Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Zikir(896) — Sayfa 11/13
Zikrullah esnasında kalbin ürpermesi ne anlama gelir?
Zikrullah esnasında kalbin ürpermesi, Allah zikredildiğinde kalbinin ürpermesidir. Bu ürperti bildiğimiz fizikî kalbin değil, maneviyatın merkezi olan bâtınî kalbin hâlidir. Bu kalp, zikrullah duyduğunda heyecanlanır, titrer, kendine gelir. Bunun olabilmesi için o kimsenin îmânının kemâle ermiş, ihlâsın, ve teslimiyetin üzerine oturmuş olması gerekir.
Kaynak: 674. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri
Zikrullah, insanı değiştiren ve dönüştüren bir ibadet midir?
Zikrullah kadar insanı değiştiren, ve dönüştüren başka bir ibadet yoktur. Bir kimse zikrullah halkasına girdiği anda, günlük virdini çektiği anda zikrullah onu değiştirir, ve dönüştürür. Eğer bir kimse değişip dönüşmüyorsa, sorun zikrullahta değil, o kimsenin kendisindedir: hevâ, ve hevesini ilah edinmiştir, nefsine uyuyordur, nefis mücadelesini kaybetmiştir.
Kalbi ürperen kimseye ne olur?
Kalbi ürperen kimseye bütün dünyayı koysalar değişmez; o ürpertiyi, o tecelliyatı ister. Bütün dünya, ve içindekiler gölgeden ibaret kalır o tecelliyat karşısında. O kalp sahibi etrafına merhamet, ve rahmet olur; mahallesine, arkadaşlarına, evine ışık olur. ‘Sizin en hayırlınız etrafına en fazla faydası dokunandır’ hadîs-i şerîfinin asıl mânâsı budur: manevî fayda.
Zikir meclisinden çıktıktan sonra ne yapılmalıdır?
Zikir meclisinden çıktıktan sonra aynı hatalara düşmemeye gayret etmek, temiz kalmaya çalışmak gerekir.
Allah’ı zikreden bir topluluğa ne olur?
Allah’ı zikreden bir topluluğa göklerden bir münâdî seslenir: Kalkın, hepiniz bağışlandı, kötülükleriniz iyiliklere çevrildi.
Zikrullahtan yüz çevirmenin birçok boyutu nelerdir?
Zikrullahtan yüz çevirmenin birçok boyutu vardır: Zikri terk etmek, zikir halakalarını terk etmek, Allah’ın Kur’ân, ve sünnet-i seniyyesini terk etmek, bir konuda Allah, ve Resulünün hükmü varken o hükümden geri durmak, namaz kılmayı bırakmak, orucu terk etmek, Kur’ân-ı Kerîm’in herhangi bir âyetiyle alay etmek veya bir kısmını ‘kabul edilemez’ diyerek reddetmek — bunların hepsi zikrullahtan yüz çevirmektir.
Zikirler iki kategoriye nasıl ayrılır?
Zikirler iki kategoriye ayrılır. Vakitli zikirler: beş vakit namaz, namazlardan sonra 33 Sübhânallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahu Ekber, ve yüzüncüsünde tevhîd kelimesi; Ramazan orucu; zekât; hac gibi belli zamanları olan ibadetlerdir. Vakitsiz zikirler ise her daim dilin zikrullahla ıslak olması, Kur’ân-ı Kerîm okumak, dinini öğrenmek, nasihat etmek, lâ ilâhe illallah demek gibi zaman, ve mekân kaydı olmayan ibadetlerdir.
Zikrullahtan yüz çevirenin azabı nasıl artar?
Zikrullahtan yüz çevirenin azabı sürekli artar. Hayır, ve hasenâtta Cenâb-ı Hakk’ın keyfiyeti vardır: bir iyiliğe on, yedi yüz hatta sayısız karşılık verebilir. Fakat bu âyet-i kerîmede keyfiyet değil, sürekli artan bir azap söz konusudur.
Zikir ne demektir?
Zikir yalnızca oturup topluca lâ ilâhe illallah demekten ibaret değildir; geniş bir daireyi kapsar. Oruç da zikirdir, namaz da zikirdir, zekât da zikirdir, hac da zikirdir. Birisine iyiliği tebliğ etmek de zikirdir, kötülükten men etmek de zikirdir. Eşine nasihat etmek, çocuğuna nasihat etmek, arkadaşına nasihat etmek, kendinden sudûr edecek kötülükleri önlemek, güzel bir edep ortaya koymak, büyüklerine saygılı olmak, küçüklerine merhametli, ve şefkatli olmak — bunların hepsi zikir dairesine dahildir.
Hz. Mevlânâ’nın zikirle ilgili bir ifadesi nelerdir?
Hz. Mevlânâ da bu hakikati şöyle ifade etmiştir: ‘Ey insan, topraktan yaratılmış olduğun için senin varlığın da demir gibi kapkara paslı bir bedenden ibaret. Onun için kendini Allah’ın zikrinin nûru ile cilâlandır. Demir kapkara, nursuz olmakla beraber silinince ondaki pas gider; bir ayna demirden de olsa cilânın yüzü parlar, güzelleşir, orada şekiller, ve sûretler görülür.’ Topraktan yaratılmış olan beden de etten, ve kemikten ibarettir; ama zikrullahla cilâlanırsa demir gibi cilâ kabul eder.
Günü zikrullahla açmak ve geceyi zikrullahla bitirmek ne anlama gelir?
Günü zikrullahla açmak, geceyi zikrullahla bitirmek, ve gaflete düşmemek için kendini disiplin etmek her müminin vazifesidir. Sabah namazından sonra az bir zikir, vakti varsa dersini çekmek; gece yatmadan önce yine zikrullahla geceye başlamak — böylece ortasında kalan hata, ve günahların affedilmesine vesile olacaktır.
Bir kimse zikrullaha düşman ise kâfir midir?
Hadisleri inkâr eden, sûfîliğe aykırı konuşan, zikrullaha düşman olan kimseyi dinleme. Bir kimse zikrullaha düşman ise kâfirdir. Âyette sâbittir: Allah’ı zikir farzdır; "sabah akşam Allah’ı zikredin" buyrulmuştur.
Allah’ı unutmak neden tehlikeli bir durumdur?
Aslında Allah’ı unutmak en tehlikeli nokta en tehlikeli nokta. Çünkü unutan k unutan kimse Allah’ın emri, ve nehirlerini de kenara atıyor zikrullahtan uzak. Duran kimse her şeyi kenara atıyor.
Kaynak: Allah’ı unutmak hastalıkların başı, Allah’ı unutmak küfrün başı, Allah’ı unutmak
Allah’ı unutmak neden bir dervişin zikrullah ve semayı dersini bırakmasına neden olur?
Derviş olmayan bir kızla evleniyorlar. Dergahı bırakıyorlar bırak namazı. Derg, ahı bırakıyor adam zikrullah’ı bırakıyor adam semayı dersi bırakıyor. Ben buradan bağırıyorum 1000 tane oğlum olsa diyorum yine. Derviş bir kimseyle evlendiririm 1in tane kızım olacak yine dervişle evlendiririm diyor hoş.
Kaynak: Allah’ı unutmak hastalıkların başı, Allah’ı unutmak küfrün başı, Allah’ı unutmak
Allah’ın zikrinden uzak duranlar neye mahkum olur?
Allah’ın zikrinden uzak duranlar ve. Allah’ın zikrine karşı olanlar kendilerini hidayette görüyorlar en önemli noktası. Bu kendisini hidayette gören bir kimseyle mücadele ediyoruz. En acısı bu adam. Zikrullah alakasına bidat bu diyor. Kardeş ayet-i. Kerime var. Ayakta zikredin oturarak. Tan zikredin yanlarınızın üzerine yatarak zikredin. Bir de namazı kıldıktan hemen sonra şimdi orada diyemiyor namaz zikirdir diye kardeş namazı kıldıktan hemen sonra diyor ayeti kerimede ayaktayken otururken yanınız.
Kaynak: Allah’a, Resulüne ve müminlerin yoluna karşı çıkan insanların kalpleri mühürlend
Allah’ın zikrinden uzak duranlar nerede cezalandırılır?
Allah’ın zikrinden uzak duranlar ve. Allah’ın zikrine karşı olanlar kendilerini hidayette görüyorlar en önemli noktası. Bu kendisini hidayette gören bir kimseyle mücadele ediyoruz. En acısı bu adam. Zikrullah alakasına bidat bu diyor. Kardeş ayet-i. Kerime var. Ayakta zikredin oturarak. Tan zikredin yanınızın üzerine yatarak zikredin. Bir de namazı kıldıktan hemen sonra şimdi orada diyemiyor namaz zikirdir diye kardeş namazı kıldıktan hemen sonra diyor ayeti kerimede ayaktayken otururken yanınız.
Kaynak: Allah’a, Resulüne ve müminlerin yoluna karşı çıkan insanların kalpleri mühürlend
Zikrullah neden kalp pasını giderir?
Hadîs-i kudsîde bildirildiği üzere Allah, kalbini zikirle parlatana yaklaşır ve nihâyet onun gören gözü, işiten kulağı olur. Zikir, kalpteki zulüm perdelerini kaldırır; perdeler kalktıkça nûr perdeleri açılır ve kul ilâhî tecellîleri fark etmeye başlar.
Zikrullah en kestirme yol mudur?
Tenzih ve teşbih tartışmasından çıkmanın en kısa yolu zikrullahtır. Ali İmrân 191’de "ayaktayken, otururken, yanları üzere yatarken Allah’ı zikredenler" övülmektedir; teşbih ve tenzîhi birleştirebilecek olanların en önemli özelliği bu devamlı zikirdir. Allah’ı zikreden kimse sıfatlar boyutunu aşar; o an zâtla alışverişe girer ve teşbih-tenzih diyalektiğine artık ihtiyacı kalmaz.
Zikrullah en büyük iş midir?
Allah’ı zikreden kimsenin anlık olarak teşbih ve tenzih tartışmasına ihtiyacı kalmaz; zirâ o an sıfatlar boyutunu aşmış ve zât ile alışverişe girmiştir. Ancak zikirden kesilip tefekküre düşüldüğünde tenzih ve teşbih meselesi yeniden gündeme gelir. Bu yüzden en kestirme yol devamlı zikrullahtır. Bununla birlikte tenzih ve teşbihin dengeli kavranması, dini doğru anlamak için yine de şarttır; ayrıca tefekküre düşen kimse bu dengeyi bilmezse yanılma tehlikesiyle karşılaşır.
Kalbi cilâlamak ne anlama gelir?
Kalbi cilâlamak, dışarıdan gelen süslerden daha kıymetlidir. Cilâlanmış kalp, Hakk’ın bütün isim ve sıfatlarının tecellîlerini eksiksiz yansıtır. Pek çok sufi yolunda kalbî terbiye, bu cilâlanma sürecidir.
Göz mü Görür, Ruh mu Görür? nedir?
Bir dinleyicinin ‘Göz mü görür, ruh mu görür?’ sorusuna verilen cevap kısadır ama derindir: ‘Kalp görür.’ Göz yalnızca bir araçtır; asıl idrak edici kalptir. Bu mesele, tasavvufun epistemolojik temelini doğrudan ilgilendirir.
Derviş o esnada sadece Allah’ı zikreder mi?
Derviş o esnada sadece Allah’ı zikreder; başka hiçbir şeyi davet etmez. Sufi yolunun özü budur: hep O, her şeyde O, her hâlde O.
Manevi makamlarda zikrullahın halleri nedir?
Nefis merâtiplerinin her birinde zikrullâhın tecellîsi farklıdır. Beşinci esmâda — yani râziye makamında — hâlde, mânâda, ve rüyâda tecellîât başlar. Bir topluluk o sâlikin etrâfında toplanır, ve o kimse, zikrullâh ile o topluluğu yönetmeye başlar.
Makamlar arası zikir farklılıkları nelerdir?
Emmâre makamındaki kişinin zikri dil ile sınırlıdır. Levvâmede kalp uyanmaya başlar. Mülhimede ilhâm kapıları açılır. Mutmainnede kalp huzur bulur. Râziyede rızâ hâli tecellî eder. Marziyyede Allah’ın rızâsı sâlike yönelir. Sâfiyede ise zikir, sâlikin her hücresine sirâyet etmiştir.
Allah’ı çokça zikretmek ne sağlar?
Allah’ı çokça zikretsek Allah bizim kalbimize ilham edecek. Bunu da unutturdular bize. Yani Allah bir tek normalde peygamberlere vahyediyor. Allah meleklere vahyetmiyor. Ayet-i kerimede meleklere vahyediyor. Onlara göre Allah arıya vahyetmiyor. Ayeti kerimede arıya vahyediyor. Meryem’e vahyetti. Firavun’un hanımına vahyetti.
Allah’ı çokça zikretmek neden önemlidir?
Allah’ı çokça zikredersen kim kafir kim münafık ayıracaksın. Allah’ı çok zikredersen o konuşan siyasetçinin gerçekte münafık olduğunu kalbin ilham alacak. Allah’ı çok zikredersen peşine düştün. Bir siyasetin peşine düştün. Bir bürokratın münafık olduğunu göreceksin. Allah’ı çok zikredersen şeyhim diye sarıldığın kimsenin dünyaya tapan şeytan olduğunu göreceksin. Allah’ı çok zikredersen sen bizim hacımız, hocamız, bizim alimimiz, bizim ulemamız dediğiniz kimsenin ahir zaman alimi, şeytanın alimi olduğunu göreceksin. Bunu görmemen için Allah’ı zikretmemen lazım. Bunları görmemen için ilahiyatıyla, diyanetiyle, hacısıyla, hocasıyla, münafığıyla, kafiriyle, deccalisiyle, emperyalistiyle hep beraber toplanıp Allah’ı zikredenlere düşman olmanız lazım, ve zikretmemeniz lazım.
Hazretleri kendi sağlığında dini Allah’ın emriyle vahyi le otur mudur?
Hz Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri kendi sağlığında dini Allah’ın emriyle vahyi le oturtur. Ken zikir meclislerini överken Allah’ı zikredenleri överken Allah’ı zikredenleri överken, ve sahabeden bir kısmı. Bunların böyle olmaması lazım dediğinde onları susturur. Ken, ve ayet-i. Kerime ayet-i kerimeler kafirlerin Allah’ı zikri sevmediklerini Allah’ı zikirden nefret ettiklerini söylerken şimdi doğru yolun ne olduğunu yine Allah ve. Resulü gösteriyor ve. İşin en acı tarafı Müslüman görünümündeki olan kimseler Allah’ı zikrin. Ve Allah’ı zikreden lere düşman. İşin en acı işin en tuhaf tarafı da burası Allah’ı zikir farz Cenâb-ı Hak beni zikredin. Ben de sizi zikredeyim demiş. Ve Allah’ı. Zikri en büyük iş en büyük amel olarak görmüş namazdan da oruçtan da. Kur’an okumaktan da büyük olarak görmüş Allah’ı. Zikri daha faziletli görmüş. Kur’an okumaktan da faziletli göstermiş Cenâb-ı Hak Allah’ı. Zikri amma velakin Müslüman görünümündeki olan kendisini Alim gören. Fazıl kişi gören bir bilir kişi görenler oturmuşlar el. Birlik Allah’ın zikrine. Savaş açmışlar zikreden lere de. Savaş açmışlar. Çünkü İslâm dünyasında Müslümanları istediği gibi idare etmek isteyenler Müslümanları kendi heva, ve heveslerini kurban etmek isteyenler Müslümanların mesaisini parasını pulunu malını mülkünü oyunu almak isteyen n ehli zikre düşman olmuşlar bu bitmiş mi. Hayır ülkede de bitmiş vaziyette mi. Hayır ülkede de bitmiş vaziyette değil gerçek manada Allah’ı zikrediyor gerçek manada Allah’a kul habibine. Ümmet iseniz düşmanlıkları bitmez sebep. Kur’an belli sünnet-i. Seniye belli siz onun dışına çıkmayacağım derseniz deccaliyetin. Şeytaniye heva, ve hevesini ilah edinenlerin işine gelmezsiniz onlara. Bedava alkışçı lazım onlara siz iyi bilirsiniz diyenler lazım. O büyük. Profesör he böyle ibadet yok. E var diyor kur’an-ı. Kerim namazı kastediyor orada ya. Zikri ayrı konuşmuş namaz zikir olarak geçmemiş orada. Dil farklı kelime farklı namaz kelimesi. Salat farklı zikir farklı yok o biliyor. Sen bilmiyorsun. Onun kalbindeki çatallık kalbindeki ki münafıklık. Zikrullah la meydana çıkıyor Allah’ı zikredenler ne yazık ki ne yazık ki mümini münafığı fasıkı kafiri ayırt ediyor Allah’ı zikir. Çünkü bir çok kuvvetliyse ayrıştırır şimdi son e gündemde ne var altın değil mi madeni. Sion çok kuvvetli. Öyle değil mi. Ne yapıyor ayrıştırıyor hızla ucuz taraftan ayrıştırıyor. En kestirme yerden ayrıştırıyor işte doğayı katlediyor muu. Ne bileyim o bölgede bilmem kaç. Yüzyıl bir daha bir. Çıkmayacak mış önemli değil dünyayı kendisine. İlke edenler dünyayı kendisine. Rab edinenler hiçbir şeye bakmadan o altına ulaşacak, ama ne ayrıştırıyor siyanürle ayrıştırıyor neyle ayrıştırıyor ateşle ayrıştırıyor bir kuvvetli bir olacak ki öbür künden ayrıştırabiliriz çok. Namaz kılıyordu az kılanla çok kılanı ayrıştırır. Birisi bir şeyi kuvvetli bir şekilde yapıyorsa o kuvvetli olan ayrıştırır her şeyi, mesela bir kimse çok iyi. Sufi aşıktır ayrıştırır. Hatta öbür künler ona gıptayla bakacaklarını kıskançlık da bakarlar bu sufilikte bile vardır bir bunu şe efendinin zamanında da gördüm bir kimse şeyhini çok seviyor. Öbür o kadar sevemiyor ya diyor ki ya. Bu kadar da olmaz ya diyor bu doğru değil diyor bak bu kadar da olmaz diyor bu doğru değil diyor ayrıştırıyor hep söylerim.
Kaynak: Allah’ı zikir farz ama Müslüman görünümündeki kimseler Allah’ı zikre ve Allah’ı
Davetle geldin nedir?
Davetle geldin. Sen bu şehre şeref verdin. Ey sevgili hoş geldin. Sen güneşsin, sen aysın. Sen nur üstüne nur nursun. Sen. Süreyya ışığısın. Ey sevgili, ey resul, sen güneysin sen ayın olsun. Sen süre yapışırsın. Ey sevici ey resul ya. Resul. Allah ya habiballah. Allah ya nebi. Allah canım kurban olsun senin. Allah güzel kendim güzel olan sen şefaat eyle ağrı güzel muhabbet. Şefat eyle gözler güzel muhabbet kinları doktor cefası. Allah. Güzel sevinare güim güzel olan birasın adı güzel.
Kaynak: Mevlid Kandili Sema-Zikir-Dua
Dini hizmeti için sizden bir ücret isteyen hidayete erdirilmemiştir?
Sizden bir ücret isteyenlerin peşinden gitmeyin. Sizden hiçbir istemeyenler var ya. Onlar hidayete erdirilmiştir. Sizden bir istemeyenlerin peşinden gidin. Birisi sohbet ediyorum, zikrullah yapıyorum. Yok şunu yapıyorum, yok bunu yapıyorum. Sizden bir ücret istiyorsa, sizden bir yardım talep ediyorsa o hidayete erdirilmiş değil. O Allah’a güveni olmayan bir kimse. O Allah’a yaslanmayan bir kimse. O Allah’tan dilenmeyen bir kimse. Yok. Hayır o başka bir yola çıkmış.
Kaynak: Dini hizmeti için sizden bir ücret isteyen hidayete erdirilmemiştir
Yalnızca bülbül değil midir?
Fakat yalnızca bülbül değildir. Bütün ağaçlar, çiçekler, böcekler, hayvanât, bütün zerreler Allah’ı zikreder. Yerdekiler, göktekiler Onu zikreder. Ay, yıldızlar, rüzgâr, güneş, dağlar, ovalar, sular, bulutlar — Onu zikretmeyen hiçbir varlık yoktur.
Kaynak: Allah’ı zikret ve kainatın zikir senfonisine sende katıl
Bunda nefis yok, bunda şataat yok, şatafat yok mudur?
Sonra kendinden geçmişsin; bir kendine geldiğinde Hay esmâsını söylüyorsun. Muhteşem! Bunda nefis yok, bunda şataat yok, şatafat yok. Kendiliğinden gelmiş. Sen o sarhoşlukla Hak esmâsına, Kayyûm esmâsına, Kahhâr esmâsına geçmişsin. O sarhoşlukla cemâl esmâ-i şerîfine, cemâl perdesine geçmişsin; farkında bile değilsin.
Kaynak: Allah’ı zikret ve kainatın zikir senfonisine sende katıl
Cenâb-ı Hak buyurur ki: "Yedi gök, yer, ve bunlarda bulunan herkes Onu tesbîh eder mi?
Cenâb-ı Hak buyurur ki: "Yedi gök, yer, ve bunlarda bulunan herkes Onu tesbîh eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbîh etmesin; fakat siz onların tesbîhini anlamazsınız." (İsrâ, 17/44). Demek ki sadece dünyada insanlar yok; yedi gökte de farklı varlıklar var, yerde de farklı varlıklar var, ve hepsi Allah’ı zikreder.
Kaynak: Allah’ı zikret ve kainatın zikir senfonisine sende katıl
Bu zikir senfonisiyle mümkün müdür?
Bu zikir senfonisiyle mümkündür. İster zikrullah halkasında ol, istersen tek başına zikrullah yap. Dağda, ovada, yolda, çölde, iş yerinde — hangi iş üzerinde olursan ol, zikrullah senfonisine kendini bırak. Dâim zikrullahı yakala. Kalbin, hücrelerin, bütün azaların o zikrullah senfonisinde gitsin.
Kaynak: Allah’ı zikret ve kainatın zikir senfonisine sende katıl
Tövbe, geçmiş günahlardan arınmaktır; zikir ise kalbi dâimî olarak Allah ile berâber tutmak mıdır?
Tövbe, geçmiş günahlardan arınmaktır; zikir ise kalbi dâimî olarak Allah ile berâber tutmaktır. Bu iki amelin birleştiği kişi, hakīkī kurtuluşa ermiştir.
Kaynak: Tövbe eden ve Rabbini zikreden kimse Allah yolunda dimdik durur
Töv, zikir ve kurtuluş arasında nasıl bir ilişki vardır?
A’lâ Sûresi’nde buyurulmuştur: "Temizlenen, Rabbini zikredip O’na kulluk eden kimse, kuşkusuz kurtuluşa ermiştir." Bu âyet-i kerîme, kurtuluşun iki temel şartını ortaya koymaktadır: nefsini arındırmak (tezkiye) ve Allah’ı zikretmek.
Kaynak: Tövbe eden ve Rabbini zikreden kimse Allah yolunda dimdik durur
Zikir, tövbenin devamı ve muhâfazası mıdır?
Zikir, tövbenin devamı, ve muhâfazasıdır. Tövbe eden, ama zikirden uzak kalan kişi, aynı günahlara tekrar düşebilir. Zikir, kalbi sürekli uyanık tutar, ve günahlara karşı bir kalkan görevi görür.
Kaynak: Tövbe eden ve Rabbini zikreden kimse Allah yolunda dimdik durur
Kalp, zikir ile nasıl temizlenir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Her şeyin bir cilâsı vardır; kalplerin cilâsı ise Allah’ın zikridir." Kalp, zikir ile parlar, ve temizlenir; zikirsiz kalan kalp ise paslanır, ve karanlığa gömülür.
Kaynak: Tövbe eden ve Rabbini zikreden kimse Allah yolunda dimdik durur
Zikir dairesi ne demektir?
Zikrullah noktasında devamlı ayet-i kerimelerde hep teşvik vardır. Hep teşvik vardır. Hep Cenab-ı Hak birçok ayet-i kerimede zikirden bahseder. Zikir dairesi diyorum ya geniştir. Orucu da namazı da abdesti de hayır eee işlemeyi, hakkı eee tebliğ etmeyi, sabretmeyi bütün ibadetlerin hepsini de içine alır zeker.
Kaynak: Allah’ı zikretmeyen heva hevesine uyuyor, yavaş yavaş Kur’an sünnetten uzaklaşma
Allah’ı zikretmenin insan üzerindeki tecelliyatı nedir?
Ama sırf Allah’ı Allah olduğu için zikrederse, sırf zikrullah cemaatına Allah rızası için gelir. Orada cemaatin içerisinde Allah için durursa hiçbir menfaat gözetmeksizin, hiçbir art düşüncesi olmaksızın, hiçbir hesabı kitabı olmaksızın o kimse Allah’ı zikrederse, o kimse o zikrullah cemaatında durursa, ve o kimse bir mürşid-i kamile intisaplı ise o kimsenin çizgisi düzelir, ve o çizgide yürür. Maddi manevi Cenabı Hak onun üzerinde bir nur, maddi manevi onun üzerine bir elbise giydirir. O, çünkü normalde öyle bir hale gelir ki her mümin onu sever. Müminler onu sever. O da müminleri sever. Onun üzerine Cenab-ı Hak öyle bir elbise giydirir. Bu manevi bir elbisedir. Bu üzerine manevi bir normalde tecelliyattır.
Kaynak: Allah’ı zikretmeyen heva hevesine uyuyor, yavaş yavaş Kur’an sünnetten uzaklaşma
En hayırlı ibadet nedir?
En hayırlı ibadetiniz Allah’ı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz demek ki ibadetlerin özü, ibadetlerin zirvesi, ibadetlerin bu noktada en yükseği Allah’ı zikretmek.
Kalbin mutmain olması ne demektir?
Kalbin mutmain olması ne demek? Nefis meratipler olarak emmare, levvame, mülhümeyi geçip mutmain makamına gelmeniz. Çünkü kalpler, ancak zikrullah ile mutmain olur. O makama zikrullah ile gelir o kimse.
Allah’ı zikretmekle ne gibi bir durum oluşur?
Eğer o kimsede zikrullah tam olarak oturmadıysa Allah’ı çokça zikir ayet-i kerime Allah’ı çokça zikredin. O ayet-i kerime o kimsenin üzerinde yerleşmediyse o kimsenin kalbi mutmain olmaz. Kalbi mutmain olmayan bir kimse eksiktir, noksandır.
Yeryüzünde gördüğünüz maddi manevi canlıların hepsinin de rızkı Allah’a ait midir?
Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. Ve yeryüzünde gördüğünüz maddi manevi canlıların hepsinin de rızkı Allah’a aittir. Bu noktada Cenabı Hak rızkı kendi üzerine vacip kılmıştır. Hem manevi rızkı vacip kılmıştır. Hem de maddi rızkı kendi üzerine Cenabı Hak vacip kılmıştır. O zaman manevi rızık olarak kim bana bir adım yaklaşırsa Allah ona 10 adım yaklaşır. Kim 10 adım yaklaşırsa Allah ona 100 adım yaklaşır. Kim ona 100 adım yaklaşırsa 100 adım yaklaşırsa Allah ona koşarak gelir. O zaman bu bir maddi manevi rızıkla alakalıdır. Bir kimsenin Allah’a yaklaşması onun maddi manevi rızkına kefildir. E şimdi normalde Allah’ım muhafaza eylesin bir kimse Allah’ın zikrini terk ederse Allah diyor ona bir geçim darlığı verir. O zaman bir kimse zikretmezse, zikirden uzak durursa maddi manevi ona Cenabı Hak bir geçim darlığı verir. Onu rızıkla alakalı demiyor. Bakın geçim darlığı verir. O zaman o kimse Allah’tan uzaklaştıkça da bir geçim darlığı verecek. Allah’a yönelenden başkası da Allah’ı burada Allah’a yönelmesidir. O yüzden normalde Cenab-ı Hak varlığıyla birliğiyle alakalı delillerini gösterdi. Cenab-ı Hak hem içsel alemde hem dışsal alemde ayet-i kerimeleri, ve kendi bilinmekini insanların önüne attı, ve aynı zamanda da insanların bütün rızıkla alakalı şüphelerini, rızıkla alakalı endişelerini Cenab-ı Hak kendi üzerine aldı.
Kaynak: Allah kullarının rızkını kendi üzerine vacip kılmıştır, sana düşen Allah’ı zikre
O, Allah’ın zikridir." nedir?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: "Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbiniz katında en temiz olanını, derecelerinizi en çok yükseltenini, altın, ve gümüş infâk etmekten daha hayırlı olanını, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan, ve onların boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanını haber vereyim mi? O, Allah’ın zikridir.".
Kaynak: Allah’ı zikretmek, zekat vermekten de, cihat meydanında şehit olmaktan da daha f
Zikir, kalbi diriltir, nûrlandırır, ve Allah’a yaklaştırır mı?
Zikir, kalbin gıdâsıdır. Kalp zikirsiz yaşayamaz; tıpkı bedenin gıdâsız yaşayamadığı gibi. Zikir, kalbi diriltir, nûrlandırır, ve Allah’a yaklaştırır.
Kaynak: Allah’ı zikretmek, zekat vermekten de, cihat meydanında şehit olmaktan da daha f
Zikre ve zikredene düşman olan bir kimse ne olur?
Ve bir kimse zikre, ve zikredene düşman olarak ölürse kafir olarak ölür.
Kaynak: Münafıklar hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır
Normalde Allah’ı yüceltmekten önce asıl tesbih Allah’ı eksikliklerden, noksan sıfatlardan bu noktada tenzih etmek midir?
Tesbihi bize hep Allah’ı yüceltmek olarak anlatıyorlar. Biz tesbihe baktığımızda normal klasik din öğreticileri bize diyorlar ki tespih Allah’ı yüceltmek, yüksekte tutmak. Aslında normalde Allah’ı yüceltmekten önce asıl tesbih Allah’ı eksikliklerden, noksan sıfatlardan bu noktada tenzih etmektir. Bu tesbihi biz yaparız. Yani bizde Allah’la alakalı bizde bir algı mevcuttur. O aklımızın algısıdır. O zaman tespih bizdeki, bizim algımızdaki Allah üzerindeki noksan sıfatlardan temizlememiz lazımdır. Bu akılla alakalıdır. Bu noksan sıfatlar bizdeki eee çarpık öğretiyile alakalıdır. Noksan sıfatlar. O zaman tesbihin özü Cenabı Hak’ı noksan sıfatlardan tenzih etmektir. Asıl eee yüceltme o zaman başlar. Eğer biz noksan sıfatlardan Cenabı Hakk’ı tenzih edersek kendi iç dünyamızda kendi aklımızı bu konuda temizlersek o zaman tenzih noktasına eee ermiş oluruz. Yani tenzihle teşbih eee böyle kol kola yan yana. O zaman bizim algı dünyamızdaki Allah’la alakalı her türlü teşbihi, Allah’la alakalı her türlü noksan sıfatları bizim akıl dairemizde aklı temizleyerekten bunu eee halletmemiz lazım. Öyle olunca normalde eee Cenabı Hak’a yakıştırmış olduğumuz her türlü yanlış tasavvurdan, yani eskiler bunu tasavvur der. Düşünce demezler. Eskiler tasavvur der. Tasavvurun içerisinde düşünce de vardır. Düşüncenin içerisinde tasavvur yoktur. Tasavvur daha geniş bir dairedir. Ama onu Türkçeye çevirince biz düşünce olarak nitelendiyoruz. Biz onu hadi öyle nitelendirelim. Yine o zaman normalde Cenabı Hak’a ne kadar bizim üzerinde yakıştırdığımız yanlış, ve eksik düşünce var ise aklımızı önce bunlardan temizlememiz lazım. Yani Allah’la alakalı bizim aklımızın ürettiği bütün tasavvurları kenara itmemiz gerekiyor. Tesbihi bu manada aklın arınması olarak görelim. Çünkü önce ayet-i kerimede tesbih edelim diyor. Zikredelim demiyor.
Kaynak: Tesbihin özü, Cenâb-ı Hakk’ı eksikliklerden ve noksan sıfatlardan tenzih etmekti
Tesbîh, aklı temizlemek, ve Cenâb-ı Hakk’a kalbî yakınlık sağlamakla başlayan bir tasavvuf müessesesi midir?
Tesbîh, aklı temizlemek, ve Cenâb-ı Hakk’a kalbî yakınlık sağlamakla başlayan bir tasavvuf müessesesidir. Âyet-i kerîmede tenzîhte "çokça" buyurulmamıştır; ancak zikrullahta "çokça" buyurulmuştur. Çünkü tenz, ile akıl temizlenir, ve görev biter; ardından çokça zikrullah edecektir. Zikir ise kalbi uyandırmak, ve Allah’a yakınlık oluşturmaktır.
Kaynak: Tesbih aklı temizler; zikir ise kalbi uyandırır ve Allah’a yakinlik oluşturur
Zikrin mertebeleri nelerdir?
Zikir dilde kaldığında söz olur. Kalbe tecellî ettiğinde sözden hâle geçer. Kalpten sırra yürüdüğünde zikrullah sır olur. Hâlden tecellî ettiğinde zikrullah hayret olur. Bu, kalbî tecelliyâtın mertebeleridir: Dilde söz, kalpte hâl, sırda sır, ruhta hayret. O kimse artık hayretten hayrete geçer. Çokça zikir yapıldığında bütün bu mertebeleri içine alır.
Kaynak: Tesbih aklı temizler; zikir ise kalbi uyandırır ve Allah’a yakinlik oluşturur
Tenzîh ve zikrin birleşmesi nedir?
Tesbîh aklı temizler, zikir kalbi uyandırır. Tenzîh, ve zikir ikisinin birleşmesi gerekir. Zikrullahın o kimsedeki tecelliyâtıyla tenzîhin tecelliyâtı farklıdır. Bazen tenzîh etmeye de zikir derler; lâkin tenzîh zikrin içindedir, zikir tenzîhin içine girmez.
Kaynak: Tesbih aklı temizler; zikir ise kalbi uyandırır ve Allah’a yakinlik oluşturur
Zikrin gâyesi nedir?
Tenzîh, ve zikir birleşince o kimsede hem haddini bilme, hem de mânevî istikâmetini bilme hâli oluşur. Allah’ı zikreden bir kimsenin kendi benliği kalmaz; her hâline Hak yerleşir. Bu, artık zirveye doğru yürüyüştür. Zikrullah o kimsede iyice yerleşir; sanki ayrı bir perde olmuş olur. O kimse artık Allah’tan öyle bir yakınlık ister ki incecik bir perde bile ona hasret düşürür; o kadar küçük bir uzaklığı dahi kaldıramaz. Buradaki gâye Allah’a yakınlığı istemektir. Zikir, o yakınlığı sağlayan bir hâl, ve ibâdettir.
Kaynak: Tesbih aklı temizler; zikir ise kalbi uyandırır ve Allah’a yakinlik oluşturur
Sen zikrullâhı bıraktığın anda şeytan zaten kalbinin kapısında tüneleyip duruyor mu?
Sen zikrullâhı bıraktığın anda şeytan zaten kalbinin kapısında tüneleyip duruyor. Zikrullâhı bıraktın, şeytan içeri girdi, ve senin dostun oldu. O sana vesveseyi vermeye başladı: dervişlerin hatalarını gösterdi, eşinin hatalarını gösterdi, çocuklarının, ve arkadaşlarının hatalarını gösterdi.
Kaynak: Kim Rahman’ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytanı musallat ederiz
Bu sebeple dervişlerin günlük zikir vazîfelerine devam etmeleri hayâtî öneme sâhip midir?
Zikrullâh kalbin kalesidir. Kale sağlamsa şeytan giremez. Zikri terk edince kale düşer, şeytan hâkim olur. Bu sebeple dervişlerin günlük zikir vazîfelerine devam etmeleri hayâtî öneme sâhiptir.
Kaynak: Kim Rahman’ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytanı musallat ederiz
Şeytan insanın en zayıf noktasından yaklaşır mı?
Şeytan insanın en zayıf noktasından yaklaşır. Kiminin dervişliğinden, kiminin âile hayatından, kiminin dünyevî işlerinden vesvese verir. Ama zikre devam eden insana şeytan tesir edemez; çünkü Allah’ın zikri kalbi korur.
Kaynak: Kim Rahman’ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytanı musallat ederiz
Senin bir villan var harika mıdır?
Yani senin bir villan var harika. İçinde zikrullah olmuyorsa harabe. Senin harabe bir evin var. Eğer içinde Zikrullah oluyorsa o mamur bir ev. Yani siz şimdi evlerinizi Zikrullah’ı açınca mamur bir ev. Evi zikrullah’a aşmadın. Aman koltuklar kirlenmesin. Dervişler çocuklarına bakmıyorlar. Ondan sonra ortalığı kirletiyorlar. Saksak yapıyorlar. Dervişlerin çocukları durmuyor durduğu yerde. Ben evime dersi açacağım, ama hanım dervişlerin çocuklarından şikayetçi. Gerçekten de bizim dervişlerin bazı çocukları var duvara tırmanıyor. Düz duvara tırmanıyor. Salsan bir de bakacaksın Örümcek Adam gibi çocuk duvarda. Ama normalde şimdi bunun için ders almıyor. E harabe oluyor evin. O evde zikrullah olmazsa, o araba dergaha çalışmazsa, Allah yolunda çalışmazsa, Cenabı Hak onun hesabını soracak senden. Zannetme ki evin hesabı sorulmayacak. Zannetme ki arabanın hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o zenginin, o paranın hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o nefesin hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o vücudun, senin vücudunun hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o sağlığının hesabı senden sorulmayacak. Zannetme ki o zamanın zaman olarak o zamanın hesabı senden sorulmayacak. Bunların hepsi de hesabı sorulacak. Bundan kurtuluşun yolu Allah’ı zikir. Kurtuluşun yolu zikrullah cemaatleri, toplulukları. Bundan kurtuluşun başka bir yolu yok. Evinizde zikrullah olacak. Sizin kalbinizde zikrullah olacak. Dilinizde zikrullah olacak. Yolda yürürken zikrullah yapacaksınız. Otururken zikrullah yapacaksınız. Namazlardan hemen sonra zikrullah yapacaksınız. Muhakkak Allah’la bağını normalde kuvvetlendireceksiniz. Ama o kimse eğer zikri terk ederse ne olacak? O zaman şeytanı musallat ediyor Cenab-ı Hak.
Zikrullah yapmanın insan üzerindeki etkisi nedir?
O kimse bol bol Allah’ı zikreder, dua eder. Hani adamın başında bir dert vardır. O dertten dolayı Allah’ı unutmaz. Her daim Allah’ı zikreder, Allah’a dua eder, Allah’tan ister. Hiçbir zaman Allah’la olan arasını normalde bozmaz. Sıkı sıkı tutmaya çalışır. Sebep onun, çünkü başında bir illet var veyahut da biraz gillet, geçim sıkıntısı var. O yüzden o kimse geçim sıkıntısı olunca da Allah’la olan bağını sağlam tutmaya çalışır.
Zikrullah yapmazsa ne olur?
Ama o kimse eğer zikri terk ederse ne olacak? O zaman şeytanı musallat ediyor Cenab-ı Hak.
Benim için zikrullah yar ile sohbet midir?
Benim için zikrullah yar ile sohbettir. Siz beni zikredin ben de sizi zikredeyim sırrı ibadetin çok çok üstündedir.
İbadet eden ve ibadet edilen arasında fark var mı?
Bir şeye ibadet edersiniz. O şey sizin inancınızın gereği Allah’tır. Siz bir şeye ibadet edersiniz. Bir şeye ibad ki ettiğinizde bir ibadet eden vardır. Bir de ibadet edilen vardır. Ama siz bir şeyi zikrediyorsanız, o şey de sizi zikrediyorsa bu farklı bir şeydir.
Netîcetü’l-Fikr fi’l-Cehri bi’z-Zikr | İmâm Süyûtî nedir?
Metin, İmâm Süyûtî’nin zikir konusunda verdiği tafsilat ve ilgili hadislerle ilgili tartışmaları içerir. Bu metin, zikirin gizli (hafî) ve açık (cehrî) olmak üzere iki formu arasındaki farkları, hangisinin hangi durumlarda tercih edilmesi gerektiğini ve bu konuda hadislerin nasıl yorumlandığını ele alır.
Cehrî zikir yapmanın mekruh olup olmadığı?
Şüphesiz bunda hiçbir kerâhet yoktur. Cehrî zikir yapmanın müstehap olduğuna dair hadisler vârit olduğu gibi, hafî (gizli/sessiz) zikir yapmanın müstehap olduğuna dair hadisler de vârit olmuştur.
Cehrî zikir yapmanın müstehap olup olmadığı?
Cehrî, ve hafî zikir yapmak, içinde bulunulan hâl, ve şahıslara göre değişir. Nitekim İmâm Nevevî , Kur’ân’ı sesli okumanın müstehap olduğuna dair hadislerle, Kur’ân’ı gizli okumanın müstehap olduğuna dair hadisler arasını cemetmiştir. İşte burada bunları fasıl fasıl açıklayacağım.