Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Rüya(282) — Sayfa 3/5
Peygamberlerin rüyaları nasıl değerlendirilmektedir?
Peygamberlerin rüyası güneş gibidir, apaydınlık. Velilerin rüyası karanlık gecede ay gibidir. Onlar yolunu şaşırmazlar. O yüzden. Nasıl peygamberler kendi rüyalarına tabi iseler İbrahim aleyhisselamdaki örnek gibi. Aynı şekilde veliler de rüyalarına tabidirler. Çünkü onlar kendilerine ait değildir. Onların bir tarafı velilik nuru çalışmaya başladığında cebridir onlar da. Bir tarafı insani tarafıdır, beşer tarafıdır, cebri değildir orası.
Rüya tevil edilmeden ne olur?
Rüya tevil edilmeden, soyutun somuta dönüşmesinden dolayı tevile ihtiyacı vardır. Tevilsiz mümkün değildir. Mesela miracta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine süt ikram edildi. "Süt mü, şarap mı?" İkisi de ikram edildi. Hazreti Muhammed-i Mustafa sütü tercih etti. Sütü tercih edince miracta yani somuta döndü. Neye döndü? Süt. Sütü neye tabir edildi? İlme. Bir kimse, rüyasında ona süt içirilirse o ilim sahibi olacak bir kimse. Bakın süt, ilme tabir edildi. Aslında ilim, ilim olarak ona görünmedi; süt olarak göründü. Demek ki soyutlar somuta dönüştürülürken değişik rumuzlara döndürülür. Rüyada, halde, bunlar farklı rumuzlarda görülür. Farklı rumuzlarda görülünce ona tabir gerekir.
Rüya nedir ve nasıl bir şeydir?
Bu uykudaki rüya. Hem ariflerin hem peygamberlerin hem de sıradan insanların sahip olduğu bir şeydir. Ya bu da bu rüyayı görür mü? Deme. Herkese açıktır o kapı. Cenâb-ı Hakk oradan irşad eder, Cenâb-ı Hakk oradan ikaz eder, Cenâb-ı Hakk oradan ihsan eder. Soyut orda somuta döner. Sen rüyanda Beytullah’a gidersin, hac yaparsın, tavaf yaparsın, say edersin, ihram giyersin, tıraş olursun, bütün her şey biter, bir bakarsın uyanmışsın. Hak. Doğru. Ya bu adam onu göremez. Ya neden göremez? Görür o da. Sıradan insanlar da hakikat penceresinden bir şey görebilir. Çok günahkâr insanlar da hakikat penceresinden bir şey görebilir. Bunu sınırlamayın, bunu sınıflandırmayın. Allah lütfeder, ikram eder. Allah ihsan eder.
Zıtları bir araya getirmenin hakikati nedir?
Allah’ı bilmenin çok yolu vardır. Sufiler demişler ya, nefes adedince Allah’a giden yol vardır. Siz Kur’an ve sünnet yolundan seçin ama. Nefes adedince vardır ama siz Kur’an ve sünnet yolundan seçin. Zıtları bir araya geliyor ya. E şimdi de o CERN’ciler buldular öyle değil mi? Ne dediler, kâinat komple zıtlıkların bir araya gelmesiyle oluşmuş. Hatta dünya için ne dediler? Dünya aslında olmaması lazım. Sebep? Zıtlıklardan dolayı. Zıtlıklardan dolayı olmaması gerek diyorlar.
Kaynak: Nefes III — 4 Kasım 2017 Sohbeti
Rüya ve hayal ile ilgili ne anlatılmaktadır?
Rüya ve hayal ile ilgili anlatılanlar şudur: Hayallerimizin ruhumuzla bedenimiz arasında bir ‘berzah’ olduğu gibi varoluş da vücudla hiçlik arasında bir ‘berzadır’. Rüyalarda müşahede ettiğimiz alem manevi ve cismani, akli ve duygusal, anlam ve biçim olduğu gibi aynı şekilde tanrının ‘rüyasında’ müşahede ettiği de vücud ve hiçlikten oluşur. Uyandığımızda rüyamızı anlamak isteriz ve onu yorumlar ya da yorumlatırız. Bunun gibi ölüp de tanrının kozmik rüyasına uyandığımızda bu ‘uyanmanın’ kendisi bir başka kozmik rüyanın bir başka aşaması olsa da rüyamızın yorumunu bulacağız.
Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti
Rüya nedir ve rüyanın yorumu nasıl yapılır?
Uyandığımızda rüyamızı anlamak isteriz ve onu yorumlar ya da yorumlatırız. Bunun gibi ölüp de tanrının kozmik rüyasına uyandığımızda bu “uyanmanın” kendisi bir başka kozmik rüyanın bir başka kozmik aşaması olsa da rüyamızın yorumunu bulacağız.
Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti
Rüyada bir şeyi görmek ile zahiren tecelli etmek arasında fark nedir?
Bu alemdeyken herkes bir şeyin olması için ol der, bu şey zihinlerinde ve hayallerinde olur. Çünkü bu alemde ayan-ı sabiteler kevni olarak zuhura gelmeyebilir. Yani normalde bir kimseyi hayalinizde yaşatabilirsiniz. Hayalinizde o şey olur mu? Evet. Ama zahire tecelli eder mi? Hayır. Ama hayalinizde oldu, düşünüzde oldu, fikrinizde oldu. Uçağa bindiniz, Beytullah’a gittiniz hayalen. Mümkün mü? Evet. Ama zahiren tec,elli etmedi.
Rüya ve batın kavramları arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bir sufi Allah’ı zikrederken hal görebilir, bu sufice batındır. Sufiyi dışarıdan izleyen başka bir derviş kardeş için de batındır ama o sufinin görmüş olduğu hali bir başkası görür. Bir başkasının batın bildiği şeyi bir başkası için zahirdir. O yüzden mikrokozmos denilen insanın batıniliğinin insana göre, diğer insanlara göre veya kendisine göre batıniliğini olduğunu düşünüyorum. Öbür türlü bir kimseyi batın olarak kabul etmemiz mümkün değil.
Sizin Hâyâl tarifinizdeki Allah’ın kendi zat-ı uluhiyetinde kurguladıkları vardır. Bu rüya onamı delalettir?
Şeyh’in gördüğü iki rüyadan sorularımız: 1- Bir gece Hakk bana bir vakı’a yoluyla beyaz tenli orta boylu bir adamı gösterdi. Hakk bana "Bu bizim kullarımızdandır Ona faydalı ol" dedi. Hakk’a "O kimdir?" dedim. — İspanya’da Buşarat sakinlerinden İbn Cudi, dedi. O sırada ben Şam’da idim. "Rabbim o benden nasıl yararlanacak?" dedim. — Onunla konuş sana onu gösterdiğim gibi ona da seni gösteriyorum. Ona seslen seni işitecektir.
Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti
Allah’ın rüyasında görünmesi ne anlama gelir?
Allah’ı da rüyasında görür mü? Görür. Hitap olacak. Hitap. Allah hepimizi de o hitaba erenlerden eylesin.
Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti
Bu rüya onamı delalettir?
Sizin Hâyâl tarifinizdeki Allah’ın kendi zat-ı uluhiyetinde kurguladıkları vardır. Aynı alemde 2 kişi aynı rüyayı görür mü? Evet. Benim Allah’ın kurguladıkları, hayal olarak kurguladığı şeyler dediğim şey budur. Bu sizin anlayacağınız manada zahire tecelli etmez ama Cenâb-ı Hakk bunu kurgulamıştır. Bu kurguladığı şeyi 2 kişi, 3 kişi, 5 kişi, 10 kişi 20 kişi görebilir mi? Evet. Bu kurguladığı şeyle bunu rüyada yaşayabilir mi? Evet.
Kaynak: Nefes II — 5 Mart 2016 Sohbeti
Rüya içinde Allah’ı veya Peygamberi görmek ne anlama gelir?
Arabî rüyasında Hazreti Peygamberi ve Allah’ı vasıtasız olarak görüğünü söylüyor. Hak. Ama siz sıfatlarıyla görür diyorsunuz. Vasıtasız görünür zaten onlar. Hazreti Peygamberi de vasıtasız görür, Hazreti Allah’ı da vasıtasız görür o gürdüğü şey sıfatlarının tecelliyatıdır derim. Bir kimse şeyhini de vasıtasız görür. Hazreti Muhammed-i Mustafa‘yı da vasıtasız görür, Hazreti Allah’ı da celle celalühu vasıtasız görür ama gördüğü bu noktada Cenâb-ı Hakk, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de üstadı da olsa sıfatlarının tecelliyatıdır.
Kaynak: Nefes II — 16 Ocak 2016 Sohbeti
Rüya hakikat midir?
A’yân-ı sabitenin ve levh-i mahfuzdan geçen şey rüyada tecelli eder. Rüyada yangın geçirir, adamın dükkânı yanar kül olur, ahu efgan eder. Rüya hakikat miydi? O zaman hakikatte yandı öyle değil mi? Allah onun rüyasında dükkanını yaktı. Yazdığını bozmadı o zaman.
Kaynak: Nefes — 9 Şubat 2013 Sohbeti
İhtiyar çalgıcının hikayesi ne anlama gelir?
İhtiyar eteğini dedikodudan silkti; ona ait bizim ağzımızda ancak yarım bir söz kaldı. Ey aysü işreti düzüp koşma uğrunda yüz binlerce can feda edilse değer. Can ormanındaki avcılıkta doğan ol. Cihanın güneşi gidip canla oyna.’
İhtiyar çalgıcının hikayesindeki ihtiyar kimdir?
Aslında hep böyle arada söylüyorum ya, ihtiyardan kasıt bir mürşit, bir veli, bir zat, zahiren de bize rehberlik yapıyor o çalgıcı, ona bu açıdan da bakabiliriz. Veyahut da ihtiyarı biz Cenab-ı Hakk’ın bir tecelliyatı olarak da görebiliriz. Veya biz ihtiyarı Muhammedi Mustafa’nın(s.a.v) nuru olarak da görebiliriz.
Rüya ile ilgili bir örnek vererek istiğrak kavramı nedir?
Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû LÂ İLÂHE İLLALLÂH LÂ İLÂHE İLLALLÂH LÂ İLÂHE İLLALLÂH Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn Selamünaleyküm! Allah gecenizi hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hakkı yaşayan ve haykıran; batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. Cümlemizi ve cümle Ümmet-i Muhammed’i Kur’an ve Sünnet-i Seniyye’ye sımsıkı yapışıp yaşayanlardan ve yaşatma mücadelesi verenlerden eylesin. Nerede Müslümanların kanı, canı, namusu, şerefi, haysiyeti, ayaklar altına alınıyorsa kim Müslümanlara zulmediyorsa, Cenab-ı Hak hepsini kahr-ü perişan eylesin! Amin! Hepsini yerle bir eylesin! Amin! Hepsinin de güçlerini, makamlarını yerle bir eylesin! Amin, ecmain!
İstiğrak kavramı nedir?
Sufi terimine göre istiğrak, o kimsenin kendinden geçmesi, istiğrak hali, o kimsenin kendinden geçmesi ve tamamiyetle Allah’a yönelmesidir. "istiğrak Âlemi" dediğimizde bunun içerisinde birçok sufi terimler girer: Cezbe gibi, hayret gibi, fena olmak ve fenadan bekaya geçmek gibi. Normalde bunların hepsi de istiğrakla alakalıdır ama bunların şimdi o kimsenin üzerindeki tecelliyata göre biz onu ayrı isimlendiririz. Üzerindeki tecelliyata göre, onun durduğu perdeye göre yine istiğrak halidir o ama onun ismi farklıdır. işte o kimse rüya görmüştür, rüyayla alakalı, o rüyada kendinden geçmiştir. Halde kendinden geçmiştir veyahut da fena haline tutulmuştur, gelmiştir, fena haline gelmiştir. Onların hepsi de bu normalde halle alakalı, rüyayla alakalı, manevi tecelliyatla alakalı, bütün hepsi de istiğrak halidir, istiğrak hali.
İstiğrak halinde bir kişinin davranışları nedir?
O yüzden normalde hani Hazreti Ömer radıyallahuanh hazretleri ona varlıktan istiğrak haline geçmeyi, onu dillendirecek, onu anlatacak. O yüzden hani bir insanın dünyaya bakış tarzı, tavrı vardır, ondan sonra ama o dünyaya bakış tarzından, tavrından, dünyayla alakalı ilgi ve alakasından Allah’a cezbeyle, aşkla yaklaşmayı öğretecek Hazreti Ömer Efendimiz ona.
Rüya ile amel arasında nasıl bir ilişki vardır?
Rüyayla Hazreti Peygamber amel etti. Rüya; müşrikler de gördü Bedir’de, Müslümanlar da gördü. Müşrikler Müslümanları çok az görüyordu, Müslümanlar müşrikleri çok az görüyordu. Allah da dedi ki: “Sizi böyle imtihan ettim ben.” Eee? Rüyayla amel ettiler? ibrahim rüyayla amel etti, aldı ismail’i kurbana götürdü, ibrahim aleyhisselam ismail aleyhisselamı. Rüyayla amel etti. Yusuf Aleyhisselam rüyayla amel etti. Hem de kimin rüyasıyla? Devlet başkanının rüyasıyla. Ne gördüydü devlet başkanı? Yedi tane inek, değil mi? Öyle değil miydi rüyası? Neye yordu? Yedi sene bolluk olacak, yedi senede kıtlık olacak dedi. Kimin rüyasıydı? Devlet başkanının rüyasıydı. Müslüman mıydı? Değildi. Kafir miydi? Evet. Yakup’a iman mı etmişti? Hayır. Ama Cenab-ı Hak ona mucize verdi. Bakın, onun rüyasını tevil etti Yusuf aleyhisselam. Yedi yıl bolluk olunca bütün yiyeceği, içeceği, buğdayı depoladı. Ondan sonra yedi yıl boyunca ne yaptı? Onları yedirdi, alın size mucize Yakup aleyhisselam; gözleri görmüyordu. Yusuf’a olan aşkından dolayı gözleri kör oldu ağlamaktan ama Yusuf’un kokusu geliyor, diyordu. Kardeşleri diyordu ki bunadı bu. Yusuf öldü halbuki diyordu. “Yusuf öldü” derken Cenab-ı Hak onu mucizesiyle ayakta tutuyordu. Diyordu ki: “Yusuf’un kokusu geliyor bana.” Ve peygamber mucizesi! Yusuf aleyhisselam gömleğini gönderdi ona. Dedi ki: “Babanızın gözlerine bunu sürün.” Yusuf’un gömleği geldi. Yakup onun gömleğini aldı, kokladı, yüzüne gözüne sürdü, gözleri açıldı Yakup aleyhisselamın. Biz peygamberlerin mucizesine iman ettik. Velilerin, mürşid-i kamillerin kerametinin hak olduğuna iman ettik. Biz evliyaların kerametinin hak olduğuna iman ettik. Bu kalbî teslimiyet lazım buna, iman ettik buna. Kerameti inkar eden küfre düşer. Mucizeyi inkar eden küfre düşer. imam-ı Azam’a göre mucizeyi ve kerameti inkar eden küfür ehlidir.
Rüya ile amel etmenin örnekleri nelerdir?
Rüyayla Hazreti Peygamber amel etti. Rüya; müşrikler de gördü Bedir’de, Müslümanlar da gördü. Müşrikler Müslümanları çok az görüyordu, Müslümanlar müşrikleri çok az görüyordu. Allah da dedi ki: “Sizi böyle imtihan ettim ben.” Eee? Rüyayla amel ettiler? ibrahim rüyayla amel etti, aldı ismail’i kurbana götürdü, ibrahim aleyhisselam ismail aleyhisselamı. Rüyayla amel etti. Yusuf Aleyhisselam rüyayla amel etti. Hem de kimin rüyasıyla? Devlet başkanının rüyasıyla. Ne gördüydü devlet başkanı? Yedi tane inek, değil mi? Öyle değil miydi rüyası? Neye yordu? Yedi sene bolluk olacak, yedi senede kıtlık olacak dedi. Kimin rüyasıydı? Devlet başkanının rüyasıydı. Müslüman mıydı? Değildi. Kafir miydi? Evet. Yakup’a iman mı etmişti? Hayır. Ama Cenab-ı Hak ona mucize verdi. Bakın, onun rüyasını tevil etti Yusuf aleyhisselam. Yedi yıl bolluk olunca bütün yiyeceği, içeceği, buğdayı depoladı. Ondan sonra yedi yıl boyunca ne yaptı? Onları yedirdi, alın size mucize Yakup aleyhisselam; gözleri görmüyordu. Yusuf’a olan aşkından dolayı gözleri kör oldu ağlamaktan ama Yusuf’un kokusu geliyor, diyordu. Kardeşleri diyordu ki bunadı bu. Yusuf öldü halbuki diyordu. “Yusuf öldü” derken Cen,ab-ı Hak onu mucizesiyle ayakta tutuyordu. Diyordu ki: “Yusuf’un kokusu geliyor bana.” Ve peygamber mucizesi! Yusuf aleyhisselam gömleğini gönderdi ona. Dedi ki: “Babanızın gözlerine bunu sürün.” Yusuf’un gömleği geldi. Yakup onun gömleğini aldı, kokladı, yüzüne gözüne sürdü, gözleri açıldı Yakup aleyhisselamın. Biz peygamberlerin mucizesine iman ettik. Velilerin, mürşid-i kamillerin kerametinin hak olduğuna iman ettik. Biz evliyaların kerametinin hak olduğuna iman ettik. Bu kalbî teslimiyet lazım buna, iman ettik buna. Kerameti inkar eden küfre düşer. Mucizeyi inkar eden küfre düşer. imam-ı Azam’a göre mucizeyi ve kerameti inkar eden küfür ehlidir.
Ruhun vücutla olan bağlantısının en ince veya en aza indirildiği an mıdır?
Rüya görme, uyku esnasında ruhun manevi aleme geçmesiyle oluşur. Ruhun vücutla olan bağlantısının en ince veya en aza indirildiği andır. Bu durumda, ruh özgürleşir ve manevi aleme bir pencere açılacak, manevi aleme bir kapı aralanacak. Rüya, bu durumun bir sonucudur.
Rüya ve manevi halde yaşanan macera ne anlama gelir?
Bazı arkadaşlar rüya anlatır, iki sayfadır. Ona sorsak, o saniyenin bilmem kaç bölümünün bilmem kaçında görmüştür onu veyahut da bir hal yaşar bir kimse zikrullahta, çok uzun bir hal yaşamış gibi gelir, bir macera gibi olur. Hatta bazen rüya yazarlar, roman gibi olur. Oku boyna! Hatta rüya içerisinde rüya, onun içinde bir daha rüya görür, macera olur. Öyle bir rüya görür insan, rüya biter ikincisi başlar, o biter üçüncüsü başlar, o biter dördüncüsü başlar, o biter beşincisi başlar. Kendince der ki: "Ben sabaha kadar rüya gördüm!" Hatta kalkar işte bir uyanır: "Ya yeter artık gördüğüm rüya," der, gider bir elini yüzünü yıkar. Ondan sonra "Ya Rabbi, görmek istemiyorum!" diyenler var böyle. "Görmek istemiyorum," der, yatar, kaldığı yerden sinemaskop gibi devam eder o. Bu bir macera olur, anlatacağın birçok şey olur.
Bu neye benzer?
Rüya görüp de rüyasında cenneti görünce, cennetin varlığına karşı içinde bir delil oluyor veya cehennemi görüyor rüyasında, cehennemin varlığına delil oluyor. Aslında rüyadaydı o ama o normalde onun varlığına delil olmuş oldu. Mesela bazen dervişlerin üzerinde görülür, bir mürşidi kamilin makamında göreceği rüyayı görür. O rüya ona delil olmuş olur, gelecekte delil ona. Yani o rüya ona hüccet oldu, delil oldu veyahut da manevi hallerle alakalı, tecelliyatlarla alakalı bir kimse rüya görür, ne bileyim, zikrullahta bir hâl yaşar, bir hâl gösterilir. Onun normalde hakikatte var olduğuna işarettir, onun delilidir ama bunlar normalde gelip geçici olursa, bir hâl olur ama mürşidi kamiller burda kendi üzerlerinde şeker olmuşlardır. Şeker olduklarından dolayı, şeker ayrı, o ayrı değildir. Bu neye benzer? Çayın içerisine şeker koydun, çayın içerisine şeker koyunca artık o şekeri çaydan ayırman mümkün değil. Tatlandı onu ayırmanız mümkün değil. Bu da bunun gibi bir şey.
Manevi hal eğitimi nedir?
Manevi hal eğitimi, bir kişinin mürşidin terbiyesiyle manevi gelişimini sağlayacak şekilde, Kur’an-ı Kerim okutulması, rüya yorumları, hal ve dervişlik hallerinin anlatılması gibi unsurları içeren bir eğitimdir. Bu eğitim, parayla, pulla, makamla, mevki ile olacak işler değildir.
Rüya yorumları nasıl yapılır?
Rüya yorumları, bir kişinin manevi hal eğitimiyle ilişkilendirilerek yapılır. Örneğin, bir ağaç rüyası, büyük bir devletin kurucusu olacağınız anlamına gelir. Bu tür rüyalar, mürşidin öğretisiyle ve hal eğitimiyle açıklanır.
Neden Yakub’un rüyası önemli?
Koku göze ilaçtır, nuru artırır. Yakub’un gözü bir kokudan açıldı. Kötü koku gözü karartır. Yusuf’un kokusu ise göze nur verir. Koku burna ilaçtır demiyor, dikkat edin. Koku göze ilaçtır diyor. Biz şimdi yine Yakup’un meselesine dönecek olursak Yakup aleyhisselam ne yaptı? Öbür kardeşler oniki oğlan ya, Yusuf rüya gördü. Rüyasında on bir tane yıldız ve ayın kendisine secde ettiğini gördü. Bunu babası Yakub’a anlattı, babası Yakub da dedi ki evlat, bunu kardeşlerine anlatmasaydın iyiydi, şeytan insanın apaçık düşmanıdır dedi. Kardeşlerin senin apaçık düşmanındır demedi, şeytan insanın apaçık düşmanıdır dedi, ayırd etti.
Yakupluk neden tercih edilmelidir?
Yakupluk kötü değil, herkes Yusuf olacak diye bir kaide yok. işte, ya? Yusuf değilsen ki değilsin, Yakuplukta kal, ağla, yalvar. Yusuf’un kapısına otur. Ben Yakubum sen Yusufsun de. Ben âşık olmaya çalışıyorum sen maşukumsun de. Ben maşuk değilim, ben ilmi ezeliden seçilmemişim, sen seçilmişsin de. Otur oturduğun yere. Senden kimse maşukluk beklemiyor. Senden o zaten aşıklık bekliyor. Zaten bir maşuk var. Bu alemde iki maşuk olmaz. Otur, hiçbir zaman aşıklığı elinden bırakma. Maşuk olsan dahi aşıklığı elinden bırakma. Deki ben aşık olmaya çalışıyorum. Ben aşık olmaya çalışıyorum de. O yüzden sen Yakupluğu seç, Yusufluğa özenme. Yusufluğa özenme! O Yakupluk her zaman için her zaman için biz fukara sufiler için mükemmel bir noktadır. Cenab-ı Hak sana maşukluk kisvesi giydirdiyse de zaten itiraz edecek bir şeyin yok. Herkeste de bir nebze maşukluk kisvesi vardır zaten. Orayı anlatmıyorum sana, nefsine uymayasın diye. Herkesin bir tarafında maşukluk kisvesi vardır, kadında erkekte ama sen oraya bakıp da nefsine uyma. Ben âşıklık yolunda gideceğim de.
Rüyada görülen nesnelerin varlığı nedir?
Hocam matematiksel bir değeri var mı gördüğünüz rüyadaki nesnelerin? Yok. Hocam da zaten benden bir sürü matematik şeyleri alıyordu, hocam sıfırları çoğalttım. Yani her dönemde sıfırlar çoğalıyor.
Rüya ile ilgili hadisler nelerdir?
Bakın rüyada dediğinde rüyayla alakalı da hadisi şerif var: ‘Rabbimi rüyada bir delikanlı suretinde gördüm.’ Bakın, burda delikanlı suretine büründü, bu da Tabarani’de geçiyor bu hadisi şerif ama öbür, ilk söylediğim hadisi şeriflerde rüyayla alakalı bir incelik yok. Rüyayla alakalı bir şerh yok. Rüya yok, ben Rabbimi gördüm.
Allah’ın rüyada görülebileceği konusunda ne söylendi?
Ehlisünnet, Allah’ın rüyada görülebileceğinin mümkün olduğunu ifade etmiştir. Burda hemfikirdir herkes. Hiç kimse bu konuda Allah rüyada görülmez demez. Burda sufilerle olan ayrılık noktası, rüyanın haricinde görülüp görülmeyeceğidir. Aynen aldığım notu buraya aktardım. Dileyen gitsin baksın, Maturıdi kelamcılarından Nureddin es Sabuni, Diyanet onun akayit kitabını bastırdı. ilahiyatçılar bunu tanırlar, bilirler Sabuni’yi. Diyanet de onun akayit kitabını anlaşılabilir olduğu için yani Maturidi, ondan sonra Nesefî böyle şey olarak gelir yol, Sabuni. Bu böyle bir akait olarak yoldur. imam Maturidi, ondan önce imamı Azam’dır akayitle alakalı meselelerini daha teknik bir şekilde, daha geniş açar. imam Nesefî bu konuda onu böyle dizayn eder. imamı Sabuni anlaşılacak hale getirir. Sabuni, Allah’ın rüya aleminde görülüp görülemeyeceğine dair şunları nakletmiştir: ‘Yüce Allah’ın ahirette görüleceğini kabul eden âlimler onun dünya hayatında, rüyada görülüp görülemeyeceği konusunda farklı kanaatler benimsemişlerdir. içlerinden bir grup bunun muhal olduğunu söylemiştir çünkü uykuda görülen şey bir hayal veya bir misalden ibarettir. Bunların her ikisi de kadim olan Allah hakkında muhaldir. (Yani olabilir, normaldir.) Bazı alimler de keyfiyet, yön, karşı karşıya geliş, hayal ve misal olmaksızın bunun mümkün olduğunu belirtirler.’ (Yönsüz, hayalsiz bir şekilde de Allah bu manada görülür müymüş? Evet.) Nitekim geçmiş bir çok zevatın bu şartlarda Allah’ı gördükleri rivayet olunmuştur. Bu hadisenin imkan dahilinde telakki edilmesini izahı şudur ki aslında görülmesi mümkün olan bir varlığın uykuda veya uyanıklıkta müşahede edilmesi arasında bir fark bulunmaz.’
Allah’ın rüyada görülmesi konusunda farklı görüşler nelerdir?
Yüce Allah’ın ahirette görüleceğini kabul eden âlimler onun dünya hayatında, rüyada görülüp görülemeyeceği konusunda farklı kanaatler benimsemişlerdir. içlerinden bir grup bunun muhal olduğunu söylemiştir çünkü uykuda görülen şey bir hayal veya bir misalden ibarettir. Bunların her ikisi de kadim olan Allah hakkında muhaldir. (Yani olabilir, normaldir.) Bazı alimler de keyfiyet, yön, karşı karşıya geliş, hayal ve misal olmaksızın bunun mümkün olduğunu belirtirler.’ (Yönsüz, hayalsiz bir şekilde de Allah bu manada görülür müymüş? Evet.) Nitekim geçmiş bir çok zevatın bu şartlarda Allah’ı gördükleri rivayet olunmuştur. Bu hadisenin imkan dahilinde telakki edilmesini izahı şudur ki aslında görülmesi mümkün olan bir varlığın uykuda veya uyanıklıkta müşahede edilmesi arasında bir fark bulunmaz.’
Allah’ın rüyada görülmesi imkanı nasıl açıklanır?
Bu hadisenin imkan dahilinde telakki edilmesini izahı şudur ki aslında görülmesi mümkün olan bir varlığın uykuda veya uyanıklıkta müşahede edilmesi arasında bir fark bulunmaz. ispatına gelince uykudayken görme fiilini işleyen kişinin ruhu ve kalbidir. Buna göre rüya kul için hasıl olan bir nevi müşahededir.’
Uyku ve rüya ile ilgili ne söylendi?
“Gündüzün gönüllüleri, yine o hatıralarla doldurmakta; o sedefleri incilerle dopdolu bir hale getirmektedir.” Gece oldu, hepimiz uyuduk mu? Uyuduk. Uyandığımızda normalde uyuduğumuzda ne fikrimiz varsa ne düşüncemiz varsa hepsi gitti mi? Gitti. Kaldı mı elimizde bir şey? Yok. Dertti, gamdı, kasavetti, hastalıktı, alamadım veremedim, yan yattı, çamura battı. Uyuyunca hepsi de gitti mi? Gitti. Kavgaydı, gürültüydü, şöyle olduydu, böyleydi de…Uyudun bitti mi? Bitti. Uyku neydi? Yarı ölümdü. O zaman ne oldu? Sabah olduğunda ne yaptı? Yeniden her şeyi verdi sana. Yeniden her şeyi verdi. Neydi? Serdar usta, bizim motor tamircisiydi. Değil mi? Tamirci. Ne, mekanik mi oluyor usta ismin? Mekan ki. Mesleği ne? Mekanikçi. Uyudu, uyuyunca mekanikçiliği kaldı mı? Kalmadı, bitti, the end! Sabah uyandı mekanikçiliği tekrar geldi mi ona? Geldi. Gece alındı, gündüz verildi. Şimdi ooo, şakır şakır konuşuyorsun. Bitti mi? Uyudun mu? Uyudun. Bazıları gece uyuduğunda da konuşuyor da o ayrı mesele ama öbür türlü gitti mi? Gitti. Uyudu mu? Uyudu, bitti. Tabii gece uykusunda konuşan adam, kadın kolay bir şey değil öyle. Hele bir de celaliyet varsa bir başladıysa sohbete yandı! Kadıncağız nereye kaçacağını şaşırır veyahut da kadın, gece uyuyor, uykusunda konuşuyor, bağırıyor çağırıyor daha çocuklarına, şunu şöyle yapmadınız, bunu böyle yapmadınız. Gece de rahat yok! Allah muhafaza eylesin.
Rüya ile ilgili bir örnek verilmiştir mi?
Böyle rüya göreniniz yok değil mi hiç? Evet, ya birine diyecek ki git falancanın sıkıntısını gider. Örnek. O onun üzerinde artık onun şeyi yok hani acaba mısı yok. Bu bununla aynı, bunun gibi, bu cebriye.
İnsanın aklı, fikri, rüyası ne olur?
Senin aklın, fikrin, rüyan her şeyin kalpte toplanır.
İnsanın hal, ahvali, maneviyatı ne olur?
Halin, ahvalin, maneviyatın, takvan, kalpte toplanır her şey.
Hüdhüd kuşu ile ilgili rüya tabircileri ne anlatmaktadır?
Hüdhüd’ün rüyada filan görülünce, insanın sıkıntıdan kurtulacağına, feraha kavuşacağına dair de rüya tabircileri böyle bir şerh düşmüşler.
Rüya ne anlama gelir?
Rüya, mutlak kader tecelli ediyor. Rüya perdesinde geçiyor o. Neyle? Duayla. Dedim efendim sizin duanızın bereketi, Allah sizden razı olsun dedim. Biz çünkü ben hep böyle onunla böyle seyahatte arabanın böyle torpidosuna vurur, ‘hadi bakalım, bizi menzilimize ulaştır, kazadan beladan uzak ol.’ Arabaya diyor, arabada kimse yoksa. Arabada bir kişi varsa, hayırlı yolculuk. Herkese hayırlı yolculuk, üç ihlâs bir Fatiha. Tevhit okuyoruz, makamlara bağışlıyoruz. Ondan sonra tekrar şeyh efendi kazadan beladan muhafaza olmak için dua ediyor ama başbaşaysak, bunları daha yeni yeni anlatıyorum arkadaşlara, başbaşayız ya, arabanın torpidosuna vuruyor. Hadi bakalım, işte nereye gidiyoruz? Konya’ya gidiyoruz. Hadi bakalım, bizi Konya’ya sağ salim götür. Hızla bizi menzilimize ulaştır. Yolda kaza maza olmasın. Bela musibet olmasın. Arabaya vuruyor, böyle. Şimdi bir başkası olsa, ulan araba ile konuşan şeyh diyecek ha, olacak iş mi bu! Ondan sonra bana dua ederdi, Allah rahmet eylesin. Ben onun duasının yüzü suyu hürmetine, bereketi ile bugün buradayım. Öyle söyleyeyim.
Rüya, emir ve hal âlemleri arasında nasıl bir fark vardır?
Rüya âleminde varmış gibi gördüğün şey, emir âleminde yoktur. Emir âleminde varmış gibi gördüğün şey, arada hayal âlemi vardır, orda yoktur. Hayal âleminde var gördüğü şey Levh-i Mahfuz’da farklı bir şeydir. Dervişlerin, sufilerin, hatta evliyaların, hatta tam kâmil olmayan şeyhlerin yanığı yerler buralardır.
Rüyada görülen bir şeyin hakikat olarak kabul edilmesi için ne gerekir?
Rüyanda bir şeyi görsen dahi sen duaya, zikre, mücadeleye koşuşturmaya devam et. Neden? Çünkü hakikatin, hakikatin, hakikatinde farklı bir perde yaşanır, bundan kimsenin haberi olmaz. Bu ancak ehline malumdur.
Rüya ne kadar önemlidir?
Bir rüya görür. Onun için rüya çok önemlidir. O yeşillikler içerisinde bir kuşun uçtuğunu görmüş. O rüyayı tevil ettirmeli o. O gözünü kapattığında bir anda böyle bir şey oluvermiş ama ne olduğu belli değil. O önemli o! O, gözünü kapattığında başka bir perde açıldı ama ne olduğunu bilmiyor! Ben bunları normalde dinlediklerimden söylüyorum. Onun rüyası muhakkak çok önemlidir.
Rüya tevil edilmelidir mi?
O rüyayı tevil ettirmeli o. O gözünü kapattığında bir anda böyle bir şey oluvermiş ama ne olduğu belli değil. O önemli o! O, gözünü kapattığında başka bir perde açıldı ama ne olduğunu bilmiyor!
Ne zaman görmüş?
Bir normal yeşilliklerin içerisinde giderken bir ağacın üstünde bir tane kuş görmüş. O kuş ona gözünü dikmiş ve bakmış! Muhakkak tevil edilmesi lazım onun. Evet ve ne zaman görmüş? Sabah saat üç buçukta görmüş. Üç buçukta telefonun cayır cayır çalması lazım. Sen de diyeceksin ki yani bu saatte ya ölüm oldu ya hastanede kaldı ya postanede kaldı ya yolda kaldı, bayansa kocası evden kovdu. Evet, yeni çıktı bunlar. Bunlar yeni çıktı. Bunlar adamız diye geziyorlar içimizde! Gece saat üçte, üç buçukta, dörtte kadını kapının önüne bırakanlar var. iyi ki bunlar derviş değil. Dersini mersini alır Fizan’a gönderirdim zaten ama var, bunlar adamız diye geçiniyorlar ortalıkta. Yani benim telefonum üç buçuk dörtte çalınca, ben kendimce bunlar var diyorum ben. Ya sokağa atıldı kadının birisi, bizim dervişlerden birisi, ya adam dövdü attı, bizim derviş bayanlardan birisi. Ya, evet bakıyorum bunun annesi hastaydı diyorum ben, annesi ile alakalı bir şey oldu herhalde diyorum, açıyorum veyahut da işte babasıyla eşiyle bir tarafında bir şey var, bir sıkıntı var orda, açıp bakıyorum.
Nar çatlarsa ne anlama gelir?
Nar çatlarsa narın dişinden belli olur veya karpuzdan anlamayınca insanlar ne yaparlar? Hani derler ya kesmece diye, adam anlamıyor, şimdi büyük bir çoğunluk karpuz seçmekten anlamıyor, ne yapıyor, alıyor bıçağı, ordan bir kare çıkarıyor. Ergin mi olgun mu değil mi bakıyor.
Rüya ile ilgili bir anlatı var mı?
Geliyorlardı benim şeyhim için de bir sürü laf söylemeye çalışıyorlardı bana. Etrafımızda anlatıyorlardı. Biz bir ikisine çarpıverdik, yanımızda kimse konuşmuyor. O zamanlar böyle şimdiki gibi değilim ben, hoç şimdi de o zamandan çok bir farkım yok da, öyle birisi gelecek, bizim sevdiğimize laf söyleyecek! Mümkün mü? Bir kafa yer, oturur kenara, benim öyle dervişliğim hiç süklüm püklüm olmadı, yapamadım ben öyle bir dervişlik. Adam benim sevdiğime laf söyleyecek. Onun boğazından tuttuğum gibi yere vururum ben onu, konuşmasın benim yanımda. Ben içim içimi yedi, adama bir kafa vuramadım otobüste diye. Adam gelmiş otobüste gidiyoruz. Ben Nevşehir’e gidiyorum, şeyhimin yanına. Oturdum ben işte boyuna kendimce zikrullah yapıyorum. Bir adam var içerde, sakallı. Görüntüsü derviş, içimden ne kızıyorum, adamı sevemedim bir türlü. Adam da Almanca konuşuyor. Gidiyor turistlere, turist kadınların çıplak kollarını tutuyor böyle, ben bakıyorum, elini okşuyor kadının. Diyorum ki haine bak ya! Bir çuval sakalıyla diyorum kadını okşuyor. Onlara Almanca bir şeyler anlatıyor. Tam Aksaray’da geldi, benim yanıma oturdu. Keçinin sevmediği ot, burnunda bitermiş. Böyle selam, böyle hani vardır ya tipler, böyle hani böyle bukalemun gibi. Selamünaleyküm dedi bana. Ben Aleykümselam dedim. Hiç ben halet i ruhiyem iyi değil adama. Nereye gidiyorsun dedi, Nevşehir’e dedim. Hayırdır dedi. Şeyhim var orda, onu ziyarete gidiyorum dedim. Kim senin şeyhin dedi. Nevşehirli Ebu Hasan oğlu Abdullah Efendi dedim. Böyle baktı, ha senin şeyhin o mu dedi. He, o dedim. Böyle yüzünü ekşitti ya kalk lan şurdan yanımdan dedim. Seni edepsiz terbiyesiz adam dedim, kalk şurdan dedim ben buna. Bu kalktı. Onu kaldırdığıma sonradan pişman oldum, bir kafa vurup da göndereydim diye. Bu gitti öteye, böyle bana doğru bakacak oluyor. Ben bir bakıyorum ona. Tak, kafasını çeviriyor. Bu sefer ön tarafta o turist kadınlar var. Ön tarafa hiç geçemiyor şimdi. Biz tabii Nevşehir’de indik. Ben sabahleyin indim. Garaj orda, meydanlık bir garaj var. Garaj da değil işte, öyle derme çatma bir şey, Nevşehir’in girişinde. Birisi bağırıyor: Bayındırlı Mustafa Efendi, Bayındırlı Mustafa Efendi. Dedim benim? Baba seni bekliyor dediler. Bindim arabaya. Bir arabayla birisi gelmiş. Tam dergahtan içeri girdim, şeyh efendi de karşıda oturuyor. Şimdi çok eski arkadaşlar bilir. Şeyh Efe’nin evinin yanındaki dergahı, Ali Sen yetiştin değil mi oraya, bayağı eskisin demek. Maşallah Sübhanallah. Kendini eski görmek de bahadır ha!
Sofestai kesilmişim?
Bu noktada Allah’ın tabiri caizse hayallerine dalmışım. Sofestai kesilmişim der, bu hayale dalıp Sofestai kesilmeyi inşaallah önümüzdeki hafta geniş bir şekilde size anlatayım. Burayla alakalı sohbet edeceğimi söylemiştim.
Hayallerin insan üzerindeki etkisi nedir?
O zaman insanların hayalleri vardır. Bu hayalim bir pozitif noktası vardır. Pozitif ayaller insanları Allah’a, Resulullah’a, güzel şeylere doğru yaklaştırır. Hani bir kimse, Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri diyor ya, ‘bir kimse iyiliğe niyet etse yapamazsa, o iyiliği yapmış gibi sevap verilir ona’, bakın o iyiliği hayal etme, iyiliği tefekkür etme, iyiliğe niyet etme, iyiliği yapmış gibi sevap verdi ona. Hayal kurdu ya hani meşhurdur ya insanlar yokken hayal kurarlar.
Nereye koyacağız?
Hadis var. Rüya peygamberliğin kırkaltı cüzünden bir cüz. Nereye koyacağız? Aaa, yok. Onda rüya tevili yok ya. Rüya gören de yok. Rüya görenler sapık hep. Allah bizi affetsin. Hepsi de mümkün. Fıkıh alimi! Kimden okudun kardeş? Sen fıkıhçısın. Kim okuttu seni? Kim senin üstadın? Fıkıh üstadın kim senin? Hadisçi. Hadis üstadın kim senin? Ben ilahiyattan bitirdim, orda hadis kürsüsünde okudum. Tamam, akademik senin işin. Kütüb ü Sitteyi ezberledin mi? Yok. Bir hadis doçentine sormuştum bunu. Hocam dedim Kütüb ü Sitte hıfsınızdadır. Ben gayri ihtiyari.Yo, hayır dedi. E dedim hadisçilerde dedim genelde Kütüb ü Sitte’yi hıfsettirirler dedim, usul böyledir. Öyle değil mi dedim ben. Evet dedi. Klasik hadisçiler öyle dedi. Kaldım! Siz modern hadisçisiniz, hıfsetmenize gerek yok yani? Modern hadisçilerin, hadisleri hırsetmesine gerek yok. Hadis alimi dediniz m bir kimseye, o Kütüb ü Sidde’yi hıfsında bilmesi lazım. Ravileri ile beraber. Hadislerin geliş noktasını, gidiş noktasını, hadislerin derecatını, geliş-gidişine göre. Hukuk hadislerini, muamelat hadislerini, sosyal hadisleri, aile hadisleri, nikahla alakalı, çocukla alakalı, anne babayla alakalı, ticaretle alakalı, namazla, oruçta, hacla, alakalı, bölüm bölüm hadis alimi dediğiniz kimsenin bu hadisleri hıfs etmesi lazım. Hadis alimi bu. Kim? Fıkıh alimi. Harika, hangi fıkıhtan. işte hanefiden. El- Hidaye’yi en azından hıfzetmesi lazım. Üniversitede fıkıh hocası El- Hidaye’den haberi yok. El hidaye’yi hıfzetmesi lazım onun. Hıfsında olacak El-Hidaye. En azı bu. En azı. En azı. Ya? O ibn i Abidin’i hıfzetmesi lazım. Fıkıh alimi dediğinin. El Hidaye’yi hıfsedecek. Fıkıh alimi dediğiniz. Bu müştehid filan değil ha. Biz hanefiden bir fıkıh alimi dediğimizde, El Hidaye’yi hıfsedecek. Üstüne, ibn i Abidin’i hıfsedecek. Hıfsedecek koca ibn iAbidin’i. E fıkıh alimi! Nerde? işte ilahiyatta fıkıh profesörü. El Hidaye’den haberi yok! ibn i Abidin’den haberi yok.
Rüya ile ilgili ne anlatılmaktadır?
Rüyanı kendi kendine boşa çıkarma. Sakın ha! Yoksa yol vurucularından olursun. Yoksa yol hainlerinden olursun. Öyle diyordu ya. Bir önceki beyitinde Hazreti Mevlana diyordu ki: "Kim dostun yolunda korkusuzca yürürse, erlerin yollarını vurur, adam değildir o" diyordu. Erlerin yolunda korkusuzca sen işler yaparsan, edebe riayet etmezsen, seni adam yerine koymazlar. Seni adam yerine koymadıklarında sen de beni adam yerine koymuyorlar diye düşünme. Edepsizliği kendinden gör, aşksızlığı kendinde gör, başkasında görme.
Rüya ve hayal arasındaki ilişkiyi nasıl açıklayabilirsiniz?
Rüya, hayal ya, Hazreti Mevlana diyor ki işte sizin bu dünyada da yaşadıklarınızın hepsi bir hayalden ibaret. Bu dünya da hayalden ibarettir. Siz hepiniz uykudasınız. Hepiniz uykuda olduğunuzdan dolayı, bu dünyada yaşadığımız savaşlar, varlık, yokluk, sıkıntı, dert, bolluk, genişlik….hepsi de hayaldir. Uyandığınızda, uyandığınızda diyeceksiniz ki bu hayalmiş. Ve diyor insanlara mahşerde sorulur. Allah sorar, dünyada ne kadar kaldın? Bir günden az gibi, bir gün kadar. Dünya hayatı, mahşerde bir gün kadardır. Hatta bir günden azmış gibi gelecek. Bu neye göre? Sizin bir gününüz, sizin bin yılınız, Allah nezdinde dünyanın bin yılı, Allah nezdinde bir gün gibidir diyor, bir gün gibidir. Ahiret hayatında bin yılınız, bir gün kadardır. Bir gün kadar bile değildir. Siz, binyıl yaşamıyorsunuz, binyıla ordan cevap verin şimdi. O zaman siz en fazla atmış yetmiş yıl yaşıyorsunuz .Yüzyıl yaşasanız, bir günü bölün yirmidörde. Böldüğünüz zaman, atmış yetmiş yılı da bir daha bölerseniz, bir saat iki saat falan kalır.
Velilerin rüyalarının ne anlama geldiği?
Velilerin de diyor, velilere de tuzaktır. bu hayaller. Ne? Velinin gördüğü rüya, velinin gördüğü hal,velinin gördüğü harikulade şeyler, onlar da tuzaktırlar. Veli oradan kanar, oradan aldanırsa diyor evliyalar, kemale ermemiş olanlar, onlar da yıkılırlar . Onlar onu kendilerinden görürlerse, gördüğü rüyayı kendilerinden bilirse, üzerinden tecelli eden kerameti kendinden görürse veya bir hal ona gösterilirse, onu da o kendinden görürse, o tuzağa düşmüş olur. Diyor ki aslında o silsileden gelen bir şeydir. Yani gül bahçesindeki ay yüzlülerin, ışıklarının vuruşudur ancak. Yani onu sen kendinden görme. Ey sufi! Sen onu ben hal gördüm, ben rüya gördüm deme. Benden şöyle keramet zuhur etti deme. O, gül bahçesinden, yani o peygamberler var ya, o salihler var ya o salihlerin, o peygamberlerin dünyaya tecelliyatlarıdır onlar. O yüzden o velinin üzerindeki tecelliyatıdır. Sakın ben rüya görüyorum, ben hal görüyorum, ben iyi dervişim diye kendini methetme. Kendini bir noktada görme, kendini bir noktada da göstermeye çalışma ve her şeyi şeyhinden bil. Şeyhinin keram, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin himmetidir, şefaatidir. Öyle bil! Tuzağa düşersin.
Rüyada görülen tecelliyatların gerçek hayatta nasıl gerçekleşeceği nedir?
Eğer pişmiş olsaydın, Musa aleyhisselam gelip elinden tutacaktı, diyecekti ki sen de buna sabret, bu da geçecek. Sakın ha kendini bu noktada diyecekti sabır deryasından dışarı atma! Sakın ha diyecekti isa aleyhisselam, sabret istersen diyecekti havarilerime inen sofra sana da insin. Gözünün önünde tecelli edecekti, istersen diyecekti sana öğreteyim. Git kabristanların başına. “Küntü bi iznillah” de. Bak kabirdekinin sesini duyacaksın, onun görüntüsünü göreceksin. Haşa bir de kabirdeki ayağa kalkacak diyecekti ama sen buna uyanıkken kaldıramayacağından dolayı sana uykuda geliyor tecelliyat.
İslam dünyasında mana kapısının kapanmasının nedenleri nelerdir?
Oysa mesela, örnekliyorum bunu, Peygamber sallallahü vessellem hazretleri hadis-i şerifinde peygamberliğin başlangıcını rüyaya bağlayıp rüyayı peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüz demesine rağmen yani İslam dünyasında rüyaya karşı savaş açılıyor. Yani çünkü rüya, mananın olmazsa olmazlarından. Bakın rüya, mananın olmazsa olmazlarından. Sizin, bizim, hepimizin peygamberi olan Muhammedi Mustafa sallallahu aleyhi vessellem hazretleri, rüyayı peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüz derken ne yazık ki bugün İslam dünyası rüyayı çöpe atıyor. Tabiri caizse peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzünü de çöpe atıyor ve bunu tatlı bir şekilde inkâr ediyorlar. Çünkü bu manadan anlayan, bu mana denizine kulaç atacak olan kimseler yok denecek kadar az. Böyle olunca, insanlar bunun cehaletini yaşayınca onun düşmanı oluyor, bilmediğinden dolayı onu reddediyor. Oysa ‘ahir zamanda ümmetimin görmüş olduğu rüyalar mübeşşerattandır’ dediğinde sahabe soruyor ‘Mübeşşerat nedir ya Resulullah?’, ‘Salih kimselerin gördüğü sahih rüyalardır’ diyor.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Mânâyı Bilmek
Rüya tevili nedir ve neden önemlidir?
Şimdi bu mübeşşerattan, yani müjdeleyen, insanları hakikate doğru yönlendiren buna dâhil insanlar, İslam dünyasındaki kendisini âlim gören, kendisini şeyh gören kimseler, onu reddediyorlarsa İslam dünyası manaya kapısını kapatıyor, kapatmış vaziyette, bakın kapatmış vaziyette. Siz bugün bir müftüye gidip bir rüyanızı tevil ettiremezsiniz. Müftü olmuş ama yani düşünün Bursa müftüsü, il müftüsü. Siz bugün Burs, il müftüsüne gidip rüyanızı tevil ettiremezsiniz. Siz bugün Türkiye’de benim diyen bir şeyhe rüyanızı tevil ettiremezsiniz. Bakın acı şeyler bunlar. O çok kalabalık müritleri olan bir şeyhe gidin, rüyanızı anlatın, rüyanızı tevil etmekten uzaktır. Ha bazı rüyalar vardır, hani tevile ihtiyaç yoktur ve bazı rüyalar vardır sahibi için tevili uygun değildir. Bunları kabul ederim. Bu sünnet-i seniyye ile de sabit zaten. Tevil edilmesi gereken rüya vardır, tevil edilmemesi gereken rüya vardır. Buna ancak rüya tevil eden kimse bunu idrak eder, anlar. İyi ama hiç rüya tevil edilmiyorsa orda sıkıntı vardır ama ne yazık ki bugün çok acı bir şey.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Mânâyı Bilmek
Hz. Peygamberin rüyasında hurma ile ilgili tevili nedir?
Hz. Peygamber sallallahü vessellem hazretleri, sütü ilme tevil etti. Burdaki fıtratı da ilme tevil etti. Bakın süt görüntüde madde ve bir içecek ve görüntüde madde, içecek olmasına rağmen ve rüyada veya miraç esnasında böyle bir şey görüldüğünde sütün manası ilim oldu, fıtrat oldu sütün manası. Peygamberlerde bu ilim, bu hikmet hepsinde vardır. Hz. Muhammedî Mustafa(s.a.v.) de bu zirvedir. Bakın süt burada ilme tevil edildi. Görüntüde süt ama hakikati onun manası ilim anca aynı buna benzer hani Cebrail Aleyhisselam Hz. Peygamber sallallahü vessellem hazretlerine geldi de iman nedir, İslam nedir, ihsan nedir, kıyamet nedir ne zaman kopar diye sıralı, meşhur bir Cibril hadisi vardı. Onları sormuştu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ashabına döndü. Dedi ki bu soruları soran kimdi? Herkes dediler ki Dıhye idi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi vessellem hazretleri buyurdu ki:, ‘O Dıhye değildi, o Cebrail kardeşimdi, dedi. Bakın zahiren görüntüde kim vardı? Dıhye’ye benzer bir cisim vardı, Dıhye’ye benzer bir suret vardı. Fakat o suretin gerçeği, hakikati, manası Cebrail Aleyhisselam’dı ve ordaki sahabe onun gerçeğinden uzaktı, onun manasından uzaktı. Herkes Dıhye gördü ama Hz. Muhammedi Mustafa sallallahu aleyhi vessellem hazretleri, onu Dıhye olarak görmedi. Dedi ki: ‘O Cebrail kardeşimdi’ dedi. İşte manadan kastedilen şey bu olsa gerek. Yine Hz. Enes(r.a.) hazretleri naklediyor: ‘Ben bu gece rüyamda kendimi Ukbe İbni Rafi’nin evindeymişim, öyle gördüm. Orada bana İbni Tâb denen cinsten taze hurma getirildi.’ Allah Resulü devam ediyor: ‘Ben bu rüyayı şöyle tevil ettim. Yükselme dünyada bizimdir, ahirette de hayırlı akıbet bizimdir. Dinimiz de tamamlanmıştır.’ Bakın, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi vessellem hazretlerine rüyasında ona olgunlaşmış taze bir hurma hediye ediliyor ona ve o hurmayı şöyle yorumluyor. Diyor yükselme dünyada bizimdir. Yani dünyada şan ve şerefi aratacaksa bu ümmetin artması lazım, bu ümmetin yükselmesi lazım. Devam ediyor: ‘Ahirette de hayırlı akıbet de bizimdir.’ O zaman hani o ‘amenerresulü’de okuduğumuz ‘Yarabbi, bize dünyada da ahirette de iyilik ver, afiyet ver’ diye o dua ettiğimiz: ‘Rabbena atina fiddünya haseneten’, evet, bakın Hz.
Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Hakikat Kapısı: Mânâyı Bilmek
Rüyâlarda peygamberler ve velîlerle konuşma nasıl gerçekleşir? Ortak bir dil var mıdır?
Bu konuşmalar önce lisân ile başlar; karşıdaki zât senin dilinden konuşur. Abdülkādir Geylânî Hazretleri’ni gören bir kimseyle Hazret Türkçe konuşur; veyâ Arapça konuşsa bile o kimse Türkçe anlar. Bazen hiç konuşmazlar, kelâm olmaz; gelecek olan cevap doğrudan kalbine ilhâm olarak gelir. Kalbine ilhâm olarak geldiğinden dil kalkar, tâbir-i câizse dilsiz dudaksız konuşma başlar. Bunları böyle açık açık anlatacak bir yer bulamazsınız. Eski sûfîler, "Bunlar ehline sırdır, ehline mâlûmdur" derler.
Kaynak: 319. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri
Rüyanın Üç Çeşidi ve Telegram Soruları nedir?
Bakalım. Ondan sonra derse geçelim. Telegram hesabınız üzerinden yazdığımız hal, ve rüyalara sizden bir cevap gelmediğinde nasıl değerlendirmemiz gerekir? Bu manevi bir ikaz mıdır? Esma vermediğiniz dervişler yine de birçok hali yaşayabilir mi? Bu hali herkes yaşayabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Yani esması olsa da olmasa da değişik haller sûfîlik hayatında var. İkincisi, cevap vermediğimiz, yazmadığımız rüyaları normalde demek ki yorumlanmasına gerek yok. O yüzden yazmıyorum genelde. Yani bir yoruma ihtiyaç yok ise yazmıyorum, ama bir yoruma ihtiyaçsa yazıyorum. Bazen.
Rüya ve hayal kavramları ne anlama gelir?
Böyle bakıldığında yaratılmış olan her şey, Allah’ın varlığının önünde gölge mesafesinde, hayal mesafesindedir. Muhyiddîn İbn Arabî buna ‘rüyâ’ der; Hz. Mevlânâ ‘hayal’ der, hatta ‘gölge’ der. İnsanlar uykuda gördükleri rüyayı gerçek sandıkları gibi, bu dünya hayatını da gerçek sanmaktadırlar.
Aradan bir ay geçiyor mu?
Aradan bir ay geçiyor. Bir daha rüya görüyor. Diyorum cömertlik yapmamışsın sen. Efendim hakkınızı helâl edin filan. Bak tabi ol. Veya birine diyorsun ki annenin kalbini kırma. Annenin kalbini kırmışsın. Git annenle helâllaş. 3 gün geçiyor üzerinden. Daha helâllaşmamış. Ne işin var yolda? Hanımlarınızı, erkeklere söylüyorum. Hanımlarınızı dövmeyin, sövmeyin, hakaret etmeyin, hayvani şeylere benzetmeyin. Bu sûfîlik değil. Gene yapıyor.
Duvarın altından ne çıkacak?
E sen duvarın altında ne olduğunu bilmiyorsun ki. Altından ne çıkacak? Hazreti Pir de sorguluyor. Duvarın altında define mi var, yoksa yılan karınca ejderha yuvası mı? E o duvar zamanla yıkılacak.
Kaynak: Duvarın altından dünya sevgisi, heva heves değil, iman hazinesi, hakikat çıkmalı
Senin yok, yani bugünün müslümanı böyle bir şey 21 Asrın müslümanı sufisi namaz kılmayacak oruç tutmayacak Allah’ı zikretmeye ÇK günlük bir virdi olma mıdır?
Senin yok, yani bugünün müslümanı böyle bir şey 21 Asrın müslümanı sufisi namaz kılmayacak oruç tutmayacak Allah’ı zikretmeye ÇK günlük bir virdi olmayacak kuantum fiziğiyle uçacak. Hatta astral seyahat yapacak yazmış birisi de hocam astral seyahat dersi veriyor musunuz veriyoruz dedim alabilir miyim dedi başlangıç olarak dedim 100 rekat namaz kılacaksın gece günlük de dedim en az 30.000 Tevhit çekeceksiniz dedim astral seyahatini gör. Kafan bir düşsün yere tabii, ama yok öyle bir şey yok o böyle Ona bir. Esma vereceksin belli bir sayıda.
Kaynak: Bugünün Müslümanı namaz kılmayacak oruç tutmayacak Allah’ı zikretmeyecek ama ast
Rüya yorumlamasında neden dikkat edilmelidir?
Sahi. Rüya bunu inkar eden küfre düşer abone ol o rüya ile amel edilmez diyenler küfre düşerler bu. Çünkü neden ezan rüyayla bu öyle kalkıp da kendi kafadan ahkam kesme mesen görmüyorsan hiç kimse görmüyor diye düşünme. Ama sen. Zikrullah tahal görmüyorsan onları öyle mi olur mu şişti saç deme o kör olduğunu gösteriyorsun Allah Allah muhafaza eylesin.
Kaynak: AYI VE ORUÇ İLE İLGİLİ SUFİLERE NASİHATLER. 07.04.2022
Kaynağı, ve sıhhati Kesin, ve doğru olmayan bu tür bilgileri paylaşmakta doğru değildir, ve dinen vebali Arif köken burada kendisini Bağlar Mademki o mudur?
Kaynağı, ve sıhhati Kesin, ve doğru olmayan bu tür bilgileri paylaşmakta doğru değildir, ve dinen vebali Arif köken burada kendisini Bağlar Mademki o kimse bir rüyanın kendisini bağlı canı düşünüyor o zaman budur Bu sözde Arif kökene ait bu söz onun kendisini bağlıyor
Kaynak: Bir kimsenin gördüğü rüya başkasına delil olamazmış. Hadis inkarcısı bunlar
Bir başkasının rüyasını delil olarak kabul ederim mi?
Ben sana ne kardeşim bir başkasının rüyasını Ben delil olarak kabul ederim etmem sen mi hükmedecek sin buna ya bir tek Peygamberler Rüyası gördüğü şeyler Sahi geri kalın sahip değil böyle bir laf var mı bu Salih rüyaları Müjdeci rüyalar Nereye koyacaksın hadisi intihar ediyor bu ateş inkarcısı bunlar bir başkasına delil olabilmez miş miş nereden hükmettim buna o cahilliğinden hikmettin Allah Allah muhafaza eylesin
Kaynak: Bir kimsenin gördüğü rüya başkasına delil olamazmış. Hadis inkarcısı bunlar
Rüya tevil etmeye öyle başladım mıdır?
Rüya tevil edersin. Ben. Rüya tevil etmeye öyle başladım. Hatta. Rüya, ve hal tevil edersin dedi ben. Rüya. Tevhid etmeye öyle başladım ama. Rüya.
Kaynak: Rüya ilmi kimlere verilir ?
Rüyânın İslâm’daki Yeri nedir?
Gelecekle ilgili rüyâda bir şeyler görmek, ve haberler almak, kadîm bir meseledir. Geçmiş peygamberlerin zamanında olmuş, fetret dönemlerinde yaşanmış, kralların etrafında rüyâ yorumcuları bulunmuştur. Bu insanlar rüyâlarla hareket etmiş, ve rüyâlarla amel etmişlerdir.
Rüyâlar üç çeşite ayrılır mı?
Rüyâlar üçe ayrılır: Rahman’dan gelen sâlih rüyâ, şeytanın vesvesesiyle gelen karışık rüyâ, ve nefsin arzularından kaynaklanan rüyâ. Sâlih rüyâ Allah’tan bir müjde, şeytânî rüyâ ise bir fitne olup ondan Allah’a sığınılmalıdır.
Rüyaların rumuzlarını anlamak için ne gerekir?
Rüyaların rumuzlarını anlamak için ilmi ledün sahibi olmak gerekir.
Kaynak: Her dönemde görülen rüyaların rumuzları farklıdır. Bunu ancak ilmi ledün sahibi
Rüya yorumlamak için bin yıl önce yazılmış bir rüya kaynaklarına başvurmak doğru mudur?
Rüya yorumlamak için bin yıl önce yazılmış bir rüya kaynaklarına başvurmak doğru değildir.
Kaynak: Her dönemde görülen rüyaların rumuzları farklıdır. Bunu ancak ilmi ledün sahibi
Rüya yorumlamak için kimlerin bilgisi gerekir?
Rüya yorumlamak için kimse bilgisi gerekmez, ancak ilmi ledün sahibi olmak gerekir.
Kaynak: Her dönemde görülen rüyaların rumuzları farklıdır. Bunu ancak ilmi ledün sahibi
Rüya yorumlamak için neden bazı kişilerin bilgisi yeterli değildir?
Rüya yorumlamak için bazı kişilerin bilgisi yeterli değildir çünkü bu ilim, ancak yoldan geçenlere verilir ve bu ilimle ilgili bir bilgi vermek için rüyalarla hallerle, ama ya kasada, ama tecelli yatlarda öğrenilen bir ilimdir, ve bu, ancak ehliyet ehline aittir.
Kaynak: Her dönemde görülen rüyaların rumuzları farklıdır. Bunu ancak ilmi ledün sahibi
Demek ki rüyasında ikâz edilmeyecek kadar düşmüştür?
Eğer mâneviyâtın olsaydı, rüyanda ikaz edilirdin. Demek ki rüyasında ikâz edilmeyecek kadar düşmüştür.