebep? Onlar şeytanla dostluk kuruyor, şeytanla yolculuk yapıyor, şeytanla yol yürüyor. Onlar çünkü dünya hayatının debdebesine kapıldılar gittiler. Hayatı bu dünyayla zannediyorlar. Yani bir bakıyorsun islam’la bağlantılı ve alakalı üzerlerinde hiçbir şey kalmamış. Ne yazık ki günümüz öyle olmaya başladı. Eş, çoluk çocuk laf geçiremiyor hiç kimse. Bir bakmışsın yanında kadın çarşaflı, kınamak için söylemiyorum, onun yanındaki kızı çıplak. O kadıncağız kafasını kaldıramıyor kızından utancından dolayı. Kulağımla duydum: “Benden uzakta yürü biraz.” diyor. Dünya hayatının geçici olduğunu unuttular, . . .

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2190-2198. Beyitler Şerhi

Zikrullahın önemini anlatan örnekler nelerdir?

Ama bu Ümmet-i Muhammed’e, bu insanlara tarikat düşmanlığı, veli düşmanlığı, şeyh düşmanlığı, tasavvuf düşmanlığını içimize yerleştirdiler. Bir tane gaydırı gubbak bir adam çıktı, onun üzerinden bütün ehli tarikata saldırdılar. Dertleri ehli tarikat değil, dertleri islam! Ne yazık ki Müslümanım diyenler de saldırıyor. Ne yazık ki ehli tarikatım, ehli cemaatim diyenler de saldırıyor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Zikrullahın olmamasının insanlık dışı olduğunu anlatan örnekler nelerdir?

Zikrin yoksa insan değilsin! Sebep: Her an için sapkınlığa düşebilirsin! Her an için, her an için hayvandan daha aşağı bir mahluk olursun! Sebep: Çünkü sen zikrullaha sırtını döndün. Zikrullahı unuttun! Zikrin yok! Zikrin yoksa sen insan bile değilsin! Görüntün insan senin, evet! Çok net konuşuyorum, çok net! Bir kimse zikrullah yapmıyorsa, zikrullah yapmıyorsa, Allah’ı zikretmiyorsa hayvandan daha aşağı mahluktur o!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Zikrullahın Allah’ın zikrini yapmaya devam etmesini sağladığını anlatan örnekler nelerdir?

Zikrullah var çünkü! O kimse zikirle dirilecek. Kalbin zikirle dirilecek. Kalbin zikirle temizlenecek. Zikrin yoksa insan değilsin! Zikrin yoksa insan değilsin! Sebep: Her an için sapkınlığa düşebilirsin! Her an için, her an için hayvandan daha aşağı bir mahluk olursun! Sebep: Çünkü sen zikrullaha sırtını döndün. Zikrullahı unuttun! Zikrin yok! Zikrin yoksa sen insan bile değilsin! Görüntün insan senin, evet! Çok net konuşuyorum, çok net! Bir kimse zikrullah yapmıyorsa, zikrullah yapmıyorsa, Allah’ı zikretmiyorsa hayvandan daha aşağı mahluktur o!

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Zikrullahın kurtuluşa ermekle ilgili olduğunu anlatan örnekler nelerdir?

Kurtuluşun zikrullahta. Ölürken dilin zikrullah ile ıslak olsun diyor hadis-i şerifte. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem sahabesine, sahabesine söylüyor bunu. Diyor ki: “Bana bir şey söyle, bana bir nasihatte bulun, kurtuluşa ereyim onunla” diyor. Sahabe kurtuluş için çırpınıyor. Bizim gibi kat alacağım, yat alacağım, elbise alacağım, şunu şöyle yapacağım, bunu böyle yapacağım diye çırpınmıyor! Son nefesi için çırpınıyor, kurtuluşu için çırpınıyor! Soruyor Hazreti Peygambere sallallahu aleyhi ve sellem e: “Bana öyle bir şey söyle ki ben onunla kurtulayım.” Diyor ki: “Dilin ölürken zikrullah ile ıslak olsun!”

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2153-2162. Beyitler Şerhi

Kalbin gafletini dağıtacak olan tek şey nedir?

Kalbin gafletini dağıtacak olan tek, yegane, en kuvvetli iksir, Allah’ı zikirdir. O zikrullah olmazsa kalp gafletten kurtulamaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2145-2147. Beyitler Şerhi

Zikrullah ile gönül nasıl temizlenir?

Zikrullah ile temizlendi ise, o gönül parladı. Cenab-ı Hak ona eğriyi doğruyu ilham etti. Ne dedi ayeti kerimede? “Siz bilemediklerinizi gidip zikir ehline sorun” dedi. Çünkü zikir ehlinin gönlü parlak, ilham alıyor. ilham aldığı için bilmediğini gidip ona soracaksın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2080-2089. Beyitler Şerhi

Zikrullah halakasında bulunmanın ne anlama gelir?

Zikrullah halakasında bulunmak, yağmurlara, berekete, lütfa ikrama mazhar olmak anlamına gelir. Bu durumda, Kur’an ve sünnet dairesinde bulunmak, islama, ihsana mazhar olmak ve Allah’ın rahmetine, lütfuna, ikramına, ihsanına mazhar olmak anlamına gelir. Bu durumda, Allah’ı zikretmek ve onun rahmetine, lütfuna, ikramına, ihsanına mazhar olduğunun hamdini yapmak, onun şükrünü yapmak gerekir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2060-2065. Beyitler Şerhi

Zikrullah nedir ve nasıl etki yaratır?

O kimse diliyle zikrullaha başlar, o diliyle zikrullah. Sonra kalbine zikrullah iner. Kalbine zikrullah inince, kalpte zikrullahtan bir nur oluşur. O onda aynı zamanda feraset nurudur. O feraset nurudur aynı zamanda. Sonra o zikrullah o kimsede sırrında zikrullah etmeye başlar. Sırrında zikrullah edince artık yavaş yavaş eşyanın ve şahısların hakikatini görmeye başlar. Ardından o kimse zikrullah onun ruhuna yerleşir. Ruhuna yerleşince artık o kimse cenabı hakkın nuruyla her şeyi görmeye başlar. O yüzden Cemal nuruna da o dayanır. Allah’ın nuruyla gördüğünden dayanır. Allah’ın nuruyla bakar. Allah’ın nuruyla duyar. Allah’ın nuruyla tutar. Hani hadis-i kutside buyurdu ya ‘benimle söyler, benimle duyar, benimle tutar, benimle yürür. Meşhur ya hadisi şerif, işte o kimsenin artık zikrullah ruhundadır. O dili zikretse de zikretmese de ruhu zikreder. Hatta daha ileri boyut, o ruhun zikrullahını dinler. Artık aklıyla ruhun zikrullahını yönetmez, kalbiyle ru, zikrullahını yönetmez. Akıl da kalpte zikrullah başladığında el pençe divan durur. Artık onun ruhu zikir olmuştur. O esnada hangi esma tecelli ettiyse ruh o esmayı zikretmeye başlar, öyle olunca sır da kalp de dil de ona tabi olur. Onun dışına çıkamaz. Böyle olunca o Allah’ın nuruyla görür, böyle olunca o Allah’ın nuruyla konuşur, böyle olunca o Allah’ın nuruyla duyar, böyle olunca Allah onun nuruyla ona lazım olanı gösterir. Ona lazım olanı duyurur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 2005-2011. Beyitler Şerhi

Zikrullah halakasında kıymetlenmenin nedeni nedir?

E sen oturdun zikrullah halakasına, o da seni zikretti, kıymetlendin. Nereden kıymetlendin? Zikrullah halakasında kıymetlendin. Bir mürşidin elini tutaraktan kıymetlendin. Bir mürşidin sohbet halakasına oturaraktan kıymetlendin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1960-1964. Beyitler Şerhi

Mürşid-i kamilin terbiyesini alan bir kimse ne yapar?

Mürşid-i kamilin terbiyesini alan bir kimse, sohbetlere gitmeye başladı, zikrullah halakasına gitmeye başladı. Hem sohbetlerde sözlü eğitim aldığı gibi sözlü eğitim, sözlü irşad, sözlü tebliğ aldığı gibi aynı zamanda da eğer gittiği bir mürşid-i kamil ise hal eğitimi de aldı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1955-1959. Beyitler Şerhi

Neden koku, zikirde kılavuzluktur?

O koku seni sarhoş eder. O koku seni sarhoş eder ama o koku aynı zamanda da kılavuzdur sana. Kılavuz! Sen üstadının kokusunu aldıysan manevi olarak ama rüyanda ama hâlinde ama zikrullah esnasında o koku kılavuzdu sana. Bak o koku sana kılavuz olur. Hazreti Pir diyor ki, o koku sana kılav, ve rehberdir. Seni ta ebedi cennete ve Kevser ırmağına götürür o manevi koku.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1900-1909. Beyitler Şerhi

Yusuf’un güzelliği neden önemlidir?

Sen kendine bir bak, kendini tefekkür et. Sende Yusuf güzelliği yoksa, kendi kendine kirliliğe düşersin, naz etme. Sen kendini güzel görüp de ‘ben güzellere layığım’ deme! Deme. Sen güzel olmaya çalış. Bir güzel de sana el uzattıysa sakın onu iteyim deme. Öp başına koy, öp gönlüne tac eyle. De ki bir güzel bana elini uzatmış. Ben o eli öpmüşüm. Ben ona nasıl vefasızlık ederim de. Otur oturduğun yere. Sakın! Çirkinsin, kendi çirkinliğini biliyorsun. Dalmışsın heva heves, çukuruna, dalmışsın nefsaniyete, şeytaniyete. Kendini güzel göstermeye çalışma. Sende ilmi ledünün ‘i’sinin, noktasının zerresi yok. Kendinde ilmü ledün varmış gibi gösterme. Sen de güzelliğin esamesi yok, sen kendini güzel görüp de caka satanlardan olma.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1900-1909. Beyitler Şerhi

Yusuf’un güzelliği nasıl manada ifade edilir?

Bazen manada güzel olmayan dahi, bir Yusuf’un nefesiyle manası güzelleşir. Yusuf nefesiyle, Yusuf gömleğiyle, Yusuf dokunuşuyla mana da güzelleşir. Hani az önce dedim ya, bir okursun, bir tevhit, herkesin manası değişir orda. O yüzden deriz zikrullah halakasını terketme. O yüzden deriz, gelin, DNA’larınızı düzeltin burda. Gel, o halakaya otur, manan güzelleşsin, cennet yüzlü ol, melek yüzlü ol. Öyle cennet yüzlü ol, melekler el pençe dursun, senin güzelliğinden. Öyle cennet yüzlü ol, cennetteki adamlar, adamlığından geçsin. Desinler ki, adamın hası geldi. Hangi güzel, Muhammed’in Mustafa’nın güzelliğinin yanında esamesi okunur ki. Hangi güzelin, Yusuf’un güzelliğinin yanında, esamisi okunur ki? Hangi güzel, Hazreti Hatice’nin mana güzelliğinin yanında, esamisi okunur ki? Hangi güzelin, Hazreti Fatıma’nın cennet güzelliğinin önünde, güzelliğinin esamesi okunur ki? Hiçbirinin okunmaz ama o mana güzelliği zahir güzellik gibi değildir. Sen yüzüne bakarsın, kara kuru dersin, bu neye benzer dersin, manası öyledir ki manaya baktığında gözünü ondan alamazsın. Manada böyle bir güzelliğin yok ise naz etme, bu naz sana yakışmaz. Öyle bir yüzün yoksa, kötü huyun etrafında dönüp dolaşma, nazlanma.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1900-1909. Beyitler Şerhi

Zikir, tövbe, hamd, farzları yerine getirmek ne ifade eder?

Bunları o kimse yerine getirmeli ve muhakkak ki o kimse Allah’a daha yakın olmak, Allah’a daha yakın olmak için salihlerle beraber olmalı, salihlerin yolunda olmalı ve salihlerin yolunda olursa o kimse kurtuluşa erdi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1870-1879. Beyitler Şerhi

Gözünü mahşerde Allah’ın gölgesine dik midir?

Gözünü mahşerde Allah’ın gölgesine dik. Rabbim cümlemizi onlardan eylesin. Geceniz mübarek olsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1679-1690. Beyitler Şerhi

Allah’ın zikrini zikretmek ne anlama gelir?

Allah’ın zikrini zikretmek, Allah’a olan sevgi ve imanın içine girmeyi, onun zikrini kalbimizde tutmayı ve onun lütfu ile ilham almayı ifade eder. Bu zikr, Allah’a vakfetmenin bir sonucudur ve onun zikrini zikretmekle Allah’ın lütfu ile ilham alırız.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1670-1674. Beyitler Şerhi

Dinin zahir ve batın manası nedir?

Dinin bir görünen yüzü vardır bir de işin derinliği vardır. Hani ‘siz bilmediklerinizi zikir ehline sorunuz’, bu işin derinliği tarafıdır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1608-1611. Beyitler Şerhi

Zikrullah ne yapar?

Zikrullah kalbi diriltti. Zikrullah vücudu diriltti. Zikrullah dimağı diriltti. Zikrullah o kimsenin hem manasını hem de maddesini diriltti. O zikrullah hem onun ruhuna kuvvet verdi, canına can kattı hem de sırrın perdelerini açtırdı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1525-1534. Beyitler Şerhi

Zikrullah kalbe yerleştiğinde ne hissedilir?

Yani eğer bir kimsenin gönlü Allah’ın sırlarına vukufiyet sağlarsa Allah’ın sırları o kimsenin gönlüne ilham olmaya başlarsa o kalbi olarak ilme’l yakîn, ayne’l yakîn, hakka’l yakîn yoluna doğru yürürse artık onun kalbi Allah’ın o değişik nur tecelliyatlarıyla hoplamaya, zıplamaya, kaynamaya başlar. Böyle hoplamaya, zıplamaya kaynamaya başlar diyorum, böyle size tuhaf gelebilir bu tabirler ama gerçekten insanın kalbi hoplar. Zikrullah kalbe gelince küt küt atar. Kalbinin attığını hissedersin. O zikrullah kalbe gelince böyle kalbinden sesler duyarsın. Diyeceksin ki et, et parçasından ses mi çıkar! Evet, kalbinden ses duymaya başlarsın. Bazen hani soruyorlar, diyorlar ki zikrullah kalbe hani yerleşince, oturunca biz bunu nasıl anlayacağız? Merak etme, kalbinden öyle sesler gelmeye başlar ki önce şaşırırsın, hayrete düşersin zaten. Bu hemen kalbinden ses geldi mi hem gürültülü böyle hem böyle, normal bir ses değildir o. Böyle bir ses geldi mi bil ki zikrullah kalbe oturdu, gürültü gelince, ses gelince. Bunlar size şey kalsın, işaret kalsın size. Bu sohbetlerin en sıkıntılısı şudur. Bir kimse etrafındaki insanları istismar edecekse bu sohbetteki hakikatleri sanki kendisi yaşıyormuş gibi etrafına anlatır. Bu onların manevi sonları olur. Çünkü bu bir dervişte gürültü başka türlü olur, başka bir dervişte başka türlü olur. Herkeste aynı olmaz. Ama genel olarak zikrullah kalbe yerleşmeye başlarsa sen kalpten ses duymaya başlarsın önce.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1478-1479. Beyitler Şerhi

Zikrullah ile ilgili ne söylenmektedir?

Bir kimse etrafındaki insanları istismar edecekse bu sohbetteki hakikatleri sanki kendisi yaşıyormuş gibi etrafına anlatır. Bu onların manevi sonları olur. Çünkü bu bir dervişte gürültü başka türlü olur, başka bir dervişte başka türlü olur. Herkeste aynı olmaz. Ama genel olarak zikrullah kalbe yerleşmeye başlarsa sen kalpten ses duymaya başlarsın önce. Önce uğultu gibi önce bir gürültü gibi önce sanki bir patırtı gibi önceden önce sanki böyle güm güm güm ses geliyormuş gibi. Sonra sesler farklılaşmaya başlar. Sonra kelam duymaya başlarsın. Kelam. Sonra o kelam yürür, ilham olmaya başlar. Zikrullahta artık kalbine ilham gelir. Sana ne lazımsa. Sen sadece teslimiyet gösterirsin. O esnada karışmak, görüşmek, müdahale etmek, şu nedir…Yok hayır, orda teslimiyet lazım. Kendini zikrullaha bırakırsın. Sen orda teslim olursun. Zikrullah esnasında kalbin ne hale geliyorsa gelir. Tabiri caizse seyreder, dinlersin. Seyrillah dedikleri şey sende başlamıştır artık. Seyrillah’ın başladığı yer. Burası, bu işin başlangıç noktası daha, daha yürüyecek yolu var. işte o Allah sırları, dağarcığı dediği, eskiden dervişlerin yanlarında taşıdıkları çıkı gibi heybe gibi bir şey. Allah sırları dağarcığını açarsa can, can o Allah’ın sırlarının bulunduğu çıkıyı veyahut da o tabiri caizse heybeyi açarsa artık ordan ona bir şeyler gelmeye başlarsa artık ordan, o Allah’ın sırlarından onun kalbine ilham gelmeye başlarsa o diyor arşa doğru süratle koşar gider. Artık o durmaz durduğu yerde. Yalnız burda bir kimse kendisini böyle gösterirse de aldatan insandır. Sufiliğin en büyük handikaplarından birisi şudur. Bir kimse kendi üzerindeki olan manevi hallerini etrafa anlatıyorsa bir kimse ben şu haldeyim, ben böyle görüyorum, bana böyle oluyor, ben şuyum, ben buyum derse o hiçbir şeydir. O hiçbir şeydir. Bunları yaşayan kimse taaa şeye kadar, son makama kadar konuşmayacak. Yoksa yıkılır gider. Bunlar böyle konuşulacak şeyler değildir. Bir insan bunları üstadından öğrendi öğrendi veya umumi sohbet oldu öğrendi veyahut da birey olarak yaşadı, o zaten onu üstadına anlatması gerekir. Onun esması değişecek o esnada. Dervişin yetişip yetişmediği bir nefis olarak nefis esmasında kalp olarak kalbi olarak da durumu ilmel yakîn, ayne’l yakîn rabıtayla alakalı o da. O da ordan belli olur. Öyle ben oldum demekle olmaz kimse. Öyle ben şuyum, ben buyum demekle o işler olmuyor. Ben şuyum diyen adam hiçbir şeydir, boştur, tenekedir o. Ben şu makamdayım diyen kimse boş tenekedir. Hiç bir makamı yok onun. O istismar edecek, kandıracak milleti, kendi kendine. Kandırmak isteyenler hep böyle olur. Dinle kandırmak, Allah’la kandırmak, peygamberle kandırmak, sufi ile kandırmak, şeyhi ile kandırmak…Hep böyledir. Öyle der o. Benim şeyhimin her şeyden haberi var, yapın bunu. Öyle kandırırlar dervişleri. Dervişler de ordan kanar. Dervişin de aklına gelmez, ulan şeyh efendi burda bir adım yerde, bir telefon kadar, aç telefon sor. Sormaz! Onun da nefsine tatlı gelir çünkü. Nasıl nefsine tatlı gelir? Başında zakir ya, abisi ne güzel! O da onu seviyor. O onu seviyor, o da onu seviyor. iki sevgi birleşti. Oh ne kadar güzel. Şeyhi sevmek zor.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1478-1479. Beyitler Şerhi

Manevi kalbin kulağı ve gözü nedir?

Bedenin kulağı ve gözü olduğu gibi manevi kalbin de kulağı ve gözü vardır. Manevi kalbin işitme ve görme tecellisinde her tarafından işitir ve görür.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Manevi kalbin kulağı ve gözü nasıl işler?

Siz şimdi duyarken duyma yönünüz bellidir. Görürken de görme yönünüz bellidir ama manevi kulak ve manevi göz harekete geçti mi o manevi duymanın ve manevi görmenin ciheti kalmaz, yönü kalmaz. Artık o işitendir. O işiten olunca onun için kulağının mesabesinde veya kulağının işitme kilometresinde değildir o veyahut da göz olarak gözün görme kilometresinde değildir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Manevi kalbin kulağı ve gözü nasıl şekillenir?

Manevi kalbin kulağı ve gözü o kimsenin maneviyatına göre şekillenir, değişir. Maneviyatına göre dağın arkasını görmeyi bırak, dünyanın bütün üzerini bırak, bütün kâinattaki herhangi bir ulaşılmaz olan bir yeri de görebilir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Vücut kulağı ve gözünün manevi kulağı ve gözünden farkı nedir?

Cismin kulağı ve gözü ise böyle değildir. Böyle her taraftan işiten ve gören manevi kalbin kulağını ve gözünü vücut kapatmıştır ve tıkamıştır. Bu vücut gözü ve vücut kulağı, manevi gözün ve kulağın tıkanmasına sebeptir. O yüzden sen vücut gözünü kapatmadıkça manevi gözün açılmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Zikrullah terbiyesinde gözlerin kapatılması neden önemlidir?

Zikrullahta gözünü kapat. Hadsizlik yapma. Terbiyeye tabii ol. Eğer evet, sen gözü açık veya gözü kapalı da hal ve rüya görenlerdensen o zaman tamam. Sana söyleyecek bir sözüm yok ama yok sen öyle değilsen sen zikrullah yaparken gözlerini kapa.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Manevi kulağın açılması için ne yapılması gerekir?

Manevi kulağının açılmasını istiyorsan etrafa kulağını kapat. Etrafla ilgilenme. Zikrullahta ilgilenme. En büyük iştir Allah’ı zikir ve cemaatle yapılan Allah’ı zikir yapılmış olan ibadetlerin hepsinden de üstündedir. O yüzden sen o ibadeti yaparken kendinden kesil, kendini unut, kendini kaybet, fena ol orda. Orda fena ol.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1461-1466. Beyitler Şerhi

Zikrullah esnasında hal ve makam arasındaki fark nedir?

Zikrullah öyle bir haldir ki sadece zikredilen kalıncaya kadar, zikredilen kalıncaya kadar devam etmelisiniz. O zaman o hal, makama dönüşür. Eğer zikrullah yaparken hala da yaptığınız zikri görüyorsanız, kendinizi görüyorsanız ortada zikreden ve zikredilen var. Ne zaman ki bu aslında şeydi, en son söyleyeceğim şeydi, ne zaman ki sadece zikrullah esnasında zikreden değil zikrolunan kaldı o zaman o hal makama erişti. Zikirde haldir çünkü. Kulun oturup Allah’ı zikretmesi de haldir. Bakın bu da geçici, bütün haller geçicidir. Hani dedim ya sohbetin başında geçicidir diye, bütün haller geçicidir, makam kalıcıdır. Bunu tartışmışlar hep teknik olarak sufiler, kimisi demiş ki hal de makamdır, kimisi makam da haldir, ben bunu ayırt edenlerdenim. Makam ayrıdır, makam o kimsede kalıcıdır, geçici değildir, hal ise geçicidir. Perdeden perdeye geçer. Makam ehli, hal görmez diye bir kaide yok makam ehli de hal görür ama onun makamı kalıcıdır. Mesela o kimse zikrullaha başlar haldir, ardından sadece zikredilen kalır, o makamdır. Bir kimse cömerttir önce. Cömert olunca isteyene verir. Cömertlik bir haldir, cûd ehli olmak makamdır. Cûd ehli olmak ihtiyaç gördüğün yerde ihtiyacı görmektir, bu makamdır. Cûd ehli olmuş o kimse. Yani onda cömertlik makam haline gelmiş, geçici değil. Geçici olan nedir? Geldi, olur ya, ‘bir ihtiyacım vardı benim ama’, ‘ne kadar’, ‘Elli lira’, ‘al elli lira’. Cömert! isteyen olmayınca cömertlik yapmıyor, isteyen olursa cömertlik yapıyor. Bakın bu ne oldu? Hal oldu bu ama onlar bakıyor, Mustafa Özbağ’ın elli liraya ihtiyacı var, tak, cebine elli lira koyuyor, istetmiyor. Cûd ehli oldu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1435. Beyit Şerhi

Kendini temizleme süreci nasıl açıklanır?

Kendini temizleme süreci, tövbe ile zikrullah ile kendini temizleme sürecidir. Kendini sına, kendini hesaba çek. Temiz ol. Temiz tohum üzerine sana layık olsun. Sen kendini kirletirsen, senin üzerinde ekim dikim yapılmaz. Çorak arazisin.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1435. Beyit Şerhi

Zikrullah yaparken ne gibi uygulamalar yapar?

Yanlış anlaşılmasın, şatahatvari gelmesin, zaman zaman söylüyorum, yolda yürüyen insanın kalbinden geçeni, kalbime ilham olarak geliyor. Karşıma kim çıkacak, kalbime ilham olarak geliyor. Ben şimdi diyorum şu çıkacak, pat çıkıyor köşeden adam. Şimdi dönecek, geri bakacak diyorum ben, geri bakıyor, dönüyor geriye. Şimdi köşeden şunu gelecek, şunu…Resmi dairede çalışıyorum, şimdi diyorum şu girecek içeri bunu söyleyecek diyorum, giriyor söylüyor. Bir başkası olsa kafayı yer. Ben ama zikrullaha devam ediyorum, abdestsiz yere basmıyorum. Gece saat üç, abdest bozuyorum, abdest alıp öyle yatıyorum yine. Bakın gece saat üç, abdest alıyorum yine öyle yatıyorum, abdestsiz yatmıyorum, abdestsiz dolaşmıyorum. Nerde abdestim bozuldu, orda abdestimi alıyorum. Hangi tuvalette olursa olsun, tuvalette abdestimi bozdum, orda abdestimi alıyorum. Beş vakit namazı hiç kaçırmıyorum. Devamlı zikrullah yapıyorum, devamlı tevhit çekiyorum ve ben kendi kendime dedim ki bana bir şeyh lazım, kitapta okuyorum çünkü onu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1410-1427. Beyitler Şerhi

Zikrullah yaparken ne tür bir zikir uygular?

Şimdi neyse gittim ben zikrullaha, orda da bu sefer bütün her şeyin zirvesi yaşandı. Arayınca bulursun. Neyi arıyorsan ara ama aramış olduğun şeyin yerini karıştırmışsındır. Yerini şaşırma. Kuyumcu dükkânında teneke aranmaz. Tenekeci dükkânında da altın aranmaz. Altın arıyorsan kuyumcu dükkânına, kuyumcular çarşısına gideceksin, teneke arıyorsan tenekeciler çarşısına gideceksin, buğday arıyorsan buğday pazarına gideceksin. Sen kuyumcular çarşısında buğday arama. O zaman arayan bulur mu? Evet. Gerçekten bulur ve Hz. Ali radıyallahu anh hazretleri: ‘Bizi arayan bulur, bulan tanır, tanıyan sever, seven âşık olur. Aşık olana biz de aşık oluruz.’ Hz. Ali efendimizin sözü bu. Aslında bir hadis-i kutsi daha var: ‘Arayan bulur, bulan tanır, tanıyan sever, seven aşık olur, aşık oldu mu ben de ona aşık olurum. Ben ona âşık olunca gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum’ diye o hadis-i kutsinin bir de bu versiyonu var. Hatta diyor ki: ‘Onun canını ben alırım, diyeti bana aittir sonunda.’ Demek ki arayan bulurmuş. Öyle arayan bulmaz diye düşünmeyin. Arayan bulur. Bir insan ne aradığını, nerede arayacağını bilecek yeter ki. E şimdi kuyumcular çarşısında buğday arayan demek ki kafası çalışmıyor, saf bir kimse o. O nerde ne arayacağını bilmiyor. Bir insan nerde ne arayacağını bilirse muhakkak bulur ve arayanlar, bakın arayanlar, çoğunlukla bulunduğu ortamın yabancılarıdır. Çünkü arayanlar ordaki toplumun, ordaki toplumun vasat düşüncesine, vasat fikrine, vasat hal ve hareketlerine ve fiiliyatına uymayan insanlardır. Tabiri caizse, benim tabirimle aykırı insanlardır. Aykırı, her arayan; kadını erkeği yoktur bunun. Aykırı bir fıtrata sahiptir. O herkes gibi düşünmez. O herkes gibi hareket etmez. O herkesin gittiği yerden gitmez. O herkesin yediği gibi yemez. O herkesin içtiği gibi içmez. O herkesin düşündüğü gibi düşünmez. O gerçek bir arayıcısı ise gerçek bir arayıcı, o hiçbir zaman herkes gibi olmayacaktır ve dünyayı değiştirenler bu arayanlardır ve onların aramaları asla ve asla son bulmaz. Onun araması bitmez. O bir durakta durmaz ve o yüzden bulundukları toplumun yabancısıdır. Bulundukları ailenin yabancısıdır. Bulundukları şehrin yabancısıdır. Aslında yabancı değildir ama yabancısıdır. Sebep? Çünkü herkes ona başka gözlükle bakar. Bu başka derler. Bakın bu başka derler. Onun konuşması farklıdır, hal ve hareketleri farklıdır, düşünme fizyonomisi farklıdır, çalışması farklıdır, yürümesi farklıdır onun böyle her şeyi farklı çalışır. O çünkü bir arayıcıdır. Arayıcıdır! O bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahip olup tatminsizlik hastalığına sahiptir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1410-1427. Beyitler Şerhi

Kalbindeki o ses ne yapar?

Zikirle kalpte bir nur oluşur. Zikirle kalpte o nur oluşunca o sizin doğrunuzu, eksikliğinizi, yanlışınızı söyler. Bunu elleme, buna bakma, bunu tutma, bunun peşinden gitme diye kalbinizden haykırır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Kalbinin kulağı açılmadığı için ne olur?

Kalbinizin kulağı da açılmadı için o siz bu hitaba nail olamıyorsunuz. Gönül gözünüz açılmadığı için bu hitaba nail olamıyorsunuz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Din ne olur?

Din kalp yoludur kalp. Din, kalp yoludur. Namaz zahirdir. Hareketler edersiniz, ritüeller ama namazın imanı insanın içindedir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Zikrullah ne olur?

Zikrullah, ritüel yaparsınız. Allah Allah Allah Allah Celle Celalühü, iman içeridedir ama kalptedir. Bakın kalptedir. Bütün her şey kalpte toplanır. Bütün her şey.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Zikirullah halakası ne anlama gelir?

O yüzden cemaatle olan zikirleri kaçırmamaya gayret edin ve Furkan Suresi ayet 71: ‘Kim de tövbe edip salih amel işlersse şüphesiz ki o Allah’a tövbesi kabul edilmiş olarak döner.’ Sakın benim tövbem kabul oldu olmadı şüphesine düşme. Sakın ben bu zikrullahtan sonra af oldum mu af olmadım mı şüphesine düşme. Sakın! Cenab-ı Hakka halis bir niyetle tövbe et. Estağfurullah Estağfurullah Estağfurullah el Azim el Kerim ellezi lâ ilâhe illallah el Hayyul Gayyum. Tövbenden sakın geri dönme. Sakın ha aklından geçirme. Sübhanallahi vebihamdihi subhanallahil azim ve bihamdihi estağfurullah el Azim. Günde yüz sefer kim bunu söylerse denizköpükleri kadar günahı olsa Allah onu affeder, bunu terk etme. Bunu terk etme. Kendi kendine ben oldum bittim sevdasına düşme. Bunu kendi nefsime söylüyorum, bunu terk etme. Kendi nefsime söylemiş olayım. Zikrullah halakasını terk etme. Kendi nefsime söylemiş olayım cemaatle olan ibadetlerini terk etme. Kendi nefsime söylemiş olayım, salih amellerini terk etme, ölünceye kadar ibadetine devam et. Ölünceye kadar müminliğine devam et. Ölünceye kadar Hak yolunda koşturmaya, mücadele etmeye devam et. Ölünceye kadar! Yaşlılığına bakma, hastalığına bakma, erkekliğine bakma, kadınlığına bakma, gençliğine bakma, ihtiyarlığına bakma, işine bakma, aşına bakma, eşine bakma. Allah yolunda yürü.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 1330-1339. Beyitler Şerhi

Zikrullah halinde ne hissedilir?

Zikrullah halinde bir anda şoka uğrar o, hayrette kalır. Yani böyle bir şehi sanki bütün herkes duydu zanneder o. Böyle bir debdebe yaşanır, o debdebeyi yaşadığında onda büyük bir hayret uyandırır o. O böyle bir anda hatta zikrullahta bile korkar. Herşeyden korkar hale gelir o. Onu, sonradan tadını alır onun, o halin tekrar yaşanmasını ister. Gözü orda kalır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 888-894. Beyitler Şerhi

Zikrullah ile güzel amel arasında nasıl bir ilişki vardır?

O yüzden buradaki sohbetim bu konuda sufi kardeşlere. Arkadaşlar, kardeşler, zikrullahlarınızı güzel amellerle süsleyiniz. Güzel amellerinizi de zikrullah ile süsleyiniz. Bir tarafınıza, bir elinize zikrullahı, bir elinize de güzel amelleri alaraktan yürüyünüz ve zikrullah ile güzel ameli kendi nefsinizde bir edin. Kendi nefsinizde tam edin. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 870-887. Beyitler Şerhi

Allah’ı zikretmek ve tesbih etmek ne anlama gelmektedir?

Allah’ı zikretmemiz, Allah’ı tesbih etmemiz, aslında bizden çıkan bir tek nefes başka bir şey değil. Hz. Mevlana diyor ki sudan ve topraktan iştigal etmiş, sudan ve topraktan olmuş olan yaratılmış olan bedenden bir nefes çıktı, bir hava çıktı. O nefesi o havayı normalde Cenabı Hak ne yaptı? Onu normalde cennet kuşu yaptı. O normalde nereye kadar gitti? Allah’ın katına kadar çıktı. Allah’ın katı neresi? Orası ayrı bir mesela hani normalde işte kim ‘la ilahe illallah’ derse, o ‘la ilahe illallah’ onun dilinden, onun ağzından çıktıktan sonra yükselir. Allah’ın katına kadar gider ve işte kapıya vurmaya başlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 865-869. Beyitler Şerhi

Zikirin marifet ehli için ne anlama gelir?

Zikir ise marifet ehli içindir. O, her daim zikirde kalır.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 838-839. Beyitler Şerhi

Kulun kendi nefsinde Allah’ı zikretmesi ne anlama gelir?

Kulun kendi nefsinde Allah’ı zikretmesi, yani kendi çabasıyla kendi durumu ile konumuyla kendi kendisine bir ibadet etmesi. Bunun illaki hafi, gizli manası değil bu. Kendi kendine Allah’ı zikretti, kendi kendine namaz kıldı, bu onunla alakalı.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 773-774. Beyitler Şerhi

Varlık ve cüzler arasındaki ilişki nedir?

Biz onu çok görürüz. Biz bir sürü insan görürüz, insan bir tanedir. Biz bir insana baktığımızda bir bütün insan görürüz. Yaklaştığında ona onda bir sürü insan görürsün. Aslında o cüzlerin toplamıdır o insan. insanı otuttursan, cüzlere bölmüş olsan binlerce cüz çıkar insandan. Milyonlarca cüz çıkar ve onların hepsini topladığınızda bir tane insan çıkar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 762-763. Beyitler Şerhi

Zikrullah esnasında ne gibi bir his var?

Zikrullah esnasında böyle şakkadak hal görmeyen kimse, yavaş yavaş gören bir kimse, böyle işte zikrullah devam ediyor, Allah Allah Allah, o esnada böyle karıncalanma gibi bir sülüet oluşmaya başlar, böyle karıncalanma gibi, oluyor, olmuyor, o heyecan yapar, görüyorum heralde, Allah Allah, ya dur. Sakin ol, öyle görünmez, sakin ol, o karıncalaşma devam edecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 762-763. Beyitler Şerhi

Zikrullah devam ederken ne olur?

Zikrullah devam ediyor ama güldür güldür, o zikrullaha verecek kendini, zikrullaha vermezse, tak kesilir, gene hiçbir şey yok. O böyle gözünü sıkar, bilmem ne yapar göreceğim diye, göremez onu. Öyle değil, sen zikrullaha ver kendini. Sen zakirine tabi ol, şeyhine tabii ol, zikrullah devam et.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 762-763. Beyitler Şerhi

Zikrullah devam ederken bir sakalın görünmesi ne anlama gelir?

O sakaldan surete geçmeye başlar. Yüzü görünmeye başlar, dudağı görünür, burnu görür. Ondan sonra bir çift göz çocuğun olur. Bir bakmış bir tane böyle ya bir kimsenin yüzü var artık, cemali var. işte bir de onun bilgisi gelirse bu Abdülkadir Geylani hazretleri, ooooo koptu ortalık veya bu işte üstadın, bu filanca efendi, bunlar böyle bir şimdi bizim doktor ordan bakıyor, şizofreniye bağlayacak şimdi diyecek ki tamam, şiz, ofreni işte, ha doktor? Yok, yok, doktorlar buna inanmaz değil mi. Ben şizofrenik bir hastayım değil mi yani, teşekkür ederim. Doktorumuz da var ya teşhis eden. Tedavisi ne doktor bunun? Ne ilacı veriyorlar böyle bir kimseye? Ha görmeme ve aklına gelmemesi için bir de ilaç var, adam düşünemez hale geliyor yani. Bir de görmeyecek yani bunu, öyle mi. Bu şimdi o suret başlar, o suret başladıktan sonra kimisinde bu böyle yakıcı yıkıcıdır. Bu yakıcı, yıkıcı olursa meczup dediğimiz kimse öyle oluşur. Yani hiçbir şey yok. O oturmuş zikrullah yapıyor. Allah Allah Allah. Güm! Bir perde, apayrı bir aleme hemen anında geçiş yaptı, hemen anında! işte o esnada gitti, tel yandı onun. Eğer çok kuvvetli değilse. Meczup dediğimiz kimse bu. Ona artık ne zaman, nerde, ne vuracağı belli değil. Vurdu gitti onu, ne zaman vurursa artık.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 762-763. Beyitler Şerhi

Kalbinde zikrullahın olması neden önemlidir?

Eğer o zikrullah olmazsa kalbi katılaşır o kimsenin. Adam günlük virdini çekmezse, kalbi katılaşır. Derslere gitmezse, halakayı zikrullaha oturmazsa kalbi katılaşır. Bu üstadımın sözüydü, ben üstadımın ağzından söyleyeyim bunu, eğer bir kimse şeyhinin sohbetine gitmezse, kalbi katılaşır ve kararır, Allah rahmet eylesin, şeyh efendi öyle derdi. Oğlum ayda bir, en az insan şeyhinin sohbetine katılacak, zikrullahına katılacak derdi. En az ayda bir. Biz Çorumlu Hacı Mustafa efendi hazretlerine on beş günde bir giderdik oğlum diyordu. O zaman için tabii daha sıkıntılı, daha problemli, daha zor. O zaman o kimse eğer Allah’ın zikrine karşı kalbi katılaştı ise vay haline onun. Zikrullah’ı sevmesi, zikrullaha müştak olması, zikrullahı istemesi, zikrullaha koşması lazım o kimsenin ki onun kalbinde zikrullahtan bir nur oluşsun ve ona eski sufiler, zikr i veledi derler, zikirden bir çocuk olursun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 759-760. Beyitler Şerhi

Zikrullahın kalbimizde bir nur oluşturması ne anlama gelir?

Zikrullahın kalbimizde bir nur oluşturması, o kimsenin kalbinde zikrullahtan bir nur oluşsun ve ona eski sufiler, zikr i veledi derler, zikirden bir çocuk olursun. ‘Ölüyken hidayetle diriltip kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nur verdiğimiz bir kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan çıkmayan kimse gibi midir? işte kafirlere yaptıkları böyle süslü gösterildi.’ O zaman o kimsenin kalbine, senin kalbin ölüyken, senin kalbin karanlıkların içerisinde dolaşırken, normalde bu zikrullahın neticesinde Cenabı Hak senin kalbine bir nur verdi. Bak neydi, Zümer Suresi, ayet 22 diyordu ki: ‘Kalbi zikrullaha karşı katılaşan, ondan sonra diyordu ki onların, insanların arasında yürüyecek, yaşayacak bir nur verdiğimiz kimse, karanlıkta kalmışlar gibi olur mu? Olmaz. O zaman o nur, seni insanların içerisinde doğruyu, iyiyi, güzeli gösteren, sana hakikati gösteren bir nurdu. Sen sakın onu ne yap? Kaybetme. Sakın ha! Allah muhafaza eylesin. O yüzden Cenab ı Hak bizi kendi oğlunun üzerinde her daim devam eden kullarından eylesin. Cenabı Hak gönlümüzden, kalbimizden nurunu çekip çıkardıklarından, söküp aldıklarından eylemesin inşallah. Cenabı Hak her daim kendisini zikreden, kendisine şükreden, hamd eden, kendisinin yolunda koşan, kullarından eylesin. Haklarınızı helal edin. Geceniz hayırlı olsun. Selamün aleyküm.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 759-760. Beyitler Şerhi

Kalbinde zikrullah varsa ne olur?

Kalbinde zikrullah var, onun yanına gitsen için daralır. Neden? Onun yanına gittin, Selamünaleyküm Aleykümselam. Gel şurda bir tevhid çekelim. Nasıl ya? Basbayağı. Gel, gel, şuraya oturalım la ilahe illallaha la ilahe illallaha la ilahe illallaha. Ya bu ikide bir de her yerde zikrullah yapacağım diye uğraşıyor, bu kafayı kırmış, benim benim tarzım değil, ondan uzak dur.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 718-720. Beyitler Şerhi

Zikir yapmanın sevabı neden önemlidir?

Kadın-erkek. Seyretmeye gelen, giden hepsi de ne oldu? Zikrin anahtarı oldu. Bir kimse çıktı Allahı orda insanlara zikrettirdi, zikrin anahtarı oldu. Cümlenin yaptığı zikrullahtan da o sevabını aldı mı? Aldı. Bazen diyorum ya, bu zikir yaptırmanın sevabını, valisi, kaymakamı, müftüsü bilse beni burda otutturmazlardı, kulağımdan tuttukları gibi dışarı ederler ki biz zikrullah yaptıracağız. Ben bu sevaptan hiç kimse geri kalmasın diye biraz kafam kırık ya benim, o yüzden bütün kardeşlere zikir yaptırabilirsiniz derim ben. Sebep? Bu sevaptan kimse geri kalmasın.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Zikir yapmak için hangi günler tercih edilmelidir?

Siz bir üç kişi, beş kişi, on kişi, mahallede topladınız kadın, erkek bir yerde toplanın. Bu bütün dergaha serbest. Orda ders var ama ne gün? Mesela örneğin Bursa’da perşembe günü ders var kardeş Perşembe günü ders koyma. Alternatif ders yapar gibi, bu yanlış. Perşembe günü herkes oraya toplanacak .Örneğin Ali Dikkaldırım’ın dersi ne gün? Pazartesi,Çarşamba Dikkaldırım’da ders var. Git kardeş oraya Pazartesi günü, Salı günü evinde yaptır. Topla beş kişi, on kişi. Mahalle dersini de bölme. Cuma günü yaptır evinden, topla, davet et, çay demle, yemek yedir. Kapı kapı dolaş, telefon aç. Bayanlar, toplayın evlerinize.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Zikir yapmanın günahları nasıl temizlenir?

Demek ki o kimseler bir hata bir günah mı yanlışlık bir eksiklik yaparlarsa hemen Allah’ı zikrederler. O mana ehlinin günlük virdi vardır. Her gün o virdini, günlük virdini çeker ve o gün içerisinde yaptığı bir yanlış, hata, kusur var ise akşam olduğunda onu, o virdini çekerekten onlardan temizlenir ki geceye tertemiz başlar. Neden? Gece çünkü mânâ ehli içindir. Gece özeldir, gece hususidir. Gece, avam uyuduktan sonra, haslar için gündüzdür. Geceyi Cenab ı Hak avamı örtmek için yarattı. Geceyi dostlarıyla hemhalleşmek için yarattı. Geceyi kaçırma. Virdini, bir virdin mi var, günlük bir vird çekiyor büyük bir çoğunluk, bazıları iki tane çekiyor, sabah akşam ve iki tane çekmek serbest, çekebilecek olan çeksin, sıkıntı yok. Sorumlu olanlar var, sorumsuz olanlar var.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 710-714. Beyitler Şerhi

Kalbinin zikrullah ile mutluluğu nedir?

Kalpler, ayet-i kerimede Cenab-ı Hak ne dedi, kalpler, ancak zikrullah ile mutmain olur. Senin kalbin zikrullah ile mutmain olur. Kim Allah’ı zikrederse, Allah da onu zikreder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 569-582. Beyitler Şerhi

Allah’ın zikrullahı neden önemlidir?

Kalbinde Allah’ın zikri olacak. Kalbinde Allah’ın zikri olunca, merak etme, içeride Cenab ı Hakkın nuru inkişaf edecek. Bir tane daha örneğin Mustafa Özbağ var içeride. Bir tane daha, kalpte. içerde bir tane daha sen varsın. O içerdeki seni, içerdeki seni oluşturacak olan şey, farzları yerine getirmek, nafilelerle Allah’a yaklaşmak, Allah’ı sevmek, haramlardan uzak tutmak kendini. Devamlı Allah’ın zikri ile haşır neşir olmak. Bu zikrullaha düşman olanlara bakmayın. Bu zikrullaha düşman olanlar, sufilere düşman olanlar, şeytanın elinde oyuncak olanlar, şeytanlaşmış olanlar.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 515-524. Beyitler Şerhi

Allah’ın zikri kalbimizde ne gibi bir etki yaratır?

Merak etme, onun gözü var. Merak etme, onun kulağı var. Merak etme, onun dili var. Merak etme, onun ilmi de var. Onun ilmi de var. O, Allah’ın izniyle Allah’ın ilhamıyla, seni hakikate götürür. Herkes, ağaç görür, sen ağacın içindeki zikri görürsün, zikredeni görürsün. Herkes taş görür, taşın içindeki mahlukatın zikrini dinlersin. Herkes boş gök görür, gökteki melekûtun zikrullahı ile beraber olursun, zikrullah edersin ama o kalpte zikrullah yerleşecek.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 515-524. Beyitler Şerhi

Zikrullah ile kalbin arılığı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Zikrullah var, hayat var. Zikrullah yok, hayat yok, hayat ölü. ‘Ey ashabım! Size zikredenle zikretmeyen arasındaki farkı söyleyeyim mi? Söyle ya Resulallah. Allah’ı zikreden diridir, Allah’ı zikretmeyen ölü gibidir. Allah’ı zikreden diridir.’ O zaman Allah’ın zikri ile iştigal eden diri, asıl diri o. Allah’ın zikrinden uzak olanlar, ölüler. Yeryüzünde yaşayan iki ayaklı ölü. Hayatları curuf, hayatları curuf onların! Zikirden uzak olanlar, hayatları onların ölü gibi.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Günlük zikirin önemini nasıl açıklar?

Her gün zikriniz olsun. Her gün! Haftanın iki üç, halaka ı zikrullaha oturun. Bu dünya gelip geçecek. Her şey gelip geçecek. Günlük virdiniz olsun. Koskoca Hz. Muhammed i Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem hazretleri diyor ki, günde en az yetmiş kez, bir rivayette yüz kez Allah’a tövbe ederim. Hergün tövben olsun senin. Kim sübhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim ve bihamdihi estağfirullah el Azim. Bunu günde yüz sefer söylerse, deniz köpükleri kadar günahı olsa Allah onu affeder.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Tövbe ve zikrin günlük hayatımızda nasıl etki eder?

O zaman günlük sen bunu yap. Sabah akşam yap bunu. Akşama vardın, Ya Rabbi gündüz muhakkak günah istemişimdir, muhakkak hata işlemişimdir. Bütün günahlarımdan Yarabbi tövbe ettim. Sübhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim ve bihamdihi estağfirullah el Azim. Sabaha çıktın, gece muhakkak günah işlemişsindir. Televizyona baktın, Face’e takıldın, Twitter’a takıldın, bilgisayara takıldın, hanımına takıldın, ona laf söyledim, buna laf söyledin, eşine takıldın, gıybet ettin, dedikodu yaptın, konu komşu geldi, akrabalar geldi, o öyle miydi, yok bu böyle miydi, hükümet yıktın, hükümet yaptın, devlet kurdun, devleti indirdin, devlet yaptın, bu yöneticileri Allah şöyle yapsın dedin, bunlar hırsız dedin, bunlar uğursuz dedin, gözünden gördün mü? Yok! Ya elinl tuttun mu? Yok! Bir sürü gıybet, dedikodu yaptın. Yatmadan önce tövbe et. Gecen kabuslarla geçmesin. Herkes gitti, misafirler gitti, herkes yattı. Al eline tespih, yaptım ben yapacağımı gene de.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 410-419. Beyitler Şerhi

Zikirin tahkiki ne demektir?

Zikir yapıyorlar ordaki cemaat, harika. Namaz, tahkiki olacak. Zikir tahkiki olacak. Sema, tahkiki olacak.Yaptığın iş, tahkiki olacak. Oruç, tahkiki olacak. Allah yoluna gidiyorsun, tahkiki. Bir yere semaya gidiyorum diye düşünme. Allah yoluna gidiyorsun. Allah meclisine gidiyorsun. Aman dikkat et.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 367-373. Beyitler Şerhi

Zikrullahın ücreti mi var?

Yok. Gel kardeş, sabahtan akşama kadar Allah de. Para pul istemiyoruz, hiçbir şey istemiyoruz senden. Aman getirmeyin de, aman! Geçen gün birisi diyor ki ya hocam işte yardım edelim. Aman kardeşim biz hiçbir şey istemiyoruz dedim ben.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 319-324. Beyitler Şerhi

Zikirin ruhun temizlenmesindeki rolü nasıl açıklanmaktadır?

Zikirin ruhun temizlenmesindeki rolü, kalbin tenvir edilmesi ve temizlenmesiyle açıklanmaktadır. Zikrini yapmazsan o yerleşecek, hendek var, onu aldatmak için. O koşturur seni zapt etmek için gelirse hendek de batacak. Batınca başında askerler var. ‘Huuuu’deyip oku ona at. O, kalplerin sahibi. O, mükavanatın sahibi. O, sen onu sevdikçe senin kalbini istediği hale getirdi. Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olabilir. Sen zikrullahla mutmaine hale geldi kalbin ve Cenab ı Hak artık oraya misafir oluyor. Orası temizlendi. Padişahın misafir olacağı gibi oldu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 310-319. Beyitler Şerhi

Zikirin ve ibadetlerin ruhun yenilenmesindeki rolü nasıl açıklanmaktadır?

Zikirin ve ibadetlerin ruhun yenilenmesindeki rolü, kalbin tenvir edilmesi ve temizlenmesiyle açıklanmaktadır. Zikrini yapmazsan o yerleşecek, hendek var, onu aldatmak için. O koşturur seni zapt etmek için gelirse hendek de batacak. Batınca başında askerler var. ‘Huuuu’deyip oku ona at. O, kalplerin sahibi. O, mükavanatın sahibi. O, sen onu sevdikçe senin kalbini istediği hale getirdi. Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olabilir. Sen zikrullahla mutmaine hale geldi kalbin ve Cenab ı Hak artık oraya misafir oluyor. Orası temizlendi. Padişahın misafir olacağı gibi oldu.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 310-319. Beyitler Şerhi

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları